Karabük Postası tarafından
04 Haziran, 2023 13:04 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

17 yazarın katkı verdiği “İklimin Geleceği” kitabı yayımlandı

Kastamonu Üniversitesi'nde kaleme alınan “İklimin Geleceği-İklim Değişikliğine Disiplinlerarası Bir Bakış” isimli kitap yayımlandı. Kastamonu Üniversitesi tarafından Daday ilçesinde gerçekleştirilen proje, TÜBİTAK 4004-Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı çerçevesinden desteklenerek, geçtiğimiz Ağustos ayında tamamlandı. Projede, katılımcılar 7 günlük süreçte 71 saat eğitim, 20 atölye, 3 bilimsel gezi, 1 sergi, 1 çalıştay ve 1 fidan dikim etkinliğine katıldı. Projeye, Ormancılık ve Tabiat Turizmi alanında ihtisas üniversitesi olan Kastamonu Üniversitesi akademisyenlerinden Öğretim Görevlisi Berkan Güngör'ün yürütücülüğünde TÜBİTAK tarafından destek sağlanmış olup, proje ile lisans ve lisansüstü programlarda eğitim gören gençlerin interaktif uygulamalarla iklim değişikliği konusunu çeşitli boyutlarıyla ele alarak bilgi seviyelerini artırılması hedeflendi. Daday'da gerçekleştirilen "İklimin Geleceği: Geleceğin İklimi" adlı TÜBİTAK projesi çerçevesinde, iklim krizini disiplinler arası bir yaklaşımla ele alan benzersiz bir kitap yayımlandı. 14 bölümden oluşan kitap farklı disiplinlerden ve kurumlardan 17 yazarın katkılarıyla oluşturuldu. Kitabın iklim değişikliği alanında bilimsel çalışmalar yapmak isteyen araştırmacılar için bir referans kaynağı olması amaçlanıyor. Bu sayede bilimsel bilginin toplumla buluşması, yaygınlaştırılması ve mümkün olduğunca erişilebilir hale getirilmesi hedefleniyor. Kitabın editörlüğünü, Kastamonu Üniversitesi Ormancılık ve Tabiat Turizmi İhtisaslaşma Koordinatörlüğü'nden Proje Yürütücüsü Öğretim Görevlisi Berkan Güngör ile Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük üstlendi. Kitapta bölüm yazarlıklarını İstanbul Medipol Üniversitesi'nden Prof. Dr. Zekai Şen, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nden Prof. Dr. Tevfik Erdem ve Araştırma Görevlisi Hilal Saygılı Balcı, Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden Doç. Dr. Uzay Karahalil, Harran Üniversitesi'nden Doç. Dr. Mustafa Hakkı Aydoğdu, Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Yenigün, Dr. Öğretim Üyesi Abdülkadir Gümüşçü, Araştırma Görevlisi Fatmanur Aksöz ve Kastamonu Üniversitesinden Prof. Dr. Kasım Yenigün, Prof. Dr. Tolga Ulusoy, Doç. Dr. Erol Tekin, Öğretim Görevlisi Ahmet Tabanlıoğlu, Öğretim Görevlisi Berkan Güngör ve Öğretim Görevlisi Mehmet Fırat Olgun üstlendi. Ayrıca, Marmara Ormancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'nden Dr. Mehmet Özdemir de kitaba katkıda bulundu. (İHA)
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.