Reklam
Reklam
Sari ve Beyaz El Yazisi Hakkimda Egitim Sunumu 1
Okuyucudan Gelenler Avatarı
Okuyucudan Gelenler tarafından
09 Mayıs, 2025 14:58 tarihinde yayınlandı
0

Tezgâhın Ötesinde, Çeliğin Gerçek Ağırlığı

Bazı sayılar vardır ki, bir muhasebe kaleminden çok daha fazlasını anlatır. Ve bazı suskunluklar vardır ki, içlerinde haykıran hakikatin yankısı dolaşır.

. Ne hazindir ki, KARDEMİR gibi bu memleketin alın teriyle, çelik gibi iradesiyle yoğrulmuş bir değerin üstünde bugünlerde kimilerinin başka hesaplar yaptığı, karanlık gölgelerin kol gezdiği görülüyor.

Şirketin bilançolarına eğilen, kalem oynatıp rakam yuvarlayan, masa başında kıvrak zekâsını sanal bir itibar mücadelesine yatıranlar… Oysa gerçek, parantez içinde duran bir zarardan çok daha derindir. 3 milyar 31 milyon liralık zarar sanki bir eksikmiş gibi, üzerine 969 milyon da onlar ekleyip “4 milyar” deyiverenler… Siz hiç hesap yaparken vicdanı da dahil ettiniz mi?

Bir de çıkarıp eski defterleri, 10 dolara satılan kütüğü bugünle kıyaslayanlar var. Koca bir endüstri devriminin, yeşil çelik hedefinin, karbon nötr üretiminin, iklim yükümlülüklerinin, döngüsel ekonominin dönüştürdüğü bu sektörü hâlâ eski fiyatlar üzerinden değerlendirenler… Ne diyelim, zamana takılıp kalanlara çare yok.

Ama bir çare var; gerçeği söylemek. Prof. Dr. İsmail Demir’in kelimelerinde, sadece bir şirket yöneticisinin değil; bir yükün, bir vizyonun ve bir memleket meselesinin sorumluluğunu taşıyan bir yüreğin sesi var. “Bu şirket ne birilerinin arka bahçesi ne de yöneticileri birilerinin emir eridir,” diyor. Çünkü bu çelik gömleğin içine kimlerin girmeye çalıştığını, kimlerin “arka kapıdan” gelecek devşirmek istediğini artık herkes görüyor.

Demir’in söyledikleri çok açık ve samimi duygular üzerine kurulu. KARDEMİR’in çıkış yolu, rakam oyunlarıyla değil; yeşil dönüşümle, temiz enerjiyle, bilimle, teknolojiyle, katma değeri yüksek üretimle mümkün olacak. Dünya, üretimi yeniden tanımlarken, bu toprakların çeliği hâlâ eski mantıkla tartılamaz. O terazi artık başka kalibrede çalışıyor.

Karabük halkına verdiği mesaj da inceliklerle dolu. “Biz Türkiye’nin şirketiyiz ama Karabük’ün omuzlarında yükseliyoruz.” Ne zarif bir sadakat, ne açık bir bağlılık… Yardım politikalarında, istihdam kararlarında Karabük’ü önceleyen bir anlayış, yalnızca kurumsal bir tavır değil; aynı zamanda vefa ile şekillenmiş bir gönül dili.

Ve çalışanlara dair söyledikleri… “En büyük gücümüz onlar,” diyor. Bir yönetici düşünün ki, zararın konuşulduğu masada emeği unutmuyor. Onlara söz veriyor, toplu sözleşmede destek oluyor. Çünkü biliyor ki bu şirketi ancak emekle, inatla, sabırla ayağa kaldıracak olan yine o insanlar.

Bugün KARDEMİR üzerinden siyaset devşirmeye çalışanlar, kendi küçük hesaplarını memleketin büyük meselelerinin önüne koyanlar bilsin ki, bu çelik öyle kolay bükülmez. Bu irade, birkaç spekülatörün yaz-boz tahtası değildir.

Belki birileri için KARDEMİR sadece bir şirket, bir tablo, bir grafik… Ama bu topraklar için o, istihdamın adı, çelik bilekli insanların emeğinin ve alın terinin simgesi, yani Karabük’ün kalbidir.

Ve unutulmamalıdır: Bu kalp, yalanla değil, yalnızca zırhı çelikten yapılmış insanların hakikat arayışları ile atar.

Bizi sosyal medyadan takip edin
vali hacibektasoglundan kurban bayrami mesaji xEQ3zzMh
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Mayıs, 2026 08:00 tarihinde yayınlandı
0 0

Vali Hacıbektaşoğlu’ndan Kurban Bayramı mesajı

Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusu yaparak vatandaşların bayramını kutladı.

Vali Hacıbektaşoğlu mesajında, bayramların toplumsal birlik duygusunun en güçlü şekilde hissedildiği özel zamanlar olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi; “Kıymetli Zonguldaklı Hemşehrilerim; Kurban Bayramı’na ulaşmanın huzurunu ve sevincini hep birlikte yaşıyoruz.

Bayramlar; gündelik hayatın telaşı içinde çoğu zaman ertelediğimiz hatırlamaları yeniden mümkün kılan özel zamanlardır. Aile bağlarının güçlendiği, büyüklerin ziyaret edildiği, çocukların sevincine ortak olunduğu, ihtiyaç sahiplerinin gözetildiği bu günler; aynı zamanda toplumsal birlik duygusunun en güçlü şekilde hissedildiği anlardır.

Kurban Bayramı’nın taşıdığı anlam; paylaşmakla eksilmeyen, aksine çoğalan iyiliği hayatın merkezinde tutabilmektir. Bir sofrayı, bir selamı, bir duayı ve imkânı paylaşabilmenin değeri; bayramların bizlere bıraktığı en kıymetli miraslardan biridir.

Bayram sevincimizin hüzne dönüşmemesi için özellikle bayram süresince yola çıkacak vatandaşlarımızdan trafik kurallarına titizlikle uymalarını rica ediyorum. Emniyet kemeri kullanmak, hız sınırlarına riayet etmek ve yorgun şekilde direksiyon başına geçmemek; hem kendi hayatımız hem de sevdiklerimizin güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır. Unutmayalım ki bayramın en güzel tarafı, sevdiklerimizle sağlık ve huzur içinde bir araya gelebilmektir.

Bu mübarek günlerin; kırgınlıkların geride kaldığı, gönüllerin birbirine daha da yaklaştığı ve dayanışma duygularının güçlendiği günler olarak yaşanmasını diliyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle; başta aziz şehitlerimizin emanetleri, kahraman gazilerimiz ve aileleri olmak üzere siz değerli hemşehrilerimin, aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyor; bayramın insanlığa huzur, sağlık ve esenlik getirmesini temenni ediyorum. Kurban Bayramımız mübarek olsun.”

Bizi sosyal medyadan takip edin