4. Bolu Uluslararası Basketbol Turnuvası sona erdi - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Mart, 2024 04:24 tarihinde yayınlandı
0
0

4. Bolu Uluslararası Basketbol Turnuvası sona erdi

Bolu’da bu yıl 4. kez düzenlenen Uluslararası Basketbol Turnuvası sona erdi.

Bolu Koru Otel’de 7-10 Mart tarihleri arasında düzenlenen 4. Uluslararası Veteran Basketbol Turnuvası tamamlandı. Eski basketbolcuları bir araya getiren turnuvaya Bolulu sporseverler yoğun ilgi gösterdi. 9 kadın takımı, 24 erkek takımın bulunduğu turnuvada 500 sporcu yer aldı. ’Potanın rekortmen annesi’ lakaplı eski milli basketbolcu Banu Karadağlı’nın da bulunduğu turnuva kıran kırana maçlara sahne oldu. Turnuva Koordinatörü Alaaddin Tatlıdede, yaptığı açıklamada, “Bu sene 4. kez yapıyoruz. Uluslararası bir turnuva. Turnuvamıza yabancı ve Türk takımlar katılıyor. Bu yıl Türk takımlarına ağırlık verdik. 35 yaş üstü eski basketbolcular bu turnuvada buluşuyor” dedi.

Şampiyon olan Kemer Master takımının kaptanı eski basketbolcu Ebru Zeynep Şaylan, “Antalya’dan geliyoruz. Takımımızı beraber ve karşılıklı oynadığımız eski arkadaşlarımızla oluşturduk. Turnuvaya 4. kez katılıyoruz. Takım yaşımız biraz büyük. 35 yaş kategorisindeki gençlerle yarıştık ama tecrübe ve deneyim konuştu” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…