Reklam
Reklam
trabzonda veli okulda ogretmeni darp etti
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Nisan, 2025 20:07 tarihinde yayınlandı
0

Trabzon’da veli okulda öğretmeni darp etti

Trabzon’un Ortahisar ilçesinde bir ortaokulda öğretmen, teneffüs bitiminde tartıştığı öğrencisinin okula gelen velisi tarafından darp edildi. Polis grupları tarafından gözaltına alınan şahıs, çıkartıldığı hakimlikçe isimli denetim koşuluyla özgür bırakıldı.

Olay, geçtiğimiz günlerde Ortahisar ilçesindeki Yol İş Sendikası Ortaokulu’nda yaşandı. Argümana nazaran, nöbetçi olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Selami K., 7. sınıf öğrencisinden teneffüs bitiminde zil çaldığı için sınıfa girmesini istedi. Bu ihtara aldırış etmeyen öğrenci, argümana nazaran Selami K. ile tartıştı. Öğrencinin öğretmene saygısız davrandığı, öğretmenin ise öğrenciyi ittiği ileri sürülen tartışmanın akabinde okul çıkışı konuta giden öğrenci, yaşananları ailesine anlattı. Okul Müdürü Erdoğan Topal, öğrencinin annesi ve dayısıyla görüşüp uzlaşma sağladı. Akabinde uzlaşmayı kabul etmediği öğrenilen baba O.T., şikayet dilekçesiyle birlikte okula geldi. Okul müdürü tarafından öğretmen ile veli öğretmenler odasına alındı. Baba O.T., özür dileme talebini kabul etmeyen öğretmen Selami K. ile tartıştı. O.T.’nin yumruk atması sonucu yere yığılan öğretmenin taktığı gözlük kırılarak, cam kırıkları yüzünü kesti. Okul idaresinin 112 Acil Davet Merkezi’ne ihbarı üzerine olay yerine gelen polis grupları tarafından O.T. gözaltına alındı. Emniyetteki söz süreçlerinin akabinde mahkemeye sevk edilen O.T., Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca isimli denetim istemiyle Trabzon Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Hakimlikçe yapılan sorgusunun akabinde kuşkulu O. T. hakkında en yakın kolluk kuvvetine belirtilen müddetler içinde imza atmak suretiyle isimli denetim kararı verildi.

Şüpheli O.T.’nin çocuğu olan M.T.’nin (13) öğretmen Selami K. (33) tarafından darp edildiği argümanlarına ait ise soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.

Yaşanan tartışma sonrası Memur-Sen Vilayet Temsilcisi Mehmet Kara, Eğitim-Bir-Sen ismine yaptığı basın açıklaması ile öğretmen ve eğitim çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarını kınadı. Kara, “Görev başında mesleğini icra eden bir öğretmene kalkan bu eller, aslında her türlü fedakarlığı yapan insanın başvuracağı bir lisan değildir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fabrikalarin zehrini kustugu gerede cayi oluyor koyluler ayaklandi B3ZRfdNF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Mayıs, 2026 00:17 tarihinde yayınlandı
0 0

Fabrikaların zehrini kustuğu Gerede Çayı ölüyor: Köylüler ayaklandı

Bolu’nun Gerede ilçesindeki Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nden bırakılan atıklar nedeniyle yaklaşık 10 yıldır zehir akan Gerede Çayı’ndaki kirliliğe bölge halkı isyan etti. 288 kilometre boyunca 100’ü aşkın köyü etkileyen kirliliğin çözülmesini isteyen vatandaşlar, “Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor” dedi.

Gerede ilçesinde bulunan Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikaların evsel ve sanayi atıklarını arıtmadan Gerede Çayı’na deşarj etmesi, bölgede 10 yıldır süren bir çevre felaketine neden oluyor. Kimyasal atıklarını çaya boşaltan tesislere defalarca ceza kesilmesine rağmen kirliliğin ve kötü kokunun önüne geçilemedi. Bolu Çayı ile birleşerek Yenice Irmağı adıyla Karadeniz’e dökülen çay, Karabük’ün Eskipazar ilçesine kadar uzanan 288 kilometrelik hat boyunca 100’ü aşkın köyde kirlilik ve dayanılmaz kokuya yol açıyor. Yaşanan duruma dikkat çekmek ve yaşam alanlarına sahip çıkmak amacıyla toplanan bölge halkı fabrikalara tepki gösterdi.

“Çocukluğumuzda bu suyu içerdik, şimdi kurbağa bile yaşamıyor”

Çocukluğunda çayın temiz olduğunu ve bu suyu içtiklerini belirten Gerede ilçesi Örencik köyünden Nazif Aktaş (67), “Annem çamaşır yıkamaya gelirdi. Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor. Sabah ezanına kalkıyorum, kokudan duramıyorum. Köyde durma şansımız yok, bu koku bizi mahvediyor” ifadelerini kullandı.

“Çözüm bulunmazsa Ankara’ya yürüyüş yapacağız”

Geçmişte çayın etrafında piknik yapıldığını ve suyun tarımda kullanıldığını vurgulayan Meryem Dayı ise şunları söyledi: “Benim çocukluğumda bu çay berraktı. Babaannem bu çaydan su getirip tarhana çorbası pişirirdi. Çamaşırlarımızı burada yıkardık. Karabük’ten, çevre illerden herkes buraya pikniğe gelirdi, balık tutardı. Çocuklarımız burada yüzme öğrendi. Biz su motorlarıyla bahçelerimizi suluyorduk. Ama bu karma deri sanayileri çıkınca sağlığımızı tehdit etti. Kokudan, pislikten affedersin resmen zehir akıyor. Hayvancılık yapıyoruz, hayvanlarımız suyunu içemiyor, ölüp telef oluyorlar. Biz bu çayın temiz akmasını istiyoruz. Eğer sesimizi duymuyorlarsa biz Ankara’ya yürüyüş yapacağız. Para kazanmasınlar demiyoruz, kazansınlar ama pisliğini, zehrini, kimyasalını bize akıtmasınlar. Biz de insansak insanca yaşamak istiyoruz”.

Bizi sosyal medyadan takip edin