Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Kasım, 2024 20:52 tarihinde yayınlandı
0

Kastamonu’da taksi şoförünü öldüren sanıklara ceza yağdı

Kastamonu’da taksi şoförünü, ücret anlaşmazlığı yüzünden bıçaklayarak öldüren iki genç, 29’ar yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Olay, 31 Temmuz 2023 tarihinde Aktekke Mahallesi Yol Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, taksi sürücüsü Nurettin Tığlıgil ile aracına yolcu olarak binen A.A. (16) ve B.K. (17) arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında A.A. ve B.K., yanında bulundukları bıçakla taksi şoförü Tığlıgil’i defalarca bıçakladı. Ağır yaralanan Nurettin Tığlıgil, sağlık ekiplerince kaldırıldığı Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hayatını kaybetti. Olayın ardından Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan A.A. ve B.K., adli makamlarca tutuklandı.

Ücret anlaşmazlığı sebebiyle cinayeti işledikleri iddia edilen A.A. ve B.K. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “kasten öldürme” ve “silahlı yağma” suçlarından dava açıldı. Davanın görülen karar duruşmasında A.A. ve B.K., suçlamaları kabul etmeyerek tahliyelerini talep etti.

Mahkeme heyeti, suça sürüklenen çocuk B.K. ile A.A.’yı, “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. “15 yaşını ikmal etmiş, 18 yaşını ikmal etmemiş olması nedeniyle” mahkeme heyeti, sanık B.K.’nin cezasını 20 yıl 8 aya, sanık A.A.’nın cezasını da 19 yıl 8 aya düşürdü. Ayrıca mahkeme heyeti, “silahla birden fazla kişi tarafından birlikte yağma” suçundan da sanıklar A.A. ve B.K.’yi 9 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar B.K. ve A.A.’nın tutukluluk halinin devamına karar verirken, sanıklar hakkında da “haksız tahrik indirimi” ile “iyi hal indirimi” uygulamadı.

Öte yandan, cinayet zanlılarından B.K.’nin 2022 yılında da uzaklaştırıldığı okulda müdür yardımcısı Aziz B.’yi de bıçaklayarak yaraladığı öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fabrikalarin zehrini kustugu gerede cayi oluyor koyluler ayaklandi B3ZRfdNF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Mayıs, 2026 00:17 tarihinde yayınlandı
0 0

Fabrikaların zehrini kustuğu Gerede Çayı ölüyor: Köylüler ayaklandı

Bolu’nun Gerede ilçesindeki Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nden bırakılan atıklar nedeniyle yaklaşık 10 yıldır zehir akan Gerede Çayı’ndaki kirliliğe bölge halkı isyan etti. 288 kilometre boyunca 100’ü aşkın köyü etkileyen kirliliğin çözülmesini isteyen vatandaşlar, “Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor” dedi.

Gerede ilçesinde bulunan Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikaların evsel ve sanayi atıklarını arıtmadan Gerede Çayı’na deşarj etmesi, bölgede 10 yıldır süren bir çevre felaketine neden oluyor. Kimyasal atıklarını çaya boşaltan tesislere defalarca ceza kesilmesine rağmen kirliliğin ve kötü kokunun önüne geçilemedi. Bolu Çayı ile birleşerek Yenice Irmağı adıyla Karadeniz’e dökülen çay, Karabük’ün Eskipazar ilçesine kadar uzanan 288 kilometrelik hat boyunca 100’ü aşkın köyde kirlilik ve dayanılmaz kokuya yol açıyor. Yaşanan duruma dikkat çekmek ve yaşam alanlarına sahip çıkmak amacıyla toplanan bölge halkı fabrikalara tepki gösterdi.

“Çocukluğumuzda bu suyu içerdik, şimdi kurbağa bile yaşamıyor”

Çocukluğunda çayın temiz olduğunu ve bu suyu içtiklerini belirten Gerede ilçesi Örencik köyünden Nazif Aktaş (67), “Annem çamaşır yıkamaya gelirdi. Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor. Sabah ezanına kalkıyorum, kokudan duramıyorum. Köyde durma şansımız yok, bu koku bizi mahvediyor” ifadelerini kullandı.

“Çözüm bulunmazsa Ankara’ya yürüyüş yapacağız”

Geçmişte çayın etrafında piknik yapıldığını ve suyun tarımda kullanıldığını vurgulayan Meryem Dayı ise şunları söyledi: “Benim çocukluğumda bu çay berraktı. Babaannem bu çaydan su getirip tarhana çorbası pişirirdi. Çamaşırlarımızı burada yıkardık. Karabük’ten, çevre illerden herkes buraya pikniğe gelirdi, balık tutardı. Çocuklarımız burada yüzme öğrendi. Biz su motorlarıyla bahçelerimizi suluyorduk. Ama bu karma deri sanayileri çıkınca sağlığımızı tehdit etti. Kokudan, pislikten affedersin resmen zehir akıyor. Hayvancılık yapıyoruz, hayvanlarımız suyunu içemiyor, ölüp telef oluyorlar. Biz bu çayın temiz akmasını istiyoruz. Eğer sesimizi duymuyorlarsa biz Ankara’ya yürüyüş yapacağız. Para kazanmasınlar demiyoruz, kazansınlar ama pisliğini, zehrini, kimyasalını bize akıtmasınlar. Biz de insansak insanca yaşamak istiyoruz”.

Bizi sosyal medyadan takip edin