3 yıl geçti, acı dinmedi: Evladını ve damadını kaybeden baba konuştu - Karabük Haber Postası
g
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Şubat, 2026 16:16 tarihinde yayınlandı
0
0

3 yıl geçti, acı dinmedi: Evladını ve damadını kaybeden baba konuştu

6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’ın Hassa ilçesinde 8 aylık hamile kızı öğretmen Sevde Kökcü Demir ile polis memuru damadı Abdullah Demir’i kaybeden İsmail Kökçü, aradan geçen 3 yıla rağmen acılarının ilk günkü gibi taze olduğunu söyledi. Asrın felaketinde yaşadığı acısını ve depremde yaşanan insanlık örneklerini evlatlarının mezarı başında gözyaşları içinde İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlatan Kökcü, yaşadıklarının tarif edilemez bir acı olduğunu dile getirdi.
6 Şubat depremlerinin hayatlarının dönüm noktası olduğunu ifade eden acılı baba Kökcü, “Gerçekten çok büyük bir acı yaşadık. 3 yıl geçti ama acı hiç dinmiyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Bu acının bir tarifi var mı bilmiyorum” dedi.

“Her hadisenin içinde bir ibret vardır”
Yaşadıklarını yalnızca acı üzerinden değil, ibret ve hayat dersi üzerinden değerlendirmeye çalıştığını belirten Kökcü, “Hayat felsefem hep şudur; yaşanan her hadisenin içinde bir ibret vardır. Büyük kayıplar yaşadık, hem maddi hem manevi çok ağır yükler yaşandı. Ama insan isterse, yaşananların içinde bazı güzellikleri de görebilir. Ben hayatım boyunca buna inandım” ifadelerini kullandı.

“İdealist bir öğretmen, görevine bağlı bir polis”
Depremde üç evladını kaybettiğini söyleyen Kökcü, kızının idealist bir öğretmen, damadının ise görevine bağlı bir polis memuru olduğunu anlatarak, “Kızım Sevde, dört evladımdan biriydi. Hatay Hassa’da öğretmenlik yapıyordu. Damadım Abdullah da benim evladımdı, evladım yerine koyduğum bir insandı. O da Hatay’da polis memuru olarak görev yapıyordu” diye konuştu.

“İki ay sonra torunumu kucağıma alacaktım”
Deprem yaşanmasaydı iki ay sonra torunlarını kucaklarına alacaklarını dile getiren Kökcü, “Evlatlarım büyük bir heyecanla çocuklarını bekliyordu. Rabbim nasip etmedi. Böyle uygun gördü” sözleriyle yaşadığı derin hüznü ifade etti.
“Enkaz başında umutla, korkuyla bekleyiş”
Deprem sabahını da anlatan Kökcü, büyük bir çaresizlik yaşadıklarını belirterek, “Sabah namazına yakın bir saatti. Tam saatini hatırlayamıyorum. O anın telaşıyla zaman kavramı kalmıyor. Telefon trafiği başladı. İnsan hayatında öyle anlar oluyor ki ne kadar güçlü olursanız olun, ne kadar imkânınız olursa olsun, acizliğin ve çaresizliğin en dip noktasını yaşıyorsunuz” dedi.
Enkazın altında evlatlarının olduğunu bildiklerini ifade eden Kökcü, “Onlara bir an önce ulaşmak istiyorduk ama yapabileceğimiz hiçbir şey yoktu. Herkes bizim gibi umutla, korkuyla, hüzünle bekliyordu. Kızımı üçüncü gün, damadımı ise bir gün sonra enkazdan çıkartabildik” diye konuştu.

“Depremde vefa örneği”
Deprem sürecinde yaşadığı dayanışmayı da anlatan Kökcü, İskenderun’da yaşayan arkadaşı Nejdet Ökten’in gösterdiği vefayı unutamadığını söyledi. Depremin ardından ilk olarak Nejdet Ökten’e ulaştığını belirten Kökçü, “O da kendi imkânlarıyla bilgi almaya çalıştı ve bana ‘Abi gel’ dedi. Sonradan öğrendim ki kendisi de depremzedeymiş, kaldıkları bina yıkılmış” ifadelerini kullandı.
Arkadaşının, eşi ve çocuklarını güvenli bir noktada bırakarak kendisiyle birlikte Hassa’ya geldiğini anlatan Kökcü, “Üç gün boyunca cenazeleri alıp Karabük’e dönene kadar bir saniye bile yanımdan ayrılmadı. Bana güç verdi, destek verdi, umut verdi, omuz verdi” dedi.

“Dayanacak bir söze bile ihtiyaç duyuyorsunuz”
Yaşanan süreçte insanın ne kadar çaresiz hissedebildiğini dile getiren Kökcü, “Ne kadar maneviyatınız olursa olsun, insan böyle bir durumda dayanacak bir söze bile ihtiyaç duyuyor. ‘İnşallah çıkar’ denmesine bile tutunmak istiyorsunuz” diye konuştu.

“Vatana, millete faydalı nesiller yetiştirmek isterdi”
Kızının mesleğine büyük bir sevgiyle bağlı olduğunu anlatan Kökcü, “Kızım idealist bir öğretmendi. ‘Vatana, millete faydalı nesiller yetiştireceğim’ derdi. Öğrencilerini severdi, öğrencileri de onu severdi. Sürekli öğrencileriyle ilgili benimle istişare ederdi” ifadelerini kullandı.

“Bu bir imtihan, bunun farkındayım”
Yaşadıklarını inancı üzerinden anlamlandırmaya çalıştığını belirten Kökcü, “İnanan bir insan olarak biliyorum ki dünyaya geliş amacımız ve yaşadıklarımız bir imtihandır. Allah Bakara Suresi’nde mallarla ve evlatlarla imtihan edileceğimizi söylüyor. Allah’ın verdiği de vermediği de bir imtihandır. Bunun farkındayım ve bu bilinçle ayakta durmaya çalışıyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
samsunda kamyonetin carpip 16 metre savurdugu adam kurtarilamadi iemeMS3d
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Mart, 2026 16:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Samsun’da kamyonetin çarpıp 16 metre savurduğu adam kurtarılamadı

Samsun’da kamyonetin çarpması sonucu 16 metre savrulan 45 yaşındaki Mehmet Altunkaya, yoğun bakımdaki 10 günlük hayat mücadelesini kaybetti.

Kaza, 13 Mart’ta Atakum ilçesi Körfez Mahallesi İsmet İnönü Bulvarı ile 5051. Sokak kesişiminde saat 19.20’de meydana geldi. Çöplerden plastik toplayarak geçimini sağlayan 45 yaşındaki Mehmet Altunkaya, kendisine çarpan kamyonetin etkisiyle yoldan 16 metre savrularak ağır yaralandı. Aracın çarpmasıyla kalbi duran Altunkaya’nın kafatası, omuriliği ve birçok kemiği kırıldı, bacaklarındaki deri ise kemikten ayrıldı. Ağır yaralanan Altunkaya, sağlık ekipleri tarafından kalp masajı yapılarak hayata döndürülürken, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi’nde yoğun bakıma kaldırıldı. 10 gündür yaşam mücadelesi veren Altunkaya, bugün hayata gözlerini yumdu.

Kazaya karışan kamyonetin sürücüsü S.S. (27), Atakum Şehit Recep Tokur Polis Merkezi’nde şüpheli sıfatıyla olayla ilgili verdiği ifadesinde, yolda seyir halindeyken Mehmet Altunkaya’nın aniden yola atladığını, kornaya bastığını ancak duramayarak şahsa çarptığını, frene basma vaktinin olmadığını, şahsa aracın sağ tarafıyla vurduktan sonra aracını durdurarak yanına gidip yardımcı olduğunu ve suçunun olmadığını savunmuştu.

Mehmet Altunkaya’nın eşi Zübeyde Altunkaya (42), eşinin bugün hayatını kaybettiğini, cenazesinin yarın ikindi namazını müteakip Terme ilçesinin Hüseyinmescid Mahallesi’nde aile mezarlığına defnedileceğini söyledi.

Acılı eş Zübeyde Altunkaya, çok büyük üzüntü içerisinde olduğunu, 10 yaşında yüzde 96 zihinsel engelli oğlunun babasının öldüğünü anlamadığını ve hala babasını yanına çağırdığını, eşine çarpıp ölümüne sebep olan S.S.’nin ise serbest olduğunu belirterek adalet istediğini ifade etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin