<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:alsat="https://alsat.kkerem.com/ns" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>köşe &#8211; Karabük Postası</title>
	<atom:link href="https://karabukpostasi.com/etiket/kose/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<description>Karabük, Safranbolu, Yenice, Eskipazar ve ilçelerinden son dakika haberleri, yerel gündem, spor, ekonomi ve tüm gelişmeler Karabük Postası’nda.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Jan 2026 07:45:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/10/67107f97768fa.webp</url>
	<title>köşe &#8211; Karabük Postası</title>
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>SURİYE&#8217;DE APO GÖRSELLERİ YIRTILIYOR, PKK HEYKELLERİ YIKILIYOR.,</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/suriyede-apo-gorselleri-yirtiliyor-pkk-heykelleri-yikiliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fikret Gökçe]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 07:45:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[apo]]></category>
		<category><![CDATA[fikret gökçe]]></category>
		<category><![CDATA[Görsel]]></category>
		<category><![CDATA[heykel]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<category><![CDATA[PKK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=263343</guid>

					<description><![CDATA[20 Ocak 2026 Birileri, “PKK&#8217;ya silah bıraktırsın, gelsin TBMM&#8217;de konuşsun,, Umut Hakkı&#8217;ndan da yararlansın diyordu. Çocuk kandırır gibi karavana içinde 30 tüfek yakan PKK güya silah bıraktık derken Suriye&#8217;deki uzantıları YPG, PYD, SDG bu ülkenin yarısından çoğunu işgal etmiş, petrol sahalarının neredeyse tamamını ele geçirmişti. İki gün önce Suriye güvenlik güçleri işgalci terör örgütlerine düzenlediği [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik">20 Ocak 2026</h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="776" height="436" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/fikret-1.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="fikret 1" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/fikret-1.webp 776w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/fikret-1-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/fikret-1-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/fikret-1-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/fikret-1-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/fikret-1-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/fikret-1-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/fikret-1-120x67.webp 120w" sizes="(max-width: 776px) 100vw, 776px" title="SURİYE&#039;DE APO GÖRSELLERİ YIRTILIYOR, PKK HEYKELLERİ YIKILIYOR., 1"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Birileri, “PKK&#8217;ya silah bıraktırsın, gelsin TBMM&#8217;de konuşsun,, Umut Hakkı&#8217;ndan da yararlansın diyordu.</p>



<div class="wp-block-group is-nowrap is-layout-flex wp-container-core-group-is-layout-8f761849 wp-block-group-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" width="640" height="800" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/c14e3eac-e5d0-4e97-9683-3849632c5f40.webp" alt="c14e3eac e5d0 4e97 9683 3849632c5f40" class="wp-image-263344" style="width:223px;height:auto" title="SURİYE&#039;DE APO GÖRSELLERİ YIRTILIYOR, PKK HEYKELLERİ YIKILIYOR., 2" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/c14e3eac-e5d0-4e97-9683-3849632c5f40.webp 640w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/c14e3eac-e5d0-4e97-9683-3849632c5f40-120x150.webp 120w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Çocuk kandırır gibi karavana içinde 30 tüfek yakan PKK güya silah bıraktık derken Suriye&#8217;deki uzantıları YPG, PYD, SDG bu ülkenin yarısından çoğunu işgal etmiş, petrol sahalarının neredeyse tamamını ele geçirmişti. İki gün önce Suriye güvenlik güçleri işgalci terör örgütlerine düzenlediği operasyonla bölgeyi temizlemiş, terör gruplarını Fırat&#8217;ın doğusuna süpürmüştü. Medyada yer alan haberlerde şimdi terörden kurtulan bölgelerde Apo posterlerinin yırtıldığı, PKK heykellerinin yıkıldığı görülüyor.</p>
</div>



<p class="wp-block-paragraph">Son günlerde 1984 yılından bu yana 40 bini aşkın yurttaşımızı katleden PKK&#8217;nın acımasız başı Apo&#8217;nun &#8220;Kurucu önder&#8221; sayılarak, İmralı-Ankara arasında &#8220;mektup hattı&#8221; kurulmasıyla Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin muhatabı gösterilmesi çabaları toplumda şaşkınlık yaratıyordu. Yakalandıktan sonra 1999 Mayıs ayında başlayan yargılanması sırasında, &#8221; Devlete hizmet etmeye hazırım, yaptıklarımdan pişmanım&#8221; dediği Türk Yargısı önünde &#8220;süt dökmüş kedi gibi&#8221; düştüğü halleri manşet yapan gazetelerden başlıklar ile yabancı basının görüşlerini hatırlatarak sizlerle burada paylaşıyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">VE SÖZ YARGININ : Cumhuriyet tarihinin en önemli davası bugün başlıyor. Bebek katili Apo yargı önüne çıkıyor. (31.5.1999 Hürriyet)</p>



<p class="wp-block-paragraph">HESAP GÜNÜ : Bölücübaşı Apo bugün döktüğü kanın hesabını verecek. (31.5.1999 Sabah)</p>



<p class="wp-block-paragraph">UTANMAZ KATİL : Otuzbin kişinin katili Apo özür dileyerek kurtulmaya çalışıyor. (1,6.1999 Yeni Şafak)</p>



<p class="wp-block-paragraph">SAYGILARIMLA EFENDİM : Süt dökmüş kedi gibi duran bebek katili Öcalan, Türkiye Cumhuriyeti yargıcına böyle hitab etti, (1,6,1999 Hürri yet)</p>



<p class="wp-block-paragraph">SÜNEPE KATİL : Apo özür diledi, yalvardı, (1.6.1999 Sabah)</p>



<p class="wp-block-paragraph">BEKAA&#8217;DA ASLAN, İMRALI&#8217;DA KÖPEK : Apo davası başladı. (1.6.1999 Star)</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASILMADAN ÖLDÜ : Başta PKK olmak üzere Apo, kendisini destekleyenlerin gözünde öldü. (3.6.1999 Akit)</p>



<p class="wp-block-paragraph">BEN PEYGAMBERİM : Apo &#8220;Bana Peygamberlik geldi, Bu kanı ben durduracağım. Barışı sağlayacağım”. (6.6.1999 Hürriyet)Dünya basını şokta</p>



<p class="wp-block-paragraph">DÜNYA BASININDAN,<br>Abdullah Öcalan&#8217;ın şehit ailelerinden özür dileyip, canının bağışlanmasını istemesi, dağdakilere silah bırakın çağrısı ve teslimiyetçi tutumu dünya basınını şok etti. Apo&#8217;yu korkaklıkla suçlayan çok sayıda gazete, ‘‘Yargıçlar karşısında yıkıldı… Yalvarıyor’’ diye yazdı. İşte bazı tepkiler:</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD<br>The New York Times : Kürt isyancı hayatının bağışlanmasına karşılık savaşı durdurmayı önerdi. Öcalan, savcının kendisine yönelttiği tüm cinayetleri ve diğer eylemlerin sorumluluğunu üstlendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington Post : Apo&#8217;nun özür dilemesi hem yandaşlarında, hem karşıtlarında şaşkınlık uyandırdı. Bir PKK yandaşı, ‘Kulaklarıma inanamadım. Öcalan, bir korkak ve hain. O, adına dökülen kanlara layık’ değil yorumunu yaptı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İTALYA<br>Corriere Della Sera : Öcalan, çok solgun ve tedirgindi. Üstelik kilo da vermiş. Saçlarını kestirmiş, özenle giyinmiş. Sanki 15 yıldır Türkiye&#8217;yi titreten adam bu değil. Apo bırakın ‘yaşayayım barış için çalışayım’ çağrısında bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">La Republica : Apo mahkemede özür diledi. Apo yargıçlar önünde yıkıldı, ‘Beni kurtarın, PKK’yı silahsızlandırayım&#8217; dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İl Giornale : Öcalan pişman oluyor. Mahkemede ‘Hayatımı kurtarın’ dedi, yandaşlarına ‘silahları bırakın’ çağrısını yaptı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">YUNANİSTAN<br>Eksusia : Öcalan özür diledi. Öcalan, Yunanistan&#8217;ı kendisini yok etmeye çalışmakla suçladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Elefteros Tipos : Öcalan&#8217;la birlikte Yunanistan da sanık sandalyesine oturtuldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İNGİLTERE<br>The Daily Telegraph : Kürt lider yaşamak için yalvarıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">The Times : Davada Öcalan, ‘ölümsüz bir gerilla lideri’ değil, ‘yaşamı için pazarlık eden sıradan bir insan görüntüsü çizdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">The Independent : Bir zamanlar Türkler’in felaketi olan Öcalan, şimdi yaşamı için mahkemeye ricacı oluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">FRANSA<br>Liberation : Öcalan&#8217;ın olağandışı itirafları. Terör örgütü başı şehit ailelerinden özür diledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Le Figaro : Yargıçlar önünde, Öcalan barış çağrısı yaptı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ALMANYA<br>Bild : Öcalan af diledi. ,</p>



<p class="wp-block-paragraph">RUSYA<br>Moskovski Novosti : Apo yalan söylüyor. O bencil, zavallı bir kişi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">BELÇİKA<br>Le Soir : Öcalan kendi kendisini aşağıladı ve kellesini kurtarmak i</p>



<p class="wp-block-paragraph">Paris Kürt Enstitüsü&#8217;nün sorumlusu Kendal Nezan, ‘‘‘Sanıyorum kendisiyle cezaevinde anlaşma yoluna gittiler. Ama Apo&#8217;nun söyledikleri artık geçersizdir’’ diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bebek katilini yeniden parlatmaya (!) çalışanlar bunları unutmasın diye…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fikret GÖKÇE<br>Kıbrıs Gazisi-Mak. Müh.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynakça : Açık kaynaklar</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="620" height="360" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/2d39bed1-1b43-417c-91b4-29e3485882cd.webp" alt="2d39bed1 1b43 417c 91b4 29e3485882cd" class="wp-image-263345" title="SURİYE&#039;DE APO GÖRSELLERİ YIRTILIYOR, PKK HEYKELLERİ YIKILIYOR., 3" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/2d39bed1-1b43-417c-91b4-29e3485882cd.webp 620w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2026/01/2d39bed1-1b43-417c-91b4-29e3485882cd-150x87.webp 150w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Hamsi revaçta</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/hamsi-revacta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 17:52:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat]]></category>
		<category><![CDATA[hamsi]]></category>
		<category><![CDATA[Hamsinin]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=258867</guid>

					<description><![CDATA[Samsun’da havaların soğumasıyla birlikte kilosu 150 TL’ye çıkan hamsi, vatandaşlar tarafından rağbet görmeye devam ediyor. Karadeniz’in incisi hamsi, bu sezon hem balıkçıların hem de vatandaşların yüzünü güldürüyor. Havaların soğumasıyla birlikte ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun’da havaların soğumasıyla birlikte kilosu 150 TL’ye çıkan hamsi, vatandaşlar tarafından rağbet görmeye devam ediyor.<br />
<br />Karadeniz’in incisi hamsi, bu sezon hem balıkçıların hem de vatandaşların yüzünü güldürüyor. Havaların soğumasıyla birlikte Karadeniz’de avlanan hamsinin fiyatı artarken, Samsun’da vatandaşların ilgisi azalmadı. Sezona bollukla başlayan ve bir dönem kilosu 50 liraya kadar gerileyen hamsi, olumsuz hava şartları nedeniyle bugün 150 liradan satılıyor. Balıkçılar ise fiyat yükseldikçe talebin artmasını &#8220;ilginç ama sevindirici&#8221; olarak değerlendiriyor.<br />
<br />Balık fiyatlarının genel olarak uygun seyrettiğini belirten balık satıcısı Yaşar Köse, soğuk havaya rağmen tezgâhlarda hareketliliğin sürdüğünü söyledi. Sezon başında hamsinin bol olması nedeniyle fiyatların çok düştüğünü hatırlatan Köse, hava şartlarının değişmesiyle birlikte fiyatın yükseldiğini ancak buna rağmen satışların artarak devam ettiğini ifade etti. Köse, barbunun 100, mezgidin 150, istavritin ise 120 liradan alıcı bulduğunu, balığın hâlâ et ürünlerine göre çok daha ekonomik olduğunu vurguladı.<br />
<br />Hamsinin pahalıyken daha fazla ilgi gördüğünü dile getiren Köse, 50 liradan satıldığı dönemde hamsinin yeterince rağbet görmediğini, bugün ise 150 liraya rağmen yoğun talep olduğunu kaydetti. Öğle saatlerine kadar onlarca kasa hamsi sattıklarını belirten Köse, akşam saatlerine kadar bu sayının daha da artmasını beklediklerini ifade etti. Hamsinin yavaş yavaş karasularını terk ettiğine dikkat çeken Köse, mevcut fiyatın yüksek olmadığını, birkaç kilo hamsiyle kalabalık bir ailenin doyabildiğini ve balığın her zaman daha ekonomik bir seçenek olduğunu dile getirdi.<br />
<br />Vatandaşlar da Samsun’da her bütçeye uygun balık bulabildiklerini, özellikle hamsinin sofraların vazgeçilmezi olmaya devam ettiğini söyledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Çaykur Rizespor aşkı engel tanımıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/caykur-rizespor-aski-engel-tanimiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 13:07:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz]]></category>
		<category><![CDATA[Futbolcular]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<category><![CDATA[Rizespor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=255614</guid>

					<description><![CDATA[Çaykur Rizespor’un genç taraftarı Cengiz Köse, iki yıl evvel anne ve babasının takviyesiyle çıktığı stadyum seyahatini bugün farklı bir tutkuya dönüştürdü. Tophane Mahallesi’nde yaşayan 25 yaşındaki bedensel engelli Cengiz Köse, artık yalnızca maçları ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çaykur Rizespor’un genç taraftarı Cengiz Köse, iki yıl evvel anne ve babasının takviyesiyle çıktığı stadyum seyahatini bugün farklı bir tutkuya dönüştürdü.<br />
<br />Tophane Mahallesi’nde yaşayan 25 yaşındaki bedensel engelli Cengiz Köse, artık yalnızca maçları takip eden bir taraftar değil; antrenmanları kaçırmayan, teknik yönetici İlhan Palut ve futbolcularla bağlantı kuran özel bir &#8220;Atmaca sevdalısı&#8221; olarak tanınıyor.<br />
<br />Futbolu ve Çaykur Rizespor’u çocukluğundan beri yakından takip eden Cengiz Köse, yıllarca maçları televizyondan izlemekle yetindi. Lakin iki yıl evvel hayatını değiştiren o an yaşandı: Annesi Nurten Köse ve babası Mahmut Ali Köse, oğullarının ısrarına dayanamayarak onu birinci defa Rizespor Stadı’na götürdüler. Cengiz, o günü hayatının en memnun günlerinden biri olarak anlatıyor. Tribün atmosferini ve Rizespor coşkusunu gördüğü an, artık hiçbir şey eskisi üzere olmadı. O maçtan sonra tüm iç saha maçlarını tribünden takip eden, her fırsatta kadrosunun yanında yer alan bir taraftara dönüştü.<br />
<br />Rizespor sevgisinin içinden geldiğini söyleyen Cengiz Köse, &#8220;Bu sevgi bende çok küçükken başladı. Daima maçları izliyordum. Sonra annem babam stada götürdü beni. O günden sonra bütün maçlara gidiyorum. Egzersizlere da gidiyorum. İlhan Palut hocamızla daima görüşüyorum. Telefonla ona bildiri atıyorum. Çok güzel davranıyor bana. Bütün futbolcularla aram âlâ. Mithat ve Samet ağabeyle uygun anlaşıyoruz. Rizespor’u çok seviyorum. Annem babam bana çok yardımcı oluyor. Onları çok seviyorum&#8221; dedi.</p>
<p>İdmanların da vazgeçilmezi oldu<br />
<br />Cengiz yalnızca maçlarda değil, egzersizlerde da grubunu yalnız bırakmıyor. Annesiyle birlikte idmanlara gidiyor, futbolcuları tribünden destekliyor. Artık Mehmet Cengiz Tesisleri işçisi bile onu tanıyor; zira her idman günü orada, Atmacaların yanında.</p>
<p>Takımdan biri gibi<br />
<br />İdmana çıkan futbolcuları kapıda karşılayan Cengiz, futbolcularla tek tek tokalaşarak onlara muvaffakiyet dileklerinde bulunuyor. Yerli-yabancı tüm futbolcuların ilgi odağı olan Cengiz’in grup içindeki en çok ilgilendiği futbolcular ortasında Mithat Pala ve A Ulusal Ekip forması giyen Samet Akaydin var. Cengiz, oyuncuların kendisine gösterdiği ilgiden ötürü büyük memnunluk duyuyor.</p>
<p>İlhan Palut ile özel bağ<br />
<br />Genç taraftarın en dikkat cazip yanlarından biri, teknik yönetici İlhan Palut ile olan bağlantısı. Cengiz, Palut’la telefon üzerinden daima görüştüğünü söylüyor. İlhan Palut’un da Cengiz’in durumunu yakından takip ettiği biliniyor.</p>
<p>Fenerbahçe maçı için bildiri: &#8220;Hepimiz statta olalım!&#8221;<br />
<br />Cengiz Köse, yaklaşan Çaykur Rizespor-Fenerbahçe maçı öncesi hem kadroya hem taraftarlara seslenerek &#8220;Futbolcularımıza muvaffakiyetler diliyorum, inşallah 3 puanı alırız. Taraftarlarımız gelsin, stadı dolduralım. Daima birlikte takviye olalım&#8221; dedi.</p>
<p>Fedakar anne-baba<br />
<br />Cengiz Köse’in en büyük destekçilerinden biri annesi Nurten Köse. Yağmur-çamur, kar-kış demeden oğlu Cengiz’i bütün aktivitelere götüren Nurten Köse, annelik şefkatinin bir simgesi adeta. Oğlunun memnunluğu için elinden çabası gösterdiğini tabir eden Nurten Köse, Cengiz’in mutluluğunun bütün yorgunluk ve aksilikleri aldığını söyledi. Babası Mahmut Ali Köse inşaat işlerinde çalıştığı için her vakit oğlunun yanında olamıyor. Lakin her fırsatta oğlunun yanında olan Mahmut Ali Köse, oğlu için tüm fedakarlıkları yaptıklarını belirtiyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>ABARTMAYIN NURTEN HANIM, O KADAR DA DEĞİL !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/abartmayin-nurten-hanim-o-kadar-da-degil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 May 2025 10:37:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=229909</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de yaklaşık 30 bin eczane var. Eczaneler ilaca erişimin en kritik halkasına yer alıyor. Bu meslek bir zamanlar çok cazipti. Artık eski cazibesi kalmadı. &#8220;Eczacılar, artan ekonomik yük, azalan kâr marjı ve gelecek kaygısı ile çok zor durumdalar&#8221;Bu sözler Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Sn. Nurten Saydan&#8217;a ait. Saydan&#8220;Bu gidişat durdurulmalı, yoksa meslek sürdürülebilir olmaktan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-3.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="ilyas erbay kose 3" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-3.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-3-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-3-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-3-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-3-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-3-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-3-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-3-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-3-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="ABARTMAYIN NURTEN HANIM, O KADAR DA DEĞİL ! 4"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Türkiye&#8217;de yaklaşık 30 bin eczane var. Eczaneler ilaca erişimin en kritik halkasına yer alıyor. Bu meslek bir zamanlar çok cazipti. Artık eski cazibesi kalmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Eczacılar, artan ekonomik yük, azalan kâr marjı ve gelecek kaygısı ile çok zor durumdalar&#8221;<br>Bu sözler Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Sn. Nurten Saydan&#8217;a ait. Saydan<br>&#8220;Bu gidişat durdurulmalı, yoksa meslek sürdürülebilir olmaktan çıkacak&#8221; diyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nurten Saydan hanım;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Sabitlenmiş Euro kuru, artan giderler ve düşen kâr nedeniyle eczanelerin &#8220;ZARARINA HİZMET&#8221; verdiğini,</li>



<li>Kamu hastanelerinin giderlerini üstlenen devletin eczaneler içinde benzer yaklaşımı benimsemesi gerektiğini,</li>



<li>Plansız şekilde artan eczacılık fakültelerinin sayısı da önemli bir sorun teşkil ettiğini sözlerine eklemiş.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Nurten hanımın söylediklerine biri hariç katılıyorum. Eczanelerin zararına hizmet verdikleri konusundaki sözlerini biraz abartılı buldum.<br>Zararına hizmet vermenin bir diğer anlamı iflastır. Bu durumda 30 bin eczanenin kapanması gerekir. Oysaki hepsi faal ve işinin başında. Çok güzel kazanan eczaneler de var. Yani, genellemek doğru değil, sıkıntı hepsi için geçerli de değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca, devleti de töhmet altında bırakmayalım. İlaçta kâr oranı hiçte düşük değil. Son düzenleme ile<br>100 liraya kadar olan ilaçlarda eczacı kâr oranı yüzde 25&#8217;ten 28&#8217;e yükseltildi. 100 ila 200 TL arasında fiyatlanan ilaçlardaki eczacı kârı yüzde 16&#8217;dan yüzde 28&#8217;e çıkarıldı. 200-400 TL arasındaki ilaçlarda eczacı kâr payı yüzde 12&#8217;den 18&#8217;e, 400 TL üzeri ilaçlarda ise eczane kârı yüzde 12&#8217;den 13&#8217;e çıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bildiğim kadarıyla, ilaç firmalarının, eczanelere toplu alımlarda sunduğu bir takım özel kampanyalar da var. Aynı ilaçtan 10 kutu alana 1 yada 2 kutu bedava gibi, yada peşin alımlarda özel indirimler gibi.. Bu da kar oranını biraz daha yukarıya çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nurten hanım, plansızca açılan eczacılık fakültelerinin ihtiyaç fazlası mezun vermesi! konusundaki sözlerinde çok haklı.<br>Bu plansızlık sadece eczacılık fakülteleri için değil, fakültelerdeki tüm mesleki branşlar için de geçerli, ihtiyaçtan fazla ziraat mühendisi, avukat gibi…<br>20 yıl önce 2005 yılında Türkiye&#8217;de 78 üniversite vardı.<br>Şimdi bu sayı 209 oldu.<br>Niteliği değilde niceliği hedeflediğimiz, ülke ihtiyacına göre planlama yapmadığımız için sokaklar işsiz üniversite mezunları ile dolu. Üniversite mezunu kuryeler, garsonlar, çağrı merkezi çalışanları, kasiyerler….<br>Yetişmiş iş gücünü heba eden bir ülke olduk ! Durum maalesef bu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eczacılık fakültelerinde 2017&#8217;de bin 584 olan mezun sayısı, 2023&#8217;te 3 bin 162 olmuş 20 yıl önce 8 olan eczacılık fakültesi sayısı 63&#8217;e çıkmış.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sağlık Bakanlığının, Sağlıkta İnsan Kaynakları 2023 Vizyonu Raporuna göre olması gereken eczacı sayısından 9 bin 500 fazla sayıda eczacı olduğu ifade ediliyor. Türk Eczacıları Birliği kayıtlarına göre de Türkiye&#8217;de şu anda 9 bin 500 eczacı işsiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye genelinde eczane sayısı yaklaşık 30 bin, Bu sayının 7 bini İstanbul&#8217;da. Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan ve denkliğini almış veya burada eczacılık fakültesi okumuş Suriye kökenli eczacıların açtıkları eczane sayısı İstanbul&#8217;da 57, Türkiye genelinde 128</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugünkü koşullarda 2025 yılında ihtiyaç fazlası 10 bin eczacı olacağı öngörülüyor. Artan eczacı sayısı, yeni eczane açmanın gün geçtikçe sınırlanması, kamu ve özel sektördeki istihdam oranları ile mezun sayısı arasındaki orantısızlığın durumu bir krize dönüştürdüğü gerçek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konu konuyu açıyor. Bir zamanlar Devlet Planlama Teşkilatımız vardı. Yanılmıyorsam 2011 yılında DPT nin yerini Kalkınma Bakanlığı aldı.<br>Bir zahmet planlayıverin kardeşim. Yazık değil mi bu ülkenin gençlerine? İş veremeyecekseniz neden dolduruyorsunuz bu çocukları üniversitelere?<br>Neden hayalleri ile oynuyorsunuz?<br>Aileleri, ekonomik zorluklar içerisinde, meslek sahibi olsunlar diye o çocuklarını okutmak için ne eziyetler çekiyor? Farkında mısınız, umrunuzda mı acaba?</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>NEREDE O ESKİ BOSTANLAR ?</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/nerede-o-eski-bostanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 May 2025 12:27:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[BOSTANLAR]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=229117</guid>

					<description><![CDATA[Geleneksel doğal yöntemlerle yapılan tarım uygulamalarından artık eser yok! Yediğimiz içtiğimiz hiç bir şeyin tadı da yok. Çocukluğumdan hatırlıyorum. 60 lı &#8211; 70 li yıllarda yaz tatillerinde köye giderdik. Anneannemin, babaannemin bostanından koparıp yediğim salatalığın, domatesin, biberin , meyvelerin kokusunu, tadnı unutamıyorum. Herşey geleneksel yöntemlerle, organik ata tohumlarıyla üretilirdi. Üzüm bağlarımız, kavun, karpuz tarlamız bile [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik">Geleneksel doğal yöntemlerle yapılan tarım uygulamalarından artık eser yok! Yediğimiz içtiğimiz hiç bir şeyin tadı da yok.<br></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-2.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="ilyas erbay kose 2" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-2.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-2-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-2-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-2-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-2-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-2-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-2-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-2-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-2-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="NEREDE O ESKİ BOSTANLAR ? 5"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Çocukluğumdan hatırlıyorum. 60 lı &#8211; 70 li yıllarda yaz tatillerinde köye giderdik. Anneannemin, babaannemin bostanından koparıp yediğim salatalığın, domatesin, biberin , meyvelerin kokusunu, tadnı unutamıyorum. Herşey geleneksel yöntemlerle, organik ata tohumlarıyla üretilirdi. Üzüm bağlarımız, kavun, karpuz tarlamız bile vardı.<br>O dönemde köyde evlerde su yoktu. Köy meydanındaki çeşme ( oluk/ pınar)) sürekli akardı. Bu ortak çeşmenin su gideri sıra ile bostanlara verilirdi. Köyde buna su nöbeti denirdi. Sırası gelen bostan sahipleri gece bu suyu; sebze ve meyvelerin dibine; yaptıkları ark denilen su kanalları vasıtasıyla yönlendirirlerdi. Bereketli Anadolu toprakları köylünün emeğinin karşılığını vermede cömertti. Binbir emekle üretilen Herşeyin tadı da bambaşkaydı.<br>Şimdi öyle mi? Alzheimer, diyabet gibi endokrin hastalıkları, kanser neden bu kadar arttı? Yediğimiz bir çok ürün vücudumuzda kronik hastalıklara yol açan kalıntılar bırakıyor. Denetimsiz, kontrolsüz bilinçsiz gübre tüketimi, daha fazla ürün elde etme hırsı sağlığımızı fena halde bozuyor. Mevsimi olsun, olmasın bir şekilde üretip her şeyi piyasaya sürüyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meyve ve sebzelerle zehir tüketiyoruz. Soframıza gelen her şeyde zehir var. Hastalıklar, özellikle; kanser, neden bu kadar arttı? Obezite keza öyle. Genetiği değiştirilmiş ürünler, hormonlu gıdalar…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tarımda bilinçsizce yapılan zirai mücadele ve daha fazla ürün alma hırsı sonucu, meyve ve sebzelerin kanserojen yapıcı etkilerine maruz kalıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çiftçiler, ilaçlar hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığı gibi, bu konuda doğru düzgün bir kontrol mekanizması da yok! Bilim insanları yaptıkları açıklamalarda; meyve sebze üretimini teknolojideki gelişmelerin olumlu etkilediğini ancak, zirai mücadelede kimyasal ilaç kullanımının artırmasıyla da önemli bir tehlikenin baş gösterdiğini söylüyorlar. Ülkemizde, özellikle meyve ve sebze üretiminde zararlılar ve hastalıklarla mücadelede bilinçsizce kimyasal ilaç kullanıldığını bilmeyen yok. Kimyasalların zararlı etkisi, sebzenin yada meyvenin iyi yıkanması ya da soyulması ile bir nebze ortadan kaldırılabiliyor. Ancak, bitkinin özsuyuna karışan doğrudan içine nüfuz eden kimyasal ilaçlar uzun süre kalıcı oluyor ve zararlı etkisini yok etmek mümkün olmuyor. Türkiye’de tarımda ilaç kullanımında yeterli bilincin henüz oluşmadığını konunun uzmanlarından hep duyuyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>EN ÇOK TARIM İLACINA MARUZ KALAN BESİNLER</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sebze ve meyvelerin bazıları daha fazla tarım ilacına maruz kalıyor.<br>Bunlar; Armut, şeftali, nektarin, elma, ananas, çilek, kiraz, ahududu, kereviz, biber, yeşil fasulye, ıspanak, patates, marul… Belli başlıları bunlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çiftçi, ürününde bir hastalık meydana geldiğinde; ilk başvurduğu yer ilaç bayisi. Bayiden kendisine yardımcı olmasını istiyor. İlaç bayileri bol miktarda ilaç satma eğilimi ile hem doktor hem de eczacı gibi davranarak, çiftçiye istediği kadar ilaç veriyor. Çiftçi ilacın etkileri hakkında bilgi sahibi olmadığından sorunu hemen çözmek için, ilacın dozuna ve yöntemine hiç dikkat etmiyor. Ne kadar fazla kullanırsa, etkisinin o oranda çok olacağını zannediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünyanın gelişmiş ülkeleri çiftçilerini ilaç kullanımı konusunda çok sıkı kontrole tabi tutuluyorlar ve eğitiliyorlar. Bizde ise, gıda güvenliği, ihmal edilen, üzerinde yeterince durulmayan bir konu. Acil bir yasal düzenleme sıkı bir kontrol mekanizması olmazsa zehirlenmeye devam edeceğiz. İhraç ettiğimiz ürünler; aşırı kimyasal nedeniyle gümrük kapılarından geri dönüyor. İmha edilmesi gerekirken iç piyasaya sürüldüğü söyleniyor. Tabii bu bir iddia. Umarım doğru değildir. Amerikan Çevre Koruma Ajansına göre; pestisit zehirli bir madde olarak tanımlanmakta. Çünkü her yıl 5 milyondan fazla insan tarım ilacı yani pestisit sebebiyle yaşamını yitiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sadece sebze ve meyve de mi zehir var? Boğazımızdan geçen hemen hemen her şey zehir içeriyor. Ekmeğimiz bile zehirli. Undaki katkı maddeleri saymakla bitmiyor. Sahte ballar, sahte peynirler, zeytindeki gıda boyaları, içtiğimiz sütler….hangi birini sayalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hızla ata tohumuna ve organik tarıma yönelmeliyiz. Hibrit tohum kullanımını yasaklamalıyız. Gıda Laboratuvarlarının sayısını artırmalıyız. Sebzeyi ve meyveyi mevsiminde tüketmeye özen göstermeliyiz. Bu konuda, “Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı”na çok iş düşüyor. Aksi halde, birileri ömrümüzden çalmaya Birileri de seyretmeye devam edecek! Buna seyirci kalamayız.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Demirden Kalplere Yazılan Bir Destan: Anneler Günü’ne Dair</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/demirden-kalplere-yazilan-bir-destan-anneler-gunune-dair/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Okuyucudan Gelenler]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 May 2025 10:24:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[anneler günü]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<category><![CDATA[okuyucudan gelenler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=228775</guid>

					<description><![CDATA[Karabük… Adı, demirle özdeş; ruhu, alın teriyle yoğrulmuş bir kentin adıdır. Bu şehirde güneş, fabrika bacalarından sızan dumanlarla selamlar sabahı; çekiç sesleriyle uyanır sokaklar; her demir vuruşunda bir annenin duası işitilir göğe yükselirken. İşte böylesi mukaddes bir toprağın bağrında yeşeren annelik, yalnızca şefkat değil, bir var oluş biçimidir. Bu mübarek şehirde, sabah ezanıyla birlikte uyanan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/Sari-ve-Beyaz-El-Yazisi-Hakkimda-Egitim-Sunumu-2.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Sari ve Beyaz El Yazisi Hakkimda Egitim Sunumu 2" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/Sari-ve-Beyaz-El-Yazisi-Hakkimda-Egitim-Sunumu-2.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/Sari-ve-Beyaz-El-Yazisi-Hakkimda-Egitim-Sunumu-2-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/Sari-ve-Beyaz-El-Yazisi-Hakkimda-Egitim-Sunumu-2-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/Sari-ve-Beyaz-El-Yazisi-Hakkimda-Egitim-Sunumu-2-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/Sari-ve-Beyaz-El-Yazisi-Hakkimda-Egitim-Sunumu-2-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/Sari-ve-Beyaz-El-Yazisi-Hakkimda-Egitim-Sunumu-2-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/Sari-ve-Beyaz-El-Yazisi-Hakkimda-Egitim-Sunumu-2-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/Sari-ve-Beyaz-El-Yazisi-Hakkimda-Egitim-Sunumu-2-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/Sari-ve-Beyaz-El-Yazisi-Hakkimda-Egitim-Sunumu-2-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="Demirden Kalplere Yazılan Bir Destan: Anneler Günü’ne Dair 6"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Karabük… Adı, demirle özdeş; ruhu, alın teriyle yoğrulmuş bir kentin adıdır. Bu şehirde güneş, fabrika bacalarından sızan dumanlarla selamlar sabahı; çekiç sesleriyle uyanır sokaklar; her demir vuruşunda bir annenin duası işitilir göğe yükselirken. İşte böylesi mukaddes bir toprağın bağrında yeşeren annelik, yalnızca şefkat değil, bir var oluş biçimidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu mübarek şehirde, sabah ezanıyla birlikte uyanan anneler vardır ki, elleriyle ekmek yoğurur, yüreğiyle sabır… Ocağa düşen kıvılcımı dualarıyla söndürür, evladının nasibini yufka açar gibi incelikle serer önüne. Karabük’ün bütün anneleri, bu toprakların en kadim şiiridir; mısraları alın teriyle, kafiyeleri fedakârlıkla yazılmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün, bu çelik yürekli kentin her hanesinde, her sokak başında, her fabrika kapısında, bir anne vardır ki, yüreğiyle zamanın ağırlığını taşır. Onlar ki demirin hararetini soğutacak kadar serin, ama evladının ateşine yanacak kadar narindir. Karabük’ün her bir annesi, bu şehrin en sağlam sütunudur; ne fırtına sarsar, ne zaman çürütür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ey Karabük’ün eli nasırlı, gönlü ipekten dokunmuş anaları!<br>Sizler ki, çekiç seslerinin arasında büyütüp evlatlarınızı, kalbinizde ezanla uyanan merhameti hiçbir zaman eksiltmediniz. Her lokmayı bölüp pay ettiniz; her yorgunluğu gülüşle örttünüz. Sizin sabrınız, demir ocaklarından daha sıcaktır; sizin sevdanız, fabrikaların dövdüğü metallerden daha sağlam…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anneler Günü’nü, Karabük’ün bütün anneleri nezdinde, bir bayramdan öte, bir vefa yemini gibi kutluyoruz. Çünkü sizler sadece evlatlarınızı değil, bu kenti de büyüttünüz. Sizin sessiz dualarınızla ayakta kalıyor bu şehir, sizin alın çizgilerinizde yazıyor tarih.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün gökyüzü biraz daha mavi, bugün duman biraz daha narin yükseliyor semaya… Çünkü bugün, bu şehrin en kıymetli cevherini kutluyoruz: Anneleri…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ey sabrın adı, sevdanın tarifi olan analar!<br>Gökyüzünün en yıldızlı gecesi, toprağın en bereketli sabahı sizin adınızla başlar. Ve biz, sizden öğrendiğimiz her güzellikle eğiliyoruz huzurunuza…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anneler Günü’nüz, demir gibi sağlam, çelik gibi parlak ve yürek kadar derin olsun…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Demirin Gölgesinde Ana Yüreği</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir ocağın başında ağardı saçı,<br>Demir erirken yandı içi.<br>Çelikten değil, sabırdan dokunur<br>Karabük’te annenin bakış açısı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çekiç sesinde sustu nice düş,<br>Gözyaşı aktı, içine düşmüş.<br>Bir mendile sarılı sevda kadar temiz,<br>Ana yüreği… Demirden daha ateşli, sessiz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>SAYIN BÜYÜKELÇİ LÜTFEN DAHA AÇIK KONUŞUR MUSUNUZ?</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/sayin-buyukelci-lutfen-daha-acik-konusur-musunuz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 May 2025 10:19:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=228772</guid>

					<description><![CDATA[ABD nin Türkiye büyükelçisi, dolar milyarderi, Lübnan asıllı, 78 yaşındaki Thomas J Barrack bakın ne diyor; &#8220;I come with a simple message from President Trump, which is his desire to raise the level of the alliance between Türkiye and the United States to the level that it deserves. We’ve always had a great relationship, but [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-1.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="ilyas erbay kose 1" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-1.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-1-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-1-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-1-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-1-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-1-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-1-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-1-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-1-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="SAYIN BÜYÜKELÇİ LÜTFEN DAHA AÇIK KONUŞUR MUSUNUZ? 7"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">ABD nin Türkiye büyükelçisi, dolar milyarderi, Lübnan asıllı, 78 yaşındaki Thomas J Barrack bakın ne diyor;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;I come with a simple message from President Trump, which is his desire to raise the level of the alliance between Türkiye and the United States to the level that it deserves. We’ve always had a great relationship, but it should be an extraordinary relationship. &#8211; Ambassador Thomas J. Barrack&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkçesi;<br>Başkan Trump&#8217;tan basit ( net ) bir mesajla geliyorum, bu da Türkiye ve ABD arasındaki ittifak seviyesini hak ettiği seviyeye yükseltme arzusu. Her zaman harika bir ilişkimiz vardı, ama bu olağanüstü bir ilişki olmalı. &#8211; Büyükelçi Thomas J. Barrack</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Her zaman harika ilişkimiz vardı!&#8221; Öyle mi?<br>Mr. Barrack, ilişkilerimizin sizin açınızdan bakıldığında harika olduğuna hiç şüphe yok! Bizim açımızdan bakıldığında ise tam tersi.<br>Belli ki, Türkiyeyi ve Türk halkını yeyeri kadar tanımıyorsunuz. Bakınız ben anlatayım size o harika olarak tanımladığınız ilişkilerimizi;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Türk milleti sizi PKK&#8217;ya destek veren fetö terör örgütüne kucak açan Türkiye&#8217;deki darbelerde parmağı olan ülke olarak tanıyor ve güvenmiyor!</li>



<li>Biz, müttefik olmanın gereğini, her koşulda, büyük bedeller ödemek pahasına ( mesela Kore&#8217;de ) yerine getirirken, siz ne yaptınız? Yüzümüze güldünüz hep sırtımızdan vurdunuz.</li>



<li>Sizin ne kadar değerli (!) bir dost (!) olduğunuzu biz çocukluğumuzdan biliriz.. Marshall yardımı diye; gönderdiğiniz o berbat süt tozlarını unutmadık.</li>



<li>Silah yardımı diye kakaladığınız hurdaları da unutmadık. Onları neden gönderdiğinizi de çok iyi biliyoruz.</li>



<li>Tarımımızı, sanayimizi bitirmek için; Gerçek müttefikiniz olan İsrail ile oynadığınız bütün oyunların farkındayız. Bir şekilde satın aldığınız içimizdeki vatan hainleri ile işbirliği yaparak bu ülkenin hep önünü kestiniz.</li>



<li>Uçak üretmeye başlamıştık,<br>&#8220;Biz size çok daha ucuza veririz, kapatın fabrikanızı dediniz. İçimizdeki o vatan hainlerini de kullanarak kapattırdınız.</li>



<li>Eliniz hep eğitim sistemimizin üzerinde oldu. Köy Enstitülerini hayata geçirmiştik, onu&#8217;da kapattırdınız.</li>



<li>GAP da oynadığınız oyunları da biliyoruz.</li>



<li>Bu ülkenin düşmanlarıyla hep iş birliği içerisinde oldunuz. PKK ya PYD ye eğitimler verdiniz, binlerce tır silah gönderdiniz. Uyarılarımızı hiç bir zaman dikkate almadınız.</li>



<li>Fetö elebaşını ülkenizde himaye ettiniz. Defalarca istedik vermediniz.</li>



<li>70 yıldır Türkiye’nin önü kesmek için uğraşıyorsunuz.</li>



<li>İkide bir ekonomimizi mahvetmekle, yaptırımlar uygulamakla tehdit ediyorsunuz. Müttefikliğe yakışıyor mu bu tavrınız?</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Daha neler var neler, bu liste uzar gider.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu mudur mükemmel olan ilişkimiz.? Sayın büyükelçi, tüm bu gerçekler ortada iken İlişkilerimizi olağan üstü bir seviyeye taşımaktan ne anlamalıyız? Lütfen daha açık konuşur musunuz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizim Bülent&#8217;in bir sözü var &#8220;Fevkaladenin fevkinde&#8221; kastettiğiniz böyle bir şey mi acaba? Yani ilişkilerimizi harikadan olağan üstüne taşırsak, bugüne kadar yaptıklarınızdan çok daha beterini mi göreceğiz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Bu saydıklarınızdan bizden önceki yönetimler sorumlu. Trump&#8217;ın Başkanlığı döneminde müttefiklik ilişkilerimizde bu tür yanlışlıklar asla olmayacak diyebiliyor musunuz? O halde, önce gerçek bir öz eleştiri yaparak, ülkeniz adına Türk halkından özür dileyin.<br>Sonra, çok hevesli iseniz ilişkilerimizi olağanüstü bir seviyeye taşımak için yeni bir sayfa açarsınız. Bizde 80 yılın verdiği tecrübe ile bunu ihtiyat çerçevesinde değerlendiririz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">I wish you success in your duty.<br>Kindest regards,</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>KAYNAK YARATMADA BİZDEN DAHA YARATICI BAŞKA BİR ÜLKE YOK !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/kaynak-yaratmada-bizden-daha-yaratici-baska-bir-ulke-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 May 2025 13:02:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=227564</guid>

					<description><![CDATA[2025 yılı için trafik para cezalarında hedef 55 milyar 400 milyon olarak belirlenmiş!Sürücülerin 1 yıl içerisinde, hangi trafik kurallarını hangi miktarda ihlal edeceğini ve ne kadar tahsilat toplanacağını kuruşuna kadar hesaplamak her hesap uzmanının harcı değildir. Geçtiğimiz yıl sürücüler büyük bir sürpriz yaparak hedeflenen rakamı ikiye katlamışlardı.2024 yılı için 20 milyar 500 milyon lira hedef [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="ilyas erbay kose" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/05/ilyas-erbay-kose-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="KAYNAK YARATMADA BİZDEN DAHA YARATICI BAŞKA BİR ÜLKE YOK ! 8"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">2025 yılı için trafik para cezalarında hedef 55 milyar 400 milyon olarak belirlenmiş!<br>Sürücülerin 1 yıl içerisinde, hangi trafik kurallarını hangi miktarda ihlal edeceğini ve ne kadar tahsilat toplanacağını kuruşuna kadar hesaplamak her hesap uzmanının harcı değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçtiğimiz yıl sürücüler büyük bir sürpriz yaparak hedeflenen rakamı ikiye katlamışlardı.<br>2024 yılı için 20 milyar 500 milyon lira hedef konmuştu. Tahsilat 43 milyar 500 milyon lira olmuş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2025 yılı için hedeflenen 55 milyar 400 milyon liralık tahsilatın ilk üç ayda 15 milyar 400 milyon lirası toplandı bile.<br>Bu yıl da yeni bir rekorun geleceği kesin.<br>Kaynak yaratmak derken neyi kastettiğimi tahmin etmişsinizdir. Türlü türlü vergiler, verginin vergisi, zamlar, cezalar… kaynaktan bol ne var?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelişen teknolojinin tüm nimetlerinden; trafik denetleme ve cezalandırma yöntemlerinde de yararlanıyoruz.<br>En son hizmete giren uygulamada;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Aynı anda seyir halindeki bütün araçların hızları marka model ve plakaları belirlenebiliyor..</li>



<li>Sürücüsünün telefonla konuşup konuşmadığı, kemer takip takmadığı kayıt altına alınıp belgelendiriliyor.<br>Bence tahsilat hedefini yüksek koymakta yarar var. Cezaların güncellenerek, yükseldiğini de unutmayalım. 2025 yılı için hedeflenen rakamın 100 milyarı rahatlıkla geçeceğini düşünüyorum.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Daha önce dikkat çektiğim bir konuyu tekrar hatırlatmak istiyorum.<br>Karayollarımız da adım başı mesken mahal hız uyarı levhaları var. Bölünmüş bir yolda belirli bir tempoda gitmek mümkün değil. 110 km/saat sürat ile ilerlerken birden, sık aralıklarla 90, peşinden 70 ve 50 km/saat hatta 30 km/saat uyarı levhaları size hoş geldiiin diyor. Radar larda hernedense tam buralarda. Zamanında frenlemezsen kesin kucaktasın.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karayolunun sağında yada solunda metruk, boş, harabe olmuş tek bir ev! ya da her iki tarafında birkaç ev. Camları çerçeveleri yok! belli ki boş!<br>Karayolunun kenarındaki bu evlerde bir zamanlar insanlar barındığı için; bölge meskun mahal olarak kabul edilmiş. Can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla Karayolları Genel Müdürlüğü önlem almış. Trafik levhaları ile hız limitleri belirlenmiş. Fakat bu evler zaman içerisinde boşaltılıp, terk edildiğinden bölge meskun mahal özelliğini kaybetmiş. Bırak insanı hayvanı buralarda kuş bile uçmuyor. Güncelleme de yapılmadığı için gereksiz yere o levhalar orada duruyor. Trafik ekiplerimiz belki farkında olmadan, radar uygulamalarını buralarda yapalabiliyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meskun mahalin tanımı şu; Kişilerin toplu halde yaşadıkları, su, elektrik, yol ve kanalizasyon gibi hizmetleri aldıkları alana verilen addır. Yerleşim yerinin 500 metre çevresi de meskun mahal olarak kabul edilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bölünmüş yollarımızda; hız limiti 110 km. Meskun mahal bölgesine yaklaşınca, sırasıyla, yakın aralıklarla, 90-70-50-30 peş peşe hız limiti levhaları konmuş! 50 km yada 30 km hız limiti levhasının olduğu yerde de genellikle radar uygulamaları yapılıyor.<br>90 km levhasını gördüğünüz anda hızınızı düşürmek için frene bassanız, 150-200 mt mesafede zar zor 30&#8217;a düşüyorsunuz! Zemin ıslak yada buzlu ise bu mesafe daha da uzuyor.<br>Radara girmemek için; sürücülerin panikle yaptıkları ani frenlemelerde, arkadan gelen aracın çarpma ihtimali var! Ayrıca, ani frenleme kaygan zeminde savrulmaya da neden olabiliyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ağır vasıtalar için durma mesafesi hayli fazla! Son model bir binek aracın durma mesafesi ile yüklü bir kamyonun durma mesafesi arasında çok büyük fark var. Fakat levha her ikisi içinde geçerli. Durma mesafesi lastiğin kalitesi, diş durumu ve zeminle de doğrudan ilgili.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seyahatlerim esnasında; birkaç kez durup, meskun mahal olarak kabul edilen bölgeleri, evleri ve çevresini dikkatlice inceledim. Evlerin yakınına kadar gittim. Bırak insanı yada hayvanı; in cin top oynuyor! Seyahatlerinizde mutlaka sizin de dikkatinizi çekmiştir. Geçerken bakıldığında bile evlerin boş olduğu farkedilebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meskun mahal olarak kabul edilen bir bölgede alınması gereken pasif tedbirler de var! Yayaların ve hayvanların<br>geçişi için üst yada alt geçit gibi…<br>Yol ile meskun mahali birbirinden ayıracak bariyer yada tel örgü gibi…<br>Gerçekten meskun mahal olan yerlerde bu basit önlemler alınmalıdır. Bazı bölgelerde alındığını görüyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yollarımız artık daha konforlu. Daha emniyetli seyahat ediyoruz. Bölünmüş yollar için hız limitlerimiz makul seviyede. Fakat, meskun mahal özelliğini kaybettiği halde hız sınırlaması uygulanan bu bölgeler nedeniyle seyahat süresi gereksiz yere uzuyor. Buralara kurulan radarlar nedeniyle uygulanan cezalar ise ayrı bir tartışma konusu!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kara Yolları Genel Müdürlüğü ülke genelinde mutlaka güncelleme yapmalı.<br>Meskun mahal olarak kabul edilen yerler tekrar incelenmeli ve gerekli düzenlemeler yapılmalı.<br>Bu arada; 50 &#8211; 60 yıl öncesinin araçlarına göre düzenlenmiş trafik işaretleme sistemi günümüzün modern araçlarına göre tekrar revize edilmeli!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Not; Trafik cezaları ile ilgili bütçe hedefi rakamları vergi uzmanı Ozan Bingöl&#8217;ün paylaşımından alınmıştır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali 26’ıncı kez düzenlenecek</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/uluslararasi-altin-safran-belgesel-film-festivali-26inci-kez-duzenlenecek-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 May 2025 21:52:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlçe Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<category><![CDATA[Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<category><![CDATA[safran]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=227390</guid>

					<description><![CDATA[UNESCO Dünya Miras Listesi ve Cittaslow kategorisinde yer alan Karabük’ün konutlarıyla dünyaca ünlü ilçesi Safranbolu’da Milletlerarası Altın Safran Belgesel Sinema Şenliği "Kültürel Miras ve Korumacılık" ana temasıyla bu yıl 26’ncı sefer düzenlenecek ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>UNESCO Dünya Miras Listesi ve Cittaslow kategorisinde yer alan Karabük’ün konutlarıyla dünyaca ünlü ilçesi Safranbolu’da Memleketler arası Altın Safran Belgesel Sinema Şenliği &#8220;Kültürel Miras ve Korumacılık&#8221; ana temasıyla bu yıl 26’ncı kez düzenlenecek.<br />
<br />Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, bu yıl 26.’sı düzenlenecek olan Memleketler arası Altın Safran Belgesel Sinema Şenliği öncesi bilgilendirme ve kıymetlendirme toplantısında gazetecilerle bir ortaya geldi.<br />
<br />Festivalin Safranbolu’nun milletlerarası tanıtımına büyük katkı sunduğunu belirten Lider Köse, şenliğin her geçen yıl daha da güçlenerek devam ettiğini söyledi.<br />
<br />Belediye Başkanı Elif Köse, açıklamasında şenliğin bölgeye olan tesirlerine dikkat çekerek, &#8220;Altın Safran Milletlerarası Belgesel Sinema Şenliği bizim için hayli heyecan verici, değerli ve manalı bir seyahat. Safranbolu’nun milletlerarası tanıtımına büyük katkı sağlıyor. Milletlerarası platformlarda Safranbolu’nun isminin duyulmasına değerli katkıları olduğunu düşündüğümüz bu şenlik, bizim için çok özel&#8221; dedi.<br />
<br />Hazırlıkların uzun müddettir sürdüğünü kaydeden Lider Köse, &#8220;Bu nedenle, grubumuzla birlikte uzun bir müddettir 26. şenliğimizin hazırlıklarını sürdürüyor ve tamamlamış bulunuyoruz. Birinci toplantımızı Kasım ayında gerçekleştirdik. Her zamanki üzere şenlik içeriğinde çok değerli projelerimiz ve etkinliklerimiz yer alıyor&#8221; sözlerini kullandı.<br />
<br />Festivalin, son üç yıldır açık hava sinema etkinlikleriyle başladığını söyleyen Köse, &#8220;Bu yıl üçüncüsünü gerçekleştireceğimiz bu aktifliklerin birincisi yarın gösterime girecek. Leyla Dizdar Kültür Merkezi bahçesinde yapılacak açık hava sinema gösterimlerinin bölgede büyük ilgi gördüğünü memnuniyetle gözlemledik. Şenlik boyunca her akşam bir belgesel ve bir uzun metraj sinema gösterimi yapılacak&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Festivalin Çarşamba günü Atatürk sunumuyla başlayacağını aktaran Lider Köse, tıpkı gün heyet üyeleri ve konuklarla birlikte bir basın açıklaması yapılacağını söz ederek dijitalleşme ve Türkiye’de belgesel sinemanın geleceği temalı bir çalıştayın da şenlik bünyesinde birinci kere gerçekleştirileceğini söyledi.<br />
<br />Çalıştayın değerine değinen Köse, &#8220;Bu çalıştay, alanında bir birinci olma özelliği taşıyor. Belgesel sinemanın dijitalleşme süreci masaya yatırılacak. İkinci oturumda ise Türkiye’deki sinema şenliklerinde belgesel sinemanın yeri tartışılacak. İki gün sonra da bu çalıştayın sonuç bildirgesini paylaşacağız&#8221; dedi.<br />
<br />Festivalin bu yıl da kıymetli konuklara konut sahipliği yapacağını lisana getiren Köse, ortalarında direktör Zeki Demirkubuz’un da bulunduğu isimlerin Safranbolu’da olacağını açıkladı.<br />
<br />Gelecek kuşakların belgesel ile tanışmasının kıymetine dikkat çeken Köse, &#8220;Çocuklar kesinlikle belgeselle tanışmalı, belgeseli hayatlarında bulundurmalı. Zira böylesine değerli bir şenliğe mesken sahipliği yapan Safranbolu’da, gelecek jenerasyonların de belgeseli benimsemesi ve bu şenliğe sahip çıkmaları büyük değer taşıyor&#8221; sözlerini kullandı.<br />
<br />Bu yıl üçüncü sefer düzenlenecek olan Çocuk Belgesel Sinema Atölyesi’ne de değinen Köse, bu aktifliği önemsediklerini belirtti.<br />
<br />Festivalin Safranbolu ölçeğinde memleketler arası boyutta düzenlenmesinin kolay olmadığını vurgulayan Lider Köse, &#8220;Bu şenliğin ardında, günler süren çok özel ve ağır çalışmalar var. Hem üniversitelerdeki hocalarımıza hem sivil toplum örgütlerinin liderlerine, hem de bu süreçte büyük emek veren tüm arkadaşlarıma samimiyetle teşekkür ediyorum. Biz bu şenlik için çok emek verdik. Büyük bir heyecanla çalıştık ve tıpkı heyecanla şenliğin yaşanmasını bekliyoruz&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>KONU KIBRIS OLUNCA…</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/konu-kibris-olunca/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Atilla Çilingir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Apr 2025 10:19:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[atilla çilingir]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=226538</guid>

					<description><![CDATA[50’li yıllardan beri süregelen Kıbrıs konusu son günlerde yine gündemimize oturdu. Özellikle Türk Devletler Topluluğuna üye üç ülkenin (Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan) Güney Kıbrıs’ta büyükelçilik açmasıyla başlayan süreç, ülkemiz açısından büyük bir hayal kırıklığına neden oldu. &#160; Çünkü Rum kesiminde büyükelçilik açan üç kardeş ülke, AB’nin bu ülkelerde yapacağı 12 milyar avroluk yatırım karşılığında KKTC’nin adadaki [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="860" height="500" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ATILLA-CILINGIR.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="ATILLA CILINGIR" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ATILLA-CILINGIR.webp 860w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ATILLA-CILINGIR-150x87.webp 150w" sizes="auto, (max-width: 860px) 100vw, 860px" title="KONU KIBRIS OLUNCA… 9"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">   50’li yıllardan beri süregelen Kıbrıs konusu son günlerde yine gündemimize oturdu. Özellikle Türk Devletler Topluluğuna üye üç ülkenin (Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan) Güney Kıbrıs’ta büyükelçilik açmasıyla başlayan süreç, ülkemiz açısından büyük bir hayal kırıklığına neden oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; Çünkü Rum kesiminde büyükelçilik açan üç kardeş ülke, AB’nin bu ülkelerde yapacağı 12 milyar avroluk yatırım karşılığında KKTC’nin adadaki varlığını görmezden geldikleri gibi, Türkiye’nin bu konuda ne kadar hassas olduğunu bile düşünmediler. Aramızda var olduğu söylenen ‘’Kardeşlik-Kandaşlık – Yoldaşlık’’ ilişkilerinden çok kendi ulusal menfaatlerini gözettiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; Onlar böyle bir tercih yapmakla:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp; BM Güvenlik konseyinin Kıbrıs konusunda almış olduğu kararların tamamını da onaylamış oldular. Türk Devletleri Teşkilatı üyelerinin kabul ettiği BMGK&#8217;nın 541 sayılı kararına göre KKTC’nin ilanı kınanıyor, hukuken geçersiz sayılıyor, diğer devletlere KKTC’yi tanımama ve sadece Rum yönetimini tanıma çağrısı yapılıyor. Kararda ayrıca 1974 yılında alınan 365 ve 1975 yılında alınan 367 sayılı kararlar da yeniden teyit ediliyor. Bu kararlarda Türk Barış Harekâtı kınanıyor ve Türk askerlerinin derhal geri çekilmesi isteniyor. Bu karar aynı zamanda Güney Kıbrıs&#8217;ı &#8216;tek meşru hükümet&#8217; ilan ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu önemli gelişmeler yaşanırken, ülkemiz yetkililerinden uzun bir süre herhangi bir açıklama yapılmadı. Bir süre beklendi. Gerçekte olan olmuş, GKRY Türk Devletler Topluluğunun üç üyesi tarafından tanınmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp; Ama yine de ülkemizin bu konuda bir açıklaması, bir bakış açısı olmalıydı. O da geçtiğimiz hafta Dışişleri Bakanımızdan geldi. Kıbrıs’ta yaşanan bu gelişme üzerine; ‘’Biz prensip olarak aile içi konuları kamuoyu önünde tartışmamayı tercih ediyoruz’’ dedi…</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Bu noktada akla gelen ilk soru şudur:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Pekiyi, Kıbrıs konusu aile içinde görüşülmesi gereken bir konu mudur? Hele ki, konuyu görüşeceğimiz diğer aile üyeleri böylesine anlamlı bir prensibi görmezden gelip, olmaması gereken bir karara varmışlarsa!</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Ayrıca diplomatik ilişkilerde de akla gelen bir soru vardır:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Uluslararası camiayı ilgilendiren, bizim için ‘Kıbrıs konusu milli davamızdır’’ diye bilinen böylesine önemli bir konu ‘aile içinde’ yapılacak görüşmelerde nasıl değerlendirilecektir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Madem GKRY’ni tanıyıp orada büyükelçilik açtınız. Aynı adımı KKTC için de atın. Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk Halkının kurmuş olduğu bu Türk devletini de tanıyın mı denecektir? Ama uluslararası ilişkilerde ‘’dostluk değil menfaatler vardır.’’ İlkesi de unutulmamalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; &nbsp;Bu konuyla ilgili aile içi görüşmenin ne olduğu ve sonuçları ilerleyen süreçte kamuoyuna yansıyacaktır. Temennim odur ki, &nbsp;gittikçe güçlenen Türk Devletler Topluluğu ilişkilerimiz çerçevesinde bu önemli konuda da hem KKTC, hem de Kıbrıs Türkleri için olumlu bir adım atılmasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; &nbsp;&nbsp;Adada yaşanan bu gelişmenin yanı sıra Ankara’da Norveç Dışişleri Bakanı ile bir araya gelen Dışişleri Bakanımız Sn. Fidan’ın görüşme sonrasında yapmış olduğu açıklama çok önemlidir. Bu açıklamanın en önemli paragraf başlıkları şunlardır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Türk dünyası bir bütün olarak Kıbrıs Türkünün yanında olmaya devam edecektir.</li>



<li>Kıbrıs Türkleri Büyük Türk Dünyasının büyük ve asli unsurlarıdır. Bu asla değişmeyecektir.</li>



<li>Rumlar ve Avrupa Birliği ne derse desin, tükenmiş federasyon modeli artık masadan kalkmıştır.</li>



<li>Türk Dünyası ile aramızı bozmak isteyenlerin manipülasyonları başarılı olamayacaktır.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp; Yapılan bu açıklama Türkiye’nin Kıbrıs konusundaki duruşunu, Türk Dünyasının bir bütün olarak Kıbrıs Türkünün yanında olduğunu, TDT ile ilişkilerimizin giderek güçlendiğini net bir biçimde ortaya koymuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; &nbsp;Ülkemizde bu gelişmeler yaşanırken; Hıristiyan âleminin Paskalya bayramında Rum Ortodoks Kilisesinin Başpapazından bir açıklama gelmiş, Kıbrıs’ta yaşanan tüm olumsuzlukların arkasındaki çirkin yüz bir kez daha ortaya çıkmış, Paskalya vesilesiyle yayımladığı mesajda, Kıbrıs’taki Türk varlığını “zalimlik” olarak nitelendiren Başpiskopos Georgios:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; &nbsp;“51 yıldır Türkler vatanımızı çarmıha germiş durumda. Ancak bu işgal sona erecek. Kurtuluş günümüz gelecek” diyerek. ‘’Türkleri Kıbrıs’tan kovmalıyız’’ açıklamasında bulunmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; Bu kabul edilemez açıklamanın cevabını Milli Savunma Bakanlığımızın Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Sn. Aktürk Amiral vermiş:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp; ‘’Türkiye, GKRY’nin Kıbrıs Türklerinin güvenliğini ve adada barış ve istikrar ortamını tehdit eden faaliyetlerine karşı garantörlüğün kendisine vermiş olduğu yetkileri daha önce olduğu gibi kullanmaktan çekinmeyecektir.’’ Demiştir. Umarım yapılan bu açıklama adalı Rumların 20 Temmuz 1974’te neler yaşadığını yeterince hatırlatmıştır…</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp; Konu Kıbrıs olunca:</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;</strong>&nbsp;Hem ülkemizin, hem de dünyanın gündemi bir anda bu konuya odaklanmakta, Akdeniz’in orta yerinde bir uçak gemisi gibi duran, buradan havalanan uçaklarla her an Orta Doğuyu kontrol edebilen, çevresindeki zengin enerji kaynaklarıyla dünya devletlerinin radarında bulunan Kıbrıs adasında atılan her adım doğal olarak bizleri de ilgilendirmekte, devletimizin aleyhine olabilecek her gelişme dikkatle takip edilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp; &nbsp;Konu Kıbrıs olunca:</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp; Bir de tarihi gerçeklerin içinden cevap verelim. Bu cevap, Mukavemetçi Kıbrıs Türk Halkının asırlardan beri verdiği Türklük ve Müslümanlık mücadelesini anlamayanlara, bin bir meşakkatle, uğruna Şehitler vererek kurduğumuz devletimiz KKTC’yi içine sindiremeyenlere, ille de federasyon diyenlere, adayı Elenleştirme peşinde koşan, Enosisci-Megali İdeacı Rumlarla ‘ortak devlet’ kurmak isteyen Rum sevicilere, &nbsp;teslimiyetçi 5’nci kolculara, Uluslararası kumpasçılara gelsin.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;Devletimizin Kurucusu Ebedi Liderimiz Rahmetli Rauf Raif Denktaş’la seslenelim:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>‘’Türkiye’m diyorum anlamıyor musunuz?’’, ‘’Bağımsızlık diyorum anlamıyor musunuz?’’, ‘’Devletim diyorum anlamıyor musunuz?’’, ‘’Egemenlik diyoruz anlamıyor musunuz?’’</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; Bu seslenişi anlamayanlara ben de diyorum ki:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; Siz anlamasanız bile Yüce Türk Milletinin ve onun ayrılmaz parçası Kıbrıs Türk Halkının ezici bir çoğunluğu anlıyor<strong>.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp; Konu Kıbrıs olunca</strong>; ‘’Milli Davamızdır’’ demeye devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Atilla Çilingir</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="http://www.atillacilingir.com" target="_blank" rel="noopener"><strong>www.atillacilingir.com</strong></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>BU KADAR MIYDI EDERİNİZ? YAZIK, ÇOK UCUZA GİTTİNİZ !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/bu-kadar-miydi-ederiniz-yazik-cok-ucuza-gittiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Apr 2025 08:01:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=225609</guid>

					<description><![CDATA[Sosyal medyada ve bazı haber sitelerinde; Kazakistan, Kırgizistan, Özbekistan ve Türkmenistan&#8217;ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 541 ve 550 sayılı kararlarını imzalayarak, Türkiye&#8217;yi Kıbrısta işgalci güç durumuna düşürdükleri ile ilgili haberler yer alıyor. İmzaladıkları BM Güvenlik Konseyinin 541 ve 550 sayılı kararlarına göre; Kardeş olarak gördüğümüz bu 4 Türk devleti işte bu kararların altına imza atmış. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-6.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="ilyas erbay kose 6" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-6.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-6-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-6-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-6-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-6-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-6-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-6-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-6-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-6-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="BU KADAR MIYDI EDERİNİZ? YAZIK, ÇOK UCUZA GİTTİNİZ ! 10"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Sosyal medyada ve bazı haber sitelerinde; Kazakistan, Kırgizistan, Özbekistan ve Türkmenistan&#8217;ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 541 ve 550 sayılı kararlarını imzalayarak, Türkiye&#8217;yi Kıbrısta işgalci güç durumuna düşürdükleri ile ilgili haberler yer alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İmzaladıkları BM Güvenlik Konseyinin 541 ve 550 sayılı kararlarına göre;</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Kıbrısın tamamında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ( GKRY ) tek meşru hükümet tir.</li>



<li>KKTC tanınmayacak, tanınmamalı, desteklenmemeli ve hiç bir şekilde yardım edilmemeli.</li>



<li>Türk askeri adadan çekilmelidir. ( 1974 Barış Harekatına dolaylı kınama)</li>



<li>Türkiye ile KKTC arasında büyük elçi araması ayrılıkçı ve yasa dışı bir adımdır.</li>



<li>Maraş Bölgesi yerleşime açılmamalı ve Rum tarafına iade edilmelidir.</li>



<li>Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin Kıbrıs Cumhuriyeti olarak bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmelidir.</li>
</ol>



<p class="wp-block-paragraph">Kardeş olarak gördüğümüz bu 4 Türk devleti işte bu kararların altına imza atmış.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıbrıs&#8217;ı gazeteci Cemal Aslan 17 Nisan tarihli yazısında; bunların yalan haber olduğunu yazmış peşinden peki soruyorum diyerek şöyle devam etmiş;<br>&#8220;Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan, AB ile imzaladıkları anlaşma kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımayacaklarını beyan etti mi?&#8221;<br>&#8220;Cevaplıyorum, Hayır&#8221; demiş…<br>Kıbrıs&#8217;ı gazeteci Aslan &#8220;Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan’ın AB ile imzaladıkları bir anlaşma kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımayacaklarını açıkça beyan ettiklerine dair kesin bir kanıt bulunmamaktadır&#8221; diyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">O halde bende Kıbrıs şivesiyle sana soruyorum Aslan gardaş;<br>&#8220;Oturmuş oraçta, yazmışsın bir yazıcık. Görmen mi gendiğle çelişip durusun!<br>Yukarıda maddelerini sırladığım böyle bir anlaşmaya imza koydularsa (ki, imzaladıklarını sen yazmışsın) KKTC yi tanımayacaklarını ayrıca beyan etmelerine gerek var mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben o topraklarda Lefkoşa sınırında, Komando Asteğmen olarak 1 yıl görev yaptım. Kıbrıs davasını birinci ağızdan rahmetli Denktaştan dinledim. Soydaşlarımıza yapılan zulmü, insanlık dışı vahşeti, o karanlık günleri en iyi bilenlerdenim. Rumların sınır geçme eylemlerini bastırmış, Kolordu Komutanından ödüller almış, efsane lider Rauf Denktaşın övgülerine mazhar olmuş bir Türk vatandaşıyım. Rumların ciğerini bilirim. Bunlar kurnazdır. Kendilerini sağlama almasını iyi bilirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Duyduğumda kanım dondu.<br>Aslı var yada yok yakında anlaşılır. Ortalıkta bir çok iddia dolaşıyor. Bir iddia da şu; Kırgizistan Cumhur Başkanı bilmeden imzaladık demiş.<br>Kimse kusura bakmasın, önüne konan bir metne okumadan imza atmak için aptal olmak gerekir. Hele ki uluslar arası bir meselede!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Olaya geniş bir pencereden bakıp anlamaya çalışıyorum.<br>Mümkün olduğu kadar araştırdım. Bunun Türkiyenin büyük bir planı olduğunu söyleyenlerde var.<br>Güya, Avrupa&#8217;yı ve Kıbrıs Rum kesimini Bu Türk devletlerine ve Türkiye&#8217;ye bağımlı hale getirmek için böyle bir yol izlenmiş. Çin ve Avrupa arasında bir ticaret hattı Türk devletleri ve Türkiye üzerinden geçecekmiş. Öncelikli hedef bu imiş. KKTC nin tanınması konusu daha sonraya bırakılmış. Zaten şu anda da tanıyan yokmuş vs vs…Bu tez bana inandırıcı gelmedi<br>Türkiye tarafında resmi makamlardan bir açıklama yokken bu tür yayınlarla fikir beyan eden yada tez iddia edenlerin amacını anlamıyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>NE OLDU TURAN RUHU, TURAN BİRLİĞİ,<br>TÜRK DEVLETLER TEŞKİLATI ?<br>BU SAATTEN SONRA BU BİRLİKTELİK MÜMKÜN MÜDÜR?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">AB nin 12 milyar dolarlık bir yatırımı karşılığında bu anlaşmayı imzaladıkları iddia ediliyor. O halde doğru olduğunu varsayarak tekrar soralım bu 4 Soydaş devlete;<br>Sovyet zulmünden kurtulup devlet kurduğunuzda sizi ilk tanıyan ülke bizdik. Hep yanınızda olduk. Kalkınmanıza destek verdik. Biz kardeşliğin gereğini hep yerine getirdik.Bu mudur sizin kardeşliğiniz?<br>Bu mu Turan ruhu? Hani Turan ordusunu kuracaktık, hani Türkiye ağabey di, lider ülke idi. Hani beraber büyüyecektik? Ne oldu, değdi mi? Yazıklar olsun!<br>25 yıl önce Kazakistan&#8217;a kadar gittim. O toprakları iyi bilirim.Türkiye&#8217;den kardeşimiz gelmiş diye gittiğim her yerde büyük saygı gördüm. Bu ülkelerde yaşayan soydaşlarımızın böyle bir anlaşmaya tepkili olduklarını düşünüyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;12 milyar Euro ya Kıbrıs&#8217;ı sattılar&#8221; başlığı ile haber yapanları da kınıyorum. Patates mi satıyorsun? Tanınsın yada tanınmasın orada bir Türk devleti var. Varolmaya da devam edecek. Bir devlet için sattılar ifadesi son derece yakışıksızdır.Türk askeri 50 yıldır adada. Huzurun ve güvenliğin teminatı. Nice 50 yıllar daha garantörlüğümüz devam edecektir. Kimse boş hayale kapılmasın.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>KOMŞU İLDE 422 MİLYON TONLUK REZERV !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/komsu-ilde-422-milyon-tonluk-rezerv/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Apr 2025 09:53:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=225330</guid>

					<description><![CDATA[14 Nisan 2025 tarihli köşe yazımda, Eskişehirdeki Nadir Toprak Elementlerinden (NTE) söz etmiştim. Çin&#8217;den sonra, 694 milyon ton ile dünyada 2. Büyük rezerve sahip olduğumuzu, NTE lerin nerelerde kullanıldığını anlatmıştım. Sadece Eskişehir mi? Anadolu topraklarının her karışı paha biçilmez değerde.İşte bunlardan biri de KASTAMONU, Benim de memleketim olan bu güzel ilimiz; yerüstü zenginliklerinin yanısıra yeraltı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-5.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="ilyas erbay kose 5" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-5.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-5-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-5-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-5-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-5-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-5-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-5-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-5-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-5-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="KOMŞU İLDE 422 MİLYON TONLUK REZERV ! 11"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">14 Nisan 2025 tarihli köşe yazımda, Eskişehirdeki Nadir Toprak Elementlerinden (NTE) söz etmiştim. Çin&#8217;den sonra, 694 milyon ton ile dünyada 2. Büyük rezerve sahip olduğumuzu, NTE lerin nerelerde kullanıldığını anlatmıştım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sadece Eskişehir mi? Anadolu topraklarının her karışı paha biçilmez değerde.<br>İşte bunlardan biri de KASTAMONU, Benim de memleketim olan bu güzel ilimiz; yerüstü zenginliklerinin yanısıra yeraltı zenginlikleriyle de öne çıkıyor. Kastamonu, özellikle metalik maden varlığıyla dikkat çekiyor. Başta çimento toprağı, kuvarsit, feldspat ve kuvars kumunun öne çıktığı ilimizde bir diğer önemli maden ise bakırdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kastamonu da, özellikle dikkatinizi çekmek istediğim maden KUVARS<br>Bu maden daha çok ormanlık ve dağlık bölgelerde bulunuyor.<br>Yarı iletken endüstrisinde son derece yüksek saflıkta silisyum yonga plakalar (wafer) elde edilmesinde kullanılan kuvars çok pahalı ve nadir bir element.<br>Aslında Kuvars, oksit ve silikon elementlerinden oluşan kimyasal bir bileşiktir. Kuvars, hidroflorik asit dışında suda veya asitlerde çözünmez.<br>Mikroçipler in temel malzemesi olan MONOKRİSTALİN SLİKON dur.<br>Bu madde saf silisyumdan elde ediliyor. Saf silisyum üretimi için de kuvars gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>MTA VERİLERİ</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün ulaşılabilir kaynaklarında aynen şu ifadeler yer alıyor; &#8220;Kastamonu ili bulunduğu jeolojik yapısı nedeniyle yer altı kaynaklarıı bakımından zengin potansiyellere ve çeşitliliğe sahip bir ilimizdir. Genel Müdürlüğümüzün il ve yakın çevresinde yaptığı çalışmalar sonucunda çok sayıda metalik maden ve endüstriyel hammadde yatak ve zuhurları ortaya çıkarılmıştır. Bunların başında bakır-kurşun-çinko ve kuvarsit yatakları gelmektedir.<br>İlde önemli potansiyellere sahip kuvarsit oluşumları genelde Daday ilçesinde yer almaktadır. İlçedeki yatakların toplam görünür+muhtemel rezervi 422 milyon tondur.&#8221;<br>Bu muazzam bir potansiyel.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nadir toprak elementlerimizi ham madde olarak ihraç etmeyip, işleyerek uç ürünlere dönüştürürsek bizi kimse tutamaz! Bugün işleyemiyorsak yarın işleriz!<br>Ham madde olarak 3 kuruşa ihraç edip, tüketme aptallığına kapılmayız umarım!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meşhur Silikon Vadisini duymuşsunuzdur.<br>Kuzey Kaliforniya&#8217;daki San Francisco Körfez Bölgesi&#8217;nin güneyinde kalan; ileri teknoloji, inovasyon, risk sermayesi ve sosyal medya şirketlerinin küresel merkezi olarak görülen bölge bu isimle anılıyor.<br>Bölgede birçok dünya çapında tanınmış şirket yer alıyor. Bu şirketlerden bazıları Apple, Google, Facebook, Tesla, Intel, HP, IBM, Alphabet, Oracle, PayPal, eBay, Netflix gibi tanınmış şirketlerdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye&#8217;nin neden bir silikon vadisi olmasın? Bunun için her şeye sahibiz. Değerli yeraltı zenginliklerimiz ( ham madde), yetişmiş insan gücümüz, inanç ve irade. ..Yani helva için; un, şeker, yağ var.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>MIKRO ÇİPLERİN TEMEL MALZEMESİ!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Monokristalin silikon (veya &#8220;tek kristalli Silisyum&#8221;, &#8220;tek-kristal Si&#8221;, &#8220;mono k-Si&#8221; veya sadece mono-Si) bugün hemen hemen her elektronik ekipmanda kullanılan mikroçipler için temel bir malzemedir. Monokristalin silikon fotovoltaikde, güneş hücrelerinde ışık emici madde olarak kullanılıyor.<br>Tek bir kristal silikon yapıda bulunur. Hücreleşmez, düzensiz ve boşluklu yapı oluşturmaz. Mono-Si sadece son derece saf silisyumdan imal edilir. Czochralski adı verilen, silisyumun saflaştırılması ve kristalleştirilmesi işlemiyle, silindir külçeler halinde üretilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Silikon ve Silisyum aslında aynı elementin ismidir. Bu element periyodik tablonun 14. sırasında olup doğada nadiren saf halde bulunmakta daha çok Silikon Dioksit ya da bilinen diğer isimleri ile (Silika veya Quartz) kristalleri şeklinde bulunmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kuvarsitler SiO 2 içeriği yüksek ve demir içeriği % 0,4&#8217;ten az olması durumunda cam ve seramik sanayinde de kullanılır. Ayrıca refrakter (silika tuğla), metalürji (demir ve ferrokrom), inşaat (hafif gazbeton yapı elemanları üretimi) sanayinde de çeşitli amaçlarla kuvarsit kullanılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görüldüğü gibi, paha biçilmez bir element olan kuvarsit&#8217;in kullanım alanı oldukça geniş. Yüksek verimi nedeniyle; güneş panellerinde bile kullanılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anadolu topraklarının altı da üstü de kıymetini bilen için büyük nimetler sunuyor.<br>Umarım, ülkemizi yönetenler vizyoner bir bakış açısıyla bu muazzam zenginliklerimizi doğru değerlendirirler.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>AZ DA OLSA DEMOKRASİ…</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/az-da-olsa-demokrasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fevzi Aydın]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Apr 2025 10:28:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[DEMOKRASİ]]></category>
		<category><![CDATA[fevzi aydın]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=224687</guid>

					<description><![CDATA[Genel kabul gören tanımıyla demokrasi, &#8220;halkın halk tarafından halk için yönetimi.Bu tanım, genel olarak benimsenmekle birlikte, çatışan iki demokrasi anlayışından &#8220;sosyalist demokrasi” olarak sunulan uygulama iflas ettiğine göre, geriye, demokrasi deyince, &#8220;liberal demokrasi&#8221; anlayışı kalmakta.Demokrasi türleri ise; halkın doğrudan veya temsili olarak eşit şekilde katılımını sağlayan hükûmet biçimi ya da toplumsal yapılar.Temel demokrasi kavramı, ülkelerin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="860" height="500" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/fevzi-aydin.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="fevzi aydin" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/fevzi-aydin.webp 860w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/fevzi-aydin-150x87.webp 150w" sizes="auto, (max-width: 860px) 100vw, 860px" title="AZ DA OLSA DEMOKRASİ… 12"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Genel kabul gören tanımıyla demokrasi, &#8220;halkın halk tarafından halk için yönetimi.<br>Bu tanım, genel olarak benimsenmekle birlikte, çatışan iki demokrasi anlayışından &#8220;sosyalist demokrasi” olarak sunulan uygulama iflas ettiğine göre, geriye, demokrasi deyince, &#8220;liberal demokrasi&#8221; anlayışı kalmakta.<br>Demokrasi türleri ise; halkın doğrudan veya temsili olarak eşit şekilde katılımını sağlayan hükûmet biçimi ya da toplumsal yapılar.<br>Temel demokrasi kavramı, ülkelerin çeşitli etnik özelliklerine göre farklılık göstermekte.<br>Eğitim sistemi, laik, anti-laik, muhafazakâr, anti-muhafazakâr gibi eğilimler, toplumlarda kutuplaşma ve ayrıştırmaya yol açmakta.<br>Ülkelerde, eğitim sistemleri ve halkın eğitim durumları, toplumla birlikte, ülkelerin sosyo-ekonomik kalkınmalarında temel faktör olarak görülmekte.<br>Aynı zamanda ülke siyasetinin oluşmasında, eğitim sisteminin etkisi gözden uzak tutulmamalı.<br>Geçmişin demokrasi havarileri, küresel güçler, bugün otoriter ve radikal siyasetin pençesine düşmüş durumda.<br>Dünyadaki siyasi değişime Türkiye’de ayak uydurmuş durumda.<br>Bugün, ABD, Rusya, Çin, Avrupa Birliği, dünyayı yönetme savaşı veren ülkeler, otoriter ve radikal siyasetin pençesine düştü.<br>Geçtiğimiz yıl sonu yapılan seçimlerde, ABD’de ikinci dönemini kazanan Donald Trump, dünya siyasetine ekonomik tehdit, savaşan ülkelere şartlı destek, bazı ülkelere işgal tehdidi ile adeta dünyanın kimyasını bozdu.<br>İslam dünyasını hedef alarak İsrail’in arkasında, Filistin’i işgal ederek yayılmacı politika izleyen ABD; Trump ile birlikte bir adım daha atarak, Müslümanları Filistin’den atma peşinde…<br>Göreve gelir gelmez, Dünya Sağlık Örgütünden, iklim anlaşmasında ayrılan, Meksika Körfezinin ismini Amerika Körfezi olarak değiştiren, Rusya ile savaşan Ukrayna’ya desteği karşılığında, değerli madenlerini talep ederek ülke liderlerine gözdağı vermeye başladı…<br>Başlattığı ticaret savaşları ile dünya ekonomisini sarsan Trump, ek vergi, gümrük tarifesini yükseltti.<br>ABD’nin de üye olduğu NATO üyesi ülkeleri tehdit ederek, payların artırılmasını isteyerek, aksi halde güvenliklerinin sağlanamayacağı tehdidini savurdu.<br>Ülkeleri ve liderleri küçük gören Trump, ülkelerin stratejik ve ekonomik ihtiyaçlarını ABD’nin karşıladığı edasıyla, siyasi ve ekonomik terör estirmeye hız verdi.<br>Ekonomileri güçlü olan ülkelerin otoriterleşerek, gelişmekte olan ülkeleri tehdit etmeleri, demokrasinin değerini bir kez daha ortaya koymakta.<br>Demokrasiyi askıya alarak, otoriter veya radikal siyaseti düşünen liderler, halkın iktidardan uzak durmalarını hedeflemekte…<br>Ülkelerini nasıl bir bataklığa sürüklediklerinden habersiz, sözde küresel liderler, otoriter veya radikal siyasete geçiş yapmaya çalışarak, dünyayı kaosa sürüklemekte…<br>Demokrasiden vazgeçen ülkeler ve Dünya’yı kaosun beklediği unutulmamalı, Az da Olsa Demokrasi, bir tarafta kalmalı…<br>Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Ahmağa Anlatır Gibi Anlatmak!</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/ahmaga-anlatir-gibi-anlatmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Acar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Apr 2025 08:00:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<category><![CDATA[nurettin acar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=224499</guid>

					<description><![CDATA[HÜDA-PAR Genel Başkanının Eylül 2024&#8217;te bir programda, Anayasa&#8217;nın 4. maddesiyle ilgili yaptığı konuşmada &#8220;Ahmağa anlatır gibi tek tek söyledim buna rağmen anlamamakta ısrar ediyorlar&#8221; sözü, o dönemde toplumun birçok kesiminden tepki almış ve eleştirilmişti. Bu ifadeden yola çıkarak geçtiğimiz hafta çarşamba günü Özçelik-İş Sendikası ile KARDEMİR arasında anlaşmaya varılan 17. Toplu İş Sözleşmesi imza töreninde, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/Purple-Geometric-Modern-Blog-Banner-1.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="Purple Geometric Modern Blog Banner 1" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/Purple-Geometric-Modern-Blog-Banner-1.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/Purple-Geometric-Modern-Blog-Banner-1-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/Purple-Geometric-Modern-Blog-Banner-1-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/Purple-Geometric-Modern-Blog-Banner-1-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/Purple-Geometric-Modern-Blog-Banner-1-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/Purple-Geometric-Modern-Blog-Banner-1-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/Purple-Geometric-Modern-Blog-Banner-1-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/Purple-Geometric-Modern-Blog-Banner-1-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/Purple-Geometric-Modern-Blog-Banner-1-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="Ahmağa Anlatır Gibi Anlatmak! 13"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">HÜDA-PAR Genel Başkanının Eylül 2024&#8217;te bir programda, Anayasa&#8217;nın 4. maddesiyle ilgili yaptığı konuşmada &#8220;Ahmağa anlatır gibi tek tek söyledim buna rağmen anlamamakta ısrar ediyorlar&#8221; sözü, o dönemde toplumun birçok kesiminden tepki almış ve eleştirilmişti. Bu ifadeden yola çıkarak geçtiğimiz hafta çarşamba günü Özçelik-İş Sendikası ile KARDEMİR arasında anlaşmaya varılan 17. Toplu İş Sözleşmesi imza töreninde, KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir&#8217;in yaptığı konuşmadaki bir söz dikkatimi çekti. Sayın Başkan, yaptığı konuşmada, &#8220;Bütün kem gözlere, kem sözlere, dışarıdan gazel okuyanlara inat bizler bu adımın ülkemiz için, Kardemir için, Karabük için ne kadar hayırlı olduğunu, el ele ispat edeceğiz&#8221; dedi.<br>Bu söz, bana göre aslında çok şey anlatıyor. Başka bir deyişle, Sayın Başkan bu konuşmasında &#8220;Ahmağa anlatır gibi tek tek söyledim, anlamak istemeyenler anlamamakta ısrar eder mi bilmem&#8221; dercesine bir mesaj veriyordu. Anlaşılan o ki, Sayın Demir kendisinin ve Kardemir’in geleceği hakkında çeşitli kesimlerin yaptığı eleştirilere, özellikle de yönetim değişikliği çağrıları yapanlara sert bir dille yanıt verdi.<br>Geçtiğimiz günlerde yazdığım &#8220;AK Parti&#8217;ye Meydan mı Okunuyor?&#8221; başlıklı köşe yazımda, son dönemde Karabük’te, özellikle de sanayi devi KARDEMİR’de yaşanan gelişmeleri ele almış, Savunma Sanayinin önemli ismi ve bir zamanlar başarılarıyla övülen Prof. Dr. İsmail Demir’in bugünlerde adeta istenmeyen bir adam haline gelmesini konu almıştım. Sayın Prof. Dr. İsmail Demir&#8217;in toplu sözleşme imza töreninde yaptığı bu konuşma ise yazımı doğrular nitelikte oldu.<br>Çünkü, Kardemir’in önümüzdeki günlerde yapılacak olan Mali Genel Kurulu&#8217;nda seçim maddesinin olmaması, bazı çevrelerde rahatsızlık yaratmıştı. Bu rahatsızlığın perde arkasında ise özellikle şirket içinde ve Karabük’ün iş dünyasında etkili bazı grupların, hisse oranlarını artırarak Yönetim Kurulu’na girme planlarının suya düşmesi yatıyordu. İşte Sayın Demir, Toplu Sözleşme görüşmelerindeki konuşmasında, o çevrelere, &#8220;Daha çok beklersiniz, ben görevimin başındayım&#8221; mesajını vermiş oldu.<br>Prof. Dr. İsmail Demir’in, bu dönemde hem Kardemir’in geleceğini hem de kendisinin bu süreçteki duruşunu sağlamlaştırmak için net bir tavır sergilediği ortada. İstenmeyen adam ilan edilmesine karşılık, yaptığı bu çıkış, hem Kardemir için hem de Karabük için önemli bir adım olarak değerlendirilebilir. Bu mesaj, sadece şirket içindeki yönetimle ilgili bir işaret değil, aynı zamanda dışarıdan gelen eleştirilere karşı da bir cevap niteliği taşıyor.<br>Prof. Dr. İsmail Demir’in Kardemir’deki liderliği, sadece bir iş dünyası olayı olmanın ötesinde, Karabük’ün geleceğine yönelik bir vizyon ortaya koyuyor. Tüm bu gelişmeler neticesinde inancım o ki, bugün sanayinin başında sağlam bir duruş sergileyen Prof. Dr Demir, geçmişteki başarılarının ve deneyimlerinin de ışığında, Kardemir’i ve Karabük’ü daha büyük hedeflere taşımak için gerekli adımları atmaya devam edecektir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ NEDEN TANINMAZ?</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/kuzey-kibris-turk-cumhuriyeti-neden-taninmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Atilla Çilingir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Apr 2025 09:55:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[atilla çilingir]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=224384</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin ata yadigârı Kıbrıs adasındaki soydaşlarımızı Rumların zulmünden, topyekûn katletmesinden kurtaralı 51 yıl, adalı Türklerin özgürlüklerine kavuşarak KKTC adıyla kendi devletlerini kurmasından bugüne 42 yıl geçti. &#160;&#160; Ama ne adadaki bu değişimi, ne de Türklerin kurmuş olduğu KKTC’yi bugüne değin hiçbir ülke kabullenmedi. Türkiye dışında hiçbir ülke de bu devleti tanımadı! &#160;&#160; Neden? &#160;&#160; O [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="860" height="500" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ATILLA-CILINGIR.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="ATILLA CILINGIR" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ATILLA-CILINGIR.webp 860w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ATILLA-CILINGIR-150x87.webp 150w" sizes="auto, (max-width: 860px) 100vw, 860px" title="KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ NEDEN TANINMAZ? 14"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">    Türkiye’nin ata yadigârı Kıbrıs adasındaki soydaşlarımızı Rumların zulmünden, topyekûn katletmesinden kurtaralı 51 yıl, adalı Türklerin özgürlüklerine kavuşarak KKTC adıyla kendi devletlerini kurmasından bugüne 42 yıl geçti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp; Ama ne adadaki bu değişimi, ne de Türklerin kurmuş olduğu KKTC’yi bugüne değin hiçbir ülke kabullenmedi. Türkiye dışında hiçbir ülke de bu devleti tanımadı!</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp; Neden?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp; O kadar çok nedeni var ki! &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp; Bu nedenlerin en başında geleni; Haçlı seferlerinden bu güne böylesine stratejik önemi olan bir coğrafyada tam da Akdeniz’in orta yerinde bulunan, Ortadoğu’yu yakından kontrol eden uçak gemisi konumundaki bu adada Türk’ün varlığı, Türk askerinin olması hiçbir zaman istenmedi de ondan…</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; Tarihin hiçbir döneminde Türklerin varlığının Orta Asya’nın dışına çıkması da istenmedi. Çünkü batılılara göre Türklerin batıya yayılması demek İslamiyet’in de genişlemesi, Hıristiyanlığın önüne geçmesi, insanları kendi menfaatleri doğrultusunda yönlendiren kilisenin de önünü kesmekti de ondan…</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; &nbsp;Aslında Kıbrıs’ta yaşanan da budur!</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; Bugüne değin GKRY’deki Ortodoks Kilisesinin başındaki papazların istekleri dışında yönetimde bulunan hiçbir Rum lideri Türk tarafı ile çözüm adına müzakere edemedi. Kilise ne dediyse müzakere masasında sadece onu dile getirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp; Rum Ortodoks Kilisesi bugüne değin gerçekleşen tüm müzakerelerde adanın yönetiminin Rum tarafında olmasını, Türklerin ise sadece azınlık haklarına razı olmasını istedi. Ondan sonra atılacak adımın, adanın Yunanistan’a ilhak olması da idealleriydi…</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; Tarihi gerçeğe de bakıldığında 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı da Ortodoks Kilisesinin Başpiskoposu Makarios’tu. Onun da amacı adayı Yunanistan’a bağlamaktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;Kısacası adada yaşanan anlaşmazlığın temelinde Hıristiyan âleminin bu bölgede İslamiyet’in temsilcisi bir devletin olmasını istememesi vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu gerçeğin dışında KKTC’nin tanınmamasının diğer önemli nedeni; ABD-AB-BM ve bölgede menfaati olan diğer devletlerin hem adanın çevresinde bulunan enerji yataklarının kullanılması, hem de adanın stratejik önemi nedeniyle Kıbrıs’ta üs bulundurmak istemeleridir. Bunun için de inanç merkezli politika öne çıkmakta. İslamiyet’in temsilcisi olarak gördükleri KKTC’yi tanımak yerine; Hristiyan âleminin temsilcisi olarak gördükleri Rum tarafını yasal hükümet olarak tanımak onların işine gelmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; Bunun yanı sıra ekonominin, paranın gücü de önemlidir. Bunun en yakın örneği; KKTC’nin de gözlemci ülke olarak tanındığı Türk Devletler Teşkilatına üye ülkeler konumundaki; Türkmenistan-Kazakistan-Özbekistan ülkelerine AB’den yapılacak 15 milyar avroluk yatırımın da etkisiyle geçtiğimiz hafta GKRY’ne büyükelçi atamışlardır</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;TDT üye bu üç ülkenin diplomatik hamlesi karşısında Türkiye’den henüz bir açıklama yapılmadı. Ancak KKTC’yi tanımayan bu üç kardeş ülkenin Rum kesimine büyükelçi atamalarını sadece alacakları ekonomik yardım nedeniyle yaptıkları da söylenemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; Çünkü yapılan bu hamlenin arka planında; Türkiye’nin Türk Cumhuriyetlerinde giderek artan gücünün AB tarafından fark edilmesi, bu iş birliğinde bir çatlak açılması, Hristiyan âleminin Avrasya platosuna uzanarak bu güç birliğini ayrıştırması yatmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; Türkiye’nin bu noktada Azerbaycan’dan alacağı güçlü bir destek ile AB’nin açmak istediği bu çatlağın önünü kesmesi, Türk Devletler Teşkilatına üye olan ülkeler ile ilişkilerini güçlendirmeye devam etmesi en uygun tercih olmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; Görülen odur ki!</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp; KKTC’nin uluslararası camiada tanınması o kadar kolay olmayacaktır. Ama başta Türkiye’nin yöneticileri olmak üzere KKTC’deki yöneticiler de bu devletin tanıtılması faaliyetlerinden asla vazgeçmemeli, uluslararası ilişkilerde KKTC’nin tanınması mutlaka gündeme getirilmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp; &nbsp;Dünya var olduğundan beri devletlerarasında süregelen dinler savaşı, geçmişte silah gücü ile gerçekleşmişti, günümüzde ise ekonomik güçler çatışması ile devam etmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türkiye bulunduğu coğrafyada, son yurdumuz Anadolu’daki güçlü yapısıyla örnek olmaya devam ettiği Avrasya platosundaki devletlerle olan işbirliğini devam ettirirken, uluslararası ilişkilerde de özellikle Hıristiyan âlemine mensup ülkelere sağladığı avantajları bir kez daha gözden geçirmeli, önümüzü kesmeye çalışan kimi ülkelere bu avantajlar hatırlatılarak onları daha dikkatli olmaya davet etmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir örnek vermek gerekirse Suriye’de yaşanan savaş nedeniyle özellikle Avrupa’ya yayılması muhtemel milyonlarca göçmenin önüne geçerek onlara kucak açan Türkiye’nin bu fedakârlığını unutanlara hatırlatmak bile yetecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Atilla Çilingir</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="http://www.atillacilingir.com" target="_blank" rel="noopener"><strong>www.atillacilingir.com</strong></a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>AKLINDAN BİLE GEÇİRME TRUMP EFENDİ !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/aklindan-bile-gecirme-trump-efendi/</link>
					<comments>https://karabukpostasi.com/yazilar/aklindan-bile-gecirme-trump-efendi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Apr 2025 09:53:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=224381</guid>

					<description><![CDATA[Kıymetli mineraller ülkelerin politikalarını şekillendiriyor. Tabii geleceğini de. Tüm dünyanın gözü bu kıymetli mineraller&#8217;e sahip ülkelerin üzerinde.Kıymetlii mineraller derken, Nadir Toprak Elementlerinden ( NTE) söz ediyorum.NTE nedir?Lantan, seryum, praseodim, neodimyum, prometyum ve samaryum hafif nadir toprak elementleri olarak kabul edilirken, itriyum, evropiyum, gadolinyum, terbiyum, disprosyum, holmiyum, erbium, tulyum, iterbiyum ve lutesyumu ağır nadir toprak elementleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-4.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="ilyas erbay kose 4" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-4.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-4-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-4-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-4-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-4-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-4-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-4-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-4-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-4-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="AKLINDAN BİLE GEÇİRME TRUMP EFENDİ ! 15"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Kıymetli mineraller ülkelerin politikalarını şekillendiriyor. Tabii geleceğini de. Tüm dünyanın gözü bu kıymetli mineraller&#8217;e sahip ülkelerin üzerinde.<br>Kıymetlii mineraller derken, Nadir Toprak Elementlerinden ( NTE) söz ediyorum.<br>NTE nedir?<br>Lantan, seryum, praseodim, neodimyum, prometyum ve samaryum hafif nadir toprak elementleri olarak kabul edilirken, itriyum, evropiyum, gadolinyum, terbiyum, disprosyum, holmiyum, erbium, tulyum, iterbiyum ve lutesyumu ağır nadir toprak elementleri olarak kabul ediliyor.<br>Bu elementler, yüksek teknoloji ürünlerinde, yeşil enerji dönüşümünde, savunma sanayisinde ve lazer güdüm sistemlerinde kullanılıyor. Dünyamızın geleceğini bu elementler şekillendirecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Milli İstihbarat Akademisinden Dr. Celal Erbay&#8217;ın, bilim insanı kimliğiyle, Türkiye&#8217;nin nadir toprak elementleri rezervlerine ve bu alandaki potansiyel gücüne dikkat çeken bir yazısını okumuştum.<br>Erbay yazısında; &#8220;Eskişehir&#8217;in Beylikova ilçesindeki nadir toprak elementi maden sahası, 694 milyon tonluk rezerviyle, rezerv büyüklüğü açısından dünyada ikinci sırada yer alıyor; birincilik ise 800 milyon tonluk rezerviyle Çin&#8217;in Bayan Obo sahasına ait. Elde edilecek nadir elementler arasında florit, barit, lantan, seryum, praseodimyum, samaryum, gadolinyum, evropiyum, neodimyum gibi unsurlar bulunuyor&#8221; diyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünyanın en zengin coğrafyası hiç şüphe yok ki Anadolu topraklarıdır. Bu kadim toprakların altı da üstü de paha biçilmez derecede kıymetli. Maalesef üstünün kıymetini bilemedik. Tarımda bir zamanlar bu topraklarda ürettiğimiz neredeyse her şeyi ithal ediyoruz. Çiftçilerimizin sayısı her geçen gün azalıyor. Meyve, sebze, et süt yumurta gibi temel besin ürünlerinin fiyatları el yakıyor. Şimdi toprağın altı da bize büyük nimetler sunuyor. Umarım kıymetini bilir, doğru değerlendiririz</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eskişehir’deki 694 milyon tonluk Nadir Toprak Elementi İçin Çin’le İşbirliği Görüşmelerinin yapıldığını basında çıkan haberlerden yüzeysel olarak biliyoruz. Detaya hakim değiliz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nadir toprak elementlerinin ham madde olarak ihraç edilmesi yerine işlenmiş uç ürünlere dönüştürülerek ihraç edilmesi, Türkiye ekonomisi için daha yüksek katma değer yaratacaktır. Rüzgar türbinleri ve elektrikli araç motorlarında kullanılan kalıcı mıknatısların yerli üretimi, Türkiye’nin yenilenebilir enerji sektöründe maliyet avantajı sağlamasına yardımcı olacaktır. Bunun yanı sıra, yüksek teknoloji ürünleri için gerekli olan NTE bileşenlerinin Türkiye’de üretilmesi, ülkenin uluslararası pazarda rekabet gücünü artıracaktır. Türkiye’nin bu alandaki yatırımları, yerli sanayi için yeni iş imkanları yaratırken uluslararası tedarik zincirinde daha güçlü bir yer edinmesine katkıda bulunacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Teknoloji ürünlerin vazgeçilmez unsurları olan kritik mineraller, ülkelerin politikalarını belirleyen önemli bir hammadde haline geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birleşik Krallığın ABD den uzaklaşarak Çin&#8217;le yakınlaşması, Trump&#8217;ın, Ukrayna&#8217;nın Nadir Toprak elementlerini ele geçirmeye çalışması, dünya ekonomisini alt üst eden agresif ve tutarsız tavırları, Cumhurbaşkanının şahsında Türkiye&#8217;ye olan övgüler…. Tüm bunlar üzerinde düşünülmesi gereken konular.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çin Devlet Başkanı Şi Cinping&#8217;in ve Trump&#8217;ın Türkiye ziyaretleri konuşulmaya başlandı. Bu Şi Cinping Trump&#8217;a vergi restleşmesinde geri adım attırdı. Hiç hafife alınacak biri değil. Şi, Türkiye&#8217;yi yanına çekmek istiyor. ABD ambargonun Türkiye üzerinden delmenin hesaplarını yapıyor olabilir.<br>İngiltere Çin ve Türkiye bu 3&#8217;lü ittifak hiç uzak değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna&#8217;nın NTE varlıklarının 12 trilyon dolar civarında olduğu hesaplanıyor.<br>Bizimki çok daha büyük. Dünya devlerinin iştahını kabartacağı kesin. Özellikle de Trump&#8217;ın…<br>Aklından bile geçirme Sarı kafa!<br>Eski Türkiye yok artık. Öyle boş iltifatlara da karnımız tok!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye son yıllarda, savunma sanayiini güçlendirirken, enerji politikalarında da önemli adımlar atarak yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı bir dönüşüm süreci başlattı. Bu kapsamda Türkiye, güneş ve rüzgar enerjisi yatırımlarını hızlandırdı. Yenilenebilir enerji 2024&#8217;ün sonu itibarıyla Türkiye’nin toplam kurulu güç kapasitesinin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturarak 68 gigavata ulaştı ve bu oran Avrupa ülkeleriyle rekabet edecek seviyelere geldi. Bu gelişmeler, Türkiye’nin sürdürülebilir enerji hedeflerine ulaşma çabalarını güçlendiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin enerji dönüşümünde stratejik bir fırsat olarak değerlendirilen nadir toprak elementleri (NTE) bu dönüşümün sürdürülebilirliği açısından kritik bir rol oynuyor. Nadir toprak elementlerinin özellikle rüzgar türbinleri ve elektrikli araçlarda kullanımı, bu elementleri yenilenebilir enerji dönüşümünün vazgeçilmez bir unsuru yapıyor. Türkiye, yaklaşık 694 milyon tonluk NTE rezerviyle, Çin’in ardından dünyanın en büyük ikinci rezervine sahip ülkesi konumunda. Bu durum, Ülkemizin hem enerji güvenliği hem de ekonomik kalkınması açısından stratejik bir avantaja sahip olduğunu gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye, sahip olduğu 694 milyon tonluk NTE rezerviyle yenilenebilir enerji dönüşümünde ve düşük karbonlu teknolojilerde liderlik potansiyeline sahiptir. Rüzgar türbinleri ve elektrikli araç sektörlerinde artan kalıcı mıknatıs ve NTE talebi, Türkiye’nin bu alandaki stratejik önemini daha da artırıyor. 2035&#8217;e kadar her iki sektörde de NTE kullanımından kaynaklanan toplam maliyetin 2 milyar doları aşabileceği öngörülüyor. Ancak Türkiye’nin yerli üretim kapasitesini artırmasıyla bu maliyetlerin büyük bir kısmını azaltarak hem yerli sanayiye hem de küresel pazara katkı sağlaması bekleniyor. Bu doğrultuda, Türkiye’nin NTE kaynaklarını etkin bir şekilde değerlendirmesi, enerji güvenliği, ekonomik kalkınma ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynayacaktır. Bu konu ülkenin bekası açısından son derece önemli. Kılı kırk yararak, adımlarımızı çok dikkatli atmalıyız.<br>Ülkemizin gelişim potansiyeli çok yüksek</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeterki, gözümüzü açalım, uyumayalım. Ülkemizin paha biçilmez zenginliklerini peşkeş çekme hevesinde olanlara, zenginliklerimizde gözü olanlara fırsat vermeyelim. Gelecek bizimdir. Dünyanın yükselen yıldızı hiç şüphesiz Türkiyedir!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://karabukpostasi.com/yazilar/aklindan-bile-gecirme-trump-efendi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Türk Polis Teşkilatı’nın 180. Yılı Karabük’te törenle kutlandı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/turk-polis-teskilatinin-180-yili-karabukte-torenle-kutlandi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Apr 2025 13:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlçe Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<category><![CDATA[polis]]></category>
		<category><![CDATA[Teşkilatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=223994</guid>

					<description><![CDATA[Türk Polis Teşkilatı’nın 180. kuruluş yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Haftası münasebetiyle Karabük’te merasim düzenlendi. Karabük Valiliği önünde gerçekleştirilen merasimde, Vilayet Emniyet Müdürü Mehmet Ali Hasan Köse ile Karabük Polis Meslek Eğitim Merkezi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Polis Teşkilatı’nın 180. kuruluş yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Haftası hasebiyle Karabük’te merasim düzenlendi.<br />
<br />Karabük Valiliği önünde gerçekleştirilen merasimde, Vilayet Emniyet Müdürü Mehmet Ali Hasan Köse ile Karabük Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM) Müdürü Abdulkadir Kazan tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Hürmet duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının akabinde merasimde konuşan Vilayet Emniyet Müdürü Köse, teşkilatın 180 yıllık esaslı geçmişine vurgu yaptı.<br />
<br />Köse, &#8220;10 Nisan 1845 tarihinde ‘Polis’ ismiyle kurulan iç güvenlik teşkilatımız 180 yaşında. Huzur, itimat ve sıhhat içerisinde kaç yıllara temennisiyle, teşkilatımızın kuruluşunun 180. yılı kutlu olsun&#8221; dedi.<br />
<br />Polislik mesleğinin tarifine değinen Köse, Polis Görev ve Selahiyet Kanunu’nun birinci hususunu hatırlatarak, &#8220;Polis; asayişi, kamu, şahıs, tasarruf emniyetini ve mesken dokunulmazlığını korur. Vatandaşlarımızın ırz, can ve malını koruma eder, toplumun rahatlığını sağlar. Yardım isteyenlerle yardıma muhtaç olan çocuk, alil ve acizlere yardım eder&#8221; tabirlerini kullandı.<br />
<br />Teşkilatın öncelikli misyonunun &#8220;önleyici polislik&#8221; olduğunu belirterek kabahat oluşmadan evvel önlem almanın temel gaye olduğunu vurgulayan Köse, devriye hizmetleri, uygulamalar, kontroller ile eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri sayesinde vatandaşlara inançlı bir hayat alanı sağlamak için ağır gayret sarf ettiklerini kaydetti.<br />
<br />Meydana gelen cürümlere ait de açıklamalarda bulunan Köse, &#8220;Her türlü bilgi ve teknolojik imkanlardan yararlanarak, nitelikli ve özverili işçimizle, cürüm ve hatalıların tespiti ve yakalanmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tüm maddi kanıt ve emareleri isimli makamların talimatları doğrultusunda toplayarak, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına hürmet çerçevesinde adaletin tecellisi için gece gündüz demeden çalışıyoruz&#8221; dedi.<br />
<br />Köse ayrıyeten, halkın karşılaştığı hukuka muhalif durumlarda birinci başvurduğu yerin polis teşkilatı olduğunu hatırlatarak, misyon yapan her emniyet mensubunun, bu itimada layık olmak için özveriyle çalıştığını söz etti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>&#8220;EMEKLİLERE ÇOK KÖTÜ HABER&#8221; BAŞLIĞI İLE PAYLAŞIM YAPANLARIN İPLERİ KİMLERİN ELİNDE ACABA?</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/emeklilere-cok-kotu-haber-basligi-ile-paylasim-yapanlarin-ipleri-kimlerin-elinde-acaba/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Apr 2025 10:48:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[emekli]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=223362</guid>

					<description><![CDATA[Yıllardır bıkmadan, usanmadan &#8220;Emeklilere büyük müjde&#8221; başlıklarıyla haberler yapan sözde gazetecilerden gına gelmişti. Şimdi bu furya bitti.&#160; &#8220;Emeklilere kötü haber&#8221; &#8220;Emeklilere çok kötü haber&#8221; gibi başlıklarla&#160; paylaşımlar yapılıyor. Son 15-20 yıldır. &#8220;Emeklilere büyük müjde&#8221; başlıkları ile binlerce haber yapıldı. Bu müjdeler gerçek olsaydı, emekliler İhya olmuştu. Şimdi de emeklilere çok kötü haber başlığıyla sosyal medyada, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-3.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="ilyas erbay kose 3" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-3.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-3-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-3-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-3-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-3-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-3-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-3-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-3-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-3-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="&quot;EMEKLİLERE ÇOK KÖTÜ HABER&quot; BAŞLIĞI İLE PAYLAŞIM YAPANLARIN İPLERİ KİMLERİN ELİNDE ACABA? 16"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Yıllardır bıkmadan, usanmadan &#8220;Emeklilere büyük müjde&#8221; başlıklarıyla haberler yapan sözde gazetecilerden gına gelmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi bu furya bitti.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Emeklilere kötü haber&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Emeklilere çok kötü haber&#8221; gibi başlıklarla&nbsp; paylaşımlar yapılıyor.</p>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="719" height="669" data-id="223365" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/1000059294.webp" alt="1000059294" class="wp-image-223365" title="&quot;EMEKLİLERE ÇOK KÖTÜ HABER&quot; BAŞLIĞI İLE PAYLAŞIM YAPANLARIN İPLERİ KİMLERİN ELİNDE ACABA? 17" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/1000059294.webp 719w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/1000059294-150x140.webp 150w" sizes="auto, (max-width: 719px) 100vw, 719px" /></figure>
</figure>



<p class="wp-block-paragraph">Son 15-20 yıldır. &#8220;Emeklilere büyük müjde&#8221; başlıkları ile binlerce haber yapıldı. Bu müjdeler gerçek olsaydı, emekliler İhya olmuştu. Şimdi de emeklilere çok kötü haber başlığıyla sosyal medyada, özellikle facebook ta bir takım paylaşımlar görüyoruz.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">* Binlerce emeklinin maaşları geri alınacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">* Emekli maaşları iptal ediliyor. * Emeklinin maaşı artık eşine çocuğuna kalmayacak.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">* Çalıştığı dönemde kaç yıl hizmeti varsa emekli olunca da o kadar yıl emekli maaşı alacaklar.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="708" height="610" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/1000059296-2.webp" alt="1000059296 2" class="wp-image-223369" title="&quot;EMEKLİLERE ÇOK KÖTÜ HABER&quot; BAŞLIĞI İLE PAYLAŞIM YAPANLARIN İPLERİ KİMLERİN ELİNDE ACABA? 18" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/1000059296-2.webp 708w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/1000059296-2-150x129.webp 150w" sizes="auto, (max-width: 708px) 100vw, 708px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bu paylaşımların bana göre amacı şu; emekliler yatın kalkın dua edin, zam falan beklemeyin. Emekli maaşınız Her an kesilebilir. Emekli maaşınız eşinize çocuğunuza kalmayabilir. Öyle ölene kadar emekli maaşı almak yok! Ne kadar çalıştıysan o kadar yıl emekli maaşı alacaksın diyerek insanları korku, endişe&nbsp; ve paniğe sürüklemek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son yıllarda TÜİK inde katkısıyla emekli maaşlarının planlı ve organize bir şekilde nasıl eritildiğine hep birlikte şahit olduk. 2008 yılındaki aylık bağlama oranının düşürülmesi bu kötüye gidişin en önemli adımıdır. Şu anda emekliler almaları gereken maaşın üçte birine mecbur bırakıldılar. Yani emeklilerin bütçeye yükü ortalama 3 kat düşürüldü. Her ay açıklanan Açlık Sınırını rakamlarının yarısında maaşlarla emekliler adeta süründürülüyor. Popülist politikalarla emekli sayısını patlatan gelmiş geçmiş tüm iktidarlar ve mevcut iktidar bu sonu hazırladı. Bu iktidar EYT çıkmayacak seçimi kaybetmek pahasına da olsa EYT çıkartılmayacak dedikten sonra seçim öncesi, oy kaygısıyla EYT&#8217;yi çıkardı.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="718" height="673" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/1000059295-1.webp" alt="1000059295 1" class="wp-image-223367" title="&quot;EMEKLİLERE ÇOK KÖTÜ HABER&quot; BAŞLIĞI İLE PAYLAŞIM YAPANLARIN İPLERİ KİMLERİN ELİNDE ACABA? 19" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/1000059295-1.webp 718w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/1000059295-1-150x141.webp 150w" sizes="auto, (max-width: 718px) 100vw, 718px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa ortalaması 3- 4 çalışana bir emekli iken, Türkiye&#8217;de bir buçuk çalışana bile bir emekli düşmüyor. 16 milyon 500 bin civarında emeklinin maaşları bütçe için çok ağır yük olarak görülüyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu tür haberler, algı yaratmak emekleri paniğe sürüklemek ve yatın kalkın şükredin bu günlerinize dua edin mesajları vermek için yayılıyor. Paylaşım tuzaklarına düşüp bunlara itibar etmeyin. Dikkat ediyorum, emeklerin kurdukları birtakım sosyal platformlar var. Facebook&#8217;ta ve farklı sosyal medya platformlarında bu asılsız haberleri alıp paylaşan emekliler var. İnanmayın, paylaşmayın görmezden gelin, hatta silin engelleyin bunları.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emeklilerin bayram ikramiyelerinin 1000 lirasının gecikmesi üzerine de bir takım haberler yapıldı.&nbsp; &#8220;Kasada para yok, devlet bunu bile ödemekte zorlanıyor&#8221; diyerek beklenti düşürme üzerine algı yaratılıyor. Bunlara da itibar etmeyelim.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öğrencilik yıllarımda matematiği sevmezdim. Üniversite son sınıfta matematikte son sınav hakkıma gelene kadar hep boş kağıt verdim. Son hakkımda okuldan atılmamak için bir gece oturdum çalıştım ve matematiğin ne kadar zevkli olduğunu o zaman öğrendim. 90 puan alarak atılmakdan kurtulmuştum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tuhaf matematik hesapları yapmayı severim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi basit bir hesap yapalım. Teorik olarak, 16 milyon 500.000 emekli bir kez tükürürse, her tükrüğün 2 mililitre olduğunu varsayalım.16 milyon 500 bin emekli bir kez tükürdüğünde 33 tonluk tükrük&nbsp; oluşuyor. Eş ve çocuklarını da katarsak en az 120 ton yapar Bu da bu haberler yapan şerefsizleri önüne katıp sürüklemeye fazlasıyla yeter. Keşke bu teori pratikte mümkün olsa da bu haberleri yapanlara hak ettikleri cezayı verebilsek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emekliler sahip oldukları gücün farkında değil.&nbsp; Sorun da işte burada!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>AK Parti&#8217;ye Meydan mı Okunuyor?</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/ak-partiye-meydan-mi-okunuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Acar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Apr 2025 10:18:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<category><![CDATA[nurettin acar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=223357</guid>

					<description><![CDATA[Son dönemde Karabük’te, özellikle de sanayi devi KARDEMİR’de yaşanan gelişmeler, siyasi ve ekonomik dengeleri sarsmaya başladı. Savunma Sanayinin başından gelen ve  bir zamanlar yere göğe sığdırılamayan, başarısıyla övülen Prof. Dr. İsmail Demir, bugünlerde adeta istenmeyen adam ilan edildi. Bu değişimin ardında ne yatıyor? Kimler hangi hesapları yapıyor? Gelin, bu olayın perde arkasına birlikte bakalım. KARDEMİR’in [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1600" height="900" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/WhatsApp-Image-2025-04-04-at-16.33.25.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="WhatsApp Image 2025 04 04 at 16.33.25" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/WhatsApp-Image-2025-04-04-at-16.33.25.webp 1600w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/WhatsApp-Image-2025-04-04-at-16.33.25-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/WhatsApp-Image-2025-04-04-at-16.33.25-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/WhatsApp-Image-2025-04-04-at-16.33.25-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/WhatsApp-Image-2025-04-04-at-16.33.25-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/WhatsApp-Image-2025-04-04-at-16.33.25-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/WhatsApp-Image-2025-04-04-at-16.33.25-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/WhatsApp-Image-2025-04-04-at-16.33.25-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/WhatsApp-Image-2025-04-04-at-16.33.25-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" title="AK Parti&#039;ye Meydan mı Okunuyor? 20"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Son dönemde Karabük’te, özellikle de sanayi devi KARDEMİR’de yaşanan gelişmeler, siyasi ve ekonomik dengeleri sarsmaya başladı. Savunma Sanayinin başından gelen ve  bir zamanlar yere göğe sığdırılamayan, başarısıyla övülen Prof. Dr. İsmail Demir, bugünlerde adeta istenmeyen adam ilan edildi. Bu değişimin ardında ne yatıyor? Kimler hangi hesapları yapıyor? Gelin, bu olayın perde arkasına birlikte bakalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">KARDEMİR’in önümüzdeki günlerde yapılacak olan Mali Genel Kurulu, sıradan bir toplantının ötesinde, şirket içi ve bölgesel siyasetin merkezine oturmuş durumda. En büyük tartışma konusu ise, bu genel kurulda seçim maddesinin yer almaması. Kimi çevreler, bu durumu büyük bir fırsat kaybı olarak değerlendiriyor ve mevcut yönetimin görev süresinin devam etmesinden duydukları rahatsızlığı dile getiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle şirket içinde ve Karabük’ün iş dünyasında etkili bazı gruplar, hisse oranlarını artırarak Yönetim Kurulu’na girme planları yapıyordu. Ancak seçim maddesi gündeme alınmayınca, bu grupların hayalleri suya düşmüş oldu. İşte bu yüzden de Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir hedef tahtasına oturtuldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Prof. Dr. İsmail Demir’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat tensipleriyle KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanlığı’na getirildiği biliniyor. Ayrıca, Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan öyle istiyordu. Devlet kendi yönetimini kendi belirliyor.Varlık fonunda bulunan hisseler nedeniyle çoğunluğu elinde bulunduran devlet, yönetime bunlar girecek diyor. Bu açıdan bakıldığında, İsmail Demir’e yönelik oluşan bu karşıtlığın sadece bir şirket içi mesele olmadığı da açıkça görülüyor. Karabük’te belirli çevreler,İsmail &nbsp;Demir’i istemediklerini dile getirirken aslında yalnızca bir yöneticiyi hedef almıyorlar; dolaylı yoldan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve AK Parti iktidarına da karşı durduklarını ortaya koyuyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu gelişmeler, Karabük’te hem siyasi hem de ekonomik anlamda ciddi bir mücadele yaşandığını gösteriyor. Öyle ki, bazı çevreler KARDEMİR’de kendi gücünü artırma amacıyla AK Parti’nin doğrudan atadığı bir isme karşı açıkça tavır almaktan çekinmiyor. Bu durum, Karabük özelinde AK Parti’ye yönelik bir meydan okuma olarak da yorumlanabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sanayi devi KARDEMİR, sadece bir fabrika değil; Karabük’ün ekonomisini belirleyen en büyük unsurlardan biri. Dolayısıyla, burada yaşanan her gelişme, sadece bir şirket içi mesele olmaktan çıkarak kentin siyasi ve ekonomik atmosferine de yansıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buradaki mücadele, bir yönüyle AK Parti iktidarına karşı güç kazanma çabası olarak okunabilirken, diğer yandan ekonomik güç savaşlarının da etkili olduğu aşikar. Hisse oranlarını artırarak yönetimde söz sahibi olmayı amaçlayan çevrelerin, bu planları suya düşünce tepki göstermeleri aslında sürpriz değil. Ancak bu tepkinin İsmail Demir üzerinden şekillenmesi, işin farklı bir boyut kazandığını gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">KARDEMİR’de yaşanan bu gelişmeler, önümüzdeki süreçte de sıkça tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor. Seçim maddesinin Mali Genel Kurul gündemine alınmamasıyla birlikte, mevcut yönetimin görevine devam etmesi kesinleşti. Ancak görünen o ki, bu karar bazı kesimler için kabul edilmesi zor bir durum yaratmış durumda. Bu tartışmalar, sadece şirket içinde sınırlı kalmayacak; geniş bir çerçevede yankı bulacak gibi görünüyor. İsmail Demir üzerinden başlatılan bu mücadelenin hem KARDEMİR&#8217;e hem de Karabük&#8217;e zarar vermesinden endişe duyuluyor. Tüm bunlara rağmen AK Parti cephesinden hiç bir ses çıkmaması ise oldukça düşündürücü.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>KARABÜK’ÜN KARABÜK’Ü,“3 NİSAN”…</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/karabukun-karabuku3-nisan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fevzi Aydın]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 09:56:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[fevzi aydın]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=222879</guid>

					<description><![CDATA[Bir asrı geçen Türkiye’den sonra, adım adım bir asra yaklaşan, Türkiye’nin kurucu dinamiklerinden Karabük, 88 yaşında…3 Gün, 3 Gece 3 Nisan temasıyla protokol düzeyinde programlanan 88. Yıl kutlamaları, milat olarak kabul edilsin, gelecek yıllardan itibaren, halkın geniş katılımını sağlayacak şekilde kutlansın…Karabük&#8217;ün seçilmesinde, Demiryolu ulaşımının olması, maden kömürü havzalarına yakın olması ile stratejik etkenler önemli rol [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="860" height="500" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/fevzi-aydin-3.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="fevzi aydin 3" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/fevzi-aydin-3.webp 860w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/fevzi-aydin-3-150x87.webp 150w" sizes="auto, (max-width: 860px) 100vw, 860px" title="KARABÜK’ÜN KARABÜK’Ü,“3 NİSAN”… 21"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Bir asrı geçen Türkiye’den sonra, adım adım bir asra yaklaşan, Türkiye’nin kurucu dinamiklerinden Karabük, 88 yaşında…<br>3 Gün, 3 Gece 3 Nisan temasıyla protokol düzeyinde programlanan 88. Yıl kutlamaları, milat olarak kabul edilsin, gelecek yıllardan itibaren, halkın geniş katılımını sağlayacak şekilde kutlansın…<br>Karabük&#8217;ün seçilmesinde, Demiryolu ulaşımının olması, maden kömürü havzalarına yakın olması ile stratejik etkenler önemli rol oynamış…<br>Bundan 88 yıl önce, 13 haneli Karabük köyünde kurulan demir çelik fabrikasıyla ağır sanayi yolculuğuna başlayan Türkiye, bugün çelik üretiminde önde gelen ülkeler arasında yer almakta…<br>Ülke ekonomisinin, ağır sanayide lokomotifi olan Karabük, gelişen zaman sürecinde, ekonomik çeşitlilik yerine, diğer sektörlerin ihtiyacı demir-çelik mamulleri üretimi ile şehirde küçük çaplı özel sektör haddecilik yaygınlaşmaya başlamış…<br>Kuruluş aşamasından sonra, ülkenin dört bir yanından çalışmak üzere Karabük’e gelen insanlar, ilerleyen zaman sürecinden şehrin sakinlerini, siyaset, ticaret-esnaf erbabını oluşturmuş…<br>Zamanla oluşan şehir siyaseti, bölge siyasetinin etkisiyle oluşarak, Karabük’ü siyasi alanda bölge siyaseti yönetmiş…<br>Bugün 3 Nisan, Karabük’te, bölgede, ülkede marka olması gerekirken, siyasi gücü buna imkân vermemiş…<br>1937 3 Nisan’ında, 13 haneli köy Karabük’te, demir-çelik fabrikası temeli Atatürk tarafından atılsaydı, bugün nasıl bir Karabük karşımızda olurdu acaba…<br>Belki Karabük’ten, Bartın ve Zonguldak güzergahlarında sanayi bölgeleri ile Karabük denize ulaşacak, Batı Karadeniz bölgesi, Karabük merkezli ülkenin ağır sanayi çekim merkezi olacaktı…<br>Zamanın iktidarı, bugünün ana muhalefeti CHP, temellerini attığı tesislerin gelişmesi için siyasi mücadele veremeyince, iktidarlar, özelleştirme furyasıyla tesisler adeta yok etti…<br>Bugüne kadar Karabük, 3 Nisan markasını ekonomik ve siyasi alanda kullanamamış…<br>İl olmasına rağmen, ilçe Karabük ekonomisinin gerisinde kalmış Karabük ili…<br>Günümüze gelince, geçmişin demir-çelik, günümüzün Kardemir fabrikası, Karabük’ün istihdam ihtiyacına daha fazla katkı vermeli…</p>



<p class="wp-block-paragraph">yılı kutlanan, Karabük ve Türkiye demir-çelik ağır sanayi fabrikasının kuruluşu, 3 Nisan artık geçmişte olduğu gibi yerel, bölgesel ve ulusal alana, “Karabük 3 Nisan Sanayi Günü” olarak çıkarılmalı…<br>Karabük şimdiden bir asrı devireceği, yani 100 yaşına gireceği, “3 Nisan 2037 Karabük, Türkiye’de, Karabük 3 Nisan Sanayi Günü, Festival programını yapmaya başlamalı…<br>Demir-çelik fabrikasının, dolayısıyla Karabük’ün kurulmasında emeği geçen, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ebediyete irtihal edenleri, rahmet, minnet, ve şükranla yad ediyoruz…<br>Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>ELİNE ALDIĞINDA ANLARSIN AMA ARTIK İŞ İŞTEN GEÇMİŞTİR !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/eline-aldiginda-anlarsin-ama-artik-is-isten-gecmistir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 09:15:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=222856</guid>

					<description><![CDATA[Fıkra anlatmayı severim. Çalışma hayatımın uzun yılları güzel yurdumun dört bir köşesini dolaşmakla geçti. Her yörenin kendine özgü mizah anlayışı vardır. Çok fıkra derledim. Bir ara kitap çıkarmayı düşünmüştüm kısmet olmadı.Çoğu zaman, uzun cümlelerle anlamakta zorlandığınız bir şeyi mizah yolu ile kolayca ve etkili bir şekilde anlatırsınız. Fıkralar ve karikatürler bu işe yarar. 25 yıl [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-1.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="ilyas erbay kose 1" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-1.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-1-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-1-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-1-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-1-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-1-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-1-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-1-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/04/ilyas-erbay-kose-1-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="ELİNE ALDIĞINDA ANLARSIN AMA ARTIK İŞ İŞTEN GEÇMİŞTİR ! 22"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Fıkra anlatmayı severim. Çalışma hayatımın uzun yılları güzel yurdumun dört bir köşesini dolaşmakla geçti. Her yörenin kendine özgü mizah anlayışı vardır. Çok fıkra derledim. Bir ara kitap çıkarmayı düşünmüştüm kısmet olmadı.<br>Çoğu zaman, uzun cümlelerle anlamakta zorlandığınız bir şeyi mizah yolu ile kolayca ve etkili bir şekilde anlatırsınız. Fıkralar ve karikatürler bu işe yarar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">25 yıl kadar önce idi. Büyük bir şirketin eğitim ve kalite departmanından sorumlu idim.<br>Şirkette yıl sonu baloları yapılırdı. Kendisini aydın, sosyal demokrat biri olarak tanımlayan, egosu boyundan büyük bir CEO muz vardı. Aslında asosyal ve psikolojik sorunları olan biriydi.<br>Aşırı otoriteden güç alan, çalışanlarına mobing uygulayan, bana göre zavallı bir karakterdi.<br>Yine bir yıl sonu kutlamasında, aldığı alkolün de etkisiyle; oldukça kalabalık bir ortamda , &#8220;Kaliteci! Nasıl gidiyor eğitim işleri? Personelin eğitim planlama listelerini oluşturdun mu? diye bana takıldı.<br>Karşılık olarak kendisine &#8220;&#8216;Eğitim konusu ihmale gelmez, ciddi kaynak ayırmak gerekiyor. En son görüşmemizde &#8220;Kaynak konusunda sıkıntımız var&#8221; demiştiniz. &#8220;Eğitim konusunu size bir fıkra ile anlatayım. Önemi daha iyi anlaşılacaktır&#8221; dedim. &#8220;Ucu bana dokunamayacaksa anlat bakalım&#8221; dedi. Dokunup dokunmayacağına dinledikten sonra siz karar verin dedim.<br>Anlatmaya başladım.<br>&#8220;Doğu illerindeki bir ağanın en büyük zevki,<br>kar üzerine çişiyle imzasını atmakmış.<br>Bu nedenle kar yağmaya başladığı andan itibaren köyde hayvanlar<br>dahil hiç kimse sokağa çıkamazmış.<br>Kar biraz kalınlaşınca, ağa sırtına kürkünü giyer ve köy meydanına gelirmiş. Yanında da en yakın yardımcısı, kahyası Haso.<br>Ağa sırtını köye doğru döner sonra sorarmış:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>&#8216;Ula Hasso, ahali bakiy mi…? &#8216;</li>



<li>Hasso cevap verirmiş:</li>



<li>&#8216;Evet ağam, hepisi de bir olmuş, pencerelerden bakir.&#8217;<br>Ağa çisiyle karın üzerine imzasını atarmış &#8216;Abdullah Cizrelioğlu&#8217;.<br>Sonrada bir nokta koyarmış ve sorarmış:</li>



<li>&#8216;Hala bakirler mi….? &#8216;<br>-&#8216;He ağam, hem bakirler hem de çılgın gibim alkışliirler.&#8217;<br>Her sene aynı tören sürermiş.<br>Aradan 7 yıl geçmiş.<br>Ağa yine, kar tuttuktan sonra, çıkmış köy meydanına.<br>Sormuş Hasso&#8217;ya:</li>



<li>&#8216;Ahali bakir mi…?&#8217;<br>-&#8216;He ağam, bakiirler, köpekler, kediler bile camdadır.&#8217;<br>Ağa &#8216;Abdullah&#8217; diye adını , arkasından &#8216;Cizrelioğlu&#8217;<br>diye soyadını yazmaya başlamış ki;<br>kalakalmış, çünkü yaş gereği prostat….!</li>



<li>Halka rezil olmak var.<br>Alçak sesle Hasso&#8217;ya sormuş:</li>



<li>&#8216;Bakiirler mi…?&#8217;</li>



<li>&#8216;He ağam, bakiirler de, sen ne diye durdin öyle…..? &#8216;<br>Ağa çaresiz:</li>



<li>&#8216;Ula gel yanıma, arkanı dön ahaliye, tamamla şunu.&#8217; diye emretmiş.<br>Hasso bir an durmuş, sonra çişini yapmaya hazırlanmış ve ağanın<br>kulağına eğilip :</li>



<li>&#8216;Ağam&#8217; demiş, &#8216;Kırk yıldır kafama vurdin, salak dedin, sırtıma vurdin aptal dedin. Ha bu kulun okumayı yazmayı öğrenmek için kursa gitmek istedi, göndermedin ki<br>hele bi ucuni tut da yazının devamını sen yaz.&#8217; …<br>Ağa köylüye rezil olmamak için mecbur kalır, ve imzayı tamamlar. Haso&#8217;yu okuma yazma kursuna gönderip eğitim aldırmadığına pişmandır, ama artık çok geç. Eline almak zorunda kalmıştır.&#8221;<br>Eğitimi ihmal edip, kaynak ayırmazsak, ağanın durumuna düşmemiz kaçınılmaz. diyerek fıkrayı bitirdim.<br>Fıkra bittiğinde bir kişi hariç herkes kahkahalarla gülüyordu.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Evet, tahmin ettiğiniz gibi, ertesi günü, egosuna dokunduğunu düşündüğü bu basit mizahın bile intikamını alma derdine düşmüştü garibim!<br>Çok sürmedi zaten, emekliliğime 1 yıl kala yollarımızı ayırdık.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>TEŞBİHTE HATA OLMAZ, SIĞIR SÜRÜSÜNDEN PEK FARKINIZ YOK !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/tesbihte-hata-olmaz-sigir-surusunden-pek-farkiniz-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Mar 2025 09:20:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay köşe]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=219686</guid>

					<description><![CDATA[Polonya Başbakanı Donald Tusk&#8217;ın bir konuşmasını dinlemiştim. Aynen şunları söylüyordu &#8220;Bayanlar baylar burada bir paradoks var. 500 milyonluk Avrupa 300 milyonluk ABD den, kendisini 140 milyonluk Rusya&#8217;ya karşı korumasını istiyor. Gücümüzün farkına varalım kendimize güvenelim.&#8221; İş nüfusla bitmiyor Donald efendi. Önemli olan askeri güç.9 milyonluk İsraile bak!…Doğaya bak! Bir arslan sığır sürüsünü tek başına perişan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/il-1.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="il 1" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/il-1.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/il-1-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/il-1-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/il-1-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/il-1-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/il-1-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/il-1-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/il-1-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/il-1-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="TEŞBİHTE HATA OLMAZ, SIĞIR SÜRÜSÜNDEN PEK FARKINIZ YOK ! 23"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Polonya Başbakanı Donald Tusk&#8217;ın bir konuşmasını dinlemiştim. Aynen şunları söylüyordu &#8220;Bayanlar baylar burada bir paradoks var. 500 milyonluk Avrupa 300 milyonluk ABD den, kendisini 140 milyonluk Rusya&#8217;ya karşı korumasını istiyor. Gücümüzün farkına varalım kendimize güvenelim.&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">İş nüfusla bitmiyor Donald efendi. Önemli olan askeri güç.<br>9 milyonluk İsraile bak!…<br>Doğaya bak! Bir arslan sığır sürüsünü tek başına perişan ediyor. Bizde bir söz var &#8220;Teşbihte hata olmaz&#8221; Kusura bakma ama sığır sürüsünden pek farkınız yok! Güvenliğiniz için Türkiye&#8217;ye muhtaçsınız. Öyle 3 kuruşa 5 köfte yok! Bunun bir bedeli olmalı. O bedeli ödemeye hazır mısınız?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Polonya Başbakanı Donald Tusk, Avrupa&#8217;nın güvenliğini görüşmek için Türkiye&#8217;yi ziyaret edecekmiş. Tusk, Ankara&#8217;nın Avrupa&#8217;nın güvenliğine katılımını görüşmek için gelecekmiş. Önümüzdeki hafta Türkiye’yi ziyaret edeceğini duyurmuş.<br>Madem 500 milyonluk bir güçsünüz, o halde Türkiye&#8217;den neden medet umuyorsun? diye sorarlar adama!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yellow Cowboy Trump göreve geldiği andan itibaren, hergün, dünya gündemini belirleyen açıklamalar yapıyor. Trump&#8217;ın AB ni de hedef alan açıklamaları, Avrupa&#8217;yı yalnız bırakması, Putin&#8217;in Avrupa&#8217;daki tehdit algısı AB ülkelerinde adeta şok etkisi yarattı.<br>Dün Trump bir açıklama daha yaptı. Almanya’daki askerlerini çekiyor. Macaristan&#8217;a kaydıracak mış. Para yoksa NATO da yok diyor. Tüccar kafasıyla AB ülkelerine silah satmak istiyor. AB nin 800 milyar dolarlık silah harcaması yapacağı konuşuluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fransa ve İngiltere&#8217;yi saymazsak, AB ülkelerinin güçlü bir ordusu yok. Nato&#8217;ya güvenip kalkınmaya ve refaha odaklandıkları için ordularını ihmal ettikleri ortada. Daha doğrusu Nato&#8217;nun süper gücü ABD ye güvendiler. Trump gözlerini açtı. Fakat geçmiş olsun. ABD ye güvenerek ne büyük hata yaptıklarını şimdi anlıyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump&#8217;ın göreve gelmesi ile başlayan ve Avrupa&#8217;da güvenlik kaygılarına yol açan bu yeni dönemde; güçlü ordusuyla Türkiye&#8217;nin önemi artmaya başladı.<br>AB ile ilişkiler uzun zamandır donmuştu. Türkiye&#8217;de bir NATO üyesi fakat AB ye üye değil. Üyesi olduğumuz NATO nun bugüne kadar bir hayrını görmedik.<br>AB nin Rusyanın askeri bir tehditi yada saldırısına maruz kalması durumunda Türkiye müdahil olur mu? Neden olsun?<br>Yıllarca AB kapısında bekletilmiş, hatta hor görülmüş bir ülke bunu neden yapsın?<br>Ancak, AB ye tam üyelik sözkonusu olursa durum değişir. İşte bu nedenle, köşeye sıkışan AB Türkiyenin kapısını çalacaktır. Dünyanın en güçlü ordularından birine sahibiz. AB ve tüm dünya bunun farkında.<br>Türk Savunma Sanayisi dünyanın ilgisini çekmeye devam ediyor. Fransız Le Monde gazetesi, Türkiye&#8217;de silah sektörünün &#8220;göz kamaştıran&#8221; yükselişine dikkati çekti. &#8220;Türkiye&#8217;nin üretmediği bir şey kalmadı&#8221; diyor</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bekleyen derviş muradına erer miş. İşte fırsat ayağımıza geldi.<br>Şimdi karar zamanı. Getirisini, götürüsünü iyi tartalım. Doğru karar verelim.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>DERİN YOKSULLUK SARMIŞ GÜZEL ÜLKEMİN DÖRT BİR YANINI!</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/derin-yoksulluk-sarmis-guzel-ulkemin-dort-bir-yanini/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Mar 2025 11:05:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=218420</guid>

					<description><![CDATA[Ülkenin toplam gelirinin yarısı (%49.8) yüzde 20 lik şanslı bir kesime akıyor.En düşük gelire sahip yüzde 50 lik kesim ( 43 milyon kişi ) toplam gelirden sadece % 32.8 pay alıyor. Geçtiğimiz hafta sonu Türk-İş, açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının Şubat ayı sonuçlarını açıkladı.Araştırmaya göre; Şubat ayında 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/IL.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="IL" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/IL.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/IL-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/IL-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/IL-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/IL-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/IL-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/IL-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/IL-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/03/IL-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="DERİN YOKSULLUK SARMIŞ GÜZEL ÜLKEMİN DÖRT BİR YANINI! 24"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Ülkenin toplam gelirinin yarısı (%49.8) yüzde 20 lik şanslı bir kesime akıyor.<br>En düşük gelire sahip yüzde 50 lik kesim ( 43 milyon kişi ) toplam gelirden sadece % 32.8 pay alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçtiğimiz hafta sonu Türk-İş, açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının Şubat ayı sonuçlarını açıkladı.<br>Araştırmaya göre; Şubat ayında 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden açlık sınırı, 22 bin 131 liradan 23 bin 324 liraya çıktı.<br>Böylece açlık sınırı ile asgari ücret arasındaki fark 1.220 liraya yükseldi. 2025 yılı için asgari ücret 22 bin 104 lira olarak belirlenmişti.<br>Gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen yoksulluk sınırı, işe, 72 bin 88 liradan 75 bin 973 liraya yükseldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yedi milyonu aşkın insan asgari ücretle çalışıyor. Bu insanlar açlık sınırının altında maaş alıyor.<br>Emeklilerin yüzde 70&#8217;i de açlık sınırının altında maaş alıyor.<br>Bu oran 11 milyon emekliyi kapsıyor.<br>Bir araştırmaya göre; ülkede 51 milyon 600 bin kişinin açlık sınırının altında ücretlerle yaşadığı tespit edilmiş. Bu rakam yerinde durmuyor, sürekli artıyor. Tıpkı zenginlerimizin sayısı gibi !<br>Gelir dağılımı adaletsizliğinde dünya liderliğine oynuyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülke gelirinin yarısını cebine koyan o yüzde 20 lik kesim yani 17 milyon kişi refah içerisinde yaşıyor. İşte bunlar AVM leri, cafeleri, restoranları doldurmaya fazlasıyla yetiyor.<br>Bazı kuş beyinliler &#8220;Ülkede açlık varsa, AVM ler, Cafeler, Restoranlar neden dolu?&#8221; diye soruyor ya! Yanıtı budur. 17 milyonun onda 9&#8217;u evde otursa onda biri (1 milyon 700 bin kişı) o mekanları doldurmaya yeterde artar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelir eşitsizliğinde görülen derin ayrışma 2018 yılından sonra büyük bir ivme kazandı. Nedenlerini biliyorsunuz. Bol keseden dağıtılan düşük faizli krediler, Kur Korumalı Mevduat (KKM) ve benzeri uygulamalarla yapılan servet transferleri….<br>KKM nin Hazine ve Merkez Bankasına faturası 1 trilyon 100 milyar TL (30 milyar dolar) olduğu söyleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">TCMB nin rezervi 1 hafta gibi kısa bir zaman diliminde 7.2 milyar dolar azalmış! Neden acaba?. 20 Aralık haftasında 163.6 milyar dolardan 156.4 milyar dolara inmiş.<br>Yanlış ekonomik politikalar nedeniyle ülke bir bilinmeze doğru hızla sürükleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Derin yoksulluğun yaşamın her alanında gözler önünde yaşandığı bu dönemde, lüks restoranlar dolup taşırken, pahalı markalar, son model lüks araçlar alıcı bulabiliyor. Dün haberlerde vardı Cübbeli Ahmet&#8217;in kızının 18 milyonluk çakarlı aracı yanlış yerden dönünce polislere yakalanmış.<br>Yılın ilk 9 ayında İsviçre den 240 milyon dolar değerinde saat ithal etmişiz.<br>Milyonlarca insan karnını doyurma derdinde iken, ülkenin varlık sahibi, ayrıcalıklı insanları da varlıklarını gözümüze gözümüze sokuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>ŞEHİR MERKEZİ…</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/sehir-merkezi/</link>
					<comments>https://karabukpostasi.com/yazilar/sehir-merkezi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fevzi Aydın]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Feb 2025 09:43:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[fevzi aydın]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=216590</guid>

					<description><![CDATA[Geçmiş yılların Karabük’ü ile bugünün Karabük’üne baktığınızda, geçmişin Karabük’ünü sosyo-ekonomik açıda daha güçlü görürdünüz.Fabrikasıyla, haddehaneleriyle, bölgeye ve ülkeye istihdam ve inşaat başta olmak üzere her alanda katma değer katan Karabük’ü görürdünüz.Türkiye siyasi coğrafyasına, 78 plakayla Karabük ili olarak giren şehir, gelişeceği yerde adeta daraldı.Ülke ekonomisine yön veren Karabük, küçük bir köyden, ilçe ve il statüsünü [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="860" height="500" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67ab19502ea4f.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="67ab19502ea4f" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67ab19502ea4f.webp 860w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67ab19502ea4f-150x87.webp 150w" sizes="auto, (max-width: 860px) 100vw, 860px" title="ŞEHİR MERKEZİ… 25"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Geçmiş yılların Karabük’ü ile bugünün Karabük’üne baktığınızda, geçmişin Karabük’ünü sosyo-ekonomik açıda daha güçlü görürdünüz.<br>Fabrikasıyla, haddehaneleriyle, bölgeye ve ülkeye istihdam ve inşaat başta olmak üzere her alanda katma değer katan Karabük’ü görürdünüz.<br>Türkiye siyasi coğrafyasına, 78 plakayla Karabük ili olarak giren şehir, gelişeceği yerde adeta daraldı.<br>Ülke ekonomisine yön veren Karabük, küçük bir köyden, ilçe ve il statüsünü kazanmasına rağmen, siyasi bağımsızlığını kazama konusunda istediği noktaya gelememiş.<br>Yatırımlar konusunda fakir kalmış, geçmişin demir-çelik, günümüz Kardemir’ine dayalı yan sanayiler, haddehaneler hariç, kurulamamış.<br>Şehre yapılan yatırımlar çok yavaş işlemiş ya da şehrin alt yapısı için hazırlanan projeler kadük, eksik kalmış…<br>Projeler şehre değil, kişi ve şahısların çıkarlarına göre hazırlanınca, Karabük’e hizmet etmekten uzak kalmış…<br>Şehrin alt yapı eksikliğiyle birlikte, şehir içi trafiğini rahatlatacak, alternatif yollar yapılmadığı için bugün Karabük trafiği, çıkmaza girmiş durumda.<br>Akıllı kavşak projesiyle ortaya çıkan şehir girişi yol düzenlemesi de proje alanına giren tesis ve işletmeler koruma altına alınarak, akıllı kavşak projesinden, karışık bir normal kavşak projesine dönülmüş.<br>Kent meydanında yeni düzenlemeler kapsamında, şehir içi düzenlemeleri için imkân ortaya çıkmıştı.<br>Şehir merkezine yapılan kent meydanı, çeşitli değişim ve tadilatlardan sonra, kent meydanı statüsünden çıkarılarak şehir çarşısı ve eski belediye başkanı Rafet Vergili’nin çelik cami projesi haline geldi.<br>Kent meydanına şehir çarşısı ve cami projesi de şehir merkezini ve şehir içi trafiğini daraltacağından, çözüm yerine çözümsüzlük artacak…<br>Kent meydanı ve şehir çarşısı, cami projesi ile birleşince, şehir içi trafiği adeta nefes alamaz hale gelecek…<br>Aslında meydana yapılan cami projesinden vazgeçilerek, şehir içi trafiğine, yeni alternatif yollar üretilmeli.<br>PTT caddesine çıkış yolu, kent meydanı, Kares AVM arasından çıkan yolda meydana gelecek yangın veya trafik kazasına, itfaiye ve ambulans ulaşması, akşam saatlerinde imkânsız gibi.<br>Karabük şehir içi trafiği sıkışıklığı bugüne kadar çözümlenmemiş…<br>Şehir merkezinde, genişleme yerine, daralma projeleri uygulamaya devamından vazgeçilmeli…<br>Böyle devam ederse, yerel yönetim çözüm bulmazsa, geleceğe daha büyük trafik sorunları devredilecek…<br>Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://karabukpostasi.com/yazilar/sehir-merkezi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>NE APO KALACAKTI, NE DE PKK…</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/ne-apo-kalacakti-ne-de-pkk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fikret Gökçe]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Feb 2025 14:08:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[fikret gökçe]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=216496</guid>

					<description><![CDATA[Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref BİTLİS&#8217;in şehadetinden bu yana 32 yıl geçti, Her yıl olduğu gibi bugün de Cebeci Şehiliği&#8217;nde kabrinin başındaydım. KKTC&#8217;de yaşayan oğlu, değerli arkadaşım Tarık&#8217;ta gelmişti. 3 yıl öncesine kadar her 17 Şubat&#8217;ta İstanbul&#8217;dan gelen, &#8220;Anne&#8221; dediğim sevgili eşi de artık yok., Barzani&#8217;nin de, Talabani&#8217;nin de, Apo&#8217;nun da en korktukları kişiydi. Sık [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="776" height="436" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67b3427777a28.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="67b3427777a28" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67b3427777a28.webp 776w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67b3427777a28-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67b3427777a28-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67b3427777a28-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67b3427777a28-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67b3427777a28-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67b3427777a28-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67b3427777a28-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 776px) 100vw, 776px" title="NE APO KALACAKTI, NE DE PKK… 26"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref BİTLİS&#8217;in şehadetinden bu yana 32 yıl geçti, Her yıl olduğu gibi bugün de Cebeci Şehiliği&#8217;nde kabrinin başındaydım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">KKTC&#8217;de yaşayan oğlu, değerli arkadaşım Tarık&#8217;ta gelmişti. 3 yıl öncesine kadar her 17 Şubat&#8217;ta İstanbul&#8217;dan gelen, &#8220;Anne&#8221; dediğim sevgili eşi de artık yok.,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Barzani&#8217;nin de, Talabani&#8217;nin de, Apo&#8217;nun da en korktukları kişiydi. Sık sık bölgeye giderek önemli görüşmeler ve tesbitler yapıyor, topladığı bilgileri değerlendirerek rapor haline getiriyordu. O günlerde ülke bütünlüğünü tehdit eden PKK sorununun kökten çözülmesi amacıyla yoğun bir çaba harcıyor, dost ve müttefik bildiğimiz bazı ülkelerin bu terör örgütünün destekçisi olduğunu biliyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu konuda hazırladığı &#8220;Kale&#8221; projesini Cumhurbaşkanı Özal&#8217;a anlattı. Bu projede, sorunun çözümü için bölge ülkeleriyle işbirliğini öneriyordu. Proje Milli Güvenlik Kurulu&#8217;nda tartışıldı ve konuya ilişkin bir takım karalar alındı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tam bu aşamada Sevr Anlaşması&#8217;yla yapamadıklarını gerçekleştirmek amacıyla 1991 yılında bölgede konuşlanan Çekiç Güç&#8217;e yeni görevler veriliyor, yeni tertipler hazırlanıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">10 Eylül 1992&#8217;de İran&#8217;a giden İçişleri Bakanı İsmet SEZGİN, Cumhurbaşkanı Haşimi RAFSANCANİ ve diğer yetkililerle PKK&#8217;nın Suriye, İran ve Irak için de tehdit oluşturduğunu belirttirdikten sonra 14 Eylül&#8217;de Türkiye ve İran arasında GÜVENLİK VE İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI imzalandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">18 Eylül 1992&#8217;de Suriye İçişleri Bakanı Muhammed HARBA Ankara&#8217;ya geldi ve 1987&#8217;de Suriye ile imzalanan Güvenlik ve İşbirliği Anlaşması&#8217;nın yürürlükte olduğuna dair bir mutabakat zaptı imzalandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bölgedeki bu olumlu gelişmelerden rahatsız olan ABD yanıt vermekte gecikmedi. 15 gün sonra 2 Ekim 1992&#8217;de Ege Denizi&#8217;ndeki KARARLILIK GÖSTERİSİ adlı NATO Tatbikatı sırısında ABD&#8217;nin SARATOGA uçak gemisinden bilerek atılan iki SEA SPARROW füzesiyle donanmamızın gözde gemilerinden Muavenet&#8217;i vurdu. Komutan dahil 5 denizcimizin şehit, 21 denizcimizin de yaralanmasıyla sonuçlanan bu alçak saldırıya Amerikalılar &#8220;kaza&#8221; dediler ve şehit yakınları ve yaralıların ABD&#8217;de açtıkları tazminat davasını &#8220;Politic Question&#8221; diyerek kapattılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">14 Kasım 1992&#8217;de Türkiye, İran ve Suriye Dışişleri Bakanları Ankara&#8217;da bir araya gelerek PKK&#8217;nın bitirilmesi konusunda ortak kararlar aldılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">17 Aralık 1992&#8217;de Eşref Paşa, Talabani ve Barzani ile görüşmek üzere Irak&#8217;ın kuzeyindeki Süleymaniye kentine giderken helikopteri iki kez ABD F-16 jet uçakları tarafından düşürülmeye çalışıldı. Çünkü; Eşref Paşa, Çekiç Güç&#8217;ün PKK&#8217;ya havadan silah, mühimmat ve lojistik malzeme attığını bizzat görmüş ve bunu kamuoyuna açıklamıştı. Bu saldırı olayında yanında olan Eşref Paşa&#8217;nın yardımcısı ve Asayiş Bölge Komutanı Orgeneral Necati ÖZGEN Paşa 27 Mart 2007&#8217;de bu gerçeği bizzat bana anlatmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">24 Aralık 1992&#8217;de Eşref Paşa&#8217;nın girişimleriyle Talabani ve Barzani ile bir protokol imzalandı. Her iki Kürt lider PKK&#8217;nın faaliyetlerine karşı olacaklarını deklare ettiler. Ayrıca Zele Kampında bulunan 1500 PKK&#8217;lıya silah bıraktırılarak Süleymaniye&#8217;ye gönderilecekleri konusunda garanti anlaşması imzaladılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">19 Ocak 1993&#8217;de Başbakan Süleyman DEMİREL Suriye Başbakanı Mahmut El Zubi&#8217;nin resmi davetiyle Şam&#8217;a gitti. Cumhurbaşkanı Hafız Esad&#8217;la görüştü, PKK konusundaki Türkiye&#8217;nin kesin tavrını anlattı. 20 Ocak günü bu konuda ortak bir bildiri yayınlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">10 Şubat 1993&#8217;te Türkiye, İran ve Suriye Dışişleri Bakanları Şam&#8217;da bir araya geldi ve Irak&#8217;a Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uyması çağrısı yapıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>7 GÜN SONRA EŞREF PAŞA ÖLDÜRÜLDÜ.,</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bölgedeki bu gelişmelerden ve PKK&#8217;ya karşı oluşan ortak iradeden başta ABD olmak üzere rahatsız olanlar, 17 Şubat 1993 günü sabahı Diyarbakır&#8217;a gitmek üzere Güvercirlik&#8217;ten havalanan uçağını 3 dakika sonra düşürdüler. Eşref Paşa ile birlikte üç pilot ve bir teknisyen astsubay şehit oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meydana gelen bu olayın kaza değil sabotaj olduğunu bazı Anadolu gazetelerinde ve DEMLENMİŞ KÖŞE YAZILARI adlı kitabımda çok yazdım ve anlattım. ,<br>Bakınız : ( Seni Anıyor ve Çok Arıyoruz Eşref Paşam 9 Şubat 2009, Eşref Paşa&#8217;yı Kim Oldürdü, Eşref Bitlis Olayı Örtülüyor 15 Şubat 2013, 27 Yıl Oldu Ama Org. Eşref BİTLİS Unutulmuyor 17 Şubat 2020 )</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tam 32 yıl geçti. PKK ülkemizin hala baş belası. 40 bine yakın masum insanımızı katleden bu vahşi örgüt isim değiştirerek ve ABD&#8217;nin büyük desteğini alarak eylemlerine devam ediyor, Daha yeni, 18 Ocak 2025 günü Trump başkanlık koltuğuna oturmadan iki gün önce ABD&#8217;nin en önemli komutanı, Michael Erik KUNİLLA&#8217;nın (Merkez Kuvvetler CENTCOM Komutanı) Suriye&#8217;de PKK/YPG ile bir araya gelerek bize dost değil düşman olduklarını göstermesi, bu desteğin giderek arttığını ifade etmiyor mu ?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizim yetkililerin ısrarla &#8221; olay bir pilotaj hatası, buzlanma ve kaza &#8221; demelerine karşın yıllar sonra ABD Ankara Büyükelçiliği Siyasi Komiseri John KUNSTADLER&#8217;in &#8220;olay bir suitastti&#8221; itirafı gerçeği anlatmıyor mu ?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi, pamuklara sararak bebekler (!) gibi 26 yıldır baktığımız Apo&#8217;yu salıverecek, TBMM&#8217;de konuşturacakmışız. O&#8217;da kurtarıcı pozlarında PKK&#8217;ya silah bıraktırıp, terörü bitirecekmiş. &#8220;Hadi ordan be…&#8221; PYD/YPG ne olacak, onlar ne yapacaklar ?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer Eşref Paşa yaşasaydı; NE APO KALACAKTI, NE DE PKK…<br>Şehitlerimizi rahmet ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad olsun.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="810" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67b3428bc8b64.webp" alt="67b3428bc8b64" class="wp-image-216498" title="NE APO KALACAKTI, NE DE PKK… 27" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67b3428bc8b64.webp 810w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67b3428bc8b64-113x150.webp 113w" sizes="auto, (max-width: 810px) 100vw, 810px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>ÇİN VE ABD GİBİ İKİ DEVİ GERİDE BIRAKMANIN BÜYÜK GURURU !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/cin-ve-abd-gibi-iki-devi-geride-birakmanin-buyuk-gururu/</link>
					<comments>https://karabukpostasi.com/yazilar/cin-ve-abd-gibi-iki-devi-geride-birakmanin-buyuk-gururu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Feb 2025 11:25:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ÇİN VE ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=214898</guid>

					<description><![CDATA[4 yıl önceki bir yazımda;&#8220;Gücünü üretimden almayan hiç bir ekonomik model başarılı olamaz! Markan olacak! Yılda 60 milyar dolar net kâr eden Apple gibi, yılda 35 milyar dolar net kâr eden Samsung gibi, Yılda 6.5 Milyar dolar net kâr eden Wolkswagen gibi. 14 milyar dolar kâr eden Toyota gibi. Böyle markaların yoksa; ülkene yabancı sermaye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik"></h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67a49bf1e1883.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="67a49bf1e1883" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67a49bf1e1883.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67a49bf1e1883-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67a49bf1e1883-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67a49bf1e1883-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67a49bf1e1883-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67a49bf1e1883-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67a49bf1e1883-776x436.webp 776w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67a49bf1e1883-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67a49bf1e1883-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/02/67a49bf1e1883-120x67.webp 120w" sizes="auto, (max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="ÇİN VE ABD GİBİ İKİ DEVİ GERİDE BIRAKMANIN BÜYÜK GURURU ! 28"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">4 yıl önceki bir yazımda;<br>&#8220;Gücünü üretimden almayan hiç bir ekonomik model başarılı olamaz! Markan olacak! Yılda 60 milyar dolar net kâr eden Apple gibi, yılda 35 milyar dolar net kâr eden Samsung gibi, Yılda 6.5 Milyar dolar net kâr eden Wolkswagen gibi. 14 milyar dolar kâr eden Toyota gibi. Böyle markaların yoksa; ülkene yabancı sermaye çekmek için debelenip durursun&#8221; demiştim. Bu güne kadar farklı gazetelerde 700 kadar makalem yer aldı. Yazılarımda çoğunlukla hükümetin yanlış politikalarını kendimce eleştirdim. Ülkem adına yapılan güzel işleri de yazdım. Yazmaya da devam edeceğim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD ve ÇİN gibi 2 dünya devini geride bırakmanın gururunu yaşıyoruz.<br>Artık, rahatlıkla Türkiye&#8217;nin de bir marka değeri var diyebiliriz.<br>Dünya insansız hava aracı ihracatının lideri olan Baykar,<br>gelirlerinin %90’ını ihracattan elde ederek, 1.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Dünya teknoloji devleriyle karşılaştırdığımızda; onlar kadar büyük değil ama küçümsenecek bir rakam da değil. Kısa sürede bu kadar büyümesini, İHA küresel pazarının açık ara lideri olmasını görmezden mi gelelim?. Elbetteki gurur duyuyoruz. Bu büyük başarıyı tüm dünya kabul ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bakınız, geçtiğimiz günlerde, ABD merkezli araştırma kuruluşu CNAS&#8217; ın askeri İHA&#8217;ların küresel pazarını konu alan bir raporu yayınlandı. Raporda ABD’nin dron pazarına hakim olduğu günlerin çoktan geride kaldığının altı çizilirken bu alandaki yarışın Türkiye ve Çin arasında sürdüğü belirtiliyor. Rapora göre Türkiye, son birkaç yılda SİHA pazarının tartışmasız hakimi konumunda.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son 30 yılda insansız hava araçları (İHA) teknolojisinde hızlı gelişmeler yaşandı. Günümüze yaklaşıldığında ise İsrail ve ABD&#8217;nin pazar hakimiyeti artık geçmişte kalırken, Çin, Türkiye ve İran, düşük maliyetli askeri dronlar geliştirerek bu alanın yeni sözcüleri haline geldi. Özellikle Türkiye, son dönemde küresel İHA pazarında dikkat çekici bir yükseliş sergiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün geldiğimiz noktada, Türkiye, silahlı insansız hava aracı pazarında dünyanın açık ara en büyük üreticisi. Pazarın önemli bir oyuncusu olarak görülen Çin, Türkiye&#8217;nin çok gerisinde. Dünyadaki satışların yüzde 65&#8217;ini Türkiye karşılıyor. Dünyanın İHA ve SİHA&#8217;lara yönelik ilgisi Dağlık Karabağ Savaşı&#8217;ndan sonra hızla arttı. Sahadaki büyük başarı gözleri üzerimize çevirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2023 yılı savunma ve havacılık ihracatı rekorumuz Türkiye&#8217;mizin gurur tablosu oldu. 2022 yılında 4 milyar 364 milyon dolar olan savunma ve havacılık sanayisi ihracat rakamımız, 2023 yılında yüzde 27&#8217;lik artışla 5,5 milyar dolara ulaştı.&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son 10 yılda, dünyanın dört bir yanına, farklı coğrafyalarda 185 ülkeye 230 çeşit ürün ihraç ettik.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2023&#8217;te en fazla ihracat yapan Türk savunma ve havacılık sanayisi şirketleri ve ihracat miktarları şöyle:<br>1- Baykar: 1 milyar 766 milyon dolar</p>



<p class="wp-block-paragraph">2- Türk Havacılık Uzay Sanayii: 864 milyon dolar</p>



<p class="wp-block-paragraph">3- Makine ve Kimya Endüstrisi: 439 milyon dolar</p>



<p class="wp-block-paragraph">4- TUSAŞ Motor (TEI): 337 milyon dolar</p>



<p class="wp-block-paragraph">5- BMC: 255 milyon dolar</p>



<p class="wp-block-paragraph">6- Roketsan: 161 milyon dolar</p>



<p class="wp-block-paragraph">7- RAM Dış Ticaret: 160 milyon dolar</p>



<p class="wp-block-paragraph">8- Pratt &amp; Whitney THY Teknik: 111 milyon dolar</p>



<p class="wp-block-paragraph">9- ASELSAN: 108 milyon dolar</p>



<p class="wp-block-paragraph">10- Samsun Yurt Savunma: 104 milyon dolar</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD merkezli CNAS, “Drone Proliferation Dataset” raporunda silahlı insansız hava araçlarının küresel tedarikini inceledi. Rapordan çıkan sonuç şu; Türkiye, son yıllarda dünyanın en büyük SİHA tedarikçisi. Hemde açık ara farkla.<br>Bu başarıyı 2021 yılı itibariyle, rakiplerimize fark atarak yakaladık ve devam ettiriyoruz.<br>Artık tek rakibimiz Çin</p>



<p class="wp-block-paragraph">BAYKAR başta olmak üzere, savunma sanayi şirketlerimizin her biri artık birer marka değerdir.<br>Bu ülkenin bir vatandaşı olarak gurur duyuyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Atatürk&#8217;ün &#8220;Türk, Övün, Çalış, Güven&#8221; sözünün hayat bulmuş hali budur işte.<br>Savunma sanayii&#8217;nde emeği olan, alınteri dökerek çalışan herkesi; kolaylıklar ve başarı dileklerimle, saygıyla selamlıyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Marka değerlerimizin sayısını artırmak zorundayız. Teknolojinin diğer alanlarında da dünya ile rekabet edebilmeliyiz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://karabukpostasi.com/yazilar/cin-ve-abd-gibi-iki-devi-geride-birakmanin-buyuk-gururu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>DEMEDİM Mİ NAZLI YARİM BEN SANA</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/demedim-mi-nazli-yarim-ben-sana/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa AKAY]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jan 2025 08:31:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa akay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=212062</guid>

					<description><![CDATA[MUSTAFA AKAY Bu işin altından bir Çapanoğlu çıkacağı gidişattan belliydi. Yazılarımızda bunu sıkça vurgulamıştık.Birden ortaya çıkan bu süreç meselesinin öncesinin olduğu anlaşıyordu. Oturup uzun müzakereler ve pazarlıkların yapıldığı tarafların konuşmalarından bariz bir şekilde ip ucu veriyordu.Artist Sırrı Süreyya Yücel&#8217;in son konuşmasında amaçlarının ne olduğuna ilişkin ifadeler bize göre kan dondurucuydu.Federalizm ve konfederalizme işaret ettiğini dile [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik">MUSTAFA AKAY</h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="860" height="500" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/01/678653fb28d19.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="678653fb28d19" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/01/678653fb28d19.webp 860w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/01/678653fb28d19-150x87.webp 150w" sizes="auto, (max-width: 860px) 100vw, 860px" title="DEMEDİM Mİ NAZLI YARİM BEN SANA 29"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Bu işin altından bir Çapanoğlu çıkacağı gidişattan belliydi. Yazılarımızda bunu sıkça vurgulamıştık.<br>Birden ortaya çıkan bu süreç meselesinin öncesinin olduğu anlaşıyordu. Oturup uzun müzakereler ve pazarlıkların yapıldığı tarafların konuşmalarından bariz bir şekilde ip ucu veriyordu.<br>Artist Sırrı Süreyya Yücel&#8217;in son konuşmasında amaçlarının ne olduğuna ilişkin ifadeler bize göre kan dondurucuydu.<br>Federalizm ve konfederalizme işaret ettiğini dile getiriyordu Bebek Katilinin.<br>Bu ise, Türkiye&#8217;nin bölünüp parçalanmasına eş değerdi.<br>Böl, parçala, yönet taktiğinin günümüzde uygulamaya konulması anlamına geliyordu.<br>Bugün, bir demokrasi kahramanı yapılmak istenen APO ve yandaşları ağızlarındaki baklayı erken çıkardılar.<br>Bu duruma ne diyeceklerdir ağalar, beyler merak ediyoruz.<br>İnsanda biraz utanma olur. Bir devlet terör örgütüyle masaya oturup gizli gizli görüşmeler yaparsa, kendini inkar etmiş olmaz mı?<br>Türkiye Cumhuriyetini Atatürk Yolundan ayırıp Ortaçağ Karanlığına itmek için bölücüsü, gericisi işbirliği yaparken biraz daha temkinli olmak gerekir. Uyanmalıdırlar uyuyanlar.<br>40 yılda Türkiye&#8217;nin patinaj yapmasında payı olan bir katiller sürüsü ile müzakere yapmak vatan hainliğidir.<br>Terörle müzakere değil, mücadele olur. Devlet katında olan aymazların akıllarını tez zamanda başlarına almalıdırlar. Vari</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan 4 Ocak’ta Samsun’da</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/cumhurbaskani-erdogan-4-ocakta-samsunda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 21:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[belediye başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[kongre]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<category><![CDATA[samsun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=207959</guid>

					<description><![CDATA[AK Parti Samsun Vilayet Lideri Mehmet Köse, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 4 Ocak 2025’te yapılacak AK Parti Samsun Vilayet Başkanlığı 8. Olağan Kongresi’ne katılacağını açıkladı. Birçok vilayette devam eden AK Parti vilayet başkanlığı kongreleri, 4 Ocak ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Samsun Vilayet Lideri Mehmet Köse, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 4 Ocak 2025’te yapılacak AK Parti Samsun Vilayet Başkanlığı 8. Olağan Kongresi’ne katılacağını açıkladı.<br />
<br />Birçok vilayette devam eden AK Parti vilayet başkanlığı kongreleri, 4 Ocak Cumartesi günü de Samsun’da yapılacak. Kongre öncesinde İl Başkanı Mehmet Köse tarafından Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Çok Maksatlı Salon’da basın toplantısı düzenlendi. Köse, vilayet kongresine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katılacağını söyledi.<br />
<br />“Umudun, İcraatın, Geleceğin İsmi AK Parti” sloganıyla tüm Türkiye’de kongrelerin sürdüğünü belirten Köse, “Bugün prestijiyle Türkiye’deki tüm ilçelerimizin kongreleri büyük ölçüde tamamlanmış, vilayet kongrelerine başlanmış durumdadır. Vilayet kongreleri sonrasında da büyük kongremiz yeni yılın birinci yarısında gerçekleşecek. Samsun AK Parti olarak da 12 Ekim prestijiyle başladığımız ve 30 Kasım’da tamamladığımız 17 ilçemizin kongreleri birlik-beraberlik ve büyük bir olgunluk içerisinde, vatandaşlarımızın da ağır iştirakiyle düğün bayram havasında yapıldı. Samsun Vilayet Başkanlığı kongremizi de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle 4 Ocak 2025 Cumartesi günü gerçekleştireceğiz” dedi.</p>
<p>Kongre 4 Ocak’ta<br />
<br />Tüm Samsunluları kongreye davet eden Köse, “Genel Liderimiz ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle 4 Ocak 2025’te Tekkeköy Yaşar Doğu Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştireceğimiz AK Parti Samsun Vilayet Başkanlığı 8. Olağan Kongremize tüm halkımızı, AK Parti sevdalılarını ve demokrasiye gönül veren tüm halkımızı davet ediyoruz” diye konuştu.<br />
<br />Basın toplantısına ayrıyeten Samsun Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nihat Soğuk, İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, Canik Belediye Lideri İbrahim Sandıkçı, Tekkeköy Belediye Başkanı Mustafa Candal, 19 Mayıs Belediye Lideri Osman Topaloğlu, Havza Belediye Lideri Murat İkiz ve parti teşkilat üyeleri katıldı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>150 yıllık konağa &#8220;En Başarılı Restorasyon Uygulama Onur Ödülü&#8221; verildi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/150-yillik-konaga-en-basarili-restorasyon-uygulama-onur-odulu-verildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Dec 2024 13:37:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Dahil]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<category><![CDATA[safranbolu]]></category>
		<category><![CDATA[UNESCO]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=207751</guid>

					<description><![CDATA[Karabük’ün Safranbolu ilçesinin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmesinin 30’uncu yıl dönümü çerçevesinde "En Başarılı Restorasyon Uygulama Onur Ödülü" Dr. Mahmut Faytrouny Konağı’na verildi. Karabük’ün tarihi konaklarıyla ünlü ilçesi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabük’ün Safranbolu ilçesinin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmesinin 30’uncu yıl dönümü çerçevesinde &#8220;En Başarılı Restorasyon Uygulama Onur Ödülü&#8221; Dr. Mahmut Faytrouny Konağı’na verildi.<br />
<br />Karabük’ün tarihi konaklarıyla ünlü ilçesi Safranbolu’nun UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmesinin 30’uncu yıl dönümü çeşitli etkinliklerle kutlanmaya devam ediyor.<br />
<br />Program çerçevesinde Tarihi Çarşı bölgesinde bulunan 150 yıllık Dr. Mahmut Faytrouny Konağı ’En Başarılı Restorasyon Uygulama Onur Ödülü’ne layık görüldü.<br />
<br />Restorasyonu 2 yıl süren 3 katlı konağın plaketini Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse ile konak sahibi Dr. Mahmut Faytrouny çaktı.<br />
<br />Burada konuşan Belediye Başkanı Elif Köse, en iyi restore ve korunan ev ödülü programlarının geçtiğimiz yıllarda Uluslararası Altın Safran Festivali bünyesinde yapıldığını hatırlattı.<br />
<br />Bu programların Safranbolu’nun UNESCO’ya dahil edilmesinin yıl dönümlerinde yapılmasının daha uygun olacağını düşündüklerini belirten Köse, &#8220;30 yıl boyunca UNESCO Dünya Miras Listesindeyiz. Tabi ki bu serüven 30 yıl önce UNESCO’ya dahil edilmeden Safranboluluların elindekinin değerini bilmesiyle başlıyor. Onlara teşekkür ediyorum. Daha sonrasında vizyon sahibi yöneticilerin çok büyük katkısı var ama ilk kahramanları bu evlerin sahipleridir&#8221; dedi.<br />
<br />UNESCO’nun kriterlerini yerine getirdikleri için 30 yıldır dahil olduklarını ifade eden Köse, bundan sonraki hedeflerinin bu listede kalarak Safranbolu’yu gelecek nesillere aktarmak olduğunu söyledi.<br />
<br />Restorasyon sürecinin 2 yıl sürdüğünü belirten konak sahibi Dr. Mahmut Faytrouny, ilçenin UNESCO’ya dahil oluşunun 30. yılında böyle bir ödüle layık olduklari için mutlu olduklarını kaydetti.<br />
<br />Faytrouny, birçok ülke gezdiklerini aktararak Safranbolu gibi benzeri olan bir şehir görmediklerini dile getirdi.<br />
<br />Konuşmaların ardından Başkan Köse beraberindekilerle birlikte konağı gezdi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Ziraat Türkiye Kupası: Samsunspor: 2 &#8211; 52 Orduspor FK: 4</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/ziraat-turkiye-kupasi-samsunspor-2-52-orduspor-fk-4/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Dec 2024 05:37:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[kaleci]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<category><![CDATA[Soner]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Emre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=205955</guid>

					<description><![CDATA[Ziraat Türkiye Kupası 4. Turu’nda 3. Lig ekibi 52 Orduspor FK, deplasmanda normal süresi 2-2 biten maçta uzatmalarda Süper Lig ekibi Samsunspor’u 4-2 yenerek adını bir üst tura yazdırdı. Maçtan dakikalar 2. dakikada Soner Aydoğdu’nun ceza sahası ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ziraat Türkiye Kupası 4. Turu’nda 3. Lig ekibi 52 Orduspor FK, deplasmanda normal süresi 2-2 biten maçta uzatmalarda Süper Lig ekibi Samsunspor’u 4-2 yenerek adını bir üst tura yazdırdı.</p>
<p>Maçtan dakikalar<br />
<br />2. dakikada Soner Aydoğdu’nun ceza sahası yayından kullandığı serbest vuruşu kaleci Egeberk parmaklarının ucuyla kornere çeldi.<br />
<br />11. dakikada Bilal Gülden’in sol çaprazdan kullandığı serbest vuruşu kaleci Halil parmaklarının ucuyla kornere çeldi.<br />
<br />16. dakikada seri çalımlarla ceza sahası önene kadar gelen Harun’un şutu 90’a gitti. 0-1<br />
<br />25. dakikada penaltı noktasında topun başına geçen Ercan, meşin yuvarlağı ve kaleciyi farklı köselere yolladı. 1-1<br />
<br />41. dakikada Muja’nın direkten dönen topunu tamamlayan Soner Aydoğdu, meşin yuvarlağı filelere yolladı. 2-1<br />
<br />47. dakikada Yusuf’un ara pasında ceza sahasında giren Harun’un şutunu kaleci Halil son anda çeldi.<br />
<br />60. dakikada sağ kanattan gelen topa iyi hareketlenen Ufuk Özcan’ın şutu direği sıyırarak auta çıktı.<br />
<br />79. dakikada penaltı noktasında topun başına geçen Yusuf Atasoy, meşin yuvarlağı ve kaleci Halil’i farklı köselere gönderdi. 2-2<br />
<br />96. dakikada Hüseyin’in sağdan ortasına iyi yükselen Yunus Emre Köse’nin kafa şutu filelere gitti. 2-3<br />
<br />105+2. dakikada sağdan gelen ortaya iyi hareketlenen Nevzat’ın rövaşatası dilelerle buluştu. 2-4</p>
<p>Hakemler: Gürcan Hasova, Kadir Akıllı, Onur Gülter<br />
<br />Samsunspor: Halil Yeral, Soner Gönül, Bedirhan Çetin, Yunus Emre Çift, Kingsley Schindler (Mustafa Tan dk. 64), Ali Tarkan (Kerem Fidan dk. 82), Flavien Tait (Muhammet Özbaskıcı dk. 64), Soner Aydoğdu (Bennasser dk. 64), Arbnor Muja, Gaetan Laura (Ntcham dk. 99), Ercan Kara (Dimata dk. 91)<br />
<br />Yedekler: Efe Törüz, Nanu, Bola, Enes Albak<br />
<br />Teknik Direktör: Thomas Reis<br />
<br />52 Orduspor FK: Egeberk Gabel, Hüseyin Karabey, Yunus Emre Köse, Berkay Arı (Nazmi Candoğan dk. 91), Emre Fırtına (Enes Yetim dk. 88), Hüseyin Furkan Uslu (Ali Başaran 90+5), Ufuk Özcan (Uğur Ayhan dk. 100), Bilal Gülden, Mustafa Yılmaz (Nevzat Bilen dk. 83), Harun Özcan (Emre Gemici dk. 88), Yusuf Atasoy<br />
<br />Yedekler: Ersin Aydın, Rıdvan Tekkeşin, Kadir Arı, Faruk Öcal<br />
<br />Teknik Direktör: Cahit Erçevik<br />
<br />Goller: Ercan (dk. 25 pen.), Soner Aydoğdu (dk.41) (Samsunspor), Harun (dk. 16), Yusuf Atasoy (dk. 79 pen.), Yunus Emre Köse (dk. 96) Nevzat (dk. 105+2) (52 Orduspor FK)<br />
<br />Kırmızı kart: Yunus Emre (dk.78) (Samsunspor)<br />
<br />Sarı kartlar: Hüseyin Uslu, Emre Fırtana, Nevzat (52 Orduspor FK)<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>İntihar etmek için gölete gittiğini söyleyen genç 17 saattir aranıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/intihar-etmek-icin-golete-gittigini-soyleyen-genc-17-saattir-araniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Oct 2024 01:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[arama]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=199340</guid>

					<description><![CDATA[Gümüşhane’nin Köse ilçesinde borçları olduğu için yakınlarına gölete girerek intihar edeceğini söyleyerek ortadan kaybolan genç 17 saattir aranıyor. Olay, dün gece 23.00 sıralarında Gümüşhane’nin Köse ilçesi Akbaba Köyü göletinde meydana geldi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane’nin Köse ilçesinde borçları olduğu için yakınlarına gölete girerek intihar edeceğini söyleyerek ortadan kaybolan genç 17 saattir aranıyor.<br />
<br />Olay, dün gece 23.00 sıralarında Gümüşhane’nin Köse ilçesi Akbaba Köyü göletinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, borçları olduğu öğrenilen ve kız arkadaşı ile erkek kardeşini arayarak intihar edeceğini söyleyen Mehmet Ali Taral (25), gece saatlerinde traktörüyle Akbaba Köyü göletinin kıyısına geldi. Cep telefonunu traktörün içerisine bırakarak kayıplara karışan gençten uzun süre haber alamayan yakınları durumu 112 acil çağrı merkezine bildirdi.<br />
<br />İhbar üzerine olay yerine 112 acil sağlık, jandarma, AFAD ve Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri sevk edildi. Gece boyunca süren aramalarda bulguya rastlanamazken sabah saatlerinden itibaren aramalara hız verildi. JAK ekipleri su yüzeyinde ve su altında arama gerçekleştirirken Mehmet Ali Taral’a ait bir ize henüz rastlanamadı.<br />
<br />Öte yandan Taral’a ait kıyafetleri koklayan iz takip köpeklerinin göletin aksi istikametinde bulunan Kelkit-Köse karayolu bölgesinde aramalarını yoğunlaştırması ekiplerin çalışmalarını bu alana da genişletmesine neden oldu.<br />
<br />Gümüşhane İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Serhat Demiral, Köse Kaymakamı Hakan Öznay ve Köse Belediye Başkanı Turgay Kesler de arama çalışmalarını yakından takip etti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>DEVLET ÜSTÜN HİZMET ŞEREF MADALYASINI HAK EDENLER!</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/devlet-ustun-hizmet-seref-madalyasini-hak-edenler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Sep 2024 08:13:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=194086</guid>

					<description><![CDATA[Bak, ne diyor üretici; &#8220;Bu yıl şeftaliyi 4 liradan, üzümü 10 liradan zor verdik. Bu fiyatlar işçi maliyetlerimizi karşılamadı. Bizim 4 e verdiğimiz şeftaliyi markette pazarda 40 TL ye , 10 TL ye verdiğimiz üzümü 60 TL ye sattılar. Biz zarar ederken, Bu aradaki büyük fark kimin cebine giriyor?&#8221; Bu haksız kazanç değil mi? Çiftçi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bak, ne diyor üretici;</strong></p>
<p>&#8220;Bu yıl şeftaliyi 4 liradan, üzümü 10 liradan zor verdik. Bu fiyatlar işçi maliyetlerimizi karşılamadı.</p>
<p>Bizim 4 e verdiğimiz şeftaliyi markette pazarda 40 TL ye , 10 TL ye verdiğimiz üzümü 60 TL ye sattılar. Biz zarar ederken, Bu aradaki büyük fark kimin cebine giriyor?&#8221; Bu haksız kazanç değil mi? Çiftçi bu soruları soruyor. Fakat duyan yok!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Enflasyona verdikleri büyük katkı ile madalyayı fazlasıyla hak ediyorlar! Üreticinin ürününe, tüketiciye ulaşana kadar 10 takla attıran, doymak bilmeyen, açgözlü, arsız aracılardan söz ediyorum.</p>
<p>On kat nedir arkadaş?</p>
<p>Olması gereken en fazla 2-3 kat. Gerisi hırsızlıktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Felaketin farkında mıyız? Maliyetleri karşılayamayan çiftçi üretimi bırakıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aracıların ve esnafın yüksek kar elde etme hırsının enflasyonu katladığını biliyoruz.</p>
<p>Üretimin tüm zorluklarını çeken çiftçi; bırakın kar etmeyi işçilik, ilaç, gübre, akaryakıt, elektrik, su gibi giderlerini bile zor karşılıyor.</p>
<p>&#8220;SENEYE EKMEYECEĞİM&#8221; diyen çiftçi sayımız maalesef her geçen gün artıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uzmanlar gıdada üretim eğiliminin  negatife döndüğünü söylüyor. Endişe duymamızı gerektiren cok can sıkıcı veriler var.</p>
<p>Çiftçi sayımız ve tarım alanlarımız hızla azalıyor.</p>
<p>Yüksek üretim maliyetlerine rağmen ürününü istediği fiyata satamayan üreticiler isyanda.</p>
<p>Bu yüzden birçok üretici &#8220;seneye ekmeyeceğim&#8221; diyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ülkeyi yönetenler bu büyük  tehlikenin farkında mı?</p>
<p>Artan ülke nüfusuna rağmen her yıl hızla azalan tarım alanlarının,</p>
<p>Azalan çiftçi sayısının,</p>
<p>Azalan üretim miktarının farkına varmamış olabilirler mi?</p>
<p>Mümkün değil!</p>
<p>Peki o halde neden önlem alınmıyor?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son 22 yılda tarım ürünleri ithalatına ödediğimiz rakam 160 milyar dolar. Bu parayı modern ve bilinçli tarım için çiftçilerimiz yararına kullansaydık bugün bu sıkıntıları yaşar mıydık?</p>
<p>Nedir bu ithalat hevesi?</p>
<p>Ülkede kendi topraklarımızda yetişen her şeyi dışarıdan alıyoruz. Neymiş? Dışarıda daha ucuzmuş. Bunu söyleyen tarım bakanı. Bu sözün üzerine sayfalar dolusu yazılır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İthalatcıyı koruma kanunu çıkarıldı da haberimiz mi yok?</p>
<p>Aman aracıları, ithalatçıları mağdur etmeyin!</p>
<p>Çiftçi zor durumdaymış, mağdurmuş, seneye ekmeyecekmiş. Kimin umurunda?</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>VAY ANASINI SAYIN SEYİRCİLER, BİR GOL DAHA YEDİK !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/vay-anasini-sayin-seyirciler-bir-gol-daha-yedik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Jul 2024 10:34:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=180446</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Vay anasını&#8221; sözü; bir şaşkınlık ve hayret ifadesidir. Öyle ulu orta kullanılmaz. Yazıma bu başlığı koyma nedenim yaşadığım şaşkınlığın ve hayretin neticesidir. Aslında, söz bir spiker güzellemesi. 1987 yılında TRT1&#8217;de yayınlanan İngiltere-Türkiye maçında, spiker Abidin Aydoğdu. maçta skor 8-0 olduğunda kullanmıştı. 8. gol sonrası: &#8220;vay anasını sayın seyirciler, bir gol daha yedik.&#8221; demişti. Millet olarak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Vay anasını&#8221; sözü; bir şaşkınlık ve hayret ifadesidir. Öyle ulu orta kullanılmaz. Yazıma bu başlığı koyma nedenim yaşadığım şaşkınlığın ve hayretin neticesidir.<br />
Aslında, söz bir spiker güzellemesi. 1987 yılında TRT1&#8217;de yayınlanan İngiltere-Türkiye maçında, spiker Abidin Aydoğdu. maçta skor 8-0 olduğunda kullanmıştı. 8. gol sonrası: &#8220;vay anasını sayın seyirciler, bir gol daha yedik.&#8221; demişti.</p>
<p>Millet olarak ne goller yemişiz de haberimiz yok!<br />
Kuyumcular geçen yıl ortalama 16 bin 46 TL.<br />
Doktorlar 27 bin 376 TL.<br />
Avukatlar 17 bin 805 TL. matrah beyan etmişler.<br />
Bu rakamlar, bu meslek guruplarının aylık beyan ortalamaları. Bunları Hazine ve Maliye Bakanının açıklamalarından öğreniyoruz.<br />
Bakan bey bu açıklamayı yaptıktan sonra, alınacak önlemleri sıralıyor.<br />
TV kanalı bakan beyin cümlelerini görselinde<br />
&#8220;BÖYLE BİR ŞEY OLMAZ&#8221; cümlesini ekleyerek vermiş.</p>
<p><a href="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-07-at-13.29.34-jpeg.webp"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-180451" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-07-at-13.29.34-jpeg.webp" alt="WhatsApp Image 2024 07 07 at 13.29.34 jpeg" width="488" height="375" title="VAY ANASINI SAYIN SEYİRCİLER, BİR GOL DAHA YEDİK ! 31" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-07-at-13.29.34-jpeg.webp 1599w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-07-at-13.29.34-150x115.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/07/WhatsApp-Image-2024-07-07-at-13.29.34-1536x1180.webp 1536w" sizes="auto, (max-width: 488px) 100vw, 488px" /></a></p>
<p>Bunu yeni mi farkettik?<br />
Yoksa, hep mi böyleydi?<br />
* Geçen yılın rakamları hesaplanabildiğine göre, muhakkak önceki yılların rakamları da biliniyordur.<br />
* Önceki yıllarda bu meslek gurupları doğru beyanda bulundu da sadece geçen yıl mı düşük matrah bildirdiler?<br />
* Önceki yıllarda da düşük beyanda bulundularsa, cezai yaptırım uygulandı mı?<br />
* Bakanlığa bağlı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının bundan mutlaka haberi vardır.<br />
Çok büyük oranda vergi kaybı sözkonusu. Önlem almak adına ne yapıldı acaba?<br />
Bakan bey 2024 yılında bile buna isyan ediyorsa, sorunun yanıtı: korkarım ki kocaman bir &#8220;Hiç&#8221;</p>
<p>Türkiye’de vergi kaçırma ve vergiden kaçınma alanındaki gelişmeler ile bunların ortaya çıkarılması ve önlenmesine yönelik yöntemler konusunda araştırmalar yapmaktan sorumlu olan kurul Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’dır.</p>
<p>Konunun daha iyi anlaşılması için matrah&#8217;ın da tanımını yapalım.<br />
Matrah; gelir vergisi hesaplamasında temel alınan gelirinizi ifade eder. Örnek olarak, yıllık gelirinizin 500.000 TL olduğunu ve 100.000 TL giderleriniz olduğunu varsayalım. Matrahınız, 500.000 – 100.000 = 400.000 TL olur. 400 bin TL nin yasal vergisini ödemeniz gerekir.</p>
<p>Gerçek gelirinizi gizler, düşük matrah beyanında bulunursanız devleti zarara uğratırsınız. Buna vergi kaçırmak deniyor Yasalarımızda cezası ağır.<br />
Kayıt dışı ekonomi işte bu şekilde oluşuyor.</p>
<p>Kayıt dışı ekonomi, devletten gizlenen, kayda geçiril(e)meyen ve bu sebeple denetlenemeyen faaliyetlerdir. Enformel ekonomi, yasa dışı ekonomi, gayriresmî ekonomi, gizli ekonomi diye de adlandırılır.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki kayıt dışı ekonominin milli gelire oranı yüzde 50&#8217;nin üzerine çıktığı tahmin ediliyor.</p>
<p>Elde edilen sonuçlara göre, 2006 ile 2023 yılları arasındaki 71 dönemlik çeyrek dönemlerde milli gelire oranla %16 ile %68 arasındaki büyüklüklerde değişen kayıt dışılık tahmin ediliyor. 2015 yılından sonraki dönemlerde azalış trendine giren kayıt dışı ekonomi 2023 yılında %16 seviyesinde gerçekleşti.</p>
<p>Vergi gelirlerinin üçte biri KDV&#8217;den oluşuyor<br />
Buna göre KDV, 2022 yılında toplanan vergi gelirlerinin neredeyse üçte birini oluşturuyor. KDV&#8217;den sonra en büyük dolaylı vergi kaleminin ise Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) olduğunu görüyoruz. 2022 yılında gerçekleşen vergi gelirlerinin 420 milyar TL&#8217;sini ÖTV oluşturuyor.</p>
<p>Türkiye’de vergi yükü ücretlilerin sırtında. Bu kesim gelir vergisini tek başına sırtlanıyor. Ücretliler dışındaki 4 milyon 39 bin gelir vergisi mükellefi Türkiye’de toplanan vergilerin sadece yüzde 1.53’ünü karşılamış.</p>
<p>Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından açıklanan yıllara göre genel bütçe gelirleri tablosunda vergi gelirleri kalemini incelediğimizde, devletin 2002 ila 2022 yılları arasında toplamda 10 trilyon 946 milyar TL tutarında vergi geliri elde ettiğini görüyoruz.<br />
Demek ki, bu durumda bir 10 trilyon da toplanamayan vergi var.</p>
<p>İlginç olan şu; düşük matrah gösterip, vergi vermekten kaçınan kesimler isim isim, kaçırdıkları vergi rakam rakam bilindiği halde vergi kaybının önüne geçil(e)miyor.<br />
İyi seyirler Sn. Seyirciler!</p>
<p>İlyas Erbay</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>İTEKLEDİĞİN İÇİN SUÇLUSUN !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/itekledigin-icin-suclusun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jul 2024 12:25:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[eyt]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=179994</guid>

					<description><![CDATA[Sn. bakan söylemese haberimiz olmayacaktı. Muhalefet, nihayet kedi olalı bir fare tutmuş. Hükümeti iteklemiş, EYT o yüzden geçmiş. Aşağıdaki sözler Hazine ve Maliye Bakanı Sn. Şimşek&#8217;e ait. &#8220;Geçen sene seçimden önce muhalefetin popülist iteklemesiyle EYT geçti. Geçen sene EYT&#8217;nin yıllık maliyeti finansman maliyetiyle birlikte 724 milyar TL oldu” &#8220;Popülist itekleme&#8221; siyaset yeni bir terim daha [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sn. bakan söylemese haberimiz olmayacaktı. Muhalefet, nihayet kedi olalı bir fare tutmuş. Hükümeti iteklemiş, EYT o yüzden geçmiş.<br />
Aşağıdaki sözler Hazine ve Maliye Bakanı Sn. Şimşek&#8217;e ait.<br />
&#8220;Geçen sene seçimden önce muhalefetin popülist iteklemesiyle EYT geçti. Geçen sene EYT&#8217;nin yıllık maliyeti finansman maliyetiyle birlikte 724 milyar TL oldu”</p>
<p>&#8220;Popülist itekleme&#8221; siyaset yeni bir terim daha kazandı. Demek ki, öyle kuru kuru iteklemeyle olmuyor. İtekleme popülist olursa sonuç alınıyor.</p>
<p>Popülist; Halkçı, Çoğunlukçu, Toplumcu anlamına geliyor.<br />
Çoğunluğun beklentilerini karşılamak ve onların desteğini almak amacıyla hareket eden kişilere popülist deniyor. Bu kelime Latince kökenli olan populus sözcüğünden türetilmiş. Populus halk anlamına gelirken, popülist sözcüğü de halkçı demek.</p>
<p>Muhalefetin iteklemelerine bu ne hassasiyet. Seçimin iteklemesiyle olmasın!<br />
Hadi EYT yi muhalefetin popülist iteklemesi ile çıkardığınızı kabul edelim. Daha popülisti var.<br />
* Kur Korumalı Mevduat Hesabını kimin iteklemesi ile çıkardınız? KKM nin maliyeti ne kadar?<br />
* Çıktık diye sevindiğimiz &#8220;Gri Listeye&#8221; kim iteklemişti?</p>
<p>Hükümet dediğin iteklemelere dirençli olur arkadaş. Öyle, her iteklemede sallananıp, pes edecekseniz vay halimize!</p>
<p>Bu arada, muhalefetin bunu öğrenmesi hiç iyi olmadı! Şimdi büyük bir özgüvenle başka iteklemelere hazırlanacaklar.<br />
Muhalefete naçizane önerim; itekleyin ama kuru kuruya olmasın, dikkat edin popülist olsun. Her iteklemeden sonuç alınamıyor. Popülist olursa, sonuç garanti. Vallahi bu benim tezim değil. Koskoca bakan öyle söylüyor.</p>
<p>HİSSETMEYEN VAR MI ACABA ?</p>
<p>&#8220;Vatandaş ekonomik programın faydalarını hissetmeye başladı. Gelişmekte olan ülkeler arasında en yüksek asgari ücret bizde&#8221;<br />
“Asya’daki ülkelere, Endonezya, Filipinler, Tayland’a bakın, bir de Latin Amerika, Brezilya, Şili, Kolombiya, Avrupa’da Bulgaristan, Macaristan ile karşılaştırın. Polonya hariç gelişmekte olan ülkeler arasında en yüksek asgari ücret bizde. Türkiye’de asgari ücret düşük değildir.”<br />
Bu sözler de Sn. Bakan ait.<br />
Soruyu emeklilere ve asgari ücretliler sormak lazım. Ekonomik programın faydalarını hissetmişler mi acaba?<br />
Ben de bir emekliyim. Kendi adıma cevap verecek olursam.<br />
Hiç bu kadar hissetmemiştim! Her an her saniye; markettte, pazarda, kasapta, yaptığım her alışverişte iliklerime kadar hissediyorum! Aldığım haz her geçen gün daha da artıyor! Hissetmeyen yoktur herhalde!</p>
<p>&#8220;Gelişmekte olan ülkeler arasında en yüksek asgari ücret bizde!&#8221;<br />
DİSK-AR in araştırmasına göre Türkiye Avrupa ülkeleri arasında asgari ücrette sondan 6. sırada<br />
Koskoca Türkiye Cumhuriyetininin Bulgaristan, Arnavutluk, Hırvatistan, Karadağ gibi Avrupa&#8217;nın en fakir 4 ülkesiyle mukayese edilmesi çok acı. Demek ki, gelişmekte olan ülkelerle kategorisinde bu ülkelerle aynı sınıftaymışız. Bunu da öğrenmiş olduk.<br />
Bizdeki asgari ücret; bu 4 ülkeden biraz yüksek olabilir.<br />
Asgari ücreti Euro bazında sadece rakam olarak karşılaştırmak ne derece doğru?<br />
Ben şuna bakarım; bu ülkelerde asgari ücretle geçinmek zorunda olanlar; eti, peyniri, sütü, yumurtayı, meyveyi, sebzeyi kaç Euro ya alıyorlar? Biz kaç Euro ya alıyoruz? Onlarda da enflasyon bizdeki gibi yüksek mi? Onlar da da TUİK var mı? Enflasyonu bizdeki gibi; hassas(!), hakkaniyetli(!), doğru(!) ve net(!) olarak ölçüyor mu?</p>
<p>Yatalım kalkalım dua edelim.<br />
İyi ki TÜİK imiz var! Maaşlarımız hiç hak geçirmeden(!), kılı kırk yararak hesaplanıyor!<br />
Yine TÜİK sayesinde maaşlarımız netleşti,<br />
Ne mutlu bize, hissiyatımız daha da arttı!</p>
<p>İlyas Erbay</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>BİZİ EKONOMİK KRİZLER DEĞİL BU HASTALIK BİTİRECEK !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/bizi-ekonomik-krizler-degil-bu-hastalik-bitirecek/</link>
					<comments>https://karabukpostasi.com/yazilar/bizi-ekonomik-krizler-degil-bu-hastalik-bitirecek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2024 06:53:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=179594</guid>

					<description><![CDATA[Toplum olarak yakalandığımız hastalığın ismi Anomi. Anemi ile karıştırmayın. Anemi; kansızlık. Bunun ismi Anomi. Bu hastalık çok hızlı yayılıyor. Tedavisi var, fakat yıllarca sürüyor. Tedavi bir o kadar da zor. Aslında bu hastalığa yakalanmamak için çok küçük yaşlarda aşı olmak gerekiyor. Bu aşı bildiğiniz aşılardan değil! Aşının ilk dozlarının anne, baba ve aile büyükleri tarafından [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplum olarak yakalandığımız hastalığın ismi Anomi. Anemi ile karıştırmayın. Anemi; kansızlık. Bunun ismi Anomi. Bu hastalık çok hızlı yayılıyor. Tedavisi var, fakat yıllarca sürüyor. Tedavi bir o kadar da zor. Aslında bu hastalığa yakalanmamak için çok küçük yaşlarda aşı olmak gerekiyor. Bu aşı bildiğiniz aşılardan değil!<br />
Aşının ilk dozlarının anne, baba ve aile büyükleri tarafından uygulanması gerekiyor. Aşılanan çocuklar büyüdüklerinde anomiye kolay kolay yakalanmıyorlar.<br />
&#8220;Sen neden sözediyorsun arkadaş? Açık konuş&#8221; dediğinizi duyar gibiyim.<br />
Ahlaksızlıktan sözediyorum. Anominin Türkçesi; &#8220;Toplumsal Ahlaksızlık&#8221;<br />
Bilinçli ve ahlaklı toplumun temellerini ailede atan ülkelerde bu hastalık görülmüyor. Fakat bizde o kadar yaygın ki, son bir kaç yılda tüm toplumu sardı.<br />
Çevrenize iyi bakın rahatlıkla göreceksiniz! Trafikte yol verme tartışmasını sopalı, silahlı kavgaya çeviren hatta işi cinayete kadar götüren magandalara, çocuk tacizcilerine, hayvanlara eziyet edenlere iyi bakın. Hırsızı, arsızı, yalakası, yandaşı, fırsatçısı, aracısı, tefecisine iyi bakın. Hepsi bu hastalığın pençesinde.<br />
Çıkın sokaklara, marketleri, pazarları, cafeleri, restoranları dolaşın. Fiyatları karşılaştırın. Ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.</p>
<p>Ülkemiz çok tehlikeli bir virüsün etkisi altında. Virüs tıpkı pandemi gibi hızla yayılıyor. Şimdiden toplumun büyük çoğunluğunu etkisi altına aldı. Bu virüs koranadan çok farklı. Virüsün ismini ve yarattığı Hastalığın teşhisini koymak doktorların değil toplum bilimcilerin işi.<br />
Toplum bilimcilerimizi böyle bir ortamda sessiz kaldıkları için kınıyorum.<br />
Toplum bilimi; insanın muhatabı olan her şey ile ilişkisini araştıran, olayları incelerken merkeze insanı ve insanların oluşturduğu toplumu koyan akademik disiplinler bütünü olarak tanımlanıyor.<br />
Bu nedenle, teşhis ve tedavi yöntemlerini ortaya koymak onların işi.</p>
<p>Bilinçli ve ahlaklı toplumlar; Farkındalığı yüksek, olayları analiz edebilen, yanlışa tepki veren, nereye gittiğini düşünen, yanlışın ortağı olmayı reddeden, hesap sorabilen, yaşamı kendi iradesiyle yönlendirebilme yetisine sahip, kişisel sorumluluğunun farkında olan insanlardan meydana gelir..<br />
Toplumsal bilinç, yüksek insani değerlere sahip olmayı gerektirir. Okuyan, araştıran, sorgulayan, analitik düşünebilen ahlaklı insanlar, bilinçli toplumun değerli bireyleridir.</p>
<p>Anomi kavramı; sosyal düzenin bozulması durumunda ortaya çıkan “normsuzluk ve kuralsızlığı” ifade etmek için kullanılıyor “Nomos” Yunanca kökenli olup “kural, kanun” anlamına geliyor. Buradaki “kural ve kanun” insanlar ve toplumlar tarafından oluşturulan yasalardır. Anomi kavramı da “nomos” sözcüğünün olumsuzlaması olarak oluşturulmuş.<br />
Anomi kavramını ilk kez kullanan Fransız sosyolog Emile Durkheim’dır(1858-1917).</p>
<p>İnsanlar ve toplumların oluşturduğu bu “kurallar ve kanunlar” zaman içerisinde bozulabiliyor veya tamamen ortadan kalkabiliyor. İşte “anomi”de tam da bu zamanlarda ortaya çıkıyor. Yani insanların kurallarını kendi koyduğu düzenin işleyemediği zamanlarda.<br />
Ülkemizde durum tam manasıyla budur.<br />
Bu hastalık çok hızlı yayılıyor. Tedavisi ise uzun yıllar alıyor. Hastalığı yok etmeye şimdi karar versek, bir kaç kuşak sonra tamamen kurtulabiliriz.<br />
Kurtulmak istiyor muyuz, o güçlü irade bizde var mı acaba?</p>
<p>İlyas Erbay</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://karabukpostasi.com/yazilar/bizi-ekonomik-krizler-degil-bu-hastalik-bitirecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>SUÇ OLDUĞUNU BİLE BİLE 27 HAZİRAN TARİHLİ YAZINIZDAN İNTİHAL YAPTIM SAYIN DÜNDAR…                            </title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/suc-oldugunu-bile-bile-27-haziran-tarihli-yazinizdan-intihal-yaptim-sayin-dundar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fikret Gökçe]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Jun 2024 11:06:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[fikret gökçe]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=179285</guid>

					<description><![CDATA[* Gerede Çayı Köroğlu Dağlarındaki kaynağından çıktığında tertemiz, berrak, hatta içilebilir kalitede suya sahip bulunuyor. Gerede Çayı yatağındaki birçok dere ve Filyos Çayı ile birleştikten sonra Filyos”ta Karadeniz”e dökülüyor. &#160; Ne var ki; Gerede Çayı kaynağındaki berrak rengi Gerede”den geçerken değişip koyu gri bir renk oluyor. Çünkü 38 adet deri fabrikasının kimyasal atıkları arıtılmadan Gerede [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>* Gerede Çayı Köroğlu Dağlarındaki kaynağından çıktığında tertemiz, berrak, hatta içilebilir kalitede suya sahip bulunuyor. Gerede Çayı yatağındaki birçok dere ve Filyos Çayı ile birleştikten sonra Filyos”ta Karadeniz”e dökülüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ne var ki; Gerede Çayı kaynağındaki berrak rengi Gerede”den geçerken değişip koyu gri bir renk oluyor. Çünkü 38 adet deri fabrikasının kimyasal atıkları arıtılmadan Gerede Çayı”na bırakılıyor. *</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Nilüfer Çayı ile ilgili 27 Haziran tarihli köşe yazınızın ilk iki paragrafını Gerede Çayı”na göre düzenleyerek intihal yaptım Sayın Dündar, herhalde kusuruma bakmazsınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu iki çay arasında öyle benzerlikler var ki; insan dehşete düşüyor. Bu berrak çayın sularının yüzde 94”ü Melih GÖKÇEK zamanında Ankara”ya çevrilmiş sadece yüzde 6”sı yatağına bırakılmıştı. Şimdi o bile yok., 38 fabrikanın zehirli atıkları yüzünden çayda hiçbir canlı kalmadı. Filyos”a kadar 288 km.lik havza çevresindeki 355 bin insanı ve bütün yaşamı tehdit ediyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Üstelik 88 fabrika daha kurulması için gerekli olan parseller hazırlandı. Fabrikaların sayısı 126”ya çıkınca tehlikenin büyüklüğünü şimdiden görmek mümkün.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gerede ve Eskipazar Çevre Katliamına Dur ! platformu olarak 5 Haziran Dünya Çevre günü”nde TEMA ile birlikte Bolu-Zonguldak- Karabük- Çankırı ‘dan  18 STK ile kirliliğin başladığı yer ve etkilenen köylerde eylem yaptık. Oldukça ses getirdi, medyada yer buldu. Yetkililerden sözler alındı. Ama sözler yeterli olmuyor, bu katliamın durdurulması ve zehir üretimine bir an önce son verilmesi gerekiyor. Saygılarımızla.,</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Fikret GÖKÇE</p>
<p>Kıbrıs Gazisi – Mak. Müh.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>NEYİNE GÜVENİYORSUN?</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/neyine-guveniyorsun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Jun 2024 11:03:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=179280</guid>

					<description><![CDATA[Petrolün yok, doğalgazın yok, yeteri kadar üretmiyorsun,  dünya ölçeğinde bir markan yok. Tarımın, hayvancılığın bitmiş. Tamamen dışa bağımlı bir tüketim toplumu olmuşsun. Sahip olduğun değerlerin kıymetini de bil(e)memişsin İsrafta, şatafatta sınır tanımıyorsun. Ayranın yok içmeye tahtırevanla gidiyorsun işe&#8230;! Neyine güveniyorsun? Ne bekliyordun? Bu saltanat ilelebet devam mı edecekti? &#160; Gücünü üretimden almayan hiç bir ekonomi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Petrolün yok, doğalgazın yok, yeteri kadar üretmiyorsun,  dünya ölçeğinde bir markan yok. Tarımın, hayvancılığın bitmiş. Tamamen dışa bağımlı bir tüketim toplumu olmuşsun. Sahip olduğun değerlerin kıymetini de bil(e)memişsin İsrafta, şatafatta sınır tanımıyorsun. Ayranın yok içmeye tahtırevanla gidiyorsun işe&#8230;!</p>
<p>Neyine güveniyorsun? Ne bekliyordun? Bu saltanat ilelebet devam mı edecekti?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gücünü üretimden almayan hiç bir ekonomi modeli uzun soluklu olmaz!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Güler misin ağlar mısın? Birde gri listeden çıktık diye seviniyoruz!</p>
<p>Eminim şimdi, Türkiye gri listeden çıktı diye bit pazarına nur yağacak! Yabancı sermaye yatırım yapmak için yalvaracak!</p>
<p>Neden girmiştik o listeye?</p>
<p>Gri listede  Bulgaristan, Burkina Faso, Kamerun, Hırvatistan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Haiti, Jamaika, Kenya, Mali, Mozambik, Namibya, Nijerya, Filipinler, Senegal, Güney Afrika, Güney Sudan, Suriye, Tanzanya, Vietnam ve Yemen var. Türkiye gibi bir ülkenin bunların arasında ne işi olur?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dünya bize gıpta etmeliydi.</p>
<p>Avrupa bizi gerçekten kıskanmalıydı. Marka değerlerimiz olmalıydı. Market Cap(*) değeri yüksek şirketlerimiz dünya ile rekabet etmeliydi.</p>
<p>Dünyanın Market Cap değeri en yüksek şirketleri arasında bizimde en az 1 şirketimiz olmalıydı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şunların büyüklüklerine bakar mısınız?</p>
<p>☆ Apple (ABD): 2.153 trilyon dolar</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>☆ Saudi Aramco (Suudi Arabistan): 1.064 trilyon dolar</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>☆ Microsoft (ABD): 1.653 trilyon dolar</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>☆ Amazon (ABD): 1.606 trilyon dolar</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>☆ Alphabet (ABD): 1.169 trilyon dolar</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>☆ Facebook (ABD): 787.26 milyar dolar</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>☆ Tencent (Çin): 716.87 milyar dolar</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>☆ Alibaba (Çin): 713.62 milyar dolar</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>☆ Tesla (ABD): 658.79 milyar dolar</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>☆ Berkshire Hathaway (ABD): 525.67 milyar dolar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Her biri Borsa İstanbul&#8217;daki şirketlerimizin toplam değerinin  kat kat üzerinde!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yukarıdaki ülkelerden ne eksiğimiz var? Dünyanın en yetenekli, en zeki gençleri bizde.</p>
<p>Ne eksiğimiz mi var? Eğitim sistemimiz yetersiz. Teknik eğitimde ve fen eğitiminde dünyanın çok gerisindeyiz. Eğitimde fırsat eşitliğini sağlayamamışız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yılda 60 milyar dolar net kâr eden Apple gibi, yılda 35 milyar dolar net kâr eden Samsung gibi, Yılda 6.5 Milyar dolar net kâr eden Wolkswagen gibi. 14 milyar dolar kâr eden Toyota gibi bir markamız olsaydı, şimdi ekonomiyi kurtarmak için yabancı sermayeden medet umar mıydık? Vergileri artırmak zorunda kalır mıydık?</p>
<p>Emeklilerimizin büyük bölümü açlık sınırının  yarısında ücretlerle yaşam mücadelesi veriyor. Madem her şey yolunda;  hakları olanı, çalışırken ödedikleri primlerin karşılığını emeklilerimize neden veremiyoruz.?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Marka yaratamam diyorsan, bari Allah&#8217;ın bir lütfu olan; toprağını, güneşini, su kaynaklarını değerlendirseydin. Modern ve bilinçli tarım yapsaydın. Dünyanın gıda üssü olsaydın. Bak kuraklık ve kıtlık dünyayı tehdit ediyor! Çok değil, 5/10 yıl önce bir tarım seferberliği hamlesi başlatmış olsaydık bugün bu krizleri.yaşar mıydık?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Asgari ücretliler ve emekliler gözünü  Temmuz zammına dikmişken, daha maaşlar ceplerine girmeden misliyle</p>
<p>geri alınmaya başladı. Elektriğe gelen % 38 zam, akaryakıta gelen üst üste zamlar&#8230; Daha geride kimbilir neler var. Bu gidişin sonu yok!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İngilizlerin güzel bir deyimi var; &#8220;Come down to earth&#8221; Gerçekçi olmayıp, hayal aleminde gezen, yüksekten uçan, palavra atanlar için kullanıyorlar. Ayakların yere değsin, sallama, atma&#8230;anlamına geliyor.</p>
<p>&#8220;Ekonomi toparlanıyor, merkez bankası rezervlerimiz her geçen gün artıyor. Cari açık düşüyor.</p>
<p>Gri listeden de çıktık! 22 yıldır şahlanıyorduk. Şimdi yeni bir şahlanış dönemine daha girdik!&#8221; Hadi hayırlı olsun.</p>
<p>İthalatı azaltırsan cari açık geçici olarak düşecektir. Bunlar kısa süreli göstergeler. Ülke olarak ithalata bağımlı hale gelmişiz!</p>
<p>Üretim ekonomisine dönmekten başka çaremiz yok.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>(*) Market Cap; Bir şirketin piyasa değeridir. Bir varlığın veya şirketin toplam değerini ifade eder.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İlyas Erbay</p>
<p>Kağıda Dokunan Kalem</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>YAYINLANMASA HABERİMİZ OLMAYACAKTI !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/yayinlanmasa-haberimiz-olmayacakti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jun 2024 16:47:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=178857</guid>

					<description><![CDATA[Aslında, Perşembenin gelişi Çarşambadan belli idi. 22 yıldır iktidarda olanlar bugünleri öngörememiş olabilir mi? Mümkün değil. Fakat, önlem almak yerine Düşük faizde ısrarla, Kur Korumalı Mevduat Hesabı gibi gibi yanlış ekonomik politikalarla, savurganlıkla, israfla yangın adeta körüklendi. Merkez bankasının 2023 yılı zararı 818 milyar. Bu korkunç bir rakam. Zararın &#8220;Kur Korumalı Mevduat Hesapları&#8221;ndan kaynaklandığı iddia [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında, Perşembenin gelişi Çarşambadan belli idi. 22 yıldır iktidarda olanlar bugünleri öngörememiş olabilir mi? Mümkün değil.<br />
Fakat, önlem almak yerine Düşük faizde ısrarla, Kur Korumalı Mevduat Hesabı gibi gibi yanlış ekonomik politikalarla, savurganlıkla, israfla yangın adeta körüklendi.<br />
Merkez bankasının 2023 yılı zararı 818 milyar. Bu korkunç bir rakam. Zararın &#8220;Kur Korumalı Mevduat Hesapları&#8221;ndan kaynaklandığı iddia ediliyor. KKM yüzyılın buluşu idi! Neredeyse ekonomi nobeli ödülünü alacaktı!</p>
<p>* Bütçe giderlerimiz geçen yılın aynı dönemine göre % 97.5 artmış. Ayağımızı yorganımıza göre uzatmadığımızın en somut kanıtı budur.<br />
Merkezi yönetim bütçesi Ocak Mayıs döneminde 472 milyar lira açık vermiş!<br />
* Temsil ve tanıtım giderlerimiz Nisan&#8217;da 60 milyon lira iken, Mayıs ayında 418 milyon liraya, • Toplantı ve organizasyon giderlerimiz Nisan&#8217;da 14 milyon lira iken Mayısta 73 milyon liraya,<br />
▪︎Kırtasiye ve yayın giderlerimiz Nisan&#8217;da 218 milyon lira iken, Mayısta 459 milyon liraya çıkmış.</p>
<p>Yukarıda bir kısmını sıraladığım bu rakamlar; Hazine ve Maliye Bakanlığının internet sitesinde, yılbaşından buyana (Mayıs sonuna kadar) bütçe gerçekleşmeleri olarak yer alıyor.</p>
<p>Kamuda tasarruf tedbirleri kararı resmi gazetede 17 Mayısta yayınlanarak yürürlüğe girmişti. Mayıs ayı harcamalarındaki anormal artış sizlerinde dikkatinizi çekmiştir. Tasarruf tedbirleri kararı 17 Mayısta yürürlüğe girdiğine göre, bu harcamalar Mayıs ayının ilk yarısı yapılmış olmalı. Yukarıdaki rakamlara bakınca ilk akla gelen soru şu; karar yürürlüğe girmeden stok mu yapıldı acaba?<br />
Çok ilginç değil mi?. Kamuda tasarruf tedbirlerine gerçekten uyuluyormu? Açıkçası bu rakamlardan sonra bu soruya evet demek çok zor.</p>
<p>Bu kriz öncekilerden çok farklı. Bu defa işimiz hiç kolay değil.</p>
<p>Ülkede en çok merak edilen konuların başında ekonominin durumu geliyor. Farkındalık duygusuna sahip, duyarlı her vatandaş &#8220;Ekonomi ne kadar zamanda toparlanır?&#8221; sorusunu soruyor. Bu soruya yanıt vermek hiç kolay değil. Sorunun yanıtı ne yazık ki umut vaat etmiyor.</p>
<p>Ortada bir ekonomik enkaz var. Bu enkazın büyüklüğü hayal gücümüzün çok üzerinde.</p>
<p>Geçmişte olduğu gibi yine yüksek vergilerle milletin anası ağlatılacak. Eziyet çeken özveride bulunan yine dar gelirli ler olacak. Daha da fakirleşeceğiz.<br />
Türkiye, dünyanın en riskli ülkeleri arasında gösteriliyor. Öyle olunca yabancı yatırımcı da gelmiyor.<br />
Tarımın hayvancılığın durumu ortada. Eğitim sistemi desen içler acısı. Yeteri kadar üretmediğimiz için enflasyonu düşüremiyoruz. Cari açığımız, dış borcumuz çok yüksek.</p>
<p>Ülke bu girdaptan nasıl çıkar? Ne zaman çıkar?<br />
Var mı bu soruları yanıtlayabilecek bir babayiğit?</p>
<p>İlyas Erbay<br />
Kağıda Dokunan Kalem</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>HER ÇUVALLADIĞINDA YÜKLEN VERGİYE !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/her-cuvalladiginda-yuklen-vergiye/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jun 2024 07:26:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=178347</guid>

					<description><![CDATA[Ne alâ değil mi? İşin en kolayı bu! Bunun için ekonomist olmaya, ekonominin başına etiketli isimler getirmeye falan gerek yok! Baktın ki, ekonomi kötü gidiyor. Bütçen açık veriyor, cari açığın, dış ve iç borcun hızla artıyor. Hiç vakit kaybetme artır vergileri. Nasıl olsa ekonominin can simidi vergi. 80 yıldır yapılan hep bu. Bunu yaparken de; [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ne alâ değil mi? İşin en kolayı bu! Bunun için ekonomist olmaya, ekonominin başına etiketli isimler getirmeye falan gerek yok! Baktın ki, ekonomi kötü gidiyor. Bütçen açık veriyor, cari açığın, dış ve iç borcun hızla artıyor. Hiç vakit kaybetme artır vergileri. Nasıl olsa ekonominin can simidi vergi. 80 yıldır yapılan hep bu.</p>
<p>Bunu yaparken de; en kolay hangi kesimden vergi alınıyorsa yine onlara yüklen.</p>
<p>Vatandaşın üzerindeki vergi yükü nasıl azaltılır? Vergide adalet nasıl sağlanır? Yoksulluk nasıl yok edilir? Ülkede refah nasıl yükselir? Bunlara kafa yormaya ne gerek var! Vergi icat etmede üzerimize yok. Ne yazık ki, vergi icat etmede gösterilen maharet ülkenin kalıcı refahı için gösterilmiyor.</p>
<p>Oysaki ülkemiz; insan kaynaklarıyla, verimli topraklarıyla,  turizmi ile, yer üstü ve yeraltı kaynaklarıyla müthiş bir potansiyele sahip.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Devletin kamusal hizmetleri yapabilmesi için elbetteki vergiye ihtiyacı var. Buna kimsenin itirazı yok. İtiraz; kantarın ayarının kaçmasına, vatandaşın anasının ağlatılmasına!</p>
<p>Daha 2-3 ay önce bakan bey &#8220;yeni vergi yok&#8221; dememiş miydi? Ben mi yanlış hatırlıyorum?</p>
<p>Garsonların ve kuryelerin bahşiş gelirlerinin vergilendirilmesi tartışılıyor!</p>
<p>Buralara kadar düştük!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Vergi sadece bizde yok. Birçok ülke vatandaşlarından vergi alıyor. Verginin tanımı açık ve net. Bunu biliyoruz.</p>
<p>Vergi; devletin kişilerden ve kurumlardan kanunla belirlenen şekilde kamusal hizmetlerin yapılabilmesi amacıyla alınan paralardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ülkemizde, verginin ağırlığı emekçi kesimin üzerinde. devletin vergi gelirlerinin 3 te 1&#8217;i KDV&#8217;den sağlanıyor. Ücretlerinden verdikleri yetmez gibi insanlar ihtiyaçları için yaptıkları her harcamada vergi vermeye devam ediyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dünyada bazı ülkelerde gelir vergisi yok.</p>
<p>Bahamalar, Bahreyn, BAE (Birleşik Arap Emirlikleri)</p>
<p>Monako, Cayman Adaları,Katar.</p>
<p>Bermuda, Kuveyt.</p>
<p>Bu ülkeler ağırlıklı olarak yeraltı zenginlikler ve turizm gelirleri ile finanse edilen ülkelerdir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Örneğin Katar hükümeti petrol ve doğal gazdan bütçe fazlası elde ediyor ve bu da gelir vergisi ihtiyacını ortadan kaldırmaktadır. Aynı durum Umman ve benzeri petrol zengini ülkeler için de geçerlidir. Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri’nin eyaleti olan Nevada’nın doğal kaynakları fazla olmamasına rağmen, eyalet hükümeti turizmden gelir vergisine ihtiyaç kalmayacak kadar gelir elde etmektedir. Bahamalar ve Maldivler gibi gelir vergisi olmayan ülkeler de hükümetlerini aynı şekilde turizm gelirleri ile finanse etmektedirler.</p>
<p>Bu ülkelerin arasında bizde olabilirdik. Sadece tarım bile bizi listeye sokmaya yeterdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye Uluslararası Vergi Endeksinde 38 ülke arasında 7. sırada.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kamu gelirleri, vergi gelirleri, vergi dışı gelirler ve borçlanma gelirlerinden oluşuyor. Kamu gelirleri içerisinde en önemli gelir kaynağı ise vergi gelirleri.</p>
<p>Türkiye, çalışanların ödediği vergi oranında 38 üyeli OECD içinde 15. sırada. OECD 2021 yılı vergi raporuna göre, çalışanların ödediği ortalama vergi oranında 38 üyeli OECD içinde Türkiye 15. sırada yer aldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ekonomideki temel sorunlara odaklanmaz, uzun vadeli radikal politikalar üretmezsek işimiz çok zor. Üretim ekonomisine dönmediğimiz sürece vergi yükünden kurtulmamız mümkün değil.</p>
<p>Ne yazık ki, doğru düzgün bir ekonomi politikamız yok. Vergi gelirlerini artırarak, yine günü kurtarmaya çalışıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>BU NASIL BİR SIĞIR CİNSİDİR?</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/bu-nasil-bir-sigir-cinsidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Jun 2024 12:22:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=178137</guid>

					<description><![CDATA[Et fiyatlarını düşürmenin formülünü bulmuşlar! Yılda 20 kez yavrulayan bir sığır  cinsini müjdeliyorlar. Pilot bölge Trakya. &#160; Yazılarımı takip edenler hatırlayacaktır. 2 ay önceki bir makalemde yapay eti ayrıntıları ile anlatmıştım. Konumuza girmeden önce, okumayanlar için o yazımı  çok kısa özetleyeyim; Dana, keçi, sığır veya tavuk gibi hayvanlardan alınan hücreler; glikoz, vitamin, aminoasit ve minerallerden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Et fiyatlarını düşürmenin formülünü bulmuşlar! Yılda 20 kez yavrulayan bir sığır  cinsini müjdeliyorlar. Pilot bölge Trakya.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yazılarımı takip edenler hatırlayacaktır. 2 ay önceki bir makalemde yapay eti ayrıntıları ile anlatmıştım.</p>
<p>Konumuza girmeden önce, okumayanlar için o yazımı  çok kısa özetleyeyim;</p>
<p>Dana, keçi, sığır veya tavuk gibi hayvanlardan alınan hücreler; glikoz, vitamin, aminoasit ve minerallerden oluşturulan bir çözelti ile birleştiriliyor. Bu çözeltinin biyoreaktörlerle karıştırılmasının ardından ortaya çıkan ve kas hücrelerinden oluşan ürüne yapay et deniyor.</p>
<p>Hollanda&#8217;da 3D bir fabrika ayda 500 ton biftek basıyor muş. Redenfine Meat şirketi Almanyadaki restoranlara baskılı fileto temin eden bir firma. Yaklaşık 110 Alman restoranı Redefine Meat&#8217;ten &#8220;et&#8221; satın alıyor. Sağlıklı olduğu söyleniyor. Talep de var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şimdi görüyorum ki, et üretimi konusu insan beynini dumura uğratacak biçimde boyut değiştirdi! Birkaç gün önce, Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Hüseyin Aydın katıldığı bir televizyon programında; Trakya’da yapacakları hayvancılık yatırımını açıkladı. Konuşmasından konuya hakim olmadığı o kadar belli idi ki.</p>
<p>Soru işaretleriyle dolu, izleyenleri tatmin etmeyen bir söyleşi oldu.</p>
<p>Özetlemek gerekirse, Trakya’da 20 bin başlık hayvancılık yatırımı yapılacakmış. İşletmede yılda 1 milyon doz sperma üreterek, ülke ithalattan kurtarılacakmış. Bununla da kalmayıp embriyo transferi ile yılda bir kez doğum yapan sığır 15-20 doğum yapar hale gelecekmiş. Ülkenin hayvancılıkta yaşadığı sorunlar da bu yolla çözülecek miş!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Müjdelerin ardı ardına sıralandığı güzel ülkemde, görüldüğü gibi yeni bir müjde ile karşı karşıyayız!</p>
<p>Artık, müjde kelimesini her duyduğumda ihtiyatla yaklaşıyorum. Bu kelime yalaka basınımız tarafından iyice ayağa düşürüldü. En çokta emekliler müjde aldı!</p>
<p>Fahiş rakamlara ulaşan et fiyatlarını düşürecek bu müthiş projenin eli kulağında imiş. Yeni müjdemizi bu. Artık et yemeyen kalmayacakmış!</p>
<p>Canımız ne çekerse; pirzola, biftek, antikrot, ciğer&#8230;Artık ne istersek doya doya yiyebileceğiz! Ne güzel bir haber değil mi?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yılda 15-20 kez doğuran bir sığır türünden söz ediliyorlar. Konu farklı haber sitelerinde, aynı cümlelerle yer almış. Detaya girmeden sperma üretiminden ve embriyo transferinden bahsetmişler.</p>
<p>Fakat bir sıgırın 1 yılda nasıl 15-20 kez doğuracağı konusunda açıklama yok.</p>
<p>Anatomisi, biyolojik yapısı fizyolojisi yılda ancak 1 kez doğum yapmaya uygun olan bir canlı türü nasıl olacakta neredeyse ayda iki kez yavrulayacak? İneklerin hamilelik süresi 283 gün. Fare midir bu, yılda 15-20 yavru yapsın! Fareler yılda 30- 35 kez yavruluyor.</p>
<p>Benim aklım, mantığım almıyor. Insanın aklına o kadar çok soru geliyor ki, Hadi bir ineğin yılda 15-20 yavru yaptığını varsayalım. Bu kadar çok doğum yapan bir inek 20 yavrusunun hangi birini emzirecek?</p>
<p>Konunun uzmanları açıklasa da öğrensek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kırmızı et fiyatlarını düşürecek yeni sığır türünden söz ediyorlar. Bu tür yılda 20 kez doğum yapınca</p>
<p>Kırmızı et fiyatları hızla düşecekmiş.</p>
<p>Bu özellik sayesinde, sığır yetiştiricileri daha fazla hayvan yetiştirerek et üretimini artırabileceklermiş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Konuyu biraz araştırayım dedim. Sığırların yılda 15-20 kez nasıl doğum yaptığını öğrenemedim. Anne karnında bir canlının gelişimini tamamlaması için zamana ihtiyaç var. 15-20 günde bu nasıl mümkün olacak? Embriyo nakli yapılacak deniyor.</p>
<p>Dişi yumurtasının erkek spermiyle döllenmesiyle oluşan yedi günlük canlıya &#8220;Embriyo&#8221; deniyor. Embriyo bir yavrunun ilk hali. Daha önceki dönemde &#8220;Zigot&#8221;, daha sonraki dönemde &#8220;FETUS&#8221; adını alıyor. (Sığırlarda gebeliğin 42.gününden sonra &#8220;Fetus&#8221; olarak adlandırılıyor.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Embriyo transferi hayvan ıslahında ve genetik ilerlemenin hızla yapılabilmesi için önemli bir uygulama olup Yüksek (et-süt) verimli hayvanların sayılarının kısa zamanda artmasını sağlayan bir yöntem. Yüksek verimli bir hayvandan senede 1, hayatı boyunca en fazla 8–10 yavru alınabiliyor. Embriyo transfer ile yüksek verimli bir hayvandan tüm hayatı boyunca alınabilecek yavru sayısının birkaç katı bir yıl hatta bazen birkaç ayda bile alınması mümkün oluyormuş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Embriyo Transferi daha çok verim için çiftlik hayvanlarında (inek, koyun, keçi) yaygın olarak uygulamakta ancak kısrak, kedi, köpek gibi hayvanlarda da çalışmalar yapılıyormuş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Embriyo Transferi dünyada ilk 1890 yılında Cambridge üniversitesinde Walter Heape tarafından tavşanlarda uygulanmış.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ziraat Fakültesi ve veterinerlik Fakültesi mezunu konusunda zengin bir ülkeyiz. Şu konuyu açıklasalarda öğrensek.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>100 TL BAĞIŞ YAPACAĞIM BENİ DE HABER YAPIN !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/100-tl-bagis-yapacagim-beni-de-haber-yapin/</link>
					<comments>https://karabukpostasi.com/yazilar/100-tl-bagis-yapacagim-beni-de-haber-yapin/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Jun 2024 09:41:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=177453</guid>

					<description><![CDATA[60 lı yıllardan buyana, düzenli olarak, evimize, farklı siyasi görüşte 2 gazete girer. Bu rahmetli dedemin ve babamın bize kazandırdığı güzel bir alışkanlık. Gece el ayak çekilince günün haberlerini gazetelerden hızlıca gözden geçiririm. İnternet&#8217;ten ve TV lerden de ülke ve dünya gündemini takip etmeye gayret ederim. İş yaşamımdan kalma, analitik düşünme gibi bir hastalığım var! [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>60 lı yıllardan buyana, düzenli olarak, evimize, farklı siyasi görüşte 2 gazete girer. Bu rahmetli dedemin ve babamın bize kazandırdığı güzel bir alışkanlık. Gece el ayak çekilince günün haberlerini gazetelerden hızlıca gözden geçiririm. İnternet&#8217;ten ve TV lerden de ülke ve dünya gündemini takip etmeye gayret ederim.</p>
<p>İş yaşamımdan kalma, analitik düşünme gibi bir hastalığım var! Analitik düşünmek güzelde, bendeki biraz abartılı. O yüzden hastalık diyorum. Aslında bu, insanı rahatsız eden bir takıntı.<br />
Dün gece yine bir habere takıldım. Aldım elime hesap makinesini. Bir takım hesaplar yaptım. İşte bu yazının konusu da oradan çıktı.</p>
<p>Dolar milyarderi (dikkatinizi çekerim. Dolar milyoneri değil, milyarderi ) ünlü bir zenginimiz 100 bin lira bağış yapmış ve basınımız bunu haber yapmış. Birde güzel poz vermiş !<br />
Tam serveti kaç milyar dolar bilmiyorum. 3 milyar dolar diyorlar. Eğer öyle ise, TL ye çevirdiğimizde milyonda birini bağışlamış oluyor. Daha iyi anlaşılması için şöyle bir örnek vereyim; 1 milyon lirası olan birinin 1 lira sadaka vermesi gibi! Aynı oranda ben yardım yapsam ne kadar vermem gerekir diye hesapladım. Keşke hesaplamasaydım. Moralim bozuldu. Üç beş lira seviyesinde bir şey çıkıyor.<br />
Dinimizde zekat 40 ta 1, yada yüzde 2.5 olarak tanımlanmış!<br />
Dinimizin tanımladığı oranda bağış (yada zekat) yapmaya kalksam; bu züğürtlüğüme rağmen, hayır severimizin verdiği 100 bin lirayı benim vermem gerekiyor. O&#8217;nun payına düşen ise 1 milyar TL.</p>
<p>Bu hayırsever zenginimizin bugüne kadar yaptığı yardımların toplamı; servetinin tamamının 40 ta 1&#8217;i yani bizim paramızla yaklaşık olarak 1-2 milyar TL seviyesinde de olabilir. Bilemiyorum. &#8220;Bir elinle verdiğini diğer elin görmeyecek&#8221; ilkesine uyarak, basında haber olmayan yardımlar da yapmış olabilir. Şayet öyle ise helal olsun.</p>
<p>Bu konuyu değerli dostum, bankacı Tevfik beyle aramızda konuştuk. &#8220;Haksızlık yapma, aslında çok yardım yapıyor. Sen 100 bin TL lik habere denk gelmişsin&#8221; dedi. Tevfik beyle konuştuktan sonra yazımın bazı kısımlarını yeniden düzenleme gereği hissettim.<br />
Ne diyeyim? Allah kabul etsin.<br />
Allah hayır severlerimizin sayılarını artırsın.</p>
<p>Ben, sadece, varlığının büyüklüğüne rağmen bu kadar küçük miktarda bir yardım yapmasını ve<br />
basın tarafından bunun haber yapılmasını yadırgadım.</p>
<p>Şimdi paraya kıysam, varlığımın küçüklüğüne rağmen bonkör davransam, 3-5 lirayı geçtim, tam 100 TL. bağış yapacak olsam. Değerli basınımız bunu haber yapar mı?<br />
Açık konuşmak gerekirse, dolar milyarderi zenginimizin yerinde olsam; basını çağırmaya yada haber vermeye utanırdım. Bir şekilde duyup gelmiş olsalar bile o haberi yaptırmazdım. Reklama ihtiyacım varsa da; param çok nasıl olsa. TV lere gazetelere istediğim reklamı verirdim. Gördüğüm kadarıyla veriyor da zaten. Basına reklam verirken de hakkaniyetli davranmak gerekiyor! Geçtiğimiz hafta bir yerel gazetemizin yayın hayatına son vermek zorunda kalmasını üzüntüyle öğrendik. Reklam alabilseydik belkide kapanmayacaktı.</p>
<p>Matematik önemli, hemde keyifli, değil mi?<br />
Benim gibi analitik düşünme takıntınız varsa, insanı biraz yoruyor.</p>
<p>100. Yıl Maarif Modelini İşte bu yüzden destekliyorum! Müfredattan çıkarsınlar şu matematiği! hesap kitap yapmaktan, yorulmaktan kurtulsun çocuklar.!<br />
Bize; düşünmeyen, araştırmayan, sorgulamayan, analiz yapmayan sadece tevekkül edip, biat eden insanlar lazım !</p>
<p>Ne demişler?<br />
&#8220;Zenginin malı züğürdün çenesini yorar mış&#8221;<br />
Çenem değil ama yazıyı yazarken parmaklarım yoruldu. Bilgisayarım yok. Telefon ekranında yazıyorum.<br />
İlerlemiş kataraktım da var. Belkide ondandır. Bu şekilde, son 1 yılda 410 köşe yazısı yazıp 3 ayrı gazeteye gönderdim. Sağolsunlar hepsini de yayınladılar. Sanırım bu bir Türkiye rekoru. Şanslıyız, güzel ülkemde yazacak o kadar çok şey var ki.</p>
<p>Kağıda Dokunan Kalem<br />
İlyas Erbay</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://karabukpostasi.com/yazilar/100-tl-bagis-yapacagim-beni-de-haber-yapin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>KARDEMİR&#8217;İN CURUFLARI ARASINDA GERÇEK BİR CEVHER !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/kardemirin-curuflari-arasinda-gercek-bir-cevher/</link>
					<comments>https://karabukpostasi.com/yazilar/kardemirin-curuflari-arasinda-gercek-bir-cevher/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jun 2024 07:51:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=176913</guid>

					<description><![CDATA[Kardemir&#8217;de çalışanlar ve Karabüklüler curufun ne olduğunu iyi bilir. Çoktur Kardemir&#8217;de curuf. Curuf; kısaca atıktır. Bazı türleri tehlikeli madde sınıfına girer. Zor ve zahmetlidir curufları bertaraf etmek! Benim çocukluğumda fabrikanın curuflarını mahallemizin çamurlu yollarına sererlerdi. Ayaklarımız çamur olmazdı ama, ayakkabılarımızı paramparça ederdi. Düştüğümüzde ciddi şekilde yaralanırdık. Cevher ise çok nadir bulunur. Değerli madenlere, hatta mücevherlere [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kardemir&#8217;de çalışanlar ve Karabüklüler curufun ne olduğunu iyi bilir. Çoktur Kardemir&#8217;de curuf. Curuf; kısaca atıktır. Bazı türleri tehlikeli madde sınıfına girer. Zor ve zahmetlidir curufları bertaraf etmek!<br />
Benim çocukluğumda fabrikanın curuflarını mahallemizin çamurlu yollarına sererlerdi. Ayaklarımız çamur olmazdı ama, ayakkabılarımızı paramparça ederdi. Düştüğümüzde ciddi şekilde yaralanırdık.<br />
Cevher ise çok nadir bulunur. Değerli madenlere, hatta mücevherlere cevher deriz.<br />
Cevheri curuf gibi yere seremezsin! Çok kıymetlidir, gözün gibi bakman gerekir.</p>
<p>Prof.Dr.İsmail Demir; işte bu ender bulunan cevherlerimizden biridir. Kardemir&#8217;e Yönetim Kurulu Başkanı olmadan önce tam 9 yıl Savunma Sanayi Başkanlığı yaptı. Savunma sanayiinde geldiğimiz, gurur verici seviyeyi uzun uzun anlatmama gerek var mı?<br />
1960 Elazığ doğumlu. İTÜ mezunu yüksek uçak mühendisi. Takip ettiğim kadarıyla çok göz önünde olmayı sevmeyen. sessiz, sakin, mütevazi bir insan.</p>
<p>Prof. Dr. İsmail Demir gibi nitelikli insanlar kolay yetişmiyor. Sn.Demir ABD nin hedefindeki bir isim. ABD yaptırımları onun ve ekibinin üzerinde yoğunlaşıyor? Ben biraz araştırdım.<br />
İsmail Demir ABD&#8217;de Michigan Üniversitesi&#8217;nde Uygulamalı Mekanik, Katı Cisim Çatlak Mekaniği konularında yüksek lisans eğitimi yapmış. En iyi lisans üstü araştırma görevlisi ödülü sahibi. ABD nin en kritik araştırma laboratuvarlarından Pasific Kuzey Batı Lab. da çalışmış. 92 de Washington State Üniversitesi&#8217;nde makina mühendisliği alanında ikinci doktorasını yapmış. Nümerik Teknolojisi ve Nano Teknoloji konularına son derece hakim. DARPA Projesinde kritik seviyede görevler almış. Kısaca ABD nin en hassas en kritik projelerinde çalışmış bir isim. ABD nin en gizemli teknolojileri hakkında detay bilgilere sahip.<br />
Kariyeri başarılarla dolu. Hepsini yazmaya kalksam sayfam yetmez.<br />
Kısaca şu kadarını ifade edeyim. Bazıları gibi Curuf değil, O gerçek bir Mücevher.</p>
<p>Selçuk Bayraktar gibi Onun da Erbakan&#8217;ın ekibinden olduğu söyleniyor. Bu beni ilgilendirmiyor. Önemli olan kendini nasıl yetiştirdiği. Bildiklerini, deneyimlerini. kafasındaki projelerini ABD de kalıp orada kullanmak yerine 2003 de yurda döndü. O gün bugündür kendisini takip ediyorum.Bir ömre sığdırılabilecek ne kadar başarı varsa hepsini ömrüne sığdırmış. Savunma Sanayiinde geldiğimiz nokta bunun en son kanıtı. Şimdi mücadelesi Kardemir için.</p>
<p>Artık, yaptırımlar kapsamında; kendisinin ve ekibinin ABD&#8217;ye girmesi yasak. Projeleri için malzeme ve kredi verilmiyor. Hiç önemli değil. Türkiye bunları aştı zaten.</p>
<p>Bana göre; ülkedeki onca liyakatsiz görevlendirmeler arasında; liyakate uygun, en isabetli görevlendirmedir Sn. Demir&#8217;in Savunma Sanayii&#8217;nin başına getirilmesi ve orada tam 9 yıl kalması. Sonrasında ise Kardemir&#8217;in Yönetim Kurulu Başkanlığı. Bunlar tesadüf değil, üstlendiği milli misyonun gereğidir. İşte bu nedenlerle; emperyal eşkiya, dünyanın baş belası ABD nin hedefindeki isimdir.<br />
Keşke, İsmail Demir örneğinde olduğu gibi; her alanda gerçekten liyakat sahibi, nitelikli insanları görev başına getirebilsek.</p>
<p>Liyakat neden önemli? Liyakate uyulduğunda neler oluyor?<br />
Nitelikli insanlar iş başına geldiğinde bir ülkenin kaderi nasıl değişiyor? Sn. Demir bunları bu aziz millete göstermiş bir isimdir. Hiç kimsenin şüphesi olmasın! Prof. Dr. İsmail Demir üstlendiği misyonu başarı ile tamamlayıp tarihe ismini altın harflerle yazdırmaya devam edecektir.</p>
<p>İlyas Erbay</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://karabukpostasi.com/yazilar/kardemirin-curuflari-arasinda-gercek-bir-cevher/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>HARİKA BİR TEKLİFİM VAR!</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/harika-bir-teklifim-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Jun 2024 07:21:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=176634</guid>

					<description><![CDATA[Bu kadar büyük para ile sıfırdan ülke bile kurulur. Tam 14 milyar dolar! Bu para, son 1 yılda, tarım ürünleri ithalatına ödediğimiz rakam. Bizim paramızla yaklaşık yarım trilyon lira. Peki hangi tarım ürünlerini ithal ediyoruz, ne kadar ödüyoruz? ▪︎ Buğday 3 milyar 524 milyon dolar ▪︎ Soya 1 milyar 905 milyon dolar ▪︎ Pamuk 1 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu kadar büyük para ile sıfırdan ülke bile kurulur.</p>
<p>Tam 14 milyar dolar!</p>
<p>Bu para, son 1 yılda, tarım ürünleri ithalatına ödediğimiz rakam. Bizim paramızla yaklaşık yarım trilyon lira.</p>
<p>Peki hangi tarım ürünlerini ithal ediyoruz, ne kadar ödüyoruz?</p>
<p>▪︎ Buğday 3 milyar 524 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Soya 1 milyar 905 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Pamuk 1 milyar 658 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Ham ayçiçeği yağı 1 milyar 303 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Büyükbaş hayvan 1 milyar 164 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Tütün 579 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Mısır 560 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Arpa 448.1 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Kırmızı mercimek 383.1 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Susam 375.4 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Prinç 360.7 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Şeker 224 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Badem 152.7 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Ceviz 130 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Kuru bezelye 3 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Nohut 86.5 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Kanola 83.3 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Çeltik 32.3 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Kuru fasulye 52.3 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Narenciye 52.2 milyon dolar</p>
<p>▪︎ Muz 41.3 milyon dolar</p>
<p>Bu liste uzayıp gidiyor.</p>
<p>Yukarıdakilerden hangisi bizim topraklarımızda yetişmiyor?</p>
<p>İstesek 2 yıl içerisinde ithal ettiğimiz bu tarım ürünlerinin tamamını talebi karşılayacak şekilde tekrar üretebiliriz. Buna gücümüz var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gelin birlikte basit bir hesap yapalım. Bu tarım ürünlerini kendimiz üretip,  ithal etmezsek  ithalata ödediğimiz 14 milyar dolar ( yarım trilyon, 6 sıfır atmasa idik  500 katrilyon lira ) cebimizde kalacaktı. Bu kadar büyük para ile neler yapılmaz ki?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İthal ettiğimiz herşey yakın zamana kadar bu topraklarda yetişiyor du zaten.  Tarımı hayvancılığı tekrar canlandırmak çok mu zor?</p>
<p>Bakın bir teklifim var. Derhal tüm gücümüzle bir tarım seferberliği başlatalım.</p>
<p>14 milyar dolar ( yarım trilyon lira) cebimizde kalsın. İnanın  kamuda tasarrufa da gerek kalmayacak!</p>
<p>Sizi de düşündüm! Kaldırın tasarruf tedbirlerini. Alın o 14 milyarın 10 milyar dolarını; Audilere, mercedeslere, uçaklara, altın varaklı, jakuzili makam odalarınıza saraylarınıza harcayın. Itibarımız katlansın.</p>
<p>Sadece kalan 4 milyar doları ile tarıma güçlü bir destek verin. Havaalanlarına, köprülere, hastanelere verdiğiniz yolcu, geçiş ve hasta garantisinin benzerini çiftçilerimizin ürünlerine alım garantisi olarak verin. Sonra, ürünün tüketiciye ulaşana kadar fiyatını katlayan o aracıların fırsatcıların tepesine çökün, analarını ağlatın!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bak bir taşla iki kuş!  İtibarınız 40 kat artarken, millette açlıktan kurtulacak. Vallahi ben  kendi adıma razıyım.. Ülkemizde, kasamızda kalacak olan o 10 milyar dolarla; Audiler, Mercedesler, uçaklar alın, şatafatlı makam odalarını yine  yaptırın&#8230;</p>
<p>Sadece 4 milyarcık doları yerli üretime ayırın.</p>
<p>Böyle giderse aç kalacağız aç! yeterki, aç kalmayalım. Biraz da milleti düşünün Allah aşkına!. Ithalat yapanlar bunca yıl doymuştur artık! Biraz da insanlarımız doysun, dengeli beslensin. Çocuklarımız; Meyve, Sebze, Et, Süt, Peynir, Yumurta yiyebilsinler. Aksi halde iskelet ve beyin sistemi gelişmemiş bir nesil gümbür gümbür geliyor beyleeer!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>TURPUN BÜYÜĞÜ HEYBEDE!</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/turpun-buyugu-heybede/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Jun 2024 07:28:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=176202</guid>

					<description><![CDATA[Turp dediğime bakmayın asıl ismi &#8220;ZAS&#8221; Yani &#8220;Zorunlu Afet Sigortası&#8221; Bu ay sonu devreye alınacakmış. Zorunlu olduğu için herkes yaptıracak. ZAS ile birlikte sel, heyelan, fırtına, dolu, çığ ve orman yangınının da sigorta teminatına dahil edilmesi öngörülüyor. Zorunlu deprem sigortası sadece binaları kapsıyordu. Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) Çok daha geniş kapsamlı. ZAS ın gündeme gelmesiyle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Turp dediğime bakmayın asıl ismi &#8220;ZAS&#8221; Yani &#8220;Zorunlu Afet Sigortası&#8221;</p>
<p>Bu ay sonu devreye alınacakmış. Zorunlu olduğu için herkes yaptıracak.</p>
<p>ZAS ile birlikte sel, heyelan, fırtına, dolu, çığ ve orman yangınının da sigorta teminatına dahil edilmesi öngörülüyor. Zorunlu deprem sigortası sadece binaları kapsıyordu. Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) Çok daha geniş kapsamlı. ZAS ın gündeme gelmesiyle birlikte, doğal afetlerin yapısı gereği köy alanları da kapsama alınacakmış.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>1999 depreminden sonra Zorunlu Deprem Sigortası ( DASK) getirilmişti. 25 yılda muazzam para toplandı. Bu paralara ne oldu? Yanlış hatırlamıyorsam bakanın biri duble yolları bu paralarla yaptıklarını söylemişti</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bütçedeki açığı kapatmanın dahiyane bir yolunu daha buldular. Vergi kelimesi itici ve tepki çekici olduğu için &#8220;sigorta&#8221;  ismi uygun görülmüş anlaşılan</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Kur Korumalı Mevduat&#8221; icat eden bakan tarafından çağın buluşu olarak sunulmuştu.</p>
<p>Hep birlikte gördük çağın buluşunu. Bakanlarımız icat konusunda çok başarılı maşallah!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Görüyoruz, kamuda tasarruf tedbirleri ardı ardına açıklanıyor. Sosyal medyadaki tepkilerden sonra, geçenlerde muhteremin biri anlaşması yapılan Audisini geri iade etmek zorunda kaldı. Bunları gördükçe gözlerimiz doluyor. Değerli büyüklerimiz Audiden daha değersiz araçlara nasıl binecekler diye uykularımız kaçıyor!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Madem ekonomimiz bu kadar zorda malum şirketlerin milyarlarca dolar vergi borçlarını hangi gerekçeyle affettiniz.? Bir değil, iki değil hemde defalarca. İlk duyduğumda buna inanmamıştım!</p>
<p>Sosyal medyada neredeyse hergün rakamlarla paylaşılıyor. Muhalefet tarafından da sorgulanıyor. Yalanlanmadığına göre demek ki, doğru.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Vatandaş vergisini yada trafik cezasını biraz geciktirdiğinde faiz işletmesini biliyorsunuz.</p>
<p>Bu nasıl bir çifte standarttır? Anlamak mümkün değil.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yeni vergi reformuyla, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınacak mış.! Sen çok kazananın vergi borcunu defalarca affedersen, buna kim inanır?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ülkede milyonlarca insan açlık sınırının altında rakamlarla yaşam mücadelesi veriyor.</p>
<p>Insanlar marketlerin, kasapların önünden geçmeye korkuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Böyle bir dönem yaşamışmıydık. Yaşım 65 ben hatırlamıyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>İLKESİZLİĞİN KİTABINI YAZAN,  MENFAAT SİYASETÇİSİ  FIRILDAKLAR !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/ilkesizligin-kitabini-yazan-menfaat-siyasetcisi-firildaklar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Jun 2024 10:58:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=175827</guid>

					<description><![CDATA[Türk siyasi tarihinde, son dönemde gördüğümüz kadar; tükürdüğünü yalayan, dün kara dediğine bugün ak diyen, bu kadar karakter yoksunu siyasetçi görmemiştik. Özellikle son 22 yıldır, bunların artan sayılarını ibretle izliyoruz. &#160; Birbirlerine ağza alınmayacak, en ağır lafları eden siyasetçiler, hiç bir şey olmamış gibi nasıl biraraya gelebiliyor? Anlamak mümkün değil. &#160; Ahlaklı, ilkeli, dürüst, tutarlı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk siyasi tarihinde, son dönemde gördüğümüz kadar; tükürdüğünü yalayan, dün kara dediğine bugün ak diyen, bu kadar karakter yoksunu siyasetçi görmemiştik. Özellikle son 22 yıldır, bunların artan sayılarını ibretle izliyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Birbirlerine ağza alınmayacak, en ağır lafları eden siyasetçiler, hiç bir şey olmamış gibi nasıl biraraya gelebiliyor? Anlamak mümkün değil.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ahlaklı, ilkeli, dürüst, tutarlı siyasetçilere hasret kaldık. Günümüz siyaseti artık ideolojik temelli değil. Hangi siyasi oluşumun, hangi ideolojiye sahip olduğunu söylemek çok zor.</p>
<p>İdeolojik temeller üzerine siyaset yapan partiler geçmişte kaldı.</p>
<p>Şimdi, geçerli tek bir şey var. O&#8217;da menfaat!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İşin ilginci 180 derece dönen bu fırıldak siyasetçiler; rakibine en sert, en ateşli, en acımasız şekilde saldıran isimler! Bir çırpıda, burada hepsini isim isim sayabilirim. Bu isimleri tek tek yazmaya gerek var mı? Türk milleti bunları gayet iyi biliyor.</p>
<p>Birkaç gün önce bunlara bir isim daha eklendi.</p>
<p>Yüzlerine karşı sensin desen hiç biri üzerine alınmaz! Birde utanmadan hakaret davası açarlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yüksek perdeden höykürerek;</p>
<p>&#8220;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.yapmazsam namerdim, şerefsizim, namussuzum&#8221; diyeceksin. Sonra tıpış tıpış ayağına gideceksin.</p>
<p>Gençlere ne güzel örnek oluyorsunuz. Ayakta alkışlıyorum sizi!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>9&#8217;uncu Cumhurbaşkanı rahmetli Demirel&#8217;in ilginç söylemleri vardı.</p>
<p>Hepimizin bildiği &#8220;Dün dündür, bugün bugündür&#8221; sözü; tükürdüğünü yalamanın güzel bir kılıfıdır.</p>
<p>Demirel önemli bir siyaset adamıydı.</p>
<p>Başbakanlık ve parti genel başkanlığı yaptığı dönemde bir transfer nedeniyle ona sordular:</p>
<p>“Sayın Demirel, size sövüp duran o adamı neden partinize aldınız?”</p>
<p>Demirel cevap verdi:</p>
<p>“Orada iken bize saldırıp bağırıyordu. Şimdi bizim kapıya bağladık, karşı tarafa sövüyor!”</p>
<p>Bunun birçok örneğine yakın siyasi tarihimizde ibretle şahit olduk, yenilerine de şahit olmaya devam ediyoruz!</p>
<p>Rahmetli Demirel&#8217;in bu taktiğini günümüzde çok iyi uygulayan bir lider var.</p>
<p>Lider de, kapıya bağlanan isimler de hepimizin malûmu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye&#8217;de çok partili dönem, 1945 yılında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) dışında ikinci bir partinin; Nuri Demirağ liderliğindeki Milli Kalkınma Partisi (MKP) kurularak 1946 genel seçimlerine çok partili sistemle gidilmesi ile başlamıştır.</p>
<p>Daha sonraki dönemlerde; birbirinden keskin çizgilerle ayrılmış farklı ideolojilere sahip  bir çok parti siyaset sahnesinde boy gösterdi.</p>
<p>Bunlar; merkez sağ, merkez sol, aşırı sağ, , aşırı sol, cumhuriyetçi, ülkücü, milliyetçi, merkezci, din eksenli,  muhafazakar, liberal&#8230;</p>
<p>gibi farklı ideolojileri olan siyasi oluşumlardı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türk siyasetini temelde; iki ana ideoloji oluşturmuştu.</p>
<p>Sağ partiler-sol partiler. Bunlarında tıpkı tarikatların kolları gibi farklı uç yapılanmaları vardı.</p>
<p>1980 öncesi, emperyal güçlerin ülkemiz üzerinde tezgahladığı çatışma ortamı bu iki farklı görüş üzerine inşa edilmişti. Tarihte de sağ-sol çatışmaları olarak yerini aldı. Gençliğimizin heba olduğu kayıp yıllardı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Farkı ideolojilere sahip partilerin bir araya gelerek kurdukları koolisyonlardan az çekmedik. Hep kısa ömürlü oldular.</p>
<p>Bunlar da ülke adına kayıp yıllarımızdı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tekrar başa dönersek, menfaat siyaseti bugünün meselesi değil. Bunun en çarpıcı örneğini, belkide ilk örneğinı 1977 yılında gördük.</p>
<p>İdeolojik olarak keskin söylemleri olan, çok farklı düşünen insanların biraraya gelmesi; o dönemlerde Türk halkına çok tuhaf gelmişti.</p>
<p>1977 yılı sonlarıydı. Demirelin AP sinden seçilip, meclise giren 11 vekil, bakanlık karşılığında Ecevitin CHP sine geçmişti. Tarihe &#8220;Güneş Motel Olayı&#8221; olarak  geçen  bu olay Türk siyaseti için kara bir lekedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İktidar uğruna, kişisel çıkar uğruna kapalı kapılar ardında yapılan kirli pazarlıklar ne yazık ki, bugünde devam ediyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İlkeli ve dürüst siyasetçilerin,  bireysel menfaatlerini değil, ülke menfaatlerini gözeten yöneticilerin iş başına gelmesi özlemiyle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>BAK SEN ŞU ANAYASA MAHKEMESİNİN YAPTIĞINA !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/bak-sen-su-anayasa-mahkemesinin-yaptigina/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Jun 2024 08:48:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=175280</guid>

					<description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanı&#8217;nın rektör atama ve Merkez Bankası Başkanı&#8217;nı süresi dolmadan görevden alma yetkisini iptal etti. Cumhurbaşkanı Bu yetkisini Kanun Hükmündeki Kararnamelerden alıyordu. Yetkiler 703 sayılı KHK ile hayata geçirilmişti. &#160; Rektörlerimiz rahat olsun.! Anayasanın 153. maddesinin V. fıkrasına göre, “İptal kararları geriye yürümez.&#8221; &#160; Tabii ki, itiraz hakkı saklı. Fakat Anayasa m.153, AYM kararlarının [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanı&#8217;nın rektör atama ve Merkez Bankası Başkanı&#8217;nı süresi dolmadan görevden alma yetkisini iptal etti. Cumhurbaşkanı Bu yetkisini Kanun Hükmündeki Kararnamelerden alıyordu.</p>
<p>Yetkiler 703 sayılı KHK ile hayata geçirilmişti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Rektörlerimiz rahat olsun.! Anayasanın 153. maddesinin V. fıkrasına göre, “İptal kararları geriye yürümez.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tabii ki, itiraz hakkı saklı. Fakat Anayasa m.153, AYM kararlarının “kesin” olduğunu ve “yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri” bağladığını belirtiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mevcut Anayasamıza göre;</p>
<p>Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Kararnameler kanunlarda olduğu gibi iptal davası veya itiraz yoluyla yargı denetimine tâbi tutulabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Anayasa Mahkemesinin  703. sayılı KHK ile hayata geçirilen bazı değişikliklerle ilgili iptal kararı vermesi yeni tartışmalara yol açtı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bir hukuk devletinde böyle bir tartışmayı hukuk adına, ülke adına utanç verici buluyorum.</p>
<p>Hukuk sisteminin temel kurumlarının aldıkları kararlar Anayamızda güvence altına alınmış değil mi? Hiyerarşik yapıdaki kurumların yetki ve sorumlulukları kesin hükümlerle tanımlı değil mi?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu  tartışma bize şunu gösteriyor; Demek ki, Cumhuriyetimizin 100. yılını idrak etmemize rağmen, halen hukuk sistemini oturtamamışız!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aksini iddia edenler olsa da, Türkiye Cumhuriyeti anayasamıza göre bir hukuk devletidir.</p>
<p>Anayasanın 2. maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” hükmü yer alıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Anayasanın 26. maddesinin 1. fıkrası “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir”. diyor.  Ben de bu maddeye istinaden kafa karışıklığımı gidermek için bazı hatırlatmalarda da bulunarak düşüncelerimi paylaşıyorum. Fakat, böylesine önemli bir konuda; ülkenin aydınlarının, anlı şanlı hukuk profesörlerinin, üniversite hocalarının sessiz kalmalarını yadırgıyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Konuyu farklı bir açıdan ele alarak, önemli bir noktaya  dikkatinizi çekmek istiyorum.</p>
<p>Kısa bir süre önce, hukuk sistemimizin iki güzide kurumu; Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay karşı karşıya gelmişti. Basına da yansıyan, bu iki kurum arasındaki yetki tartışmalarına tanık olmuştuk.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Önce, Anayasa mahkemesi ve Yargıtay’ın görev, yetki ve sorumluluklarına kısaca bir bakalım.</p>
<p>Anayasa mahkemesi; (AYM), Türkiye’deki anayasal yüksek yargı organlarından biridir. Kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler ve bireysel başvuruları karara bağlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yargıtay’ın amacı ise, hukuki kararlarda birliği sağlamaktır. Adil ve adaletli bir halde kararları inceleyerek hepimiz için aynı işlemi uygular. Ele almış olduğu kararlar, temyiz başvuruları üzerinedir. Dolayısıyla diğer mahkemelerin üstlendiği vazife olan vaka incelemesi icra eden bir mercii değildir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yorum katmadan, şu Yüce Divan  konusunu da hatırlatmakta yarar görüyorum!</p>
<p>Yüce Divan, sürekli görev yapan bir organ olmayıp, TBMM tarafından gerek görüldüğünde, anılan şekilde oluşur. 1961 Anayasası döneminde Yüce Divan görevi, Anayasa Mahkemesi’ne verilmişti. Halen yürürlükte olan 1982 darbe  anayasasında da Yüce Divan, Anayasa Mahkemesi bünyesinde görev icra eder.</p>
<p>Bana göre; bu gerilimin ve karşılıklı restleşmenin odağında da bu var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yüce Divan, Cumhurbaşkanını, TBMM Başkanını, Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları, yüksek yargı mensuplarını, Genelkurmay Başkanını ve kuvvet komutanlarını görevleriyle ilgili suçlarından ötürü yargılar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Peki hangisi üstün? Anayasa mahkemesi mi? Yargıtay mı? Hiyerarşi açısından bakıldığında, Anayasa Mahkemesi’nin Yargıtay’dan üstün olduğu kabul edilmektedir. Bunun nedeni, Anayasa Mahkemesi’nin anayasa hükümlerinin yorumlanması ve uygulanması bakımından son derece önemli görevlere sahip olmasıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son zamanlarda gündeme gelen Anayasa değişikliği tasarısıyla, Anayasa Mahkemesi’nin yapısı ve görevlerinin tekrar düzenlenmesi düşünülmekte. Tasarıyla, Anayasa Mahkemesi, özellikle üye oluşumu ve görevleri bakımından yeniden yapılandırılmak isteniyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uzun süredir Yüce Divan görev ve yetkisinin Anayasa Mahkemesi’nden alınarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na verilmesi gerektiği düşüncesi savunuluyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yargıtay Başkanlığı, Anayasa Mahkemesi (AYM) ile yaşanan yargı tartışmalarıyla ilgili olarak “Temel hak ve özgürlüklerin korunması, yalnızca Anayasa Mahkemesinin değil, tüm yargı organlarının görevidir” diye açıklama yapmıştı. Devletin bu iki kurumu arasında, görev yetki ve sorumluluk paylaşımı konusunda anlaşmazlık olduğu gün gibi ortada.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tüm bu tartışmaların, hazırlanacak olan yeni anayasa için ısınma turları olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Yanılmıyorsam geçtiğimiz yılın Kasım ayı idi.</p>
<p>Ne diyordu bilge lider? &#8221; &#8220;Anayasa mahkemesi ya kapatılmalıdır, yada yeniden yapılandırılmalıdır.&#8221;</p>
<p>Ne gerek var değil mi!</p>
<p>25 nisan 1962 de kim kurmuş, neden kurmuş acaba bu anayasa mahkemesini? Kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü de neymiş canım!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>AYM 15 üyeden oluşuyor. Bunların 11&#8217;i bir şekilde Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor! Bazı yayın organlarında, AYM&#8217;nin bu kararı Cumhurbaşkanının yetkilerinin tırpanlanması olarak tanımlanıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hükümet kanadından yapılan açıklamada;</p>
<p>&#8220;Anayasa Mahkemesi böyle bir yetkisi olmadığı ifade ediliyor.  &#8220;AYM Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;a milletçe verilmiş yetkileri sınırlandırmadı sadece bu yetkinin KHK ile icra edilemeyeceğini, kanunla yerine getirilmesi gerektiğine hükmetti. Bunun için de 12 aylık bir süre tanıdı.&#8221; deniyor</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>AYM bu hükmü açıklamakta neden bu kadar gecikti? Yeni mi farketti?</p>
<p>Bence, AYM nin bu kararı ve zamanlaması son derece ilginç Ayrıca çok şeylere gebe gibi.</p>
<p>Bekleyip göreceğiz. Bakalım neler olacak.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>AYMAZLIK MI, İHANET Mİ ?</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/aymazlik-mi-ihanet-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Jun 2024 09:59:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=174904</guid>

					<description><![CDATA[Köklerinden yeniden doğduğu için ölümsüzlük ağacı denilen zeytinin yağı petrolden 14 kat daha değerli. Dünyanın en kıymetli ağacını rant uğruna; inşaat yapımı ve maden arama gibi nedenlerle köklerinden sökerek yok ediyoruz. 1 litre motorin 42.5 ₺ 1litre soğuk sıkım z.yağı 600 ₺ ( şimdilik) Zeytinyağı, sağlık açısından oldukça faydalı ve önemli bir besin. Sindirim sistemini [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Köklerinden yeniden doğduğu için ölümsüzlük ağacı denilen zeytinin yağı petrolden 14 kat daha değerli. Dünyanın en kıymetli ağacını rant uğruna; inşaat yapımı ve maden arama gibi nedenlerle köklerinden sökerek yok ediyoruz.<br />
1 litre motorin 42.5 ₺<br />
1litre soğuk sıkım z.yağı 600 ₺ ( şimdilik)</p>
<p>Zeytinyağı, sağlık açısından oldukça faydalı ve önemli bir besin. Sindirim sistemini düzenler, kanser riskini azaltır, vücuttaki iltihaplanmayı giderir, saçı nemlendirir.<br />
Türk mutfağında özellikle soğuk mutfak yemeklerinde, mezelerde ve salatalarda ana malzeme olarak zeytinyağı kullanılır. Bunun yanı sıra özellikle zeytinyağının çok tüketildiği Akdeniz ve Ege bölgelerinde pilavlar, kızartmalar, hamur işleri ve tatlılarda da tercih edilmektedir.<br />
İşte bu yüzden zeytin yağının çok tüketildiği bölgelerde kalp damar hastalıkları daha az görülür.<br />
Mutfağında zeytin yağı kullananların sayısı son yıllarda hızla azalıyor. Nedeni malum.</p>
<p>Bir ton kömür 220 dolar.<br />
Bir ton alüminyum 2100 dolar.<br />
Bir ton bakır 2300 dolar.<br />
Halbuki bir ton zeytinyağı 18000 dolar. ( Rakamlar internet ortamından alınmıştır, değişkenlik gosterebir. )<br />
Maden bir süre sonra bitiyor. Zeytin ağacı ise yüzyıllarca ürün veriyor.<br />
Ayrıca, maden yenmez ama zeytin yenir.</p>
<p>Sadece zeytin ağacı mı? Anadolu&#8217;nun bereketli topraklarında yetişen neyin kıymetini bildik ki? Kıymetini bilseydik tarıma dört elle sarılırdık. Ekonomik olarak çok daha güçlü olurduk.</p>
<p>Baķınız tarımın kıymetini bilen, gerçek vizyon sahibi, eşsiz lider<br />
Atatürk tarım sayesinde neler yapmış.</p>
<p>Atatürk 1930 lar da Italya&#8217;dan narenciye fidanları getirtiyor.<br />
Portakal, mandalina ve limon fidanları Mersin, Antalya ve Egenin uygun bölgelerine dağıtılıyor.<br />
1935 de Kayseri Sümerbank Tekstil fabrikası,<br />
1937 de Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası Ruslara kurduruluyor. Bu fabrikaların karşılığı yaş sebze ve meyve ile ödeniyor.</p>
<p>Allahın bu topraklara bahşettiği tarım zenginliğini Atatürk takas aracı olarak kullanıyor.<br />
Bu vizyon daha sonra gelen devlet adamları tarafından da devam ettiriliyor. İsmet İnönü, Celal Bayar, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevitin bu tür anlaşmalarda imzaları var.<br />
☆ İskenderun Demir Çelik Fabrikası Ruslara kurduruluyor. Karşılığı domatesle ödeniyor.<br />
☆ Seydişehir Alüminyum Fabrikası Ruslara kurduruluyor. Karşılığı portakalla ödeniyor.<br />
☆ Aliağa Rafinerisi Ruslar tarafından inşa edildi . Karşılığı salatalıkla ödendi.<br />
☆ Oymapınar Barajını Ruslar yaptı. Karşılığını mandalina ile ödendi.</p>
<p>Hep vizyon vizyon diyoruz ya. İşte vizyon budur.<br />
Portakalla ülke inşa etmek kimin aklına gelir?</p>
<p>İlyas Erbay</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>YİNE GELİYORLAR, YİNE VURUP KAÇACAKLAR !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/yine-geliyorlar-yine-vurup-kacacaklar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Jun 2024 10:34:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=174573</guid>

					<description><![CDATA[Vur-Kaç&#8217;ın tam zamanı. Sabırla bekledikleri fırsat ortamı nihayet tekrar oluştu.  Ülkemizde faizler en üst seviyede. Faiz ve kurdaki değişiklikten yararlanıp, yüksek kazanç elde edecekler ve geldikleri gibi gidecekler. Bu şekilde son 21 yılda 119 milyar dolar kâr transferi yaptıkları iddia ediliyor. Bu para ülkemizden, hepimizin cebinden çıkıyor. Bu kısır döngüden bir türlü çıkamıyoruz. Neden? Çünkü, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vur-Kaç&#8217;ın tam zamanı. Sabırla bekledikleri fırsat ortamı nihayet tekrar oluştu.  Ülkemizde faizler en üst seviyede. Faiz ve kurdaki değişiklikten yararlanıp, yüksek kazanç elde edecekler ve geldikleri gibi gidecekler. Bu şekilde son 21 yılda 119 milyar dolar kâr transferi yaptıkları iddia ediliyor. Bu para ülkemizden, hepimizin cebinden çıkıyor. Bu kısır döngüden bir türlü çıkamıyoruz.</p>
<p>Neden? Çünkü, üretime dönük güçlü bir ekonomimiz yok! Kısa süreli de olsa günü kurtarmak için o sıcak paraya ihtiyacımız var.  Sıcak paranın girişi ile suni olarak, kısa süreliğine TL  güçleniyor. Dolayısıyla kur düşmeye başlıyor. Tabii,  bu arada gerçekleri halktan gizleyen malûm basın pembe tablolar çizmeye başlıyor.</p>
<p>Oysa kur düştüğü anda sıcak para baronları vurgunu vurup kaçıyor. Bunu yazan yok!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ülkemizdeki yüksek faiz ortamı yabancı sıcak parayı çekiyor.</p>
<p>Para kendine en yüksek geliri getirecek alanlara doğru akar ve ülkeler arası kur farkları ve faiz farkları gibi imkânlardan yararlanarak herhangi bir ülkeye kısa bir süre için girebilir. Kolay ve yüksek karlar elde ederek çeker gider. En güzel fırsatı da biz veriyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Malûm, yabancı sermaye 2 türlü geliyor.</p>
<ol>
<li>Yukarıda da sözettiğim, ülkemizdeki kur ve faiz değişkenliğinden yararlanarak büyük karlar elde eden</li>
</ol>
<p>sıcak para. Bu kısa süreliğine geliyor ve kelimenin tam anlamıyla vurup kaçıyor. Bunun diğer ismi de dolaylı yabancı sermaye yatırımı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="2">
<li>Uluslarasası Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları (UDY) ise; bir ülke sınırları dışındaki yatırımcıların ilgili ülkeye fabrika gibi üretim tesisleri kurarak, şube açarak, taşınmaz edinerek veya var olan bir şirketi tamamen ya da kısmen ( ortaklık şeklinde yada belli bir bölümünü ortak olmadan) satın alarak yaptıkları yatırımlardır.</li>
</ol>
<p>Doğrudan yabancı sermaye yatırımları istihdamı artıracağı için de çok kıymetlidir. UDY kalıcıdır. Ülke ekonomisine güç katar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>2002 yılından buyana ülkemize uluslararası doğrudan yatırım miktarı 265 milyar dolar civarında gerçekleşmiş.</p>
<p>Ülkemizin küresel ölçekteki UDY payı %0.8 Bunun en az %1.5 olması gerekiyor. Ülkemizin mevcut büyüklüğüne göre; dış dünyada dolaşan yabancı sermayeden (UDY) yıllık en az 50 milyar dolar almamız gerekiyor. Fakat bunun yarısını bile çekemiyoruz. Hak, hukuk, adalet, demokrasi, güven ortamı gibi bunun birçok nedeni var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sıcak para, uzun vadeli yatırım yapmak, fabrika kurmak, üretim yapmak için değil, faizden, kurdan ve hazine bonusu, mevduat sertifikaları, finansman bonoları gibi finansal araçlardan getiri elde etmek için ülkeler arasında kısa süreli olarak yer değiştiren paradır. Sıcak para UDY gibi adalete, hukuk sistemine, mekanizmaların işleyip işlemediğine, ülkenin kurumsal kapasitesine falan bakmaz. Bunlar sıcak paranın umurunda bile değildir. O vurup götüreceği paraya bakar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Daha iyi anlaşılması için sıcak paranın nasıl vurgun yaptığını bir de rakamlarla basitçe anlatayım.</p>
<p>1 milyon doları olan bir küresel yatırımcıyı örnek verirsek;</p>
<p>Ülkemizde faizlerin ve kur&#8217;un en yüksek olduğu bu dönemde parası ile 32 milyon TL alıyor.</p>
<p>Bu 32 milyon TL yi faizde değerlendirerek kısa sürede parasının 40 milyon TL yaptığını varsayalım. Bu gunlerde dikkat ederseniz ülkeye yüksek miktarda sıcak para girişi ile TL güçlenmeye başladı. Yalaka basın yazmaya başladı bile. Dolar kurunun 30 TL ye düşmesi yakındır. Havayı iyi koklayan bizim küresel aktör 40 milyon lirasını tekrar dolara çevirip kaçacaktır. Bir kaç ay içerisinde 1 milyon doları ne kadar oldu? Dolar 30 TL  oldu ise; 1 milyon 333 bin dolar.</p>
<p>Dolar 32 TL de sabit kalsa, parası 1 milyon 250 bin dolar, Dolar 35 olsa bile adamın parası 1 milyon 143 bin dolar ediyor. Birkaç ayda çok güzel para!</p>
<p>Dolara yüzde 10,  yüzde 25 çok yüksek bir oran. ABD ve Avrupa&#8217;da faizler yıllık % 4 % 5 seviyelerinde.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Peki bu kadar büyük parayı, bu kadar kısa sürede ve bu kadar kolay dünyanın neresinde kazanabilirsiniz?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bilmem anlatabildim mi?</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>ÇUVALIN İNTİKAMI ALINDI MI ? </title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/cuvalin-intikami-alindi-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fikret Gökçe]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Jun 2024 10:09:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[fikret gökçe]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=174570</guid>

					<description><![CDATA[Jandarma Kurmay Albay Aziz ERGEN’i 6 Mart 2015’te kaybettiğimiz gazeteci Ünal İNANÇ’ın işyerinde tanımıştım. Ünal Ağabey, ‘Çuvalın intikamını alan komutan” diyerek tanıştırmıştı bizi. Ünal İNANÇ polis ve adliye muhabirliği yapan aynı zamanda Şehit ve Gaziler Vakfı Başkanı olan ünlü bir gazeteciydi. O gün orada PKK ile bir çatışmada gözlerini kaybeden ve Şehit Mektupları Kitabının yazarı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Jandarma Kurmay Albay Aziz ERGEN’i 6 Mart 2015’te kaybettiğimiz gazeteci Ünal İNANÇ’ın işyerinde tanımıştım. Ünal Ağabey, ‘Çuvalın intikamını alan komutan” diyerek tanıştırmıştı bizi. Ünal İNANÇ polis ve adliye muhabirliği yapan aynı zamanda Şehit ve Gaziler Vakfı Başkanı olan ünlü bir gazeteciydi. O gün orada PKK ile bir çatışmada gözlerini kaybeden ve Şehit Mektupları Kitabının yazarı Hüseyin ÖZLÜK’te vardı.</p>
<p>ABD Bağımsızlık Günü olarak bilinen 4 Temmuz 2003 tarihinde gerçekleşen ÇUVAL olayından bir hafta sonra Şırnak’taki alayda görevlendirilen Albay Aziz ERGEN’e 19 Mayıs 2004 günü Kuzey Irak’ta Kokpi Tepede bulunan timinden bir mesaj gelir. Tim komutanı Üsteğmen; üsse doğru 15 askeri araçla ve uzun namlulu silahlarıyla ABD üniformalı askerlerin yanı sıra peşmergelerden ve PKK’lılardan oluşan 60-70 kişilik bir grubun yaklaşmakta olduğunu bildirir. Aziz Albay hemen üs bölgesine intikal eder. “Yaklaşmayın, durun” ikazını dinlemeyen grubu etkisiz hale getirdikten sonra başında bulunan ABD’li Albay Martin ROLLİNSON ile beş peşmergeyi gözaltına alarak sorgulamaya başlar. Grubun niyetinin timdeki askerlerimizi esir alıp Bağdat’a götürmek ve böylece 2. ÇUVAL olayını gerçekleştirmek olduğu anlaşılır. Türkçe konuşan ABD’li albayın; “Burası ABD bölgesi, ne işiniz var burada” diyerek diklenmesi üzerine Aziz Albay hepsini çırılçıplak soyar ve dizlerinin üzerine çökertir. Korkudan titreyen altı kişinin içinden Albay Martin’i alır büyük bir uçurumun üzerindeki kayanın ucuna getirir. Sorgu devam etmekte ve Martin’in korku ve titremesi daha da artmaktadır. Bu arada olay ilgili birimlere bildirilir. Albay Martin’in Türkiye’de Kara Harp Akademisi mezunu olduğu anlaşılır. Aziz Albay sorgu bittikten sonra Martin’i Türkiye’ye getirmeyi ve ilgili makamlara teslim etmeyi düşünmektedir. Bu sırada bazı telefonlar gelir. Bunlardan birinde akademide Martin’in hocası olan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç YALMAN çıkar karşısına. Aziz Albay’dan gerekli bilgiyi aldıktan sonra Amerikalıyı ister ve onunla da konuşur. Devreye başka makamlar ve yetkililer de girer ve Aziz Albay’dan grubun serbest bırakılması emredilir. Askerdir, emre uymak zorundadır ve olay böylece kapanır.</p>
<p><strong>TOPUKTAN TÜRK USULÜ KARŞILIK</strong></p>
<p>ÇUVAL olayından 1.5 yıl sonra 9 Aralık 2004’de Türkiye’deki en üst ABD temsilciliği olan Savunma İşbirliği Ofisi (ODC) komutanlığına atanan Hava Tümgeneral Peter SUTTON Almanya’dan Ankara’ya geldi. Esenboğa Havalimanı’nda SUTTON’u karşılamak ve korumak üzere hazır bulunan ekipteki TSK mensubu A.D’nin bir anda ateşlenen hafif makinalı silahından (MP5) seri halinde çıkan 5 kurşundan biri Tümgeneralin sol topuğuna isabet etti. SUTTON özel bir hastanede tedavi edilirken “Topuktan Türk usulü karşılık” kayıtlara kaza olarak geçti.</p>
<p>Bu olaydan bir hafta sonra 17 Aralık 2004’te Bağdat’ta Türkiye Büyükelçiliği’ni koruma görevine atanan 5 kişilik özel harekat timi kara yoluyla görevi devralmaya giderken pusuya düşürüldü. Başkomiser Nihat AKŞAN ile polis memurları Adem ÇİÇEK, Bülent KIRANŞAL, Bilal ÜRGEN ve Süleyman KARAHASANOĞLU şehit edildiler.</p>
<p><strong>AL SANA ÇUVAL..</strong></p>
<p>Karadeniz’de yapılan NATO tatbikatından dönen ABD 6. Filosuna ait USS ROSS (DDG 71) İstanbul Sarayburnu önlerinde demirlemişti. 12 Kasım 2014 günü Eminönü’nde dolaşan Amerikalı bahriyelileri fark eden Türkiye Gençlik Birliği üyesi olan gençler önce ABD Ordusu askerleri olduğunu doğrulttular sonra “Sizleri katil olarak tanıyoruz, topraklarımızdan defolup gidin“ dedikten sonra “Yankee Go Home, Kahrolsun Amerika” diyerek bağırmaya başladılar. Amerikalı askerler şaşırmış ve korkmaya başlamışlardı. Gençler bu sırada ellerinde bulunan çuvalları onların başlarına geçirdi.</p>
<p>4 Temmuz 2003 günü aynı zamanda ABD’nin Bağımsızlık Günü’ydü. Bugünden başlayarak dört gün bir bayram gibi kutlanıyor, bütün okullar ve kamu işyerleri tatil yapıyorlardı. Bu yüzden ÇUVAL Olayını haber alan Türk makamlarının telefonlarına cevap verilmiyordu. CHP Genel Başkanı Deniz BAYKAL iktidarın nota vermesini önerdi. O dönem Başbakan olan ERDOĞAN; “ne notası, müzik notası mı vereceğiz” diyerek bu öneriyi reddetti.</p>
<p>ÇUVAL Olayı kahraman ordumuzun ve yüce milletimizin onur ve itibarını yaralayan acı bir olaydı. Bütün yurtta derin bir üzüntü ve tepki yarattı. Buna karşılık olarak yukarıda anlattıklarımız bu acı ve üzüntüyü giderdi mi, intikam almaya yetti mi ?</p>
<p>Ben yeterli olmadığını, intikam alınmadığını düşünüyorum. Çünkü; 1950 yılında Demokrat Parti’nin iktidar olmasıyla müttefikimiz, stratejik ortağımız olarak dayatılan ABD’ nin ilk yaptığı değildi bu çuval olayı…Kendi savunma çıkarı için yurdumuzu yirmiye yakın üsle doldurmuş, Jüpiter ve Nike füzeleriyle donatmış, İncirlik’ten her gün kalkan U-2 uçaklarıyla Moskova üzerinde uçarak keşif ve istihbarat yapmış, Karadeniz kıyılarımıza yerleştirdiği radarlarla muhtemel bir savaşta ülkemizi Sovyetlerin ilk hedefi haline getirmişti. Bu arada Kıbrıs’ta Türklere yönelen EOKA saldırılarını önlemek isteyen Başbakan İsmet İNÖNÜ’ye Başkan JOHNSON tarafından küstah bir mektup gönderilmişti.</p>
<p>Haşhaş ekimini yasaklayan ABD, Türk köylüsünün üretim ve ekmeğine engel olmuş, Kıbrıs Barış Harekatı sonrası uyguladığı ambargo ile ekonomimizi temelden sarsmıştı.</p>
<p>Ayrıca DISPLAY DETERMINATION NATO Tatbikatı sırasında 2 Ekim 1992 gecesi Saratoga uçak gemisinden atılan iki Sea Sparrow füzesi ile Muavenet fırkateynimizi vurmuşlar, komutan dahil beş askerimizi şehit etmişlerdi. 22 askerimizin de yaralandığı bu olayı kaza olarak geçiştirmişlerdi.</p>
<p>Dostumuz, müttefikimiz olarak bize 75 yıldır dayatılan bu ilişkide bu yapılanlar hangi dostluğa sığar, hangi müttefikliğe uygun olur ? Bu gerçeği görmek ve buna göre ilişkilerimizi yeniden düzenlemek zorundayız. Kısaca diyebiliriz ki; intikam alınmadı.</p>
<p>Fikret GÖKÇE<br />
Kıbrıs Gazisi – Mak. Müh.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>1 DAKİKALIK SAYGI DURUŞUNA DAVET EDİYORUM !</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/1-dakikalik-saygi-durusuna-davet-ediyorum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İlyas Erbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 May 2024 07:44:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[ilyas erbay]]></category>
		<category><![CDATA[köşe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=174019</guid>

					<description><![CDATA[Böylesine büyük bir vizyon saygıyı hak ediyor! 2014 yılının gazeteleri müthiş bir anlaşmayı müjdeliyordu. Sudan&#8217;dan 7 milyon 805 bin dönüm tarım arazisi kiralamıştık. Sudan&#8217;ın çok zengin topraklara sahip olduğunu belirten dönemin Sudan Büyükelçisi Osman Eldirdıeri, &#8220;Henüz, kullanıma açılmamış binlerce dönümlük arazi var. Türkiye ile bu arazilerden daha fazla faydalanabilmek için tarımsal alanda işbirliği anlaşması yaptık. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Böylesine büyük bir vizyon saygıyı hak ediyor!<br />
2014 yılının gazeteleri müthiş bir anlaşmayı müjdeliyordu.<br />
Sudan&#8217;dan 7 milyon 805 bin dönüm tarım arazisi kiralamıştık.<br />
Sudan&#8217;ın çok zengin topraklara sahip olduğunu belirten dönemin Sudan Büyükelçisi Osman Eldirdıeri, &#8220;Henüz, kullanıma açılmamış binlerce dönümlük arazi var. Türkiye ile bu arazilerden daha fazla faydalanabilmek için tarımsal alanda işbirliği anlaşması yaptık. Buna göre yüzbinlerce dönümlük arazi Türklere ve Türk yatırımcılara açıldı. Burada yetişecek ürünlerin kullanım hakkı Türkiye’de olacak&#8221; demişti.</p>
<p>Anadolu&#8217;nun verimsiz(!) topraklarında tarım ve hayvancılık yapamadığımız için Sudan gibi ülkelerden tarım arazisi kiralamaya, dahası o da yeterli gelmezse diğer ülkelerden de ithalat yapmaya mecburduk!<br />
Suyumuzu yok, güneşimiz yok!<br />
Topraklarımız verimsiz! Hem dışarıda ürettirmek, İthal etmek varken, kendi topraklarımızda üretmek için kim uğraşacak. Ayrıca ithalatcıyı da düşünmek lazım. İthalatçı nereden yolunu bulacak?</p>
<p>Sudan&#8217;ın verimli topraklarında; ülkemizde yetişmeyen tropikal meyveler üretecektik.<br />
Hemen, Türk Sudan Uluslarası Tarım ve Hayvancılık A.Ş. ismiyle bir şirket kurduk.<br />
Yıllarca Sudan&#8217;a gidildi gelindi.<br />
Çok para harcadık. Olsun değerdi. Çocuklarımız ucuza, hemde tropikal meyve yiyecekti. Zengin manavlarda, yada TV lerde gördüğümüz; o Avakado, Mango, Ananas, Pepino, gibi meyvelerle sofralarımız şenlenecekti.<br />
Sabırla, heyecanla bekledik. Yüzyıllardır bu meyveler olmadan nasıl yaşamıştık acaba?<br />
Fakat, 10 yıldır ne gelen var, ne giden.</p>
<p>&#8220;Acelen ne? O arazileri 99 yıllığına kiraladık. Daha 89 yılımız var. Üretiriz yavaş yavaş diyorsanız.<br />
☆ O halde 5 ay önce o şirketi neden tasfiye ettiniz.<br />
☆ Sudan&#8217;ın tahsis ettiği topraklar verimsiz mi çıktı?<br />
☆ Bu araziler için ödeme yapıldı mı? Yapıldı ise, miktarı nedir?<br />
☆ Parasını ödediğimiz halde araziyi tahsis etmediler mi?<br />
☆ Yoksa Sudan bizi öptü mü?</p>
<p>Hani nerede? Avakado, Ananas, Mango, Pepino&#8230;<br />
Ucuza tropikal meyve yeme hayali kurarken, bugün geldiğimiz noktada kendi ülkemizde yetişen meyveleri de market tezgahlarında seyrediyoruz. 50 liranın altında meyve yok.</p>
<p>Bizi öpen bu Sudan&#8217;la; geçtiğimiz günlerde sıfır gümrüklü bir tarım anlaşması daha imzaladık.<br />
2 milyon yumurta, 50 bin büyük baş, 2 bin küçük baş hayvan, 8 bin ton et, 500 ton bal, 2 bin ton tereyağ, 2 bin ton üzün, bin ton sarımsak, 5&#8217;er bin ton; buğday, arpa, yulaf, mısır, patates, domates alacağız. Kiralayıp, üretim yap(a)madığımız o araziler için para ödedi isek, ithal edeceğimiz bu ürünlerin parasından ďüşecek miyiz?</p>
<p>Sadece Sudan&#8217;dan değil tabii, Et ve Süt Kurumu, Brezilya ve Uruguay’dan ithal Mersin Limanı’na 15 günde iki gemi ile 43 bin baş sığır getirdi.<br />
İthal sığırların 5 bini kurbanlık olarak Kızılay ve vakıflara verilmiş.</p>
<p>Yılbaşından bu yana 20 bin baş kasaplık hayvan, 35 bin ton karkas et ithal etmişiz<br />
Ukrayna’dan ithal ettiğimiz ette Salmonella bakterisi çıktığı iddia ediliyor. İnanmıyorum! yalandır!</p>
<p>İlginç olan şu; taa dünyanın öbür ucundan 25 günlük gemi yolculuğu ile getirdiğimiz sığırlar nakliye giderlerine rağmen bizim ürettiklerimizden daha ucuza geliyor. Demek ki, sorun bizde. Ya üretmesini bilmiyoruz, ya üretim maliyetlerimiz çok yüksek yada birileri arada yolunu buluyor.</p>
<p>İlyas Erbay</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
	</channel>
</rss>
