Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Mayıs, 2023 14:47 tarihinde yayınlandı
0

Esnaf Kredi Kefalet-2 Kooperatifi Seçimi 4 Haziran’da

Karabük Esnaf Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım, Umum Servis Odası Başkanı Hüseyin Kılıç,

Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Erol Işık, Sebzeciler, Balıkçılar, Kasaplar, Pazarcılar Esnaf Odası  Başkanı Cuma Kara, Elektrik ve Elektronikçiler Odası Başkanı Yasin Özçelik, Karabük Esnaf Odası Başkan Yardımcısı Ahmet Okan Kirman bir araya gelerek ortak basın açıklaması yaptılar.

4 Haziran Pazar günü saat 11.00’de Vali Kayalı Gençlik Merkezinde yapılacak olan kongreye tüm esnaflar davet edilirken, yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Esnaf Kredi Kefalet-2 Kooperatifi 2 Seçimleri Öncesi 2 Aday Birleşti. Bilindiği üzere Karabük 2 Nolu Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi seçimi 7 Şubat 2023 tarihinde haziruna imza atanların sayısı ile oy kullananların sayısının tutmaması sebebi ile iptal edilmiş idi. Deprem Felaketi gölgesinde gergin ve 3 adaylı bir seçim ile Karabük Esnafımıza yakışmayan bu seçim için her ne kadar aşağıda imzası bulunan biz Oda Başkanları olarak bir sorumluluğumuz olmasa da gerginlik tarafları olduğumuz için Esnaf ve Sanatkarlarımızdan ve Karabük Kamuoyundan özür dileriz. Kıymetli Esnaflarımızın hiçbir zaman böyle bir durumu hak etmediği konusunda hemfikiriz. Esnaflarımız her zaman her yerde sergilediği doğru duruş ve tutumu o günde sergilemiştir. Bizler Oda Başkanları ve Temsilcileri olarak seçim günü yapılan haksızlıklara ve adaletsizliklere karşı koyamayarak gerginlik tarafı olduk. Tüm bu davranışlar, yapılan usulsüzlükler seçimin iptali ile tescillenmiş oldu.

Tüm bunların gölgesinde Ülkemizin yeniden bir seçim arifesinde Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilleri seçim çalışmaları ile uğraşıldığı bu dönemde bir oldu bitti ile 4 Haziran’da Kooperatifimizin seçim kararı alınmıştır. Mesele bellidir. Ülke Cumhurbaşkanı Milletvekili seçimi ile uğraşırken, bu kargaşada seçimi sessiz sedasız yapmaktır. Kaldı ki seçime 4 gün kalmasına rağmen Başkan tarafından esnaflara yönelik bir çağrı, duyuru basın bildirisi yapılmamıştır.

Biz Esnaf ve Sanatkarımızı yeni bir kavganın, kargaşanın içine sürüklemek istemediğimiz için birleşerek aşağıda imzası bulunan Oda Başkanları olarak Kefalet Yönetimine talibiz.Allah’ın izni ile bizim yönetimimizde hiçbir Esnafımız kayıp yaşamayacak ve kredi talepleri anında şeffaf ve adil bir şekilde sonuçlanacak. Tüm üyeler ister bağlı Odalarından isterlerse Kooperatifimizden krediye müracaat edebilecekler. Kooperatifimizde tüm Odalarımızın Başkanları söz sahibi olacak. Barış, Kardeşlik ve Dostluk ortamı pekişecektir. Bu konuda ilk adım olarak tüm Yönetimimizi Oda Başkanlarımızdan oluşturup, her meslekte Esnafımıza hitap etmek için çalışacağız Tek gündemimiz Esnaflarımızın işlerini büyütmek odaklı çalışma olacak. Kooperatifimizle beraber tüm Odalarımız ve Esnaflarımız büyüyecek.

4 Haziran 2023 Pazar günü Yenişehir Vali Nafiz Kayalı Spor Salonunda saat 11:00’de yapılacak Kooperatifimiz Genel Kuruluna tüm Esnaflarımızı davet eder, hayırlı bereketli işler dileriz.” (Haber Merkezi)

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
s 27
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası
31 Mayıs, 2026 12:35 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

MEMLEKET Mİ, MENFAAT Mİ?

Türkiye’de siyasetin kamu yararına hizmet etmekten ziyade, menfaat, sosyal statü ve rant aracı olarak görüldüğü yönünde güçlü bir toplumsal kanı var. Bu durumun temel sebepleri; yapısal eşitsizlikler, denetim mekanizmalarındaki eksiklikler ve siyasi kültürün bir parçası haline gelmiş olan clientelism (kayırmacılık/himaye) ilişkileridir.

Son yıllarda toplumda bir kanı daha oluştu. Aslında bu Atatürk sonrası dönemde de bilinen bir gerçekti. Türkiyede bazı siyasetçilerin emperyal güçlerin kontrolünde olduğu kanısı. Kukla benzetmesi buradan geliyor.
Bu günlerde İsmet paşanın o meşhur sözünü sıkça hatırlıyoruz. “Hiçbir ülke yoktur ki, kendi içinden bizim kadar hain yetiştirebilsin.”

Ülkemize özgü bu durumun detaylarını şöyle özetleyebiliriz;
– Siyasal güç, devlet kaynaklarının, ihalelerin ve kamu yatırımlarının belirli kişi veya gruplara aktarılmasında (rant mekanizması) merkezi bir rol oynar. Kamu kaynaklarının dağıtımında siyasi tercihlerin öne çıkması, siyaseti ekonomik bir zenginleşme aracı haline getirir.
– Siyaset; kamuda işe alım, bürokratik atamalar ve yerel yönetim hizmetleri gibi konularda bir “ayrıcalık ve menfaat sağlama” aracı olarak işleyebilir. Seçmen-siyasetçi ilişkisi, hizmet odaklılıktan ziyade karşılıklı çıkara dayalı bir yapıya dönüşebilmektedir.
– Siyasi makamlar, özellikle milletvekilliği veya üst düzey yöneticilik, toplumsal saygınlık, dokunulmazlık ve geniş bir çevresel ağa (network) sahip olma (sosyal statü) anlamına gelmektedir. Bu durum bireyleri siyasi kariyer yapmaya iten en büyük motivasyonlardan biridir.

Siyaset bilimciler ve ekonomistler, bu döngünün kırılabilmesi için bireysel ahlaktan ziyade hukukun üstünlüğü, şeffaflık, kurumların bağımsızlığı ve hesap verilebilirlik gibi yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor.

Siyasetçilerin asıl amacının memleket mi yoksa menfaat mi olduğu sorusu, toplumların ve siyaset bilimcilerin yüzyıllardır tartıştığı evrensel bir konudur. Bu soruya tek bir yanıt vermek yerine, konuya iki temel perspektiften bakmak gerekiyor.

1. İdealist Perspektif: Memleket Sevdası
Bu yaklaşıma göre siyaset, topluma hizmet etme, ülkeyi kalkındırma ve adalet sağlama aracıdır.

Kamu Yararı: Birçok siyasetçi, toplumsal sorunları çözmek ve gelecek nesillere daha iyi bir ülke bırakmak amacıyla yola çıkar.
Hizmet Motivasyonu: Bu gruptaki liderler için makam ve mevkiler, bireysel kazanç değil, memlekete hizmet etme fırsatıdır.
İlkeli Siyaset: “Önce ülkem ve milletim” anlayışını benimseyerek, zor zamanlarda kişisel veya partisel çıkarlarını arka plana itebilirler.

2. Realist ve Eleştirel Perspektif: Menfaat Odaklılık
Bu yaklaşıma göre ise siyaset, güç, nüfuz ve ekonomik kaynakların dağıtımı üzerinde kontrol sağlama mücadelesidir.

Güç ve Makam Tutkusu: konuya eleştirel bakanlar, siyasetçilerin öncelikli amacının kendi koltuklarını korumak ve güçlerini artırmak olduğunu savunur.
Kişisel ve Zümresel Çıkarlar: Siyasetin, bireysel menfaatlerin veya belirli destekçi grupların (lobiler, sermaye çevreleri) çıkarlarını korumak için bir araç olarak kullanıldığı yönünde yaygın bir toplumsal algı vardır.
Popülizm: Kısa vadeli seçim kazanımları için memleketin uzun vadeli çıkarlarının feda edilmesi, menfaat odaklı siyasetin bir göstergesi olarak kabul edilir.

Dengeleyici Unsurlar
Siyaset bilimciler, bir ülkedeki siyasetin “memleket” mi yoksa “menfaat” dengesinde mi ilerleyeceğini kurumsal denetim mekanizmalarının belirlediğini ifade eder.
Güçlü Kurumlar: Şeffaflık, hesap verebilirlik, hukukun üstünlüğü ve özgür medya gibi mekanizmalar geliştiğinde, siyasetçilerin şahsi menfaat devşirmesi zorlaşır.
Toplumsal Bilinç: Seçmenlerin siyasetçileri kişisel çıkarlara göre değil, somut memleket projelerine ve liyakate göre ödüllendirip cezalandırması sistemi hizmet odaklı olmaya zorlar.

Sonuç olarak, siyaset sahnesinde her iki motivasyona sahip aktörleri de görmek mümkündür. Bir siyasetçinin derdinin ne olduğunu anlamak için söylemlerinden ziyade aldığı kararlara, şeffaflığına ve topluma sağladığı somut faydalara bakılması gerekir.

Şimdi soruyorum, “Önce ülkem” diyen kaç siyasetçi ismi sayabilirsiniz?

İlyas Erbay