<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:alsat="https://alsat.kkerem.com/ns" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Ülkemizde &#8211; Karabük Postası</title>
	<atom:link href="https://karabukpostasi.com/etiket/ulkemizde/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<description>Karabük, Safranbolu, Yenice, Eskipazar ve ilçelerinden son dakika haberleri, yerel gündem, spor, ekonomi ve tüm gelişmeler Karabük Postası’nda.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Feb 2025 09:22:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/10/67107f97768fa.webp</url>
	<title>Ülkemizde &#8211; Karabük Postası</title>
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Prof. Dr. Şağdan Başkaya: &#8220;Tüm dünyada çakal popülasyonu artış eğiliminde&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/prof-dr-sagdan-baskaya-tum-dunyada-cakal-populasyonu-artis-egiliminde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 09:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Avcı]]></category>
		<category><![CDATA[Avı]]></category>
		<category><![CDATA[Çakal]]></category>
		<category><![CDATA[Genelde]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkemizde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=215339</guid>

					<description><![CDATA[Tüm dünyada olduğu üzere Türkiye’de de çakal popülasyonunun artış eğiliminde olduğu belirtildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve İdaresi Kısmı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, ülkemizde çakalın iç ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm dünyada olduğu üzere Türkiye’de de çakal popülasyonunun artış eğiliminde olduğu belirtildi.<br />
<br />Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve İdaresi Kısmı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, ülkemizde çakalın iç bölgelerde daha seyrek görülmekle birlikte günümüzde kıyı bölgelerimizde bol ölçüde rastlanan bir hayvan olduğunu belirterek &#8220;Çakal, genelde insanlardan kaçan bir hayvandır. Yerleşim yerlerine yakın yaşamasına karşın beşerden kaçarlar&#8221; dedi.<br />
<br />Başkaya, ülkemizde çakal avı için muhakkak kota verilmesine karşın avcıların bu tipi pek avlamadığına dikkat çekerek &#8220;Hiçbir avcı genelde Çakal avlamak istemez. Avcıları çakal avına sürüklemek çok sıkıntı, neredeyse imkânsız gibi&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Ülkemizde yırtıcı tiplerin artış eğiliminde olduğunu çakalın da bu tiplerden biri olduğunu kaydeden Diğere, &#8220;Çakal, tüm dünyada artış eğiliminde olan bir hayvan. Ülkemizin tamamına yakın yerinde görülen bir tıp.  İç bölgelerde daha seyrek görülmekle birlikte günümüzde kıyı bölgelerimizde bol ölçüde rastlanan bir hayvan. Dünyada çakal yayılışına baktığımız vakit Orta ve Doğu Avrupa, Türkiye, Kafkaslar, Arap Yarımadası, Güney Asya’ya gerçek Hindistan, Çin’e uzanan bir yayılışı var. Yayılışın olduğu bütün ülkelerde çakalla ilgili yayınlarda popülasyonunun artış eğiliminde olduğunu görüyoruz. Bu durum motamot ülkemizde de emsal biçimde. Çakal, Kurt’la da  akraba tıpkı cinse mensuplar. Kurt popülasyonu da artış eğiliminde. Misal biçimde öteki yırtıcılar da artış eğilimindedir. Ayı, sırtlan, pars, tilki, kurt ve çakal üzere yırtıcı tipleri ülkemizde artış eğiliminde olduğunu görüyoruz ve zati biliyoruz. Çakal da bunlardan bir tanesi&#8221; biçiminde konuştu.</p>
<p>&#8220;Genelde insanlardan kaçar&#8221;<br />
<br />Çakalın genelde insanlardan kaçan bir hayvan olduğunu tabir eden Prof. Dr. Şağdan Başkaya, &#8220;Çakal genelde insanlardan kaçan bir hayvandır. Yerleşim yerlerine yakın yaşamasına karşın beşerden kaçarlar. Küçük kümeler halinde yaşarlar. Kümes hayvanları başta olmak üzere insanların yetiştirdiği evcil hayvanlara ziyan veren bir cinstir. Bu nedenle beşerlerle daima bir çatışma içerisindedir. Kırsalda olsun insanlara yakın yelerde olsun yaban hayvanlarına da ziyan verirler. Çok büyük boyutlu olan ülkemizde yaşayan geyik, karaca, yaban keçisi üzere çeşitleri de avladıklarına şahit oluyoruz. Kümeler halinde avlandıkları için büyük tipleri de avlayabiliyorlar&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Avcılar çakal avına pek çıkmak istemiyor&#8221;<br />
<br />Çakalın dünyada tüm ülkelerde çabucak hemen avlandığını fakat ülkemizde avının neredeyse hiç yapılmadığını belirten Diğere, &#8220;Çakal yaşadığı bütün ülkelerde çabucak hemen avlanan bir cins. Ülkemizde de çakal ve tilki avına müsaade ediliyor, yıldan yıla değişiyor. Çakal, avlanması için muhakkak bir kota verilerek özgür bırakılıyor lakin hiçbir avcı çakal avlayayım diye ava çıkmaz. Bunun bir nizama konulması gerekiyor. Bütün dünyada artan bu yırtıcının popülasyonunu frenlemek gerekiyor. Bunun için de daha farklı formüller uygulanması gerekir. Kümes hayvanlarına bile ziyan veren tilki, sansar, çakal üzere çeşitlerle çabada genelde tuzak yolları çokça yaygındır. Silahla vurmakta bunlardan bir tanesi fakat avcıları çakal avına sürüklemek çok güç, neredeyse imkânsız gibi&#8221; tabirlerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de ilk kez Trabzon’da yapıldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/turkiyede-ilk-kez-trabzonda-yapildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Oct 2024 01:07:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=197692</guid>

					<description><![CDATA[TÜBİTAK 1001 Projesi “Enerji Etkin ve Depreme Dayanıklı CLT Kompozit Panel Geliştirilmesi” başlıklı çalışma çerçevesinde “Yeni Nesil Yerli ve Milli Ahşap Yapılarda Deprem Testi Deneyi" Türkiye’de ilk kez Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde (KTÜ ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TÜBİTAK 1001 Projesi “Enerji Etkin ve Depreme Dayanıklı CLT Kompozit Panel Geliştirilmesi” başlıklı çalışma çerçevesinde “Yeni Nesil Yerli ve Milli Ahşap Yapılarda Deprem Testi Deneyi&#8221; Türkiye’de ilk kez Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde (KTÜ) yapıldı.<br />
<br />KTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü, Yapı Sağlığı İzleme Laboratuvarında yapılan “Yeni nesil ve Milli ahşap yapılarda deprem testi deneyi” etkinliğine Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, çalışmada yer alan öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı.<br />
<br />KTÜ Deprem ve Yapı Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi (DE-YAS) Müdürü Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık, deneylerde 1990 yılından günümüze kadar meydana gelmiş depremlerin deprem ivme kayıtlarını uyguladıklarını belirterek, &#8220;2023 Kahramanmaraş depremlerinden sonra ülkemizde betonarme binalara alternatif yenilikçi yapı teknolojilerin geliştirilmesi ve ülkemize kazandırılması konusunda çok önemli girişimler olduğunu belirterek, “Çok önemli bir deney. 2023 Kahramanmaraş depremlerinden sonra artık ülkemizde betonarme binalara alternatif yenilikçi yapı teknolojilerin geliştirilmesi ve ülkemize kazandırılması konusunda Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın çok önemli girişimleri var. Biz de bu girişimlerin içerisinde yer alan teknik ekipte yer alıyoruz. Şu anda Türkiye’de betonarme yapılara ilave olarak yığma yapılar çelik yapılar hafif çelik yapılar prefabrik yapıların yanında ahşap yapılarında ülkemizde yeni bir sektör olması gerektiğini ahşap yapılarla depreme dayanıklı bina yapabileceğimizi daha önce bakanlıklara birçok raporumuzda sunmuştuk. Burada da bin bir projemiz kapsamında TÜBİTAK projemiz kapsamında bu hedefimize ulaşmanın son noktası olan sarsma masası deneylerini yaptık. Gerçekleştirmiş olduğumuz deneylerde 1990 yılından günümüze kadar meydana gelmiş Erzincan, Kocaeli, Van, İzmir, Elazığ, Malatya depremi gibi depremlerin deprem ivme kayıtlarını uyguladık. Buna ilave olarak ta Kahramanmaraş depremlerinde meydana gelmiş ve neredeyse 1.0g’e yaklaşan ivmeleri de en son noktada uygulayabildik. Gördük ki binamızın, ahşap yapımızın taşıyıcı sistem elemanlarında herhangi bir hasar oluşmuyor ve hasarlar daha çok bağlantı noktalarında ve yapının temel bölgelerinde bağlantılarında oluşuyor. Bu bizim için aslında rüya literatürüne uygun olan ve bizim de projemizde hedeflediğimiz bir nokta. Bu anlamda çok mutluyuz.  Umuyorum ahşap yapılar ülkemizin bundan sonraki geleceğinde yeni yapı teknolojileri olarak yerini alır” dedi.</p>
<p>Türkiye’de ilk kez uygulanıyor<br />
<br />KTÜ Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Cenk Demirkır da dünyada yaygın olarak kullanılan yüksek katlı ahşap yapıların ülkemizde de yerli ve milli olarak üretilecek bir çalışmayı ortaya koymaya planladıklarını kaydederek, “Türkiye’de ilk kez uygulanıyor. TÜBİTAK destekli bir araştırma projesi. Bu araştırma projesi kapsamında dünyada yaygın olarak kullanılan yüksek katlı ahşap yapıların ülkemizde de yerli ve milli olarak üretilecek malzemeleriyle birlikte yüksek katlı yapılara uygun bir şekilde üretilebileceğini göstereceğimiz bir çalışma ortaya koymaya planladık. Araştırmamızın neticesinde yerli ve milli olarak üretilen yapısal ahşap malzemenin Türkiye şartlarında depreme dayanıklı yüksek katlı yapılarda kullanılabileceğini TÜBİTAK destekli proje kapsamında sonuçlanmasıyla birlikte ortaya koymuş olduk. Bu hem Türkiye için bir ilk hem de betonarme ile alakalı olarak artık sürekli beton sektörüne alternatif olarak aranan bir dönemde artık yeni alternatif malzemelerin hangileri olabileceği konusunda bir takım çalışmalarla birlikte ahşabın bunlar içerisinde en önemli alternatif olacağını ve ülkemizde de kullanımıyla birlikte ye yaygınlaşmasını ve farkındalığın artmasını önemsiyoruz” diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>7. Uluslararası Bolu Koru Gebelik, Doğum ve Lohusalık Kongresi 25 Nisan’da başlıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/7-uluslararasi-bolu-koru-gebelik-dogum-ve-lohusalik-kongresi-25-nisanda-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Apr 2024 13:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[kongre]]></category>
		<category><![CDATA[Meslek]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkemizde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=166553</guid>

					<description><![CDATA[Doğum konusunda Türkiye’nin en önemli kongresi olma iddiasını taşıyan “Uluslararası Bolu Koru Gebelik, Doğum ve Lohusalık Kongresi”nin 7’ncisi, bu sene 25-28 Nisan tarihleri arasında Bolu Koru Hotel’de gerçekleştirilecek. Doğasında Doğum Derneği ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum konusunda Türkiye’nin en önemli kongresi olma iddiasını taşıyan “Uluslararası Bolu Koru Gebelik, Doğum ve Lohusalık Kongresi”nin 7’ncisi, bu sene 25-28 Nisan tarihleri arasında Bolu Koru Hotel’de gerçekleştirilecek.<br />
<br />Doğasında Doğum Derneği tarafından bu alanda çalışmaları bulunan birçok bilimsel derneğin desteğiyle düzenlenecek kongre, doğum ekibinin bir parçası olan tüm sağlık profesyonellerini bir araya getirecek. 4 gün sürecek olan kongrede doğum hekimlerinin yanı sıra perinatoloji uzmanları, ebeler, hemşireler, yenidoğan hekimleri ve doğuma katkı sağlayan birçok branş uzmanı da yer alacak. Türkiye’de sadece doğumun ele alındığı en büyük bilimsel toplantı olma özelliğini taşıyan 7. Uluslararası Bolu Koru Gebelik, Doğum ve Lohusalık Kongresi’nin başkanlığını yürüten Prof. Dr. Aydan Biri, kongre ile ilgili şunları söyledi:<br />
<br />“Bu kongrenin bilimsel programını hazırlarken Türkiye’de doğum üzerine yıllarca çok emek vermiş akademisyenler ile pratik deneyimleriyle öne çıkmış çok önemli isimleri buluşturmaya çalıştık. Sadece ülkemizdeki değil, 4 gün boyunca farklı ülkelerden de kongreye katılan 24 uluslararası, toplam 148 bilim insanının bir araya gelerek, doğum konusundaki tecrübelerini genç meslektaşlarımızla paylaşmasını planladık. Bu çok değerli bir paylaşım. Unutmamak gerekir ki, ülkemizde doğum artık bir halk sağlığı sorunudur. Sistemdeki yanlışlıklar, uygulamalardaki sıkıntılar milyonlarca kadının doğum şekillerini, doğum süreçlerini olumsuz etkilemektedir. Doğasında Doğum Derneği olarak 2017 yılından bu yana başta Sağlık Bakanlığımız ve meclisimiz olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri dernekler ile birlikte ülkemizdeki doğumları iyileştirmek, güzelleştirmek üzerine büyük bir çaba gösteriyoruz. Konunun bilimsel yönü kadar toplumsal, sosyal ve politik yönünü de önemsiyoruz. Ülkemizde giderek artan sezaryen oranları ile yıllar içinde doğum eğitiminde ciddi eksiklikler oluşmaya başladı. Genç meslektaşlarımız eğitim edinme ve tecrübe geliştirme noktasında zorlanıyorlar. Ülkemizin geçmişte çok iyi bir çizgide olduğuna inandığım doğum becerisi yüksek sağlık profesyoneli kaynağını, bu yanlış uygulamalar sonucunda kaybetmeye başladık. Yıllar içinde mesleki becerilerin daha da zayıflaması, gelecekte kadınlarımızın yeni yeni sıkıntılar yaşamasına neden olacaktır. İşte konuyu bir halk sağlığı problemi olarak görmemizin temel nedeni budur. Bizlere düşen görev genç hekimlerimizin ve ebelerimizin eğitimlerine katkı sağlamak, mesleki beceri ve tecrübelerine destek vermektir. İşte tam da bu misyon ile Doğasında Doğum Derneği ülkemizin en önemli doğum kongresini düzenlemektedir. Her yıl kongrenin akademik ve pratik çizgisini daha da yukarıya çekmek için azami dikkat gösterilir. Zaten derneğimizin kuruluş motivasyonu da tamamen bu bakış açısıdır.”<br />
<br />4 gün boyunca bilimsel programın doktorların başta ebeler olmak üzere tüm doğum ekibiyle birlikte aynı salonu paylaşacakları şekilde organize edildiğini ifade eden Prof. Dr. Biri, “Doğum ekip işidir. Ülkenin tüm doğum iş yükünün ve hukuksal sorumluluğunun tek başına hekimlerin sırtına yüklenilmesi doğru bir politika değildir. Takibi sadece hekimlerin yapmasının mümkün olmadığı bu fizyolojik sürecin detaylı bir planlama çerçevesinde ’bir doğum ekibi’ tarafından yürütülmesi hem ülkemizdeki vajinal doğum oranlarının artmasını hem de anne adaylarının doğum sürecini daha huzurlu geçirmelerini sağlayacaktır” dedi.<br />
<br />25-28 Nisan tarihleri arasında Bolu’da düzenlenecek 7. Uluslararası Bolu Koru Gebelik, Doğum ve Lohusalık Kongresi’nde tüm doğum profesyonellerinin mesleki streslerinden arınacakları bir sosyal program da hazırlandı. Hem öğretici hem de dinlendirici ve eğlenceli olması planlanan kongre için internet sayfası üzerinden kayıt başvurusu yapılabilecek.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
	</channel>
</rss>
