Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse 5 yılda yapılan yatırım ve hizmetlerle alakalı bilgilendirmede bulundu.
Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, 2019-2024 yılları arasında tarihi kente kazandırılan yatırım ve hizmetleri değerlendirmek üzere toplantı düzenledi. Leyla Dizdar Kültür Merkezinde düzenlenen toplantıya Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, CHP İl Başkanı Vedat Yaşar, siyasi parti temsilcileri, dernek, oda, STK temsilcileri, muhtarlar, basın mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Programda konuşan Başkan Köse göreve geldiği günden bu yana tarihi ve kültürel mirası korumak ve tanıtmak, sosyal belediyecilik anlayışıyla sosyal, kültürel ve sportif faaliyetleri desteklemek, altyapı, ulaşım, temizlik, park ve bahçeler, çevre ve şehircilik alanlarındaki projeleri görsel sunum eşliğinde katılımcılara anlattı.
Safranbolu Belediyesinin yıllık gelirinin 650 milyon lira, borcunun 20 milyon liraya düşürülmesinde kredi kullanarak borçlanmak yerine şantiyelerde yapılan ahşaptan, metale, asfalttan seraya kadar gerçekleştirdikleri üretimler sayesinde ortaya çıktığını aktaran Köse, şeffaf bir belediyecilik sergilediklerini kaydetti.
Program yapılan ile sona erdi.


Başkan Köse 5 yıllık hizmetlerini anlattı
Fabrikaların zehrini kustuğu Gerede Çayı ölüyor: Köylüler ayaklandı
Bolu’nun Gerede ilçesindeki Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nden bırakılan atıklar nedeniyle yaklaşık 10 yıldır zehir akan Gerede Çayı’ndaki kirliliğe bölge halkı isyan etti. 288 kilometre boyunca 100’ü aşkın köyü etkileyen kirliliğin çözülmesini isteyen vatandaşlar, “Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor” dedi.
Gerede ilçesinde bulunan Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikaların evsel ve sanayi atıklarını arıtmadan Gerede Çayı’na deşarj etmesi, bölgede 10 yıldır süren bir çevre felaketine neden oluyor. Kimyasal atıklarını çaya boşaltan tesislere defalarca ceza kesilmesine rağmen kirliliğin ve kötü kokunun önüne geçilemedi. Bolu Çayı ile birleşerek Yenice Irmağı adıyla Karadeniz’e dökülen çay, Karabük’ün Eskipazar ilçesine kadar uzanan 288 kilometrelik hat boyunca 100’ü aşkın köyde kirlilik ve dayanılmaz kokuya yol açıyor. Yaşanan duruma dikkat çekmek ve yaşam alanlarına sahip çıkmak amacıyla toplanan bölge halkı fabrikalara tepki gösterdi.
“Çocukluğumuzda bu suyu içerdik, şimdi kurbağa bile yaşamıyor”
Çocukluğunda çayın temiz olduğunu ve bu suyu içtiklerini belirten Gerede ilçesi Örencik köyünden Nazif Aktaş (67), “Annem çamaşır yıkamaya gelirdi. Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor. Sabah ezanına kalkıyorum, kokudan duramıyorum. Köyde durma şansımız yok, bu koku bizi mahvediyor” ifadelerini kullandı.
“Çözüm bulunmazsa Ankara’ya yürüyüş yapacağız”
Geçmişte çayın etrafında piknik yapıldığını ve suyun tarımda kullanıldığını vurgulayan Meryem Dayı ise şunları söyledi: “Benim çocukluğumda bu çay berraktı. Babaannem bu çaydan su getirip tarhana çorbası pişirirdi. Çamaşırlarımızı burada yıkardık. Karabük’ten, çevre illerden herkes buraya pikniğe gelirdi, balık tutardı. Çocuklarımız burada yüzme öğrendi. Biz su motorlarıyla bahçelerimizi suluyorduk. Ama bu karma deri sanayileri çıkınca sağlığımızı tehdit etti. Kokudan, pislikten affedersin resmen zehir akıyor. Hayvancılık yapıyoruz, hayvanlarımız suyunu içemiyor, ölüp telef oluyorlar. Biz bu çayın temiz akmasını istiyoruz. Eğer sesimizi duymuyorlarsa biz Ankara’ya yürüyüş yapacağız. Para kazanmasınlar demiyoruz, kazansınlar ama pisliğini, zehrini, kimyasalını bize akıtmasınlar. Biz de insansak insanca yaşamak istiyoruz”.

