Karabük’te farklı şehirlerden gelen bilardocular depremzedelere yardım için günübirlik turnuvada bir araya geldi.
Derece almanın arka planda olduğu turnuvaya Karabük, Kastamonu, Bartın ve Zonguldak’tan 32 sporcu katıldı.
Turnuvaya katılım ücreti olan ödenen tutarlar ve toplanan çeşitli yardım malzemeleri deprem bölgesine gönderilecek.
Karabük İl Bilardo Temsilcisi Sadık Küçükzoroğlu’nun kendine ait bilardo ait salonunda düzenlenen turnuvayı Gençlik ve Spor İl Müdürü Coşkun Güven, sporcular ve sporseverler takip etti.
Etkinlikte toplanan bütün miktarın afetzedelere gönderileceğini belirten Sadık Küçükzoroğlu, “Günübirlik turnuvaya sabah 10.30 gibi başladık ve gece yarısına kadar süreceğini tahmin ediyoruz. Turnuvaya Zonguldak, Bartın, Kastamonu’dan ve ilçelerinden sporcular Karabük’te bu etkinlik için bir araya geldi. Bir katılım bedeli belirledik. Çok katılım oldu miktar da baya yükseldi. Toplanan bütün miktar afetzede kardeşlerimize, dostlarımıza gidecek” dedi.
Küçükzoroğlu turnuvaya katılmayan sporcuların da destek olduğunu vurgulayarak, “Katılımı günübirlik turnuva olduğu için 32’de tuttuk ama katılmadığı halde destek olan sporcularımız ile sayı 50’yi aştı. Böyle destekler olunca mutlu oluyoruz. Böyle yardım ettikçe kendimizi iyi hissediyoruz. Bir şekilde destek olup yaraları sarmaya çalışıyoruz. Bu gaye çerçevesinde turnuvalarımız dönem dönem 2-3 ayda bir devam edecek. Destek olan herkese çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Turnuvaya Kastamonu’dan gelerek katılan Sinan Civcioğlu ise böyle anlamlı etkinlik için gelmekten mutlu olduğunu belirterek, “Biz Karabük’e bu tarz bilardo etkinlikleri için geliyoruz ama bu etkinliğin maksadı farklı olduğu için Sadık Bey dediği anda sıcak baktık. Böyle bir düşünceden ötürü ona da teşekkür ediyorum. Biz Kastamonu bilardoseverler olarak buraya gelmekten, özellikle destek maksatlı gelmekten ötürü çok mutluyuz” ifadelerini kullandı. (İHA)


Bilardocular Depremzedeler İçin Maç Yaptı
Fabrikaların zehrini kustuğu Gerede Çayı ölüyor: Köylüler ayaklandı
Bolu’nun Gerede ilçesindeki Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nden bırakılan atıklar nedeniyle yaklaşık 10 yıldır zehir akan Gerede Çayı’ndaki kirliliğe bölge halkı isyan etti. 288 kilometre boyunca 100’ü aşkın köyü etkileyen kirliliğin çözülmesini isteyen vatandaşlar, “Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor” dedi.
Gerede ilçesinde bulunan Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikaların evsel ve sanayi atıklarını arıtmadan Gerede Çayı’na deşarj etmesi, bölgede 10 yıldır süren bir çevre felaketine neden oluyor. Kimyasal atıklarını çaya boşaltan tesislere defalarca ceza kesilmesine rağmen kirliliğin ve kötü kokunun önüne geçilemedi. Bolu Çayı ile birleşerek Yenice Irmağı adıyla Karadeniz’e dökülen çay, Karabük’ün Eskipazar ilçesine kadar uzanan 288 kilometrelik hat boyunca 100’ü aşkın köyde kirlilik ve dayanılmaz kokuya yol açıyor. Yaşanan duruma dikkat çekmek ve yaşam alanlarına sahip çıkmak amacıyla toplanan bölge halkı fabrikalara tepki gösterdi.
“Çocukluğumuzda bu suyu içerdik, şimdi kurbağa bile yaşamıyor”
Çocukluğunda çayın temiz olduğunu ve bu suyu içtiklerini belirten Gerede ilçesi Örencik köyünden Nazif Aktaş (67), “Annem çamaşır yıkamaya gelirdi. Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor. Sabah ezanına kalkıyorum, kokudan duramıyorum. Köyde durma şansımız yok, bu koku bizi mahvediyor” ifadelerini kullandı.
“Çözüm bulunmazsa Ankara’ya yürüyüş yapacağız”
Geçmişte çayın etrafında piknik yapıldığını ve suyun tarımda kullanıldığını vurgulayan Meryem Dayı ise şunları söyledi: “Benim çocukluğumda bu çay berraktı. Babaannem bu çaydan su getirip tarhana çorbası pişirirdi. Çamaşırlarımızı burada yıkardık. Karabük’ten, çevre illerden herkes buraya pikniğe gelirdi, balık tutardı. Çocuklarımız burada yüzme öğrendi. Biz su motorlarıyla bahçelerimizi suluyorduk. Ama bu karma deri sanayileri çıkınca sağlığımızı tehdit etti. Kokudan, pislikten affedersin resmen zehir akıyor. Hayvancılık yapıyoruz, hayvanlarımız suyunu içemiyor, ölüp telef oluyorlar. Biz bu çayın temiz akmasını istiyoruz. Eğer sesimizi duymuyorlarsa biz Ankara’ya yürüyüş yapacağız. Para kazanmasınlar demiyoruz, kazansınlar ama pisliğini, zehrini, kimyasalını bize akıtmasınlar. Biz de insansak insanca yaşamak istiyoruz”.


