Karabük’ün Ovacık ilçesinde çıkan orman yangınını söndürme çalışmaları havanın kararmasıyla karadan devam ediyor.
Ovacık ilçesine bağlı Abdullar Köyü Saitler Mahallesi kırsalında saat 16.30 sıralarında şimdi bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı.
Kayalık ve sarp bölgede başlayan ve kısa müddette yayılmaya başlayan alevleri fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Davet Merkezine bildirdi.
İhbar üzerine olay yerine Karabük ve Kastamonu’dan 2 helikopter, 6 arazöz, 1 yangın aracı, 2 itfaiye, 2 pikap, birer greyder ve eksvatör sevk edildi.
Helikopterler yangın anından itibaren havadan müdahalesini sürdürürken, havanın kararmasıyla çalışmalar karadan devam ediyor.
Karabük Valiliği, yangın ile ilgili yaptığı açıklamada, “Gelen ihbar üzerine gruplarımız derhal yangın yerine intikal etmiş ve söndürme çalışmalarına başlamıştır. Orman yangınına 2 helikopter, 6 arazöz, 1 yangın aracı, 2 itfaiye, 2 pikap, birer greyder ve eksvatör ile müdahale edilmektedir. An itibariyle rastgele bir can ve mal kaybı bulunmamaktadır. Yangın hala devam etmekte ve denetim altına alınmaya çalışılmaktadır” sözlerine yer verdi.


Orman yangınını söndürme çalışmaları karadan sürüyor
Fabrikaların zehrini kustuğu Gerede Çayı ölüyor: Köylüler ayaklandı
Bolu’nun Gerede ilçesindeki Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nden bırakılan atıklar nedeniyle yaklaşık 10 yıldır zehir akan Gerede Çayı’ndaki kirliliğe bölge halkı isyan etti. 288 kilometre boyunca 100’ü aşkın köyü etkileyen kirliliğin çözülmesini isteyen vatandaşlar, “Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor” dedi.
Gerede ilçesinde bulunan Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikaların evsel ve sanayi atıklarını arıtmadan Gerede Çayı’na deşarj etmesi, bölgede 10 yıldır süren bir çevre felaketine neden oluyor. Kimyasal atıklarını çaya boşaltan tesislere defalarca ceza kesilmesine rağmen kirliliğin ve kötü kokunun önüne geçilemedi. Bolu Çayı ile birleşerek Yenice Irmağı adıyla Karadeniz’e dökülen çay, Karabük’ün Eskipazar ilçesine kadar uzanan 288 kilometrelik hat boyunca 100’ü aşkın köyde kirlilik ve dayanılmaz kokuya yol açıyor. Yaşanan duruma dikkat çekmek ve yaşam alanlarına sahip çıkmak amacıyla toplanan bölge halkı fabrikalara tepki gösterdi.
“Çocukluğumuzda bu suyu içerdik, şimdi kurbağa bile yaşamıyor”
Çocukluğunda çayın temiz olduğunu ve bu suyu içtiklerini belirten Gerede ilçesi Örencik köyünden Nazif Aktaş (67), “Annem çamaşır yıkamaya gelirdi. Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor. Sabah ezanına kalkıyorum, kokudan duramıyorum. Köyde durma şansımız yok, bu koku bizi mahvediyor” ifadelerini kullandı.
“Çözüm bulunmazsa Ankara’ya yürüyüş yapacağız”
Geçmişte çayın etrafında piknik yapıldığını ve suyun tarımda kullanıldığını vurgulayan Meryem Dayı ise şunları söyledi: “Benim çocukluğumda bu çay berraktı. Babaannem bu çaydan su getirip tarhana çorbası pişirirdi. Çamaşırlarımızı burada yıkardık. Karabük’ten, çevre illerden herkes buraya pikniğe gelirdi, balık tutardı. Çocuklarımız burada yüzme öğrendi. Biz su motorlarıyla bahçelerimizi suluyorduk. Ama bu karma deri sanayileri çıkınca sağlığımızı tehdit etti. Kokudan, pislikten affedersin resmen zehir akıyor. Hayvancılık yapıyoruz, hayvanlarımız suyunu içemiyor, ölüp telef oluyorlar. Biz bu çayın temiz akmasını istiyoruz. Eğer sesimizi duymuyorlarsa biz Ankara’ya yürüyüş yapacağız. Para kazanmasınlar demiyoruz, kazansınlar ama pisliğini, zehrini, kimyasalını bize akıtmasınlar. Biz de insansak insanca yaşamak istiyoruz”.

