Karabük Postası tarafından
30 Aralık, 2016 12:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

AK Parti Karabük İl Başkanı Timurçin Saylar’ın Yılbaşı Mesajı

AK Parti Karabük İl Başkanı Timurçin Saylar, yeni yıl dolayısıyla bir mesaj yayınladı. AK Parti Karabük İl Başkanı Timurçin Saylar, yeni yıl dolayısıyla bir mesaj yayınlayarak şöyle dedi; “Yeni umutlar ile yeni bir yıla daha merhaba demenin heyecanı içindeyiz. Ne mutlu bizlere ki milletçe birlik ve beraberlik içerisinde, birbirimize kenetlenmiş daha güçlü bir ülke olarak geleceğe daha bir güvenle bakarak yeni bir yıla daha giriyoruz. Yeni beklentiler ile yeni umutlar ile dolu bir yıla girerken millet olarak; birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde azim ve kararlılıkla geleceğe yürümeye devam edeceğiz. Bizler, ülkemizin büyümesi, ilerlemesi, bölgesinde ve dünyada güçlü, saygın etkili bir ülke olması için en büyük değerimiz ve en büyük hazinemiz olan kardeşliğimizi muhafaza edilerek; kardeşliğimizi bozmaya, yıpratmaya çalışanlara karşı hep birlikte mücadele edeceğiz. Geçtiğimiz yıl hain darbe girişimi ile ülkemizi bölmeye çalışan fetö- pdy yanı sıra kalleşçe şehirlerde bombalar patlatalar silahsız askerlerimizi, polislerimize, masum halkımıza karşı terör estiren işid pkk gibi tüm terör örgütlerinin bu ülke insanının bayrak ve vatan sevgisini gördü. Bu vatanı bölemeyeceklerini anladıkları için de haince eylemler içerisindeler. İnanıyorum ki bu millet tek bayrak tek millet tek vatan sevdasından vazgeçmeden birliğini her zaman daha güçlü gösterecektir. Bu duygularla tüm Karabüklü hemşerilerimizin yeni yılını kutluyor: ülkemiz milletimiz ve bütün insanlık için huzur ve barış dolu aydınlık bir gelecek içinde güzel yıllara taşınmasını Cenab-ı Haktan niyaz ediyor, tüm hemşerilerimi saygı ile selamlıyorum.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.