Karabük Postası tarafından
27 Nisan, 2023 12:42 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

43 madencinin şehit olduğu TTK davasında 3’üncü gün

TTK Amasra Müessese Müdürlüğü'nce işletilen maden ocağında 14 Ekim 2022 tarihinde meydana gelen ve 43 madencinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan grizu kaynaklı patlamaya ilişkin 8’i tutuklu toplam 23 sanığın yargılandığı dava; 3’üncü gün de devam etti. Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlanan davanın ilk gününde 195 sayfalık iddianame okunurken daha sonra muhtemel kastla öldürme suçuyla yargılanan sanıkların savunmasına geçildi. Bartın Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede tutuklu sanıklardan Müessese Müdürü Cihat Özdemir, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekci, İş Güvenliği ve Eğitim Başmühendisi Volkan Soylu ile Başmühendis Mehmet Tural hakkında "muhtemel kastla öldürme" suçundan toplam 1050 yıla kadar, "muhtemel kastla yaralama" suçundan da toplam 12 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Diğer 4'ü tutuklu 19 sanığın ise "Şuurlu taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması istendi. Davanın birinci ve ikinci gününde Müessese Müdürü Cihat Özdemir, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekci, İş Güvenliği ve Eğitim Başmühendisi Volkan Soylu savunmalarını tamamladı. Sanıklar haklarındaki iddiaları kabul etmezken patlama nedeninin maden ocağında yapılacak incelemeler sonucunda ortaya çıkabileceğini ifade ettiler. Davanın 3’üncü günü tutuklu yargılananan sanıklardan Başmühendis Mehmet Tural’ın savunması ile başladı. Üretimden sorumlu başmühendis olarak kurumda görev yaptığını belirten Tural, kurumda çalışan personel sayısının az olduğunu ancak bu durumun iş güvenliğini tehlikeye sokacak bir durum olmadığını, personel sayısına uygun oranda üretim yaptıklarını söyledi. Haftada üç ya da dört gün ocağa indiğini ve patlama günü olay saatinde evde olduğunu sözlerine ekleyen Tural, haberi alır almaz kuruma ulaşarak kurtarma çalışmalarına katıldığını ifade etti. Patlamanın elektriksel bir sorundan kaynaklanmış olabileceğini de sözlerine ekleyen Tural, “İddianamede hep ihtimaller üzerinde durulmuş. Bende elektriksel bir durumdan dolayı patlama olmuş olabilir diyorum. Olay günü gaz değerleri ocağı boşaltacak alarm düzeyinde değildir. Patlama nedeninin ortaya çıkabilmesi için yer altında, patlamanın olduğu alanda inceleme yapılması gerekir” dedi. Müşteki avukatlarınca üretim baskısı ve hafta sonu çalışma yapılıp yapılmadığı sorulan Tural bu sorulara, “Üretim baskısı yoktur. Hafta sonu üretim olmaz. Sadece çalışma zamanı risk oluşturacak durumlar için hafta sonu çalışma olurdu. Bu iş güvenliği ile alakalı bir çalışmadır” diyerek cevap verdi. Tural’ın bu yanıtları davayı takip eden şehit madenci yakınları tarafından tepkilerle karşılandı. Mahkeme Başkanı salonda bulunan şehit madenci yakınlarına sanıklardan sonra söz verileceğini belirterek sessizlik istedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.