<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:alsat="https://alsat.kkerem.com/ns" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Fay &#8211; Karabük Postası</title>
	<atom:link href="https://karabukpostasi.com/etiket/fay/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<description>Karabük, Safranbolu, Yenice, Eskipazar ve ilçelerinden son dakika haberleri, yerel gündem, spor, ekonomi ve tüm gelişmeler Karabük Postası’nda.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Mar 2026 13:37:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/10/67107f97768fa.webp</url>
	<title>Fay &#8211; Karabük Postası</title>
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Depreme merkezinde yakalanan uzmanı, depremi anlattı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/depreme-merkezinde-yakalanan-uzmani-depremi-anlatti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 13:37:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[1942]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Fay]]></category>
		<category><![CDATA[Niksar]]></category>
		<category><![CDATA[Üzerinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=269562</guid>

					<description><![CDATA[Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Koçbulut, "80 yıldan önce 7 üstü deprem imkansız" dedi. Bölgede depremler üzerinde çalışmalarını sürdüren Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Koçbulut, &#8220;80 yıldan önce 7 üstü deprem imkansız&#8221; dedi.<br />
<br />Bölgede depremler üzerinde çalışmalarını sürdüren Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Koçbulut, deprem çalışmaları için gittiği Niksar’da depreme yakalandı.</p>
<p>&#8220;1942 depremiyle bağlantısı yok&#8221;<br />
<br />Koçbulut, geçtiğimiz gece yaşanan depremin 1942 depremi ile bağlantısı olmadığını belirterek, &#8220;AFAD tarafından açıklanan 5.5 büyüklüğündeki deprem Niksar havzasının kuzey kenarını sınırlayan ve 1942 kırığının hemen kuzeyinde yer alan hat. Oluşan deprem Pınarbeyli köyü civarında meydana geldi. Bu depremin 1942 ile bir alakası olmadığını düşünüyorum ve bunun kuzeyindeki bu parçalı hatlar üzerinde geliştiğini düşünebiliriz. Çünkü baktığımızda buradaki fayların normal bileşeni var ve havzaya doğru ilerliyorlar&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;80 yıldan önce 7 üstü deprem imkansız&#8221;<br />
<br />Koçbulut açıklamasında, &#8220;1942 kırığını düşündüğümüzde günümüze kadar geçen süre yaklaşık 80 yıl ve 80 yılda bu fay üzerinde 7 büyüklükte bir deprem olması imkânsız. Çünkü bu kadar bir stres bu kadar kısa bir sürede biriktiremez. Buradaki yaklaşık 7 büyüklüğüne yakın deprem üretme aralığı 200 yıldır. Çünkü 2006-2009 yılları arasında yapılmış olan bir DPT projesinde, Erbaa’dan Erzincan’a kadar olan bölgenin depremselliği, yüzey kırıklarının ve fayların incelenmesi gerçekleştirildi. Bu devletimizin kayıtlarında zaten var&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;7 büyüklüğün üstünde deprem beklemiyoruz&#8221;<br />
<br />Prof. Dr. Fikret Koçbulut, Tokat’ta 7’nin üstünde deprem beklemediklerini ifade ederek, &#8220;Tokat’ta 7.2 büyüklüğünde bir deprem olacak diyen kim bilmiyorum ama bunu söyleyebilmek için elinde kesin verilerinin olması lazım. Niksar bölgesine baktığımızda, 1939 yılında Erzincan’da büyük Erzincan depremi var. 360 kilometrelik bir yüzey kırığı oluşturdu. Erzincan’dan Tokat’ın da hemen kuzeyinden geçen Amasya Ezine Pazarı’na doğru giden 360 kilometrelik hat, 1939’da kırıldı. Sonra yirmi Aralık 1942’de Niksar Erbaa arasındaki bu 40 kilometrelik alan kırıldı. Yani Niksar havzasının kuzey kenarındaki fay kırıldı. Daha sonra 1943’te ise Ladik-Tosya depremi, Kastamonu depremi meydana geldi. Yaklaşık 280 kilometre civarında da yüzey kırığı meydana geldi. Yani bu hat aslında komple kırıldı. Kırılmanın üzerinden de yaklaşık 80 yıl geçti.  Bu 80 senelik bir süreç içerisinde, burada bu büyüklüklerde deprem üretecek bir segment kalmadı. Sadece Niksar havzasının güneyinde Esenyçay fayı var. Bu fay üzerinde bir gerilim olabilir. Ama bu da 7 üzerinde bir büyük deprem üretemez kanaatindeyim&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Depremi merkezinde yaşadı&#8221;<br />
<br />Prof. Dr. Fikret Koçbulut, depremi Niksar’da yaşadığını hatırlatarak, vatandaşlardan sadece resmi kurumların yapacağı bilgilendirmelere itibar etmelerini istedi. Koçbulut, &#8220;Bu gece ben de Niksar’daydım ve depremi yaşayan bir kişiyim. Başka bir çalışma için buradaydık. Bir arazi çalışması için. Niksar’da bir otelde konaklarken 3.35’te ben de uyandım. Ama baktığımız zaman aslında haberlere düşen kadar bir telaş görmedim. Ben kaldığım kattan aşağıya bile inmedim. Çünkü bu deprem 5.5 büyüklükte olduysa bundan sonrakilerin en büyük artçısı 4.5 olur. Onda da fazla bir şey olacağını düşünmedim. O yüzden önemli olan resmi kurumların yapacağı açıklamalara itibar etmektir. Vatandaşlarımızın AFAD tarafından açıklanmış ve yetkili kurumlar tarafından açıklanmış haberlere itibar etmelerini istiyorum. Çünkü çok büyük bilgi kirliliği meydana geliyor. Bu büyük bilgi kirliliğiyle insanlarımızı endişeye ve telaşa yönlendiriyor&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Depremde Trabzon için asıl risk denizde değil karada</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/depremde-trabzon-icin-asil-risk-denizde-degil-karada/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 09:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Fay]]></category>
		<category><![CDATA[Meydana]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=264368</guid>

					<description><![CDATA[Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, Trabzon’un risksiz ya da deprem tehlikesi olmayan bir bölge olmadığını belirterek, "Önceki günkü deprem denizdeki bir fayda meydana ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, Trabzon’un risksiz ya da deprem tehlikesi olmayan bir bölge olmadığını belirterek, &#8220;Önceki günkü deprem denizdeki bir fayda meydana geldi. Bu fayın çok büyük olmadığını biliyoruz. Ancak şehrimiz açısından daha da önemli olan Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ). Bu fay zonu çok büyük depremler üretme kapasitesine sahip. Deniz içerisindeki depremlerden çok KAFZ’da meydana gelebilecek depremler bölgemizi etkileyebilir&#8221; dedi.<br />
<br />Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre önceki gün saat 23.15’te Trabzon’un Ortahisar ilçesinin yaklaşık 28 kilometre açığında meydana gelen 3.8 büyüklüğündeki depreme ilişkin değerlendirmelerde bulunan KTÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, depremin şaşırtıcı olmadığını dile getirdi. Özellikle alüvyal zeminlerde, heyelanlı alanlarda bulunan yapıların mutlaka Türk Bina Deprem Yönetmeliği’ne uygun yapılması, eğer yapılmadıysa kontrol ettirilmesinin çok önemli olduğuna dikkat çeken Akın, &#8220;Depremin büyüklük ve şiddet kavramını bilmemiz gerekiyor. Şiddet Romen rakamıyla gösteriliyor ve hissettiğimiz sarsıntı gücüne göre değişiyor. Örneğin dolaplar ve avize sallandıysa bunun şiddeti farklı adlandırılıyor. Deprem büyüklüğü ise cihazlarla ölçtüğümüz aletsel büyüklüktür. Farklı büyüklükteki depremler aynı şiddette olabilir, aynı şiddetteki depremler farklı büyüklükte de olabilir. Sağlam olmayan zeminlerde şiddet daha fazla olacaktır. Çünkü şiddet yerel zemin şartlarına göre değişiyor. Bu son 3.7 büyüklüğündeki depremde de sahile yakın alüvyal zeminler daha fazla sallandı. Depremin olması bizim için şaşırtıcı değildi. Biz senelerdir Karadeniz içerisindeki faylardan bahsediyoruz. Burada depremler meydana gelebilir, normaldir. Karadeniz’de yine daha önce Gürcistan açıklarında ve Bartın’da 5-6’dan büyük depremler meydana geldi. Bölgemiz aslında aktif bir bölge. Her ne kadar deprem tehlikesi haritasında en büyük yer ivmesi 0.2 g olarak ifade edilse de zeminin kaya olduğu varsayımına dayanarak yapılan bir harita. Tabii ki bu harita yanlış değil. Bu bize bölgesel anlamda, parsel bazında da çalışmalar yapılması gerektiğini söylüyor. Heyelan içerisindeki bir yapı tabii ki bunu 0.2 g olarak hissetmiyor, daha büyük hissediyor. Kahramanmaraş depremlerinde de gördük, çok yüksek ’g’ kuvvetlerine ulaştık. Deprem açısından bölgemiz oldukça aktif. Depremden zarar görmemek tamamen bizim elimizde olan bir şey. Yapılarımızı uygun tasarlarsak; deprem, yapı ve zemin ilişkisini doğru kurarsak bir zarar görmeyiz. Trabzon risksiz ya da deprem tehlikesi olmayan bir bölge değil. Buna artık alışmamız lazım&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Deniz içerisindeki depremlerden çok Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda (KAFZ) meydana gelebilecek depremler bölgemizi etkileyebilir&#8221;<br />
<br />Bingöl Yedisu’da beklenen 7’den büyük bir depremin Trabzon’u oldukça olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Akın, &#8220;Deprem denizdeki bir fayda meydana geldi. Bu fayın çok büyük olmadığını biliyoruz. Ancak deprem açısından daha önemli olan Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAFZ). Çok büyük depremler üretebilen bir fay hattı. Bizim buna uzaklığımız yaklaşık 150 kilometre. Deniz içerisindeki depremlerden çok Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda meydana gelebilecek depremler bölgemizi etkileyebilir. Türkiye’nin en büyük depremi olan 7.9 büyüklüğündeki 1939 Erzincan depreminde Trabzon’da can kayıpları yaşandı. Yedisu bölgesinde 7’den büyük deprem bekliyoruz. Burada meydana gelebilecek deprem Trabzon için büyük bir problem oluşturabilir. Deniz içerisindeki faylar alüvyal alanlarda daha çok hissedilir. Meydana gelen deprem aslında çok yıkıcı bir deprem değildi, küçük büyüklükte ve düşük şiddetli bir depremdi&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Trabzon ve çevresinde tsunami riskinin olduğunu düşünmüyorum&#8221;<br />
<br />Alüvyal alanlarda deprem enerjisinin yükseldiğini kaydeden Akın, &#8220;Özellikle sosyal medyada kullanıcıları ‘avizeler hiç sallanmadı’ dediler. Çok doğrudur, avizeler sallanmadı. Bunun nedeni bizim depreme çok yakın, yaklaşık 20 kilometre uzakta olmamızdı. Biz sadece ’P dalgası’nı hissedebildik. Daha çok sallama şeklinde değil de alttan vurma etkisi oluşturan bir dalgadır. Dolayısıyla avizeler sallanmadı. Sadece binaların altından bir vurma etkisi meydana geldi. Trabzon ve çevresinde hayatı olumsuz etkileyebilecek düzeyde bir tsunami riskinin olduğunu düşünmüyorum. Kuzey Anadolu Fay Hattı bizim için daha önemli. Dikkate alınması gereken en büyük tehlike budur&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Çok korkulacak bir durum olduğunu düşünmüyorum&#8221;<br />
<br />Artçı depremleri tahmin etmenin zor olduğunu belirten Akın, &#8220;Genellikle artçılar 1-2 derece düşük olur. Eğer bu öncü depremse daha büyük deprem olması beklenir. Fakat biz öyle bir deprem beklemiyoruz. Düşük bir ihtimal de olsa artçı olarak 1.5-2 büyüklüğünde depremler de meydana gelebilir. Bu tamamen fayın yüklendiği stres ve fayın geometrisine göre değişecektir. Bu deprem özelinde çok korkulacak bir durum olduğunu düşünmüyorum&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Seyitoğlu depreme karşı uyardı: &#8220;Bolu’da risk altında&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/prof-dr-seyitoglu-depreme-karsi-uyardi-boluda-risk-altinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Nov 2024 21:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[bolu]]></category>
		<category><![CDATA[Bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Fay]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=202519</guid>

					<description><![CDATA[Bolu’da düzenlenen panelde konuşan Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, fayların büyük bölümünün kent merkezinden geçtiğini ifade ederek, "Marmara Denizi için ne kadar ’Eli kulağında’ deniyorsa, aynı şekilde Bolu’nun da risk altında olduğunu görmemiz gerekiyor ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bolu’da düzenlenen panelde konuşan Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, fayların büyük bölümünün kent merkezinden geçtiğini ifade ederek, &#8220;Marmara Denizi için ne kadar ’Eli kulağında’ deniyorsa, aynı şekilde Bolu’nun da risk altında olduğunu görmemiz gerekiyor&#8221; dedi.<br />
<br />Türk Mühendislik ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Bolu İl Koordinasyon Kurulu tarafından, Bolu Ticaret ve Sanayi Odası’nda, 12 Kasım 1999 depreminin 25. yıl dönümünde &#8220;Deprem ve Kent&#8221; başlıklı panel düzenlendi. Panelde konuşan Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, Bolu’daki deprem riskine dikkat çekti.</p>
<p>&#8220;Gelecek depremde Bolu’da içinde olacak&#8221;<br />
<br />Panelde, kentin jeolojik konumuna değinen Seyitoğlu, Türkiye’nin en önemli fay hattı olan Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın üzerinde bulunan Bolu’nun özel bir yere sahip olduğunu belirtti. Katılımcılara harita üzerinden bilgiler veren Seyitoğlu, &#8220;Bolu’dan itibaren Kuzey Anadolu Fayı, farklı kollara ayrılıyor. 1944 yüzey kırığını, 1957’de kırılan bölümü, 1967’de kırılan bölümü, 17 Ağustos depreminde kırılan bölümü ve son olarak 1999 Düzce Depremi’nde kırılan bölümü görüyoruz. Yapılan son çalışmalar, Bakacak ve Elmalık faylarının varlığını ortaya koyuyor. Almacık bloğunun etrafındaki kırılmanın tamamlanması gerekiyor ve bu durumda Bolu’nun içinden geçen bir alanda gelecekteki depremin merkezinin olabileceğini düşünüyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Fayların büyük bölümü Bolu kent merkezinden geçiyor&#8221;<br />
<br />Bolu’nun da risk altında olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Seyitoğlu, sözlerini şöyle noktaladı:<br />
<br />&#8220;Üzülerek söylüyorum ki, fayların büyük bölümü Bolu kent merkezinden geçiyor. Aykut Barka’nın 1999 Depremi’nden sonra kaleme aldığı ünlü makalesinde, yüzey kırığı oluştuğunda bunun iki ucunda gerilme biriktiği gösterilmişti. Herkes panik halinde muhtemel Marmara Depremi’ni konuşuyor. Bu sistemin doğusunda Bolu var. Dolayısıyla bu sistem burada kapanacak ve Kuzey Anadolu Fay Hattı’na yeniden bağlanacak. Durum onu gösteriyor. Marmara Denizi için ne kadar ’Eli kulağında’ deniyorsa, aynı şekilde Bolu’nun da risk altında olduğunu görmemiz gerekiyor&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Milletvekili Akay, Karabük’ün deprem, konut ve çevre sorunlarını Bakan Kurum’a iletti</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/milletvekili-akay-karabukun-deprem-konut-ve-cevre-sorunlarini-bakan-kuruma-iletti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Nov 2024 13:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlçe Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[Fay]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Millet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=202155</guid>

					<description><![CDATA[CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Çevre Bakanı Murat Kurum’a, 2025 yılı bütçe görüşmeleri sırasında Karabük’te yaşanan sorunları aktararak, Karabüklülerin taleplerini iletti. Safranbolu Millet Bahçesi projesi ile Yenice ve Eskipazar’daki TOKİ ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Çevre Bakanı Murat Kurum’a, 2025 yılı bütçe görüşmeleri sırasında Karabük’te yaşanan sorunları aktararak, Karabüklülerin taleplerini iletti.<br />
<br />Safranbolu Millet Bahçesi projesi ile Yenice ve Eskipazar’daki TOKİ konutları hakkında konuşan Milletvekili Akay, “Karabük,ağır sanayi hamlesinin yapıldığı bir bölge, Kardemir’le ilgili, biliyorsunuz, fabrikanın kurulmasıyla ilgili, bu bölgede bazı sıkıntılarımız, sorunlarımız var. Örneğin, Safranbolu’da başlanan bir millet bahçesi var. Safranbolulu hemşehrilerimiz millet bahçesinin bitmesini bekliyor. Yine, Yenice’de belediye bir alan tahsisi yapıyor, TOKİ projesinin hayata geçmesi bekleniyor. Yenice, ormanlarıyla meşhur bir ilçemiz ve Türkiye’nin en büyük blok ormanlarına sahip; siz de gayet iyi biliyorsunuz, ziyaretlerde bulundunuz. Eskipazar’da da bir TOKİ ihalesi olacak, ne zaman yapılacağını biz de merak ediyoruz, o TOKİ ihalesinin bir an önce hayata geçmesini istiyoruz.” dedi.<br />
<br />Milletvekili Akay, konuşmasında, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde Türkiye diri fay hatlarının paleosismolojik yapısının incelenmesiyle ilgili bir platform kurulmuştu. Karabük’te de 35 kilometrelik yeni bir fay hattı tespit edildi,  bu da Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın haricinde. Ben, Sanayi Bakanından geçen yıl da bu yıl da rica etmiştim, oraya bir ödenek ayrılıp o fay hattının incelenmesini istemiştim.  Çünkü Karabük nüfusunun yüzde 93’ü deprem bölgesinde ve konut stokunun büyük bir bölümü de aşağı yukarı 1970’lerde yapılmış, kentsel dönüşüme de ihtiyacı var yani Karabük’ün sizin özel ilginize, Bakanlığınızın özel ilgisine ihtiyacı var. Buradan da bu konuyu özellikle sizlerden istirham ediyoruz.” İfadelerine yer verdi.<br />
<br />Karabük’te çinko üreten Marzinc firmasında yaşanan radyasyon ile ilgili Bakan Kurum’a çağrıda bulunan Milletvekili Cevdet Akay, “ Bu fabrika atık malzemelerden çinko üretiyor. Orada en son Nükleer Düzenleme Kurumu bir ölçüm yaptı, radyasyon ölçümü, normalde 22’ler civarında olması gerekirken 180 ölçüldü ve eylül ayında fabrika geçici olarak kapatıldı, işçiler de ücretsiz izne gönderildi. Bu, bölgemiz için büyük bir sorun ve hemşehrilerimiz de buradaki tehlikenin nasıl sonuçlandırılacağını büyük bir tedirginlikle merak ediyorlar. Siz de dâhil bütün yetkilileri göreve davet ediyoruz. Temiz Hava Platformunun “Kara Rapor 2024” diye hava kirliliğiyle ilgili yaptığı bir çalışma var. “İller bazında 30 yaş üstü doğal nedenlerle olan ölümler içinde hava kirliliğine affedilen ölümler” diye bir listeleri var. Karabük’e baktığımız zaman da yüzde 11,69’luk bir oran var, hava kirliliğinden dolayı yılda 229 kişinin vefat ettiği tespit edilmiş. Çevrenin temiz tutulması, hava kirliliğinin önlenmesiyle ilgili özellikle de sanayi kuruluşlarıyla ilgili bir çalışma yapılmasının faydalı olacağını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Osman Bektaş: &#8220;Kuzey Anadolu fayının hareketleneceğini düşünmüyorum&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/prof-dr-osman-bektas-kuzey-anadolu-fayinin-hareketlenecegini-dusunmuyorum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Apr 2024 13:36:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Doğru]]></category>
		<category><![CDATA[Fay]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Anadolu Fayı]]></category>
		<category><![CDATA[Üzerinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=168291</guid>

					<description><![CDATA[Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Tokat’taki fay hareketinin Türkiye’nin en büyük fay hattı olan Kuzey Anadolu Fayı’na doğrudan stres aktarımı yaptığını belirterek, "Ama bu demek değildir ki 5.7’lik bir deprem Kuzey Anadolu Fayı üzerinde bir ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Tokat’taki fay hareketinin Türkiye’nin en büyük fay hattı olan Kuzey Anadolu Fayı’na doğrudan stres aktarımı yaptığını belirterek, &#8220;Ama bu demek değildir ki 5.7’lik bir deprem Kuzey Anadolu Fayı üzerinde bir deprem oluşturacak. Orada bir deprem oluşturabilmesi için Kuzey Anadolu Fayı’nın hareket edebilecek bir deprem enerjisini biriktirmiş olması gerekir. Dolayısıyla şu anda korkulacak bir şey olduğunu düşünmüyorum. Yani Kuzey Anadolu fayının hareketleneceğini de düşünmüyorum&#8221; dedi.<br />
<br />18 Nisan tarihinde merkez üssü Tokat’ın Sulusaray ilçesinde 5.6 büyüklüğünde deprem kaydedildi. Deprem yerin 5,9 kilometre derinliğinde meydana gelirken, sarsıntı, çevre illerde de hissedildi. Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nin sahil kesimlerinde hissedilen depremle ilgili Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, açıklamalarda bulundu. Doğu Karadeniz sahili yerleşkesinin kumsal alan üzerinde olduğunu dile getiren Bektaş, yaşanılan en büyük sorunun deprem yönetmenliğini ve deprem tehlikesi haritalarını tamamıyla uygulamamak olduğunu söyledi. Tokat depreminin beklenilen bir deprem olmadığını kaydeden Bektaş, &#8220;Beklenen deprem değildi ama Türkiye’de her an, her yerde bir deprem olabilir. O açıdan beklenen bir deprem diyebiliriz. Ama yer ve zaman açısından beklenen bir deprem değildi. 5.7’lik bir deprem bugün uluslararası standartlarda orta deprem sayılmasına rağmen tehlikeli değildir. Ancak bizim Türkiye’deki yapı stokçularının dikkate alırsak tehlikenin başladığı bir seviyedir. Özellikle eğer bu deprem 6 büyüklükte olsaydı çok daha fazla tahribat yapabilirdi. Ancak burada ilginç olan şu 5.7 büyüklüğündeki bir deprem tüm Doğu Karadeniz sahilinde hissedildi. Bu bize ne anlatıyor? Ne gösteriyor? Bu şu anlama geliyor; deprem enerjisinden ne kadar uzakta olursan elbette ki deprem enerjisi o kadar sömürlenir. Etkisi azalır. Ama bu tam doğru değil. Eğer fayın kırılması size doğruyorsa o zaman uzaktaki deprem enerjisi çok daha fazla olabiliyor. Buna bir yönelme diyoruz. Şimdi Kuzey Doğu istikametinde kırılma olduğu için direkt Doğu Karadeniz’e doğru olduğu için deprem enerjilerinin etkinliği o bakımdan daha fazla oldu. Peki bunun bir başka anlamı ne? Bir ilin depremden etkilenmesi için illa ki o ilden bir fay geçmiş olması gerekmiyor. Yani o ilin illaki bir fay üzerinde bulunması gerekmiyor&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Trabzon bir ateş çemberi gibi 3 tane aktif deprem üreten fayın ortasındadır&#8221;<br />
<br />Dünyanın 7 şiddetindeki bir depremden korkmadığını vurgulayan Bektaş, &#8220;Trabzon bir ateş çemberi gibi 3 tane aktif deprem üreten fayın ortasındadır. Kuzeyimizde Karadeniz fayı var. Türkiye petrolleri Rize’den itibaren Rize, Trabzon, Ordu fayları diye faylar isimlendirildi ki bu faylar doğrudan ile uzanıyor. Yani orada olabilecek olan bir kırılmanın deprem önerisi doğrudan sahildeki illeri vuracak. Nitekim bu yaşandı. 2012’de 5.6’lık bir deprem yaşadık Batum açıklarında Trabzon fayı üzerinde. Trabzon bir haftaya yakın sallandı. Demek oluyor ki sadece deprem kaynağından uzakta olmak her şey bitti demek değildir. Bakın biz Trabzonlu olarak biz 3 büyük depremi de şaşadık. Elazığ, Maraş ve biz yine en son 5.7’lik Tokat’taki depremi yine hissettik. Neden? Demin dediğim gibi kırılma doğrultusu direkt size doğru geliyorsa deprem enerjisi o denli artı olur. Şimdi aynı zamanda depremin etkinliği sadece depremin yaydığı enerjiyle değil, zemin de önemli. Bugün şu anda bulunduğumuz zemin bir kumsal alan. Doğu Karadeniz sahili zaten yerleşkesi zaten kumsal alan üzerindedir. Dolayısıyla bu alan ne yapıyor? Depremin şiddetini büyütüyor. Buna da büyütme faktörü var. Bir diğer çekincemiz de bizim Trabzon, Rize, Ordu olarak topoğrafyamız. Yani bugün yerleşme alanları ya sahilde kumun üzerinde deprem büyütmesine maruz kalıyor. Ya da yamaçlarda denize bakan yamaçlardaki buralar heyelanlı bölgeler ve çok katlı binalar var. Burada da bir heyelan riski var. Netice olarak depre tehlikesi sadece aktif faydan kaynaklanmıyor. Bulunduğunuz zemin ve üzerinde oturulan şehrin coğrafi konumu, yani heyelanlı olması gibi bunlarda son derece etkili. Bu bakımdan yeni yapılan haritada deprem tehlikesi haritasında bütün bu riskler alınmıştır. Bizim yaşadığımız en büyük sorun deprem yönetmenliğini, deprem tehlikesi haritalarını tamamıyla uygulamamak veya uygulamamaktan kastım şu. Yönetmenliğimiz çok güzel. Kanunlarımız iyi ama sorun bunların uygulanmasında. Umarım kısa zaman içerisinde yapı stokları daha da iyi hale gelir. İnsanlar zaten deprem konusunda bilgilendirildi ama bu yönetmenlikleri daha titiz bir şekilde uygularsak depremden korkulacak bir durum söz konusu olmaz. En azından 5 ve 6’lık depremlerden korkmama durumuna gelinmemiz lazım. Bugün dünya 7’lık bir depremden hiçbir şekilde korkmuyor. Çünkü binalar ona göre yapılmış. Ancak maalesef bizim standartlarımızda 5.7 ve 6 civarındaki bir deprem özellikle Doğu Anadolu’da ve İç Anadolu’da tehlike oluşturabiliyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Kuzey Anadolu fayının hareketleneceğini de düşünmüyorum&#8221;<br />
<br />Korkulacak bir şey olduğunu düşünmediğini belirten Bektaş, &#8220;Tokat depremi ve 5.7’lik fay hareketi doğrudan Kuzey Anadolu Fayı’na yani Türkiye’nin en büyük fayına stres aktarımı yaptı ama bu demek değildir ki 5.7’lik bir deprem Kuzey Anadolu Fayı üzerinde bir deprem oluşturacak. Orada bir deprem oluşturabilmesi için Kuzey Anadolu Fayı’nın hareket edebilecek bir deprem enerjisini biriktirmiş olması gerekir. 1942 yılında o fay hareket etti ve enerjinin büyük kısmını boşalttığını düşünüyoruz. 7 büyüklükteki depremde enerjisini önemli bir şekilde boşalttığını düşünüyoruz. Dolayısıyla burada bir tetikleme söz konusu olamaz. Tetikleme olabilmesi için muhakkak suretle o fayın bir kırılma eşiğine gelmesi, kayma eşiğine gelmesi gerekir ki küçük bir depremin yaptığı stres transferi de onu tetikleyebilsin. Dolayısıyla şu anda korkulacak bir şey olduğunu düşünmüyorum. Yani Kuzey Anadolu fayının hareketleneceğini de düşünmüyorum&#8221; ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Kuzey Anadolu’daki aktif faylar jeodezik yöntemlerle araştırılacak</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kuzey-anadoludaki-aktif-faylar-jeodezik-yontemlerle-arastirilacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Mar 2024 05:48:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Fay]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Anadolu Fay]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=165148</guid>

					<description><![CDATA[Kuzey Anadolu Fay hattı üzerinde yer alan Çorum ve çevresindeki aktif fay hatları Hitit Üniversitesi’nce yürütülecek proje ile ile araştırılacak. Osmancık Ömer Derindere Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Kayhan Aladoğan tarafından hazırlanan ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Anadolu Fay hattı üzerinde yer alan Çorum ve çevresindeki aktif fay hatları Hitit Üniversitesi’nce yürütülecek proje ile ile araştırılacak.</p>
<p>Osmancık Ömer Derindere Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Kayhan Aladoğan tarafından hazırlanan “Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) Orta Segmentinin Blok Hareketlerinin GNSS Ölçmeleri ile Belirlenmesi” başlıklı proje çerçevesinde Kuzey Anadolu Fay Zonu’nda 60 farklı lokasyon belirlenerek fay mekanizmalarının çözülmesine yönelik çalışmalar yürütülecek. Kuzey Anadolu Fay hattının Türkiye’deki en aktif fay hatlarından birisi olduğuna dikkat çeken Kayhan Aladoğan, Türkiye’de son 100 yılda meydana gelen büyük yıkıcı depremlerin birçoğunun bu fay üzerinde meydana geldiğine işaret etti.</p>
<p>Kuzey Anadolu Fay hattı aktivitesi yüksek olduğu için gelecekte de büyük deprem üretme potansiyeline sahip olduğunun altını çizen Aladoğan, &#8220;Projemizde Kuzey Anadolu’nun önemli bir geçiş güzergahı olan, üzerinde bir çok yerleşim yeri bulunan ve bölge depremselliği açısından önemli bir fay zonu olan Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) orta kesimlerinin modellenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma alanımız doğuda Tokat Erba’dan başlayıp batıda Kastamonu Ilgaz’a kadar uzanmaktadır. Çalışmalarda Kuzey Anadolu Fay Zonu ana kol haricinde güneye uzanan iç bükey kollarda var. Bunların en büyüklerinden birisi olan ve 1939 Erzincan depreminden sora yüzey kırığı oluşan Sungurlu fayı Tokat Niksar’dan başlayarak Çankırı Havzasına kadar uzanmaktadır. Diğer önemli bir kol ise Merzifon Esençay fay hattıdır. Bu fay üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda fayın deprem tekrarlama periyodu ortalama bin 300 yıl olup, bu fay üzerinde yaklaşık 3 bin 700 yıldır büyük bir deprem meydana gelmemiştir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;60 noktada çalışma yapılacak&#8221;<br />
<br />Proje çerçevesinde 60 noktada çalışma yapılacağını anlatan Aladoğan, &#8220;Bu çalışmalar Hitit Üniversitesi BAP biriminin destekleriyle başladı. Şu anda çalışmalar devam ediyor. Elde edilen çalışmalar ve modellelemeler tamamlandığı zaman Kuzey Anadolu Fay hattının orta kesiminin deformasyon yapısı belirlenecek. Ayrıca çalışma Avrasya ve özellikle Anadolu Levhasını denetleyen mekanizmanın anlaşılmasına ve ülke tektonik bilgisine de katkı sağlayacak&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Projenin Aladoğan, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Nurullah Alkan (Hitit Üniversitesi), Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Solak (Afyon Kocatepe Üniversitesi), Dr. Öğr. Üyesi Ali Özkan (Osmaniye Üniversitesi), Dr. Öğr. Üyesi Cemil Gezgin (Aksaray Üniversitesi) ile Öğr. Gör. Zafer Köse’nin (Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi)  araştırmacı olarak yer aldığı proje ekibi tarafından ve Prof. Dr. İbrahim Tiryakioğlu (Afyon Kocatepe Üniversitesi) ile Prof. Dr. Hasan Sözbilir’in (Dokuz Eylül Üniversitesi) danışmanlığında yürütüleceğini sözlerine ekledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Kutoğlu, &#8220;Deprem ve Deprem Dirençli Kentleşme&#8221; konulu konferansa katıldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/prof-dr-kutoglu-deprem-ve-deprem-direncli-kentlesme-konulu-konferansa-katildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Feb 2024 17:24:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zonguldak]]></category>
		<category><![CDATA[Büyüklüğünde]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Fay]]></category>
		<category><![CDATA[Kutoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=160726</guid>

					<description><![CDATA[ZBEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Çorum’da düzenlenen “Deprem ve Deprem Dirençli Kentleşme” konulu konferansa katıldı. Turgut Özal Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, ZBEÜ ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ZBEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Çorum’da düzenlenen “Deprem ve Deprem Dirençli Kentleşme” konulu konferansa katıldı.<br />
<br />Turgut Özal Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, ZBEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve çok sayıda davetli katıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Çorum Mimarlar Odası Başkanı Pınar Karakurt, binlerce insanın yaşamını yitirdiği 6 Şubat depremlerini hatırlatarak, yapılan inşaatların doğru zeminde depreme dayanıklı yapılmasının önemine değindi.<br />
<br />Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın ise gelecek dönemde kentsel dönüşümde belediyenin rolünü artıracak şekilde bir yeni dönem yaşanacağını ifade etti. Konuşmaların ardından Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, deprem konulu sunumunda Türkiye’nin fay haritasını gösterdi. Türkiye’nin her tarafında fay olduğunu dile getiren Kutoğlu, depremden kaçmanın mümkün olmadığını belirterek depremle yaşamayı öğrenmemiz gerektiğinin altını çizdi. Geçtiğimiz ay Çorum’da Mecitözü merkezli 4.3 büyüklüğündeki depremi hatırlatan Kutoğlu, Çorum-Amasya fay hattı üzerinde 1598 yılında gerçekleşen 6.6 büyüklüğündeki deprem nedeniyle bu fayın günün birinde yeniden bu şiddette bir deprem üretebileceğini önemle vurguladı.<br />
<br />Ayrıca Kutoğlu, “Bu fay, günün birinde 6.6 &#8211; 6.7 büyüklüğünde bir deprem üretecek güçte olup 1598 yılından beri fay hattında enerji birikmektedir. Fakat şansımız bu bölgedeki enerji birikim hızının daha düşük olmasıdır. Bunun sonucu da bu büyüklükteki bir deprem için bölgenin biraz daha zamanı olduğunu gösteriyor. Çorum’un kuzeyinde 1910 yılında 6.5 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmişti ki bu fay da yine bu büyüklükte bir deprem üretebilir. Aynı zamanda 1968 yılında 6.6 büyüklüğünde oluşan depremin de Çorum için tehdit oluşturduğunu bilmemiz gerekir. Mecitözü’nde depremi üreten fay Çorum bölgesinde sarı, Amasya tarafında ise kırmızı renkte olup bu durumun ehemmiyetini gösteriyor. Sarı renkte görünen deprem bölgesi Çorum halkını rehavete düşürmesin. Çünkü yer kabuğu o kadar büyük ki tarihte kaydedilmemiş depremlerle karşı karşıya kalmak mümkün olabilir. Ülkemizin fay hatlarıyla çevrili olduğunu düşünürsek halkımızı, yaşanan depremlerden kazandığımız tecrübeyle eskisinden her daim daha fazla tedbirli olmaya davet ediyoruz.” ifadelerini dile getirdi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
	</channel>
</rss>
