blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Eylül, 2025 00:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Acılı babadan otel yöneticilerine: “Hollywood senaryosu yazmaya çalışırken Boluwood senaryosu olmuş”

Kartalkaya duruşmasının 2. celsesi devam ederken yangın faciasında kızı ve eşini kaybeden acılı baba Rıfat Doğan, "Aynı gafillikle, birebir vicdansızlıkla, birebir kibirlerindeler. Hollywood senaryosu yazmaya çalışırken Boluwood senaryosu olmuş" dedi.
Kartalkaya’da meydana gelen yangın faciasında 78 kişi hayatını kaybetmiş, 133 kişi yaralanmıştı. Grand Kartal Otel’de yaşanan yangın faciasının 2. duruşması bugün başladı. 19’u tutuklu 32 sanık ikinci kere hakim karşısına çıktı. Kartalkaya duruşmasının 2. celsesinde 4 yeni mağdur ve iddianamesi belgeye dahil edildi. Sanık ve sanık avukatlarının savunmalarıyla duruşma devam ediyor.

"Aynı gafilllikle, birebir vicdansızlıkla, tıpkı kibirlerindeler"
Duruşmaya öğlen ortası verilmesinin akabinde sabahtan öğlene kadar olan süreci kıymetlendiren faciada kızı Lalin ve eşi Ceren Yaman Doğan’ı kaybeden Rıfat Doğan, "Yangından yaralı kurtulan bir aile davaya dahil oldu. İddianameler birleşti. Sanık ve sanık avukatları tekrar savunmalarını yapıyorlar. Mağdur avukatları da sorularını soruyorlar. Birebir fafillikle, birebir vicdansızlıkla, birebir kibirlerindeler. Hollywood senaryosu yazmaya çalışırken Boluwood senaryosu olmuş. O yüzden her yerden patlak veriyor. Gerçeklerin de gün yüzüne çıkmak üzere makûs bir huyu var. Biz mahkeme heyetine güveniyoruz. Tüm sorumluların hak ettikleri cezaları alacağına inanıyoruz" dedi.

"Bunların yatacak yeri yok"
Ceren Yaman Doğan’ın kuzeni Hatice Yamaner, "Bolu’nun evlatları ve dışarıdan bizim konuğumuzdu. Biz kaybettik. Sahip çıkmaya çalışıyoruz. Hatalıların en ağır halde cezalandırılmasını istiyorum. Panik butonu yok, alarm yok hiçbir şey yok. Savunmaya çalışıyorlar kendilerini bunların yatacak yeri yok. Ezberlediklerini içeride anlatmaya çalıştılar. Bunların yaşamaya hakkı yok" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Aralık, 2025 10:47 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

40 Yılda Biriktirdiği Türk Boy Damgaları Safranbolu’da Sergiledi

Koleksiyoner emekli öğretmen Mustafa Gezici’nin 40 yılda topladığı Türk boyu damgalarının bazıları Safranbolu’nun UNESCO’ya kabul edilişinin 31. yılı etkinlikleri kapsamında açılan sergide ziyaretçilerle buluştu.

Karabük’ün Safranbolu ilçesinin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilişinin 31. yılı, düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başlandı.

Kutlamalar kapsamında, Tarihi Safranbolu Sempozyumu ile başlayan programda günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapıldı.

Etkinlikler çerçevesinde koleksiyoner ve emekli öğretmen Mustafa Gezici (61), 40 yılda topladığı 90 Türk boyu damgasından 39’unu katılımcılarla buluşturdu. "Türk Dilinin Sessiz Tanıkları: Türk Boy Damgaları" adıyla açılan sergide, Türk kültür ve tarihine ışık tutan damgalar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
Serginin, Safranbolu’nun kültürel miras kimliğine katkı sağlamasının yanı sıra Türk boylarının tarihsel izlerinin tanıtılmasına da önemli katkı sağlıyor.

Gezici, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Anadolu’da artık son aşamada hayvanlara vurulan damgalardır bunlar. Hayvancılığın artık çiftliklere çevrilmesi, köy hayvancılığının da çok azalması nedeniyle bunlar son 50 yıldır kullanılmaz oldu. Ama tarihin sessiz tanıklarıdır bu hayvan damgaları, Türk boy damgalarıdır" dedi.

Şu ana kadar yaklaşık 90 adet topladıklarını ifade eden Gezici, "Bunlar, Türklerin Anadolu’ya 1071’den daha önce geldiğine dair belgelerdir. Sessiz tanıklarıdır. Yılda yaklaşık 4 tane falan bulabiliyoruz. İşte 40 yıllık bir emektir bu yani. Kastamonu, Yozgat, Kayseri, Erzurum, Elazığ, Erzincan; bu bölgelerden topladık. Moğolistan’dan da gelen var. Bir arkadaş gönderdi; 3–4 tane de oradan var. Karşılaştırma açısından Moğolistan’dan geldi" diye konuştu.

Gezici, "Büyükbaş hayvanların butlarına, küçükbaş hayvanların da kulaklarına vurulurdu. Yani Türkler ilk defa, şunu söyleyelim, hayvanlara kulak küpesinin ilk mucididir. Kime ait olduğu belli oluyor böylece. Ova ova, boy boy bellidir bunlar. Hatta iki kardeş boyun bile damgaları ayrıdır" ifadelerine yer verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin