Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
18 Eylül, 2021 11:41 tarihinde yayınlandı
0

Delege seçimlerini kazanan Yılmaz’dan ilk açıklama

“Emeğin Aslanlarına Selam Olsun”

Özçelik-İş Sendikası Karabük Şube delege seçimlerini kazanan Teşkilatlanma Sekreteri ve Şube Başkan adayı Kenan Yılmaz, sosyal medya hesabı üzerinden ilk açıklamasını yaparak “Emeğin aslanlarına selam olsun diyor, önümüzdeki dönem birliğin, kardeşliğin, sevginin ve çalışmanın dönemi olsun” dedi.

Yılmaz açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Uzun ve meşakkatli bir seçim sürecinin ardından Öz Çelik İş Sendikası Karabük Şube Delege seçimlerimizi tam bir demokrasi, kardeşlik ve birliktelik ruhu ile tamamladık.

Çelik İşçisi sarsılmaz ve şaşmaz iradesini bir defa daha göstererek, sağduyu içinde delege seçimlerine katılım sağladı.

Bu seçimlerin her anı ve sonucu, çelik işçisinin sendikasına ve meselelerine sahip çıktığının en büyük göstergesi olmuştur.

Delege seçimleri süreci artık hepimiz için geride kalmıştır. Şimdi yapılacak tek iş kucaklaşarak, tam bir birliktelik içinde gelecekte yapılacak güzel ve faydalı işlerin çalışmalarına başlamaktır.

Seçim sonucunda bize verilen büyük desteğin yüklediği sorumluluğun yine çok iyi farkındayız. Öz Çelik İş Sendikamızı daima ileriye götürmenin azmini bu büyük destekten alacağız.

Şunun da iyi bilinmesini istiyoruz; Kardemir, Karçel, Kardökmak, Mescier Demir Çelik ve Yolbulan Dış Ticaret’te bulunan emeğin aslanlarının her biri bizim yegane yol arkadaşımızdır. Onların hakları bizim haklarımızdır. Sevinci, bizim sevincimizdir. Hüznü, bizim hüznümüzdür. Daha iyi bir yaşam ve çocuklarımıza bırakacağımız daha iyi bir gelecek için tek vücut olarak yol alacağız.

Delege seçimlerine emek veren, güç katan, ilgilenen herkese teşekkür ediyoruz. Seçimleri yakından takip eden Karabük kamuoyu ile basınımıza da ayrıca teşekkür ediyoruz.

Seçim sürecinin tam başında gösterdikleri örnek demokratik tavır ile Öz Çelik İş Sendikası Üyelerinin hür iradesine gösterdikleri inanç ve saygıdan dolayı, başta Genel Başkanım Sayın Yunus Değirmenci’ye, Genel Başkan Yardımcılarım Sayın Bayram Altun’a, Sayın Recep Akyel’e, Sayın Ferhan Öner’e ve Genel Sekreterimiz Sayın Hicret Bozoklu’ya tüm çelik işçisi adına sonsuz teşekkürlerimizi ayrıca bir borç biliriz.

Emeğin aslanlarına selam olsun diyor, önümüzdeki dönem birliğin, kardeşliğin, sevginin ve çalışmanın dönemi olsun.

Katkı veren herkesten Allah razı olsun.

Allah yar ve yardımcımız olsun”

Bizi sosyal medyadan takip edin
fabrikalarin zehrini kustugu gerede cayi oluyor koyluler ayaklandi B3ZRfdNF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Mayıs, 2026 00:17 tarihinde yayınlandı
0 0

Fabrikaların zehrini kustuğu Gerede Çayı ölüyor: Köylüler ayaklandı

Bolu’nun Gerede ilçesindeki Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nden bırakılan atıklar nedeniyle yaklaşık 10 yıldır zehir akan Gerede Çayı’ndaki kirliliğe bölge halkı isyan etti. 288 kilometre boyunca 100’ü aşkın köyü etkileyen kirliliğin çözülmesini isteyen vatandaşlar, “Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor” dedi.

Gerede ilçesinde bulunan Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikaların evsel ve sanayi atıklarını arıtmadan Gerede Çayı’na deşarj etmesi, bölgede 10 yıldır süren bir çevre felaketine neden oluyor. Kimyasal atıklarını çaya boşaltan tesislere defalarca ceza kesilmesine rağmen kirliliğin ve kötü kokunun önüne geçilemedi. Bolu Çayı ile birleşerek Yenice Irmağı adıyla Karadeniz’e dökülen çay, Karabük’ün Eskipazar ilçesine kadar uzanan 288 kilometrelik hat boyunca 100’ü aşkın köyde kirlilik ve dayanılmaz kokuya yol açıyor. Yaşanan duruma dikkat çekmek ve yaşam alanlarına sahip çıkmak amacıyla toplanan bölge halkı fabrikalara tepki gösterdi.

“Çocukluğumuzda bu suyu içerdik, şimdi kurbağa bile yaşamıyor”

Çocukluğunda çayın temiz olduğunu ve bu suyu içtiklerini belirten Gerede ilçesi Örencik köyünden Nazif Aktaş (67), “Annem çamaşır yıkamaya gelirdi. Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor. Sabah ezanına kalkıyorum, kokudan duramıyorum. Köyde durma şansımız yok, bu koku bizi mahvediyor” ifadelerini kullandı.

“Çözüm bulunmazsa Ankara’ya yürüyüş yapacağız”

Geçmişte çayın etrafında piknik yapıldığını ve suyun tarımda kullanıldığını vurgulayan Meryem Dayı ise şunları söyledi: “Benim çocukluğumda bu çay berraktı. Babaannem bu çaydan su getirip tarhana çorbası pişirirdi. Çamaşırlarımızı burada yıkardık. Karabük’ten, çevre illerden herkes buraya pikniğe gelirdi, balık tutardı. Çocuklarımız burada yüzme öğrendi. Biz su motorlarıyla bahçelerimizi suluyorduk. Ama bu karma deri sanayileri çıkınca sağlığımızı tehdit etti. Kokudan, pislikten affedersin resmen zehir akıyor. Hayvancılık yapıyoruz, hayvanlarımız suyunu içemiyor, ölüp telef oluyorlar. Biz bu çayın temiz akmasını istiyoruz. Eğer sesimizi duymuyorlarsa biz Ankara’ya yürüyüş yapacağız. Para kazanmasınlar demiyoruz, kazansınlar ama pisliğini, zehrini, kimyasalını bize akıtmasınlar. Biz de insansak insanca yaşamak istiyoruz”.

Bizi sosyal medyadan takip edin