Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Kasım, 2024 20:00 tarihinde yayınlandı
0

19 ilde 36 vatandaşı dolandıran ve 20 yıl hapis cezası bulunan suç makineleri Bayburt polisi tarafından yakalandı

Dolandırıcılık suçlarından toplamda 20 yıl 8 ay hapis cezası bulunan, 19 ilde 36 vatandaşı dolandırarak mağdur eden suç makinesi şahıs ve yardımcısı, Bayburt polisinin özverili çalışmaları sonucunda İstanbul ve İzmir’de yakayı ele verdi. 2 şahıstan biri tutuklanarak cezaevine gönderildi, biri de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Bayburt’ta dolandırılan bir vatandaşın şikayeti üzerine harekete geçen Bayburt polisi, dolandırıcıların peşine düştü. Sosyal medya üzerinden köpek almak isterken dolandırıldığını söyleyerek Bayburt Emniyet Müdürlüğüne müracaat eden mağdur vatandaşın ihbarını değerlendiren polis ekipleri, Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Asayiş Daire Başkanlığı ve Asayiş Şube Müdürlüğünce yapılan araştırmalarla, şüphelilerin sosyal medya üzerinden satılık köpek ilanı vererek aynı gün otobüs ile gönderme vaadinde bulundukları, mağdurlara kimlik fotoğrafı gibi belgeler göndererek güvenlerini kazandıktan sonra para göndermelerini sağladıkları, parayı aldıktan sonra vatandaşların telefonlarını engelleyerek dolandırıcılık olayını gerçekleştirdikleri bilgisine ulaştı.

Olayı gerçekleştirdiği tespit edilen İ.A. ve Ç.T. isimli şahıslar hakkında yapılan çalışmalar neticesinde şüpheli İ.A.’nın kesinleşmiş 20 yıl 8 ay hapis cezası ile arandığı, 6 yıldır polisten kaçtığı, Türkiye genelinde 19 ilde 36 vatandaşı dolandırdıkları, birçok vatandaşın da dolandırılmalarına rağmen müracaatta bulunmadığı öğrenildi. Yapılan takip neticesinde olayı gerçekleştiren İ.A ve paraların gönderileceği hesap IBAN’larını temin eden Ç.T. isimli şahıslar Bayburt İl Emniyet Müdürlüğü koordinesiyle İzmir ve İstanbul ilinde yakalandılar. Yakalandıkları şehirlerden Bayburt’a getirilen şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından mahkemeye sevk edildiler. Çıkarıldıkları mahkemede Ç.T. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, İ.A tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fabrikalarin zehrini kustugu gerede cayi oluyor koyluler ayaklandi B3ZRfdNF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Mayıs, 2026 00:17 tarihinde yayınlandı
0 0

Fabrikaların zehrini kustuğu Gerede Çayı ölüyor: Köylüler ayaklandı

Bolu’nun Gerede ilçesindeki Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nden bırakılan atıklar nedeniyle yaklaşık 10 yıldır zehir akan Gerede Çayı’ndaki kirliliğe bölge halkı isyan etti. 288 kilometre boyunca 100’ü aşkın köyü etkileyen kirliliğin çözülmesini isteyen vatandaşlar, “Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor” dedi.

Gerede ilçesinde bulunan Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikaların evsel ve sanayi atıklarını arıtmadan Gerede Çayı’na deşarj etmesi, bölgede 10 yıldır süren bir çevre felaketine neden oluyor. Kimyasal atıklarını çaya boşaltan tesislere defalarca ceza kesilmesine rağmen kirliliğin ve kötü kokunun önüne geçilemedi. Bolu Çayı ile birleşerek Yenice Irmağı adıyla Karadeniz’e dökülen çay, Karabük’ün Eskipazar ilçesine kadar uzanan 288 kilometrelik hat boyunca 100’ü aşkın köyde kirlilik ve dayanılmaz kokuya yol açıyor. Yaşanan duruma dikkat çekmek ve yaşam alanlarına sahip çıkmak amacıyla toplanan bölge halkı fabrikalara tepki gösterdi.

“Çocukluğumuzda bu suyu içerdik, şimdi kurbağa bile yaşamıyor”

Çocukluğunda çayın temiz olduğunu ve bu suyu içtiklerini belirten Gerede ilçesi Örencik köyünden Nazif Aktaş (67), “Annem çamaşır yıkamaya gelirdi. Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor. Sabah ezanına kalkıyorum, kokudan duramıyorum. Köyde durma şansımız yok, bu koku bizi mahvediyor” ifadelerini kullandı.

“Çözüm bulunmazsa Ankara’ya yürüyüş yapacağız”

Geçmişte çayın etrafında piknik yapıldığını ve suyun tarımda kullanıldığını vurgulayan Meryem Dayı ise şunları söyledi: “Benim çocukluğumda bu çay berraktı. Babaannem bu çaydan su getirip tarhana çorbası pişirirdi. Çamaşırlarımızı burada yıkardık. Karabük’ten, çevre illerden herkes buraya pikniğe gelirdi, balık tutardı. Çocuklarımız burada yüzme öğrendi. Biz su motorlarıyla bahçelerimizi suluyorduk. Ama bu karma deri sanayileri çıkınca sağlığımızı tehdit etti. Kokudan, pislikten affedersin resmen zehir akıyor. Hayvancılık yapıyoruz, hayvanlarımız suyunu içemiyor, ölüp telef oluyorlar. Biz bu çayın temiz akmasını istiyoruz. Eğer sesimizi duymuyorlarsa biz Ankara’ya yürüyüş yapacağız. Para kazanmasınlar demiyoruz, kazansınlar ama pisliğini, zehrini, kimyasalını bize akıtmasınlar. Biz de insansak insanca yaşamak istiyoruz”.

Bizi sosyal medyadan takip edin