Karabük Postası tarafından
30 Mayıs, 2016 06:21 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

45.Birleştirilmiş Bölge Grup Toplantısı Karabük’te Yapıldı

Karadeniz İlleri Birleştirilmiş Bölgesel Grup Toplantılarının 45.si Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Koordinatörlüğünde, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün  ev sahipliğinde Safranbolu yapıldı. Toplantıya; Safranbolu Kaymakamı ve Vali Yardımcısı Murat Bulacak, Gıda tarım ve Hayvancılık  İl Müdürü Cemalettin Çataklı, Bakanlık temsilcileri, Amasya, Tokat, Kastamonu, Samsun, Giresun, Ordu, Rize, Trabzon, Artvin, Sinop İl Müdürlüğü İdareci ve teknik personelleri, bu illerdeki Tarımsal Araştırma Enstitüsü İdareci ve Uzman personeli katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Cemalettin Çataklı, katılımcıları Karabük’te ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Müdür Çataklı;  2 günlük bu toplantıda eğitim-yayım ve çiftçi bağının güçlendirilmesi için çalışmaların yapılacağı, konu uzmanlarının yeni teknik ve gelişmeleri katılımcılara aktaracağını söyleyerek, toplantının Karabük ve bölge çiftçilere faydalı olması temennisinde bulundu. Safranbolu Kaymakamı ve Vali Yardımcı Murat Bulacak ise, bütün katılımcıları Tarihi ve Müze Kent Safranbolu'da ağırlamaktan mutluluk duyduğunu belirterek, toplantının yöre çiftçisine faydalı olmasını dileğinde bulundu  Bulacak ayrıca misafirlerden açık hava tarih müzesi olan Karabük’ü ve Safranbolu'yu  mutlaka gezmelerini, izlenimlerini gittikleri yerlerde anlatarak, kültür elçisi olmalarını istedei. Toplantı 2. Günün sonunda Safranbolu gezisi ile son buldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.