blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Haziran, 2024 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Binlerce yıllık antik su yolu, Zonguldak’ın tarihi mirasına ışık tutuyor

Zonguldak’ta Roma döneminde suyun Filyos’ta bulunan Tios Antik Kenti’ne taşınması için 25 kilometrelik hat inşa edildiği Çayır Su Mağarası, Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi çekiyor.
Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Çayır köyünde yer alan mağarası, doğal güzellikleriyle de dikkatleri üzerine çekiyor. M.Ö. 6’ncı yüzyılda kurulan ve M.S. 13’üncü yüzyıla kadar yerleşim alanı olarak kullanıldığı değerlendirilen Teion Antik Kenti’ne su sağladığı düşünülen mağara, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken önemli bir tarihi miras olarak ön plana çıkıyor.
Roma döneminde inşa edilen su yolu; Filyos beldesinde yer alan Tios-Tieion antik şehrinin su ihtiyacını karşılamak üzere Çayır Mağarası’ndan çıkan suyun taşınmasında rol aldı. Uzunluğu 25 kilometre olan hat boyunca suyu iletimi için yapılan kemer, sarnıç, kanal gibi yapılardan bazıları halen varlığını sürdürürken ziyaretçiler tarafından da ilgi görüyor.
Mağara ve çevresi turizme kazandırılmak amacıyla Zonguldak Jeoparkı tarafından düzenlendi. Mağara, bin 300 metre uzunluğunda ve botla gezilebilecek genişlikteki yer altı nehirlerini de barındırıyor. Altı çeşit yarasa türü bulunduğu bilinen mağaradaki sarkıtlar da yer alıyor.
Köy sakinlerinden Muammer Aytaş (40), Türkiye’nin dört bir yanından mağaraya ziyaretçilerin geldiğini ifade etti. Mağaraya ulaşım yollarında düzenlemeler yapılırken ışıklandırma da yapılması gerektiğini söyleyen Aytaş, "Burası Roma dönemine ait Çayır köyü mağarası. Buraya yaz günleri yabancı ve yerli turistler geliyor. Buranın daha güzel bakıma ihtiyacı var. Bakım yapılmasını istiyoruz. Mağara hiç boş kalmıyor sürekli ziyaretçi geliyor. Türkiye’nin dört bir yanından misafirler geliyor. Çok güzel mağaramız var. Daha çok yatırım yapılmasını istiyoruz. Ormanlık bir alanın içinde burası. Işıklandırma olsa daha güzel olur. Daha dikkat çeker" diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
28 Ocak, 2026 14:13 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Doğdu: “Sağlıkta Şiddete En Ağır Cezalar Verilmelidir”

Türk Sağlık-Sen Karabük Şube Başkanı Sağdık Doğdu, sağlıkta şiddetin giderek vahşete dönüştüğünü belirterek, faillerin en ağır şekilde cezalandırılması çağrısında bulundu.

Son dönemde şiddet vakalarının rutin hale geldiğine dikkat çeken Doğdu, bu durumun sorunun ne denli ciddi boyutlara ulaştığını açıkça gösterdiğini ifade etti. Safranbolu Devlet Hastanesi’nde son 10 gün içerisinde biri Acil Servis’te, diğeri polikliniklerde olmak üzere iki ayrı şiddet olayı yaşandığını aktaran Doğdu, sağlık çalışanlarının darp edilmeye çalışıldığını söyledi.

Yaşanan olaylardan etkilenen sağlık çalışanlarına geçmiş olsun dileklerini ileten Doğdu, saldırganların bir an önce en ağır cezalara çarptırılması gerektiğini vurguladı. Şiddet uygulayanlara gösterilen her türlü toleransın, sağlıkta şiddeti daha da artırdığını belirten Doğdu, “Vicdanını kaybetmiş, insanlıktan nasibini almamış kişilere karşı asla taviz verilmemelidir” dedi.

Türk Sağlık-Sen olarak sorumlu sendikacılık anlayışıyla hareket ettiklerini kaydeden Doğdu, sağlıkta şiddetin önlenmesi için çözüm önerilerini ısrarla dile getirmeye devam edeceklerini söyledi. Bu kapsamda sağlık kurum ve kuruluşlarının “sıfır toleranslı alan” ilan edilmesi önerilerinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Doğdu, sağlık kurumlarında işlenen suçların ertelenememesi ve para cezasına çevrilememesi, doğrudan hapis cezası ile cezalandırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca istisnasız tutuklu yargılama uygulanması ve şiddet uygulayanlara acil haller dışında kamu sağlık hizmetinin belirli bir süre ücretli verilmesi gibi önlemlerin de acilen devreye sokulması çağrısında bulundu.

Şiddetin önlenmesinin yolunun kararlı uygulamalardan geçtiğini dile getiren Doğdu, “Hiç kimseyi ayırt etmeden bu çirkinliği yapanlara hak ettikleri ceza verilmelidir. Aksi takdirde sağlıkta şiddetin önlenmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Kınamakla, unutmakla ya da yaşananları münferit olaylar gibi görmenin çözüm olmadığını vurgulayan Doğdu, sağlık çalışanlarının hastaları hayata tutundurmaya çalışırken kendi hayatları için endişe duymalarının kabul edilemez olduğunu söyledi. Sağlık çalışanlarının artık bu şiddet sarmalına tahammül edecek gücünün kalmadığını belirten Doğdu, kesin çözüm için en kısa sürede somut adımlar atılması ve en ağır cezaların uygulanması gerektiğini bir kez daha yineledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin