karabuk
İmsak 05:50
Güneş 07:14
Öğle 13:07
İkindi 16:15
Akşam 18:49
Yatsı 20:08
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
BAYRAM NAMAZI UC NISAN CAMIINDE KILINDI 10
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Temmuz, 2025 10:26 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

AK Parti Karabük Milletvekili Şahin: “Bu, Karabük tarihinin en büyük yangını”

AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin, 5 gün önce başlayan orman yangının Karabük tarihinin en büyük yangını olduğunu bildirdi.

Karabük’te beş gündür devam eden orman yangınlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Şahin, son gelişmeleri aktardı.
Yangının etkili olduğu bölgelerde ekiplerin cansiperane şekilde mücadele ettiğini belirten milletvekili, şu an en az iki ayrı noktada aktif yangınla mücadelenin sürdüğünü ifade etti.
Şahin, alınan tedbirler sayesinde Tandır Mahallesi ve Cumayanı mevkiinde yaşanan yangının kontrol altına alındığını belirtti.
Yangının büyüklüğüne dikkat çeken milletvekili, "Bu yangın Karabük tarihinde görülmemiş büyüklükte bir afet. Safranbolu’da başlayan yangın, Ovacık ve merkez ilçeye bağlı köylere kadar ulaştı. Etkilenen alan yaklaşık 50-55 kilometrelik bir mesafeyi kapsıyor. Toplamda 19 köy ve birçok mahalle yangından etkilendi." dedi.
Özellikle Kamış ve Aşağıyaka köylerinin büyük ölçüde zarar gördüğünü ifade eden Şahin, bu köylerin afet bölgesi ilan edildiğinin altını çizerek, "Şu an itibarıyla Kamış ve Aşağıyaka’da 59 yapı yangından zarar gördü. Bu yapılara samanlıklar ve eklentiler de dahil" şeklinde konuştu.
Milletvekili Şahin, yangının ikinci gününden itibaren AFAD’ın bölgede aktif olduğunu belirterek, "AFAD, yangının ikinci gününden itibaren vatandaşlarımıza hem nakdi destek hem de acil ihtiyaçlara yönelik yardımlar sağladı. Konteyner talepleri alındı. Yer tespit çalışmaları devam ediyor. Yeni yapılacak konutların nerede olacağına ilişkin vatandaşlarımızla istişare hâlindeyiz" diye konuştu.
"Bu bir savaş, siyasi tartışmaların yeri değil"
Sosyal medyada çıkan asılsız haberler ve eleştiriler konusunda da konuşan Şahin, "Bu mücadele, her türlü siyasetin ve ideolojinin üstündedir. Şu an sahada binlerce personel yangınla savaş veriyor. Vatandaşlarımız bu ekiplerin ruh hâlini, duygusal durumlarını da düşünmek zorunda" dedi.
Hava unsurlarının kullanımıyla ilgili eleştirilere de yanıt veren Şahin, şunları söyledi:
"Bugün üç uçak ve 16 helikopter yangına müdahale için tahsis edilmiş durumda. Ancak her gün hepsinden faydalanamıyoruz. Hava koşulları, uçuş güvenliği gibi nedenlerle bazı zamanlar bu araçlar görev yapamıyor. Uçaklar ve helikopterler, belli planlamalarla, belirli zaman aralıklarında çalışıyor. Bunlar bir taksi değil, pilotlar da birer insan. Bu yüzden dışarıdan bakıldığı gibi kolay değil."
Yangın bölgesindeki son duruma ilişkin bilgi veren Şahin, bugün Karabük açısından daha şanslı bir gün geçirildi. Ancak yangının şu an kontrol altında olduğunu söyleyemeyiz çünkü mücadelemiz halen devam ediyor. Rüzgârın hangi saatlerde ne şiddette eseceği, gündüz hava sıcaklığı ve nem oranı gibi faktörler çok belirleyici. Nem oranı düşük, rüzgâr şiddetli ve hava çok sıcaksa daha önce söndürülmüş görünen yangınlar bile tekrar başlayabiliyor" dedi.
Yarın hava sıcaklıklarında artış beklendiğini aktaran Şahin, "Bugün düne göre hava daha ılımandı. Ancak yarının daha sıcak ve rüzgârlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu nedenle bugün elde edilen kazanımların kaybedilmemesi büyük önem taşıyor. Arkadaşlarımızdan aldığım bilgiye göre, yarın öğleden önce ciddi mesafe kat edilmiş olacak" ifadelerine yer verdi.
Mücadelede önemli ilerlemeler sağlandığını vurgulayan Şahin, "Birkaç gün içerisinde vatandaşlarımızı memnun edecek, gönüllerini ferahlatacak bir açıklamayı yetkililerimiz yapacaktır diye umut ediyoruz" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
TE
Mustafa Akgün tarafından
03 Mart, 2026 15:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Eğitim-İş’ten öğretmen cinayetine tepki

Eğitim-İş Sendikası Karabük Şubesi, İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürülen öğretmen Fatma Nur Çevik için Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.

Şube Sekreteri Gülgün Ertekin tarafından okunan açıklamada, “Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Artık yeter!” denildi.

“EĞİTİM YUVASINDA CİNAYET”

44 yaşındaki öğretmenin okul içinde katledildiğini vurgulayan Ertekin, “Okulda! Eğitim yuvasında! Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerde! Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor” ifadelerini kullandı.

Uzun süredir okula devam etmediği belirtilen bir öğrencinin kesici aletle okula girebildiğine dikkat çeken Ertekin, olayın “münferit” olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. “Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur” dedi.

Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapıldığı, tutanaklar tutulduğu ve psikiyatrik tedavi sürecinin bilindiği halde gerekli önlemlerin alınmadığını savunan Ertekin, “Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin ya da okul idaresinin üzerine yıkılamaz” diye konuştu.

BAKANLIĞA ÇAĞRI

Açıklamada Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e de çağrıda bulunularak, “Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz?” soruları yöneltildi.

Şiddetin yalnızca bireysel bir eylemle açıklanamayacağını belirten Ertekin, öğretmenlik mesleğini değersizleştiren söylemlerin ve öğretmenleri hedef gösteren dilin bu iklimi beslediğini savundu.

ATATÜRK’ÜN SÖZÜ HATIRLATILDI

Basın açıklamasında Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür” sözüne atıfta bulunularak, öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonuçlarının yaşandığı ifade edildi.

Alışveriş merkezlerine kesici-delici aletle girilemezken okullara rahatlıkla girilebilmesinin “yönetim zaafı” olduğu dile getirildi.

TALEPLER SIRALANDI

Eğitim-İş’in açıklamasında şu talepler yer aldı:

Okullarda şiddetin nedenleri bilimsel olarak araştırılmalı, “Eğitimde Şiddet Yasası” derhal çıkarılmalı,

Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalı, Eğitimciler ve uzmanların katılımıyla somut bir eylem planı hazırlanmalı, Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalı, Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, Barışı, birlikte yaşamı ve eleştirel düşünceyi esas alan müfredat hazırlanmalı

“CAN KORKUSUYLA ÇALIŞMAK İSTEMİYORUZ”

Açıklamada ayrıca Ortadoğu’da yaşanan çatışmalara değinilerek, okulların hedef alınmasının insanlık suçu olduğu ifade edildi.

“Yurtta barış, dünyada barış” ilkesinin her zamankinden daha önemli olduğu belirtilirken, öğretmenlerin ölüm korkusuyla değil güven içinde çalışmak istediği vurgulandı.

Basın açıklaması, “Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız. Mücadele edeceğiz” sözleriyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin