<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:alsat="https://alsat.kkerem.com/ns" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Test &#8211; Karabük Postası</title>
	<atom:link href="https://karabukpostasi.com/etiket/test/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<description>Karabük, Safranbolu, Yenice, Eskipazar ve ilçelerinden son dakika haberleri, yerel gündem, spor, ekonomi ve tüm gelişmeler Karabük Postası’nda.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Mar 2026 10:52:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/10/67107f97768fa.webp</url>
	<title>Test &#8211; Karabük Postası</title>
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>DUA EDELİM DE 31 ARALIK 2028&#8217;E KADAR ÜLKEMİZE BİR SALDIRI OLMASIN!</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/dua-edelim-de-31-aralik-2028e-kadar-ulkemize-bir-saldiri-olmasin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 10:52:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[sığınak]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>
		<category><![CDATA[toki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=270430</guid>

					<description><![CDATA[Binanızın altında yada yakın çevrenizde gerçek bir sığınak var mı? Ülke nüfusunun yüzde kaçı bu soruya rahatlıkla evet diyebilir? Ateş çemberinin tam ortasında, sorunlu bir coğrafyada olmamıza rağmen, sığınaklarımız yok denecek kadar az. Bu günlerde, ülkemizdeki mevcut sığınak altyapısının yetersiz olduğu gerçeği ile yüzleşiyoruz. Bunun için araştırma yapmaya gerek yok. Yaşadığımız binaların bodrum katlarına bakmamız [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Binanızın altında yada yakın çevrenizde gerçek bir sığınak var mı?<br />
Ülke nüfusunun yüzde kaçı bu soruya rahatlıkla evet diyebilir? Ateş çemberinin tam ortasında, sorunlu bir coğrafyada olmamıza rağmen, sığınaklarımız yok denecek kadar az. Bu günlerde, ülkemizdeki mevcut sığınak altyapısının yetersiz olduğu gerçeği ile yüzleşiyoruz.<br />
Bunun için araştırma yapmaya gerek yok.<br />
Yaşadığımız binaların bodrum katlarına bakmamız yeterli.</p>
<p>Çevremizdeki savaşları görünce sığınak konusunu şimdi anca sorgulamaya başladık.<br />
Bu konuda ne yazık ki, ihmal çok büyük.</p>
<p>Modern bir sığınak, nükleer, biyolojik ve kimyasal (NBC) tehditlere karşı koruma sağlayan, güçlendirilmiş beton veya çelikten üretilen, havalandırma, enerji, su ve atık yönetimi altyapısına sahip güvenli yaşam alanlarıdır. Kendi kendine yetebilen bu sığınaklar, sızdırmaz girişler, HEPA filtreli havalandırma, jeneratör ve uzun süreli yaşam için gerekli donanımları içerir.</p>
<p>Özellikle savaş ve afet durumlarına karşı İsrail, Japonya ve İsviçre örnekleri temel alınarak, dayanıklı ve erişilebilir yeni sığınaklar inşa ediliyor muş.<br />
TOKİ öncülüğünde 81 ilde modern sığınaklar inşa edilmesi için 2025 yılı sonunda kapsamlı bir çalışma başlatıl mış. Dikkatinizi çekerim 3 ay önce! Bu tarihe kadar aklımız neredeydi acaba?</p>
<p>1987&#8217;den beri yürürlükte olan bir sığınak Yönetmeliğimiz var. Bu yönetmelik titizlikle uygulanmadığı için, mevcut apartman altlarındaki sığınaklar otopark veya depo olarak kullanılmış ve çoğu işlevsiz kalmış. Yönetmelik hazırlamada üzerimize yok!<br />
O yönetmeliği hayata geçirme, uygulanıp uygulanmadığını takip etme konusunda sıkıntılarımız var.</p>
<p>Şimdi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, TOKİ tarafından 81 ilde nükleer sızıntı, savaş ve doğal afetlere dayanıklı, modern, hızlı erişilebilir sığınaklar inşa ediliyor muş.<br />
Ankara başta olmak üzere bazı şehirlerde inşasına başlanan bu yapıların kısa sürede bitirilmesi hedefleniyor muş.<br />
Bu kapsamlı çalışma ile özellikle Ortadoğu&#8217;daki güvenlik krizleri ve olası afetlere karşı ülkenin sığınak altyapısının güçlendirilmesi amaçlanıyor muş.</p>
<p>3194 Sayılı İmar Kanunu ve bununla ilgili yönetmeliklerimiz var. Buna göre, belirli büyüklükteki binalarda sığınak bulunması zorunluluğu güya devam ediyor du!</p>
<p>Yeni yapılacak 10 bağımsız bölümden fazla konutlarda, 50 yataklı yurt/otellerde ve 25 yataklı yaşlı bakım evlerinde sığınak yapılması zorunlu.<br />
Eski binalar için bir çalışma var mı? Böyle bir faaliyet gördünüz mü?</p>
<p>Sığınaklarda havalandırma sistemleri, sızdırmaz kapılar, jeneratör altyapısı ve temel ihtiyaçları karşılayacak (tuvalet, mutfak nişi) düzenlemeler olması gerekiyor. Binalarımızda bu şekilde muntazam sığınaklar var mı? Ben görmedim.</p>
<p>31 Aralık 2028&#8217;e kadar mevcut binalardaki sığınakların uygun hale getirilmesi planlanıyor muş!</p>
<p>Dua edelim de o tarihe kadar ülkemize bir saldırı olmasın.</p>
<p><strong>İlyas Erbay</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Bayraktar KIZILELMA &#8220;hava-hava&#8221; füzesiyle hedefi vurdu</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/bayraktar-kizilelma-hava-hava-fuzesiyle-hedefi-vurdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Nov 2025 09:52:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[milli]]></category>
		<category><![CDATA[radar]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=256760</guid>

					<description><![CDATA[Bayraktar KIZILELMA, dünya havacılık muharebe tarihinde bir unsur daha imza attı. Sinop açıklarında gerçekleştirilen tarihi testte ulusal insansız savaş uçağı, ASELSAN imzalı MURAD AESA radarının işaretlediği amacı TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraktar KIZILELMA, dünya havacılık muharebe tarihinde bir unsur daha imza attı. Sinop açıklarında gerçekleştirilen tarihi testte ulusal insansız savaş uçağı, ASELSAN imzalı MURAD AESA radarının işaretlediği gayesi TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN füzesiyle tam isabetle vurdu. Bu muvaffakiyetle birlikte Bayraktar KIZILELMA, havacılık tarihinde görüş ötesi hava-hava füzesi kullanarak jet motorlu bir hava amacını vuran birinci insansız savaş uçağı oldu.<br />
<br />Türkiye’nin birinci insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, gök vatan savunmasında oyunun kurallarını değiştirecek en kritik eşiklerden birini daha aştı. Sinop Atış Alanı’nda gerçekleştirilen test, insansız bir savaş uçağının jet motorlu bir gayesi hava-hava füzesiyle vurduğu birinci başarılı test olarak tarihe geçti.</p>
<p>Hava muharebesinde dünyada birinci ve tek<br />
<br />Dünya genelindeki insansız savaş uçağı projelerinin büyük çoğunluğu, yüklü olarak hava-yer vazifeleri için tasarlanıyor. Şimdi dünyada hiçbir insansız platform hava-hava atış kabiliyetine ulaşamamışken, Bayraktar KIZILELMA bu atışla hava-hava muharebesi yeteneğini kanıtlayan dünyadaki birinci ve tek platform olarak havacılık tarihinde yeni bir çağ başlattı.</p>
<p>KIZILELMA ve F-16’lardan kol uçuşu<br />
<br />Tarihi test için Merzifon 5. Ana Jet Üssü’nden havalanan 5 adet F-16 savaş uçağı, Sinop semalarında Bayraktar KIZILELMA ile buluştu. F-16’lar ile gökyüzünde 5’li kol uçuşu gerçekleştiren Bayraktar KIZILELMA, insanlı-insansız müşterek harekât yaparak geleceğin hava muharebe konseptini sergiledi. Bu sırada bir Bayraktar AKINCI TİHA da uçuşa eşlik ederek tarihi anları havadan görüntüledi.</p>
<p>MURAD ile gördü GÖKDOĞAN ile vurdu<br />
<br />Senaryo gereği fırlatılan yüksek süratli jet motorlu amaç uçağı, Bayraktar KIZILELMA üzerinde bulunan ve ASELSAN tarafından geliştirilen MURAD AESA radarı ile tespit edilerek takibe alındı. Maksadın radar tarafından hassas bir formda işaretlenmesinin akabinde KIZILELMA, kanat altında taşıdığı TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN Görüş Ötesi Hava-Hava Füzesi’ni ateşledi. Fırlatılan ulusal füze, jet motorlu maksat uçağı tam isabetle vurdu.</p>
<p>Milli uçak, ulusal füze ulusal radar<br />
<br />Bu testle birlikte ulusal insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA’nın havadan havaya taarruz yeteneği de doğrulandı. Türk havacılık tarihinde birinci kere ulusal bir uçaktan, ulusal hava-hava füzesi, ulusal bir radar tarafından güdümlenerek hava gayesine karşı ateşlendi. Böylelikle hava-hava misyon zincirinin tüm halkaları büsbütün ulusal imkânlarla gerçekleştirildi.</p>
<p>Kol uçuşunda nezaret ettiler<br />
<br />Havacılık tarihimizde yeni bir çağ başlatan bu test, gökyüzünde anbean takip edildi. Hava Kuvvetleri Kumandanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Muharip Hava Kuvveti Kumandanı Orgeneral Rafet Dalkıran, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol ve Baykar Yönetim Kurulu Lideri Selçuk Bayraktar, Merzifon’dan kalkan F-16 savaş uçaklarının kokpitinde yer alarak tarihi atışa havadan nezaret etti. TÜBİTAK SAGE Enstitü Müdürü Kemal Topalömer ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci testi takip eden heyette yer aldı.</p>
<p>&#8220;Görülmeden gören vurulmadan vuran&#8221;<br />
<br />Tarihi atış testi geleceğin hava muharebe konseptlerinin de nasıl şekilleneceğini gösterdi. Bayraktar TB2 SİHA’ların hava-yer misyonlarında sağladığı oyun değiştirici tesir, Bayraktar KIZILELMA ile artık hava-hava vazifelerine taşınacak. Mevcut savaş uçaklarına kıyasla çok daha düşük radar izine (RKA) sahip olan Bayraktar KIZILELMA, üzerindeki gelişmiş sensörlerle düşman uçaklarını onlar kendisini fark etmeden çok uzak uzaklıktan tespit edebiliyor. &#8220;Görülmeden gören, vurulmadan vuran&#8221; bu yeni konsept sayesinde Bayraktar KIZILELMA, hava muharebelerinde üstünlük sağlayacak bir platform olacak.</p>
<p>Kritik sistemler ve mühimmat entegrasyonları<br />
<br />Bayraktar KIZILELMA sahip olduğu kritik misyon sistemleriyle de öne çıkıyor. Platforma şimdiye kadar ASELSAN tarafından geliştirilen MURAD AESA Radarı ve Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN üzere dünyada sayılı ülkenin üretebildiği ileri teknoloji sistemlerin entegrasyonu muvaffakiyetle gerçekleştirildi. Mühimmat çeşitliliği konusunda da geniş bir yelpazeye sahip olan ulusal insansız savaş uçağı, yerli olarak üretilen tüm mühimmatları kullanabilecek. Daha evvel gerçekleştirilen testlerde TOLUN ve TEBER-82 mühimmatlarıyla amaçları tam isabetle vuran Bayraktar KIZILELMA, GÖKDOĞAN atışıyla birlikte hava-yer misyonlarının yanı sıra hava-hava vazifelerindeki yetkinliğini de kanıtladı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>TOPRAK RAZGATLIOĞLU, MOTOGP TESTİNDE İLK KEZ PİSTE ÇIKTI</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/toprak-razgatlioglu-motogp-testinde-ilk-kez-piste-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berkay Doğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2025 07:02:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[motogp]]></category>
		<category><![CDATA[motosiklet]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>
		<category><![CDATA[toprak razgatlıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[yamaha]]></category>
		<category><![CDATA[yarış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=255258</guid>

					<description><![CDATA[Milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu, 2025 MotoGP sezonu öncesi düzenlenen resmi testlerde ilk kez MotoGP motosikletiyle piste çıktı. Pramac Yamaha takımıyla garajdan çıkan Razgatlıoğlu, seans öncesi ekip çalışanlarına baklava ikram etti. Türk bayraklı özel tasarım tulumuyla piste çıkan Toprak, daha önce duyurulduğu gibi #7 numaralı motosikletiyle ilk deneme turlarını attı. Gün boyu sürecek testlerde milli sporcu, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik">Milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu, 2025 MotoGP sezonu öncesi düzenlenen resmi testlerde ilk kez MotoGP motosikletiyle piste çıktı.</h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fefe-11.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="fefe 11" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fefe-11.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fefe-11-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fefe-11-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fefe-11-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fefe-11-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fefe-11-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fefe-11-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fefe-11-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fefe-11-120x67.webp 120w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="TOPRAK RAZGATLIOĞLU, MOTOGP TESTİNDE İLK KEZ PİSTE ÇIKTI 1"></figure>


<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="1000" height="666" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/toprak-razgatlioglu-andrea-dov.webp" alt="toprak razgatlioglu andrea dov" class="wp-image-255259" title="TOPRAK RAZGATLIOĞLU, MOTOGP TESTİNDE İLK KEZ PİSTE ÇIKTI 2" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/toprak-razgatlioglu-andrea-dov.webp 1000w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/toprak-razgatlioglu-andrea-dov-150x100.webp 150w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /><figcaption class="wp-element-caption"><em>Fotoğraf: Yamaha</em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Pramac Yamaha takımıyla garajdan çıkan Razgatlıoğlu, seans öncesi ekip çalışanlarına baklava ikram etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk bayraklı özel tasarım tulumuyla piste çıkan Toprak, daha önce duyurulduğu gibi <strong>#7 numaralı</strong> motosikletiyle ilk deneme turlarını attı. Gün boyu sürecek testlerde milli sporcu, yeni MotoGP motosikletine alışma sürecini sürdürecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>SİPER 1’den tarihi başarı: Otonom batarya atışı hedefi tam isabetle vurdu</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/siper-1den-tarihi-basari-otonom-batarya-atisi-hedefi-tam-isabetle-vurdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 17:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Siper]]></category>
		<category><![CDATA[Sistemin]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=255207</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin uzun menzilli hava savunma sistemindeki kritik eşik, Sinop Test Merkezi’nde yapılan otonom batarya atışıyla bir defa daha muvaffakiyetle aşıldı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından yürütülen SİPER 1 projesinde kıymetli ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin uzun menzilli hava savunma sistemindeki kritik eşik, Sinop Test Merkezi’nde yapılan otonom batarya atışıyla bir kere daha muvaffakiyetle aşıldı.<br />
<br />Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından yürütülen SİPER 1 projesinde kıymetli bir kilometre taşı geride bırakıldı.  SİPER 1 otonom batarya atışı, Sinop Test Merkezi’nde yapıldı. Türk Hava Kuvvetleri denetiminde gerçekleştirilen otonom batarya atışında SİPER 1 Uzun Menzilli Hava Savunma Füzesi, maksadını tam isabetle vurdu.</p>
<p>&#8220;Bu sadece bir test değil, stratejik bir imzadır&#8221;<br />
<br />Savunma Sanayii Lideri Prof. Dr. Haluk Görgün, test sonrası yaptığı değerlendirmede muvaffakiyetin Türkiye’nin hava savunma mimarisindeki kararlılığının göstergesi olduğunu vurguladı. Görgün, sistemin kritik alt bileşenlerinin yerli ve ulusal imkanlarla geliştirildiğine dikkat çekerek şunları söyledi:<br />
<br />&#8220;Bu muvaffakiyet, gök vatanımızın güvenliğine atılan stratejik bir imzadır. ASELSAN’ın radar, komuta denetim ve sensör yetenekleri; ROKETSAN’ın füze ve harp başlığı mühendisliği ile Hava Kuvvetlerimizin deneyimi kusursuz bir ahenk içinde birleşti. SİPER, sadece bir savunma sisteminin ismi değil; milletimizin iradesini ve bağımsızlığını koruyan çelikten bir kelamdır.&#8221;<br />
<br />Görgün, projede emeği geçen tüm çalışanlara teşekkür ederek amacın &#8220;daha ileri, daha güçlü ve daha yüksek sistemlere&#8221; uzanmak olduğunu tabir etti.</p>
<p>Sistemin önemi<br />
<br />Uzun menzilli hava savunma sistemi SİPER, Türkiye’nin kendi gök kalkanını oluşturma iradesinin en somut örneklerinden biri olarak bedellendiriliyor. Yapılan son test, sistemin otonom kabiliyetlerinin alanda doğrulandığını ortaya koydu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>SP İl Başkanı Aziz Gündoğdu’dan İktidara Ekonomi Eleştirisi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/sp-il-baskani-aziz-gundogdudan-iktidara-ekonomi-elestirisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Asuman Doğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 09:02:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[alım gücü]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[saadet partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=253858</guid>

					<description><![CDATA[Gündoğdu: &#8220;200 TL&#8217;nin Gerçek Değeri Pazarda Ortaya Çıkıyor&#8221; Saadet Partisi Karabük İl Başkanı Aziz Gündoğdu, ülke genelinde artan hayat pahalılığına dikkat çekmek amacıyla ülkemizin en büyük banknotu olan 200 TL ile pazar alışverişi yaparak, vatandaşın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılara ve iktidarın yanlış ekonomi politikalarına dikkat çekti. Gündoğdu yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bir zamanlar dolu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik">Gündoğdu: &#8220;200 TL&#8217;nin Gerçek Değeri Pazarda Ortaya Çıkıyor&#8221;</h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fxc.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fxc.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fxc-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fxc-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fxc-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fxc-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fxc-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fxc-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fxc-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/11/fxc-120x67.webp 120w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="SP İl Başkanı Aziz Gündoğdu’dan İktidara Ekonomi Eleştirisi 3"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Saadet Partisi Karabük İl Başkanı Aziz Gündoğdu, ülke genelinde artan hayat pahalılığına dikkat çekmek amacıyla ülkemizin en büyük banknotu olan 200 TL ile pazar alışverişi yaparak, vatandaşın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılara ve iktidarın yanlış ekonomi politikalarına dikkat çekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gündoğdu yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Bir zamanlar dolu bir pazar arabasını dolduran 200 TL, bugün ancak birkaç kalem sebze-meyveye yetiyor. Bu tablo; iktidarın yanlış politikalarının, üretimden kopan ekonominin ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin açık bir göstergesidir. Vatandaş artık en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale gelmiştir.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İktidar ortaklarına da sert mesaj veren Gündoğdu,<strong> “Bugün vatandaşın cebinde para değil, endişe var. Maaşlar eriyor, fiyatlar uçuyor. Buna rağmen hala ‘ekonomi düzeliyor’ diyenler, milletin pazar torbasına bir kez baksın. Gerçek tabloyu görmek isteyen, iktidar il başkanları pazara çıksın bir baksınlar. 200 TL’yi alıp pazara çıksınlar, o zaman vatandaşın halini anlayacaklar&#8221;</strong> ifadelerini kullandı. Saadet Partisi olarak adaletli bir ekonomik düzenin, üretimi merkeze alan bir kalkınma anlayışının ve insanca yaşam koşullarının tesis edilmesi için mücadele ettiklerini belirten Gündoğdu, <strong>“Milletimizin yükünü hafifletmek, alın terinin hakkını korumak, sömürüye dayalı bu düzene son vermek bizim görevimizdir”</strong> diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Psikologlara yönelik uygulayıcı eğitim tamamlandı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/psikologlara-yonelik-uygulayici-egitim-tamamlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 17:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zonguldak]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=251576</guid>

					<description><![CDATA[Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığı Uyumunda Psikologlara yönelik Çocukların bilişsel maharetlerini değerlendirmede kullanılan kıymetli araçlardan biri olan Wechsler Çocuklar İçin Zeka testi eğitimi düzenlendi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığı Uyumunda Psikologlara yönelik Çocukların bilişsel hünerlerini değerlendirmede kullanılan değerli araçlardan biri olan Wechsler Çocuklar İçin Zeka testi eğitimi düzenlendi.<br />
<br />Zonguldak Ağız ve Diş Sıhhati Konferans Salonunda düzenlenen eğitimde  Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen Klinik Psikolog Sibel Karahan tarafından verilmiş olup, programa, Zonguldak  Kamu Hastanelerinde misyon yapan 6 , Düzce ve Kastamonu vilayetleri Kamu Hastanelerinde misyon yapan 6  kişi olmak üzere toplam 12 Psikolog, uygulayıcı adayı olarak katıldı. Beş gün süren eğitimde, WISC-IV test kitinde yer alan ölçme araçlarına ait teorik bilgiler ve uygulamalı eğitimler sunuldu. İştirakçiler, testin yanlışsız ve tesirli biçimde uygulanmasına yönelik kapsamlı bilgi ve marifet kazanma fırsatı buldu.<br />
<br />Eğitim programı sayesinde; Zekâ testi uygulayabilen psikolog sayısı artırıldı, hizmet sunum kapasitesi geliştirilmiş, test için bekleme müddetleri azaltıldı ve psikologların test kitlerine erişimi kolaylaştırıldı. Düzenlenen eğitim sonunda Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Lideri Uzm. Dr. Pınar Menderes Turhan ve Lider Yardımcısı Hasret Birinci tarafından, katkılarından ötürü Klinik Psikolog Sibel Karahan’ a  teşekkür evrakı takdim edildi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Prof.Dr. Deniz :“Her belediye yapı stokunun depreme karşı dirençli olup olmadığını tahribatsız yöntemlerle belirlemesi gerekir”</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/prof-dr-deniz-her-belediye-yapi-stokunun-depreme-karsi-direncli-olup-olmadigini-tahribatsiz-yontemlerle-belirlemesi-gerekir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Oct 2024 17:15:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Beton]]></category>
		<category><![CDATA[Karot]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Schmidt Çekici]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=197321</guid>

					<description><![CDATA[Hitit Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vedat Deniz, her belediyenin yapı stokunu depreme karşı dirençli olup olmadığını tahribatsız yöntemlerle belirlemesi gerektiğini söyledi, 6 Şubat depremlerinin ardından mevcut binaların depreme dayanıklı ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hitit Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vedat Deniz, her belediyenin yapı stokunu depreme karşı dirençli olup olmadığını tahribatsız yöntemlerle belirlemesi gerektiğini söyledi,<br />
<br />6 Şubat depremlerinin ardından mevcut binaların depreme dayanıklı olup olmadığını insanların aklında soru işareti olarak kalmaya devam ediyor. Vatandaşlar binalarının depreme dayanıklı olup olmadığının kontrolü için kolon ve kirişlerden karot ve demir donatılardan örnekler aldırıyor. Ancak sürecin uzunluğu ve fiyatının pahalılığı nedeniyle vatandaşlar binalarını test ettirmekten vazgeçebiliyor. Ancak son dönemlerde karottan da önce yapıya en ufak zarar vermeyen ‘Schmidt çekici’ testi gündeme geldi.<br />
<br />13 Ekim “Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü” nedeniyle yer bilimci Prof. Dr. Vedat Deniz, binaların depreme dirençli olup olmadığının öğrenilmesi amacıyla yapılan testler ve yöntemler hakkında açıklamalarda bulundu.<br />
<br />Vatandaşların binaların sağlamlığı ile ilgili olarak öncelikle tahribatsız yöntemlere başvurmaları gerektiğini savunan Prof. Dr. Deniz, “Eğer binalarında bir problem çıkar ise kentsel dönüşüm için Çevre, İklim ve Şehircilik Bakanlığının akredite ettiği firmalar pahalı, eziyetli ve uzun zaman alan kolon ve kirişlerden karot ve demir örnekleri alarak testleri zaten yapacaklar. Öncelikle ucuz, kolay ve kısa sürede ön bilgi veren tahribatsız yöntemleri tercih etmek daha mantıklıdır” dedi.<br />
<br />Son günlerde gündeme gelen “Schmidt Çekiçi Testi”, uygulanma yöntemi ve bu testle mühendislerin elde ettiği verilerle ilgili açıklamada bulunan Deniz, “1948 yılında İsviçreli mühendis Ernst Schmidt tarafından beton sertliğini test etmek için geliştirilen basit, tahribatsız ve ucuz bir testtir. Schmidt çekici iki tip’dir. Birincisi; L tipi olan kayaların dayanımını tahmininde kullanılır iken ikincisi; N tipi ise beton dayanımını tahmininde kullanılır. Test yöntemi her iki tipinde de bir yay yardımıyla etki-tepki prensibine göre çalışır. Çekiç bir beton test malzemesinin yüzeyine bastırıldığında yaylı bir kütle bir pistona doğru serbest bırakılır. Piston yüzeye çarpar ve kütle geri teper. Geri tepme mesafesi, çarpma yüzeyi tarafından emilen toplam enerjiyle orantılıdır. Pistonun geri-tepme mesafesi, doğrudan cihaz üzerindeki sayısal bir ölçekten okunur ve geri tepme sayısı (R) olarak adlandırılır. Yani, yüksek mukavemete sahip olan bir beton, Schmidt çekicinin uyguladığı kuvveti daha çok geri tepmesine yol açar iken, düşük mukavemete sahip betonun çekiç darbesini sönümlemesinde dolayı daha az geri tepemeye yol açacağı prensibine dayanır.  Schmidt çekici ile ede edilen sıçrama değerine (R) karşı betonun yüzey sertliğini ve dolayısıyla beton dayanımını MPa cinsinden yaklaşık olarak tahmin elde etmekte yaygın kullanılır” diye konuştu.<br />
<br />Schmidt Çekici’nin güvenilir olup olmadığına dair soruya Deniz, “Uluslararası Kaya Mekaniği Derneği (ISRM) tarafından 1978 yılında ve Amerikan Test ve Malzeme Derneği (ASTM) tarafından 2001 yılında kayaların basınç dayanımını kolay bir şekilde belirlemek için Schmidt çekicinin kullanılabileceğini önermişler ve test standartlarını yayımlamışlardır. Üstelik kayalar jeolojik oluşumları gereğince Sedimanter, Mağmatik ve Metamorfik kökenli olarak birbirlerinden çok farklılık göstermesine rağmen biz yerbilimciler kayaların dayanımlarını yaklaşık olarak belirlemek için Schmidt çekicini yaygın olarak kullanırız. Beton ise genellikle sedimanter kökenli kırma taştan ve standart çimentonun birleşiminden oluşur. Dolayısıyla, beton genellikle tüm Dünya’da beton sınıfına göre benzerlik gösterir.  Diğer taraftan, beton üzerinde bazı çalışmalarda geri tepme okumalarının betonun yüzeye yakın özelliklere duyarlı olduğunu göstermiştir. Bu nedenle basınç dayanımını tahmin etmede testin doğruluğu konusunda bazı şüpheler de oluşturmaktadır. Yüzey sertliğini etkilediği bilinen faktörler arasında yüzey pürüzsüzlüğü, betonun yaşı, nem içeriği, karbonatlaşma, agrega varlığı, hava boşlukları ve çelik takviye varlığı, sıcaklık ve Schmidt çekicinin kalibrasyonu yer almaktadır. Bu nedenle, bu faktörlerin etkilerini bilen ve bunları dikkate alabilecek uzman kişilerin Schmidt çekicini kullanması ve sonuçlarını değerlendirmesi gerekir. Birçok bilim insanının beton sınıfı üzerinde yapmış oldukları çalışmalarında Schmidt çekici (N tipi) test sonucu ile beton basınç dayanımı arasında oldukça yüksek bir ilişki bulunmuştur. Dolayısıyla, konu uzmanları tarafından yapılacak Schmidt çekici test ölçümler ile betonun basınç dayanımı yüksek doğrulukla belirlemek mümkündür” sözleriyle yanıt verdi.<br />
<br />Betondaki sertlikle ilgili ipucu veren çekiç testinin, karot testinden farkı nedir ve benzer konularda yapının durumuna ilişkin bilgi verip veremeyeceğine dair de açıklamalarda bulunan Deniz, şunları kaydetti; “Schmidt çekici betonda herhangi tahribat veya hazar oluşturmaz iken, karot testi betonda açtığı boşluk nedeniyle betonun tahribatı söz konusudur. Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün TS EN 13791 standardını baz alarak 29.04.2021 tarihli genelgesi incelenirse; 150-180 metrekarelik bir daireden 3 adet kolonundan 75 mm’lik çaplı karot alınması gerektiğinden bahsedilmektedir. Bu her daire için 3 adet karot örneği uygulaması deney tekniği açısından yeteriz bir sayıdır. Ayrıca, kolon ve kirişler farklı zamanlarda döküldüğüyse o zaman test hatası daha da büyümektedir. Üstelik yaklaşık 3 m uzunluğundaki bir kolonun ortasından alınacak bir karot örneğinin tüm kolonu temsil etmesini beklemek de hayalcilik olur. Kolon içerisine beton dökülürken betonun iyi yerleşmesi yani boşluk bırakmaması için titreşim verilmesi gerekir. Bu boşluklu yapıya betonda “segregasyon” oluşumu denir. Fakat beton dökülürken titreşim işlemi beton ustaları tarafından önem verilmediği için uygulanmamakta ve kolonun üst kısımlarında veya alt kısımların hava boşluğu oluşturarak kolonda zayıflık bölgesi oluşturabilmektedir. Düzgün dökülmeyen betonlarda segregasyon oluşumu, bazen kolonun dış yüzeyinde çimento şerbeti nedeniyle gözükmeyebilir ve iç kısmında da gerçekleşmiş olabilir. Ya da var olan segregasyon yüzeyde tamir ile kapatılarak gözükmeyebilir. Kolonun segregasyona uğramamış bölgesinden alınacak olan bir karot numunesinin tüm kolonun beton dayanımını temsil etmesi beklenemez ve hatalı olur. Oysa, Schmidt çekici ile tahribatsız olarak sıvası sıyrılmış kolon veya kirişlerin her yerinden çok sayıda ölçüm yapmak mümkün olup, hem daha ucuz hem de daha kısa sürede sonuç almak mümkündür. Schmidt çekicinden elde edilen değer bize yaklaşık beton sınıfı hakkında bir fikir verecektir.  Bir diğer durumda ise; kolon veya kirişlerden karot alındıktan sonra oluşan boşluğa, dayanımı C40-C50 özelliğinde olan özel bir karot harcı ile doldurulması gerekir. Bu dolgu işlemi; aynı diş dolgusu gibi harcın karot boşluğuna kademe kademe doldurulması önemli bir konudur. Uygun dolgu harcının kullanılması durumda kolon veya kirişlerden karot alınması bir sorun çıkarmaz. Fakat bu dolgu gerçekten uygun malzeme ve uygun işleyişle yapılıyor mu? Sorusunu akla getirmiyor değil” ifadelerini kullandı.<br />
<br />Yapının depreme dayanıksız olup olmadığı konusunda bir kanaate ulaşmak için Schmidt çekici testinin yeterli olup olmadığına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Deniz, şunları kaydetti; “Schmidt testi aslında betonun dayanımı konusunda bir fikir verir. Beton içerisinde bulunan demir donatı konusunda ise bir fikir vermez. Demir donatı durumu yönetmelikte, kolonun kırılıp demir açığa çıkartarak kesilip ve daha sonra laboratuvarda boy ve dayanım özelliğinin tespitini gerektirmektedir. Bu süreç uzun zaman alır ve maliyetli olabilir. Kolon ve kirişlerin içerisindeki demir donatının durumunu da yine betonu tahribat etmeden yapmak mümkündür. Bu cihazlar, aynı hastanelerdeki radyoloji bölümlerindeki röntgen, tomografi, ultrasonografi gibi cihazlara benzer yöntem ile demir donatıların yerini, durumunu ve korozyona uğrayıp uğramadığını belirlemede kullanılır. Beton korozyonu tipik olarak, betonarmede bulunan demir donatı paslanıp bozulmaya başladığında meydana gelir. Genişleyen pas, betonun içine basınç uygulayarak çatlamasına, çevreleyen betona zarar vermesine ve binanın depreme karşı dayanıksız olmasına neden olur. Bu durumu tespit etmek için de tahribatsız olarak pH yöntemi, hızlı klor testi, voltmetre ile elektriksel potansiyel ölçümü, özdirenç yöntemi ve korozyon hız testi yöntemleri ile belirleyebiliriz. Eğer bir problem gözükür ise o zaman kolon veya kirişler bir çekiç yardımıyla açılarak demir örneği kesilerek laboratuvarda test edilir”<br />
<br />Vatandaşların oturdukları binalarının depreme dayanıklı olup olmadığını öğrenmek için neler yapması gerektiğini anlatan Deniz, “Ülkemiz deprem kuşağında bulunduğundan, her binanın beton kalitesi ve demir donatıların uygun özellikle olup olmadığı kontrol edilmesi gerekir. Bu işi ticarete döken firmalar kolon ve kirişlerden “karot ve demir donatı örnekleri almamız gerekir” diyeceklerdir. Karot ve demir donatı örneği almak eziyetli ve masraflı bir iş olduğu için size sunulan ücret teklifi yüksek olacaktır. Ayrıca, açılan karot boşluklarının uygun harç ile doldurulup doldurulmadığı konusu da bir sorundur. Bu nedenle, ön test dediğimiz; betonun sağlamlığını ve demir donatıların durumunu belirleyen ve binaya zarar vermeyen (tahribatsız) ucuz metotları öncelikle tercih etmemiz daha uygun olacaktır. Eğer konu uzmanları tarafından sorun teşkil eden bir durum tespit edilir ise; Çevre, İklim ve Şehircilik Bakanlığı’nın akredite ettiği firmalar beton için karot testi ve demir donatıdan örnekler alarak testler yapılacaktır. Dolayısıyla, önceden karot ve demir donatı örneği almaya ihtiyaç yoktur” şeklinde konuştu.<br />
<br />Tahribatsız yöntemlerin birçok üniversitenin ilgili birimleri ve bazı özel firmalarca yapılabildiğini dile getiren Deniz, “Üniversiteler bu testleri profesyonelce yapabilmektedir. Fakat özel sektörler konusunda emin değilim. Bence her belediye İmar Müdürlüğü veya varsa Afet Müdürlüğü bünyesinde bu cihazları alarak vatandaşlara ücretsiz olarak bu hizmeti vermelidir. Ya da çok küçük bir ücretle yapmalıdırlar” dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>25 yıllık mesleğine alerjisi var</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/25-yillik-meslegine-alerjisi-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Sep 2024 09:22:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[Süre]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=194278</guid>

					<description><![CDATA[Ordu’da 25 yıldır çiçekçilik yapan Mevlüt Kuvan, yaptırdığı test sonrası yeşil yapraklı bitkilere alerjisinin olduğunu, çok sevdiği mesleğinin yıllardır sağlığını bozduğunu öğrendi. Altınordu ilçesinde çiçekçilik yapan Kuvan, Kovid-19 salgını ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ordu’da 25 yıldır çiçekçilik yapan Mevlüt Kuvan, yaptırdığı test sonrası yeşil yapraklı bitkilere alerjisinin olduğunu, çok sevdiği mesleğinin yıllardır sağlığını bozduğunu öğrendi.<br />
<br />Altınordu ilçesinde çiçekçilik yapan Kuvan, Kovid-19 salgını sürecinde tedavi gördü. Bir süre önce domuz gribine yakalanan ve tedavisi de gören Kuvan, sağlık problemleri nedeniyle özel bir hastaneye gittiğinde doktorun tavsiyesi üzerine test yaptırdı.</p>
<p>Test sonucuna inanamadı<br />
<br />Yapılan test sonrası yeşil yapraklı bitkilere alerjisi olduğu belirlenen Kuvan, sonuca inanamayınca yeniden test yaptırdı. Aynı şekilde ikinci testin sonucu da pozitif çıkınca Kuvan, 25 yıllık mesleğine alerjisi olduğunu ve sağlığını bozduğunu, iş yerinde sürekli olarak yaşadığı baş ağrısı ve uykusuzluğun bundan kaynaklandığını fark etti.</p>
<p>“Baş ağrısı ve uyku problemi yaşayıp ilaç kullanıyordum, mesleki açıdan yıkıldım”<br />
<br />Çok sevdiği mesleğine karşı alerjisi olduğunu öğrendiğinde mesleki açıdan adeta yıkıldığını ifade eden Kuvan, “Aslında 25 yıldır çok sevdiğim mesleğime karşı alerjim olduğunu, sağlığımı bozduğunu yeni öğrendim. Dükkanda sürekli olarak sorunlar yaşadım ancak ben bunları hep çiçek konusundan zannediyordum, yeşil bitkilerden olacağı aklıma gelmemişti. Bana sürekli baş ağrısı ve uygu yapıyordu. Çiçeklerin içerisinde kısa sürede uykum geliyordu. Ben baş ağrısı ya da farklı bir sorun olduğunda ilaç kullanıyordum. Ancak çiçekten dolayı sıkıntı olduğunu hiç hissetmediğim için, koku ya da yorgunluktan diyordum” dedi.</p>
<p>&#8220;Günümüz yarısı iş yerinin dışında geçiyor, psikolojim bozuldu, mesleğimi değiştirmek istiyorum&#8221;<br />
<br />1998 yılında başladığı ve çok sevdiği çiçekçilik mesleğini böyle bir nedenden dolayı bırakmayı hiç düşünmediği ifade eden Kuvan, “Sağlık daha önemli olduğu için, şu anda da genç yaştayız, o yüzden mesleğimi değiştirmek istiyorum. İster istemez psikolojim bozuldu, eve gittiğimde bile çiçekleri görmek istemiyorum. İş yerinde gündüzleri 7-8 saat dışarıda kalıyorum, içeriye giriş-çıkış yapıyorum. Böyle bir şey asla aklıma gelmezdi, bundan sonra yeni bir hayat beni bekliyor” ifadelerine yer verdi.<br />
<br />Kuvan ayrıca, eşinin ve çocuklarının da bu duruma çok şaşırdığını sözlerine ekledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Halk Sağlığı Haftasında Kanser Taraması Yapıldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/halk-sagligi-haftasinda-kanser-taramasi-yapildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aylin Sarıoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Sep 2024 08:24:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[mobil kanser aracı]]></category>
		<category><![CDATA[Tarama]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=190557</guid>

					<description><![CDATA[3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası Etkinlikleri kapsamında Kemal Güneş Caddesi’nde kanser tarama hizmeti sunuldu. Mobil kanser tarama aracıyla ücretsiz mamografi çekimi gerçekleştirilen etkinlikte, vatandaşlar hızlı ve etkili bir şekilde taramadan geçirildi. İl Sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail Kara, Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Bekir Poçan, Destek Hizmetleri Başkanı Yüksel Korkut, Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>3-9 <a href="https://karabukpostasi.com/yurtlara-kabuller-13-eylulde-baslayacak/">Eylül</a> Halk Sağlığı Haftası Etkinlikleri kapsamında Kemal Güneş Caddesi’nde kanser tarama hizmeti sunuldu. Mobil kanser tarama aracıyla ücretsiz mamografi çekimi gerçekleştirilen etkinlikte, vatandaşlar hızlı ve etkili bir şekilde taramadan geçirildi.</strong></p>
<p>İl Sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail Kara, Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Bekir Poçan, Destek Hizmetleri Başkanı Yüksel Korkut, Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Turhan Sarıcı ve Destek Hizmetleri Başkan Yardımcısı Hakkı Yıldız etkinliği yerinde ziyaret ederek, tarama faaliyetleri hakkında detaylı bilgi aldı. Etkinlikte ayrıca Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Şeyda Özden Çalış ve ekibi de sunulan hizmetlerle ilgili vatandaşları bilgilendirdi.</p>
<p>Etkinlik, halkın sağlık bilincini artırmak ve kanserle mücadelede erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla düzenlendi. Katılımcılar, bu tarz organizasyonların toplum sağlığına katkı sağladığını ve kanserle mücadelede farkındalık oluşturduğunu vurguladı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Uzmandan uyarı: &#8220;Bir damla topuk kanı ile hayat kurtulabilir&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/uzmandan-uyari-bir-damla-topuk-kani-ile-hayat-kurtulabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 13:45:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çebi]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>
		<category><![CDATA[Topuk Kanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=189382</guid>

					<description><![CDATA[Bebeklerde topuk kanının hayati bir test olduğunu belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, “Kan örneğinde bir hastalık şüphesi olduğunda testin tekrarlanması veya daha ileri tetkiklerin yapılması için aile hastaneye ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeklerde topuk kanının hayati bir test olduğunu belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, “Kan örneğinde bir hastalık şüphesi olduğunda testin tekrarlanması veya daha ileri tetkiklerin yapılması için aile hastaneye çağrılır. Burada yapılan ek tetkikler sonucu çocuğun tanısı kesinleştirilir ve gerekli tedaviye başlanır. Ülkemizde metabolik ve genetik hastalıkların yüzde 5’i bu yöntemle tespit edilebilir. Bir damla kan ile bir yaşamın kurtarıcısı olabilirsiniz” dedi.<br />
<br />Liv Hospital Samsun Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, “yenidoğanlarda topuk kanı alınması” hakkında bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p>&#8220;İlk topuk kanı hastanede alınmalıdır&#8221;<br />
<br />Topuk kanı alınmasının bebekler için hayati bir test olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Çebi, “Yenidoğan dönemde yapılan testlerden en bilineni topuk kanı taramasıdır. Sağlık Bakanlığımız tarafından erken tanı ile tedaviye erken başlanarak bebeklerimizin tamamen sağlıklı bir hayat sürmesi için yürütülmektedir. Topuk kanı taraması için ilk kan örneği, doğumdan sonraki ilk iki gün içinde hastanede alınmalıdır” diye konuştu.</p>
<p>“Negatif sonuç hastalık yoktur anlamına gelir”<br />
<br />Topuk kanı alınmasının amacından bahseden Uzm. Dr. Çebi, “Topuk kanı taraması için ikinci kan da doğumdan sonraki ilk hafta içerisinde aile hekimliğinde alınarak gerekli merkeze gönderilmelidir. Topuk kanı taramasının amacı, taranan hastalıkların erken tedavisi ile toplum sağlığını korumaktır. Negatif sonuç, hastalık yoktur anlamına gelir ve normal kabul edilir. Pozitif çıkan hastalardan testin yeni tekim yöntemleri ile doğrulanması gerekmektedir. Testlerin doğumdan sonra ilk 4 haftada yapılması uygundur” şeklinde konuştu.</p>
<p>“Kan örneğinde hastalık şüphesi olursa tekrarlanır”<br />
<br />Bebekten alınan kan örneği sonucu bir sıkıntı çıkmazsa aileye ek bir bilgi gitmeyeceğine değinen Uzm. Dr. Çebi, “Yani sonuç için aranmıyorsanız işler yolunda demektir. Kan örneğinde bir hastalık şüphesi olduğunda testin tekrarlanması veya daha ileri tetkiklerin yapılması için aile hastaneye çağrılır. Bu da sizleri tedirgin etmemeli, bu sadece teyit ve muhtemel bir yanlışlığı önlemek için yapılır. Burada yapılan ek tetkikler sonucu çocuğun tanısı kesinleştirilir ve gerekli tedaviye başlanır. Ülkemizde metabolik ve genetik hastalıkların da 5’i bu yöntemle tespit edilebilir. Bir damla kan ile bir yaşamın kurtarıcısı olabilirsiniz” ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>‘Türkiye’de 3 milyondan fazla kişi Hepatit B virüsü taşıyor’</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/turkiyede-3-milyondan-fazla-kisi-hepatit-b-virusu-tasiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jul 2024 09:37:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Hepatit]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=183756</guid>

					<description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve paydaşlarının, 2030 yılına kadar hepatitin ortadan kaldırılması hedefine doğru ilerlemek için büyük çaba sarf edildiğini belirten Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “Viral ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve paydaşlarının, 2030 yılına kadar hepatitin ortadan kaldırılması hedefine doğru ilerlemek için büyük çaba sarf edildiğini belirten Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “Viral hepatit, dünya çapında 300 milyondan fazla insanı etkilemekte ve her yıl 1 milyondan fazla ölüme neden olmaktadır. Türkiye’de ise 3 milyondan fazla kişide hepatit B, 300 bin kişide hepatit C mevcuttur” dedi.<br />
<br />VM Medical Park Samsun Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü dolayısıyla bilgilendirmelerde bulundu. Türkiye’de hepatit B ve hepatit A aşılarının bağışıklama programında yer aldığını ve yaygın olarak yapıldığını söyleyen Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “Etkili aşılar, önleme stratejileri ve ilaçlar mevcut olmasına rağmen, hepatitten kaynaklanan ölümler küresel olarak artmaya devam etmektedir” diye konuştu.</p>
<p>“Dünyada hastaların 3’te 2’si yeterli bakım ve tedavi almıyor”<br />
<br />Önemli bir halk sağlığı sorunu olan viral hepatitin karaciğer hastalığı, karaciğer sirozu ve karaciğer kanserine yol açabildiğini belirten Prof. Dr. Leblebicioğlu, “Bununla birlikte, dünyada Hepatit B hastalarının üçte ikisi hala yeterli bakım ve tedavi almamaktadır. Bu durum, hastaları ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya bırakmaktadır. Dünya Hepatit Günü’nün, 28 Temmuz’da her yıl kutlanan küresel bir girişim olduğunu söyleyen Prof. Dr. Leblebicioğlu, “Bu etkinliğin temel amacı, viral hepatitle mücadele etmek, önleme yollarını yaygınlaştırmak ve test edilmesinin yanı sıra tedavinin önemini vurgulamaktır” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“Yeni slogan: harekete geç, test et, tedavi et, aşıla”<br />
<br />Bu yılki Dünya Hepatit Günü’nün temasının &#8220;Harekete geç. Test et, tedavi et, aşıla&#8221; olarak belirlendiğini söyledi. Prof. Dr. Leblebicioğlu, bu tema doğrultusunda, öne çıkan çağrıları ve eylemleri şöyle sıraladı:<br />
<br />&#8220;Bilgi edinme ve farkındalık oluşturma: Hepatitin türleri, bulaşma yolları, önlenmesi ve tedavisi hakkında bilgi edinin. Bu bilgileri arkadaşlarınız, aileniz ve toplumunuzla paylaşarak farkındalık oluşturun.<br />
<br />Test yaptırma ve aşılanma: Özellikle risk altındaki kişileri hepatit testi yapmaya teşvik edin. Hepatit A ve B için aşı olmak, önleme açısından hayati önem taşımaktadır. Hepatit C’nin erken teşhisi ve tedavisi ise iyileşmeye yol açabilir.<br />
<br />Harekete geçme: Her 30 saniyede bir kişinin Hepatitle ilişkili bir hastalıktan ölmesi nedeniyle, viral hepatitle mücadelede harekete geçmek için bekleyemeyiz. Bireysel ve toplumsal olarak, hepatit konusunda daha aktif rol almalıyız.”<br />
<br />Dünya Hepatit Günü’nün, viral hepatitin küresel etkisini azaltmak ve 2030 yılına kadar hepatitin ortadan kaldırılması hedefine ulaşmak için önemli bir fırsat olduğunu dile getiren Prof. Dr. Leblebicioğlu, “Farkındalık oluşturma, test ve tedavi hizmetlerine erişimi artırma, aşılama ve toplumsal seferberlik, bu mücadeledeki kilit unsurlardır. Hep birlikte hareket ederek, viral hepatitin yıkıcı etkilerini azaltabiliriz” dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Yusufeli Barajı ve HES’te dolu savak testleri yapıldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yusufeli-baraji-ve-heste-dolu-savak-testleri-yapildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jul 2024 01:30:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[baraj]]></category>
		<category><![CDATA[dolu]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=183543</guid>

					<description><![CDATA[Yapımı tamamlanan ve test enerji üretimlerine başlayan Yusufeli Barajı’nda önemli bir test daha başarıyla tamamlandı. Artvin’de Çoruh Nehri üzerinde inşa edilen, kemer baraj sınıfında 275 metreyle Türkiye’nin birinci, dünyanın beşinci en yüksek ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yapımı tamamlanan ve test enerji üretimlerine başlayan Yusufeli Barajı’nda önemli bir test daha başarıyla tamamlandı.<br />
<br />Artvin’de Çoruh Nehri üzerinde inşa edilen, kemer baraj sınıfında 275 metreyle Türkiye’nin birinci, dünyanın beşinci en yüksek barajı olan Yusufeli Barajı ve HES projesinde elektrik üretimine devam ediyor. Barajın en yüksek seviyesi olan 710 kotuna kadar su seviyesi sağlanırken, bu kritik aşama barajın tam kapasite ile çalışabilmesi için gerekli testlerin başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğini gösterdi.<br />
<br />Kapaklar açıldığında, 275 metre yükseklikten dökülen su etkileyici bir şelale görüntüsü oluşturdu. Bu görsel şölen, barajın mühendislik harikası olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.<br />
<br />DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, dolu savak testlerine katılarak basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.<br />
<br />Ülkemizin son 21 yılda her alanda olduğu gibi yerli ve yenilenebilir enerji konusunda da hamle yaptığını ifade eden Balta, “bu kaynakların başında gelen hidroelektrik enerji üretiminde önemli mesafe kat etmiştir dedi.<br />
<br />2002 yılında 125 olan hidroelektrik santral sayısı günümüz itibariyle kamu-özel sektör işbirliği sayesinde 750’ye, hidroelektrik enerji üretim kapasitemiz ise yıllık 44 milyar kilovatsaatten 112 milyar kilovatsaate yükseltilmiştir diyen Balta, “Yusufeli Barajı ve HES’de suyun ışığa dönüştüğü bu hamledekii özel yerini almıştır. Ülkemizin en yüksek barajı olan Yusufeli, 275 metrelik yüksekliği ile çift eğrilikli beton kemer barajlar kategorisinde dünyada da beşinci sıradadır. Türkiye Yüzyılına yakışır dev eser Yusufeli Barajı ve HES 558 MW kurulu güç ile yıllık ortalama 1 milyar 888 milyon kilovatsaat enerji üretim kapasitesine sahiptir. Bu üretim miktarı ile 750 bin adet yerli ve Milli Otomobil TOGG’un enerjisi karşılanabilir. Ayrıca Baraj ile 2,5 milyon kişinin enerji ihtiyacı karşılanacaktır. Bu güzide tesis üreteceği enerji ile ekonomimize yıllık yaklaşık 6 Milyar TL katma değer sağlayacaktır. ’Çoruh Nehri’nin altın gerdanlığı’ Yusufeli Barajı ve HES, mansabında bulunan Artvin, Deriner, Borçka ve Muratlı barajlarının üretim kapasitelerini de arttıracak, Çoruh Nehri’nde oluşabilecek taşkın riskini ise azaltacaktır&#8221; dedi.<br />
<br />Balta, Yusuffeli Barajı’nın tamamlanmasının ardından gelinen süreci işe şu şekilde özetledi:<br />
<br />&#8220;22 Kasım 2022 tarihinde su tutulmaya başlanılan Yusufeli Barajı’nda elektrik enerjisi üretimi için ıslak testlere 25.08.2023 tarihinde başlanılmıştır.<br />
<br />02.11.2023 tarihinde Ünite-3 ün geçici kabulü ve EAÜŞ devri yapılması ile birlikte Yusufeli Barajında ticari üretim çalışmasına başlanılmıştır.<br />
<br />12.12.2023 tarihinde Ünite-2 ve 07.03.2024 tarihinde de Ünite-1 in geçici kabulü ve EAÜŞ devri yapılması ile Yusufeli Barajı’nda tam kapasite ile üretime geçilmiştir.<br />
<br />Elektro-Mekanik teçhizat çalışmalarında tüm ünitelerin geçici kabulleri yapılmış olup, EÜAŞ devirleri tamamlanmıştır.<br />
<br />08.07.2024 tarihi itibarı ile Yusufeli Barajı’nda toplam 1.200.000.000 kWh elektrik enerjisi üretilmiştir. Bunun ekonomiye katkısı bugün itibariyle 2,7 Milyar TL’dir.<br />
<br />27.06.2024 tarihi itibari ile baraj rezervuarı ilk kez maksimum işletme kotu olan 710,00 m’ye ulaşılmıştır. Yusufeli Barajı tünelli dolusavakların kapak testleri ve dolusavak deşarj kapasitesinin tespiti çalışmaları yapılmıştır.<br />
<br />Yusuefli Barajı ve HES’te 2 tip dolusavak yapısı bulunmaktadır.<br />
<br />Yusufeli Barajında ilk kez baraj gövdesi üzerinde bulunan üstten aşmalı dolu savaklar açılarak test edilmiştir.<br />
<br />Tünelli Dolusavaklar ise 11 Mayıs 2024 de test edilmiş olup, şimdi ise maksimum su kotunda (710 kotunda) test edilmiştir/edilecektir. ’Mühendislik harikası’ olarak ifade edebileceğimiz bu baraj; aynı zamanda insanımızın inandığında neler yapabileceğini de gösteren dev bir eser olarak geleceğe miras kalacaktır.”<br />
<br />DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta’nın açıklamalarıyla birlikte barajın dolusavak kapakları açılarak testlerini tamamladı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>SMA için erken tanı yöntemi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/sma-icin-erken-tani-yontemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jan 2024 17:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[#sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Sma]]></category>
		<category><![CDATA[Tarama]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=155420</guid>

					<description><![CDATA[Spinal müsküler atrofi (SMA) hastalığının önlenmesine yönelik çiftlerin evlilik öncesi tarama programından geçmesini sağlayacak uygulama Samsun’da devam ediyor. Bu çerçevede hem çiftler hem de yeni doğan olmak üzere Samsun’da 26 bin 949 kişiye SMA ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Spinal müsküler atrofi (SMA) hastalığının önlenmesine yönelik çiftlerin evlilik öncesi tarama programından geçmesini sağlayacak uygulama Samsun’da devam ediyor. Bu çerçevede hem çiftler hem de yeni doğan olmak üzere Samsun’da 26 bin 949 kişiye SMA testi yapıldı. Test sonucunda ‘SMA taşıyıcılığı şüpheli’ olduğu tespit edilen 333 kişiden 6’sına kesin SMA tanısı konuldu.<br />
<br />Sağlık Bakanlığı öncülüğünde başlatılan SMA tarama testi uygulaması Samsun’da sürdürülüyor. Anne-baba olmayı planlayan kişiler, ilgili sağlık merkezlerine giderek burada kan testi veriyor. Samsun İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı ekipler tarafından yapılan kan testleri Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Genetik Hastalıklar Tarama Laboratuvarında gönderiliyor. Testler üzerinde çalışılarak sonuçlar süratle ailelere bildiriliyor.<br />
<br />Yürütülen SMA tarama programı hakkında bilgi veren İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, &#8220;Kalıtsal ve ilerleyici bir kas hastalığı olan SMA’nın ortaya çıkmadan erken dönemde tespiti için Sağlık Bakanlığımız tarafından iki yıldır SMA tarama programı yürütülüyor. Bu program çerçevesinde son iki yılda ilimizde 15 bin 616 yetişkin, 11 bin 333’ü de yenidoğan olmak toplam 26 bin 949 kişiye SMA testi yapıldı. Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanemiz Genetik Hastalıklar Tanı Merkezinde yapılan testler sonucunda ilimizde SMA şüpheli olarak görülen 333 kişiden 6’sına SMA tanısı konuldu&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Aileler gelecekte büyük sağlık sorunlarına neden olabilecek SMA hastalığından çocuklarını koruyabilecekler&#8221;<br />
<br />Müdür Mustafa Uras şunları söyledi:<br />
<br />&#8220;Yeni evlenecek, anne baba olmayı düşünen ya da hamilelik sürecinde olan çiftlerimize aile hekimliklerimizde ücretsiz olarak sunulan bu tarama hizmetiyle, sadece birkaç damla kan vererek test yaptıran ailelerimiz, gelecekte büyük sağlık sorunlarına neden olabilecek SMA hastalığından çocuklarını koruyabilecekler. Hastalık riskinin ortaya çıkmadan önlenebilmesi açısından önem taşıyan bu taramalar sonucunda, genetik risk taşıdığı belirlenen çiftler, isterlerse bedeli tamamen devlet tarafından karşılanan tüp bebek yöntemini tercih edip ve böylelikle sağlıklı bir çocuk sahibi de olabilecekler. Program çerçevesinde ayrıca tedavinin etkili olduğu erken dönemde yenidoğan bebeklerimize tarama yapma imkânımız da bulunuyor. Yapılan tarama sonucunda tanı alan bebeklerimiz de Türkiye genelinde sayıları 63’e ulaşan SMA tedavi merkezlerinde, hastalık bulgu vermeden, henüz sinir hasarı ortaya çıkmadan erken dönemde tedavi imkanını yakalamış oluyorlar. Buradan bu vesileyle, tüm yeni evlenecek ya da çocuk sahibi olmayı düşünen ailelerimize seslenmek istiyorum: Lütfen ücretsiz olarak SMA testlerinizi yaptırmak üzere aile hekimliklerimize başvurun. Testinizi yaptırın. Birkaç damla kan verip tamamlayabileceğiniz bir testi ihmal etmeyin. Ne kendinizi ne de çocuklarınızın geleceğini riske atmayın.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
	</channel>
</rss>
