Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Ocak, 2024 04:24 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

2 bin yıllık geçmişi ile tarihe tanıklık ediyor

Tokat’ın Sulusaray ilçesinde Çekerek Irmağı üzerinde bulunan ve Roma dönemine ait 2 bin yıllık köprü tarihe tanıklık ederken, 2 bin yıllık köprünün halen araç trafiğine de açık olması dikkat çekiyor.
Tokat’ın Sulusaray ilçesinde aktif olarak kullanılan tarihi köprü dikkat çekiyor. Yapımının antik dönemlere kadar uzandığı öne sürülen Sulusaray Köprüsü günümüzde de aktif olarak kullanılıyor. Tokat’ın Sulusaray ilçesinden geçen Çekerek Irmağı üzerinde bulunan Roma dönemine ait köprü, yöre halkı tarafından büyük talep görüyor. Kitabesi kaybolduğu için kesin inşa tarihi bilinmeyen ve ilçedeki diğer kalıntılar gibi Roma döneminden kalma olduğu düşünülen köprü, her iki kıyıdan itibaren büyük kemere doğru hafif yokuşlu şekildeki mimarisiyle dikkat çekiyor. Altı kemerden oluşan köprünün ortada yer alan iki kemer gözü diğerlerinden daha geniş ve yüksek yapısıyla dikkat çekiyor. Yapıldığı dönemdeki ismi bilinmese de günümüzde Sulusaray Köprüsü olarak isimlendirilen yapı, ilçe halkı tarafından kullanılıyor.
Büyüklerinden duyduğu kadarıyla köprünün Roma dönemine ait olduğunu söyleyen Burhanettin Erden, “Duyduğumuza göre Roma dönemine ait olduğu bildiriliyor. Birisi deprem olmak üzere 2 defa tadilat görmüş. Güzel bir tarihi köprü, ilçedeki görevliler sahip çıksa daha güzel olur” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Şubat, 2026 16:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

KBÜ’de “Nübüvvetin İspatı” söyleşisi gerçekleştirildi

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamil Güleç Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Nübüvvetin İspatı" konulu programda konuşmacı olarak Ali Yeşilyurt yer aldı.
Söyleşiye çok sayıda öğrenci ile akademik ve idari personel katılırken, programda İslamiyet’in insan, aile ve toplum hayatına bakışı ile peygamberliğin delilleri çeşitli başlıklar altında ele alındı.
Açılış konuşmasında Yeşilyurt, bu tür programların dini meseleleri anlamak ve sorgulamak adına önemli bir zemin oluşturduğunu belirtti. Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) hayatı ve ortaya koyduğu mesajın tarihi ve ahlaki yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yeşilyurt, peygamberliğin yalnızca bir inanç meselesi değil, insanlığa sunulan hakikatlerin güvenilirliği anlamına da geldiğini söyledi.
Mağara hadisesine değinen Yeşilyurt, zorlu şartlar altında gösterilen teslimiyet ve kararlılığa dikkat çekerek, "Lâ tahzen, innallâhe me‘anâ." sözünü aktardı. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı boyunca doğruluk ve güvenilirlik vasfıyla tanındığını belirten Yeşilyurt, toplum tarafından "El-Emin" olarak nitelendirildiğini hatırlattı ve Hz. Aişe’nin "O’nun ahlakı Kur’an’dı." sözünü paylaştı.
Konuşmasında iman kavramına da değinen Yeşilyurt, "Kâinatta en yüksek hakikat imandır. İmandan sonra namazdır." ifadelerini kullandı.
Söyleşi, katılımcıların sorularının ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin