<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:alsat="https://alsat.kkerem.com/ns" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Yargı &#8211; Karabük Postası</title>
	<atom:link href="https://karabukpostasi.com/etiket/yargi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<description>Karabük, Safranbolu, Yenice, Eskipazar ve ilçelerinden son dakika haberleri, yerel gündem, spor, ekonomi ve tüm gelişmeler Karabük Postası’nda.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 11:13:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/10/67107f97768fa.webp</url>
	<title>Yargı &#8211; Karabük Postası</title>
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ÜCRETSİZ ULAŞIM UYGULAMASI YARGIYA TAKILDI</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/ucretsiz-ulasim-uygulamasi-yargiya-takildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aylin Sarıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 06:30:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[esnaf]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Karar]]></category>
		<category><![CDATA[özkan çetinkaya]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=279768</guid>

					<description><![CDATA[Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, belediyenin ücretsiz taşımacılık yapmasının kendilerini olumsuz etkilediğini belirterek, mahkeme kararına uyması çağrısında bulundu. Kamuoyu tarafından hassasiyetle takip edilen bu kararla ilgili Karabük Belediyesi tarafından uygulanan 65 yaş altı emeklilerin ayda 30 kez ücretsiz ulaşımdan faydalanmasına yargıdan izin çıkmadı. YARGI SÜRECİ ESNAFIN LEHİNE SONUÇLANDI Mahkemenin minibüsçü esnafını haklı bulduğunu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, belediyenin ücretsiz taşımacılık yapmasının kendilerini olumsuz etkilediğini belirterek, mahkeme kararına uyması çağrısında bulundu.</strong></p>
<p>Kamuoyu tarafından hassasiyetle takip edilen bu kararla ilgili Karabük Belediyesi tarafından uygulanan 65 yaş altı emeklilerin ayda 30 kez ücretsiz ulaşımdan faydalanmasına yargıdan izin çıkmadı.</p>
<p><strong>YARGI SÜRECİ ESNAFIN LEHİNE SONUÇLANDI</strong></p>
<p>Mahkemenin minibüsçü esnafını haklı bulduğunu hatırlatan Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, yaptığı basın açıklamasında Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’ya seslendi. Topçu, Türk yargısının verdiği kararın açık ve bağlayıcı olduğunu vurgulayarak, belediyenin bu doğrultuda hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Uygulamanın esnafı mağdur ettiğini belirten Topçu,<strong> “Bu yanlış uygulamadan bir an önce dönülmelidir”</strong> sözleriyle çağrısını yineledi.</p>
<p>Emeklilere yönelik ücretsiz ulaşım uygulamasının da esnafı zor durumda bıraktığını iddia eden Topçu, açıklamasında:&#8221; Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası olarak, yıllardır bu şehrin tozunu yutan, kar kış demeden halkımıza hizmet eden minibüsçü esnafımızın uğradığı büyük haksızlığı tüm açıklığıyla kamuoyunun vicdanına sunuyorum.</p>
<p>Pandemi döneminde artan maliyetler altında ezilen, kontak kapatma noktasına gelen toplu taşıma esnafına el uzatması gereken eski belediye yönetimi; çözüm üretmek yerine esnafın ekmeğine kan doğramıştır. Mevcut duruma çözüm bulmak yerine 60 adet dolmuş alarak belediyeyi bir <strong>“minibüs işletmesine”</strong> çevirmek, 30 yıllık esnafın rızkına göz dikmektir. Belediye, esnafı yaşatmakla mükelleftir; esnafıyla rekabet edip onu bitirmekle değil! Popülist uygulamaların bedeli esnafa yüklenmemelidir. Emeklilerimize yönelik ücretsiz ulaşım kararı, esnafın sırtından yapılan bir siyasi şovdur. Sosyal belediyecilik, bir kesime iyilik yaparken başka bir kesimi açlığa mahkûm etmek değildir. Artan akaryakıt fiyatları, amortisman giderleri, ağır vergi ve SGK yükleri altında beli bükülen şoför esnafı, bir de belediyenin haksız rekabetiyle siyasete kurban edilmiştir. Yüce Türk yargısının verdiği karar açıktır; bu yanlış uygulamadan dönülmelidir. Bizler demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin hak arayan evlatları olarak susturulmaya çalışıldık ama pes etmedik. Konuyu yargıya taşıdık ve Yüce Mahkeme bizleri haklı buldu! Mahkeme kararı açık ve nettir: <strong>“Siz minibüsçü esnafına zarar veriyorsunuz, bu uygulamadan derhal dönün!”</strong> demiştir. Sayın Özkan Çetinkaya’ya Çağrımızdır: Mahkeme Kararı Anayasal Bir Zorunluluktur! Buradan Karabük Belediye Başkanı Sayın Özkan Çetinkaya’ya sesleniyorum: Yeni yönetimden adalet beklerken, mahkeme kararının hiçe sayıldığını görmek bizleri hayal kırıklığına uğratmıştır. Hukuk, belediye başkanlarının keyfine göre uygulanacak bir seçenek değildir! Mahkeme kararını uygulamamak suçtur, halkın oylarıyla gelinen o makamda adaleti çiğnemektir. Bu esnafın artık çekecek canı kalmamıştır! Biz bu memleketin evlatlarıyız, suyunu içip havasını soluyoruz. 30 yıldır bu şehre hizmet eden insanları sokağa atmaya, ekmeğini elinden almaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Belediye yönetimini ivedilikle mahkeme kararına uymaya, esnafı yok eden bu haksız rekabeti durdurmaya davet ediyorum. Aksi takdirde, hukuk mücadelemizi bir üst perdeye taşıyacağımızı ve demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı ilan ediyorum.</p>
<p>Esnafı yaşatın ki devlet yaşasın, esnafı yaşatın ki Karabük kalkınsın.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>GÖZLER BAŞKANDA</strong></p>
<p>Karabük kamuoyunda ise gözler şimdi Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’nın atacağı adıma çevrildi. Mahkeme kararının uygulanması halinde belediyenin toplu taşıma sistemiyle ilgili yeni bir düzenlemeye gidilmesi, esnaf temsilcileriyle yeniden masaya oturması ve ortak bir çözüm modeli oluşturması bekleniyor.</p>
<p>Şehirde konuşulan en önemli gerçeklerden biri ise şoför esnafının yaşadığı mağduriyetin artık geniş kesimler tarafından kabul görmesi oldu. Yıllardır direksiyon başında ekmek mücadelesi veren minibüsçülerin; artan maliyetler, ücretsiz taşıma yükü ve belediyenin doğrudan taşımacılık alanına girmesi nedeniyle ekonomik olarak ciddi baskı altında kaldığı bildirildi.</p>
<p>Oda Başkanı, yeni dönemde çatışma yerine uzlaşı beklediklerini belirterek, sürecin artık yalnızca ulaşım meselesi olmaktan çıktığını ve birçok ailenin geçim mücadelesine dönüştüğünü ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Adalet Bakanı Gürlek: &#8220;12. Yargı Paketimizle ilgili meslektaşlarla sürekli istişare halindeyiz&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/adalet-bakani-gurlek-12-yargi-paketimizle-ilgili-meslektaslarla-surekli-istisare-halindeyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 17:52:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Bakan Gürlek]]></category>
		<category><![CDATA[savcı]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=271403</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi için yargı camiası ile sürekli istişare içinde olduğunu belirterek, yeni pakette hakim ve savcıların çalışma şartlarının geliştirilmesi konusunda da çalışma yapacaklarını ifade etti. Bakan Gürlek, Düzce ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi için yargı camiası ile sürekli istişare içinde olduğunu belirterek, yeni pakette hakim ve savcıların  çalışma şartlarının geliştirilmesi konusunda da çalışma yapacaklarını ifade etti.<br />
<br />Bakan Gürlek, Düzce ziyareti kapsamında Adalet Sarayı’nı ziyaret etti. Düzce Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Emre tarafından karşılanan Bakan Gürlek, şehir dışı bütün ziyaretlerinde adliye ziyaretini önemsediğinin altını çizdi. 12. Yargı Paketi konusunda meslektaşları ile sürekli istişare yaptığını belirten Bakan Gürlek, &#8220;Sizler de Düzce’de görev yapıyorsunuz. Sizlerin fikirleri bizim için çok önemli. Yani gördüğüm kadarıyla adliyeniz çok güzel bir adliye. Nezih bir çalışma ortamınız var. Lojman sorunu da büyük ölçüde çözülmüş. Elimizden geldiğince meslektaşlarımıza yardımcı olmak istiyoruz. Sizin sorunlarınızı iyi biliyoruz. Sizin özellikle uygulamada karşılaştığınız sorunlar, bunların yargılamanın gecikmesine sebebiyet vermemesi için biz de bu konuda çalışacağız&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Adliye ziyaretlerini önemsiyorum&#8221;<br />
<br />20 yıl boyunca kürsüde görev yaptığını belirten Bakan Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
<br />&#8220;Hakimlik yaptım, savcılık yaptım. Daha sonra da Adalet Bakan Yardımcılığı, İstanbul Başsavcılığı ve Adalet Bakanlığı nasip oldu. Öncelikli olarak sizin yaşadığınız problemleri, sizin yaşadığınız sorunları, sizin psikolojinizi çok iyi biliyorum. Adliye ziyaretlerini de önemsiyorum. Hem meslektaşlarımıza moral motivasyon hem de özellikle uygulamadaki sorunları bizzat sahada görüp elimizden ne geliyorsa bunların çözüm aşamasına fayda sağlamak istiyoruz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sorunları çözmek için geldik&#8221;<br />
<br />Bakan Gürlek, ziyaretinde vatandaşlardan gelen eleştirileri de meslektaşları ile paylaştı. İki temel eleştiriye vurgu yapan Bakan Gürlek, &#8220;Adaletle ilgili vatandaşta iki tane temel eleştiri var. Birinci eleştiri; yargılamalar çok uzuyor. Yani bunu ben de gördüm, siz de biliyorsunuz. Her bir davanın ne kadar sürede bakılacağı hedef süre var. Aslında belli. Bu konuda ben sizden özellikle dosyanıza ihtimam göstermenizi istiyorum. Her gittiğim yerde de söylüyorum. Eğer hakimden, savcıdan kaynaklanmayan, sistemden kaynaklanan bir sorun varsa da biz de Adalet Bakanlığı olarak teknik ekibimle birlikte, heyetle birlikte bu sorunları çözmek için geldik&#8221; dedi.<br />
<br />Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketi’nde hakim ve savcı takviyesi, çalışma şartlarının geliştirilmesi konularında da çalışma yapacaklarını ifade etti.</p>
<p>&#8220;Hakim, savcı delillere bakar&#8221;<br />
<br />Vatandaştan gelen ikinci eleştirinin yargıda güven problemi olduğunu belirten Bakan Gürlek, &#8220;İkinci problem biliyorsunuz aslında öyle de değil ama maalesef böyle bir algı var. Yargı her zaman güçlüden yanadır algısı var. Bu yanlış. Bunu siz de biliyorsunuz, biz de biliyoruz. İstanbul’da görev yaptık, sizler de biliyorsunuz. Hakim, savcı dosyadaki delillere göre bakar. Dosyanın taraflarının statüleri, makamları, mevkileri önemli değildir. O şahsın güçlü olması ya da önemli bir pozisyonda olması, maddi durumu önemli değildir. Bu konuda da değerli meslektaşlarım elinizden geldiğince sizlerden de ihtimam göstermenizi istiyoruz&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Bakan Gürlek, adliyenin konferans salonunda Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Emre, 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mustafa Duran ile birlikte savcılarla bir araya geldi. Bakan Gürlek, baroya da ziyarette bulunarak, baro yöneticileri ve avukatlarla fotoğraf çektirdi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Zafer Partisi’nden 11. Yargı Paketi’ne Tepki</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/zafer-partisinden-11-yargi-paketine-tepki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Akgün]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 09:52:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Paket]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<category><![CDATA[tepki]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<category><![CDATA[zafer partisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=259585</guid>

					<description><![CDATA[ “Deprem Suçları İnfaz Düzenlemesi Dışında Tutulmalı” Zafer Partisi Karabük İl Başkanı Sami Tokan ile tüm il başkanları, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülen 11. Yargı Paketi’nde yer alan infaz düzenlemesine karşı ortak bir bildiri yayımladı. Açıklamada, paketin 27. maddesinin kapsam dışı bırakılmaması halinde 6 Şubat depremlerinde ihmali bulunduğu ifade edilen sorumlular açısından fiili bir cezasızlık [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"> “Deprem Suçları İnfaz Düzenlemesi Dışında Tutulmalı”</h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/d23.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="d23" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/d23.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/d23-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/d23-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/d23-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/d23-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/d23-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/d23-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/d23-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/d23-120x67.webp 120w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="Zafer Partisi’nden 11. Yargı Paketi’ne Tepki 1"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Zafer Partisi Karabük İl Başkanı Sami Tokan ile tüm il başkanları, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülen 11. Yargı Paketi’nde yer alan infaz düzenlemesine karşı ortak bir bildiri yayımladı. Açıklamada, paketin 27. maddesinin kapsam dışı bırakılmaması halinde 6 Şubat depremlerinde ihmali bulunduğu ifade edilen sorumlular açısından fiili bir cezasızlık doğurabileceği savunuldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Parti teşkilatları adına yapılan açıklamada, 11. Yargı Paketi’nin infaz rejiminde değişiklik öngören 27. maddesinin, 31 Temmuz 2023 tarihinden önce işlenen suçlar bakımından denetimli serbestlik ve erken infaz uygulamalarının önünü açtığı belirtildi. Bu durumun, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde on binlerce kişinin hayatını kaybetmesine yol açan ihmal ve sorumsuzluklar nedeniyle yargılanan müteahhitler, mühendisler ve diğer sorumlular için de geçerli olabileceği vurgulandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Açıklamada, <strong>“Deprem bir kader değil, ihmalin ve rant düzeninin sonucudur. Yıkılan binalar değil, denetimsizliktir. Ölenler değil, adaletsizliktir” </strong>ifadelerine yer verildi. Zafer Partisi, deprem suçlarının basit taksir suçları olarak değerlendirilemeyeceğini, bu suçların topluma karşı işlenmiş ağır suçlar olduğunu kaydetti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Parti yetkilileri, denetimli serbestlik, erken infaz ya da benzeri uygulamalarla bu suçların faillerinin cezadan kurtarılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek taleplerini şu şekilde sıraladı:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yargı Paketi’nin 27. maddesinden deprem suçlarının açık ve net biçimde istisna tutulması,</p>



<p class="wp-block-paragraph">6 Şubat 2023 depremlerine ilişkin sorumluların infaz rejiminde herhangi bir iyileştirmeden yararlanmasının önlenmesi,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Deprem mağdurlarının adalet duygusunu zedeleyecek düzenlemelerden derhal vazgeçilmesi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Açıklamanın sonunda, “Adalet, kaybettiklerimizi geri getirmez; ancak toplumsal vicdanın ayakta kalmasını sağlar. Bugün adaletten taviz verilirse, yarın benzer felaketlerin yaşanmasının önüne geçilemez” denildi.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Zafer Partisi il başkanları, depremde hayatını kaybeden vatandaşların aileleriyle ve tüm milletle dayanışma içinde olduklarını belirterek, bu konuda sessiz kalmayacaklarını ve gerekli her türlü demokratik ve hukuki girişimi destekleyeceklerini kamuoyuna ilan etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Adalet Bakanı Tunç: &#8220;Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek isteyenlere karşı uyanık olacağız&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/adalet-bakani-tunc-terorsuz-turkiye-surecini-sabote-etmek-isteyenlere-karsi-uyanik-olacagiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2025 13:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[bayburt]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>
		<category><![CDATA[Tunç]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=257326</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bayburt ziyaretinde "Terörsüz Türkiye" sürecine ait açıklamalarda bulunarak, süreci sabote etmek isteyenlere karşı çabayı sürdüreceklerini söyledi. Tunç, AK Parti’nin 23 yıldır iktidarda kalmasının sebebinin "eser ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bayburt ziyaretinde &#8220;Terörsüz Türkiye&#8221; sürecine ait açıklamalarda bulunarak, süreci sabote etmek isteyenlere karşı çabayı sürdüreceklerini söyledi. Tunç, AK Parti’nin 23 yıldır iktidarda kalmasının sebebinin &#8220;eser siyaseti&#8221; olduğunu vurguladı.<br />
<br />Bayburt’ta temaslarda bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Vali Mustafa Eldivan, Belediye Başkanı Mete Memiş ve vilayet protokolünü ziyaret ederek kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Kent merkezinde esnaf ziyareti gerçekleştiren Tunç, daha sonra AK Parti teşkilatıyla bir ortaya geldi.<br />
<br />Kentte kıymetli yatırımların devam ettiğini belirten Tunç, Erzurum-Bayburt güzergâhındaki Kop Tüneli’nin trafiği rahatlatacağını, üretimi süren Bayburt Havalimanı’nın ise gurbette yaşayan Bayburtlular için büyük kolaylık sağlayacağını söyledi. Tunç ayrıyeten yeni yapılacak Bayburt Adliye Binası’nın temel atma merasimine katılacağını hatırlatarak, binanın 1,5 yıl içinde tamamlanmasının planlandığını tabir etti.</p>
<p>&#8220;23 yıldır kesintisiz eser siyaseti yürütüyoruz&#8221;<br />
<br />AK Parti’nin 23 yıldır iktidarda kalmasının nedeninin milletin itimadı olduğunu vurgulayan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın demokrasi tarihinde en uzun müddet vazife yapan önder olduğunu belirtti.<br />
<br />Partinin yıllar boyunca pek çok atakla karşılaştığını lisana getiren Tunç, &#8220;Gezi olaylarından 17-25 Aralık kumpaslarına, sokak kalkışmalarından parti kapatma davalarına kadar birçok tuzakla karşılaştık ancak milletimiz her seferinde bize yol açtı&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Terörsüz Türkiye sürecinde tarihi bir periyoda giriyoruz&#8221;<br />
<br />Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan &#8220;Terörsüz Türkiye&#8221; sürecinin kıymetine dikkat çeken Tunç, terör örgütünün silah bırakması ve kendini feshetmesi istikametinde adımların atıldığını vurguladı.<br />
<br />Tunç, süreçle ilgili sabotaj teşebbüsleri olabileceğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:<br />
<br />&#8220;Bu süreci sabote etmek isteyenler çıkabilir. Geçmişte olduğu üzere terörün tekrar hortlamasını isteyenler olabilir. Biz bu tuzaklara karşı uyanık olacağız. Şehit ailelerini incitecek hiçbir adımı bugüne kadar atmadık, bundan sonra da atmayacağız.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bugün yargı bağımsız ve tarafsızdır&#8221;<br />
<br />Geçmiş devirlerdeki yargı örneklerini hatırlatan Tunç, 27 Mayıs, 12 Eylül ve 28 Şubat süreçlerinde yargının vesayet altında olduğunu belirtti.<br />
<br />15 Temmuz’da yargının milletle birlikte hareket ederek darbecilere karşı durduğunu tabir eden Tunç, &#8220;Bugün yargı ulusal iradeden yana, hukuk devletinden yana, darbeciden de yolsuzluk yapandan da hesap soran bir yapıya kavuştu&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa edeceğiz&#8221;<br />
<br />Pandemi, sarsıntılar ve bölgesel savaşların ekonomiyi olumsuz etkilediğini anımsatan Tunç, milletin alım gücünü artırmaya yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi.<br />
<br />Türkiye’nin savunma sanayiinden güç ataklarına kadar her alanda ilerlediğini belirten Tunç, &#8220;2028’e giderken daha güçlü, daha dirayetli, mazlumun hakkını savunan bir Türkiye oluşturacağız&#8221; diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Adalet Bakanı Tunç, Özgür Özel’e &#8220;Belgeleri niye bekletiyorsun elinde? Varsa belgeleri&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/adalet-bakani-tunc-ozgur-ozele-belgeleri-niye-bekletiyorsun-elinde-varsa-belgeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 21:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[parti]]></category>
		<category><![CDATA[soruşturma]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=241756</guid>

					<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Genel Lideri Özgür Özel’in "Elimde dokümanlar var" söylemlerine yönelik Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bunu meydanlarda, miting alanlarında ’elimde dokümanlar var’ diyerek propaganda yapmak yerine o belgeyi hiç gecikmeksizin bir ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi Genel Lideri Özgür Özel’in &#8220;Elimde evraklar var&#8221; söylemlerine yönelik Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, &#8220;Bunu meydanlarda, miting alanlarında ’elimde dokümanlar var’ diyerek propaganda yapmak yerine o belgeyi hiç gecikmeksizin bir dakika bile bir saniye bile yargıçlar, savcılar şurasının huzuruna getirmek lazım. Yargıçlar ve Savcılar Şuramız bunun gereğini elbette ki yapar&#8221; dedi.</p>
<p>Bolu’nun Gerede ilçesinde Adalet Sarayı Temel Atma törenine Adalet Bakanı Yılmaz Tunç katıldı. Bakan Tunç ve protokol üyeleri, temsili olarak düğmeye basarak, adalet sarayının temelini attı. Temel atma merasiminin akabinde Bakan Tunç, gündeme dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p>&#8220;Burada kim sorumluysa 78 canın hesabını vermeli&#8221;<br />
<br />Bolu’da 78 kişinin hayatını yitirdiği yangın faciasına ait konuşan Bakan Yılmaz Tunç, &#8220;Bu acıya neden olanlarla ilgili olarak ister kamuda ister otel yöneticileri sahipleri olsun. Bunlarla alakalı bilhassa yargımız, gerekli isimli süreci sürdürüyor ve daima birlikte de takip ediyoruz. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Sonuna kadar bu süreç takip edilecek. Alışılmış burada bilhassa şu propaganda yapıldı. İşte ‘birileri yargıdan kaçırılmak mı isteniyor?’ Kaçırılmadığı daima bir arada görüldü. Burada eksper raporunda, teknik ve uzmanlık gerektiren bir bahis bu. Kimler sorumlu? Mevzuata nazaran orada önlem alması gerekenler kimler? Bu noktada bunu belirleyecek olan elbette ki eksper raporu sonucunda muhakkak olacaktır ve İstanbul Teknik Üniversitesi de bu manada faal bir kişi incelemesi yaptı. Ve bu rapor doğrultusunda da sorumlular  belirlendi. Gerek otel yöneticileri, otel çalışanları da var içerisinde. Otel sahipleri, Bolu Belediyesiyle ilgili kusurlu bulunanlar ve vilayet Özel Yönetimi, Bolu Vilayet Özel İdaresi’yle ilgili kusurlu bulunanlar. Tekrar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Kültür Bakanlığının ilgili soruşturma müsaadesi istenenlerle ilgili olarak ilgili bakanlıklar soruşturma müsaadeleri verdiler ve bu çerçevede yargılama devam ediyor. Burada kim sorumluysa 78 canın hesabını vermeli. Bu hususta bağımsız ve tarafsız bir halde yargı misyonunu yapacak. Ve bu noktadaki yargı sürecinde milletçe aslında daima bir arada takip ediyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Çocuk haklarını savunanlar maalesef bu zulüm karşısında, bu soykırım karşısında sessiz kaldıklarını görüyoruz&#8221;<br />
<br />İsrail-Filistin sorununda Avrupa’nın ikili standart uygulandığını söyleyen Bakan Tunç, &#8220;Çocukların açlıktan öldüğü 21. yüzyılda bu türlü bir görünümde kelamın bittiği yerdeyiz. İsrail, terör devleti, İsrail hiçbir milletlerarası kuruluşun kararına uymayan, memleketler arası hukuku hiçe sayan bir yapı. Ona devlet demek mümkün değil. Yani İsrail meclisinin bugün almış olduğu karar İsrail’i, Gazze’yi işgal planı kelamda bir plan. Alışılmış maalesef memleketler arası hukuka karşıt, Birleşmiş Milletler mukavelelerine karşıt bir halde aldıkları kelamda bir karar. İsrail 100 yıldan bu yana Filistinlilere yönelik bir soykırım siyaseti izliyor. Onları yurtlarından edip orayı işgal etmek ve orada bilhassa uzun yıllardan bu yana bir sürgün siyaseti ve soykırım siyaseti işliyor. Ve oradaki mazlum insanlara maalesef zulmediyor. Ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bu işgal ve soykırım siyasetlerine karşı aldığı kararlar var. Geçtiğimiz yüzyıl boyunca bir asırdır bilhassa alınan bu kararların hiçbirine uymayan bir devlet İsrail. 7 Ekim’den bu yana da dünyanın gözü önünde, dünya tarihinin en büyük soykırımı işlendi. Maalesef bu soykırım işlenirken batılı ülkeler İsrail’e dayanak verdiler. İsrail bunlardan takviye buldu. alışılmış 7 Ekim’den bu yana 61 binden fazla Filistin şehit edildi. Bunların yarıdan fazlası bayan ve çocuklardan oluşuyor. Bayan haklarını savunanlar, çocuk haklarını savunanlar maalesef bu zulüm karşısında, bu soykırım karşısında sessiz kaldıklarını görüyoruz. 200 fazla gazeteci şehit edildi. Basın özgürlüğü bas bas bağıranların hiç ortada Filistin kelam konusu olunca nasıl bir ikili standart içerisinde olduklarını görüyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Bu geçersiz dokümanlarla rastgele bir süreç yapılamadı&#8221;<br />
<br />Evrakta sahtecilik soruşturmasıyla ilgili konuşan Bakan Tunç, &#8220;Sahtecilikle ilgili soruşturmayı başlatan yargımız. 13 Ağustos 2024 tarihinde yargı teşkilatına, Cumhuriyet Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir kamu kurumumuzdan yapılan bir ihbarla başlayan bir soruşturma kelam konusu. Yani bunu ortaya çıkaran yargı. Hasebiyle güya burada yargının ortaya çıkarmadığı fakat birilerinin hatırlattığı bir konu varmış üzere kamuoyunda bir dezenformasyon yapılıyor. Mutlaka bu türlü bir durum kelam konusu değil. Natürel Bilhassa bu sahtecilik şebekesini, bu çetenin ortaya çıkarılmasıyla ilgili olarak soruşturma makamı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı aktif bir soruşturma başlatıyor. Ve bilhassa bu şebekenin, bu çetenin tüm ögeleriyle, şahıslarıyla, ayrıntılarıyla ortaya çıkarılması ve bu kapsamda kapalı yürütülen bir soruşturma. Ve zımnilik kapsamında yürütülürken, kolluk görevlilerimiz olağan süreç içerisinde yakalamalar yaptı, gözaltılar yapıldı ve o operasyonlarda gözaltına alınan 220 kişi hakkında isimli süreç yapıldı. Bu 220 bireyden 199’u hakkında kamu davası açıldı. 37 kişi hakkında da tutuklama kararı verildi. Ve 150’si hakkında da isimli denetim kararı var. Burada bilhassa elektronik malzemelerin, HTS kayıtların, dijital kayıtların incelenmesi sonucunda işte bilgisayar kayısıların ve sinyal bilgileri ve IP bilgileri tüm bunlar ayrıntılı bir biçimde incelenerek tahlil edilerek bir soruşturma yürütüldü ve kapalı olarak yürütüldü. Zira bu şebekenin, bu çetenin ortaya çıkarılabilmesi için, soruşturmadaki zımnilik değerliydi. Ve sonrasında iddianame ortaya çıktı. Yargılamalar başladığında da kamuoyu bunu öğrenmiş oldu. Burada aktif bir soruşturma ve artık de faal bir kovuşturma kelam konusu. Olağan bu süreç içerisinde soruşturma zımnî yürütülürken ortaya çıkan sahtecilik ve belirlenen geçersiz evraklar, işte mezuniyet dokümanı tüm bunlar ilgili kuruluşlar hızla bilgilendirilerek bu dokümanların resmi süreçlerde kullanılmamasıyla ilgili önlemler de alınıyor. Münasebetiyle soruşturma saklı fakat bir kamu ziyanı, bir mağduriyet oluşmaması ismine da tüm önlemler alınarak devletin tüm kurumları savcı makamı tarafından bilgilendirildi ve bu düzmece evraklarla rastgele bir süreç yapılamadı&#8221; formunda konuştu.</p>
<p>&#8220;Belgeleri niçin bekletiyorsun elinde? Varsa belgeleri&#8221;<br />
<br />CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ‘Yolsuzluk’ soruşturmasının birinci sürecinden itibaren siyasi gayeyle soruşturma başlatıldığı izlenimi verdiğini söyleyen Bakan Tunç, &#8220;Tabii büyükşehir belediyesi ve birtakım ilçe belediyeleriyle ilgili yolsuzluk soruşturması, rüşvet, ihaleye fesat karıştırmasıyla ilgili gündemde olan bahislerle ilgili. Ana muhalefet partisi başkanı daha soruşturmanın birinci anından itibaren, birinci gözaltılardan itibaren maalesef yargı mensuplarımıza, yargı teşkilatımıza, savcılara, hakim yakışıksız sözler kullanıyor. Daha birinci andan itibaren şimdi daha belgenin içeriğini bilmeden ve kanıtları görmeden birtakım beyanlarla, bu isimli soruşturmaları güya siyasi amaçla yapılıyormuş üzere bir izlenim uyandırmaya çalıştı devam ediyor. ’Elimde dokümanlar var’ diyor. O vakit dokümanları bekletme elinde. Dokümanları niçin bekletiyorsun elinde? Varsa evrakları. ’Kanıtlarım var’ diyorsun. O vakit ispat ilgili yargı düzeneklerine, Yargıçlar Savcılar Konseyine ulaştırırsınız. Hukuk devletinde bunun gereği yapılır. Hasebiyle bunu meydanlarda, miting alanlarında ’elimde evraklar var’ diyerek propaganda yapmak yerine o belgeyi hiç gecikmeksizin bir dakika bile bir saniye bile yargıçlar, savcılar şurasının huzuruna getirmek lazım. Yargıçlar ve Savcılar Konseyimiz bunun gereğini elbette ki yapar. Hasebiyle itirafçıların beyanları ortadayken ulaşılan bir ekip raporlar, MASAK raporları, kanıtlar ortadayken bunları kıymetlendirecek olan bağımsız ve taraf yargıdır.  Adalet Bakanı olarak ben bu kişi hatalıdır ya da bu kişi hatasızdır deme imkanım olamaz zira yargıyı rahat bırakmak lazım. Yargı vazifesini yapar. Şayet bir hata ihbarı varsa cumhuriyet savcısının misyonu Cumhuriyet Savcısı’nın vazifesi ceza mahkemesi kanunumuzun 160. hususunda Cumhuriyet Savcısı bir kabahat ihbarına şahit olduğunda derhal soruşturmayı başlatmakla vazifelidir. Bu vazifesini yapmazsa aslında misyonunu ihmal etmiş olur&#8221; sözlerine yer verdi.</p>
<p>&#8220;Arkadaşlarına ’Bunlar suçsuzdur’ diye hemen sahip çıkıyor&#8221;<br />
<br />Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, son olarak şu tabirlere yer verdi: &#8220;Bir de şu dezenformasyon yapılıyor. İşte yalnızca Sadece CHP’li belediyelere mi soruşturma yapılıyor? Bu türlü bir durum yok. Son yıllarda kayıtlarımıza baktığımız vakit 30 tane AK Partili belediyeyle ilgili soruşturma yapılmış. Davalar açılmış. 13 tanesi mahkum olmuş. Lakin buradaki fark şu. Cumhuriyet Halk Partisi idaresi yolsuzluk teziyle ilgili soruşturma başlayan belediye liderlerine arkadaşlarına ’Bunlar suçsuzdur’ diye çabucak sahip çıkıyor. Fakat AK Partili belediyelerle ilgili 30 soruşturma, 13’ü mahkumiyetle sonuçlanmış, davası devam edenler var. Bir tek AK Partili yöneticinin genel liderimizin, genel lider vekillerimizin ’Ya bizim belediye liderimiz hakkında neden soruşturma yapılıyor dediğini duydunuz mu?’ O nedenle yolsuzluğun partilisi, particisi olmaz kıymetli arkadaşlar. Yargı şayet bir yerde tüyü bitmemiş yetimin hakkı yeniyorsa hesabını millet ismine sorar. Yapılan da budur.&#8221;</p>
<p>Törende Bakan Yardımcıları Niyazi Acar, Ramazan Can, Hurşit Yıldırım, Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek,  HSK Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, Yargıtay Üyesi Mehmet Yılmaz, Bolu Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever, Bolu İdare Mahkemesi Başkanı Emrah Işık, il protokolü ve vatandaşlar katıldı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Otel faciasında 8 yakınını kaybeden Gültekin: &#8220;Tanju Özcan’ın açıklamalarıyla, ‘yargıyı etkilemek’ suçunu işlediğini düşünüyorum&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/otel-faciasinda-8-yakinini-kaybeden-gultekin-tanju-ozcanin-aciklamalariyla-yargiyi-etkilemek-sucunu-isledigini-dusunuyorum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 13:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Gültekin]]></category>
		<category><![CDATA[mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<category><![CDATA[tanju özcan]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=241547</guid>

					<description><![CDATA[Bolu Kartalkaya’daki otel yangınında tıpkı aileden 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, Bolu Belediye Lideri Tanju Özcan’ın telaffuzlarıyla mahkeme sürecini etkilediğini ve hakkında cürüm duyurusunda bulunacağını açıkladı. Grand Kartal Otel’de ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bolu Kartalkaya’daki otel yangınında tıpkı aileden 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, Bolu Belediye Lideri Tanju Özcan’ın telaffuzlarıyla mahkeme sürecini etkilediğini ve hakkında kabahat duyurusunda bulunacağını açıkladı.<br />
<br />Grand Kartal Otel’de yangın faciasında oğlu Bilal Gültekin, gelini Zehra Sena Gültekin, Rumeysa Gültekin, Yusuf Sinanettin Gültekin, Muhammet Selim Gültekin, Bekir Sadık Gültekin, Enes Gültekin ile Sümeyye Güner’i kaybeden avukat Yüksel Gültekin, Bolu Belediyesi önünde gazetecilere açıklamalarda bulundu.</p>
<p>&#8220;Mahkemeye bundan daha fazla etkileme olmaz&#8221;<br />
<br />Yüksel Gültekin, dün gerçekleştirilen Bolu Belediye Meclisi’nin Ağustos ayı 1. oturumunda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın söylemlerinin Kartalkaya davasının mahkeme sürecini etkilediğini söz etti. Gültekin, &#8220;Bütün bunlara karşın sesimi çıkarmayacaktım. Niye? Yargılamayı etkilememek ismine. Fakat bugün Tanju Özcan o denli açıklamalar yaptı ki belediye meclisinin birinci oturumunda, ben bir hukukçu olarak, bir vatandaş olarak lakin en değerlisi 8 tane canını, evladını kaybetmiş ve 78 can sahibi ismine burada konuşuyorum. Vatandaş olarak ağzım açık kaldı. Bakın ne dedi Tanju Özcan, ‘İçerideki arkadaşlarla görüşüyorum. Ve ben nitekim hatalı olduklarına inansam yemin ediyorum artlarında durmam. Hatasız olduklarını görüyorum.’ Sen avukatsın. Tanju Özcan, 10 gün süren yargılamalarda şehrin belediye başkanı olarak, bir kere bile duruşma salonuna gelmedin. Bir sefer bile mahkeme ortamını görmedin. Bir sefer bile 3 tane çalışanının nasıl savunma yaptıklarından haberdar değilsin. Haberdar olsan, İrfan’la ilgili daha evvel konut mahpusu olan kararın tutukluluğa çevrildiğini, sonra kuvvetli kabahat kuşkusu üzerine tutukluluğa çevrildiğini bildiğin halde mi bunları söylüyorsun? Bir avukat olarak, bir hukukçu olarak bunları söylüyorsun. Kısaca, yazıklar olsun diyorum. Sonra gerisinden diyor ki, ‘Ben yargılamayı etkilemek için söylemiyorum.&#8221; Sen kentin belediye liderisin. Bir avukatsın. Yargılamayı bundan daha fazla nasıl etkileyeceksin? Cumhuriyet Savcısı’nın sonuç itibariyle suçluluklarına dair iddianame düzenlediği, mahkemenin kuvvetli kabahat kuşkusuyla mesken mahpusunu olağan tutuklamaya çevirdiği, bunlar mümkün kastla yargılanıyor 3 tane elemanın. Hatasız olduklarını nasıl biliyorsun? Bize söyle de paklar içeride kalmasın. Avukat gönder arkadaşlarına. Avukat gönder madem suçsuzlarsa. Hatta mahkemeye gir. Buradan cürüm duyurusunda bulunuyorum. Ayrıyeten Cumhuriyet Savcılığı hata duyurusunda bulunacağım. Devam eden bu kadar kıymetli bir yargılamayı bundan daha fazla etkileme olmaz. Daha nasıl etkileyeceksin, karar mı vereceksin? Ayrıyeten, ‘İçerideki arkadaşların sahiden hatalı olduklarına inansam yemin ediyorum gerilerinde durmam. Hatasız olduklarını görüyorum.’ Nasıl görüyorsun ya, nasıl görüyorsun? Mahkemeye bundan daha fazla etkileme olmaz&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacağım&#8221;<br />
<br />Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında cürüm duyurusunda bulunacağını söyleyen Gültekin, &#8220;Tanju Özcan, diğerleri susar, öbürleri korkar, diğerlerinin belediyeyle temasları vardır, menfaat alakaları vardır. Bak buradan sesleniyorum: Ben susmam, ben korkmam. Çember daraldı Tanju Özcan. Çember daraldı. Gerisinden diyor ki: ‘Ben seni anlıyorum, insanların acısını anlıyorum, Suçladığın her insan hatalı değil.’ Burada insanları suçlayan ben değilim. Hukukun H’sini zerre kadar bilen arkadaşlar bilirler, kendisi de çok güzel bilir. Bu insanları hatalı diye mahkemenin önüne getiren Cumhuriyet Savcısı. Sadece bunlar değil, artlarından devamları da gelecek. Ben sadece bu insanların hatalı olduğuna inanmıyorum. Temel hatalıların dışarıda olduğuna, temel hatalıların Gazelle’de yiyip içenler olduğuna, Gazelle’de fiyatsız bir formda son 3 yıldır yiyip içenler olduğuna inanıyorum. Temel hatalıların bu Gazelle’yle, bu otel sahibiyle ticari bağlantıları olanlar olduğuna inanıyorum. Artık ben kamuoyundan rica ediyorum: Arkadaşlar, bir bakın bakalım ya, Tanju Özcan, avanesi, belediye çalışanları son 3 yıldan beri Gazelle Otel’e kaç kez gitmişler? Kaç kez program düzenlemişler? Kaç defa parasız yiyip içmişler? Buradan soruyorum, Bolu Belediye Meydanı’ndan. Lütfen sessiz kalmayın. Belediye 3 tane çalışanı mümkün kastla yargılanıyor. Tanju Özcan, onları bırakmış, ‘Yalnız belediye çalışanları için üzülmüyorum, Vilayet Özel Yönetim çalışanı için de üzülüyorum. Bünyamin Bey için üzülüyorum, Sırrı Bey için üzülüyorum’ Vallahi Tanju Özcan, bu arkadaşlar için üzülme. Bu arkadaşlar sonuç itibariyle bizim 78 tane canımızın canlı diri yanmasına bir biçimde vesile olan, göz yummanın, idare vazifesini yerine getirmeyen arkadaşlar. Bence öbürleri için de üzül. Zira artık çember daraldı, çember daraldı. Tanju Özcan’ın bu açıklamasıyla ‘yargıyı etkilemek’ cürmünü işlediğini düşünüyorum. Bununla ilgili yarın Cumhuriyet Savcılığı’na cürüm duyurusunda bulunacağım&#8221; tabirlerine yer verdi.</p>
<p>&#8220;Turizm Bakanlığı’nın ‘bu üç çalışan sorumludur’ demesini kabul etmeyiz&#8221;<br />
<br />Avukat Yüksel Gültekin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın üç ismi öne sürmesini kabul etmediklerini söyleyerek, &#8220;Mahkemeden sonraki gelişmelerle ilgili kısaca bilgilendireyim. Ben son konuşmalarımda bilhassa bu ülkeyi adil, hoş yürekli, merhametli ve adaletli insanların yönettiğini, Danıştay’ın kararına gerek kalmadan mutlaka Turizm Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı yetkilileri hakkında soruşturmaya müsaade verileceğini söylemiştim. Siz de bunlara şahitsiniz. Hakikaten duruşmaların çabucak ardından üç tane Turizm Bakanlığı çalışanı ile ilgili soruşturma müsaadesi verildi. Üç gün evvel de Çalışma Bakanlığı’nın bir müfettişi ile ilgili soruşturma müsaadesi verildi. Artık bunlar bize kâfi mi? Hayır, bizim için bunlar kâfi değil. Biz, Turizm Bakanlığı’nın ‘bu üç çalışan sorumludur’ diyerek onları önümüze atmasını asla kabul etmeyiz&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Buradan tekrar sesleniyorum, geri adım atmayız&#8221;<br />
<br />Faciayla ilgili sürecin üstünün örtülmesine müsaade vermeyeceklerini belirten Gültekin, &#8220;Danıştay’a yaptığımız müracaatlarda, bakan yardımcısından başlayarak sıralı olan çalışanların büsbütün ilgili bir soruşturma müsaadesi verilmesini ve savcılığın kusur raporunda çok açıkça birinci derece kusurlu oldukları belirtilen Turizm Bakanlığı’nın yetkililerinin tamamının yargılanmasını ve hak ettikleri cezayı bulmalarını istiyoruz. Bunun için gerekli olan her türlü çabayı yapacağız. Bu üç bireye müsaade verildi diye geri adım atmayız. Buradan tekrar sesleniyorum, geri adım atmayız. Turizm Bakanı’nı biz bu olayın üzerine örtüp yatlarda gezdirmeyiz. Ensesindeyiz. Muhakkak biz burada Turizm Bakanlığı’nın öncelikle sorumlu olduğunu düşünüyoruz. Gerekli şikayetlerde bulunduk, yargı bununla ilgili değerlendirmeyi yapacak&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Yüksel Gültekin, &#8220;Bugüne kadar altı aydan beri yatan Çalışma ve Toplumsal Güvenlik Bakanı’na seslenmek istiyorum, eski müfettişi önümüze atarak ‘kusur budur’ deyip bu işten kurtulamazsınız. Bu hadisede bu türlü bir yerde üç yıldan beri çalışma sorumlusu olmayacak, bu türlü bir tesiste tüm kurulduğu günden beri sırf on saat çalışma vazifelisi sorumlu olacak, ancak siz bundan kurtulacaksınız, buradan sesleniyorum, asla bundan kurtulamazsınız&#8221; tabirlerine yer verdi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Eren’in hikayesi Kartalkaya’da yarım kaldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/erenin-hikayesi-kartalkayada-yarim-kaldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 13:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bolu]]></category>
		<category><![CDATA[#kayak]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eren]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=237636</guid>

					<description><![CDATA[Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınında ömrünü yitiren 15 yaşındaki Eren Bağcı’nın babaannesi Aygül Bağcı, "Bu acıyla geçen 168 günü fakat yaşayan anlayabilir. Anne ve babalar bir savaşın içinde" dedi. Eren’in, eğitim aldığı kayak ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınında hayatını yitiren 15 yaşındaki Eren Bağcı’nın babaannesi Aygül Bağcı, &#8220;Bu acıyla geçen 168 günü lakin yaşayan anlayabilir. Anne ve babalar bir savaşın içinde&#8221; dedi. Eren’in, eğitim aldığı kayak okulunun düzenlediği tertiple Grand Kartal Otel’e gittiği, ayrıyeten kayak öğrenmek isteyen küçük çocuklara istekli olarak eğitim de verdiği öğrenildi.<br />
<br />Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınında 78 kişi hayatını kaybetmiş, 133 kişi ise yaralanmıştı. Yangınla ilgili görülen davada 19’u tutuklu 32 sanığın yargılanmasına ikinci günde devam edilirken, hayatını kaybedenlerin ailelerinin adalet nöbeti de sürüyor.<br />
<br />Yangında hayatını yitiren 15 yaşındaki lise öğrencisi Eren Bağcı, kayak okulunun düzenlediği aktiflik kapsamında otelde bulunuyordu. Ankara’da yaşayan ve özel bir lisede eğitim gören Bağcı’nın, çok küçük yaşlarda kayak sporuna başladığı, son 3 yıldır ise bu sporu profesyonel olarak sürdürdüğü öğrenildi. Ayrıyeten Eren’in, kayak öğrenmek isteyen küçük çocuklara istekli olarak eğitim verdiği de belirtildi.</p>
<p>&#8220;Bu acıyla yaşanan 168 günü lakin yaşayan anlayabilir&#8221;<br />
<br />Duruşmanın devam ettiği okulun önünde bekleyen Eren’in babaannesi Aygül Bağcı, &#8220;Torunumu kaybettim, 15 yaşındaydı. Bu acıyla yaşanan 168 günü lakin yaşayan anlayabilir. Yargı süreci başladı. Anne ve babalar bir savaşın içinde. Gerçek sorumlular adil olarak ortaya çıkacak ve yargılanacaklar. Tek istediğim bu. Bizim evlatlarımız geri gelmeyecek. 36 gencecik çocuk, hepsi âlâ eğitimler alarak tahminen de birçok şeyi gerçekleştirecek yetenekleri olan çocuklarımızı kaybettik. Hiçbirini geri getiremeyiz fakat onların bize verdiği bildiri var. ’Biz gidiyoruz, bizden sonra öbür çocuklar ölmesin’ İhmallerin çok olduğu, gerekli kontroller yapıldığı ortamda hiçbir çocuk inançta değil&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Artık anne ve babalar çocuklarını eğitim için, spor faaliyeti için bir yere gönderemiyor&#8221;<br />
<br />Bağcı, kelamlarına şöyle devam etti:<br />
<br />&#8220;Artık anne ve babalar çocuklarını eğitim için, spor faaliyeti için bir yere gönderemiyor. Servislerine dahi güvenilmeyen ortamda, biz gerekli yasal kontrolleri gerçek formda yapmazsak, insanların vicdanlarına dokunamazsak daha çok çocuk ölecek bu ülkede. O sebeple biz bu savaşı veriyoruz. 78 canın gerisinde 780 kişi kaldı tahminen, acılar içinde. ’En azından bundan sonra bu türlü şeyler olmayacak’ denilmesi lazım. Yargıdan tek beklediğimiz bu. Hatalılar bulunacak ve gerekli yargılamalar yapılacak ki bundan sonra bu türlü bir şeye kimse cüret edemesin&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Karabük Gazeteciler Cemiyeti Kongresi Yargıya Taşındı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/karabuk-gazeteciler-cemiyeti-kongresi-yargiya-tasindi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berkay Doğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 May 2025 12:58:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[10 mayıs 2025]]></category>
		<category><![CDATA[Gazeteciler Cemiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[genel kurul]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[karabük gazeteciler cemiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[kongre]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=230278</guid>

					<description><![CDATA[Karabük Gazeteciler Cemiyeti’nin 10 Mayıs 2025 tarihinde yapılan olağan genel kurulu, seçim sonuçlarına yönelik ciddi itirazlar nedeniyle yargıya taşındı. Kongrede mevcut başkan 29 oy alarak yeniden seçilirken, rakibi Yasin Erdem 27 oyda kaldı. Ancak seçim sürecinde tüzüğe aykırı uygulamaların yapıldığını ileri süren Yasin Erdem, kongrenin iptali talebiyle hukuki süreç başlattı. Erdem’in avukatları aracılığıyla mahkemeye sunduğu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik">Karabük Gazeteciler Cemiyeti’nin 10 Mayıs 2025 tarihinde yapılan olağan genel kurulu, seçim sonuçlarına yönelik ciddi itirazlar nedeniyle yargıya taşındı.</h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/cxz.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/cxz.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/cxz-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/cxz-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/cxz-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/cxz-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/cxz-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/cxz-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/cxz-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/cxz-120x67.webp 120w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="Karabük Gazeteciler Cemiyeti Kongresi Yargıya Taşındı 2"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Kongrede mevcut başkan 29 oy alarak yeniden seçilirken, rakibi Yasin Erdem 27 oyda kaldı. Ancak seçim sürecinde tüzüğe aykırı uygulamaların yapıldığını ileri süren Yasin Erdem, kongrenin iptali talebiyle hukuki süreç başlattı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Erdem’in avukatları aracılığıyla mahkemeye sunduğu itiraz dilekçesinde tüzüğe aykırı üye kayıtları yapılması ve bunlara oy kullandırılması olduğu öğrenildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seçimden kısa süre önce, Cemiyet tüzüğüne aykırı olarak bazı kişilerin apar topar üye yapıldığı, bu kişilerin büyük çoğunluğunun kamu kurumlarında, belediyede ve Kardemir’de çalışan isimler olduğu, hatta bazılarının mevcut yönetim üyelerinin yakınları çocukları ve eşleri olduğu belirtildi. Bu üyelerin gazetecilik vasfı taşımadığından yapılan Genel Kurulda oy kullandığı tespit edilmesi üzerine gerekli hukuki sürecin başlatıldığı ifade edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yasin Erdem konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Karabük Gazeteciler Cemiyeti, meslek onurunu ve tarafsızlığını temsil etmesi gereken bir kurumdur. Ancak bu seçimde yaşananlar, ne etik ne de hukuki kurallarla bağdaşmaktadır. Tüzük açıkça üyelik ve seçme-seçilme kriterlerini belirtmişken, buna aykırı şekilde yapılan üyelik işlemleriyle seçim sonucunun şekillendirildiğini görüyoruz. Bu durum sadece bir yarışın değil, kurumun güvenilirliğinin de zedelenmesine neden olmuştur.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kongre öncesinde Cemiyet&#8217;e yeni kaydedilen üyeler arasında yer alan bazı kişilerin, seçim günü oy kullandığı ve bazılarının doğrudan yönetime girdiği öğrenildi. Üyelik süresi dolmayan bu isimlerin, tüzüğe göre yönetime girmelerinin mümkün olmadığı ifade ediliyor. Ancak seçim sonrası yaşanan bu gelişmeler Karabük basın camiasında geniş yankı uyandırdı. Cemiyetin saygınlığı açısından sürecin şeffaf bir şekilde ilerlemesi gerektiğini belirten basın mensupları, davanın sonucunun örnek teşkil edebileceğine dikkat çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yargı sürecinin ise önümüzdeki günlerde başlayacağı, mahkemenin ilk duruşma için tarih belirlemesi bekleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>AK Parti Genel Başkan Vekili Elitaş: &#8220;Yargının vereceği karara saygı gösterin&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/ak-parti-genel-baskan-vekili-elitas-yarginin-verecegi-karara-saygi-gosterin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Mar 2025 01:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Karar]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=221599</guid>

					<description><![CDATA[AK Parti Genel Lider Vekili Mustafa Elitaş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e seslenerek, "Lütfen rica ediyorum, yargının vereceği karara hürmet gösterin. Milleti sokağa dökmek gerçek bir hal değil" dedi. Samsun’da AK Parti Vilayet Başkanlığında farklı ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Lider Vekili Mustafa Elitaş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e seslenerek, &#8220;Lütfen rica ediyorum, yargının vereceği karara hürmet gösterin. Milleti sokağa dökmek hakikat bir hal değil&#8221; dedi.<br />
<br />Samsun’da AK Parti Vilayet Başkanlığında farklı siyasi partilerden AK Parti’ye katılan meclis üyelerine rozet takma merasimine katılan AK Parti Genel Lider Vekili Mustafa Elitaş, Türkiye gündemi üzerine değerli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde şiir okuduğu gerekçesiyle vazifeden alındığını ve bu olayda yargı kararına hürmet duyarak vatandaşları sokağa çağırmadıklarını hatırlatan Elitaş, CHP Genel Başkanı Özgür Özer’i uyardı. Özel’i yargı kararına hürmet duymaya çağıran AK Parti Genel Lider Vekili Mustafa Elitaş, &#8220;Daha yargı karar vermeden yeri göğü inletip insanları sokağa dökmeye çalışan bir zihniyet var. Zira onlar bu ülkenin sahibi, biz marabaydık. Ne vakte kadar? Recep Tayyip Erdoğan gelene kadar. Recep Tayyip Erdoğan’dan evvel ülkenin kurucu sahipleri vardı. Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra 86 milyon bu ülkenin sahibi olduğumuzu anladık. Onlar bizi emekçi olarak görürlerdi, maraba olarak görürlerdi. Hamdolsun bakın hangi noktadan nereye geldik? Artık Rabb’ime hamdediyorum. Ya Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı devirde Ziya Gökalp’in şiirini okutmak yerine hırsızlıktan yargılansaydı, yolsuzluktan yargılansaydı, teröre yardım yataklık etmekten yargılansaydı, ben AK Parti küme lider vekili olarak başörtülü kardeşlerimin hakkını aramak için verdiğim kanun teklifinden yargılanmak yerine hırsızlıktan, yolsuzluktan, arsızlıktan ve teröre yardım yataklık etmekten yargılansaydım benim evlatlarım benim yüzüme bakamazdı. Rabb’ime hamdolsun ki biz bu türlü bir başkanın şiir okudu diyen önünü kesilmeye çalışılan, hayatı karartılmaya çalışılan Türkiye’nin geleceğine bir ket vurmaya çalışan bir iradeyle gayrette bu hale geldik. Onun için yaptığımız gayretin değerini bilelim&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Anarşizmi tahrik eden, insanları sokakta birbirine kırdırmaya çalışan CHP ile karşı karşıyayız&#8221;<br />
<br />CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i yaptığı davet münasebetiyle uyaran Elitaş, &#8220;Devleti sahiplenmeye çalışan, omzunda silahları olup ülkeyi balans ayarı verilmeye çalışanlara sırtını dayayanlar bugün yaptıkları işlerin yargıdan, mahkemeden sonuçlanmasını hazmedemiyorlar, farklı bir formda ortaya çıkarmaya çalışıyorlar. Bırakın mahkeme kararını versin. Bağımsız yargı ne diyorsa ona boynumuz kıldan ince. 341 milletvekili olan Türkiye’nin en büyük partisi, ikinci parti yarımızdan az olmuş bir partiye kapatma davası açılırken ‘Şeriatın kestiği parmak acımaz’ diyen Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel lideri, genel lider yardımcısı vardı. Lakin artık Anayasa Mahkemesi’nde kapatma davasıyla yargılanan bir siyasi partinin hakkında ’Şeriatın kestiği parmak acımaz’ diyen Cumhuriyet Halk Partisi varken bugün yargıyı suçlayan, milleti sokağa dökmeye çalışan bir Cumhuriyet Halk Partisi ile karşı karşıyayız. Anarşizmi tahrik eden, insanları sokakta birbirine kırdırmaya çalışan, 12 sene evvelki Seyahat Olaylarının provasını yapmaya kalkışan ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Lideri Sayın Özgür Özel’in de denetiminden çıkmış bir kalabalıkla onları tahrik ederek bir noktaya yanlışsız götürmeye çalışan, denetimini kaybetmiş Cumhuriyet Halk Partisi’ne karşı karşıyayız. Onun için Cumhuriyet Halk Partisi Genel Lideri Sayın Özgür Özel, lütfen rica ediyorum yargının vereceği karara bizim daha evvelki gösterdiğimiz üzere siz de hürmet gösterin. Bakın milleti sokağa dökmek hakikat bir hal değil. Gerçek bir davranış biçimi değil. Oburlarının taşeron olarak vazife yapabilirler. Ülkemizin bu coğrafik üzerinde hesabı, hevesi, ağzının suyu akanlar var. Onların yaptıkları işe onların yaptıkları hesaplara, onların yaptıkları oyunlara alet olmayalım. Ülkemizde barışın Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için, terörsüz bir Türkiye inşa etmek için çıktığımız bu yolda önümüze mahzur olmaya çalışanları, set vurmaya, ket vurmaya çalışanların ekmeğine yağ şoför hareketler yapmayın diyorum. Onun için pahalı kardeşlerim bu mübarek Ramazan’dan sizlere tüm hemşerilerimize sukunet ve sağduyu düşer. Tüm dostlarımıza, arkadaşlarımıza sukuneti ve sağduyuyu tavsiye ederim&#8221; diye konuştu.<br />
<br />14 meclis üyesinin AK Parti’ye geçişini de kutlayan Elitaş, ayrıyeten şunları söyledi:<br />
<br />&#8220;Bugün Samsun’daki 17 ilçemizin 14’ünde belediye meclis üyesi arkadaşlarımız AK Partimize katılıyorlar. Bize gurur veriyorlar. Böylesine sıkıntı bir vakitte Türkiye’nin karıştırılmak istediği bir süreçte dimdik Cumhurbaşkanımızın önderimizin ardında durmak için bizimle bir arada olan kıymetli 14 belediye meclis üyesi arkadaşlarımı tebrik ediyorum. AK Parti’ye katıldınız, beğenilen geldiniz, onur verdiniz diyoruz.&#8221;<br />
<br />Rozet takma merasimine ayrıyeten AK Parti Samsun Milletvekilleri Çiğdem Karaaslan, Ersan Aksu, Orhan Kırcalı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan ve AK Parti Vilayet Lideri Mehmet Köse’nin yanı sıra parti teşkilatı üyeleri katıldı.<br />
<br />Törende Cevdet Yalçıntaş, Osman Atlı, Mehmet Uyanık, Enver Emeksiz, Fikret Baştan, Ali Ömür, Davut Numanoğlu, Nail Çatal, Salih Gün, Ramazan Çotur, Öztürk Doğutaş, Kemal Bekar, Yunus Aydoğan ve Mehmet Akkurt’a AK Parti rozeti takıldı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: &#8220;Yargı, sokak hareketlerinden etkilenmez&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/adalet-bakani-yilmaz-tunc-yargi-sokak-hareketlerinden-etkilenmez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Mar 2025 21:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[soruşturma]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=221465</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Yargı belgedeki tezlere bakar, savunmalara bakar, sokak hareketlerinden etkilenmez. Münasebetiyle yargı millet ismine karar verip, millet ismine vazife yapar, kararları millet adınadır, milletin hakkını, hukukunu savunur. Kim ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, &#8220;Yargı belgedeki savlara bakar, savunmalara bakar, sokak hareketlerinden etkilenmez. Hasebiyle yargı millet ismine karar verip, millet ismine vazife yapar, kararları millet adınadır, milletin hakkını, hukukunu savunur. Kim teröre bulaşmışsa onun hesabını millet ismine sorar. Kim yolsuzluğa bulaşmışsa, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemişse yargı bunun hesabını sorar. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Lideri Sayın Özel’i sorumlu davranmaya davet ediyoruz&#8221; dedi.<br />
<br />Bir dizi programa katılmak üzere Tokat’a giden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Tokat Valiliği ile Tokat Belediyesini ziyaret etti. Tokat Valisi ile bir mühlet görüşen Bakan Tunç, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bakan Tunç, CHP Genel Lideri Özgür Özel’in açıklamalarıyla ilgili, &#8220;Sayın Özel’in bu formda bir söz kullanması ve şu anda soruşturma başladığından bu yana Cumhuriyet Halk Partisi’nin izlediği yol, yol değil. Devletin yargı makamı adliyeler cürüm örgütleriyle uğraş eder. Milletin huzuru için çalışır. Yolsuzluk yapanlarla da gayret eder&#8221; dedi.<br />
<br />Soruşturmaya ait bilgiler veren Bakan Tunç, &#8220;Bu bir isimli soruşturma. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan iki soruşturma var. Birisi terör cürümleri soruşturma ofisince yürütülen. Başkası de örgütlü kabahatler soruşturma ofisi tarafından yürütülen soruşturmalar. Terör cürümleri soruşturma ofisi tarafından yürütülen soruşturma İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın da ortalarında bulunduğu 7 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Teröre iştirak halinde yardım cürmünden bir soruşturma başlatıldı. Bu soruşturmada hala yakalanamayan 3 firari kişi var. Onların yakalama süreci devam ediyor. Örgütlü cürümler soruşturma ofisinin yaptığı soruşturmada da 100 kişi hakkında rüşvet, irtikâp, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık, ferdî dataları hukuka muhalif ele geçirme kabahatlerinden gözaltı kararları verilmişti. Toplamda 106 şahısla ilgili süreç başlatılmıştı. Şu ana kadar 90 kişi emniyette süreçleri devam ediyor. 16 kişinin de yakalaması devam ediyor. 16 kişi şu anda firar durumunda. Şu anda adliyede süreçleri devam eden 90 kişi var emniyette süreçlerden sonra adliyeye getirecekler ve adliyede sulh ceza yargıçlarımız tarafından sorguları yapılacak ve soruşturma devam ediyor. Burada örgütlü cürümler ve terör kabahati olduğu için 4 günlük bir azami gözaltı müddeti var. Buna dikkat edilerek bu süreçler takip ediliyor&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Cumhuriyet Halk Partisi’nin izlediği yol, yol değil&#8221;<br />
<br />Özgür Özel’in tabirleriyle ilgili Bakan Tunç, &#8220;Sayın Özel’in bu biçimde bir söz kullanması ve şu anda soruşturma başladığından bu yana Cumhuriyet Halk Partisi’nin izlediği yol, yol değil. Devam eden bir adil soruşturma var. Bilhassa bizimle ilgili gerek İçişleri Bakanımız gerek Adalet Bakanı olarak benimle ilgili devleti bir kabahat örgütü üzere yönetiyorlar sözünü bir defa reddediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir hukuk devletidir. Hukukun dışına çıkamaz. Münasebetiyle devletin yargı makamı da hata örgütü üzere hareket etmez, edemez. Devletin yargı makamı adliyeler, cürüm örgütleriyle çaba eder. Milletin huzuru için çalışır, yolsuzluk yapanlarla da çaba eder. Hasebiyle bu tabirleri mutlaka reddediyoruz. Tuttukları bu yol, sokak daveti muhakkak yanlışsız bir yol değil. Bu onlara da ziyan verici bir yol. Şu anda isimli soruşturma devam ediyor. Bu isimli soruşturmanın içerisindeki savlar nelerdir? Kanıtlar nelerdir? Savunmalar nelerdir? O gözaltındaki şahıslar neler konuşuyor? Siz biliyor musunuz bunların neler konuştuğunu? İhbar edenlerin kimler olduğunu biliyor musunuz? Toplanan kanıtlarla ilgili bir bilginiz var mı? Yok. Fakat topyekûn burada isimli soruşturmayı bilhassa etkilemeye yönelik tabirler kullanmak hukuk devletiyle uyuşmaz. Münasebetiyle evrakın içeriğine vakıf olmadan söylediğiniz kelamların hiçbir değeri yok. O evrak açılacak. O belge soruşturmanın sonunda iddianame düzenlenirse şayet bunlar bir sav, iddianame düzenlendiğinde tüm kanıtlarıyla bir arada kamuoyu tarafından öğrenilecek ve bu durumda şimdiden siz bir şeyler söyleyerek peşin yargıya vararak ne yapmak istiyorsunuz? Peşin yargıya vardığınız vakit utandığınızda istifa etmek zorunda kalacak mısınız?&#8221; tabirlerine yer verdi.</p>
<p>&#8220;Haddini bilsin&#8221;<br />
<br />Soruşturmanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini tabir eden Bakan Tunç, &#8220;Sayın Özel’in sokak daveti yapması bilhassa isimli soruşturmayı etkilemeye yönelik ve hukuk devletiyle bağdaşmayan bir haldir. Bir ana muhalefet genel liderinin daha sorumlu davranması lazım. Sizin sokak daveti yapmanız ve o sokağa getirdiğiniz bireyleri kışkırtarak polisle karşı karşıya getirmeniz, polislerin yaralanmasına sebep olmanız durumunda ne diyecekti İçişleri Bakanımız? Polislerine bir geçmiş olsun dediğinde hata örgütüne yardım etmiş olacaktı. Bu türlü bir mantık olabilir mi? Münasebetiyle bizim bakanlarımız, devlet kurumlarımız hukuk devleti unsuruna uygun bir biçimde hal sergiliyorlar. Burada Adalet Bakanı olarak ben bu belgede şunlar şu nedenle hatalıdır diyor muyum? Şu nedenle soruşturma açılmıştır diyorum. Ve bu soruşturmanın sonucunu sabırla, sükunetle bekleyelim. Sonuçta evrak açıldığında hepimiz göreceğiz. Münasebetiyle belge açıldığında bütün kamuoyunun gördüğü konuları siz de gördüğünüzde o vakit pişman olmayacak mısınız? O nedenle peşin hükümlü olmamak gerekir. Soruşturmanın sonucunu beklemek gerekir. Ve burada bilhassa sokakları karıştırmanın, milletin huzurunu bozmanın ve milletin güvenliğini tehdit etmenin çok yanlış olduğunu söz etmek istiyorum. Bilhassa devleti kabahat örgütü üzere yönetiyorlar cümlesini hadsizlik olarak nitelendiriyorum. Haddini bilsin&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Hiç boşuna uğraşmayın, gölgeleyemezsiniz&#8221;<br />
<br />Yargının millet ismine karar verdiğini söyleyen Bakan Tunç, &#8220;Savcıların vereceği karardan sonra iş yargıçların önüne gelecek. Sulh ceza yargıçları şüphelileri dinleyecek. Yargının kendi içerisinde kontrole tabi olan hukuk güvenliğinin olduğu bir sistem içerisinde şayet siz üniversiteleri, öğrencilerimizi, gençlerimizi kışkırtarak bir kaos ortamı yaparak şayet işi gölgelemeye çalışmak istiyorsanız hiç boşuna uğraşmayın, gölgeleyemezsiniz. Evrak kapsamıyla bağlıdır yargı. Yargı evraktaki argümanlara bakar, savunmalara bakar, sokak hareketlerinden etkilenmez. Münasebetiyle yargı millet ismine karar verip, millet ismine vazife yapar, kararları millet adınadır, milletin hakkını, hukukunu savunur. Kim teröre bulaşmışsa onun hesabını millet ismine sorar. Kim yolsuzluğa bulaşmışsa, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemişse yargı bunun hesabını sorar. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Lideri Sayın Özel’i sorumlu davranmaya davet ediyoruz. Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı’na yönelik ve Sayın Cumhurbaşkanımıza özellikle başından beri söylediği kelamları katiyetle reddediyoruz&#8221; sözlerine yer verdi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Çarşı Davasında Karar: 11 Yıl Süren Yargılama Sonunda Beraat</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/carsi-davasinda-karar-11-yil-suren-yargilama-sonunda-beraat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berkay Doğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 09:25:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Alt Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[beraat]]></category>
		<category><![CDATA[beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[çarşı]]></category>
		<category><![CDATA[çarşı davası]]></category>
		<category><![CDATA[dava]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=208833</guid>

					<description><![CDATA[Kamuoyunda “Çarşı Davası” olarak bilinen ve 11 yıldır devam eden dava sonuçlandı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada mahkeme, tüm sanıkların nitelikli suçlamalardan beraatine karar verdi. Beşiktaşlı Avukatlar Derneği, davayı yakından takip ettiklerini belirterek, şu açıklamayı yaptı:“Davanın bugün görülen celsesinde savcılık, tüm sanıkların beraatine ilişkin mütalaa açıklamıştı. Mahkemenin bu doğrultuda karar vermesi hukuk ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik">Kamuoyunda “Çarşı Davası” olarak bilinen ve 11 yıldır devam eden dava sonuçlandı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada mahkeme, tüm sanıkların nitelikli suçlamalardan beraatine karar verdi.</h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/12/67692c5f8d65a.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="67692c5f8d65a" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/12/67692c5f8d65a.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/12/67692c5f8d65a-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/12/67692c5f8d65a-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/12/67692c5f8d65a-366x205.webp 366w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/12/67692c5f8d65a-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/12/67692c5f8d65a-296x166.webp 296w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/12/67692c5f8d65a-275x154.webp 275w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/12/67692c5f8d65a-255x143.webp 255w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/12/67692c5f8d65a-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/12/67692c5f8d65a-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/12/67692c5f8d65a-776x436.webp 776w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/12/67692c5f8d65a-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/12/67692c5f8d65a-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/12/67692c5f8d65a-120x67.webp 120w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="Çarşı Davasında Karar: 11 Yıl Süren Yargılama Sonunda Beraat 3"></figure>


<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Beşiktaşlı Avukatlar Derneği, davayı yakından takip ettiklerini belirterek, şu açıklamayı yaptı:<br><strong>“Davanın bugün görülen celsesinde savcılık, tüm sanıkların beraatine ilişkin mütalaa açıklamıştı. Mahkemenin bu doğrultuda karar vermesi hukuk ve Beşiktaş camiası adına sevindiricidir. Verilen kararın hayırlı olmasını dileriz.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">2013 yılında Gezi Parkı eylemleri sırasında Çarşı grubu üyelerine yönelik başlatılan soruşturma ve ardından gelen dava süreci, gerek spor dünyasında gerekse kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Çarşı grubu üyelerine ağır suçlamalar yöneltilmişti. Ancak uzun yıllar süren yargılama sonunda, mahkeme tüm sanıkların suçsuz olduğuna hükmetti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay’dan Yargıya Eleştiri</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/chp-karabuk-milletvekili-cevdet-akaydan-yargiya-elestiri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ramazan Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 08:23:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[cevdet akay]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[milletvekili]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=205106</guid>

					<description><![CDATA[Akay: “Son 3 Yılda Uyuşturucudan Gözaltına Alınan 535 Bin Kişiden Sadece 52 Bini Tutuklanmış” CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Adalet Bakanlığı&#8217;nın 2025 yılı bütçesi görüşmelerinde yaptığı konuşmada Türkiye’deki adalet sistemi ve uyuşturucuyla mücadele konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türk Ceza Kanunu&#8217;nun 188 ve 191’inci maddeleri kapsamında yapılan operasyonlara dikkat çeken Akay, “Son 3 yılda yapılan 426 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik">Akay: “Son 3 Yılda Uyuşturucudan <a href="https://karabukpostasi.com/bartinda-meydan-kavgasi-6-gozalti/" title="Bartın’da meydan kavgası: 6 gözaltı">Gözaltına </a>Alınan 535 Bin Kişiden Sadece 52 Bini Tutuklanmış”</h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/11/674979b6e9b3c.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="674979b6e9b3c" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/11/674979b6e9b3c.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/11/674979b6e9b3c-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/11/674979b6e9b3c-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/11/674979b6e9b3c-776x436.webp 776w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/11/674979b6e9b3c-936x526.webp 936w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/11/674979b6e9b3c-376x211.webp 376w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/11/674979b6e9b3c-366x205.webp 366w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/11/674979b6e9b3c-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/11/674979b6e9b3c-296x166.webp 296w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/11/674979b6e9b3c-275x154.webp 275w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/11/674979b6e9b3c-255x143.webp 255w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay’dan Yargıya Eleştiri 4"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Adalet Bakanlığı&#8217;nın 2025 yılı bütçesi görüşmelerinde yaptığı konuşmada Türkiye’deki adalet sistemi ve uyuşturucuyla mücadele konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türk Ceza Kanunu&#8217;nun 188 ve 191’inci maddeleri kapsamında yapılan operasyonlara dikkat çeken Akay, <strong>“Son 3 yılda yapılan 426 bin operasyon sonucunda gözaltına alınan 535 bin kişiden yalnızca 52 bini tutuklanmış; bu oran yüzde 10’un altında. Gözaltına alınanlarla ilgili yeterli suç delili oluşmadığı için mi tutuklama oranı az, yoksa başka bilmediğimiz bir sebep var mı?”</strong> diye sordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong> “SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERLERİ ÇETELEŞMİŞ DURUMDA”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Uyuşturucu baronları ve suç örgütleriyle mücadelenin yetersiz olduğunu ifade eden Akay, kırmızı bültenle aranan suçluların rahatlıkla çeteleştiğini ifade ederek şu sözleri dile getirdi:<br><strong>“Bu memlekette 70’ten fazla sabıkası olanlar dışarıda dolaşıyor. Uyuşturucu operasyonlarında yakalananlar bir günde serbest bırakılabiliyor. Siyasetçilerle bağlantılı bazı kişiler ise cezasızlıkla korunuyor.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong> “70&#8217;TEN FAZLA SABIKASI OLANLAR DIŞARIDA GEZİYOR.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Konseyi&#8217;nin 2023 yılı cezaevi raporuna dikkat çeken Akay,<strong> &#8220;Avrupa Konseyinin 2023 yılı cezaevi raporuna göre nüfusa göre en fazla mahkum ve tutuklu bulunan ülke sıralamasında Türkiye yine ilk sıralarda. Lozan Üniversitesi’nin desteğiyle hazırlanmış rapora göre 100 bin kişi içinde 408 mahkumla Türkiye Avrupa Konseyi ülkeleri içerisinde ilk sırada. 70&#8217;ten fazla sabıkası olanlar var, bunlar içeri girip çıkıyorlar. Örnek olsun diye veriyorum, siyasilerle bağlantısı olsun: &#8220;Pudra şekeri çektik.&#8221; diye lüks araçta kokain kullandığı halde yakalanıp adli kontrol şartıyla serbest bırakılan siyasetçiler var. İstismarcı babaya tahliye var, bunlar hep siyasetle iç içe olanlar İzmir&#8217;de 5 yaşındaki çocuğunu istismar etmiş ama hiçbir gerekçe gösterilmeden şartlı tahliye edilmiş; bakın, gösteriyorum. Kırşehir&#8217;de düzenlenen konserde Fatma Banu Çoban&#8217;ı darp edip burnunu kırdığı gerekçesiyle gözaltına alınıyor ama bakıyoruz, yine hiçbir işlem yapılmadan serbest, aramızda dolaşıyor. Kenevir tarlasında yakalanan uyuşturucular var, 483 kök kenevir, 10 kilo 300 gram esrar evlerinde bulunuyor ancak çıkarıldığı mahkemede bir günde serbest bırakılıyor. Bu memlekette, İçişleri Bakanlığı’nın kartvizitini kullanıp çakarlı zırhlı araçlarla gezen kişiler var, ama bu kişi iki ay sonra hızlı bir şekilde serbest bırakılabiliyor&#8221; </strong>dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“HUKUK SİSTEMİNİ OTURTMADIĞINIZ MÜDDETÇE BU SIKINTILARLA YAŞAMAK ZORUNDA KALACAĞIZ.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Adalet sisteminin güvenilirliğiyle ekonomik kalkınma arasındaki ilişkiye değinen Akay,<strong> &#8220;Bu konuların üzerine titizlikle gidip hukukun üstünlüğünün mutlaka sağlanması gerekiyor çünkü bu ekonomik açıdan da önemli. Siz ekonomiyle ilgili ne kadar karar alırsanız alın ülkedeki hukuk sistemini, adalet sistemini tam oturtmadığınız müddetçe ve yurt dışındaki uluslararası yatırımcılara bu güveni vermediğimiz takdirde bu sıkıntılarla yaşamak zorunda kalacağız. Sabit sermaye yatırımlarını ülkemize çekme konusunda başarılı olmak için  mutlaka bu soruna çözüm bulmamız ve bu güveni tesis etmemiz gerekiyor&#8221;</strong> şeklinde konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“DEVLET DENETLEME KURULU KİŞİSEL BİLGİLERİMİZİN SIZDIRILDIĞINI TESPİT ETTİ, HİÇBİR ADIM ATILMADI”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kişisel verilerin kullanılmasıyla ilgili sıkıntıların olduğunu söyleyen Akay, <strong>&#8220;Yine, Devlet Denetleme Kurulu tarafından ilk defa bu belirtilmişti, açığa çıkarılmıştı yazılım firmalarının bir kısmına transferler olduğu gerekçesiyle bazı özel bilgilerimizin, TC kimliklerimizin, e-mail hesaplarımızdaki özel, kişisel bilgilerimizin sızdırıldığıyla ilgili&#8230; Şimdi, bununla ilgili, yine sitelerde araştırdığımızda, düşük bir bedelle bu sitelere girme hakkını alıyorsunuz, sorguladığınız zaman da burada gayrimenkullerinizden tutun da telefon bilgilerinize, ikametgâhınıza, arabanıza, soy ağacınıza kadar bütün özel bilgiler buradaki kişilerle paylaşılıyor. Burada, şimdi, Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanımız da burada, bu konuya titizlikle eğileceğini umuyorum. Bu konu gerçekten çok çok önemli. Özellikle de bu konunun üstüne gidilmesini istirham ediyorum&#8221;</strong> dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“AVRUPA KONSEYİ ÜLKELERİ ARASINDA EN ÇOK TUTUKLU VE HÜKÜMLÜYE SAHİP 1&#8217;İNCİ ÜLKEYİZ”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">CHP Milletvekili Akay konuşmasını şu sözlerle sonlardı:<strong> &#8220;Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmasının Türkiye&#8217;deki hukuk güvenliğini sağlaması açısından uluslararası alanda önemli bir etkisi olduğunu ifade etmiştim. Bu konuyla ilgili gerekli tedbirlerin mutlaka alınması gerekiyor. Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında İngiltere&#8217;de 90 bin, Fransa&#8217;da 72 bin, Polonya&#8217;da 71 bin ve Almanya&#8217;da 60 bin tutuklu bulunurken Türkiye&#8217;nin nüfusa oranla Avrupa&#8217;da en fazla tutuklunun sahip olduğu da bir gerçek. Türkiye hapishanelerinde tutuklu yargılananlar dahil toplam 348 bin civarında bir rakam olduğunu gördüm. Farklı bir rakamsa da paylaşırsanız mutlu oluruz. Avrupa Konseyi yıllık ceza istatistiği verilerine göre, Türkiye, Avrupa Konseyi ülkeleri arasında en çok tutuklu ve hükümlüye sahip 1&#8217;inci ülke. Hukukun üstünlüğü endeksinde 173 ülke arasında 148&#8217;inci sırada. Yine, Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütünün raporuna göre de Türkiye&#8217;deki yargı sisteminden memnuniyet oranı kayıtlara yüzde 33 olarak geçiyor. Türkiye yargıdaki yüzde 33&#8217;lük memnuniyet oranıyla Kolombiya, Brezilya, Slovakya ve Şili gibi ülkelerle aynı kategoride yer alıyor.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Adalet Bakanı Tunç’tan Ekrem İmamoğlu’na &#8220;sürgün&#8221; cevabı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/adalet-bakani-tunctan-ekrem-imamogluna-surgun-cevabi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Nov 2024 21:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Tunç]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=203084</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davadaki hakimin tayin edilmesi ile ilgili "sürgün" eleştirilerine, "Bu hakim bizim davamıza bakmasın’ dedikleri hakimi ’Hakimler ve Savcılar Kurulu başka ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davadaki hakimin tayin edilmesi ile ilgili &#8220;sürgün&#8221; eleştirilerine, &#8220;Bu hakim bizim davamıza bakmasın’ dedikleri hakimi ’Hakimler ve Savcılar Kurulu başka bir yere tayin edip sürdü’ şeklinde, ’sürgün’ şeklinde yorumlamak, mantık dışı bir yorum&#8221; dedi.<br />
<br />Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın’da katıldığı AK Parti 8. Amasra İlçe Kongresi sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı. AK Parti Beylikdüzü İlçe Başkanlığı’na maskeli bir kişi tarafından gerçekleştirilen taşlı saldırı ile ilgili soru üzerine Bakan Tunç, &#8220;Öncelikle Beylikdüzü İlçe Teşkilatımıza yapılan saldırıyı kınıyoruz, lanetliyoruz. Şiddeti önlemek, teröristleri bu ülkeden temizlemek için üstün bir gayret söz konusu. Güvenlik güçlerimiz şu anda saldırganı yakalamak için çalışma yapıyorlar. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından soruşturma başlatıldı hızlı bir şekilde. Kısa süre içerisinde yakalanacağını tahmin ediyoruz. Ben buradan İstanbul teşkilatımıza, Beylikdüzü ilçe başkanıma, tüm teşkilat mensuplarımıza, Beylikdüzü halkına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Adli soruşturmayı da takip ediyoruz&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davanın hakiminin değişmesinin &#8220;sürgün edildiği&#8221; şeklinde değerlendirilmesine de tepki gösteren Bakan Tunç, &#8220;Bunların ne söylediklerinden kendilerinin de haberi yok. Yani başka şeyler söyleyeceğim ama bulunduğum makam buna el vermiyor. Söylediği hakim, sürüldüğünü iddia ettiği hakim, o mahkemede, yüksek seçim kurulu üyelerine ’ahmak’ dediği iddiasıyla yargılandığı mahkemede, hakimin reddi talebinde bulundukları hakim. Yani ’Bu hakim bizim davamıza bakmasın’ diye dilekçe verdikleri, reddi hakim yaptıkları hakimin başka bir sebeple Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından başka bir yere tayinini, sanki davanın mahkeme hakimini sürdüler şeklinde değerlendirmek tamamen abesle iştigal. Yani buna cevap vermeye bile değer bulmuyorum ama maalesef kendi reddi hakim talebinde bulundukları, ’Bu hakim bizim davamıza bakmasın’ dedikleri hakimi ’Hakimler ve Savcılar Kurulu başka bir yere tayin edip sürdü’ şeklinde, ’sürgün’ şeklinde yorumlamak, mantık dışı bir yorum. Maalesef bunlar oluyor. Bu arkadaşın sağa sola sataşacağına İstanbulluların sorunlarıyla ilgilenmesi lazım. Seçildiği günden bu yana maalesef bu tür abes ve iştigalleri görüyoruz. Özellikle yargıya yönelik en son söyledikleri sözleri reddediyoruz. Türk yargısına kimse hakaret edemez. Yargımız tarafsız ve bağımsızdır. Anayasamızın 138. maddesi çerçevesi içerisinde yargı makamlarına hiç kimse talimat veremez, emir veremez. Yargı makamları da hiçbir talimatı dikkate almaz. Bağımsız ve tarafsız yargımız, kararlarını hukuk çerçevesi içerisinde, anayasa ve kanunlar çerçevesinde kendi vicdanlarına göre karar verirler ki son verdiği örnek hakimi reddedeceksin, bu hakim benim davama bakmasın diyeceksin, reddi hakim talebinde bulunduğunu unutacaksın, sonrasında da hâkimin tayini çıktığında bu hakimi niye sürdün diyeceksin. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Bir kere ne söylediklerinden haberleri yok bunların&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Yassıada, 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat yargısını özleyenler, bu endeksleri baz alarak Türk yargısını yıpratamazlar&#8221;<br />
<br />Muhalefetin Türkiye’nin hukuk endeksi sıralamasında en altta olduğu eleştirilerine ilişkin de Bakan Tunç, &#8220;Bu hukuk endeksleri maalesef objektif kriterlere göre oluşturulmuş endeksler değil. Hukuka güven endeksi dediğimiz özellikle muhalefetin sürekli ısıtıp ısıtıp gündeme getirdiği, Türkiye’nin hukuk endeksinde dünyanın geri sıralarında olduğunu söylemeleri bir kere Türkiye gerçekleriyle bağdaşır bir durum değil. Bu endeksleri düzenleyenlerin masa başında nasıl bu endeksleri düzenlediğini, Türkiye’de kimlerle konuştuğunu, Türkiye’de hangi anketlere dayandıklarını biz çok iyi biliyoruz. Dlayısıyla Amerika Birleşik Devletleri eski barolar başkanının oluşturduğu bir dernek, dünya adalet projesi. Bu dernek bağışlarla yürüyor, bağışları yapanlar da ilgili kurum ve kuruluşlar. Birinci bağışçı, America Birleşik Devleti Dışişleri Bakanlığı ve ikinci, üçüncü, dördüncü bağışçılar, ilk 20, ilk 50’ye baktığınız zaman bağış yapanın daha ön sıralarda olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla parayla sıralama belirleyen bir endeksi burada baz alıp Türk yargısını karalamaya çalışmak bir kere hadsizliktir. Biz buna müsaade etmeyiz. Türk yargısı 15 Temmuz’da da göstermiştir nasıl bir yargı olduğunu. Nasıl milletin yargısı olduğunu göstermiştir, nasıl birilerinin bazı o vesayetçi anlayışın arka bahçesi olmaktan kurtulduğunu göstermiştir. O nedenle o Yassıada yargısını özleyenler, 27 Mayıs yargısını, 12 Eylül yargısını, 28 Şubat yargısını özleyenler, bu endeksleri baz alarak Türk yargısını yıpratamazlar, millet de buna müsaade etmez&#8221; şeklinde konuştu.<br />
<br />Basın özgürlüğü endeksinde de Türkiye’nin sıralamasına dikkat çeken Tunç, &#8220;Aynı şekilde dünya basın özgürlüğü endeksinde Türkiye’nin İsrail’den daha geride olduğunu söyleyebiliyorlar. Ya el insaf, 7 Ekim’den bu yana çocukları katleden, kadınları katleden, 50 bine yakın insanı şehit eden, 100 binden fazla insanı yaralayan, yerinden yurdundan eden ve orada gazetecilik faaliyeti yapan 170 gazeteciyi öldüren İsrail, basın özgürlüğünde Türkiye’nin önünde olacak öyle mi? Böyle bir şey var mı? Böyle bir saçmalık olabilir mi? Bu endeksler, maalesef masa başında objektif kriterlere dayanmayan, tamamen metodolojisi farklı, sadece Türkiye üzerine, Türkiye’yi karalamaya yönelik sıralamalar yaparak bir algı oluşturmaya yönelik endeksler. Biz milletimizin refahı, adalet hizmetlerinden daha fazla yararlanabilmesi için çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir hukuk devleti ve Türk yargısını da hiç kimse bu şekilde hadsiz sözlerle karalayamaz. biz Buna müsaade etmeyiz&#8221; dedi.</p>
<p>Yenidoğan çetesi<br />
<br />Bakan Tunç, yenidoğan çetesi üyelerinin hafta içerisinde yargılanmaya başlanacağının hatırlatılması üzerine ise, &#8220;Yenidoğan çetesiyle ilgili soruşurma davaya dönüşmüş durumda. İlk duruşması bu hafta gerçekleşecek. Burada özellikle iddianamede ortaya çıkan bazı hususlar var. Mahkeme tarafından iddianame kabul edildi. Şimdi yargılama süreci başlıyor. Hep beraber yargılama sürecini takip edeceğiz&#8221; diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, &#8220;Türkiye’nin hak etmediği bu kara propagandaya karşı uyanık olmamız lazım&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/adalet-bakani-yilmaz-tunc-turkiyenin-hak-etmedigi-bu-kara-propagandaya-karsi-uyanik-olmamiz-lazim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Nov 2024 17:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[Kara]]></category>
		<category><![CDATA[Millet]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=203055</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın’da gerçekleşen Ak Parti Merkez İlçe 8. Olağan Kongresinde yaptığı konuşmada, Türk yargı ve adaletine yönelik saldırıların düzenlendiğini belirterek, "Türkiye’nin hak etmediği bu kara propagandaya karşı uyanık olmamız ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın’da gerçekleşen Ak Parti Merkez İlçe 8. Olağan Kongresinde yaptığı konuşmada, Türk yargı ve adaletine yönelik saldırıların düzenlendiğini belirterek, &#8220;Türkiye’nin hak etmediği bu kara propagandaya karşı uyanık olmamız lazım&#8221; dedi.<br />
<br />Ak Parti Bartın Merkez İlçe 8. Olağan Kongresi bartın Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Divan heyetinin seçilmesiyle başlayan kongre, istiklal marşı okunmasının ardından konuşan Merkez İlçe Başkanı Muhammet Kızılayoğlu, &#8220;Bu bir bayrak yarışı. Bir süre önce atamayla ilçe başkanım, inşallah tek liste ile gidilen bu seçimde mazbatamı alarak, bayrağı en üste taşımaya devam edeceğiz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Gelir gider raporları okunduğu ve mevcut yönetimin ibra edildiği kongrede konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ak Parti iktidarlarının 22 yıldır tesis etmeye çalıştığı yargı ve adelet sisteminin kasıtlı olarak saldırıya uğradığını belirterek, &#8220;Ülkemizin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşması için çok çalıştık. Reformlar yaptık. Ak Parti reformcu parti.  AK Parti bir yandan adaleti savunup, diğer yana kalkınmayı savunur. ‘İkisi birden’ olacak diyoruz. Bunun için yola çıktık. e dolayısıyla güvenilir bir adalet sistemi. Hukukun üstünlüğünden esas alan, gecikmeye ve öngörülebilir adaletsizlikten noktasında çok mesafeler aldık. 15 Temmuz hain darbe kalkışmasında eğer biz hukukun üstünlüğünü esas alan bir yargı sistemi tesis etmeseydik, o geçmişte 367 krizlerini çıkaran yargı sistemi, o geçmişte 12 Eylül’lerde darbecilerin yanında duran yargı sistemi, 28 Şubat’larda darbeciler karşısında cübbeleri yerlere seren, onların karşısında hazır olda duran bir yargı sistemi, 27 Mayıs’ta Adnan Menderesleri, bakanları, idama mahkum eden bir yargı sistemi, eğer ülkemizde hakim olsaydı, 15 Temmuz’da bu millet darbecilere karşı olabilmesi mümkün olabilir miydi? İşte milletimizle, beraber o gece evlerinde oturmayan, adliyelere koşan, o vatan hainlerine karşı yakalama kararları çıkaran, gözaltı kararları çıkaran ve onların yargı önünde hesap vermelerini sağlayan bir yargı sistemimiz var. Bugün hazmedilemeyen de bu. Her gün adalete yönelik, her gün hukuka yönelik, her gün yargıya yönelik saldırıların sebebi bu. Vesayetçi anlayışı özleyenler, Yassı ada yargısını özleyenler, geçmişte yargıyı kendilerine arka bahçe yapanlar, bugün yargı milletin yargısı olduğu için hazmedemiyorlar ve sürekli saldırmaya çalışıyorlar. Biz o saldırılara kesinlikle müsaade etmeyiz. Türkiye’nin hukuk güvenliği endeksinde, ta aşağı sıralarda olduğunu söylemek de, saçmalık. Bunu devamlı tekrar ediyorlar. Amerika Birleşik Devletlerinde eski ABD Barolar Birliği Başkanı’nın kurduğu bir dernek ve bu derneğin yaptığı bir liste. Bilimsel kriterleren uzak, Türkiye gerçekleri ile hiç uyuşmayan, Türkiye’de birkaç muhalif isimden görüş olarak oluşturulan ve bağışlarla ayakta duran, bağış yapanın en ön sıralarda yer aldığı, başta birinci bağışçı Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı, ikinci, üçüncü, dördüncü bağışçının ön sıralarda yer aldığı, hukuka güven endeksinde Türkiye’yi son sıralarda göstermeye çalışıyorlar. Kim yani bunlar? Basın Özgürlüğü Endeksinde Türkiye’yi, daha şu bir yılda 170 gazeteciyi şehit eden, öldüren İsrail’i, Türkiye’nin önünde gösteriyorlar. Böyle bir endekse güvenilir mi? Bunlar tamamen kara propaganda. Ülkemiz için yapılan bir kara propaganda. Ve bu para propaganda bu güvenilmeyen, saçma sapan endekslerin sözcülüğünü de maalesef muhalefet partileri burada yapmanın gayreti içerisinde. Yargımızın karalanmasına kesinlikle müsaade etmeyiz. Yirmi beş bin hakim ve savcımız gece gündüz büyük bir gayret içerisinde milletimizin yargı hizmetlerinden en adil bir şekilde yararlanması için çalışmak istiyorum. İçerisinde elbette ki hatalı kararlar veren olabilir. Ama onun düzeltme mekanizması, istinapı, temyizi, itirazı mümkün. Ve kendi içerisinde bunlar gerçekleştirilir. Türkiye’nin hak etmediği bu kara propagandaya karşı uyanık olmamız lazım. Ve ülkemizde hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen, ve öngörülebilir bir adalet konusunda aldığımız mesafeyi daha ileri taşıyacak, önümüzdeki günlerde yargı reformu strateji belgemizi de Sayın Cumhurbaşkanımız açıklayacak ve özellikle toplumu huzursuz eden, suç ve suçluyla mücadelede kararlılığı ortaya koyan yeni düzenlemeleri de inşallah hayata geçireceğiz. Geçtiğimiz 22 yıl boyunca özellikle reform süreci kapsamında kanunlarımızın hemen hemen tamamını değiştirdik, yeniledik. Vatandaşlarımızın ihtiyacına uygun hale getirmenin gayreti içerisinde olduk ve anayasamızda da çok önemli reformlar yaptık. Hak arama yollarını genişlettik. Kadın hakları, çocuk hakları, çocukların korunması ve engelli yaşlı hakları bunları sadece anayasa değişiklikleriyle yaptığımız bu reformları biz aynı zamanda hayata da geçirdik, icraata da dönüştürdük. Temel hak ve özgürlükleri daha da güçlendirdik. Daha da tahkim ettik. Hukuk devletinin seçimini güçlendirdik&#8221; dedi.<br />
<br />Anayasa çalışmaları hakkında da bilgi veren Bakan Tunç, &#8220;Bir daha bu ülkede darbeler olmasın, bu ülkede vesayetçi anlayış, milletin önünü bir daha kesmesin diye anayasamızda önemli yapısal reformlar yaptık. Hakimler, Savcılar Kurulu, Anayasa Mahkemesi, Yüksek Askeri Şura, Milli Güvenlik Kurulu tüm bunların yapısını demokratik ilkelere uygun hale getirdik. Anayasamızda darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı. Kaldırdık, sizin onayınızla. Milletimizi desteğiyle. Sıkı yönetim gerektiğinde ilan edilebilir diye bir madde vardı, Anayasamızda. Bunların hepsini milletimizin evet oylarıyla değiştik. İç Hizmet Kanunu 35., hep konuşulurdu. Darbelere gerekçe gösterilirdi. Bunların hepsi değişti. Anayasamızdaki vesayetçi ruhu ortadan kaldırmak için çok çalıştık. Milletimiz buna destek verdi ve şimdi hedefimiz yeni bir anayasa. Demokratik, sivil, katılımcı bunca değişikliğe rağmen hala maddeleri arasında o vesayetçi ruhu taşıyan, bir takım çelişkilere ve tartışmalara yol açan tüm maddelerindeki çelişkileri, ortadan kaldıracak, yektesaplığı sağlayacak, vesayetçi ruhu tamamen ortadan kaldıracak, milletimizin temsilcileri tarafından yapılan, milletvekillerimiz tarafından yapılıp milletimize onaylatılan bir toplum sözleşmesini inşallah hayata geçirmek nasip olur. Türkiye yüz yılına bu yakışır. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının başladığını bu anlamlı günlerde inşallah mecliste bir uzlaşma sağlanır ve Türkiye yüzyılına aşlarken ülkemiz demokratik bir anayasayla inşallah yoluna devam eder. Bu yönde mücadelemizi sürdüreceğiz&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Bakan Tunç, ardından Amasra ilçe teşkilatının kongresi katımak üzere ilçeye hareket etti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Bakan Tunç: &#8220;Hukuk devletinde şiddet olmaz, şiddeti destekleyeni, yargı önüne çıkarırlar ve yargı onlardan hesap sorar&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/bakan-tunc-hukuk-devletinde-siddet-olmaz-siddeti-destekleyeni-yargi-onune-cikarirlar-ve-yargi-onlardan-hesap-sorar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2024 05:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Bakan Tunç]]></category>
		<category><![CDATA[milli]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=201800</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Hukuk devletinde şiddet olmaz, şiddeti destekleyeni, hukuk devletinde yargı önüne çıkarırlar ve yargı onlardan hesap sorar. Bugün de yargımızın şiddeti teşvik edenlerle, teröre bulaşanlarla ilgili yaptığı soruşturmaları ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, &#8220;Hukuk devletinde şiddet olmaz, şiddeti destekleyeni, hukuk devletinde yargı önüne çıkarırlar ve yargı onlardan hesap sorar. Bugün de yargımızın şiddeti teşvik edenlerle, teröre bulaşanlarla ilgili yaptığı soruşturmaları eleştirmek ve o konuda yetkili olan yargı mensuplarımızı, cumhuriyet savcılarımızı adeta tehdit eder vaziyette bir takım konuşmalar yapmak hiç kimseye yakışmaz&#8221; dedi.<br />
<br />Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın Üniversitesi (BARÜ) tarafından 2017 yılında başlatılan bu yıl ilk kez uluslararası boyuta taşınan ARGE Proje Pazarı’nın kapanış programına katıldı. Bartın Karabük Üniversitesi tarafından, Azerbaycan Hazar, Azerbaycan Teknik, Uluslararası Saraybosna, Malezya Putra ve Özbekistan Semerkand Devlet Mimarlık ve İnşaat Mühendisliği üniversitelerinin paydaşlığında düzenlenen proje pazarında yarışan birbirinden ilginç çalışmaları inceleyen Bakan Tunç, öğrencilerin yaptığı elektrikli araçla stantları gezdi. Daha sonra TAİ Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit’in yaptığı sunumu dinleyen Bakan Tunç, Türkiye’nin  milli savunmada en büyük gücünün gençler olduğunu ifade etti. Yerli ve milli teknolojilerin üretiminde proje yarışmalarının da önemine değinen Bakan Tunç, kurulması için imza verenler arasında olduğunu Bartın Üniversitesi’nin kısa sürede elde ettiği başarıları nedeniyle emeği geçenleri kutladı.<br />
<br />Yarışmaya katılan ve derece alan tüm herkesi tebrik eden Bakan Tunç, “Doğalgaz arayan sismik araştırma gemilerimiz, Karadeniz’de Milli gemilerimiz olmasaydı, biz o doğalgazı keşfedebilir miyiz. Mümkün değildi. Çünkü oralarda daha önce aramalar yapıldı, ihaleler yaptık, yabancılar paramızı aldı, boşuna aradınız ‘burada doğal gaz yokmuş’ dedi. Orayı, betonladılar, gittiler. Petrolde de böyle oldu. Ama şimdi kendi milli imkanlarımızla, kendi milli teknolojimizle arama yapıyoruz. Gabar’da petrol fışkırdı. Karadeniz’de hemen yanımızdaki Filyos’da doğalgaz. Milli enerji. Hepsi birbirine bağlı. Milli teknoloji. Yoksa ekonomideki bağımsızlığı nasıl elde edeceğiz. Teknolojide, enerjide ve katma değer üreten, üretimleriyle ilerlerse bir ülke, güçlü olur. Dünyada da hakkaniyeti ve adaleti daha güçlü savunabilir. İnşallah Türkiye bu yolda kesintisiz ilerlemesini sürdürecek. Bundan hiç şüpheniz olmasın” dedi.</p>
<p>“15 Temmuz’da saldıranlarla, TUSAŞ’a saldıranların işverenleri aynı”<br />
<br />Milli savunmada önemli bir yeri bulunan TUSAŞ’a yapılan terör saldırısını hatırlatan Bakan Tunç, &#8220;Ne birlik ve beraberliğimizden, ne de savunma sanayi yatırımlarımızdan asla geri adım atmayacağız. Bunlar bizleri yıldıramaz. 15 Temmuz 2016’da da saldırdılar. Aynı, aynı el. Maşalar, farklı gibi görünüyor aslında maşalar da birbirinin aynı. O eli tutan maşalar da, artık deşifre oldu. 15 Temmuz gecesi saldıranlarla, 23 Ekim’de TUSAŞ’a saldıranlar, o taşeronların arkasındaki işverenleri aynı. Aynı noktadan kumanda ediliyor. Artık milletimiz bunun bilincinde ve bunun farkında. Bunun farkında olduğu için işimiz kolay. Bundan sonra o tuzakları boza boza yolumuza devam edeceğiz” şeklinde konuştu</p>
<p>“Terörle mücadeleyi sürdüreceği”<br />
<br />Bakan Tunç, terörle mücadelenin kararlı bir şekilde sürdürüleceğine de vurgu yaparak, “Kardeşliğimize olan inancımızın daha da kuvvetlenmesine, kararlılığımız daha da pekişmesine, kimse engel olamayacak. Terörü, milli birlik ve kardeşlik ruhumuzu zedelemesine asla müsaade etmedik. Bundan sonra da etmeyeceğiz. Terörle mücadelemizi sonuna kadar kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.<br />
<br />&#8220;Terörün ülkemizin insanımızın huzuruna, güvenliğine, geleceğine kast etmesine kimse göz yummamalı. Hangi gerekçe olursa olsun hiç kimse, şiddeti teşvik eden unsurlara, uzantılarına, kesinlikle sıcak bakmamalı. Rıza göstermemeli&#8221; diyen Bakan Tunç, &#8220;Dünyanın hiçbir hukuk devletinde terör, şiddet ve şiddeti tespit kabul edilemez. Bu bizim anayasamızda da böyledir, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nde de böyledir, Birleşmiş Milletler medeni ve siyasi haklar sözleşmesinde de böyledir. Terörü, hukuk devleti kabul etmez. Terörü destekleyeni, hukuk devleti kabul etmez. Demokratik ve hukuk devletinde şiddeti teşvik, şiddeti, savunma, şiddet yoluyla bir yere gelmeyi, demokratik hukuk devleti kabul etmez, şiddet suçtur, şiddeti teşvik suçtur. Terör uzantılarına destek vermek suçtur ve bu bütün dünyada böyledir, demokratik ülkelerde, hukuk devletlerinde. Anayasamıza 26. maddesinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10-11. maddelerinde. Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 19. maddesinde. Hukuk devletinde şiddet olmaz, şiddeti destekleyeni, hukuk devletinde yargı önüne çıkarırlar ve yargı onlardan hesap sorar. Bugün de yargımızın şiddeti teşvik edenlerle, teröre bulaşanlarla ilgili yaptığı soruşturmaları eleştirmek ve o konuda yetkili olan yargı mensuplarımızı, cumhuriyet savcılarımızı adeta tehdit eder vaziyette bir takım konuşmalar yapmak hiç kimseye yakışmaz. Eğer ‘demokratik hukuk devletine, tarafsız ve bağımsız yargıya inanıyoruz’ derseniz bunu yapmayacaksınız. O soruşturmaların sonucunu bekleyeceksiniz, o nedenle terörle mücadeledeki kararlılığımızı topyekun, birlik ve beraberliğimizi koruyarak inşallah savunmaya devam edeceğiz. Ne terörle arasına mesafe koyamayanların, ne de emperyalist güçlerin maşası olanların kardeşliğimizi asla bozmasına asla müsaade etmeyecek. Ne pahasına olursa olsun ülkemizin birliğini, dirliğini koruyacağız ve sonuna kadar bu mücadeleden hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz” diye konuştu.<br />
<br />Bakan Tunç’a konuşmasının ardından BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun tarafından hediyeler verildi. Ardından ise proje yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi.<br />
<br />Ödül törenin ardından program sona erdi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Bakan Tunç, &#8220;Bu millet, 22 yıldır Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’den eser ürettiği için vazgeçmiyor&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/bakan-tunc-bu-millet-22-yildir-recep-tayyip-erdogan-ve-ak-partiden-eser-urettigi-icin-vazgecmiyor-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Nov 2024 01:15:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur]]></category>
		<category><![CDATA[Millet]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=200790</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’yi darbe anayasasından kurtarmak durumunda olduklarını ifade ederek "Vesayetçi ruhu hala bünyesinde barındıran anayasadan kurtararak demokratik, sivil, katılımcı yeni bir anayasa ile Türkiye Yüzyılı’nı inşa ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’yi darbe anayasasından kurtarmak durumunda olduklarını ifade ederek &#8220;Vesayetçi ruhu hala bünyesinde barındıran anayasadan kurtararak demokratik, sivil, katılımcı yeni bir anayasa ile Türkiye Yüzyılı’nı inşa edebiliriz&#8221; dedi. Bakan Tunç, 10. yargı paketinin adalet komisyonunda görüşmelerinin tamamlandığını ifade ederek meclise geleceğini söyledi.  <br />  Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti’nin Kilimli 3. Olağan İlçe Başkanlığı kongresine katıldı. Bir düğün salonunda gerçekleştirilen kongre saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Katılımcılara &#8220;Umudun, İcraatın, Geleceğin Adı AK Parti&#8221; temalı video izletildi. İlçe başkanı, milletvekilleri ve il başkanının ardından kürsüye çıkan Bakan Yılmaz Tunç, AK Parti’nin 22 yıllık çalışmalarını sıraladı.<br />  AK Parti’yi milletin kurduğunu ifade eden Bakan Tunç, &#8220;AK Partimiz 23 yıl oldu kurulalı. 22 yıldır iktidarda. 3 Kasım 2002’de henüz kurulduktan 14 ay sonra bu millet AK Parti’yi iktidara getirmiştir. Neden, çünkü AK Parti’nin kurulmasını millet kendisi sağlamıştı. AK Parti siyaset mühendisliğinin neticesinde ortaya çıkmış siyasi hareket değil. Bir millet hareketi, dava hareketi. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Cumhuriyetin kuruluşuna ve milli iradeyi temsil eden büyük bir davanın adı. 2002’de kurulurken o davanın ismi Adalet ve Kalkınma olarak şekillendi. Neden hatırlayın, 90’lı yılları yaşayanlar, o yılların parlamenter sistemin 1,5 yılda bir değişen hükümetlerin yol açtığı siyasi krizler, siyasi krizlerin yol açtığı demokrasi eksikliği, meclise siyasetçiye güvensizlik tüm bunların yol açtığı eknoomik sıkıntılar, onların yol açtığı anarşi, faili meçhul, terör ve 28 Şubat süreci, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması ve tüm bunlardan bunalan milletimiz bir çıkış yolu aradı. O çıkış yolunu da Recep Tayyip Erdoğan da gördü. AK Parti’nin kurulmasını sağladı. Kendi elleriyle kurduğu partiyi de hemen kısa süre içerisinde iktidara getirdi. Yepyeni bir Türkiye’nin kapılarını araladı. Bugün burada 22 yıl iktidarda ve 23 yıllık bir parti olarak son seçimlerinde birinci partisi olarak bu kürsüde konuşabiliyorsak bu partiyi kuran aziz milletimize, Recep Tayyip Erdoğan’ı, Cumhur İttifakı’nı destekleyen ve 22 yıldır iktidardan düşürmeyen aziz milletimize borçluyuz. Milletimiz için ne yapsak azdır. Gecemizi gündüzümüze katacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde teşkilatlarımızla, kabinemizle, meclisimizle, milletvekillerimizle, belediye başkanlarımızla, milletimizin güvenine layık olabilmek için gecemizi gündüzümüze katmaya devam edeceğiz&#8221; dedi.<br />  &#8220;Ülkemizi nereden nereye getirdiğimiz ortada&#8221;<br />  Zonguldak ve bölgesinin yanı sıra 81 ilde yollar, fabrikalar, tüneller, alt ve üst yapıların hayata geçirildiğini belirten Bakan Tunç şöyle devam etti:<br />  &#8220;Sadece Zonguldak’a baktığımız zaman emeğin başkenti, Bartın, Karabük&#8230; Şöyle sadece etrafımıza baktığımızda nereden nereye geliyoruz. Minibüsle Zonguldak-Kilimli arası neredeyse yarım saat sürüyordu. Bu süreden önce varmak mümkün değildi. Bugün bu süre 4 dakikaya indi. Bu tüneller hayal edilen şeyler değildi. Burada kalacak mı? İşte devam ediyor. Çatalağzı, Filyos, Bartın, Amasra, Çakraz, Cumayanı, Cide’ye kadar dağları deliyoruz. Milletimiz için yapıyoruz. 22 yıldan bu yana bu millet AK Parti’den neden vazgeçmedi. Cumhur İttifakı’ndan neden vazgeçmiyor. Recep Tayyip Erdoğan’dan neden vazgeçmiyor? Eser ürettiği için vazgeçmiyor. Milli irade bayrağını hiçbir zaman yere düşürmediği için vazgeçmiyor. 22 yıldan bu yana bu ülkenin altyapısıyla, üst yapısıyla, fiziki kalkınmasıyla her bir köşesini eserlerle donatmadık mı? Hızlı trenler, otoyollar, duble yollar, havalimanları, enerji yatırımları&#8230; İşte burada doğalgaz. Filyos’a geldi. Doğalgaz keşfini Cumhurbaşkanımız ’Milletimize müjde vereceğim, yarın beni iyi dinleyin’ dediğinde muhalefet ’Seçim için söylüyor’ dedi. Müjdeyi açıkladığında ana muhalefetin lideri ’İnanmayın, yok. Sizi kandırıyor’ dedi. Şimdi milletin huzuruna çıkıp, ’Doğalgaz gerçekten varmış. Filyos’a da üç yıl gibi kısa bir süre içinde denizin altından 2 bin metre derinlikte üç bin metre sondajla, 180 kilometre denizin altına robotlarla boru döşenerek o doğalgaz Filyos’a ulaştı. Varmış demek ki ey milletim biz Recep Tayyip Erdoğan’a haksızlık yapmışız. Yalan söylemişiz, özür dileriz’ diyebiliyorlar mı? Neyi doğru söylüyorlar ki. Hep karalama siyaseti. İşte o karalama siyaseti nedeniyle de milletten destek bulmıyorlar. 22 yıldan bu yana AK Partimiz iktidarını sürdürüyor. Dünya siyaset tarihinde bunun örneği yok. Yüzde 85 katılım ile başka bir seçim yapan dünyada başka bir ülke yok. Yüzde 85 çoğunlukla sandığa gidiyor ve bunun yüzde 50’den fazlasını alıyor. Böyle bir lider de yok. Parti de yok. Kesintisiz 22 yıldan bu yana iktidarını en yüksek katılımla sürdüren dünya siyaset tarihinde Recep Tayyip Erdoğan var. AK Parti var. Bizim partimiz var. Milletimizin hissiyatına tercüman olmak. Onların isteklerini yerine getirmek. Milletin taleplerinden hiçbir zaman geri durmamak. Milli irade bayrağını yere düşürmemek. Çalışmak, durmamak. Sürekli yola devam demek. İnşallah bu kutlu yürüyüş devam edecek.&#8221;<br />  &#8220;Teröristler Tusaş’a neden saldırdı; zünkü Türkiye’nin savunma sanayini hazmedememek&#8221;<br />  Tusaş saldırısına dikkat çeken Yılmaz Tunç, &#8220;Nedir dertleri çünkü Türkiye’nin savunma sanayini hazmedememek, onu baltalamak. Korkutmak. Bu millet korkar mı? İstiklal Marşı Korkma diye başlıyor. Bu milleti hiçbir şer şebekesi korkutamaz. Bugüne kadar korkutamadığı gibi&#8221; diyerek şöyle devam etti:<br />  &#8220;Bunun önünü kesmek isteyenler oldu. Daha partimiz kurulurken kapatma davasıyla karşılaşmadık mı? Kurucu üyeleri arasında başörtülü olduğu gerekçesiyles anayasa mahkemesine dava açılan bir partiyiz. Başörtülü kurucu üye olamaz diyor. Şimdi milletvekili de olabiliyor. Memur da olabiliyor. Okullara kızlarımızı göndermediler. Yaka paça polisler o üniversite birincisi olan kızlarımızı kürsülerden atmadılar mı? O Yassıada, vesayetçi, darbeci zihniyet&#8230; Milletimizin desteğiyle buna pabuç bırakmadık. Ülkemizin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşması için çalıştık. İktidara geldiğimiz ilk dönem 4,5 yıl acil eylem planıyla ülkemizin 81 vilayetine hizmet götürme gayretinde olduk. Üniversiteleriyle, şehir hastaneleriyle, en ücra noktadaki aile sağlığı merkezleriyle doktoru hastanın ayağına götürdük. Helikopter ambulanslar, hava ambulanslarıyla milletimiz AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan sayesinde tanıştı. Güçlü insan dedik. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın dedik. İnsan güçlü olmalı ki aile güçlü olsun dedik. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun dedik. Eğitime önem verdik. Bütçede en büyük payı eğitime, gençlere ayırdık. Yeni okullar, üniversiteler yaptık. OSB’leri fabrikalar ile doldurduk. Gabar’da teröristlerden temizlediğimiz dağlarda ne var? Petrol var. Milletimizin refahı için çalışmak var. Nükleer santral, savunma sanayii yatırımları. Bir ülkenin savunma sanayisi güçlü olmazsa o ülkenin güvenliğinden bahsedebilir miyiz? O ülkenin sınırları güvenli olabilir mi? O ülke terörle mücadelede başarılı olabilir mi? Gökbey helikopterlerinin jandarmaya tesliminde Cumhurbaşkanımız veciz bir konuşma yaptı. Tusaş’a niye saldırdılar? Tusaş’a o teröristler neden geldi. Nedir dertleri çünkü Türkiye’nin savunma sanayini hazmedememek, onu baltalamak. Korkutmak. Bu millet korkar mı? İstiklal Marşı Korkma diye başlıyor. Bu milleti hiçbir şer şebekesi korkutamaz. Bugüne kadar korkutamadığı gibi. Korkmadan yolumuza devam edeceğiz. Kardeşliğimizi güçlendireceğiz. Türk, Kürt, Laz, Çerkez hiçbir zaman birlik ve beraberliğimizi daha da kuvvetlendireceğiz. Ülkemizin birlik ve beraberliğini bozmak isteyen maşalara da taşeronlara da hiçbir zaman müsaade etmeyeceğiz. İç cephemizi güçlendireceğiz. Ülkemizi terörden arındıracağız. Kardeşliğimizi daha da güçlendirerek Türkiye Yüzyılı’nı birlik ve beraberlik içerisinde inşa edeceğiz.&#8221;<br />  &#8220;Milli irade bayrağı yere düşürülmesin diye önemli yapısal değişimleri sağladık&#8221;<br />  Cumhurbaşkanı seçimleri, referandum süreci, AK Parti’ye kapatma davası süreçlerini hatırlatan Yılmaz Tunç, şöyle devam etti:<br />  &#8220;367 krizleri, Cumhurbaşkanını mecliste seçtirmediler. Halka seçtirelim dediğimizde ’Hayır’ kampanyası yaptılar. 2008’de partimize bir kapatma davası açtılar. Laikliğe aykırı eylemlerin odağı oldu diye o günkü Başsavcı Anayasa Mahkemesine başvurdu. AK Parti millete hizmet etmekten başka yol, hastane, baraj yapmak, fabrika getirmekten başka ne yaptı da siz AK Parti’yi kapatmak istiyorsunuz. AK Parti ülkemizin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşmasının önünü kesmek istedikleri için darbeci, vesayetçi anlayışa Yassıada zihniyetine geçit vermek istemediği için önünü kesmek istediler. Orada da başarılı olamayınca bu sefer MİT krizi, ardından Gezi olayları, 17/25 emniyet, yargı darbe girişimi tüm bunlarda başarılı olamayınca terörü azdırmaya çalıştılar. Ülkemizin değişik yerlerinde patlamalar, değişik olayları çıkartmaya çalıştılar. Tüm bunlarda başarılı olamayınca karanlık gecesine giden taşları birer birer döşediler. 15 Temmuz’da zannettiler ki bu ülkeyi karartabilecekler. Bu ülkeninz önünü kesebilecekler. Bu milleti durduracaklarını zannettiler. 15 Temmuz’da tankları milletin üzerine yürüttüler. Millet korkmadı. Biz korkmuyoruz vatanımıza sahip çıkacağız dedi milletimiz. Meydanlara indi. Milletimiz Cumhurbaşkanımızın bir mesajı ile adeta ölüme koştu. Vatanının mücadelesini, bayrağının mücadelesini yaptı. Bu ülkenin bağımsız Türk Yargısı da o gece savcılar evinde oturmadı. Gitti ’darbecilerden yakalayacağız, hesap soracağız, gözaltı yapacağız’ dedi. Ama geçmişte bu ülkede darbeler oldu. 12 Eylül, 27 Mayıs, 28 Şubet oldu. Hepsinde darbecilerin yanında onlara destek olan bir yargı sistemi varken artık Türkiye’de vesayetçi anlayışa, darbeci anlayışa geçit vermeyen milletin yargısı var. İşte birilerinin hazmedemediği de bu. Sürekli saldırmalarının bu ülkede adaletsizlik algısı var şekilnde bir propaganda yapmalarının sebebi de bu. AK Parti adalet partisi. Kalkınma partisi, kuruluş sebebidir adalet. 90’lı yılların adaletsizliklerinden kalkınma eksikliğinden, istikrarsızlıklarından bunalan milletimiz kurmuştur AK Parti’yi. Adaleti getirmiştir. Bugün yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşmanın mücadelesini veriyoruz. Çok sayıda reform yaptık. Sessiz devrim sayılan. Anayasa değişiklikleriyle temel hak ve özgürlükleri daha da güçlendiren önemli reformlara imza attık. Sizler referandumlarda bunlara evet dediniz. Sizin sayenizde oldu bunlar. Kadın haklarının anayasada yer alması. Çocukların korunmasıyla ilgili hakların yer alması. Hak arama yollarının arttırılması, kamu denetçiliği kurumundan bilgi edinme hakkına varıncaya kadar, özel hayatın korunmasından kişisel verilerin korunmasını sağlayan kurumların oluşturulmasına varıncaya kadar, yüksek askeri şuranın bir kere oturma düzeni bile MGK’nın oturma düzeni bile bunlar demokratik hukuk devletine uyan şeyler değildi. Hakimler Savcılar Kurulu’nun, anayasa mahkemesinin yapısı tüm bunlar demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirildi. Bir daha bu ülkede darbeler olmasın, 10 yılda bir muhtıralar olmasın. Milli irade bayrağı yere düşürülmesin diye önemli yapısal değişimleri sağladık. Sıkı yönetim ilan edilebilir diye bir madde vardı anayasada. Sizin oylarınızla bunları kaldırdık. Bu anayasada darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı. Sizin oylarınızla bunları kaldırdık. Bu düzenlemeleri yapalım dediğimizde Yassıada zihniyeti karşı çıktı. Mecliste gece yarıları kürsü işgalleri oldu. Büyük bir mücadele ile bu noktaya geldik. Elbette ki yetmez. Bu ülkeyi darbe anayasasından kurtarmak durumundayız. Vesayetçi ruhu hala bünyesinde barındıran anayasadan kurtararak demokratik, sivil, katılımcı yeni bir anayasa ile Türkiye Yüzyılı’nı inşa edebiliriz. İnşallah bu uzlaşmayı parlamentoda gerçekleştireceğiz. O uzlaşmaya yanaşacak olan partiler ve vekillerimiz de tarihe geçecek. Milletten takdir toplayacak. İnşallah bunu gerçekleştirir, millete olan borcumuzu da öderiz.&#8221;<br />  &#8220;Tabelada Cumhuriyet, halkçı yazmakla Cumhuriyetçi, halkçı olunmaz&#8221;<br />  Rusya-Ukrayna savaşında muhalefetin adeta savaşın tarafı olmayı teklif ettiğini ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arabuluculuk ile BM’nin takdirini topladığını ifade eden Bakan Tunç, &#8220;Son 5 yıl sıkıntılarla geçti. Hepiniz biliyorsunuz. Çevremizde savaşlar. Rusya-Ukrayna savaşı ekonomik olarak en çok bizi Türkiye’yi etkiledi. Muhalefet taraf tutalım dedi. Adeta savaşın tarafı olmayı teklif etti. Biz arabulucu olalım dedik. Cumhurbaşkanımız BM’nin takdirini topladı. Küresel güçlerin Suriye’yi bölüp parçalayarak güneyimizde geleceğimizi tehdit edecek, çocuklarımızı, gençlerimizi, geleceğimizi huzursuz edecek terör devletine müsaade edemezdik. Çok çalıştılar. İsrail’in güvenliğini sağlamak için uydu devlet lazım dediler. Orada bir oluşuma gitmeye çalıştılar. Ama ne yaptık biz buna müsaade edemeyiz dedik. Ülkemizin güvenliğini tehdit eden hiçbir oluşuma müsaade edemeyiz dedik. Fırat Kalkanı Harekatı’nı yaptık. O FETÖ’cülerin darbe kalkışmasından sonra Fırat Kalkanı, Zeytindalı harekatlarını yaptık. Bu uğurda şehitler verdik. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Onlar olmasaydı bugün ülkemizi tehdit eden bir terör devletinin oluşması sağlanmış olacaktı. Doğu Akdeniz işgal edilmek üzereydi. Libya ile mutabakat yaptık. Muhalefet karşı geldi. Libya’da ne işimiz var dedi. Suriye’de ne işimiz var dediği gibi. Libya ile deniz yetki alanları anlaşması yapmamız lazım. Askerimizi oraya göndermemiz lazım. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı var dedik. Doğu Akdeniz’i işgal ettirmedik. Ama ana muhalefetin lideri ’Ne işimiz var Libya’da, Suriye’de’ dedi. 30 yıllık Azeri kardeşlerimizin Ermenistan tarafından işgal edilen topraklarının kurtarılmasında, kardeşlerimize yardıma gittiğimizde bu ülkenin ana muhalefet lideri Recep Tayyip Erdoğan Azerbaycan’a cihatçı gönderiyor diye dünyaya yaygara yapmadı mı? Bunların ki nasıl siyaset. Böyle halkçılık olabilir mi? Böyle cumhuriyetçilik olabilir mi? Tabelada Cumhuriyet yazmakla, Halkçı yazmakla, halkçı olunmaz. Cumhuriyetçi olunmaz. Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi ile Cumhur İttifakı ile inşallah Türkiye Yüzyılını milletimizle beraber inşa edeceğiz&#8221; diye ifade etti.<br />  &#8220;Yargı reformu stratejik belgemizi Cumhurbaşkanımız kamuoyuna paylaşacak&#8221;<br />  Meclisin gündeminde yargı reformu belgeleriyle ilgili çalışmalar olduğunu ifade eden Bakan Tunç, &#8220;Önümüzde 3,5-4 yıllık süre var. Ekonomimizi toparlayacağız. Şu anda meclisimizin gündeminde yargı reformu belgeleriyle ilgili çalışmalarımız var. 9. yargı paketi meclisin gündeminde. 10. yargı paketi adalet komisyonunda görüşmeleri tamamlandı. O da gündeme geliyor. Önümüzdeki dört yılı kapsayan yargı reformu strateji belgemizi de hazırladık. Önümüzdeki birkaç gün içerisinde Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuna paylaşılacak. O belgede gecikmeyen adalet sistemi, daha kısa sürede gecikmeden sonuçlanacak, hakkıyla tecelli edecek adalet sisteminin tesisi konusunda 22 yılda çok mesafe aldık. İnşallah önümüzdeki dört yılın planını yapıyoruz. Özellikle yeni ihtiyaçlar, yeni suç tipleri, teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan sorunlar. Bilişim suçları, internet. Tüm bunları kapsayacak. Vatandaşlarımızın yargı hizmetlerinden en kaliteli hizmeti alabilmesinin yolunu açacak ve özellikle suç ve suçluyla mücadelede daha kararlı olmamızı, sokaklarımızın daha huzurlu olmasını sağlayacak, milletimizin huzurlu bir geleceğe adım atmasındaki gayretleri daha da artıracak yeni düzenlemeleri inşallah meclisimizin, milletvekillerimizin takdirlerine arz edeceğiz. Bu strateji belgesindeki hedefler doğrultusunda yasama, yürütme ve yargı; milletimize hak ettiği hizmetleri getirme gayreti içerisinde olacağız&#8221; şeklinde konuştu.<br />  Bakan Tunç, AK Parti Kilimli İlçe Başkanlığı görevine seçilecek olan Mustafa Karakoca ve yönetimini tebrik etti. Kongrede Bakan Tunç’a çeşitli hediyeler takdim edildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Bakan Tunç: &#8220;Bu millet, 22 yıldır Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’den eser ürettiği için vazgeçmiyor&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/bakan-tunc-bu-millet-22-yildir-recep-tayyip-erdogan-ve-ak-partiden-eser-urettigi-icin-vazgecmiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Nov 2024 01:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur]]></category>
		<category><![CDATA[Millet]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=200785</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’yi darbe anayasasından kurtarmak durumunda olduklarını ifade ederek, "Vesayetçi ruhu hala bünyesinde barındıran anayasadan kurtararak demokratik, sivil, katılımcı yeni bir anayasa ile Türkiye Yüzyılı’nı inşa ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’yi darbe anayasasından kurtarmak durumunda olduklarını ifade ederek, &#8220;Vesayetçi ruhu hala bünyesinde barındıran anayasadan kurtararak demokratik, sivil, katılımcı yeni bir anayasa ile Türkiye Yüzyılı’nı inşa edebiliriz&#8221; dedi. Bakan Tunç, 10. yargı paketinin adalet komisyonunda görüşmelerinin tamamlandığını ifade ederek meclise geleceğini söyledi.<br />
<br />Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti’nin Kilimli 3. Olağan İlçe Başkanlığı kongresine katıldı. Bir düğün salonunda gerçekleştirilen kongre saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Katılımcılara &#8220;Umudun, İcraatın, Geleceğin Adı AK Parti&#8221; temalı video izletildi. İlçe başkanı, milletvekilleri ve il başkanının ardından kürsüye çıkan Bakan Yılmaz Tunç, AK Parti’nin 22 yıllık çalışmalarını sıraladı.<br />
<br />AK Parti’yi milletin kurduğunu ifade eden Bakan Tunç, &#8220;AK Partimiz 23 yıl oldu kurulalı. 22 yıldır iktidarda. 3 Kasım 2002’de henüz kurulduktan 14 ay sonra bu millet AK Parti’yi iktidara getirmiştir. Neden, çünkü AK Parti’nin kurulmasını millet kendisi sağlamıştı. AK Parti siyaset mühendisliğinin neticesinde ortaya çıkmış siyasi hareket değil. Bir millet hareketi, dava hareketi. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Cumhuriyet’in kuruluşuna ve milli iradeyi temsil eden büyük bir davanın adı. 2002’de kurulurken o davanın ismi Adalet ve Kalkınma olarak şekillendi. Neden hatırlayın, 90’lı yılları yaşayanlar, o yılların parlamenter sisteminin 1,5 yılda bir değişen hükümetlerin yol açtığı siyasi krizler, siyasi krizlerin yol açtığı demokrasi eksikliği, meclise, siyasetçiye güvensizlik tüm bunların yol açtığı eknoomik sıkıntılar, onların yol açtığı anarşi, faili meçhul, terör ve 28 Şubat süreci, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması ve tüm bunlardan bunalan milletimiz bir çıkış yolu aradı. O çıkış yolunu da Recep Tayyip Erdoğan da gördü. AK Parti’nin kurulmasını sağladı. Kendi elleriyle kurduğu partiyi de hemen kısa süre içerisinde iktidara getirdi. Yepyeni bir Türkiye’nin kapılarını araladı. Bugün burada 22 yıl iktidarda ve 23 yıllık bir parti olarak son seçimlerinde birinci partisi olarak bu kürsüde konuşabiliyorsak bu partiyi kuran aziz milletimize, Recep Tayyip Erdoğan’ı, Cumhur İttifakı’nı destekleyen ve 22 yıldır iktidardan düşürmeyen aziz milletimize borçluyuz. Milletimiz için ne yapsak azdır. Gecemizi gündüzümüze katacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde teşkilatlarımızla, kabinemizle, meclisimizle, milletvekillerimizle, belediye başkanlarımızla, milletimizin güvenine layık olabilmek için gecemizi gündüzümüze katmaya devam edeceğiz&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Ülkemizi nereden nereye getirdiğimiz ortada&#8221;<br />
<br />Zonguldak ve bölgesinin yanı sıra 81 ilde yollar, fabrikalar, tüneller, alt ve üstyapıların hayata geçirildiğini belirten Bakan Tunç, &#8220;Sadece Zonguldak’a baktığımız zaman emeğin başkenti, Bartın, Karabük&#8230; Şöyle sadece etrafımıza baktığımızda nereden nereye geliyoruz. Minibüsle Zonguldak-Kilimli arası neredeyse yarım saat sürüyordu. Bu süreden önce varmak mümkün değildi. Bugün bu süre 4 dakikaya indi. Bu tüneller hayal edilen şeyler değildi. Burada kalacak mı? İşte devam ediyor. Çatalağzı, Filyos, Bartın, Amasra, Çakraz, Cumayanı, Cide’ye kadar dağları deliyoruz. Milletimiz için yapıyoruz. 22 yıldan bu yana bu millet AK Parti’den neden vazgeçmedi. Cumhur İttifakı’ndan neden vazgeçmiyor. Recep Tayyip Erdoğan’dan neden vazgeçmiyor? Eser ürettiği için vazgeçmiyor. Milli irade bayrağını hiçbir zaman yere düşürmediği için vazgeçmiyor. 22 yıldan bu yana bu ülkenin altyapısıyla, üstyapısıyla, fiziki kalkınmasıyla her bir köşesini eserlerle donatmadık mı? Hızlı trenler, otoyollar, duble yollar, havalimanları, enerji yatırımları&#8230; İşte burada doğalgaz. Filyos’a geldi. Doğal gaz keşfini Cumhurbaşkanımız ’Milletimize müjde vereceğim, yarın beni iyi dinleyin’ dediğinde muhalefet ’Seçim için söylüyor’ dedi. Müjdeyi açıkladığında ana muhalefetin lideri ’İnanmayın, yok. Sizi kandırıyor’ dedi. Şimdi milletin huzuruna çıkıp, ’Doğal gaz gerçekten varmış. Filyos’a da üç yıl gibi kısa bir süre içinde denizin altından 2 bin metre derinlikte üç bin metre sondajla, 180 kilometre denizin altına robotlarla boru döşenerek o doğal gaz Filyos’a ulaştı. Varmış demek ki ey milletim biz Recep Tayyip Erdoğan’a haksızlık yapmışız. Yalan söylemişiz, özür dileriz’ diyebiliyorlar mı? Neyi doğru söylüyorlar ki. Hep karalama siyaseti. İşte o karalama siyaseti nedeniyle de milletten destek bulmıyorlar. 22 yıldan bu yana AK Partimiz iktidarını sürdürüyor. Dünya siyaset tarihinde bunun örneği yok. Yüzde 85 katılım ile başka bir seçim yapan dünyada başka bir ülke yok. Yüzde 85 çoğunlukla sandığa gidiyor ve bunun yüzde 50’den fazlasını alıyor. Böyle bir lider de yok. Parti de yok. Kesintisiz 22 yıldan bu yana iktidarını en yüksek katılımla sürdüren dünya siyaset tarihinde Recep Tayyip Erdoğan var. AK Parti var. Bizim partimiz var. Milletimizin hissiyatına tercüman olmak. Onların isteklerini yerine getirmek. Milletin taleplerinden hiçbir zaman geri durmamak. Milli irade bayrağını yere düşürmemek. Çalışmak, durmamak. Sürekli yola devam demek. İnşallah bu kutlu yürüyüş devam edecek&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Teröristler TUSAŞ’a neden saldırdı; çünkü Türkiye’nin savunma sanayini hazmedememek, onu baltalamak&#8221;<br />
<br />Bakan Yılmaz Tunç, açıklamalarına şöyle devam etti:<br />
<br />&#8220;Bunun önünü kesmek isteyenler oldu. Daha partimiz kurulurken kapatma davasıyla karşılaşmadık mı? Kurucu üyeleri arasında başörtülü olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne dava açılan bir partiyiz. ’Başörtülü kurucu üye olamaz’ diyor. Şimdi milletvekili de olabiliyor. Memur da olabiliyor. Okullara kızlarımızı göndermediler. Yaka paça polisler o üniversite birincisi olan kızlarımızı kürsülerden atmadılar mı? O Yassıada, vesayetçi, darbeci zihniyet&#8230; Milletimizin desteğiyle buna pabuç bırakmadık. Ülkemizin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşması için çalıştık. İktidara geldiğimiz ilk dönem 4,5 yıl acil eylem planıyla ülkemizin 81 vilayetine hizmet götürme gayretinde olduk. Üniversiteleriyle, şehir hastaneleriyle, en ücra noktadaki aile sağlığı merkezleriyle doktoru hastanın ayağına götürdük. Helikopter ambulanslar, hava ambulanslarıyla milletimiz AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan sayesinde tanıştı. Güçlü insan dedik. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın dedik. İnsan güçlü olmalı ki aile güçlü olsun dedik. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun dedik. Eğitime önem verdik. Bütçede en büyük payı eğitime, gençlere ayırdık. Yeni okullar, üniversiteler yaptık. OSB’leri fabrikalar ile doldurduk. Gabar’da teröristlerden temizlediğimiz dağlarda ne var? Petrol var. Milletimizin refahı için çalışmak var. Nükleer santral, savunma sanayii yatırımları. Bir ülkenin savunma sanayisi güçlü olmazsa o ülkenin güvenliğinden bahsedebilir miyiz? O ülkenin sınırları güvenli olabilir mi? O ülke terörle mücadelede başarılı olabilir mi? Gökbey helikopterlerinin jandarmaya tesliminde Cumhurbaşkanımız veciz bir konuşma yaptı. TUSAŞ’a niye saldırdılar? TUSAŞ’a o teröristler neden geldi. Nedir dertleri çünkü Türkiye’nin savunma sanayini hazmedememek, onu baltalamak. Korkutmak. Bu millet korkar mı? İstiklal Marşı ’Korkma’ diye başlıyor. Bu milleti hiçbir şer şebekesi korkutamaz. Bugüne kadar korkutamadığı gibi. Korkmadan yolumuza devam edeceğiz. Kardeşliğimizi güçlendireceğiz. Türk, Kürt, Laz, Çerkez, birlik ve beraberliğimizi daha da kuvvetlendireceğiz. Ülkemizin birlik ve beraberliğini bozmak isteyen maşalara da taşeronlara da hiçbir zaman müsaade etmeyeceğiz. İç cephemizi güçlendireceğiz. Ülkemizi terörden arındıracağız. Kardeşliğimizi daha da güçlendirerek Türkiye Yüzyılı’nı birlik ve beraberlik içerisinde inşa edeceğiz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Milli irade bayrağı yere düşürülmesin diye önemli yapısal değişimleri sağladık&#8221;<br />
<br />Cumhurbaşkanı seçimleri, referandum süreci, AK Parti’ye kapatma davası süreçlerini hatırlatan Yılmaz Tunç, şöyle konuştu:<br />
<br />&#8220;367 krizleri, Cumhurbaşkanını mecliste seçtirmediler. Halka seçtirelim dediğimizde ’Hayır’ kampanyası yaptılar. 2008’de partimize bir kapatma davası açtılar. Laikliğe aykırı eylemlerin odağı oldu diye o günkü Başsavcı Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. AK Parti millete hizmet etmekten başka yol, hastane, baraj yapmak, fabrika getirmekten başka ne yaptı da siz AK Parti’yi kapatmak istiyorsunuz. AK Parti ülkemizin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşmasının önünü kesmek istedikleri için darbeci, vesayetçi anlayışa Yassıada zihniyetine geçit vermek istemediği için önünü kesmek istediler. Orada da başarılı olamayınca bu sefer MİT krizi, ardından Gezi olayları, 17/25 emniyet, yargı darbe girişimi tüm bunlarda başarılı olamayınca terörü azdırmaya çalıştılar. Ülkemizin değişik yerlerinde patlamalar, değişik olayları çıkartmaya çalıştılar. Tüm bunlarda başarılı olamayınca karanlık gecesine giden taşları birer birer döşediler. 15 Temmuz’da zannettiler ki bu ülkeyi karartabilecekler. Bu ülkeninz önünü kesebilecekler. Bu milleti durduracaklarını zannettiler. 15 Temmuz’da tankları milletin üzerine yürüttüler. Millet korkmadı. Biz korkmuyoruz vatanımıza sahip çıkacağız dedi milletimiz. Meydanlara indi. Milletimiz Cumhurbaşkanımızın bir mesajı ile adeta ölüme koştu. Vatanının mücadelesini, bayrağının mücadelesini yaptı. Bu ülkenin bağımsız Türk yargısı da o gece savcılar evinde oturmadı. Gitti ’darbecilerden yakalayacağız, hesap soracağız, gözaltı yapacağız’ dedi. Ama geçmişte bu ülkede darbeler oldu. 12 Eylül, 27 Mayıs, 28 Şubat oldu. Hepsinde darbecilerin yanında onlara destek olan bir yargı sistemi varken artık Türkiye’de vesayetçi anlayışa, darbeci anlayışa geçit vermeyen milletin yargısı var. İşte birilerinin hazmedemediği de bu. Sürekli saldırmalarının bu ülkede adaletsizlik algısı var şeklinde bir propaganda yapmalarının sebebi de bu. AK Parti adalet partisi. Kalkınma partisi, kuruluş sebebidir adalet. 90’lı yılların adaletsizliklerinden kalkınma eksikliğinden, istikrarsızlıklarından bunalan milletimiz kurmuştur AK Parti’yi. Adaleti getirmiştir. Bugün yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşmanın mücadelesini veriyoruz. Çok sayıda reform yaptık. Sessiz devrim sayılan. Anayasa değişiklikleriyle temel hak ve özgürlükleri daha da güçlendiren önemli reformlara imza attık. Sizler referandumlarda bunlara evet dediniz. Sizin sayenizde oldu bunlar. Kadın haklarının anayasada yer alması. Çocukların korunmasıyla ilgili hakların yer alması. Hak arama yollarının arttırılması, kamu denetçiliği kurumundan bilgi edinme hakkına varıncaya kadar, özel hayatın korunmasından kişisel verilerin korunmasını sağlayan kurumların oluşturulmasına varıncaya kadar, yüksek askeri şuranın bir kere oturma düzeni bile MGK’nın oturma düzeni bile bunlar demokratik hukuk devletine uyan şeyler değildi. Hakimler Savcılar Kurulu’nun, anayasa mahkemesinin yapısı tüm bunlar demokratik hukuk devleti ilkesine uygun hale getirildi. Bir daha bu ülkede darbeler olmasın, 10 yılda bir muhtıralar olmasın. Milli irade bayrağı yere düşürülmesin diye önemli yapısal değişimleri sağladık. Sıkı yönetim ilan edilebilir diye bir madde vardı anayasada. Sizin oylarınızla bunları kaldırdık. Bu anayasada darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı. Sizin oylarınızla bunları kaldırdık. Bu düzenlemeleri yapalım dediğimizde Yassıada zihniyeti karşı çıktı. Mecliste gece yarıları kürsü işgalleri oldu. Büyük bir mücadele ile bu noktaya geldik. Elbette ki yetmez. Bu ülkeyi darbe anayasasından kurtarmak durumundayız. Vesayetçi ruhu hala bünyesinde barındıran anayasadan kurtararak demokratik, sivil, katılımcı yeni bir anayasa ile Türkiye Yüzyılı’nı inşa edebiliriz. İnşallah bu uzlaşmayı parlamentoda gerçekleştireceğiz. O uzlaşmaya yanaşacak olan partiler ve vekillerimiz de tarihe geçecek. Milletten takdir toplayacak. İnşallah bunu gerçekleştirir, millete olan borcumuzu da öderiz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Tabelada Cumhuriyet, Halk yazmakla cumhuriyetçi, halkçı olunmaz&#8221;<br />
<br />Rusya-Ukrayna savaşında muhalefetin adeta savaşın tarafı olmayı teklif ettiğini ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arabuluculuk ile BM’nin takdirini topladığını ifade eden Bakan Tunç, &#8220;Son 5 yıl sıkıntılarla geçti. Hepiniz biliyorsunuz. Çevremizde savaşlar. Rusya-Ukrayna savaşı ekonomik olarak en çok bizi Türkiye’yi etkiledi. Muhalefet taraf tutalım dedi. Adeta savaşın tarafı olmayı teklif etti. Biz arabulucu olalım dedik. Cumhurbaşkanımız BM’nin takdirini topladı. Küresel güçlerin Suriye’yi bölüp parçalayarak güneyimizde geleceğimizi tehdit edecek, çocuklarımızı, gençlerimizi, geleceğimizi huzursuz edecek terör devletine müsaade edemezdik. Çok çalıştılar. İsrail’in güvenliğini sağlamak için uydu devlet lazım dediler. Orada bir oluşuma gitmeye çalıştılar. Ama ne yaptık biz buna müsaade edemeyiz dedik. Ülkemizin güvenliğini tehdit eden hiçbir oluşuma müsaade edemeyiz dedik. Fırat Kalkanı Harekatı’nı yaptık. O FETÖ’cülerin darbe kalkışmasından sonra Fırat Kalkanı, Zeytindalı harekatlarını yaptık. Bu uğurda şehitler verdik. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Onlar olmasaydı bugün ülkemizi tehdit eden bir terör devletinin oluşması sağlanmış olacaktı. Doğu Akdeniz işgal edilmek üzereydi. Libya ile mutabakat yaptık. Muhalefet karşı geldi. Libya’da ne işimiz var dedi. Suriye’de ne işimiz var dediği gibi. Libya ile deniz yetki alanları anlaşması yapmamız lazım. Askerimizi oraya göndermemiz lazım. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı var dedik. Doğu Akdeniz’i işgal ettirmedik. Ama ana muhalefetin lideri ’Ne işimiz var Libya’da, Suriye’de’ dedi. 30 yıllık Azeri kardeşlerimizin Ermenistan tarafından işgal edilen topraklarının kurtarılmasında, kardeşlerimize yardıma gittiğimizde bu ülkenin ana muhalefet lideri ’Recep Tayyip Erdoğan Azerbaycan’a cihatçı gönderiyor’ diye dünyaya yaygara yapmadı mı? Bunların ki nasıl siyaset. Böyle halkçılık olabilir mi? Böyle cumhuriyetçilik olabilir mi? Tabelada Cumhuriyet yazmakla, Halkçı yazmakla, halkçı olunmaz, cumhuriyetçi olunmaz. Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi ile Cumhur İttifakı ile inşallah Türkiye Yüzyılı’nı milletimizle beraber inşa edeceğiz&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Yargı reformu stratejik belgemizi Cumhurbaşkanımız kamuoyuna paylaşacak&#8221;<br />
<br />Meclisin gündeminde yargı reformu belgeleriyle ilgili çalışmalar olduğunu ifade eden Bakan Tunç, &#8220;Önümüzde 3,5-4 yıllık süre var. Ekonomimizi toparlayacağız. Şu anda meclisimizin gündeminde yargı reformu belgeleriyle ilgili çalışmalarımız var. 9. yargı paketi meclisin gündeminde. 10. yargı paketi adalet komisyonunda görüşmeleri tamamlandı. O da gündeme geliyor. Önümüzdeki dört yılı kapsayan yargı reformu strateji belgemizi de hazırladık. Önümüzdeki birkaç gün içerisinde Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuna paylaşılacak. O belgede gecikmeyen adalet sistemi, daha kısa sürede gecikmeden sonuçlanacak, hakkıyla tecelli edecek adalet sisteminin tesisi konusunda 22 yılda çok mesafe aldık. İnşallah önümüzdeki dört yılın planını yapıyoruz. Özellikle yeni ihtiyaçlar, yeni suç tipleri, teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan sorunlar. Bilişim suçları, internet. Tüm bunları kapsayacak. Vatandaşlarımızın yargı hizmetlerinden en kaliteli hizmeti alabilmesinin yolunu açacak ve özellikle suç ve suçluyla mücadelede daha kararlı olmamızı, sokaklarımızın daha huzurlu olmasını sağlayacak, milletimizin huzurlu bir geleceğe adım atmasındaki gayretleri daha da artıracak yeni düzenlemeleri inşallah meclisimizin, milletvekillerimizin takdirlerine arz edeceğiz. Bu strateji belgesindeki hedefler doğrultusunda yasama, yürütme ve yargı; milletimize hak ettiği hizmetleri getirme gayreti içerisinde olacağız&#8221; şeklinde konuştu.<br />
<br />Bakan Tunç, AK Parti Kilimli İlçe Başkanlığı görevine seçilecek olan Mustafa Karakoca ve yönetimini tebrik etti. Kongrede Bakan Tunç’a çeşitli hediyeler takdim edildi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Bakan Tunç’tan Kılıçdaroğlu’na tepki: &#8220;Kanunlar karşısında kimsenin bir ayrıcalığı yok&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/bakan-tunctan-kilicdarogluna-tepki-kanunlar-karsisinda-kimsenin-bir-ayricaligi-yok-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Oct 2024 17:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[Millet]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=198586</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerinin kabul edilemez ve hakaret içeren sözler olduğunu söyledi. Karabük’te gazetecilere açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerinin kabul edilemez ve hakaret içeren sözler olduğunu söyledi.<br />
<br />Karabük’te gazetecilere açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Tunç, Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki göstererek, &#8220;Ana muhalefet genel başkanlığı yapmış bir kişiye yakışacak sözler değil, terbiye dışı sözler. TCK’ya göre hakaret suçtur. İfadelere bakıldığında avukatlar gerekli suç duyurusunda bulunmuşlardır. Suç duyurusu neticesinde soruşturma izni konusu Bakanlığımıza gelecektir. Bunu değerlendireceğiz. Bu anlamda siyasetin temiz bir dille yapılması lazım. Çirkin bir dille karalayıcı bir üslupla siyaset yapmanın o siyaseti yapanlara da bir faydası yok. Yani şu kendi siyasi partisinde durum nedeniyle belki gündemde kalmak için Cumhurbaşkanımıza yakışıksız, çirkin ve terbiye dışı sözlerle hakaretler ediyorsunuz. Bu kendinizi gündemde kaldırmak için yapıyorsunuz ama bunlar suçtur. Yani bu kimsenin Türk Ceza Kanunu karşısında kanunlar karşısında bir ayrıcalığı yok. O nedenle bu konuda zaten avukatlar da gerekli başvuruyu yaptılar. Bunlar değerlendirilecek ve bu suç içerikleriyle ilgili olarak bağımsız yargı önünde elbette ki önceki dosyalar da var. Yani çok sayıda hakaret dosyası var. Dolayısıyla mahkemenin davetine icabet etmemek, ben Türk mahkemelerini takmıyorum demek de bir siyasetçiye yakışmaz. O nedenle Cumhurbaşkanımıza yapılan bu hakaretleri kabul etmemiz mümkün değil. O bu ülkeye 22 yıldan bu yana dünya siyaset tarihine giren ve bizim demokratik siyasi hayatımızda görülmemiş bir başarıyı gösteren ve ömrünü milletine adayan bir liderdir. Dolayısıyla ona hakareti hukuk da kabul etmez millet de kabul etmez. Ona o çirkin sözleri sarf edenler millet nezdinde kaybetmeye devam ederler&#8221; dedi.</p>
<p>Yargı paketinde ’Casusluk’ başlığının detayları<br />
<br />9’uncu yargı paketinde yer alan casuslukla ilgili soruları da cevaplandıran Bakan Yılmaz Tunç, şunları söyledi:<br />
<br />&#8220;Şu anda konu Meclis Genel Kurulu’nun gündeminde. Ayrıca 22 maddelik AYM’nin iptal kararları ve noterlik kanunu ile ilgili bir düzenleme var. 9’uncu pakette yer alan özellikle kamuoyunda yanlış anlaşılan, etki ajanlığı olarak sunulan, Türkiye’de araştırma yapanların sanki cezalandırılacağına dair hüküm getiriyormuş gibi bir takım yanlış anlamalardan kaynaklanan ve bazısı da kasıtlı olarak aleyhte bir propagandaya dönüştürülen bir husus. Burada etki ajanlığı değil, Türkiye’de araştırma yapanların cezalandırılacağına ilişkin kanun teklifinde bir hüküm yok kanun teklifinde. Kanun teklifinde şu ifade ediliyor; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin askeri ve siyasal yararları aleyhine başka bir devlet ya da organizasyonun yararı lehine. Türkiye’de suç işleyenlerin cezalandırılacağına ilişkin bir hüküm. Yani burada eğer siz Türkiye’de bir suç işlerken ve bunu casusluk kastıyla işliyorsanız, o zaman hem casusluktan ceza alırsınız, hem de işlediğiniz suçtan dolayı ceza alırsınız. Türkiye’de casusluk karşılığıyla kişisel verilerin ihlali ya da kişiyi tehdit ya da kişiyi hürriyetinden alık gibi bir takım suçlar işlendiğini uygulama gördü. Burada özellikle o kişilerin sadece işlediği suçtan değil ve hangi maksatla işlediği ortadayken, casusluk niyetiyle işlemişse casusluktan dolayı da ayrıca cezalandırılmasıyla ilgili bir hüküm. Yoksa Türkiye’de araştırma yapan herkes cezaya tabi tutulacak vesaire söz konusu olamaz. Türkiye’de casusluk kastıyla kişisel verileri ihlal edenler cezalandırılmasın mı diyeceğiz? Kim buna itiraz edebilir? Türkiye’de casusluk kastıyla kişiyi hürriyetinden alıkoyanlar hem kişiyi hürriyetinden alıkoyma cezası alsınlar. Buna kimse itiraz edemez. Yani bunu belki kamuoyunda yanlış aktarıldığı için bu eleştiriler oluyor. Mecliste de bu milletvekillerimiz tarafından tartışılacaktır ve tartışıldığında da zaten bu konunun neyi amaçladığı suçla mücadelede neyi amaçladığı ortaya çıkacak ve meclis kabul göreceğine ben inanıyorum. Tabii diğer yandan bizim özellikle yargı reformu strateji belgesiyle ilgili hazırlıklarımız artık tamamlanmak üzere. Cumhurbaşkanımız önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacak. Orada da önümüzdeki 4 yılı planlayan bir yargı reformu. Bunun içerisinde özellikle ilk hedefler önemli. İlk üç aylık, altı aylık, bir yıllık hedefler şeklinde, dört yıllık bir planı ortaya koyacağız.&#8221;</p>
<p>&#8220;Cezasızlık algısını ortadan kaldırmaya yönelik bazı değişiklikler yapma ihtiyacı var&#8221;<br />
<br />&#8220;Bunu yaparken özellikle yargımızın bütün taraflarının görüşlerini aldık&#8221; diyen Bakan Tunç, &#8220;İlk derece, istinaf, temyiz, avukatlarımızın görüşlerini aldık. Bilim insanlarımızın, akademisyenlerimizin, hukuk fakültelerimizin görüşlerini aldık. Ve özellikle toplumda suç işlenmesini önleyecek suçla mücadeleyi daha etkin hale getirecek, toplumun huzur ve güvenliğini bozmaya yönelik, hem suçları önleyici hem de ceza mahkemesi kanununda, hem Ceza Kanunu’nda hem de infaz kanunumuzda yapılması gereken değişiklikleri biz milletvekillerimizin tavsiyelerine arz edeceğiz. Bizim görevimiz yürütmenin görevi kanun yapmak değil, kanunu meclis yapar. Bizler onlara teknik destek sağlarız ve bu anlamda taslaklarımızı hazırladık. Özellikle Türkiye’de son günlerde konuşulan cezasızlık algısını ortadan kaldırmaya yönelik toplumda infial oluşturan konularla ilgili özellikle tutuklama sebepleri bakımından bazı değişiklikler yapma ihtiyacı var. Bilişim suçlarının artması ve bu yolla gerek yasa dışı bahis, gerek dolandırıcılık gerek internet yoluyla işlenen suçların artması nedeniyle bazı tedbirler alınması gerekiyor. Özellikle toplum güvenliğini bozan, işte trafik güvenliğini ihlal eden ruhsatsız silahların yaygın ve bu anlamdaki cezalardaki caydırıcılık, tutuklama sebepleri olarak katalog suçları, bazı suçların ilave edilmesi gibi yine özellikle denetimli serbestlik uygulamaları nedeniyle ortaya çıkan iki yılın altındaki suçlar bakımından cezaevinde suçluların yatarının olmaması eleştirilerine neden oluyor. Dolayısıyla burada 2 yılın altındaki suçlar bakımından da hiç cezaevine girmeden bir suçlunun ceza alıp kurtulmasının doğru olmadığını zaten uzun zamandır söylüyoruz. Bu anlamda taslağımızda milletvekillerimizin takdirlerine arz ettik ve inşallah kapsamlı bir düzenleme olacak. Bu 9’uncu paket arabuluculukla ilgili, istinaf mahkemelerindeki süreci hızlandırmaya yönelik bazı düzenlemeler var. Ama asıl yargı alanında vatandaşlarımızdan gelen görüşler doğrultusunda oluşturduğumuz ve özellikle Adalet Bakanlığı’ndaki bilim komisyonlarının uzun çalışmaları neticesinde ortaya koyduğumuz önemli düzenlemeleri inşallah önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanımız yargı reformu strateji belgesini açıkladıktan sonra milletvekillerimizin takdirlerini arz edeceğiz. Tabii yargının hızlandırılması, geciken adalet, adalet değildir. Dolayısıyla yargı süreçleri uzamadan, gerek ceza davalarında, gerek hukuk davalarında vatandaşlarımızın gecikmeksizin haklarına ulaşabilmesi noktasındaki düzenlemeleri ihtiva eden kapsamlı değişiklikler olacak. Bunları çok yakın zamanda milletimiz görecek ve milletvekillerimizin takdirlerine de arz edeceğiz. Buradaki hedefimiz bizim özellikle milletimizin huzur ve sükûnunu, güvenliğini sağlamak. Bu anlamda da kolluk güçlerimizle, yine yargı teşkilatımızla, topyekûn bir çalışma içerisinde olmaya devam edeceğiz. Burada özellikle sosyal medya yoluyla geçmişte işlenen dört yıl, beş yıl önceki bir suç bir görüntünün yeniden sanki bugün gerçekleşmiş gibi gündeme sokulduğunu ve bu anlamda bir kaos ortamı oluşturulmaya çalışıldığını da görüyoruz. Türkiye’nin sokaklarının güvenli, güvensiz olmadığına yönelik bir algı çabası içerisinde olanlar olduğunu da görüyoruz. Sosyal medyadaki dezenformasyonla da mücadele etmemiz lazım. Ve bu dezenformasyona da izin vermeden milletimizin huzur ve güvenliğini sağlayacak tedbirleri gerek yasal gerek idari almanın gayreti içerisindeyiz. Bu anlamda kolluk görevlilerimiz, yargı teşkilatımız, soruşturma makamlarımız yoğun bir işbirliği içerisinde çalışmalarını sürdürüyorlar&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Narin dosyasında iddianame mahkemeye sunulacak&#8221;<br />
<br />Bakan Tunç, ayrıca Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma sonucu hazırlanan iddianamenin bu hafta mahkemeye sunulacağını da açıklayarak, &#8220;Hunharca katledilen Narin evladımızla ilgili artık tabii araştırmalar, çalışmaların son aşamaya geldiğini ifade etmiştik. İddianame yazım sürecinde. Bu hafta içerisinde iddianame mahkemeye sunulur. Bu kapsamda orada da çok detaylı bir araştırma yapıldı. HTS kayıtlarından daraltılmış baz çakışmalarına varıncaya kadar adli tıp raporlarından ve ifadesi alınan kişilerin ifadelerindeki ortaya koydukları hususlara, kamera görüntülerine varıncaya kadar kapsamlı bir delil toplama yapıldı. Tabii Narin evladımızın hunharca katli hepimizi derinden sarsmıştı. Temennimiz bu tür acı olaylarla bir daha karşılaşmayalım. Bütün temennimiz bu. Ama onun cansız bedenine ulaşıldıktan sonra da adli soruşturma detaylı titiz bir şekilde yürütüldü. İddianamede tahminimize göre bu hafta içerisinde mahkemeye ağır ceza mahkemesine sunulacaktır. Narin’i katledenler, Narin’e kıyanlar yargı önünde hesap vereceklerdir&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Adalet Bakanı Tunç’tan ‘Yenidoğan Çetesi’ açıklaması</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/adalet-bakani-tunctan-yenidogan-cetesi-aciklamasi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Oct 2024 13:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[iddianame]]></category>
		<category><![CDATA[soruşturma]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=198565</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Yenidoğan çetesiyle ilgili 22 kişi tutuklandı, soruşturma sürüyor” dedi. Tunç, Karabük’te katıldığı AK Parti Merkez İlçe Başkanlığı kongresi sonrası gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Bakan Tunç ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Yenidoğan çetesiyle ilgili 22 kişi tutuklandı, soruşturma sürüyor” dedi.<br />
<br />Tunç, Karabük’te katıldığı AK Parti Merkez İlçe Başkanlığı kongresi sonrası gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.<br />
<br />Bakan Tunç, ’Yenidoğan çetesi’ soruşturmasının derinleştirildiğini vurgularken, &#8220;CİMER’e yapılan başvuru ile 1 yıllık araştırma neticesinde yapılan soruşturma kapsamında 47 kişi gözaltına alındı. Toplamda 22 kişi tutuklandı. Bebeklerin ölümüne müsaade etmeyiz&#8221; dedi.<br />
<br />“22 kişi tutuklandı”<br />
<br />Bakan Tunç, sürecin 2023 yılının 27 Mart tarihinde CİMER’e bir vatandaşın ihbarıyla başlayan bir süreç olduğunu hatıralatarak, “İstanbul’daki bazı özel hastanelerde yenidoğan yoğun bakım üniteleriyle ilgili bir şikayet oldu. İstanbul’daki bazı hastanelerde, özel hastanelerde yenidoğan yoğun bakım üniteleriyle ilgili olarak bir şikayet meydana geldi. Özellikle yeni doğan bakım ünitelerinin işletilmesiyle ilgili maddi çıkar sağlandığını ve ihmal suretiyle bebeklerin ölümüne neden olunduğuna ilişkin ihbarlar neticesinde bir soruşturma başlatıldı. Hem bunu Sağlık Bakanlığımız, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne ilettikten sonra İl Sağlık Müdürlüğümüz de gecikmeksizin hem idari soruşturma başlattı hem de adli soruşturma olarak Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Kolluk güçlerimiz, mali şube birtakım araştırmalar yaptıktan sonra soruşturma derinleştirildi. Yani konunun hem maddi menfaat sağlama hem de bebeklerin ihmal suretiyle ölümüne neden olma bakımından soruşturma derinleştirildi. Bu süreç içerisinde tabii teknik takipler, dinleme ceza mahkemesi kanunumuzun 135 ve 140 maddeleri çerçevesi içerisinde deliller toplandı. Tabii bu deliller toplanırken savcılığımız sağlık müdürlüğüyle de irtibatta oldu. Soruşturma gizli ama bebeklerle ilgili bir risk ortaya çıktığında da bu hemen ilgili sağlık müdürlüğüne bildirilerek onların korunması, onların hayata tutunmasıyla ilgili olarak da titiz davranıldı. Bu anlamda tespit edilen suç kayıtları ve teşkil edilen suçlar bakımından, suçlular bakımından yaklaşık 1 yıllık bir araştırma ve soruşturmanın neticesinde 26 Nisan 2024 tarihinde soruşturma kapsamında 47 kişi gözaltına alındı. Bunlardan 4 doktor, 18 hemşire, 112 personelleri, hasta görevlileri ve hastane görevlileri de var. Toplamda 47 gözaltı oldu ve 22 kişi tutuklanmıştı. 11 doktor olmak üzere 25 kişi hakkında da adli kontrol kararı verildi. O günden bu yana iddianameyle ilgili hazırlıklar devam etti ve bu süreç içerisinde iddianame hazırlığı tamamlandıktan sonra da iddianame Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma. Bakırköy Ağır Ceza mahkemesine iddianame sunulmuş durumda” diye konuştu.<br />
<br />&#8220;Hiç kimse yargı mensuplarımızı bu şekilde tehdit edemez ve korkutamaz&#8221;<br />
<br />Soruşturmayı yürüten savcıyla ilgili olarak kamuoyuna yansıyan bir tehdit durumu olduğunu da aktaran Bakan Tunç, “Onunla ilgili de ayrıca soruşturma açıldı. Hiç kimse yargı mensuplarımızı bu şekilde tehdit edemez ve korkutamaz. Yargı mensuplarımız, yargı bağımsızlığı tarafsızlığı çerçevesi içerisinde görevlerini yaparlar. Görevlerini ifa ederken hiçbir kimseden çekinmezler. O nedenle o kapsamda da özellikle yargı görevini etkilemeye yönelik ve savcımızı tehdide yönelik, soruşturmayı yürüten savcıyı tehdide yönelik kişiler hakkında da bir soruşturma başlatıldı, O soruşturmada devam ediyor. Mahkeme iddianameyi değerlendirme aşamasında. Değerlendirdikten sonra iddianamedeki iddialar, kişiler, yargılanan yargılanması istenilen kişiler kamuoyu tarafından görülmüş olacak. Ama şu anda bekleyeceğiz. İddiaların neler olduğu, suç kayıtlarının neler olduğu ve delillerin neler olduğunu elbette ki mahkemeyi iddianameyi kabul ettikten sonra görebileceğiz. Özellikle ben bir baba olarak şunu ifade etmek istiyorum; Türkiye Cumhuriyeti Devleti hiçbir zaman gerek kamu hastanelerinde gerek özel hastanelerde bebeklerin ölümüne müsaade etmez. Bu anlamdaki kararlılığımızı sürdürmeye devam ederiz. Başından beri bunu devam ettirdik ve bundan sonra da edeceğiz. Özellikle maddi menfaat uğruna unvanları ne olursa olsun ister doktor olsun. Bunlar eğer bebeklere yönelik böyle bir ihmal suretiyle de olsa sadece maddi menfaat için bu tür çıkar sağlamaya yönelik bir durum söz konusuysa bunun hem idari soruşturmasını sonuna kadar yaparız. Hem de yargı o suçu işleyenlerle ilgili gerekli soruşturmayı  yapar ve yargı önüne koyar” dedi.<br />
<br />&#8220;Cumhurbaşkanı Erdoğan &#8220;Gerek idari, gerek adli ne gerekiyorsa yapılması konusundaki kesin kararlılığını ifade etti&#8221;<br />
<br />Dün Dolmabahçe’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Sağlık Bakanıyla birlikte kendilerini kabul ettiğini de anlatan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Bu soruşturmanın, titizlikle devam etmesini ve varsa sorumluların bu konuda bebeklerin ölümüne yol açan bir durum söz konusuysa gerek idari, gerek adli ne gerekiyorsa yapılması konusundaki kesin kararlılığını ifade etti. Bu kişilerin yargı huzurunda hesap vermelerini istedi. Bu anlamda da zaten süreç devam ediyor. Önümüzdeki günlerde Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu konudaki iddianame değerlendirme hususunu hep beraber takip edeceğiz. İddianame kabul edildikten sonra da gizlilik ortadan kalkacak ve kamuoyu bu iddialarla ilgili olarak suçlamaları ve suçlanan kişileri de görmüş olacak. Temennimiz bu sürecin hızlı bir şekilde sonuçlanması ve yargı sürecinde de varsa sorumluların hesap vermesi bu konudaki kararlılığımızdan kesinlikle zerre kadar taviz vermeyiz” diye kaydetti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Kastamonu’da adli yıl başladı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kastamonuda-adli-yil-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Sep 2024 21:52:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[savcı]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=190088</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu’da yeni adli yıl, Kastamonu Adalet Sarayı önünde düzenlenen törenle başladı. Bugün itibariyle başlayan yeni adli yıl için Kastamonu’da tören düzenlendi. Kastamonu Adalet Sarayı önünde düzenlenen törende konuşan Kastamonu Baro Başkanı Özgür ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’da yeni adli yıl, Kastamonu Adalet Sarayı önünde düzenlenen törenle başladı.<br />
<br />Bugün itibariyle başlayan yeni adli yıl için Kastamonu’da tören düzenlendi. Kastamonu Adalet Sarayı önünde düzenlenen törende konuşan Kastamonu Baro Başkanı Özgür Demir, “2024-2025 adli yılının, yargıçlarımıza, savcılarımıza, avukatlarımıza, yargı çalışanlarımıza, ülkemize, hukukumuza yararlı olmasını diliyorum. Günümüze kadarki tüm adli yıl açılışlarında; hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı ve savunma hakkına saygı vurguları yapıldı. Bugün de bu vurgu yapılmalı hatta bu konularda ne kadar istekli ve kararlı olduğumuz, halka hissettirilmelidir. Çünkü halkımız, yargıya güvenmektedir ve uyuşmazlıklarının hemen hemen tamamını adliyede çözmeye çalışmaktadır. Hal böyle olunca bizlere çok daha fazla çalışmak düştüğünü de gözden kaçırmamalıyız” dedi.<br />
<br />Son 5 yılda Türkiye’de avukat, hakim ve savcı sayısında artış gözlendiğini ifade eden Demir, “Ülkemizde son beş yılda avukat ve hakim-savcı sayısında yüzde 50 ila yüzde 60 arasında artış görüldü. Bu da genç bir yargı sistemimiz olduğu anlamına gelmektedir. Bu istatistiğin ne kadar değerli olduğu, yargı erkinin esasında yenilenmeye ve kabuk değişimine gittiği gözle görülür hale gelmiştir. Bu durum üzerimizdeki tarihi sorumluluğu kat kat artırıyor. Biz avukatlar, yargıdaki değişim ve gelişimde üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye kararlıyız. Özverili ve çalışkan hakim-savcı yargı mensuplarımızın da aynı kararlılıkta olduğunu görüyoruz. Bazı istisnalar elbette olmakla birlikte hukuku üstün kılacak, yargı bağımsızlığını tesis edecek ve savunma hakkını yüceltecek iyiniyetli ve umutlu kadrolarımız var. Ancak yalnızca iyi niyet ve umut yetmez, her gün birikimimizin üzerine koymalı, fark oluşturmalı ve çok ama çok çalışmalıyız.  Bu ilkelerle çalışmalarını yürüten ve karşılıklı saygı ve anlayış içinde yargı görevini sürdüren tüm hakim, savcı ve avukat meslektaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ederim. Bu vesileyle ilimiz genelindeki adliyelerde bu dönemde göreve başlayan hakim ve savcılarımızla mesleğimize büyük bir heyecanla dahil olan avukatlarımıza görevlerinde üstün başarılar dilerim” diye konuştu.<br />
<br />Kastamonu Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özgür Özen ile Kastamonu Adalet Komisyonu Başkan Vekili Hakim Taner Erde mir ise yeni adli yıl açılışını tebrik ederek, kazasız belasız bir adli yıl temennisinde bulundular.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Zonguldak’ta adli yıl törenle başladı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/zonguldakta-adli-yil-torenle-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Sep 2024 21:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zonguldak]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[Millet]]></category>
		<category><![CDATA[Tören]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=190079</guid>

					<description><![CDATA[Zonguldak’ta adli yıl açılışı kapsamında tören düzenlendi. Zonguldak Valiliği önünde düzenlenen törende Atatürk Anıtı’na Başsavcılığı ve Baro Başkanlığı’nın çelenkleri bırakıldı. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı okundu. Törende ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak’ta adli yıl açılışı kapsamında tören düzenlendi.<br />
<br />Zonguldak Valiliği önünde düzenlenen törende Atatürk Anıtı’na Başsavcılığı ve Baro Başkanlığı’nın çelenkleri bırakıldı. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı okundu. Törende konuşan Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Abdürrahim Alan, &#8220;2024-2025 adli yıl açılış töreninde sizlerle bir arada olmaktan onur ve memnuniyet duyduğumu ifade ediyor, hepinize saygılarımı sunuyorum. 2024-2025 yılı adli yılının ülkemize, milletimize, ilimize  adalet, huzur, barış, sağlık, refah  ve mutluluk getirmesi dileğiyle hep birlikte açıyoruz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, geçmiş yıllarda kaybettiğimiz fedakar meslektaşlarımızı, hain terör saldırılarında yaşamını yitiren yargı şehitlerimizi, polisimizi, askerimizi, vatandaşlarımızı, 15 Temmuz 2016 da yitirdiğimiz şehitlerimizi, gazilerimizi, madenci şehitlerimizi saygı, minnet ve şükranla anıyorum. Devlet ve millet kaynaşmasına son derece pozitif katkıları olduğunu düşündüğüm ve 3 gün önce kutladığımız 30 Ağustos Zafer Bayramınızı da ayrıca kutluyor, ülkemize ve coğrafyamıza huzur ve mutluluk getirmesini temenni ediyorum. Adli yılın başlangıcına ilişkin bu tören, sadece yargı mensuplarına  özgü bir tören olmayıp,  Türk Milleti adına bağımsız yargı görevini yerine getiren  yargı mensupları, Anayasanın vermiş olduğu görevin ifası amacıyla neler yaptığımızı ve yapmamız gerektiğini bu özel ve anlamlı günde toplumla paylaşıyoruz. Yargı görevinin, halkın bizlere verdiği kutsal bir emanet olduğu bilinciyle işimizi nasıl yaptığımızın hesabını da topluma vermeye çalışıyoruz. Bu yaklaşımın,  kamunun ve milletimizin yargıyı daha iyi anlamasına ve yargıya destek olmasına katkı sağlamasını diliyorum. Daha iyi işleyen bir adalet sistemine doğru güvenle, umutla ve emin adımlarla ilerlediğimizi belirtmek isterim. Halkın yargıya duyduğu güvenin ve memnuniyetin artması için, kişisel ve kurumsal anlamda fedakârlık göstererek bilgiye dayalı çözümler üretme sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Çalışmalarımıza bu bilinçle ve özverili bir şekilde devam ediyoruz. Anayasamızın “Hak Arama Hürriyeti” kenar başlıklı 36’ıncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesinde düzenlenen “adil yargılanma hakkı”; yargılamaların adil ve tarafsız bir şekilde ve zamanında yürütülmesini sağlayarak, insan hak ve özgürlüklerinin güvencesi olmaktadır. Hak arayanlar için geçerli olan bu ilkenin amacı; uyuşmazlığın taraflarını yargılama işlemlerinin sürüncemede kalmasına karşı korumak, uyuşmazlık konusu hakka bir an önce ulaşabilmelerini sağlamak ve tarafların, davanın nasıl sonuçlanacağı konusunda endişe ile yaşamalarını önlemektir. Bu kapsamda yargıda hedef süre uygulamasına geçmiş bulunmakta ve bu hedefler üzerinde titizlikle çalışmaktayız. Yargımızı hızlandıracak başka bir husus ise alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleridir. Bu kapsamda ceza soruşturma ve yargılamasında uzlaşma ve hukuk yargılamasında ise arabuluculuk uygulamasını son derece başarılı şekilde uygulamaktayız. Bu yöntemler sayesinde ilimizde binlerce dosyanın dava açılmadan en az masraf ve zaman içinde ve tarafların uzlaşısı ile sonuçlandığını görmek bize mutluluk vermektedir. Kamuoyu ve  milletimizin hassas olduğu terör, kadın hakları, aile ve çocuk hususlarında meydana gelen uyuşmazlık ve soruşturmalarda yargı olarak bizim de son derece hassas olduğumuzun bilinmesini istiyorum&#8221; ifadelerine yer verdi.<br />
<br />Zonguldak Baro Başkanı Türker Kapkaç da konuşma yaptı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Bakan Tunç, 9. Yargı Paketi’ne ilişkin açıklamalarda bulundu</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/bakan-tunc-9-yargi-paketine-iliskin-aciklamalarda-bulundu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jul 2024 17:22:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Arabulucu]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kara]]></category>
		<category><![CDATA[Tunç]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=180200</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 9. Yargı Paketi’ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Arabuluculuk, yargı reformu strateji belgesi, hukuk meslekleri sınavı, yedi emin araçları, bölge adliye mahkemelerinin arttırılması, basın ve sosyal medya yoluyla hakaretler ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 9. Yargı Paketi’ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Arabuluculuk, yargı reformu strateji belgesi, hukuk meslekleri sınavı, yedi emin araçları, bölge adliye mahkemelerinin arttırılması, basın ve sosyal medya yoluyla hakaretler gibi konuların yer aldığı pakete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tunç, ABD’ye kaçan Eylem Tok ve oğlunun Türkiye’de yargılanmasına ilişkin konuştu.<br />
<br />Karabük Valiliği ziyareti sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 20 farklı kanunda değişiklik yaparak toplamda 39 maddeyi içeren paketle adalet hizmetlerinin etkinliğinin arttırılmasının amaçlandığına dikkat çekti. Tunç, “Şimdi dokuzuncu yargı paketiyle ilgili olarak AK Parti Grup Başkanımız Abdullah Güler açıklamaları yaptı. Ayrıntılı bir şekilde kamuoyuyla paylaştı. 20 farklı kanunda değişiklik yapıyor. Ve 20 farklı kanun bir geçici maddeyle beraber 39 maddede değişiklik gerçekleştiriliyor. Önümüzdeki hafta adalet komisyonunda görüşmeleri gerçekleşecek ve sonrasında da genel kurul gündemine gelecek. Özellikle adalet hizmetlerinin etkinliğini arttırmak, yargı süreçlerinde vatandaşlarımızın örselenmeden yargı hizmetlerinin etkinliğini arttırırken hem hızlandırılması hem de adaletin tecellisi noktasında uygulamadan gelen, akademisyenlerden gelen öneriler doğrultusunda bazı düzenlemeler var. 39 madde” dedi.<br />
<br />Bakan Tunç, uygulamadan ve akademisyenlerden gelen öneriler doğrultusunda düzenlemeler yapıldığını vurguladı. Tunç, bazı düzenlemelerin yeni yasama döneminde 10. Yargı Paketi’nde ele alınacağını ifade etti. Yeni yargı reformu strateji belgesi ve insan hakları eylem planı çalışmalarının son aşamada olduğunu ve bu belgelerin 2024-2028 yıllarını kapsayacak şekilde düzenlendiğini söyledi.<br />
<br />Tunç, yargı reformu strateji belgesinin gerçekleşme oranının yüzde 70, insan hakları eylem planının ise yüzde 66 civarında olduğunu belirtti. Bu planlarda gerçekleşmeyen hedeflerin yeni yargı reformu strateji belgelerine ve insan hakları eylem planı belgelerine alındığını ifade eden Bakan Tunç şöyle konuştu:<br />
<br />“Dokuzuncu yargı paketine alamadığımız toplumun ve uygulamanın beklediği birtakım özellikle hem ceza muhakemesi kanunu ilgilendiren hem de Türk Ceza Kanunu’nu ilgilendiren bazı düzenlemeler de var. Onlar da yeni yasama döneminin başlarında onuncu yargı paketinde elbette ki değerlendireceğimiz hususlar var. Tabii yargı reformu strateji belgesiyle ilgili çalışmalarımız da şu anda son aşamada. İnsan hakları eylem planıyla ilgili de Çalışmalarımız son aşamada. Yeni İnsan Hakları Eylem Planı ve yeni yargı reformu strateji belgesi 2024 ve 2028 yıllarını kapsayacak şekilde yeniden düzenledik ve bunu yakın zamanda Cumhurbaşkanımız kamuoyuyla paylaşacak oradaki hedefler doğrultusunda da çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Önceki son yargı reformu strateji belgesinin gerçekleşme oranı yüzde yetmiş civarında. İnsan hakları eylem planının gerçekleşme oranında yüzde altmış altı civarında. O planlardaki hedeflerde gerçekleşmeyen hususları da yeni yargı reformu strateji belgelerine ve insan hakları eylem planı belgelerine alarak o hedeflerden de vazgeçmiş değiliz.”</p>
<p>&#8220;Güvenilir adalet sisteminin tesisi anlamında çok önemli mesafeler aldık&#8221;<br />
<br />Adalet Bakanı Tunç, fiziki ve teknolojik imkanların artırılmasıyla adalet sisteminde önemli mesafeler kaydedildiğini söyledi. UYAP sistemi ve elektronik tebligat gibi teknolojik yeniliklerle vatandaşların hizmetine sunulan kolaylıkları vurguladı. Mevzuat düzenlemeleriyle vatandaşların ihtiyaçlarına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Bakan Tunç, şu ifadelere yer verdi:<br />
<br />“Türkiye’de özellikle güvenilir adalet sisteminin tesisi anlamında çok önemli mesafeler aldık. Gerek adliye binalarımızın yeniden inşa edilmesi o köhne binalardan kurtularak gerek avukatlarımızın gerek hakim savcılarımızın gerek yargı personelimizin ve vatandaşlarımızın daha kaliteli hizmet alabilmesi adına fiziki imkanlar arttırıldı ve teknolojinin imkanları da had safhada artırıldı ve teknoloji UYAP sistemi başta olmak üzere elektronik tebligattan, elektronik duruşmaya varıncaya kadar tüm bunlar vatandaşlarımızın hizmetine sunuldu. Yine mevzuat düzenlemeleriyle de vatandaşlarımızın ihtiyacı olan düzenlemeleri peyderpey hayata geçirmenin gayreti içerisindeyiz. Tabii bu pakette özellikle uygulamadan gelen bazı sorunları tespit ettik. Bu sorunları ortadan kaldırmaya yönelik önemli düzenlemeler var.”</p>
<p>Hukuk mesleğinde 20 yıl tecrübesi olan arabulucu olabilecek<br />
<br />Arabuluculuk sisteminin önemine değinen Tunç, 2013 yılından bu yana arabuluculuk sisteminde 5 milyon 838 bin dosyanın ele alındığını ve bunların yüzde 66’sının uzlaşmayla sonuçlandığını söyledi. Ayrıca, kira uyuşmazlıklarının da arabuluculuk kapsamına alındığını ve bu uyuşmazlıkların yüzde 54’ünün arabuluculukta çözüldüğünü belirtti. Yeni düzenlemelerle arabuluculuk sisteminin daha da geliştirilmesi planlandığını ifade eden Bakan Tunç, 20 yıl tecrübeli hukukçuların arabuluculuk eğitimi alarak sınav şartı olmadan arabulucu olabileceği belirtirken, taşınmazın aynıyla haklarla ilgili anlaşma belgelerinin tapuda icra edilebilirlik şerhi bakımından düzenleme yapılacağını ifade etti.<br />
<br />Tunç şöyle devam etti:<br />
<br />“Biliyorsunuz arabuluculuk sistemine geçmiştik. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri dediğimiz hukuk uyuşmazlıkların da arabuluculuk. Ceza uyuşmazlıklarında da uzlaştırma müessesesi, basit usul, seri muhakeme gibi bunlar özellikle hem ceza adaleti açısından önemli düzenlemelerdi hem de hukuk uyuşmazlıklarında vatandaşlarımızın dostane bir şekilde çözüme kavuşması, barışıl bir yöntemle hem yargının iş yükünü azaltan bir sistemi hayata geçirmiştik. 2013 yılından bu yana ara buluculuk uygulanıyor. Şu ana kadar 5 milyon 838 bin dosya ara bulucuların önüne geldi. Ve 3 milyon 874 bini uzlaşmayla sonuçlandı. Bu da yüzde 66 oranında bir demek bunun içerisinde tabii ihtiyari arabuluculuğun oranı daha yüksek. Zorunlu arabuluculuk kapsamında olan kısımda yüzde elli civarında. Dolayısıyla 3 milyon 874 bin uyuşmazlığın yargı önüne gelmeden tarafların barışarak, dostane bir şekilde çözüme kavuşması hem toplumsal barış açısından hem de daha az masraflı ve kısa sürede insanların kendi haklarına kavuşması açısından önemli. Yargının değişikliğini azaltan bir düzenleme. Tabii son zamanlarda kira uyuşmazlıklarını da ara buluculuk kapsamına almıştık. Orada da 1 Eylül’den itibaren 191 bin 490 kira uyuşmazlığı arabulucu önüne geldi. 102 bin 689’u anlaşmayla sonuçlandı. Yani baktığımız zaman kira uyuşmazlıklarında da yüzde 54’ü arabuluculukta çözüldüğünü görüyoruz. Yani yarıdan fazlası yargıya intikal etmeden, kiracı ve kiralayan barışa sorunlarını çözmüş oldular. Şimdi arabuluculuğu daha da geliştirmeye yönelik birtakım düzenlemeler var. Yani bu müesseseyi daha kalıcı hale getirmek, kapsamını daha da genişletme noktasındaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda arabulucular beş yıl kıdeme sahip hukukçular arasından sınavı kazananlar arabulucu olabiliyor idi. Şimdi yeni düzenlemeyle, yeni teklifle hukuk mesleğinde 20 yıl tecrübesi olan kişiler, arabuluculuk eğitimi almak şartıyla sınav şartı olmadan da arabulucu olabilecekler. Çünkü burada tecrübeye önem veriyoruz. 20 yıl tecrübeli hukukçuların, avukatların ve eski hukukçuların arabuluculukta eğitim aldıktan sonra başarılı olabileceklerine inanıyoruz. O nedenle böyle bir düzenleme getiriyoruz. Yine arabulucular tarafından düzenlenen taşınmazın aynıyla haklarla alakalı anlaşma belgelerinin tapuda icra edilebilirlik şerhi bakımından bir problem vardı. Bu problemi de ortadan kaldıran bir düzenlemeyi hayata geçiriyoruz. Yine tarafların arabuluculuk müzakerelerine katılımını teşvik etme açısından da düzenlemeler söz konusu.”</p>
<p>&#8220;Artık avukat olabilmek için (hukuk mesleklerine giriş sınavı) bu sınavı kazanmak gerekecek&#8221;<br />
<br />Hukuk mesleklerine giriş sınavı ve hakim-savcı yardımcılığı sınavlarıyla ilgili düzenlemelerin de 9. Yargı Paketi’nde yer aldığını ifade eden Bakan Tunç, “Bir diğer yargı paketinde yer alan önemli düzenlemelerden birisi de hukuk mesleklerine giriş sınavıyla ilgili. Ve hakim savcı yardımcılığı sınavıyla alakalı. Hukuk mesleklerine giriş sınavı Eylül’ün sonundan itibaren uygulamaya başlayacak. Tabii burada bazı derslerin de sınava dahil edilmesiyle ilgili özellikle milletler arası hukuk, milletler arası özel hukuk çünkü vatandaşlık hukuku, göç hukuku bunlar da artık uygulamada önemli hususlar olarak karşımıza çıkıyor. Hem soru sayısıyla ilgili hem de derslerle ilgili hangi derslerden sorumlu olacağına ilişkin bir düzenleme var. Hem hukuk mesleklerine giriş sınavında hem hakim, savcı yardımcılığı sınavında böyle bir ihtiyaca yönelik bir düzenleme. Hukuk mesleklerine giriş sınavı. Bundan sonra artık avukat olabilmek için bu sınavı kazanmak gerekecek. Staja başlayabilmek için. Hakim, savcı yardımcılarına sınavına girebilmek için de yine hukuk mesleklerine giriş sınavını kazanmak gerekecek. Buna ilişkin bir düzenleme” dedi.</p>
<p>Yediemin araçları için yeni düzenleme geliyor<br />
<br />Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yedieminde çürümeye terk edilen araçların hızlı bir şekilde ekonomiye kazandırılması ve satışına yönelik önemli bir düzenlemenin 9. Yargı Paketi’nde yer alacağını açıkladı. Tunç, &#8220;Yedieminde çürümeye terk edilmiş araçlar olarak haber konusu oldu. İcra dairelerindeki hacizli araçların tahsisiyle ilgili çalışmayı yapmıştık biz. Adalet olarak. Şimdi Karayolları Trafik Kanunu gereğince trafikten men edilen, bağlanan ve yediemine alınan araçlar var. Ama sahipleri bunları terk ediyor. Bir daha da arayıp sormuyor ve orada sürmeye terk ediliyor. Bunların yeniden tasfiyesine yönelik hızlı bir şekilde ekonomiye kazandırılması ve satışına yönelik bir düzenlemeyi de bu yargı paketinde inşallah hayata geçireceğiz&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Bölge adliye mahkemelerinde artan iş yoğunluğunu azaltmak amacıyla da önemli düzenlemeler getirileceğini belirtti. Tunç, &#8220;Yine bölge adliye mahkemelerimizde iş yoğunluğu son zamanlarda artmıştı. Özellikle hukuk dairelerinde davaların sonuçlanma süresi uzamaya başlamıştı. Buna bir çözüm bulmak adına da önemli düzenlemeler var. Özellikle istinaf sürecinde bir hukuk dairesine dosya geldiğinde o daire kendisini görevli saymıyorsa, bunu bir ay içerisinde ön incelemesini yapıp görevli daireye gönderecek. Görevli dairede eğer ben de bu konuda görevli değilim diyorsa iki hafta sonuçlandırıp başkanlar kuruluna gönderecek. Dolayısıyla dosyanın aylarca belki yıllarca görev nedeniyle hukuk dairelerinin bir köşesinde kalmasını önleyecek önemli bir düzenlemeyi de hayata geçiriyoruz&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;İstinaf sürecinde usulden kaynaklanan eksiklikleri yargı paketleriyle çözmenin gayreti içerisindeyiz&#8221;<br />
<br />Tunç, bölge adliye mahkemesi sayısını artırmaya devam ettiklerini ve bu yıl Tekirdağ ve Denizli’de de yeni mahkemeler kurulacağını açıkladı. Tunç, açıklamalarını şöyle sürdürdü:<br />
<br />&#8220;İstinaf daire sayılarını arttırmaya devam ediyoruz. Özellikle bölge adliye mahkeme hem Tekirdağ ve Denizli bu sene on yediye çıkıyor, bölge adliye mahkemesi sayısı. Ve daire sayısını da son bir yılda elli üç daire daha kurarak özellikle kira uyuşmazlıkları olsun, iş uyuşmazlıkları olsun, birtakım uyuşmazlıkların görüldüğü dairelerde dava yoğunluğu var. Bu yoğun ortadan kaldırmaya yönelik daire sayılarını arttırmıştık ve bu konuda da arttırmaya devam ediyoruz. Yine istinaf sürecinde özellikle usulden kaynaklanan birtakım eksiklikler var ise de bunları yargı paketleriyle çözmenin gayreti içerisindeyiz. Şu an itibarıyla 477 istinaf dairesi var kuruluş aşamasında 2016’dan itibaren 743’e yükseldi. Son bir yılda da 53 istinaf dairemiz kuruldu. Son bir yılda da ilk derecede 2 bin 596 yeni mahkemenin kurulmasını sağladık.&#8221;</p>
<p>Basın, sosyal medya yoluyla hakaret suçlarına yeni düzenleme<br />
<br />Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 9. Yargı Paketi kapsamında basın yayın, görsel medya ve sosyal medya aracılığıyla işlenen hakaret suçlarına karşı önemli düzenlemeler getirileceğini açıkladı. Tunç, &#8220;Bir diğer önemli düzenleme. Özellikle basın yayın ve görsel ya da yazılı basın aracılığıyla ya da sosyal medya aracılığıyla hakaret suçlarının özellikle yargıda büyük bir yer teşkil ettiğini görüyoruz. Yani bu suçların önlenmesi lazım. Sosyal medya aracılığıyla, fikir özgürlüğü denilemeyecek, hakaret içeren, kişilik haklarına saldırı içeren, özel hayatın gizliliğini ihlal eden birtakım paylaşımlar oluyor. Bu paylaşımlar özellikle uzlaştırmaya tabii olan bu uyuşmazlıkları artık bundan sonra ön ödeme kapsamına alıyoruz. Kanun teklifimiz de bu da var. Ön ödeme kapsamına alınarak kişi işlediği fiilin yaptırımını Cumhuriyet Savcılıklarında ön ödemeye davet edilerek kamu ihlali nedeniyle bu yaptırıma tabi tutulacak. Ama diğer yandan suçun mağduru olan kişi de hukuk mahkemesinde manevi tazminat davasını açabilecek. Buna yönelik bir düzenleme söz konusu&#8221; dedi.<br />
<br />Çocuk Koruma Kanunu ile ilgili düzenlemelere de değinen Tunç, &#8220;Çocuk koruma kanunuyla ilgili düzenlemeler var. Özellikle çocukların bir meta gibi o kişisel ilişki kurulmasında, velayet konularında anne babadan alınıp verilmesinde icra yoluyla alınıyor, alınıp veriliyordu. Bunları ortadan kaldırmıştık. Şimdi onun uygulaması çerçevesi içerisinde, sosyal çalışmacıların görevlendirilmesi, mağdur hizmetleri ve desteklerimizin özellikle birtakım ihtiyaçları nedeniyle bazı düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. Yine hakim ve savcılarımızın kadrolarıyla ilgili düzenlemelerin Cumhurbaşkanı Kararnamesi’yle yapılamayacağına ilişkin bir anayasa mahkemesi kararı vardı. Anayasa Mahkemesi kararı çerçevesi içerisinde de kanunla düzenlenmesi gereken husus bu pakette yine kanunun düzenlenmesini sağlıyoruz&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Kara parayla mücadelede çok kararlıyız&#8221;<br />
<br />Tunç, terörün finansmanının önlenmesi ve kara para aklama ile mücadelede kararlı olduklarını vurguladı. Bakan Tunç, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kayyum tayini ile ilgili düzenlemelerin de pakete dahil edildiğini aktardı.<br />
<br />Tunç, terörizmin finansmanı ve suç gelirlerinin aklanması konularında el koyma ve müsadere kararlarının etkili olduğunu ekleyerek şunları kaydetti:<br />
<br />“Medeni Kanun’umuza ilişkin bazı iptal kararları vardı Anayasa Mahkememizin. Bu anlamda da Anayasa Mahkememizin kararları gerekçesi doğrultusunda da yeni düzenlemeler var, medeni kanunumuzla ilgili olarak. Tabii tasarruf mevduatı sigorta fonunun kayyum tayini ile ilgili düzenleme var. Önceki pakette de varmıştı. Seçim nedeniyle yetişmemişti. Bu pakete de alındı. Özellikle terörün finansmanının önlenmesi, kara parayla mücadelede çok kararlıyız. Gri listeden çıkmamız noktasında bu soruşturmalar ve el koyma kararları etkili oldu. Bunu daha kalıcı hale getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle terörizmin finansmanı, suç gelirlerinin aklanması suçları bakımından el koyma ve müsadere kararları ve sonrasında da tasarruf mevduatı sigorta fonunun kayyum tayini ile ilgili düzenlemeler var. Bu pakette de.”</p>
<p>&#8220;Artık icra dairelerinde fiziki ortamda satış yok&#8221;<br />
<br />İcra dairelerinde elektronik satışa geçildiğini hatırlatan Tunç, &#8220;Bunun dışında icra dairelerinde elektronik satışa geçmiştik. 2023 yılından itibaren uygulamasını başlatmıştık. Artık icra dairelerinde fiziki ortamda satış yok. Birtakım suistimallerin de önüne geçmiş olduk. Ve alacaklı ve borçlu menfaat dengesini de gözeten bir çabaydı bu eş atışa geçmek. Ama burada da uygulamadan kaynaklanan bazı problemler oldu. Özellikle bir defalığına ihalenin on dakika uzatılması. O süre içerisinde özellikle robot yazılımlarla alacaklıyı da borçluyu da mağdur eden birtakım uygulama oluyordu. Orada bir de bağlığına on dakika uzatma değildi teklif süresinin. Teklif verildiği müddetçe üç dakikada bir uzatılması söz konusu olacak. Ve buna ilişkin özellikle hem alacaklının, hem borçlunun menfaatini koruyan ve malın gerçek değerinde satılmasını sağlayacak olan bir düzenlemeyi de inşallah hayata geçireceğiz&#8221; şeklinde konuştu.<br />
<br />İstanbul ve Ankara’da birden fazla baronun kurulmasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda yeni düzenlemeler yapılacağını belirten Tunç, &#8220;Yine birden fazla baronun kurulduğu İstanbul ve Ankara illerimizde baroları düzenlemesiyle ilgili anayasa mahkememizin iptal kararı vardı. Bu karar gerekçesi doğrultusunda da yeni bir düzenleme gerçekleştiriyoruz. Çok sayıda 39 madde. Ama genel hatlarıyla şunu diyebiliriz. Özellikle hem uygulamadan kaynaklanan problemleri ortadan kaldıracak. Yargı hizmetlerinin etkinliğini daha da artıracak. Davaların kısa sürede sona ermesini sağlayacak yargı süreçlerini hızlandıracak önemli düzenlemeler var. Türkiye Büyük Millet Meclisimizin takdirinde Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da önümüzdeki günlerde genel kurulda inşallah yasalaşacaktır diyorum. Hayırlı olmasını diliyorum&#8221; ifadelerine yer verdi.</p>
<p>Eylem Tok’un Türkiye’ye iade edilmesi<br />
<br />Eylem Tok ve oğluyla ilgili olarak orada bir yargılama sürecinin başladığını ifade eden Bakan Tunç, &#8220;Tutukluluk halleri devam ediyor. Ve o tutukluluk halleri devam ederken de tabii ki oradaki makamlarla da bizim görüşmelerimiz de devam ediyor. Ve gerekli belgeleri hepsinin çevirilerini yaparak gönderdik ve yine her duruşma sonrasında da ihtiyaç olabilecek birtakım açıklamaları gönderiyoruz yazılı olarak. Ve iade edileceklerini umuyoruz. Çünkü burada yargılanmalarını istiyoruz. O nedenle buradan yargıdan kaçış olmamalı. Bir kişinin ölümüne ve diğer kişilerin yaralanmasına neden olduktan sonra Türk yargısından kaçmak olmaz. Dolayısıyla biz hemen kırmızı bülten kararlarımızı çıkardık ve iade taleplerimizi gönderdik. Ve bu kapsamda da yakalama gerçekleşti. Ve tutuklama gerçekleşti. O tutuklama devam ediyor. Ve sonrasında da iade yargılama sonrasında da Türkiye’ye gönderileceğini umut ediyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Meclis, kira artışı düzenlemesini 1 Temmuz itibarıyla gündemine almadı&#8221;<br />
<br />Türk Borçlar Kanunu’na Haziran 2022’de eklenen geçici madde ile konut kiralarındaki artışı yüzde 25 ile sınırlayan düzenlemenin 1 Temmuz itibarıyla sona erdiğini hatırlatan Tunç açıklamalarını şöyle tamamladı:<br />
<br />“1 Temmuz itibarıyla düzenleme sona erdi. Biliyorsunuz 2022 ve 2023 yıllarında birer yıl uzatılmıştı. Borçlar kanununa eklenen geçici maddeyle bu uzatılmıştı. Meclisin takdirinde olan bir husus. Tabii 1 Temmuz itibarıyla mecliste böyle bir düzenleme de gerçekleşmedi. Enflasyonu düşürme hedefimiz var. Bu hedefimizde kararlı bir şekilde ekonomi yönetimimiz, program çerçevesi içerisinde çalışmalarını sürdürüyor. Yani bu hedef doğrultusunda inşallah bu tür sınırlamalara gerek kalmadan, kendi mecrasında yürüyecektir. Borçlar Kanunumuzun ilgili maddesi zaten kira miktarının nasıl arttırılacağına yönelik düzenlemeleri içeriyor. Mecliste 1 Temmuz itibarıyla gündemine almadı. O nedenle şu anda Borçlar Kanunun kalıcı maddeleri çerçevesinde yürüyecek kiralarla ilgili düzenlemeler.”<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Bakan Yılmaz Tunç’tan Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay kararı açıklaması</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/bakan-yilmaz-tunctan-anayasa-mahkemesinin-can-atalay-karari-aciklamasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2024 17:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[Karar]]></category>
		<category><![CDATA[Tabii]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=160875</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Can Atalay için Anayasa Mahkemesinin verdiği kararla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Yılmaz Tunç, "Anayasa Mahkemesi’nin henüz daha gerekçeli kararını görmedik ama karar verilmesine yer olmadığına şeklinde değil ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Can Atalay için Anayasa Mahkemesinin verdiği kararla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Yılmaz Tunç, &#8220;Anayasa Mahkemesi’nin henüz daha gerekçeli kararını görmedik ama karar verilmesine yer olmadığına şeklinde değil de burada yetkisizlik nedeniyle ret kararı verilmesi gerekir&#8221; dedi.<br />
<br />Devrek ilçesinde açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Anayasa Mahkemesinin Can Atalay’ın milletvekilliğiyle ilgili kararına dair gerekçeli kararın henüz yayınlanmadığını belirtti. Anayasa Mahkemesinin &#8220;karar verilmesine yer olmadığı&#8221; yönünde bir karar verdiğini aktaran Tunç, gerekçeli kararın yayınlanmasının ardından yorum yapmanın daha doğru olacağını ifade etti.<br />
<br />Anayasa’nın 84. maddesine atıfta bulunan Bakan Yılmaz Tunç, &#8220;Anayasa mahkemesinin gerekçeli kararı henüz yayınlanmadı. Gerekçeli karar gördükten sonra yorum yapmak daha doğru olur. Tabii Anayasa Mahkemesi’nin yok hükmünde değil de karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini öğrendik. Gerekçeli karar yayınlandığında da bunun hangi gerekçeyle verildiğini öğrenmiş olacağız. Burada Anayasamızın 84. Maddesi açık. 84. maddede milletvekilliğinin düşme sebepleri yazar. Orada devamsızlık nedeniyle, milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir iş yaptığında ya da kesin hüküm nedeniyle milletvekilliği düşer. İstifa ve ölüm nedeniyle düşer. Tabii bu düşme sebeplerinden kesin hüküm nedeniyle düşme durumunda Anayasanın 85. maddesine göre Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılamaz. Anayasamızın açık hükmüdür bu. Can Atalay’ın milletvekilliği de kesin hüküm nedeniyle mecliste kesin hükmün okunması nedeniyle milletvekilliği düşmüştür. Bu durumda tabii Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılmıştır. Burada Anayasa Mahkemesi’nin henüz daha gerekçeli kararını görmedik ama karar verilmesine yer olmadığına şeklinde değil de burada yetkisizlik nedeniyle ret kararı verilmesi gerekir. Çünkü anayasanın açık hükmü söz konusu. Karar verilmesine, yer olmadığına karar vermenin gerekçesini ancak gerekçeli kararda görebileceğiz. Eğer Anayasa Mahkemesi’nin bu yöndeki kararı mecliste okunan kesin hükmün tartışılması nedeniyle ise burada bu doğru değildir. Kesin hüküm kalkmamıştır&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Kesin hüküm mecliste okunmuştur&#8221;<br />
<br />TBMM genel kurulunca alınan bir karar olmadığı sürece kesin hükmün okunduğu ve milletvekilliğinin de kendiliğinden düştüğünü ifade eden Bakan Yılmaz Tunç şöyle devam etti:<br />
<br />&#8220;Kesin hüküm mecliste okunmuştur. Ama karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar eğer ilgili bu konuda Anayasa’nın 85. Maddesi gereğince Anayasa Mahkemesi’ne gidemeyeceği ve ortada Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu tarafından alınan bir karar olmadığı sadece çünkü kesin hüküm okunuyor ve milletvekilliği kendiliğinden düşüyor. Milletvekilleri bir oylama yapmıyor. Dolayısıyla böyle bir işlem olmadığı için karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilse durum farklıdır. Dolayısıyla burada Anayasa Mahkemesi’nin önceki içtihatları söz konusu önceki başvurularda bu tür başvurularda ret kararı vermiştir. Ama burada farklı bir durum söz konusu. Gerekçeli karar ortaya çıktıktan sonra göreceğiz. Anayasamızın milletvekili dokunulmazlığını düzenleyen 83. maddesi açık. 83. maddesinde seçimden önce soruşturmasına başlanmış olan anayasal düzene ilişkin suçlar terör suçları dokunulmazlık kapsamın dışındadır. Dokunulmazlığın istisnasıdır. Burada da bir yargı süreci gerçekleştirmiştir. Seçimden önce başlayan Gezi olayları nedeniyle başlayan bir ceza soruşturması vardır. Yerel mahkeme istinaf ve Yargıtay bu suçu değerlendirmiştir. Ve bir kesin hükme ulaşmıştır. Dolayısıyla bu kesin hüküm de ortadan kaldırılmış değildir. Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu bireysel başvuru neticesinde verdiği ihlal kararıyla ilgili olarak da Yargıtayımız Anayasanın 83. ve 14. maddelerinin uygulanamaz hale getirilmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesi kararına uyulmaması yönünde karar vermiştir.&#8221;</p>
<p>&#8220;İki yüksek mahkeme arasındaki görüş farkı nedeniyle bugünlere gelmiş bulunuyoruz&#8221;<br />
<br />İki yüksek mahkeme arasındaki görüş farkı nedeniyle sürecin bu günlere geldiğini ifade eden Bakan Yılmaz Tunç &#8220;Burada iki yüksek mahkeme arasındaki  görüş farkı nedeniyle bugünlere kadar gelmiş bulunuyoruz. Tabii bunun çözümü var. Bunun çözümü de yine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılacak olan yasal ve anayasal değişikliklerdir. Anayasa değişikliği bir uzlaştırma, uzlaşma gerektirir. Tabii eğer bu yapılamıyorsa bu sorunun çözümü yine kanunlarımız da yapılacak değişikliklerledir. Özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ihlal kararları, Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre yargılamanın yenilenmesi sebebi sayılır. 311. Maddeye göre. Ama Anayasa Mahkemesi kararlarıyla ilgili olarak farklı bir düzenleme vardır. Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararları Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş kanununun 50. maddesinde  yeniden yargılamaya karar verir ve yapılacaklara da hükmeder şeklinde bir düzenleme söz konusudur. Burada tabii adliye mahkemelerinin görev alanı ve bir kesin hükmün ortadan kaldırılması usulü yargılamanın yenilenmesiyle mümkün olabilecek bir husustur. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi Kuruluş Kanunu’nun 50. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesinde yapılacak olan değişikliklerle bu sorun ortadan kaldırılabilir. Bu takdirde tabii Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin elindedir&#8221; ifadelerine yer verdi.</p>
<p>8. Yargı Paketi önümüzdeki hafta TBMM’de<br />
<br />Sekizinci Yargı Paketi’nin Adalet Komisyonu’nda görüşmelerinin tamamlandığını ve kabul edildiğini önümüzdeki hafta meclis genel kurulunda görüşmelerinin gerçekleştirileceğini ifade eden Bakan Yılmaz Tunç, yargı hizmetlerinin etkinliğinin arttırılması, yargının hızlandırılması, hak arama yollarının genişletilmesi ve kişisel verilerin korunmasıyla ilgili önemli düzenlemelerin bu pakette yer aldığını açıkladı<br />
<br />Meclisin çalışma takvimi nedeniyle seçim sonrası getirilecek düzenlemelerin de olacağını ifade eden Bakan Yılmaz Tunç şöyle devam etti:<br />
<br />&#8220;Sekizinci Yargı Paketi adalet komisyonunda görüşmeleri tamamlandı ve kabul edildi. Önümüzdeki hafta meclis genel kurulunda görüşmeleri gerçekleştirilecek. Burada yargı hizmetlerinin etkinliğinin arttırılması, yargının hızlandırılması, hak arama yollarının genişletilmesi ve kişisel verilerin korunmasıyla ilgili önemli düzenlemeler var. Tabii paket seçim takvimi nedeniyle meclisin çalışma takvimi nedeniyle ikiye ayrıldı. Seçim sonrası da getireceğimiz düzenlemeler var. Özellikle Ceza Muhakemesi Kanunu’nda cezasızlık algısını ortadan kaldırmaya yönelik önemli çalışmalar var. Bunların da bu süreçte seçim sonra değerlendirileceğini umut ediyoruz. Tabii şu anda Adalet Komisyonu’nda görüşmeleri tamamlanan, 41-42 maddelik kanun teklifi komisyonda görüşmeleri tamamlandı. Genel kurulda görüşmeleri yapılacak. Burada ana hatlarıyla özellikle yargıyı hızlandıracak, sadeleştirmeye yönelik önemli düzenlemeler var. İstinaf, temyiz ve itiraz sürelerinin çok farklı farklı süreler, yedi günlük, sekiz günlük, on beş günlük bir haftalık süreler var. Tüm bunları ortadan kaldırıyoruz. Artık istinaf, itiraz ve temyiz süreleri bütün dava iki hafta olarak belirliyoruz. Yüze karşı okumadan mı yoksa tebliğ edildiğinden sonra mı başlar süre? Bu tartışmaları da ortadan kaldırıyoruz. Bütün davalar bakımından itiraz, istinaf ve temyiz süreleri iki hafta olarak belirlenecek. Yine uzun yargılamalardan dolayı vatandaşlarımız tazminat talebinde bulunuyorlardı. Anayasa Mahkemesi’ne gidiyorlardı. Tabii hem Anayasa Mahkemesi’nin buradaki dosya sayısını fazlalaştıran bir durum söz konusuydu. Hem uzun süren bir süreçti. Bunu da kısaltan vatandaşlarımızın özellikle hak arama hürriyetini genişleten Adalet Bakanlığı bünyesindeki tazminat komisyonuna müracaat edip hakkını öncelikle oradan arayabilmesiyle ilgili bir düzenleme var. Yine Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki koruma tedbirleriyle ilgili eğer gözaltı süresinin uzatılması ya da beraat etmiş ve öncesinde tutuklu kalmışsa, buna yönelik tazminat taleplerinin de yine tazminat komisyonu ve Ağır Ceza Mahkemesi’nden talep edilmesiyle ilgili düzenlemeler var. Yine kişisel verilerin korunmasıyla ilgili, özel hayatın korunmasıyla ilgili biliyorsunuz 2010 anayasa değişikliğiyle, kişisel verilerin korunması, anayasal güvenceye kavuşmuştur. Sonrasında yasal düzenlemeler yapmıştı. Tabii bu yasal düzenlemelerin özellikle Avrupa Birliği veri koruma tüzüğüne uyum sağlaması bakımından bir takım düzenlemeler yapılıyor. Burada özellikle vatandaşlarımızın kişisel verilerin işlendiği durumda bunların özellikle kişisel verilerin başka birilerinin eline geçmemesi anlamında birtakım müeyyideler getiriliyor. Veri sorumlularına yeni sorumluluklar ve cezai müeyyideler getiriliyor.&#8221;</p>
<p>&#8220;Küresel şirketlerden alışveriş vatandaşlarımızın kişisel verilerini korumayı amaçlayan düzenlemeler var&#8221;<br />
<br />Özellikle küresel şirketlerden alışveriş yapan vatandaşların kişisel verilerinin bu şirketlerce işlenebildiğine değinin Bakan Yılmaz Tunç, söz konusu yargı paketinde vatandaşların kişisel verilerini korumayı amaçlayan düzenlemelerin de olduğunu belirterek şöyle devam etti:<br />
<br />&#8220;Özellikle küresel şirketler var. Bunlardan alışveriş yapan vatandaşlarımız var. Vatandaşlarımız o şirketlerden alışveriş yaptığında kişisel verileri oralarda işlenebiliyor, bu şirketlerle yapılan sözleşmelerde. Tüm bunlarda sorumlulukları belirleyen veri sorumlularının yükümlülüklerini belirleyen bir düzenleme ve vatandaşlarımızın kişisel verilerini korumayı amaçlayan düzenlemeler var. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına itiraz müessesesi getiriyoruz. İstinaf sürecine. Yine özellikle terörle mücadele açısından hassasiyetimizi korumaya devam ediyoruz. Bu konuda Anayasa Mahkemesi’nin Türk Ceza Kanunu 220 örgüt suçları ve 314-2 silahlı örgüt suçları bakımından terör örgütü üyesi olmamakla beraber örgüt adına suç işleyen örgüt üyesi gibi cezalandırılabileceği hükmünü Anayasa Mahkemesi iptal etmişti. Şimdi burada bir boşluk doğmaması lazım. Eğer örgüt üyesi değil ama örgüt adına suç işliyorsa ceza kanunundaki o boşluğu doldurarak örgüt üyesi olmasa bile örgüt adına suç işleyen kişilerin cezasının müstakil bir suç olarak düzenlenmesini Ceza Kanunu’nda sağlayarak terörle mücadele konusunda bir zafiyetin oluşmaması noktasındaki yasal düzenleme ihtiyacını meclisimizle paylaşmıştık. Sağ olsun milletvekillerimiz de bunu teklife dönüştürdüler. Ve Adalet Komisyonumuzda görüşmeleri buna benzer usulü bir takım değişiklikler var. İşte vasi tayini bir yıldan fazla cezaevinde bulunan hükümlülere otomatik vasi tayin ediliyordu. Burada kişinin isteğine bırakılacak. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda bir düzenleme söz konu su oluyor. Yine tasarruf mevzuatı sigorta fonunun terör örgütlerine yardım yataklık yapan şirketler bakımından kayyum tayini mümkündü. Bunun özellikle organize suç örgütlerinin işlediği suçlar bakımından da kayyum tayini imkanını getiren düzenlemeler var. Çok sayıda usulü düzenlemeler de var. Tüm bunların yasalaşması durumunda hem hak arama hürriyetinin genişletilmesi hem de yargı hizmetlerinin etkinliğinin arttırılması ve kişisel verilerin korunması anlamında önemli iyileştirmeler sağlanmış olacak. Tabii önceki yargı paketlerinde de yine çok önemli Yapmıştık. İnşallah seçim sonrasında yargı reformu strateji belgemiz ve insan hakları eylem planımızla Cumhurbaşkanımız tarafından seçimden sonra kamuoyuyla paylaşacak. Orada ortaya konulan uygulamadan bizlere gelen, vatandaşlarımızdan bizlere gelen adaletin tecellisi ve güvenilir adaletin tesisi anlamında gerekli olan gerek yasal düzenlemeler gerek idari uygulamalarla ilgili yargı reformu strateji belgesi, seçim sonrası açıklanacak belgede de önemli hedefleri ortaya koyacağız ve o hedefler doğrultusunda da yeni düzenlemeleri inşallah hayata geçireceğiz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Erzincan’daki soruşturma tüm detaylarıyla, titizlikle devam ediyor&#8221;<br />
<br />Erzincan İliç’te meydana gelen toprak kaymasında 9 işçinin toprak altında kaldığı olaya ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Yılmaz Tunç, hem işçilerin kurtarılması hem de yargılama sürecinin devam ettiğini söyledi. Kusurlu olduğu düşünülen kişilerin tutuklandığını ve adli sürecin de devam ettiğini belirten Bakan Tunç sözlerini şöyle tamamladı:<br />
<br />&#8220;Erzincan İliç’te meydana gelen toprak kayması, maden sahasındaki kaymağı hepimizi derinden üzdü. Tabii orada kaybolan dokuz madencimizin, işçimizin arama çalışmaları uzun süredir devam etti. Tabii oradaki toprak kayma tehlikesi ve arama kurtarma çalışmalarındaki risk nedeniyle de bir süre ara verildi. İnşallah temennimiz bir an önce o dokuz vatandaşımıza ulaşmak. Ailelerin acısını bir kez daha paylaşıyorum. Onlara sabır diliyorum tabii bu kazanın sebepleriyle ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir Araştırma Komisyonu kuruldu. Bu tür kazaların bundan sonra olmaması için alınması gereken tedbirler noktasında da kurulan araştırma komisyonu önemli. Hem bu kazanın nedenlerini araştıracaklar hem de bu tür kazalar meydana gelmemesi için gerekli tedbirleri yasama üyelerimiz, milletvekillerimiz araştıracaklar. Ama diğer yandan konunun adli boyutu var tabii. Hemen olay olur olmaz. İliç Cumhuriyet Başsavcılığımız soruşturma başlattı. Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı’mızın koordinasyonunda dört cumhuriyet savcımız görevlendirilmişti. Sekiz bilir kişi görevlendirdik. İnşaat, iş güvenliği, çevre, kimya ve bütün o alanı ilgilendiren konularla ilgili sekiz bilirkişi de olay yerinde incelemeler yaptılar. Bir ön rapor hazırladılar. Ve bu ön rapora göre kusurlu olduğu düşünülen kişiler oldu. İlk etapta sekiz kişinin kusurlu olduğu belirlendi. Bunlardan altısı tutuklamaya sevk edildi ve tutuklandılar. İkisi de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma devam ediyor. Tabii şirketin yabancı şirketin yabancı temsilcisiyle ilgili de tutuklama kararı verildi. Sonrasında 6 Şubat tarihi itibariyle şirketin Türkiye yöneticisi olarak atanan kişiyle ilgili olarak da ifadeleri alındı. O da adli kontrol şartıyla şu anda soruşturma kapsamında ve bu soruşturma neticesinde kusurlu olan kimlerse bu kazaya sebebiyet veren olaylar, nedenler, kişiler kimse bu tabii ki yargımız tarafından bağımsız ve tarafsız yargımız tarafından ortaya çıkarılacaktır. Bunun tabii tüm teknik boyutları incelenerek bu kazada kimler kusurlu? Bunun tespitini yargımız yapacaktır. Soruşturma şu anda tüm detaylarıyla tüm titizlikle devam ediyor. Hep beraber biz de süreci Erzincan Cumhuriyet Başsavcımız ve Cumhuriyet Başsavcımız koordinasyonunda takip ediyoruz. İlgili bakanların Enerji bakanımız, Çevre Şehircilik Bakanımız, İçişleri Bakanımız konuyla ilgili gerekli açıklamaları da zaten zaman zaman yapıyorlar. Adli süreçle ilgili de biz bilgilendirme, hem Cumhuriyet Başsavcılığımız, hem bizler yaptık. Bundan sonra da inşallah temennimiz o dokuz vatandaşımıza ulaşılması ama bundan sonra bu kazaların meydana gelmemesi için alınması gereken tedbirleri belirlemek ve bu kazaya neden olan kişileri de tabii yargımız ortaya çıkarıp soruşturma neticesinde yargılama süreci elbette ki başlayacak ve kimler sorumluysa, kimler bu kazaya sebebiyet verdiyse yargı huzur elbette ki hesabını verecektir.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç:</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/adalet-bakani-yilmaz-tunc/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2023 21:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Karar]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=137273</guid>

					<description><![CDATA[Yargıtay’ın dün Gezi Olayları ile ilgili 5 onama kararını eleştirenlere cevap veren Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Yargıya sürekli taş atanlar, sürekli karalama çalmaya çalışanlar, dün Yargıtay’ımızın Gezi Olayları ile ilgili verdiği kararda, yargıya ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay’ın dün Gezi Olayları ile ilgili 5 onama kararını eleştirenlere cevap veren Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Yargıya sürekli taş atanlar, sürekli karalama çalmaya çalışanlar, dün Yargıtay’ımızın Gezi Olayları ile ilgili verdiği kararda, yargıya yönelik saldırıları bir kez daha gördük” dedi.<br />
<br />Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kastamonu’nun Tosya ilçesinde inşa edilen Tosya Adalet Sarayının açılış törenine katıldı. Törende Bakan Tunç’un yanı sıra Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu milletvekilleri Serap Ekmekçi” ve Halil Uluay, kent protokolü ve davetliler hazır bulundu.</p>
<p>“Çok büyük bir dönüşüm geçirerek çok güzel mekanlarda adalet verir hale geldik”<br />
<br />Açılış töreninde konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, “Biz meslek hayatımız itibariyle adliye binalarımızın eski haliyle yeni halini kıyaslama imkanına sahibiz. Geldiği hali gurur verici, eski hali o kadar rencide ediciydi. Çok büyük bir dönüşüm geçirerek çok güzel mekanlarda adalet verir hale geldik. Hepimizi gururlandırıyor” dedi.</p>
<p>“400’e yakın adalet sarayını ülke genelinde inşa ettik”<br />
<br />Daha sonra konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, adalet saraylarında önemli dönüşümlerin yapıldığını belirterek, “Bizim avukatlık yaptığımız yıllarda, 15-20 yıl önce adalet sarayları, merdiven altında, hükümet konaklarının içerisinde köşelere sıkışmış vaziyette, bilgisayarlar yoktu, daktilo sesleri gelirdi ve hakim savcıların görev yaptığı mekanlar, duruşma salonları gerçekten adalet hizmetlerinin kaliteli bir şekilde sunulmasına imkan vermeyecek nitelikteydi. Fotokopi kağıtları avukatlardan istenir durumdaydı. O günleri çok çabuk unuttuk. Şimdi yaklaşık 400’e yakın adalet sarayını ülke genelinde inşa ettik. Programda olanlar, devam eden, projesi çizilen, ihale süreci devam edenler var. 6 Şubat depremleri nedeniyle de 11 vilayette ağır hasar gören binalarımızı yeninden inşa edeceğiz. Onları da süratli bir şekilde, 1-2 yıl içerisinde o şehirlerimize kazandırmanın mücadelesini veriyoruz. Önceliğimiz  deprem bölgesi. Teknolojinin bütün imkanlarını da adalet hizmetlerine sunmanın gayretindeyiz. Özellikle dünyada yargı hizmetlerinde teknolojiyi en iyi kullanan ülkelerin başında geliyoruz. Özellikle UYAP sistemimiz, hakim ve savcılarımızın dosya takibi, avukatlarımızın dava açabilmeleri, bürolarından görüntülü sistem ile duruşmalara katılabilme imkanını sağlıyor” diye konuştu.</p>
<p>“İnsanımızı güçlendirmeye devam edeceğiz”<br />
<br />İnsanların güçlenmesi için çalışmalar yürütmeye devam edeceklerini ifade eden Bakan Tunç, “Daha hızlı ve kaliteli hizmetin sunulması ve ülkemizin kalkınması noktasındaki kesintisiz yürüyüşümüzü inşallah devam ettireceğiz. Önce insan demeye devam edeceğiz, insanımızı güçlendirmeye devam edeceğiz, eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan kültüre varıncaya kadar her alanda insanımızı güçlendireceğiz. Nereden nereye geldiğimiz, sağlıkta, eğitimde, adalette, her alanda belli. Her alanda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk. Bundan sonra da ‘önce insan, insanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyerek insanımızı güçlendirmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.</p>
<p>“Hak ve özgürlüklerin önündeki engelleri birer birer kaldırdık, bundan sonra da engel olmak isteyenler olursa onların önünde milletimizle beraber duracağız”<br />
<br />Adaletin önünde engel olmaya çalışanların karşısında durmaya devam edeceklerini kaydeden Tunç, “Adaletten hiç ayrılmadan, hukukun üstünlüğünden hiçbir zaman taviz vermeden yolumuza devam edeceğiz. Türkiye’de yargı bağımsızlığını, tarafsızlığını tam anlamıyla daha da ileriye taşıyarak hukukun üstünlüğüne inanarak, vatandaşlarımızın hak kayıplarının asgariye indirilmesi ve onların yargı hizmetlerinden en kaliteli ve hakkaniyetli şekilde yararlanması gayreti içerisinde olacağız. Temel hak ve özgürlüklerin önündeki engelleri birer birer kaldırdık, bundan sonra da engel olmak isteyenler olursa onların önünde milletimizle beraber duracağız. Demokrasi çıtamızı güçlendirmeye, milli iradenin bayrağını hiçbir zaman yere düşürmemeye gayret göstereceğiz. Bunu hep sizin desteği ile yaptık. Gezi olaylarında sizlerin desteğiyle, birlik, bütünlüğü sayesinde aştık. 17-25 Aralık Yargı ve Emniyet Darbesi sürecinde sizlerin verdikleri desteklerle aştık. 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişimi kalkışmasında milletimizin desteği ile demokrasimize, milli iradeye sahip çıktık. Yargımızı, yargı mensuplarımıza o gece kahramanca mücadele eden ve darbecilere karşı ilk dakikalardan itibaren soruşturmaları başlatan yargı mensuplarımıza müteşekkiriz. Milletimizle beraber hareket ettiler, işte milletin yargısı bu” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“Dün Yargıtay’ımızın Gezi Olayları ile ilgili verdiği kararda, yargıya yönelik saldırıları bir kez daha gördük”<br />
<br />Gezi Olayları ile ilgili Yargıtay’ın aldığı kararı eleştirenlere cevap veren Bakan Tunç, “Birilerinin hazmedemediği, yargıya sürekli taş atanlar, sürekli karalama çalmaya çalışanlar, dün Yargıtay’ımızın Gezi Olayları ile ilgili verdiği kararda, yargıya yönelik saldırıları bir kez daha gördük. Yargı bağımsız, tarafsız. Anayasamızın 9’uncu maddesi, ‘yargı yetkisi bağımsız mahkemelerce kullanılır’ diyor. Anayasa’mızın 138’inci maddesi açık, hiçbir merci, kişi yargı yetkisinin kullanılmasında, mahkemelere, hakimlere emir ve talimat veremez. Yargı kararları eleştirilebilir ama yargının tamamını töhmet altında bırakabilecek, hakarete varan cümlelerle saldırırsanız. Orada Anayasa’nın 138’inci maddesini hatırlatmak gerekir. Siz sokakları ateşe vereceksiniz, onlarca insanın ölümüne sebep olacaksınız, kamunun, özel şahısların araçlarını alt üst edip, ortalığı ateşe verip, dükkanları taşlayacaksınız, Gezi Olaylarını çıkartıp, ‘Gezi masumdu’ diyeceksiniz. Hukuk devletlerinde sokakları ateşe verenlerin, insanları öldürenlerin, onları tahrik edenlerin, hesabı sorulmayacak mı? Hesap sorulmazsa orada hukuk devletinden bahsetmek olur mu? Gezi yargılanamaz, ne demek? Gezinin ne olduğunu bu millet gördü. Orada iki ağaç bahane edilerek sokakları ateşe verenlerle ilgili yargı sürecinin haksız bir yargılama olduğunu nasıl söylersiniz? Bunu söylerken de ‘talimatlarla karar verdi’ diyerek yargıya hakaret ederseniz burada siz yargı tarafsızlığına saygı duymuyor, hukuk devletini benimsemiyorsunuz demektir. O nedenle yargının kararlarına saygı duyacağız, hukukun üstünlüğü, milletimizin huzuru, terörle mücadele noktasındaki kararlığımızdan hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.<br />
<br />Konuşmaların ardından Tosya Adalet Sarayı’nın açılış kurdelesi protokol üyeleri tarafından kesildi. Daha sonra Bakan Tunç, Tosya Adalet Sarayında incelemelerde bulundu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Zonguldak’ta 2023-2024 adli yılı merasimle başladı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/zonguldakta-2023-2024-isimli-yili-merasimle-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Sep 2023 21:48:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zonguldak]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[adli yıl]]></category>
		<category><![CDATA[avukat]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=133551</guid>

					<description><![CDATA[Zonguldak’ta 2023-2024 isimli yıl açılış merasimi gerçekleştirildi. Merasime Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahim Alan, Zonguldak Barosu Lideri Avukat Türker Kapkaç, Adalet Komitesi Lideri Ercan Kumhak, Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü İsmail ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak’ta 2023-2024 adli yıl açılış merasimi gerçekleştirildi.</p>
<p>Törene Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahim Alan, Zonguldak Barosu Lideri Avukat Türker Kapkaç, Adalet Komitesi Lideri Ercan Kumhak, Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü İsmail Hakkı Özölçer, Vilayet Jandarma Kumandan Vekili Albay Orhan Kaş ve avukatlıklar katıldı. Merasim hürmet duruşu ve istiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Çelenk sunumunun akabinde günün mana ve kıymetini belirten konuşmayı yapan Baro Lideri Türker Kapkaç yaptı. Kapkaç, “Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi minnetle anıyorum.</p>
<p>81 vilayet barosu ve Türkiye Barolar Birliği olarak diyoruz ki; ülkenin dört bir tarafında sıkıntılarımız ortak. Ülkemizde hak ve özgürlüklerin teminatı olan avukatların örgütlü gücünü temsil eden bizler, başlangıcında olduğumuz 2023-2024 adli yılını bu sene de dertle karşılıyoruz. Mesleğimizi üniversal insan hakları temelinde ve meslek onuruna yaraşır halde icra etmemiz için hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı ve adil yargılanma hakkı ülkülerinin hayata geçirilebilmesi ile savunma hakkına ve avukatlık mesleğine hürmet gösterilmesi gerektiği gerçeğinin altını bir defa daha çizme zaruriliği doğmaktadır. Anılan problemlerin ortadan kalkması, ulusal çapta bir adalet arayışının olmazsa olmaz ön şartıdır ve bu da avukatların ve avukatlık mesleğinin güçlendirilmesiyle mümkündür. Avukatlık hizmetlerinde kalitenin artırılması amacına ulaşılabilmesi için birinci atılması gereken adım; hukuk fakültelerine girişte uygulanan yükseköğretim muvaffakiyet sıralamasının acilen 100 bine, akabinde kademeli olarak 75 bine ve 50 bine yükseltilmesidir. Hukuk fakültelerine akreditasyon uygulaması get irilmeli, akredite olamayan fakültelere evvel mühlet verilmeli, mühleti içerisinde koşulları sağlayamayan fakülteler kapatılmalıdır&#8221; dedi.</p>
<p>Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahim Alan da yeni adli yılın açılışına yaptığı konuşmasında şöyle dedi:</p>
<p>“2023-2024 adli yıl açılış merasiminde sizlerle bir ortada olmaktan onur ve memnuniyet duyduğumu söz ediyor, hepinize hürmetlerimi sunuyorum. 2023-2024 yılı adli yılının ülkemize, milletimize, vilayetimize adalet, huzur, barış, sıhhat, refah ve memnunluk get irmesi dileğiyle daima birlikte açıyoruz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, geçmiş yıllarda kaybettiğimiz fedakâr meslektaşlarımızı, hain terör taarruzlarında hayatını yitiren yargı şehitlerimizi, polisimizi, askerimizi, vatandaşlarımızı, 15 temmuz 2016’da yitirdiğimiz şehitlerimizi, gazilerimizi, madenci şehitlerimizi ve 6 Şubat’ta meydana gelen sarsıntıda yitirdiğimiz 10 binlerce vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyor ve kendilerini hürmet, minnet ve şükranla anıyorum. Devlet ve millet kaynaşmasına son derece müspet katkıları olduğunu düşündüğüm ve 2 gün evvel kutladığımız 30 Ağustos Zafer Bayramınızı da ayrıyeten kutluyor, ülkemize ve coğrafyamıza memnunluk get irmesini temenni ediyorum. Adli yılın başlangıcına ait bu merasim, yalnızca yargı mensuplarına mahsus bir merasim olmayıp, ülkemiz için adlli yılın açılışı, kamu kaynaklarını kullanan her kurum üzere yargının da topluma verdiği hizmetlerin nitelikli ve verimli yürütülmesine ait bir sorumluluğu ve tıpkı vakitte bu sorumluluğu hangi ölçüde yerine get irdiğini uygun araçlarla ve yanlışsız biçimde topluma açıklama yükümlülüğünden kaynaklanmaktadır. Şeffaf bir yargı anlayışı içinde adaletin tesisi toplumda sadece nizam sağlamakla kalmaz, tıpkı vakitte bireyin yaşama sevinciyle geleceğe dair en güçlü umutları da yeşertir. Adaletten mahrum olan toplumlar yalnızca haklarını kaybetmiş olmazlar, hak kavramlarının yanında uyguna ve hoşa olan inancını, geleceğe dair tüm umutlarını kaybederler. İşte bizler şahsa ve vakte nazaran değil, her vakit ve herkes için adaleti gözeterek, bağımsızlık, tarafsızlık ve objektifliği tüm çalışmalarında benimseyen, zümre hâkimiyetine müsaade vermeyen, görünüşte değil, asılda şeffaf bir yargı anlayışı içinde adalet misyonunu yerine get irmeye çalışmaktayız. 2023-2024 adli yılının fedakârca vazife yapan yargı çalışanlarına ve bilhassa milletimize iyi olmasını diliyor, katılımlarınızdan dolayı hepinize; hürmetlerimi sunuyorum.&#8221;</p>
<p>Program hatıra fotoğrafının çekilmesinin akabinde sona erdi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
	</channel>
</rss>
