<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:alsat="https://alsat.kkerem.com/ns" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Zaman &#8211; Karabük Postası</title>
	<atom:link href="https://karabukpostasi.com/etiket/zaman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<description>Karabük, Safranbolu, Yenice, Eskipazar ve ilçelerinden son dakika haberleri, yerel gündem, spor, ekonomi ve tüm gelişmeler Karabük Postası’nda.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 25 Jun 2026 09:15:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/10/67107f97768fa.webp</url>
	<title>Zaman &#8211; Karabük Postası</title>
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>40 kilometre hız, 850 metrelik parkur; Karadeniz’in en uzun dağ kızağı Trabzon’da hizmete giriyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/40-kilometre-hiz-850-metrelik-parkur-karadenizin-en-uzun-dag-kizagi-trabzonda-hizmete-giriyor/</link>
					<comments>https://karabukpostasi.com/40-kilometre-hiz-850-metrelik-parkur-karadenizin-en-uzun-dag-kizagi-trabzonda-hizmete-giriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 2026 09:15:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Dağ Kızağı]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[Yomra]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=286287</guid>

					<description><![CDATA[Trabzon’un Yomra ilçesinde yaklaşık 300 milyon liralık yatırımla inşa edilen Karadeniz Bölgesi’nin en uzun dağ kızağı projesinde sona gelindi. 850 metre uzunluğundaki parkurda ziyaretçiler, 40 kilometre hıza ulaşabilen araçlarla kontrollü adrenalin ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’un Yomra ilçesinde yaklaşık 300 milyon liralık yatırımla inşa edilen Karadeniz Bölgesi’nin en uzun dağ kızağı projesinde sona gelindi. 850 metre uzunluğundaki parkurda ziyaretçiler, 40 kilometre hıza ulaşabilen araçlarla kontrollü adrenalin deneyimi yaşayabilecek.<br />
<br />Trabzon’un Yomra ilçesinde yapımı süren Karadeniz Bölgesi’nin en uzun dağ kızağı projesinde sona gelindi. Yaklaşık 300 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje, adrenalin tutkunlarının yanı sıra ailelere ve turistlere de hitap edecek sosyal yaşam alanlarıyla dikkat çekiyor. Geçtiğimiz aylarda yapımına başlanan ve 25 dönümlük arazi üzerine kurulan projede, 850 metre uzunluğundaki dağ kızağı Karadeniz Bölgesi’nin en uzun parkuru olma özelliğini taşıyacak.<br />
<br />Doğayla uyumlu mimarisiyle tasarlanan tesiste ziyaretçiler, dağ eteklerinden kıvrımlı ve eğimli parkur boyunca iki kişilik araçlarla yolculuk yapabilecek. Yerden yükseltilmiş çelik raylar üzerinde hareket edecek dağ kızağında kullanıcılar, araçlarda bulunan fren sistemi sayesinde hızlarını kendileri belirleyebilecek. Sistem, hem güvenli sürüş hem de kontrollü adrenalin deneyimi sunacak. Dağ kızağı parkurunda araçlar saatte 40 kilometre hıza kadar ulaşabilecek. Proje kapsamında yalnızca dağ kızağı değil, ziyaretçilerin gün boyu vakit geçirebileceği çeşitli sosyal donatı alanları da oluşturuldu. Tesis içerisinde doğal peyzajla bütünleşen restoranlar, çocuk oyun alanları, açık hava eğlence bölümleri ve yöresel ürünlerin satışının yapılacağı butik dükkanlar yer alacak.<br />
<br />Proje ile ilgili bilgiler veren Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, dağ kızağının son düzenlemelerinin yapıldığını belirterek &#8220;İnşallah çok kısa bir süre içerisinde Trabzon’un ve Karadeniz’in turizmine kazandırılmış olacak. Burası sadece dağ kızağı olarak değil bir turizm destinasyon sahası olacak. Restoranları, kafeteryaları, çocuk oyun alanları, hediyelik satış noktaları ve yürüyüş yolları ile bir günün tamamının geçirebileceği bir turizm bölgesi oluyor. Hava şartları nedeniyle çeşitli gecikmeler oldu. Normalde Mayıs ayının sonu gibi planlamamız vardı ama ağır kış şartları nedeniyle 1 aylık sarkma oldu. Kısa süre içerisinde faaliyete geçmiş olacak&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Dağ kızağı son teknoloji ile yapıldı&#8221;<br />
<br />Dağ kızağının 850 metre uzunluğu olduğunu vurgulayan Başkan Bıyık, &#8220;Bu uzunlukla Karadeniz’in en uzun dağ kızağına ulaşmış oluyoruz. Gerçekten hem manzarasıyla hem modernizasyonu ile hem güvenliği ile hem de en son teknoloji ile yapılmış dağ kızağı vatandaşımızın karşısına çıkmış olacak. Karadeniz Bölgesi’ne, Trabzon’a gelen turistleri eğer biz zenginleştirmezsek burada zaman geçirebilecekleri farklı alanlara yönlendiremezsek sürekli gelip dağ, bayır, orman ve dere gezdikten sonra belli bir zaman sonra bir anlamı kalmamış olacak. O yüzden buraya gelin insanların işte Yomra‘da dağ kızağına gelip bir tam gün geçirebilirse işte başka bir ilçemizde başka bir yatırıma gidip bir tam gün geçirebilirse bir gün Uzungöl‘e giderse bir gün Maçka‘ye giderse bir gün Beşikdüzü‘nde teleferiğe giderse buraya bir haftalığına gelen turiste bir haftalık tur düzenlenebilir. O zaman işte gerçekten turist bir Trabzon’a gittiğimiz zaman zaman geçirebilecek olduğumuz bir alanlar var denilebilir&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;40 kilometre hıza kadar ulaşabiliyor&#8221;<br />
<br />&#8220;Dağ kızağında frenleme sistemi kullanıcının kendisine ait doğal olarak istediği hızda gidiyor&#8221; diyen Başkan Bıyık, &#8220;Serbest bırakıldığı zaman 40 kilometre hıza kadar ulaşabiliyor. Genç arkadaşlarımız o virajları 30-40 kilometre hızla dönme adrenalini yaşıyorlar biz adrenaline çok uygun değiliz. Ama herkesin kendi bünyesine göre tarzına göre değişkenlik gösteriyor. Denemelerde çalışmalarında dağ kızağını deneyimlemiştim. Aşağıya inince zaman ne çabuk geçti dedim. Bir insanın sabahtan akşama kadar bunda kaymayı arzu edeceğini düşünüyorum. Burası özel bir yatırımcı ile yapıldı. Yomra Belediyesi buna çok sahip çıkıyoruz. Arazi Yomra Belediyesi’nin arazisi. 25 dönüm bir arazi üzerine bu tesis kuruldu. Bu arazimizi bu tesis bu amaçla yapılsın diye vatandaşa kiraladık. Dağ kızağı yapılmak şartıyla kiraladık. Burada Yomra Belediyesi’nin bir kuruş parası yok. Yaklaşık 300 milyon bandında bir yatırım yapıldı&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Normalde 55 kilometre hıza ulaşabiliyor ama biz güvenlik sebebiyle 40 kilometre hız ile sınırlandırıyoruz&#8221;<br />
<br />Dağ kızağı projesinin yatırımcısı Ömer Faruk Çiçek ise, Karadeniz Bölgesi’nin en uzun dağ kızağını yaptıklarını dile getirerek, &#8220;850 metrelik mesafesi var. Normalde 55 kilometre hıza ulaşabiliyor ama biz güvenlik sebebiyle 40 kilometre hız ile sınırlandırıyoruz. Bunun yanında 180 metrelik bir zipline var. 500 metrekarelik kapalı çocuk alanımız var. 700 metrekarelik bir restoran kısmımız var. İnsanın zaman geçirebileceği bir proje planladık. Yakın zamanda faaliyetlerimiz başlayacak. Dağ kızağı çok güvenli bir şekilde inşa edildi. Vatandaşların elinde frenleme sistemi olduğu için eğer 40 kilometre hız yüksek geliyorsa kendini yavaşlatma imkanına sahip. İlerleyen zamanlarda araçların birbirine yaklaşmasına önlemek amacıyla sensör sistemi de devreye girecek&#8221; ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://karabukpostasi.com/40-kilometre-hiz-850-metrelik-parkur-karadenizin-en-uzun-dag-kizagi-trabzonda-hizmete-giriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Düğün sezonu öncesi kuyumcularda hareketlilik</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/dugun-sezonu-oncesi-kuyumcularda-hareketlilik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 09:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[düğün]]></category>
		<category><![CDATA[Fiyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=283204</guid>

					<description><![CDATA[Yaklaşan düğün sezonu öncesinde Trabzon’da kuyumcularda hareketlilik yaşanıyor. Kuyumcular bu yıl ki tarihi zirvelerinden aşağıda seyreden altın fiyatlarının yatırımcılar ve düğün yapacak olan vatandaşlar için fırsat oluşturduğunu ifade ediyor. Düğün ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşan düğün sezonu öncesinde Trabzon’da kuyumcularda hareketlilik yaşanıyor.<br />
<br />Kuyumcular bu yıl ki tarihi zirvelerinden aşağıda seyreden altın fiyatlarının yatırımcılar ve düğün yapacak olan vatandaşlar için fırsat oluşturduğunu ifade ediyor. Düğün yapmayı planlayan vatandaşlara fiyatlar yükselmeden alışveriş yapmaları tavsiyesinde bulunan kuyumcular, yaz sezonunun hareketli geçeceğini düşünüyor.<br />
<br />Kuyumculardan Erol Sayın, yaptığı açıklamada &#8220;Eskiden yaz geldiği zaman, düğün olduğu zaman altın fiyatı artar derlerdi. Altını fiyatlayan ülke Amerika. Dolayısıyla dünyada şu an Amerika-İran savaşı var, Körfez’de hareketlilik var, para sıkışıklığı var. Körfez ülkeleri ekonomiyi toparlayabilmek için rezervlerindeki altınları satmaya başladılar. Bir ürün bollaşınca fiyatı düşer. Dolayısıyla savaş ortamı olduğu için Orta Doğu’daki ülkeler, bu savaş ekonomisinde ayakta durabilmek adına rezerv altınlarını bozdular. Bozunca da altın düşmeye başladı. Ne zaman ki Orta Doğu’ya bir huzur gelir, Amerika ile İran arasında bir barış şekillenir, o zaman altın tekrar savaş öncesinde olduğu gibi yükselişe geçer. Altın için ’Gördüğü yeri unutmaz’ derler. Daha önce 8 bin 200’leri gördü. 8 bin 200’den sonra altın yorumcularının söylediği 12 bin hedefi doğrudur. Ama bu ne zaman olur bilinmez. Ancak yılsonuna kadar bu barış bir şekilde şekillenecek. Çünkü ülkelerin bu şekilde ekonomiyi yönetmesi mümkün değil. Savaş ekonomisi de bir yere kadar. Dolayısıyla bu fiyatlar tüketici için alım fırsatıdır. Nakitleri varsa bu fiyatlardan alabilirler. Daha sonraki dönemlerde zaten yatırımda kârlı olduklarını zaman onlara gösterecektir. Yatırım yapmaları ve 24 ayar almaları mantıklıdır. Daha sonra düğün yapacakları zaman kuyumcuya getirdiklerinde zaten zarar etmeden gramına gram değişeceklerdir. Dolayısıyla şu fiyatlar sevindiricidir&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Altında yaşanan düşüşün düğüncüleri sevindirdiğini belirten kuyumculardan Levent Çelikoğlu ise &#8220;Şu andaki hareketlilik altın fiyatlarındaki düşüşten dolayı. Yaz mevsiminin girişi biraz daha hareket bekliyoruz. Şu anda düğün yapacakları bekliyoruz çünkü fiyatlar yükselmeden gelmelerini tavsiye ediyoruz. Bu sezonun hareketli gececiğini düşünüyorum ama bakalım ne yaşayacağız&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>26 milyar liralık dev proje ile 40 dakikalık yol 8 dakikaya düşecek</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/26-milyar-liralik-dev-proje-ile-40-dakikalik-yol-8-dakikaya-dusecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2026 09:37:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Şehri]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zonguldak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=281652</guid>

					<description><![CDATA[Zonguldak’ta yıllardır beklenen ve ulaşım ağını kökten değiştirmesi öngörülen çevre yolu projesi için 26,4 milyar liralık dev sözleşme imzalanarak yapım süreci başlatıldı. Projenin hayata geçmesinin ardından 40 dakikalık yolun 8 dakikaya düşmesi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak’ta yıllardır beklenen ve ulaşım ağını kökten değiştirmesi öngörülen çevre yolu projesi için 26,4 milyar liralık dev sözleşme imzalanarak yapım süreci başlatıldı. Projenin hayata geçmesinin ardından 40 dakikalık yolun 8 dakikaya düşmesi bekleniyor.<br />
<br />KGM Program ve İzleme Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen ve yaklaşık maliyeti 31 milyar 483 milyon 303 bin 123 TL olarak hesaplanan ihale sürecinde önemli bir aşama geride kaldı. İhalede geçerli teklif sunan dört firma yarıştı. Yapılan değerlendirmelerin ardından &#8220;Zonguldak Çevre Yolu km: 36+300-49+362,26 Arası Yapımı&#8221; işini kapsayan projenin yapımı için Demce Yapı-ASL İnşaat iş ortaklığı ile 26 milyar 409 milyon 872 bin liralık sözleşmeye imza atıldı.</p>
<p>Trafik süresi 40 dakikadan 8 dakikaya düşecek<br />
<br />Sözleşmenin imzalanması ve yer tesliminin yapılmasının ardından güzergah üzerinde incelemelerde bulunan AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, projenin sadece bir yol çalışması olmadığını, şehrin çehresini değiştirecek bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirtti. Kavşak noktalarını ve tünel güzergahlarını yerinde inceleyen Çağlayan, şu açıklamalarda bulundu:<br />
<br />&#8220;Zonguldak çevre yolu olarak adlandırdığımız Zonguldak için de çok önemli bir yere sahip olan Zonguldak’ın geleceği adına şehrimizin, şehircilik ve trafik anlamında gelişmesi, güzelleşmesi anlamında da çok farklı katma değer sağlayacak olan çevre yolumuzun ihalesi yapılmıştı. 2 gün öncesinde sözleşmesi yapılarak firma artık yeri teslim aldı. Projesinin başlangıç ve bitiş noktasına aynı zamanda mahalle ve mevkilerimize ayrılacak farklı seviyedeki kavşaklarımızın nerelerde başlayacağını, nerelerde biteceğini vatandaşımıza anlatmak için yerleri gezdik. Bunları anlatmak, paylaşmak, vatandaşlarımızdan gelen sorulara cevap verebilmek adına bugün bu çalışmaları gerçekleştirdik. 26,4 milyar TL gibi aslında dev bir bütçe ile biz bu hizmeti Zonguldaklı hemşerilerimize yetiştireceğiz. Kavuşturacağız. İnşallah açılışını yapmak da bizlere nasip olur. Çünkü çok önemli bir proje. Sadece ve sadece bir karayolu veya tünel çalışması değil. Karayolunun tünellerimizin çıktığı farklı seviye kavşakların olduğu yerleri de değişip, dönüştürebilecek bir potansiyele sahip. Normal şartlarda tünelin girdiği ikinci makas mevkiinden Ilıksu mevkiine trafiğin olmadığı zamanlarda 20-25 dakika gibi zaman içerisinde gelebilirken trafikle birlikte 35-40 dakikalara varan bu zaman dilimi şimdi tünellerimiz bittikten sonra 7-8 dakikaya düşecek. Hem çevre kirliliği hem emisyon ve yakıt tasarrufu da sağlayacak. Proje bizler için çok önemliydi. Çalıştık. Kovaladık. Koşturduk. Emek verdik. Gayret sarf ettik. İnşallah bitişiyle birlikte de başarılı olmuş olacağız. Bu projede emeği olan kıymetli milletvekillerimize çok teşekkür ediyorum. Değerli valimize, aynı zamanda Karayolları Genel Müdürümüze, Bölge Müdürümüze, Sayın Bakanımıza, talimatı veren işi sadece ve sadece millete hizmet olan çok kıymetli muhterem Cumhurbaşkanımıza da şükranlarımı sunuyorum. Zonguldaklı hemşerilerimize de hayırlı olmasını yüce Rabbimden niyaz ediyorum.&#8221;</p>
<p>&#8220;Şehri yeniden planlamamız lazım&#8221;<br />
<br />Projenin Filyos ile bütünleşerek bölgeyi ulusal ve uluslararası ticarette önemli bir merkeze dönüştüreceğine dikkat çeken Çağlayan, kentin tüm paydaşlarına ortak hareket etme çağrısında bulunarak sözlerini şöyle tamamladı:<br />
<br />&#8220;Çevre yolunun ilk etabı Zonguldak merkezden Filyos merkez idi. Orası tamamlanıyor. 2027 yılının ilk çeyreğinde ve ikinci çeyreğinde kısım kısım tamamlanacak. Bunu da bütünleştirecek olan bir çevre yolu. Aynı zamanda ticaret yolu. Ticaret hacmini de ciddi şekilde artıracak. Biliyorsunuz Filyos’ta bir liman inşa edilmişti. Onunla birlikte doğalgaz keşfi bulundu. Şu anda 10 milyon metreküp günlük üretim yapılıyor. Önümüzdeki yıl günlük 20 milyon metreküp bir sonraki 2028 yılda da 40 milyon metreküpe çıkacak. Bununla birlikte limanımızda ulusal ve uluslararası ticarete de açılacak. Bu oraya da ciddi bir biçimde katkı sağlayacak. Şehrimize de çok ciddi bir şekilde katkı sağlayacak. Şimdi bizim bütün sivil toplum kuruluşlarımızla, siyasi temsilcilerimizle, üniversitemiz ile birlikte bu yollar yapılırken şehri yeniden planlamamız lazım. A’sına, B’sine, ötesine berisine bakmadan hep birlikte el ele vererek şehrimizi geleceğe taşımak şehrimizi daha da büyütmek için bu projeleri daha da büyüyüp geliştirebilmek adına fikir üretmemiz lazım. Çalışma yapmamız lazım.&#8221;<br />
<br />Öte yandan, Karaelmas, Çaydamar, Kozlu, Ökuşne ve Ilıksu kavşaklarını birbirine bağlayacak proje alanları dronla da havadan görüntülendi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Karabüklü lise öğrencilerinden Türkçe pop müziğe dilbilimsel analiz</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/karabuklu-lise-ogrencilerinden-turkce-pop-muzige-dilbilimsel-analiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 21:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[şarkı]]></category>
		<category><![CDATA[Şarkı Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=279830</guid>

					<description><![CDATA[Karabük’te lise öğrencileri tarafından hazırlanan ve son 50 yıldaki Türkçe pop şarkılarının zaman kipleri açısından incelendiği araştırma, İstanbul’da düzenlenecek 8. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’nde sözlü bildiri olarak sunulacak. Karabük ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabük’te lise öğrencileri tarafından hazırlanan ve son 50 yıldaki Türkçe pop şarkılarının zaman kipleri açısından incelendiği araştırma, İstanbul’da düzenlenecek 8. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’nde sözlü bildiri olarak sunulacak.<br />
<br />Karabük Alparslan Gazi Anadolu Lisesi’nde Öğretmen Nur Kabave Kutlu danışmanlığında yürütülen çalışmada öğrenciler, 1975’lerden günümüze kadar farklı dönemlerde öne çıkan Türkçe pop şarkılarının sözlerini analiz etti.<br />
<br />Araştırmada, şarkı sözlerinde kullanılan geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman kiplerinin eserlerin kalıcılığı üzerindeki etkisi incelendi.<br />
<br />Python tabanlı veri analiziyle gerçekleştirilen çalışmada toplam 12 bin 397 fiil değerlendirildi.<br />
<br />9. sınıf öğrencisi Esmanur Ergin, daha önce şarkı sözleri üzerine sosyolojik araştırmalar yapıldığını ancak konunun dilbilimsel yönünün yeterince incelenmediğini düşündüklerini belirterek, &#8220;Müzik toplumu yansıtıyor ama aynı zamanda etkiliyor. Biz bunu bilimsel verilerle ortaya koymak istedik&#8221; dedi.<br />
<br />Projede yazılım kısmında görev alan Emir Demirer ise yüzlerce şarkı sözünü Python kodlarıyla analiz ettiğini ifade ederek, &#8220;Normal şartlarda elle yapılması yıllar sürebilecek bir çalışmayı, yazdığım kodlar sayesinde çok daha kısa sürede tamamladım. Şarkı sözlerinde kullanılan zaman kiplerini tek tek ortaya çıkardım&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Demirer, araştırmanın kendisine hem yazılım hem de proje geliştirme açısından önemli katkılar sağladığını söyledi.<br />
<br />Araştırma kapsamında şarkı sözlerini derleyen Defne Dursun da eski şarkıların hala dinlenmeye devam ettiğini, yeni şarkıların ise kısa sürede gündemden düştüğünü fark ettiğini dile getirdi.<br />
<br />Dursun, &#8220;Bu farkın şarkı sözlerinin içinde saklı olabileceğini düşündüm. Yaptığımız analizler sonucunda değişimin özellikle kullanılan zaman kiplerinden kaynaklandığını fark ettik&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Dijitalleşme, hızlı tüketim kültürü ve sosyal medyanın anlık vurgusu şarkı sözlerine de yansıdı&#8221;<br />
<br />Çalışmanın danışman öğretmeni Nur Kabave Kutlu ise dilin toplumsal değişimin en hassas göstergelerinden biri olduğunu kaydederek, &#8220;Bu değişimi en beklenmedik yer olan şarkı sözlerinde aradık. Eski şarkılar neden hâlâ dinleniyor, yeniler neden bu kadar çabuk tüketiliyor sorusundan yola çıktık. Elde ettiğimiz veriler, şimdiki zaman kipi kullanımının son 50 yılda iki kattan fazla arttığını gösterdi&#8221; ifadelerine yer verdi.<br />
<br />Türkçe pop müziğinin evrensel anlatımdan anlık anlatıma doğru belirgin bir geçiş yaşadığını ifade eden Kutlu, dijitalleşme, hızlı tüketim kültürü ve sosyal medyanın anlık vurgusunun şarkı sözlerine de yansıdığını söyledi.<br />
<br />Kutlu, &#8220;Türk toplumunun kolektivist yapıdan bireyselleşen bir yapıya dönüşümünü dilbilimsel olarak ortaya koyduk. Biz artık sadece şarkı sözlerini dinleyen değil, onların dilini çözen bir nesil yetiştiriyoruz&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Araştırmada Türkçe pop müziğinin son 50 yıllık süreç içerisinde iki ayrı dönem halinde incelendiğini kaydeden Kutlu, ilk dönemde daha çok geniş zaman kullanımının öne çıktığını, son yılları kapsayan ikinci dönemde ise şimdiki zaman kullanımının belirgin şekilde arttığını ifade etti.<br />
<br />Çalışma sırasında en büyük zorluğun eski şarkı sözlerini derlemek olduğunun altını çizen Kutlu, &#8220;1975’ten 2000 arasındaki en çok dinlenen ve güçlü sözlere sahip şarkıları doğru kaynaklardan elde etmekte zorlandık&#8221; dedi.<br />
<br />Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’nde kabul alan çalışma, öğrenciler tarafından İstanbul Aydın Üniversitesi’nde sözlü bildiri olarak sunulacak.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Lise öğrencileri 50 yıllık şarkı sözlerini kodla analiz etti: &#8220;Türkçe müzik toplumu ana kilitliyor&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/lise-ogrencileri-50-yillik-sarki-sozlerini-kodla-analiz-etti-turkce-muzik-toplumu-ana-kilitliyor-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=275206</guid>

					<description><![CDATA[Mühendis kökenli öğretmen ve 9. sınıf öğrencilerinden oluşan ekip, Türkçe pop müziği üzerine yürüttükleri araştırmada 50 yıllık şarkı sözlerinde kullanılan fiil zamanlarını Python programlama diliyle analiz etti. 12 bin 397 fiilin incelendiği çalışma ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mühendis kökenli öğretmen ve 9. sınıf öğrencilerinden oluşan ekip, Türkçe pop müziği üzerine yürüttükleri araştırmada 50 yıllık şarkı sözlerinde kullanılan fiil zamanlarını Python programlama diliyle analiz etti. 12 bin 397 fiilin incelendiği çalışma, Türkçe pop müziğinde şimdiki zaman kullanımının son 50 yılda iki kattan fazla arttığını ortaya koydu. Araştırma, VIII. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’nde sözlü sunum olarak paylaşılacak.<br />
<br />Karabük Alparslan Gazi Anadolu Lisesi’nden Öğretmen Nur Kabave Kutlu öncülüğünde yürütülen araştırmada, 1975-2025 yılları arasında Türkçe pop müziğinden seçilen 200 şarkının sözleri incelendi. Python tabanlı veri analiziyle gerçekleştirilen çalışmada toplam 12 bin 397 fiil değerlendirildi.<br />
<br />Araştırma sonuçlarına göre, 1975-2000 döneminde yüzde 4,49 olan şimdiki zaman kullanımı, 2000-2025 döneminde yüzde 9,64’e yükseldi. Aynı dönemde geniş zaman kullanımı ise yüzde 37,94’ten yüzde 32,04’e geriledi. Araştırmacılar, bu değişimin toplumun dil üzerinden &#8220;anı yaşayan&#8221;, hızlı ve geçici olana yönlendirildiğine işaret ettiğini değerlendirdi.<br />
<br />Çalışmaya ilişkin açıklamada bulunan Öğretmen Nur Kabave Kutlu, şarkı sözlerindeki dönüşümün yalnızca içerikle sınırlı olmadığını belirterek, &#8220;Şarkı sözlerindeki kaba içerikler çoğu zaman dikkat çekiyor. Biz ise kimsenin bakmadığı bir noktaya, fiil zamanlarına odaklandık. Çünkü toplumdaki değişimin izleri çoğu zaman dilin içinde saklıdır&#8221; dedi.<br />
<br />Araştırmanın disiplinlerarası yönüyle de dikkat çektiğini ifade eden Kutlu, mühendislik ve sosyal bilim yöntemlerinin bir araya getirildiğini söyledi. Projede Python kodlamasını öğrenci Emir Demirer yürütürken, araştırmacılar Esma Nur Ergin ve Defne Dursun da verilerin edebi ve toplumsal yorumlanmasına katkı sundu.<br />
<br />Kutlu, &#8220;Şarkı sözlerinde sadece kelimeler değil, zaman algısı da değişiyor. Öğrencilerimizle bunu verilerle ortaya koymaya çalıştık&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Dünyanın ilk ve tek çocuk araştırmaları kongresi olarak gösterilen VIII. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’nde 8 Mayıs 2026’da sunulacak araştırma, bilimsel özgünlüğüyle de dikkat çekti. Kongre hakem değerlendirmesinde çalışma için, &#8220;Geleneksel dilbilim çalışmalarını modern veri analizi yöntemleriyle birleştiren, özgünlüğü ve bilimsel derinliği yüksek bir bildiri&#8221; ifadeleri kullanıldı.<br />
<br />Liseli öğrencilerin kodlama ve veri analiziyle ortaya koyduğu çalışma, müzik, dil ve toplum ilişkisine farklı bir bakış sunmasıyla önem taşıyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Ersanlı: &#8220;Denetimli serbestlik yeniden umut inşa etme sürecidir&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/prof-dr-ersanli-denetimli-serbestlik-yeniden-umut-insa-etme-surecidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 21:37:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Denetimli Serbestlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[Süreci]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=272193</guid>

					<description><![CDATA[Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ercümend Ersanlı, "Denetimli serbestlik; yalnızca bir kontrol mekanizması değil, aynı zamanda bir rehabilitasyon, yeniden toplumsallaştırma ve yeniden umut inşa etme ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ercümend Ersanlı, &#8220;Denetimli serbestlik; yalnızca bir kontrol mekanizması değil, aynı zamanda bir rehabilitasyon, yeniden toplumsallaştırma ve yeniden umut inşa etme sürecidir&#8221; dedi.<br />
<br />Sosyal Hizmet Bölümü tarafından gerçekleştirilen &#8220;Denetimli Serbestlikte Sosyal Hizmet Uygulamaları&#8221; konulu konferansta, denetimli serbestlik sürecinde sosyal hizmetin rolü, bireylerin topluma kazandırılması ve psiko-sosyal destek mekanizmaları ele alındı. Etkinlik, öğrenciler ve akademisyenlerin katılımıyla interaktif bir ortamda gerçekleşti. Konferansın açılış konuşmasını yapan Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ercümend Ersanlı, denetimli serbestlik uygulamalarının yalnızca hukuki bir süreç olarak değil, aynı zamanda bireyin sosyal işlevselliğini yeniden kazanmasını hedefleyen çok boyutlu bir müdahale alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>&#8220;Yeniden umut inşa etme süreci&#8221;<br />
<br />Ercümend Ersanlı yaptığı konuşmada, &#8220;Sosyal hizmet, insan onurunu merkeze alan, bireyin ve toplumun iyilik halini güçlendirmeyi amaçlayan bir meslektir. Ancak bu meslek, bazı alanlarda çok daha karmaşık, çok daha çok boyutlu ve çok daha dikkatli bir yaklaşım gerektirir. İşte denetimli serbestlik uygulamaları da tam olarak bu alanlardan biridir. Denetimli serbestlik; yalnızca bir kontrol mekanizması değil, aynı zamanda bir rehabilitasyon, yeniden toplumsallaştırma ve yeniden umut inşa etme sürecidir. Bu süreçte sosyal hizmet uzmanı, sadece bir meslek elemanı değil; aynı zamanda bir rehber, bir destekleyici, bir değişim kolaylaştırıcısıdır. Burada yürütülen çalışmaların merkezinde şu temel soru yer alır: &#8220;Bir birey, yeniden topluma nasıl kazandırılır?&#8221; Bu sorunun yanıtı, yalnızca hukuki düzenlemelerde değil; insanı anlama becerisinde, empati kurabilmede ve bilimsel yöntemleri sahaya doğru şekilde yansıtabilmede saklıdır&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Konferansın açılış konuşmalarının devamında Samsun Denetimli Serbestlik Müdürü Mehmet Ofluoğlu ise denetimli serbestlik sisteminin kamuoyunda zaman zaman yanlış anlaşıldığını belirterek, bu uygulamanın bir cezasızlık sistemi olmadığını, aksine bireye sorumluluk yükleyen ve denetim altında gelişimini destekleyen bir infaz modeli olduğunu vurguladı. Ofluoğlu, yükümlülerin kamu yararına işlerde çalışarak topluma katkı sunduğunu ve bu süreçte hem bireysel sorumluluk bilincinin geliştiğini hem de toplumsal faydanın artırıldığını ifade etti.<br />
<br />Konferansta, Samsun Denetimli Serbestlik Müdürlüğü uzman sosyal çalışmacısı Gökhan Özdemir &#8220;Denetimli Serbestlikte Sosyal Hizmet Uygulamaları&#8221; konulu bir sunum gerçekleştirdi. Özdemir sunumunda, denetimli serbestlik sürecinin yalnızca denetim değil, bireyin risk ve ihtiyaçlarının belirlenerek uygun müdahalelerin planlandığı bir sosyal hizmet süreci olduğunu vurguladı. Saha deneyimlerinden örnekler paylaşan Özdemir, bireysel görüşmeler, müdahale teknikleri ve vaka örneklerini rol-play uygulamalarıyla katılımcılara aktardı.<br />
<br />Konferans, katılımcıların sorularının yanıtlandığı tartışma bölümü ve Özdemir’e teşekkür belgesinin takdimi ile sona erdi. Etkinlik hem mesleki farkındalığın artırılması hem de öğrencilerin uygulama alanlarına dair bilgi edinmeleri açısından önemli katkılar sağladı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Uzunkum Yaşam Alanı Projesinde saha çalışması başlattı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/uzunkum-yasam-alani-projesinde-saha-calismasi-baslatti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 13:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=269641</guid>

					<description><![CDATA[Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, 1 Mart’ta ihalesi gerçekleştirilen Uzunkum Yaşam Alanı Projesi’nin uygulanacağı Beşirli sahilinde incelemelerde bulunarak tesviye (yüzey düzenleme) ve altyapı çalışmalarını başlattı. Başkan Genç ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, 1 Mart’ta ihalesi gerçekleştirilen Uzunkum Yaşam Alanı Projesi’nin uygulanacağı Beşirli sahilinde incelemelerde bulunarak tesviye (yüzey düzenleme) ve altyapı çalışmalarını başlattı.<br />
<br />Başkan Genç, tesviye çalışmalarının 3-4 ay içinde tamamlanacağını ve Uzunkum Yaşam Alanı’nı 2027 yaz ayında hizmete almayı hedeflediklerini söyledi.<br />
<br />Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, vizyon projeleri arasında yer alan ve 1 Mart’ta ihalesi yapılan Uzunkum Yaşam Alanı Projesi’nin hayata geçirileceği Beşirli sahilindeki dolgu alanında incelemelerde bulunarak tesviye (yüzey düzenleme) çalışmalarının startını verdi. Yapılacak çalışmalar hakkında yüklenici firma ve belediye yetkililerinden bilgi alan Başkan Genç, şunları söyledi: &#8220;Uzunkum Yaşam Alanı projemizde saha çalışmalarımızı bugün itibarıyla başlatıyoruz. Burada uzunca bir süreçle birlikte projemizi kesinleştirdik. Toplu Konut İdaremizle iş birliği halinde bu projemizi hayata geçirmek için ihalemizi yaptık. Büyükşehir Belediyesi olarak biz alanın öncelikle hem dolgu, hem tahkimat hem de zemin kotlama kısmını üstlendik. Bugün itibarıyla tesviye çalışmalarını yüklenici firmamızla birlikte başlattık. Hayırlı olsun inşallah diyoruz.&#8221;<br />
<br />Uzunkum Yaşam Alanı Projesi’nin, birçok kurumun eş zamanlı çalışacağı devasa bir proje olduğunu belirten Başkan Genç, &#8220;Bin dönümlük bir alan. Taşkın riskini de ortadan kaldıracak, Beşirli, Toklu ve Karşıyaka mahallelerinden gelen dereleri açık kanalla birlikte kuşak yaparak projemizin batı kısmında denize ulaştıracağız. Onun da projesini Devlet Su İşleri (DSİ) yapıyor. DSİ Genel Müdürü kıymetli hemşehrimiz Mehmet Akif Balta Bey’e çok teşekkür ediyorum. Tam bir iş birliği içerisinde bu çalışmayı yürütüyoruz. Büyükşehir Belediyemizin koordinasyonunda doğu bölgemizde de tahkimat çalışmalarımız yoğun bir şekilde sürüyor. Bir taraftan inşallah 3-4 aylık bir zaman diliminde buranın tamamının tesviyesi ve dolgusu yapılacak, eş zamanlı olarak da Toplu Konut İdaremiz batıdan projeyi başlatmış olacak. Biz de aynı zamanda projemizin doğu bölgesinde kalan kısmında Büyükşehir Belediyesi olarak tesviye çalışmalarımızı yürüteceğiz. Hedefimiz; hemşehrilerimize verdiğimiz sözü harfiyen tutmak suretiyle inşallah yapım süremiz olan 461 günde yani 2027 yazında burayı hemşehrilerimizin hizmetine sunmak&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Cazibe merkezi olacak&#8221;<br />
<br />Başkan Genç &#8220;Bütün bu güzel çalışmaları değerli hemşehrilerimiz fazlasıyla hak ediyor. Onlar için yapıyoruz. Her zaman söylediğimiz transit yolun geçişinden dolayı Trabzon’umuzun denizle buluşmasına engel olan kısımları ortadan kaldırıyoruz. Çok büyük bir yaşam alanıyla inşallah  hemşehrilerimizi güzel denizimizle buluşturacağız. Ama aynı zamanda burası bir cazibe merkezi olacak. Şehrimiz yoğun turist alan bir şehir olduğu için daha fazla çekim merkezi oluşturmak istiyoruz ki gelen ziyaretçiler daha fazla şehrimizde kalsın. Çok güzel bir proje için adım attık&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Ağabeyine özenerek spora başladı, 5 kez Türkiye şampiyonu oldu</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/agabeyine-ozenerek-spora-basladi-5-kez-turkiye-sampiyonu-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 09:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Kick Boks]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[Wushu]]></category>
		<category><![CDATA[Yaren]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=268943</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu’da kick boks yapan ağabeyine özenerek spora başlayan 15 yaşındaki Yaren Yamakoğlu, wushuda 5 kez Türkiye şampiyonu oldu. Haftada 5 gün antrenman yapan Yaren’in en büyük hayali milli takıma katılarak Avrupa ve dünya şampiyonu olmak ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’da kick boks yapan ağabeyine özenerek spora başlayan 15 yaşındaki Yaren Yamakoğlu, wushuda 5 kez Türkiye şampiyonu oldu. Haftada 5 gün antrenman yapan Yaren’in en büyük hayali milli takıma katılarak Avrupa ve dünya şampiyonu olmak.<br />
<br />Kastamonu’da yaşayan 15 yaşındaki Yaren Yamakoğlu, 7 yıl önce kick boks yapan ağabeyini örnek alarak spora başladı. İlk olarak futsalla ilgilenmeye başlayan genç sporcu, daha sonra kick boks ve wushuya yöneldi. Kısa sürede kendisini kick boks ve wushuda geliştiren Yaran Yamakoğlu, 5 kez Türkiye şampiyonu oldu. Şehit Ahmet Şahan Spor Lisesi 10. sınıf öğrencisi olan Yamakoğlu, okuldan ve antrenmandan arta kalan zamanlarda anne ve babasına ait benzinlik ve kafeye giderek ailesine yardımcı oluyor. Haftada 5 gün antrenman yaparak müsabakalara hazırlanan Yaren Yamakoğlu, milli takıma katılarak Avrupa ve dünya şampiyonu olmanın hayalini kuruyor.</p>
<p>Yaren Yamakoğlu: &#8220;Hedefim önce Avrupa, sonra dünya şampiyonluğu&#8221;<br />
<br />Spor yapmayı çok sevdiğini ifade eden Yamakoğlu, &#8220;Ağabeyimden görerek ben de kick boksa başlamak istedim. 2019 yılında kick boksa başladım ve yaklaşık 7 yıldır bu sporu yapıyorum. Wushu branşında 5 Türkiye şampiyonluğum var. Boş zamanlarımda bazen kafeye ya da benzinliğe gidiyorum. Babamın ne yaptığını merak ettiğim için yanına gidip vakit geçiriyorum. Hedefim önce Avrupa, ardından dünya şampiyonu olmak ve milli takıma gitmek. Haftada 4-5 gün antrenman yapıyorum. Maç olduğu zaman ise çift antrenman yapıyorum&#8221; dedi.</p>
<p>Güler Yamakoğlu: &#8220;Kızımla her zaman gurur duyuyorum&#8221;<br />
<br />Kızının başarı yolculuğunu anlatan anne Güler Yamakoğlu da, &#8220;Yaren spora tamamen kendi isteğiyle yöneldi. Ağabeyinin de bunda etkisi çok oldu, hep onu örnek aldı. Bir kız çocuğu olarak, ’bebekle oynayayım, evcilik oynayayım’ gibi şeyleri pek olmadı. Futbol, karate ve wushu ile ilgileniyordu. İlkokulda okul takımındaydı ve erkek futbol takımında oynayan tek kızdı. Daha sonra seçmelerde Yaren’i seçtiler. Daha sonra Eldar hocamızla tanıştı. O günden sonra şampiyonluklara adım attı. Genelde ağabeyiyle vakit geçirmeyi çok sever, arkadaşlarıyla da gezer. Kızımla her zaman gurur duyuyorum ve her zaman arkasındayım&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Eldar Elizade: &#8220;İlk maçında 3 müsabaka yaparak şampiyon oldu&#8221;<br />
<br />Yaren Yamakoğlu’nun antrenörü Eldar Elizade ise yeteneğini erken yaşta fark ettikleri Yaren Yamakoğlu’nun ilk müsabakasında 3 karşılaşma yaparak Türkiye şampiyonu olduğunu söyledi. Yaren’in antrenmanlarına yoğun şekilde devam ettiklerini belirten Elizade, wushu branşındaki başarılarının ardından kick boksta da yeni hedefler belirlediklerini ifade etti. Elizade, ilerleyen süreçte branşlaşmaya yönelik çalışmalar yaparak Yaren’in kick boksta kendisini geliştirmesi için yeni bir strateji oluşturmayı planladıklarını kaydetti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Zeki Yavru: &#8220;Turu geçmek istiyoruz&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/zeki-yavru-turu-gecmek-istiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 01:22:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=267046</guid>

					<description><![CDATA[SAMSUN (İHA) – Samsunspor Kaptanı Zeki Yavru, KF Shkendija galibiyetinin ardından turu geçen tarafın kendilerinin olmak istediğini söyledi. UEFA Konferans Ligi son 16 play-off turu ilk maçında deplasmanda Kuzey Makedonya ekibi KF Shkendija’yı 1-0 ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SAMSUN (İHA) – Samsunspor Kaptanı Zeki Yavru, KF Shkendija galibiyetinin ardından turu geçen tarafın kendilerinin olmak istediğini söyledi.<br />
<br />UEFA Konferans Ligi son 16 play-off turu ilk maçında deplasmanda Kuzey Makedonya ekibi KF Shkendija’yı 1-0 yenen Samsunspor’da takım kaptanı Zeki Yavru maç sonunda açıklamalarda bulundu. Galip geldikleri için mutlu olduklarını dile getiren Zeki Yavru, &#8220;Biraz daha zayıf görünen rakiplerle oynamak zordur. Bugün de golü erkenden bulsak belki daha farklı bir galibiyet alabilirdik. Önemli olan evimize avantajlı skorla dönebilmekti. İnşallah bu avantajlı skoru değerlendirip, ikinci karşılaşmada da turu atlayan taraf olmak istiyoruz. Hiçbir zaman futbolun şakası yok. Her zaman konsantrede kalıp, turu geçmek istiyoruz&#8221; dedi.<br />
<br />Kötü günleri alınan galibiyetle geride bırakmak istediklerini dile getiren Yavru, &#8220;1,5 yılı Thomas Reis hoca ile geçirdik. Çok başarılı zamanlarımız oldu. Ona da teşekkür edip, başarılar diliyoruz. Yeni hocamızla kısa bir çalışma sürecimiz oldu. Kısa sürede istediklerini sahada uygulamaya çalıştık. Önemli olan avantajı yakalamaktı. Son dönemdeki durumumuzu defalarca deklare ettik. Avrupa kupalarında oynayan Anadolu kulüpleri ligde her zaman zorluklar yaşamıştır. Biz de zor günler geçirdik. 4 sezondur Samsunspor’dayım. İyi günde de kötü günde de her zaman taşın altına elimizi değil vücudumuzu koyduk. Asla mücadeleden kaçmayıp, sorumluluğu aldık. Futbolda böyle şeyler olabiliyor. Yeri geliyor eleştiriliyor, yeri geliyor göklere çıkartılıyorsunuz. Futbolda bunlar var. İnşallah bundan sonra kötü gidişatı bu galibiyetle sonlandırmış oluruz ve ileriyi ümitle bakarız&#8221; diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Asırlık ahşap köprü zamana meydan okuyor: Köylüleri sırtında taşıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/asirlik-ahsap-kopru-zamana-meydan-okuyor-koyluleri-sirtinda-tasiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 17:22:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[cide]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[köy]]></category>
		<category><![CDATA[Köyü]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=266842</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu’nun Cide ilçesinde zamana meydana okuyan köprü, 100 yıldan fazla süredir vatandaşların kanyondaki çayın karşısına geçmesini sağlıyor. Bölgede yaşayan vatandaşlar, çaydan güvenli geçiş yapabilmeleri için köprü yapılmasını talep etti ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’nun Cide ilçesinde zamana meydana okuyan köprü, 100 yıldan fazla süredir vatandaşların kanyondaki çayın karşısına geçmesini sağlıyor. Bölgede yaşayan vatandaşlar, çaydan güvenli geçiş yapabilmeleri için köprü yapılmasını talep etti.<br />
<br />Kastamonu’nun Cide ilçesine bağlı Hamitli köyü ile Derebucağı küyü arasında bulunan Loç Vadisindeki Valla Kanyonunun çıkış noktasındaki Gömeren Kanyonundaki çay üzerinde bulunan 100 yıllık köprü zamana meydan okuyor. Kestane ağaçlarından yapılan ahşap köprü, üzerinden 100 yıl geçmesine rağmen bölge halkı tarafından kullanılmaya devam ediliyor. Sel baskınları sebebiyle 4 defa yıkılma tehlikesi geçiren ve köylüler tarafından tamir edilen ahşap köprü, bölgede başka bir köprü yapılmadığı için köyleri birbirine bağlıyor. Gömeren Kanyonundaki çay üzerine kendi imkanlarıyla araç geçebilecek bir köprü yapan köylüler, su seviyesinin yükseldiği dönemde ise sadece ahşap köprüyü kullanabiliyor. Bölgedeki köylerde yaşayan vatandaşlar, yetkililerden güvenli geçiş yapabilecekleri bir köprü yapılması talebinde bulundu.</p>
<p>&#8220;30 tane köyü birbirine bağlayan güzergahtan dolayı köprü istiyoruz&#8221;<br />
<br />Cide’ye bağlı Hamitli köyünde ikamet eden Mesut Hurma, &#8220;Burası bir grup yolu olmadığı için ihtiyacımız ne kadar da olsa da bir köprü yapılmadı. Atalarımızdan bize kalan yaklaşık 100 yılı aşkın bir tarihi köprümüz var. Bulunduğumuz coğrafya nedeniyle bu köprü bazen sellerden dolayı yıkılabiliyor. Yine de ana ağaçları sele gitmediği zaman tekrar tamiri yapılabiliyor. Şu ana kadar bu köprü 4 defa sele kapıldı. Sellerden sonra imece usulü toplanan köylüler köprüyü tamir ediyorlar. Bundan 4-5 yıl önce köprü yine göçtü. O zamandan sonraki haliyle şu an duruyor. Onun dışında iki köy arasında karşı tarafa geçiş olmuyor. Bu ahşap köprüden sadece yaya olarak geçebiliyoruz. Yine köylülerin imkanıyla imece usulü çayın içine, su az olduğu zaman üzerinden arabayla geçilebilecek bir beton köprü yaptık. Kendi imkanlarımızla şu anda en azından karda kışta elektrikler kesildiğinde ya da bizim Hamitli köyü yani bizim tarafımızın muhtarlığı yolu kapandığı zaman biz, buradan Derebucağı köyü tarafından Cide tarafına gidebiliyoruz. Cide’nin yaklaşık 85-90’a yakın köyü bulunuyor. Biz, sadece Cide’nin Loç Vadisi bölgesinde 4 köy var, Derebucağı köyü de farklı muhtarlık. Dolayısıyla Derebucağı köyünden Cide’ye inene kadar yaklaşık 15-20 köyden geçmek zorundayız. Dolayısıyla bu köprü aynı zamanda 30 tane köyü birbirine bağlıyor&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Köprü yapılmasını istiyoruz&#8221;<br />
<br />Güvenli geçiş yapabilecekleri bir köprü yapılmasını isteyen Hurma, &#8220;Ahşap köprü tabii ki bu şekilde bakıldığında çok tehlikeli. Yağmur yağdığında çayın suyu 2-3 metre yükseldiğinde bu köprünün üzerinden geçmek hem tehlikeli hem de korkutuyor. Su fazla olduğu zaman geçerken de göçebilir. O yüzden, buranın 30 tane köyü bağlayan bir güzergah olmasından dolayı bir tane köprü yapılmasını istiyoruz. Şu ana kadar yapılmadı, inşallah bundan sonra da yapılmasını bekliyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Köprü olmadığından dolayı kaç hayvanım suya kapıldı bilmiyorum&#8221;<br />
<br />2000 yılında emekli olduktan sonra Cide ilçesine bağlı Hamitli köyüne yerleştiğini söyleyen Ahmet Ay ise, &#8220;Köprü olmadığından dolayı kaç hayvanım suya kapıldı bilmiyorum, sayısı belli değil. Her sene 4-5 tane hayvanım gidiyor. Her yıl bir hayvan suya kapılsa 25 senede 25 hayvan, yılda 4 tane olsa 100 tane hayvan ediyor. İşte bu yüzden biz de kendi imkanlarımızla köprüyü yaptık. Buraya gelenler de görüyor. Her gelen, ’başka geri dönüş yolu var mıdır’ diye soruyor. O yüzden bizim yol ve köprü sorunumuzu çözsünler istiyoruz&#8221; diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Thorsten Fink’ten ilk açıklama: &#8220;Ben sihirbaz değilim&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/thorsten-finkten-ilk-aciklama-ben-sihirbaz-degilim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 17:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Fink]]></category>
		<category><![CDATA[Kulüp]]></category>
		<category><![CDATA[Söz]]></category>
		<category><![CDATA[Tek]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=266710</guid>

					<description><![CDATA[Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, göreve başlamasının ardından yaptığı ilk açıklamada, "Takım ve taraftarlar varsa ben de iyiyim. O zaman işim kolaylaşır. Ben bir sihirbaz veya başka birşey değilim" dedi. Samsunspor Thorsten Fink’in Samsun’a ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, göreve başlamasının ardından yaptığı ilk açıklamada, &#8220;Takım ve taraftarlar varsa ben de iyiyim. O zaman işim kolaylaşır. Ben bir sihirbaz veya başka birşey değilim&#8221; dedi.<br />
<br />Samsunspor Thorsten Fink’in Samsun’a gelişinden itibaren geçen 24 saati bir videoya sığdırdı. Fink’in havalimanına inişinden itibaren başlayan videoda Alman teknik adamın ilk sözleri, &#8220;Merhaba Samsun. Çok iyi bir kulübe geldiğimi biliyorum&#8221; oldu.<br />
<br />Kulüp için her şeyini verebileceğine söz veren Thorsten Fink, &#8220;Burada olduğum için çok mutluyum. En iyisini vermek istiyoruz. Burada büyük bir aile var ve gelecekte bunun bir parçası olmak istiyorum. Söz verebileceğim şey her zaman kupalar ya da şampiyonluklar değil ama kulüp için her şeyimizi vereceğimize söz verebilirim. Çalışmaya açığız, çalışmayı seviyoruz ve burada olduğumuz için mutluyuz&#8221; dedi.<br />
<br />Havalimanından yola çıkışının ardından araçta Samsunspor 19 Mayıs Stadyumu’nu gören Thorsten Fink, Kuzeyin Kralı’nın anlamını sordu. Yanındakiler ise King of The North olarak Fink’e açıkladı.<br />
<br />Daha sonra Nuri Asan Tesisleri’ne gelindi. Fuat Çapa onu tesisin girişinde karşıladı. Tesislerden etkilendiğini dile getiren Fink, &#8220;58 yaşındayım, 2 çocuğum var, 32 yıldan beri evliyim. 19 ve 20 yaşlarında iki oğlum var. Money isminde bir köpeğim var. Hem oyuncu hem de teknik direktör olarak deneyimliyim. Burada olduğum için mutluyum. Tesislerden çok etkilendim. Herkesin kendi odası var. Her kulüpte bu böyle değil. Çok düzenli bir kulüp&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Ben bir sihirbaz veya başka birşey değilim&#8221;<br />
<br />Burada yaptığı röportajda kendinden ve tarzından söz ederek bir sihirbaz olmadığını söyleyen Thorsten Fink, &#8220;Futbolcularla her konuşmamda tutkudan, vizyondan, birlikten ve güvenden bahsediyorum. Bunlar benim önem verdiğim değerler. Saygı benim için çok önemli. Ben sadece bir takım oyuncusuyum. Tek başıma hiçbir şey yapamam. Sportif direktörle, yakınımdakilerle aram iyi. En fazla deneyimlerimi ve tavsiyelerimi paylaşabilirim. Zor durumda da kalabilirim, orada da olabiliriz ama takım olmadan ben bir hiçim. Tek başıma o kadar iyi değilim ve bu normal. Takım ve taraftarlar varsa ben de iyiyim. O zaman işim kolaylaşır. Ben bir sihirbaz veya başka bir şey değilim. Ben hem olumlu hem de olumsuz deneyimleri olan bir teknik direktörüm. Birçok şeyi annemden ve babamdan öğrendim. Bir şeyleri ailede öğrenmek her zaman iyidir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Kulübü uzun zamandır takip ediyorum&#8221;<br />
<br />Samsunspor’la temaslarının geçmişten geldiğini ve takımı uzun zamandır takip ettiğini belirten Fink, &#8220;Elbette şu an iyi hissediyorum. Çünkü geçmişte de hep iletişim halindeydik. Belçika’da birkaç defa Fuat Çapa ile görüşmüştük. Birbirimizi uzun zamandan beri takip ederiz. Sadece iş değil. Futboldan ve diğer işlerden de sıklıkla konuşuyorduk. Kulübü uzun zamandır takip ediyorum. Kulüp hakkında biraz bir şeyler biliyorum. Bence bu çok önemli. Burası kısa vadeli istediği an sürekli hoca gönderen bir yer değil&#8221; şeklinde konuştu.<br />
<br />Fink saha ve tesisler hakkında şu sözleri söyledi:<br />
<br />&#8220;Sahayı ve tesisleri gördüm. Çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Bence harika bir stat. Tabii dışarıdan görmek yerine içini görmeyi tercih ederim. Dışarıdan büyük güzel ve yeni gibi görünüyor. Stadyum benim yeni evim ve orayı pozitif enerjiyle doldurmak istiyorum.&#8221;</p>
<p>&#8220;Thomas’la birbirimize benzediğimizi söyleyebilirim&#8221;<br />
<br />Thomas Reis’tan da söz eden ve başarı istediğini dile getiren Fink, &#8220;Taraftarlarımıza mesajım size başarılı olacağımın sözünü veremem. Bir kulüp veya takım için başarı nedir ki? Elbette her zaman ilk beşte yer almak istiyoruz. Bir aile gibi birbirimize sıkı sıkı bağlı kalırsak Biliyorum bunu Thomas’la başardınız. Eminim ki işini çok iyi yapmıştır. İnsanlar onu çok sevdi. Thomas’la birbirimize benzediğimizi söyleyebilirim. Hissettiğim şey benzerlik. Fakat yolculuk devam etmeli. Bunlar futbolun içinde var. Ben de geçmişte aynı şeyi yaşadım. Size söyleyebileceğim tek şey çok çalışacağız ve kulüp için buradaki insanlar taraftarlar için her zaman en iyisini vereceğiz. Onlara keyif vereceğiz ve bunu yaptığımızda başarı da gelecektir&#8221; ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Artvin’de yoğun kar yağışına rağmen elektrik dağıtım şirketi çalışanları kesintisiz enerji için sahada</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/artvinde-yogun-kar-yagisina-ragmen-elektrik-dagitim-sirketi-calisanlari-kesintisiz-enerji-icin-sahada/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 09:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[arıza]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=263352</guid>

					<description><![CDATA[Artvin’de kar yağışının yol açtığı elektrik kesintilerinde Çoruh EDAŞ ekipleri, zorlu coğrafyada saatlerce karda yürüyüp direklerin tepesinde çalışarak enerji arzını yeniden sağlıyor. Artvin’de etkisini artırarak sürdüren yoğun kar yağışı, enerji ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Artvin’de kar yağışının yol açtığı elektrik kesintilerinde Çoruh EDAŞ ekipleri, zorlu coğrafyada saatlerce karda yürüyüp direklerin tepesinde çalışarak enerji arzını yeniden sağlıyor.<br />
<br />Artvin’de etkisini artırarak sürdüren yoğun kar yağışı, enerji dağıtım hatlarında yer yer elektrik kesintilerine neden olurken, Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. (Çoruh EDAŞ) ekipleri zorlu kış şartlarına rağmen sahada kesintisiz enerji için yoğun bir mücadele yürütüyor.<br />
<br />Yoğun kar yağışı ve buzlanma nedeniyle bazı bölgelerde yollar ulaşıma kapanırken, enerji nakil hatlarında oluşan arızalara müdahale etmek için görev yapan ekipler, zaman zaman diz boyunu aşan kar üzerinde yürümekte güçlük çekiyor. Araçların ilerleyemediği noktalarda saatlerce karda yürüyerek arıza bölgelerine ulaşan ekipler, zorlu hava ve arazi şartlarına rağmen çalışmalarını sürdürüyor.<br />
<br />Kar yağışının etkisiyle özellikle yüksek kesimlerde meydana gelen arızalara müdahale eden Çoruh EDAŞ ekipleri, kimi zaman enerji nakil direklerinin tepesine çıkarak, kimi zaman da fırtına ve soğuğa rağmen açık arazide çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler, yoğun kar altında yürütülen çalışmalarla elektrik kesintilerini en kısa sürede gidermeye çalışıyor.<br />
<br />Kent genelinde enerji arzının sürekliliğini sağlamak amacıyla 182 personel ve 63 araçla görev yapan Çoruh EDAŞ, hava ve yol şartlarının elverdiği ölçüde arıza tespit ve onarım çalışmalarını gece gündüz sürdürüyor. Karla kaplı arazilerde ve buzlanmanın etkili olduğu bölgelerde yürütülen çalışmalar sırasında ekipler, iş güvenliği önlemlerini de üst seviyede tutuyor.</p>
<p>Araçların ulaşamadığı bölgelerde yaya müdahale<br />
<br />Özellikle kırsal ve yüksek rakımlı bölgelerde araçla ulaşımın mümkün olmadığı noktalarda ekipler, ağır ekipmanlarını sırtlayarak uzun mesafeleri yürüyerek kat ediyor. Zaman zaman kar üzerinde güçlükle ilerleyen ekipler, arızaya ulaşabilmek için saatler süren yürüyüşlerin ardından onarım çalışmalarını tamamlıyor.</p>
<p>Şebeke anlık olarak takip ediliyor<br />
<br />Çoruh EDAŞ, olumsuz hava şartlarının enerji arzı üzerindeki etkisini en aza indirmek için şebekeyi anlık olarak izlerken, oluşabilecek her türlü arızaya hızlı müdahale edebilmek amacıyla ekiplerini sürekli hazır tutuyor. Yetkililer, vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit edebilecek arıza ve şebeke olaylarını 186 Çağrı Merkezi üzerinden bildirmelerini istedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>BU ŞEHRİN İNSANINI HİÇ BİR ZAMAN UNUTMAYACAĞIZ</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/bu-sehrin-insanini-hic-bir-zaman-unutmayacagiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aylin Sarıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 14:11:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[karabük haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=262721</guid>

					<description><![CDATA[Vali Mustafa Yavuz, Valilikte düzenlenen törenle Karabük’e veda etti.  Vali Yavuz törende yaptığı konuşmada, duygusal anlar yaşayarak,“Bu şehrin insanını hiçbir zaman unutmayacağız. Vedaları zordur bu işin, Karabük’e veda daha zor oldu. Hepiniz hakkınızı helal edin, Allah’a emanet olun” dedi. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Adana Valiliği görevine atanan Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Valilikte düzenlenen törenle Adana’ya uğurlandı. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/sfsrr.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="sfsrr" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/sfsrr.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/sfsrr-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/sfsrr-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/sfsrr-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/sfsrr-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/sfsrr-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/sfsrr-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/sfsrr-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/sfsrr-120x67.webp 120w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="BU ŞEHRİN İNSANINI HİÇ BİR ZAMAN UNUTMAYACAĞIZ 1"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Vali Mustafa Yavuz, Valilikte düzenlenen törenle Karabük’e veda etti.  Vali Yavuz törende yaptığı konuşmada, duygusal anlar yaşayarak,“Bu şehrin insanını hiçbir zaman unutmayacağız. Vedaları zordur bu işin, Karabük’e veda daha zor oldu. Hepiniz hakkınızı helal edin, Allah’a emanet olun” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Adana Valiliği görevine atanan Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Valilikte düzenlenen törenle Adana’ya uğurlandı. Duygusal anların yaşandığı veda töreninde konuşan Vali Yavuz, Karabük halkına helallik isteyerek, “Bu şehrin insanını hiçbir zaman unutmayacağız. Vedalar zordur bu işin, Karabük’e veda daha zor oldu. Hepiniz hakkınızı helal edin, Allah’a emanet olun” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konuşmasında Karabük’te görev yapmaktan büyük onur duyduğunu ifade eden Vali Mustafa Yavuz, 19 Ağustos 2023 tarihinde başladığı Karabük Valiliği görevini yaklaşık iki yıl beş ay boyunca sürdürdüğünü söyledi. Karabük’ün 1995 yılında il statüsü kazandığını hatırlatan Yavuz, kendisinin Karabük’te görev yapan 10’uncu vali olduğunu belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görev süresi boyunca tüm kurum ve kuruluşlarla uyum içerisinde çalışmaya gayret ettiklerini vurgulayan Vali Yavuz, “Yerel yönetimlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, meslek odalarımız, kamu kurum ve kuruluşlarımız ve en önemlisi Karabüklü hemşerilerimizle el ele, omuz omuza vererek şehrimizin gelişmesi, kalkınması ve vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği için çalıştık. Karabük’e hizmet eden tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Temel hedeflerinin Karabük’ün gelişimi ve vatandaşların huzuru olduğunu dile getiren Yavuz, “Bu şehirde görev yaptığımız süre boyunca tüm aktörlerle birlikte Karabük’ün geleceği için gayret ettik. İnşallah bundan sonra Karabüklülerin en güzel haberlerini almayı temenni ediyorum. Sizler bizler için çok kıymetlisiniz. Bu şehrin insanını hiçbir zaman unutmayacağız” ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konuşmanın ardından Vali Mustafa Yavuz ve eşi Süreyya Yavuz, törene katılanlarla tek tek vedalaştı. Vali Yavuz, alkışlar eşliğinde Valilikten uğurlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Valilik girişinde düzenlenen veda törenine; il protokolü, sivil toplum kuruluşlarının başkanları, siyasi parti il başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, Valilik çalışanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Başkan Güler: &#8220;Ordu’yu el birliği ile büyütelim&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/baskan-guler-orduyu-el-birligi-ile-buyutelim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2025 17:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Şey]]></category>
		<category><![CDATA[Güler]]></category>
		<category><![CDATA[ORDU]]></category>
		<category><![CDATA[Yap]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=255768</guid>

					<description><![CDATA[Ordu Büyükşehir Belediye Lideri Dr. Mehmet Hilmi Güler, Ordu Dernekler Federasyonu (ORDEF) tarafından düzenlenen programda Ordu’yu el birliği ile büyütme vurgusu yaptı. Programda hemşehrileriyle sohbet eden Lider Hilmi Güler, birlik ve beraberlik ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ordu Büyükşehir Belediye Lideri Dr. Mehmet Hilmi Güler, Ordu Dernekler Federasyonu (ORDEF) tarafından düzenlenen programda Ordu’yu el birliği ile büyütme vurgusu yaptı.<br />
<br />Programda hemşehrileriyle sohbet eden Lider Hilmi Güler, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Güler, &#8220;50 yıldır sizlere hizmet eden bir ağabeyiniz olarak birlik ve beraberliğimizi yalnızca telaffuzda değil, uygulamada da göstermemiz gerektiğini düşünüyorum. Ordu üst kimliğimizi her vakit en üstte tutalım. Bir şey olmaya değil, bir şey yapmaya çalışalım. Ordu’yu yalnızca sevmekle kalmayalım; kentimize katkıda bulunmayı ömür biçimi hâline getirelim&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Çekişmeyi bir kenara bırakalım&#8221;<br />
<br />Ordu üst kimliğinin kentimiz için özel bir kıymeti var&#8221; diyen Lider Güler, &#8220;Kavgadan uzak, siyasetin üstünde, partileri bu işin içine karıştırmadan, oy vereceğiniz vakit kime verirseniz verin. Aslında hiç kimse bir oburunun siyasi kanısına karışamaz. Dolaysıyla biz seçim hariç. Ordu üst kimliğini her vakit öne alalım. İkinci olarak bir şey olmaya değil bir şey yapmaya çalışalım. Ordu için büyük küçük demeden kentimize her daim yatırım yapalım. Ordu’yu yalnızca sevmeyelim. Bu kente katkıda da bulunalım. Bunu yaparken de çatışma ve çekişmeyi bir kenara koymamız lazım. İşte o vakit esasen bir şeyleri başarmış oluyoruz. Ordu’da hizmetlerimiz her geçen gün artıyor. Bunun nedenleri var. İki türlü bürokrat var. Birincisi yap denileni yapanlar. Birde yapmanın dışındaki her şeyi yapanlar. Ben bunun ikincisiyim. Grubumuz de o denli. Yapmanın dışındaki her şeyi yaptık. Yapmaya da devam ediyoruz. Ordu’muz için tarım da yaparız, sanayi de yaparız, yolda yaparız, su altyapısı da yaparız biz bu kent için her şeyi yaparız. Bizim en kıymetli özelliğimiz halka hizmet için yola çıkmamızdır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Çevre vilayetlerden göç alıyoruz&#8221;<br />
<br />Ordu’da yapılan yatırımlara dikkat çeken Güler, takım olarak alışılmışın dışında işler yapmaya devam ettiklerini belirterek şunları söyledi: &#8220;Ordu için tarımdan endüstriye, altyapıdan yol çalışmalarına kadar her alanda hizmet üretiyoruz. 19 ilçemiz ve 772 mahallemiz kendi içinde birer hoşluk barındırıyor. Ordu artık etraf vilayetlerden göç alan, cazibesi giderek artan bir kent hâline geldi. İstanbul’daki hemşehrilerimizin de bu muvaffakiyetlerini memleketlerine yansıtmalarının vakti geldi. Ordu’da fındık kabuğundan etkin karbon üreten dünyanın birinci ve tek fabrikasını kurduk. 21 tır dolusu makine getirildi ve montajları tamamlandı. İçme suyunun arıtılmasında kullanılan ve daha evvel ithal edilen bir kimyasalı artık biz üretiyoruz. Bu yalnızca küçük bir örnek. Bu tesis sayesinde Ordu her alanda daha da ön plana çıkacak. Sizden ricam Ordu’yu daha da büyütmek için daima birlikte hareket edelim. Bir birimize dayanak verelim. Kentimizi her vakit ön planda tutalım. Biz sizlerle kocaman bir aileyiz.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Sokak köpekleri park halindeki aracı parçaladı: O anlar kamerada</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/sokak-kopekleri-park-halindeki-araci-parcaladi-o-anlar-kamerada/</link>
					<comments>https://karabukpostasi.com/sokak-kopekleri-park-halindeki-araci-parcaladi-o-anlar-kamerada/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 13:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Aracın]]></category>
		<category><![CDATA[Köpekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=255034</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu’nun Cide ilçesinde sokak köpekleri park halindeki aracın plastik modüllerini parçaladı. O anlar kameraya yansırken, araç sahibi 3 ay içerisinde birebir durumu ikinci defa yaşadığını söyledi. Olay, Cide ilçesi Kasaba Mahallesi Otobüs Terminali ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’nun Cide ilçesinde sokak köpekleri park halindeki aracın plastik kesimlerini parçaladı. O anlar kameraya yansırken, araç sahibi 3 ay içerisinde birebir durumu ikinci sefer yaşadığını söyledi.<br />
<br />Olay, Cide ilçesi Kasaba Mahallesi Otobüs Terminali mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye nazaran, Melihcan Kaçar’a ilişkin araba, park halindeyken sokak köpeklerinin saldırısına uğradı. Sabah işe gitmek için aracının yanına giden Kaçar, aracının tamponundaki plastik aksamların parçalanmış halde olduğunu gördü. Güvenlik kamerası manzaralarını inceleyen Kaçar, araca köpeklerin ziyan verdiğini gördü. 3 ay evvel de tıpkı durumu yaşadığını söyleyen Kaçar, 25 bin TL’den fazla ziyanının oluştuğunu belirterek duruma tahlil bulunmasını istedi.<br />
<br />Öte yandan, sokak köpeklerin araca ziyan verdiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Manzaralarda köpeklerin aracın yanına geldiği ve plastik aksamlarını ısırarak parçaladığı görülüyor. Köpekler bir mühlet sonra aracın yanından uzaklaşıyor.</p>
<p>&#8220;Üç ay içerisinde ikinci defa park halindeyken aracıma köpekler ziyan verdi&#8221;<br />
<br />İşe gitmek için aracının başına geldiğinde aracının ziyan gördüğünü belirten Melihcan Kaçar, &#8220;Aracımın lastiklerinin üzerindeki plastikler ile çamurluklarına ziyan verilmiş, sökülmüştü. Plakalık sökülmüş, aracın üzerinde de diş izleri vardı. Ben, bu durumu üç ay evvel de birebir formda yaşadım. O vakit tek tarafında olmuştu, o vakit çok bir ziyanı yoktu, biz de kendimiz yapıştırmıştık. Lakin bu sefer ziyanım büyük. Mağdurum, hayvanlara karşı bir olumsuz fikrim yok, hiçbir vakit isteyerek bir hayvana ziyan vermişliğim yoktur. Ancak artık kedi mi giriyor aracın içerisine, onun kokusuna mı geliyorlar, yoksa öteki hayvanın kokusuna mı geliyorlar, bilemiyorum. Üç ay içerisinde ikinci sefer aracıma ziyan verdiler. Birebir formda burada bulunan diğer esnafların araçlarına, farklı vatandaşların araçlarına da ziyan verdiler. Bu aracın tek tarafı 12 bin 500 lira tutuyor, iki tarafı 25 bin TL oluyor. Buna personellik ya da öbür çıkacak hasarlar dahil değil. Üç ay içinde ikinci defa olunca mağduriyetim arttı. Bu kesimler da çok değerli, ucuz değil. Hem vakit kaybımız hem de maddi kaybımız oldu. Öteki arkadaşlarımızın da başlarına geldi, geçen yıl da oldu, yakın bir vakitte yeniden arkadaşımın başına geldi. Biz de hayvanları seviyoruz fakat bizim de mağduriyetimiz oluyor, bu yüzden bu bahse bir tedbir alınmasını gerekiyor&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://karabukpostasi.com/sokak-kopekleri-park-halindeki-araci-parcaladi-o-anlar-kamerada/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Rusya-Ukrayna savaşının etkileri Karadeniz’de tehlike oluşturuyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/rusya-ukrayna-savasinin-etkileri-karadenizde-tehlike-olusturuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 09:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[balıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=249155</guid>

					<description><![CDATA[Rusya ile Ukrayna ortasında süren savaşın tesirleri Karadeniz’de giderek daha fazla hissediliyor. Patlayıcı unsur riski taşıyan cisimler, son yıllarda Trabzon açıklarında da tekraren ortaya çıktı. Bölge halkını huzursuz eden bu gelişmeler, Karadeniz ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rusya ile Ukrayna ortasında süren savaşın tesirleri Karadeniz’de giderek daha fazla hissediliyor. Patlayıcı husus riski taşıyan cisimler, son yıllarda Trabzon açıklarında da tekraren ortaya çıktı. Bölge halkını huzursuz eden bu gelişmeler, Karadeniz’in artık sadece ticaret ve balıkçılık değil, savaşın izlerini de taşıyan bir deniz haline geldiğini gösteriyor.<br />
<br />Son olarak Trabzon’un Çarşıbaşı ilçesi açıklarında bir balıkçı teknesi tarafından fark edilen yabancı menşeli cisim, Yoroz Limanı’na getirilerek askeri işçi tarafından denetimli formda patlatılarak imha edildi. İstanbul’dan gelen Sualtı Harekat ve Kurtarma Komutanlığı (SAT) grupları, sabahın birinci ışıklarıyla operasyonu başlatırken, etrafta güvenlik önlemleri artırıldı ve sinyal kesici jammer kullanıldı.<br />
<br />Bölgedeki bu cins tehditler birinci kere yaşanmıyor. 21 Şubat 2024’te Akçaabat açıklarında bulunan aykırı dönmüş teknede bomba kuşkusu üzerine Kıyı Güvenlik devreye girmiş, SAS komandoları dalış yaparak kuşkulu cismi fünye ile imha etmişti. Rusya-Ukrayna savaşında kullanılan mayınlar, insansız araçlar ve patlayıcı yüklü cisimler dalgalarla sürüklenerek bölge kıyılarına ulaşabiliyor. Türkiye’nin Karadeniz kıyılarında vakit zaman imha edilen bu cisimler, yalnızca deniz güvenliği için değil, balıkçılık faaliyetleri ve sivil hayat için de önemli bir tehdit oluşturuyor.</p>
<p>&#8220;İğneada ile Hopa ortasında vakit zaman bu türlü şeyler oluyor&#8221;<br />
<br />Konuyla ilgili Doğu Karadeniz Su Ürünleri Kooperatifleri Bölge Birliği Lideri Ahmet Memnun, balıkçıların bulunan cisimlere yaklaşmamalarını ve durumu 112 Acil Davet Merkezi’ne bildirmeleri gerektiğini belirterek &#8220;Bu mevzuda balıkçıları uyarmak lazım. Aslında bu bahiste bilgileri de var. Vakit zaman uygunluk yapacağım diye gözüküyor lakin aslında kendilerine ve etrafa tehlikeli bir boyuta sebep olabilirler. Ukrayna-Rusya savaşından ötürü Karadeniz Bölgesi’nde İğneada ile Hopa ortasında vakit zaman bu türlü şeyler oluyor. Geçen sene Akçakale’de bu sene de Çarşıbaşı’nda bu türlü bir olay oldu. Bu tip görünen ve bulunan aygıtlara muhakkak yanaşmamak lazım. 112’yi arayarak Kıyı Güvenlik takımlarına haber vermeleri gerekiyor. Mümkünse ellemeden ve çekmeden haber vermeleri gerekiyor. Hem kendi can ve mal güvenliği açısından hem de öbürleri açısından muhakkak temas edilmemeli. Bu patlamış mı patlamamış mı durumun ne olduğunu bilemiyoruz. Patlamaz dediğimiz şeyler patlayabilir. Riske girmeye gerek yok. Bu işin uzmanları var. Berbat bir sonuca gitmeden bu işi çözmek gerekiyor. 40 yıl evvel de bu türlü olaylar oluyordu. Balıkçılarımız tekrar tıpkı biçimde alıp geliyordu. Balıkçılarımız gördükleri şeyin koordinatlarını verirse yetkililer yardımcı olur&#8221; sözlerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Trabzon’un sevimli karacası ‘Pınar’ sığındığı işletmenin maskotu haline geldi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/trabzonun-sevimli-karacasi-pinar-sigindigi-isletmenin-maskotu-haline-geldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 09:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Elif]]></category>
		<category><![CDATA[İşletme]]></category>
		<category><![CDATA[karaca]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=248012</guid>

					<description><![CDATA[Trabzon’da yıllar evvel kızını amansız bir hastalık sonucu kaybeden Şaban Okur, "Elif’in Yeri" ismini verdiği işletmede hem onun anısını yaşatıyor hem de beklenmedik bir konuğa mesken sahipliği yapıyor. 3 ay evvel bulduğu yavru karacaya sahip çıkarak ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’da yıllar evvel kızını amansız bir hastalık sonucu kaybeden Şaban Okur, &#8220;Elif’in Yeri&#8221; ismini verdiği işletmede hem onun anısını yaşatıyor hem de beklenmedik bir konuğa mesken sahipliği yapıyor. 3 ay evvel bulduğu yavru karacaya sahip çıkarak bakımını üstlenen Okur’un &#8220;Pınar&#8221; ismini verdiği karaca, işletmenin maskotu haline geldi.<br />
<br />Şaban Okur’u Türkiye, kızı Elif Okur’un tedavi sürecinde tanıdı. 2008 yılında şimdi 9 yaşındayken Elif’in leğen kemiğinde tümör tespit edildi. Ailesi, Elif’in tedavisi için Trabzon’dan İstanbul’a taşındı. O periyotta ünlü komedyen Cem Yılmaz, konuk olduğu bir müsabakada Elif’in tedavisi için yarıştı. Cem Yılmaz’ın hastanede de ziyaret ettiği Elif’in tedavisi için Türkiye’nin her yerinden dayanak geldi lakin 2010 yılında Elif yapılan tüm müdahalelere karşın hayatını kaybetti. Kızının kaybıyla yıkılan Şaban Okur, bir mühlet sonra memleketi Trabzon’a dönerek bir işletme açtı. İsmini &#8220;Elif’in Yeri&#8221; koyan Şaban Okur, şimdilerde ise beklenmedik bir konuğa mesken sahipliği yapıyor. 3 ay evvel bahçesinde ağlama sesi duyan Şaban Okur, dışarı çıktığında yavru bir karaca ile karşılaştı. Annesi tarafından terk edildiği düşünülen minik karacayı alarak bakımını üstlenen Şaban Okur, ona &#8220;Pınar&#8221; ismini verdi. Şaban Okur, karacayı sahiplendikten sonra yasal süreçleri de başlattı. Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü ile bağlantıya geçti ve Pınar için resmi manada &#8220;bakıcı annelik&#8221; evrakı aldı. Böylelikle Pınar’ın işletmede kalması, maddelerle da garanti altına alındı. Pınar ise işletmenin adeta bir üyesi haline geldi. Gelen konukların masalarını gezen Pınar, ikram edilen yiyeceklerden tadıyor. En çok fındık yemeyi seven karaca ile karşılaşan müşteriler şaşkınlığını gizleyemiyor.</p>
<p>&#8220;O bize bir arkadaş oldu, biz de ona arkadaş olduk&#8221;<br />
<br />‘Pınar’ isimli karacanın kendisine arkadaş olduğunu belirten Şaban Okur, &#8220;Bir gün bahçede karaca yavrusunun ağladığını fark ettik. Yanına gidip aldık ve 3 aydır bizimle duruyor. Bizimle yatıp kalkıyor. Artık evcilleşti. İşletmemizin de maskotu oldu. Konuklarımızın de ilgisini çekti. 3 aydır sütle besliyoruz. Artık kendi muhtaçlığını görebiliyor. Bahçeye gidip otluyor. Ayrıyeten fındığı da çok seviyor. İşletmeden dışarı çıkmıyor. Huylandığı vakit yerine gidiyor ve oradan çıkmıyor. Bana çok alıştı. Ben olmadığım vakit ağlıyormuş. İsmini Pınar koyduk. Öylesine koyduğumuz bir isimdi. O bize bir arkadaş oldu, biz de ona arkadaş olduk. Bu türlü bir birlikteliğimiz oluştu. Annesini göremedik. Orman Bölge Müdürlüğü ile görüştük, bakıcı annelik verdiler. Şu an biz bakıyoruz. İlerleyen vakitlerde Tabiat Müdafaa takımları gelip alır. Az daha büyüdüğünde müşterilere servis açacak&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;İlk kere bir işletmede karaca ile karşılaşıyoruz&#8221;<br />
<br />İşletmeye gelen Fazilet Yazıcı ise, &#8220;Bu işletmeye vakit zaman gelip yemek yiyoruz. Birinci sefer burada karaca gördüm. Buranın maskotu oldu. Beşerden kaçmıyor&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Emin Ocak isimli müşteri ise, Pınar’ın insanlara çok yakın olduğunu kaydederek, &#8220;Karacamız çok hoş. Şaban Bey’in burada daha evvel çok hoş kedileri vardı. Burada daima hayvan popülasyonu ile karşılaşıyoruz. Bu akşamki sürprizimiz hoş bir karaca oldu. Geldiğimizden beri onu izliyoruz. İnsanlara çok yakın. Fındık toplarken biz de bahçemizde görüyorduk lakin birinci sefer bir işletmede karaca ile karşılaşıyoruz&#8221; tabirlerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Samsunspor bayramlaştı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/samsunspor-bayramlasti-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Jun 2025 01:22:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[Bilen]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[samsun]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=233312</guid>

					<description><![CDATA[SAMSUN (İHA) – Süper Lig takımlarından Samsunspor, Kurban Bayramı’nın 3. gününde kulüp tesislerinde bayramlaşma merasimi düzenledi. Samsunspor’un klasik bayramlaşma merasimi, Nuri Asan Tesisleri’nde bugün akşam saatlerinde gerçekleşti. Samsunspor ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SAMSUN (İHA) – Süper Lig takımlarından Samsunspor, Kurban Bayramı’nın 3. gününde kulüp tesislerinde bayramlaşma merasimi düzenledi.<br />
<br />Samsunspor’un klâsik bayramlaşma merasimi, Nuri Asan Tesisleri’nde bugün akşam saatlerinde gerçekleşti. Samsunspor Başkanvekili Veysel Bilen ile İcra Kurulu Üyeleri’nin mesken sahipliği yaptığı merasimde taraftarlar ve topluluk bir ortaya geldi. Merasim sonrası açıklamalarda bulunan Veysel bilen, birlik-beraberlik ve dayanak vurgusu yaptı.<br />
<br />Tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı kutlayan Veysel Bilen, &#8220;Bayramın, barış, huzur ve iyilik getirmesini temenni ediyorum. Bayramlar dayanışmanın, kaynaşmanın, barışın, müsamahanın simgesidir. Biz de bu bayramda müsamaha ve kardeşlik hisleri içerisinde taraftarlarımızla birlikte, davetlilerimizle birlikte topluluğumuzun önde gelen kurum ve bireyleriyle bir defa daha bir arada olma bahtını elde ettik&#8221; dedi.<br />
<br />Avrupa kupalarında yer alacaklarını hatırlatarak daha fazla takviye davetinde bulunan Bilen, &#8220;Bir muvaffakiyet varsa grup halinde ‘Biz bize yeteriz’ mottosuyla çıktığımız bu yolda başarıyı hepimizin sahipleneceği ortak bir muvaffakiyet olarak nitelendiriyoruz. Fakat geldiğimiz noktada başarılı olmak artık birçok sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Hasebiyle hepimizin sorumluluğu daha çok arttı. Topluluğun sorumluluğu arttı, kentin sorumluluğu arttı, sivil toplum örgütlerinin sorumluluğu arttı. Bunun idraki içerisinde yeniden kenetlenmek durumundayız. Vakit zaman liderimizin verdiği demeçlerde mevzuyu bütünüyle pahalandırmak gerekirken kısır bir değerleme yapmanın gerçek olmadığını tabir etmek istiyorum. Somut örnek olarak vermek gerekirse; liderimizin her vakit söylediği bir şey var. ‘Ben bu ekibi bulunduğu noktadan alıp bugünlere getirdiysem yalnızca sahip olarak, sermayedar olarak getirdim ancak bu kadronun sahibi, sahipleneni başta taraftarlarımız olmak üzere bütün topluluk ve kent olmalı’ diyor. Onun için liderimizin vakit zaman oluşan feryatları kentin, Samsunspor’un bulunduğu noktaya geldiğinde ‘artık iş bitti’ değil, sorumluluğumuzun daha arttığını bilerek ve o şuur içinde daha çok dayanak olmamız gerektiği yönündedir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Samsunspor’a daha fazla takviye olunmalı&#8221;<br />
<br />Başkanvekili Bilen, &#8220;Bunun içerisinde bütün sivil toplum örgütlerini sayabilirsiniz. Mülki amirleri sayabilirsiniz. Kentimizin ilçe belediyelerini, merkez belediyeyi sayabilirsiniz. Büyükşehri sayabilirsiniz&#8221; diyerek şunları söyledi:<br />
<br />&#8220;Bunların yanı sıra iş dünyasını sayabilirsiniz. Burada yapılmıyor değil, takviyelerini bugüne kadar sağ olsunlar yaptılar lakin bakınca geldiğimiz noktada bu grup artık Avrupa’da gayret edeceğine nazaran düzeyimizi yükseltmemiz gerekiyor. Bu seviyeyi yükseltirken de dün yapılanlar yetmeyecek. Bu işin çevirisi; bu yetmeyecek daha fazla dayanak olunması lazım. Daha fazla işbirliği içinde olmamız lazım. Yoksa burada kırgınlıklara, küslüklere asla yer vermememiz lazım. Her gün yeni bir dünya kuruluyor. O dünyada bizim de yerimizi almamız lazım. Yeni şeyler söylememiz lazım. Bunu da bayram vesilesiyle söz etmek istedim.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Samsunspor bayramlaştı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/samsunspor-bayramlasti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Jun 2025 17:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[Bilen]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[samsun]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=233257</guid>

					<description><![CDATA[SAMSUN (İHA) – Süper Lig gruplarından Samsunspor, Kurban Bayramı’nın 3. gününde kulüp tesislerinde bayramlaşma merasimi düzenledi. Samsunspor’un klâsik bayramlaşma merasimi, Nuri Asan Tesisleri’nde bugün akşam saatlerinde gerçekleşti. Samsunspor ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SAMSUN (İHA) – Süper Lig takımlarından Samsunspor, Kurban Bayramı’nın 3. gününde kulüp tesislerinde bayramlaşma merasimi düzenledi.<br />
<br />Samsunspor’un klâsik bayramlaşma merasimi, Nuri Asan Tesisleri’nde bugün akşam saatlerinde gerçekleşti. Samsunspor Başkanvekili Veysel Bilen ile İcra Kurulu Üyeleri’nin mesken sahipliği yaptığı merasimde taraftarlar ve topluluk bir ortaya geldi. Merasim sonrası açıklamalarda bulunan Veysel bilen, birlik-beraberlik ve takviye vurgusu yaptı.<br />
<br />Tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı kutlayan Veysel Bilen, &#8220;Bayramın, barış, huzur ve iyilik getirmesini temenni ediyorum. Bayramlar dayanışmanın, kaynaşmanın, barışın, müsamahanın simgesidir. Biz de bu bayramda müsamaha ve kardeşlik hisleri içerisinde taraftarlarımızla birlikte, davetlilerimizle birlikte topluluğumuzun önde gelen kurum ve şahıslarıyla bir defa daha bir arada olma bahtını elde ettik&#8221; dedi.<br />
<br />Avrupa kupalarında yer alacaklarını hatırlatarak daha fazla dayanak davetinde bulunan Bilen, &#8220;Bir muvaffakiyet varsa takım halinde ‘Biz bize yeteriz’ mottosuyla çıktığımız bu yolda başarıyı hepimizin sahipleneceği ortak bir muvaffakiyet olarak nitelendiriyoruz. Ancak geldiğimiz noktada başarılı olmak artık birçok sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Hasebiyle hepimizin sorumluluğu daha çok arttı. Topluluğun sorumluluğu arttı, kentin sorumluluğu arttı, sivil toplum örgütlerinin sorumluluğu arttı. Bunun idraki içerisinde yeniden kenetlenmek durumundayız. Vakit zaman liderimizin verdiği demeçlerde mevzuyu bütünüyle kıymetlendirmek gerekirken kısır bir değerleme yapmanın gerçek olmadığını tabir etmek istiyorum. Somut örnek olarak vermek gerekirse; liderimizin her vakit söylediği bir şey var. ‘Ben bu ekibi bulunduğu noktadan alıp bugünlere getirdiysem yalnızca sahip olarak, sermayedar olarak getirdim fakat bu ekibin sahibi, sahipleneni başta taraftarlarımız olmak üzere bütün topluluk ve kent olmalı’ diyor. Onun için liderimizin vakit zaman oluşan feryatları kentin, Samsunspor’un bulunduğu noktaya geldiğinde ‘artık iş bitti’ değil, sorumluluğumuzun daha arttığını bilerek ve o şuur içinde daha çok dayanak olmamız gerektiği yönündedir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Samsunspor’a daha fazla dayanak olunmalı&#8221;<br />
<br />Başkanvekili Bilen, &#8220;Bunun içerisinde bütün sivil toplum örgütlerini sayabilirsiniz. Mülki amirleri sayabilirsiniz. Kentimizin ilçe belediyelerini, merkez belediyeyi sayabilirsiniz. Büyükşehri sayabilirsiniz&#8221; diyerek şunları söyledi:<br />
<br />&#8220;Bunların yanı sıra iş dünyasını sayabilirsiniz. Burada yapılmıyor değil, dayanaklarını bugüne kadar sağ olsunlar yaptılar lakin bakınca geldiğimiz noktada bu grup artık Avrupa’da gayret edeceğine nazaran düzeyimizi yükseltmemiz gerekiyor. Bu seviyeyi yükseltirken de dün yapılanlar yetmeyecek. Bu işin çevirisi; bu yetmeyecek daha fazla takviye olunması lazım. Daha fazla işbirliği içinde olmamız lazım. Yoksa burada kırgınlıklara, küslüklere asla yer vermememiz lazım. Her gün yeni bir dünya kuruluyor. O dünyada bizim de yerimizi almamız lazım. Yeni şeyler söylememiz lazım. Bunu da bayram vesilesiyle söz etmek istedim.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Vali Hacıbektaşoğlu’ndan Anneler Günü mesajı; &#8220;Anne sevgisi toplumsal yapının ruhunu besleyen eşsiz bir değerdir&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/vali-hacibektasoglundan-anneler-gunu-mesaji-anne-sevgisi-toplumsal-yapinin-ruhunu-besleyen-essiz-bir-degerdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 May 2025 13:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zonguldak]]></category>
		<category><![CDATA[Anneler]]></category>
		<category><![CDATA[VALİ]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=228803</guid>

					<description><![CDATA[Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Anneler Günü münasebetiyle yayımladığı iletide, annelerin toplumun temelini oluşturan en değerli yapı taşları olduğunu vurguladı. Vali Hacıbektaşoğlu iletisinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Anneler Günü münasebetiyle yayımladığı iletide, annelerin toplumun temelini oluşturan en değerli yapı taşları olduğunu vurguladı.<br />
<br />Vali Hacıbektaşoğlu iletisinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını &#8220;Aile Yılı&#8221; ilan etmesinin, aile kurumunun güçlendirilmesine verilen kıymeti gözler önüne serdiğini belirtti. Ailenin merkezinde yer alan annelerin, sevgi, merhamet ve fedakârlıklarıyla yalnızca bireylerin değil, birebir vakitte toplumun da en değerli kıymetleri ortasında bulunduğunu tabir etti.<br />
<br />&#8220;Anne sevgisi, hayatın her anına mana katan, bireyin karakterini şekillendiren ve toplumsal yapının ruhunu besleyen eşsiz bir değerdir&#8221; diyen Vali Hacıbektaşoğlu, annelerin yalnızca evlat yetiştirmekle kalmadığını, birebir vakitte bir milletin geleceğini yoğurduğunu, bedellerini yaşattığını ve jenerasyonlar ortasında manevi bir köprü kurduğunu vurguladı.<br />
<br />Annelerin sabrı, şefkati ve özverisinin aileden başlayarak topluma yayılan huzurun temelini oluşturduğuna dikkat çeken Vali Hacıbektaşoğlu, &#8220;Kültürümüzün taşıyıcısı olan annelerimiz, gelenek ve göreneklerimizi yeni kuşaklara aktararak toplumsal hafızamızı canlı tutmaktadır. Kimi vakit öğretmen, kimi zaman rehber, kimi vakit da sarsılmaz bir sığınak olarak hayatın her alanında en ön safta yer alırlar&#8221; dedi.<br />
<br />Vali Osman Hacıbektaşoğlu, bildirisinin sonunda başta şehit anneleri olmak üzere tüm annelerin Anneler Günü’nü kutlayarak, &#8220;Vatan uğruna evlatlarını toprağa veren aziz şehitlerimizin değerli anneleri ve emanetlerine gönülden sahip çıkan kahraman gazilerimizin anneleri başta olmak üzere, tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor; sıhhat, huzur ve memnunluk dolu bir ömür temenni ediyorum&#8221; tabirlerine yer verdi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan: &#8220;Yaşanabilir bir Türkiye’yi, yeniden büyük Türkiye’yi ve adil bir dünyayı bizler kuracağız&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/saadet-partisi-genel-baskani-arikan-yasanabilir-bir-turkiyeyi-yeniden-buyuk-turkiyeyi-ve-adil-bir-dunyayi-bizler-kuracagiz-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 May 2025 09:22:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Arıkan]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[Sadece]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=228751</guid>

					<description><![CDATA[Çorum’da partisinin vilayet kongresinde konuşan Saadet Partisi Genel Lideri Mahmut Arıkan, Saadet Partisi’nin Türkiye’nin en büyük teşkilatına sahip olduğunu belirterek, "Yaşanabilir bir Türkiye’yi, yine büyük Türkiye’yi ve adil bir dünyayı bizler ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çorum’da partisinin vilayet kongresinde konuşan Saadet Partisi Genel Lideri Mahmut Arıkan, Saadet Partisi’nin Türkiye’nin en büyük teşkilatına sahip olduğunu belirterek, &#8220;Yaşanabilir bir Türkiye’yi, tekrar büyük Türkiye’yi ve adil bir dünyayı bizler kuracağız&#8221; dedi.<br />
<br />Saadet Partisi Genel Lideri Mahmut Arıkan, partisinin Çorum’daki 8. Olağan Vilayet  Kongresi’ne katıldı. Devlet Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen kongrede konuşan Genel Lider Arıkan, Türkiye’deki ve dünyadaki gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, &#8220;Çorum, endüstride kabına sığmayan, Anadolu’nun yükselen yıldızı olmaya aday bir kent. Lakin işler bu noktada bu türlü gitmiyor. 2024’te yaşanan kuraklık, bu yıl gelen zirai don, çiftçimizin belini büktü. Yüzde 50’ye varan, daha gazla oranlara varan randıman kaybı yaşandı. Tarım toprakları bölünüyor, yapılaşma denetimsiz. Bu gidişle Çorum’da tarım değil, toprak bitecek. Hayvancılıkla uğraşan kardeşimiz, yem fiyatlarına bakıp hayvanını ziyanına satıp meslekten çıkmak zorunda kalıyor. 150’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Çorum’un sanayi altyapısı yetersiz. Dijital dönüşümde maalesef Çorum eksik kaldı. Bu kentin Hattuşa’sı, Alacahöyük’ü var. Lakin turizmde ne rehber var, ne  tanıtım var, ne altyapı var. Altyapı demişken, şu süratli tren sorununu de bir konuşalım. Delice-Çorum Süratli Tren Projesi’nden bahsediyorum. Yıllardır bu kentte yaşayan, bu kentte alın teri döken herkesin ortak bir beklentisiydi, acil bir gereksinimdi. Lakin bakıyoruz ki problem, ulaştırma yatırımı olmaktan çıkmış, büyük soru işaretleriyle dolu bir tabloya dönüşmüş. Ne oldu, 75 milyar lirayı bulan bir bedelle ihale yapıldı. Üstelik, kamuoyuna açık, rekabete dayalı, şeffaf bir süreçle yapılmadı, pazarlık yöntemiyle yapıldı. Yalnızca maliyet mi şaştı hayır arkadaşlar, zamanlama da şaştı&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Çözüm mü arıyorsunuz, o vakit adres Ankara’dır, makam Gazi Meclis’tir&#8221;<br />
<br />Terör sorunun çözülmesi için adresin TBMM olduğunu kaydeden Arıkan, &#8220;Son günlerde ülkemizin geleceğini direkt ilgilendiren gelişmeler yaşanıyor. Kimisi ‘fırsat’, kimisi ‘tarihin dönüm noktası’ halinde nitelendiriyor. Lakin ne gariptir ki bu gelişmelerin ayrıntılarını ne Meclis’te duyuyoruz, ne de yetkili kurumlardan dinliyoruz. Bir bakıyorsunuz, kritik bir açıklama İtalya’dan geliyor. Bir bakıyorsunuz, yeni bir gelişmeyi toplumsal medya paylaşımlarından öğreniyoruz. Biz en başından beri şunu söylüyoruz; bu ülkenin en değerli problemleri, kapalı toplantılarda, yurt dışındaki masalarda, kapalı kapılar arkasında yürütülemez. Zira biz bu sineması daha evvel izledik. Yalnızca Oslo’da, yalnızca Kandil’de, yalnızca İmralı’da yürütülen süreçlerin nasıl bir hayal kırıklığına dönüştüğünü bu millet çok yeterli biliyor. PKK’nın ’fesih’ açıklamasını büyük bir dikkatle takip ediyoruz. Elbette barışın yanındayız. Terörün temizlenmesini biz de çok istiyoruz. Ancak doğrusu biz bu açıklamaların aslında hiç de yabancısı değiliz. 1993’te dediler, barış gelmedi, 1995’te tekrar dediler, silah bırakmadılar, 1998’de, 2006’da, 2009’da ve en son 2013’te. Her kezinde birebir cümleler. Ve artık 7. sefer gün gündemde. Pekala ne oldu evvelki 6’sında? Barış mı geldi, silahlar mı sustu, şehit haberleri mi bitti, hayır. Bu nedenle biz, geçmişten ders çıkararak diyoruz ki ’yeni süreç’ diyorsanız, evvel ’eski hataların’ olmayacağını garanti altına alın. Ayrıyeten illa tahlil mü arıyorsunuz, o vakit adres belirlidir Ankara’dır, makam Gazi Meclis’tir, temsilci aziz millettir&#8221; formunda konuştu.</p>
<p>&#8220;Gündüz jenerasyonu programları niye hala yayında niye yasaklamıyorsunuz&#8221;<br />
<br />Gündüz nesli programlarıyla ilgili harekete geçilmesi gerektiğini kaydeden Arıkan, &#8220;Madem derdiniz toplumu ve aileyi korumak, soruyorum sayın yetkililer, o zaman gündüz nesli programları niye hala yayında niye yasaklamıyorsunuz? Her türlü ahlaksızlığı anlatan diziler niye hala televizyonlarda niye yasaklamıyorsunuz? Toplumsal medya hesaplarını bir talimatla kapatanlar, muhalif kanallara milyon milyon ceza yazanlar, bu yayınları görmüyor mu? Bir de bu yılı ‘Aile Yılı’ ilan ettiniz. Aile yılında dişe dokunur bir icraat yapmak istiyorsanız? Buyurun, Halep ordaysa arşın burada. Başta kendi kanallarınız olmak üzere bu şekil programların hepsine son verin, biz de samimiyetinize inanalım. O denli palavradan soruşturma ihtar kınama falan da istemiyoruz&#8221;  tabirlerini kullandı.<br />
<br />Gençler için sanal bahis ve kumarın bir tehlike oluşturduğunu tabir eden Arıkan, &#8220;Hatırlayacaksınız, 1997’de Ulusal Görüş iktidarı kumarhaneleri kapatmıştı. Zira hem aileye, hem topluma hem de gençlere ziyan veriyordu. Hatta makinalara ‘tek kollu canavar’ benzetmesi yapılıyordu. Artık o denli bir noktaya geldik ki o canavar tüm Türkiye’yi sarmış durumda. Her insanımızın, her gencimizin cebine bu kumarhaneler rahatça girebiliyor. Ve bunu engelleyecek tek bir adım atılmıyor. Bir kuşak emekle değil, bahtla kazanmanın hayaline hapsedildi. Bu da yalnızca ekonomik bir sorun değil, ahlaki bir çöküştür&#8221; dedi.<br />
<br />&#8220;Buradan bir kere daha davette bulunuyorum&#8221; sözlerine yer veren Arıkan, &#8220;Asgari fiyata artış yapmak için yıl sonunu beklemeyin, emekli için memur için kamu personelleri için Temmuz’u beklemeyin. Enflasyon kayıplarını telafi edecek biçimde, fiyatlar bir an önce güncellenmelidir ve gerekli artırımlar yapılmalıdır.Bakınız tam 1 ay sonra mübarek Kurban Bayramı’nı idrak edeceğiz. Geçen bayram, Sayın Erdoğan 4 bin TL ikramiye için ‘daha ne olacak’ demişti. Biz söyleyelim, vu bayram emekliye bir tam maaş ikramiye olacak. Olmak zorunda, öbür yolu yok. ‘Paramız yok’ falan demeyin, hiç lafı eveleyip gevelemeyin. Emekliye bir maaş ikramiye verin; emeklinin ahını değil, duasını alın&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Saadet Partisi olarak yeni bir stratejik aklın kurucusu ve yürütücüsü olmanın vakti geldiğini kaydederek, &#8220;Büyük bir gururla söylüyorum ki Saadet Partisi teşkilatları Türkiye’nin en güçlü teşkilatıdır. Bunu bilerek ve inanarak söylüyorum. Çünkü Saadet Partisi, ‘iman varsa imkan vardır’ diyenlerin partisidir. Ve biliyorum ki yaşanabilir bir Türkiye’yi, Yine büyük Türkiye’yi ve adil bir dünyayı bizler kuracağız. Ülkemizde yaşanan her yeni kriz, bölgemizdeki her yeni tansiyon, bize gösteriyor ki artık tarihin akışı hızlanmıştır. Ve bu sürat, bizden daha net kararlar, daha yürekli adımlar istemektedir. Bakınız, muhalefet erken seçim davetleri yapıyor, iktidar ise sessiz. Lakin vakit zaman iktidar kanadından gelen bildiriler, seçimin öne çekebileceğine işaret ediyor. Erken ya da vaktinde, fark etmez. Türkiye’de seçimler hala sorunlu, hala adaletsiz, hala inanç vermekten uzak. Bilhassa 50+1 düzenlemesi uygulamada olduğu sürece, sorunlar devam edecek. İşte bu yüzden biz, yalnızca seçime hazırlanmakla kalamayız. Seçim sisteminin dayattığı dar kalıpları da aşmak zorundayız. Artık bu söyleyeceğime dikkat buyurunuz. Ulusal görüş tarihi boyunca tüm ittifaklarının stratejik aklı, kurucusu ve yürütücüsü olmuştur. Biz de diyoruz ki 56 yıllık geçmişimizin ufkuyla, teşkilatımızın gücüyle, yeni kuşak siyasetimizle, yeni bir stratejik aklın kurucusu ve yürütücüsü olmanın vakti gelmiştir&#8221; halinde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan: &#8220;Yaşanabilir bir Türkiye’yi, yeniden büyük Türkiye’yi ve adil bir dünyayı bizler kuracağız&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/saadet-partisi-genel-baskani-arikan-yasanabilir-bir-turkiyeyi-yeniden-buyuk-turkiyeyi-ve-adil-bir-dunyayi-bizler-kuracagiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 May 2025 05:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Arıkan]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[Sadece]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=228739</guid>

					<description><![CDATA[Çorum’da partisinin vilayet kongresinde konuşan Saadet Partisi Genel Lideri Mahmut Arıkan, Saadet Partisi’nin Türkiye’nin en büyük teşkilatına sahip olduğunu belirterek, "Yaşanabilir bir Türkiye’yi, tekrar büyük Türkiye’yi ve adil bir dünyayı bizler ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çorum’da partisinin vilayet kongresinde konuşan Saadet Partisi Genel Lideri Mahmut Arıkan, Saadet Partisi’nin Türkiye’nin en büyük teşkilatına sahip olduğunu belirterek, &#8220;Yaşanabilir bir Türkiye’yi, yine büyük Türkiye’yi ve adil bir dünyayı bizler kuracağız&#8221; dedi.<br />
<br />Saadet Partisi Genel Lideri Mahmut Arıkan, partisinin Çorum’daki 8. Olağan Vilayet  Kongresi’ne katıldı. Devlet Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen kongrede konuşan Genel Lider Arıkan, Türkiye’deki ve dünyadaki gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, &#8220;Çorum, endüstride kabına sığmayan, Anadolu’nun yükselen yıldızı olmaya aday bir kent. Ancak işler bu noktada bu türlü gitmiyor. 2024’te yaşanan kuraklık, bu yıl gelen zirai don, çiftçimizin belini büktü. Yüzde 50’ye varan, daha gazla oranlara varan randıman kaybı yaşandı. Tarım toprakları bölünüyor, yapılaşma denetimsiz. Bu gidişle Çorum’da tarım değil, toprak bitecek. Hayvancılıkla uğraşan kardeşimiz, yem fiyatlarına bakıp hayvanını ziyanına satıp meslekten çıkmak zorunda kalıyor. 150’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Çorum’un sanayi altyapısı yetersiz. Dijital dönüşümde maalesef Çorum eksik kaldı. Bu kentin Hattuşa’sı, Alacahöyük’ü var. Lakin turizmde ne rehber var, ne  tanıtım var, ne altyapı var. Altyapı demişken, şu süratli tren sıkıntısını de bir konuşalım. Delice-Çorum Süratli Tren Projesi’nden bahsediyorum. Yıllardır bu kentte yaşayan, bu kentte alın teri döken herkesin ortak bir beklentisiydi, acil bir gereksinimdi. Lakin bakıyoruz ki sorun, ulaştırma yatırımı olmaktan çıkmış, büyük soru işaretleriyle dolu bir tabloya dönüşmüş. Ne oldu, 75 milyar lirayı bulan bir bedelle ihale yapıldı. Üstelik, kamuoyuna açık, rekabete dayalı, şeffaf bir süreçle yapılmadı, pazarlık metoduyla yapıldı. Yalnızca maliyet mi şaştı hayır arkadaşlar, zamanlama da şaştı&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Çözüm mü arıyorsunuz, o vakit adres Ankara’dır, makam Gazi Meclis’tir&#8221;<br />
<br />Terör sorunun çözülmesi için adresin TBMM olduğunu kaydeden Arıkan, &#8220;Son günlerde ülkemizin geleceğini direkt ilgilendiren gelişmeler yaşanıyor. Kimisi ‘fırsat’, kimisi ‘tarihin dönüm noktası’ formunda nitelendiriyor. Ama ne gariptir ki bu gelişmelerin ayrıntılarını ne Meclis’te duyuyoruz, ne de yetkili kurumlardan dinliyoruz. Bir bakıyorsunuz, kritik bir açıklama İtalya’dan geliyor. Bir bakıyorsunuz, yeni bir gelişmeyi toplumsal medya paylaşımlarından öğreniyoruz. Biz en başından beri şunu söylüyoruz; bu ülkenin en değerli sıkıntıları, bâtın toplantılarda, yurt dışındaki masalarda, kapalı kapılar arkasında yürütülemez. Zira biz bu sineması daha evvel izledik. Yalnızca Oslo’da, yalnızca Kandil’de, yalnızca İmralı’da yürütülen süreçlerin nasıl bir hayal kırıklığına dönüştüğünü bu millet çok güzel biliyor. PKK’nın ’fesih’ açıklamasını büyük bir dikkatle takip ediyoruz. Elbette barışın yanındayız. Terörün temizlenmesini biz de çok istiyoruz. Lakin doğrusu biz bu açıklamaların aslında hiç de yabancısı değiliz. 1993’te dediler, barış gelmedi, 1995’te yeniden dediler, silah bırakmadılar, 1998’de, 2006’da, 2009’da ve en son 2013’te. Her keresinde birebir cümleler. Ve artık 7. defa gün gündemde. Pekala ne oldu evvelki 6’sında? Barış mı geldi, silahlar mı sustu, şehit haberleri mi bitti, hayır. Bu nedenle biz, geçmişten ders çıkararak diyoruz ki ’yeni süreç’ diyorsanız, evvel ’eski hataların’ olmayacağını garanti altına alın. Ayrıyeten illa tahlil mü arıyorsunuz, o vakit adres muhakkaktır Ankara’dır, makam Gazi Meclis’tir, temsilci aziz millettir&#8221; halinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Gündüz nesli programları niye hala yayında niye yasaklamıyorsunuz&#8221;<br />
<br />Gündüz nesli programlarıyla ilgili harekete geçilmesi gerektiğini kaydeden Arıkan, &#8220;Madem derdiniz toplumu ve aileyi korumak, soruyorum sayın yetkililer, o zaman gündüz nesli programları niye hala yayında niye yasaklamıyorsunuz? Her türlü ahlaksızlığı anlatan diziler niye hala televizyonlarda niye yasaklamıyorsunuz? Toplumsal medya hesaplarını bir talimatla kapatanlar, muhalif kanallara milyon milyon ceza yazanlar, bu yayınları görmüyor mu? Bir de bu yılı ‘Aile Yılı’ ilan ettiniz. Aile yılında dişe dokunur bir icraat yapmak istiyorsanız? Buyurun, Halep ordaysa arşın burada. Başta kendi kanallarınız olmak üzere bu stil programların hepsine son verin, biz de samimiyetinize inanalım. O denli palavradan soruşturma ihtar kınama falan da istemiyoruz&#8221;  tabirlerini kullandı.<br />
<br />Gençler için sanal bahis ve kumarın bir tehlike oluşturduğunu söz eden Arıkan, &#8220;Hatırlayacaksınız, 1997’de Ulusal Görüş iktidarı kumarhaneleri kapatmıştı. Zira hem aileye, hem topluma hem de gençlere ziyan veriyordu. Hatta makinalara ‘tek kollu canavar’ benzetmesi yapılıyordu. Artık o denli bir noktaya geldik ki o canavar tüm Türkiye’yi sarmış durumda. Her insanımızın, her gencimizin cebine bu kumarhaneler rahatça girebiliyor. Ve bunu engelleyecek tek bir adım atılmıyor. Bir jenerasyon emekle değil, bahtla kazanmanın hayaline hapsedildi. Bu da yalnızca ekonomik bir sorun değil, ahlaki bir çöküştür&#8221; dedi.<br />
<br />&#8220;Buradan bir sefer daha davette bulunuyorum&#8221; tabirlerine yer veren Arıkan, &#8220;Asgari fiyata artış yapmak için yıl sonunu beklemeyin, emekli için memur için kamu çalışanları için Temmuz’u beklemeyin. Enflasyon kayıplarını telafi edecek biçimde, fiyatlar bir an önce güncellenmelidir ve gerekli artırımlar yapılmalıdır.Bakınız tam 1 ay sonra mübarek Kurban Bayramı’nı idrak edeceğiz. Geçen bayram, Sayın Erdoğan 4 bin TL ikramiye için ‘daha ne olacak’ demişti. Biz söyleyelim, vu bayram emekliye bir tam maaş ikramiye olacak. Olmak zorunda, diğer yolu yok. ‘Paramız yok’ falan demeyin, hiç lafı eveleyip gevelemeyin. Emekliye bir maaş ikramiye verin; emeklinin ahını değil, duasını alın&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Saadet Partisi olarak yeni bir stratejik aklın kurucusu ve yürütücüsü olmanın vakti geldiğini kaydederek, &#8220;Büyük bir gururla söylüyorum ki Saadet Partisi teşkilatları Türkiye’nin en güçlü teşkilatıdır. Bunu bilerek ve inanarak söylüyorum. Çünkü Saadet Partisi, ‘iman varsa imkan vardır’ diyenlerin partisidir. Ve biliyorum ki yaşanabilir bir Türkiye’yi, Yine büyük Türkiye’yi ve adil bir dünyayı bizler kuracağız. Ülkemizde yaşanan her yeni kriz, bölgemizdeki her yeni tansiyon, bize gösteriyor ki artık tarihin akışı hızlanmıştır. Ve bu sürat, bizden daha net kararlar, daha yürekli adımlar istemektedir. Bakınız, muhalefet erken seçim davetleri yapıyor, iktidar ise sessiz. Fakat vakit zaman iktidar kanadından gelen iletiler, seçimin öne çekebileceğine işaret ediyor. Erken ya da vaktinde, fark etmez. Türkiye’de seçimler hala sorunlu, hala adaletsiz, hala itimat vermekten uzak. Bilhassa 50+1 düzenlemesi uygulamada olduğu sürece, sorunlar devam edecek. İşte bu yüzden biz, yalnızca seçime hazırlanmakla kalamayız. Seçim sisteminin dayattığı dar kalıpları da aşmak zorundayız. Artık bu söyleyeceğime dikkat buyurunuz. Ulusal görüş tarihi boyunca tüm ittifaklarının stratejik aklı, kurucusu ve yürütücüsü olmuştur. Biz de diyoruz ki 56 yıllık geçmişimizin ufkuyla, teşkilatımızın gücüyle, yeni kuşak siyasetimizle, yeni bir stratejik aklın kurucusu ve yürütücüsü olmanın vakti gelmiştir&#8221; biçiminde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Okay Yokuşlu: &#8220;Fatih hoca geldikten sonra takımın verdiği reaksiyon ve söylediklerini yapma çabası çok değerli&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/okay-yokuslu-fatih-hoca-geldikten-sonra-takimin-verdigi-reaksiyon-ve-soylediklerini-yapma-cabasi-cok-degerli-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Apr 2025 01:52:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Hoca]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzonspor]]></category>
		<category><![CDATA[Yokuşlu]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=226459</guid>

					<description><![CDATA[Trabzonspor’un başarılı futbolcusu Okay Yokuşlu, son haftalarda yükselen bir grafikleri olduğuna vurgu yaparak, "Fatih hoca geldikten sonra ekibin verdiği tepki ve söylediklerini yapma gayreti çok değerli" dedi. Trendyol Harika Lig’in 33 ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzonspor’un başarılı futbolcusu Okay Yokuşlu, son haftalarda yükselen bir grafikleri olduğuna vurgu yaparak, &#8220;Fatih hoca geldikten sonra ekibin verdiği tepki ve söylediklerini yapma gayreti çok değerli&#8221; dedi.<br />
<br />Trendyol Muhteşem Lig’in 33. haftasında Trabzonspor, alanında karşılaştığı Corendon Alanyaspor’u 4-3 mağlup etti. Maçın akabinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan bordo-mavili grubun başarılı futbolcusu Okay Yokuşlu, Fatih Tekke’nin taktikleri doğrultusunda ekip için elinden geleni yapmaya çalıştığını vurgulayarak, &#8220;Çok âlâ başladığımız bir maçtı. Golleri de bulduk aslında. Sonrasında beklenmedik goller oldu. Tabi ki maç içerisinde istediğimiz şeyler değildi. Vakit zaman güç durumda kaldık lakin değerli olan grubun tepkisiydi. Futbol bu, beklemediğiniz şeyler 90 dakika boyunca başınıza gelebiliyor. Değerli olan bunlara tepki verebilmek. 4 tane hoş gol izledik. Kazandığımız için memnunuz. Mesleğim boyunca daima orta saha oyuncusuyum. Yurt dışında vakit zaman stoper oynadığım olmuştu. Savic’in biraz ağrısı vardı. Serdar’ın sakatlığı var. O yüzden hocamız o denli uygun gördü. Fatih hocamızın dediği taktikler doğrultusunda grubumuz için elimden geleni yapıyorum. O yüzden benim için fark etmiyor. Stoper oynayarak gruba katkı sağlamaktan da çok memnunum&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Sezon içerisinde bazen istediğimiz şeyler olmadı ancak son haftalarda yükselen bir grafiğimiz var&#8221;<br />
<br />Trabzonspor’un dönem içerisindeki 3 teknik yöneticilik değişimi ile ilgili soruya Yokuşlu, &#8220;Bu isimler hem Trabzonspor’a hem de Türkiye’ye mahal olmuş değerli hocalar. Fatih hocayla bir arada olağan ki aşikâr bir şablonumuz var ve bunu da her oyuncuya aşılamak istiyor. Saha içinde bir çok varyasyonumuz var. Vakit zaman rakibin baskılarına ve bizim çıkışımıza nazaran şablonu oturtma basamağındayız. Kolay olmuyor, bunlar uzun süreçler. Fatih hoca geldikten sonra ekibin verdiği tepki ve söylediklerini yapma eforu çok kıymetli. Hem önümüzdeki dönem için umut vaat edici kimi şeyler görüyoruz. Birtakım eksiklerimiz var. Bazen istediklerimiz olmuyor lakin bu doğal bir süreç diye düşünüyorum. Bütün oyuncular olarak hocamızın dediklerini yapmaya çalışıyoruz&#8221; halinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Türkiye Kupası’nı kazanma ihtimalimiz var&#8221;<br />
<br />Türkiye Kupası’nın çok kıymetli olduğunun altını çizen Yokuşlu, &#8220;Avrupa’ya gitmenin en kısa yolu hem de Türkiye Kupası’nı kazanma ihtimalimiz var. Ligde gelebileceğimiz en güzel yere gelmeye çalışıyoruz. Dönem içerisinde bazen istediğimiz şeyler olmadı lakin son haftalarda yükselen bir grafiğimiz var&#8221; sözlerini kullandı.</p>
<p>&#8220;U19 maçlarını izlerken çok keyif alıyoruz&#8221;<br />
<br />Trabzonspor U19 grubunun UEFA’daki başarısı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Yokuşlu, &#8220;Özellikle alt yaş kategorilerde bu stil muvaffakiyetler çok değerli. Çok hoş bir takımdaşlıkları var. Maçları izlerken çok keyif alıyoruz. Her vakit ardındayız. Umarım bir gün geldiğinde onlar da Trabzonspor formasını inşallah terletecekler. Hepimiz bu yollardan geçtik. Yakaladıkları muvaffakiyet çok kıymetli. Umarım Hem Türk futbolu onlara uygun ortamı sağlar hem de onlar kendilerini geliştirip hedeflediklerini noktaya gelirler&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Trabzonspor aleyhindeki penaltı kararları ile ilgili soruya Yokuşlu, &#8220;Bunlara takılarak vakit kaybetmek bence birazcık bizim gelişimimiz açısından sekteye uğratıyor. Kamuoyu daha âlâ kıymetlendirir. Bizim odaklanmamız gereken niçin o penaltı durumuna gelene kadar saha içerisinde diğer şeylerde oluyor. Biz oyuncular ve teknik grup olarak buna odaklanıyoruz.  Bunu düzeltmemiz lazım ondan sonra hakem kararları. Bence odaklanmamız gereken asıl sorun orası değil&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Okay Yokuşlu: &#8220;Fatih hoca geldikten sonra takımın verdiği reaksiyon ve söylediklerini yapma çabası çok değerli&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/okay-yokuslu-fatih-hoca-geldikten-sonra-takimin-verdigi-reaksiyon-ve-soylediklerini-yapma-cabasi-cok-degerli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Apr 2025 17:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Hoca]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzonspor]]></category>
		<category><![CDATA[Yokuşlu]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=226410</guid>

					<description><![CDATA[Trabzonspor’un başarılı futbolcusu Okay Yokuşlu, son haftalarda yükselen bir grafikleri olduğuna vurgu yaparak, "Fatih hoca geldikten sonra kadronun verdiği tepki ve söylediklerini yapma uğraşı çok değerli" dedi. Trendyol Harika Lig’in 33 ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzonspor’un başarılı futbolcusu Okay Yokuşlu, son haftalarda yükselen bir grafikleri olduğuna vurgu yaparak, &#8220;Fatih hoca geldikten sonra kadronun verdiği tepki ve söylediklerini yapma eforu çok değerli&#8221; dedi.<br />
<br />Trendyol Üstün Lig’in 33. haftasında Trabzonspor, alanında karşılaştığı Corendon Alanyaspor’u 4-3 mağlup etti. Maçın akabinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan bordo-mavili kadronun başarılı futbolcusu Okay Yokuşlu, Fatih Tekke’nin taktikleri doğrultusunda kadro için elinden geleni yapmaya çalıştığını vurgulayarak, &#8220;Çok güzel başladığımız bir maçtı. Golleri de bulduk esasen. Sonrasında beklenmedik goller oldu. Tabi ki maç içerisinde istediğimiz şeyler değildi. Vakit zaman sıkıntı durumda kaldık ancak değerli olan grubun tepkisiydi. Futbol bu, beklemediğiniz şeyler 90 dakika boyunca başınıza gelebiliyor. Kıymetli olan bunlara tepki verebilmek. 4 tane hoş gol izledik. Kazandığımız için memnunuz. Mesleğim boyunca daima orta saha oyuncusuyum. Yurt dışında vakit zaman stoper oynadığım olmuştu. Savic’in biraz ağrısı vardı. Serdar’ın sakatlığı var. O yüzden hocamız o denli uygun gördü. Fatih hocamızın dediği taktikler doğrultusunda kadromuz için elimden geleni yapıyorum. O yüzden benim için fark etmiyor. Stoper oynayarak kadroya katkı sağlamaktan da çok memnunum&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Sezon içerisinde bazen istediğimiz şeyler olmadı fakat son haftalarda yükselen bir grafiğimiz var&#8221;<br />
<br />Trabzonspor’un dönem içerisindeki 3 teknik yöneticilik değişimi ile ilgili soruya Yokuşlu, &#8220;Bu isimler hem Trabzonspor’a hem de Türkiye’ye mahal olmuş kıymetli hocalar. Fatih hocayla birlikte natürel ki muhakkak bir şablonumuz var ve bunu da her oyuncuya aşılamak istiyor. Saha içinde bir çok varyasyonumuz var. Vakit zaman rakibin baskılarına ve bizim çıkışımıza nazaran şablonu oturtma basamağındayız. Kolay olmuyor, bunlar uzun süreçler. Fatih hoca geldikten sonra kadronun verdiği tepki ve söylediklerini yapma eforu çok bedelli. Hem önümüzdeki dönem için umut vaat edici kimi şeyler görüyoruz. Kimi eksiklerimiz var. Bazen istediklerimiz olmuyor fakat bu doğal bir süreç diye düşünüyorum. Bütün oyuncular olarak hocamızın dediklerini yapmaya çalışıyoruz&#8221; biçiminde konuştu.</p>
<p>&#8220;Türkiye Kupası’nı kazanma ihtimalimiz var&#8221;<br />
<br />Türkiye Kupası’nın çok kıymetli olduğunun altını çizen Yokuşlu, &#8220;Avrupa’ya gitmenin en kısa yolu hem de Türkiye Kupası’nı kazanma ihtimalimiz var. Ligde gelebileceğimiz en yeterli yere gelmeye çalışıyoruz. Dönem içerisinde bazen istediğimiz şeyler olmadı fakat son haftalarda yükselen bir grafiğimiz var&#8221; sözlerini kullandı.</p>
<p>&#8220;U19 maçlarını izlerken çok keyif alıyoruz&#8221;<br />
<br />Trabzonspor U19 grubunun UEFA’daki başarısı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Yokuşlu, &#8220;Özellikle alt yaş kategorilerde bu şekil muvaffakiyetler çok kıymetli. Çok hoş bir takımdaşlıkları var. Maçları izlerken çok keyif alıyoruz. Her vakit ardındayız. Umarım bir gün geldiğinde onlar da Trabzonspor formasını inşallah terletecekler. Hepimiz bu yollardan geçtik. Yakaladıkları muvaffakiyet çok değerli. Umarım Hem Türk futbolu onlara uygun ortamı sağlar hem de onlar kendilerini geliştirip hedeflediklerini noktaya gelirler&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Trabzonspor aleyhindeki penaltı kararları ile ilgili soruya Yokuşlu, &#8220;Bunlara takılarak vakit kaybetmek bence birazcık bizim gelişimimiz açısından sekteye uğratıyor. Kamuoyu daha âlâ kıymetlendirir. Bizim odaklanmamız gereken niçin o penaltı konumuna gelene kadar saha içerisinde öbür şeylerde oluyor. Biz oyuncular ve teknik grup olarak buna odaklanıyoruz.  Bunu düzeltmemiz lazım ondan sonra hakem kararları. Bence odaklanmamız gereken asıl sorun orası değil&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Yunusların görsel şöleni heyecanlandırdı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yunuslarin-gorsel-soleni-heyecanlandirdi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 13:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Yunuslar]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=223134</guid>

					<description><![CDATA[Karadeniz açıklarında, balıkçı teknesine eşlik eden yunuslar görsel şölen oluştururken, o anlar cep telefonuna anbean yansıdı. Trabzon’un Ortahisar ilçesi Faroz limanı açıklarında tekneyle yarışan yunusların deniz yüzeyine dalıp çıkmaları renkli ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz açıklarında, balıkçı teknesine eşlik eden yunuslar görsel şölen oluştururken, o anlar cep telefonuna anbean yansıdı.<br />
<br />Trabzon’un Ortahisar ilçesi Faroz limanı açıklarında tekneyle yarışan yunusların deniz yüzeyine dalıp çıkmaları renkli imgeler oluşturdu. O anları cep telefonuyla kayıt altına almaya çalışan tekne sahibi Necmi Altun’un, &#8220;Yunuslarla birlikte dans ediyoruz. Oyun oynuyorlar ne kadar varsa benim yanıma gelmiş. Benimle yarış ediyorlar benimle dolanıp duruyorlar&#8221; tabirleri ise tebessüm ettirdi. Yunusların vakit zaman peşlerinden ya da önlerinde kendilerine eşlik ettiğini tabir eden Altun, &#8220;Yunus balıkları bizimle yarışarak oyun oynarlar. Nihayetinde onlar da bir can, bizimle birlikte oyun oynuyorlar. Peşimizden geliyorlar bazen önümüze geçiyorlar. Onlarla çok hoş vakit geçiriyoruz canımız sıkılmıyor. İnsancıl bir davranış sergiliyorlar. Kusursuz bir his anlatılamaz. Deniz berrak ve dingin olduğu vakit daima yanımıza gelirler bizimle dolaşırlar. Onlara balık atıyoruz alıyorlar. Manzaraları Faroz limanı açıklarında çektim. Deniz çok hoştu dalgalı vakitlerde pek gelmezler. Bu sıralar yunuslar bilhassa tirsi ve istavrit balığı daha çok olduğundan bu çeşitlerle daha çok avlanırlar&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Yunusların görsel şöleni heyecanlandırdı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yunuslarin-gorsel-soleni-heyecanlandirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 09:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Yunuslar]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=223103</guid>

					<description><![CDATA[Karadeniz açıklarında, balıkçı teknesine eşlik eden yunuslar görsel şölen oluştururken, o anlar cep telefonuna anbean yansıdı. Trabzon’un Ortahisar ilçesi Faroz limanı açıklarında tekneyle yarışan yunusların deniz yüzeyine dalıp çıkmaları renkli ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz açıklarında, balıkçı teknesine eşlik eden yunuslar görsel şölen oluştururken, o anlar cep telefonuna anbean yansıdı.<br />
<br />Trabzon’un Ortahisar ilçesi Faroz limanı açıklarında tekneyle yarışan yunusların deniz yüzeyine dalıp çıkmaları renkli manzaralar oluşturdu. O anları cep telefonuyla kayıt altına almaya çalışan tekne sahibi Necmi Altun’un, &#8220;Yunuslarla bir arada dans ediyoruz. Oyun oynuyorlar ne kadar varsa benim yanıma gelmiş. Benimle yarış ediyorlar benimle dolanıp duruyorlar&#8221; sözleri ise tebessüm ettirdi. Yunusların vakit zaman peşlerinden ya da önlerinde kendilerine eşlik ettiğini tabir eden Altun, &#8220;Yunus balıkları bizimle yarışarak oyun oynarlar. Nihayetinde onlar da bir can, bizimle birlikte oyun oynuyorlar. Peşimizden geliyorlar bazen önümüze geçiyorlar. Onlarla çok hoş vakit geçiriyoruz canımız sıkılmıyor. İnsancıl bir davranış sergiliyorlar. Kusursuz bir his anlatılamaz. Deniz berrak ve sakin olduğu vakit daima yanımıza gelirler bizimle dolaşırlar. Onlara balık atıyoruz alıyorlar. İmajları Faroz limanı açıklarında çektim. Deniz çok hoştu dalgalı vakitlerde pek gelmezler. Bu sıralar yunuslar bilhassa tirsi ve istavrit balığı daha çok olduğundan bu cinslerle daha çok avlanırlar&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Ukraynalı futbolcu Oleksandr Zubkov, Türkiye’deki yeni serüvenini anlattı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/ukraynali-futbolcu-oleksandr-zubkov-turkiyedeki-yeni-seruvenini-anlatti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Mar 2025 13:37:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[göl]]></category>
		<category><![CDATA[maç]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Zubkov]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=222125</guid>

					<description><![CDATA[Trabzonspor’un orta transfer devrinde takımına dahil ettiği Oleksandr Zubkov kulüp mecmuasına yaptığı açıklamada, mesleğinde her vakit tepe için oynadığını belirterek, bu geleneği bordo-mavili kulüpte de sürdürmek istediğini söyledi. Trabzonspor’un ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzonspor’un orta transfer periyodunda takımına dahil ettiği Oleksandr Zubkov kulüp mecmuasına yaptığı açıklamada, mesleğinde her vakit tepe için oynadığını belirterek, bu geleneği bordo-mavili kulüpte de sürdürmek istediğini söyledi.<br />
<br />Trabzonspor’un orta transfer döneeminde takımına kattığı Ukraynalı futbolcu Oleksandr Zubkov, kulüp mecmuasının 227 sayısında yer alan röportajında Türkiye’deki yeni hayatını, Trabzonspor’a transferi ve adaptasyon sürecini anlattı. Futbolla tanışmasının mahallede top oynamasıyla başladığını belirten 28 yaşındaki futbolcu, &#8220;Mahallede top oynarken bir antrenör beni fark etti ve kadroya katılmamı teklif etti. 5-6 yaşlarındaydım. O devir cimnastik de yapıyordum lakin babam bir seçim yapmam gerektiğini söyledi ve ben futbolu seçtim. Futbolun ciddiyetini 12 yaşında Shakhtar Donetsk’e katıldığımda anladım&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Hemen Batagov’u aradım&#8221;<br />
<br />Trabzonspor’a transfer süreci de anlatan Zubkov, &#8220;Uzun bir süreç oldu. Menajerim Trabzonspor’un benimle ilgilendiğini söylediği anda çabucak Arseniy Batagov’a bildiri atıp kulüp, tesisler, alanlar hakkında her şeyi sordum. Daha evvel de Trabzonspor’un büyük bir kulüp olduğunu duymuştum. Şampiyon olduklarını da biliyordum, bu da kulübün büyük amaçları olduğunu gösteriyor. Mesleğim boyunca daima tepe için oynadım ve bu beni memnun eden bir şey. Burada da bu geleneği sürdürmek istiyorum&#8221;</p>
<p>&#8220;Ailem Kiev’de ve onlar için endişeleniyorum&#8221;<br />
<br />Ukrayna’da yaşanan savaşın futbol hayatına tesirini anlatan Zubkov, &#8220;Ailem, eşim, anne, babam şu an Kiev’de. Bu yüzden her gün onlar için endişeleniyorum zira her gün Kiev’e yahut öbür bir kente füze atılıyor. Bazen telefonumda bir alarm uygulaması var. Gergin oluyorsunuz, daima olarak, ‘durum nasıl, yeterliler mi yoksa değiller mi, otoparka/sığınağa mı iniyorlar?’ üzere sorular soruyorsunuz. Şahsen bu sıkıntı bir durum, lakin bu, bizim halkımızı daha da güçlü kılıyor. Sığınaktayken bombalamanın yakınlarda gerçekleştiğini çok duydum. Ve sonuçta bu durum elbette mental açıdan beni çok etkiliyor&#8221; sözlerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Burada kiloma dikkat etmeliyim&#8221;<br />
<br />Trabzon’daki birinci izlenimleriyle ilgili de konuşan Ukraynalı futbolcu, &#8220;Taraftarlar mükemmel. Daha imza atmadan sevgilerini hissettirdiler. Toplumsal medyada birçok ileti aldım, bu türlü bir tecrübesi daha evvel yaşamamıştım. Kent de çok hoş, tabiatı mükemmel. Beşerler çok içten ve misafirperver. Kebap ve baklava mükemmel, biraz kilo almama sebep oldu fakat dikkatli olmalıyım&#8221; halinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Gol atamadığım için takviye aldığım vakitler oldu&#8221;<br />
<br />Skor üretemediği vakitlerinde dayanak aldığını belirten Zubkov, &#8221; Bu durumla başa çıkmak için birkaç kere uzmanla çalıştım.  İşler makus gitse de yine başlayıp her vakit maksimumunuzu vermeniz gerekiyor. Vakitle her şey düzelecektir.  O berbat günlerin beni etkilediği gerçek lakin profesyonel dayanak almak yararlı oldu&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Real Madrid’e attığı goller hala aklımda&#8221;<br />
<br />Unutamadığı gollerle ortasında Real Madrid’e ve Kuzey İrlanda’ya attığı gollerin kendisi için çok özel olduğunu belirten Zubkov, &#8221; İki gol var ve asla unutmuyorum. Biri Real Madrid’e attığım gol. Konutumuzda oynadığımız bir maçtı, hayal edebiliyor musunuz? Bir iç saha maçı oynuyoruz ve Real Madrid’e karşı. Sanırım ikinci yarının başlarında bir gol attım. Maç boyunca 1-0 öndeydik. Sonra, onlar 95 ya da 96. dakikada gol attılar, berabere kaldık. Küçük bir kahraman olmaya çok yakındım. Oburu ise ulusal kadroda, Kuzey İrlanda’ya karşı oynadığımız maçtı. Onlara iki gol attım. Biri şahane bir goldü, voleyle. Birçok gol konumumuz da oldu lakin maçı kaybetmiştik. Düzgün oynadığımız bu iki maçtaki goller beni sevindirdi lakin kazanamadık ve üzüldüm&#8221;</p>
<p>Kendi en düzgün 11’ini paylaşan oyuncu, şu isimleri sıraladı:<br />
<br />&#8220;Ter Stegen,  Marcelo, Rudiger, Ramos, Dani Alves,  Xavi, İniesta, Ronaldinho,  Neymar, Messi, Cristiano Ronaldo.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Bakan Uraloğlu: &#8220;Samsun’dan Sarp’a kadar şehir geçişleri noktasında Akçaabat en yoğun geçişlerimizin bir tanesi&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/bakan-uraloglu-samsundan-sarpa-kadar-sehir-gecisleri-noktasinda-akcaabat-en-yogun-gecislerimizin-bir-tanesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Mar 2025 17:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Akçaabat]]></category>
		<category><![CDATA[Geçiş]]></category>
		<category><![CDATA[Kesim]]></category>
		<category><![CDATA[Trafiği]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=221300</guid>

					<description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Samsun’dan Sarp’a kadar kent geçişleri noktasında Akçaabat geçişinin en ağır geçişlerden bir tanesi olduğunu belirterek "Sahil Yolu 3 gidiş-3 geliş toplam 6 şerit olmasına karşın yerleşimin içinden ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Samsun’dan Sarp’a kadar kent geçişleri noktasında Akçaabat geçişinin en ağır geçişlerden bir tanesi olduğunu belirterek &#8220;Sahil Yolu 3 gidiş-3 geliş toplam 6 şerit olmasına karşın yerleşimin içinden geçmesi nedeniyle günlük trafiği 40-50 binler düzeyinde oluyor&#8221; dedi.<br />
<br />Trabzon’un Akçaabat ilçesinin güneyinden geçen ve kentin trafiğini kıymetli oranda rahatlatan Pulathane Bulvarı büyük ölçüde tamamlandı. Toplam 10,26 kilometre uzunluğu ile imal çalışmaları süren Pulathane Bulvarı projesi hem Karadeniz Kıyı Yolu’nda transit geçişi hem de kent içi trafiğini rahatlatmak gayesiyle geliştirildi. Bir dizi incelemelerde bulunmak üzere memleketi Trabzon’a gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, büyük ölçüde tamamlanarak kullanıma açılan Pulathane Bulvarı’nda incelemelerde bulundu. Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Akçaabat Belediyesi Başkanı Osman Nuri Ekim’in de incelemelerinde eşlik ettiği Bakan Uraloğlu basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</p>
<p>&#8220;Günlük trafiği 40-50 binler düzeyinde oluyor&#8221;<br />
<br />3 kısım halinde çalışmaları yürüttüklerini belirten Bakan Uraloğlu, &#8220;Pulathane Bulvarı’ndaki çalışmaların yerinde inceleyerek arkadaşlarımızdan bilgi aldık. Projenin bitiş tarihini konuştuk. Samsun’dan başladığınızda Sarp’a kadar kent geçişleri noktasında Akçaabat geçişi en ağır geçişlerimizin bir adedidir. Kıyı Yolu 3 gidiş-3 geliş toplam 6 şerit olmasına karşın yerleşimin içinden geçmesi nedeniyle günlük trafiği 40-50 binler düzeyinde oluyor. Sinyalizasyondan ötürü da yolun kapasitesi istediğimiz halde olmayabiliyor. Bilhassa Akçaabat’ın güney kısmındaki yerleşimin kullanması, doğu-batı aksındaki ulaşımın sağlanması birebir vakitte güneye yanlışsız giden trafiğinde alternatifli yoldan alınabilmesi amacıyla hazırladığımız bir projedir. Tıpkı vakitte burayı Akçaabat’ın Tanjant’ı olarak da kıymetlendirebiliriz. Yıldızlı’da başlayıp Yenimahalle’de biten bir proje. Yaklaşık 10 kilometrelik bir proje. 3 kesim halinde çalışmaları yürütüyoruz. 1. ve 2. kesimde toplam 8 kilometrelik kısmı bitirdik. 3 kilometrelik bir kısmı kaldı. Bunun 900 metrelik kesiti Yıldızlı tarafında geri kalan bölümü de Yenimahalle tarafında çalışmalarımıza devam ediyoruz. İnşallah burayı kısa vakitte bitirerek hizmete açmış olacağız&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Karadeniz Kıyı Yolu’ndaki transit geçiş rahatlatılacak&#8221;<br />
<br />Pulathane Bulvarı’nın yakın vakit büsbütün bitirilerek hizmete sunulacağını kaydeden Bakan Uraloğlu, &#8220;Bazı kamulaştırma süreçlerini bitirmemiz gerektiği için mühlet veremiyoruz lakin ağır bir çalışma olduğunu söyleyebiliriz. Şuanda TOKİ yolundayız. Ağır bir trafik olduğu için Büyükşehir ve Akçaabat Belediyemiz ile bunu istişare yaparak burada bir altgeçit yapılmasının yanlışsız olduğunu tespit ettik. Ona yönelik çalışmalarımız başladı. Bu bittiğinde hem transit gidenlerin hem bütün dönüşleri sağlayan herkese hizmet etmiş olacak. Hem kıyı yolunda transit geçişi biraz daha rahatlatmış olacağız. Hem de Akçaabatlıları ve bu civarı kullanan şoförlerin daha kısa yoldan güneye ve mevcut yerleşim yerlerine geçmesini sağlamış olacağız. İnşallah başladığımız işi yakın vakitte bitirerek hizmete sunmuş olacağız&#8221; tabirlerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Evlerin altından çıkan su vatandaşları canından bezdirdi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/evlerin-altindan-cikan-su-vatandaslari-canindan-bezdirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Mar 2025 13:37:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[motor]]></category>
		<category><![CDATA[Sular]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=218587</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu vilayet merkezindeki bir mahallede, konutların bodrum katlarını yerden çıkan su basıyor. Suyu kurdukları motorlarla tahliye eden vatandaşlar, daima yaşadıkları sorun için tahlil bulunmasını istedi. Kastamonu’da eski bir mahalle olan Hepkebirler ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu vilayet merkezindeki bir mahallede, konutların bodrum katlarını yerden çıkan su basıyor. Suyu kurdukları motorlarla tahliye eden vatandaşlar, daima yaşadıkları sorun için tahlil bulunmasını istedi.<br />
<br />Kastamonu’da eski bir mahalle olan Hepkebirler Mahallesi’nde, 1514 yılında yapılan ikili hamamın bulunduğu alandaki konutların altından kot farkı sebebiyle su çıkıyor. Kastamonu Tabiat Muhafaza ve Milli Parklar İl Müdürlüğü binası altına kurulan drenaj sistemi ve mahalledeki birçok bölgede yer alan eski yer altı su kuyusu ile vatandaşların bodrum katlarına kurdukları tahliye motorları ile yerin altından çıkan su tahliye ediliyor. Elektrikler kesilince ya da drenaj ve su motorları arıza yaptığında vatandaşların konutlarının bodrum katını su basıyor. Mahallede yaşayan vatandaşlar, daima tıpkı sorunu yaşadıklarını ve konutlarının ziyan görmesinden huzursuz olduklarını söyleyerek yetkililerden tahlil üretilmesini istedi.</p>
<p>&#8220;Motor olmazsa ya da çalışmazsa kot farkı nedeniyle üst taraflardan gelen bütün su depoma doluyor&#8221;<br />
<br />Hepkebirler Mahallesi Muhtarı Ramis Küçüktarakçı, mahalledeki binaların bodrum katları ile depolarını sık sık su bastığını belirterek, &#8220;Hepkebirler Mahallemiz eski bir mahalledir. Bu yüzden mahallemizde ikili hamam bulunuyor. Bu hamam 1514 yılında yapılmış tarihi bir hamamdır. Şu anda hamam kullanılmıyor. Bütün sular, ikili hamamın olduğu alanda toplanıyor. Kot olarak daha da aşağıda olduğu için mahallemizdeki konutların bodrum katlarına su basıyor. İkili hamamın olduğu yer, üst mahallemizden yaklaşık 2-3 metre daha düşük kotta bulunuyor. Büyük ihtimalle hamam evvelce yapıldığı için kanal bulunuyorş, Belediye, ister istemez yüzeysel bir çalışmada bulunuyor ancak hamamın sınırına, yaklaşık 5-6 metre derinlikteki kanallara inilmediği sürece bizim konutlarımızı ve depolarımızı daima su basacaktır. Kastamonu Tabiat Muhafaza ve Milli Parklar İl Müdürlüğü binasının altında su motoru bulunuyor. Bu su motoru olmadığı vakit ya da çalışmadığı vakit bizim bütün binalarımızı su basıyor. Ben, yetkililerden artık kalıcı bir tahlil bulunmasını istiyorum. Her yıl, bilhassa de kış mevsimi geldiği vakit ya da otoparklar suyu kullanmadıkları vakit kuyuların düzeyleri yükseliyor ve bodrumu olan bütün binaların altını su basıyor. Belediyemizden tahlil bekliyoruz. Hamamın kot olarak ne kadar aşağıda olduğu belirli. Hamamın altında eski yer altı kanalları bulunuyor. Bu kanallardan giderek sular, nereden çıkış yapacaksa oradan çıkıyor ve bodrum katlarımız sular altında kalıyor. Kastamonu Tabiat Muhafaza ve Milli Parklar İl Müdürlüğünün mahallemizden taşınma durumu kelam konusu. Ulusal Parklar binası taşındığı anda suyu tahliye eden motorun çalışması için elektrik olması gerekiyor. Şayet elektrik olmazsa binanın altında olan motor çalışmaz. Bizler, bu drenajı iptal edersek, o motoru çalıştıramazsak binalar, mahallemiz su altında kalacak. Kastamonu, sarsıntı bölgesinde yer alan bir vilayet. Bu suyu da binalar emecek, betonlar çürüyecek. Ben artık kalıcı bir tahlil bekliyorum&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Suyun ne vakit geleceği ya da ne vakit taşacağı muhakkak olmuyor&#8221;<br />
<br />Mahallenin birçok yerindeki su kuyularının dolmasının akabinde meskenlerini su bastığını söz eden Küçüktarakçı, &#8220;Kuyularda doldukça yer altından gelen sular ne yazık ki depolarımızı ve konutlarımızın bodrum katlarını dolduruyor. Şu anda bile depolarımızda su bulunuyor. Şayet depolarımızda motor ile suyu tahliye edemezsek tüm bodrum katlarına su basıyor. Bu kuyuların dolmaması gerekiyor. Ben, yetkililerden yer altı sularına bir tahlil bulmalarını talep ediyorum. Su düzeyi yükseldiği vakit bütün bodrum katları ya da binaların altı sularla doluyor. Şu anda bu binanın temeli su altında. Birçok binanın altına suları tahliye etmek için motor koyduk, bu formda meskenlerimizi, depolarımızı muhafazaya çalışıyoruz. Zira suyun ne vakit geleceği ya da ne vakit taşacağı belirli olmuyor. Vatandaş da şu anda kendi önlemlerini kendisi almak zorunda kalıyor&#8221; diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Simon Banza: “Burada olmaktan çok mutluyum ve sanırım bu sahaya da yansıyor”</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/simon-banza-burada-olmaktan-cok-mutluyum-ve-sanirim-bu-sahaya-da-yansiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jan 2025 12:07:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[göl]]></category>
		<category><![CDATA[maç]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzonspor]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=213201</guid>

					<description><![CDATA[Trabzonspor’un başarılı futbolcusu Simon Banza, bordo-mavili kulübün şampiyonlukları ve maksatları olan bir kulüp olduğunu belirterek, “Burada olmaktan çok memnunum ve sanırım bu alana da yansıyor” dedi. Trabzonspor’un başarılı forveti Simon Banza ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzonspor’un başarılı futbolcusu Simon Banza, bordo-mavili kulübün şampiyonlukları ve maksatları olan bir kulüp olduğunu belirterek, “Burada olmaktan çok memnunum ve sanırım bu alana da yansıyor” dedi.<br />
<br />Trabzonspor’un başarılı forveti Simon Banza, Trabzonspor Dergisi’ne açıklamalarda bulundu. Birinci olarak karateye olan ilgisini anlatan Banza, “Karate sevgisi ailemden geliyor. Babam bir karate ustasıydı, siyah jenerasyondu. Bu onun DNA’sında var. Bu nedenle karateyi çok severdim. O sıralarda futbol da oynuyordum. O devirde ne düşündü tam olarak bilmiyorum ancak annem birden fikir değiştirdi, futbol oynamamı istedi. Ne düşündü tam olarak bilmiyorum, çıktı ve ‘oğlumun karate değil, futbol oynamasını tercih ediyorum’ dedi, bu değişikliğe o neden oldu” dedi.</p>
<p>&#8220;Ben bir golcüyüm ve kendinden çok şey bekleyen biriyim&#8221;<br />
<br />Gol atamadığı vakitlerde izleyeceği iki yol olduğunu kaydeden Demokratik Kongolu oyuncu, “Ben bir golcüyüm ve münasebetiyle kendinden çok şey bekleyen birisiyim. Gol atamadığım vakitlerde aslında izleyebileceğim iki yol oluyor; ya kendi kendime işlerin güzel gitmediğini, gol atamadığımı ve yeteri kadar düzgün olmadığımı söyleyeceğim. Ya da durumun o kadar da vahim olmadığını, bir sonraki maçta gol atabileceğimi söyleyeceğim. Ben daha çok yapabildiğim şeylere odaklanmaya çalışırım. Başarabileceğim olumlu şeylere odaklanırım, zira her maç gol atamazsınız. Bazen iki üç gol attığınız günler olur, tabiatıyla geliverir. Kimi günlerde de gelmek istemez. O denli olduğunda kafanı kaldırıp olumlu şeylere odaklanmalısın ve bir sonraki maç daha uygununu yapmalısın. Elbette sonrasında hayal kırıklığı yaşıyorsunuz, lakin gol atmanın dışında öbür şeyler de var, kadroya nasıl yardım edeceğini biliyor olmak üzere. Bu oyun yalnızca gol atmaktan ibaret değildir. Çok çalışmalı ve asist yapmak üzere şeyleri de biliyor olmanız gerek. Hasebiyle, sorunu yenmeye çalışıp daha çok sakın ve huzurlu oluyorum” formunda konuştu.</p>
<p>“Trabzonspor beni çok etkileyen bir kulüp”<br />
<br />Trabzonspor’un şampiyonlukları ve maksatları olan bir kulüp olduğuna vurgu yapan Banza, “Trabzonspor beni çok etkileyen bir kulüp. Birçok Türk arkadaşım var ve kontrat imzalamadan evvel Trabzonspor’un üst seviye bir kulüp olduğunu bana söylemiştiler. Şampiyonlukları olan, maksatları olan bir kulüp. Aslında buraya gelişim, transferim biraz özeldi. Benim için bir birinciydi. Bu transfer, daha sonrasında ulusal grup derken başımı meşgul eden birçok şey vardı. Yeni grup arkadaşlarıma, yeni bir lisana ve yeni bir ülkeye alışmak zorundaydım. Fakat şu bir gerçek ki keyifli olduğunuzda, bir yerde yeterli hissettiğinizde gerisi geliyor ve Trabzon’da da o denli oldu. Trabzon’a geldiğimde çok düzgün karşılandım, hiçbir sorun yaşamadım. Burada olmaktan çok memnunum ve sanırım bu alana da yansıyor. Alanda kâfi performansı sergileyebilmeniz için zihnen ve bedenen yeterli olmanız gerekir. Her vakit bunu başaramayabilirsiniz. Bu türlü vakitlerde bazen de mucizeler gerçekleşir. Fakat temel olan şey, alanda güzel olabilmek için saha dışında da güzel olabilmektir. Burada yaşadığım şey de tam olarak bu” tabirlerini kullandı.</p>
<p>“Gol hükümdarı konumuna takılıp kalmıyorum”<br />
<br />Gol hükümdarı olmak istediğini ancak oraya takılıp kalmadığını söyleyen 28 yaşındaki forvet, “Futbol, bir piyano yapıtı üzeredir. Uzun müddettir futbolun içindeyim. Genç yaşta başladım. Yakında profesyonel oluşumun 10. yılını dolduracağım. Futbol, bir piyano yapıtı üzeredir. Mükemmeliyeti başarabilmek için yapılan tekrarlar bütünüdür. Bu şu manaya geliyor; her gün birebir şeyi tekrar edersiniz, tıpkı hareketleri her gün tekrar ederek gelişirsiniz. Böylelikle topu kaleye sokarken ya da gerçek pası verirken de birebir hareketi sergilersin. Bir öteki deyişle olabildiği kadar verimli olabilmektir. Trabzonspor’a biraz geç geldim, transfer periyodunun sonunda gruba katıldım. Hasebiyle, başkalarına kıyasla daha geç oynamaya başladım. Benim açımdan gayem atabildiğim kadar çok gol atmak, ekibime yardımcı olmaktır. Ben kulübün daha yukarlarda olmasını ve kadrosu üçüncü, ikinci, birinci yapacak golleri atmayı isterim. Bedelli olan goller, bu gollerdir. Bu yalnızca benimle alakalı değil. Üstlere çıkmamıza yardımcı olacak olan ekiptir. Bu nedenle gol hükümdarı durumuna takılıp kalmıyorum. Elbette bir forvet olarak bunu isterim. Bazen forvet oyuncuları bu gayeye takılıp kalabilirler zira bu ferdî bir maksattır. Ve bu unvan bir forvet için çok özel bir unvandır. Güçlü olmalısınız ve bazen bir forvet olarak hakikat kararı verebilmeniz gerekir. Elbette maksada çok yakınsam da kendimi bundan yoksun etmek istemem” diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Joker, bana ilham kaynağı oluyor&#8221;<br />
<br />Gol sevincinin sinema karakteri olan Joker’den geldiğini açıklayan Banza, kelamlarını şöyle sürdürdü:<br />
<br />“Joker, toplumun içinde kendini söz etmekte zorlanan bir karakter. Aslında sineması izlediyseniz anlayacaksınız. Aşikâr bir badireyi yansıtıyor ve bir noktada patlıyor. Ancak lütfen dikkat edin, ben sorunluyum demeye çalışmıyorum, ben bu karakteri nitekim çok beğendim zira bugün toplumda yaşanan birçok şeyi yansıtıyor. Zorluklarla gayret eden beşerler üzerinden tüm dünyada neler yaşandığını anlatıyor. Her yerde neler olduğunu biliyoruz. Bir yerde yemek bulamayan beşerler varken öbür bir yerde daha az zahmeti olan, sağlıklı beşerler var. Dara düşmüş beşerler sonunda çıkıp kimsenin onları fark etmediğini söylüyorlar. Bu sahiden sıkıntı bir dünya. Joker de bunu iletmek istiyor. Herkesin epey üzgün olduğunu düşünerek biraz sevinç getirmeyi arzuluyor. Şunu söyleyebilirim, makûs bir karakter değil. En sonunda bu hareketler bana da ilham kaynağı oluyor.”</p>
<p>“Muhteşem bir goldü ve herkes seviniyordu”<br />
<br />2018-19 döneminde Lens-Troyes maçında attığı golü unutamadığını belirten Simon Banza, “Sakatlık dönüşünde attığım bir gol var. 2018-19 döneminde Lens-Troyes maçında rakip alanda oynuyorduk ve Ligue 1’e yükselme maçlarıydı. Kulüp uzun vakittir Ligue 2’deydi. Hasebiyle bu çok kıymetli bir maçtı ve kazanmamız gerekiyordu. Ben oyuna ikinci yarı girmiştim. Bu formda uzatmalara kadar gittik. Maç bitmek üzereydi. Uzatmalarda Arial Mendy biraz da yerden orta yaptı, ön direkte alçalıp topa uçarak baş vurdum. Hareket, zamanlama, ve en değerlisi manası, hepsi hoştu. Mükemmel bir goldü ve herkes seviniyordu. Ailem de ordaydı ve onlar da seviniyordu” kelamlarını kaydetti.</p>
<p>“Trabzon kentini görmeyi seviyorum”<br />
<br />Famalicao’dayken 17 numaralı formayı giydiğini ve 17 gol attığını kaydeden golcü oyuncu, “Geçen sene dahil Braga’dayken 23 numarayı giydim ve ligde 21 gol attım. 2 taneyi de ekleyince toplamda 23 gol ediyor. Bu nedenle özel numaralar. Tahminen de 30 numaralı formayı giyersem 30 gol atacağım. Futbol oynamadığımda Playstation oynarım, arkadaşlarımla sohbet ederim. Bazen dışarı çıkarım ki bunu çok severim. Yürüyüş yaparım. Doğayı ve tabiatın içindeki her şeyi severim. Trabzon kentini görmeyi seviyorum. Çıkıp ne olduğunu bile bilmediğim şeyleri satın alırım. Beşerlerle konuşur, fotoğraf çekilirim. Bunu kıymetli buluyorum, beşerlerle toplumsallığı kaybetmemek gerekiyor” dedi.<br />
<br />Maça çıkmadan evvel mental manada hazır olabilmek için müzik dinlediğini vurgulayan Banza, “Bu tam olarak bir ritüel değil, lakin kendimi alana en düzgün biçimde çıkacak kondisyona getiririm. Açma germe yaparım, duş alırım ve bilhassa mental olarak hazır olabilmek için müzik dinlerim. Zihnen konsantre olabilmek için sakince meditasyon yaparım. Hepsi bu, lakin özel bir ritüelim yok” açıklamasında bulundu.</p>
<p>“Genel olarak fizikî kapasitem iyi”<br />
<br />Futbolcu olmasaydı öbür bir spor kolunda olacağını belirten tecrübeli futbolcu, “Yine sporun içinde, bir öteki spor kolunda olurdum, zira çok kuvvetliyim. Genel olarak fizikî kapasitem yeterli. Atletizmle uğraşırdım sanırım. Ayrıyeten basketbol, voleybol ya da hentbolda da başarılı olurdum diye düşünüyorum. Karate var mesela. Bunlar sevdiğim sporlar. Bedeninize yatırım yapmanıza ve vakit ayırmanıza bağlı. Ben pratik biriyim. Masa başı iş de başka bir meslek kolu, fakat ben daha hareketli olsun isterdim. Zira beni memnun edecek bir şey yapardım” diye konuştu.<br />
<br />Trabzon’un sevdiğini, doğal bir kent olduğunu söyleyen Simon Banza, “Yemekleri çok lezzetli, burada âlâ besleniyorum. Favorim künefe. Burada olmaktan nitekim memnunum. Dışarı çıktığım vakit beşerler tarafından çok uygun karşılanıyorum. Her vakit hürmet görüyorum. Trabzon’da kendimi nitekim güzel hissediyorum” sözlerini kullandı.<br />
<br />Kendisine nazaran tüm vakitlerin en âlâ 11’ini sıralayan Banza’nın listesinde şu isimler yer aldı:<br />
<br />“Casillas, Dani Alves, Puyol, Sergio Ramos, Marcelo, Zidane, Ronaldinho, Iniesta, Messi, Ronaldo, Didier Drogba”<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Devrek’te Regaip Kandili coşku içerisinde idrak edildi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/devrekte-regaip-kandili-cosku-icerisinde-idrak-edildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jan 2025 01:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zonguldak]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bizler]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[Mübarek]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=210250</guid>

					<description><![CDATA[Üç ayların başlangıcının birinci kandili olan “Regaip Kandili “Devrek’te coşkuyla idrak edildi. Recep Ayı’nın birinci Cuma gecesinde kutlanan Regaip Kandili Devrek Merkez Hacı İbrahim Ağa ve başka mescitlerde de coşku içerisinde kutlanırken, vatandaşların ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üç ayların başlangıcının birinci kandili olan “Regaip Kandili “Devrek’te coşkuyla idrak edildi.<br />
<br />Recep Ayı’nın birinci Cuma gecesinde kutlanan Regaip Kandili Devrek Merkez Hacı İbrahim Ağa ve öteki mescitlerde de coşku içerisinde kutlanırken, vatandaşların kandil nedeniyle mescitlere akın etmesinden ötürü vakit zaman yoğunluk yaşandı. Regaip Kandili nedeniyle bildiri yayımlayan Devrek İlçe Müftüsü Murat Keyifli &#8220;Allah’ın bizlere ikramı, müminlerin baharı, Recep ayı ile üç ayların rahmet, rahmet ve mağfiret iklimine girmiş bulunuyoruz. İsteğini kazanıp, dünya ve ukbamıza taraf vermede kıymetli bir yeri olan bu mübarek mevsime bizleri yine kavuşturduğu için Rabbimize sonsuz hamd ediyoruz. Allah Teala (C.C.) birtakım yerleri başka yerlere üstün kıldığı üzere; birtakım vakitleri da başka vakitlere üstün kılıp değerli eylemiştir. Allah Resulü (s.a.v.) bu kutlu vakit diliminin birinci ayı olan Recep girdiğinde, “Allah’ım! Recep ve Şaban’ı bizler için bereketli kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 259) diye dua ederdi. Recep ayında iki mübarek gece vardır. Bunlardan biri Regaib, oburu ise Miraç gecesidir. Regaib gecesi, İbadet ve taatin, hayır ve hasenatın Allah katında, ihsan ve ikramlarla karşılık bulduğu mübarek ulvi bir gecedir. Müminler için çok kıymetli bir fırsattır. Bu pahalı, değer biçilmez, ömür sermayesinin en nadide anlarını, en hoş biçimde kıymetlendirmemiz gerekir. Bugün Alem-i İslam, hatta tüm insanlık, en müşkül devirlerinden birini yaşamaktadır. Dini ve insani bedelleri, alçakça ayaklar altına alan zalimlerin zulmü, arşı titretmektedir. Zalimler kutsal canları ve beldeleri kana boğarken, hamasetini Müslümanların dağınıklığından almaktadır. Geliniz şu mübarek üç aylarda hayatımıza pak, tefekkürlü bir sayfa açalım. Zulümleri ortadan kaldıracak bir şuura erişme uğraşında olalım. Cenab-ı Hakk’a tam bir iman ve teslimiyet ile tevbe-i nasuh ile kalb-i selim ile yalvaralım. Nefsimizin ve jenerasyonumuzun ihyası için, üsve-i hasene olan Allah resulünü rehber edinelim. Bu vesileyle, idrak edeceğimiz üç ayların, Alem-i İslam’ın tez vakitte felaha ulaşmasına vesile olmasını ulu Allahtan niyaz ediyorum. Rabbim, dinimiz, devletimiz, vatanımız için canını feda eden şehitlerimize ve cümle geçmişlerimize rahmet eylesin. Şanlı Rabbimiz, bu mübarek gün ve gecelerde yaptığımız Salih ameller, dualar hürmetine, bizleri, Alem-i İslam’ı ve tüm insanlığı her türlü afetten, musibetten ve berbatlıktan koruma eylesin. Bizleri hem dünyada hem de ahirette rahmet, rahmet, af ve mağfiretine nail eylesin. Üç Aylarımız ve Regaib Kandilimiz mübarek olsun” sözlerine yer verdi.<br />
<br />Düzenlenen programın akabinde hayırsever vatandaşlar tarafından cemaate gül suyunun yanı sıra ve çeşitli ikramlarda bulunuldu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Anneannesinden yadigâr evi sanat evine dönüştürdü</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/anneannesinden-yadigar-evi-sanat-evine-donusturdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Dec 2024 09:15:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[boya]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Tadilat]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=209665</guid>

					<description><![CDATA[Ordu’nun Ünye ilçesinde yaşayan 30 yaşındaki Ezgi Arslan, çocukluğunun hayali olan fotoğraf sanatını yaşatmak için anneannesinden yadigâr kalan eski meskeni tadilattan geçirerek sanat konutuna dönüştürdü. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hoş Sanatlar ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ordu’nun Ünye ilçesinde yaşayan 30 yaşındaki Ezgi Arslan, çocukluğunun hayali olan fotoğraf sanatını yaşatmak için anneannesinden yadigâr kalan eski konutu tadilattan geçirerek sanat konutuna dönüştürdü.<br />
<br />Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Kısmı Mezunu Ezgi Arslan, çocukluğundan itibaren kurduğu sanatsal çalışmalarını anneannesinin eski meskenini onararak hayalini gerçekleştirdi. Ünye’nin Fevzi Çakmak Mahallesi’nde kullanılmayan eski konutu kendi imkânı ve vakit zaman arkadaşlarının da yardımıyla tadilatını yapan Arslan, yaklaşık 7 aylık çalışmayla kurduğu sanat konutunda yapıtlarını üretiyor ve öğrencilerine ilham oluyor. Tıpkı vakitte sanatsal dönüşümünü gören birçok şahsa de ilham kaynağı oldu.<br />
<br />Resim ve sanat olan ilgisinin ilkokul yıllarında başladığını tabir eden Arslan, &#8220;Kiralık dükkanları incelemeye başladık ve küçük bir yer bulduk. Sonra Ünye’ye geldiğimde süratlice o dükkana gidip tadilat sürecini araştırmaya başladım. Sonrasında aileme ilişkin olan bu konutu yapmamı söylediler. Bende buraya pozisyon prestijiyle evvel soğuk baktım zira tam merkezde olması daha ilgi cazip olabilir diye düşünüyordum lakin merkeze çok uzakta değildi ve atölyemin nerde olursa olsun merak edeni, atölyemde vakit geçirmek isteyenleri çok olacağına inandım, bu konutu tadilat etmeye başladım ve inandığım üzere merak edeni, seveni de çok oldu. Birinci 2 ay bir erkek arkadaşım destekçim oldu ve tadilatın büyük kısmını birlikte ilerlettik, 2 ay sonra arkadaşım gitti ve bir iki ay da ben yalnız başıma tadilatı devam ettirmek zorunda kaldım, zorlandığım çok vakit oldu lakin o kadar emek vermişken pes etmek istemedim zorlanmama karşın devam ettim. Duvar sıvası, kapılar, pencereler, kapı eşikleri, taban, iddia edilmeyecek kadar tadilat vardı ve yaptık, duvar dekorları, boyasını tek başıma yaptım, bir meskenin boyasını bile bir kişinin yapması zorken daha bir sürü işi kendim yapabilmem beni de sevindirdi tabi. Büyük tadilatlar gittikten sonra ziyaretime gelen arkadaşlarım kapıları pencereleri boyamama yardım etti, bir elin nesi var iki elin sesi var demişler bir haftada tek başıma boyayamazdım iki günde daima birlikte boyadık bitirdik. 5. ayda eşya yerleştirecek bir hal aldırdım ve 2 aydır eşyalarını tamamlıyorum, dekorasyonunu düzenliyorum, eksiklerini tamamlıyorum. Artık üretmek istediğim tablolarımı atölyemden ilham alarak üretme vakti. Şu an içerisinde yedi ayın sonunda konutun çalışmalarının bitmesiyle sanatımla uğraşıyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Ben başarabileceğimi düşündüğüm için eski konutu bu hale getirdim&#8221;<br />
<br />Bir bayanın başarabileceğini ve insanların kendilerine inandığı vakit yapabileceklerini söyleyen Arslan, &#8220;Dışarıda bayanlar yapamaz yahut başaramaz diye bir niyet var. Bu bende yok. Ben fizikî ve ruhsal olarak güçlü bir karaktere sahibim. Yoruluyorum, üzülüyorum ağlıyorum tabi lakin devam etmekten vazgeçmiyorum. Kendi konutumuzda bile ben erkek işleri olarak isimlendirilen işleri yapabiliyordum. Muhtemelen o yüzden yapabileceğimi bildiğim için bu atölyeyi bu hale getireceğimi ve başarabileceğini düşündüm. Ben insanların kendisine inandığı vakit başarabileceklerini düşünüyorum. Burayı aslında kendi çalışmalarımı üretmek için ortaya çıkardım. Yani sanatla ilgili olarak karakalem, yağlı boya üzere çalışmalarımı ortaya koymak için burayı bu hale getirdim. Öğrencilerim de geldiğinde sanatın bütün kollarıyla ilgilensin istiyorum&#8221; halinde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Şenol Güneş: &#8220;Futbolun özünü korumalıyız&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/senol-gunes-futbolun-ozunu-korumaliyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Dec 2024 09:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=207315</guid>

					<description><![CDATA[Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, futboldaki değişimlere dikkat çekerken, "Futbolda değişiklikler oluyor ama özünü bozarsanız tadını da kaybedersiniz" dedi. Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, bordo-mavili kulübün dergisine röportaj ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, futboldaki değişimlere dikkat çekerken, &#8220;Futbolda değişiklikler oluyor ama özünü bozarsanız tadını da kaybedersiniz&#8221; dedi.<br />
<br />Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, bordo-mavili kulübün dergisine röportaj verdi. Güneş, futbolun özünün bozulmaması gerektiğini belirterek, &#8220;Futbol, tarihi boyunca çeşitli değişikliklere uğradı; maç sayıları, kurallar ve saha ölçülerindeki düzenlemeler bunun örnekleridir. Ancak temel ilgi odağı olan özünü korumak, futbolun tadını bozmamak adına büyük değişikliklerden kaçınıldı. Günümüzde ekonominin ön planda olduğu futbol, izleyenler için hala bir oyun, eğlence ve ortak alan olma özelliğini sürdürüyor. Ekonomik sorunlar nedeniyle Türkiye’de futbol seyircisi azalmış olsa da Avrupa ülkelerinde tam tersi bir durum gözlemleniyor. Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde statlar, ailelerin bir araya gelip keyif aldığı, dostluklarını pekiştirdiği alanlar haline geldi. Buna karşılık Türkiye’de ekonomik sıkıntılar, seyirci sayısındaki düşüşlere ve futbolun marka değerine zarar veren olumsuzluklara yol açıyor. Futbol, teknolojinin yardımıyla adalet ve kurallar açısından daha iyi bir noktaya taşınmaya çalışılıyor. Ancak bu süreçte teknolojinin hatalı kullanımı güven duygusunu sarsabiliyor. Ayrıca futbolun akıcı keyfini bozabilecek noktalara dikkat edilmesi gerekiyor&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Kazanmak için her şey mübah derseniz hata yaparsınız&#8221;<br />
<br />Her zaman güzel oyun ve iyi bir sonuç istediğini söyleyen deneyimli teknik adam, &#8220;Ben de güzel oyun, iyi sonuç istiyorum. Güzel oynamadan kazandığınız zaman zaten doğru oyun olmuyorsa, sonrasında kazanma şansınız da az olacaktır. Dolayısıyla birbirine bağlantılı. Şunu söyleyeyim; çocuk da olsanız, bir oyun da oynarsanız, bir iş de yapsanız sonunda kazanmak istersiniz ama kazanmak için her yol mubah derseniz, hata yaparsınız. Mesela bir işimiz var ama bunu tesadüfen götürüyoruz. Ne kadar götürürüz? Ama doğru işleri, ilkeleri, prensipleri, çalışmaları yerine koyup gelişimini sağladıktan sonra sahaya çıktığınız zaman kazanma oranınız yükselir. Kazanamazsanız bile işinizi doğru yapmanızın huzuru olur sizde. Sizden de beklenen şey zaten yeteneğinizi, karakterinizi ortaya koymak. Siz de vicdanen rahat olursunuz. O yüzden bu yaptıklarınızı karşılayan müsabakayı kaybetseniz bile ’Ben bir şeyler ürettim, alamadım, daha çok çalışmalıyım’ dersiniz. Bir de sonuç iyi gelirse doğru işler yaptığınızda, o zaman daha çok tatmin olursunuz, mutlu olursunuz.  Doğru işler yaparak hedefe gitmelisiniz. Oyuncularıma her zaman en iyisini hedeflemelerini tavsiye ediyorum. Bir hedef belirlemek ve ona ulaşmak yeterli değil; önemli olan bu başarıyı sürdürülebilir kılmak. Futbolcuların yeteneklerini ortaya koyması, karakterlerini göstermesi ve izleyicilere keyif verebilmesi bu sürecin ayrılmaz bir parçası&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Hiç bir zaman tükenme diye bir şey yok&#8221;<br />
<br />Şenol Güneş, bugüne kadar finallerde kaybetmiş olsa da hiçbir zaman tükenmişlik hissine kapılmadığını vurgulayarak şunları söyledi:<br />
<br />&#8220;Her gün yeni bir başlangıçtır ve her maç, yeni bir mücadele fırsatıdır. Hayatın her alanında olduğu gibi futbolda da başarısızlıklar ve engeller karşısında pes etmemek, yeni yollar bulup heyecanla ilerlemek gerekir. Yıldız oyuncular sadece bireysel becerileriyle değil, etrafındaki oyuncuları da yükseltebilme yetenekleriyle öne çıkar. Birlikteliği sağlayan, yolu açan, yönlendiren, yol veren, rehberlik yapandır. Bizde sıkıntı o yani. ’Ben işimi yaptım, bana eyvallah’ diyemezsiniz veya tam tersine, ’O yapamadı, ben de o yüzden yapamadım’. Bunlar hep mazerettir. Mazeret buldukça kendinizi törpülersiniz, eksik kalırsınız. Mademki bu işi yapıyorsunuz, en iyi olmaya çalışmalısınız. Günümüz için söylüyorum, Messi, Ronaldo oraya kolay gelmedi ki. Bugün hala oynuyorlar. Herkes ’Ne paralar kazanıyorlar’ diyorlar. Hayır, adam değer kazanıyor. Değeri para yapıyor, parayı değer yapmıyor. O parayla değerini artırmıyor, var olan değerini paraya dönüştürüyor. Her gün hayata yeniden başlamak lazım. Yeniden mücadele etmek ve içimizdeki değerleri dışarı çıkarmaya çalışmak gerekir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Heyecanım aynı şekilde devam ediyor&#8221;<br />
<br />90’lı yıllarda teknik direktörlüğe başladığındaki heyecanla bugün arasında fark olmadığını aktaran Güneş, &#8220;O dönemdeki hırsım ve tutkularım aynı şekilde devam ediyor. Ancak zamanla bilgim, sabrım ve hoşgörüm arttı. Hatalar yapmam normal, kaybettiğimde ya da kazandığımda geriye dönüp ’Şunu yapmalıydım’ demiyorum. Her şey bir deneyimdir ve her maç bir fırsattır. Geçmişteki zor dönemler, sakatlıklar ve sıkıntılar beni daha da güçlendirdi. Bugün de aynı heyecanla, aynı hedefle çalışmaya devam ediyorum. Başarı, bir hedefi yakalamakla bitmez, onu sürdürülebilir kılmak önemlidir. Her gün yenilenmeli ve yeni bir yol haritası çizerek, coşku ve bilgiyle ilerlemelisiniz&#8221; açıklamasında bulundu.</p>
<p>&#8220;Bende kin, nefret, intikam duygusu yoktur&#8221;<br />
<br />Sahada anlık tepkilerin  normal olduğunu belirten deneyimli çalıştırıcı, &#8220;Özellikle bir gol kaçırılınca veya beklenmedik bir hayal kırıklığı yaşandığında. Ancak ben sonrasında üzülmem ve üstünde durmam. Gerçekten affederim, ama unutmam. Bende Kin, nefret, intikam duygusu yoktur. Bir kişi hata yapmışsa, ben niye onun hatasını affetmeyeyim? Ben kendi hatamı üzülerek kabul ederim ama başkasının hatasından sorumlu olmam. Eğer kişi hatasını fark ediyorsa, sorun yoktur, ilişkiler devam eder. Ama sürekli aynı hatayı yapan birine şans vermem. Herkes hata yapabilir, önemli olan bunlardan ders almak ve vicdanen rahat olmaktır. İnsan önce kendine hesap verir, rahat olur. Ondan sonrası kolay&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Eleştiri güzeldir ama hakareti asla kabul etmem&#8221;<br />
<br />Eleştirilerin sporun ve yaşamın doğal bir parçası olduğunu ifade eden Şenol Güneş, &#8220;Eleştiri güzeldir ama hakaret asla kabul edilemez. Eleştiriler her zaman olacaktır. Çünkü bir iş yapıyorsak eleştirileceğiz. Ancak eleştirinin yapıcı olması gerekir; hakaret, doğru bir eleştiri değildir. Eleştiriyi seviyorum, çünkü doğru bir eleştiri bana yeni bir bakış açısı kazandırabilir. Fakat hakaret ise sadece kişinin kendi yanlışlarını gösterir ve buna muhatap olmam. Eleştirinin amacı doğru yolu göstermek olmalıdır. Eğer eleştiri adil ve yapıcıysa, bundan faydalanırım. Ancak günümüzde eleştiriler çoğu zaman haksız, kişisel hale geliyor. Sağlıklı eleştiriler, sakin ve kontrollü bir şekilde yapılmalı, aksi takdirde bu bir kavga olur, eleştiri değil&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Futbolculuk ve antrenörlük kolay işler değil&#8221;<br />
<br />İşi yaparken de, özel hayatında da aynı kişi olduğunu vurgulayan Güneş, &#8220;Tabii ki Trabzonspor teknik direktörüyüm, bu bir sorumluluk. Ama ben hala sade bir insanım, farkım yok. Ailem de bu durumu çok özverili bir şekilde kabul etti, yıllarca bu hayatı yaşadılar. Zorluklar olsa da, bu mesleğin gereklilikleri bunlar. İnsan sürekli olarak grubu, oyuncuları, camiayı düşünerek hareket etmek zorunda. Futbolculuk ve antrenörlük kolay işler değil. Sadece yetenekle olmuyor, büyük aşamalardan geçmek gerekiyor. Bazen çok yetenekli oyuncular, doğru fırsatları değerlendiremiyorlar, kendilerini elemiş oluyorlar. Zamanla, zorluklara katlanmayanlar başarısız oluyor. Benim de zamanında çok zorlu aşamalardan geçerek geldiğim bir yolum vardı. Yetenekli ama potansiyelini kullanamayan çocuklar olabiliyor ama önemli olan, ne kadar mücadele ettikleri ve ne kadar istekli oldukları. Onlar kendi yolunu seçiyor, kimse kimsenin elinden tutmaz&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Bu şehre sadece futbol alanında katkı yapmadılar&#8221;<br />
<br />Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, Ahmet Suat Özyazıcı ve Özkan Sümer’le birlikte çalışmanın kendisi için büyük bir gurur olduğunu belirterek, &#8220;Onlarla olan fotoğraflarımı gördüğümde, o dönemin değerini ve önemini bir kez daha anlıyorum. Hem futbolculuk hem de teknik direktörlük anlamında Trabzonspor’a büyük katkılarda bulundular. Özkan abi ve Ahmet Suat abi, sadece Trabzonspor’a değil, şehre de çok şey kattılar. Sosyo-kültürel alanda da büyük işler yaptılar, gençlere ve ailelere örnek oldular. Onların döneminde çok büyük imkansızlıklar vardı ama buna rağmen hem futbolculuk hem de antrenörlük hayatlarında büyük başarılar elde ettiler. Özkan abi Maçka’nın köyünden gelip şehre, sonra Galatasaray gibi büyük kulüplerde görev aldı ve tekrar Trabzon’a geri döndü. Suat abi de şehre, Trabzonspor’a ve futbola kattıklarıyla örnek oldu&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>&#8220;Boş zamanımda yine futbolu düşünüyorum&#8221;<br />
<br />Boş zamanda da olsa futbolu düşünmekten başka bir şey yapmadığını söyleyen Güneş, &#8220;Boş zamanlarımda aslında futbolu düşünmekten hiç vazgeçmiyorum. İdmana katıldığımda ne yaptığımızı değerlendirir, bir sonraki gün için neler yapacağımı planlarım. Dinlenmeye çalıştığımda bile yürüyüş yaparken çalışıyorum. Yürürken kafamda antrenmanları, takımın durumunu ya da bir planı gözden geçiriyorum. Evde uzandığımda da aynı şekilde iç dünyamda farklı alanlara geçiyorum ve bunları not alırım. Çevremde hiç ses yoksa, düşüncelerim bana yön verir. Bazen kağıt kalem bulamayınca bir düşünceyi unutur, sonrasında kendimle savaşıyorum. Bunun dışında, arkadaşlarla vakit geçirmek ve yemek yemek de bana yeterli geliyor. Hayatımda çok fazla ekstra bir şey yok. Yaylayı çok severim; doğanın huzuruyla, oradaki samimi insanlarla vakit geçirmek beni dinlendiriyor. Sohbetlerde dedikodu yerine, konuya dair bir şeyler konuşmayı tercih ederim. Mesela gözlüklerin faydalarını konuşmak gibi! Boş muhabbeti sevmiyorum, konulara odaklanmak daha anlamlı&#8221; diyerek sözlerini tamamladı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Fuat Çapa: “Türkiye’nin 5. büyük takımı olmak istiyoruz”</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/fuat-capa-turkiyenin-5-buyuk-takimi-olmak-istiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Dec 2024 01:15:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Hedef]]></category>
		<category><![CDATA[maç]]></category>
		<category><![CDATA[Süre]]></category>
		<category><![CDATA[takım]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=206098</guid>

					<description><![CDATA[Samsunspor Futbol Direktörü Fuat Çapa, Türkiye’nin 5. büyük takımı olmak istediklerini söyledi. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Samsunspor, ligin 14. haftasını en yakın rakibi Eyüpspor’un 6 puan önünde lider Galatasaray’ın ise 6 puan gerisinde 3 ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsunspor Futbol Direktörü Fuat Çapa, Türkiye’nin 5. büyük takımı olmak istediklerini söyledi.<br />
<br />Trendyol Süper Lig ekiplerinden Samsunspor, ligin 14. haftasını en yakın rakibi Eyüpspor’un 6 puan önünde lider Galatasaray’ın ise 6 puan gerisinde 3. sırada tamamladı. Ziraat Türkiye Kupası 4. Tur’da yedek ağırlıklı oyuncularla çıktığı 52 Orduspor FK maçını kaybederek elenen Samsunspor’da Futbol Direktörü Fuat Çapa, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine özel açıklamalarda bulundu. Çapa, transfer yasaklarına rağmen yakalanan başarı ve hedeflerden bahsetti.</p>
<p>“Kupadan erken ayrıldığımız için üzgünüz”<br />
<br />Türkiye Kupası’na erken veda ettikleri için üzgün olduklarına değinen Fuat Çapa, “Mağlup olmak hiçbir zaman iyi değildir. Biz her karşılaşmayı galip gelmek için oynuyoruz. Kupada beklediğimiz sonuç ve oyun olmadı. Kupa, az süre alan oyuncularımızı görme adına bundan sonraki süreçte bizim için önemli bir kulvardı. Maalesef oradan biraz erken ayrıldık. Bundan dolayı üzgünüz, elendiğimiz için. Bundan sonra da tamamen lige konsantre olacağız. Mücadele ettiğimiz Süper Lig’de kalan maçlarda en iyisini yapmaya çalışacağız” dedi.</p>
<p>“42 puana ulaşıp, önümüzdeki hedefe bakmak istiyoruz”<br />
<br />İlk hedeflerinin kümede kalma konusunda kendilerine yetecek 42 puanı toplamak olduğunu yineleyen Çapa, “İlk devrenin son 2 maçını üst üste deplasmanda oynayacağız. Eyüpspor’un ardından Sivas’ta devreyi kapatacağız. 2 maç da zorlu deplasmanda olacak. Ligde kolay karşılaşma yok. Her maça iyi konsantre olmuş şekilde hazırlanmak ve oynamak zorundayız. Ligin 2. devrelerinin daha zorlu geçtiğini tecrübelerimizden de biliyoruz. Bundan dolayı alacağımız puanlar ikinci devre önümüzü görmede yardımcı olacak. 42 puanı hangi süreçte yakalayacağız, o süreçten sonra hedef olarak önümüze ne koyacağız? Bunları görme adına önemli olacak. Hedefteki 42 puanı ne kadar erken yakalarsak o kadar erken hedefimizi belirlemiş oluruz. Avrupa kupalarına gitme konusunu konuşmak için çok erken. Maç maç gidip, ciddiyeti koruyup, hayalperest olmadan her maçı oynamak zorundayız. İkinci devre çok zor geçiyor. Alabildiğimiz kadar puanları alıp, ondan sonra önümüzü göreceğiz. Devre arasında kimler takviye yapacak, kimler ne yapacak, kimler ne hedef kovalayacak, kimler yapılanmaya gidecek onları öngörmek şu anda zor. Gidişata ve görüntüye göre de bizim birkaç takım haricinde diğer takımları sakatımız, cezalımız olmadığı zaman taraftarımızın katkısı ile bize inanılmaz güç veriyorlar. Fikstüre de baktığımızda ikinci devre kendi sahamızda oynayacağımız maçlarda alacağımız sonuçlar bizi belirli bir yerlere getirecektir. İlk hedefimiz küme düşme konusunda kendimizi sağlama alacağımız 42 puanı almak. 20. ya da 25. hafta mı olur bilmiyorum ama öncelikle 42 puana ulaşıp, öyle önümüze bakmak istiyoruz” diye konuştu.</p>
<p>“Türkiye’nin 5. büyük takımı olmak istiyoruz”<br />
<br />Herkes tarafından ilk 5 arasında sayılan takımlar arasında yer almak istediklerine ve planlamaları bu doğrultuda yaptıklarına dikkat çeken Futbol Direktörü Çapa, “Dünyanın tüm liglerinde geçmiş yıllarda şampiyonluk yaşamış takımlar her zaman ilk 4-5 sırada yazılır. İlk 5 sıraya zaman zaman değişik takımlar girebilir. Biz Türkiye’nin gelecekte 5. büyük takımı olmak istiyoruz. Büyük takım, sadece şampiyon olarak olunmuyor. 5. büyük takım olmaktaki hedefimiz kalıcı olarak ilk 5’e oynayan takımlardan birisi olmak istiyoruz. Başkanımızın hedefi de bu doğrultuda. Belirli bir süre o ilk 5’te her zaman kaldığımız zaman, süreklilik kazandığı zaman değişik hedefler koyabiliriz. Öncelikle bizim birkaç sezon üst üste ilk 5’te kalmamız gerekiyor. Bu sezon başında nasıl herkes sıralamayı Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor diye sayılıyorsa, bizim de Samsunspor olarak 4 takımdan sonra diğer kulüpler ve camialar tarafından Samsunspor’u sayması durumunda ‘Beşinci büyük takım Samsunspor’ diyebiliriz. Şampiyonluk bir takımın büyüklüğünü belirtmez. Camia da başka bir şey. Camiaların büyüklüğü sıralansa mutlaka ilk 5 içerisinde yer alırız, bunda sıkıntı yok” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“Başarı ne kadar erken gelirse, işimiz o kadar kolay olur”<br />
<br />Takımın planlanan süreden önce Avrupa kupalarına gitme durumunu da değerlendiren Çapa, “Bazı şeyleri tabii ki planlıyoruz. Bazen önünüze engeller çıkar ve planladığınız şeyleri planlanan süreçte gerçekleştiremezsiniz. Bazen de beklemediğiniz anlarda yolunuz açılır ve beklemediğiniz süreçte hedefe ulaşabilirsiniz. Biz böyle bir süreci de yakalayabilirsek de ‘Bunu bu süreç içerisinde planlamamıştık, olmasın’ demeyiz. Ne kadar erken gerçekleştirebilirsek, bizim işimiz de o kadar kolay gerçekleşir”  şeklinde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Ayder Yaylası’nda kar kalınlığı 1 metreye yaklaştı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/ayder-yaylasinda-kar-kalinligi-1-metreye-yaklasti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 17:45:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Yağışı]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=204714</guid>

					<description><![CDATA[Dünyaca ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası’nda son yağan karla birlikte kar kalınlığı 1 metreye yaklaştı. Kış turizmi için hem turistlerin hem turizmcilerin yüzü güldü. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesindeki dünyaca ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası her yıl ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyaca ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası’nda son yağan karla birlikte kar kalınlığı 1 metreye yaklaştı. Kış turizmi için hem turistlerin hem turizmcilerin yüzü güldü.<br />
<br />Rize’nin Çamlıhemşin ilçesindeki dünyaca ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası her yıl yaz ve kış aylarında yüzbinlerce yerli ve yabancı turist ağırlıyor. Yaz aylarında cıvıl cıvıl olan yayla kış aylarında da bu özelliğini koruyor. Bu yıl Ayder Yaylası’na karın erken yağışı ve yoğun olması turizmcileri mutlu ettiği gibi turistlerin de ilgisini çekti. Zaman zaman yolda kalan turistlerin imdadına bölgede sürekli kar temizleme çalışması yapan ekipler yetişti.<br />
<br />Karın erken yağması bu yıl 25 Ocak ve 26 Ocak tarihlerinde gerçekleşmesi planlanan ‘Kardan Adam Festivali’ için de umut kaynağı oldu. Geçmiş yıllarda düzenlenen kar festivalleri kar yağışının az olması nedeniyle zaman zaman eleştirilere konu olmuş, hatta bazen yüksek yaylalardan festival alanına kar taşındığı bile olmuştu. Bu yılki bu erken yağan kar ve yoğun olmasının sevindirdiği festival zamanı sorun yaşanmayacağını, bu yıl turistlerin karın tadını doya doya çıkaracağını düşünüyor.</p>
<p>&#8220;Karın erken yağışı festivalde yüzümüzü güldürecek&#8221;<br />
<br />Karın erken yağışının kış turizmi açısından verimli olacağına vurgu yapan bölge turizmcilerinden İbrahim Yılmaz, &#8220;Karın yağışı biraz erken oldu ama bir hayli fazla oldu. Şu anda yaklaşık olarak 1 metreye yakın bir kar seviyesi var. Çarşamba gününe kadar devam edecek gibi gözüküyor. Tabii bunun güzel yanından ziyade biraz da sıkıntılı yanları yönleri de var tabii ki. Ulaşım birazcık problemli oluyor ama belediye genelde yol çalışmalarını yaptığı için tuzlamalar vesaire ana yollar açık oluyor. Festival tarihleri de netleşti. 25-26 Ocak’ta nasipse festival zamanı olacak. Karın erken yağışı festivalde yüzümüzü güldürecek gibi gözüküyor. Vakti zamanında yukarıdaki yaylalardan da kar taşıdıkları olmuştur ama bu sene daha güzel olacağını tahmin ediyoruz&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Karı görelim diye Rize’ye geldik&#8221;<br />
<br />İstanbul’da ikamet eden ve karın tadını çıkarmak için Rize’ye geldiğini kaydeden Merve Latif isimli vatandaş ise, &#8220;İstanbul’dan geldim 4 günlüğüne. İstanbul’da böyle güzel kar yağmıyor malum. Biz de karı görelim diye Rize’ye geldik. Ayder’e de gelmeden olmazdı. Bakalım, güzel yağıyor şu anda. İnşallah böyle devam eder&#8221; şeklinde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Serebral palsi hastası öğretmen 22 yıldır öğrencilerine ’rehber’ oluyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/serebral-palsi-hastasi-ogretmen-22-yildir-ogrencilerine-rehber-oluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Nov 2024 09:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Rehber]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=204003</guid>

					<description><![CDATA[Samsun’da bir lisede ’rehber öğretmen’ olarak görev yapan ve doğuştan serebral palsi hastası olan Oğuz Kul (44), 22 yıldır öğrencilerine ’rehber’ oluyor. İlkadım ilçesinde bulunan Şehit Ahmet Altınoğlu İmam Hatip Lisesi Rehber Öğretmeni Oğuz Kul ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun’da bir lisede ’rehber öğretmen’ olarak görev yapan ve doğuştan serebral palsi hastası olan Oğuz Kul (44), 22 yıldır öğrencilerine ’rehber’ oluyor.<br />
<br />İlkadım ilçesinde bulunan Şehit Ahmet Altınoğlu İmam Hatip Lisesi Rehber Öğretmeni Oğuz Kul, doğuştan serebral palsi hastası. Hastalığının getirdiği kısıtlayıcı  ve hareket bozukluğu gibi zorluklara boyun eğmeden Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun oldu. Akabinde özel sektörde 10 yıl kadar çalışan Oğuz Kul, memurluk sınavına girerek mezun olduğu Şehit Ahmet Altınoğlu İmam Hatip Lisesi’ne öğretmen olarak atandı. Neşeli, samimi yaklaşımıyla öğrencilere yol gösteren Kul, hayat hikayesiyle örnek oluyor.</p>
<p>&#8220;Ben öncelikle çocukları öğrenci değil, insan olarak görüyorum&#8221;<br />
<br />Hayatını anlatan 44 yaşındaki Oğuz Kul, &#8220;Meslek hayatımda 22.yılım. 14 yıldır bu okulda görev yapıyorum. Aynı zamanda bu okul mezunuyum. Bu okulda çalışmak bu anlamda çok daha değerlidir. 1997 yılında bu okuldan mezun olduktan sonra üniversite sınavına girdim ve OMÜ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünü kazandım. Daha sonra mezun oldum ve 10 yıl özel sektörde çalıştıktan sonra 2010 yılında kamu sektörüne geçtim. Ben öncelikle çocukları öğrenci olarak görmüyorum. Önce onları bir insan olarak görüyorum. Daha sonra çocuk olarak görüyorum. En sonda ise öğrencilikleri geliyor. Böyle kabul ettiğiniz zaman çocuklara bu enerji yansıyor. Bu enerjiyi yansıttıktan sonra diğer engeller ikinci plana düşüyor. Bir odam var ve bu oda hiç boş kalmıyor. Bu zamana kadar çok önemli bir problemle karşı karşıya kalmadım. Zorlandığım zaman onlar bana yardımcı oluyorlar. Ben onlara yardımcı oluyorum. Herhangi bir rehberlik öğretmeni arkadaşımın çalışma prensibi ile benimki çok farklı değil&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Her zaman kendi hayatımı kurma prensibi ile hareket ettim&#8221;<br />
<br />Her zaman kendi ayakları üzerinde durmak gibi bir prensibi olduğunu ifade eden Kul, &#8220;Başka şansınız yok. Hayatınızı kurtarmak zorundasınız. Siz de bir bireysiniz. Benim şöyle bir tarzım yok: Evde oturayım da annem, babam bana baksın. Herhangi bir yerden maaş alayım diye bir tarzım yok. Bunlara ihtiyacı olanlar tabii ki alacaklar ama  benim öyle bir tarzım yok. Her zaman kendi hayatımı kurma prensibi ile hareket ettim. Böyle olunca da çalışmak çok zor gelmedi. Üniversite okumak da çok zor gelmedi. Biraz önce de dediğim gibi başka şansınız yok. Başka şansınız olmayınca olduğunuz yere daha iyi adapte oluyorsunuz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Önüme çıkan engelleri ekarte ettim&#8221;<br />
<br />Rehber Öğretmeni Oğuz Kul şöyle devam etti:<br />
<br />&#8220;Bizim şöyle bir sıkıntımız var. Mutlaka bütün toplumlarda ön yargı vardır. Ön yargı belli tehlikelerden koruyabilir insanı ama bizde biraz daha fazla ön yargı var. Özellikle engelli bireylere ve serebral palsiye karşı. Çünkü görsel anlamda dışarıdan çok fazla belirgin bir engeliniz var. Evet, engel koymaya çalışanlar oldu ama öğretmenlikten aldığım eğitimle bir şekilde ekarte etmeye çalıştık. Galiba geldiğim noktaya bakılırsa ekarte etmiş gibi bulunuyorum.”</p>
<p>&#8220;İyi ki böyle bir öğretmenimiz var&#8221;<br />
<br />Öğrenci Pınar Telci, “İlk okula geldiğim zamanlar çok tedirgindim. Nasıl ilerleyecek, nasıl lise hayatım olacak diye. Oğuz hocam ile tanıştım. Yanına gittiğimde bana verdiğim destekler sayesinde son sınıfa kadar geldim. Her türlü desteği bize sağlıyor. Kafamıza en ufak bir şey takılsa sorabiliyoruz. Böyle bir hocamız olduğu için çok şanslıyız” ifadelerini kullandı.<br />
<br />Öğrenci Ahmet Bayrak, “Çok değerli bir hocamıza sahibiz. Başta Oğuz hocayı gördüğüm zaman biraz garipsemiştim. Hatta, bu okulda ne görevlisi demiştim. Sonradan rehber hocası olduğunu öğrendim. Çok doğru bir kişiliğe sahip kendisi ayrıca çok eğlenceli bir insan. Canımız sıkıldığında gidip yanına eğlenebiliyoruz. Bazen arabası ile gezdiriyor. Kendisi çok neşeli bir insan ve iyi ki bizim hocamızdır” açıklamasında bulundu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>’Stresle başa çıkmak nefes egzersizleriyle mümkün’</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/stresle-basa-cikmak-nefes-egzersizleriyle-mumkun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Nov 2024 13:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=201375</guid>

					<description><![CDATA[Stresin hayatın kaçınılmaz bir parçası olduğunu ve zaman zaman hepimiz tarafından deneyimlendiğine değinen Psikiyatri Uzmanı Dr. Arda Kazım Demirkan, “Derin nefes almak ve nefes egzersizleri yapmak, zihni sakinleştirmenin ve anın içinde kalmak için ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Stresin hayatın kaçınılmaz bir parçası olduğunu ve zaman zaman hepimiz tarafından deneyimlendiğine değinen Psikiyatri Uzmanı Dr. Arda Kazım Demirkan, “Derin nefes almak ve nefes egzersizleri yapmak, zihni sakinleştirmenin ve anın içinde kalmak için etkili yollar arasındadır. Düzenli egzersiz, endorfin salgılanmasını tetikler ve bu da doğal bir mutluluk hormonudur. Yürüyüş yapmak, koşmak veya yoga gibi aktiviteler hem fiziksel hem de zihinsel sağlığınız için yararlıdır” dedi.<br />
<br />Liv Hospital Samsun Psikiyatri Kliniği’nden Uzm. Dr. Arda Kazım Demirkan, Stres Farkındalık Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.  Stresin hayatın kaçınılmaz bir parçası olduğunu ve zaman zaman herkes tarafından deneyimlendiğini belirten Uzm. Dr. Demirkan, önemli olanın, stresle sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmek olduğunu ifade etti. Uzm. Dr. Demirkan, stresle mücadele etmek için yapmamız gerekenlerden bahsetti.</p>
<p>&#8220;Nefes egzersizi uygulanabilir&#8221;<br />
<br />Nefes egzersizlerinin önemli olduğuna değinen Uzm. Dr. Demirkan, &#8220;Derin nefes almak ve nefes egzersizleri yapmak, zihni sakinleştirmenin ve anın içinde kalmak için etkili yollar arasındadır. Günde birkaç dakikanızı nefes çalışmalarına ayırarak stres seviyenizi düşürebilirsiniz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Fiziksel aktivite tercih edilebilir&#8221;<br />
<br />Fiziksel aktivitenin stresle baş etmede önemli bir etken olduğunu belirten Uzm. Dr. Demirkan, &#8220;Düzenli egzersiz, endorfin salgılanmasını tetikler ve bu da doğal bir mutluluk hormonudur. Yürüyüş yapmak, koşmak veya yoga gibi aktiviteler hem fiziksel hem de zihinsel sağlığınız için yararlıdır&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Sağlıklı beslenme önemli&#8221;<br />
<br />Sağlıklı beslenmenin vücuda faydalı olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Demirkan, “Sağlıklı bir diyet, vücudun stresle mücadele edebilmesi için gerekli yakıtı sağlar. İşlenmiş gıdalardan kaçınarak ve taze meyve, sebze ile tam tahılları diyetinize ekleyerek kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz” açıklamasında bulundu.</p>
<p>“Sosyal ortam bireyi olumlu etkiler”<br />
<br />Sosyal ortamda bulunmanın bireye olumlu etkileri olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Demirkan, &#8220;Dostlarınızla ve ailenizle zaman geçirmek, duygusal destek sağlar ve stresle başa çıkmada önemli bir rol oynar. Güvendiğiniz kişilerle duygularınızı paylaşmak, yalnız olmadığınızı hissetmenize yardımcı olur&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Herkes için doğru yöntem farklıdır&#8221;<br />
<br />Stresle başa çıkmanın birçok yolu olduğunu ve herkes için doğru yöntemin farklı olabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Demirkan, açıklamasını şöyle tamamladı:<br />
<br />&#8220;Kendi ihtiyaçlarınıza uygun yöntemleri keşfetmek için zaman ayırın. Unutmayın, stresle başa çıkmak bir maraton gibidir ve kendinize karşı sabırlı ve anlayışlı olmak önemlidir.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Su uzmanı profesör açıkladı : &#8220;La Nina etkisiyle sevindirici bir süreci birlikte yaşayabiliriz&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/su-uzmani-profesor-acikladi-la-nina-etkisiyle-sevindirici-bir-sureci-birlikte-yasayabiliriz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Oct 2024 17:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Açısından]]></category>
		<category><![CDATA[Etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=200085</guid>

					<description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir," La nina etkisiyle beraber önümüzdeki günlerde yağış rejimi böyle devam ederse, kış aylarında yeterli yağışları almak suretiyle hem ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir,&#8221; La nina etkisiyle beraber önümüzdeki günlerde yağış rejimi böyle devam ederse, kış aylarında yeterli yağışları almak suretiyle hem yeraltı suyu beslenmesi açısından hem ülkemizin su kaynakları açısından sevindirici bir süreci birlikte yaşayabiliriz&#8221; dedi.</p>
<p>Son günlerde özellikle Doğu Anadolu Bölgesi’nde ve Karadeniz’in yüksek kesimlerde kar yağışı etkili oldu. Bazı illerde ise yağmur yağışı etkisi gösterdi. Prof. Dr. Yusuf Demir ise bu durumun ’La nina’ etkisinden dolayı olabileceğini ve yağışlar bu şekilde devam ederse Türkiye’nin hem yeraltı suyu beslenmesi açısından hem de su kaynakları açısından sevindirici bir süreci birlikte yaşayabileceğini söyledi.</p>
<p>&#8220;Tarımsal faaliyetleler açısından da umut verici bir gelişme olacaktır&#8221;<br />
<br />Prof. Dr. Yusuf Demir şunları söyledi: &#8220;Son yıllarda dünyada ve ülkemizde küresel iklimin etkisiyle iklimlerin, yağış rejiminin değiştiğinin, kuraklığın veya yağışların zaman zaman etkisini gösterdiğini biliyoruz. Ülkemizin son 3 aylık yağış rejimini incelediğimizde mevsim normalleri ve üzeri yağış almamız bizi sevindiren bir gelişmedir. Tabi önümüzdeki süreçte bu düşen yağış miktarı aynı şekilde devam edecek mi? Asıl bizim değerlendirmeye çalıştığımız nokta bu noktadır. Bildiğiniz gibi geçen sene dünyanın tamamını etkileyen ’el nino’ etkisi vardı. El Nino etkisi ’la nina’ etkisine yani soğuk hava etkisine bırakmaya başladı. Uzmanların 2 farklı görüşü var. Bu görüşlerden bir tanesi; ’la nina’ etkisiyle Akdeniz’den gelen soğuk hava etkisinin özellikle Avrupa’da ve Türkiye’de etkili olacağını, bunun ise yağış rejimi üzerinde etkili olacağı, önemli yağışların alınabileceğini savunan bir modelleme yapan çalışmalar var. Bir grup ise la ’nina’ etkisinin Akdeniz’in altından geçerek Afrika üzerine geçeceğini, bunun da Avrupa’nın Akdeniz’e doğru kısımda ve Türkiye üzerinde bir kuraklık veya yağış azalmasına sebep olacağını savunan modellemeler var. Şu andaki gelişmeler sanki daha yağışlı geçeceği yönünde bizi umutlandırıyor. İnşallah ’la nina’ etkisiyle beraber önümüzdeki günlerde bu yağış rejimi böyle devam ederse kış aylarında yeterli yağışları almak suretiyle hem yeraltı suyu beslenmesi açısından hem ülkemizin su kaynakları açısından sevindirici bir süreci birlikte yaşayabiliriz. Tabi yaz aylarında tekrar kuraklık riski olabilir ama kışı iyi geçirmemiz tarımsal faaliyetleler açısından da umut verici bir gelişme olacaktır. Bu süreci iyi takip etmemiz lazım. Belli bölgelerimiz kar yağışı almaya başlaması umudumuzu artırıyor. Tabi hiçbir zaman rehavete kapılmamalıyız. Kaynaklarımızın süreci tamamen küresel iklimin etkisine bağlıdır. Zaman zaman bu tür etkilerle karşılaşacağız. Yağışları aşırı artması buna bağlı olarak yaşayacağımız felaketler veya aşırı kuraklığa bağlı olarak yaşayacağımız felaketler önümüzdeki süreçte yine karşımızda olacak. Duyarlı olmalıyız ve bilinçli bir toplum oluşturmalıyız.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Ertuğrul Doğan’dan, Abdülkadir Ömür’e sert sözler!</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/ertugrul-dogandan-abdulkadir-omure-sert-sozler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Oct 2024 01:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzonspor]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=198157</guid>

					<description><![CDATA[Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, bordo-mavili takımın eski futbolcusu Abdülkadir Ömür’le ilgili, "Trabzonspor başkanına, ’Ben artık bu formayı giymek istemiyorum’ dediği gün ben o formayı üzerinden çıkardım ve kapının önüne koydum" dedi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, bordo-mavili takımın eski futbolcusu Abdülkadir Ömür’le ilgili, &#8220;Trabzonspor başkanına, ’Ben artık bu formayı giymek istemiyorum’ dediği gün ben o formayı üzerinden çıkardım ve kapının önüne koydum&#8221; dedi.<br />
<br />Karadeniz Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde gerçekleştirilen söyleşide konuşan Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, öğrencilerin sorularını yanıtladı. Dr. Hüseyin Örs’ün yönettiği oturumda mezun olduğu fakülteye 30 yıl sonra döndüğünü belirten Doğan, geçmiş yıllardaki anılarından bahsederek, teşekkür etti.</p>
<p>&#8220;Bankalar Birliği’nden çıkmak hayati önem taşıyordu&#8221;<br />
<br />Trabzonspor’un mali durumu hakkında bilgi veren Başkan Doğan, kulübün Bankalar Birliği’nden çıkışının 600-700 milyon TL’lik faiz yükünden kurtulmak için kritik olduğunu vurguladı. Ertuğrul Doğan, “Sıkıntılar bitmiyor ama zamanla bu sorunların üstesinden gelmeye çalışacağız” şeklinde konuştu.</p>
<p>Abdulkadir Ömür için sert sözler<br />
<br />Ertuğrul Doğan, eski teknik direktör Ünal Karaman ve bordo-mavililerin eski futbolcusu Abdülkadir’in ayrılık süreçleriyle alakalı gelen soruya, &#8220;Trabzonspor’da o dönem böyle bir şey yaşanmasını istemezdik. Başkanımızla arasında bir problem yaşadı. Basın önünde çıkış yaptığı için görevine son verilmiş ve doğru yapılmıştır. Kurumsal kimlik önemli olması lazım. Kimse Trabzonspor’a onun kattığından başka daha fazla bir şey katamaz, herkes için bu geçerlidir. Her antrenör, her kişi çalışandır, parasını da aldı gitti. Benim dönemimde de bir oyuncumuzla alakalı böyle bir şey yaşandı. Abdulkadir Ömür ile de böyle bir durum yaşadık. Trabzonspor başkanına, ’Ben artık bu formayı giymek istemiyorum’ dediği gün ben o formayı üzerinden çıkardım ve kapının önüne koydum&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Hakem o gün Beşiktaş forması giydi&#8221;<br />
<br />Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun, Trabzonspor &#8211; Beşiktaş maçının ardından hakem Ali Şansalan’ı tebrik etmesiyle ilgili de konuşan Doğan, &#8220;İbrahim Bey bizim eski başkanımız, iyi bir Trabzonsporludur. Onun olduğu yerde bunların olmaması lazım. Hakemi tebrik ettiğini söyledi. Ben yine tekrarlıyorum. Hakem o gün Beşiktaş forması giydi. Trabzonspor’un hakkının yenmemesi için konuşmaları yapmaya devam edeceğiz. Trabzonspor camiasının başına her zaman bunlar geliyor. Bundan sonra da gelmeye devam edecek. Bu mücadele Trabzonspor var olduğu sürece devam edecek&#8221; cümlelerine yer verdi.</p>
<p>&#8220;Şenol Güneş rapor verirse transferleri zamanı gelince yaparız&#8221;<br />
<br />Ertuğrul Doğan, Teknik Direktör Şenol Güneş’in henüz transferle ilgili bir rapor vermediğini belirterek, &#8220;Şampiyonluk sonrası pek başarılı olamadık. Doğruyu konuşmak lazım. Oyuncuları transfer ettiğimiz zaman isim olarak eksik gözükmüyordu. Uyum sorunları meydana çıktı. Bunu istemezdik ama oldu. Teknik kadro kimi istiyorsa, istedikleri talepler doğrultusunda gidiyoruz. Şenol hoca bize bir liste vermedi, verirse ona göre de alacağız. İnşallah bir gün ekonomik projeleri gerçekleştiririz. Ben de taraftarlarımızın isteklerini kırmam. Ben de zamanında bu yaşlarda bunu isterdim. Biz sizin zamanınızda daha sert eleştiriler yapardık başkanlara. Şenol Güneş kimi isterse, raporu verdiği zaman gerekeni yapacağız ve istediğini alacağız&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>&#8220;En düşük ödeme Abdullah Avcı’ya yapıldı&#8221;<br />
<br />Eski başkan Ahmet Ağaoğlu ile bir ayrım yaşadık ama görüşmemelerinin nedeninin kendisi olmadığını savunan bordo-mavili kulübün başkanı, kulüpten ayrılan tüm teknik direktörlere ödeme yapıldığını, en düşük ödemenin ise Abdullah Avcı’ya yapıldığını da sözlerine ekledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>161 yıllık Fener 5 nesildir Çilesiz ailesine emanet</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/161-yillik-fener-5-nesildir-cilesiz-ailesine-emanet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Oct 2024 13:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Feneri]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=194992</guid>

					<description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “5 nesildir Çilesiz ailesi tarafından bakımı yapılan fener, Karadeniz’deki denizcilerimizin adeta pusulası olmuştur” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin en kuzey ucu ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “5 nesildir Çilesiz ailesi tarafından bakımı yapılan fener, Karadeniz’deki denizcilerimizin adeta pusulası olmuştur” dedi.  </p>
<p>  Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin en kuzey ucu Sinop’ta bulunan İnceburun Deniz Feneri’nin yerden 9 metre, deniz seviyesinden ise 26 metre yükseklikte yer aldığını kaydederek, “1863 yılında inşa edilen ve 5 nesildir Çilesiz ailesi tarafından bakımı yapılan fener, 161 yıldır Karadeniz’deki denizcilerimizin adeta pusulası oldu. Bizler, böylesi tarihi yapıların korunmasını sadece bir görev değil, milli bir sorumluluk olarak görüyoruz” dedi.<br />  “Işığın Hep Yanması için Tüm Desteği Vermeye Devam Edeceğiz”<br />  İnceburun Deniz Feneri’nin 5. kuşak bakıcısı Erol Çilesiz’in 1992 yılından bu yana babasından devraldığı mirası başarıyla sürdürdüğünü belirten Bakan Uraloğlu sözlerine şu şekilde devam etti:<br />  “Erol Bey’in büyük dedesi Şaban Bey’den başlayarak, Haşim Bey, Ahmet Çilesiz, Hüseyin Çilesiz ve şimdi de Erol Çilesiz, bu önemli görevi başarıyla yerine getirdiler. İnceburun Deniz Feneri aynı zamanda nesilden nesle aktarılan bir mirastır. Bu tarihi fenerin varlığını sürdürebilmesi, başta Erol Çilesiz ve ailesi olmak üzere büyük emek veren insanların sayesinde mümkün olmuştur. İnceburun Deniz Feneri, Çilesiz ailesinin gözü, gönlü ve emeğiyle bu zamana kadar ışığını hiç kaybetmedi. Biz de onların bu özverisine her zaman minnettarız. Denizcilerimizin güvenliğini sağlayan bu ışığın hep yanması için elimizden gelen tüm desteği vermeye devam edeceğiz.”<br />  “İnceburun Feneri, her şeyden önce bizim için bir iş yerinden fazlasıdır. Burası bizim evimizdir, yuvamızdır”<br />  İnceburun Deniz Feneri’nin 5. kuşak bakıcısı Erol Çilesiz ise aile mesleğinin öyküsünü anlatırken şu sözlere yer verdi: “Babam bu fenerde görevliyken, 1965 yılında doğdum ben. Yani çocukluğumdan beri aşinayım fenerdeki zorlu çalışma şartlarına. 1992 yılından beri Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüze ait bu fenerde hizmet vermekteyim. İnceburun Feneri, her şeyden önce bizim için bir iş yerinden fazlasıdır. Burası bizim evimizdir, yuvamızdır.”<br />  “Her sabah rutin bakımlarımızı ve temizliğimizi yaparız”<br />  Denizcilere yol gösteren, rehber olan bu fenerin hiçbir zaman sönmemesi, işleyen bu sistemin hiçbir zaman aksamaması ve bu çarkın hiç durmaması gerektiğini vurgulayan Erol Çilesiz, “Seyir yardımcısı olarak bu noktada denizlerimizdeki seyir emniyetini sağlıyoruz. Teknolojik olarak sürekli olarak kontrol altında olsa da gece boyu devamlı olarak fenerimizin mekanizmasını ve ışığını kontrol ederiz. Her sabah da rutin bakımlarımızı ve temizliğimizi yaparız. Hava şartlarına göre küçük bakım onarımlarını gerçekleştiririz. Düzenli aralıklarla da fenerde büyük bakımlarımız olur. İşimi gerçekten çok severek yapıyorum ve Türkiye’nin en kuzey ucundan; tarihî İnceburun Fenerimizden tüm denizcileri ve denizi sevenleri selamlıyorum” açıklamalarında bulundu.<br />  (HÖ-</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Serkan Özbalta; “Yaşanan zorlukların üstesinden geleceğiz”</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/serkan-ozbalta-yasanan-zorluklarin-ustesinden-gelecegiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Sep 2024 01:30:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum Fk]]></category>
		<category><![CDATA[maç]]></category>
		<category><![CDATA[müsabaka]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=193490</guid>

					<description><![CDATA[Çorum FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta, 2-0 mağlup oldukları Kocaelispor maçının ardından yaptığı açıklamada, “Yaşanan zorlukların üstesinden geleceğiz” dedi. Trendyol 1. Lig’in 6. haftasında Çorum FK, sahasında karşılaştığı Kocaelispor’a 2-0 ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çorum FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta, 2-0 mağlup oldukları Kocaelispor maçının ardından yaptığı açıklamada, “Yaşanan zorlukların üstesinden geleceğiz” dedi.<br />
<br />Trendyol 1. Lig’in 6. haftasında Çorum FK, sahasında karşılaştığı Kocaelispor’a 2-0 mağlup oldu. Müsabakanın ardından basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Çorum FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta, “Birkaç haftadır hem antrenmanlarda ve oynadığımız maçlarda takımın yukarı doğru ivmelendiğini görüyoruz. Kocaelispor’un iki maçta üst üste kayıp yaşaması nedeniyle bu maçta bir tepki ortaya koyacaklarını biliyordum. Bu durumu oyuncularımızla paylaştık. Onlara karşı tabii ki kendi sahamızda biz de bir tepki verecektik. Maça iyi başladık, fena oynamadık. Birkaç tane ciddi gol pozisyonu da yakaladık. Oyun anlamında, diziliş anlamında iyi giderken bir anda toparlayamadığımız rahat bir pozisyonda bir sıfır mağlup duruma düştük. Ondan sonra tam tepki verirken ikinci golü yedik. Bir tanede kırmızı kart gördük” ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Gol atanın kazanacağı bir müsabaka gibi görünüyordu&#8221;<br />
<br />Oyunun bazı bölümlerinde istediklerini yapamadıklarını söyleyen Özbalta, “İstediklerimizi zaman zaman yapmaya çalıştığımız, zaman zaman yapamadığımız bir müsabaka oldu. Ama sanki maçı gol atanın kazanacağı gibi bir müsabaka duruyordu. Atamadığında berabere bitecek bir maç gibi gözüküyordu. İki tane net pozisyonumuz vardı onları değerlendirebilseydik öne geçtikten sonra daha farklı bir senaryo ile karşılaşabileceğimizi gördük” şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Karamsar bir tabloyu sevmiyoruz&#8221;<br />
<br />Bireysel hataların olabileceğini dile getiren Serkan Özbalta, “Oyuncularım bir yıl önce iyi şeyler yapan oyuncular. Bazı bireysel hatalar olacaktır. En fazla üzülen onlar. Oyuncularımızın iyi günlerinde yanında olduğumuz gibi kötü günlerde de her zaman yanlarında olmalıyız. Bizim üzerimize binen bir yük kendi gösterdiğimiz bütün hafta boyunca verdiğiniz emeğin karşılığını alamadığımız gibi bir de taraftarımızı üzmenin verdiği onları evlerine mutsuz göndermenin verdiği yük de üzerimize binince bizim için bu akşam çok üzücü oldu. Karamsar bir tabloyu sevmiyoruz. Geçen yıla baktığımızda alıştığımız bir tablo da değil. Burada olmayı istemiyoruz. Oyuncularımız da bunu istemiyor.  Oyuncularımız tekrar toparlanacak yukarı doğru tekrar ivme kazanacak. En önemlisi bulunduğumuz yerden kalkmasını bilen bir oyuncu kitlesine sahibiz. Bu bana ve oyuncularına güven veriyor. Bizler bu zorlukların üstesinden geleceğiz. Ve üç puanlı sistemde birkaç maça aldığınızda hemen işlerin değiştiğini hemen baharın geldiğini sizler bu tecrübeye sahipsiniz. Önceki yıllarda veya günümüz futbolunda Türk futbolunda veya Avrupa futbolunda hepimizin bildiği bir alışkanlık 3 puanlı sistemde birkaç maç sonra yine başka hesapların içine girecek bir Çorum FK olacağına inanıyorum” sözleriyle konuşmasını sürdürdü.</p>
<p>&#8220;Transfer döneminin başlangıcı veya ortasına geldiğimizde çok farklı isimler gündemdeydi&#8221;<br />
<br />Bir gazetecinin transferlerle ilgili sorusunu da yanıtlayan Özbalta, “Yönetim kurulumuz göreve geldiğimiz günden beri bütün oyuncuları benimle paylaşıyorlar. Tabii ki paylaşılan her oyuncu veya bizim listemizde oyuncuları yönetim kuruluna sunmamızla her oyuncuyu alamıyorsunuz her oyuncuyu transfer edemiyorsunuz. Başkanım da sizlerle paylaştı. Mali disiplinden bahsettiğini biliyorsunuz. Catic ve Burak Süleyman’ı bizimle paylaştığında ikisini de istediğimizi onlara söyledik. Ama tabii ki transfer döneminin başlangıcı veya ortasına geldiğimizde çok farklı isimler gündemdeydi ama dediğim gibi bir sürü enstrüman sayabilirim sizi ki oluşamama nedenlerinden dediğim gibi o burada da çok bir şey olmaz. Yani uzun uzunca konuşulmaz ama buraya gelen her oyuncudan bizim bilgimiz var. Sağ olsunlar hem yönetimde bunu istişare ederek onların güvendiği gözlere onların inandığı tabii ki kulübümüze çalışanlara bizlerle sunuyorlar bizler de kulübün zarar görmeden en sağlıklı şekilde nasıl oyuncu buraya katarsak bizde o anlamda fedakarlık yapıyoruz. Biraz takımlar tükendiği zaman sadece Çorum FK değil diğer takımlarda hemen kara bağlama olayımız var. Böyle kötü bir hastalığımız var. Biraz iyi gittiğimizde Çorum FK asla yenilmez kesinlikle bu ligden çıkabilir diyebiliyoruz kendi kendimize. İçimizdeki arzu ve istek olduğu için bunu yansıtabiliyoruz. Hem kulübe hem oynayan oyuncular hem de kadroya alamadığımız her oyuncu bu takımı yukarıya taşıyacağım ve küme düşme ile ilgili bunu deklare bile etmenize gerek yok. Bazen bir iki tane müsabaka gerekli midir evet bugünkü gerekliydi olmadı ama dediğim gibi daha ligin 6’da biri bitmiş durumda inanılmaz bir şekilde hazırlanacağız haftaya hazırlanacağız bir tane müsabaka ondan sonra üstüne koyacak bu oyuncular içeride kendileri de o konuşmayı yaptılar zaten o sorumluluğu bilen bir bilince sahipler. İyi günde nasıl bir aradaysalar kötü günde de beraber olacağız dediler. Futbolcularımız bugünkü taşıyacak erdemde ve karakterde oyuncular” dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Yaklaşık bir asırdır cami olarak hizmet veriyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yaklasik-bir-asirdir-cami-olarak-hizmet-veriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Sep 2024 09:22:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Cami]]></category>
		<category><![CDATA[Rum]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=192232</guid>

					<description><![CDATA[Trabzon’un Sürmene ilçesine bağlı Dirlik Mahallesinde bölgede yaşayan Rumlar tarafından dini ibadet için yaptırılan tarihi Cida Kilisesi mübadele sonrası camiye çevrilirken yaklaşık bir asırdır cami olarak hizmet veriyor. Geçtiğimiz yıllarda Fener ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’un Sürmene ilçesine bağlı Dirlik Mahallesinde bölgede yaşayan Rumlar tarafından dini ibadet için yaptırılan tarihi Cida Kilisesi mübadele sonrası camiye çevrilirken yaklaşık bir asırdır cami olarak hizmet veriyor.<br />
<br />Geçtiğimiz yıllarda Fener Rum Patriği Bartholomeos’un ziyaret ettiği cami, yabancı turistlerin ilgi odağı olurken Dirlik Mahallesi Cami İmamı Aydın Kızıltaş, 10 yıl öncesine kadar özellikle Rum vatandaşların yoğun olarak ziyarete gelirken son yıllarda bu yoğunluğun azaldığını kaydetti.<br />
<br />Caminin yaklaşık bir asırdan beri hizmet verdiğini belirten, Kızıltaş, “2014 yılından beri bu camide görev yapmaktayım. Mübadeleden sonrası Ruslar bölgeden gittikten sonra cami olmadığından dolayı buradaki Müslümanlar mevcut olan kiliseyi camiye döndürdüler.  O günden sonra 1924-1925’lerden sonra günümüze kadar cami olarak hizmet vermektedir. Yazın cemaatimiz daha çok oluyor kışın genelde İstanbul’a gittikleri için az oluyor. 2014-2015 yıllarında buraya yabancı turistler çok geliyordu anca bu yoğunluk giderek azaldı. Özellikle Rumlar daha çok geliyor. Arka tarafta onların ibadet yerleri var geldiklerinde orada ayin yapıyorlar. Papazın günah çıkarma yeri var orada ayin yapıyorlar” dedi.<br />
<br />Cami cemaatlerinden Recep Durmuş, caminin zaman zaman restore edildiğini ifade ederek “Doğma büyüme bu mahallede oturuyorum.  1924 yılında Rumlar buradan gidince burası camiye çevrildi. Buraları ucuz fiyatla satıldı vatandaşlar parayla aldı dolayısıyla Müslüman kesim fazla olunca camiye çevrildi. Kilisenin çan kulesi vardı kilise görüntüsü oluşturduğu için orası yıkıldı. Önceden buraya Rumlar çok gelirdi son zamanlarda pek gelmiyorlar. Camimiz zaman zaman restore ediliyor bakımı pek bitmiyor” diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>AK Partili Yılmaz, Tüzük Kurultayı üzerinden CHP’ye yüklendi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/ak-partili-yilmaz-tuzuk-kurultayi-uzerinden-chpye-yuklendi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Sep 2024 01:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Milletin]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=191309</guid>

					<description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Tüzük Kurulu’nda gösterdiği tepki üzerinden CHP’ye yüklendi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz bir dizi ziyaretler için Karabük’e ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Tüzük Kurulu’nda gösterdiği tepki üzerinden CHP’ye yüklendi.<br />
<br />AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz bir dizi ziyaretler için Karabük’e geldi. AK Parti teşkilatı ile İl Başkanlığı’nda görüşen Yılmaz gazetecilere açıklamalarda bulundu.<br />
<br />31 Mart seçimlerinden sonra bütün illeri dolaştığını belirten Yılmaz, Bütün illerimizdeki belediye başkanlarımız, ilçe başkanlarımız, il başkanlarımız, daha doğrusu ana kademenin değerli unsurları, meclis üyelerimizle birlikte 31 Mart seçimleri sonuçları üzerinde değerlendirmeler yapıyoruz. Teşkilatlarımızın bu seçim mücadelelerinde verdikleri gayret, gösterdikleri gayret ve verdikleri mücadeleden ötürü kendilerini tebrik ederim. Başarılı olduğumuz yerlerde arkadaşlarımıza eline sağlık diyelim. Tebrik edelim. Başarısız olduğumuz yerlerde de kardeşlerimize bunun yeni birtakım başarıların ön adımı olabileceğini, eksiklerimizi görüp bu eksikliklerimiz üzerine yeni stratejiler, yeni gelecekler, yeni gelecek planlamaları yaparız diye düşünerek onlara da geçmiş olsun. Bundan sonra daha gayretli olmak üzere onlara da yapılması gereken motivasyonu yaparak illerimizi dolaşıyorum” dedi.<br />
<br />“Yaklaşık 50’nin üzerinde ilimizi gezdim” diyen Yılmaz, “Bugün güzel Karabük’ümüzde ve özellikle ülkemizin sanayileşme mücadelesinin ilk adımının atıldığı demir çelik deyince akla gelen bu güzide şehrimiz Karabük’te olmaktan son derece mutluyum. Bizler bir seçim bittikten sonra seçimi kazanmışlığın rehavetini, seçimi kazanmışlığın ekabirliğini asla yapmayan bir siyasi hareketiz. Hatta seçimde sandığın ifade ettiğini en iyi okuyan, sandık ne dedi? Sonuçta sandıktaki oyları ortaya koyduğunuzda o oyların kompozisyonunun dili olsa da konuşsa, konuştuğunda ne diyeceğini bir tercüme ederiz. Onu tarif ederiz, tanımlarız. O tarif ve tanım, eğer milletimizin bazı uyarılarını içeriyorsa, milletimizin bazı dikkatimizi çekmek istediği bazı kriterler içeriyorsa, o kriterleri en iyi okuyan, orada eleştiri varsa onu öpüp başımızın üstüne koyan, orada övgü varsa onu da hiçbir zaman kibir ve daha sonrası için enayiyete dönüştürmeyen bir anlamda milletimizin isteklerini geleceğimizin perspektifi olarak kabul eden bir siyasi hareket olarak hiçbir zaman durmadan dolu dizgin koşuyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“Biz milletin dertleriyle hemhaliz”<br />
<br />Seçimlerin aslında milletin önüne çıkılan bir imtihan olduğundan bahseden Yılmaz, “Bu imtihanda her zaman başarılı olacağız diye bir şey yok. Zaman zaman milletimiz bizim performansımızı eksik görebilir. Daha çok gayret etmek üzere bize bir talimat verir. Biz milletimizin emrindeyiz. Yani siyaseti, milletin istekleri ve milletin talimatları, milletin emri doğrultusunda dizayn eden bir siyasi hareket olarak hep bu bakış açısı içerisinde olduk. Biz milletin dertleriyle hemhaliz” diye konuştu.</p>
<p>“Türkiye’yi yönetmek gibi performans, kabiliyet içinde olmadıklarını görmemiz için daha ne lazım”<br />
<br />AK Parti’nin kendi dertlerini milletin derdinin önüne koymadığını aktaran Yılmaz, Tüzük Kurultayı üzerinden CHP’ye yüklendi.<br />
<br />Yılmaz, şunları söyledi: “Biz kendi dertlerimizi, milletin derdinin önüne hiç koymayız. Siyasi muhaliflerimiz farkında mısınız? Daha şimdiden bile. Yani hep kendi dertleriyle uğraşıyorlar. İşte tüzük kurultayları yapıyorlar. Tüzük kurultaylarında kim kime konuşma verecek? Kim kaç dakika konuştu? Milletin gözünün önünde medyanın önünde tartışıyorlar. Bunların ülkenin sorunlarını çözmek, ülkemizin içinde bulunduğu bu coğrafyanın uluslararası ölçekteki etrafımızda ateş çemberi diyebileceğimiz hassasiyetlerin olduğu bir dönemde bir özellikle etrafımızdaki bütün siyasete yön veren bir duruş taşıyan pırıl pırıl Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetmek gibi bir performans, bir kabiliyet içinde olmadıklarını görmemiz için daha başka ne lazım. Sağ olsunlar bunu çok güzel gösteriyorlar. Bizse işimizle meşgulüz. Ülkemizin geleceğini, insanımızın geleceğinin derdine düşmüşüz. Gecemizi gündüzümüze katarak bu koşturmanın içindeyiz.”<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Dikkat eksikliği olan öğrencilerde görülen yaygın belirtiler</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/dikkat-eksikligi-olan-ogrencilerde-gorulen-yaygin-belirtiler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Sep 2024 13:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aza]]></category>
		<category><![CDATA[Dikkat Eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[Özcan]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=190959</guid>

					<description><![CDATA[Bazı öğrenciler için okul dönemi başlarken dikkat eksikliği belirtileri gözlemlenebileceğini belirten Psikolog Anıl Özcan, “Eğer çocuğunuzda unutkanlık, sık sık dalma, basit hatalar yapma, yönergeleri takip etmekte zorluk, yerinde duramama, sık sık ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı öğrenciler için okul dönemi başlarken dikkat eksikliği belirtileri gözlemlenebileceğini belirten Psikolog Anıl Özcan, “Eğer çocuğunuzda unutkanlık, sık sık dalma, basit hatalar yapma, yönergeleri takip etmekte zorluk, yerinde duramama, sık sık sorular sorma ve eşyalarını kaybetme gibi davranışlar fark ediyorsanız, dikkat eksikliği açısından bir uzmana başvurmalısınız” dedi.<br />
<br />VM Medical Park Samsun Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Psikolog Anıl Özcan, yaz tatilinin sona erişiyle birlikte okulların tekrar açıldığı bir dönemde çocukların dikkat dağınıklığı yaşamaması konusunda uyarılarda bulundu.</p>
<p>“Dikkat eksikliği olan öğrencilerde görülen yaygın belirtiler”<br />
<br />Dikkat eksikliği olan öğrenciler, ders sırasında uzun süre odaklanmakta zorlanabileceklerini söyleyen Psk. Özcan, “Özellikle uzun okumalar veya ayrıntılı açıklamalar gerektiren derslerde başarı düşebilir. Ayrıca planlama, zaman yönetimi ve görevleri sıralama gibi becerilerde de güçlükler yaşanabilir. Bu durum, ödevlerin zamanında yapılmasını ve sınavlara etkili bir şekilde hazırlanmayı zorlaştırabilir” ifadelerine yer verdi.</p>
<p>“Sınavlarda soruları zamanında tamamlayamayabilirler”<br />
<br />Dikkat eksikliği olan öğrencilerin bilgiyi diğer öğrencilere göre daha yavaş işleyebileceğini belirten Psk. Özcan, “Bu da sınavlarda soruları zamanında tamamlayamama veya öğretmenin ders anlattığı sırada konuları takip edememe gibi sorunlara yol açabilir. Bu belirtiler, akademik başarının düşmesine ve öğrencinin motivasyonunun azalmasına neden olabilir” diye konuştu.</p>
<p>“Dikkat eksikliği belirtilerini en aza indirmek için öneriler”<br />
<br />Psk. Özcan, dikkat eksikliği belirtilerini en aza indirmek için şu önerilerde bulundu:<br />
<br />“Ekran kullanımını sınırlandırın: Uzun süre ekran başında kalmak dikkat eksikliğini artırabilir. Beslenme ve uyku düzenine dikkat edin: Dengeli beslenme ve yeterli uyku, odaklanma sorunlarını azaltabilir. Rutinler oluşturun: Günlük rutinler, çocukların görevleri daha kolay yerine getirmesini sağlar. Kısa çalışma süreleri belirleyin: Kısa ve verimli çalışma süreleri, dikkat dağınıklığını azaltabilir. Fiziksel aktivitelere zaman ayırın: Spor ve fiziksel aktiviteler, enerjiyi doğru yönlendirmeye yardımcı olur. Görevleri küçük parçalara bölün: Büyük görevler, küçük parçalara bölündüğünde daha yönetilebilir hale gelir.”<br />
<br />Psk. Özcan, “Eğer çocuğunuzun dikkat eksikliği günlük yaşamını ve akademik başarısını olumsuz etkiliyorsa, bu durumun dört ana belirtisi olan dikkat eksikliği, zamanlama problemi, dürtüsellik ve hiperaktivite için gerekli testleri yaptırmak ve profesyonel destek almak önemlidir” ifadelerine yer vererek açıklamalarını sonlandırdı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Trabzon’a su veren mahallenin su çilesi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/trabzona-su-veren-mahallenin-su-cilesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Sep 2024 09:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[baraj]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[Sıkıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=189954</guid>

					<description><![CDATA[Trabzon’un su ihtiyacının karşılandığı Atasu Barajı’nın bulunduğu mahallede vatandaşlar su çilesi yaşıyor. Tankerlerle su taşınan mahallede musluklardan akan su ise çamur görüntüsü ile mahalle sakinlerini tedirgin ediyor. Trabzon’un içme suyunun ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’un su ihtiyacının karşılandığı Atasu Barajı’nın bulunduğu mahallede vatandaşlar su çilesi yaşıyor. Tankerlerle su taşınan mahallede musluklardan akan su ise çamur görüntüsü ile mahalle sakinlerini tedirgin ediyor.<br />
<br />Trabzon’un içme suyunun sağlandığı Atasu Barajı’nın bulunduğu Maçka ilçesi Yeni Atasu mahallesinde vatandaşlar yılardır yaşanan su sıkıntısı nedeniyle zor günler yaşıyor. Yaklaşık 35 hanenin bulunduğu mahallenin bir bölümünde yaşanan içme suyu sıkıntısı nedeniyle vatandaşlar çözümü marketlerden aldığı su ile sağlıyor. Mahallede bulunan su deposuna her gün tankerler ile taşınan su ise mahalle sakinlerinin ihtiyacı karşılamıyor. Zaman zaman şebeke hattından akan suyun çamur görüntüsü ise mahalle sakinlerini tedirgin ederken, özellikle yaz aylarında artan nüfus ile yaşanan su çilesi mahalle sakinlerinin tepkisine yol açtı.<br />
<br />Mahalle sakinlerinden Asuman Eyüpoğlu, musluktan bir bardak su bile içemediklerini belirterek “Her zaman su sıkıntımız var. 15 günden beri damla su bize gelmiyor. Gelen suyumuz da çamur akıyor. Bulaşıklarımız birikti. Temiz su bulamıyoruz. Bir bardak bile su içemiyoruz. Su geldiği zaman ise çamur akıyor. Sanki kahve içiyorsun. Baraj hemen yanımızda ama biz nedense su sıkıntısı çekiyoruz. Koca Trabzon’u besleyen baraj bizim mahallemizi besleyemiyor. Buna bir çare bulmalarını istiyoruz” dedi.</p>
<p>“Gözelerin kuruduğunu söylüyorlar, bu hikayeyi her zaman dinliyoruz”<br />
<br />Saim Eyüpoğlu isimli mahalle sakini ise gözelerin kuruması nedeniyle su sıkıntısı yaşandığını kaydederek “TİSKİ’yi aramamıza rağmen geçici çözümler yapılıyor ama kalıcı çözümler bulunamıyor. Tankerlerle yukarıdaki depoya su bırakılıyor. O su en fazla 2 saat akıyor. Gözelerin kuruduğunu söylüyorlar. Bu hikayeyi her zaman dinliyoruz. Her sene aynı hikaye. Gözeler kurumuşsa baraj aşağımızda. Alternatif şeyler düşünülmüyor. Esiroğlu arıtma tesisi koskoca Mağmat boğazına su basıyor ama 8 kilometre mesafedeki mahallemize suyu basamıyor. Ama su faturası kesmeye geliyorlar. Baraj ile evlerimiz arasında 7-8 kilometrelik bir mesafe var. Bu baraj Trabzon’u besliyorsa beni hayli hayli beslemesi lazım. Benden geçip orayı beslemesi lazım. Bakkaldan gidip su alıyoruz. Burası büyükşehir olmadan önce belde belediyesiydi. O dönemden beri devam eden bir su sıkıntısı var. Yeni bir sorun değil” şeklinde konuştu.</p>
<p>“Yeter artık bunaldık”<br />
<br />Yaz aylarında fındık için memleketine gelen Gül Eyüpoğlu da taşıma su ile değirmen döndürmeye çalışıldığını dile getirerek “Yaz aylarında buraya geliyoruz. 15 günden aralıklı olarak suyumuz bulanık olarak akıyor. Susuzluk çekiyoruz. Bize layık gördükleri su bu. Köyde olduğumuz halde para ile su alıyoruz. Oluklardan aldığımız su ile de bulaşıklarımızı yıkıyoruz. Taşıma su ile değirmen döndürmeye çalışıyoruz. Yeter artık bunaldık. Bu suyun akmasını istiyoruz” diye konuştu.</p>
<p>“Tankerlerle su getiriyorlar, su bize gelene kadar bitiyor”<br />
<br />Zehra Özbayrak isimli mahalle sakini, arıtma cihazı ile çözüm bulmaya çalıştıklarını belirterek “Evimde mutfak tezgahı ve makineler dolu. Başka yerden su alıp elimizde yıkıyoruz. Duş yapamıyoruz, abdest alamıyoruz. Domuzların yıkandığı suyu içiyoruz. Arıtma cihazı ile çözüm bulmaya çalışıyoruz. Kısa zamanda buna bir çözüm getirilmesini istiyoruz. Su faturasını ödemeyeceğiz. Tankerlerle su getiriyorlar. Su bize gelene kadar bitiyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“Trabzon’a su veren köyün suyu yok”<br />
<br />Kendi imkanları ile kurduğu depoda yağmur suyu biriktirdiğini vurgulayan mahalle sakinlerinden Hamdi Güney Terzi de “Yaklaşık 10 yıldır burada yaşıyorum ama buraya geldiğime pişman oldum. 10 yıldır burada süren bir sorun var. Sabah 6’da su kesiliyor gece 1’de geliyor. İçecek suyumuz bile yok. Damacana alıp buraya geliyoruz. Yağmur suyu birikmek için bir depo yaptım. Ondaki su ile bulaşık ve temizlikte kullanıyoruz. Su geldiği zaman bile çamur olarak akıyor. Sütlü kahveye benziyor. Trabzon’a su veren köyün suyu yok. Bize su saati aldırdılar. O kadar masraf ettik bu yanımıza kaldı. Suyu kullan veya kullanma fatura geliyor. Ankara’dan misafirlerimiz geldi ama su olmadığı için gideceğiz diyorlar. Su büyük bir sorun. Su sağlıktır. Bu mahallede yaklaşık 35 hane var. Bu mahalleye su gelmediği zaman hiç kimseye su gitmiyor. Çamaşırlar bekliyor. Fındık ayındayız ne duş alabiliyorsun ne yüzünü yıkayabiliyorsun. Bizim için önemli olan su ve yol. Rezil bir durum. Burada yaşayanlar bunu hak etmiyor” dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin: “Rize su cenneti olan bir yer değil”</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/rize-belediye-baskani-rahmi-metin-rize-su-cenneti-olan-bir-yer-degil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Aug 2024 21:52:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Rize]]></category>
		<category><![CDATA[sene]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=186982</guid>

					<description><![CDATA[Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, özellikle kurak geçen zamanlarda su sorunu yaşanan Rize’nin eskisi gibi su cenneti olan bir şehir olmadığına dikkat çekerek Çağrankaya bölgesinde yapılacak gölet projesi ile ilin 50 yıllık içme suyu sorununun ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, özellikle kurak geçen zamanlarda su sorunu yaşanan Rize’nin eskisi gibi su cenneti olan bir şehir olmadığına dikkat çekerek Çağrankaya bölgesinde yapılacak gölet projesi ile ilin 50 yıllık içme suyu sorununun çözüleceğini söyledi.<br />
<br />Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, Isırlık Tabiat Parkı’nda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Kentsel dönüşüm çalışmalarına devam edeceklerini ifade eden Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, “Öncelikle Rize’de biz gelecek 5 yılımızda altyapıyı, kentsel dönüşümü ve ulaşımı öncelikli hale getirmek istiyoruz. Biliyorsunuz kentsel dönüşümle ilgili Rize merkezde, Yağlıtaş’ta, Taşlıdere’de, Çarşı Mahallesi’nde nitelendirdiğimiz alanda dört noktada kentsel dönüşümler yapıldı. Bunlar Taşlıdere ve Müftü’nün anahtarları artık teslim edildi. Rize merkez zaten ocak ayından beri esnaf tarafından kullanılıyor. Yağlıtaş’da bu yıl sonunda bir kısmı, on konut daha ihalesi 22 Temmuz’da yapıldı. Önümüzdeki dönemde de Rize’de lokal olarak belirli bölgelerde yine belediye eliyle, kentsel dönüşüm düşündüğümüz 2-5 dönümlük alanlar var. Bunlar hem vatandaşın talebi doğrultusunda hem de belediyenin girişimleriyle beraber yapılacak. Kentsel dönüşüm tek başına evlerin yenilenmesi anlamı taşımıyor. Kentsel dönüşüm yapıldığı zaman şehirde düne dair yapamadığınız kaldırımlarınızı yapabiliyorsunuz. Yollarınızı genişletebiliyorsunuz. Daha fazla yeşil alan bırakabiliyorsunuz. Sosyal deneti alanlarını şekillendirebiliyorsunuz. Şehre adeta kurulduğu günden beri aklınızda kalan birçok işi yapıyorsunuz. Fakat biz geniş alanlarda bunu henüz vücut bulduramadığımız için bu çok fazla sirayet etmiyor” dedi.</p>
<p>“Türkiye’de belki 5-10 tane ilde yapılabilen bir proje”<br />
<br />Altyapı çalışması olarak yapılan IPAR projesinin Türkiye’de çok az olduğunu söyleyen  Başkan Metin, “Yine altyapıyla ilgili IPAR projesi dediğimiz ileri biyolojik arıtma. Türkiye’de belki 5-10 tane ilde yapılabilen bir proje. Çiftekavaktan şu anda Kaçkar petrolün oraya kadarki kısım bitmiş durumda. Yine Gündoğdu tarafından Rizespor tesislerinden sanayi kavşağının oraya kadarki kısmı da bitmiş durumda. Bir taraftan da İslampaşa’nın ön tarafında 30 dönümlük bir alanda da ileri biyolojik arıtma ayrı bir firma tarafından yapılıyor. Bu bitirildiği zaman ne anlama geliyor? Hem bizim aralarındaki geçmişten dereye akan birçok şebeke dere yataklarından temizlendirilip ve ana konektörleri alınmış olacak. Oradan da İslampaşa’dan tertemiz bir su olarak denize bırakılmış olacak” diye konuştu.</p>
<p>“Çağrankaya’da 2-3 senedir dillendirdiğimiz bir gölet projesi var&#8221;<br />
<br />Rize’nin içme suyu konusunda çok büyük bir kaynağı olmadığını belirten Başkan Metin, “Çağrankaya’da 2-3 senedir dillendirdiğimiz bir gölet projesi var. Bunları tabii bizim dememizle beraber bir anda olmuyorlar. Hem kendi altyapısında sıkıntılar oluyor. Finansını bulurken, ihaleyi yaparken daha sonra yöre halkıyla anlaşırken. Bunların hepsi bir süreç. Şu anda geçen sene kasım aylarında başlamıştık, kışa girmiştik. Şu anda hızlı bir şekilde yapılıyor. Bu sene sonunda gövdenin yapılacağı alandaki bütün hafriyat ve sağlamlaştırma zeminler hazırlanmış olacak. Belki yıl sonunda işte gelecek sene sadece gövdeye ağırlık vererek 55 metre yüksekliğinde takriben 1 milyon metreküp su hacmi olabilecek ve bizim 50 yılımızı kurtaracak bir su projesi. Bölge halkının da bütün oradaki sıkıntılarını kamulaştırılacak alanlarını karşılıklı olarak çözüme kavuşturmuş olduk. Müteahhitimiz şu anda orada ciddi bir şekilde çalışıyor. Biz de inşallah bundan sonra böyle ayda bir de olsa oraya gideceğiz. Bizim Rize su cenneti olan bir yer değil. Biz yüzey sularının çok alındığı bir şehiriz. O da bize felaket olarak bazen geri dönüyor. Oysaki yeraltı sularında Çağırankaya dağlarımızda kar yağmasa bir yıl sonra sıkıntı çekiyoruz demektir. Allah’a şükür bu sene çok hissedilmedi. Kuraklıklar devam ettiği sürece yeraltı kaynaklarımız azaldığı sürece o gözeneklerden artık su gelmediği sürece bu sıkıntıyı yaşamış olacağız. Bu temmuz, ağustos aylarında şu anda saatte, 3 bin 400 metreküp kullandığımız su, üç binin altına düşmeye başladığı zaman yüksek kesimlere su veremiyoruz. Kademe kademe düşüyoruz. Burayı halletmiş olacak. Yine ekim, kasım aylarında bazen kurak geçiyor döneme yarayacak. Bir de Şubat aylarında aşırı soğuktan dolayı gözenekler donuyor o bölgede. Su yeterince vadiye akmayınca o zaman o suyu alamıyoruz istediğimiz kadar. Gölet o işle bir nevi çözüme kavuşturmuş olacak. İkinci aşamada Dünya Bankası’ndan Yaklaşık 2-3 yıldır uğraştığımız ciddi bir kredi problemi vardı. O halledildi. O da işte önce ihalesi sonra proje ihalesi bir sürü aşamaları var. O da hayata geçtiği zaman bizim altı yüz kilometrelik su borularımızın eskiyenlerini artık yapmaya gayret edeceğiz” ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Altuntepe : “İtibar suikastlığına asla müsaade etmeyeceğiz”</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/altuntepe-itibar-suikastligina-asla-musaade-etmeyecegiz-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Aug 2024 01:22:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlçe Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan]]></category>
		<category><![CDATA[kamu]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Kurum]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=185823</guid>

					<description><![CDATA[Safranbolu TSO Başkanı Erol Altuntepe, Meclis Başkanı ve aynı zamanda MÜSİAD Karabük Şube Başkanlığı görevini yürüten Cengiz Ünal ile ilgili kendisini basın mensubu gösteren bir kişi tarafından alenen hedef alınarak asılsız ithamlarda bulunulmasına ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Safranbolu TSO Başkanı Erol Altuntepe, Meclis Başkanı  ve aynı zamanda MÜSİAD Karabük Şube Başkanlığı görevini yürüten Cengiz Ünal ile ilgili kendisini basın mensubu gösteren bir kişi tarafından alenen hedef alınarak asılsız ithamlarda bulunulmasına tepki gösterdi.<br />
<br />Başkan Altuntepe, halka hizmet amacıyla kurulan Sivil Toplum Kuruluşlarının yöneticiliği herhangi bir maaş ve gelir karşılığı yapılmadığını tamamen hizmet yapmaya gönüllülük esasıyla STK’larda görevler aldıklarını belirterek, “ Fakat zaman zaman STK Başkanlarının, kurumlar ve şahısların fütursuzca hedef alındığını, itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını, şantaj yolu ile para sızdırmaya çalışıldığını, özel hayatları da dahil, birçok iftira ve karalamaya maruz kaldıklarını son zamanlarda sıkça görmekteyiz. Peki bu itibar suikastlığını ve karalama operasyonlarını yapanlara da şöyle dönüp bir baktığımızda; Karabük yerel basın içinde yer aldıklarını iddia eden, gazeteci kimliğine bürünmeye çalışanlardan ibaret olduğunu gözlemliyoruz. Devletin kurumunda kamu personeli olarak çalışan, maaşını devletten alan, sigorta primi devlet tarafından ödenen birilerinin ise uzun zamandır kim veya kimler olduğu herkesçe bilinen bazı kişilerin kapısına sığınarak, gazetecilik mesleği adı altında tetikçilik yaptığını müşahede etmekteyiz. Kamu personeli olan bu kişinin internet mecrasında gerek kurduğu basit haber siteleri üzerinden, gerekse sosyal medyalar üzerinden zaman zaman üst düzey bürokrasiyi, zaman zaman STK Yöneticilerini karalamak üzere hedef aldığını ve yine sıklıkla şehrin huzurunu bozacak sözüm ona haberler yaptığı herkesçe bilinmektedir. Devletin bir kurumunda şoförlük görevini yapması gerekirken, mesai saatleri içerisinde ve aynı kamu kurumunda internet mecrası üzerinden böyle fitne, fesat yayması, toplumun huzurunu kaçırması maalesef herkesçe sadece izlenmektedir” dedi.<br />
<br />Altuntepe, Karabük yerel basınında gazeteciliği saldırı amacı olarak kullanan kişilerin dışında tutmak gerektiğine inandıklarını ifade ettiği açıklamasında şu sözlere yer verdi:<br />
<br />“Karabük ve Safranbolu Yerel Basını asla bu değildir. Fakat Basın ahlak ve etik kurallarını hiçe sayan bu kişi ve kişilerin yaptığı saldırıların sonucu da bizi değil, aslında yine Karabük yerel basınını topyekun ilgilendirmektedir. Bu kamu personelinin, yakın geçmişte Karabük Valisini bile haksız yere itham ettiğini, siyasi parti yöneticilerini, seçilmişleri, STK Yöneticilerini, kamu yöneticilerini ve hatta yerel basın içinde gerçek basın görevini yapanları bile hedef aldığını, hakaretler ettiğini, iftiralar atarak, karalamaya çalıştığına hep birlikte birçok kez şahit olduk. Halkı aydınlatıp, bilgilendirmek gibi ulvi bir kamu görevi olan gazeteciliği, uzun süredir kurum ve şahıslara karşı bir saldırı aracı olarak kullanan bu şahsın nasıl bir gecede kamu kurumuna işe başlattırıldığı da hayret vericidir. Gerçek olmayan gazetecilik kimliği altında, basını sadece kurum ve şahıslara karşı bir saldırı aracı olarak kullanan bu kamu personelinin, Valimiz Mustafa Yavuz başta olmak üzere, Karabük Milletvekillerimiz Cem Şahin ile Ali Keskinkılıç ve yine AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt da dahil olmak üzere birçok kişiye bir gün telafisi zor olan zararlar vereceğini de sanırız öngörülüyordur. Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ve Karabük İl Emniyet Müdürlüğü’nün de hukuksuz bir şekilde kurum ve şahısları hedef alarak karalayanları yakından takip ettiğini, zamanı gelince gereğini yapacaklarına da inancımız tamdır.  Kimlere ve neden hizmet ettiği bilinen, herkesi karalayan ve toplum huzurunu bozan bu şahıs tarafından odamızın Meclis Başkanı Cengiz Ünal’a yapılan itibar suikastlığına asla müsaade etmeyeceğiz. Daha fazla kurum ile şahısların yıpratılmaması içinde her platformda bundan sonra demokratik mücadelemizi vereceğiz.”<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Mantardan zehirlenmeler arttı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/mantardan-zehirlenmeler-artti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Aug 2024 09:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[Güven]]></category>
		<category><![CDATA[mantar]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=185554</guid>

					<description><![CDATA[Doğu Karadeniz Bölgesinde son günlerde özellikle kırsal yerlerden toplanan mantarları pişirip yiyerek zehirlenenler sayısında belirgin artış yaşanıyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi, Fizyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Karadeniz Bölgesinde son günlerde özellikle kırsal yerlerden toplanan mantarları pişirip yiyerek zehirlenenler sayısında belirgin artış yaşanıyor.<br />
<br />Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp  Fakültesi, Fizyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar, yediği mantardan zehirlenerek  hastanelik olurken “Yaylada bildiğimi zannettiğim güvendiğim öz güvenimi yüksek bulduğum bir noktada hayatıma mal olacak bir kazaya maruz kaldım” dedi.<br />
<br />Yediği mantar yüzünden Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi, yoğun bakım ünitesinde tedavi gören Ayar, mesleki olarak akademik yönü olduğu halde böyle bir olaya maruz kalmanın mağduriyetini yaşadığını kaydederek, “Mesleki olarak akademik bir yönüm var. Ama bu bölgenin insanı, çocuğu olarak dağları, yaylaları çok severim. Aslında dünyanın yarısını gezmek, bir kesiminde çalışma fırsatı buldum. Ama aklıma yaylalar geldiği zaman memleketimden ayrılmamam bir an önce buraya dönmek isteğim şahsi bir tutkudur. Dağları çok severim ama maalesef ki geçenlerde yaylada bildiğimi zannettiğim güvendiğim öz güvenimi yüksek bulduğum bir nokta hayatıma mal olacak bir kazaya maruz kaldım. Çocukluğumuzda yediğimiz lezzetleri hatırlar. Onlarla alakalı hikâyeler duyarız aslında çimende gezerken dolaşırken bir beyaz gördüğünüzde onun ardına gitmek, bulduğunuzda sevinmek, bir sonrakini aramak, ayrı bir macera adeta bir spor. Ama maalesef son zamanlarda bölgemizde bu konuda çok ciddi hayati tehlikeler karşımıza çıkmakta. Bende yakın bir zamanda yaylada güvendiğim, hiç anormale benzemeyen, eskiden yediğimiz mantarlardan bir tanesini pişirerek yedim ve evim acile 150 metre olması sayesinde çok güçlü bir acil ve yoğun bakım desteği sayesinde hayatta kaldım” dedi.</p>
<p>Büyük bir kaza atlattığımın farkına vardım<br />
<br />Büyük bir kaza atlattığının farkına vardığını ifade eden Ayar, “En önemli konu güven başladığı zaman. Ya bana bir şey olmaz, ya da ben bunları tanıyorum. Ben hastalığım geçtikten sonra ne kadar büyük bir kaza atlattığımın farkına vardım. Bilim okur, yazarı olarak güvenilir kaynaklardan kaliteli dergilerde yayınlanmış dünyanın merkezlerden verileri okuduğum zaman mantar zehirlenmesinin çok büyük bir risk olduğunu hatta doğada gezerken insanların yılandan, böcekten korktuğunu oysa mantardan korkması gerektiğini bir mesaj olarak topluma vermek istiyorum. Burada zehirli olan ve olmayanın birbirine çok benzeyebileceği, bu konuda arkadaşınıza güvenmek, telefonlardaki programlardan fotoğrafa göre karar vermenin çok riskli olduğunu güvenli kaynaklar söylemektedir” diye konuştu.</p>
<p>Hem eziyet çektim hem kaygı ve korku yaşadım.<br />
<br />Yoğun bakımda tedavi gördüğünü, kaygı ve korku yaşadığını belirten Ayar, “Yoğun bakımı tabii hatırlamıyorum. Yoğun bakımda bir güne yakın kalmışım. Ardından serviste bir gün civarında, toparlamadan sonra 10 gün süreyle takibe alındım. Çünkü önce hızlı gelişen zararlı etkileri karaciğere, böbreğe verici etkileri yanında 10 gün kadar yayılabilen etkileri de görülebiliyor. Bu dönem içerisinde hem eziyet çektim hem kaygı ve korku yaşadım. Vatandaşlarımızın bu bağlamda çok duyarlı olmaları, çok uzman değillerse tabiattan toplayacakları mantarlardan uzak durmanın en akıllı yol olacağını düşünüyorum. Bundan sonra tabiattan toplanmış mantarı yemen mümkün değil. Kültür mantarı konusunda tabii ki ticarete saygımız var ama tüketebilecek pek çok gıda varken bu kadar riskli bir gıdayı tüketmeyi düşünmüyorum” dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Mantardan zehirlenmeler arttı: Profesör Dr. Ahmet Ayar mantardan zehirlendi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/mantardan-zehirlenmeler-artti-profesor-dr-ahmet-ayar-mantardan-zehirlendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Aug 2024 09:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[Güven]]></category>
		<category><![CDATA[mantar]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=185550</guid>

					<description><![CDATA[Doğu Karadeniz Bölgesinde son günlerde özellikle kırsal yerlerden toplanan mantarları pişirip yiyerek zehirlenenler sayısında belirgin artış yaşanıyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi, Fizyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Karadeniz Bölgesinde son günlerde özellikle kırsal yerlerden toplanan mantarları pişirip yiyerek zehirlenenler sayısında belirgin artış yaşanıyor.  <br />  Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp  Fakültesi, Fizyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar, yediği mantardan zehirlenerek  hastanelik olurken “Yaylada bildiğimi zannettiğim güvendiğim öz güvenimi yüksek bulduğum bir noktada hayatıma mal olacak bir kazaya maruz kaldım” dedi.<br />  Yediği mantar yüzünden Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi, yoğun bakım ünitesinde tedavi gören Ayar, mesleki olarak akademik yönü olduğu halde böyle bir olaya maruz kalmanın mağduriyetini yaşadığını kaydederek, “Mesleki olarak akademik bir yönüm var. Ama bu bölgenin insanı, çocuğu olarak dağları, yaylaları çok severim. Aslında dünyanın yarısını gezmek, bir kesiminde çalışma fırsatı buldum. Ama aklıma yaylalar geldiği zaman memleketimden ayrılmamam bir an önce buraya dönmek isteğim şahsi bir tutkudur. Dağları çok severim ama maalesef ki geçenlerde yaylada bildiğimi zannettiğim güvendiğim öz güvenimi yüksek bulduğum bir nokta hayatıma mal olacak bir kazaya maruz kaldım. Çocukluğumuzda yediğimiz lezzetleri hatırlar. Onlarla alakalı hikâyeler duyarız aslında çimende gezerken dolaşırken bir beyaz gördüğünüzde onun ardına gitmek, bulduğunuzda sevinmek, bir sonrakini aramak, ayrı bir macera adeta bir spor. Ama maalesef son zamanlarda bölgemizde bu konuda çok ciddi hayati tehlikeler karşımıza çıkmakta. Bende yakın bir zamanda yaylada güvendiğim, hiç anormale benzemeyen, eskiden yediğimiz mantarlardan bir tanesini pişirerek yedim ve evim acile 150 metre olması sayesinde çok güçlü bir acil ve yoğun bakım desteği sayesinde hayatta kaldım” dedi.<br />  Büyük bir kaza atlattığımın farkına vardım<br />  Büyük bir kaza atlattığının farkına vardığını ifade eden Ayar, “En önemli konu güven başladığı zaman. Ya bana bir şey olmaz, ya da ben bunları tanıyorum. Ben hastalığım geçtikten sonra ne kadar büyük bir kaza atlattığımın farkına vardım. Bilim okur, yazarı olarak güvenilir kaynaklardan kaliteli dergilerde yayınlanmış dünyanın merkezlerden verileri okuduğum zaman mantar zehirlenmesinin çok büyük bir risk olduğunu hatta doğada gezerken insanların yılandan, böcekten korktuğunu oysa mantardan korkması gerektiğini bir mesaj olarak topluma vermek istiyorum. Burada zehirli olan ve olmayanın birbirine çok benzeyebileceği, bu konuda arkadaşınıza güvenmek, telefonlardaki programlardan fotoğrafa göre karar vermenin çok riskli olduğunu güvenli kaynaklar söylemektedir” diye konuştu.<br />  Hem eziyet çektim hem kaygı ve korku yaşadım.<br />  Yoğun bakımda tedavi gördüğünü, kaygı ve korku yaşadığını belirten Ayar, “Yoğun bakımı tabii hatırlamıyorum. Yoğun bakımda bir güne yakın kalmışım. Ardından serviste bir gün civarında, toparlamadan sonra 10 gün süreyle takibe alındım. Çünkü önce hızlı gelişen zararlı etkileri karaciğere, böbreğe verici etkileri yanında 10 gün kadar yayılabilen etkileri de görülebiliyor. Bu dönem içerisinde hem eziyet çektim hem kaygı ve korku yaşadım. Vatandaşlarımızın bu bağlamda çok duyarlı olmaları, çok uzman değillerse tabiattan toplayacakları mantarlardan uzak durmanın en akıllı yol olacağını düşünüyorum. Bundan sonra tabiattan toplanmış mantarı yemen mümkün değil. Kültür mantarı konusunda tabii ki ticarete saygımız var ama tüketebilecek pek çok gıda varken bu kadar riskli bir gıdayı tüketmeyi düşünmüyorum” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Rize sadece çayı ile değil petrolü ile de anılacak</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/rize-sadece-cayi-ile-degil-petrolu-ile-de-anilacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 13:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Çayeli]]></category>
		<category><![CDATA[petrol]]></category>
		<category><![CDATA[Rize]]></category>
		<category><![CDATA[Sadece]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=185111</guid>

					<description><![CDATA[Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafız Maden, Çayeli ilçesinde petrol çıkartıldığında Rize’nin artık sadece çay ile değil petrolle de anılacağını ifade etti. Gümüşhane Üniversitesi Doğa Bilimleri Fakültesi Jeolojik ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafız Maden, Çayeli ilçesinde petrol çıkartıldığında Rize’nin artık sadece çay ile değil petrolle de anılacağını ifade etti.<br />
<br />Gümüşhane Üniversitesi Doğa Bilimleri Fakültesi Jeolojik Mühendisi ve Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, Rize’nin Çayeli ilçesinin yaklaşık 7 mil açıklarında suyun üzerinde bulunan tabakalardan örnekler alarak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) gönderdi. TPAO tarafından yapılan analizlere göre denizin yüzeyine sızan sıvının ham petrol olduğu ortaya çıktı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Rize açıklarında arama yapılacağını duyurmuştu. 2 gün önce ise Abdulhamid Han sondaj gemisi Karadeniz’de doğalgaz ve petrol araması yapmak üzerine Rize’ye doğru yola çıktı. Prof. Dr. Maden ise Çayeli’nde petrol çıkması halinde Rize’nin sadece çayla değil petrol ile de anılacağını belirtti.</p>
<p>“En yakın zamanda o petrolü çıkaracağız”<br />
<br />En yakın zamanda petrolün çıkarılacağını bildiren Prof. Dr. Nafız Maden, “Geçmişte yaptığımız birkaç haberde eleştirilmiştik. Bu sızıntı sadece seçim dönemlerinde çıkıyor diye. Sonra bitiyor. Ancak yapılan raporlarda Osmanlı döneminde bile bu sızıntının olduğu çıkmış. 1933 yılında yapılan haberde Çayeli açıklarında petrol arama çalışmaları yapılıyor. 1958 yılında İngiliz araştırma firmaları bu bölgede araştırma yapmış. Dolayısıyla bizde bunla beraber bizde bu Çayeli açıklarında petrol olup olmadığına yönelik bir araştırma yaptık. Gittik oradan numune aldık. Bu numuneleri Türkiye Petrolleri Anonim Ortakları Ar-ge biriminde analiz ettirdik. Petrolün varlığını kanıtladık. Doğal bir petrol kaynağı olduğunu ortaya koyduk. Şu anda geçtiğimiz hafta içerisinde Enerji Bakanımızın petrol araması yapılacağını söylemişti. Biraz da geç kalınmış bir faaliyet olarak görüyorum. Bir an önce yapmak gerekiyor. En yakın zamanda da sondaj yapılmasını bekliyoruz. En yakın zamanda o petrolü çıkaracağız” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“Rize sadece çayı ile değil petrolü ile de anılacaktır”<br />
<br />Çıkarılacak petrolün sadece Rize’ye değil Türkiye’ye katkı sağlayacağını ifade eden Maden, “Petrol sadece Rize’ye değil ülkemize de çok şey katacak. Sektörlerin tamamı enerjiye bağımlı. Bizlerde petrolü çıkardığımızda ve onu rafine edip onu kullandığımız zaman dışarıya vereceğimiz dövizde azalma olacak. Belki bu bölge Kuveyt olmayacak. Bir Suudi Arabistan gibi olmayacak amam bizim enerji bağımlılığımızı azaltma açısında faydalı olacak. Ülkemizde bu sayede dışarıya döviz vermeyecek. Enerji bağımlılığımızı azaltacağız. Rize çayla anılan bir yer. Çayeli kuru fasulyesi ile de anılırdı. Artık bu petrol çıktıktan sonra Rize sadece çayı ile değil petrolü ile de anılacaktır” şeklinde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
	</channel>
</rss>
