<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:alsat="https://alsat.kkerem.com/ns" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>tarihi &#8211; Karabük Postası</title>
	<atom:link href="https://karabukpostasi.com/etiket/tarihi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<description>Karabük, Safranbolu, Yenice, Eskipazar ve ilçelerinden son dakika haberleri, yerel gündem, spor, ekonomi ve tüm gelişmeler Karabük Postası’nda.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 28 Jun 2026 13:00:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/10/67107f97768fa.webp</url>
	<title>tarihi &#8211; Karabük Postası</title>
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KBÜ’de tarihi yapı hasarları yapay zekayla tespit ediliyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kbude-tarihi-yapi-hasarlari-yapay-zekayla-tespit-ediliyor/</link>
					<comments>https://karabukpostasi.com/kbude-tarihi-yapi-hasarlari-yapay-zekayla-tespit-ediliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2026 13:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlçe Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Taş Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=286745</guid>

					<description><![CDATA[Karabük Üniversitesi (KBÜ) Safranbolu Başak Cengiz Mimarlık Fakültesinde yürütülen projeyle tarihi taş yapıların hasar tespit süreçlerinin dijital teknolojilerle hızlandırılması hedefleniyor. Karabük Üniversitesi’nde Türkiye Bilimsel ve Teknolojik ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabük Üniversitesi (KBÜ) Safranbolu Başak Cengiz Mimarlık Fakültesinde yürütülen projeyle tarihi taş yapıların hasar tespit süreçlerinin dijital teknolojilerle hızlandırılması hedefleniyor.<br />
<br />Karabük Üniversitesi’nde Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) destekli projeyle, tarihi yığma taş yapılardaki yüzey hasarlarının yapay zeka destekli makine öğrenmesi modeliyle tespit edilmesine yönelik çalışma yürütülüyor.<br />
<br />Karabük Üniversitesi Safranbolu Başak Cengiz Mimarlık Fakültesinde yürütülen TÜBİTAK 1002 destekli araştırma projesi kapsamında, tarihi yığma taş yapılardaki yüzey hasarlarının yapay zekâ destekli makine öğrenmesi modeliyle tespit edilmesine yönelik yenilikçi bir yöntem geliştiriliyor.<br />
<br />Karabük Üniversitesi Mimarlık Bölümü Arş. Gör. Mustafa Haki Eraslan’ın, Doç. Dr. Mehmet Mutlu yürütücülüğünde görev aldığı &#8220;Tarihi Yığma Taş Yapılarda Yüzey Hasarlarının Makine Öğrenmesi Modeli ile Tespiti&#8221; başlıklı projede, Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Bilgehan İyican ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünde görev yapan Doç. Dr. Serap Sevgi de araştırmacı olarak yer alıyor.<br />
<br />Arş. Gör. Mustafa Haki Eraslan, Türkiye’de ve dünyada çok sayıda tarihi taş yapı bulunduğunu belirterek, bu yapıların belgelenmesi, hasar tespitlerinin yapılması ve yapısal sağlıklarının izlenmesinin güncel araştırma konuları arasında yer aldığını söyledi.<br />
<br />Proje kapsamında Safranbolu başta olmak üzere Tokat, Amasya, İstanbul, Bartın, Kastamonu ve Bolu’daki tarihi taş yapılardan yüzey hasar verilerinin toplandığını belirten Eraslan, elde edilen verilerin derin öğrenme algoritmalarıyla eğitildiğini ifade etti.<br />
<br />Çalışmada tarihi yapıların fotogrametrik verileri kullanılarak üç boyutlu modeller oluşturuluyor. Açık kaynak kodlu yazılımlar üzerinden elde edilen cephe görüntüleri, geliştirilen yapay zekâ tabanlı sistemle analiz edilerek çatlak, deformasyon ve benzeri yüzey hasarları otomatik olarak tespit ediliyor. Sürecin sonunda ise rölöve ve hasar tespit raporları hazırlanıyor.<br />
<br />Eraslan, geliştirilen sistemle geleneksel yöntemlerin ötesine geçmeyi hedeflediklerini belirterek, uzman denetimli yapay zekâ destekli bir hasar tespit iş akışı geliştirdiklerini, elde edilecek çıktılarla ulusal ve uluslararası düzeyde yeni çalışmalar yürütmeyi amaçladıklarını kaydetti.<br />
<br />TÜBİTAK 1002 Programı kapsamında desteklenen projede önemli aşamaların tamamlandığını aktaran Eraslan, kalan çalışmaların proje süreci içerisinde tamamlanacağını ifade etti.<br />
<br />Karabük Üniversitesi’nde yürütülen proje, yapay zekâ teknolojilerinin kültürel mirasın korunmasında kullanımına katkı sağlamayı, tarihi yapıların belgelenmesi ve hasar analizlerinin bilimsel yöntemlerle daha hızlı yapılmasına yönelik çözümler geliştirmeyi amaçlıyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://karabukpostasi.com/kbude-tarihi-yapi-hasarlari-yapay-zekayla-tespit-ediliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Gümüşhane’de 700 yıllık Kov Kalesi ziyaretçilerini bekliyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/gumushanede-700-yillik-kov-kalesi-ziyaretcilerini-bekliyor/</link>
					<comments>https://karabukpostasi.com/gumushanede-700-yillik-kov-kalesi-ziyaretcilerini-bekliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2026 09:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Buraya]]></category>
		<category><![CDATA[kale]]></category>
		<category><![CDATA[Kov]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=286661</guid>

					<description><![CDATA[Gümüşhane’de 700 yıldır ayakta duran tarihi Kov Kalesi’nin yaz mevsimiyle birlikte yeşile bürünen doğası ve eşsiz manzarası dronla görüntülenirken, tarihi kale yerli ve yabancı ziyaretçilerini ağırlamayı bekliyor. Gümüşhane il merkezine 25 ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane’de 700 yıldır ayakta duran tarihi Kov Kalesi’nin yaz mevsimiyle birlikte yeşile bürünen doğası ve eşsiz manzarası dronla görüntülenirken, tarihi kale yerli ve yabancı ziyaretçilerini ağırlamayı bekliyor.  <br />  Gümüşhane il merkezine 25 kilometre mesafede bulunan ve Gümüşhane-Kelkit karayolundan 6,5 kilometrelik bağlantı yoluyla ulaşılan tarihi Kov Kalesi, tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine adeta zaman yolculuğu yaşatıyor.<br />  1361 yılında Trabzon İmparatoru III. Alexios tarafından Bayburt bölgesinden gelebilecek akınlara karşı savunma amacıyla inşa edilen kale, deniz seviyesinden bin 760 metre yükseklikte, 130 metre yüksekliğindeki sarp bir kaya kütlesi üzerinde bulunuyor. Doğu, kuzey ve güney cephelerinin doğal kayalıklarla çevrili olması nedeniyle ulaşılması güç bir noktada yer alan kale, stratejik konumuyla dikkat çekiyor.<br />  Selçuklu döneminde de kullanıldığı bilinen Kov Kalesi, 2007 yılında gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılırken, son yıllarda çevresine kazandırılan sosyal tesislerle de ziyaretçilerine daha konforlu bir gezi imkanı sunuyor.<br />  Doğu cephesinden Gümüşhane’nin dağ silsilelerini panoramik olarak izleme fırsatı sunan tarihi yapı, özellikle bahar aylarında yeşilin her tonunu barındıran doğasıyla fotoğraf tutkunlarının da ilgisini çekiyor. Tarihi atmosferi ve etkileyici manzarasıyla Doğu Karadeniz’in ayakta kalan en görkemli kaleleri arasında gösterilen Kov Kalesi’nin yaz sezonunda çok sayıda yerli ve yabancı turisti ağırlaması bekleniyor.<br />  &#8220;Tarihi dokusu ve coğrafyası çok güzel&#8221;<br />  Kov Kalesi’ne ilk defa geldiğini söyleyen Songül Şahin, &#8220;Daha önce hiç gelmedim, ilk defa geliyorum. Çok güzel olduğunu duymuştum. Kaleye henüz çıkmadık, tarihi çok eski tabi ki. Tarihi dokusu çok güzel, coğrafyası çok güzel&#8221; dedi.<br />  Abdulhalim Alkan da, &#8220;Bizim için muazzam bir yer. Ben de Esenyurt Köyü’ne çok yakın bir beldedeyim. Doğayla iç içe, kafa dinlemek isteyenlerin uğrak yeri olabilecek bir nokta. Tüm yerli ve yabancı turistleri buraya bekleriz&#8221; ifadelerini kullandı.<br />  &#8220;Türkiye2nin farklı noktalarından insanlar geliyor&#8221;<br />  Hafta sonlarında kalenin yoğun olarak ziyaret edildiğini ifade eden Esenyurt Köyü sakini Kenan Koç, &#8220;Hafta sonları Gümüşhane’de araba kalmıyor. Ben bu köyde oturuyorum, hiç gelmezse 200 araç buraya geliyor. Türkiye’nin farklı noktalarından insanlar buraya gezmeye, tanımaya, görmeye geliyorlar. Türkiye’de olup da buraya gelmeyenin aklına şaşarım. Bu güzelliği görmeleri lazım&#8221; diye konuştu.<br />  Mehmet Akif Koç ise, &#8220;Kov Kalesi Doğu Karadeniz’in en güzel kalelerinden bir tanesi. Herkesi bekleriz buraya. Tesislerimiz var, suyumuz var, yollarımız kullanılabilir durumda rahatlıkla gidip gelebiliyoruz. Çok güzel bir kale fakat ziyaretçilerin surların üzerinde çok yürümemesini tavsiye ediyorum, düşme tehlikeleri var çünkü çok yüksek bir kale. Anlatılmaz, gelinip görülmesi lazım&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://karabukpostasi.com/gumushanede-700-yillik-kov-kalesi-ziyaretcilerini-bekliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Dehlizli kaleye yoğun ilgi: Ünye Kalesi 1 yılda 750 bin ziyaretçiyi ağırladı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/dehlizli-kaleye-yogun-ilgi-unye-kalesi-1-yilda-750-bin-ziyaretciyi-agirladi/</link>
					<comments>https://karabukpostasi.com/dehlizli-kaleye-yogun-ilgi-unye-kalesi-1-yilda-750-bin-ziyaretciyi-agirladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[kale]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=285814</guid>

					<description><![CDATA[Yaklaşık 2 bin 500 yıllık geçmişiyle Karadeniz Bölgesi’nin en önemli tarihi yapılarından biri olan Ünye Kalesi, yeniden ziyarete açıldığı 3 Haziran 2025 tarihinden bu yana yoğun ilgi görüyor. Geçmişten günümüze birçok medeniyete ev sahipliği yapan ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 2 bin 500 yıllık geçmişiyle Karadeniz Bölgesi’nin en önemli tarihi yapılarından biri olan Ünye Kalesi, yeniden ziyarete açıldığı 3 Haziran 2025 tarihinden bu yana yoğun ilgi görüyor. Geçmişten günümüze birçok medeniyete ev sahipliği yapan tarihi kale, bir yılda 750 bin ziyaretçiyi ağırlayarak bölge turizminin gözde destinasyonları arasında yerini aldı.<br />
<br />Pontus, Roma, Bizans, Danişmentler, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyan kale, doğal yapısı, tarihi dokusu ve kaya içerisine oyulmuş dehliziyle dikkat çekiyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından gelen ziyaretçiler, tarihi yapının sunduğu eşsiz atmosferi yakından görme fırsatı buluyor. Gerçekleştirilen restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarıyla modern turizm anlayışına uygun hale getirilen kalede, geçmişte sığınak ve su temin amacıyla kullanıldığı değerlendirilen dehlize raylı sistemle inilmesi ziyaretçilerin en fazla ilgi gösterdiği bölümlerin başında geliyor. Dünyada benzeri bulunmayan bu sistem, kalenin öne çıkan özellikleri arasında gösteriliyor.<br />
<br />Tarihi mirası ve eşsiz manzarasıyla ziyaretçilerine farklı bir deneyim sunan Ünye Kalesi, ilçe ekonomisine ve turizmine de önemli katkı sağlıyor. Her geçen gün daha fazla ziyaretçiyi ağırlayan kale, Ünye’nin kültür turizmi alanındaki marka değerini güçlendirmeye devam ediyor.<br />
<br />Kale ziyaretçileri ise tarihi atmosferden ve yapılan düzenlemelerden duydukları memnuniyeti dile getirerek, bölgenin önemli miraslarından biri olan Ünye Kalesi’nin görülmeye değer bir destinasyon olduğunu ifade etti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://karabukpostasi.com/dehlizli-kaleye-yogun-ilgi-unye-kalesi-1-yilda-750-bin-ziyaretciyi-agirladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Roma lejyonlarının mühimmatının saklandığı depo tarihe tanıklık ediyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/roma-lejyonlarinin-muhimmatinin-saklandigi-depo-tarihe-taniklik-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:07:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Arsenal]]></category>
		<category><![CDATA[bölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Niksar]]></category>
		<category><![CDATA[Roma]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=284792</guid>

					<description><![CDATA[Tokat’ın Niksar ilçesinde bulunan yaklaşık bin 800 yıllık Roma Arsenali; Roma’dan Osmanlı’ya uzanan tarihi geçmişi, gizemli koridorları ve ayakta kalan mimarisiyle ziyaretçilerini geçmişe yolculuğa çıkarırken, yürütülen çalışmalarla alanın tamamının ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tokat’ın Niksar ilçesinde bulunan yaklaşık bin 800 yıllık Roma Arsenali; Roma’dan Osmanlı’ya uzanan tarihi geçmişi, gizemli koridorları ve ayakta kalan mimarisiyle ziyaretçilerini geçmişe yolculuğa çıkarırken, yürütülen çalışmalarla alanın tamamının gün yüzüne çıkarılması ve turizme daha fazla kazandırılması hedefleniyor.<br />
<br />Niksar ilçe merkezinde bulunan ve geçmişi Roma dönemine kadar uzandığı değerlendirilen Roma Arsenali, yüzyıllara meydan okuyan mimarisiyle tarihe tanıklık ediyor. Niksar Kalesi içerisinde yer alan tarihi yapı, askeri amaçlarla kullanıldığı düşünülen bölümleri, kalın taş duvarları ve tonozlu koridorlarıyla bölgenin önemli kültürel mirasları arasında yer alıyor. Roma döneminde stratejik bir merkez konumundaki Niksar’da inşa edildiği değerlendirilen arsenal (cephanelik), döneminde silah ve mühimmat deposu olarak kullanıldı. Aradan geçen yaklaşık bin 800 yıla rağmen ayakta kalmayı başaran yapı, Roma, Bizans, Danişmentli, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde farklı işlevlerle kullanılmış olabileceği yönündeki değerlendirmelerle dikkat çekiyor. Tonozlu koridorları, taş işçiliği ve geniş iç hacmiyle öne çıkan tarihi yapının, kale içerisindeki diğer bölümlerle bağlantılı olabilecek geçitlere sahip olduğu da ifade ediliyor.</p>
<p>&#8220;Tesadüfen ortaya çıkarılan önemli bir yapı&#8221;<br />
<br />Roma Arsenali’nin Niksar’ın en önemli tarihi eserlerinden biri olduğunu belirten Niksar Belediye Başkanı Semih Tepebaşı, yapının yapılan çalışmalar sırasında tesadüfen ortaya çıkarıldığını söyledi. Yaklaşık bin 800 yıllık tarihi yapının geçmişte askeri amaçlarla kullanıldığının değerlendirildiğini ifade eden Tepebaşı, &#8220;Tarihi başkent Niksar’ımızın en eski yapılarından birindeyiz. M.Ö. 200’lü yıllara dayandığı değerlendirilen bu yapıda bulunuyoruz. İnşaat çalışmaları sırasında tesadüfen ortaya çıkarılan bu alanın, çeşitli rivayetlere göre askerlerin malzeme ve mühimmatlarını depoladığı bir arsenal olarak kullanıldığı düşünülüyor&#8221; dedi.</p>
<p>Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de kullanıldığı değerlendiriliyor<br />
<br />Yapının sonraki dönemlerde farklı amaçlarla hizmet verdiğini belirten Tepebaşı, &#8220;Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde üst bölümlerinin kervansaray olarak kullanıldığı, alt kısımlarının ise ticari malların muhafaza edildiği depo işlevi gördüğü değerlendiriliyor. Dışarıdaki sıcak havaya rağmen içeride serin bir ortam bulunuyor. Bu yönüyle de dikkat çekici bir yapı&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Çalışmalarla alanın genişletilmesi hedefleniyor<br />
<br />Roma Arsenali’nin tarihi dizilere de ev sahipliği yaptığını kaydeden Tepebaşı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortak projeler yürüttüklerini belirterek, &#8220;Ortaya çıkarılan bölüm yaklaşık 40 metre uzunluğunda, 11 farklı bölümden oluşuyor ve yüksekliği yaklaşık 4 metreyi buluyor. Çalışmalarımız devam ediyor. Gelecek süreçte alanın tamamının gün yüzüne çıkarılması ve turizme daha fazla kazandırılması için projeler yürütüyoruz&#8221; ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Yunanistan’ın Pontus iddialarına ilişkin açıklamasına Trabzon’dan tepki</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yunanistanin-pontus-iddialarina-iliskin-aciklamasina-trabzondan-tepki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 09:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[Pontus]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=281806</guid>

					<description><![CDATA[Yunanistan’da düzenlenen bazı etkinlikler ve yapılan açıklamalardaki "Pontus" iddialarına Trabzon’dan tepki geldi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yüksel Küçüker ve KTÜ İktisadi ve İdari ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan’da düzenlenen bazı etkinlikler ve yapılan açıklamalardaki &#8220;Pontus&#8221; iddialarına Trabzon’dan tepki geldi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yüksel Küçüker ve KTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Köse, yaşananlarda asıl mağdur olan tarafın Müslüman Türkler olduğunu kaydetti.<br />
<br />Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’da 19 Mayıs’ta düzenlenen bazı etkinlikler ve yapılan açıklamalarda &#8220;Pontus&#8221; iddialarına sert tepki göstererek, Yunanistan’ın tarihi gerçekleri çarpıttığını ve asılsız suçlamaları eğitim müfredatına taşıdığını belirtmişti. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yüksel Küçüker, Yunanistan’ın Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sürecinde Samsun’a ayak basmasını Pontus soykırımının başlangıç tarihi olarak gördüğünü belirtti. Küçüker, &#8220;Bizim tarihimizde 19 Mayıs 1919 önemli bir güne denk geliyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı gün, Millî Mücadele’nin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Yunanistan için de bu tarihin bir anlamı var. Kendilerince Mustafa Kemal’in Samsun’a ayak basmasını Pontus soykırımının başlangıç tarihi olarak kabul ediyorlar. Nitekim 24 Şubat 1994 tarihinde Yunan Parlamentosu’nda alınan bir kararla Pontus meselesi siyasi bir nitelik kazandı ve bu gün Yunanistan açısından Pontus soykırımının başlangıç günü, aynı zamanda anma günü olarak kabul edilmeye başlandı. Konunun tarihsel boyutuna baktığınız zaman ben de bir tarihçi olarak bunu araştırdım. Esasında bunun bir propagandadan ibaret olduğunu ve tarihsel noktada bir mesnetten uzak olduğunu çok rahatlıkla söyleyebilirim. Bu, tarihsel dayanaktan yoksun, tamamen propaganda söylemleri üzerine inşa edilmiş bir dil. Türkiye’nin 1974 yılındaki Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan sonra bu söylemin Yunanistan nezdinde daha fazla ağırlık kazandığını ve daha fazla ön plana çıkarılmaya çalışıldığını görüyoruz. Türkiye’nin ise bu konuda biraz daha savunma pozisyonunda kaldığını söyleyebiliriz. Hâlbuki biz tarihimizde bu konuda özellikle Ermeni meselesinde olsun, Pontus meselesinde olsun bu tür konularda aslında cevabını veremeyeceğimiz hiçbir soru olmadığını düşünüyoruz. Tarihsel gelişmeler ve belgeler ışığında baktığımız zaman Türkiye’nin bu konuda zan altında bırakılabilecek herhangi bir olayda rol almadığını çok rahat bir şekilde söyleyebiliriz. Ancak siyasi boyutta biraz daha pasif kaldığımızı da ifade edebiliriz. Daha çok savunmada kalıyoruz. Bu konuda Türkiye’nin tezlerini farklı bir şekilde dile getirmemiz gerektiğini düşünüyorum&#8221; dedi.<br />
<br />KTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Köse ise, asıl mağdur olan ve ağır kayıplar veren kesimin Müslüman Türkler olduğunu kaydederek, &#8220;Pontus’ ifadesi siyasallaştırılıncaya kadar daha çok coğrafi bir isim olarak kullanılmış, çok fazla siyasi anlam ifade etmemiş. 19 Mayıs 1919’dan sonra ise Yunanistan’ın yenilginin etkisiyle bu meseleyi gündemde tutmaya çalıştığı, özellikle aşırı milliyetçi çevreler ve kilisenin etkisiyle milliyetçi söylemleri teşvik ederek, iddiaları diri tutmayı tercih ettiği görülmektedir. Ancak bunu yaparken asılsız söylemlerden kaçınılması gerektiği düşünülmektedir. Zira Anadolu’da halklar arasında 1918 öncesinde de çatışmalar yaşanmış, 1919 sonrasında da savaş koşullarında bu çatışmalar devam etmiştir. Bu süreçte halklar karşılıklı olarak birbirlerine zarar vermiştir. Ancak burada asıl mağdur olan ve ağır kayıplar veren kesim Müslüman Türkler. Çünkü o dönemde Pontus çetelerinin oldukça güçlü olduğu, arkalarında İngiltere’nin bulunduğu, İngiliz donanmasının, kontrol subaylarının ve bazı bölgelerde İngiliz askerlerinin varlık gösterdiği belirtilmektedir. Örneğin Samsun’da İngiliz askerleri ve bir İngiliz birliğinin bulunduğu, donanmanın da bölgede etkin olduğu ifade edilmektedir. Bu nedenle bir katliamdan söz edilecekse bunun Türk halkına karşı işlendiği görüşü dile getirilmektedir. Karadeniz Teknik Üniversitesi bünyesindeki Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü olarak bu konuda araştırmalar yaparak raporlar hazırlıyoruz ve yayımlıyoruz. Hazırlanan çalışmaları bakanlığa gönderiyoruz ve üniversite yönetimine sunuyoruz. Temel amacımız doğruların bilinmesi, korkulacak ya da saklanacak bir durum bulunmadığı; arşivlerimiz açık, sözlerimiz açık&#8221; diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Çorum’da tarihe iz bırakanlar sempozyumda anlatıldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/corumda-tarihe-iz-birakanlar-sempozyumda-anlatildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 17:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sadrazam]]></category>
		<category><![CDATA[Sempozyum]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[VELİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=280000</guid>

					<description><![CDATA[Hitit Üniversitesi’nde düzenlenen sempozyumda, tarihte iz bırakan Çorum’un önemli şahsiyetlerinin hayatı anlatıldı. Sempozyumda konuşan Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu, "Osmancık’ın Osmanlı Devleti’nde üç sadrazam çıkarmış olması, bölgenin bu dönemde ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hitit Üniversitesi’nde düzenlenen sempozyumda, tarihte iz bırakan Çorum’un önemli şahsiyetlerinin hayatı anlatıldı. Sempozyumda konuşan Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu, &#8220;Osmancık’ın Osmanlı Devleti’nde üç sadrazam çıkarmış olması, bölgenin bu dönemde oynadığı rolle alakalıdır&#8221; dedi.<br />
<br />Hitit Üniversitesi ev sahipliğinde &#8220;1. Ulusal Geçmişten Günümüze Çorum’da İz Bırakanlar&#8221; başlıklı sempozyum düzenlendi. Meslek Yüksekokulu Kampüsü Ethem Erkoç Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyumda Çorum’un tarihi yapılarından Veli Paşa Hanı ve Osmancıklı Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa gibi kentin simge değerleri tarihi kaynaklar ışığında konuşuldu. Sempozyumda Hitit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Işık, Hitit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özer Şenödeyici ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu tarafından sunumlar yapıldı. Sempozyuma protokol üyeleri, akademisyenler, çok sayıda öğrenci katıldı.</p>
<p>&#8220;Ecdat yadigarlarını korumak tarihi bir vebaldir&#8221;<br />
<br />Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Hitit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Işık, &#8220;19. asrın sonlarına geldiğimizde Çorum, arşiv kayıtlarına göre 51 mahallesi, Ulu Camisi, 23 minareli camisi, 21 mescidi, 10 medresesi, 2 kütüphanesi, tekke ve zaviyeleri, 11 hanı, bin 100 dükkanı, çarşı ve pazarları ile Türk İslam medeniyetini temsil eden önemli bir merkez hüviyetindedir. Bugün bu yapıların büyük bir kısmı maalesef modernitenin çarkları arasında örselenmiş, öğütülmüş ve kaybedilmiş durumdadır. Geriye kalanları hangi ahvalde bulunursa bulunsun kurtarmak, gelecek nesillere aktarmak başta sorumluluk sahibi şahıs ve kurumlar olmak üzere tüm şehir olarak hepimizin başlıca görevidir. Zira her bir tarihi mekan, her bir tarihi eser toplumun ortak aklı, hafızası, baba, ata ocağıdır. Kale, Ulu Cami, Hıdırlık, Çöplük Çarşısı, Paşa Hamamı, Taş Han, Güpür Hamamı ve daha niceleri bu toplumun ortak kültür mirası yani baba ocağıdır. Kadim Anadolu tabiriyle bu ocakları tüttürmek, mekan ile özdeşleşmiş, onunla kaim olmuş ve asırlar boyu hüküm süregelmiş olan milli ve manevi değerleri, gelenek ve görenekleri ecdattan alıp nesle teslim etmek, tarihi bir vebal ve sorumluluktur&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Bugün belediyemiz burayı bir kültür merkezi olarak kullanıyor&#8221;<br />
<br />Tarihi Veli Paşa Hanı ile ilgili de bilgiler veren Işık, &#8220;Veliyyüddin Paşa, 1866’da vakfettiği kahvehane ve bitişindeki altı dükkanı yıktırıyor. Bunun yerine yeni bir bina inşa ettiriyor, ki bu bina Velipaşa Han’dır. Üst katta 43, alt katta 16 oda olmak üzere toplam 59 odadan meydana gelen, bir kahvehane, iki ahır, 10 dükkan, bir miktar avlu ve ikişer kanatlı sokak kapısı içeriyor. Velipaşa Hanı, 1866 ila 1885 arasındaki bir tarihte inşa edilmiş. Velipaşa’dan günümüze kalan yapıların en önemlisinden biri Velipaşa Konağı. Bugün belediyemiz burayı bir kültür merkezi olarak kullanıyor. Hanın en önemli özelliği Osmanlı şehir içi hanlarının özelliklerini yansıtması ve ondan da çok önemli bir farkı olarak üç katlı olmasıdır. Üçüncü katı bir otel olarak kullanılmaktadır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Sadrazamlar şehri sıfatını Baltacı Mehmet Paşa ile tamamlamış olacaktır&#8221;<br />
<br />Osmancıklı Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa’nın hayatını anlatan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu da, &#8220;Osmancık’ın Osmanlı Devleti’nde üç sadrazam çıkarmış olması bölgenin bu dönemde oynadığı rolle alakalıdır. 17. yüzyılda Baltacı Mehmet Paşa ile bu sayı üçe çıkıyor. Osmancıklıların da haklı olarak övündükleri gibi bir ’sadrazamlar şehri’ sıfatını Baltacı Mehmet Paşa ile tamamlamış olacaktır. Baltacı Mehmet Paşa’nın sağlıklı ve zinde bir vücuda sahip olduğu, gençliğini Osmancık’ta geçirdiği kayıtlıdır. Bir süre Akdeniz sahillerinde pek çok memleketi gezmesini sağlayan gemicilik işinde çalıştığı ve bu esnada Kuzey Afrika’da tanıdığı Mağripli bir şeyhin kendisine ileride vezir-i azam olacağını haber vermesi sebebiyle saray hizmetine yöneldiği anlaşılmaktadır. Akrabasından Hacı Sefer adlı birinin vasıtasıyla Baltacı Ocağı’na, Teberdaran-ı Hasta zümresine girdiği belirtilir. Bu yüzden Baltacı namıyla anılmıştır. Güzel sese ve nefese sahip olarak musikiye alakası olduğu için ’Güzelce Müezzin’ diye de şöhret kazanmıştır&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Üniversite öğrencilerinden binlerce yıllık tarihe yolculuk</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/universite-ogrencilerinden-binlerce-yillik-tarihe-yolculuk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 09:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[taşköprü]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=274944</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu’da eğitim gören üniversite öğrencileri, Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan ve 2 bin 700 yıllık geçmişe sahip kaya mezarları ile Pompeiopolis Antik Kentini gezdi. Kastamonu Üniversitesi öğrencileri Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinin ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’da eğitim gören üniversite öğrencileri, Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan ve 2 bin 700 yıllık geçmişe sahip kaya mezarları ile Pompeiopolis Antik Kentini gezdi.<br />
<br />Kastamonu Üniversitesi öğrencileri Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinin binlerce yıllık tarihine yolculuk yaptı. Kastamonu Üniversitesi öncülüğünde, Taşköprü Kaymakamlığı’nın ve Taşköprü Belediyesi’nin destekleriyle, Kastamonu Üniversitesi Doğa Spor ve Bağımlılıkla Mücadele Topluluğu ile Eko Turizm ve Çevre Topluluğu tarafından düzenlenen gezide, öğrenciler, Taşköprü ilçesinin tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleri yerinde öğrenci. Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yıldönümü kutlamaları ve Turizm Haftası etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirilen gezide, öğrenciler Taşköprü Belediyesi tarafından hizmete alınan Kent Tarihi Müzesini gezdi. Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ ile Doç. Dr. Evren Atış, Dr. Öğretim Üyesi Bekir Taştan, Araştırma Görevlisi Büşra Kırcı, Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal ve Taşköprü Yerel Eylem Grubu Derneği Müdürü Selçuk Oğuz da öğrencilere eşlik etti. Kaymakam Demirdağ, müze ziyareti esnasında öğrencilere ilçenin sahip olduğu tarihi, turistik ve doğal değerler hakkında bilgiler verdi.<br />
<br />Öğrenciler gezi kapsamında, Taşköprü Belediyesi Kültür Müdür Yardımcısı Lütfi Gültekin rehberliğinde, Donalar Kaya Mezarları, Pompeiopolis Antik Kenti, Abdal Hasan Türbesi, Asar Göleti ve Taşköprü Tarihi Elektrik Santrali gibi önemli noktaları ziyaret ederek bilgiler aldı.</p>
<p>&#8220;Bölgemiz, Paflagonya’dan günümüze insanlık tarihi için bir hediyedir&#8221;<br />
<br />Gezi ile ilgili bilgi veren İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Türkiye Coğrafyası Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Evren Atış, &#8220;Öğrencilerimizle birlikte bu hafta arazi uygulamaları kapsamında Taşköprü ilçemize geldik. Bölgenin karstik yapısının ve suyun insanla olan ilişkisini en iyi gösterdiği alanlardan bir tanesinde bulunuyoruz. Donalar kaya mezarının bulunduğu alan, Paflagonya döneminden bugüne kadar insanların su ile ilişkisini en güzel örneklerinden bir tanesi oluyor. Öğrencilerimiz bu bölgeyi hiç görüp deneyimlememişti. İlk defa bu bölgeye geliyorlar. Aslında Kastamonu’nun, Taşköprü’nün yine Batı Karadeniz’deki birçok yerleşim alanının ne kadar bakir olduğu ve birçok yerin görülmediğini tespit ediyoruz. Buraların mutlaka turizme kazandırılması gerekiyor&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Taşköprü’nün tarihi ve kültürel yerlerini tanıma imkanı bulduk&#8221;<br />
<br />Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu öğretim görevlisi Hikmet Haberal ise, &#8220;Coğrafya Bölümü öğrencilerimiz ile birlikte Taşköprü’yü ziyaret ettik. Kastamonu Üniversitesi’nin kuruluşunun 20. yılı kutlamaları ve Turizm Haftası etkinlikleri çerçevesinde Taşköprü ilçemizi tanıyoruz. Taşköprü’de Donalar Kaya Mezarını ziyaret ettik, Kent Tarihi Müzesini gezdik. Daha sora Pompeiopolis Antik Kentini ziyaret ettik. Ardından Abdalhasan Türbesi ile Asar Göletini gezdik. Ziyarette bulunduğumuz ilçenin tarihi ve kültürel yerlerini gezme ve tanıma imkanı bulduk. Buraları öğrenci kardeşlerimize anlatmaya çalıştık. Taşköprü’nün somut ve somut olmayan bütün kültürel miraslarını öğrencilerimize anlatıyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Taşköprü Belediyesi olarak öğrencilerimize özel gezi hazırladık&#8221;<br />
<br />İlçenin üniversite öğrencilerine tanıtılmasını sağladıklarını dile getiren Taşköprü Belediyesi Kültür Müdür Yardımcısı Lütfi Gültekin de, &#8220;Donalar köyümüzdeki kaya mezarından başladık. Anadolu’da tek gösteriliyor. Çünkü her medeniyetten kaya mezarının üzerinde izler bulabiliyorsunuz. Bunları gördük, kaya mezarının yakınındaki mağarayı inceleme imkanı bulduk. Ardından Taşköprü’de Kent Tarihi Müzemizi ziyaret ettik. Şehrin özetini kent tarihi müzemizde öğrencilerimize anlattık. Daha sonra bir yemek tertip edilmişti. Kamu kurumlarımızın birbirleriyle iletişimleri sonucunda, yemeğin ardından Pompeiopolis Antik Kentine gittik. Oradan elektrik santral binamız var bizlerin, onu gördük. Daha sonra Abdalhasan köyümüze gelip, buradaki Asar Göletini ve buradaki Şeyh Muhammed Seydi ve Dilsiz Sultanı  onları gördük. Şimdi de Asar Göletindeki muhteşem manzarada doğa turumuzu gerçekleştirdik&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Coğrafya bölümü olarak ilk defa bizler Taşköprü’yü geliyoruz&#8221;<br />
<br />Coğrafya Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Bekir Taştan ise, &#8220;Öğrencilerimizle birlikte tarihi yerleri geziyoruz, çok memnun kaldık. Çok güzel bir gezi oldu ve güzel bir deneyim yaşadık. Coğrafya bölümü olarak ilk defa bizler Taşköprü’yü geliyoruz. Turizm Haftası dolayısıyla da önemli bir etkinlik oldu. Taşköprü, turizme kazandırılabilecek bir nokta. Gezinin düzenlenmesinde emekleri geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyoruz&#8221; şeklinde konuştu.<br />
<br />İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Toplumsal Gönüllülük Topluluğu Başkanı Edanur Karagöz de, ziyarette ilçenin binlerce yıllık tarihiyle ilgili önemli bilgiler edindiklerini söyledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Tarihi &#8220;Sığırcık Suyu&#8221; dualarla yeniden hizmete açıldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/tarihi-sigircik-suyu-dualarla-yeniden-hizmete-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 06:38:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eskipazar]]></category>
		<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[eskipazar]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Restorasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sığırcık suyu]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=268258</guid>

					<description><![CDATA[Karabük&#8217;ün Eskipazar ilçesinde restorasyonu tamamlanan tarihi &#8220;Sığırcık Suyu&#8221; ile yanındaki cami, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Sadeyaka köyünde bulunan tarihi yapının restorasyon çalışmaları hayırsever iş insanı Bayram Demir tarafından üstlenildi. Restorasyonu tamamlanan &#8220;Sığırcık Suyu&#8221; ile yanındaki caminin açılışına protokol üyeleri ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. İftar programı sonrası düzenlenen açılışta konuşan Karabük Valisi Oktay Çağatay, kente [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik">Karabük&#8217;ün Eskipazar ilçesinde restorasyonu tamamlanan tarihi &#8220;Sığırcık Suyu&#8221; ile yanındaki cami, düzenlenen törenle hizmete açıldı.</h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/03/tarihi.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="tarihi" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/03/tarihi.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/03/tarihi-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/03/tarihi-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/03/tarihi-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/03/tarihi-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/03/tarihi-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/03/tarihi-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/03/tarihi-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/03/tarihi-120x67.webp 120w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="Tarihi &quot;Sığırcık Suyu&quot; dualarla yeniden hizmete açıldı 1"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Sadeyaka köyünde bulunan tarihi yapının restorasyon çalışmaları hayırsever iş insanı Bayram Demir tarafından üstlenildi. Restorasyonu tamamlanan<strong> &#8220;Sığırcık Suyu&#8221;</strong> ile yanındaki caminin açılışına protokol üyeleri ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. İftar programı sonrası düzenlenen açılışta konuşan Karabük Valisi Oktay Çağatay, kente birçok eserin hayırseverler tarafından kazandırıldığını belirterek, hayır yapmanın herkese nasip olmadığını söyledi. Çağatay, <strong>&#8220;Hayır yapan kişinin malı eksilmez, dara düşmez. Bu tür eserler hem toplumsal birlikteliğimizi güçlendiriyor hem de manevi hayatımıza katkı sağlıyor&#8221;</strong> dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AK Parti Karabük Milletvekili Durmuş Ali Keskinkılıç ise, şehirlerin sadece binalarla inşa edilmediğini ifade ederek, manevi yönünün de güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Keskinkılıç, <strong>&#8220;Karabük&#8217;ümüze yaptığımız birçok bina ve inşa faaliyetinin yanına, Karabük&#8217;ümüzün ve Eskipazar&#8217;ımızın manevi ikliminin de canlanması için bu çalışmayı gerçekleştirdik. Hz. Ömer Efendimizin soyundan gelen Şeyh Ali Semerkandi Hazretlerinin Eskipazar&#8217;a hediye ettiği ‘Sığırcık Suyu&#8217;, Anadolu zemzemleri olarak bilinen sular arasındadır. Karabük&#8217;ün maneviyatına ciddi katkısı olan bir eserdir&#8221; </strong>diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay da restorasyonu tamamlanan külliyenin yapımında emeği geçenlere teşekkür etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konuşmaların ardından Eskipazar Belediye Başkanı Serkan Cıva tarafından hayırsever Bayram Demir&#8217;e hediye takdim edildi. İl Müftüsü Ali Erhun tarafından yapılan duanın ardından program sona erdi. Programa Eskipazar Kaymakamı Kübra Ustaoğlu, Karabük Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Ustaoğlu, Yenice Belediye Başkanı Sertaş Karakaş, Ovacık Belediye Başkanı Ahmet Şahin, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay İsmail Gökcek, İl Emniyet Müdürü Ahmet Canver, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt, MHP İl Başkanı Cenk Gedikoğlu, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Mehmet Yavuz: &#8220;Kadınlar hali binası bir an önce bulunduğu yerden taşınmalı&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/prof-dr-mehmet-yavuz-kadinlar-hali-binasi-bir-an-once-bulundugu-yerden-tasinmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 13:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Hal]]></category>
		<category><![CDATA[Kazılar]]></category>
		<category><![CDATA[su kanalı]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=266994</guid>

					<description><![CDATA[Trabzon Kadınlar Hali çevresinde süren arkeolojik kazılarda çok önemli bulgulara ulaşıldığı ve bu nedenle Kadınlar Hali binasının vakit geçirilmeden farklı bir yere taşınması gerektiği belirtildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon Kadınlar Hali çevresinde süren arkeolojik kazılarda çok önemli bulgulara ulaşıldığı ve bu nedenle Kadınlar Hali binasının vakit geçirilmeden farklı bir yere taşınması gerektiği belirtildi.<br />
<br />Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Edebiyat Fakültesi Dekanı, Sanat Tarihi Bölüm Başkanı ve Pazarkapı Kazıları Bilimsel Sorumlusu Trabzon İç Kale Arkeolojik Kazılar Koordinatörü Prof. Dr. Mehmet Yavuz, Trabzon Mimarlar Odasında bir söyleşiye katıldı.<br />
<br />Prof. Dr. Mehmet Yavuz, burada yaptığı açıklamada &#8220;Trabzon’da 2022 yılında bizim tarafımızdan yapılan kazılarla ortaya çıkarılan Kuzgundere Körfez Limanı Efes Antik Kenti benzeri biçimde yeniden denizle bağlantılı hale getirilmelidir. Bölgedeki kazılarda çok nitelikli eserler çıkıyor. Kuzgundere Körfezi ağzında Helenistik döneme ait deniz feneri yapısını ortaya çıkardık. Kuzgundere Körfez Limanı sahasındaki Kadınlar Hal Binası liman rıhtımına çok yakın yapıldı. Dönemin Belediye Başkanına projenin yanlış olduğunu söyledim. Körfez ağzına inşa edilen Balıkhane binasının yapımı da uygun olmadı. Körfez sahasının tümüyle temizlenmesi gerekirdi. Kentsel Sit alanlarında yapılacak dönüşüm projelerinde önceden muhakkak arkeolojik kazı sondajları yapılması lazım. Moloz Kapı aynı zamanda Tarihi Osmanlı tabyasıdır. Bugün yapılması gereken Pazarkapı Mahallesinde yeni inşaatlara başlamadan önce Hanrianus Limanının geri planı kurtarma kazısı yapılıp muhtemel kalıntılar ortaya çıkarılmalıdır. Aksi takdirde arkeolojik değerler anlamında telafisi mümkün olmayacak kayıplar yaşanır. Kadınlar Hal binası vakit geçirilmeden başka bir yere taşınmalı. Kuzgundere Körfezi ve limanı deniz bağlantısı kurularak Roma Dönemindeki aslına geri döndürülmelidir. Bu yapılırsa Trabzon tarih ve turizm anlamında çok büyük katma değerler elde eder. O bölgede kazılarla ortaya çıkardığımız tarihi kalıntılar, bizim önerilerimiz doğrultusunda bir açık müze-arkeopark olarak düzenlenip ziyarete açılmalıdır&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Trabzon Haliç Kültür Sanat Merkezi-Kuzgundere Körfez Projesi&#8221;<br />
<br />Pazarkapı Mahallesi’nde 2021 ve 2022 yılında kazılara başlanan ve yarım kalan kurtarma kazılarının alanın kuzeyine ve kuzey batısına doğru genişletilmesi ve kazılar sonrası alanın turizmin hizmetine kazandırılması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Mehmet Yavuz &#8220;Tarihi Kuzgundere Limanı Tabakhane köprüsüne kadar ortaya çıkarılarak her iki yakasında Venedik benzeri, turistlerin Osmanlı Saltanat kayıkları veya tekne ile gezebilecekleri seyir alanına dönüştürülmesi çok uygun olur. Bu kapsamda Maraş Caddesi üzerine de klasik Mimar Sinan taş köprülerinden biri yapılabilir. Suyla buluşturulacak vadinin her iki yakasına kültür sanat merkezleri yapılabilir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Çömlekçi Yeraltı Su Kanalı’nın benzeri Türkiye’de yok&#8221;<br />
<br />Çömlekçi’de Kentsel Dönüşüm sahasında 2025 yılında inşaat kazıları sırasında varlığı tespit edilen yeraltı su kanalı ile ilgili de konuşan Yavuz &#8220;Su kanalının erken Roma Dönemine ait olduğu değerlendirildi ve hazırlanan rapor ilgili makamlara gönderildi, eser koruma altına alındı. 2000 yıllık bu tarihi Yeraltı Su Kanalı’nın benzeri Türkiye’de yok. İvedi restore edilip turizme kazandırılması gerekir. Trabzon’da yeterli bütçe ayrılarak Arkeolojik kazı sahalarını artırmamız gerekiyor.  Trabzon’a Avrupalı turist ancak bu şekilde gelir. Tanjant yolu Arafilboyu kavşağının altındaki 2000 yıllık tarihi su kanalı Çömlekçi istikametine doğru devam ediyor. İnşaat çalışmaları sırasında bazı noktaları zarar gördü. Su kanalının uzunluğu yaklaşık 350 metre, Türkiye genelinde bu şekilde ikinci bir örneği olmayan yeraltı su kanalının benzeri Almanya’nın Köln kenti yakınlarında bulunmuş ve kısmen Unesco Dünya Mirası Koruma Listesinde yer alıyor. Çömlekçi bölgesindeki inşaat çalışmasında bir kısmı görünen bu su kanalı mutlaka korunmalıdır. Trabzon’da kazı çalışmalarında bulduğumuz tarihi eserleri sergileyeceğimiz Trabzon’un nitelikli ve modern bir müze binasına ihtiyacımız var. Bunun için bir kurul oluşturulmalı ve bu konuda girişimlerde bulunmalıdır&#8221; ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>TOGÜ Tokat’ın 150 yıllık hafızasını gün yüzüne çıkarıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/togu-tokatin-150-yillik-hafizasini-gun-yuzune-cikariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 09:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Sicil]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[tokat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=265935</guid>

					<description><![CDATA[Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nce (TOGÜ) başlatılan projeyle kentin yaklaşık 150 yıllık tarihi hafızası araştırmacıların erişimine açılacak. Tokat’ta 1772-1923 yıllarını kapsayan Osmanlı dönemine ait kadı sicilleri, günümüz alfabesine aktarılıyor ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nce (TOGÜ) başlatılan projeyle kentin yaklaşık 150 yıllık tarihi hafızası araştırmacıların erişimine açılacak.<br />
<br />Tokat’ta 1772-1923 yıllarını kapsayan Osmanlı dönemine ait kadı sicilleri, günümüz alfabesine aktarılıyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) tarafından yürütülen proje kapsamında Tokat Kadı (Şer’iye) Sicilleri çevrilerek araştırmacıların erişimine sunulacak. Toplam 121 sicil defterinde yer alan yaklaşık 23 bin sayfa belge, titiz bir çalışmayla günümüz Türkçesine kazandırılacak.</p>
<p>Rektör Prof. Dr. Yılmaz: &#8220;Tokat’ın hafızasını geleceğe taşıyoruz&#8221;<br />
<br />Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, çalışmanın yalnızca bir transkripsiyon faaliyeti olmadığını belirterek, üniversitelerin bulundukları şehrin tarihine ve kültürel mirasına sahip çıkma sorumluluğu taşıdığını söyledi. Tokat Kadı Sicilleri’nin kentin sosyal, ekonomik ve kültürel geçmişini ayrıntılı şekilde ortaya koyan önemli arşiv belgeleri olduğunu vurgulayan Yılmaz, &#8220;Üniversite olarak bu belgeleri günümüz alfabesine kazandırarak hem bilim dünyasına hem de Tokatlı hemşehrilerimize önemli bir kaynak sunmuş olacağız. Amacımız, Tokat’ın tarihi hafızasını korumak ve gelecek nesillere güçlü bir şekilde aktarmaktır&#8221; dedi.</p>
<p>1772’den 1923’e uzanan dönemi kapsıyor<br />
<br />Çalışma, 1772 yılından Cumhuriyet’in ilan edildiği 1923 yılına kadar uzanan yaklaşık 150 yıllık süreci kapsıyor. Böylece Osmanlı Devleti’nin son üç asrında Tokat’ın idari, sosyal ve ekonomik yapısına ilişkin çok yönlü veriler bilim dünyasına kazandırılmış olacak. Proje, yerel tarih araştırmalarının yanı sıra Osmanlı şehir tarihi, hukuk tarihi ve sosyal tarih alanlarında çalışan akademisyenler için de önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.</p>
<p>Tokat’ın idari ve sosyal yapısı kayıt altına alınıyor<br />
<br />Kadı sicilleri; dönemin mahkeme kayıtlarını, hukuki işlemlerini ve toplumsal yaşamın ayrıntılarını içeren birincil kaynaklar arasında yer alıyor. Proje kapsamında Tokat’ın Osmanlı dönemindeki yer adları, idari yapılanması ve vakıf sistemi detaylı şekilde incelenecek. Ayrıca aile yapısına ilişkin kayıtlar ile Müslüman ve gayrimüslim topluluklar arasındaki ilişkiler de belgeler üzerinden analiz edilerek kentin çok katmanlı toplumsal yapısı ortaya konulacak.</p>
<p>Gündelik yaşamın izleri gün yüzüne çıkacak<br />
<br />Siciller aracılığıyla Tokat’ta faaliyet gösteren esnaf grupları, üretim ve tüketim alışkanlıkları, ticari ilişkiler ve alışveriş kültürü de gün yüzüne çıkarılacak. Üretilen ve satılan ürünlerin envanteri, fiyat kayıtları ve ekonomik sözleşmeler üzerinden değerlendirilerek, kentin ekonomik tarihine ilişkin somut veriler elde edilecek.</p>
<p>Araştırmacılara ve vatandaşlara açık olacak<br />
<br />Projenin tamamlanmasının ardından transkribe edilen belgeler, farklı disiplinlerden araştırmacıların erişimine açılacak. Tarihçiler, sosyologlar, hukukçular ve şehir tarihi alanında çalışan akademisyenlerin yanı sıra Tokat’ın geçmişine ilgi duyan vatandaşlar da bu arşivden faydalanabilecek.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Tokat’ın tarihi, okul öncesi çocuklara boyamayla öğretildi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/tokatin-tarihi-okul-oncesi-cocuklara-boyamayla-ogretildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 21:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Boyama]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[tokat]]></category>
		<category><![CDATA[Yapılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=263296</guid>

					<description><![CDATA[Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) tarafından hazırlanan ve 5 bin adet basılarak okulöncesi çocuklara dağıtılan Tokat’ı Tanıyorum Boyama Kitabı, kentin tarihî yapılarının eğlenceli ve öğretici bir yöntemle çocuklara tanıtılmasını sağladı. TOGÜ ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) tarafından hazırlanan ve 5 bin adet basılarak okulöncesi çocuklara dağıtılan Tokat’ı Tanıyorum Boyama Kitabı, kentin tarihî yapılarının eğlenceli ve öğretici bir yöntemle çocuklara tanıtılmasını sağladı.<br />
<br />TOGÜ, toplumsal katkı misyonu doğrultusunda hayata geçirdiği &#8220;Tokat’ı Tanıyorum Boyama Kitabı&#8221; projesi tamamlandı. 5 bin adet basılan ve Tokat’taki okulöncesi çocuklara dağıtılan boyama kitabı, kent merkezinde yer alan tarihî yapıların çocuklara eğlenceli ve öğretici bir yöntemle tanıtılmasını amaçlıyor.</p>
<p>Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz: &#8220;Toplumsal katkıyı öncelikli bir sorumluluk olarak görüyoruz&#8221;<br />
<br />Projenin imtiyaz sahipliğini üstlenen Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, &#8220;Üniversiteler yalnızca bilim üreten kurumlar değil, aynı zamanda bulundukları kentin sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunan yapılardır. &#8220;Tokat’ı Tanıyorum Boyama Kitabı&#8221; projesiyle, çocuklarımızın yaşadıkları şehrin tarihî ve kültürel mirasını erken yaşta tanımalarını amaçladık. Bu tür projeleri, üniversitemizin toplumsal katkı vizyonunun önemli bir parçası olarak görüyor ve yaygınlaştırmayı hedefliyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Tarihî yapılar eğlenceli bir anlatımla sunuldu<br />
<br />TOGÜ bünyesinde yürütülen çalışmada, kent merkezinde bulunan tarihî ve mimari yapılar illüstrasyon tekniğiyle görselleştirildi. Çocukların aktif katılımını teşvik eden bu görseller, boyanarak tamamlanacak şekilde tasarlandı. Her bir yapı, kısa ve sade bilgilendirici metinlerle desteklenerek çocukların hem Tokat’ın tarihî ve kültürel dokusunu tanımaları hem de öğrenirken eğlenmeleri hedeflendi.</p>
<p>&#8220;Tokcan&#8221; karakteriyle öğrenme süreci güçlendirildi<br />
<br />Boyama kitabında, çocukların ilgisini canlı tutmak ve anlatımı güçlendirmek amacıyla &#8220;Tokcan&#8221; isimli özgün bir karaktere de yer verildi. Tokcan karakteri aracılığıyla tarihî mekânlar çocuklara hikâye diliyle tanıtılırken, kitabın pedagojik yönü güçlendirildi. Bu yaklaşım sayesinde çocukların yerel kültürle daha güçlü bir bağ kurmaları ve öğrenme sürecine aktif olarak katılmaları amaçlandı.</p>
<p>Okulöncesi çocuklara ulaştı<br />
<br />Kitap, Tokat’ta Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren okulöncesi eğitim kurumlarında öğrenim gören çocuklara dağıtılmak üzere hazırlandı. Toplam 5 bin adet basılan boyama kitabı, çocuklarla buluşturularak projenin sahadaki uygulama süreci de tamamlandı. Bu yönüyle çalışma, üniversite-kamu iş birliğinin somut bir örneğini oluşturdu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Gazetelerle Kastamonu tarihine ışık tutan sergi kapılarını açtı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/gazetelerle-kastamonu-tarihine-isik-tutan-sergi-kapilarini-acti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 17:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteler]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=262286</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu’da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Kastamonu tarihine ışık tutan gazeteler sergilendi. Kastamonu Valiliği tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla, emekli akademisyen Dr. Mustafa Eski’nin katkılarıyla sergi açıldı. Kastamonu ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Kastamonu tarihine ışık tutan gazeteler sergilendi.<br />
<br />Kastamonu Valiliği tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla, emekli akademisyen Dr. Mustafa Eski’nin katkılarıyla sergi açıldı. Kastamonu basın tarihinin alatıldığı sergide, 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı dönemi başta olmak üzere farklı tarihlerde yayımlanan gazeteler sergilendi.<br />
<br />Sergi açılışında konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, &#8220;Kastamonu, Anadolu’da basının en erken geliştiği, gazetelerin ve dergilerin en erken yayımlandığı şehirlerden biridir. Bu yönüyle Kastamonu basın tarihi son derece kıymetli bir yere sahiptir. Basının en önemli görevi, kuşkusuz kamuoyunu doğru şekilde bilgilendirmektir. Ancak bunun yanında en az bu kadar önemli olan bir diğer görevi de tarihe not düşmektir. Kastamonu, özellikle İstiklal Savaşı döneminde bu anlamda çok önemli bir rol üstlenmiştir. O dönemde Kastamonu’da yayımlanan gazeteler ve dergiler, en zor şartlarda dahi kalemlerini bırakmamış, büyük bir cesaretle önemli hizmetler vermiştir. İstiklal Savaşı sürecinde bu istiklal yolunun Kastamonu üzerinden geçtiğini hepiniz biliyorsunuz. O dönemde çok sayıda yazar ve edebiyatçı burada görev almış, özellikle Abdurrahman Paşa Lisesi çevresinde şekillenen fikir ortamı büyük önem taşımıştır. İstiklal Savaşının başarıya ulaşmasında Kastamonu basınının çok ciddi katkıları olmuştur. Mehmet Akif Ersoy da bu isimlerden biridir. İstiklal Marşı, Kastamonu’da yayımlanan Açıksöz Gazetesi’nde ilk kez yayımlanmış, en azından bu niyetle buraya gönderilmiştir. Mustafa Eski hocamız, sayısını kendisinin bile tam olarak bilmediği, 30’un üzerinde eseriyle Kastamonu’ya adeta bir kütüphane kazandırmış, ilmi ve kültürel anlamda çok önemli hizmetler sunmuş bir hocamızdır. Son dönemde Kastamonu basın tarihi üzerine de kapsamlı bir çalışma yürütmektedir. İnşallah önümüzdeki bir ya da bir buçuk yıl içerisinde bu çalışmayı tamamladığında, sadece Kastamonu basın tarihine değil, Kastamonu’nun genel tarihine de çok önemli bir kapı aralamış olacaktır&#8221; dedi.<br />
<br />Dr. Mustafa Eski ise 1869 yılında Kastamonu’da ilk matbaanın kurulmasından itibaren yayımlanan gazeteler ve gazetecilerle ilgili bilgiler verdi.<br />
<br />Vali Meftun Dallı, beraberindeki heyet ile sergiyi gezdi.  Kastamonu Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Hamdi Nalbant ve Mustafa Eski tarafından gazetelerle ilgili ziyaretçilere bilgi verildi.<br />
<br />Kastamonu Valiliğinde açılan sergi, 15 Ocak Perşembe günü mesai bitimine kadar gezilebilecek.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Osmanlı kenti Safranbolu’nun tarihi konaklar beyaz örtüyle kaplandı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/osmanli-kenti-safranbolunun-tarihi-konaklar-beyaz-ortuyle-kaplandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Dec 2025 09:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=260141</guid>

					<description><![CDATA[UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi konaklar ve yapılar, etkili olan kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplandı. Gece saatlerinden itibaren etkisini artıran kar yağışı dünyada "En iyi korunan kentler" arasında ilk 20’de bulunan ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi konaklar ve yapılar, etkili olan kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplandı.<br />
<br />Gece saatlerinden itibaren etkisini artıran kar yağışı dünyada &#8220;En iyi korunan kentler&#8221; arasında ilk 20’de bulunan Safranbolu’da etkili olmaya devam ediyor.<br />
<br />Beyaz örtüyle kaplanan tarihi konaklar, camiler, köprüler ve sokak dokusu kartpostallık görüntüler oluşturdu.<br />
<br />Beyaza bürünen tarihi ilçe dron ile görüntülendi.<br />
<br />Öte yandan Tayvan’dan Safranbolu’ya gelen yabancı turistler de Hıdırlık Seyir tepesinde karın keyfini doyasıya yaşama imkanı buldu.<br />
<br />Tayvanlı Dima, Safranbolu’nun ülkelerinde oldukça meşhur olduğunu belirterek, tarihi ilçenin Osmanlı tarihi açısından da zengin olduğunu söyledi.<br />
<br />Dima, Safranbolu’da kar yağışı ile karşılaşmalarından dolayı da mutlu olduklarını aktardı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Yazıköy’ün tarihi ve kültürel mirası Bilim Kafe’de ele alındı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazikoyun-tarihi-ve-kulturel-mirasi-bilim-kafede-ele-alindi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2025 13:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlçe Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[köy]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[yazıköy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=259257</guid>

					<description><![CDATA[Karabük Üniversitesi (KBÜ) Bilim İletişimi Ofisi tarafından Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) "bilimin toplumla buluşması" hedefi doğrultusunda yürütülen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında, Yazıköy’de söyleşi programı gerçekleştirildi. Karabük ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabük Üniversitesi (KBÜ) Bilim İletişimi Ofisi tarafından Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) &#8220;bilimin toplumla buluşması&#8221; hedefi doğrultusunda yürütülen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında, Yazıköy’de söyleşi programı gerçekleştirildi.<br />
<br />Karabük Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından Yazıköy’de düzenlenen Bilim Kafe etkinliğinde, köyün tarihi ve kültürel mirası bilimsel bakış açısıyla ele alındı.<br />
<br />&#8220;Bilim Şehirle Buluşuyor: Tarihi ve Kültürel Mirasın Korunması &#8211; Yazıköy Söyleşisi&#8221; başlığıyla düzenlenen etkinlik, Yazıköy Muhtarlığı, Yazıköy Kültür ve Dayanışma Derneği, KBÜ Sesli Düşünme Kulübü ile KBÜ Kültür Sanat Çalışma Takımı iş birliğinde Yazıköy Kültür Merkezi’nde yapıldı. Programda akademisyenler ve yerel tarihçiler bölge halkıyla bir araya geldi.<br />
<br />Moderatörlüğünü Öğr. Gör. Mesut Doğan’ın üstlendiği söyleşide; Dr. Öğr. Üyesi Sebahat Kılıç Bülbül, Dr. Öğr. Üyesi Handan Yerli, Dr. Öğr. Üyesi Yaşar Serkal Yıldırım ile yerel tarihçi Ahmet Karakaş konuşmacı olarak yer aldı. Etkinlikte Yazıköy’ün mimari yapısı, sanatsal unsurları ve kültürel mirası bilimsel veriler ışığında değerlendirildi.<br />
<br />Açılış konuşmasında Öğr. Gör. Mesut Doğan, kültürel mirasın kayıt altına alınmasının önemine değinerek, &#8220;Bilim şehirle buluşuyor. Karabük Üniversitesi kısa sürede ciddi bir gelişme gösterdi ve bunu şehrimize yansıtmaya çalışıyoruz.&#8221; dedi.<br />
<br />Dr. Öğr. Üyesi Sebahat Kılıç Bülbül, Safranbolu ve çevresindeki sanatsal mirasa yönelik yürüttükleri çalışmaları anlatarak, Yazıköy’deki bazı eserlerin korunmasına yönelik önerilerini paylaştı. Dr. Öğr. Üyesi Handan Yerli ise Yazıköy’ün kırsal mimari açısından Safranbolu’nun önemli bir devamı niteliğinde olduğunu belirtti.<br />
<br />Dr. Öğr. Üyesi Yaşar Serkal Yıldırım, Yazıköy’ün Batı Karadeniz açısından önemli bir kültürel miras alanı olduğunu vurgulayarak, köy halkının tarihi değerlere sahip çıkmasının bilimsel çalışmalar için büyük önem taşıdığını ifade etti.<br />
<br />Yerel tarihçi Ahmet Karakaş da Yazıköy’ün tarihi geçmişine değinerek, köyün mübadil bir yerleşim olduğunu ve geçmişte farklı kültürlerin bir arada yaşadığını söyledi. Karakaş, &#8220;Selçuklular ilk önce Yazıköy’ü alıyorlar, ardından Bulak köyünü alıp Safranbolu’yu kuşatıyorlar.&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Söyleşinin ardından düzenlenen saha gezisinde, köyde bulunan tarihi yapılar ve kültürel unsurlar yerinde incelendi. Program, değerlendirme bölümünün ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Fakirlikten var olan yemek şimdi şehrin vazgeçilmezi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/fakirlikten-var-olan-yemek-simdi-sehrin-vazgecilmezi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 13:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Gelen]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Lezzeti]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tirit Yemeği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=258398</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı dönemindeki savaş ve yokluk zamanlarında, simitle yapılan ve 2019 yılında coğrafi işaret tescili alan Kastamonu tiridi, kentin vazgeçilmez lezzeti haline geldi. Osmanlı döneminde, yaşanan savaş ve yokluk zamanlarında kadınların ellerindeki ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı dönemindeki savaş ve yokluk zamanlarında, simitle yapılan ve 2019 yılında coğrafi işaret tescili alan Kastamonu tiridi, kentin vazgeçilmez lezzeti haline geldi.<br />
<br />Osmanlı döneminde, yaşanan savaş ve yokluk zamanlarında kadınların ellerindeki bayat simitleri ve ekmekleri değerlendirerek yaptığı Kastamonu tiridi, 2019 yılında Türk Patent Kurumu tarafından coğrafi işaret sicil belgesi verilerek tescillendi. Yöresel yemekleriyle son dönemde turistlerin ilgi odağı haline gelen Kastamonu’da, tirit yemeği hem şehirde yaşayan vatandaşlardan hem de yerli turistlerden büyük ilgi görüyor. Kentteki restoranlarda, coğrafi işaretli Kastamonu simidi, kemik suyu, kıyma, yoğurt, tereyağı ve baharatlarla hazırlanan Kastamonu tiride kentte yaşayan ve farklı şehirlerden gelen vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor.</p>
<p>Aynı aile üç kuşaktır lezzeti müşterileriyle buluşturuyor<br />
<br />Kastamonu’da yaşayan Köse ailesi de 3 kuşaktır Kastamonu’daki Tarihi Nasrullah Meydanındaki restoranda tirit yemeğiyle geçimlerini sağlıyor. Kastamonu tiridinin tarihiyle ilgili bilgi veren ustalar, yemeğin tarifini değiştirmeden uzun yıllar yaptıklarını ifade etti.</p>
<p>&#8220;Lezzetimizi ve çizgiyi hiç bozmadık&#8221;<br />
<br />1953 yılından beri tirit yemeği yaptıklarını söyleyen Bülent Köse, &#8220;Burası, ustadan, babadan gelen bir müessese, tarihiyle birlikte yaşıyor. Saat 09.00 gibi kemik suyunu kaynatmaya başlıyoruz ve simidi sabahtan çatlatmak gerekiyor. Sarımsaklı yoğurt, kıyma, tereyağı malzemelerimiz tamamen yöreseldir. Simit, her gün taze alınır, soğuk olması gerekir, elle doğranması gerekiyor. İlk olarak kemik suyuyla ıslatıyoruz, güzelce ıslattıktan sonra sarımsaklı yoğurt, kuru kıyma ve kızarmış köy tereyağı ekleriz. Tirit yemeğine lezzetini en çok veren tereyağı ve kemik suyudur.  Biz lezzetimizi ve çizgiyi hiç bozmadık. Eski müşterilerimiz hala gelmeye devam ediyorlar, geldiklerinde de eski tadın hala aynı olduğunu söylerler. Bu da bizim için en büyük mutluluk&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Yemeğin tarihi Osmanlı’ya kadar dayanıyor&#8221;<br />
<br />Babasıyla birlikte Kastamonu tiridi yapan Batuhan Hasan Köse de, &#8220;Her gün, meşhur olan Kastamonu sade simidi fırından alınır, taze olması gerekir. Simit bıçakla kesilmez, elimizle kopartırız. Daha sonra dananın ilikli kemik suyu 3 saat boyunca kaynatılır. Sonra da yoğurt ve kıyma ve tereyağı eklenir. Yemeğe lezzetini ilikli dana kemiği verir, kemiğin yağ oranı çok önemlidir. Tirit yemeği eskilerden geliyor ve kalitesi hiç bozulmadı. Biz 1953’ten beri bu yemeği yapıyoruz. Gelen müşterilerimiz de gayet memnun. Yemeğin tarihi Osmanlı’ya kadar dayanıyormuş. Eskiden şartlar kısıtlı olduğu için yemekler arasında makul bir yemek olarak görünüyormuş. Osmanlı zamanında yokluktan dolayı tercih ediliyormuş. Şimdi turizme hitap ediyor. Bu yemeği sabah, öğle, akşam, istediğiniz zaman yiyebilirsiniz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Türkülerde de bu geleneğin izleri bulunuyor&#8221;<br />
<br />Kastamonu’da yaşayan Ömer Gülamoğlu da tirit yemeğini sürekli yediğini belirterek, &#8220;Tirit, Kastamonu için sadece bir yemek değil, şehir kültürünün değişmez bir parçası. Nasıl Taşköprü kuyu kebabı meşhur ise tirit de aynı şekilde kentin simgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Hatta ’Tiridine Bandım’ gibi türkülerde de bu geleneğin izleri bulunuyor. Hikayeye göre, savaş yıllarında erkekler cephedeyken evde kalan kadınların kıtlık döneminde hazırladığı tirit, bugün hala aynı lezzetle yaşatılıyor. Genellikle soğuk mevsimlerde tüketilen tirit, Kastamonu’ya gelenlerin mutlaka tatması gereken özgün bir lezzet olarak gösteriliyor. Yöresel tatları geleceğe taşımaya devam eden bu tarihi işletme de hem kültürü hem de geleneği yaşatmanın gururunu taşıyor&#8221; şeklinde konuştu.<br />
<br />Tirit yemeğini ilk kez yediğini ifade eden Mehmet Emin Duman isimli vatandaş da, &#8220;Arkadaşım burayı önermişti, ben de denemek istedim. Çok beğendim, çok güzel. Ailemle de gelmek isterim. İlk yediğimde yumuşak bir tat verdi, daha sonra lezzetini almaya başladım&#8221; ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Bayraktar KIZILELMA &#8220;hava-hava&#8221; füzesiyle hedefi vurdu</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/bayraktar-kizilelma-hava-hava-fuzesiyle-hedefi-vurdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Nov 2025 09:52:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[milli]]></category>
		<category><![CDATA[radar]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=256760</guid>

					<description><![CDATA[Bayraktar KIZILELMA, dünya havacılık muharebe tarihinde bir unsur daha imza attı. Sinop açıklarında gerçekleştirilen tarihi testte ulusal insansız savaş uçağı, ASELSAN imzalı MURAD AESA radarının işaretlediği amacı TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraktar KIZILELMA, dünya havacılık muharebe tarihinde bir unsur daha imza attı. Sinop açıklarında gerçekleştirilen tarihi testte ulusal insansız savaş uçağı, ASELSAN imzalı MURAD AESA radarının işaretlediği gayesi TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN füzesiyle tam isabetle vurdu. Bu muvaffakiyetle birlikte Bayraktar KIZILELMA, havacılık tarihinde görüş ötesi hava-hava füzesi kullanarak jet motorlu bir hava amacını vuran birinci insansız savaş uçağı oldu.<br />
<br />Türkiye’nin birinci insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, gök vatan savunmasında oyunun kurallarını değiştirecek en kritik eşiklerden birini daha aştı. Sinop Atış Alanı’nda gerçekleştirilen test, insansız bir savaş uçağının jet motorlu bir gayesi hava-hava füzesiyle vurduğu birinci başarılı test olarak tarihe geçti.</p>
<p>Hava muharebesinde dünyada birinci ve tek<br />
<br />Dünya genelindeki insansız savaş uçağı projelerinin büyük çoğunluğu, yüklü olarak hava-yer vazifeleri için tasarlanıyor. Şimdi dünyada hiçbir insansız platform hava-hava atış kabiliyetine ulaşamamışken, Bayraktar KIZILELMA bu atışla hava-hava muharebesi yeteneğini kanıtlayan dünyadaki birinci ve tek platform olarak havacılık tarihinde yeni bir çağ başlattı.</p>
<p>KIZILELMA ve F-16’lardan kol uçuşu<br />
<br />Tarihi test için Merzifon 5. Ana Jet Üssü’nden havalanan 5 adet F-16 savaş uçağı, Sinop semalarında Bayraktar KIZILELMA ile buluştu. F-16’lar ile gökyüzünde 5’li kol uçuşu gerçekleştiren Bayraktar KIZILELMA, insanlı-insansız müşterek harekât yaparak geleceğin hava muharebe konseptini sergiledi. Bu sırada bir Bayraktar AKINCI TİHA da uçuşa eşlik ederek tarihi anları havadan görüntüledi.</p>
<p>MURAD ile gördü GÖKDOĞAN ile vurdu<br />
<br />Senaryo gereği fırlatılan yüksek süratli jet motorlu amaç uçağı, Bayraktar KIZILELMA üzerinde bulunan ve ASELSAN tarafından geliştirilen MURAD AESA radarı ile tespit edilerek takibe alındı. Maksadın radar tarafından hassas bir formda işaretlenmesinin akabinde KIZILELMA, kanat altında taşıdığı TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN Görüş Ötesi Hava-Hava Füzesi’ni ateşledi. Fırlatılan ulusal füze, jet motorlu maksat uçağı tam isabetle vurdu.</p>
<p>Milli uçak, ulusal füze ulusal radar<br />
<br />Bu testle birlikte ulusal insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA’nın havadan havaya taarruz yeteneği de doğrulandı. Türk havacılık tarihinde birinci kere ulusal bir uçaktan, ulusal hava-hava füzesi, ulusal bir radar tarafından güdümlenerek hava gayesine karşı ateşlendi. Böylelikle hava-hava misyon zincirinin tüm halkaları büsbütün ulusal imkânlarla gerçekleştirildi.</p>
<p>Kol uçuşunda nezaret ettiler<br />
<br />Havacılık tarihimizde yeni bir çağ başlatan bu test, gökyüzünde anbean takip edildi. Hava Kuvvetleri Kumandanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Muharip Hava Kuvveti Kumandanı Orgeneral Rafet Dalkıran, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol ve Baykar Yönetim Kurulu Lideri Selçuk Bayraktar, Merzifon’dan kalkan F-16 savaş uçaklarının kokpitinde yer alarak tarihi atışa havadan nezaret etti. TÜBİTAK SAGE Enstitü Müdürü Kemal Topalömer ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci testi takip eden heyette yer aldı.</p>
<p>&#8220;Görülmeden gören vurulmadan vuran&#8221;<br />
<br />Tarihi atış testi geleceğin hava muharebe konseptlerinin de nasıl şekilleneceğini gösterdi. Bayraktar TB2 SİHA’ların hava-yer misyonlarında sağladığı oyun değiştirici tesir, Bayraktar KIZILELMA ile artık hava-hava vazifelerine taşınacak. Mevcut savaş uçaklarına kıyasla çok daha düşük radar izine (RKA) sahip olan Bayraktar KIZILELMA, üzerindeki gelişmiş sensörlerle düşman uçaklarını onlar kendisini fark etmeden çok uzak uzaklıktan tespit edebiliyor. &#8220;Görülmeden gören, vurulmadan vuran&#8221; bu yeni konsept sayesinde Bayraktar KIZILELMA, hava muharebelerinde üstünlük sağlayacak bir platform olacak.</p>
<p>Kritik sistemler ve mühimmat entegrasyonları<br />
<br />Bayraktar KIZILELMA sahip olduğu kritik misyon sistemleriyle de öne çıkıyor. Platforma şimdiye kadar ASELSAN tarafından geliştirilen MURAD AESA Radarı ve Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN üzere dünyada sayılı ülkenin üretebildiği ileri teknoloji sistemlerin entegrasyonu muvaffakiyetle gerçekleştirildi. Mühimmat çeşitliliği konusunda da geniş bir yelpazeye sahip olan ulusal insansız savaş uçağı, yerli olarak üretilen tüm mühimmatları kullanabilecek. Daha evvel gerçekleştirilen testlerde TOLUN ve TEBER-82 mühimmatlarıyla amaçları tam isabetle vuran Bayraktar KIZILELMA, GÖKDOĞAN atışıyla birlikte hava-yer misyonlarının yanı sıra hava-hava vazifelerindeki yetkinliğini de kanıtladı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Ortaçağ ve Türk Dönemi Sempozyumunda 270 bildiri sunuldu</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/ortacag-ve-turk-donemi-sempozyumunda-270-bildiri-sunuldu-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 13:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlçe Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[ortaçağ]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=249290</guid>

					<description><![CDATA[Karabük’te düzenlenen 29. Ortaçağ ve Türk Periyodu Araştırmaları Sempozyumunda 330 araştırmacı tarafından sanat tarihi, mimarlık tarihi, kültürel mirasın korunması ve ortaçağ arkeolojisi alanlarında 270’e yakın bildiri sunuldu. Karabük Üniversitesi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabük’te düzenlenen 29. Ortaçağ ve Türk Periyodu Araştırmaları Sempozyumunda 330 araştırmacı tarafından  sanat tarihi, mimarlık tarihi, kültürel mirasın korunması ve ortaçağ arkeolojisi alanlarında 270’e yakın bildiri sunuldu.<br />
<br />Karabük Üniversitesi (KBÜ), sanat tarihi, mimarlık tarihi, tarihi kültürel mirasın korunması ve ortaçağ arkeolojisi alanlarında değerli akademisyenleri bir ortaya getiren &#8220;29. Ortaçağ ve Türk Periyodu Hafriyatları ve Sanat Tarihi Araştırmaları Sempozyumu&#8221;na mesken sahipliği yaptı.<br />
<br />Sempozyumda, 330’a yakın araştırmacı tarafından sanat tarihi, mimarlık tarihi, kültürel mirasın korunması ve ortaçağ arkeolojisi alanlarında 270’e yakın bildiri sunuldu.<br />
<br />Etkinlik kapsamında, Safranbolu’nun UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine alınmasına öncülük eden Prof. Dr. Metin Sözen, Olympos Antik Kenti kazılarında misyon alırken hayatını kaybeden Sinan Sertel ve Safranbolulu iş insanı Şefik Yılmaz Dizdar’ın eşi Leyla Dizdar anısına özel oturumlar gerçekleştirildi.<br />
<br />Sempozyum, Safranbolu Eskiçarşı ile Eskipazar Hadrianapolis Antik Kenti’ne düzenlenen teknik seyahatle sona erdi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Sel suları Borçka’daki asırlık tarihi köprüyü yıktı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/sel-sulari-borckadaki-asirlik-tarihi-kopruyu-yikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Sep 2025 17:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Borçka]]></category>
		<category><![CDATA[dere]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[sel]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=247496</guid>

					<description><![CDATA[Artvin’in Borçka ilçesinde tesirli olan şiddetli yağışlar, sel ve heyelanlara neden olurken, Aksu Deresi üzerindeki asırlık tarihi köprü sel sularına dayanamayarak yıkıldı. Artvin’de dün başlayan ve tesirini giderek artıran sağanak yağış, bilhassa ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Artvin’in Borçka ilçesinde tesirli olan şiddetli yağışlar, sel ve heyelanlara neden olurken, Aksu Deresi üzerindeki asırlık tarihi köprü sel sularına dayanamayarak yıkıldı.<br />
<br />Artvin’de dün başlayan ve tesirini giderek artıran sağanak yağış, bilhassa Borçka ilçesinde sele ve su taşkınlarına neden oldu. Şiddetli yağışlarla birlikte birtakım köy yolları ulaşıma kapanırken, dere yataklarının taşması sonucu birçok noktada heyelanlar meydana geldi.<br />
<br />Yağışın en çok etkilediği ilçelerden biri olan Borçka’da Aksu Deresi’nin taşması sonucu, derenin üzerinde bulunan ve ilçenin simgelerinden biri sayılan asırlık tarihi köprü sel sularına dayanamayarak yıkıldı. Araç ve yaya geçişini sağlayan köprü, uzun yıllardır hem ulaşım hem de kültürel manada büyük önem taşıyordu.<br />
<br />Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan, tarihi köprünün yıkılmasıyla ilgili yaptığı açıklamada duygusal sözler kullandı:<br />
<br />&#8220;Suyun baskısına ve suratına tarihi köprü karşı koyamadı. Çok üzgünüz. Tarihi bir köprüydü, Borçka’yı simgeleyen değerli bir yapıydı. Onarımının olup olmayacağını şu anda bilmiyorum. Bu derenin süratli akışı, bölgenin yapısını da bozdu. Çocukluğumuzun geçtiği bir köprüydü, o köprüden çok geçtik. Bu açıdan çok üzgünüz, lakin can kaybının olmaması bizi teselli ediyor.&#8221;<br />
<br />Yetkililer, bölgede sel ve heyelan riskine karşı vatandaşları dikkatli olmaları istikametinde uyarırken, iş makineleriyle kapanan yolların açılması ve hasar gören altyapının onarılması için çalışmalar sürüyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Tarihi Terme Yeni Cami’de Restorasyon çalışmaları</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/tarihi-terme-yeni-camide-restorasyon-calismalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Aug 2025 17:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=242291</guid>

					<description><![CDATA[SAMSUN (İHA) – Samsun Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirası yaşatmak maksadıyla Terme ilçesindeki tarihi Terme Yeni Cami’de başlattığı onarım çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Üretim tarihi 15’inci ile 18’inci yüzyıllar ortasına tarihlenen cami ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SAMSUN (İHA) – Samsun Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirası yaşatmak emeliyle Terme ilçesindeki tarihi Terme Yeni Cami’de başlattığı onarım çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. İmal tarihi 15’inci ile 18’inci yüzyıllar ortasına tarihlenen cami, özgün plan şemasına uygun biçimde tekrar hayat buluyor.<br />
<br />Geçmişte çeşitli ekleme ve tamirler yapılan cami, Büyükşehir Belediyesi’nin onarım süreciyle hem tarihi dokusunu koruyacak hem de ibadete uygun biçimde hizmet verecek biçimde yenileniyor. Onarım projesinde gerekli tüm teknik ihtiyaçlar yapıya entegre edilerek çalışmalar yürütülüyor.<br />
<br />Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, &#8220;Samsun’umuzun tarihi, doğal ve kültürel zenginliğini koruyarak gelecek kuşaklara aktarmakla yükümlüyüz. Terme Yeni Cami’nin onarımını büyük bir titizlikle sürdürüyoruz. İnşallah tamamlandığında manevi atmosferiyle birlikte kültürel bir paha olarak da kentimize kazandırılacak&#8221; dedi.<br />
<br />Çalışmaların tamamlanmasının akabinde caminin, tarihi kimliği ve manevi atmosferiyle vatandaşlara uzun yıllar hizmet vermesi hedefleniyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Santa Harabeleri bu kez sis bulutlarıyla mest etti</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/santa-harabeleri-bu-kez-sis-bulutlariyla-mest-etti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Jun 2025 09:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Doğası]]></category>
		<category><![CDATA[Santa Harabeleri]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=236184</guid>

					<description><![CDATA[Gümüşhane’nin Dumanlı köyünde bulunan Santa Harabeleri, yaz mevsiminin gelişiyle birlikte tarihi yapıları, yemyeşil tabiatı ve dans eden sis bulutlarıyla ziyaretçilerini mest etti. El değmemiş yapısıyla dikkat çeken bölge, tabiat ve tarih tutkunlarını ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane’nin Dumanlı köyünde bulunan Santa Harabeleri, yaz mevsiminin gelişiyle birlikte tarihi yapıları, yemyeşil tabiatı ve dans eden sis bulutlarıyla ziyaretçilerini mest etti. El değmemiş yapısıyla dikkat çeken bölge, tabiat ve tarih tutkunlarını kendine çekiyor.<br />
<br />Merkeze bağlı Dumanlı köyü sonları içerisinde yer alan Santa Harabeleri, yedi mahalleden oluşan yapısıyla adeta tarihin ve tabiatın iç içe geçtiği gizli bir cennet. &#8220;Vadideki cennet&#8221; olarak isimlendirilen bu tarihi yerleşim yeri, yaz aylarının gelişiyle birlikte yemyeşil tabiatı ve mistik havasıyla yine canlandı.<br />
<br />Santa Harabeleri’nin her mahallesinde periyodun mimarisini yansıtan taş meskenler, kiliseler, okullar, şelaleler ve çeşmeler yer alıyor. Yüzlerce yıldır ayakta kalan bu yapılar, bölgenin esaslı tarihini ve kültürel zenginliğini günümüze taşıyor. Havadan çekilen imgelerde sis bulutlarının bu eşsiz yapılara yumuşakça sarıldığı anlar ise izleyenleri mest ediyor.<br />
<br />Santa Harabeleri, tarihi atmosferinin yanı sıra doğaseverler için de etkileyici bir destinasyon. Yazla birlikte bölgedeki ormanlar yeşilin her tonuna bürünürken, köpük köpük akan dereler ve yüksek dağlardan süzülen şelaleler ziyaretçilere huzur dolu bir tabiat tecrübesi sunuyor. Yürüyüş yolları ve sessiz patikalar ise dinginliğin peşindeki ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşatıyor.<br />
<br />Göğe yakın dağların ortasında, tarih ve tabiatın iç içe geçtiği Santa Harabelerini ziyaret eden ve yüzlerce yıllık yapıtların ortasında hem vakitte seyahat yapıp hem de Santa’nın eşsiz görünümlerine hayran kalan Resul Olgun, Samsun’dan geldiğini ve Santa’yı birinci kere canlı olarak gördüğünü söyledi.<br />
<br />Doğu Karadeniz’in kıymetli kültürel miraslarından olan Santa Harabelerinde gördüğü görüntüyü &#8220;Baş döndürücü bir güzellik&#8221; olarak nitelendiren Olgun, &#8220;Gümüşhane’nin tabiatının bu kadar harika olduğunu iddia etmemiştim. Şu anda da tahminen görüntüyü artta görüyorsunuzdur. Baş döndürücü bir hoşluk diyebilirim yani tek sözle. Santa Harabeleri harabe diye ismi geçiyor fakat bence hiç harabe değil. Eksiksiz bir tabiat, el değmemiş. Yolu da hoş tabiatı da çok hoş. Sis bulutları adeta dans ediyor. Bayıldım yani. Karadeniz’de bilhassa Gümüşhane’nin tabiatı sahiden görülmeye değer&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Tarihi Sulusokak ve çevresi, Türklerin Anadolu’daki 900 yıllık kesintisiz varlığını gözler önüne seriyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/tarihi-sulusokak-ve-cevresi-turklerin-anadoludaki-900-yillik-kesintisiz-varligini-gozler-onune-seriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 13:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[900]]></category>
		<category><![CDATA[Sulu]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[tokat]]></category>
		<category><![CDATA[Yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=234640</guid>

					<description><![CDATA[Tokat kent merkezindeki tarihi Sulusokak ve etrafı, Türklerin Anadolu’daki 900 yıllık kesintisiz varlığını gözler önüne sererek ziyaretçilere adeta bir mimari laboratuvar ve açık hava müzesi tecrübesi sunuyor. Kent merkezinde yer alan Sulusokak ve ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tokat kent merkezindeki tarihi Sulusokak ve etrafı, Türklerin Anadolu’daki 900 yıllık kesintisiz varlığını gözler önüne sererek ziyaretçilere adeta bir mimari laboratuvar ve açık hava müzesi tecrübesi sunuyor.<br />
<br />Şehir merkezinde yer alan Sulusokak ve etrafı, adeta bir mimarlık laboratuvarı niteliği taşıyor. Birebir bölgede birkaç metre aralıklarla yer alan yapılar, Türklerin Anadolu’daki 900 yıllık kesintisiz izlerini taşıyor. Sulusokak’taki bu tarihi derinlik, ziyaretçilere sadece kısa bir yürüyüş arasında birçok devri bir ortada yaşama imkânı sunuyor. Yağıbasan Medresesi, Takkeciler Camii, Arastalı Bedesten, Sulu Han üzere bir ortada bulunan yapılar Anadolu’daki Türk varlığının adeta evrakı niteliğini taşıyor.  Adeta bir açık hava müzesini andıran Tokat, her sokağında geçmişin izlerini bugüne taşıyor.</p>
<p>&#8220;Tokat’ın her köşesinde 300 ve 900 yıllık eserler mevcut&#8221;<br />
<br />Sanat tarihçisi Mesut Güneş; &#8220;Şu anda bulunduğumuz nokta aslında Anadolu’da pek eşi gibisi yoktur. Burada 900 adım atıyorsunuz. Türklerin Anadolu’daki varlıklarının kesintisiz 900 yıllık tarihi yapıtlarının bir ortada görünebileceği adeta bir mimarlık laboratuvarı üzere. Tokat esasen kendisi bir açık hava müzesi üzeredir. Tokat’ta tarihi yoğunluk çok fazla. Tokat’ta bu Sulusokak’ta çabucak art tarafımızda Yağıbasan Medresesi var. Birkaç metre ilerisinde Takkeciler mescidi var. Arastalı Bedesten, onun yanında Sulu Han var. Yani farklı yüzyıl yapıları bazen birkaç metre ortayla, bazen de birbirine sıfır noktasında yan yana, bir ortada görebileceğiniz Türklerin Anadolu’daki mayasının Tokat olduğunu, kanıtını ispatlayan bir mevkide bulunuyoruz. Tokat’ın her sokağında, her köşesinde, en az 300 yıllık olmak üzere en fazlası da 900 küsur yıllık olmak üzere tarihi yapıtlarımız mevcut. Tokatlılar namaz kılmak istediklerinde 944 yıllık Garipler Camisi’ne gidebiliyorlar. Yeşilırmak’ın karşısına geçmek istediklerinde 775 yıllık tarihi Hıdırlık Köprüsünden geçiyorlar. Hamama gitmek istediklerinde 800 yıllık Selçuklu Hamamı’na gidebiliyorlar. Yani Tokat bu türlü özel, tarihi yapıtlarla yoğrulmuş bir şehir&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Gümüşhane’nin saklı cenneti Santa Harabeleri’nde eşsiz doğa yürüyüşü</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/gumushanenin-sakli-cenneti-santa-harabelerinde-essiz-doga-yuruyusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 09:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Manzara]]></category>
		<category><![CDATA[Santa Harabeleri]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=234575</guid>

					<description><![CDATA[Gümüşhane’nin merkeze bağlı Dumanlı Köyü hudutları içerisinde yer alan ve adeta vaktin durduğu tarihi Santa Harabeleri, Gümüşhaneli dağcıların "Kayıp Santa Yolu" olarak isimlendirilen 14 kilometrelik tabiatın ve tarihin iç içe geçtiği parkurda eşsiz ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane’nin merkeze bağlı Dumanlı Köyü hudutları içerisinde yer alan ve adeta vaktin durduğu tarihi Santa Harabeleri, Gümüşhaneli dağcıların &#8220;Kayıp Santa Yolu&#8221; olarak isimlendirilen 14 kilometrelik tabiatın ve tarihin iç içe geçtiği parkurda eşsiz bir tabiat yürüyüşüne mesken sahipliği yaptı.<br />
<br />Binbir renkli çiçeklerin, kuş seslerinin ve mistik atmosferin iç içe geçtiği yürüyüşte Gümüşhane Dağcılık, Tabiat Sporları ve Gençlik Derneği (GÜDAK) üyesi 38 doğasever, tabiatın kalbinde tarihin izlerini sürdü, bölgenin hoşluklarına hayran kaldı.<br />
<br />Sis ve çise eşliğinde gerçekleşen yürüyüşte ormanların derinliklerinde, taş döşeli patikalarda ilerleyen sportmenler, adeta bir açık hava müzesini andıran çok sayıda tarihi yapı ve köprüyle karşılaştı, Santa Harabeleri’nin büyüleyici atmosferinde unutulmaz bir yürüyüş yaptı.</p>
<p>Rengarenk Çiçekler ve Tarihi Patikalar<br />
<br />Çevresindeki yemyeşil ormanları, huzur dolu yürüyüş yolları ve mistik yapısıyla ziyaretçilerine tabiatın kalbinde dingin anlar yaşatan Santa Harabelerinde geçmişin izlerini süren bir seyahat yapan 38 GÜDAK üyesi doğasever ormanların derinliklerinde taş döşeli patikalar, köprülerle tarihin bir ortaya geldiği bir tecrübe yaşadı.<br />
<br />Yemyeşil ormanların ortasında, taş döşeli tarihi patikaları takip eden doğaseverler, geçmişin izlerini günümüze taşıyan çok sayıda tarihi yapı ve köprüyle karşılaştı. Zifin çiçekleri, papatyalar ve orman çilekleriyle süslenen tabiat görünümü, yürüyüşe farklı bir renk kattı.<br />
<br />Araçla bölgeye ulaşan sportmenler İşhanlı Mahallesini aştıktan sonra tarihi patika yoldan yürüyüş devam etti. Orman içinden eşsiz görünümler ve kuş cıvıltıları eşliğinde tarihi köprüleri aşarak tarihi Ayene Yaylasından geri dönen sportmenler yeniden tarihi patika yolu takip ederek Terzili Mahallesine ulaşıp yürüyüşü sonlandırdı.</p>
<p>&#8220;Ben bu kadar çiçek çeşidi görmedim ömrümde&#8221;<br />
<br />Tarihi Taşköprü Yaylası ve Santa Harabelerinde bulunan öteki tarihi köprüleri de inceleyen atletlerden Zehra Aygün, &#8220;İlk kez bu parkura katıldım. Çok keyifli oldum zira tablo üzere çiçeklerin ortasında yürüdük bugün. Sis olmasaydı daha hoş olacaktı, daha çok görünüm görecektik. Ben bu kadar çiçek çeşidi görmedim ömrümde. Bu köprüye gelmek istememiştim lakin sahiden görülmeye paha bir köprüymüş. Bir daha gelmek isterim bu parkura&#8221; dedi.<br />
<br />Gümüşhane Üniversitesi akademisyenlerinden Aleyna Gün de &#8220;Çok hoş tarihi alanlarda, tarihi bir yolda yürüyüş yaptık. Çok hoştu. Zifin çiçeklerinin rengarenk yolumuzu süslemesiyle birlikte tıpkı vakitte bize yağmur da eşlik etti. Yağmurun çıkardığı toprak kokusu ile tabiatla bütünleştik. Çok hoş bir tecrübeydi. Doğayı seven, kültürü seven herkesin Gümüşhane’nin hoşluklarını deneyimlemesini isterim. Hepinizi Gümüşhane’ye bekleriz&#8221; sözlerini kullandı.<br />
<br />GÜDAK yöneticilerinden Samet Çelik ise &#8220;Bu hafta 14 kilometrelik Kayıp Santa yolunu yürüdük. Sahiden çok hoş görüntülere şahit olduk. Geçen seneye oranla bu sene sisliydi. Görüntü bakımından bakarsak sis aslında bizim için hoştu lakin kırağı, sis ve ahmak ıslatan yağmur dediğimiz bir yağmurla bir arada ıslanmış olduk. Arkadaşlarla bir arada yolda giderken yürüdüğümüz esnada dağ çileklerine, papatyalara denk geldik. Zifinler çok hoştu onlara denk gelmiştik. Yani bu hafta çok hoş bir rota yaptık. Her hafta yaptığımız yürüyüşlere bu haftada 38 sportmen ile 14 kilometrelik parkuru muvaffakiyet ile bitirdik&#8221; dedi.</p>
<p>Santa Harabeleri<br />
<br />&#8220;Vadideki cennet&#8221; ve &#8220;Doğa ve tarihin kucaklaştığı yer&#8221; olarak da isimlendirilen, yüzlerce yıllık taş binaları, kiliseleri, çeşmeleri ve eşsiz doğasıyla büyüleyici bir atmosfere sahip olan Santa Harabeleri, yüzlerce yıllık yapıtlarıyla ziyaretçilerine hem vakitte seyahat yaptırıyor hem de eşsiz görünümleriyle hayran bırakıyor. Kimi kaynaklara nazaran 17. yüzyılda kimi kaynaklara nazaran de daha eski tarihlerde kurulduğu bilinen ve 7 mahalleden oluşan Santa Harabeleri, her bir mahallesinde devrin özelliklerini yansıtan ve vakte meydan okurcasına dimdik ayakta duran tek ve iki katlı konutları, kiliseleri, okulları, şelaleleri ve çeşmeleriyle devrinin kendine mahsus sivil mimari özelliklerini sergiliyor. Doğu Karadeniz’in kıymetli kültürel miraslarından birisi ve geçmişin izleriyle dolu olan Santa Harabeleri, tarihi ihtişamı ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine büyüleyici bir atmosfer ve enfes görüntüler sunuyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Antik kentte zorlu mücadele</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/antik-kentte-zorlu-mucadele/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jun 2025 13:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Düzce]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[yarış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=234195</guid>

					<description><![CDATA[Düzce’de düzenlenen Tarihi İpekyolu Trial Koşusu’nda, çeşitli vilayetler ve yurtdışından gelen 300 atlet, antik kalıntılar ve doğal hoşluklar ortasında dereceye girebilmek için ter döktü. Düzce Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından organize edilen ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Düzce’de düzenlenen Tarihi İpekyolu Trial Koşusu’nda, çeşitli vilayetler ve yurtdışından gelen 300 atlet, antik kalıntılar ve doğal hoşluklar ortasında dereceye girebilmek için ter döktü.<br />
<br />Düzce Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından organize edilen, Düzce Valiliği, Düzce Belediyesi ile çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının desteklediği Tarihi İpekyolu Trial Koşusu, Konuralp Antik Tiyatro yanından başladı. Tarihi 2 bin 200 yıla dayanan Konuralp Prusias isim Hypium Antik Kenti’nden start alan yarışta atletler, iki farklı parkurdan birini seçerek dereceye girmek için uğraş etti. Türkiye’nin 27 vilayetinden ve yurtdışından gelen toplam 300 atlet, 13 kilometrelik Roma Köprüsü-Su Kemerleri Etabı ve 20 kilometrelik Antik Tiyatro Etabı olmak üzere iki farklı parkurda yarıştı.<br />
<br />20 kilometrelik parkur, tarihte Osmanlı ile Bizans orduları ortasında geçtiği bilinen Uzunca Beli Savaşı’nın yapıldığı, Çilimli ilçesine bağlı Uzuncabel mevkisini de kapsadı. Atletler bu güçlü etapta tarihi hoşluklar eşliğinde ter döktü.<br />
<br />Yarışın açılış konuşmasını yapan Düzce Valisi Selçuk Aslan, &#8220;Değerli atletlerimiz bir taraftan koşarken bir taraftan da tarihi dokuyu izleyebileceksiniz. Bu koşunun Düzce turizminin kilometre taşlarından birisi olmasını temennisiyle yola çıktık. Centilmence yarışacağınızdan zati tereddüdümüz yok. Atletlerimize yarışlar boyunca muvaffakiyetler diliyorum&#8221; dedi.<br />
<br />Konuşmanın akabinde start düdüğü çalındı ve yarış başladı. İştirakçiler, doğal ve tarihi hoşluklar ortasında güçlü parkurlarda kıyasıya çaba etti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Kastamonu’nun tarihi köy evlerinin mimarisi, doğal güzelliğiyle büyülüyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kastamonunun-tarihi-koy-evlerinin-mimarisi-dogal-guzelligiyle-buyuluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Jun 2025 21:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ahşap]]></category>
		<category><![CDATA[Cami]]></category>
		<category><![CDATA[Evleri]]></category>
		<category><![CDATA[köy]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=233291</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu’nun köylerinde yoğunlukta bulunan tarihi köy konutları, doğal güzellikleriyle kendisine hayran bırakıyor. Kastamonu meskenleri, Candaroğulları, Selçuklu ve Osmanlı Periyotlarından günümüze kadar gelen, geçmişin yaşayan şahitleri olarak varlıklarını ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’nun köylerinde yoğunlukta bulunan tarihi köy konutları, doğal güzellikleriyle kendisine hayran bırakıyor.<br />
<br />Kastamonu meskenleri, Candaroğulları, Selçuklu ve Osmanlı Periyotlarından günümüze kadar gelen, geçmişin yaşayan şahitleri olarak varlıklarını sürdürüyor. Kastamonu meskenleri ekseriyetle vadi kenarlarına konumlandırılarak, dar sokaklarda sıralanmış ve bahçelerle bütünleşmiş bir yapıya sahip. Türk aile yapısına uygun olarak tasarlanan bu meskenler, çok odalı bir düzenlemeyle inşa ediliyor ve birebir aileden üç farklı jenerasyonun tıpkı konut içinde bir ortada yaşamasına imkan tanıyor.<br />
<br />En az iki katlı olan meskenlerin materyal kullanımında yüzde 90 ahşap tercih ediliyor. Üst katlar kerpiç duvarlar ve ahşap ayrıntılarla şekilleniyor, çatılar üçgen formda inşa edilerek çekme kat özelliği kazanıyor. Kastamonu’nun tarihi konutları, eski hoşluklarını muhafazayı sürdürürken gelecek kuşaklara bırakılacak kıymetli bir mirası temsil ediyor.<br />
<br />Bu kapsamda Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde Kirazcık köyünde tarihi ahşap meskenler, tabiatın yeşil tonlarıyla buluşarak doyumsuz bir seyir zevki veriyor. Derin bir vadi üzerine sıralanmış ahşap mimarıyla öne çıkan tarihi konutlar, hoş imgeler ortaya çıkardı.<br />
<br />Bölgenin ahşap kültürünü de yansıtan meskenler, dron ile görüntülendi.<br />
<br />Taşköprü’nün Kirazcık Köyü Muhtarı Celal Kabaoğlu, &#8220;Köyümüzde eski tarihi bir cami bulunuyor. Bu cami Vakıflar Bölge Müdürlüğüne aittir. Bu caminin ne vakit yapıldığı muhakkak değil, atalarımızdan bizlere miras kalmıştır. Vakıflar Bölge Müdürlüğüne giderek görüşme yaptık ve caminin onarılmasını talep etmiştik. Geçen yıl caminin kiremitleri çürümüştü, göçmeler oldu, kendimiz caminin çatısını restore ettirdik. Bu caminin onarılarak tekrar eski haline getirilmesini talep ediyoruz&#8221; dedi.<br />
<br />Kirazcık köyünün orman köyü olduğunu söyleyen Kabaoğlu, &#8220;Taşköprü’nün son köyüdür. Köyümüzde 7 mahalle bulunmaktadır. Burada tarihi konutlarımız bulunmaktadır. Eski metot ağaçlardan meskenlerimiz yapılmıştır&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Taşköprü’nün köylerini vakit buldukça sık sık ziyaretlerde bulunduğunu söyleyen Alper Tuna Güllü ise, &#8220;Taşköprü’müzün son köyü olan Kirazcık köyü, bir tabiat mükemmelidir. İlçemizde kesinlikle görülmesi gereken bir köydür. Bu köyün özelliği kışları az insanın yaşıyor olması, konutlarının ise neredeyse tamamının eski yordam tarihi mimariyle ahşaptan yapılmış olmasıdır. Bu hoşluğun tanıtılması ve tanıtımının yapılarak turizme kazandırılması gerektiğini düşünüyorum. Köy, rakım olarak epey yüksek bir kesimde bulunuyor. Neredeyse Kastamonu’da habitat alanında olan hayvanların tamamı bu bölgemizde yaşıyor. Mükemmel bir tabiatı ve süper bir hoşluğu var. Birebir vakitte yazları serin oluyor. İlçe dışında yaşayan gurbetçilerin yaz aylarında köylerine gelmesini sağlıyor. Şu anda köyde 80 hane bulunuyor lakin yaz ayının gelmesiyle birlikte köyde yaşayan nüfus önemli oranda artıyor&#8221; biçiminde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Safranbolu’da otellerde doluluk yüzde 70’i geçti</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/safranboluda-otellerde-doluluk-yuzde-70i-gecti-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 09:30:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[dolu]]></category>
		<category><![CDATA[kurban bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[safranbolu]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=232562</guid>

					<description><![CDATA[Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi Safranbolu ilçesindeki otellerde doluluk oranı yüzde 70’i geçerken esnaf ve turizm işletmecileri yoğunluk beklentisiyle hazırlıklarını sürdürüyor. Osmanlı periyodundan kalma tarihi konakları, dar sokakları ve korunmuş ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi Safranbolu ilçesindeki otellerde doluluk oranı yüzde 70’i geçerken esnaf ve turizm işletmecileri yoğunluk beklentisiyle hazırlıklarını sürdürüyor.<br />
<br />Osmanlı periyodundan kalma tarihi konakları, dar sokakları ve korunmuş kent dokusuyla UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Safranbolu’da Kurban Bayramının dolu dolu geçmesi bekleniyor. Tarihi konutları ve Arnavut kaldırımlarıyla konuklarına tarihte seyahate çıkaracak olan ilçedeki otellerde doluluk oranı bayrama sayılı günler kala yüzde 70’lere ulaştı. Türkiye’deki yaklaşık 50 bin kültür ve tabiat varlığının bin 125’ini bünyesinde barındıran tarihi ilçe, Cinci Han ve Hamam, Kent Tarihi Müzesi, Saat Kulesi, tarihi mescitleri, Hıdırlık Zirvesi, Cem Seyir Terası, İncekaya Su Kemeri ve kanyonu üzere yapılarıyla turistleri kendisine hayran bırakacak.<br />
<br />Safranbolu Turizm İşletmecileri Dernek Başkanı Şebnem Urgancıoğlu, bayram tatiline sayılı günler kala ilçedeki otellerde doluluk oranının yüzde 70’lere ulaştığını belirtti. Son dakika rezervasyonlarının da tesiriyle bayram periyodunu tam kapasiteyle geçirmeyi beklediklerini söz eden Urgancıoğlu, &#8220;Yüzde 100’e yakın doluluk oranı bekliyoruz. Bununla birlikte kent dışındaki hemşehrilerimiz de kurbanlarını kesmek için Safranbolu’ya geliyor. Kurban Bayramları, Safranbolu’da hem turizm hareketliliği hem de gurbetçilerin ziyareti açısından ağır geçen bir periyot oluyor&#8221; dedi.<br />
<br />Geçen yıla nazaran daha kısa bir tatil dönemi olmasına karşın bu yıl daha hareketli bir bayram geçirme beklentisi içerisinde olduklarını kaydeden Urgancıoğlu, &#8220;Çünkü geçen sene bayram daha ileri bir tarihteydi. Deniz dönemine denk gelmişti ve tatil daha uzun bir periyottaydı. Bu sene dokuz günle birleşmedi. Münasebetiyle dönemler kısa. Okullar tatil olmazken, deniz turizmi de tam olarak hareketlenmedi. Pozisyon olarak yakınlığımız da aslında bu Kurban Bayramı beklentilerimiz geçen yılki Kurban Bayramı’nın üstünde olabilir&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Otel işletmecisi Serhat Şengün ise Safranbolu’nun hem yurt içinden hem de yurt dışından ağır ilgi gördüğünü belirterek, &#8220;Safranbolu, dünyada kent ölçeğinde korunan yirmi kentten biri. Bu özelliği sayesinde yılın 12 ayı boyunca ziyaretçilerini ağırlıyor. Kurban Bayramı’nda da yoğunluk bekliyoruz&#8221; tabirlerini kullandı.<br />
<br />Şengün, kahvaltı dahil iki kişilik oda fiyatlarının 3 bin 500 TL olduğunu aktararak, kış devrinde yüzde 15’e varan indirimler sunduklarını ve bu fiyatların 2025 yılı boyunca geçerli olacağını söyledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Başkan Arslan, Konya’da düzenlenen Tarihi Kentler Birliği toplantısına katıldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/baskan-arslan-konyada-duzenlenen-tarihi-kentler-birligi-toplantisina-katildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 May 2025 01:37:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[belediye başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=230522</guid>

					<description><![CDATA[Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, Konya’da düzenlenen Tarihi Kentler Birliği Olağan Meclis Toplantısı’na katıldı. Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, Konya’da gerçekleştirilen Tarihi Kentler Birliği toplantısına katıldı. Doğanyurt ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, Konya’da düzenlenen Tarihi Kentler Birliği Olağan Meclis Toplantısı’na katıldı.<br />
<br />Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, Konya’da gerçekleştirilen Tarihi Kentler Birliği toplantısına katıldı. Doğanyurt Belediye Başkanı Ahmet Kaya ile birlikte Konya’nın Akşehir ilçesinde gerçekleştirilen Tarihi Kentler Birliği Olağan Meclis Toplantısı’na katılan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, &#8220;Konya’nın Akşehir ilçesinde düzenlenen Tarihi Kentler Birliği Olağan Meclis Toplantısı’na Doğanyurt Belediye Liderimiz Sayın Ahmet Kaya ile birlikte iştirak sağladık. Tarihi ve kültürel mirasımızın korunmasına yönelik değerli gündemlerin ele alındığı toplantıda alınan kararların, ilçemiz ismine güzel olmasını temenni ediyorum&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Kastamonu Üniversitesi’nde Anadolu’nun kültürel ve tarihi miras anlatıldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kastamonu-universitesinde-anadolunun-kulturel-ve-tarihi-miras-anlatildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 May 2025 21:52:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[IŞIK]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=230356</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu Üniversitesi’nde Müzeler Haftası aktiflikleri çerçevesinde düzenlenen konferansta, Prof. Dr. Fahri Işık Anadolu’nun kültürel ve tarihi mirasını anlattı. Kastamonu Üniversitesi, Memleketler arası Müzeler Günü münasebetiyle manalı bir konferansa konut ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu Üniversitesi’nde Müzeler Haftası aktiflikleri çerçevesinde düzenlenen konferansta, Prof. Dr. Fahri Işık Anadolu’nun kültürel ve tarihi mirasını anlattı.<br />
<br />Kastamonu Üniversitesi, Memleketler arası Müzeler Günü hasebiyle manalı bir konferansa konut sahipliği yaptı. Kastamonu Valiliği Vilayet Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen konferansta, Türkiye’nin önde gelen arkeologlarından Prof. Dr. Fahri Işık, Merkez Kütüphane Cemil Meriç Salonu’nda akademisyenler ve öğrencilerle bir ortaya geldi.<br />
<br />Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Kısmı ile Kültürel Miras Öğrenci Topluluğu tarafından organize edilen konferansa, Fakülte Dekanı Prof. Dr. M. Serhat Yılmaz, Vilayet Kültür ve Turizm Müdürü M. Kerem Seven, Vakıflar Bölge Müdürü Halil Alper, çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.<br />
<br />Etkinliğin davetli konuşmacısı Prof. Dr. Fahri Işık, Anadolu’nun tarih öncesi halklarından Luviler üzerinden coğrafyanın uygarlık tarihindeki değerine dikkat çekti. Çağdaş uygarlığın kökenlerini anlayabilmenin, insanlık tarihinin birinci medeniyetlerini yanlışsız okumakla mümkün olabileceğini söz eden Işık, Batı merkezli tarih anlatılarının Anadolu uygarlıklarını görmezden geldiğine işaret etti.<br />
<br />Işık, arkeolojinin sırf geçmişi ortaya çıkarmakla kalmadığını, tıpkı vakitte geleceğe kimlik kazandıran bir disiplin olduğunu vurguladı. Kültürel mirasın tanınmadan sahiplenilemeyeceğine değinen Işık, gençlere ve topluma Anadolu’nun tarihine sahip çıkılması istikametinde davette bulundu.<br />
<br />Konuşmasında Batı’nın tarihi sahiplenme anlayışını eleştiren Işık, Bergama’dan Almanya’ya götürülen Zeus Sunağı üzere anıtsal mimari örneklerin benzerlerinin Anadolu’da çok daha evvel görüldüğünü ve ızgara planlı kentleşmenin de bu coğrafyada başladığını belirtti.<br />
<br />Programın sonunda Dekan Prof. Dr. M. Serhat Yılmaz tarafından Prof. Dr. Fahri Işık’a plaket takdim edildi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Orta Çağ’dan kalma taş köprü görenleri kendine hayran bırakıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/orta-cagdan-kalma-tas-kopru-gorenleri-kendine-hayran-birakiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 May 2025 09:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=230242</guid>

					<description><![CDATA[Artvin’in Şavşat ilçesinde bulunan Orta Çağ’dan kalma tarihi taş kemer köprü, hem yerli halkın hem de turistlerin ilgisini çekiyor. Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Taşköprü köyünde Orta Çağ devrine ilişkin olduğu bedellendirilen tarihi taş kemer köprü ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Artvin’in Şavşat ilçesinde bulunan Orta Çağ’dan kalma tarihi taş kemer köprü, hem yerli halkın hem de turistlerin ilgisini çekiyor.<br />
<br />Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Taşköprü köyünde Orta Çağ periyoduna ilişkin olduğu bedellendirilen tarihi taş kemer köprü görenleri adeta geçmişe götürüyor. Ortadan geçen yüzlerce yıla karşın ayakta kalmayı başaran köprü, günümüzde de köy halkı tarafından etkin olarak kullanılıyor.<br />
<br />Köylüler, tarihi köprüyü bilhassa tarla ve çayırlara ulaşmak için geçiş yolu olarak kullanıyor. Doğal yapısını büyük ölçüde koruyan köprü, son yıllarda tabiat tutkunları ve fotoğraf meraklılarının da uğrak noktalarından biri haline geldi. Tarihi yapıya ilginin her geçen gün arttığını belirten köy sakinleri, köprünün geçmiş ile bugün ortasında bir bağ kurduğunu ve korunması gerektiğini söylüyor.<br />
<br />Tarihi taş kemer köprünün turizme kazandırılması için yetkililerden çalışma bekleniyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Okul inşaatında tarihi su sarnıcı ortaya çıktı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/okul-insaatinda-tarihi-su-sarnici-ortaya-cikti-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Apr 2025 21:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[İfade]]></category>
		<category><![CDATA[inşa]]></category>
		<category><![CDATA[Olması]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=227013</guid>

					<description><![CDATA[UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük’ün Safranbolu ilçesinde, geçmişte su gereksinimini karşılamak emeliyle inşa edilen tarihi bir su sarnıcı ortaya çıkarıldı. Yenimahalle Cet Sokak üzerinde devam eden okul inşaatı sırasında tarihi bir tünel ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük’ün Safranbolu ilçesinde, geçmişte su gereksinimini karşılamak hedefiyle inşa edilen tarihi bir su sarnıcı ortaya çıkarıldı.<br />
<br />Yenimahalle Cet Sokak üzerinde devam eden okul inşaatı sırasında tarihi bir tünel yapısı gün yüzüne çıktı. İnşaat çalışanlarının durumu yetkililere bildirmesi üzerine bölgede inceleme başlatıldı. Yapılan araştırmalarda kelam konusu yapının, geçmişte bölgenin su muhtaçlığını karşılamak maksadıyla inşa edilen tarihi bir su sarnıcı olduğu belirlendi.<br />
<br />Konuyla ilgili görüşü alınan Lokal Araştırmacı Cemil Belder, ortaya çıkarılan yapının yıllardır bilinen bir yapı olduğunu lakin okul inşaatı sayesinde tekrar gündeme geldiğini belirterek, &#8220;Arkamızda bulunan Zati Ağar okulunun altında ortaya çıkan su sarnıcı tünel yapısı aslında bizim yıllardır haberdar olduğumuz lakin bu okul inşaatı sebebiyle tekrar gündeme gelen ve bizim tarihi zenginliklerimize bir örnek olarak işaret edebileceğimiz bir kısmı ortaya çıktı&#8221; dedi.<br />
<br />Tünelin geçmişte Safranbolu’nun farklı bölgelerine su taşıyan bir sistemin modülü olduğunu söz eden Belder, &#8220;Bu yapı sistemi aslında bizim bugün Bağlar’dan Kıranköy bölgesine su taşıyan tarihi bir su kanal sisteminin küçük bir parçası&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Sarnıcın yapısal özelliklerine de değinen Belder, &#8220;Bu su sarnıcı tünel sistemi Safranbolu coğrafyasının topografyasına nazaran değişiklikler gösterebiliyor lakin genel olarak toprağın 3,5 metre altında olduğunu ve 160 santimetre içerisinde yürüyüş yollarının olduğu, 50 santimetre genişliğinde koridorlara sahip ve birtakım kısımlarında yürüyüş yollarının çabucak yanında su arklarının bulunduğunu söz edebiliriz&#8221; sözlerini kullandı.<br />
<br />Yapının kesin imal yılına ait net bir bilgi bulunmadığını da aktaran Belder, şunları söyledi:<br />
<br />&#8220;Tarihi yapılarımızın kesin yaşları ve periyotlarıyla alakalı bir şeyleri konuşabilmemiz için bu yapılarla alakalı kitabelerin olması yahut tarihi vakfiyelerde imal yahut tamir yıllarıyla alakalı bilgilere erişmemiz gerekiyor. Lakin bu konularla alakalı tarihi evraklarda bundan bahsedilmediği ve kitabelere de ulaşamadığımız için burada görmüş olduğumuz mimari özelliklere sahip şu sarnıcı tünel ağının kesin üretim yılı ve devri hakkında bir bilgi, bir yıl ortaya koymak yanlış olabilir.&#8221;<br />
<br />Yapının mimari benzerliklerine de değinen Belder, &#8220;Mimari özellikleri sebebiyle benzerlerinin Roma periyodunda çok sık karşımıza çıktığını da tabir edebiliriz. Bilhassa Safranbolu’nun yakın komşusu olan Zonguldak ilinin Çaycuma ilçesinde bulunan bir mağaradan çıkan suyun Roma devrine tarihlendirilen Tios Antik Kenti’ne kadar su çizgisini üzerinde bu stil su sarnıcı tünelleri ve su kemerleri yapısıyla götürüldüğünü biliyoruz. Buradaki su sarnıcı tüneli de mimari olarak çabucak hemen birebir şekilde inşa edilmiş su tüneli yapısıdır. Aslında Anadolu’da görebildiğimiz üzere Avrupa’da ve hatta İspanya’da teğe bir birebirini görebildiğimizi söz edebiliriz&#8221; halinde konuştu.<br />
<br />Belder, sarnıcın fonksiyonelliğini hâlâ sürdürüyor olmasının hayret verici olduğunu vurgulayarak, &#8220;Bu su sarnıcı tünel yapısının aslında beni epey şaşırtan bir özelliği daha var. Birçok noktasında göçmeler olmasına karşın galerilerin ve tünellerin kapalı olmasına karşın hâlâ su hareketinin eğim tarafında aktığını görüyoruz. Ortadan geçen vakte karşın su sınırının hâlâ fonksiyonelliğini yerine getiriyor olması hakikaten hayret verici bir şey&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Tokat’ta 8 asırlık camide yangın çıktı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/tokatta-8-asirlik-camide-yangin-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Apr 2025 13:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Cami]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=226746</guid>

					<description><![CDATA[Tokat’ta 8 asırlık tarihi mescitte çıkan yangın, itfaiyenin süratli müdahalesiyle büyümeden söndürüldü. Tokat’ta Ali Paşa Camisi’nin doğusunda yer alan ve Vezir Ahmet Paşa Mescidi ya da Ebu Şems Hanegahı Cami olarak bilinen tarihi yapıda yangın paniği ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tokat’ta 8 asırlık tarihi mescitte çıkan yangın, itfaiyenin süratli müdahalesiyle büyümeden söndürüldü.<br />
<br />Tokat’ta Ali Paşa Camisi’nin doğusunda yer alan ve Vezir Ahmet Paşa Mescidi ya da Ebu Şems Hanegahı Cami olarak bilinen tarihi yapıda yangın paniği yaşandı.<br />
<br />Tarihi caminin imam odasında aspiratör kısmında şimdi belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Tarihi yapının içinden yükselen dumanları fark eden vatandaşlar, durumu süratlice itfaiye takımlarına bildirdi. Olay yerine kısa müddette ulaşan itfaiye takımları, yangını büyümeden denetim altına alarak söndürdü. Yangının yalnızca aspiratörle hudutlu kalması ve ana yapıya sıçramaması büyük bir faciayı önledi. Yetkililer yangınla ilgili inceleme başlattı.<br />
<br />Tarihi cami, II. İzeddin Keykavus’un oğlu Sultan Mesud devrinde, Hüseyin oğlu Ebu Şems tarafından 1288 yılında hanegah olarak inşa edilmişti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Tarihi Süleymaniye Mahallesi Gümüşhane’nin gastronomi zenginliğine ev sahipliği yapıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/tarihi-suleymaniye-mahallesi-gumushanenin-gastronomi-zenginligine-ev-sahipligi-yapiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Apr 2025 09:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[lezzet]]></category>
		<category><![CDATA[Süleymaniye Mahallesi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[yöresel]]></category>
		<category><![CDATA[Zengin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=225636</guid>

					<description><![CDATA[Gümüşhane’nin tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Süleymaniye Mahallesi kentin gastronomi zenginliğine konut sahipliği yapıyor. Gümüşhane’de Turizm Haftası kutlamaları kapsamında kentin tarihi ve doğal hoşluklarının yanında yöresel eserleri ve ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane’nin tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Süleymaniye Mahallesi kentin gastronomi zenginliğine mesken sahipliği yapıyor.<br />
<br />Gümüşhane’de Turizm Haftası kutlamaları kapsamında kentin tarihi ve doğal hoşluklarının yanında yöresel eserleri ve varlıklı mutfağının da turizme kazandırılması için çalışmalar sürüyor. Tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde restore edilerek kullanıma sunulan Zeki Kadirbeyoğlu Konağı tarihi altyapısının yanı sıra Gümüşhane’nin güçlü mutfağının tanıtımına da konut sahipliği yapıyor. Gümüşhane’ye ilişkin 29 lezzetin sergilendiği ve iştirakçilerin beğenisine sunulan yöresel eserler ise kentin gastronomi zenginliğini gözler önüne seriyor. Tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde tarihle yöresel lezzetleri harmanlanmasıyla kentin gastronomi tarihi de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.<br />
<br />Yapılan sunumlarla ilgili konuşan Kültür ve Turizm Vilayet Müdürü Nihal Sürmeli, &#8220;Bu aktifliği gerçekleştirmekteki temel maksadımız vilayetimizin kültürel ve gastronomi zenginliğini tanıtmak, yöresel lezzetlerimizi daha geniş kitlelere ulaştırmak ve vilayetimizin turizm potansiyeline katkı sağlamaktır. Gümüşhane’nin essiz mutfağını, tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerini adeta vakitte bir seyahate çıkaran ve yalnızca Gümüşhane’nin değil, tıpkı vakitte Doğu Karadeniz Bölgesi’nin de gizli hazinelerinden biri olan Süleymaniye Mahallesinin bu olağan üstü atmosferi ile sunmak istedik. Bu sunumlarımızı bilhassa vilayetimizin mutfak kültürü içinde kıymetli bir yere sahip olan Gümüşhane’nin Dölek köyünde yüzlerce yeldir bayanların topraktan yaptığı ve yörede &#8220;Gudu&#8221; olarak isimlendirilen ve tıpkı vakitte coğrafik işaretli eserimiz olan Dölek Güveçlerimizin içinde yaptık. Bu güveçlerimiz yapıldığı yerle birebir ismi taşıyan köyümüzde bunu meslek edinmiş bayanlarımız tarafından 5-6 farklı noktadan toplanan topraklardan doğal olarak el emeği ile yapılıp, odun ateşiyle fırınlanır daha sonrada içinde süt pişirilerek yöresel tabiriyle zillenme süreci yapılarak kullanıma sunulmaktadır. Sağlıklı olması ve içerisinde pişirilen yemeğe farklı bir lezzet katması ile ön plana çıkan Dölek Güveçleri’miz bilhassa et, zerzevat ve baharatların harmanlanmasıyla klâsik bir lezzete öncülük etmektedir. Bundan ötürü hem yöre halkı hem de ziyaretçiler için vazgeçilmez bir lezzet olmaktadır. Bunun yanında Gendime çorbası, Siron, Karalahana, pestil, köme üzere yöresel yemek ve tatlar da damaklarda iz bırakıyor. Tarihi atmosferde yöresel lezzetlerle tanışmak isteyenler için Süleymaniye Mahallesi, Gümüşhane’nin gözbebeği olmaya aday. Herkesi bu eşsiz tatları keşfetmeye, Gümüşhane’ye ve Süleymaniye’nin tarih ve lezzet dolu sokaklarında unutulmaz bir seyahate çıkmaya davet ediyoruz&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde restorasyon çıkmazı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/tarihi-suleymaniye-mahallesinde-restorasyon-cikmazi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2025 09:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[ahşap]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[Sit Alanı]]></category>
		<category><![CDATA[Süleymaniye Mahallesi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=222245</guid>

					<description><![CDATA[Gümüşhane Sit alanı ilan edilen tarihi Süleymaniye Mahallesi’nin sakinleri meskenlerini restore edebilmek ve mahallerinin eski günlerindeki canlılığına kavuşturabilmek için yetkililerden tahlil bekliyor. Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan ve yüzyıllar ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane Sit alanı ilan edilen tarihi Süleymaniye Mahallesi’nin sakinleri konutlarını restore edebilmek ve mahallerinin eski günlerindeki canlılığına kavuşturabilmek için yetkililerden tahlil bekliyor.<br />
<br />Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan ve yüzyıllar boyunca Türk, Ermeni ve Rumlar’ın bir ortada yaşaması nedeniyle ’Hoşgörü merkezi’ olarak nitelendirilen tarihi Süleymaniye Mahallesi Etraf Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 08.04.2019 tarihli ve 82935 sayılı oluru ile &#8220;Doğal Sit- Sürdürülebilir Müdafaa ve Denetimli Kullanım Alanı&#8221; olarak tescillendi. 600 yılı aşkın müddettir farklı milletlere mesken sahipliği yapan mahalle tarihi dokusuyla yalnızca Gümüşhane için değil tüm Türkiye için değerli bir miras olarak nitelendiriliyor.<br />
<br />Tarihi kiliseleri, mescitleri, hamamları ve öbür tarihi yapıları bünyesinde barındıran mahallenin tarihi dokusunun korunması ve sürdürülebilir hale gelmesi için birçok proje hazırlanmasına karşın bu projelerin birçoğu hayata geçirilemedi. Müdafaa altına alınan kilise ve hamamların birçoklarında rastgele bir etraf düzenlemesi yapılmazken, yüzyıllardır atalarından miras kalan topraklarda ömürlerini sürdürmeye çalışan mahalle sakinleri ise tarihi mirasın atıl duruma geldiğini söylüyor.<br />
<br />Mahalle sakinlerinin içerisinde yaşadıkları konutların ise yaklaşık 150 yıllık tarihi ahşap yapılar olduğunu söyleyen Süleymaniye Mahallesi muhtarı Orhan Eryılmaz, bölgenin sit alanı olması nedeniyle onarım yapamadıklarını ve bu yapıların yıllar içerisinde yıkılmaya başladığının altını çizdi. Vatandaşların devletten rastgele bir yardım beklemeden tarihi mahallenin tarihi dokusunu koruyarak hayat alanlarını restore etmek istediklerini söyleyen muhtar Eryılmaz, yetkililerden sit alanı şartlarının tekrar gözden geçirilerek tahlil bulması gerektiğini söyledi.</p>
<p>&#8220;Ahşap binalar çökmeye başladı&#8221;<br />
<br />Mahalle sakinlerinin yüzde 90’a yakın bir kesitinin tarihi ahşap binalarda yaşadığını ve bölgenin Sit alanı ilan edilmesinin akabinde hiçbir tamir yapamadıklarını söyleyen Süleymaniye Mahallesi Muhtarı Orhan Eryılmaz, &#8220;Süleymaniye Mahallesi yaklaşık 600 yıldır 3 kavmin bir ortada yaşadığı bir yer. Bu hayat süreçleri içerisinde Rumlar ve Türkler bir ortada yaşadığını, karşıdaki bölgede de Ermenilerin yaşadığı bir mahalleydi. Zati baktığınız vakit mescitlerle kiliseler yan yana, hamamlar var. 1. Dünya Savaşı’ndan sonra buradan göçler başladı, mübadele yılları ve sonrasında Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte buradan şimdiki kent merkezine göçler başladı. Ortadan geçen 100 yılı aşkın müddette buradaki ahşap binalar göçmeye başladı. Ahşap yapının betonarme bina kadar ömrü olmaz. Burada ferdî bazda değil de devletimizin yetkili kurumları bazında buraya yatırım maksatlı hiçbir şey olmadı. Bizler memleketimiz ismine, devletimiz ve milletimiz ismine bu mahalleye bir şeyler yaptırmak istiyoruz. Bundan 10-15 yıl evvel yetkililer gelip hamamlar, kiliseler üzere yapıların içini boşalttılar onarım yapmak için mahalle sakinleri olarak sevindik ancak ortadan 10 yıl geçti ancak hala bir şey yok. Üstte bir okulumuz vardı orayı yapmaya çalıştılar 2024 yılında faaliyete girecek dediler daha sonra tasarruf önlemleri ortaya çıkınca yarım kaldı. Benim konuşmadığım kimse kalmadı, mahalle ortasındaki yürüyüş yolları, sokaklar büsbütün taştı biz bunları projelendirdik yapılacaktı fakat bu vakte kadar kimse yapmadı. Yapılamamasının sebebi de burasının Sit alanı olması, hiçbir yere kazma vuramıyorsun&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Süleymaniye Mahallesi’nin bu durumunu kentimize yakıştıramıyorum&#8221;<br />
<br />Sit alanı kriterlerinin gevşetilerek vatandaşlara kolaylık sağlanması gerektiğinin altını çizen muhtar Eryılmaz, &#8220;Sit alanlarının kademeleri var, benim 150-200 yıllık ahşap meskenim yıkılıyor, bunu ne kadar onarırsan onar bir sene bir tarafı öteki sene diğer tarafı çöküyor. Yalnızca benim değil şu anda faaliyette olan konutların yüzde 90’ı bu türlü. Vatandaş meskenine mevcut halini koruyarak bir şey yapmaya kalksa ’Hayır yapamazsın’ diyorlar. Buralarda onarım yapılabilseydi burası bu türlü olmazdı. Süleymaniye Mahallesi unutuldu, şayet benim mahallem köy statüsünde olsaydı ben burayı kent yapardım. Onarıma müsaade verilsin de herkes istediğini yapsın demiyoruz, aslına uygun yapılsın buranın tarihi dokusunun bozulmasını kimse istemiyor. Vatandaşımız devletten de bir şey istemiyor devlet müsaade versin biz kendimiz yaparız. Kâfi ki devlet bize müsaade etsin. Bu sebeplerden ötürü burada kimse durmuyor o şahıslar burada dursa buranın tadı bir öbür olurdu. Mahallemiz atıl durumda bunu da kentimize yakıştıramıyorum. Burada yaşayan insanlarımız 150-200 yıllık ahşap binanın altında ne kadar duracak ve can güvenliğini sağlayacak. Sit alanı kriterleri gevşetilirse, bir tahlil sağlanırsa hem burada yaşayan beşerler için hem de mahallemizin tarihi hoşluklarını eski formuna kavuşur. Yetkililerin buna bir el atması lazım. Bunun için biz aslında elimizden gelen bütün yardımı yapmaya hazırız&#8221; diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Samsun’da Ticaret Merkezi Projesi’nde sona gelindi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/samsunda-ticaret-merkezi-projesinde-sona-gelindi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Mar 2025 17:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=222156</guid>

					<description><![CDATA[Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) tarafından inşa edilen Belediye Ticaret Merkezi Projesi’nde yürütülen çalışmalarda sona yaklaşıldı. SBB, Belediye Ticaret Merkezi Projesi ile Saathane Meydanı’na yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyor. Kullanım ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) tarafından inşa edilen Belediye Ticaret Merkezi Projesi’nde yürütülen çalışmalarda sona yaklaşıldı.<br />
<br />SBB, Belediye Ticaret Merkezi Projesi ile Saathane Meydanı’na yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyor. Kullanım ömrünü tamamladığı için yıkılan 5 katlı belediye hizmet binasının yerine inşa edilen projede çalışmalar tamamlanmak üzere. Projeyi yerinde inceleyen Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, tarihi dokuya uygun olarak kente hizmet verecek bir merkezin hayata geçirileceğini vurguladı.<br />
<br />Belediye, Ticaret Merkezi Projesi ile bölgenin asırlık dokusunu ve ticari kültürünü müdafaayı ve gelecek nesillere aktarılmasını sağlamayı hedefliyor. Çalışmalar kapsamında arşivler taranarak tarihi çarşının mevcut alanda bulunan bir asır evvel çekilmiş fotoğrafları bulundu. Fotoğraflardan yararlanılarak tarihi dokuya uyumlu, göz kamaştıracak konseptteki proje tasarlanarak inşaat çalışmaları başladı. Tarihi ve turistik bir çarşı olacak 2 katlı 19 mağaza, 5 restoran ve 139 araçlık otoparktan oluşurken projenin yakın vakitte tamamlanarak hizmete girmesi planlanıyor.</p>
<p>&#8220;Saathane Meydanı’na yeni bir ahenk katacak&#8221;<br />
<br />Proje hakkında bilgi veren Lider Halit Doğan, &#8220;Samsun’umuz tarihi, coğrafyası ve pahaları ile çok varlıklı bir kent. Biz de mümkün olduğunca bu zenginlikleri yansıtacak çalışmaları önceliyoruz. Belediye Ticaret Merkezi projesi ile de o alanda evvelce var olan tarihi çarşıyı tekrar gün yüzüne çıkarıyoruz. İnsanımızın anılarında değerli bir yere sahip Saathane Meydanı’na bu tarihi dokunuş ile de orijinal bir ahenk katacağız. Proje inşaatımız süratle devam ediyor. İnşallah yakın vakitte tamamlayarak hizmete açmayı planlıyoruz&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Trabzon’un 4 bin yıllık tarihi geçmişi gün yüzüne çıkıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/trabzonun-4-bin-yillik-tarihi-gecmisi-gun-yuzune-cikiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Mar 2025 09:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Arkeolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Beraber]]></category>
		<category><![CDATA[kazı]]></category>
		<category><![CDATA[Restorasyon]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=220251</guid>

					<description><![CDATA[Trabzon’un Pazarkapı mahallesi Bayanlar Hali yanındaki tarihi sur duvarlarının onarım çalışmaları sürüyor. Onarım çalışmalarını inceleyen Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, yapılan hafriyat çalışmalarında arkeolojik pahası ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’un Pazarkapı mahallesi Bayanlar Hali yanındaki tarihi sur duvarlarının onarım çalışmaları sürüyor.<br />
<br />Restorasyon çalışmalarını inceleyen Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, yapılan hafriyat çalışmalarında arkeolojik kıymeti çok değerli kalıntı ve buluntulara rastladıklarını söyledi. İncelemeler sonrası onarımı yürüten gruptan bilgi alan Lider Ahmet Metin Genç, &#8220;Trabzon’umuz bir tarih kenti. Bunu her vakit büyük bir gururla tabir ediyoruz. 4 bin yıllık kadim medeniyetlerin gelip geçtiği tarihi bir kentimizden şu anda sur duvarlarımızın mücavirindeyiz. Tarihin bize bıraktığı bu emanet yapıtları gün yüzüne çıkarmak ve geleceğimize bir miras sorumluluğuyla bırakmak için işe koyulduk ve bir onarım çalışması başlattık. Büsbütün bilimsel datalarla hocalarımızla bir arada hazırlanan onarım projeleriyle birlikte şu anda hem Üst hisarımız hem orta hisarımız hem de aşağı hisarımızda onarım çalışması yaptırıyoruz. Bu çalışmayı çok değerli buluyoruz. Zira birinci yüzyıldan itibaren yani birinci Roma devri akabinde Bizans periyodu akabinde Komnenos devri akabinde Osmanlı devrine ilişkin eserler var fakat birinci yüz yıla ilişkin de yaptığımız hafriyat çalışmalarında arkeolojik pahası çok çok değerli kalıntı ve buluntulara rastladık. Sütunlar çıktı, burada tarihi bir limanımız var. Bütün bunları ortaya çıkıp hem kentin kültür mirasına katmak istiyoruz. Hem de geleceğe de bir miras sorumluluğuyla bir arada bırakmak istiyoruz. Fen işleriyle yaptığımız projemizi alanlarında çok değerli uzman hocalarımla adeta ince bir işçilikle birlikte inşallah bu çalışmayı sürdüreceğiz. Bitiminde de hem onarım çalışmamız tamamlandığında tarihi eserler ortaya çıkacak. Hem de hafriyatlar sonucunda çok çok önemli arkeolojik bedeli olan kalıntı ve buluntulara rastladık. Bu yapıtları bir arkeolojik parkta açık bir alanda bir parkla arkeo parkla birlikte kentimizin tarih ve kültür hazinesine kazandıracağız diye düşünüyorum&#8221; dedi.<br />
<br />&#8220;Otopark olarak kullanılan alanda aslında kısmi hafriyat çalışması yaptık ve orada birinci yüz yıla ilişkin sütunlar bulduk&#8221; diyen Genç &#8220;Arkeolojik bedeli çok değerli. Bu projemizin içerisine bir taraftan şu an bulunduğumuz surların onarımını yaparken başka taraftan da otoparkın bulunduğu alandaki hafriyat işini projemizin içine dahil ettik. İnşallah o kazılardan sonra çıkacak olan kalıntı ve buluntularla birlikte orada orada hoş bir arkeolojik parkı kentimize kazandırmak istiyoruz&#8221; tabirlerini kullandı.<br />
<br />Öte yandan 5 teknik işçi, 4 emekçi ve 1 stajyer olmak üzere 10 kişilik takımın vazife aldığı projenin 1 yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor. Onarım çalışmasıyla birlikte tarihi surların estetik kıymeti korunarak bölgenin turistik cazibesinin artırılması hedefleniyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin ilk Dijital Maden Müzesi Gümüşhane’de açıldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/turkiyenin-ilk-dijital-maden-muzesi-gumushanede-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Mar 2025 09:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüşhane]]></category>
		<category><![CDATA[Maden]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Yöre]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=219680</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de ismini pahalı bir madenden alan tek vilayet olan Gümüşhane’de ziyaretçilerine kentin varlıklı yer altı kaynaklarını ve madencilik tarihini teknolojik sunumlarla keşfetme imkânı sunan Türkiye’nin birinci ve tek Dijital Maden Müzesi açıldı. Gümüşhane ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de ismini bedelli bir madenden alan tek vilayet olan Gümüşhane’de ziyaretçilerine kentin güçlü yer altı kaynaklarını ve madencilik tarihini teknolojik sunumlarla keşfetme imkânı sunan Türkiye’nin birinci ve tek Dijital Maden Müzesi açıldı.<br />
<br />Gümüşhane Üniversitesi tarafından &#8220;Gümüşün diyarı Gümüşhane madenlerine yolculuk&#8221; sloganıyla oluşturulan Türkiye’nin birinci ve tek Dijital Maden Müzesi Dr. Mustafa Çalık Kongre ve Kültür Merkezi’nin 2. katında 17 kısımdan oluşan konseptiyle ziyaretçilerini bekliyor. Dijital Maden Müzesi Gümüşhane’nin güçlü yer altı kaynaklarını ve madencilik tarihini teknolojik sunumlarla keşfetme imkânı sunuyor.<br />
<br />Adını bedelli bir madenden alan tek vilayet olan ve toplam ihracatının yüzde 97’sini madenlerden elde eden kentte oluşturulan müzede Osmanlı periyodundan bugüne kentte madenciliğin tarihi, seyyahların gözünden Gümüşhane ve madenciliği ile ilgili bilgilere yer verilirken madenlere dayalı el sanatı eserleri, maden ve mineral örnekleri sergileniyor.<br />
<br />Müze ayrıyeten ziyaretçilerine hatıra sikke basımı ve eski madencilerle dijital olarak fotoğraf çekebilme imkânı da sunuyor.</p>
<p>&#8220;Osmanlı sarayının sikkeleri Gümüşhane’de basılıyordu&#8221;<br />
<br />Gümüşhane’nin birinci çağdan bugüne madenciliğin ağır olarak yapıldığı bir kent olduğunun altını çizen Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, &#8220;Gümüşhane Üniversitesi 12 Kasım 2021 tarihinde Yüksek Öğretim Kurulu tarafından Madencilik alanında İhtisas Üniversitesi ilan edildi. Üniversitemiz Türkiye’de bu alandaki tek İhtisas Üniversitesi. Vilayetimizin ismi bir madenden kaynaklanıyor. Geçmişte de birinci çağlardan itibaren Gümüşhane yöresi, madenciliğin ağır olarak yapıldığı bir yöre. Geçmişte Osmanlı Devleti periyodunda bir devir sarayın gümüş sikkelerinin biz Gümüşhane’de basıldığını biliyoruz. Onun dışında Trabzon’la Erzincan ortasındaki bölgeyi kapsayan Osmanlı Devleti devrinde maden eminliğinin merkezi de tekrar Gümüşhane. Hali hazırda da gerek istihdamda gerek toplam ihracatta madenciliğin çok kıymetli hissesi var. Toplam vilayet ihracatının yüzde 97’si yaklaşık olarak maden ve maden eserlerine dayanıyor. Biz İhtisas Üniversitesi olduktan sonra yörede madenciliğin geçmişini, tarihini, bugünkü durumunu ve gelecekte hem yöre iktisadına hem de ülke iktisadına olabilecek katkılarını nasıl artırabileceğini planlamaya çalıştık&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Dijital Maden Müzesi Türkiye’de birinci olma özelliği taşıyor&#8221;<br />
<br />Dijital Maden Müzesi’nin özelliklerinden bahseden Rektör Prof. Dr. Zeybek, &#8220;Ülkemizde kuşkusuz her vilayette dijital müzeler var lakin Dijital Maden Müzesi birinci Türkiye’de Gümüşhane’de açılmış oldu. Müzemiz farklı 17 kısımdan oluşuyor. Girişte geçmiş periyotlarda tarihi kayıtlara nazaran Gümüşhane yöresinde madenciliğin yapıldığına dair evrakları, haritaları Osmanlıca sergilemeye çalıştık. Daha sonra en önemli mineraller, madenler, Türkiye’de madenciliğin tarihi, günümüzdeki durumu, dünyada madenciliğin durumu, kayar ekranlar halinde ziyaretçilerin hizmetine sunulmuş durumda. Bunun dışında yörede hudutlu da olsa el sanatları, maden eserlerine bilhassa gümüşe dayalı eserler üretiliyor. Onlardan bir stant alanımız var. Onun dışında eski maden kıyafetleriyle ilgili bir stant kısmımız var. Yeniden seyyahların gözüyle Gümüşhane yöresindeki madencilikle ilgili bir kısmımız var müzemiz içerisinde. Ayrıyeten ziyaretçilere hatıra olması açısından eski bir madenci profiliyle fotoğraf çekim sahnemiz var. Gümüş, maden, hatıra, sikke basım alanımız var. Yeniden bir galeride maden nasıl çıkarılıyor onu anlatan bir görüntü kaydımız var. Seslendirmelerimiz var. Maden Şehitlerimizle ilgili bir kısım var&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Ziyaretçiler birinci çağdan bugüne madencilikle ilgili bir seyahate çıkacak&#8221;<br />
<br />Projenin hem Gümüşhane’de hem de ülkede madenciliğe katkı sağlamasını amaçladıklarını söyleyen Rektör Prof. Dr. Zeybek &#8220;Müzeyi ziyaret edenler bilhassa öğrenciler ilkokuldan üniversite çağındaki öğrencilere kadar ve meraklıları hem dünyada hem Gümüşhane’miz de madencilikle ilgili birinci çağlardan bugüne adeta bir seyahate çıkıp değerli deneyimler yaşama fırsatı bulacaklar&#8221; tabirlerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Paha biçilemeyen el yazması eserlere müzayedede yoğun ilgi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/paha-bicilemeyen-el-yazmasi-eserlere-muzayedede-yogun-ilgi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jan 2025 09:52:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[eserler]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[müzayede]]></category>
		<category><![CDATA[Müzayedeye]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=213816</guid>

					<description><![CDATA[Samsun’da ikamet eden iş adamı Ataullah Arvas’ın 50 yıldır büyük bir itinayla topladığı ve yüzde 90’ı "tek olma" özelliği taşıyan el yazması tarihi kitapları müzayedeye sunuldu. Anadolu’dan toplanan değer biçilemeyen akademik eserler, tarihi ve kültürel ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun’da ikamet eden iş adamı Ataullah Arvas’ın 50 yıldır büyük bir ihtimamla topladığı ve yüzde 90’ı &#8220;tek olma&#8221; özelliği taşıyan el yazması tarihi kitapları müzayedeye sunuldu. Anadolu’dan toplanan değer biçilemeyen akademik eserler, tarihi ve kültürel kıymetleriyle büyük bir ilgi gördü.<br />
<br />83 yaşındaki Ataullah Arvas, koleksiyonunda yer alan az el yazmalarını bir internet müzayede platformunda satışa çıkardı. Yüzyıllar öncesine ilişkin olan ve birçok tek nüsha olan bu kitaplar, kültürel miras açısından büyük ehemmiyet taşıyor. Arvas’ın yıllarca süren çabaları ile, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde kaybolmaya yüz tutmuş tarihi yapıtların korunmasına katkı sağladı. Kitaplar, müzayede ile hem koleksiyonculara hem de tarih meraklıları ile buluşuyor.   İnternette, “https://www.bankcostaauction.com/muzayede/28665/el-yazmasi-tarihi-kitaplar-muzayedesi” linkindeki müzayedeye, siteye üye olarak katılabilecek meraklılar, Cuma akşamı 21 de kapanacak online müzayede için pey verilebiliyor. 31 Ocak saat 21.00’e kadar devam edecek müzayede, 21.00’den sonra ise canlı gerçekleştirilip bütün eserler tek tek yeni sahiplerinin olacak.  Eserler on-line olarak son anda en yüksek peyi veren iştirakçiye satılacak.</p>
<p>&#8220;Bunları şu anda bulmanın imkanı yoktur&#8221;<br />
<br />Eserler hakkında bilgi veren Ataullah Arvas, &#8220;Uzun yıllar içinde topladığımız yapıtları, müzayedeye çıkarma kararı verdik; Bankcosta Auction Müzayede Evi’nde satışa sunduk. Çok güç bir ortaya getirilmiş yapıtlardır. 250 adet el yazma var, 450 adet de matbu eski kitap var. El yazmalarının hepsini kültür varlıklarına kaydettirdik. Her biri yurt içinde alım satımı özgür olan yapıtlardır. Elimizdeki 740 kitabın 350’sini müzayedeye çıkardık. Bu müzayede elimizdeki tüm yapıtları kapsamıyor. İleride daha ayrıntılı bir halde müzayedeye çıkarmayı düşünüyoruz” dedi.</p>
<p>“Koleksiyonerler için büyük bir fırsat”<br />
<br />Kitapların müzayedede büyük ilgi gördüğünü belirten Arvas, “El yazması kitapların hepsi çok değerli. Müstesna eserler bunlar. Bunları şu anda öbür bir kaynakta, sahafta bulmanın imkanı yok. Ciltleri bile Osmanlı, Selçuklu periyodunun sanatkarlarına ilişkin orjinal ciltleridir. Koleksiyonerler için büyük bir fırsat sunuyoruz” diye konuştu.</p>
<p>“https://www.bankcostaauction.com/muzayede/28665/el-yazmasi-tarihi-kitaplar-muzayedesi” linkindeki müzayedeye katılarak pey verilebiliyor. 31 Ocak saat 21.00’e kadar devam edecek müzayede, 21.00’den sonra ise canlı yapılacak. Eserler on-line olarak pey verilip alınabilecek.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>2 büyük sel felaketinde zarar görmüştü: 126 yıllık tarihi köprü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/2-buyuk-sel-felaketinde-zarar-gormustu-126-yillik-tarihi-kopru-yok-olma-tehlikesiyle-karsi-karsiya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jan 2025 13:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[Köprünün]]></category>
		<category><![CDATA[sel]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=213575</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu’nun Küre ilçesinde, 2021 yılında yaşanan sel felaketinde ziyan gören 126 yıllık tarihi İstiklal Yolu Köprüsü, onarılmayı bekliyor. Ayrıyeten, Kastamonu’yu 5 ilçeye bağlayan kara yolu üzerinde bulunan Küre İkiçay Köprüsü de tehlike saçıyor ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’nun Küre ilçesinde, 2021 yılında yaşanan sel felaketinde ziyan gören 126 yıllık tarihi İstiklal Yolu Köprüsü, onarılmayı bekliyor. Ayrıyeten, Kastamonu’yu 5 ilçeye bağlayan kara yolu üzerinde bulunan Küre İkiçay Köprüsü de tehlike saçıyor.<br />
<br />Küre ilçesi Ersizlerdere mevkiinde bulunan ve Kurtuluş Savaşı yıllarında cephanelerin Ankara’ya taşındığı İstiklal Yolu üzerinde yer alan 126 yıllık tarihi köprü, sel felaketlerinde büyük hasar gördü. 1899 yılında inşa edilen ve Karayolları 15. Bölge Müdürlüğü’nce 2016 yılında restore edilen köprü, 11 Ağustos 2021’de yaşanan selde kısmen yıkıldı. 27 Haziran 2022’deki sel felaketinde de köprünün yalnızca kemerleri ayakta kaldı. Yok olma riskiyle karşı karşıya kalan köprü restore edilmeyi bekliyor. Ayrıyeten tarihi köprünün çabucak yanında yer alan ve Küre ile İnebolu, Abana, Bozkurt, Doğanyurt ve Çatalzeytin ilçeleri ortasındaki ulaşımı sağlayan köprünün de selden ziyan gördüğü belirtildi. Araç geçişine açık olan köprünün ayaklarında oluşan aşınmaların tehlike arz ettiği kaydedildi. Bölgede yaşayan vatandaşlar ilgili ünitelerin bir an evvel harekete geçmesini istiyor. Tarihi köprünün kültürel miras açısından büyük bir kıymete sahip olduğunu belirterek tekrar restore edilmesini talep ediyor. Vatandaşlar, hem tarihi köprünün hem de ulaşımı sağlayan köprünün onarılmasını istediklerini lisana getirdi.</p>
<p>&#8220;Ana köprümüz selde ziyan gördü, yine inşa edilmesi gerekiyor&#8221;<br />
<br />Ersizlerdere Kalkınma Eğitim ve Eko Turizm Derneği Başkanı Mustafa Çağır, her gün onlarca aracın geçtiği köprüde tamirat yapılması gerektiğini vurguladı. Çağır, &#8220;D-165 kara yolu üzerinde bulunan ana köprümüz selde ziyan gördü. Bu köprünün yine ayağa kaldırılması, yine inşa edilmesi gerekiyor. Devlet yetkililerimizin bu mevzuda önlem alacaklarını ve burada rastgele bir formda vatandaşımızın ziyan görmemesi ismine gerekli adımların atılacağını düşünüyoruz. Bu husus hakkında yetkililere sesleniyoruz, inşallah sesimizi duyacaklardır&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Tarihi köprümüz ayağa kaldırılırsa tarihi bir değerimize de sahip çıkmış oluruz&#8221;<br />
<br />Tarihi Küre İkiçay Köprüsü’nün 126 yıl evvel inşa edildiğini belirten Çağır, &#8220;Tarihi İkiçay Köprümüz 1899 yılında devrin Valisi Abdurrahman Paşa tarafından yaptırılmıştır. Köprü, 1982 yılına kadar hizmet vermiştir. Bu tarihten sonra bölgede yapılan yeni yol çalışmalarıyla birlikte yeni bir köprü yapılmıştır. Ama İkiçay Köprümüz şu anda atıl durumdadır. 2015 yılında Kastamonu Karayolları 15. Bölge Müdürlüğü tarafından köprü restore edilmiş ve hizmete kazandırılmıştır. Lakin 2021 yılında yaşanan sel sonrasında köprümüz ziyan görmüş, yıkılmıştır. İsteğimiz, tarihi köprümüzün tekrar ayağa kaldırılmasıdır. Köprünün İstiklal Yolu üzerindeki eski ihtişamına yine kavuşturulması en büyük dileğimizdir. Yetkililerden, bu mevzuda sorumluluğu olan herkesten köprünün onarılmasını ve sahip çıkılmasını istiyoruz. Tarihi köprümüz ayağa kaldırılırsa, tarihi bir değerimize de sahip çıkmış oluruz. Tarihi köprümüzü restore ederek ayrıyeten gelecek jenerasyonlara de aktarmış oluruz. Köprünün ehemmiyetine yakışır bir formda gerekli tanıtım ve turizm faaliyetlerini bu köprü üzerinden gerçekleştirebiliriz. İstiklal Yolu yürüyüşlerimizi de bu köprü üzerinden sürdürmek isteriz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;İnsan tehlikeye giriyor bu köprüden geçerken, daha sağlam bir formda yapılabilir”<br />
<br />İnebolu’da yaşayan Yunus Kıyoğlu ise, &#8220;Biz her gün bu yolu kullanıyoruz. Şu anda köprünün ayakları pek sağlam değil. Sel sonrası köprünün ayakları hasar gördü. Ondan sonra da tam olarak bakımları yapılmadı. Köprünün sağlamlaştırılmasını istiyoruz. Bu köprüyü birçok ilçe kullanıyor. Daima köprüden araçlar geçiyor. Ağır tonajlı tırlar da bu köprüyü kullanıyor. İnsan tehlikeye giriyor bu köprüden geçerken. Daha hoş, daha sağlam bir halde köprü yapılabilir. Zira burası daima sel gelebilecek bir yer. Bu yüzden daha sağlam bir köprü inşa edilebilir. Şu anda köprünün durumu sorunlu. O yüzden bizler bu köprünün yapılmasını istiyoruz. Yetkililerden sesimizi duymalarını rica ediyoruz&#8221; sözlerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Çeşmi Cihan Amasra ilginç uyarı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/cesmi-cihan-amasra-ilginc-uyari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Dec 2024 13:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=209354</guid>

					<description><![CDATA[Muteşem tabiatı, tarihi ve denizi ile turizmde son periyotların yükselen yıldızı Bartın’ın Amasra ilçesinde, ziyaretçiler banka monte edilen enteresan tabela ile uyarıldı. Fatih Sultan Mehmed Han’ın Çeşm-i Cihan (dünyanın göz bebeği) olarak nitelendirdiği ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Muteşem tabiatı, tarihi ve denizi ile turizmde son periyotların yükselen yıldızı Bartın’ın Amasra ilçesinde, ziyaretçiler  banka monte edilen enteresan tabela ile uyarıldı.<br />
<br />Fatih Sultan Mehmed Han’ın Çeşm-i Cihan (dünyanın göz bebeği) olarak nitelendirdiği Amasra ilçesi son yıllarda artan ziyaretçi sayısı ile Karadeniz’in ve Türkiye’nin en kıymetli turizm merkezleri ortasına girdi. Yılda milyonlarca turisti ağırlayan Amasra’da tarihi kale ve duvarların korunması için tabela ile ziyaretçiler uyarılıyor. En hoş görünümün bulunduğu Ağlayan Ağaç mevkisinde bir bankın ardına monte edilen tabelada ise &#8220;Lütfen, kale surlarından taş söküp denize atmayalım. Tarihimize sahip çıkalım&#8221; sözleri yer aldı.<br />
<br />Bazı ziyaretçiler ise tarihin korunması gerektiğini belirterek, tabela ikazının kâfi olmadığını savundu. Turistler, tarihin korunması için vatandaşların daha şuurlu hareket edilmesini istedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Kostaki Konağı’nda 7 yıldır süren restorasyon çalışmalarında sona gelindi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kostaki-konaginda-7-yildir-suren-restorasyon-calismalarinda-sona-gelindi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Dec 2024 09:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Konağın]]></category>
		<category><![CDATA[Restorasyon]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[Yılları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=208186</guid>

					<description><![CDATA[Trabzon’un en eski konaklarından olan Kostaki Konağı’nda 7 yıldır süren onarım çalışmalarında sona gelindi. Önümüzdeki yılın birinci aylarında ziyarete açılması planlanan Ortahisar ilçesi Zeytinlik Caddesi’ndeki tarihi Kostaki Konağının onarım ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’un en eski konaklarından olan Kostaki Konağı’nda 7 yıldır süren onarım çalışmalarında sona gelindi.<br />
<br />Önümüzdeki yılın birinci aylarında ziyarete açılması planlanan Ortahisar ilçesi Zeytinlik Caddesi’ndeki tarihi Kostaki Konağının onarım çalışmaları 7 yıldır tamamlanamıyordu. İnşa tarihi 1900’lü yılların başına kadar uzanan Türkiye’nin sayılı sivil mimarlık örnekleri ortasında yer alan konakta 2018 yılında onarım çalışmalarındaki yüklenici firmanın mukaveledeki teknik kaideleri gerçekleştirememesi nedeniyle mukavelesi feshedilmişti. Konağın onarım çalışmaları için 13 Eylül 2022 tarihinde tekrar ihale gerçekleştirilirken, onarımlar çalışmalarının büyük kısmı tamamlandı.<br />
<br />Konağın açılışı önümüzdeki yılın birinci aylarında Kültür ve Turizm Bakanı Nuri Ersoy’un katılımıyla yapılacağı öğrenilirken, AK Parti Trabzon Vilayet Lideri Dr.Sezgin Mumcu Instagram hesabından yaptığı açıklamada, “Şehrimizin değerli yapılarından biri olan Tarihi Kostaki Konağı Müzemizin açılışını yeni yılın birinci aylarında gerçekleştirerek, Trabzonumuz ve hemşehrilerimiz ile buluşturacağız. Konağın tarihi dokusunu koruyarak çalışmalarını tamamlayan Kültür ve Turizm Bakanlığımıza şükranlarımı sunuyorum” sözlerine yer verdi.</p>
<p>Konağın tarihçesi<br />
<br />Kostaki Konağı 1900’lü (1898-1913) yılları başlarında Banker Kostaki Teophylaktos tarafından konut olarak yaptırıldı. Konağın mimarlarının İtalyan olduğu belirlenen yapıda kullanılan bir çok materyalin İtalya’dan getirildiği biliniyor. Kostaki Teophylaktos 1917 yılında iflas edince, bu yapıyla birlikte bütün mal varlığına haciz konulurken, konak Nemlioğlu Ailesi tarafından satın alındı. 15-17 Eylül 1924 tarihinde Trabzon’u birinci ziyaretinde Mustafa Kemal Atatürk eşi Latife Hanım ve beraberindeki heyetle birlikte bu konakta konuk edilmişti.<br />
<br />Trabzon Valisi Ali Galip Bey vaktinde 1927-1932 yıllarında 25 bin TL bedelle kamulaştırılarak, 1927-1931 yılları ortasında Hükümet Konağı, 1931-1937 yılları ortasında müfettişlik binası olarak kullanılan tarihi konağın bodrum kat hariç tüm kat duvarları büsbütün kalem işi ile süslü. 1988-2001 yılları ortasında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca onarımı tamamlanan konak, 22 Nisan 2001 tarihinde Trabzon Müzesi olarak ziyarete açılmıştı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Trabzon’da tarihi surlarda restorasyon çalışmaları başladı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/trabzonda-tarihi-surlarda-restorasyon-calismalari-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Nov 2024 09:52:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=205288</guid>

					<description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesi Pazarkapı mahallesinde bulunan Kadınlar Hali’nin yanındaki sur duvarının restorasyon çalışmalarına başlandı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, şehrin tarihi ve kültürel mirasının korunması ve turizme olan katkısının ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesi Pazarkapı mahallesinde bulunan Kadınlar Hali’nin yanındaki sur duvarının restorasyon çalışmalarına başlandı.<br />
<br />Trabzon Büyükşehir Belediyesi, şehrin tarihi ve kültürel mirasının korunması ve turizme olan katkısının artırılmasına yönelik çalışmalara devam ediyor. Bu kapsamda Pazarkapı Mahallesi’nde yer alan Kadınlar Hali’nin yanındaki sur duvarının restorasyon çalışması başladı. Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı’nca ihale edilen projenin yer teslimi yapıldı. 5 teknik personel, 4 işçi ve 1 stajyer olmak üzere 10 kişilik ekibin görev alacağı proje 1 yıl içerisinde tamamlanacak. Restorasyon çalışmasıyla birlikte tarihi surların estetik değeri korunarak bölgenin turistik cazibesinin artırılması hedefleniyor.<br />
<br />Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, “Şehrimizin tarihi dokusunu ve kültürel mirasını korumak, aynı zamanda turistik cazibesini artırmak için önemli bir adım attık. Sur duvarının restorasyonu için başlattığımız projeyle, şehrimizin tarihi değerlerine sahip çıkıyoruz. Projenin, hem Trabzon’un tarihi mirasını koruma hem de bölgenin turistik çekiciliğini artırma anlamında büyük bir katkı sağlayacağına inanıyorum. Trabzon’umuz tarihi ve kültürel zenginlikleriyle her geçen gün daha fazla yerli ve yabancı turisti ağırlayacak ve bu tür projelerle şehrimizi daha da güzelleştireceğiz” dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Üniversite öğrencileri, Kastamonu’yu gezerek tanıma imkanı buldu</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/universite-ogrencileri-kastamonuyu-gezerek-tanima-imkani-buldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Nov 2024 21:52:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=201287</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu Üniversitesi öğrencileri Kastamonu’nun tarihi mekanlarını gezdi. Kastamonu Üniversitesi ortak seçmeli dersler grubundan “Şehir Kültürü” dersinin bir parçası olarak “Şehrimizi Tanıyalım” etkinliği gerçekleştirdi. Öğrenciler, Kastamonu’nun ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu Üniversitesi öğrencileri Kastamonu’nun tarihi mekanlarını gezdi.<br />
<br />Kastamonu Üniversitesi ortak seçmeli dersler grubundan “Şehir Kültürü” dersinin bir parçası olarak “Şehrimizi Tanıyalım” etkinliği gerçekleştirdi. Öğrenciler, Kastamonu’nun tarihi ve kültürel zenginliklerini yerinde keşfetme fırsatı buldu. Gezi, Kemaleddin İsmail Bey tarafından yaptırılan İsmail Bey Külliyesi ve çevresindeki önemli yapılar hakkında verilen bilgilerle başladı. Öğrenciler, tarihi Türk evleri ve konaklarından biri olan Toprakçılar Konağı’na geçerek konağın tarihçesi ve mimari özelliklerini öğrendi. Etkinliğin devamında Müfessir Alaeddin ve Aşıklı Sultan Türbeleri ziyaret edilerek, bu alanların tarihi ve kültürel önemi anlatıldı.<br />
<br />Akif Bey Konağı’nda verilen çay molasında, öğrenciler Kastamonu’nun ünlü susamsız simidini tatma fırsatı buldu. Daha sıonra Anadolu Selçuklu eserlerinden Honsalar Camii, Ballık Konağı Bediüzzaman Evi, Araba Pazarı Hamamı ve Osmanlı Sarayı’nı içeren bir tur yapıldı. Etkinlikte Yakup Ağa Halimi Çelebi Camii’nin tarihi ve çevresi tanıtıldı.<br />
<br />Çekme helva yapımını izleme fırsatı da bulan öğrenciler, kenteki diğer türbe ve camileri de ziyaret etti. Etkinliğin son bölümünde, kentteki konak ve hanları tanıma fırsatı buldu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Osmanlı kasabasında sonbahar güzelliği yaşanıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/osmanli-kasabasinda-sonbahar-guzelligi-yasaniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Oct 2024 13:45:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bolu]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=200386</guid>

					<description><![CDATA[Bolu’nun "sakin şehir" ünvanlı ilçesi Göynük, tarihi ve kültürel dokusuyla ziyaretçilerini sonbaharda ağırlamaya devam ediyor. Anadolu’nun en eski yerleşim alanlarından biri olan Bolu’nun tarih dolu ilçesi Göynük, kültürel dokusuyla dikkat çekiyor ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bolu’nun &#8220;sakin şehir&#8221; ünvanlı ilçesi Göynük, tarihi ve kültürel dokusuyla ziyaretçilerini sonbaharda ağırlamaya devam ediyor.<br />
<br />Anadolu’nun en eski yerleşim alanlarından biri olan Bolu’nun tarih dolu ilçesi Göynük, kültürel dokusuyla dikkat çekiyor. Bolu’nun tarihi Osmanlı kasabalarından biri olan ve tarihi yapılarıyla çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan Göynük, her mevsim farklı bir güzelliğe bürünüyor. Tarihi antik döneme kadar uzanan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapan ilçe, ziyaretçilerine doğa ve tarihle iç içe olma imkanı sağlıyor. Göynük’ün tarihi ve kültürel dokusu da restorasyon çalışmalarıyla muhafaza ediliyor. Sonbaharda ağaçların sararmasıyla farklı manzara sunan Göynük, ziyaretçilerinin fotoğraf karelerini süslüyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Sinop’un keten kültürü, Türkiye’nin ilk keten müzesinde yaşatılıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/sinopun-keten-kulturu-turkiyenin-ilk-keten-muzesinde-yasatiliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Oct 2024 13:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Keten]]></category>
		<category><![CDATA[Sinop]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ziyaretçiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=200373</guid>

					<description><![CDATA[Sinop’ta nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar ulaşan keten kültürü, Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan Keten Müzesi’nde koruma altına alınarak yaşatılıyor. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) desteğiyle Sinop’a kazandırılan Keten Müzesi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sinop’ta nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar ulaşan keten kültürü, Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan Keten Müzesi’nde koruma altına alınarak yaşatılıyor.<br />
<br />Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) desteğiyle Sinop’a kazandırılan Keten Müzesi,  geçmişi yüzyıllara dayanan keten kültürünü günümüze taşıyor. Yakın zamanda ziyaretçilerini ağırlamaya başlayan müzede, keten bitkisi, tohumu, ketenin ipe dönüşümü, keten dokuma tezgâhları ve keten tekstil ürünleri üretimine ilişkin ketenin geçmişten günümüze kadar uzanan hikâyesi sergileniyor. Sinop İl Özel İdaresi’nin yararlanıcısı olduğu “Sinop Keten Müzesi” projesine, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından sağlanan destekle, 19. yüzyılda inşa edilen ve yıkılmak üzere olan tarihi Kuş Üzümü Konağı restore edilerek Türkiye’nin ilk keten müzesi olarak turizme kazandırıldı. Proje sayesinde Sinop keteni, nesilden nesile aktarılan kültürel değer olarak, yeni bir turizm unsuruna dönüştürüldü.<br />
<br />Yerli turistlerin merakını cezbeden müzeye, yurt dışından gelen ziyaretçiler de yoğun ilgi gösteriyor. Özellikle yaz aylarında yoğun ziyaretçi alan Sinop’ta, Keten Müzesi de ziyaretçilerin en fazla ilgi gösterdiği mekanlar arasında yer alıyor.</p>
<p>‘Sinop keten kültürünü tanımak için bu müzeyi ziyaret etmek gerekir’<br />
<br />Yaz tatillerini Sinop’ta geçiren İlgün Görgün Kaya, Keten Müzesini ziyaret ettiğinde adeta çocukluk hatıralarının tazelendiğini anlattı. Müzede ketenle ilgili süreçlerin çok güzel anlatıldığını söyleyen Kaya, “Yaz tatillerinde düzenli olarak Sinop’a geliyorum. Bu ziyaretimde, Keten Müzesi’nin açıldığını öğrenince gezmek istedim. Bu tarihi konağın her katında eski hatıraları tazelendi. Ketenin hikayesi burada çok da güzel bir şekilde sergilenmiş ve anlatılmış. Sinop’a gelen herkesin burayı gelip görmesini çok isterim. Kendi adıma gelip gördüğüm için çok mutlu oldum. Yapanların ellerine ve emeklerine sağlık diliyorum” dedi.</p>
<p>“Çocukluğuma gittim”<br />
<br />Antalya’dan Sinop’a gelen Hasibe Tutku ise müzeyi çok beğendiğini belirterek, “Keten Müzesi’ni merak ettiğim için oğlumla gezmeye geldik. Ben Antalya’lıyım, bizim yörede de kirman, çıkrık gibi şeyler kullanılıyor. İlgimi çekti, bir an çocukluğuma gittim diyebilirim. Müzeyi gezmekten dolayı çok mutlu oldum. Yapanların emeklerine sağlık” diye konuştu.</p>
<p>Yıkılmak üzere olan tarihi konak, müzeye dönüştürüldü<br />
<br />Sinop’un Tuzcular Caddesi üzerinde bulunan tarihi Kuş Üzümü Konağı’nda ziyaretçilerini ağırlayan “Sinop Keten Müzesi” Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı desteğiyle, ketenin tarihi ve bölgesel önemini yansıtacak şekilde tanzim ve tefrişatı yapılarak turizme kazandırıldı. Kentin ve bölgenin keten kültürünün sergilendiği müzede, ilerleyen dönemlerde keten ürünlerinden oluşan hediyelik eşya satış bölümü ile keten dokumasının deneyimlenebileceği deneyim atölyesi ziyaretçilerin hizmetine sunulacak.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Alevlere teslim olan tarihi hamam küle döndü</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/alevlere-teslim-olan-tarihi-hamam-kule-dondu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Oct 2024 09:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hamam]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=199056</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu’nun Tosya ilçesinde tarihi hamamda çıkan yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. Yangında tarihi hamam kullanılmaz hale geldi. Olay, sabah saatlerinde Tarihi Mer’aşi Abdurrahman Paşa Camii mevkiinde bulunan tarihi Belediye Çifte ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’nun Tosya ilçesinde tarihi hamamda çıkan yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. Yangında tarihi hamam kullanılmaz hale geldi.<br />
<br />Olay, sabah saatlerinde Tarihi Mer’aşi Abdurrahman Paşa Camii mevkiinde bulunan tarihi Belediye Çifte Hamamı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tarihi hamamda henüz belirlenemeyen bir sebeple yangın çıktı. Alevler, kısa sürede tüm binayı sardı. Yangını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saat süren çalışması ile yangın kontrol altına alınabildi. Yangın diğer binalara sıçramadan söndürülürken, tarihi hamamda büyük çapta maddi hasar meydana geldi.<br />
<br />Yangınla ilgili inceleme başlatıldı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Kastamonu Üniversitesi’nde Türkiye ve Kazakistan’ın Cumhuriyetleşme süreçleri konuşuldu</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kastamonu-universitesinde-turkiye-ve-kazakistanin-cumhuriyetlesme-surecleri-konusuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Oct 2024 01:30:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=198503</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Cumhuriyete Giden Yol: Tarihi Perspektiften Türkiye ve Kazakistan Örneği’ başlıklı konferansta, Türkiye ve Kazakistan’ın Cumhuriyetleşme süreçleri tarihi bir perspektifle ele alındı. Kastamonu Üniversitesi’nde ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen  ‘Cumhuriyete Giden Yol: Tarihi Perspektiften Türkiye ve Kazakistan Örneği’ başlıklı konferansta, Türkiye ve Kazakistan’ın Cumhuriyetleşme süreçleri tarihi bir perspektifle ele alındı.<br />
<br />Kastamonu Üniversitesi’nde ‘Cumhuriyete Giden Yol: Tarihi Perspektiften Türkiye ve Kazakistan Örneği’ konferansı gerçekleştirildi. Merkez Kütüphanesi Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirilen program, Kazakistan Milli Marşı ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Konferansta konuşan Kazakistan Mangıstav Bölgesi Meclis Başkanı Janbırbay Mataev, Türkiye ve Kazakistan’ın tarih boyunca birçok ortak paydaya sahip olduğunu belirterek, güçlü kültürel ve tarihi bağların önemine değindi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise iki ülke arasındaki dostluk ve iş birliğinin önemine dikkat çekerek, Türkiye ve Kazakistan’ın tarihi bağlarının akademik alandaki iş birlikleriyle daha da güçleneceğini belirtti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde sisli sonbahar güzelliği</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/tarihi-suleymaniye-mahallesinde-sisli-sonbahar-guzelligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Oct 2024 09:07:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=195282</guid>

					<description><![CDATA[Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan tarihi Süleymaniye Mahallesi, sonbahar renkleri ve yağmur sonrası oluşan sis tabakasıyla adeta bir doğa harikasına dönüştü. Sonbaharın etkisiyle göz alıcı manzaralar sunmaya başlayan tarihi mahallede sarı ve ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan tarihi Süleymaniye Mahallesi, sonbahar renkleri ve yağmur sonrası oluşan sis tabakasıyla adeta bir doğa harikasına dönüştü.<br />
<br />Sonbaharın etkisiyle göz alıcı manzaralar sunmaya başlayan tarihi mahallede sarı ve kırmızı yapraklar, yağmurun ardından yükselen sisle birleşince adeta bir kartpostal görüntüsü ortaya çıktı.<br />
<br />Türkiye’de adını değerli bir madenden alan tek şehir olan Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan Süleymaniye Mahallesi, tarihi ve doğal güzellikleriyle dikkat çekerken sonbaharın getirdiği bu eşsiz güzellikler görenleri hayran bırakıyor.<br />
<br />Cami ile kilisenin yan yana bulunduğu ve şehre adını veren “Gümüş” madenlerinin yüzyıllar boyunca işletildiği mahalle, tarihten bugüne miras kalan camisiz minareleriyle de göz dolduruyor.<br />
<br />Yüzyıllar boyunca Türk, Ermeni ve Rum’ların bir arada yaşaması nedeniyle ’Hoşgörü merkezi’ olarak da nitelendirilen, doğa ile tarihi iç içe barındıran Süleymaniye Mahallesi geçmişin izlerini taşıyan camiler, minareler, kiliseler, hanlar, köprüler, hamamlar ve dükkanlar gibi 30’dan fazla tarihi eserin günümüze ulaştığı 3.derece kentsel ve doğal sit alanı.<br />
<br />Yağmur yağışının ardından Süleymaniye Mahallesi’nde beliren sis tabakası, mahalledeki eski yapıların mistik havasını daha da güçlendiriyor. Gümüşhane’nin en önemli turistik yerlerinden biri olan bu bölgede, sonbaharın görsel şöleniyle birlikte doğa severler ve fotoğrafçılar için mükemmel bir fırsat sunuluyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>’Kayıp Santa Yolu’nu bulmak için yürüdüler</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kayip-santa-yolunu-bulmak-icin-yuruduler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Sep 2024 13:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel]]></category>
		<category><![CDATA[Santa]]></category>
		<category><![CDATA[Sporcular]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=194770</guid>

					<description><![CDATA[Gümüşhaneli dağcılar, merkeze bağlı Dumanlı Köyü sınırlarındaki tarihi Santa Harabeleri’nde 16 kilometrelik eşsiz bir doğa yürüyüşü gerçekleştirerek ’Kayıp Santa Yolu’nu adım adım keşfetti. Orman içindeki taş döşeli patikalarda çok sayıda tarihi yapı ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhaneli dağcılar, merkeze bağlı Dumanlı Köyü sınırlarındaki tarihi Santa Harabeleri’nde 16 kilometrelik eşsiz bir doğa yürüyüşü gerçekleştirerek ’Kayıp Santa Yolu’nu adım adım keşfetti. Orman içindeki taş döşeli patikalarda çok sayıda tarihi yapı ve köprü ile karşılaşan sporcular bölgenin güzelliklerine hayran kaldı.<br />
<br />Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları ve Gençlik Derneği (GÜDAK) üyesi sporcular merkeze bağlı Dumanlı Köyü sınırları içinde yer alan tarihi Santa Harabeleri’nde kamuoyunda ’Kayıp Santa Yolu’ olarak bilinen parkuru ilk kez yürüdü. Toplam 27 sporcunun katıldığı etkinlikte 16 kilometrelik parkurda doğanın ve tarihin iç içe geçtiği bir deneyim yaşayan sporcular Santa Harabeleri’nin büyüleyici atmosferinde unutulmaz bir yürüyüş yaptı.<br />
<br />Yürüyüş boyunca sporcular ormanların içerisinde taş döşeli patika yolları takip ederken çok sayıda tarihi yapı ve köprü ile karşılaştı. Bölgenin doğasıyla iç içe olan bu yapılar, geçmişin izlerini günümüze taşırken, katılımcılara benzersiz bir yürüyüş deneyimi sundu.<br />
<br />Araçla bölgeye ulaşan sporcular İşhanlı Mahallesini aştıktan sonra tarihi patika yoldan yürüyüş devam etti. Orman içinden eşsiz manzaralar eşliğinde aralarında 1 yaşındaki İklim Doğa Can bebeğin de bulunduğu sporcular derelerdeki tarihi köprüleri aşarak Ayene Yaylasından Cirip Yaylasına ulaştı. Buradan geri dönen sporcular yine tarihi patika yolu takip ederek Terzili Mahallesine ulaşarak başladıkları noktada yürüyüşü sonlandırdı.<br />
<br />Etkinliğe katılan sporculardan Burak Soydaş, “Daha önce hiç deneyimleyemediğimiz Kayıp Santa Yolunun 16 kilometrelik parkurunu tamamladık. Çok güzel bir parkur. Daha önce gelip görmediğimiz köprüler, kiliseler, eski taş yayla evleriyle karşılaştık. Mükemmel bir görüntü vardı. Buraya gelmesin herkesin gelmesini tavsiye ediyorum. Buraya bugüne kadar gelmediğimiz için çok büyük pişmanlığımız var” derken, ekipteki sporculardan Demet Bayraktar da “Bugün keşfettik Kayıp Santa Yolunu. Gerçekten çok güzel bir parkurdu. Orman içerisinde yeşillikler arasında fevkalade güzel geçti. Burayı da keşfetmek ayrıca hoş oldu. Günün tamamını yürüyerek geçirdik. Çok keyif oldu. Çok zorlanmadık ve inanılmaz güzel manzaralar gördük. Hiç aklımıza gelmeyecek kuytu köşelerde tarihi köprüler vardı. Bugün gerçek bir keşif oldu bizim için. Bahar aylarında bu yolu deneyimlemek çok daha güzel olurdu çiçekler arasında” diye konuştu.<br />
<br />Yüzlerce yıllık taş binaları, kiliseleri, çeşmeleri ve eşsiz doğasıyla büyüleyici bir atmosfere sahip olan Santa Harabeleri, ziyaretçilerine hem zamanda yolculuk yaptırıyor hem de eşsiz manzaralarıyla hayran bırakıyor. Kimi kaynaklara göre 17. yüzyılda kimi kaynaklara göre de daha eski tarihlerde kurulduğu bilinen ve 7 mahalleden oluşan Santa Harabeleri, her bir mahallesinde dönemin özelliklerini yansıtan ve zamana meydan okurcasına dimdik ayakta duran tek ve iki katlı evleri, kiliseleri, okulları, şelaleleri ve çeşmeleriyle döneminin kendine özgü sivil mimari özelliklerini sergiliyor.<br />
<br />Doğu Karadeniz’in önemli kültürel miraslarından birisi ve geçmişin izleriyle dolu olan Santa Harabeleri, tarihi ihtişamı ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine büyüleyici bir atmosfer ve enfes manzaralar sunuyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Roma Lejyoner Zırhı bin 500 yıl sonra çıkarıldığı topraklara geri döndü</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/roma-lejyoner-zirhi-bin-500-yil-sonra-cikarildigi-topraklara-geri-dondu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Sep 2024 21:30:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[eserler]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüşhane]]></category>
		<category><![CDATA[kazı]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=194382</guid>

					<description><![CDATA[Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Sadak köyü sınırlarındaki Satala Antik Kenti’ndeki kazılarda bulunan lejyoner zırhı ‘Lamellar’ restorasyonunun ardından Gümüşhane Müzesi’ne teslim edildi. Gümüşhane’de bulunan Satala Antik Kenti’nde 2020 yılı kazı ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Sadak köyü sınırlarındaki Satala Antik Kenti’ndeki kazılarda bulunan lejyoner zırhı ‘Lamellar’ restorasyonunun ardından Gümüşhane Müzesi’ne teslim edildi.<br />
<br />Gümüşhane’de bulunan Satala Antik Kenti’nde 2020 yılı kazı sezonunda bulunan ve Ankara Bölge Laboratuvarı’nın katkılarıyla araziden kaldırılarak Erzurum Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı tarafından 3 yıl süren titiz çalışmalarla tüm levhaları yerinde kodlanarak konservasyon ve restorasyon işlemleri tamamlanan bin 500 yıllık ‘Lamellar’ isimli lejyoner zırhı düzenlenen törenle Gümüşhane Müzesi’ne teslim edildi.<br />
<br />Gümüşhane Müzesi önünde gerçekleştirilen törene Gümüşhane Valisi Aydın Baruş, AK Parti Gümüşhane Milletvekili Celallettin Köse, Gümüşhane Belediye Başkanı Vedat Soner Başer ve il protokolü katıldı. Burada yapılan protokol konuşmalarının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından mühürlü olarak gönderilen zırhın özel hazırlanan kutusu Vali Baruş ve Milletvekili Köse tarafından açıldı.<br />
<br />Müze yetkilileri tarafından özenle hazırlanan ve Geç Roma Dönemi’ne tarihlendirilen lejyoner zırh artık çıkarıldığı topraklarda sergilenecek.</p>
<p>“Bu kadar özellikli bir eserin bulunması Satala Antik Kenti’nin önemini gösteriyor”<br />
<br />Eserin en önemli özelliklerinden birisinin bütün halde muhafaza edilmiş olması olduğunun altını çizen Gümüşhane Valisi Aydın Baruş, “Gümüşhane bu önemli medeniyetlerin yaşadığı önemli topraklara sahip. Bu topraklar üzerinde özellikle Roma döneminden, Bizans’a, beylikler dönemine, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı’ya kadar birçok tarihi eserin inşa edildiğini ve bugünlere ulaştığını görüyoruz. Bu tarihsel miras içerisinde önemli kaynaklardan bir tanesi de Satala Antik Kenti. Doğu Anadolu’dan Karadeniz’e ulaşımı sağlayan yol üzerinde stratejik konumda bulunan Satala Antik Kenti, Roma İmparatorluğu döneminde Pers ordularının Anadolu’ya yaptığı akınlarda kullandığı güzergâh üzerinde bulunması nedeniyle askeri üst olarak kullanılmıştır. Roma İmparatorluğu’nun doğudaki savunmasının ana karargâhı olan bu kent imparatorluğun 15. Apollinaris Lejyonu adıyla anılmakta olup, Kelkit ilçesi Sadak Köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır. 2017 yılında kamulaştırma çalışmaları yapılarak 2018 yılında arkeolojik kazı çalışmalarına başlanılan Satala Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan eserler Gümüşhane Müzesi deposunda muhafaza altına alınmış ve bu eserlerden birisi olan tarihi zırhın restorasyon ve koruma çalışmaların yapılabilmesi amacıyla Erzurum Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğüne teslim edilmiştir. Yaklaşık 3 buçuk yıl süren restorasyon sonucunda da eserin parçaları birleştirilerek son halini almıştır. Geç Roma dönemine ait olan bu zırh günümüzden yaklaşık bin 500 yıl öncesine aittir. Fiziki olarak 2018 yılında başlanılan kazıların ardından henüz 2 yıl geçmişken bu kadar özellikli bir eserin bulunmuş olması Satala Antik Kenti’nde gelecek yıllarda yapılacak olan kazıların ne kadar önemli olduğunu ve Gümüşhane’ye kazandıracağı tarihi değerlerin ne kadar büyük olduğunu göstermesi bakımından da son derece önemlidir. Gümüşhane’mizde bu tür önemli eserleri görmek zengin tarihi mirasımızın şehrimizin bölgede ve Türkiye’deki önemini ortaya koyması açısından çok önemli bir göstergedir. Bu buluntuyu önemli yapan sebeplerden birisi de eserin bütün halde muhafaza edilmiş olmasıdır. Bu tarihi zırhın müzemize kazandırılmış olması ileriki dönemlerde buraya yapılacak turizm ziyaretlerinde çok önemli bir çekim noktası oluşturacaktır. Çünkü bu tür tarihi yapıları her yerde bulmak kolay değildir. Gümüşhane’de bu şansa sahip, sayın milletvekilimizin ifade ettiği gibi Gelecek Gümüşhane için çok daha güzel olacak” dedi.</p>
<p>“Gümüşhane’den çıkarılan ve başka yerlerde sergilenen eserleri de Gümüşhane’ye getireceğiz”<br />
<br />Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Gümüşhane’den çıkarılan ve dünyanın çeşitli bölgelerinde sergilenen tarihi eserlerin Gümüşhane’ye getirilmesi için çaba sarf edeceklerini aktaran AK Parti Gümüşhane Milletvekili Celalettin Köse, “Dünyada tek olduğu bilinen ve başka örneği olmadığı ifade edilen Roma’nın askerlerine ait olan zırh burada sergilenmeye açık hale getirilecek. Gümüşhane birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim bir şehir ve çok fazla turizm destinasyonumuz var. Bizim amacımız sayın valimizin önderliğinde bu işin bütün paydaşları ile birlikte Gümüşhane’mizi bir adım daha öne çıkarmak için ve geliştirmek için hep beraber çalışacağız. Turizmle birlikte ben bu şehrin gelişeceğine ve ekonomik anlamda istihdama katkıda bulunacağına inanıyorum. Gerek ülkemizde gerekse dünyanın dört bir tarafında Gümüşhane’mize ait olan tarihi kimliği haiz eserler var bir kısmı Satala Antik Kenti’nden çıkmış bir kısmı başka yerlerden çıkarılıp değişik yerlerde sergilenen eserler var biz bunların da Gümüşhane Müzesi’ne getirilmesi için de gayret göstereceğiz. 10 gün evvel Satala’ya gelen bir Alman profesörü ile yaptığımız konuşmada burası arkeoloji hocaları için en uç nokta, en hayal edilen noktadır. Biz derslerde öğrencilerimize hep burayı anlattık ben hep buraya gelmeyi hayal ettim ve şimdi buradayım dedi. Burası bizim mesleğimizin en zirve noktasıdır dedi ve kazı başkanı Elif hocaya atfen de şunu söyledi, inşallah buradaki arkadaşımız bu kazıyı tamamladığında buradan daha toprağın altında kalmış olan ve gün yüzüne çıkacak çok şeyler olacak ve burası turizmde bu şehirde çok önemli bir yere sahip olacak” ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Artvin’de 300 yıllık su değirmeni kullanılmaya devam ediyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/artvinde-300-yillik-su-degirmeni-kullanilmaya-devam-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Sep 2024 09:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Değirmen]]></category>
		<category><![CDATA[Halkı]]></category>
		<category><![CDATA[köy]]></category>
		<category><![CDATA[Köyde]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=193534</guid>

					<description><![CDATA[Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Meydancık köyünde yaklaşık 300 yıllık olduğu tahmin edilen tarihi su değirmeni, köylüler tarafından kullanılmaya devam ediyor. Köyde yetiştirilen mısırlar, imece usulüyle seçildikten sonra sırayla aileler tarafından bu ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Meydancık köyünde yaklaşık 300 yıllık olduğu tahmin edilen tarihi su değirmeni, köylüler tarafından kullanılmaya devam ediyor. Köyde yetiştirilen mısırlar, imece usulüyle seçildikten sonra sırayla aileler tarafından bu tarihi değirmende öğütülüyor.<br />
<br />Artvin’in &#8220;Sakin Şehir&#8221; ünvanlı Şavşat ilçesine 35 kilometre uzaklıkta bulunan Meydancık köyünde geleneksel yaşam devam ediyor. Mimarisi, kültürü ve doğasıyla dikkat çeken Maydancık köyü tescilli yöre motifli ahşap evleriyle sakin şehrin gözde köylerinden biri.<br />
<br />Tarım ve hayvancılıkla geçimlerini sağlayan köy halkı, kışlık yiyeceklerini imece usulü hazırlıyor. 300 yıllık olduğu tahmin edilen tarihi su değirmeni, köylüler tarafından kullanılmaya devam ediyor. Köyde yetiştirilen mısırlar, imece usulüyle seçildikten sonra sırayla aileler tarafından bu tarihi değirmende öğütülüyor. Köy halkı, değirmenin anahtarını kapının yanına bırakıyor. İhtiyacı olanlar, diledikleri zaman gelip işlemlerini tamamlayıp, temiz bırakarak değirmeni kullanıyor. Görevlisi olmayan değirmen, bu düzenle köylülerin ortak kullanımı için hizmet vermeyi sürdürüyor.<br />
<br />Artvin’in doğal ve kültürel zenginliklerinden biri olan bu tarihi su değirmeni, köyde sürdürülen geleneksel tarım yöntemlerinin bir parçası olarak yaşatılmaya devam ediyor.<br />
<br />Köyde yapılan değirmenlerin ustasının olmadığını köy halkının birlikte yaptığını ifade eden yöre halkından Onur Ekin “Köyde her evde bir değirmen kullanan usta olur. Bizim evde babaannem kullanır. Ben de babaannemden öğrendiğim kadarıyla mısır öğütmeye çalışıyorum. Köy halkının bu zamana kadar aktardığı kültürü gelenekleri bizde nesilden nesille aktarmaya çalışıyoruz. Köy değirmeninin 300 yıllık olduğu söyleniyor. Köydeki ev halkı sırayla değirmendeki mısırını öğütüp kışlık yiyecekleri hazır edip hale getiriyor” ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Tarihi Çorum Ulu Cami’de ağaç katliamı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/tarihi-corum-ulu-camide-agac-katliami/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Aug 2024 13:07:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[ağaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Cami]]></category>
		<category><![CDATA[Karar]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Vakıflar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=189531</guid>

					<description><![CDATA[Çorum’da tarihi Ulu Cami’de restorasyon çalışmaları kapsamında cami bahçesinde bulunan ağaçların tamamı kesildi. Vakıflar Genel Müdürlüğü Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün talebi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çorum’da tarihi Ulu Cami’de restorasyon çalışmaları kapsamında cami bahçesinde bulunan ağaçların tamamı kesildi.<br />
<br />Vakıflar Genel Müdürlüğü Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün talebi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı doğrultusunda Çorum Belediyesi tarafından tarihi caminin bahçesindeki tüm ağaçlar kesildi.<br />
<br />Çorum Belediyesi önceki gün yaptığı yazılı açıklamayla Ulu Cami bahçesinde çevre düzenlemesi yapılacağını duyurdu.<br />
<br />Açıklamada, “Çorum Belediyesi restorasyonu tamamlanan ve yeniden ibadete açılan Ulu Cami bahçesinde çevre düzenlemesi yapacak. Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün talebi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı üzerine ömrünü tamamlamış hastalıklı ağaçlar ile cami beden duvarları ve temeline zarar veren bazı ağaçlar ortamdan uzaklaştırılacak. Belediye Başkan Yardımcısı Ünsal Yeter, “Bilindiği gibi ilimizin tarihi camilerinden Ulu Camimizde restorasyon işlemleri tamamlandı ve yeniden ibadete açıldı. Yapılan restorasyon çalışmaları sırasında kurul yetkilileri tarafından bahçe içerisinde bulunan bazı ağaçların cami temeli başta olmak üzere beden duvarlarına da zarar verdiği tespit edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu 04.07.2024 tarihli ve 158 numaralı kararı ile 2863 sayılı yasa kapsamında gerekli düzenlemelerin yapılmasına karar verildi” ifadelerine yer verildi.<br />
<br />Tarihi camideki ağaçların kesimine ilişkin Ankara Vakıflar Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan yapılan açıklama da, “Mülkiyeti Cami Kebir Vakfı’na ait olup Vakıflar Genel Müdürlüğü idaresi ve denetimindeki Ulu (Alâeddin-Muradı Rabi) Cami bahçesinde yer alan cami cephelerine ve şadırvan cephesinin görünümüne engel olan cami beden duvarlarına zarar veren hastalıklı ömrünü doldurmuş ağaçların kesiminin tescilli taşınmazı ve taşınmazın siluetini olumsuz etkilediği anlaşıldığından 2863 sayılı yasa kapsamında ilgili idarelerce kurum görüşleri tamamlanarak yapılabileceğine karar verildi&#8221; ifadelerinin yer aldığı karara da yer verildi.<br />
<br />Kararın kamuoyuna açıklanmasının hemen ardından Çarşamba gününden itibaren tarihi Ulu Cami’de bulunan ağaçların tamamı kesildi.</p>
<p>’Tarihi camideki ağaç katliamına vatandaşların tepkisi sert oldu’<br />
<br />Ulu Cami bahçesinde bulunan tüm ağaçların kesilmesine tepki gösteren vatandaşlar, ağaçların binaya zarar veren belli bölümünün kesilebileceğini ancak tamamının kesilmesinin doğru olmadığını dile getirdiler.<br />
<br />Ulu Cami bahçesinde bulunan yaklaşık 100-150 yıllık ağaçların kökünden söküldüğünü dile getiren Harun Özbek, “Ağaçlara yazık olmuş. Şimdi gördüm. Hepsini sökmüşler. En az 100-150 yıllık ağaçlar. Şemsiye gibiydi. Millet altında oturuyordu. Gölgelik oluyordu. Güneşten korunuyordu. Böyle peyzaj çalışması mı olur. Ağaçlar sökülmeden yapılsaydı daha iyi olurdu. Bu ağaçların sökülmesine içim razı olmadı. Sökmüşler. Ağaç katliamına gitmişler çok yazık. Eski haline bakın, yeni haline bakın. Millet nerde oturacak. Duvar boyunca çeşmeler vardı. Millet ne yapacak. Yazık etmişler. İyi değil uygun görmüyorum” dedi.<br />
<br />Ulu Cami’nin restorasyonundan dolayı Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Çorum Belediyesi’ne teşekkür eden İlhan Kılıç, “Burada yapılan bir yanlış var. Oda ağaçların kesilmesi. Ata yadigarı yüz yıllık ağaçları kesip heba etmeleri yanlış olmuş. Duvarları yıkmaktan imtina eden Vakıflar Müdürlüğü caminin duvarlarının yıkılarak meydana kazandırılmasını kabul etmeyen müdürlük, ağaçların kesilmesine razı olmuş. Neymiş ağaçlar hastalıklıymış, kökleri çevreye zarar veriyormuş. Kamuoyu bunlara çok inanmadı. Takdirini Çorum kamuoyuna bırakıyorum. Bu ağaçların kesilmesine izin veren yetkililer makamlarını terk etsinler. Benim gözümde yok hükmündedirler” şeklinde konuştu.<br />
<br />Ulu Cami bahçesinde yapılan çalışmalar kapsamında ağaçların kesildiğini üzülerek gördüğünü anlatan Mehmet Kışla, “Ağaçlar fazla irileşmişti. Yeniden ağaç mı dikilir bilmiyoruz. Buraya uygun bir ağaç dikilebilir. Köklerinin zarar verdiğini söylemiş uzmanlar. Fazla bir bilgim yok. Tarihi dokuya uygun ağaçlar yapılması lazım” diye konuştu.<br />
<br />Cami bahçesindeki tüm ağaçların kesilmesine tepki gösteren Hüsnü Bolat da, “Bunun olmaması lazımdı. Her köşe de en azından bir ağaç bıraksalardı. İnsanlar karga gibi ağzını açıyor burada. Eski bankanın önünde güzel bir sedir vardı. Park yapıyoruz diye onu da kestiler. Kenarına bir oturma grubu yapaydın. Biz bu kafayla bir yere gitmeyiz” ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
	</channel>
</rss>
