blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ocak, 2026 12:30 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

40 yaşından sonra takı tasarımcısı oldu

Trabzon’da Kadın İstihdam ve Yaşam Merkezi’nde Kuyumculuk Teknolojisi Takı Tasarım üzerine eğitmen olarak görev yapan Sevilay Demirer, 40 yaşından sonra başladığı geleneksel el sanatlarını gümüşle buluşturdu.
Mesleğe 40 yaşından sonra başladığını belirten Demirer, başlangıçta böyle bir bölümün planları arasında olmadığını ancak zamanla takı tasarımını severek sürdürdüğünü ifade ederek gümüş takı atölyesinde amaçlarının, geçmişten gelen el sanatlarını günümüze taşıyarak yeni neslin bu sanatla tanışmasını sağlamak olduğunu vurguladı.
Ürünlerde hem modern çizgilere hem de geçmişin izlerine yer vermeye özen gösterdiklerini dile getiren Demirer, "Bu mesleğe 9 yıl önce, takı tasarımı üzerine 2 yıl eğitim alarak başladım. Daha sonra farklı kurumlarda çalıştıktan sonra Trabzon Büyükşehir Belediyesi Kadın İstihdam ve Yaşam Merkezi’nde Takı Tasarım Teknolojisi Eğitmeni olarak göreve başladım. Şu anda burada tasarım ve tema odaklı üretimler yapıyoruz. Bu mesleğe 40 yaşından sonra başladım. Aslında böyle bir bölüm aklımda yoktu. Mesleğimi bugüne kadar severek yaptım. Burada, gümüş takı atölyesi olarak hem geçmişi günümüze yansıtmayı hem de yeni neslin bu sanatla tanışmasını istiyoruz. Dokuma atölyesindeki arkadaşlarımızın ürettiği kumaşları, el sanatlarının farklı aşamalarından geçirerek gümüşle birleştirmeye çalıştık. Ürünlerin hem modern hem de günümüze uygun olmasını hedeflerken, geçmişin izlerini de silmemeye özen gösterdik. Öncelikle desenimizi ve temamızı oluşturuyor, tasarımımızı çiziyoruz. Ardından bu tasarımları gümüş plakaya yapıştırarak, teknikleri belirledikten sonra kesim aşamasına geçiyoruz. Şekiller ortaya çıktıktan sonra ürünleri çeşitli aşamalardan geçiriyoruz. En sonunda küpe, bilezik, bileklik, kolye başta olmak üzere farklı temalarda; kişiye ve yöreye özgü broş, toka ve akla gelebilecek her türlü aksesuarı kadın ve erkeklere yönelik olarak üretiyoruz" dedi.
Turistlerin ürünlere yoğun ilgi gösterdiğini kaydeden Demirer, "Buradaki amacımız, turizme de katkı sağlamak. Yaz mevsiminde turistler açısından bu ürünler daha fazla ilgi görüyor. Eskisine nazaran el emeğine bakış açısının değiştiğini görüyoruz. Mümkün olduğunca ürünlerin birebir aynı olmamasına dikkat ediyor, özgün tasarımlar ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Gümüşü sadece metal olarak değil, el sanatlarıyla birlikte de kullanıyoruz. Aynı zamanda Trabzon’un eski ve patentli ürünü olan kazaziyeyi de tasarımlarımıza dâhil ederek hepsini harmanlamaya çalışıyoruz. Amacımız, bir araya getirilen bu unsurlarla ortaya farklı ve özgün işler çıkarmak" diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Berkay Doğan tarafından
28 Ocak, 2026 14:13 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Doğdu: “Sağlıkta Şiddete En Ağır Cezalar Verilmelidir”

Türk Sağlık-Sen Karabük Şube Başkanı Sağdık Doğdu, sağlıkta şiddetin giderek vahşete dönüştüğünü belirterek, faillerin en ağır şekilde cezalandırılması çağrısında bulundu.

Son dönemde şiddet vakalarının rutin hale geldiğine dikkat çeken Doğdu, bu durumun sorunun ne denli ciddi boyutlara ulaştığını açıkça gösterdiğini ifade etti. Safranbolu Devlet Hastanesi’nde son 10 gün içerisinde biri Acil Servis’te, diğeri polikliniklerde olmak üzere iki ayrı şiddet olayı yaşandığını aktaran Doğdu, sağlık çalışanlarının darp edilmeye çalışıldığını söyledi.

Yaşanan olaylardan etkilenen sağlık çalışanlarına geçmiş olsun dileklerini ileten Doğdu, saldırganların bir an önce en ağır cezalara çarptırılması gerektiğini vurguladı. Şiddet uygulayanlara gösterilen her türlü toleransın, sağlıkta şiddeti daha da artırdığını belirten Doğdu, “Vicdanını kaybetmiş, insanlıktan nasibini almamış kişilere karşı asla taviz verilmemelidir” dedi.

Türk Sağlık-Sen olarak sorumlu sendikacılık anlayışıyla hareket ettiklerini kaydeden Doğdu, sağlıkta şiddetin önlenmesi için çözüm önerilerini ısrarla dile getirmeye devam edeceklerini söyledi. Bu kapsamda sağlık kurum ve kuruluşlarının “sıfır toleranslı alan” ilan edilmesi önerilerinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Doğdu, sağlık kurumlarında işlenen suçların ertelenememesi ve para cezasına çevrilememesi, doğrudan hapis cezası ile cezalandırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca istisnasız tutuklu yargılama uygulanması ve şiddet uygulayanlara acil haller dışında kamu sağlık hizmetinin belirli bir süre ücretli verilmesi gibi önlemlerin de acilen devreye sokulması çağrısında bulundu.

Şiddetin önlenmesinin yolunun kararlı uygulamalardan geçtiğini dile getiren Doğdu, “Hiç kimseyi ayırt etmeden bu çirkinliği yapanlara hak ettikleri ceza verilmelidir. Aksi takdirde sağlıkta şiddetin önlenmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Kınamakla, unutmakla ya da yaşananları münferit olaylar gibi görmenin çözüm olmadığını vurgulayan Doğdu, sağlık çalışanlarının hastaları hayata tutundurmaya çalışırken kendi hayatları için endişe duymalarının kabul edilemez olduğunu söyledi. Sağlık çalışanlarının artık bu şiddet sarmalına tahammül edecek gücünün kalmadığını belirten Doğdu, kesin çözüm için en kısa sürede somut adımlar atılması ve en ağır cezaların uygulanması gerektiğini bir kez daha yineledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.