Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Ağustos, 2023 14:35 tarihinde yayınlandı
0

Acı bir ders daha mı gerek?

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından Türkiye’nin birçok şehrinde bina dayanıklılık testi taleplerinde rekorlar kırılmıştı. Felaketin üzerinden geçen altı ay, deprem gerçeğini unutturdu. Birlik Medya Karabük’te bina dayanıklılık testlerine talebin yok denecek kadar azaldığını ortaya çıkardı.

6 ayı geride kalan 6 Şubat depreminin etkili olduğu 10 ilde ‘Yerinde Dönüşüm’ sürerken Karabük’te vatandaşlar binalarının durumunu merak etmekten vaz geçti.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından Türkiye’nin birçok şehrinde bina dayanıklılık testi taleplerinde rekorlar kırılmıştı. “Evim depremde yıkılır mı?”, “Binam sağlam mı?” sorularına yanıt arayanlar, “Deprem Dayanıklılık Testi” yapan belediyeler, lisanslı mühendislik firmaları ve üniversitelerin kapısını çaldı. Fakat felaketin üzerinden geçen altı ay, deprem gerçeğini unutturdu. Birlik Medya Karabük’te bina dayanıklılık testlerine talebin yok denecek kadar azaldığını ortaya çıkardı.

NERDEYSE HİÇ BAŞVURU YOKmanset2

Birlik Medya’ya konuşan konuya yakın çevreler ilk aylardaki yoğunluğun tamamen azaldığını hatırlatarak, “Haziran’da birkaç başvuru var, Temmuz’da sadece bir başvuru oldu. Dairelerinin küçüleceği düşüncesiyle başvurularını iptal ettirenler bile oluyor” diye konuştu.

ÖNLEM ALMAK İÇİN NEYİ BEKLİYORUZ

“Acıları unuttuk. Acıyla kavrulanları unuttuk.” diyen ilgili çevreler “Enkaz altından kalmış kızının soğuk elini tutan babayı unuttuk. 3-5 yaşında enkazda vefat eden yavrusunun mezarına bayramlıkları asanları unuttuk. Yetimleri unuttuk. Öksüzleri unuttuk. Maddi manevi her şeyini kaybeden yüzbinleri unuttuk. Unuttuklarımızı en kısa zamanda afet olmadan hatırlamak ve önlem almak için neyi bekliyoruz??? On şehir ve 50 bin kişi yetmedi mi?” diye sitem ediyorlar.

5 VE 6 ÜSTÜ BİR DEPREM İHTİMALİ YÜKSEK

Öte yandan, Karabük ve çevresinde etkili olan, çok sayıda can ve mal kaybının yaşandığı 1944 depreminden bu yana 80 yıl geçtiğini hatırlatan Karabük Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet Öztürk, “Kuzey Anadolu Fay hattının İsmetpaşa-Gerede-Ilgaz arasındaki bölüm 80 yıldır enerji biriktirdiği için önümüzdeki 10 yıl içinde 5 ve 6 üstü şiddetinde bir depremin olma ihtimali çok yüksek” ifadelerini kullandı.

99 ÖNCESİ YAPILAN BİNALAR RİSKLİ

Jeoloji Mühendisleri Odası İl Temsilcisi  Öztürk, Karabük’te 1999 ‘dan sonra yapılan binaların depreme dayanıklı olmadığı, dolayısıyla büyük risk taşıdığına dikkat çekerek şunları söyledi; “99’dan sonra çıkan bir deprem yönetmeliği var. Karabük o tarihte 3. Derecede deprem bölgesindeydi. Şimdi 1. Derecede deprem bölgesinde yer alıyor. İlimizde 99’dan önce yapılan binaların hiç biri depreme dayanıklı değil. 3. Derecede deprem bölgesi şartlarına göre yapılan hesaplamalar bugün hiçbir geçerlilik taşımıyor”(Haber Merkezi)

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
fabrikalarin zehrini kustugu gerede cayi oluyor koyluler ayaklandi B3ZRfdNF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Mayıs, 2026 00:17 tarihinde yayınlandı
0 0

Fabrikaların zehrini kustuğu Gerede Çayı ölüyor: Köylüler ayaklandı

Bolu’nun Gerede ilçesindeki Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nden bırakılan atıklar nedeniyle yaklaşık 10 yıldır zehir akan Gerede Çayı’ndaki kirliliğe bölge halkı isyan etti. 288 kilometre boyunca 100’ü aşkın köyü etkileyen kirliliğin çözülmesini isteyen vatandaşlar, “Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor” dedi.

Gerede ilçesinde bulunan Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikaların evsel ve sanayi atıklarını arıtmadan Gerede Çayı’na deşarj etmesi, bölgede 10 yıldır süren bir çevre felaketine neden oluyor. Kimyasal atıklarını çaya boşaltan tesislere defalarca ceza kesilmesine rağmen kirliliğin ve kötü kokunun önüne geçilemedi. Bolu Çayı ile birleşerek Yenice Irmağı adıyla Karadeniz’e dökülen çay, Karabük’ün Eskipazar ilçesine kadar uzanan 288 kilometrelik hat boyunca 100’ü aşkın köyde kirlilik ve dayanılmaz kokuya yol açıyor. Yaşanan duruma dikkat çekmek ve yaşam alanlarına sahip çıkmak amacıyla toplanan bölge halkı fabrikalara tepki gösterdi.

“Çocukluğumuzda bu suyu içerdik, şimdi kurbağa bile yaşamıyor”

Çocukluğunda çayın temiz olduğunu ve bu suyu içtiklerini belirten Gerede ilçesi Örencik köyünden Nazif Aktaş (67), “Annem çamaşır yıkamaya gelirdi. Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor. Sabah ezanına kalkıyorum, kokudan duramıyorum. Köyde durma şansımız yok, bu koku bizi mahvediyor” ifadelerini kullandı.

“Çözüm bulunmazsa Ankara’ya yürüyüş yapacağız”

Geçmişte çayın etrafında piknik yapıldığını ve suyun tarımda kullanıldığını vurgulayan Meryem Dayı ise şunları söyledi: “Benim çocukluğumda bu çay berraktı. Babaannem bu çaydan su getirip tarhana çorbası pişirirdi. Çamaşırlarımızı burada yıkardık. Karabük’ten, çevre illerden herkes buraya pikniğe gelirdi, balık tutardı. Çocuklarımız burada yüzme öğrendi. Biz su motorlarıyla bahçelerimizi suluyorduk. Ama bu karma deri sanayileri çıkınca sağlığımızı tehdit etti. Kokudan, pislikten affedersin resmen zehir akıyor. Hayvancılık yapıyoruz, hayvanlarımız suyunu içemiyor, ölüp telef oluyorlar. Biz bu çayın temiz akmasını istiyoruz. Eğer sesimizi duymuyorlarsa biz Ankara’ya yürüyüş yapacağız. Para kazanmasınlar demiyoruz, kazansınlar ama pisliğini, zehrini, kimyasalını bize akıtmasınlar. Biz de insansak insanca yaşamak istiyoruz”.

Bizi sosyal medyadan takip edin