Karabük Postası tarafından
16 Ağustos, 2016 14:34 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

3.Çeltik Köyü Göktepe Yaylası Demokrasi Şenlikleri Yapıldı

  Göktepe Yaylasında yapılan şenliklere Vali Mehmet Aktaş, Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, Yenice Kaymakamı Oğuz Cem Murat, Yenice Belediye Başkanı Zeki Çaylı, İl Emniyet Müdürü Dr. Serhat Tezsever, İl Özel İdare Genel Sekreteri Mehmet Uzun, Zonguldak Orman Bölge Müdürü Ahmet Sırrı Beşel, İl Genel Meclis Üyeleri ile vatandaşlar katıldı. Kur’an-ı Kerim Tilaveti ile başlayan Göktepe Şenliklerin de konuşan Vali Mehmet Aktaş doğa harikası bir mekân olan Göktepe’de olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek “15 Temmuz’da maalesef millet olarak bu toprakların hiç görmediği büyük bir kalleşlikle karşı karşıya kaldık. 15 Temmuz akşamı fetullahçı teröristler arkalarına küresel güçleri de alarak var güçleriyle milletimize savaş açtılar. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başkomutanımızın önderliğinde millet olarak omuz omuza verdik akşamdan, sabaha kadar Allah’ın izniyle gün ağarana kadar yeniden bir Kurtuluş Destanı yazdık ve bu kalleşleri, hainleri bozguna uğrattık. İşte bu destanı yazmamızı sağlayan ruh, bu ruhtur. Göktepe Yaylasında ki bu birlik ve beraberlik ruhuyla biz o gece, o destanı yazdık. Bizi millet olarak var eden ve bir arada tutan kültürel değerlerimizin, geleneklerimizin, göreneklerimizin, inanç değerlerimizin yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasında bu etkinlikler son derece önemlidir. Bu etkinlikler milli birlik ve beraberliğimizin, birlikte iş yapma kültürümüzün, dayanışma ruhumuzun da pekişmesinde önemli fonksiyonlar ifade ediyor. Burada da bu amaca uygun çok güzel bir organizasyon var, hava durumuna rağmen çok ciddi bir katılım var. Başta Çeltik Köyü Muhtarı Sezai Çoban olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Rabbim bizleri 15 Temmuz’da olduğu gibi böylesine bir kalleşlik ve ihanetle yüz yüze bırakmasın, birlik ve beraberliğimizi daim kılsın”dedi. Konuşmaların ardından şenlikler çeşitli yarışmalar ve gösteriler ile devam etti.  

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.