Karabük Postası tarafından
21 Ekim, 2014 14:49 tarihinde yayınlandı
A+ A-
Okuma Süresi: 2dk
Yorum Sayısı: 0

Safranbolu Devr-i Alem’e Konuk Oldu

Tarihi dokusu ve doğal güzellikleri ile televizyonlara, dergilere, belgesel filmlerine konu olan Safranbolu, Kültür Bakanlığı Belgesel ve Yayıncı Yetki Belgesi ile hazırlanan Devr-i Alem programına konu oldu. Araştırmacı – Gazeteci ve Belgesel Yönetmeni İsmail Kahraman’ın hazırladığı Devr-i Alem programına konuk olan Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, her yönü ile Safranbolu’yu anlattı. Hıdırlık Tepesi’nde gerçekleştirilen programda Kahraman’ın sorularını yanıtlayan Aksoy; “Safranbolu yaz aylarında bir delikanlının coşkusu kadar güzeldir. Şehrin içindeki gölgelikler, bahçelikler, evlerin içindeki ahşap doku bizleri serinletir. Sonbaharda hani o hüzün çağına geçmiş olgun insanlar gibi yürüdün mü arkasından tüm hayat akar gider işte Safranbolu böyledir. Kış ayında ise gelinliğini giymiş bir kız kadar güzeldir. Bahar ayında Safranbolu ayrıca bir coşkulanır. Adeta 13-14 yaşındaki bir çocuğun zevkine bürünür” dedi. Kahraman’ın, Safranbolu’nun kıymetini biliyor muyuz sorusuna ise Aksoy şöyle cevap verdi: “Kesinlikle Safranbolu’nun kıymetini biliyoruz. 1978 yılında burası sit alanı ilan edilmiş. O zamanlardan bu yana korunan şehre sahibiz. Bunun öncesinde de 1960 yılında mimari yapı adeta halk tarafından korunarak benimsenmiştir. Anadolu coğrafyasının her yerinde Safranbolu evlerine benzeyen evler inşa edilmiştir; ama şimdi bakıldığında bu evler yıkılmış ve yerine betonarme evler yapılmış; fakat Safranbolu o tarihten bu yana kendisini korumuş bir yapıya sahiptir. Devlette bunun farkına varmış ve sit alanı uygulaması gerçekleştirilmiş. Yalnız şunu söyleyebilirim, Safranbolu halkı bu şehrin farkında ve asıl korumacılığı kendi içinde benimsemiş bir durumda. Hemen hemen dünyada bu değeri biliyor. Bu konuda da birkaç rakam vermem gerekirse, 2009 yılında göreve başladığım için o tarihte 137 bin konaklama vardı. Şuanda 270 bin konaklama mevcut. Müthiş bir artış söz konusudur. Bizim amacımız bu sayıyı daha da yükseklere çıkartmaktır.” Bu yıl 15.’si düzenlenen Altın Safran Belgesel Film Festivali’ne de değinen Aksoy; “Altın Safran Belgesel Film Festivali ilk defa ortaya çıkarken kültürel mirası korumacılık sloganını üstlenmiştir. Halkımıza korumacılığı daha iyi nasıl anlatabiliriz, korumacılığı nasıl yaygınlaştırabiliriz ve halkımıza bunu nasıl aşılayabiliriz anlamında ortaya çıkmış. Bu yılda festivalimizin 15.’sini düzenledik. 2009 yılından itibaren de sosyal miras ve korumacılığın yanına alt dallar belirledik. Bu yıl Ustaya Saygıyı vurguladık. Birçok temalar ile bu kültürü korumaya ve yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Biz Belgesel Film Festivali ile Türkiye’deki oskarları vereceğiz. Altın Safran Belgesel Film Festivali’nde ödül alan bir film o sene Türkiye’de çekilmiş en iyi belgesel filmi olacak. Bunun yanında festivallerimizde yaptığımız etkinlikler ile gelen misafirlerimiz dolu dolu bir festival havasını yaşayacaklar” diye konuştu. Aksoy, “Son olarak Safranbolu ile ilgili şunları söylemek isterim. Safranbolu, Anadolu’nun bir özetidir. Anadolu insanı kendini tanımak adına bir kez de olsa Safranbolu’yu ziyaret etmelidir. Anadolu’yu, geçmişini tanımak isteyen insanlar öncelikle Safranbolu’yu ziyaret etsinler. Çünkü Anadolu kaybolan bazı değerler halen Safranbolu’da yaşatılıyor. Safranbolu anlatılmaz, yaşanır” dedi.  
blank
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Nisan, 2025 08:22 tarihinde yayınlandı
A+ A-
Okuma Süresi: 2dk
Yorum Sayısı: 0

Erol Can Çolak: “Kupayı Trabzon’a getirmek istiyoruz”

Trabzonspor U19 Takımı’nda forma giyen ve UEFA Gençlik Ligi çeyrek final maçında 1 penaltı kurtararak galibiyette kıymetli rol oynayan kaleci Erol Can Çolak, "Kupayı Trabzon’a getirmek istiyoruz" dedi.
UEFA Gençlik Ligi çeyrek finalinde İtalyan temsilcisi Inter’i 1-0 mağlup ederek yarı finale yükselen Trabzonspor U19 grubu, kupayı Trabzon’a getirmek istediklerini söylediler. Kadronun öne çıkan oyuncuları, tarihi zafer sonrası hislerini lisana getirdi.

Esat Yiğit Alkurt: "Kupayı Özkan Sümer için almak istiyoruz"
Trabzonspor U19 ekibi oyuncusu Esat Yiğit Alkurt, çaba sonrasında büyük bir memnunluk yaşadıklarını belirterek, "Maçın bitiş düdüğüyle tanım edilemez bir his yaşadım. İnanılmaz bir muvaffakiyet elde ettik. Bu galibiyeti Trabzon halkına ve taraftarlarımıza armağan ediyoruz. Taraftar rekoru da kırdık. Buna şaşırmadım zira rekoru kıracağımızı biliyorduk. Trabzonspor taraftarı bütün taraftarlara bedeldir. Büyük bir topluluğun kesimi olmaktan gurur duyuyorum. Üç İtalyan ekibini eledik, yakında bize savaş açabilirler, Trabzon dikkatli olmalı. 40 bin kişinin önünde oynamak büyük bir heyecandı. Özkan Sümer, Trabzonspor’un efsanesi. Biz bu kupayı onun için almak istiyoruz. O kupa Trabzon’a gelecek" sözlerini kullandı.

Ekrem Terzi: "Gol atacağım içime doğmuştu"
Karşılaşmanın galibiyet golünü atan Ekrem Terzi, maça girmeden evvel gol atacağına dair bir his taşıdığını belirterek, "Oyuna girmeden evvel nasıl gol atabileceğimi düşünüyordum. Rakip grup yanılgı yaptı, ben de topu sürerek vurdum ve gol oldu. Bu anı tanım edecek söz bulamıyorum. Golü taraftarlarımıza armağan ediyorum. Yardımcı hocamız Fatih Hoca bana ’Ekrem, gol atacaksın’ demişti. Benim de içime doğmuştu. Bu türlü bir taraftar önünde oynamak inanılmaz bir his. Artık İtalyanlar bizi âlâ tanıyor. Kupayı Trabzon’a getirmek istiyoruz" dedi.

Erol Can Çolak: "Kupayı Trabzon’a getirmek istiyoruz"
Trabzonspor U19 kadrosunun kalecisi Erol Can Çolak ise, hislerini şu sözlerle paylaşdı:
"Kalecilerimiz Onuralp ve Ahmet Doğan Yıldırım’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. İnşallah en kısa vakitte alanlara dönerler. Tribünleri dolduran taraftarlarımıza da teşekkür ediyorum. Önümüzde iki maç kaldı. İnşallah taraftarlarımızın da takviyesiyle kupayı Trabzon’a getirmek istiyoruz."

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.