Karabük Postası tarafından
09 Temmuz, 2014 07:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

14 Temmuz’da Tenis Türkiye Şampiyonası Zonguldak’ta Yapılacak

ZONGULDAK Tenis Deniz İhtisas Kulübünün Başkanı Çetin Özçep, geleceğin tenisçilerini yetiştirdiklerini ve 50 minik tenisçinin eğitim aldığını söyledi. Tenis Deniz İhtisas Kulübünün Başkanı Çetin Özçep yaptığı açıklamada, “Zonguldak Tenis Deniz İhtisas Kulübünün 2013 Yılında açtığı ve yaz dönemi boyunca üç ay süren tenis okulunda birçok minik tenisçi yetişmiş, kentimizin çocukları bu güzel sporla tanışmıştı. Şehrimizin 63 yıllık bu güzide kulübü Bu yılda 31 Mayısta açılışını yaptığı tenis okulu ile aynı hizmeti vermeye devam ediyor. 50 Minik tenisçi eğitim alıyor. Zonguldak Tenis Deniz İhtisas Kulübünün tenis okuluna kayıtlarını yaptıran 50 minik tenisçinin eğitimleri Antrenörleri Bahattin Sayın, Faruk Sayın ve yardımcılıkları nı yapan kulübün takım oyuncuları Altuğ Çetintaş, Mustafa Kemal Atalı ile birlikte büyük bir şölen havası içinde devam ediyor. Çocukların aileleri de dersleri ilgi ve mutlulukla izliyorlar. Aileler Zonguldak Tenis Deniz İhtisas Kulübünün verdiği bu hizmetten çok memnun olduklarını, bu güzel ve köklü kulübün varlığının Zonguldak için büyük bir nimet olduğunu ve korunması gerektiğini ifade ediyorlar. Çocukları tenis eğitimi alan aileler Zonguldak Tenis Deniz İhtisas Kulübünün içinde kendilerini çok sıcak ve samimi bir ortamda bulduklarını, burada müthiş bir disiplin, saygı ve kültür havası bulunduğunu ve çocuklarının güvenli bir yerde böyle güzel bir eğitim almasından çok mutlu olduklarını söylüyorlar” dedi. ÖZÇEP: “KAMU HİZMETİ VERİYORUZ” Zonguldak Tenis Deniz İhtisas Kulübünün Başkanı Çetin Özçep, Zonguldak Tenis Deniz İhtisas Kulübünün 63 yıldır aynı disiplin ve kültür birikimi ile şehrimize hizmet ettiğini, hiç bir zaman sadece üyelere kapalı bir kulüp olmadıklarını, bu tenis okulu ile de görüldüğü üzere Zonguldak halkına bir nevi kamu hizmeti sunan bir misyon üstlendiklerini belirtti. 14 TEMMUZ'DA TÜRKİYE ŞAMPİYONASI ZONGULDAKTA YAPILACAK Ayrıca Başkan Özçep, 14 Temmuzda Türkiye Şampiyonası Zonguldak’ta yapılacağını belirterek, “1951 yılında şu anda bulunduğu tesislerde çok zor şartlarda kurulmuş olan Zonguldak Tenis Deniz İhtisas Kulübünün üyelerinin mütevazi katkıları, tenis severlerin yardımları ile yıllar boyunca çağa ayak uydurmaya çalıştığını ve bu günkü modern tesislere de tamamen kendi kısıtlı imkanları ile ulaştıklarını belirterek bu hizmetleri vermelerinde kendilerine destek olan herkesin bu eserde payı olduğunu, günümüzde de bu hizmetin sürdürülmesinde katkı sağlayan Zonguldak Valimize, Gençlik Hizmetleri Spor İl Müdürümüze ve Tenis Federasyonu Başkanımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Kulübümüz daha uzun yıllar boyunca şehrimize hizmet vermeye devam edecektir. Ayrıca kulübümüzde 14 Temmuz 2014 tarihinde 16 Yaş Türkiye Yaz Kupası Şampiyonası düzenlenecektir. Ülkenin birçok ilinden Yaklaşık 80 sporcunun aileleri, kulüp yetkilileri ve antrenörleri ile birlikte şehrimizde bir hafta süre ile konaklayacakları düşünülürse Zonguldak Tenis Deniz İhtisas Kulübünün sadece sportif açıdan değil ekonomik ve turistik açıdan da hizmet sunduğu görülebilir. Tüm tenis severleri bu güzel şölende kulübümüzde ağırlamaktan gurur duyarız” diye konuştu.
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.