Karabük Postası tarafından
31 Ekim, 2016 13:35 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

AK Parti Yenice Eski İlçe Başkanlarından Hizmet Açıklaması

AK Parti Yenice İlçe Başkanlığında 3 dönem görev alan Aycan Telli ve 2 dönem İlçe Başkanlığı yapan Sabri Tom, yaptıkları açıklamada, görev sürelerinde dolu dolu hizmet dönemlerinin olduğunu söyledi. AK Parti eski Yenice ilçe başkanları Telli ve Tom’un ortaklaşa yaptıkları basın açıklamasında, 2001 yılında kurulan ve Yenice’deki kurucuları oldukları AK Parti’nin geride kalan 14 yıllık hükümet dönemleri içinde tüm Türkiye’de olduğu gibi Yenice’ye kalıcı hizmetler kazandırdıklarını kaydederek, “İlk günden beri bu davanın içinde olan ve bu partinin birer neferi olan bizler, şartlar ne olursa olsun davamızdan ödün vermedik, vermeyeceğiz. Davamız, Türkiye davasıdır, İslam Alemi’nin davasıdır, sevgimiz ve saygımız Recep Tayyip Erdoğan sevgisi ve saygısıdır. Son günlerde yaşanan süreci ilçemiz halkı ve kamuoyu yakinen bildiği için bu konuda çok fazla yorum yapmayacağız. Takdiri kıymetli Yeniceli hemşerilerimize bırakıyoruz. Saygıdeğer Yeniceli dostlarımız zamanı geldiğinde zaten gereğini yapacaktır. Bizim gibi dava ve gönül adamı olan kişiler, bu partinin birer eri olmayı sürdürecektir. Partimizin kuruluşunda ne zorluklar yaşadığımızı anlatmaya kelimeler yetmeyecektir. O süreçte başka partilerin bayrağı altında çalışan, Recep Tayyip Erdoğan Muhtar dahi olamaz diyen bir çok ismin bugün AK Partili olması ve doğruyu geç de olsa bulmaları sevindiricidir. Yenice Hükümet Konağı, Elma Çayırı Köprüsü, Yenice Meslek Yüksek Okulu, Yenice Anadolu Lisesi, Yenice Çevre Yolu, Yenice - Karabük yolu tünel aydınlatmaları, Yortan Lisesi, Balıkısık, Atatürk Mahallesi, İsmetpaşa Mahallesi, Kalaycılar Mahallesi, Özal Mahallesi ve Şirinköy İlk ve Ortaokul binaları, 2- b sorunlarının giderilmesi, Özal Mahallesi ve diğer afet konutlarının tapularının verilmesi, Orman köylüsüne sağlanan iş imkanlarının 2,5 milyondan yıllık 23 milyona çıkarılması, 300 bin m2 hazine arsası üretilmesi, Yenice’nin turizme açılması noktasında belediyenin başlattığı Seyir Terası - Köykent Projesi ve Çıra Pazarı Sosyal Tesisleri’ne katkı verilmesi, Yenice Kapalı Spor Salonu, Yenice Şehir Stadı ve Sosyal Tesisleri, Şehir Stadı tribünleri, Yenice ve Yortan halı sahaları, Yortan Stadı, Yenice’den - Örenköy’e kadar ve İncedere Çayının ıslahı ve kanal içine alınması, Dabazlar-Özal, Güney, Gökbel, Akmanlar ve Kadıköy dere ıslah çalışmaları, Yortan Köprüsü ve dere ıslahı, Yenice ve Yortan kent ormanları, Yenice Orman İşletmesi lokalinin ve konutlarının restorasyonu, 254 konutluk TOKİ , Yenice Devlet Hastanesi, demir yolunun yenilenmesi, Pamuklumeşe’den Yortan’a su getirilmesi proje çalışmasının başlatılması, Balıkısık-Bartın yolunun karayolu ağına alınması, kilometrelerce köy yolu asfaltı, kanalizasyon ve su çalışmaları, köy konakları, köy mezarlıklarının düzenlenmesi, camilere şadırvan ve bayram yerleri gibi saymakla bitiremeyeceğimiz çalışmalar , 14 yıl içinde gerçekleştirilmiştir. Bu hizmetler gerçekleşirken bu teşkilatların başında olan idareciler olarak , her zaman ilçe yönetiminde bulunan arkadaşlarımız ile konuların fikir üreticileri ve akabinde de takipçileri olduk. Bu açıklamamız vesilesi ile bu hizmetlerin gerçekleşmesinde emeği olan başta TBMM 23. dönem Meclis Başkanı ve Karabük Milletvekilimiz Mehmet Ali Şahin’e, önceki dönem Milletvekilimiz ve Bakan Yardımcımız Mehmet Ceylan, Önceki dönem Milletvekillerimiz Osman Kahveci, Cumhur Ünal, Ali Öğüten, Hasan Bilir ve Mustafa Ünal’a, önceki dönem İl Başkanlarımız Cumhur Ünal ve Ömer Ayar’a , emeği geçen herkese ve bizi her zaman destekleyen , hep yanımızda olan saygıdeğer Yenice halkına teşekkür ediyoruz. Ayrıca AK Partimizin Yenice’de her zaman en etkili ismi olmuş, bu partiye gönül vermemizin en önemli vesilelerinden birisi olan Belediye Başkanımız Zeki Çaylı ağabeyimize de çok özel teşekkür etmeyi bir borç biliyoruz. İlçe Başkanlığımızın 2 parti binası varken, resmi kurumlara ait toplantı salonlarında partimizin haftalık ilçe toplantılarının yapıldığını üzüntü ile görmekteyiz. Bunu buradan kamuoyu ile paylaşmayı kendimize vazife edindik” dediler. Bugün gelinen süreçte haksızlığa uğradığımızın inancını hep taşıyarak şartlar ne olursa olsun Recep Tayyip Erdoğan aşkı ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz diyen Aycan Telli ve Sabri Tom açıklamalarını şöyle sürdürdü; “İlçemize getirilmesi gereken hizmetlerin takipçisi olacağız. Hizmet sürecinde ilçemizin mağduriyetini tespitimizde bunu kamuoyu ile paylaşacağız. Daha önce olduğu gibi sessiz kesimlerin gür sesi, kimsesizlerin kimi olacağız.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.