<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:alsat="https://alsat.kkerem.com/ns" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Yapı &#8211; Karabük Postası</title>
	<atom:link href="https://karabukpostasi.com/etiket/yapi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<description>Karabük, Safranbolu, Yenice, Eskipazar ve ilçelerinden son dakika haberleri, yerel gündem, spor, ekonomi ve tüm gelişmeler Karabük Postası’nda.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 28 Jun 2026 13:00:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/10/67107f97768fa.webp</url>
	<title>Yapı &#8211; Karabük Postası</title>
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KBÜ’de tarihi yapı hasarları yapay zekayla tespit ediliyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kbude-tarihi-yapi-hasarlari-yapay-zekayla-tespit-ediliyor/</link>
					<comments>https://karabukpostasi.com/kbude-tarihi-yapi-hasarlari-yapay-zekayla-tespit-ediliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2026 13:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlçe Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Taş Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=286745</guid>

					<description><![CDATA[Karabük Üniversitesi (KBÜ) Safranbolu Başak Cengiz Mimarlık Fakültesinde yürütülen projeyle tarihi taş yapıların hasar tespit süreçlerinin dijital teknolojilerle hızlandırılması hedefleniyor. Karabük Üniversitesi’nde Türkiye Bilimsel ve Teknolojik ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabük Üniversitesi (KBÜ) Safranbolu Başak Cengiz Mimarlık Fakültesinde yürütülen projeyle tarihi taş yapıların hasar tespit süreçlerinin dijital teknolojilerle hızlandırılması hedefleniyor.<br />
<br />Karabük Üniversitesi’nde Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) destekli projeyle, tarihi yığma taş yapılardaki yüzey hasarlarının yapay zeka destekli makine öğrenmesi modeliyle tespit edilmesine yönelik çalışma yürütülüyor.<br />
<br />Karabük Üniversitesi Safranbolu Başak Cengiz Mimarlık Fakültesinde yürütülen TÜBİTAK 1002 destekli araştırma projesi kapsamında, tarihi yığma taş yapılardaki yüzey hasarlarının yapay zekâ destekli makine öğrenmesi modeliyle tespit edilmesine yönelik yenilikçi bir yöntem geliştiriliyor.<br />
<br />Karabük Üniversitesi Mimarlık Bölümü Arş. Gör. Mustafa Haki Eraslan’ın, Doç. Dr. Mehmet Mutlu yürütücülüğünde görev aldığı &#8220;Tarihi Yığma Taş Yapılarda Yüzey Hasarlarının Makine Öğrenmesi Modeli ile Tespiti&#8221; başlıklı projede, Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Bilgehan İyican ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünde görev yapan Doç. Dr. Serap Sevgi de araştırmacı olarak yer alıyor.<br />
<br />Arş. Gör. Mustafa Haki Eraslan, Türkiye’de ve dünyada çok sayıda tarihi taş yapı bulunduğunu belirterek, bu yapıların belgelenmesi, hasar tespitlerinin yapılması ve yapısal sağlıklarının izlenmesinin güncel araştırma konuları arasında yer aldığını söyledi.<br />
<br />Proje kapsamında Safranbolu başta olmak üzere Tokat, Amasya, İstanbul, Bartın, Kastamonu ve Bolu’daki tarihi taş yapılardan yüzey hasar verilerinin toplandığını belirten Eraslan, elde edilen verilerin derin öğrenme algoritmalarıyla eğitildiğini ifade etti.<br />
<br />Çalışmada tarihi yapıların fotogrametrik verileri kullanılarak üç boyutlu modeller oluşturuluyor. Açık kaynak kodlu yazılımlar üzerinden elde edilen cephe görüntüleri, geliştirilen yapay zekâ tabanlı sistemle analiz edilerek çatlak, deformasyon ve benzeri yüzey hasarları otomatik olarak tespit ediliyor. Sürecin sonunda ise rölöve ve hasar tespit raporları hazırlanıyor.<br />
<br />Eraslan, geliştirilen sistemle geleneksel yöntemlerin ötesine geçmeyi hedeflediklerini belirterek, uzman denetimli yapay zekâ destekli bir hasar tespit iş akışı geliştirdiklerini, elde edilecek çıktılarla ulusal ve uluslararası düzeyde yeni çalışmalar yürütmeyi amaçladıklarını kaydetti.<br />
<br />TÜBİTAK 1002 Programı kapsamında desteklenen projede önemli aşamaların tamamlandığını aktaran Eraslan, kalan çalışmaların proje süreci içerisinde tamamlanacağını ifade etti.<br />
<br />Karabük Üniversitesi’nde yürütülen proje, yapay zekâ teknolojilerinin kültürel mirasın korunmasında kullanımına katkı sağlamayı, tarihi yapıların belgelenmesi ve hasar analizlerinin bilimsel yöntemlerle daha hızlı yapılmasına yönelik çözümler geliştirmeyi amaçlıyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://karabukpostasi.com/kbude-tarihi-yapi-hasarlari-yapay-zekayla-tespit-ediliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Yapay zeka tarihi taş yapılardaki hasarları tespit edecek</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yapay-zeka-tarihi-tas-yapilardaki-hasarlari-tespit-edecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berkay Doğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2026 10:43:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Safranbolu]]></category>
		<category><![CDATA[hasar]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[safranbolu]]></category>
		<category><![CDATA[Taş]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=286696</guid>

					<description><![CDATA[Karabük Üniversitesinde (KBÜ) yürütülen TÜBİTAK destekli proje kapsamında, tarihi yığma taş yapıların yüzey hasarları yapay zeka destekli makine öğrenmesi modeliyle tespit edilerek dijital ortamda raporlanacak. Çalışma, kültürel mirasın korunmasına yönelik bilimsel ve teknolojik çözümler sunuyor. KBÜ Safranbolu Başak Cengiz Mimarlık Fakültesinde yürütülen TÜBİTAK 1002 destekli &#8220;Tarihi Yığma Taş Yapılarda Yüzey Hasarlarının Makine Öğrenmesi Modeli ile [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karabük Üniversitesinde (KBÜ) yürütülen TÜBİTAK destekli proje kapsamında, tarihi yığma taş yapıların yüzey hasarları yapay zeka destekli makine öğrenmesi modeliyle tespit edilerek dijital ortamda raporlanacak. Çalışma, kültürel mirasın korunmasına yönelik bilimsel ve teknolojik çözümler sunuyor. KBÜ Safranbolu Başak Cengiz Mimarlık Fakültesinde yürütülen TÜBİTAK 1002 destekli &#8220;Tarihi Yığma Taş Yapılarda Yüzey Hasarlarının Makine Öğrenmesi Modeli ile Tespiti&#8221; başlıklı projede, tarihi yapıların belgelenmesi ve hasar analizlerinin dijital yöntemlerle gerçekleştirilmesine yönelik yenilikçi bir sistem geliştiriliyor.</strong></p>
<p>Karabük Üniversitesi Mimarlık Bölümü Araştırma Görevlisi Mustafa Haki Eraslan&#8217;ın görev aldığı, Doç. Dr. Mehmet Mutlu&#8217;nun yürütücülüğünü üstlendiği projede, Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Bilgehan İyican ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünden Doç. Dr. Serap Sevgi de araştırmacı olarak yer alıyor.</p>
<p>Proje kapsamında Safranbolu başta olmak üzere Tokat, Amasya, İstanbul, Bartın, Kastamonu ve Bolu&#8217;daki tarihi taş yapılardan yüzey hasarlarına ilişkin veriler toplanıyor. Elde edilen veriler, derin öğrenme algoritmaları kullanılarak eğitilen yapay zeka modeline aktarılıyor.</p>
<p>Çalışmada tarihi yapıların fotogrametrik verileriyle üç boyutlu modeller oluşturuluyor. Açık kaynak kodlu yazılımlar üzerinden elde edilen otomatik cephe görüntüleri, geliştirilen yapay zeka tabanlı sistem tarafından analiz edilerek çatlak, deformasyon ve benzeri yüzey hasarları otomatik olarak tespit ediliyor. Analizlerin ardından rölöve ve hasar tespit raporları dijital ortamda hazırlanıyor.</p>
<p>Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Araştırma Görevlisi Mustafa Haki Eraslan, geliştirilen sistemle geleneksel hasar tespit yöntemlerinin sınırlılıklarını aşmayı amaçladıklarını belirtti. Uzman denetiminde çalışan yapay zekâ destekli iş akışı sayesinde tarihi yapıların daha hızlı ve doğru şekilde analiz edilebildiğini ifade eden Eraslan, projeden elde edilecek çıktılar doğrultusunda ulusal ve uluslararası ölçekte yeni araştırmalar yürütmeyi hedeflediklerini söyledi.</p>
<p>TÜBİTAK 1002 Programı kapsamında desteklenen projede önemli aşamaların tamamlandığını belirten Eraslan, kalan çalışmaların da proje takvimi içerisinde tamamlanacağını kaydetti.</p>
<p>Karabük Üniversitesinde geliştirilen yapay zeka destekli sistemin, tarihi yapıların belgelenmesi, hasar analizlerinin hızlandırılması ve kültürel mirasın bilimsel yöntemlerle korunmasına önemli katkılar sunması bekleniyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>BEUN’den hayat kurtaran sistem, tek bir fotoğrafla deprem analizi yapılabiliyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/beunden-hayat-kurtaran-sistem-tek-bir-fotografla-deprem-analizi-yapilabiliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 17:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bina]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Kutoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=285233</guid>

					<description><![CDATA[Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Jeodezi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, vatandaşların binalarının binalarının zemin durumu, depremsellik seviyesi ve yapının genel ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Jeodezi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, vatandaşların binalarının binalarının zemin durumu, depremsellik seviyesi ve yapının genel görünümündeki zayıflıklarını yapay zeka destekli olarak raporlayan yeni bir uygulama geliştirdiklerini duyurdu.<br />
<br />Depremlerde büyük acılar yaşayan bir toplum olarak zemin, depremsellik seviyesi ve yapı ilişkisinin hayatta kalabilmek için taşıdığı önemin artık tüm vatandaşlar tarafından bilindiğini belirten Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, buna rağmen vatandaşların yapılarının oturduğu zemine ve depremsellik seviyesi bilgilerine ulaşmakta ciddi sorunlar yaşadığını ifade etti.</p>
<p>&#8220;Yapı okuryazarlığı oranımız düşük&#8221;<br />
<br />Toplumdaki yapı okuryazarlığı eksikliğine dikkat çeken Kutoğlu, &#8220;Depremlerde büyük acılar yaşayan bir toplum olarak artık tüm vatandaşlarımız deprem söz konusu olduğunda zemin, depremsellik seviyesi ve yapı ilişkisinin; bina özelliklerinin depremlerde hayatta kalabilmek için çok büyük öneme sahip olduğunu artık tüm vatandaşlarımız biliyor. Fakat bizim yaptığımız değerlendirmelerde vatandaşlarımızın, yapılarının oturduğu zeminin bilgilerine ve buranın depremsellik seviyesi bilgilerine ulaşmakta ciddi sorunları var. Bunları nasıl ve nereden öğrenebileceklerini bilmiyorlar. Bir diğer husus da yapılarla ilgili okuryazarlık oranımız düşük. Bu ne demek? Bir bina, konut kiralayacağız veya alacağız; bu bina acaba yapısal olarak deprem noktasında zayıflıkları var mı? Yoksa depremlere karşı güvenli bir bina mı? Bu noktada bilgi ve okuryazarlık noksanlığımız var&#8221; dedi.<br />
<br />Binaların deprem yönetmeliklerine göre yapılmasının ve beton kalitesinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Kutoğlu, dünyada ’hızlı görsel değerlendirme’ olarak bilinen ve FEMA 154 ismiyle anılan uluslararası bir standart bulunduğunu hatırlattı. Kutoğlu, biraz gayret sarf edildiğinde dışarıdan bakıldığında bile tespit edilebilecek yapısal zayıflıklar olduğunu kaydetti.</p>
<p>Tek fotoğraf ve konum ile yapay zeka analizi<br />
<br />Vatandaşların yapı okuryazarlığını artırmak amacıyla yapay zekadan yararlanarak geliştirdikleri sistemin detaylarını paylaşan Kutoğlu, şunları söyledi:<br />
<br />&#8220;Biz, vatandaşlarımızın oturdukları veya almayı, kiralamayı düşündükleri yapılarla ilgili yapı okuryazarlığını artırabilmek amacıyla yapay zekadan da yararlanarak bir uygulama geliştirmek istedik. İstedik ki vatandaşlarımız buraya binalarının en az bir adet resmini ve konumunu cep telefonundan ya da bilgisayardan yüklediklerinde; hem oturdukları binanın zemin sınıfını (zemin sert mi, yumuşak mı, deprem karşısında nasıl bir tepki veriyor, sismisite seviyesi) öğrenebilsinler hem de binalarının geometrik olarak depreme karşı zayıf noktaları var mı, bunları hızlı bir şekilde yapay zeka desteğiyle öğrenebilsinler istedik. Binalarda bu konularla uğraşan meslek mensuplarının bildiği bazı özellikler var. Mesela binada kısa kolon, yumuşak kat, çıkma ya da geri yaslama varsa, bunlar beton kalitesi yüksek olsa bile depremler karşısında zayıflıklar oluşturabiliyor. Geliştirmiş olduğumuz bu yazılım hem zemin bilgilerini hem de binada bu tür zayıflıkların, artıların veya eksilerin olup olmadığını yapay zeka desteğiyle analiz edip vatandaşlarımıza sunuyor.&#8221;</p>
<p>Raporlar 10-15 dakika içinde hazır<br />
<br />Sistemin işleyişi hakkında da bilgi veren Kutoğlu, vatandaşların ’yapianaliz.beun.edu.tr’ adresi üzerinden sisteme girerek kendilerine bir hesap açtıklarını belirtti. Kutoğlu, bu hesap üzerinden konum ve fotoğrafın yüklenmesinin ardından 10-15 dakika içerisinde raporun hazırlandığını, bu raporun hem sistemdeki hesaptan görüntülenebildiğini hem de kullanıcının mail adresine gönderildiğini açıkladı.</p>
<p>&#8220;6 Şubat’ta yeni binalar yıkılırken eski binalar ayakta kaldı&#8221;<br />
<br />6 Şubat depremlerinden çıkarılan derslere de değinen Prof. Dr. Kutoğlu, geometrik kusurların yıkıcı etkisini şu sözlerle özetledi:<br />
<br />&#8220;6 Şubat depremlerinde şunu gördük: Yeni yapılmış bazı binalar yıkılmışken, onların hemen arkasında çok eski tarihte yapılmış binaların ayakta kaldığı durumları gördük. Elbette beton kalitesi son derece önemli ama binaların kendi geometrik birtakım zayıflıkları da bulunuyor. Mesela binalarda geniş çıkmalar, geri yaslamalar, katlarda düzensizlikler varsa bunlar binayı zayıflatan hususlar. Biz vatandaşlarımızın okuryazarlıklarının artmasını istedik ve üniversitemizin Teknoloji Transfer Ofisi olarak böyle bir hizmet geliştirdik.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Bolu’da kaçak yapı denetimi: 4.8 milyon liralık ceza</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/boluda-kacak-yapi-denetimi-4-8-milyon-liralik-ceza/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Ait]]></category>
		<category><![CDATA[Lira]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Yapıya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=283552</guid>

					<description><![CDATA[Bolu’da yapılan denetimlerde ruhsatsız ve mevzuata aykırı olduğu belirlenen 6 yapının sahiplerine toplam 4 milyon 837 bin 431 lira idari para cezası uygulandı. Bolu İl Özel İdaresi İl Encümeni’nin nisan ayı toplantısında aldığı kararlar yayımlandı ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bolu’da yapılan denetimlerde ruhsatsız ve mevzuata aykırı olduğu belirlenen 6 yapının sahiplerine toplam 4 milyon 837 bin 431 lira idari para cezası uygulandı.<br />
<br />Bolu İl Özel İdaresi İl Encümeni’nin nisan ayı toplantısında aldığı kararlar yayımlandı. İl genelinde gerçekleştirilen inceleme ve kontrollerde çeşitli ilçelerde bulunan 6 yapının kaçak olduğu tespit edildi. Denetimlerde Göynük ilçesinde 4, Mudurnu ve merkez ilçede birer yapının mevzuata aykırı şekilde inşa edildiği belirlendi. Göynük ilçesine bağlı Dağhancılar Köyü’nde bulunan E.Ç.’ye ait yapıya 452 bin 471 lira, Himmetoğlu Köyü’nde F.A.’ya ait yapıya 917 bin 164 lira, İbrahimözü Köyü’ndeki M.Ç.’ye ait yapıya 1 milyon 562 bin 59 lira ve Güneyçalı Köyü’ndeki S.A.’ya ait kaçak yapıya 990 bin 541 lira idari para cezası uygulanmasına karar verildi. Mudurnu ilçesinin Alpagut Köyü’nde tespit edilen R.K.’ye ait kaçak yapıya 749 bin 11 lira ceza kesilirken, merkez ilçeye bağlı Gövem Köyü’ndeki S.K.Y’ye ait yapı için 166 bin 185 TL para cezası uygulandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Samsun’un 50 yıllık sağlık altyapısı yeniden şekilleniyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/samsunun-50-yillik-saglik-altyapisi-yeniden-sekilleniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 13:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[#sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Gazi Devlet Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=283399</guid>

					<description><![CDATA[Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, kent genelinde devam eden sağlık yatırımlarının Samsun’un önümüzdeki 40-50 yıllık sağlık altyapısını oluşturacağını belirterek, yeni devlet hastaneleri ve kapasite artışlarıyla şehir merkezinin daha ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, kent genelinde devam eden sağlık yatırımlarının Samsun’un önümüzdeki 40-50 yıllık sağlık altyapısını oluşturacağını belirterek, yeni devlet hastaneleri ve kapasite artışlarıyla şehir merkezinin daha güçlü bir sağlık ağına kavuşacağını söyledi.<br />
<br />Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, Samsun’da devam eden hastane taşınmaları, sağlık yatırımları ve yeni projelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Gazi Devlet Hastanesi’nin tamamen Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne taşınacağını belirten Uras, devam eden yatırımlarla birlikte Samsun’un sağlık altyapısının önümüzdeki 40-50 yıllık ihtiyacını karşılayacak şekilde yeniden planlandığını ifade etti.</p>
<p>&#8220;Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kapsamlı dönüşüm süreci başladı&#8221;<br />
<br />Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin ana binasının Şehir Hastanesi’ne taşınmasıyla birlikte kapsamlı revizyon çalışmalarına başladıklarını belirten Mustafa Uras, &#8220;Eğitim ve Araştırma Hastanesi binası yıllardır tam kapasiteyle hizmet verdiği için, yapılması gereken birçok tadilat ve tamirat ancak hastaların muayene, ameliyat ve servis hizmetlerini aksatmayacak şekilde küçük çaplı müdahalelerle gerçekleştirilebildi. Bu nedenle bazı sorunlar geçici çözümlerle giderildi. Ancak bugün itibarıyla elektrik, su ve diğer altyapı sistemlerinde kapsamlı revizyon ihtiyacı bulunmaktadır. Hastane aktif olarak hizmet verirken bu çalışmaların yapılması ciddi zorluklar oluşturuyordu. Kanalizasyon altyapısıyla ilgili bir sorun bulunuyordu. SASKİ çalışmalara başladı ve bu sürecin yaklaşık iki ay sürmesi bekleniyor. Bunun yanında ısıtma-soğutma sistemleri ile elektrik ve su altyapılarında da ciddi yenileme ihtiyaçlarımız var. Bu çalışmaları da başlatmış bulunuyoruz. Eğitim ve Araştırma Hastanesi binasındaki çalışmaları 4-5 ay içinde tamamlayacağız. Gazi Devlet Hastanesini buraya taşıyacağız&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Kadın doğum ve çocuk sağlığı hizmetleri iki merkezde sunulacak&#8221;<br />
<br />Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin ana binasının bugüne kadar çocuk sağlığı ve hastalıkları, kadın doğum ve göğüs hastalıkları gibi bazı branşlarda ek binalar aracılığıyla hizmet verdiğini belirten Uras, bundan sonra hem Samsun Şehir Hastanesi’nde hem de Gazi Devlet Hastanesi’nin taşınacağı Eğitim ve Araştırma Hastanesi binasında kadın doğum, çocuk sağlığı ve göğüs hastalıkları alanlarında poliklinik ve servis hizmetleri sunulacağını ifade etti. Bu sayede çocuğunu acile götüren bir ailenin yalnızca tek bir kuruma değil, kamu sağlık hizmetleri kapsamında iki farklı sağlık kuruluşuna başvurabileceğini söyleyen Uras, şehir merkezindeki sağlık hizmetlerinin güçlenerek devam edeceğini vurguladı.</p>
<p>&#8220;Doğumhane ve yenidoğan yoğun bakım için revizyon yapılacak&#8221;<br />
<br />Bunun için Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin ana binasında bulunmayan doğumhane ve yenidoğan yoğun bakım gibi birimlerle ilgili revizyon çalışmalarına ihtiyaç duyduklarını belirten Uras, yaklaşık 4-5 aylık süreç içerisinde binadaki inşaat ve altyapı eksikliklerinin giderileceğini söyledi. Gazi Devlet Hastanesi’nin bu süreç sonunda Eğitim ve Araştırma Hastanesi binasına taşınacağını ifade eden Uras, taşınma sonrasında değişikliğin yalnızca kadın doğum ve çocuk sağlığı hizmetleriyle sınırlı kalmayacağını kaydetti. Aynı zamanda Gazi Devlet Hastanesi’nde de anjiyo yapılabileceğini belirten Uras, daha önce şehirde devlet hastaneleri bünyesinde üç anjiyo ünitesi hizmet verirken, yeni süreçte Şehir Hastanesi’nde altı, Gazi Devlet Hastanesi’nde ise bir olmak üzere toplam yedi anjiyo ünitesinin hizmet vereceğini açıkladı.<br />
<br />Kalp krizi vakalarının artık tek bir merkezde toplanmayacağını ifade eden Uras, iki farklı merkezde müdahale edilerek anjiyo işlemlerinin gerçekleştirilebileceğini söyledi. Nitelikli sağlık hizmetlerinde artış yaşanırken poliklinik ve servis yatak kapasitesinde de önemli yükseliş olacağını kaydeden Uras, hâlihazırda 320 yatakla hizmet veren Gazi Devlet Hastanesi’nin, Eğitim ve Araştırma Hastanesi binasına taşındığında 550 yatak kapasitesiyle hizmet vereceğini belirtti. Poliklinik sayısının ise 70’ten 110’a çıkacağını dile getiren Uras, daha fazla nitelikli işlem gerçekleştirileceğini ve hastanenin üçüncü basamak sağlık kuruluşu niteliğinde daha kapsamlı hizmet sunan bir yapıya kavuşacağının altını çizdi.</p>
<p>&#8220;Merkezde hastane kalmadı&#8221; eleştirilerine yanıt<br />
<br />Gazi Devlet Hastanesi binasının oldukça eski olması nedeniyle bazı vatandaşlar tarafından &#8220;merkezdeki hastane kapanıyor&#8221; şeklinde değerlendirmeler yapıldığını ifade eden Uras, &#8220;Gazi Devlet Hastanesi binasının oldukça eski olması nedeniyle bazı vatandaşlarımız tarafından ’merkezdeki hastane kapanıyor’ şeklinde değerlendirmeler yapıldı. Ancak bina için yaptırdığımız deprem performans analizleri sonucunda yapının mevcut deprem yönetmeliğine uygun olmadığı tespit edildi. İçerisinde yüzlerce hasta, hasta yakını ve sağlık çalışanının bulunduğu bir kurumun deprem yönetmeliğine uygun olmaması kabul edilemez. Son dönemde sıkça dile getirilen ’merkezde hastane kalmadı’ söylemine de değinmek isterim. Tam aksine, biz merkezi güçlendirmek için önemli yatırımlar yapıyoruz; ancak bunların tamamlanması için biraz zamana ihtiyaç var. Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Şehir Hastanesi’ne taşınmasıyla sağlık hizmetleri aslında şehir merkezinden çok uzaklaşmış olmadı. Mevcut Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Şehir Hastanesi arasındaki mesafe yaklaşık 7,7 kilometredir&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Yeni devlet hastaneleri<br />
<br />Yapılan yatırımlarla birlikte Samsun Şehir Hastanesi gibi büyük bir sağlık tesisine sahip olduklarını belirten Uras, Yaptığımız bu yatırımlarla birlikte Samsun Şehir Hastanesi gibi büyük bir sağlık tesisine sahip olurken, şehir merkezini de güçlendirmeye devam edeceğiz. Tekkeköy Devlet Hastanesi geliyor ve kendi bölgesindeki vatandaşlara hizmet verecek. Gazi Devlet Hastanesi ise Eğitim ve Araştırma Hastanesi binasına taşınarak daha kapsamlı bir yapıya kavuşacak. Bunun yanında Atakum Devlet Hastanesi de yapım aşamasında olup Atakum ilçesi ve çevresine sağlık hizmeti sunacak. Ayrıca Doğumevi Yerleşkesi’ni boşalttık. Şehir Hastanesi’nin onkoloji ve radyasyon onkolojisi birimlerinin de yaklaşık 15-20 gün içerisinde taşınmasıyla birlikte alan tamamen boşalmış olacak. Bu yaz içerisinde İlkadım Devlet Hastanesi’nin proje, ihale ve zemin etüt çalışmalarına başlanmasını planlıyoruz. Yani İlkadım’da bulunan eski Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin yerine İlkadım Devlet Hastanesi yapılacak&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Sağlık yatırımları hız kesmeden sürüyor<br />
<br />Müdür Uras ayrıca şunları söyledi:<br />
<br />&#8220;Gazi Devlet Hastanesi binasında vatandaşlarımızın da gördüğü üzere duvarlardan karot örnekleri alındı ve çeşitli incelemeler yapıldı. Eğer bina deprem yönetmeliğine uygun olsaydı, biz de bu binayı boşaltmak istemezdik. Ancak deprem yönetmeliğine uygun olmayan bir binada vatandaşlarımıza sağlık hizmeti vermek istemiyoruz. Bunun sorumluluğu son derece büyüktür. Sağlık yatırımlarımız hızla devam ediyor. Alaçam Devlet Hastanesi ve Tekkeköy Devlet Hastanesi’nin yıl sonunda hizmete açılması planlanıyor. Atakum Devlet Hastanesi’nin inşaatı da hızla ilerliyor ve yapı yaklaşık 4-5 kat seviyesine ulaşmış durumda. İlkadım Devlet Hastanesi projesiyle birlikte bu yatırımlar taçlanmış olacak. Öte yandan Samsun İl Sağlık Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasının inşaatı da Halk Sağlığı Laboratuvarı ile birlikte devam ediyor. Yaklaşık 1,5 yıl içerisinde İl Sağlık Müdürlüğü de yeni binasına taşınmış olacak.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Rize Şehir Hastanesi sağlık turizmiyle de ön plana çıkacak</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/rize-sehir-hastanesi-saglik-turizmiyle-de-on-plana-cikacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 09:30:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[#sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[inşaat]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=283211</guid>

					<description><![CDATA[Yapımı devam eden Rize Şehir Hastanesi projesi Rize’nin sağlık turizmine de katkıda bulunacaği belirtildi. Bölgenin en önemli sağlık yatırımlarından biri olarak gösterilen Rize Şehir Hastanesi projesinde, hem kaba inşaat hem de ince işçilik ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yapımı devam eden Rize Şehir Hastanesi projesi Rize’nin sağlık turizmine de katkıda bulunacaği belirtildi.<br />
<br />Bölgenin en önemli sağlık yatırımlarından biri olarak gösterilen Rize Şehir Hastanesi projesinde, hem kaba inşaat hem de ince işçilik süreçlerinde önemli ilerleme kaydedildi. Toplam 282 bin metrekarelik inşaat alanına sahip projede 1053 yatak, 206 poliklinik, 156 yoğun bakım ünitesi ve 28 ameliyathanenin yer alması planlanıyor. Otopark kapasitesi ise 2 bin 125 açık ve 548 kapalı olmak üzere toplam 2 bin 673 araç olarak projelendirildi. Ayrıca hastane bünyesinde 56 tane de asansör hizmet verecek.<br />
<br />1053 yatak kapasiteli Rize Şehir Hastanesi inşaatının hız kesmeden ilerlediğini ifade eden Rize İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Gökhan Demiral &#8220;Burana çok hummalı bir çalışma var. 10 bin metrekare bir acil bizi bekliyor. 285 bin metrekare bir inşaatımız olacak. 1053 yatak kapasiteli olacak, 30 tane ameliyathanemiz olacak. Bunun yanı sıra radyasyon onkolojisi, nükleer tıp, medikal onkolojinin çok daha ferah, çok cihaz açısından donanımlı hizmetle burada sağlık hizmeti devam edecek. Bunun yanı sıra da yoğun bakım yatak kapasitemiz artacak. Mevcudun 100 tane daha üzerine yoğun bakım yatağı ekleyeceğiz&#8221; dedi.<br />
<br />Deniz dolgusunda yapılan hastanenin deniz suyuna bağlı korozyondan etkilenmemesi için her türlü çalışmanın yürütüldüğünü, hastane için olabilecek bir depreme karşı da önlem alındığını hatırlatan Demiral &#8220;Şuan bulunduğumuz alan aslında deniz seviyesinden 10 metre yukarıda. Hastanenin bodrumu da deniz seviyesinden 4 metre yukarıda. Dolayısıyla korozyon, deniz suyuna bağlı etkinin çok daha uzağında bir inşaat alanında aslında bu çalışmalar sürdürüldü. 1 yıl kadar bir süre sadece alt yapı çalışmalarıyla geçildi. 1088 tane kazık dolgu burada yapıldı ve bu 60 bin metrekare gibi bir inşaat alanı ve üzerinde zemin haricinde 6 katlı bir yapıyla beraber 285 bin metrekare oldu. Tabi depremde unutulmadı olası bir deprem riskiyle 996 tane de deprem izolatörü projede yer aldı&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Son yıllarda artan sağlık turizmine de katkı sunacağını ifade eden Demiral &#8220;Ülkemiz sağlık konusunda bölgenin parlayan yıldızı. Sadece bizim yanı başımızdaki Gürcistan değil Avrupa ülkelerinden de, diğer farklı ülkelerden de ülkemize sağlık turizmi talebi gelmekte. Bizde son yıllarda ilimizde bu taleplerle karşılaşmaktayız. Biz bu hastanemiz bittiğinde Gürcistan’la beraber sağlık turizmiyle ilgili güzel projeler ortaya koyacağız&#8221; diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Zonguldak’ta ilk çeyrekte bin 158 daireye yapı ruhsatı verildi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/zonguldakta-ilk-ceyrekte-bin-158-daireye-yapi-ruhsati-verildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 13:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zonguldak]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=282047</guid>

					<description><![CDATA[Zonguldak’ta 2026 yılı Ocak-Mart dönemine ait yapı izin istatistiklerine göre, belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen daire sayısı birinci çeyrekte bin 158 olarak kaydedildi. TÜİK’in Türkiye genelinde yapı izin istatistikleri verilerine göre ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak’ta 2026 yılı Ocak-Mart dönemine ait yapı izin istatistiklerine göre, belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen daire sayısı birinci çeyrekte bin 158 olarak kaydedildi.<br />
<br />TÜİK’in Türkiye genelinde yapı izin istatistikleri verilerine göre, bir önceki yılın aynı çeyreğine oranla yapı ruhsatı verilen binaların yüzölçümünde yüzde 26,1 artış yaşandı. Ülke genelinde 2026 yılının ilk çeyreğinde yapı ruhsatı verilen toplam daire sayısı ise 232 bin 252 oldu.<br />
<br />Zonguldak’ta 2025 yılında yapı izin belgesi verilen daire sayısı 4 bin 754 olarak açıklandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Geleceğin mimarisi OMÜ’de masaya yatırıldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/gelecegin-mimarisi-omude-masaya-yatirildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 May 2026 17:15:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[malzeme]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=279677</guid>

					<description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) öğrencilerle buluşan Yüksek Mimar Deniz Aslan, mimarlığın geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendiğini belirterek, ilerleyen süreçte her yapının tükettiği enerjinin önemli bir kısmını kendi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) öğrencilerle buluşan Yüksek Mimar Deniz Aslan, mimarlığın geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendiğini belirterek, ilerleyen süreçte her yapının tükettiği enerjinin önemli bir kısmını kendi üretmesinin bekleneceğini söyledi.<br />
<br />Bienal, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mimarlık Fakültesi yerleşkesinde başladı. Mayıs Tasarım Samsun 2026 Tasarım Bienali üçüncü kez kapılarını açtı. Bu yıl &#8220;Yoldayız, ilerliyoruz, Samsun’dayız&#8221; mottosuyla 6-12 Mayıs tarihleri arasında üç farklı mekânda düzenlenen bienal, Samsun’un dört önemli kurumunun ortaklığıyla hayata geçiyor. SAMÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, TMMOB Mimarlar Odası Samsun Şubesi ve Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen tasarım bienalinin bu yıl 48 atölye, söyleşiler, paneller, sergiler ve gezilerden oluşan kapsamlı bir programı var. Yaklaşık 100 kişinin emeği ve katkısıyla şekillenen bu tasarım şenliği, tasarımı bir düşünme ve üretme pratiği olarak ele alıyor. Bugün ise OMÜ Güzel Sanatlar Yerleşkesi’nde öğrencilerle buluşan Deniz Aslan, &#8220;Mimari ve Peyzaj Arasında&#8221; başlıklı söyleşisinde öğrencilere bilgilendirmede bulundu.</p>
<p>&#8220;Her yapı kendi tükettiği enerjinin yüzde 60’ını üretsin denecek&#8221;<br />
<br />Zamanla fiziki yapılardan kendi elektriğini üretmesinin isteneceğini ifade eden Deniz Aslan, &#8220;Şu anda dünya, kompozitler dünyası. Bugün ahşabı, ahşap olarak kullanmanın pek bir anlamı yok. O kaynak da gittikçe yok oluyor. Ancak ahşabı ince bir malzeme olarak verebilirsin. Önüne enerjiyle ilgili bir modül ekleyebilirsin. Bu, güneş enerjisini değerlendiren cephe malzemesi olabilir. Bitki de bunun bir parçası olabilir. Orada ürettiğin bitkiden yapı malzemeleri üretebilirsiniz. Yosundan yapı malzemeleri üreten firmalar var. Biyolojik kökenli yeni tür malzemeler çok önemli. Bunların hepsi kompozit. Enerji üretmek başlı başına bir konu. Her yapının belli bir yüzdede enerji üretmesi gibi durumlar söz konusu olacak. Her yapı kendi tükettiği enerjinin yüzde 60’ını üretsin denecek. Bunlara da hazır olmak lazım. Yapının enerji ürettiği gibi ısı kaybetmemesi de önemli. Sürekli haldır haldır ısıtılan yapılara artık muhtemelen izin verilmeyecek. Böyle bir kaynak yok çünkü&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;İnsanlar ağır binalar yüzünden ölüyor, farklı yapı malzemelerine ihtiyaç var&#8221;<br />
<br />Deprem ve yapı konusunun da mimari ile iç içe olduğunu belirten Aslan, &#8220;Yeniden mimarinin ikili hali yakalaması gerekiyor. Pasif iklimlendirmeyi bilmemek artık mümkün değil. Yeni dünyada herkes bunu bilmeli. Mimaride de yapı denen şeyin dört duvar içerisinde döşemeden ibaret olmaması lazım. Deprem en önemli konulardan biri. Neden ağır binalar yaparız ki? İnsanlar ağır binalar yüzünden ölüyor. Bu da başlı başına bir konu. Böyle yapılar için müthiş yapı malzemeleri var. Mimarlık, iç mimarlık, şehircilik, peyzaj mimarlığı; hangi alanla birleştirirsek birleştirelim bu anlamda yeni kompozitlere ihtiyaç var&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Programa ayrıca OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, öğrenciler, öğretim görevlileri, mimarlar ve davetliler katıldı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Trabzon’da ölüm getiren yamaç için bilimsel müdahale</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/trabzonda-olum-getiren-yamac-icin-bilimsel-mudahale/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 09:30:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Binalar]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=279218</guid>

					<description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesindeki Kaymaklı Mahallesi’nde uzun yıllardır devam eden kaya düşmesi riski için yürütülen bilimsel çalışmalar tamamlanma aşamasına geldi. Daha önce can kayıplarına neden olan bölgede, kalıcı çözüm hedefiyle hazırlanan proje ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesindeki Kaymaklı Mahallesi’nde uzun yıllardır devam eden kaya düşmesi riski için yürütülen bilimsel çalışmalar tamamlanma aşamasına geldi. Daha önce can kayıplarına neden olan bölgede, kalıcı çözüm hedefiyle hazırlanan proje kısa süre içinde hayata geçirilecek.<br />
<br />Kaymaklı mahallesinde 2009 yılında meydana gelen ve Turan Kurt ile eşi Ayşe Kurt’un hayatını kaybettiği kaya düşmesi olayı, bölgedeki tehlikeyi gözler önüne sermişti. Sonraki yıllarda da benzer olayların yaşandığı mahalle, 2013 yılında &#8220;afet bölgesi&#8221; ilan edilirken, çok sayıda yapı tahliye edilmişti. 2016’da yaşanan bir başka olayda ise 1 kişi yaralanmış, 2 ev hasar görmüştü. Aradan geçen yıllara rağmen riskin sürdüğü mahallede, kalıcı çözüm için Karadeniz Teknik Üniversitesi Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Trabzon Büyükşehir Belediyesi ortak çalışma yürüttü. Arazi incelemeleri, teknik analizler ve mühendislik değerlendirmeleriyle kapsamlı bir proje hazırlandı, süreçte son aşamaya gelindi.<br />
<br />Çalışmalar kapsamında yüksek teknolojili yöntemlerle veri toplandı, üç boyutlu modellemeler oluşturuldu. Yamaçlardaki riskli alanlar detaylı biçimde analiz edildi, kaya düşmesini önlemeye yönelik en uygun ıslah yöntemi belirlendi.<br />
<br />Projede, daha önce kaya riski nedeniyle boşaltılan yapıların kontrollü şekilde kaldırılması da yer alırken, bu yapıların tamamı afet riski nedeniyle kullanılmayan binalardan oluştu. Afet sınırı dışında kalan yapılara müdahale edilmeden, çevreye zarar vermeyecek bir uygulama planlandı.</p>
<p>Ersoy: &#8220;Projede son aşamaya geldik&#8221;<br />
<br />Kaymaklı mahallesinde yapılacak çalışmalarla ilgili bilgiler veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, projede son aşamaya gelindiğini belirterek, &#8220;Kaymaklı Mahallesi, Trabzon’un neredeyse 15-20 yıldır kanayan yarası. Bizde bu anlamda Karadeniz Teknik Üniversitesi Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi ile Büyükşehir Belediyesi ortak bir çalışma yaparak Kaymaklı Mahallesi’nde günümüze kadar olan kaya düşme ile ilgili risklerin minimize edecek bir proje hazırlıklarına başladık. Hatta son aşamaya da geldik.  Büyükşehir Belediyesi’ndeki ekiplerle birlikte arazi çalışmaları ve bunun sonucunda projeler hazırlandı. Şu anda son aşamaya geldik. Önümüzdeki birkaç hafta içinde de projesini belediyeye teslim etmiş olacağız&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Yıkılacak evlerin tamamı zaten kaya düşmesi vesilesiyle boşaltılmış evler&#8221;<br />
<br />Projenin uygulanacağı bölgede yıkılacak binalarında olduğunu kaydeden Ersoy, &#8220;Orada yaşanan ölümlü olaydan sonra böyle bir karar verildi ve oradaki bir çok evde boşaltılmak durumunda kaldı. Bölgede bundan sonra meydana gelebilecek kütle hareketlerinde insanımızı etkilemeyecek seviyede projelendirmek amacıyla çalışıyoruz. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile bizim özellikle Trabzon’daki kaya düşme vakalarının ıslahına yönelik bir protokol hazırlıkları içindeyiz. Protokol hazırlandı görüşüldü şuanda imza aşamasında. Bundan sonra Büyükşehir Belediyemiz ve Heyelan Uygulama Merkezi Trabzon’daki tüm kaya düşme vakalarında riskli olan yerleri belirleme ve ıslah projelerini hazırlayacak. Projeyi uygulayacağımız bölgede yıkılacak binalar var. Zaten onlar boşaltılan binalardı. Yıkılacak evlerin tamamı zaten kaya düşmesi vesilesiyle boşaltılmış evler. Afete maruz bölge dışında kalan yapılara dokunmadan önceden karar alınan binaları yerinde kaldıracağız ve diğer binalara zarar gelmeyecek bir proje olacak&#8221; ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Trabzon’un simge köprüsünde Roma’dan kalan miras incelenecek</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/trabzonun-simge-koprusunde-romadan-kalan-miras-incelenecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[Roma]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=274612</guid>

					<description><![CDATA[Trabzon’un simgelerinden olan Tabakhane Köprüsü’nde Roma’dan günümüze uzanan tarih, başlatılacak arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılacak. Tabakhane Köprüsü, Roma’dan Osmanlı’ya uzanan geçmişiyle Trabzon’da şehir içi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’un simgelerinden olan Tabakhane Köprüsü’nde Roma’dan günümüze uzanan tarih, başlatılacak arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılacak.<br />
<br />Tabakhane Köprüsü, Roma’dan Osmanlı’ya uzanan geçmişiyle Trabzon’da şehir içi ulaşımın önemli yapıları arasında yer alıyor. Ortahisar ile Cumhuriyet mahallelerini Kuzgun Dere üzerinden bağlayan köprü, farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan çok katmanlı mimarisiyle dikkat çekiyor. İlk inşa evresi 1. yüzyıla, Roma Dönemi’ne uzanan köprü; Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde genişletildi. Trabzon Komnenos Krallığı döneminde onarılan yapı, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan tarafından kâgir hale getirildi. Osmanlı döneminde de yenilenen köprü, 1833’te Trabzon Valisi Emin Muhlis Paşa tarafından kapsamlı şekilde onarıldı. Cumhuriyet döneminde güçlendirilerek bugünkü görünümüne kavuşan köprü, güneyde Roma, kuzeyde Akkoyunlu-Osmanlı dönemine ait bölümleriyle iki ana yapıdan oluşuyor. Günümüzde tek yönlü trafiğe açık olan köprü, hem ulaşım hem de tarihî miras açısından önemini koruyor.</p>
<p>Asırlara meydan okuyan tarihi köprüde çalışma başlatılıyor<br />
<br />Tabakhane Köprüsü’nde arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları başlıyor. Trabzon’un önemli tarihi yapıları arasında yer alan köprüde, ilk etapta arkeolojik kazı çalışmasıyla yapının temeline inilecek, ardından kapsamlı restorasyon süreci başlatılacak. Roma Dönemi’nden günümüze kadar farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan köprünün, yapılacak kazılarla bilinmeyen yönlerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Özellikle köprünün güney bölümünde yer alan ve 1. yüzyıla tarihlenen ilk inşa evresine ait kalıntıların detaylı şekilde incelenmesi planlanıyor. Uzman ekipler tarafından yürütülecek çalışmalarda, kazı sürecinin ardından köprünün mevcut yapısının korunarak güçlendirilmesi ve tarihi dokusuna uygun şekilde restore edilmesi öngörülüyor. Restorasyon kapsamında, farklı dönemlere ait yapı unsurlarının bütünlüğünün korunmasına öncelik verileceği ifade ediliyor.</p>
<p>&#8220;Roma kenti gibi bir yapının Pazarkapı’nın içerisinde çıkma ihtimali çok yüksek&#8221;<br />
<br />Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Trabzon Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı Doç. Dr. Coşkun Erüz, Pazarkapı’daki yürütülen çalışmalarının çok önemli olduğunu belirterek, &#8220;Tabakhane Vadisi aslında tarihsel anlamda Roma’dan veya daha eskiden bugüne kadar Trabzon’un yerleşiminin ilk başından beri yaşam alanı olan bir vadi. Trabzon Kalesi’nin doğu eteklerinde Roma veya daha eskiye dair kaya mezarlarının olduğu nekropol alanı var. Yamaçlardaki kaya odalarının bir kısmında küçük şapeller var. Aşağı kısımda su kemeri var. Devamında kazı çalışmalarında yine Roma dönemine ait rıhtım var. Restorasyonu devam eden aşağı hisar surları var. Kadınlar Pazarı’nın olduğu bölge antik çağda Küçük bir Haliç’ti. Orası antik dönemde bir liman olarak kullanıldı. Yapılan çalışmalarda Roma rıhtımının aslında Pazarkapı’nın içine doğru devam ettiği tespit edildi. Pazarkapı’daki çalışmalara daha fazla destek verilmesi gerekiyor. Roma kenti gibi bir yapının Pazarkapı’nın içerisinde çıkma ihtimali çok yüksek&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Muhtemelen orada arkeolojik buluntular ortaya çıkacak&#8221;<br />
<br />&#8220;Bir zamanlar açılıp kapanır bir köprü olan Tabakhane köprüsünün alt kısmına ne yazık ki bir tünel kurarak dokusu bozuldu&#8221; diyen Erüz, &#8220;Aslına uygun şekilde restore edilmesi gerekiyor. O vadiye hem rıhtım hem tarihi alanlar hem de Tabakhane köprüsü ile orası gerçekten muhteşem bir arkeopark olabilir. Antik dönemdeki Roma’ya açılan kapı olabilir.  Bu tarihi destinasyon ile hem kültürel geçmişi ortaya çıkarmak hem de turistik açıdan cazibeyi arttırmak gerekiyor. Tabakhane köprüsünde galiba ilk önce arkeolojik çalışmayla mevcut durumun temeline kadar çalışılıp ortaya çıkartılacak. Muhtemelen orada arkeolojik buluntular ortaya çıkacak. Arkeologlar tarafından güzel tespitlerin yapılacağını düşünüyoruz. Onların ortaya çıkartılmasından sonra Tabakhane köprüsünün aslına uygun olarak restore edilmesi için bir proje olduğunu biliyoruz. İnşallah aslına uygun, Trabzon’a yakışır güzel bir siluetle Tabakhane köprüsünü geri kazanacağız&#8221; ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Çorum’un enerji altyapısına 9 milyar TL’lik yatırım</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/corumun-enerji-altyapisina-9-milyar-tllik-yatirim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 01:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Hat]]></category>
		<category><![CDATA[Sistem]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=274199</guid>

					<description><![CDATA[Çorum’da Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından 2026-2030 dönemini kapsayan 5 yıllık periyotta 9 milyar TL’lik yatırım ve bakım çalışmasıyla elektrik kesinti sayı ve sürelerinde önemli iyileşme sağlanacak. YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çorum’da Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından 2026-2030 dönemini kapsayan 5 yıllık periyotta 9 milyar TL’lik yatırım ve bakım çalışmasıyla elektrik kesinti sayı ve sürelerinde önemli iyileşme sağlanacak. YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, &#8220;Bu iyileşmeler şebeke yönetiminden ziyade, sistem yöneticiliği bakış açısı Çorum’un enerji alt yapısını geleceğe hazırlama noktasında en önemli adımlardan bir tanesi&#8221; dedi.<br />
<br />Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), 2026-2030 dönemini kapsayan yatırım ve bakım programı kapsamında Çorum’un enerji altyapısını daha modern, dayanıklı ve güçlü bir yapıya kavuşturmak için kapsamlı çalışmalar hayata geçirecek. &#8220;Geleceğin enerji altyapısını inşa etme&#8221; vizyonuyla hareket eden şirket, 2026-2030 yılları kapsamında Çorum’da 9 milyar TL’lik yatırım ve bakım çalışması gerçekleştirecek. Program kapsamında; şebeke yenileme, kapasite artışı, yeni dağıtım trafo tesisleri, yeraltı kablo projeleri ve ileri teknoloji dijital izleme sistemleri gibi birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirilecek. Yatırım programına ek olarak yürütülecek bakım çalışmaları kapsamında, arıza önleyici periyodik bakım faaliyetleri, havai hat ve direk kontrolleri, trafo bakım ve revizyon çalışmaları, izolasyon iyileştirmeleri ile hat altı budama faaliyetleri hayata geçirilecek. Bu çalışmalar sayesinde hem kesinti sürelerinin azaltılması hem de enerji arz güvenliğinin artırılması hedefleniyor.</p>
<p>&#8220;Artan tüketim ve kurulu güce göre yatırımlarımızı sürekli güncellemek durumundayız&#8221;<br />
<br />Çorum’da gerçekleştirilen basın toplantısında yatırım programıyla ilgili basın mensuplarına bilgi verildi. Toplantıda konuşan YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, YEDAŞ’ın Çorum’da 16 bin kilometre hatla kapsamlı bir altyapı sağladığını belirterek, &#8220;Geniş bir coğrafyada 2,5 milyonun üzerindeki kullanıcıya hizmet veriyoruz. Yıllık dağıtılan enerji miktarı terawatt/saat. 22 binin üzerinde dağıtım trafomuz var ve 88 bin kilometrelik hat yapısı aslında güçlü operasyon kapasitemizin temelini oluşturuyor. Çorum’da 5 bin trafo ve 16 bin kilometre hatla kapsamlı bir altyapı sağlıyoruz. Bununla birlikte artan tüketim ve kurulu güce göre yatırımlarımızı sürekli güncellemek durumundayız. Enerji hizmetinin merkezinde güçlü bir insan kaynağı olmazsa olmaz. 2 binden fazla personelle YEDAŞ bölgesinde hizmet veriyoruz. Çorum’da da yaklaşık 230 personelle 7 gün 24 saat sahada tedarik sürekliliğini sağlamak için aktif görev yapıyoruz. Bu kadronun büyük çoğunluğunu, tekniker, teknisyen ve mühendisler oluşturuyor. Teknik arkadaşlarımız sürekli sahada hizmet sürekliliği için gayret gösteriyor&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Son 7 yılda yüzde 20 iyileşme yakaladık&#8221;<br />
<br />Çorum’da son 7 yılda yapılan iyileştirme ve yatırımlarla ilgili konuşan Demir, &#8220;Çorum bölgesinde kullanıcı başına düşen kesinti süresinde son 7 yıl içerisinde güzel bir başarı yakaladık. Kullanıcı başına ortalama kesinti süresi 2019 yılında ortalama 734 dakikayken 2025 yılında bu sürek 629 dakika. Yüzde 14 kullanıcı başına düşen kesinti süresinde azalma sağlandı. Kesinti sayısında 2019’da kullanıcı başına düşen kesinti sayısı 10.5 adetti, 2025 yılında bu sayı 8.4’e düştü. Burada da son 7 yılda yüzde 20 iyileşme yakaladık. Kesinti sayısı ve süresinin azalmasındaki en temel etken önleyici ve kapsayıcı bakım çalışmaları, bunlarla birlikte dağıtım şebekesine entegre ettiğimiz teknolojik yatırımlar, teknolojik sistemler sayesinde oldu. Örneğin SCADA yatırımı; şu an bölgede kritik merkezlerin yüzde 99’unda SCADA kurulu. Bu da uzaktan enerjilendirme, ihtimal riskler halinde uzaktan enerji kesme kabiliyeti sağlıyor. Bölgeye ekip intikal etmeden uzaktan enerjilendirme yapabildiğimiz için kesinti sürelerinde ciddi azalma sağlanıyor. AGIS sistemi sayesinde de uzaktan hangi trafoda enerji olup olmadığını uzaktan görebiliyoruz. Kesinti yönetim sistemi yatırımı sayesinde ihtimal bir arızanın nerede meydana geldiğini önden tahmin edebiliyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Kullanıcılar kesintiyi hissetmeden aktarabilme kabiliyetine eriştik&#8221;<br />
<br />Uzaktan müdahale sistemlerinde önemli bir kabiliyete sahip olduklarını belirten Demir, &#8220;2019 yılı ve 2025 yılı kıyaslandığında şu anda kritik merkezlerdeki SCADA istasyonu sayısı yüzde bin 507, yani 2 bin merkeze karşılık geliyor. Biz uzaktan enerji kesme, enerji verme ve ring şebekelerde risk akışını kullanıcılar kesintiyi hissetmeden aktarabilme kabiliyetine eriştik. SCADA sistemi olmadığı takdirde bölgeye ekip sevk etmek iş sağlığı ve güvenliği risklerini de beraberinde getiriyor. Burada dolaylı yolla iş sağlığı ve güvenliğinde risk seviyesini azalttık diyebiliriz&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Bölgeye yatırımlarımızı devam ettireceğiz&#8221;<br />
<br />Çorum’a yapılacak enerji altyapısı yatırımının detaylarını anlatan Demir, &#8220;Kısaca bu iyileşmeler şebeke yönetiminden ziyade sistem yöneticiliği bakış açısı Çorum’un enerji alt yapısını geleceğe hazırlama noktasında en önemli adımlardan bir tanesi. Biz önümüzdeki 5 yıllık yeni uygulama döneminde de bu bakış açısıyla bölgeye yatırımlarımızı devam ettireceğiz. Dağıtım sektörü 5. uygulama dönemi olarak adlandırılan, 2026-2030 yıllarını kapsayan yeni bir uygulama dönemine girdi. Bu 5 yıllık periyotta biz Çorum’da 9 milyar liralık yatırım yapacağız. Geçmiş dönem yatırım miktarlarıyla kıyaslandığında hakikaten bu tutar yüksek bir meblağ. Bu 9 milyar 2026 yılı TÜFE’siyle hesaplanmış tutar. Gelecek yıl TÜFE’leriyle birlikte yıllık yatırım miktarları artacağı için 9 milyarın altına inme imkanı yok. Gelecek yıl TÜFE’lerin artış göstereceğini düşünürsek bu tutarın üzerinde bir yatırım bölgeye kazandırılacak. Bu yatırım, özellikle kırsal hatlarda kesinti süreleri ve kesinti sayılarının uzadığı bazı lokasyonlar var. Kırsal hatlarımız öncelikli olacak. Şehirleşme ve ticarileşmenin fazla olduğu ve buna bağlı bölgedeki alt yapı kapasitesinin arttırılması gereken noktalar var. Yine bunlar bizim önceliğimizde olacak. Coğrafyanın getirdiği aşırı kar yağışının fazla olduğu alanlar ve dağlıksal, sarp araziler gibi bölgelerde hatların çevre ve iklim şartlarına uygun hale getirilebilmesi için bu bölgelerdeki yatırımlar da  öncelikli iş planlarımız arasında yer alacak&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Yapılacak yatırımlarla elektrik kesinti sayısı ve kesinti sürelerinde önemli bir iyileşmenin sağlanacağını vurgulayan Demir, &#8220;Son 7 yılda kesinti sayısı ve kesinti süresi iyileşti dedik ama önümüzdeki 5 yıllık sürede bu yatırımı bölgeye kazandırdıktan sonra kesinti sürelerini ve kesinti sayılarını daha da aşağıya çekerek bölgedeki hizmet kalitesini yükseltmek ve müşteri memnuniyetini daha da iyi noktalara taşımak öncelikli hedefimiz ve beklentimiz. 2025 yılı 629 dakika olan süreyi, 9 milyar liralık yatırımı bölgeye kazandırdıktan sonra 528 dakika mertebesine çekmek istiyoruz, bu da kesinti sürelerinde yüzde 20’lik azalışa karşılık gelecek. Kesinti sayılarında benzer hedeflerimiz var. 2025 yılında kullanıcı başına 8.4 olan kesinti sayısını bu yatırımla 5.9 adete çekmek bizim öncelikli hedefimiz&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Antik kazıda 1500 yıllık bıçak seti bulundu</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/antik-kazida-1500-yillik-bicak-seti-bulundu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 13:52:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[bıçak]]></category>
		<category><![CDATA[eski]]></category>
		<category><![CDATA[Hadrianopolis]]></category>
		<category><![CDATA[Taşı]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=274157</guid>

					<description><![CDATA[Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan ve "Karadeniz’in Zeugması" olarak adlandırılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bıçak seti ortaya çıkarıldı. Geç ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan ve &#8220;Karadeniz’in Zeugması&#8221; olarak adlandırılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bıçak seti ortaya çıkarıldı.<br />
<br />Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında &#8220;Hamamlı Yapı Kompleksi&#8221; içerisinde yer alan mutfak bölümünde bulunan bıçak setinin, farklı boyutlarda ancak benzer tiplerde olduğu belirlendi. Dört parçadan oluşan bıçak setinin yanında ayrıca bir bileme taşının da bulunduğu tespit edildi.<br />
<br />Karabük Üniversitesi (KBÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş ve ekibince yapılan incelemelerde, ilk çıkarıldığında oldukça parçalı ve düşük kondisyonda 250 parçadan oluşan bıçak seti, laboratuvar ortamında birleştirilerek özgün formlarına kavuşturuldu.<br />
<br />Ersin Çelikbaş, yaptığı açıklamada, bıçak setinin &#8220;Hamamlı Yapı Kompleksi&#8221; olarak adlandırılan yapının içerisindeki mutfak bölümünde ortaya çıktığını belirtti.<br />
<br />Bıçak setinin boyutlarının birbirinden farklı olduğunu ifade eden Çelikbaş, &#8220;Fakat tip olarak da birbirine çok yakın tiplerde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar dört tane ortaya çıktı ve yanlarında da bir bileme da taşı da mevcuttu. Bıçaklar ilk çıktığı zaman gerçekten kondisyonları çok düşüktü, çok parçalıydı. Yaklaşık 250 civarında parçadan oluşuyordu. Bu parçaları bu süreç içerisinde laboratuvarımızda birleştirdik ve bıçakları tekrar aynı formlarına kavuşmasını sağladık. Bıçaklar neden önemli? Şöyle; bu dördünün bizden aynı yerden çıkmış olması ’Hamamlı Yapı Kompleksi’nde yaşayan insanların acaba dedik, bir hayvancılık mesleğiyle mi uğraştığını bize işaret ediyor? Çünkü Hadrianopolis de gerçekten antik dönemde özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığını zaten arkeolojik veriler bizlere sunmuştu&#8221; dedi.<br />
<br />&#8220;Bu bıçakların da ortaya çıkması, yine antik dönemde Hadrianopolis bölgesinde hayvancılıkla uğraşan ailelerin de burada yaşadığını bizlere göstermiş oldu&#8221; diyen Çelikbaş, &#8220;Bıçaklar dediğim gibi tipolojik açıdan gerçekten ender rastlanan örneklere sahip. Bunların set halinde çıkması da gerçekten çok önemli. Hem meteorolojik olarak hem de buradaki sosyal hayatla ilgili önemli veriler sunması açısından önemli arkeolojik veriler olduğunu söyleyebiliriz&#8221; ifadelerine yer verdi.</p>
<p>&#8220;Kösele taşı&#8221; bilinenden çok daha eski<br />
<br />Bıçakların yanında bileme taşının da ortaya çıktığını vurgulayan Çelikbaş, şunları kaydetti:<br />
<br />&#8220;Bileme taşı da bizim için önemli. Çünkü özellikle Türk-İslam döneminde, Osmanlı döneminde Eskipazar yöresinde ortaya çıkarılan bir taş ocağı var. Buna ’kösele taşı’ deniyor. Bu ’kösele taşı’ dediğim gibi Osmanlı döneminde özellikle bıçak ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanılan bir taştır ve çok ünlü o dönemde. Şu anda günümüzde üreten ustalarımız yok o dönemde üreten veya da yakın zamana kadar bu işle meşgul olmuş insanları biz bölgede tanıyoruz. Bu kösele taşından yapılmış bileme taşının da bu kazı alanında ortaya çıkması, bıçaklarla birlikte ortaya çıkması kürsüde kösele taşının bilinenden çok daha eski dönemlere kadar insanlar tarafından kullanıldığını bize kanıtlamış oldu.&#8221;<br />
<br />Eskipazar’da hayvancılık faaliyetlerinin 1500 yıldır devam ettiğini aktaran Çelikbaş, &#8220;Bıçak setinin biz MS 5-6. yüzyıla ait olduğunu da stratigrafik açıdan tespit etmiş olduk. Dolayısıyla Hadrianopolis coğrafyasında ve günümüz Eskipazar’ında da devam eden hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ettiğini de bizlere göstermiş oldu&#8221; değerlendirmesinde bulundu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Kastamonu Üniversitesi’nde yapılardaki malzemelerin deprem dayanımı masaya yatırıldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kastamonu-universitesinde-yapilardaki-malzemelerin-deprem-dayanimi-masaya-yatirildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 13:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Zemin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=273254</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu Üniversitesi’nin yürüttüğü proje kapsamında depremlerde yapılardaki malzeme dayanımı ve zemin etkisi masaya yatırıldı. Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Uğur Yılmazoğlu’nun ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu Üniversitesi’nin yürüttüğü proje kapsamında depremlerde yapılardaki malzeme dayanımı ve zemin etkisi masaya yatırıldı.<br />
<br />Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Uğur Yılmazoğlu’nun yürütücülüğünü üstlendiği &#8220;Depremde Yapı Davranışı: Malzeme Dayanımı ve Zemin Etkisi&#8221; başlıklı TÜBİTAK destekli proje, açılış programıyla başladı. Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Cemil Meriç Salonu’nda gerçekleştirilen açılışta ilk konuşmayı proje yürütücüsü Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Uğur Yılmazoğlu yaptı. Yılmazoğlu, Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde yer alması nedeniyle deprem bilincinin artırılmasının önemine dikkat çekerek, depremin bir doğa olayı olduğunu;,ancak doğru mühendislik uygulamalarıyla ihtimal etkilerinin azaltılabileceğini ifade etti. Yılmazoğlu, etkinliğin içeriğine ilişkin bilgi vererek katkı sunanlara teşekkür etti.<br />
<br />Açılışta konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük ise, 6 Şubat depremlerinin Türkiye’nin deprem gerçeğini bir kez daha açık şekilde ortaya koyduğunu belirtti. Afet kavramının yalnızca depremle sınırlı olmadığını, yangın, sel ve kuraklık gibi farklı afet türlerinin de toplumsal yaşamı etkilediğini ifade eden Küçük, afetlere yönelik hazırlık, planlama ve alınan tedbirlerin afet öncesi ve sonrasındaki etkilerin azaltılmasında belirleyici olduğunu vurguladı.<br />
<br />Deprem risklerinin azaltılması, güvenli yapı tasarımı ve zemin davranışlarının bilimsel temelde ele alınmasını amaçlayan TÜBİTAK destekli program kapsamında, deprem mühendisliği, depreme dayanıklı yapı tasarımı, zemin-yapı etkileşimi ve deprem hasarlarının değerlendirilmesine yönelik teorik ve uygulamalı eğitimler yer alıyor. Dört gün sürecek etkinlik boyunca düzenlenecek dersler, seminerler ve uygulamalarla katılımcılara deprem etkisi altında yapı davranışı, zemin özelliklerinin yapı güvenliğine etkisi ve güncel yaklaşımlar hakkında kapsamlı içerikler sunulacak.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Karabük’te yıkım sırasında yan bina zarar gördü</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/karabukte-yikim-sirasinda-yan-bina-zarar-gordu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Akgün]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 08:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Eksik]]></category>
		<category><![CDATA[hasar]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[Tuğla]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[ziraat bankası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=272865</guid>

					<description><![CDATA[Karabük merkezde, daha önce Ziraat Bankası’nın da bir dönem hizmet verdiği binanın yıkımı sırasında, bitişiğindeki yapıda hasar oluştuğu gözlendi. Edinilen bilgilere göre, yıkım çalışmaları esnasında yan binanın dış cephesindeki bazı tuğlaların yerinden koptuğu, bazı bölümlerde ise tuğlaların tamamen eksildiği dikkat çekti. Çevrede bulunan vatandaşlar, çalışmaların yeterli önlem alınmadan gerçekleştirildiğini iddia ederek duruma tepki gösterdi. Hasarın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karabük merkezde, daha önce Ziraat Bankası’nın da bir dönem hizmet verdiği binanın yıkımı sırasında, bitişiğindeki yapıda hasar oluştuğu gözlendi.</strong></p>
<p>Edinilen bilgilere göre, yıkım çalışmaları esnasında yan binanın dış cephesindeki bazı tuğlaların yerinden koptuğu, bazı bölümlerde ise tuğlaların tamamen eksildiği dikkat çekti. Çevrede bulunan vatandaşlar, çalışmaların yeterli önlem alınmadan gerçekleştirildiğini iddia ederek duruma tepki gösterdi.</p>
<p>Hasarın özellikle yıkım alanına bakan cephede yoğunlaştığı görülürken, yapı güvenliğiyle ilgili endişeler de gündeme geldi.  Benzer durumların yaşanmaması için yıkım süreçlerinde daha sıkı denetim ve önlem alınması gerektiğini ifade edilirken, çevredeki yapıların güvenliği konusunda inceleme başlatılması isteniyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Selçuk Alemdağ: &#8220;Doğu Karadeniz’de yanlış yol planlaması ve yer seçimi heyelan ve kaya düşmesi riskini tetikliyor&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/prof-dr-selcuk-alemdag-dogu-karadenizde-yanlis-yol-planlamasi-ve-yer-secimi-heyelan-ve-kaya-dusmesi-riskini-tetikliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[Kütle]]></category>
		<category><![CDATA[Meydana]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=268636</guid>

					<description><![CDATA[Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi.<br />
<br />Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti.<br />
<br />Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti.<br />
<br />Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, &#8220;Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi&#8221;<br />
<br />Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ , &#8220;Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Gümüşhane-Giresun karayolu için tek çözüm tünel&#8221;<br />
<br />Gümüşhane ve Giresun karayolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, &#8220;Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır: heyelanlar ve taşkınlar. Heyelan bu bölgenin kaderi demeyelim; aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık +10 ile -10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır&#8221; şeklinde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de bir örneği daha yok; Trabzon’da Roma dönemine ait su kanalı ortaya çıktı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/turkiyede-bir-ornegi-daha-yok-trabzonda-roma-donemine-ait-su-kanali-ortaya-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 09:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Roma]]></category>
		<category><![CDATA[su kanalı]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[Yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=268388</guid>

					<description><![CDATA[Trabzon’da yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında Roma dönemine ait, yaklaşık 300-400 metre uzunluğunda tonozlu bir su kanalı keşfedildi. Uzmanlar, yapının mimari ve yapısal özelliklerinin Türkiye’de başka örneği bulunmayan nadir bir ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’da yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında Roma dönemine ait, yaklaşık 300-400 metre uzunluğunda tonozlu bir su kanalı keşfedildi. Uzmanlar, yapının mimari ve yapısal özelliklerinin Türkiye’de başka örneği bulunmayan nadir bir arkeolojik değer olduğunu belirtti.<br />
<br />Trabzon’un Çömlekçi Mahallesi’nde kentsel dönüşüm projesi kapsamında Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen bir su kanalı tespit edildi. Yer altı kanalıyla ilgili ilk bilginin ulaşmasının ardından içeride gaz bulunma ihtimaline karşı AFAD ekiplerinin desteğiyle ölçümler yapıldı. Gerekli izinlerin alınmasının ardından Trabzon Müze Müdürlüğü ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) akademisyenlerinden oluşan heyet tünel içerisinde detaylı incelemelerde bulundu.<br />
<br />Yüzeyden yaklaşık 1,5-2 metre derinlikte yer alan su kanalının Arafilboyu sapağından başlayarak sahil yoluna, eski Trabzon Limanı sahasına kadar uzandığı belirlendi. Yaklaşık 300-400 metre uzunluğundaki yapının 2 metre genişliğinde ve 2 metre yüksekliğinde inşa edildiği, ortasında yaklaşık 1,20 metre genişliğinde su kanalı bulunduğu, yanlarda ise 50-60 santimetrelik yürüme sekileri yer aldığı tespit edildi. Su kanalının Osmanlı veya erken Cumhuriyet döneminden itibaren yan duvarlara ilave delikler açılarak kanalizasyon amacıyla kullanıldığı, günümüzde de atık suyun kanaldan aktığı belirlendi.<br />
<br />Uzmanlar, benzer örneklerin Türkiye’de yalnızca iki noktada bulunduğunu, bunlardan birinin Smyrna Antik Kenti sınırlarında, diğerinin ise İstanbul’da yer aldığını ifade etti. Çömlekçi’de ortaya çıkarılan Roma dönemine ait su kanalının ise yapısal özellikleri bakımından Türkiye’de başka bir örneğinin bulunmadığı belirtildi.</p>
<p>&#8220;Su kanalı Erken Roma dönemine, Traianus ve Hadrianus dönemlerine işaret ediyor&#8221;<br />
<br />Roma dönemine ait su kanalı ile ilgili bilgiler veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Edebiyat Fakültesi Dekanı, Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Yavuz, &#8220;Müze Müdürlüğü’ne Çömlekçi’de bir yapı kalıntısı bulunduğuna dair bilgi ulaştı. Yer altı kanalı olması nedeniyle içeride zehirli gaz bulunabileceği değerlendirildi. AFAD’ın desteğiyle ölçüm yapıldıktan ve gerekli izinler alındıktan sonra heyetle birlikte içerisine girildi&#8221; dedi.<br />
<br />Su kanalının yaklaşık 300-400 metre uzunluğunda olduğunu belirten Yavuz, &#8220;Yer altı su kanalı, Çömlekçi Kentsel Dönüşüm sahasında ortaya çıktı. Arafil Boyu sapağından başlıyor ve sahil yoluna kadar uzanıyor. Yaklaşık 300-400 metre uzunluğunda. Tespitlerimize göre işçiliği, kullanılan malzemesi ve yapısal özellikleri erken Roma dönemine, Traianus ve Hadrianus dönemlerine işaret ediyor. Tünel, toprağın yaklaşık 1,5-2 metre altında bulunuyor. Bölgede kazı yapıldığı için kot değişmiş durumda. Genel olarak bir buçuk metre yer altında yaklaşık 2 metreye 2 metre ölçülerinde. Ortasında 1,20 metre çapında bir su kanalı, yanında ise 50-60 santimetrelik yürüme alanları mevcut&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen su kanalı günümüzde kanalizasyon olarak kullanılıyor&#8221;<br />
<br />Su kanalının Roma dönemine özgü tonoz bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Yavuz, &#8220;Yan duvarlarda kısmen düzgün kesme taş, kısmen kırma taş kullanılmış izolasyon için kalın bir sıvayla kapatılmış. Üst örtüsü tamamen düzgün kesme taş malzemeden oluşuyor ve Roma ölçülerinde nitelikli bir tonoz yapıya sahip. Kanal 300-400 metre boyunca aynı doğrultuda ilerlemiyor, kırık ve bükümlü hatlar içeriyor. Bu durum suyun hızını azaltma amacıyla yapılmış olabilir ya da sonraki kazı çalışmalarında yön değiştirmiş olabilir. Tabanında da suyun hızını azaltmak için basamaklar bulunuyor. Şu anda tamamen atık su amacıyla kullanılıyor. İçerisinde çok fazla su yok ancak kirli su mevcut. İlk yapıldığında içme suyu amacıyla inşa edildiğini düşünüyoruz. Önemli olan, bu kanalın neden yapıldığı ve suyu nereye taşıdığıdır. Hat, Trabzon Limanı olarak bilinen sahaya kadar iniyor. Kanalın ağız kısmını inceleme fırsatı olmadı çünkü inşaat devam ediyor. Bazı bölümlerinde tahribat söz konusu. İçerisinde kirli su var ancak ileride açılması halinde çevresi muhtemelen temizlenecektir. Belediyenin ve ilgili kurulun bilgisi var. Koruma altına alındı. Ancak inşaat sahası olduğu için iş makinelerinin geçişi bazı noktalarda zarar vermiş. Bu nitelikli yapının daha ciddi koruma altına alınması ve birinci derece korunması gereken arkeolojik eser olarak tescil edilmesi gerektiğini düşünüyoruz&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de başka bir örneği bulunmuyor&#8221;<br />
<br />Kanalın çevresinde temizlik ve kazı yapılması, bağlantı yapılarının ortaya çıkarılması gerektiğini söyleyen Yavuz, &#8220;Yaptığımız incelemelerde bu kanalın Türkiye’de benzer iki örneği olduğu görüldü. Biri geç Helenistik-erken Roma dönemine tarihlenen Smyrna Antik Kenti sınırlarında, diğeri ise 4. yüzyıla tarihlenen İstanbul’dadır. Tespit ettiğimiz kanalın ise Türkiye’de başka bir örneği bulunmuyor. Oldukça nitelikli yapısal özelliklere sahip. Şu ana kadar bilindiği halde ne olduğu anlaşılamamış bir yapı. Geç Osmanlı ya da erken Cumhuriyet döneminden yakın zamana kadar kanalizasyon amacıyla kullanılmış. Yan duvarlardan ilave delikler açılarak kanalizasyon bağlantısı verilmiş. Özgün yapısında, kanalın sağında ve solunda tarihi su hatları bulunuyor. Su azalması ihtimaline karşı yüzey ve yağmur sularının toplanarak bir sarnıçta biriktirilmiş olması mümkün. Ayrıca buranın, Gümüşhane’deki Roma’nın doğudaki önemli garnizonlarından Satala ile bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor. Bölgede küçük bir garnizon bulunmuş olabilir. Askerlerin su ihtiyacını karşılamak ya da limana gelen gemilere su sağlamak amacıyla yapılmış olabilir. Kanalın etrafında yapılacak kurtarma kazılarıyla durum daha netleşecektir. İnşaat tamamlandıktan sonra Büyükşehir Belediyesi’nin bir çalışma yapması bekleniyor. Su kanalı bizim için sürpriz oldu. Roma ya da Helenistik dönemde o bölgeyi yoğun bir yaşam alanı olarak bilmiyorduk. Kanalın çevresinde temizlik ve kazı yapılması, bağlantı yapılarının ortaya çıkarılması gerekiyor. Turizme kazandırılması gereken, Trabzon için önemli bir keşif. İnşallah doğru şekilde değerlendirilir&#8221; ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Sümela Manastırı beyaza, Altındere Vadisi sessizliğe büründü</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/sumela-manastiri-beyaza-altindere-vadisi-sessizlige-burundu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Mar 2026 09:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[Manastır]]></category>
		<category><![CDATA[vadi]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=268128</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin önemli inanç ve kültür turizmi merkezlerinden biri olan Sümela Manastırı ve çevresi, kar yağışıyla beyaza büründü. Altındere Vadisi’nin doğal dokusu ve tarihi manastırın atmosferi, kar manzarasıyla birleşince ortaya etkileyici görüntüler ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin önemli inanç ve kültür turizmi merkezlerinden biri olan Sümela Manastırı ve çevresi, kar yağışıyla beyaza büründü. Altındere Vadisi’nin doğal dokusu ve tarihi manastırın atmosferi, kar manzarasıyla birleşince ortaya etkileyici görüntüler çıktı.<br />
<br />Doğu Karadeniz’in simge yapılarından Sümela Manastırı, kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplanarak etkileyici bir kış görünümüne büründü. Tarihi manastırın sarp kayalıklar üzerindeki konumu ve Altındere Vadisi’nin doğal yapısı, karla birlikte daha da belirginleşerek güzel görüntüler oluşturdu.<br />
<br />Manastır, 4. yüzyıla uzanan tarihi, kayalara oyulu mimarisi ve zengin orman dokusuyla yılın her ayında farklı bir atmosfer sunan önemli kültür ve turizm durakları arasında yer alıyor. Coğrafi konumu gereği mevsim geçişlerinin tüm tonlarını taşıyan yapı, özellikle kış aylarında çevresiyle birlikte ayrı bir görsellik kazanıyor.<br />
<br />Altındere Vadisi’nde etkili olan kar, ormanlık alanı, kayalık yüzeyleri ve dere çevresini tamamen beyaza kapladı. Vadi boyunca hakim olan doğal sessizlik, kar örtüsüyle daha da derinleşerek bölgeye sakin bir kış atmosferi kazandırdı.<br />
<br />Karla bütünleşen manastır silüeti, çevresindeki kayalık yapı ve vadinin beyaz dokusuyla birleşerek açık hava galerisini andıran bir görsel şölen ortaya çıkardı. Tarihi yapının karın etkisiyle kazandığı görünüm, bölgenin kış aylarındaki en dikkat çekici manzara örneklerinden biri olarak öne çıktı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>MERKEZ MAHALLELER DÖNÜŞÜM BEKLİYOR</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/merkez-mahalleler-donusum-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berkay Doğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 06:32:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=265832</guid>

					<description><![CDATA[Karabük’ün tarihi ve kuruluş mahalleleri, bugün fiilen kentsel yorgunluk bölgesi konumunda bulunurken, Karabük Merkez’deki yapı stoku hem yaşamsal hem de güvenlik açısından ciddi riskler barındırıyor. Karabük Merkez’de yer alan yapıların büyük bölümü, yapıldıkları dönemin koşullarına göre inşa edildi. O yıllarda Karabük’ün 3. derece, ardından 2. derece deprem bölgesi olarak kabul edilmesi, yapı standartlarını da buna [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik">Karabük’ün tarihi ve kuruluş mahalleleri, bugün fiilen kentsel yorgunluk bölgesi konumunda bulunurken, Karabük Merkez’deki yapı stoku hem yaşamsal hem de güvenlik açısından ciddi riskler barındırıyor.</h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/02/xxsxs.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/02/xxsxs.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/02/xxsxs-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/02/xxsxs-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/02/xxsxs-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/02/xxsxs-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/02/xxsxs-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/02/xxsxs-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/02/xxsxs-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/02/xxsxs-120x67.webp 120w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="MERKEZ MAHALLELER DÖNÜŞÜM BEKLİYOR 1"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Karabük Merkez’de yer alan yapıların büyük bölümü, yapıldıkları dönemin koşullarına göre inşa edildi. O yıllarda Karabük’ün 3. derece, ardından 2. derece deprem bölgesi olarak kabul edilmesi, yapı standartlarını da buna göre şekillendirdi. Ancak bugün gelinen noktada Karabük’ün deprem gerçeği çok daha farklı bir boyutta ele alınıyor. Uzmanların da sıkça vurguladığı gibi mevcut yapıların önemli bir kısmı, güncel deprem yönetmeliklerinin oldukça gerisinde.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle Bayır Mahalle, Atatürk Mahallesi Yeni Mahalle&nbsp; Makasbaşı ve Kayabaşı gibi kuruluş mahallelerinde bulunan 50, 60 hatta 70 yıllık binalar, ciddi şekilde yıpranmış durumda. Alt gelir grubunun yoğun olarak yaşadığı bu bölgelerde, olası bir depremde yapıların ayakta kalıp kalamayacağı ise büyük bir soru işareti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“KARABÜKSEL DÖNÜŞÜM” ŞART</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Şehrin merkez mahallelerinde ortaya çıkan bu tablo, kentsel dönüşümün Karabük için artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu gözler önüne seriyor. Kentte birçok kesim, dönüşüm sürecinin parça parça değil, bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini savunuyor. Bu yaklaşım ise kamuoyunda “Karabüksel dönüşüm” olarak ifade ediliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kentin en merkezi ve en eski mahallelerinden biri olan Bayır Mahalle, bu sürecin en somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Kuruluş mahallesi olan Bayır Mahalle, bugün bakımsız, yer yer metruk ve viraneye dönüşmüş yapılarıyla dikkat çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>PROJELER AÇIKLANDI, ADIM ATILMADI</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bayır Mahalle için yıllar önce kentsel dönüşüm adına düğmeye basılmış, çeşitli projeler ve tanıtım videoları kamuoyuyla paylaşılmıştı. Ancak aradan geçen uzun süreye rağmen somut bir adım atılamadı. Bu belirsizlik süreci ise mahalle sakinleri ve esnafı mağdur etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Dönüşüm olacak” denilerek doğalgaz alamayan, binasını yenileyemeyen, mülkünü kiraya veremeyen çok sayıda vatandaş, ciddi ekonomik kayıplarla karşı karşıya kaldı. Bugün Bayır Mahalle, Karabük’ün yeni yüzü olmaya adayken, plansızlık ve belirsizlik nedeniyle kaderine terk edilmiş bir görüntü sergiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>MAHALLE SAKİNLERİ NET TARİH İSTİYOR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bayır Mahalle sakinleri, “Kentsel dönüşüm ne zaman başlayacak?” sorusunu artık yüksek sesle dile getiriyor. Vatandaşlar, yetkililerden somut, net ve takvime bağlanmış bir açıklama bekliyor. Her geçen gün risklerin arttığını belirten mahalle halkı, belirsizliğin hem can güvenliğini hem de ekonomik kayıpları derinleştirdiğini ifade ediyor. Karabük’ün geleceği açısından kritik öneme sahip olan bu sürecin daha fazla ertelenmemesi gerektiği ise kamuoyunda ortak görüş olarak öne çıkıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Kastamonu’daki gizemli yer altı yapıları definecilerin talanına uğradı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kastamonudaki-gizemli-yer-alti-yapilari-definecilerin-talanina-ugradi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 13:07:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[metre]]></category>
		<category><![CDATA[Orada]]></category>
		<category><![CDATA[VAR]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=265112</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu’nun Cide ilçesinde bulunan Gebeoğlu Tepesi’nde 500 metre uzunluğunda surlarla çevrili bölgede yer alan tarihi yer altı yapıları defineciler tarafından adeta talan edildi. Bölgede yaşayan vatandaşlar, defalarca yer altındaki odalara ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’nun Cide ilçesinde bulunan Gebeoğlu Tepesi’nde 500 metre uzunluğunda surlarla çevrili bölgede yer alan tarihi yer altı yapıları defineciler tarafından adeta talan edildi. Bölgede yaşayan vatandaşlar, defalarca yer altındaki odalara girdiklerini belirterek, bölgenin koruma altına alınmasını istedi.<br />
<br />Kastamonu’nun Cide ilçesinde bulunan Gebeoğlu Tepesi, sur kalıntıları ve köylüler tarafından uzun yıllardır bilinen yer altı yerleşim alanlarıyla dikkat çekiyor. Gebeoğlu Tepesi’nin eteklerinde yer alan ve yaklaşık 500 metre uzunluktaki usrlarla çevrili alandaki yer altı kalıntıları, defineciler tarafından talan edildi. Bölgede yaşayan vatandaşların, yer altında çok sayıda odaların ve mağaraların bulunduğunu söylediği bölgedeki yapılar, definecilerin kaçak kazıları sebebiyle tahrip edildi. Girişleri toprak yığınıyla kaplanan yapıların, Kalkolotik dönemde ve Roma İmparatorluğunun Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra yer altı şehri olarak kullanıldığı değerlendiriliyor.</p>
<p>&#8220;Surlar ve duvarlar tamamen yıkılmış, odalar kaybolmuş&#8221;<br />
<br />Bölgede incelemelerde bulunan Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, bölgenin incelenerek koruma altına alınması gerektiğini belirterek, &#8220;Kastamonu’da macera turizmi rotaları yapılırken, güzergahımız olan Cide destinasyonumuza geldiğimizde buraları gezdik, dolaştık. Birçok alanda dolaşırken Hasan Üle yolumuz kesişti. Hasan Ünlü’yü alan kılavuzu olarak yanımıza aldık. Hasan hocamızın bize bahsettiği yerlerde sütunlar vardı. Kaya oluşumları inanılmazdı. Bir yapı taşları olduğundan bir Horasan taşlarının harçlarla yapıldığını gördük. Arkamızdaki gördüğümüz büyük kaya kitlesinin etrafında dolaştığımızda mağara, tünel gibi yer gördük, burayı geçtik. 15-20 metre yürüdük. Daha önce geldiğimde bir ışık görüyordum ama ilerlemekte tereddüt ettim. O zaman donanımlı değildik, içeriye doğru giremedik. Şimdi geldiğimizde baktık ki tamamen kapanmış. Demek ki arka tarafına işlem yapılmış. Arka yerleşim alanıyla bir bağlantı olduğunu anlıyoruz ve orada küpler, küp parçaları var. 3 yıl önce geldiğimizde alanla şu anki alan çok farklı. 3 yıl önce geldiğimizde duvarlar, sütunlar tamamen vardı, odalar görülüyordu ama şimdi gördük ki tamamen deforme edilmiş. Bizler buranın koruma altına alınmasını istiyoruz. Burada bir geçmiş yaşam kalıntıları olduğunu anlıyoruz. Arkeologların gelip burada bir araştırma yapmasını istiyoruz. Gebeoğlu Tepesi bir savunma amaçlı kullanıldığını ve bu surların, duvarların da savunma amaçlı yapıldığını düşünüyoruz. Yıkılmış kalıntılarını gördük. Sadece yıkılmış ama anlattığına göre 300-400 metre bir sur, duvar kalıntısı var. Biz de gördük ama yıkılmış&#8221;</p>
<p>&#8220;Yeraltında hamam tarzı mükemmel yapılmış yerleşim yerleri vardı ama defineciler talan etmişler&#8221;<br />
<br />Yeraltında bulunan yapıların içerisine defalarca girdiğini söyleyen Hasan Ünlü isimli vatandaş ise, &#8220;Emekli olduktan sonra buraya pikniğe geldim. Orada bir arkadaşa denk geldik, muhabbet sırasında dedi ki ’burada yeraltında şehir var, evler var’ dedi. Geldik baktık, o zaman şu anki halinden yüzde 80 daha iyiydi. Yapı olduğu gibi belli oluyordu. Oval biçimde bir yapı, 2 metre derinliğindeydi. Oradan karşıdaki odaya geçiliyordu. Oradan aşağıya doğru bir kapı açılıyordu. Ama şimdi defineciler talan etmişler. Burayı, araştırılması için her gelen kişiye gösterdim. Buradan içeriye doğru herkes gitti. Sanırım buranın karşısında bir çıkış var. Gittiler, karanlıktan geri dönüp çıktılar. 15-20 metre kadar ileriye doğru gidildi ama ben girmedim. Yukarı kısımda da düzlük var. Bir akşam oraya çıktım. Oradan korktum, çünkü orada düz bir alan var ve altında yerleşim yeri olduğu çok belli oluyor. Aşağıda kazı yapılan yerin yanından çıkışı var. Kaçakçılar talan etmişler ama mükemmel bir yapı var. Altta mükemmel yapılar, hamam tipi yerleşim yeri var. Ben defalarca gördüm, geldim, gezdim. Çok ekip getirdim, onlar da incelediler&#8221; diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Karadeniz Ereğli’de plajlar bölgesindeki kaçak yapılan kaldırıldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/karadeniz-ereglide-plajlar-bolgesindeki-kacak-yapilan-kaldirildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 09:45:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zonguldak]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesinde]]></category>
		<category><![CDATA[Plajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=264392</guid>

					<description><![CDATA[Karadeniz Ereğli ilçesindeki plajlar bölgesinde izinsiz ve kanuna aykırı kaçak yapı ile işgalleri kaldırdı. Zabıta Müdürü Halit Aydın, plajlar bölgesinde düzensiz yapılara izin vermeyeceklerini söyledi. İlçedeki Zabıta Müdürlüğü, Ereğli - Alaplı ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz Ereğli ilçesindeki plajlar bölgesinde izinsiz ve kanuna aykırı kaçak yapı ile işgalleri kaldırdı.<br />
<br />Zabıta Müdürü Halit Aydın, plajlar bölgesinde düzensiz yapılara izin vermeyeceklerini söyledi. İlçedeki Zabıta Müdürlüğü, Ereğli &#8211; Alaplı karayolu üzerinde yer alan plajlar bölgesinde oluşturulan kaçak yapı ve işgallere yönelik temizlik operasyonu yaptı.<br />
<br />Merve altı bölgesinde yol kenarına izinsiz ve kanuna aykırı şekilde yapılan kaçak yapı yıkıldı. Plajlar bölgesi, baraka, çadır, çardak gibi düzensiz yapılardan temizlendi. Zabıta Müdürü Halit Aydın, bölgede düzensiz yapılara izin vermeyeceklerini belirterek; &#8220;İlgili kurumlarla iş birliği içerisinde plajlar bölgesinde işgal ve düzensiz yapı oluşturulmasına müsaade etmeyeceğiz&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Depremde Trabzon için asıl risk denizde değil karada</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/depremde-trabzon-icin-asil-risk-denizde-degil-karada/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 09:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Fay]]></category>
		<category><![CDATA[Meydana]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=264368</guid>

					<description><![CDATA[Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, Trabzon’un risksiz ya da deprem tehlikesi olmayan bir bölge olmadığını belirterek, "Önceki günkü deprem denizdeki bir fayda meydana ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, Trabzon’un risksiz ya da deprem tehlikesi olmayan bir bölge olmadığını belirterek, &#8220;Önceki günkü deprem denizdeki bir fayda meydana geldi. Bu fayın çok büyük olmadığını biliyoruz. Ancak şehrimiz açısından daha da önemli olan Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ). Bu fay zonu çok büyük depremler üretme kapasitesine sahip. Deniz içerisindeki depremlerden çok KAFZ’da meydana gelebilecek depremler bölgemizi etkileyebilir&#8221; dedi.<br />
<br />Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre önceki gün saat 23.15’te Trabzon’un Ortahisar ilçesinin yaklaşık 28 kilometre açığında meydana gelen 3.8 büyüklüğündeki depreme ilişkin değerlendirmelerde bulunan KTÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, depremin şaşırtıcı olmadığını dile getirdi. Özellikle alüvyal zeminlerde, heyelanlı alanlarda bulunan yapıların mutlaka Türk Bina Deprem Yönetmeliği’ne uygun yapılması, eğer yapılmadıysa kontrol ettirilmesinin çok önemli olduğuna dikkat çeken Akın, &#8220;Depremin büyüklük ve şiddet kavramını bilmemiz gerekiyor. Şiddet Romen rakamıyla gösteriliyor ve hissettiğimiz sarsıntı gücüne göre değişiyor. Örneğin dolaplar ve avize sallandıysa bunun şiddeti farklı adlandırılıyor. Deprem büyüklüğü ise cihazlarla ölçtüğümüz aletsel büyüklüktür. Farklı büyüklükteki depremler aynı şiddette olabilir, aynı şiddetteki depremler farklı büyüklükte de olabilir. Sağlam olmayan zeminlerde şiddet daha fazla olacaktır. Çünkü şiddet yerel zemin şartlarına göre değişiyor. Bu son 3.7 büyüklüğündeki depremde de sahile yakın alüvyal zeminler daha fazla sallandı. Depremin olması bizim için şaşırtıcı değildi. Biz senelerdir Karadeniz içerisindeki faylardan bahsediyoruz. Burada depremler meydana gelebilir, normaldir. Karadeniz’de yine daha önce Gürcistan açıklarında ve Bartın’da 5-6’dan büyük depremler meydana geldi. Bölgemiz aslında aktif bir bölge. Her ne kadar deprem tehlikesi haritasında en büyük yer ivmesi 0.2 g olarak ifade edilse de zeminin kaya olduğu varsayımına dayanarak yapılan bir harita. Tabii ki bu harita yanlış değil. Bu bize bölgesel anlamda, parsel bazında da çalışmalar yapılması gerektiğini söylüyor. Heyelan içerisindeki bir yapı tabii ki bunu 0.2 g olarak hissetmiyor, daha büyük hissediyor. Kahramanmaraş depremlerinde de gördük, çok yüksek ’g’ kuvvetlerine ulaştık. Deprem açısından bölgemiz oldukça aktif. Depremden zarar görmemek tamamen bizim elimizde olan bir şey. Yapılarımızı uygun tasarlarsak; deprem, yapı ve zemin ilişkisini doğru kurarsak bir zarar görmeyiz. Trabzon risksiz ya da deprem tehlikesi olmayan bir bölge değil. Buna artık alışmamız lazım&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Deniz içerisindeki depremlerden çok Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda (KAFZ) meydana gelebilecek depremler bölgemizi etkileyebilir&#8221;<br />
<br />Bingöl Yedisu’da beklenen 7’den büyük bir depremin Trabzon’u oldukça olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Akın, &#8220;Deprem denizdeki bir fayda meydana geldi. Bu fayın çok büyük olmadığını biliyoruz. Ancak deprem açısından daha önemli olan Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAFZ). Çok büyük depremler üretebilen bir fay hattı. Bizim buna uzaklığımız yaklaşık 150 kilometre. Deniz içerisindeki depremlerden çok Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda meydana gelebilecek depremler bölgemizi etkileyebilir. Türkiye’nin en büyük depremi olan 7.9 büyüklüğündeki 1939 Erzincan depreminde Trabzon’da can kayıpları yaşandı. Yedisu bölgesinde 7’den büyük deprem bekliyoruz. Burada meydana gelebilecek deprem Trabzon için büyük bir problem oluşturabilir. Deniz içerisindeki faylar alüvyal alanlarda daha çok hissedilir. Meydana gelen deprem aslında çok yıkıcı bir deprem değildi, küçük büyüklükte ve düşük şiddetli bir depremdi&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Trabzon ve çevresinde tsunami riskinin olduğunu düşünmüyorum&#8221;<br />
<br />Alüvyal alanlarda deprem enerjisinin yükseldiğini kaydeden Akın, &#8220;Özellikle sosyal medyada kullanıcıları ‘avizeler hiç sallanmadı’ dediler. Çok doğrudur, avizeler sallanmadı. Bunun nedeni bizim depreme çok yakın, yaklaşık 20 kilometre uzakta olmamızdı. Biz sadece ’P dalgası’nı hissedebildik. Daha çok sallama şeklinde değil de alttan vurma etkisi oluşturan bir dalgadır. Dolayısıyla avizeler sallanmadı. Sadece binaların altından bir vurma etkisi meydana geldi. Trabzon ve çevresinde hayatı olumsuz etkileyebilecek düzeyde bir tsunami riskinin olduğunu düşünmüyorum. Kuzey Anadolu Fay Hattı bizim için daha önemli. Dikkate alınması gereken en büyük tehlike budur&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Çok korkulacak bir durum olduğunu düşünmüyorum&#8221;<br />
<br />Artçı depremleri tahmin etmenin zor olduğunu belirten Akın, &#8220;Genellikle artçılar 1-2 derece düşük olur. Eğer bu öncü depremse daha büyük deprem olması beklenir. Fakat biz öyle bir deprem beklemiyoruz. Düşük bir ihtimal de olsa artçı olarak 1.5-2 büyüklüğünde depremler de meydana gelebilir. Bu tamamen fayın yüklendiği stres ve fayın geometrisine göre değişecektir. Bu deprem özelinde çok korkulacak bir durum olduğunu düşünmüyorum&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Engelli Erişilebilirliği Olmayan Binalara Ruhsat Verilmeyecek</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/engelli-erisilebilirligi-olmayan-binalara-ruhsat-verilmeyecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Asuman Doğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 07:27:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[çevre ve şehircilik bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[denetim]]></category>
		<category><![CDATA[Düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=261381</guid>

					<description><![CDATA[Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hayata geçirilen yapı denetimiyle ilgili düzenlemeyle yapıların proje aşamasında engelliler için erişilebilir olması zorunlu hale gelecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ve Yapı Sahipleri ile Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi İmzalayacak Yapı Denetim Kuruluşlarının Elektronik Ortamda Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğde Değişiklik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik">Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hayata geçirilen yapı denetimiyle ilgili düzenlemeyle yapıların proje aşamasında engelliler için erişilebilir olması zorunlu hale gelecek.</h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/231-1.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="231 1" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/231-1.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/231-1-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/231-1-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/231-1-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/231-1-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/231-1-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/231-1-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/231-1-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/231-1-120x67.webp 120w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="Engelli Erişilebilirliği Olmayan Binalara Ruhsat Verilmeyecek 2"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ve Yapı Sahipleri ile Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi İmzalayacak Yapı Denetim Kuruluşlarının Elektronik Ortamda Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Düzenlemeyle, ilave evrak talep edilerek, vatandaşların bürokratik işlemlerle uğraşmasının önüne geçilecek. Bazı idarelerin, yapı denetim kuruluşları ve diğer aktörlerce farklı uygulamalara gidildiğinin, mevzuatta belirtilen dışında ilave evraklar talep edildiğinin, bu sebeple bürokratik işlemlerin arttığının tespit edilmesi üzerine Bakanlık, ilave bürokratik işlem talep edilmesini engellenecek düzenlemeyi hayata geçirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buna göre, mevzuatta yer alanlar dışında ilave evrak talep edilemeyecek. Böylece Bakanlıkça hem bürokratik işlemlerin uzaması, kırtasiye işlemleri ile vakit kaybının önüne geçilmesi hem de uygulamada tam birliktelik sağlanması hedefleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>BİNALARA ENGELLİ ERİŞİMİ ŞARTI</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca yapıların, gerek projelendirme gerekse inşa aşamasında, engelli ve hareket zorluğu yaşayan vatandaşların göz ardı edilmesi ve günlük hayatta büyük zorluklarla karşı karşıya kalması nedeniyle, binalara engelli erişimi şartı da getirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kapsamda, tüm yapıların erişilebilirlik standartlarına uygun inşa edilmesi ve başta engelliler olmak üzere hareket zorluğu yaşayan kişilerin, yapıların her noktasını kullanabilmesi ve toplumsal yaşama daha çok katılım sağlaması amacıyla, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği eki,<strong> “Proje Kontrol Formu Örneği”</strong>ne <strong>“Erişilebilirlik Kontrol Formu”</strong> kısmı eklendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buna göre, özel gereksinimli vatandaşların yapılarda karşılaştıkları engeller göz önüne alınarak, bahçe yolları, bina girişleri, asansörler, rampa ve merdivenler gibi her türlü kritik noktada bu engellerin ortadan kaldırılması sağlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu formlar sayesinde binaların inşa edilmeden henüz proje aşamasında<strong> “erişilebilir”</strong> olması zorunlu hale getirildi. Böylece bu formlara uymayan ve engelli erişilebilirliği sağlanmamış binalara ruhsat ve iskan verilmeyecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sayede uzun vadede, binalarda daha sonra yapılan maliyetli erişilebilirlik tadilatları da ortadan kalkacak. Hem kamu kaynaklarında tasarruf sağlanarak milli servete katkıda bulunulacak hem de özel gereksinimli vatandaşların erişilebilirlik sorunlarını gidermede büyük katkı sağlanmış olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapı denetim kuruluşları tarafından gerek yapının projelendirme aşamasında gerekse yapım aşamasında ilgili mevzuata uygunluğunun denetlenmesi gerektiğinden, yapılan düzenlemeyle yapı denetim kuruluşlarınca ve ilgili idarelerce yapıların projelendirme ve yapım aşamasında erişebilirlik yönünden daha etkin ve sıkı bir şekilde denetlenmeleri sağlanacak. Böylelikle erişebilirlik yönünden, proje safhasında uygunsuzluk olan yapıların yapı ruhsatı almasının, yapım aşamasında uygunsuzluk olan yapıların ise yapı kullanma izin belgesi almasının önüne geçilerek, kamu yapılarında yakalanan standartların özel yapılarda da yakalanması hedeflenecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Uzmanlardan Trabzon için &#8220;Yerinde dönüşüm&#8221; önerisi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/uzmanlardan-trabzon-icin-yerinde-donusum-onerisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 09:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[planlama]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=259431</guid>

					<description><![CDATA[Trabzon’da kentsel dönüşüm çalışmalarının ’yerinde dönüşüm’ şeklinde yapılması gerektiği, yapılarla birlikte sosyal ve kültürel dokuyu da iyileştirecek bir planlama anlayışına ihtiyaç olduğu belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Şehir ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’da kentsel dönüşüm çalışmalarının ’yerinde dönüşüm’ şeklinde yapılması gerektiği, yapılarla birlikte sosyal ve kültürel dokuyu da iyileştirecek bir planlama anlayışına ihtiyaç olduğu belirtildi.<br />
<br />Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Şehir Plancıları Odası Trabzon eski Şube Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeliğini yapan Ercan Şen, şehirde bina bazlı sorunlar geçmişten bu yana devam ettiğini belirterek birçok mahallenin yapı stoku oldukça eskimiş durumda olduğunu kaydetti.<br />
<br />Şen, Trabzon’un depremden ziyade heyelan ve sel-su taşkınları gibi afet riskleriyle karşı karşıya olduğunu vurgulayarak &#8220;Şehirde bina bazlı sorunlar geçmişten bu yana devam ediyor. Birçok mahallemizin yapı stoku oldukça eskimiş durumda. Ülkemiz genel olarak deprem riski taşıyan bir coğrafyada yer alıyor. Ancak Trabzon’da ağırlıklı olarak heyelan ve sel-su baskını gibi farklı afet türleri söz konusudur. En son Beşirli Mahallesi’nde ciddi zararlar yaşandı. Can kaybı olmadı ama önemli altyapı, yapısal, mühendislik sorunlarımızın olduğu ortaya çıktı. Dolayısıyla kenti, afetlere dirençlilik temelinde ele alan bir kentsel iyileştirme ve kentsel dönüşüm sürecine girmek gerekiyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Yapılarla birlikte sosyal ve kültürel dokuyu da iyileştirecek bir planlama anlayışına ihtiyaç var&#8221;<br />
<br />Yapılarla birlikte sosyal ve kültürel dokuyu da iyileştirecek bir planlama anlayışına ihtiyaç olduğunu kaydeden Şen, &#8220;Kenti güneye doğru kontrolsüz bir şekilde yaymak ya da yeni yerleşim alanları açmak yerine, mevcut dokuyu kendi içinde ele almak daha doğru olacaktır. Sosyal donatı alanlarını, parkları, yeşil alanları ve ticari birimleri küçük ölçeklerde de olsa bu dokunun içine entegre ederek; yapısal dönüşümle birlikte sosyolojik ve kültürel dokuyu da gözetecek şekilde bir düzenlemeye gitmek gerekiyor. Bu noktada şehir planlamasına yeniden bakmak ve planlamayı bu doğrultuda şekillendirmek lazım. Çünkü zamanla bazı mahallelerimiz köhneleşmeye başladı. Köhneleşme sadece yapıların eskimesiyle değil, aynı zamanda orada yaşayan insanların sosyolojik yapısının değişmesiyle de ortaya çıkan bir durum. Yapılarla birlikte sosyal ve kültürel dokuyu da iyileştirecek bir planlama anlayışına ihtiyaç var. Trabzon, coğrafi olarak fiziki şartları zor bir kent. Bir yanında deniz var ve denizle yaşayan bir şehir olması nedeniyle bundan kopması mümkün değil. Diğer yanında ise dağlar bulunuyor. Bu alanlarda da yerleşilebilir bölgeler belirli düzenlemeler ile oluşturmak mümkün. Güneyde, belirli noktalarda uydu kentler oluşturulabilir. Bu uydu kentler; belirli bir süre barınmayı sağlayan, kendi içinde iş potansiyelleri olan ve şehir merkeziyle ulaşımı mümkün kılan yerleşim modelleri olabilir. Trabzon için bir vizyon tarif etmek gerekiyor. Örneğin 2050 ya da 2100 hedefi koyabilirsiniz; ‘Trabzon böyle olacak ve bu şekilde gelişecek’ dedikten sonra bu kararları uygulamaya geçirmeniz gerekir. Bunun için de her yönüyle çalışılmış, analiz edilmiş, doğru değerlendirmeler içeren ve gerektiğinde revize edilebilecek ciddi bir stratejik belgeye ihtiyaç vardır. Ne yazık ki şu anda Trabzon’da böyle bir belge yok. Daha çok günü kurtaran, projeci, palyatif kararlar ile ilerleyen bir anlayış hâkim&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Trabzon’un yerinde dönüşüme ihtiyacı var&#8221;<br />
<br />Trabzon’un kentsel dönüşümünün yerinde dönüşüm şeklinde yapılmasının doğru olacağını ifade eden Şen &#8220;Biz Trabzon için ‘yerinde dönüşüm’den yanayız. Yerinde dönüşümden kastımız, o mahallede yaşayan insanların orada kalmasını sağlamaktır. Çünkü bu insanlar o kültürün içinde yaşamış, mahalleyi bilen insanlardır. Onları başka bir yere taşıdığınızda hem sosyolojik sorunlar ortaya çıkıyor hem de bu insanlar kentte mutlu olamıyor. Oysa şehir planlaması ve imar planları yapılırken temel amaç, insanların mutluluğunu ve yaşam standartlarını yükseltmektir. Kentsel dönüşümde hâlâ ağırlıklı olarak yapısal dönüşüm tarafındayız. Yapıyı yenilediğimizde işin bittiğini, her şeyin düzeldiğini düşünüyoruz. Bu nedenle Trabzon’daki kentsel dönüşümün şu anda çok doğru bir şekilde ilerlediğini düşünmüyorum&#8221; şeklinde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Karabük&#8217;te Spor Alt Yapısı Güçleniyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/karabukte-spor-alt-yapisi-gucleniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Akgün]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2025 10:55:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Alt Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Cimnastik Salonu]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yenimahalle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=258199</guid>

					<description><![CDATA[AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin, Merkez Yenimahalle Spor Salonu yanına yapılan  Cimnastik Salonunun inşasına başlandığını belirterek,  &#8220;Karabük’te spor altyapısını güçlendirecek önemli bir yatırım daha hayata geçiyor&#8221; dedi. Merkez Yenimahalle Spor Salonu yanında, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ile yapılan sözleşme kapsamında bağımsız Cimnastik Salonunun inşasına başlandı. Kentsel dönüşüm çalışmalarının sürdüğü ve şehrin en yoğun bölgelerinden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik">AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin, Merkez Yenimahalle Spor Salonu yanına yapılan  Cimnastik Salonunun inşasına başlandığını belirterek,  &#8220;Karabük’te spor altyapısını güçlendirecek önemli bir yatırım daha hayata geçiyor&#8221; dedi.</h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/gegegege-1.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="gegegege 1" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/gegegege-1.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/gegegege-1-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/gegegege-1-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/gegegege-1-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/gegegege-1-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/gegegege-1-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/gegegege-1-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/gegegege-1-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/gegegege-1-120x67.webp 120w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="Karabük&#039;te Spor Alt Yapısı Güçleniyor 3"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Merkez Yenimahalle Spor Salonu yanında, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ile yapılan sözleşme kapsamında bağımsız Cimnastik Salonunun inşasına başlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kentsel dönüşüm çalışmalarının sürdüğü ve şehrin en yoğun bölgelerinden birine yakın konumda yükselen yeni salon, özellikle çocuklar ve gençler için yeni bir spor merkezi niteliği taşıyacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cimnastik sporunun; denge, güç, esneklik, çeviklik, koordinasyon ve dayanıklılığı geliştiren temel bir branş olduğuna dikkat çekilirken, erken yaşta spor alışkanlığı kazandırma açısından da büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uygulama projeleri ve yaklaşık maliyet çalışmaları tamamlanan projenin ihalesi gerçekleştirildi, inşaat ise hızla ilerliyor. Yaklaşık 25 milyon lira bedelle ihale edilen Cimnastik Spor Salonu, kısa süre içinde tamamlanarak gençlerin hizmetine sunulacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Karabük’ümüzün spor altyapısını güçlendirecek bu önemli yatırımın hayata geçmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı gelişimine katkı sağlayacak, yeteneklerini erken yaşta keşfetmelerine imkân tanıyacak modern bir cimnastik salonu şehrimize kazandırılıyor. Bu değerli proje için başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak’a şükranlarımı sunuyorum. İnşallah kısa sürede tamamlanarak evlatlarımızın kullanımına açılacaktır.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç da projenin gençlere yeni imkânlar sunacağını belirterek şunları söyledi:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Karabük’ümüzde sporun her branşını destekleyen yatırımların artmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Cimnastik Salonunun tamamlanmasıyla birlikte çocuklarımızın ve gençlerimizin yeteneklerini geliştirebileceği modern bir alan daha şehrimize kazandırılmış olacak. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt ise yatırımın Karabük’ün yükselen spor vizyonuyla uyumlu olduğunu ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:<strong> “Şehrimizin spor altyapısını güçlendiren bu önemli projenin hayırlı olmasını diliyorum. Gençlerimize yönelik her yatırım, geleceğimize yapılan en güçlü katkıdır. Cimnastik Salonunun kısa sürede tamamlanarak hizmete açılması için süreci yakından takip ediyoruz.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Karabük Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde Büyük Dönüşüm: Modern ve Konforlu Bir Merkez Yolda</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/karabuk-sehirlerarasi-otobus-terminalinde-buyuk-donusum-modern-ve-konforlu-bir-merkez-yolda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berkay Doğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 09:57:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[karabük belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[modern]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[terminal]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=257903</guid>

					<description><![CDATA[Karabük Belediyesi tarafından Karabük Şehirlerarası Otobüs Terminali Tadilat Projesi hızla ilerliyor. Kent ulaşımının kalbinde yer alan terminal, kapsamlı yenileme çalışmalarıyla birlikte modern, güvenli ve estetik bir yapıya kavuşmak için gün sayıyor. Terminal alanında yapılan incelemelerde, çatıdan cephe kaplamalarına, yolcu bekleme alanlarından teknik altyapıya kadar geniş bir yelpazede dönüşümün sürdüğü görülüyor. Proje kapsamında alanın büyük bölümünde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"><strong>Karabük Belediyesi tarafından Karabük Şehirlerarası Otobüs Terminali Tadilat Projesi hızla ilerliyor. Kent ulaşımının kalbinde yer alan terminal, kapsamlı yenileme çalışmalarıyla birlikte modern, güvenli ve estetik bir yapıya kavuşmak için gün sayıyor.<br></strong></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/dddddd.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="dddddd" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/dddddd.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/dddddd-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/dddddd-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/dddddd-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/dddddd-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/dddddd-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/dddddd-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/dddddd-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/12/dddddd-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="Karabük Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde Büyük Dönüşüm: Modern ve Konforlu Bir Merkez Yolda 4"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Terminal alanında yapılan incelemelerde, çatıdan cephe kaplamalarına, yolcu bekleme alanlarından teknik altyapıya kadar geniş bir yelpazede dönüşümün sürdüğü görülüyor. Proje kapsamında alanın büyük bölümünde yeni çelik konstrüksiyonlar yükselirken, dış cephede yalıtım ve kaplama çalışmaları dikkat çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Projenin öne çıkan detayları şöyle:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Sözleşme Tarihi:</strong> 18.07.2025</li>



<li><strong>İşe Başlama Tarihi:</strong> 21.07.2025</li>



<li><strong>İşin Bitiş Tarihi:</strong> 06.01.2026</li>



<li><strong>Sözleşme Bedeli:</strong> 63.908.665,69 TL</li>



<li><strong>Yüklenici:</strong> Talha Yüce – Sim Mühendislik</li>



<li><strong>Denetim:</strong> Karabük Belediyesi, İlbank A.Ş. (İzleme)</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Proje tamamlandığında terminal; ferah yolcu salonları, modern peron düzeni, yenilenmiş bekleme alanları ve artırılmış güvenlik standartlarıyla şehrin ulaşım yükünü çok daha etkin bir şekilde karşılayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karabük Belediyesi, bu yenileme hamlesiyle şehrin vizyon projelerinden birine imza attıklarını belirterek, terminalin yalnızca yapısal olarak değil, şehir estetiğine katkı sağlayan bir çekim merkezine dönüşeceğini vurguladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vatandaşlar da çalışmaların hızından ve kapsamından memnun olduklarını ifade ederek, Karabük’ün uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu modern terminale kavuşacak olmanın heyecanını taşıdıklarını dile getirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karabük, bu projeyle birlikte ulaşım altyapısında önemli bir adım daha atarak geleceğe güçlü bir yatırım yapıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Atakum dikey mimariye yenik düştü: Hızlı yapılaşma riskleri artırdı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/atakum-dikey-mimariye-yenik-dustu-hizli-yapilasma-riskleri-artirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Dec 2025 09:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Dikey]]></category>
		<category><![CDATA[Risk]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=257626</guid>

					<description><![CDATA[Samsun’un Atakum ilçesinde son yıllarda süratle artan dikey yapılaşma, inançlı kentleşme açısından yeni değerlendirmeleri gündeme getiriyor. İlçede yüksek ve çok yüksek bina sayısının büyüme eğiliminin sürmesi, bilhassa yer koşulları ve altyapı ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun’un Atakum ilçesinde son yıllarda süratle artan dikey yapılaşma, inançlı kentleşme açısından yeni değerlendirmeleri gündeme getiriyor. İlçede yüksek ve çok yüksek bina sayısının büyüme eğiliminin sürmesi, bilhassa taban kuralları ve altyapı kapasitesi tarafından çeşitli risklerin göz önünde bulundurulmasını zarurî kılıyor.<br />
<br />&#8220;Türkiye’nin Miamisi&#8221; olarak isimlendirilen Samsun’un Atakum ilçesinde son yıllarda sürat kazanan çok katlı yapılaşma, inançlı kentleşme açısından yeni teknik değerlendirmeleri gündeme taşıyor. İlçede hem nüfus artışı hem de arsa badiresi nedeniyle dikey mimariye yönelimin devam ettiği gözleniyor.<br />
<br />Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) İnşaat Mühendisliği Kısmı Mekanik Anabilim Kolu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sertaç Tuhta, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’ne nazaran 30.5 metre üzerinin yüksek, 60.5 metre üzerinin ise çok yüksek yapı sınıfında yer aldığını belirterek Atakum’da bu tıp yapıların sayıca fazla olduğuna dikkat çekti. Tuhta, son 25 yılda ilçenin yerleşim alanı açısından dört kata yakın büyüme gösterdiğini tabir etti. Tuhta, &#8220;Yüksek yapıların ekonomik istikametten ve bağımsız kısım sayısı açısından avantajları bulunmaktadır. Lakin bilimsel çalışmalarla da kanıtlandığı üzere altyapı ile ilgili ve kendi bölgesinde mikro iklim oluşturma bakımından dezavantajlarının olduğu bilinmektedir. Samsun bu taraftan birtakım dezavantajları bünyesinde barındırmaktadır. Dikey mimari, yatay mimarinin tersine çok sayıda bağımsız kısmı bir ortada barındıran, altyapı ve ulaşım sıkıntılarının ortaya çıkmasına taban hazırlayan günümüzdeki yapılaşma çeşididir. Dikey mimaride birtakım dezavantajlar vardır. Örnek verecek olursak sarsıntı riski. Bir öteki risk de yapılarda meydana gelen yangın riskleridir. Bunlar olumsuz olarak sayabileceğimiz özelliklerdir. Alışılmış, hem yatay hem de dikey mimaride kurallara uygun yapıldığında rastgele bir risk olmadığını söyleyebiliriz. Nüfus artışına bağlı olarak belli bölgelerde yapı stoku artmaktadır. Nüfusun artmasıyla birlikte arsa ölçüsünde azalma yaşanmakta ve dikey mimariye yönelim olmaktadır&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Bina yeni bile olsa zelzele tahlil raporları olup olmadığı sorgulanmalı&#8221;<br />
<br />Yüksek katlı yapıların ekonomik ve kullanım açısından birtakım avantajlar sunduğunu belirten Tuhta, buna rağmen altyapı yükü ve mikro iklim üzerindeki tesirler üzere bilimsel olarak ortaya konmuş dezavantajların da göz gerisi edilmemesi gerektiğini söyledi. Tuhta, dikey mimarinin arsa yetersizliğine bağlı olarak tercih edildiğini lakin sarsıntı ve yangın riskleri açısından ek önlemler gerektirdiğini vurguladı. Atakum’un kıyı bandına yönelik değerlendirmelerde ise sıvılaşma ve yer büyütme potansiyelinin kıymetli bir tehlike olduğunun altını çizen Tuhta, çok yüksek yapıların ekseriyetle ilçenin üst kotlarında konumlandığını belirterek, &#8220;Atakum özelinde baktığımızda, kıyı şeridi boyunca sıvılaşma ve yer büyütme riskinin potansiyel bir tehlike olduğundan bahsedebiliriz. Çok yüksek binaların ise ilçenin daha yüksek kotlarında yer aldığını görmekteyiz. Yüksek yahut çok yüksek yapıların zelzele performans tahlil raporlarının olup olmadığını sorgulamamız gerekmektedir. Bu sınıfa giren eski yapılarda vatandaşlarımızın hasarlı yahut hasarsız olarak nitelendirilen sistemlerle sarsıntı performans tahlillerini kesinlikle araştırmaları gerekir. Bu performans düzeyleri, aktüel Türkiye Bina Zelzele Yönetmeliği’ne uygun ise tercih edilmelidir&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Sağlıklı bir kentleşme için mikro bölgelendirme çalışmalarının kural olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tuhta, parsel bazlı yer etütlerinin geoteknik ve sismik açıdan yapılmasının ehemmiyetine dikkat çekerek, bu dataların sarsıntı tehlike haritalarıyla birlikte değerlendirilip planlama tahlillerine istikamet vermesi gerektiğini kelamlarına ekledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Safranbolu TSO &#8216;Dubai Big 5 Global İnşaat ve Yapı Fuarı&#8217;na katıldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/safranbolu-tso-dubai-big-5-global-insaat-ve-yapi-fuarina-katildi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2025 10:56:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Dubai Big 5 Global İnşaat]]></category>
		<category><![CDATA[fuar]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=256667</guid>

					<description><![CDATA[Karabük&#8216;ün Safranbolu ilçesinden 30 iş insanı, Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) öncülüğünde Birleşik Arap Emirlikleri&#8217;nde düzenlenen Big 5 Global İnşaat ve Yapı Fuarı&#8217;na katıldı.Safranbolu TSO Meclis Başkanı Cengiz Ünal ve Safranbolu TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Altuntepe liderliğinde gerçekleştirilen 5 günlük Dubai gezisi kapsamında heyet, dünyanın en büyük inşaat organizasyonlarından biri olarak kabul edilen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/i978o79i.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="i978o79i" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/i978o79i.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/i978o79i-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/i978o79i-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/i978o79i-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/i978o79i-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/i978o79i-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/i978o79i-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/i978o79i-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/i978o79i-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="Safranbolu TSO &#039;Dubai Big 5 Global İnşaat ve Yapı Fuarı&#039;na katıldı 5"></figure>


<p class="wp-block-paragraph"><strong>Karabük</strong>&#8216;ün Safranbolu ilçesinden 30 iş insanı, Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) öncülüğünde Birleşik Arap Emirlikleri&#8217;nde düzenlenen Big 5 Global İnşaat ve Yapı Fuarı&#8217;na katıldı.<br>Safranbolu TSO Meclis Başkanı Cengiz Ünal ve Safranbolu TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Altuntepe liderliğinde gerçekleştirilen 5 günlük Dubai gezisi kapsamında heyet, dünyanın en büyük inşaat organizasyonlarından biri olarak kabul edilen fuarda incelemelerde bulundu.<br>Meclis Başkanı Ünal, fuar ziyaretiyle ilgili yaptığı açıklamada, Safranbolu TSO olarak uluslararası ölçekte önemli bir organizasyonda yer aldıklarını belirterek, &#8220;Meclis Başkanımız, Yönetim Kurulu Başkanımız ve değerli iş insanlarımızla birlikte BIG 5 Global Dubai Fuarı&#8217;nı ziyaret etmiş bulunmaktayız.&#8221; dedi.<br>İnşaat sektöründe teknolojinin hızla geliştiğine dikkat çeken Ünal, fuarda yeni ve yeşil teknolojiyle üretilen ürünler, sürdürülebilir çözümler ve ileri üretim teknikleri hakkında kapsamlı incelemeler yaptıklarını söyledi. Bu tür fuarların sektördeki yenilikleri yerinde görme fırsatı sunduğunu ifade eden Ünal, katılımcıların yeni iş yapma imkânları, iş birlikleri ve küresel bağlantılar kurma şansı elde ettiğini kaydetti.<br>Fuarın Safranbolu TSO üyelerine önemli avantajlar kazandıracağına inandığını belirten Ünal, şunları söyledi:<br>&#8220;Gerçekleştirilen bu ziyaretin, üyelerimizin uluslararası yenilikleri yerinde görmesine, bölge sanayimizin rekabet gücünü artıracak teknolojilere erişmesine ve yeni iş birlikleri, ihracat fırsatları ile küresel bağlantıların geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.&#8221;<br>Fuara katılımın yalnızca bir gezi olmanın ötesinde, bölgedeki ticaretin gelişmesi ve yerel iş insanlarının global pazarlarda daha etkin rol alması açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Ünal, bu tür organizasyonların Safranbolu&#8217;nun ekonomik vizyonuna katkı sunduğunu ifade etti.<br>Safranbolu TSO olarak bölgenin ekonomik yapısını daha da güçlendirmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini kaydeden Ünal, &#8220;Bölgemizi daha güçlü bir ekonomik yapıya kavuşturmak, üyelerimizin dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmesini sağlamak ve sürdürülebilir, yenilikçi ve katma değerli üretim anlayışını desteklemek için çalışmalarımıza devam edeceğiz.&#8221; ifadelerine yer verdi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Abdipaşa’da doğal gaz çalışmalarına başlandı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/abdipasada-dogal-gaz-calismalarina-baslandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 13:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=254541</guid>

					<description><![CDATA[Bartın’ın Ulus ilçesi Apdipaşa beldesinde taşımalı sistem sıvılaştırılmış doğal gaz dağıtım ve depolama alanı imali için birinci kazma vuruldu. Abdipaşa beldesinde bin metrekare alanda taşımalı sistem doğalgaz depolama ve dağıtım merkezinin imali için ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bartın’ın Ulus ilçesi Apdipaşa beldesinde taşımalı sistem sıvılaştırılmış doğal gaz dağıtım ve depolama alanı üretimi için birinci kazma vuruldu.<br />
<br />Abdipaşa beldesinde bin metrekare alanda taşımalı sistem doğalgaz depolama ve dağıtım merkezinin üretimi için alt yapı çalışmalarına başlandı. Tesisler için temel atılırken, boru çizgisinin ise kazma çalışmaları yürütülüyor. Çalışmaların yıl sonu prestijiyle bitirilmesi öngörülüyor. Çalışmaların tamamlanmasının akabinde beldede 2 bin doğalgaz abonesi olması hedefleniyor.<br />
<br />Sahadaki çalışmaları yerinde inceleyen Abdipaşa Belediye Başkanı Yaşar Dönmez, 2026 yılında doğal gazın yetiştirilmesi için çalışmaların süratle devam ettiğini kaydetti. Dönmez, beldede devam eden başka proje ve çalışmalar hakkında da bilgi vererek, Ovaçayı yanındaki millet bahçesine yapılması planlanan Kültürevi ve yüksek kapasiteli düğün salonu temeli ve alt yapı çalışmalarının tamamlandığını kaydetti.<br />
<br />Başkan Dönmez, birinci etap TOKİ konutlarının sahiplerine teslim edileceğini, Karabük-Bartın karayolunun karşısında da 80 konutluk 2. etap konutların yapılacağını söz etti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Gümüşhane ve Bayburt’un dünyaya açılacak kapısı olan havalimanı hızla yükseliyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/gumushane-ve-bayburtun-dunyaya-acilacak-kapisi-olan-havalimani-hizla-yukseliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 09:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Bulunan]]></category>
		<category><![CDATA[Havalimanı]]></category>
		<category><![CDATA[İnce]]></category>
		<category><![CDATA[İnşaatı]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=253859</guid>

					<description><![CDATA[Gümüşhane Valisi Aydın Baruş, Köse ilçesinde imali devam eden ve 2026 yılında tamamlanması hedeflenen yıllık 2 milyon yolcu kapasiteli Türkiye’nin 5.bölgesel havalimanı inşaatında incelemelerde bulundu. Altyapı çalışmaları tamamlanan ve üstyapı ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane Valisi Aydın Baruş, Köse ilçesinde imali devam eden ve 2026 yılında tamamlanması hedeflenen yıllık 2 milyon yolcu kapasiteli Türkiye’nin 5.bölgesel havalimanı inşaatında incelemelerde bulundu.<br />
<br />Altyapı çalışmaları tamamlanan ve üstyapı çalışmalarına sürat verilen Gümüşhane-Bayburt Havalimanı inşaatı devam ederken üst yapıda yüzde 70 oranında ilerleme kaydedildi.<br />
<br />Beraberinde Köse Kaymakamı İbrahim Pelit, Kelkit ve Köse Vilayet Genel Meclisi üyeleriyle havalimanı şantiye alanında incelemelerde bulunan Vali Baruş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 11. Bölge Müdür Vekili Bilal Timur’dan çalışmaların son durumu hakkında bilgi aldı.</p>
<p>&#8220;Kaba inşaatın yüzde 70’i tamamlanmış durumda&#8221;<br />
<br />İncelemelerin akabinde açıklamalarda bulunan Vali Baruş, &#8220;Köse ilçemiz hudutları içerisinde bulunan havalimanı üst yapı inşaatını incelemek üzere geldik. İnşaat çalışmalarının bu yıl, bilhassa Ağustos ayından sonra hızlanma sürecine girdiğini görüyoruz. Kaba inşaatın yüzde 70’i tamamlanmış durumda. Bu süreç tamamlandıktan sonra içerisinin donanımlarına, ince işçiliklere geçilecek. Kule inşaatı da beton olarak tamamlanmış durumda fakat çelik imalatı devam edecek. Yeniden itfaiye binalarımız, garajlarımız, güç dağıtım merkezi, katı atık depolama merkezi, atık su arıtma merkezleri inşaatları da devam ediyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız geldiği vakit 2026 yılında tamamlanmasının öngörüldüğünü söylemişti&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;110 çalışanla süratle yükseliyor&#8221;<br />
<br />Şu anda şantiyede 110 görevliyle çalışmaların süratle devam ettiğini ve havaların elverdiği oranda devam edeceğini kaydeden Vali Baruş, &#8220;İnşaatta rastgele bir aksama yok. Çelik imalat tamamlandıktan sonra terminal binasının üst kısmını kapatılmasına geçilecek. İnşallah hava durumu müsait olursa bu kapatma süreçleri de yapılır. Ondan sonra iç imalatlara daha kolay geçme imkanı olur. Burası rakım olarak yüksek bir yer. Mevsim müsait olmayınca çalışmak sıkıntı oluyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Tamamlandığında hoş bir tesise kavuşacağız&#8221;<br />
<br />Tamamlandığında gerek pist uzunluğu gerekse teknik donanımlarıyla, terminal binasıyla hoş bir tesise kavuşulacağını vurgulayan Vali Baruş, &#8220;Şu anda güvenlik hizmeti verecek jandarmamızın kullanımına yönelik bina da yapılıyor. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün çalışmasını yapmasından sonra karayoluna ulaşımı sağlayacak ilişki yolunu da yapacağız&#8221; sözlerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Burası tamamlandığında Gümüşhane ve Bayburt’un dünyaya açılan kapısı olacak&#8221;<br />
<br />Havalimanının hem Gümüşhane hem de Bayburt için bir baht olduğunun altını çizen Vali Baruş, &#8220;Burası tamamlandığında iki vilayetimizin de dünyaya açılan kapısı olacak. Bilhassa yakında bulunan Köse, Kelkit, Şiran ilçelerimiz açısından da büyük bir imkan olacak burası. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelecek insanlarımız çarçabuk memleketlerine ulaşabilecekler. Havalimanının tamamlanmasıyla birlikte bilhassa etrafta bulunan tarihi ve kültürel varlıklarımızın da daha fazla kıymet kazanacağını düşünüyoruz. Bilhassa Satala Antik Kentimizin de daha büyük bir ilgi göreceğini düşünüyoruz. Her açıdan bu havalimanı etraf ilçelerimiz, Gümüşhanemiz, Bayburt olarak da çok kıymetli bir ulaşım merkezi olacak. Bölgeye bedel kazandıracak bir proje. Cumhurbaşkanımıza, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımıza çok teşekkür ediyorum&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Denizlerin sessiz katili: Hayalet ağlar</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/denizlerin-sessiz-katili-hayalet-aglar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 17:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Hayalet Ağ]]></category>
		<category><![CDATA[Üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=252820</guid>

					<description><![CDATA[Karadeniz’de her yıl bin kilometrenin üzerinde balıkçı ağı denizin karanlık sularında kayboluyor. Avcılık sırasında kopan, terk edilen ya da unutulan bu ağlar, "hayalet ağ" ismiyle deniz ekosisteminin en tehlikeli tehditlerinden birine dönüşüyor ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz’de her yıl bin kilometrenin üzerinde balıkçı ağı denizin karanlık sularında kayboluyor. Avcılık sırasında kopan, terk edilen ya da unutulan bu ağlar, &#8220;hayalet ağ&#8221; ismiyle deniz ekosisteminin en tehlikeli tehditlerinden birine dönüşüyor. Plastik yüklü atıkların yüzde 10 ila 20’sini oluşturan hayalet ağlar, yıllarca denizlerde avlanmayı sürdürerek balıklardan deniz memelilerine, kuşlardan mercanlara kadar birçok canlıyı tuzağa düşürüyor ve kimyasal kirliliğe yol açıyor.<br />
<br />Karadeniz’de deniz ekosistemini tehdit eden en değerli ögelerden biri olan &#8220;hayalet ağlar&#8221; her yıl binlerce deniz canlısının vefatına yol açıyor. Avcılık faaliyetleri sırasında koparak ya da terk edilerek deniz tabanına çöken bu ağlar, yıllarca faal formda avlanmayı sürdürüyor. Geniş alanlara yayılan ve ince gözenekli yapılarıyla kilometrelerce uzanabilen bu ağlar, deniz tabanına çökerek kimyasal kirliliğe neden olurken, su yüzeyinde dolaştıkça balık, kabuklu, deniz memelisi ve kuşlar başta olmak üzere birçok canlıyı tuzağa düşürüyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi öncülüğünde yürütülen çalışmalarda, deniz altındaki hayalet ağların tespiti, haritalandırılması ve temizlenmesine yönelik kapsamlı bir proje yürütülüyor. Sualtı droneleri ve dalgıç gruplarıyla gerçekleştirilen operasyonlarda, şu ana kadar 10 binin üzerinde gereç tespit edildi. Yaklaşık 2 ton atık denizden çıkarılırken, yapılan çalışmalara nazaran her yıl bin kilometrenin üzerinde ağın Karadeniz’in derin sularına bırakıldığı tespit edildi.</p>
<p>Prof. Dr. Erüz: &#8220;Hayalet ağlar denizde bulunan plastik yüklü çöplerin yaklaşık yüzde 10 ila 20’sini oluşturuyor&#8221;<br />
<br />Karadeniz’de yapılan hayalet ağ çalışmaları ile ilgili bilgiler veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, bilimsel çalışmalarda hayalet ağların yaklaşık 4 ile 20 yıl ortasında faal olarak denizde avlamaya devam ettiğini belirterek, &#8220;Denizlerde balık avlamak gayesiyle kullanılmış olan lakin avlama maksadı dışına çıkarak bir halde terk edilmiş, kaybedilmiş ya da bu biçimde koparak kaybolmuş olan ağ ve öteki balık balıkçılık ekipmanlarını hayalet ağ olarak isimlendiriyoruz. Hayalet ağlar denizde bulunan plastik yüklü çöplerin yaklaşık yüzde 10 ila 20’sini oluşturuyor. Yılda 8 milyon ton üzere plastik kökenli atığın denize girdiğini düşünürsek bunun yüzde 10’u 800 bin ton, yüzde 20’si 1 milyon 600 bin ton üzere çok büyük bir ölçüsü oluşturuyor. Bu ağlar öbür plastik ve materyaller üzere bir kütle biçiminde değil alana yayılmış geniş alanları kaplayan ince gözenekli olan bir yapı olduğu için kilometrelerce boya ulaşabilen genişlikte denizde hür halde bir hayalet halinde gezerek avlamaya devam eden materyallerdir.  Ya da denizin tabanına çökerek kurşun ve gibisi gereç olarak kimyasal kirliliğe sebep olmaktadır.  En kıymetlisi de hayalet ağlarla ilgili yapılan bilimsel çalışmalarda yaklaşık 4 ile 20 yıl ortasında etkin olarak denizde avlamaya devam ettiği tespit edildi. Hayalet ağların yaptığı avlar hiçbir biçimde iktisada dönüşmüyor. Ekolojiye ve biyoçeşitliliğe ziyan veriyor. Balıklar başında olmak üzere tüm kabuklulara, yumuşakçalara, denize bulunan balinalar, yunuslar, köpek balıkları üzere canlılara ve memelilere, deniz kuşlarına ve hatta kıyılara geldiğinde öbür hayvanlara da ziyan veren bir atık kümesidir. Denizde daima gezdiği için daima yer değiştiriyor. Farklı bölgelerde bilinmeyen alanlarda avlamaya öldürmeye devam eden bir sisteme hayalet ağ diyoruz. Yaptığı avcılığa da hayalet avcılık diyoruz. Sistem ve kural dışı bir avcılık gerçekleşiyor&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Her yıl bin kilometrenin üzerinde ağ Karadeniz’de terk ediliyor&#8221;<br />
<br />Karadeniz’de 10 bin civarında malzeme tespiti yapıldığını ve 2 bin kilogramın üzerinde materyal çıkartıldığını kaydeden Erüz, &#8220;Denizaltı ve kıyılarda hayalet ağ gereçlerinin neler olduğunun tespiti yapıldı. Fazla bulundukları noktaların haritalandırmaları ile ilgili belgeleme yapıldı. Sonrasında bu alanlarda dalgıçlar aracılığıyla çalışmalar yapıldı. Projede sualtı dronları da kullanıldı. Şuana kadar 2 ton civarında atık çıkarttık. Ağları modül kesim çıkartıyorsunuz. Çok yaygın olduğu için tabandan ve kayalıklardan çıkartmak gerekiyor. Şuana kadar yaklaşık 10 bin civarında gereç tespiti yapıldı. 2 bin kilogramın üzerinde materyal çıkarıldı. Bir ağ 3-5 kilogram tartısında ancak uzunluğu 100 metre, derinliği 4-5 metreyi buluyor. 500 metrekarelik bir alanı kaplıyor. Karadeniz’de her yıl bin kilometrenin üzerinde ağın kaybolduğunu söyleyebiliriz. Bu hayalet ağ durumuna düşüyor. Türkiye’de bu manada geri dönüşüm için çalışmalar var fakat kâfi değil. Amacımız bu çalışmaları kurumlar ortası işbirliği ile geliştirip mümkün olabildiğince hayalet ağın kaybolmasını engelleyecek tedbirler almaktır.  Trabzon’da öncelikli alanlarımız Sürmene balıkçı civarındaki kısmen müdafaa altında olan kayalık bölge, Of açıklarındaki sualtı adaları, Akçaabat ile Yoroz ortasında bulunan kıyıdan beş mil açıktaki mezgit adaları üzere alanları su altı araçları ile temizlemeyi planlıyoruz. Her yıl bin kilometrenin üzerinde ağ Karadeniz’de terk ediliyor&#8221; tabirlerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Ertuğrul Doğan: &#8220;Bu takım kendi hikayesini yazıyor&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/ertugrul-dogan-bu-takim-kendi-hikayesini-yaziyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 09:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Doğan]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzonspor]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=252677</guid>

					<description><![CDATA[Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, takımın son devirde ortaya koyduğu performansın umut verici olduğunu belirterek bordo-mavili grubun gençlik gücüyle tecrübeyi harmanlayan yapısının Harika Lig’de kendi öyküsünü yazmaya başladığını söyledi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, takımın son periyotta ortaya koyduğu performansın umut verici olduğunu belirterek bordo-mavili takımın gençlik gücüyle tecrübeyi harmanlayan yapısının Üstün Lig’de kendi kıssasını yazmaya başladığını söyledi.<br />
<br />Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, kulüp mecmuasında yer alan açıklamasında, geride bıraktıkları süreç grup ismine umut verici bir tabloyu ortaya koyduklarını belirterek, &#8220;Sahada sergilenen çaba, gençlik gücüyle deneyimin harmanlandığı bir yapının birinci meyvelerini veriyor. Bu takım, Üstün Lig’de kendi kıssasını yazmaya başladı. Elbette bu kıssa inişleriyle çıkışlarıyla, sabırla ve kararlılıkla büyüyecektir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Fatih Tekke ile yürüttüğümüz planlama sürdürülebilir bir futbol modeline dayanıyor&#8221;<br />
<br />Avrupa futbolunda birçok kulübün benzeri yapılanmalarla kıymetli muvaffakiyetler elde ettiğini belirten Doğan, &#8220;Trabzonspor da sürdürülebilir bir futbol modeliyle geleceğini inşa ediyor. Benfica ve Sporting Lizbon, genç yetenekleri sistemli halde geliştirip parlatan, akabinde bu oyuncuları hem sportif hem ekonomik paha üretecek biçimde dünya futboluna kazandıran örnekler ortasında yer alıyor. Biz de Trabzonspor olarak bu vizyonu benimsiyoruz. Teknik yöneticimiz Fatih Tekke ile birlikte yürüttüğümüz planlama büsbütün sürdürülebilir bir futbol modeline dayanıyor. Genç oyuncuların gelişimini merkezine alan, deneyimle yoğrulmuş bu yapı kulübümüzün geleceğini şekillendirecektir&#8221; tabirlerini kullandı.<br />
<br />Geçmişin yanılgılarından ders çıkardıklarını vurgulayan Doğan, &#8220;Her bir oyuncumuza gösterdikleri özveri için teşekkür ediyorum. Onların gelişimine ve emeğine olan takviyemizi bir defa daha en güçlü halde vurgulamak istiyorum&#8221; halinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Trabzonspor karakterini tekrar bariz kılacağız&#8221;<br />
<br />Trabzonspor’un artık dünyanın her köşesine açıldığını söz eden Doğan, scouting ağını genişleteceklerini belirterek, &#8220;Hangi turnuva olursa olsun scout takımımız oraya gidecek, genç ve gelecek vaat eden yetenekleri en erken kademede tespit edip ekibimize kazandıracaktır. Yalnızca dışarıdan oyuncu bulmakla yetinmeyecek, kendi altyapımızdan da üretmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Trabzon’un ruhunu taşıyan, kulübün bedelleriyle yetişmiş gençleri futbol sahnesine çıkaracak bir yapıyla hem alanda hem kulüp kültüründe Trabzonspor karakterini tekrar bariz kılacağız&#8221; kelamlarını kaydetti.</p>
<p>&#8220;Trabzonspor, birlik hissini alana yansıttığında her vakit büyük işler başardı&#8221;<br />
<br />Taraftarlara da davette bulunan Lider Doğan, tribünlerin doluluk oranına dikkat çekerek, &#8220;Bu sürecin etkin bir kesimi olmanız muvaffakiyetin anahtarıdır. Trabzonspor topluluğu, birlik hissini alana yansıttığında her vakit büyük işler başardı. Tribünlerin son maçlarda beklenen ölçüde dolmaması içimizi burksa da bundan sonraki müsabakalarda stadyumu büsbütün dolduracağınıza olan inancım tamdır. Bu ekip takviyesi sonuna kadar hak eden bir topluluk ruhuyla alanda yer alıyor&#8221; dedi.<br />
<br />Ertuğrul Doğan, &#8220;Trabzonspor kendi bedellerine yaslanan, geleceğini akılla ve inançla inşa eden bir topluluktur. Bu seyahatte daima birlikte yürüdüğümüzde, muvaffakiyet kaçınılmaz hale gelecektir&#8221; diyerek kelamlarını tamamladı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Osmanlı’dan Cumhuriyete tanıklık eden konak aile müzesine dönüştürüldü</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/osmanlidan-cumhuriyete-taniklik-eden-konak-aile-muzesine-donusturuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 09:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=252389</guid>

					<description><![CDATA[Trabzon’da 1840’lı yıllarda Hacıyakupoğlu Ahmet Ağa tarafından inşa edilen ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir periyoda tanıklık eden tarihi konak, hem mimarisi hem de Hacıyakupoğlu ailesinin siyaset, askerlik ve iş dünyasındaki tesirleriyle tarihe ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’da 1840’lı yıllarda Hacıyakupoğlu Ahmet Ağa tarafından inşa edilen ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir periyoda tanıklık eden tarihi konak, hem mimarisi hem de Hacıyakupoğlu ailesinin siyaset, askerlik ve iş dünyasındaki tesirleriyle tarihe ismini yazdırıyor.<br />
<br />İş insanı Alaattin İlyas Saral’ın teşebbüsüyle &#8220;Baştımar Aile Müzesi ve Kitaplığı&#8221; olarak düzenlenen müze tarihi atmosferde fiyatsız olarak halkın hizmetine sunuldu.<br />
<br />Trabzon’da 1840’lı yıllarda Hacıyakupoğlu Ahmet Ağa tarafından yaptırılan tarihi konak, &#8220;Baştımar Aile Müzesi ve Kitaplığı&#8221; olarak ziyarete açıldı. 1916 Rus işgali sırasında çevreyi yakıp yıkan askerlerin bile ziyan vermediği konakta doğup büyüyen Hacıyakupoğlu ailesi, tarih boyunca siyaset, askerlik ve iş dünyasında kıymetli roller üstlendi. Trabzon Vilayet Özel Yönetimi tarafından restore edilen konak, ailenin torunlarından iş insanı Alaattin İlyas Saral’ın teşebbüsüyle müze ve kitaplığa dönüştürüldü. Ziyaretçiler, Türkçe, İngilizce ve Rusça hazırlanan tanıtım sinemaları eşliğinde müzeyi gezebiliyor. Karadeniz ve Trabzon temalı kitapların yer aldığı kitaplık, bilhassa öğrenciler için kaynak niteliği taşırken, tarihi atmosferde çaylarını yudumlayan ziyaretçiler, aile bireylerinin hayat hikayelerini okuyarak yahut dinleyerek geçmişe seyahat yapabiliyor.<br />
<br />Baştımar Aile Müzesi’nde yapılan restoran ve düzenleme çalışmaları ile ilgili bilgiler veren Tarihçi-Yazar Fatih Yurttaş, konağın Ahmet Hacıyakupoğlu Ağa tarafından 1840’lı yıllara yaptırıldığını belirterek &#8220;Burası Trabzon ve Karadeniz’in kültürel mirasına çok kıymetli katkılar sağlamış bir ailenin yaşadıklarını, yaşananları ve yaşanmışlıkları gelecek kuşaklara daha uygun anlatabilmek ismine müzeye dönüştürülmüş bir yapı. Bu binayı özel kılan temel sebeplerden bir tanesi de aslında isminden da anlaşılacağı üzere Baştımar Ailesi Müzesi. 1461 yılında Trabzon Osmanlı Devleti tarafından fethedildiğinde yani Fatih Sultan Mehmet burayı fethettiğinde bölgenin güvenliğini sağlamak hedefiyle güvendiği aileleri bu bölgelere yerleştirmiş. Hasebiyle tımar sistemi dediğimiz Türk İslam Devletlerinde olan bir toprak işletim sistemidir. Yani toprağa işletirsiniz karşılığında o bölgenin güvenliğini sağlarsınız ve devlete gereksinim duyduğunda asker gönderirsiniz. Burası da Baştımar yani bu bölgenin en büyük tımarından bahsediyoruz. Görmüş olduğumuz bu yapı Ahmet Hacıyakupoğlu Ağa tarafından 1840’lı yıllara yaptırılmış. Kimi yapılar vardır ki tarihe cansız tanıklık ederler. Ancak bu yapıların özelliği bunların ruhsuz oluşu değildir. Bunların kendine ilişkin bir ruhları vardır. O ruhu da yaşatan içinde yaşayanların yaşanmışlıklarıdır. Bu bina bir imparatorluğun çöküşüne şahitlik ederken yeni kurulan genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna da şahitlik etmiş bir yapıdır. Bu yapıda yaşayan aile asker, siyasetçi, bürokrat, iş insanı aklınıza gelebilecek her alanda üst seviyede yetişmiş beşerler armağan etmiş. Bilhassa bir isim karşımıza çıkıyor ki bu da Hafız Mehmet bey. Hafız Mehmet bey bu konakta doğup büyüyen en değerli aile bireylerinden biri. Hafız Mehmet bey, Osmanlı Devleti’nde 3 periyot milletvekilliği yapmış tıpkı vakitte İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kuruluşunda yer almış&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Misafirler ünlü isimlerin biyografilerini müzede görme imkanı bulacak&#8221;<br />
<br />Müzede konaktan çıkan ünlü isimlerin biyografilerinin de bulunduğuna dikkat çeken Yurttaş, &#8220;Özellikle üzerinde çalıştığımız konaktan çıkan ünlü isimlerin biyografilerini gelen konuklar müzede görme imkanı bulacak. Tıpkı vakitte Türkçe, İngilizce ve Rusça olarak seslendirme yoluyla da görüntü klipler eşliğinde de dinleme imkanını bulacaklar. Bilhassa bu bölgede yaşayanların hafta sonları yahut boş günlerinde tarihe tanıklık edip gelip çaylarını yudumlayarak kendi ailelerinden de bir şeyler bulabilecekleri bir ortam oluşturuldu. Bence bölgenin kültürel binasına çok değerli bir hizmet yapıldığını düşünüyorum. Kıyı şeridinde çok bedelli bir eser, çok pahalı bir kültürel miras milletimize, ülkemize kazandırılarak halkımızın hizmetine sunulmuş durumda&#8221; formunda konuştu.</p>
<p>&#8220;Ruslar bölgeden çıkarken her yeri yakıp yıkıyorlar ancak konağın hoşluğu karşısında konağı yakıp yıkmaya kıyamıyorlar&#8221;<br />
<br />Baştımar Ailesi Müzesi’nde yapılan onarım çalışmalarının titizlikle yürütüldüğünü söyleyen Yurttaş, &#8220;1800’li yıllarda binada yaşayan ailenin Baştımar vazifesi vardı. Devlet ismine bu bölgedeki çeşitli idari işlerin düzenlenmesinden sorumluydular. Münasebetiyle burada birebir vakitte siyasi işlerin konuşulduğu bir hükümet konağı üzere de fonksiyon yaptığını düşünebiliriz. Birinci Dünya Savaşı’nda Ruslar bu bölgeden çıkmak zorunda kaldıklarında her yeri yakıp yıkıyorlar ama konağın hoşluğu karşısında konağı yakıp yıkmaya kıyamıyorlar. Konağa dokunmadan içindeki kıymetli bir kadro kapıları, üst tavan motiflerini, pencereleri falan alıp kendi ülkelerine götürüyorlar. Daha sonra tadilatla bir arada hepsi aslına uygun olarak tekrar yapılıp hizmete sunulmuş. Yeni yapılan tadilatı ile bir arada birebir Osmanlı Türk mimari özelliklerine ve imal biçiminde uygun olarak neredeyse birebir biçiminde yapılmış. Tarihi vesikalara baktığımızda birtakım şeyler gözümüzde canlanır ancak gözünüzde canlandırmayın gelin görün eşsiz bir yapı. Çok ince bir işçilikle ve Türk kültür tarihinin anlatılması ve yaşanması açısından değerli bir eser ortaya çıkmış. Gerçekten gelecek yüzyıllara iz bırakacak kıymetli bir eser yapılmış. Burada yalnızca bir ailenin tahminen geçmişiyle alakalı bilgiler toplayıp derlenip anlatıldı lakin bu aslında hepimizin ailesinden bir şeyler bulabileceği, o periyodu yaşayabileceğimiz bir ortam oluşturulması bakımından çok önemli&#8221; tabirlerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Bir tarih yok oldu, geriye külleri kaldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/bir-tarih-yok-oldu-geriye-kulleri-kaldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 21:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=247192</guid>

					<description><![CDATA[Bolu’nun Mudurnu ilçesinde 1850’li yıllarda inşa edilen Keyvanlar Konağı, sabaha karşı çıkan yangında alev alev yanarak küle döndü. Yangından ötürü konutu ziyan gören emekli öğretmen tepki gösterdi. Yangın, saat 04.30 sıralarında Bolu’nun Mudurnu ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bolu’nun Mudurnu ilçesinde 1850’li yıllarda inşa edilen Keyvanlar Konağı, sabaha karşı çıkan yangında alev alev yanarak küle döndü. Yangından ötürü meskeni ziyan gören emekli öğretmen tepki gösterdi.<br />
<br />Yangın, saat 04.30 sıralarında Bolu’nun Mudurnu ilçesinde Keyvanlar Konağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye nazaran, şimdi belirlenemeyen bir nedenden ötürü konakta yangın çıktı. 1850’li yıllarda yapılan ve yüzde 90’ı ahşap olan yapı alevlere teslim oldu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen çok sayıda takım yangını söndürmek için seferber oldu. Alevlerin uzun uğraşlar sonucunda denetim altına alındığı konaktan geriye sırf külleri kaldı. Bir tarihin yok olduğu yangının hasarı gün ağarınca ortaya çıktı.</p>
<p>&#8220;Bu yangının sebebi vakıf, isterse beni idam etsinler&#8221;<br />
<br />Yangının çıktığı konağın art sokağında oturan ve yangın sebebiyle meskeni hasar gören emekli öğretmen Suat Candemir, bu duruma reaksiyon gösterdi. Tarihi yapının bitişiğine ek bina yapılmaması gerektiğini yetkililere söylemesine karşın kendisinin dinlenmediğini tabir eden Candemir, &#8220;Mahallemiz yangından kurtuldu. Sebep olanlardan bir tanesi burada gerimde, gelmedi. ‘Yangının sebebi sizsiniz, şuraya ek bina yaptınız gel bak buraya’ dedim. Gelmedi. Bu ek bina yapılır mı tarihi binanın yanına? Buraya kafe yapıldı. Benim de yangından ziyanım var. Camlarım patladı. Allah’a şükürler olsun ben yapar yenilerim. Mahalle yanacaktı&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Safranbolu’da 140 Metrelik Taş Duvar ve Korkuluk Yapıldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/safranboluda-140-metrelik-tas-duvar-ve-korkuluk-yapildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aylin Sarıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 13:16:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Alt Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Safranbolu]]></category>
		<category><![CDATA[fen işleri müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[korkuluk]]></category>
		<category><![CDATA[safranbolu]]></category>
		<category><![CDATA[taş duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=246370</guid>

					<description><![CDATA[Safranbolu Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, yaya ve araç güvenliğini artırmak amacıyla Esentepe Mahallesi Sunduk Caddesi’nde 140 metre uzunluğunda taş duvar örerek, eşit uzunlukta korkuluk yapımını tamamladı. Safranbolu Belediyesi&#8217;nin 2B Dekoratif Taş Ocağı’ndan üretilen taşlarla gerçekleştirilen çalışma, cadde üzerinde yaya ve araç trafiği güvenliğini üst seviyeye çıkardı. Öte yandan, Safranbolu Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik">Safranbolu Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, yaya ve araç güvenliğini artırmak amacıyla Esentepe Mahallesi Sunduk Caddesi’nde 140 metre uzunluğunda taş duvar örerek, eşit uzunlukta korkuluk yapımını tamamladı.</h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/09/0000.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="0000" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/09/0000.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/09/0000-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/09/0000-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/09/0000-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/09/0000-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/09/0000-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/09/0000-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/09/0000-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/09/0000-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="Safranbolu’da 140 Metrelik Taş Duvar ve Korkuluk Yapıldı 6"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Safranbolu Belediyesi&#8217;nin 2B Dekoratif Taş Ocağı’ndan üretilen taşlarla gerçekleştirilen çalışma, cadde üzerinde yaya ve araç trafiği güvenliğini üst seviyeye çıkardı. Öte yandan, Safranbolu Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri de kent genelinde temizlik çalışmalarını 7/24 esasına göre sürdürüyor. Atatürk Mahallesi’nde her hafta Perşembe günleri kurulan pazar yerinin toplanmasının ardından alan temizlenirken, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri haşerat oluşumunun önüne geçmek için pazar alanında ilaçlama yaptı. Yol kenarlarında büyüyen otların temizliği de gün boyu devam etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Roma’nın 2 bin yıllık mirası Sadak köyüne hayat veriyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/romanin-2-bin-yillik-mirasi-sadak-koyune-hayat-veriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2025 09:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[2 Bin Yıl]]></category>
		<category><![CDATA[havuz]]></category>
		<category><![CDATA[köy]]></category>
		<category><![CDATA[Köyü]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=244335</guid>

					<description><![CDATA[Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki Satala Antik Kenti’nde yer alan 2 bin yıllık Roma havuzu, Roma lejyonerlerine su sağladığı üzere günümüzde de Sadak köyü halkının içme ve sulama muhtaçlığını karşılıyor. Satala Antik Kenti’nin yer aldığı Sadak köyünde ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki Satala Antik Kenti’nde yer alan 2 bin yıllık Roma havuzu, Roma lejyonerlerine su sağladığı üzere günümüzde de Sadak köyü halkının içme ve sulama gereksinimini karşılıyor.<br />
<br />Satala Antik Kenti’nin yer aldığı Sadak köyünde bulunan ve yaklaşık 2 bin yıldır kesintisiz olarak kullanılan Roma havuzu, antik kentteki en kıymetli yapılar ortasında gösteriliyor.<br />
<br />20 yıl evvel köylülerce yosunlanmayı önlemek hedefiyle sac örtü ve yığma tuğlayla kapatılan havuzun, daha estetik ve kullanılabilir bir örtüyle yine düzenlenmesi için proje hazırlandı. Röleve çalışmaları tamamlanan proje kapsamında üst yapı sistemi yenilenecek.<br />
<br />Roma havuzunun önünde bulunan ve doğuya bakan taraftaki biriktirme havuzu da köyün su gereksinimini karşılıyor. Havuzdaki fazla su ise ziraî sulamada kullanılıyor.<br />
<br />Anadolu’da epeyce nadir rastlanan, Karadeniz bölgesinde ise hiç rastlanılmayan Roma havuzunun Satala Antik Kenti’nde günümüzde hâlâ fonksiyonunu sürdürmesi, arkeoloji ve kültürel miras açısından büyük değer taşıyor.</p>
<p>&#8220;Karadeniz’de karşılaşılan birinci Roma havuzu Satala Antik Kenti’nde&#8221;<br />
<br />2 bin yıl evvel bölgeye su sağlayan kaynağın Karadeniz’de nadir rastlanan bir yapı olduğunun altını çizen Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Kısmı Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, &#8220;Satala Antik Kenti’nin kamuoyunda ve bilim dünyasında da en az bilinen yapılarından birisi kuşkusuz en kıymetli yapısı olan Roma havuzu. Bu Roma havuzu 2 bin yıl öncesinde Roma lejyonerlerine nasıl su kaynağını sağlıyorsa günümüzdeki Sadak köyü halkının da 2 bin yıldır su muhtaçlığını karşılıyor. İki bin yıldır daima olarak var olan bu yapı günümüzden yaklaşık 20 sene öncesinde bir sac örtüyle kapatılmış, yığma tuğlayla kapanmış. Yosunlanma olduğu için köylü de su gereksinimini buradan karşıladığı için bunu önlemek ismine bir çatı sistemi kurmuş. Biz burada da bir proje önerisi geliştirdik. Rölevelerini bitirdik daha estetik daha kullanılabilir bir örtüyle üst yapı sistemini geliştireceğiz. Birebir vakitte bu Roma havuzunun çabucak önünde doğuya bakan tarafında da bir biriktirme havuzu bulunmakta. Bu havuz tıpkı vakitte köye gelen su muhtaçlığını karşılıyor. Fazlası ise köyün sulama gereksinimleri için kullanılmakta. Anadolu’ya baktığımızda çok nadir gördüğümüz Roma havuzlarını bilhassa hele Karadeniz’de neredeyse hiç görmediğimiz Roma havuzunun Gümüşhane Satala Antik Kenti’nde bulunması ve bunun aktüel olarak 2 bin yıldır su gereksinimini köylünün su gereksinimini buradan karşılaması çok değerli bir durum&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Köyümüzdeki bütün sular bu kaynaktan geliyor&#8221;<br />
<br />Roma havuzunun 2 bin yıldır köylerine hayat verdiğini söyleyen Sadak köyü sakini Sabahattin Nayir, &#8220;Köyümüzün tarihini herkes biliyor Antik Satala olarak biliniyor. Şu anda orta çeşme dediğimiz yerdeyiz. Burası evvelce köyün içerisinde çeşmeler yokken bütün köy suyunu buradan alırdı. Kap kaçak burada yıkanırdı, hayvanlar burada su içerdi. Çeşmenin üst tarafı Roma periyodundan kalma alt tarafı ise büyüklerimizin telaffuzuna nazaran köylüler tarafından yapılmış. Köyümüzün üst tarafından gölbaşı diye isimlendirdiğimiz bir yer var. Köy için hoş bir kaynak suyu. Köyümüzün içindeki çeşmeler suyunu bu kaynaktan alıyor. Artık ise şebeke bağlanarak köydeki bütün sular bu havuzdan sağlanıyor. Tıpkı vakitte bu gölbaşı köy içindeki bahçeleri de suluyor. Gölbaşı çok eski bir kaynak fakat köylümüz burayı korumak için bakımını yapıyor. Birinci kaynağın çıktığı yerin bozulmaması için orayı muhafazaya aldı. Daha sonra altındaki havuzu daha da büyüterek köyün içerisindeki bahçelere suyu yetiştirmeye çalıştı. Köyümüz için inanılmaz hoş bir kaynak diyebilirim&#8221; diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Çorum’daki Kalehisar Ören Yeri’nde yürütülen kazılar, Anadolu-Selçuklu döneminin en önemli kentlerinden birini aydınlatıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/corumdaki-kalehisar-oren-yerinde-yurutulen-kazilar-anadolu-selcuklu-doneminin-en-onemli-kentlerinden-birini-aydinlatiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 09:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[Kalehisar]]></category>
		<category><![CDATA[kazı]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=243316</guid>

					<description><![CDATA[Çorum’un Alaca ilçesinde bulunan ve 1966’dan bu yana atıl kalan Anadolu-Selçuklu periyodunun değerli merkezlerinden Kalehisar’da, 2021 yılından beri devam eden arkeolojik kazılarla kentin sırları gün yüzüne çıkarılıyor. Çorum’a bağlı Kalehisar köyünde ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çorum’un Alaca ilçesinde bulunan ve 1966’dan bu yana atıl kalan Anadolu-Selçuklu devrinin değerli merkezlerinden Kalehisar’da, 2021 yılından beri devam eden arkeolojik kazılarla kentin sırları gün yüzüne çıkarılıyor.<br />
<br />Çorum’a bağlı Kalehisar köyünde bulunan Kalehisar ören alanında yapılan 2025 dönemi hafriyat çalışmaları son süratiyle devam ediyor. Tarihi kaynaklarda &#8220;Demirli Karahisar&#8221; ismiyle geçen ve bünyesinde kale, surlar, medrese, kervansaray ve hamam üzere anıtsal yapılar barındıran Kalehisar, Anadolu-Selçuklu periyodunun en kıymetli kentlerinden biri olarak kabul ediliyor. 1966 yılından 2019’a kadar üzerinde kapsamlı bir çalışma yapılmayan kent Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sanat Tarihi kısmı öğretim üyesi ve birebir vakitte Sanat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü olan Prof. Dr. Mustafa Kemal Şahin’in ve toplamda 15 bireyden oluşan grubunun çalışmalarıyla yaklaşık 50 yıldır atıl durumda kalan ören yeri tekrar ele alınarak Kalehisar yerleşim alanının tarihi ehemmiyeti tekrar gün yüzüne çıkarılmaya başlandı. Bilhassa bölgede yapılan çalışmalar esnasında elde edilen seramik üzere çeşitli gereçlerin mimarisi ve seramik üretim merkezi olması açısından Çorum’da ve ülkede büyük bir ehemmiyete sahip olduğu tespit edildi. Kalehisar, tıpkı vakitte Ahlat, Hasankeyf ve Kubadabad üzere kıymetli Selçuklu kentlerinde yürütülen kazılarla birebir kıymette bir merkez olduğunu da bir kere daha yapılan çalışmalar ve araştırmalar sonucunda gözler önüne serdi.</p>
<p>&#8220;Çorum’un gerek Anadolu-Selçuklu gerekse Osmanlı periyodu açısından gereğince bilinmediğini söyleyebiliriz&#8221;<br />
<br />Çorum’un Orta Karadeniz Bölgesi’nde kıymetli bir merkez olmasına karşın Selçuklu ve Osmanlı devirleri açısından gereğince tanınmadığını tabir eden Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sanat Tarihi kısmı öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Kemal Şahin, &#8221; Kalehisar bizim için çok değerli bir merkezdir. Anadolu-Selçuklu periyodu içerisinde burada kale, surlar, medrese, kervansaray ve hamam üzere günümüze kadar ulaşabilen yapılar bulunmaktadır. Bu nedenle Kalehisar, Anadolu-Selçuklu devri açısından en değerli kentlerimizden biridir. Biz de bu ehemmiyete dikkat çekerek çalışmalarımızı ağırlaştırdık ve hem ülkemiz genelinde hem de Çorum özelinde Kalehisar’ın kıymetini aktarmaya çaba ediyoruz. Kalehisar, kaynaklarda ‘Demirli Karahisar’ yahut ‘Kalehisar’ ismiyle geçmekte ve kıymetli bir merkez olarak anılmaktadır. Yüzeyde görülen yapılar; surlar, medrese ve kervansaray, buranın büyük ve değerli bir kent olduğunu açıkça göstermektedir. Bununla birlikte yaptığımız jeofizik çalışmalar sonucunda yeni yapılar da tespit ettik. Böylelikle Kalehisar’ın hem bilinen hem de bilinmeyen yapılarıyla büyük bir yerleşim merkezi olduğunu ortaya koyduk. Çalışmalarımız hala devam etmektedir. Çorum, Orta Karadeniz Bölgesi içerisinde de kıymetli bir merkezdir. Lakin Çorum’un gerek Anadolu-Selçuklu gerekse Osmanlı devri açısından gereğince bilinmediğini söyleyebiliriz. Bu noktadan hareketle 2017 yılında başkanlığımda bir yüzey araştırması gerçekleştirdik ve Çorum’un bu istikametiyle epeyce varlıklı bir merkez olduğunu tespit ettik. Kalehisar da bunun başında gelmektedir. 2019-2020 yıllarında yaptığımız yüzey araştırmalarında mevcut yapıları belgeledik, jeofizik çalışmalar yürüttük ve araştırmalarımızı daha da genişlettik. Akabinde 2021 yılında Müze Başkanlığı bünyesinde kazılara başladık. 2022 yılından itibaren ise Cumhurbaşkanlığı onaylı hafriyatlar kapsamında çalışmalarımız sürmektedir&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Kalehisar, mimarisi ve seramik üretim merkezi olması açısından Çorum’da ve ülkemiz genelinde büyük bir ehemmiyete sahiptir&#8221;<br />
<br />Kalehisar bölgesinin bilhassa yapı mimari tarafından farklı bir özelliği olmasına dikkat çeken Şahin, &#8221; Kalehisar, mimarisi ve seramik üretim merkezi olması açısından Çorum’da ve ülkemiz genelinde büyük bir ehemmiyete sahiptir. 1965-1966 yıllarında İstanbul Üniversitesi’nden merhum Oktay Hocamız da Kalehisar’ın değerine dikkat çekmiştir. Lakin 1966 yılından 2019 yılına kadar burası adeta atıl kalmış, yıllar boyunca üzerinde çalışma yapılmamıştır. Bu nedenle biz, Kalehisar’ı tekrar ele aldık ve dikkatleri buraya çekmeye çalıştık. Arkeolojik açıdan da Kalehisar’da hem Selçuklu hem de Osmanlı periyodu arkeolojisi yapılmaktadır. Bu istikametiyle arkeolojik çalışmaların kapsamını genişletiyor ve arkeolojinin kavramsal boyutuna da dikkat çekmek istiyoruz. Kalehisar, bu bakımdan Ahlat, Hasankeyf ve Kubadabad üzere değerli Selçuklu kentlerinde yürütülen kazılarla tıpkı kıymette bir merkezdir. Şu anda grubumuzda yaklaşık 15 kişi yer almakta ve çalışmalar multidisipliner bir anlayışla sürdürülmektedir. Arkeoloji, disiplinler ortası bir yaklaşımı zarurî kıldığı için biz de farklı alanların katkısıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kalehisar ören yerinde yaklaşık beş yılda değerli bir yol aldık ve bundan sonra da çalışmalarımızın birebir biçimde ilerleyeceğine inanıyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;İnsanların Paleodemografik, Biyoarkeolojik ve öbür açılardan bilgilerini açığa çıkarmaya çalışıyorum&#8221;<br />
<br />Hacettepe Biyoarkeoloji uzmanı Prof. Dr. Serpil Eroğlu Çelebi, &#8221; Yaklaşık 3 dönemdir bu hafriyata katılıyorum. Hafriyat yapmış olduğumuz yerde farklı alanlarda çıkan insan iskeletlerinin Biyoarkeolojik çalışmasını yapıyorum. Kemikleri bu alanda bulduktan sonra laboratuvarda değerlendirip bu insanların Paleodemografik, Biyoarkeolojik ve öbür açılardan bilgilerini açığa çıkarmaya çalışıyorum&#8221; sözünde bulundu</p>
<p>&#8220;Burada yapmış olduğumuz hafriyat alanındaki hayvan kemiklerinin Zooarkeolojik incelemesini yapıyoruz&#8221;<br />
<br />Adnan Menderes Üniversitesi  Veteriner Fakültesi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Erkut Kara, &#8220;Burada yapmış olduğumuz hafriyat alanındaki hayvan kemiklerinin Zooarkeolojik incelemesini yapıyoruz. Bu yapmış olduğumuz incelemelerdeki gayemiz daha çok burada yaşamış geçmiş devirdeki toplumun ne tıp heycanları beslediklerini, tükettiklerini yahut hangi gayeyle kullandıklarını. Süs eşyası üzere eserler yahut meskende kullanılan bir kadro aletler yapılabiliyor. Bunların dağılımını, hayvan tiplerinin dağılımını genel olarak araştırıyoruz&#8221; biçiminde konuştu.<br />
<br />&#8220;Özellikle Kalehisar’ın Kuzey’den Güney’e bir temas noktası olarak düşünüyoruz&#8221;<br />
<br />Yozgat Bozok Üniversitesi Sanat Tarihi Kısmı Dr. Öğrt. Üyesi Betül Özcan Balkır, &#8221;  2024 yılı Kalehisar hafriyat döneminin başlamasıyla birlikte Mustafa Şahin hocama eşlik etmekteyim. Burada Anadolu-Selçuklu Arkeolojisi çalışıyoruz. Bilhassa Kalehisar’ın Kuzey’den Güney’e bir irtibat noktası olarak düşünüyoruz. Bu bağlamda çalışmalarımızı ağır bir biçimde sürdürmekteyiz&#8221; sözlerine yer verdi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>BARÜ’den deprem bölgesindeki hasar tespit çalışmalarına destek</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/baruden-deprem-bolgesindeki-hasar-tespit-calismalarina-destek-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 01:37:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bartın]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=242626</guid>

					<description><![CDATA[Bartın Üniversitesi (BARÜ) Balıkesir’de meydana gelen zelzele sonrası yürütülen hasar tespit çalışmalarını yerinde takip ediyor. Bartın Üniversitesi (BARÜ) teknik çalışanından oluşturulan grup, geçtiğimiz günlerde Balıkesir’de meydana gelen ve etraf ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bartın Üniversitesi (BARÜ) Balıkesir’de meydana gelen zelzele sonrası yürütülen hasar tespit çalışmalarını yerinde takip ediyor.<br />
<br />Bartın Üniversitesi (BARÜ) teknik çalışanından oluşturulan takım, geçtiğimiz günlerde Balıkesir’de meydana gelen ve etraf vilayetlerden de hissedilen zelzele sonrası yürütülen çalışmalara dayanak veriyor. Bu kapsamda Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığından İnşaat Mühendisi Neslihan Okatan ve İnşaat Teknikeri Ömer Delialioğlu Balıkesir’in Sındırgı ilçesine giderek yürütülen hasar tespit çalışmalarını yerinde takip ediyor.<br />
<br />Ekip, ilgili kurumlarla uyum içerisinde çalışarak zelzeleden etkilenen binalardaki hasar durumu ve yapı güvenliği konusunda teknik değerlendirmeler yapıyor. Ayrıyeten hasarlı yapıların raporlanması, sarsıntı sonrası oluşabilecek risklerin belirlenmesi ve sarsıntıya sağlam yapılar konusunda incelemelerde bulunuluyor.<br />
<br />BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, sarsıntıdan etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek alanda vazife alan idari insan kaynağına teşekkürlerini tabir etti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>BARÜ’den deprem bölgesindeki hasar tespit çalışmalarına destek</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/baruden-deprem-bolgesindeki-hasar-tespit-calismalarina-destek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Aug 2025 17:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bartın]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=242581</guid>

					<description><![CDATA[Bartın Üniversitesi (BARÜ) Balıkesir’de meydana gelen sarsıntı sonrası yürütülen hasar tespit çalışmalarını yerinde takip ediyor. Bartın Üniversitesi (BARÜ) teknik çalışanından oluşturulan grup, geçtiğimiz günlerde Balıkesir’de meydana gelen ve etraf ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bartın Üniversitesi (BARÜ) Balıkesir’de meydana gelen sarsıntı sonrası yürütülen hasar tespit çalışmalarını yerinde takip ediyor.<br />
<br />Bartın Üniversitesi (BARÜ) teknik işçisinden oluşturulan takım, geçtiğimiz günlerde Balıkesir’de meydana gelen ve etraf vilayetlerden de hissedilen zelzele sonrası yürütülen çalışmalara dayanak veriyor. Bu kapsamda Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığından İnşaat Mühendisi Neslihan Okatan ve İnşaat Teknikeri Ömer Delialioğlu Balıkesir’in Sındırgı ilçesine giderek yürütülen hasar tespit çalışmalarını yerinde takip ediyor.<br />
<br />Ekip, ilgili kurumlarla uyum içerisinde çalışarak zelzeleden etkilenen binalardaki hasar durumu ve yapı güvenliği konusunda teknik değerlendirmeler yapıyor. Ayrıyeten hasarlı yapıların raporlanması, sarsıntı sonrası oluşabilecek risklerin belirlenmesi ve zelzeleye sağlam yapılar konusunda incelemelerde bulunuluyor.<br />
<br />BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, zelzeleden etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek alanda vazife alan idari insan kaynağına teşekkürlerini söz etti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Bolu Antik Stadion’da kazı çalışmaları başladı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/bolu-antik-stadionda-kazi-calismalari-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Aug 2025 09:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[Antik]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Stadion]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=242212</guid>

					<description><![CDATA[Bolu’da, Roma devrine ilişkin tarihi yapılar ortasında öne çıkan Antik Stadion’da 2025 yılı hafriyat ve paklık çalışmaları başladı. Yaklaşık 2 ay sürecek çalışmalarda, geçmişte bölgede yer alan mahalle kalıntıları temizlenerek stadionun özgün yapısına ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bolu’da, Roma periyoduna ilişkin tarihi yapılar ortasında öne çıkan Antik Stadion’da 2025 yılı hafriyat ve paklık çalışmaları başladı. Yaklaşık 2 ay sürecek çalışmalarda, geçmişte bölgede yer alan mahalle kalıntıları temizlenerek stadionun özgün yapısına ulaşılması hedefleniyor.<br />
<br />Roma İmparatoru Hadrianus ismine MS 2-3. yüzyıllarda inşa edildiği bilinen ve Claudiopolis Antik Kenti’nin, Akropolis bölgesinde yer alan Bolu Antik Stadionu, Bitinya bölgesinde gün yüzüne çıkarılan birinci antik stadion olma özelliği taşıyor. &#8220;U&#8221; planlı olarak inşa edilen ve yaklaşık 187-192 metre uzunluğundaki stadion, 94,5 metrelik oturma sıraları ve kısmen korunabilmiş koşu yoluyla dikkat çekiyor.<br />
<br />2008 yılında yapılan kurtarma kazılarıyla keşfedilen antik yapı, Bolu kent merkezinde günümüze ulaşan tek büyük antik yapı olma özelliğiyle öne çıkıyor. 2025 yılı ağustos ayı prestijiyle yine başlatılan hafriyat döneminde, stadion alanında geçmişte yer alan bir mahalleye ilişkin konutların duvar temelleri ve enkazının kaldırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştiriliyor. Kazıların tamamlanmasıyla birlikte, alan üzerindeki tüm enkaz temizlenecek ve stadion, birinci yapıldığı periyottaki özgün kültür toprağı düzeyine ulaştırılacak.<br />
<br />Çalışmalar, Bolu Müze Müdürlüğü başkanlığında, müze uzmanları ve 6 kişilik emekçi grubu tarafından titizlikle yürütülüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sağladığı ödenekle başlatılan çalışmaların yaklaşık iki ay sürmesi planlanıyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Gümüşhane yaylalarında kaçak yapıların yıkımı kararlılıkla sürüyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/gumushane-yaylalarinda-kacak-yapilarin-yikimi-kararlilikla-suruyor-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 21:15:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[kaçak yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yayla]]></category>
		<category><![CDATA[yıkım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=241759</guid>

					<description><![CDATA[Gümüşhane’de yaylalardaki kaçak yapılaşmaya yönelik yıkım süreçleri sürüyor. Vilayet Encümeni kararına istinaden evvelki gün başlayan yıkımlarla, tabiatın korunması ve mera kanununa uygun bir sürdürülebilir kullanım hedefleniyor. Türkiye’nin en çok yaylaya ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane’de yaylalardaki kaçak yapılaşmaya yönelik yıkım süreçleri sürüyor. Vilayet Encümeni kararına istinaden evvelki gün başlayan yıkımlarla, tabiatın korunması ve mera kanununa uygun bir sürdürülebilir kullanım hedefleniyor.<br />
<br />Türkiye’nin en çok yaylaya sahip ili olan Gümüşhane’nin eşsiz doğal hoşluklarına sahip yaylalarındaki kaçak yapılarla uğraş sürat kesmeden devam ediyor. Valilik koordinesinde yürütülen yıkım çalışmaları, doğayı müdafaa ve imar nizamını sağlama gayesini taşıyor.<br />
<br />Doğal zenginlikleri ve eşsiz görüntüleriyle ünlü yaylalarda yasa dışı yapılaşmaya karşı yürütülen kararlı çaba sürüyor.  Vilayet Encümeni’nin 1 Temmuz’da aldığı karar doğrultusunda; Çorak Köyü’ne bağlı Karabina Yaylası, Kayabaşı Köyü’nün Yeni Yayla (Kavras) mevkii ile başka yayla bölgelerinde tespit edilen 38 kaçak yapı, yıkım sürecine tabi tutuluyor. Bu kapsamda 18 konteyner, 16 betonarme ve yığma yapı, 3 bungalov ve 1 baraka olmak üzere farklı tipteki kaçak yapılar için yıkım süreçleri devam ediyor.<br />
<br />İl Özel Yönetimi gruplarınca gerçekleştirilen yıkım çalışmaları bölgenin ekolojik istikrarını muhafaza ve yayla kültürünü yaşatma maksadı doğrultusunda yapılırken, yapı sahiplerine tebligat yapılmasının akabinde evvelki gün Jandarma takımlarının aldığı güvenlik önlemlerinin akabinde Vilayet Özel Yönetimine ilişkin iş makineleri yıkım çalışmaları başlatmıştı.<br />
<br />Taşköprü yaylasının çabucak yanı başında Kayabaşı Köyü sonlarındaki Yeni Yayla’da bugün devam eden çalışmalarda çok sayıda kaçak yapı iş makineleri tarafından yıkıldı.<br />
<br />Yıkımın akabinde 3091 sayılı Kanun ve 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında, idari ve isimli yaptırımlar uygulanacağı öğrenildi.<br />
<br />Kaçak yapıların hem görsel kirliliğe neden olduğu hem de doğal su kaynaklarına, bitki örtüsüne ve yaban hayatına ziyan vererek ekolojik dengeyi tehdit ettiğini kaydeden yetkililer yıkım faaliyetlerinin yalnızca türel bir mecburilik değil tıpkı vakitte Gümüşhane’nin geleceği için atılmış kritik bir adım olarak değerlendirildiğini kaydetti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Gümüşhane yaylalarında kaçak yapıların yıkımı kararlılıkla sürüyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/gumushane-yaylalarinda-kacak-yapilarin-yikimi-kararlilikla-suruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 13:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[kaçak yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yayla]]></category>
		<category><![CDATA[yıkım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=241705</guid>

					<description><![CDATA[Gümüşhane’de yaylalardaki kaçak yapılaşmaya yönelik yıkım süreçleri sürüyor. Vilayet Encümeni kararına istinaden evvelki gün başlayan yıkımlarla, tabiatın korunması ve mera kanununa uygun bir sürdürülebilir kullanım hedefleniyor. Türkiye’nin en çok yaylaya ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane’de yaylalardaki kaçak yapılaşmaya yönelik yıkım süreçleri sürüyor. Vilayet Encümeni kararına istinaden evvelki gün başlayan yıkımlarla, tabiatın korunması ve mera kanununa uygun bir sürdürülebilir kullanım hedefleniyor.<br />
<br />Türkiye’nin en çok yaylaya sahip ili olan Gümüşhane’nin eşsiz doğal hoşluklarına sahip yaylalarındaki kaçak yapılarla gayret sürat kesmeden devam ediyor. Valilik koordinesinde yürütülen yıkım çalışmaları, doğayı muhafaza ve imar tertibini sağlama gayesini taşıyor.<br />
<br />Doğal zenginlikleri ve eşsiz görünümleriyle ünlü yaylalarda yasa dışı yapılaşmaya karşı yürütülen kararlı çaba sürüyor.  Vilayet Encümeni’nin 1 Temmuz’da aldığı karar doğrultusunda; Çorak Köyü’ne bağlı Karabina Yaylası, Kayabaşı Köyü’nün Yeni Yayla (Kavras) mevkii ile öbür yayla bölgelerinde tespit edilen 38 kaçak yapı, yıkım sürecine tabi tutuluyor. Bu kapsamda 18 konteyner, 16 betonarme ve yığma yapı, 3 bungalov ve 1 baraka olmak üzere farklı tipteki kaçak yapılar için yıkım süreçleri devam ediyor.<br />
<br />İl Özel Yönetimi takımlarınca gerçekleştirilen yıkım çalışmaları bölgenin ekolojik istikrarını muhafaza ve yayla kültürünü yaşatma maksadı doğrultusunda yapılırken, yapı sahiplerine tebligat yapılmasının akabinde evvelki gün Jandarma gruplarının aldığı güvenlik önlemlerinin akabinde Vilayet Özel Yönetimine ilişkin iş makineleri yıkım çalışmaları başlatmıştı.<br />
<br />Taşköprü yaylasının çabucak yanı başında Kayabaşı Köyü hudutlarındaki Yeni Yayla’da bugün devam eden çalışmalarda çok sayıda kaçak yapı iş makineleri tarafından yıkıldı.<br />
<br />Yıkımın akabinde 3091 sayılı Kanun ve 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında, idari ve isimli yaptırımlar uygulanacağı öğrenildi.<br />
<br />Kaçak yapıların hem görsel kirliliğe neden olduğu hem de doğal su kaynaklarına, bitki örtüsüne ve yaban hayatına ziyan vererek ekolojik dengeyi tehdit ettiğini kaydeden yetkililer yıkım faaliyetlerinin yalnızca hukuksal bir mecburilik değil tıpkı vakitte Gümüşhane’nin geleceği için atılmış kritik bir adım olarak değerlendirildiğini kaydetti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Doğu Karadeniz’deki yaylalar kaçak betonlaşma tehdidi altında</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/dogu-karadenizdeki-yaylalar-kacak-betonlasma-tehdidi-altinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 13:52:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[hayvancılık]]></category>
		<category><![CDATA[kaçak yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Mera]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=240229</guid>

					<description><![CDATA[Bir vakitler sadece çobanların, yaylacılarının ve yaban hayvanlarının sessizliğini paylaştığı Doğu Karadeniz yaylaları, bugün beton bloklar ve kaçak yapılara teslim oldu. Yaylalarda süratle artan kaçak yapılar, doğayı ve ekosistemi tehdit ederken ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir vakitler sadece çobanların, yaylacılarının ve yaban hayvanlarının sessizliğini paylaştığı Doğu Karadeniz yaylaları, bugün beton bloklar ve kaçak yapılara teslim oldu. Yaylalarda süratle artan kaçak yapılar, doğayı ve ekosistemi tehdit ederken, Doğal ve Tarihi Kıymetleri Müdafaa Derneği Lideri Prof. Dr. Coşkun Erüz, &#8220;Son yıllarda nasıl bir sistem geliştiyse beşerler yaylalara üşüştü. Trabzon ve civar vilayetlerde yaklaşık 100 bini bulan inanılmaz bir kaçak yapı var&#8221; dedi.<br />
<br />Doğu Karadeniz Bölgesi’nde doğal güzellikleriyle öne çıkan mera ve yaylalar, kaçak yapılaşmanın oluşturduğu baskıyla karşı karşıya kaldı. Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize ve Trabzon üzere vilayetlerde bilhassa son 10 yılda sürat kazanan kaçak yapılaşma, hem etraf hem de şehircilik açısından büyük bir sorun haline geldi. 2018 yılında çıkarılan &#8220;imar barışı&#8221; düzenlemesinin akabinde yıkımlarla gündeme gelen Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bir yandan kaçak yapıların yıkımı sürürken, başka yandan ise betonarme yapıların inşası sürüyor. Klâsik mimari yerini çok katlı ve ruhsatsız yapılara bırakırken, mevzuyla ilgili konuşan Doğal ve Tarihi Kıymetleri Muhafaza Derneği Lideri Prof. Dr. Coşkun Erüz, meraların hayvancılık dışında kullanılmaması gerektiğini söyledi.</p>
<p>&#8220;Hayvancılık yapan beşerler yaylalardan kovulmaya başlandı&#8221;<br />
<br />&#8220;Ülkemizin ve bilhassa Karadeniz’in kanayan bir yarası meraların tahribatıdır&#8221; diyen Erüz, &#8220;Özellikle yaylalarımız çok önemli formda tahribat altında. Kanun açık mutlaka belediye hudutlarında ya da köy hudutlarında dahi meralar hayvancılık emeliyle kullanmanın dışında rastgele bir biçimde tahsisi kelam konusu değil. Yaylalarda temelli yapı yapılması kelam konusu değil. Osmanlı Devleti’nde dahil rastgele bir meraya, yaylaya başınıza nazaran giremezdiniz, müdahale edemezdiniz. Son yıllarda nasıl bir sistem geliştiyse beşerler yaylalara üşüştü. Trabzon ve civar vilayetlerde yaklaşık 100 bini bulan inanılmaz bir kaçak yapı var. Şayet devlet ilgilileri görmüyorsa uydu dediğimiz sistem var. Devletin katiyen görmedim, duymadım, bilmedim taktiğiyle yaylaların daha fazla tahrip edilmesine müsaade vermemesi lazım. Ülkemizin çok ağır bulunan ve dağlık coğrafyasının getirdiği avantaj olan mera ve yayları muhafazası gerekiyor. Bunlar bize parasız besin sağlayan ortamlar. Şuan ki durumda maalesef bizim meralarımız o kadar çok tahrip edilmiş ki yaylacılık yapan hayvancılık yapan beşerler yaylalardan kovulmaya başlandı. Hayvanlar koku yapıyor, hayvanlar sokaklarda kirlilik yapıyor kovuluyorlar. Meralar hayvancılık dışında mutlaka kullanılmaması gereken alanlardır&#8221; halinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Doğu Karadeniz’de bölgesindeki yaylalarda yaklaşık 100 bin kaçak yapı bulunuyor&#8221;<br />
<br />Mera ve yaylalardaki betonlaşmaya bir an evvel önlem alınması gerektiğinin altını çizen Erüz, &#8220;Mera ve gecekondu kanunu katiyetle müsaade vermediği halde kaçak yapılar yükseliyor. Şuanda Trabzon’un Barma Yaylası birinci derecede sit alanı. Tıpkı vakitte tescilli bir meradır. Merada korunma kararı alındıktan sonra 160 tane kaçak yapı yapılabiliyor. Bu akla ziyan. Bu kadar teknik ve bilginin olduğu çağda bu türlü bir şeyin olması mümkün değil. Bunun tek bir münasebeti var görmedim, duymadım, bilmiyorum. Meraların işgalden kurtulması gerekiyor. Şuan ki yasa ne diyorsa onu uygulamak lazım. Kamu vazifelileri işgali durdurmak zorundadır. Şuan ki kanunu yok sayarak görmedim taktiğiyle maalesef 100 binleri bulan kaçağa müsaade veremezler. Zira meralar hiçbir halde tapuya, işgale husus edilemeyecek yerlerdir. Hiç kimse müsaadesiz müdahale edemez. Devlet yol vuruyor, su getiriyor lakin kaçak. Bu türlü bir şey olamaz. Kaçaksa yolu ve elektriği neden var. Biz elimizle devletin malını yağmalatıyoruz. Son yıllarda Gümüşhane, Trabzon ve etraf vilayetlerde ağır bir formda artan bir durum. Bir an evvel önlem alınması gerekiyor&#8221; sözlerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Kazmayı vurdukça tarih çıkıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kazmayi-vurdukca-tarih-cikiyor-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jul 2025 13:22:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[Hıristiyan]]></category>
		<category><![CDATA[kazı]]></category>
		<category><![CDATA[Şapel]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=239178</guid>

					<description><![CDATA[Düzce Belediyesi tarafından hafriyat çalışması başlatılan Konuralp Antik Tiyatro alanında Bizans devrinde Hıristiyan topluluğunun ibadetlerini yaptıkları şapel ismi verilen küçük bir alan bulundu. Alanın devamında yapılan hafriyatlarda ise büyük bir alan ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Düzce Belediyesi tarafından hafriyat çalışması başlatılan Konuralp Antik Tiyatro alanında Bizans devrinde Hıristiyan topluluğunun ibadetlerini yaptıkları şapel ismi verilen küçük bir alan bulundu. Alanın devamında yapılan hafriyatlarda ise büyük bir alan ortaya çıkmaya başladı. Alanın ibadet için kilise ya da periyodun protokol üyelerinin ağırlandığı bir alan olarak kullanıldığı varsayım edilirken, ne için kullandığı ilerleyen günlerde netleştirilecek.<br />
<br />Düzce’nin Konuralp bölgesinde bulunan ve ’Prusias isim Hypium’ ismiyle da anılan Konuralp Antik Tiyatrosu, Batı Karadeniz Bölgesi’nin tek antik tiyatrosu olarak biliniyor. Bithynia Birliği’ni oluşturan 12 kentten biri olan Prusias isim Hypium’un M.Ö. 3. yüzyılda inşa edildiği iddia ediliyor. Bizans, Roma ve Osmanlı imparatorlukları periyotlarından yapıların bulunduğu alanda Düzce Belediyesi ve Düzce Üniversitesi iş birliği ile hafriyatlar başlatılmıştı. Hafriyatlarda çok sayıda eski devir yapıya ve kalıntıya rastlandı.<br />
<br />Son olarak ise Konuralp Antik Tiyatro’nun kuzey yamacında Hıristiyanların şapel olarak kullandığı küçük bir ibadethane bulundu. Yapılan hafriyatlarda şapelin devamının büyük bir kompleks olduğu ve içerisinde ya büyük bir kilise ya da protokol üyelerinin ağırlandığı yapı olduğu iddia ediliyor.<br />
<br />Konuralp Antik Tiyatro’da Rehberlik Hizmetleri Sorumlusu Sanat Tarihçisi Raşit Aydın, &#8220;Burada şapel olduğunu düşündüğümüz ve önünde doğuya bakan bir apsis. Ancak burayı açtıkça ve güney tarafına hakikat yapıyı detaylandırdıkça apsise benzeyen bir yapı daha çıktı. Yapı muhtemelen büyük bir komplekse benziyor. Şu an tam bir kıymetlendirme yapamıyoruz. Yan tarafında da mozaikli bir alan daha çıktı. Küçük mozaik modülleri ve yer döşemesine rastladık. İçinde şapel olan kompleks bir yapı olduğunu düşünüyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Erken Bizans ya da orta Bizans devrine ait<br />
<br />Sanat Tarihçisi Aydın, yapının erken ya da orta Bizans periyoduna ilişkin olduğunu düşündüklerini söz ederek, &#8220;Küçük şapel olduğunu düşündüğümüz yapının erken Bizans olduğunu büyük ihtimalle düşünüyoruz. Zira hem gereç kalitesi hem de duvar örgü teknikleri ile muhtemelen erken Bizans devrine ilişkin. Yapının devamının ise yüksek ihtimalle ya erken Bizans ya da Orta Bizans periyodu olduğunu söyleyebiliriz&#8221; halinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Hıristiyanlığa geçiş periyodunda yapıldı&#8221;<br />
<br />Yapının büyük ihtimalle Bizans periyodunda Hıristiyanlığa geçiş periyodunda yapılmış olabileceğine dikkat çeken Raşit Aydın, &#8220;Bu yapı Hıristiyanlığa geçiş devrinde yapıldı diyebiliriz. Biliyorsunuz Roma İmparatorluğu pagan yani çok ilahlı bir dine mensuptu. Roma’dan sonra geçilen Bizans periyodunda tek yaradana ve Hz. İsa inancına inandıkları için Hıristiyanlık devri yapısı olduğunu düşünebiliriz. Bizans periyodu zati bir Hıristiyanlık periyodudur. Şapeller de aslında Hıristiyanların ibadet ettiği yapılardır. Hıristiyanlığa geçiş devrinde yapılmış diyebiliriz&#8221; sözlerini kullandı.</p>
<p>Kazılar büyük ölçüde tamamlandı<br />
<br />Antik tiyatroda kazılarında kıymetli bir uzaklık alındığını söyleyen Aydın, &#8220;Tiyatro kazılarını yüzde 90-95 civarında bitirdik. Tiyatronun artık çok kazılacak bir yeri olduğunu söyleyemeyiz. Tiyatronun etrafındaki alanları kazıyoruz. Başımızda oturmayan yerler var. Oraları netleştirmeye çalışıyoruz. Lakin bunun dışında kalan alanın yüzde 95’ini kazdık. Bu şapel yapısı ve yanında devam eden kompleks yapının da ne olduğunu vakitle çözeceğiz&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Kazmayı vurdukça tarih çıkıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kazmayi-vurdukca-tarih-cikiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jul 2025 09:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[Hıristiyan]]></category>
		<category><![CDATA[kazı]]></category>
		<category><![CDATA[Şapel]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=239132</guid>

					<description><![CDATA[Düzce Belediyesi tarafından hafriyat çalışması başlatılan Konuralp Antik Tiyatro alanında Bizans periyodunda Hıristiyan topluluğunun ibadetlerini yaptıkları şapel ismi verilen küçük bir alan bulundu. Alanın devamında yapılan hafriyatlarda ise büyük bir alan ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Düzce Belediyesi tarafından hafriyat çalışması başlatılan Konuralp Antik Tiyatro alanında Bizans periyodunda Hıristiyan topluluğunun ibadetlerini yaptıkları şapel ismi verilen küçük bir alan bulundu. Alanın devamında yapılan hafriyatlarda ise büyük bir alan ortaya çıkmaya başladı. Alanın ibadet için kilise ya da periyodun protokol üyelerinin ağırlandığı bir alan olarak kullanıldığı varsayım edilirken, ne için kullandığı ilerleyen günlerde netleştirilecek.<br />
<br />Düzce’nin Konuralp bölgesinde bulunan ve ’Prusias isim Hypium’ ismiyle da anılan Konuralp Antik Tiyatrosu, Batı Karadeniz Bölgesi’nin tek antik tiyatrosu olarak biliniyor. Bithynia Birliği’ni oluşturan 12 kentten biri olan Prusias isim Hypium’un M.Ö. 3. yüzyılda inşa edildiği varsayım ediliyor. Bizans, Roma ve Osmanlı imparatorlukları periyotlarından yapıların bulunduğu alanda Düzce Belediyesi ve Düzce Üniversitesi iş birliği ile hafriyatlar başlatılmıştı. Hafriyatlarda çok sayıda eski periyot yapıya ve kalıntıya rastlandı.<br />
<br />Son olarak ise Konuralp Antik Tiyatro’nun kuzey yamacında Hıristiyanların şapel olarak kullandığı küçük bir ibadethane bulundu. Yapılan hafriyatlarda şapelin devamının büyük bir kompleks olduğu ve içerisinde ya büyük bir kilise ya da protokol üyelerinin ağırlandığı yapı olduğu iddia ediliyor.<br />
<br />Konuralp Antik Tiyatro’da Rehberlik Hizmetleri Sorumlusu Sanat Tarihçisi Raşit Aydın, &#8220;Burada şapel olduğunu düşündüğümüz ve önünde doğuya bakan bir apsis. Ancak burayı açtıkça ve güney tarafına hakikat yapıyı detaylandırdıkça apsise benzeyen bir yapı daha çıktı. Yapı muhtemelen büyük bir komplekse benziyor. Şu an tam bir kıymetlendirme yapamıyoruz. Yan tarafında da mozaikli bir alan daha çıktı. Küçük mozaik modülleri ve yer döşemesine rastladık. İçinde şapel olan kompleks bir yapı olduğunu düşünüyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Erken Bizans ya da orta Bizans periyoduna ait<br />
<br />Sanat Tarihçisi Aydın, yapının erken ya da orta Bizans periyoduna ilişkin olduğunu düşündüklerini söz ederek, &#8220;Küçük şapel olduğunu düşündüğümüz yapının erken Bizans olduğunu büyük ihtimalle düşünüyoruz. Zira hem gereç kalitesi hem de duvar örgü teknikleri ile muhtemelen erken Bizans periyoduna ilişkin. Yapının devamının ise yüksek ihtimalle ya erken Bizans ya da Orta Bizans devri olduğunu söyleyebiliriz&#8221; halinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Hıristiyanlığa geçiş devrinde yapıldı&#8221;<br />
<br />Yapının büyük ihtimalle Bizans devrinde Hıristiyanlığa geçiş devrinde yapılmış olabileceğine dikkat çeken Raşit Aydın, &#8220;Bu yapı Hıristiyanlığa geçiş periyodunda yapıldı diyebiliriz. Biliyorsunuz Roma İmparatorluğu pagan yani çok ilahlı bir dine mensuptu. Roma’dan sonra geçilen Bizans devrinde tek allaha ve Hz. İsa inancına inandıkları için Hıristiyanlık periyodu yapısı olduğunu düşünebiliriz. Bizans devri aslında bir Hıristiyanlık periyodudur. Şapeller de aslında Hıristiyanların ibadet ettiği yapılardır. Hıristiyanlığa geçiş periyodunda yapılmış diyebiliriz&#8221; sözlerini kullandı.</p>
<p>Kazılar büyük ölçüde tamamlandı<br />
<br />Antik tiyatroda kazılarında değerli bir aralık alındığını söyleyen Aydın, &#8220;Tiyatro kazılarını yüzde 90-95 civarında bitirdik. Tiyatronun artık çok kazılacak bir yeri olduğunu söyleyemeyiz. Tiyatronun etrafındaki alanları kazıyoruz. Başımızda oturmayan yerler var. Oraları netleştirmeye çalışıyoruz. Ancak bunun dışında kalan alanın yüzde 95’ini kazdık. Bu şapel yapısı ve yanında devam eden kompleks yapının da ne olduğunu vakitle çözeceğiz&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>KBÜ’de Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi kuruldu</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kbude-bilgisayar-ve-bilisim-bilimleri-fakultesi-kuruldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2025 13:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlçe Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[fakülte]]></category>
		<category><![CDATA[karabük üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=238569</guid>

					<description><![CDATA[Karabük Üniversitesi (KBÜ), dijitalleşme ve ileri teknoloji odaklı akademik yapılanma vizyonu doğrultusunda kıymetli bir kurumsal dönüşüm adımı attı. Cumhurbaşkanlığının 14 Temmuz 2025 tarihli kararıyla Karabük Üniversitesi’nde Bilgisayar ve Bilişim ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabük Üniversitesi (KBÜ), dijitalleşme ve ileri teknoloji odaklı akademik yapılanma vizyonu doğrultusunda kıymetli bir kurumsal dönüşüm adımı attı.<br />
<br />Cumhurbaşkanlığının 14 Temmuz 2025 tarihli kararıyla Karabük Üniversitesi’nde Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi kuruldu. Ayrıyeten üniversitenin birtakım fakültelerinde isim ve yapı değişikliğine gidildi.<br />
<br />14 Temmuz 2025 tarihli ve 10073 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Karabük Üniversitesi bünyesinde Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi kuruldu.<br />
<br />Güncel olarak dijital öncelikli dünyaya ahenk sağlayacak halde yapılandırılan yeni fakülte, yapay zekâ, data bilimi, yazılım mühendisliği ve siber güvenlik üzere stratejik alanlarda eğitim ve araştırma faaliyetleri yürütecek.<br />
<br />Karar kapsamında Karabük Üniversitesinin akademik yapısında da kapsamlı değişikliklere gidildi.<br />
<br />Mühendislik Fakültesinin ismi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Edebiyat Fakültesinin ismi ise İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi olarak tekrar düzenlendi.<br />
<br />Teknoloji Fakültesi kapatılarak, Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesine dahil edildi. Fen Fakültesi, kısımlarıyla birlikte ismi değişen Mühendislik ve Tabiat Bilimleri Fakültesine entegre edildi.<br />
<br />Yapılan değişikliklerle ilgili değerlendirmede bulunan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, &#8220;Karabük Üniversitesi olarak, nitelikli büyüme ve bilim merkezli kalkınma anlayışımızla Türkiye’nin yükseköğretim sistemindeki dijitalleşme ve yenilikçilik odaklı dönüşüme güçlü bir katkı sunmayı sürdürüyoruz&#8221; dedi.<br />
<br />Yeni kurulan fakülte ile ilgili olarak Rektör Kırışık, &#8220;Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesinin kurulması, Karabük Üniversitesinin yalnızca bugünün değil, geleceğin üniversitesi olma gayesini somutlaştıran bir dönüm noktasıdır. Teknoloji temelli bu akademik atılım, üniversitemizin dijital dönüşüm liderliğini pekiştirmekte; yapay zekâdan siber güvenliğe kadar geleceği şekillendirecek kritik alanlarda insan kaynağı yetiştirmemize imkân tanımaktadır&#8221; sözlerini kullandı.<br />
<br />Rektör Kırışık, KBÜ’de fakültelerin tekrar yapılandırılmasının ise nitelikli büyüme ve bilim merkezli gelişim anlayışı doğrultusunda atılmış stratejik bir adım olduğunu lisana getirdi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Samsun meclisinin kimyasal depolama limanı planı görüşü: &#8220;Riskler tümüyle ortadan kaldırılmalı&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/samsun-meclisinin-kimyasal-depolama-limani-plani-gorusu-riskler-tumuyle-ortadan-kaldirilmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jul 2025 17:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Görüş]]></category>
		<category><![CDATA[Risk]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=238046</guid>

					<description><![CDATA[Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi, Tekkeköy ilçesinde deniz doldurularak kurulması planlanan liman alanındaki amonyak ve fosfat siloları, asit ve amonyak tanklarıyla ilgili komite görüşünü oy birliğiyle kabul etti. Kabul edilen görüşte, bu cins ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi, Tekkeköy ilçesinde deniz doldurularak kurulması planlanan liman alanındaki amonyak ve fosfat siloları, asit ve amonyak tanklarıyla ilgili kurul görüşünü oy birliğiyle kabul etti. Kabul edilen görüşte, bu cins depolama alanlarının çevresel riskleri nedeniyle risklerin tümüyle ortadan kaldırılması gerektiği vurgulandı.<br />
<br />Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi 2025 Yılı Temmuz Ayı 2. Birleşimi, Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda 49 gündem hususu karara bağlanırken, Tekkeköy ilçesi sonlarında liman gayeli ek nazım, uygulama imar planı ve değişikliğine temel görüş verilmesi teklifi 22. unsur olarak görüşüldü.<br />
<br />Meclis, ilgili komitenin hazırladığı şu görüşü oy birliğiyle kabul etti:<br />
<br />&#8220;Söz konusu depolama alanında inşa edilmesi planlanan amonyak ve fosfat siloları asit ve amonyak tanklarının çevresel tesirleri içerisinde barındırması nedeniyle buna ait risklerin tümüyle ortadan kaldırılmasının gerekli olduğu düşünülmektedir. Aksi takdirde yapısal bir yanılgı yahut öngörülememiş bir afet durumunda yıkıcı etraf hasarına sebebiyet verecek ögeleri bünyesinde bulundurduğu kıymetlendirilmektedir. Ayrıyeten deniz içerisinde yapılacak olan dolgu alanından ötürü oluşacak akım yapısının mahallî erozyona neden olabileceği çevresel tesirlerinin ise öngörülemeyeceği bedellendirilmektedir. Plan teklifine dair görüşümüz bu haldedir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Biz bunun hiç olmamasını istek ediyoruz&#8221;<br />
<br />CHP Küme Başkanvekili Atilla Tekcan, bu tesisin ve buradaki üretimin deniz ömrü, hava kirliliği ve canlı ömrü açısından çok büyük risk taşıdığını belirtti. Tekcan, &#8220;Bu yaşadığımız risklerin varlığı 10 kata kadar artacağına inanıyoruz. Tekkeköy ilçesinde kanser hadiselerinin çokluğundan bahsetmiştik. Şu anda 25 bin sülfürik asit tesisinden bu çıkıyor ise 1 milyon sülfürik asitten ne çıkmaz. Biz bunun hiç olmamasını dilek ediyoruz. Bunun tedbirini alacakları kanaatinde değiliz. Komite kararına katılıyorum&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Hedef terörsüz Türkiye&#8221;<br />
<br />Meclis toplantısında ayrıyeten terör örgütü PKK’nın silah bırakma ve teslim sürecine ait de değerlendirmeler yapıldı. Başkanvekili Nihat Soğuk, &#8220;Ülkemizin uzun yıllardır karşı karşıya olduğu bir sorunun yeni bir periyoda girdiğine şahitlik ediyoruz. 1978 yılında kurulan PKK terör örgütü yıllardır ülkemizin güvenliğini tehdit eden bir yapı olarak varlığını sürdürmüştür. Silah bırakma süreci sırf çatışmanın sona ermesi değil, terör örgütlerinin feshi, yasa dışı yapılanmalarında tasfiye manasına gelmektedir. Bu yapının silah bırakması barış ve huzur ismine yapılmış çok kıymetli bir adımdır. Sayın Devlet Bahçeli’nin çağrısı ile başlayan sürece destek veren diğer parti önderlerimizin katkılarıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle artık devletin projedir. Gayemiz terörsüz Türkiye’dir. Terörsüz Türkiye için şehitlerimizin fedakarlığı, gazilerimizin cüreti ve milletimizin duasıyla geldiğimiz bu noktada devletimizi daha da güçlendirerek milletimizin huzur ve refahını artırarak yolumuza devam edeceğiz&#8221; diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Samsun’un güncel riskli yapı sayısı açıklandı: 2 bin 213 riskli yapı var</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/samsunun-guncel-riskli-yapi-sayisi-aciklandi-2-bin-213-riskli-yapi-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 17:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Adet]]></category>
		<category><![CDATA[Risk]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=237053</guid>

					<description><![CDATA[Samsun’da Etraf, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalarda Samsun genelinde toplam 2 bin 213 adet binaya ‘riskli yapı’ tespiti yapıldı. Bu binalarda 4 bin 886 adet konut ve bin 318 adet işyeri olmak üzere toplamda 6 ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun’da Etraf, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalarda Samsun genelinde toplam 2 bin 213 adet binaya ‘riskli yapı’ tespiti yapıldı. Bu binalarda 4 bin 886 adet konut ve bin 318 adet işyeri olmak üzere toplamda 6 bin 204 adet bağımsız kısım bulunuyor.<br />
<br />Kente yapılan risk tespiti çalışmaları sonucunda 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yapı maliklerden birinin yahut yasal temsilcisinin müracaatı ile Etraf, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca lisanslandırılmış firmalar tarafından riskli yapı tespiti yapılarak vilayet müdürlüklerine sunuluyor. Bu bağlamda Samsun genelinde toplam 2 bin 213 riskli binaya ‘riskli yapı’ tespiti yapıldı. Bu binalarda bin 886 adet konut ve bin 318 adet işyeri olmak üzere toplamda 6 bin 204 adet bağımsız kısım bulunuyor. Ayrıyeten Etraf, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü tarafından 6306 sayılı Kanun kapsamında yapı maliklerine 18 ay kira yardımı, kiracılara ise defaten (iki aylık kira yardım bedeli tutarında) taşınma yardımı yapılıyor. Bu kapsamda Samsun’da 6306 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yapı maliklerine ve kiracılara toplamda 54 milyon 819 bin 947,33 TL ödeme gerçekleştirildi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Karabük’te yeni sosyal tesisin yapımına başlandı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/karabukte-yeni-sosyal-tesisin-yapimina-baslandi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 13:30:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlçe Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=234645</guid>

					<description><![CDATA[Karabük Belediyesi, 5000 Konutlar 75. Yıl Mahallesi’nde değerli bir toplumsal yatırımın imaline resmen başladı. Kentin toplumsal hayatına yeni bir soluk getirecek olan proje, geniş yeşil alanları, dinlenme ve spor alanları, çok gayeli toplumsal tesis binasıyla ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabük Belediyesi, 5000 Meskenler 75. Yıl Mahallesi’nde değerli bir toplumsal yatırımın üretimine resmen başladı. Kentin toplumsal ömrüne yeni bir soluk getirecek olan proje, geniş yeşil alanları, dinlenme ve spor alanları, çok emelli toplumsal tesis binasıyla sadece mahalle sakinlerine değil, tüm Karabük’e hitap edecek bir merkez olarak tasarlandı.<br />
<br />Toplam 13 bin metrekarelik alan üzerinde yükselecek proje için 18 milyon 500 bin TL fiyatında yatırım yapılırken, tesis tamamlandığında bölgedeki toplumsal altyapıyı kıymetli ölçüde güçlendirmiş olacak. Projede 10 bin m yeşil alan, 1.500 m oyun ve spor alanı, yürüyüş yolları, dinlenme alanları ve 620 m’lik toplumsal tesis binası yer alacak. 470 m’si kapalı, 150 m’si açık teras olacak biçimde planlanan yapı, 250 kişi kapasiteli bir restoran ve çok hedefli kullanım salonu olarak hizmet verecek.<br />
<br />Başkan Özkan Çetinkaya: &#8220;Tüm Karabük’e hitap eden nitelikli bir hayat alanı oluşturuyoruz&#8221;<br />
<br />Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, projeye ait yaptığı değerlendirmede şu tabirleri kullandı: &#8220;Sosyal belediyecilik anlayışımız gereği, kentin dört bir yanında insanların nefes alabileceği, ailece vakit geçirebileceği alanlar inşa ediyoruz. 75. Yıl Mahallemizde imaline başladığımız bu toplumsal tesis, sadece bir yapı değil; Karabük’ün ömür kalitesini yükseltme irademizin somut bir yansımasıdır. Yeşil alanları, çocuk oyun ve spor kısımları, toplumsal etkileşim imkânlarıyla donatılmış bu merkez, yalnızca mahalleye değil, tüm Karabük’e hitap edecek bir cazibe noktası olacak. Karabük için üretmeye, kıymet katmaya devamedeceğiz.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Gökmedrese yeniden hayat buluyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/gokmedrese-yeniden-hayat-buluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 13:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[900]]></category>
		<category><![CDATA[Gökmedrese]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=232834</guid>

					<description><![CDATA["900 Adımda 900 Yıl Tarihi Kültür Rotası" üzerinde bulunan Tokat Gökmedrese, kültür, sanat ve eğitim alanında tekrar işlevlendirilerek geleceğe taşınıyor. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ile Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) ortasında ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;900 Adımda 900 Yıl Tarihi Kültür Rotası&#8221; üzerinde bulunan Tokat Gökmedrese, kültür, sanat ve eğitim alanında yine işlevlendirilerek geleceğe taşınıyor.<br />
<br />Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ile Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) ortasında hayata geçirilen &#8220;Gökmedrese Tekrar Hayat Buluyor&#8221; Fizibilite Projesi’nin kontratı, 3 Haziran’da OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle ve TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz tarafından imzalandı.<br />
<br />Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü uyumunda faaliyetlerini yürüten OKA’nın 2025 Yılı Kültür ve Tabiat Ekseninde Fizibilite Dayanağı Programı dahilinde desteklenen proje ile Gökmedrese’yi yalnızca tarihi bir yapı olmanın ötesine taşıyarak, kültürel ve toplumsal hayatın merkezi haline getirmeyi amaçlayan yatırımın fizibilitesi yapılacak.<br />
<br />Proje kapsamında hazırlanacak fizibilite çalışmasıyla, Gökmedrese’nin akademik çalışmalar, kültürel etkinlikler ve toplumsal etkileşime mesken sahipliği yapacak biçimde sürdürülebilir biçimde tekrar işlevlendirilmesi hedefleniyor. Çalışma, yapılacak yatırımlara istikamet verecek kapsamlı bir yol haritası niteliği taşıyacak.<br />
<br />Gökmedrese bünyesinde kurulması planlanan eğitim ve araştırma alanlarıyla, öğrenciler, akademisyenler ve araştırmacılara nitelikli çalışma ortamları sunulacak. Dijital ve basılı kaynaklarla donatılmış bir kütüphane, sanat atölyeleri, stant alanları ve çok gayeli aktiflik yerleri ile yapı, kültür-sanatın üretim ve paylaşım ortamı haline getirilecek.<br />
<br />Konserler, tiyatro şovları, söyleşiler ve eğitim programlarıyla halkın iştiraki teşvik edilirken, bilhassa gençler ve bayanlara yönelik toplumsal ve mesleksel gelişimi destekleyen programlar hayata geçirilecek. Ayrıyeten, dezavantajlı kümelerin kültürel hayata erişimini artırmak için erişilebilirlik düzenlemeleri ve özel programlar geliştirilecek.</p>
<p>900 Adımda 900 Yıl Tarihi Kültür Rotası’nda yeni bir cazibe noktası<br />
<br />Proje tamamlandığında, Gökmedrese, Tokat’ın kültürel miras turizmine katkı sağlayacak kıymetli bir cazibe merkezine dönüşecek. Yapı içinde interaktif stantlar, rehberli çeşitler, klasik sanatların tanıtıldığı tecrübe alanları ve el sanatları atölyeleri kurulacak. Lokal sanatkarlar ve zanaatkârlar için üretim ve satış alanları sunularak bölgedeki ekonomik hareketliliğe katkı sağlanacak. Ayrıyeten ulusal ve milletlerarası tanıtım kampanyalarıyla medrese, &#8220;900 Adımda 900 Yıl Tarihi Kültür Rotası&#8221; üzerinde tekrar odak noktasına dönüştürülecek.</p>
<p>Selçuklu mirası &#8220;Tokat Gökmedrese&#8221;<br />
<br />1257-1277 yılları ortasında Muinüddin Süleyman Pervane tarafından inşa ettirilen Gökmedrese, Selçuklu devrinin nadide çini işçiliğiyle bezenmiş, çift katlı bir yapıdır. Tıpkı zamanda &#8220;Pervane Bey Şifahanesi&#8221; olarak da biliniyor.<br />
<br />Türkiye Selçukluları’nın çinilerle süslenmiş avluya sahip tek medresesi olma özelliğini taşıyan bu eser, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2020-2025 yılları ortasında restore edildi. Onarımla birlikte yapıdaki özgün olmayan kısımlar temizlenerek, su yalıtımı sağlandı ve çiniler aslına uygun formda yenilendi.<br />
<br />Gökmedrese, 8 Mayıs 2025 tarihinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın iştirakiyle gerçekleştirilen merasimle yine ibadete ve ziyarete açılarak, açılışı yapılan 101 vakıf yapıtından biri oldu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Coşkun Erüz: &#8220;Trabzon tarihi İpek Yolu’nun denizle açılan kapısıydı&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/prof-dr-coskun-eruz-trabzon-tarihi-ipek-yolunun-denizle-acilan-kapisiydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 May 2025 09:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[kazı]]></category>
		<category><![CDATA[Rıhtım]]></category>
		<category><![CDATA[Roma]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=231413</guid>

					<description><![CDATA[Trabzon’un tarihi İpek Yolu’nun denize açılan kapısı olduğu ve bu özelliği ile dünya kültür turizminde hak ettiği bedele kavuşması için 2000-2500 yıllık tarihi Roma devrine ilişkin kalıntıların bulunduğu Ortahisar ilçesi Pazarkapı mahallesindeki hafriyat ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’un tarihi İpek Yolu’nun denize açılan kapısı olduğu ve bu özelliği ile dünya kültür turizminde hak ettiği kıymete kavuşması için 2000-2500 yıllık tarihi Roma devrine ilişkin kalıntıların bulunduğu Ortahisar ilçesi Pazarkapı mahallesindeki hafriyat alanının bir an evvel arkeopark haline dönüştürülmesi gerektiği belirtildi.<br />
<br />4 bin yıllık tarihi geçmişi bulunan Trabzon’da yenisi yapılmak üzere Pazarkapı mahallesinde yıkılan Bayanlar Hali Pazarı’nın altından Roma devrinde yapıldığı tespit edilen rıhtım meydana çıkmıştı. M.S. 120’lerde Roma hükümdarı Hadrianus tarafından yaptırıldığı düşünülen iskele 1970’lerde doldurularak toprak altında kalmıştı. Yıkım sonrası ortaya çıkan rıhtımın turizme kazandırılması istikametinde çalışmalar sürüyor.<br />
<br />Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Trabzon Doğal ve Tarihi Pahaları Müdafaa Derneği Lideri Prof. Dr. Coşkun Erüz, yapılan hafriyat çalışmalarının tarihi savunma hendeği ve hendek içinde yer alan Roma rıhtım alanı ve rıhtımdan kente girişi sağlayan Roma anıtsal kapısının yerinin açığa çıkartılarak korunması için bir fırsat oluşturduğunu söyledi.</p>
<p>&#8220;Kazıda bulunan yapıların Roma yapıları olduğu tescillendi&#8221;<br />
<br />Konusunun uzmanları tarafından yapılan değerlendirmelerde hafriyat sırasında bulunan yapının, antik Yunan ya da Roma Devrine ait, akarsu vadisi içinde bulunan rıhtım olduğunun katılaştığını kaydeden Erüz, &#8220;Trabzon kalesinin aşağı-liman hisarı doğu suru etrafı ve suru müdafaa maksadı ile sur ve öncesine ilişkin su hendeği doldurularak 1950-70 periyodunda üzerine Bayanlar hali ve eski zerzevat hali yapılmıştı. Bayanlar Pazarı yenileme çalışması ile tarihi suru saran ve yer yer suru tahrip ederek yapılmış binalar yıkıldı. Sur etrafı yapılar yıkılınca tarihi Aşağı hisar surları yada antik liman kalesi olan ve en az 2000 yıllık eski limanın güneyinde bulunan surların Pazarkapı Camii-Maraş caddesi ortasında kalan doğu kısmı ortaya çıktı. Olağanda liman hisarın doğu suru, Orta Hisar Surlarının doğu ucundan başlayıp Antik Liman-Hadrian Limanı gümrük kulesine kadar devam eden kulelerle desteklenmiş bir savunma yapısı idi. Müdafaa şuuru eksikliği ve öbür nedenlerle 1940-60 periyodunda surun liman ile Pazarkapı Camii ortası kısmı, tıpkı formda Rus İşgal devrinde (1916) açılmış olan Kahramanmaraş caddesi üzerinde kalan kısmı yıkıldı. Dünyada 2000 yıldan daha uzun müddet kesintisiz hizmet vermiş az antik limanlardan birisi olan Trabzon Hadirian Limanı 1970-2015 periyodunda yok ve kent çöplüğü için büsbütün dolduruldu. Birebir biçimde Ortahisar surunun kuzeydoğu ucu ile antik liman arasında-Kuzgundere Vadisi boyunca yer alan tarihi savunma hendeği de doldurularak yol ve yapılaşmaya açılmış. Trabzon’un geçmişine dair izler, yapılar yok edilmiş. Bayanlar Pazarı inşaatı için yapılmış olan yıkım ve hafriyatlarda Pazarkapı Doğu Surları ve tarihi haritalarda net olarak gösterilen tarihi savunma hendeği, hendek içinde yer alan Roma rıhtım alanını ve rıhtımdan kente girişi sağlayan Roma anıtsal kapı yerini açığa çıkartarak korumak için bir fırsat ortaya çıktı. Sur tabanında ve Maraş caddesi güneyinde yapılan kazılarla antik vadi içi Roma rıhtımı ve hendek duvarının yıkılmayan kısımları açığa çıktı ve kalan duvarların hendek duvarı ve sur önündeki büyük taş bloklarla inşa edilmiş basamaklı yapının rıhtım yapısı olduğu, bizlerinde mevzuyu gündeme taşıyıp kamu oyunu bilgilendirmemiz, bahse hakim ilgili uzmanların görüş bildirmesi ile rıhtım ve hendek duvarı olduğu tescillenip belgelendi&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Pazarkapı bölgesi bir açık hava müzesi arkeopark haline dönüştürülmeli&#8221;<br />
<br />Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından liman doğu suru ve ön kısmındaki Roma rıhtımının hafriyat, röleve, restitüsyon ve onarım kapsamına alındığını hatırlatan Prof. Dr. Coşkun Erüz &#8220;İnşaat hafriyatı nedeni ile yok olmaktan son anda kurtulan kısımlarda uzmanlarca Roma ve veya antik Yunan devrine ilişkin olduğu söylenen farklı taş blok yapılar ve öteki dönemsel yapı kalıntıları kazılarla ortaya çıkarılmaya devam ediliyor. Bu alan ve gerisindeki şimdi yıkım ve hafriyat yapılmamış. Pazarkapı; Trabzon’dan Roma çağına, 2000-2500 yıl geçmişe açılan kıymetli bir kapı durumunda. Daha ötesi Çin’den gelip Trabzon’da denize ulaşan İpek Yolunun Roma ile birlikte denize açılan anıtsal kapısı bu rıhtım ve anıtsal kapıydı diyebiliriz&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Çalışma yapılan bölgenin ’Arkeopark’ haline getirilmesini talep ettiklerini belirten Erüz, &#8220;Rıhtımın açığa çıkması ve sergilenmesi, bir önceki Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’ndan talebimizdi. Gemilerin yanaştığı rıhtımın ve önündeki gemilerin girip çıktığı hendeğin açığa çıkarılması ve o alana yelkenli bir Roma periyodu kayığı yerleştirilmesi, kayık ve rıhtım alanının üzeri cam ile kapatılarak, anıtsal kapının şeffaf gereç üzerinde daha olsa kapı betimlemesi ile açık hava müzesi-arkeopark haline getirilmesini talep etmiştik. Sayın Zorluoğlu talebi uygun görerek rıhtımın ön kısmına gelen alanda otopark ve yol duvarını 3.5 metre geri çektirterek az ve yetersiz olsa da,  rıhtım önünde kayık konulabilecek bir boşluk olmasını sağladı. Lakin olması gereken alttaki otoparkın biraz daha daraltılarak rıhtımın ve mevcut bin 300 devrine ilişkin kale surlarının altındaki antik surların görünecek, sergilenebilecek bir biçimde ortaya çıkarılması. Orta vadede bayanlar pazarı alanı ile Pazarkapı dönüşüm alanı ve Tabakhane Köprüsüne kadar olan vadinin jeoradarlarla ve sondaj hafriyatları ile toprak altı yapılarının belirlenip, hafriyat yapılarak, kalıntı barındıran alanlar bir açık hava müzesi Arkeopark haline dönüştürülmeli ve Trabzon ’İpek Yolu’nun denize açılan kapısı’ imajı ve marka pahası ile tanıtılıp, dünya kültür turizminde hak ettiği kıymete kavuşturulmalıdır&#8221; sözlerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
	</channel>
</rss>
