Reklam
Reklam
yesil ulasimla buyuk tasarruf JEqEnH6D jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Temmuz, 2024 20:45 tarihinde yayınlandı
0

“Yeşil” ulaşımla büyük tasarruf

Türkiye’de ilk olan ve Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılan lityum pilli elektrikli otobüsler hizmete girdiği 22 ayda, 4 milyon 625 bin yolcu taşıdı. 22 milyonluk yakıt tasarrufu sağlayan elektrikli otobüsler, 2 bin 522 ton karbondioksit salınımını da engelledi. Yeşil ulaşımın kentler için önemini vurgulayan Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Yeşil ulaşımla hem çevremizi koruyor hem de büyük tasarruf sağlıyoruz” dedi.

Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde ASELSAN ve bir otomotiv firması iş birliğinde Türkiye’de ilk kez Samsun’da kullanılmaya başlanan lityum pilli elektrikli otobüsler, 22 ayda sağladığı avantajlarla dikkat çekti. İlk olarak TEKNOFEST KARADENİZ ile yolcu taşımaya başlayan elektrikli otobüsler, hizmete girdiği 22 ayda; 4 milyon 625 bin yolcu taşıdı. 22 milyonluk yakıt tasarrufu sağlayan 20 elektrikli otobüs, 2 bin 522 ton karbondioksit salınımını da engelledi.

“Yeşil ulaşımı çok önemsiyoruz”

Yeşil ulaşımın kentler için önemine vurgu yapan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Yeşil ulaşımı çok önemsiyoruz. ‘Yaşatan şehir, çevreci belediyecilik’ vizyonuyla hareket ediyor; çevreci yaklaşım ve sürdürülebilir projeleri hayata geçiriyoruz. Toplu ulaşımda kullandığımız elektrikli otobüslerimizi de kapsamda çok değerli buluyorum. Türkiye’de ilk olarak Samsun’umuza kazandırılan elektrikli otobüslerimiz ile 22 ayda yaklaşık 5 milyon yolcu taşıdık. 22 milyonluk yakıt tasarrufu sağlayan elektrikli otobüslerimiz ile aynı zamanda 2 bin 522 ton karbondioksit salınımını da engellemiş olduk. Yeşil ulaşımla hem çevremizi koruyor hem de büyük tasarruf sağlıyoruz. Gece seferleri yapan ulaşım hatlarımızda da özellikle elektrikli otobüslerimizi kullanmaya özen gösteriyoruz. Yarım saat gibi kısa bir sürede şarj olan otobüslerimiz, güzergahlarını tamamlayarak tekrar şarj dolum noktalarına geliyorlar. Çevreci bir yaklaşımı benimserken hemşehrilerimizin ulaşımdaki konforunu da önemsiyoruz. Samsun’umuz her köşesiyle bizim için çok kıymetli. Şehrimize hizmet ediyor olmak da bizim için en büyük gurur vesilesi” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fabrikalarin zehrini kustugu gerede cayi oluyor koyluler ayaklandi B3ZRfdNF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Mayıs, 2026 00:17 tarihinde yayınlandı
0 0

Fabrikaların zehrini kustuğu Gerede Çayı ölüyor: Köylüler ayaklandı

Bolu’nun Gerede ilçesindeki Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nden bırakılan atıklar nedeniyle yaklaşık 10 yıldır zehir akan Gerede Çayı’ndaki kirliliğe bölge halkı isyan etti. 288 kilometre boyunca 100’ü aşkın köyü etkileyen kirliliğin çözülmesini isteyen vatandaşlar, “Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor” dedi.

Gerede ilçesinde bulunan Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikaların evsel ve sanayi atıklarını arıtmadan Gerede Çayı’na deşarj etmesi, bölgede 10 yıldır süren bir çevre felaketine neden oluyor. Kimyasal atıklarını çaya boşaltan tesislere defalarca ceza kesilmesine rağmen kirliliğin ve kötü kokunun önüne geçilemedi. Bolu Çayı ile birleşerek Yenice Irmağı adıyla Karadeniz’e dökülen çay, Karabük’ün Eskipazar ilçesine kadar uzanan 288 kilometrelik hat boyunca 100’ü aşkın köyde kirlilik ve dayanılmaz kokuya yol açıyor. Yaşanan duruma dikkat çekmek ve yaşam alanlarına sahip çıkmak amacıyla toplanan bölge halkı fabrikalara tepki gösterdi.

“Çocukluğumuzda bu suyu içerdik, şimdi kurbağa bile yaşamıyor”

Çocukluğunda çayın temiz olduğunu ve bu suyu içtiklerini belirten Gerede ilçesi Örencik köyünden Nazif Aktaş (67), “Annem çamaşır yıkamaya gelirdi. Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor. Sabah ezanına kalkıyorum, kokudan duramıyorum. Köyde durma şansımız yok, bu koku bizi mahvediyor” ifadelerini kullandı.

“Çözüm bulunmazsa Ankara’ya yürüyüş yapacağız”

Geçmişte çayın etrafında piknik yapıldığını ve suyun tarımda kullanıldığını vurgulayan Meryem Dayı ise şunları söyledi: “Benim çocukluğumda bu çay berraktı. Babaannem bu çaydan su getirip tarhana çorbası pişirirdi. Çamaşırlarımızı burada yıkardık. Karabük’ten, çevre illerden herkes buraya pikniğe gelirdi, balık tutardı. Çocuklarımız burada yüzme öğrendi. Biz su motorlarıyla bahçelerimizi suluyorduk. Ama bu karma deri sanayileri çıkınca sağlığımızı tehdit etti. Kokudan, pislikten affedersin resmen zehir akıyor. Hayvancılık yapıyoruz, hayvanlarımız suyunu içemiyor, ölüp telef oluyorlar. Biz bu çayın temiz akmasını istiyoruz. Eğer sesimizi duymuyorlarsa biz Ankara’ya yürüyüş yapacağız. Para kazanmasınlar demiyoruz, kazansınlar ama pisliğini, zehrini, kimyasalını bize akıtmasınlar. Biz de insansak insanca yaşamak istiyoruz”.

Bizi sosyal medyadan takip edin