Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
29 Ağustos, 2020 12:11 tarihinde yayınlandı
0

Yenice’de İtfaiye Kampanyası devam ediyor

Yenice  Belediyesi tarafından bir süre önce açılan itfaiye kampanyası için Seyir Terası’nda bir toplantı düzenlendi. Toplantıya;  Siyasi Parti Temsilcileri, Sivil Toplum Örgütü Temsilcileri, Meslek Odası Yöneticileri, İş adamları ve Belediye Meclis Üyeleri katıldı.

Toplantıya; CHP’yi temsilen Enver Özgü, MHP’yi temsilen Ergün Karakırık, Eyüp Elieyioğlu ve Rahmi Mısırlı, SP’yi  temsilen İsmail Kirenli,  Hüseyin Acar, Murat Çenesiz ve Nurtaç  Çaylı, İYİ Parti’yi temsilen Seyfettin Tetik ve Fikri Güven, AK Parti’yi temsilen de Muhammet Demirci,  İl Genel Meclisi Üyesi Murat Karagül,

Şoförler Odası Başkanı Sedat Çakıl, Yortan Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanı Muzaffer Şık ve Yenice Esnaf Odası Başkan Yardımcısı Deniz Elieyioğlu, Üst Birlik Temsilcisi Salim Beşevli, Muhtarlar Derneği Başkanı Ertan Özgü, Yenice Platformu ve Gençlik Platformu katıldılar.

Toplantıya davetli olan belediye meclis üyelerinden Mehmet Aydınlı, Davut Yirmibeş, Fehmi Hatıl, Erdoğan Karadöngel, Fikret Cıbır katılım sağlarlarken, Erdal Yirmibeş, Neşe Mısırlı, Rifat Koca ve Şevket Demirci katılmadılar

Toplantıda konuşan Yenice  Belediye Başkanı Zeki Çaylı, Toplantıyı, Yenice’nin sorunlarını masaya yatırmak ve itfaiye kampanyasını anlatmak amacıyla düzenlediklerini belirtti,  Çaylı ayrıca, Doğalgaz konusunda da ,  yaptıkları temasları dile getirdi.

SP, CHP, AKP, İyi Parti temsilcileri de kampanyayı destekledikleri doğrultusunda görüş bildirdiler. Diğer konuşmacılar da kampanyanın desteklenmesi gerektiğini dile getirdiler.

Yenice Platformu adına konuşan Mustafa Akay, ” İtfaiye kampanyasını destekliyoruz. Birlik ve beraberliğin sağlanması, dayanışmanın ortaya konulabilmesi için bu toplantıyı olumlu buluyorum. Ayrıca, doğalgaz konusunda da siyasi partiler ve şehir yöneticilerini birlik-beraberlik içinde olmaya davet ediyorum “ dedi.

Akay, alınacak itfaiyenin Yenice’nin olacağını da dile getirdi ve toplumun tüm kesimleri tarafından desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Akay, doğalgaz konusunda da belediyenin bir an önce Enerji Piyasası Denetleme Kurulu’na başvurusunu yapmasını istedi.  Belediye Başkanı Zeki Çaylı da gerekli başvuruyu yaptıklarını,  Akmercan ve Kargaz’la görüşmelerde bulunduklarını, bu nüfusla doğalgazın gelmesinin zor olduğunu ileri sürdü. Daha sonra doğalgaz konusu karşılıklı tartışıldı.

Konuşmalar bittikten sonra itfaiye için bağış yapmak isteyenlerin isimleri alındı. Toplam 60 bin lira bağış toplandı. En fazla bağışı Ahmet Tellioğlu 15 bin lira ile yaptı. Böylece, kampanyada toplam 190 bin liraya ulaşıldı. Alınacak itfaiyenin özellikleri anlatıldı.

Daha sonraki süreçte köy ve mahalle muhtarları ile kooperatif başkanlarıyla ayrı birer toplantı yapılacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin
s 27
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası
31 Mayıs, 2026 12:35 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

MEMLEKET Mİ, MENFAAT Mİ?

Türkiye’de siyasetin kamu yararına hizmet etmekten ziyade, menfaat, sosyal statü ve rant aracı olarak görüldüğü yönünde güçlü bir toplumsal kanı var. Bu durumun temel sebepleri; yapısal eşitsizlikler, denetim mekanizmalarındaki eksiklikler ve siyasi kültürün bir parçası haline gelmiş olan clientelism (kayırmacılık/himaye) ilişkileridir.

Son yıllarda toplumda bir kanı daha oluştu. Aslında bu Atatürk sonrası dönemde de bilinen bir gerçekti. Türkiyede bazı siyasetçilerin emperyal güçlerin kontrolünde olduğu kanısı. Kukla benzetmesi buradan geliyor.
Bu günlerde İsmet paşanın o meşhur sözünü sıkça hatırlıyoruz. “Hiçbir ülke yoktur ki, kendi içinden bizim kadar hain yetiştirebilsin.”

Ülkemize özgü bu durumun detaylarını şöyle özetleyebiliriz;
– Siyasal güç, devlet kaynaklarının, ihalelerin ve kamu yatırımlarının belirli kişi veya gruplara aktarılmasında (rant mekanizması) merkezi bir rol oynar. Kamu kaynaklarının dağıtımında siyasi tercihlerin öne çıkması, siyaseti ekonomik bir zenginleşme aracı haline getirir.
– Siyaset; kamuda işe alım, bürokratik atamalar ve yerel yönetim hizmetleri gibi konularda bir “ayrıcalık ve menfaat sağlama” aracı olarak işleyebilir. Seçmen-siyasetçi ilişkisi, hizmet odaklılıktan ziyade karşılıklı çıkara dayalı bir yapıya dönüşebilmektedir.
– Siyasi makamlar, özellikle milletvekilliği veya üst düzey yöneticilik, toplumsal saygınlık, dokunulmazlık ve geniş bir çevresel ağa (network) sahip olma (sosyal statü) anlamına gelmektedir. Bu durum bireyleri siyasi kariyer yapmaya iten en büyük motivasyonlardan biridir.

Siyaset bilimciler ve ekonomistler, bu döngünün kırılabilmesi için bireysel ahlaktan ziyade hukukun üstünlüğü, şeffaflık, kurumların bağımsızlığı ve hesap verilebilirlik gibi yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor.

Siyasetçilerin asıl amacının memleket mi yoksa menfaat mi olduğu sorusu, toplumların ve siyaset bilimcilerin yüzyıllardır tartıştığı evrensel bir konudur. Bu soruya tek bir yanıt vermek yerine, konuya iki temel perspektiften bakmak gerekiyor.

1. İdealist Perspektif: Memleket Sevdası
Bu yaklaşıma göre siyaset, topluma hizmet etme, ülkeyi kalkındırma ve adalet sağlama aracıdır.

Kamu Yararı: Birçok siyasetçi, toplumsal sorunları çözmek ve gelecek nesillere daha iyi bir ülke bırakmak amacıyla yola çıkar.
Hizmet Motivasyonu: Bu gruptaki liderler için makam ve mevkiler, bireysel kazanç değil, memlekete hizmet etme fırsatıdır.
İlkeli Siyaset: “Önce ülkem ve milletim” anlayışını benimseyerek, zor zamanlarda kişisel veya partisel çıkarlarını arka plana itebilirler.

2. Realist ve Eleştirel Perspektif: Menfaat Odaklılık
Bu yaklaşıma göre ise siyaset, güç, nüfuz ve ekonomik kaynakların dağıtımı üzerinde kontrol sağlama mücadelesidir.

Güç ve Makam Tutkusu: konuya eleştirel bakanlar, siyasetçilerin öncelikli amacının kendi koltuklarını korumak ve güçlerini artırmak olduğunu savunur.
Kişisel ve Zümresel Çıkarlar: Siyasetin, bireysel menfaatlerin veya belirli destekçi grupların (lobiler, sermaye çevreleri) çıkarlarını korumak için bir araç olarak kullanıldığı yönünde yaygın bir toplumsal algı vardır.
Popülizm: Kısa vadeli seçim kazanımları için memleketin uzun vadeli çıkarlarının feda edilmesi, menfaat odaklı siyasetin bir göstergesi olarak kabul edilir.

Dengeleyici Unsurlar
Siyaset bilimciler, bir ülkedeki siyasetin “memleket” mi yoksa “menfaat” dengesinde mi ilerleyeceğini kurumsal denetim mekanizmalarının belirlediğini ifade eder.
Güçlü Kurumlar: Şeffaflık, hesap verebilirlik, hukukun üstünlüğü ve özgür medya gibi mekanizmalar geliştiğinde, siyasetçilerin şahsi menfaat devşirmesi zorlaşır.
Toplumsal Bilinç: Seçmenlerin siyasetçileri kişisel çıkarlara göre değil, somut memleket projelerine ve liyakate göre ödüllendirip cezalandırması sistemi hizmet odaklı olmaya zorlar.

Sonuç olarak, siyaset sahnesinde her iki motivasyona sahip aktörleri de görmek mümkündür. Bir siyasetçinin derdinin ne olduğunu anlamak için söylemlerinden ziyade aldığı kararlara, şeffaflığına ve topluma sağladığı somut faydalara bakılması gerekir.

Şimdi soruyorum, “Önce ülkem” diyen kaç siyasetçi ismi sayabilirsiniz?

İlyas Erbay