<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:alsat="https://alsat.kkerem.com/ns" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Ekran &#8211; Karabük Postası</title>
	<atom:link href="https://karabukpostasi.com/etiket/ekran/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<description>Karabük, Safranbolu, Yenice, Eskipazar ve ilçelerinden son dakika haberleri, yerel gündem, spor, ekonomi ve tüm gelişmeler Karabük Postası’nda.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 May 2026 09:22:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/10/67107f97768fa.webp</url>
	<title>Ekran &#8211; Karabük Postası</title>
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yeni yüzyılın yeni hastalığı: &#8220;Parlayan nesneler sendromu&#8221; uyarısı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yeni-yuzyilin-yeni-hastaligi-parlayan-nesneler-sendromu-uyarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 09:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Ekran]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Özkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Parlayan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=280927</guid>

					<description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, akıllı telefon, tablet, sosyal medya ve parlak ekranların insan beyninde dikkat dağınıklığına yol açtığını belirterek, ’parlayan nesneler sendromu’nun özellikle gençler arasında hızla yayıldığını ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, akıllı telefon, tablet, sosyal medya ve parlak ekranların insan beyninde dikkat dağınıklığına yol açtığını belirterek, ’parlayan nesneler sendromu’nun özellikle gençler arasında hızla yayıldığını söyledi.<br />
<br />Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte insanların &#8220;Parlayan Nesneler Sendromu (PNS)&#8221; ya da İngilizce adıyla &#8220;Shiny Object Syndrome (SOS)&#8221; tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Özkaya, özellikle çocuklar ve gençlerin akıllı telefon, tablet, televizyon ve bilgisayar oyunlarından uzaklaşamadığına dikkat çekerek, bu durumun zamanla ciddi dikkat dağınıklığı ve odaklanma problemlerine neden olduğunu belirtti.</p>
<p>&#8220;Beynimizi esir alıyor&#8221;<br />
<br />Sürekli yeniliklere, parlak ekranlara ve moda akımlara yönelme isteğinin &#8220;Parlayan Nesneler Sendromu&#8221; olarak tanımlandığını kaydeden Özkaya, &#8220;İnsanlar artık nihayetinde ne kadar faydalı olduğuna bakmaksızın yeni ve dikkat çekici olana yöneliyor. Parlayan ekranlar önce gözümüzü, sonra dikkatimizi, en sonunda ise beynimizi esir alıyor&#8221; dedi.<br />
<br />Teknolojinin günlük hayatın merkezine yerleştiğini vurgulayan Özkaya, insanların ders çalışırken, kitap okurken ya da işine odaklanmışken gelen bildirimlerle dikkatlerinin dağıldığını söyledi. Özkaya, &#8220;Bir bildirim sonrası dikkatin yeniden toparlanması kişiden kişiye değişmekle birlikte 15 dakikaya kadar sürebiliyor. İnsanlar internette araştırma yapmak isterken kendilerini bambaşka mecralarda bulabiliyor, reklamlar ve sosyal medya içerikleri tüketim çılgınlığını artırıyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Ailelerin çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutması gerekli&#8221;<br />
<br />Parlayan nesnelerin sadece çocukları değil her yaş grubunu etkilediğini belirten Özkaya, sosyal medya paylaşımlarını merak etme, sürekli yeni ürün satın alma isteği ve kısa sürede değişen düşüncelerin de bu sendromun belirtileri arasında yer aldığını kaydetti. Özkaya, özellikle sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve dijital ekranların yoğun kullanımının insanları gerçek dünyadan uzaklaştırdığını ifade ederek, ailelerin çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutması gerektiğini sözlerine ekledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Doç. Dr. Ayhan Babaroğlu: &#8220;Sürekli ekranla vakit geçiren çocuklarda beyin gelişimi dengesiz ilerleyebilir&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/doc-dr-ayhan-babaroglu-surekli-ekranla-vakit-geciren-cocuklarda-beyin-gelisimi-dengesiz-ilerleyebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Ekran]]></category>
		<category><![CDATA[Etki]]></category>
		<category><![CDATA[Gelişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=274708</guid>

					<description><![CDATA[Çocukların ekran başında geçirdiği sürenin etkileriyle ilgili ailelere önemli uyarılarda bulunan Doç. Dr. Ayhan Babaroğlu, "Sürekli ekranla vakit geçiren çocuklarda sosyal etkileşim azaldığı için beyin gelişimi dengesiz ilerleyebilir" dedi. Hitit ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların ekran başında geçirdiği sürenin etkileriyle ilgili ailelere önemli uyarılarda bulunan Doç. Dr. Ayhan Babaroğlu, &#8220;Sürekli ekranla vakit geçiren çocuklarda sosyal etkileşim azaldığı için beyin gelişimi dengesiz ilerleyebilir&#8221; dedi.<br />
<br />Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayhan Babaroğlu, son dönemde gündeme gelen çocukların teknolojik cihaz kullanımıyla ilgili önemli uyarılarda bulundu. Dijital cihazların çocuklar için hem fırsat hem de risk barındırdığına dikkat ceken Doç. Dr. Babaeoğlu, &#8220;Teknoloji doğru kullanıldığında öğrenmeyi destekler, ancak kontrolsüz kullanım çocukların dikkat, duygu yönetimi ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilir&#8221; dedi.<br />
<br />Çocuk beyninin özellikle ilk 5 yılda çok hızlı geliştiğini belirten Babaroğlu, bu dönemde çevresel etkileşimin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, &#8220;Beyin ’kullan ya da kaybet’ prensibiyle çalışır. Çocuk neyle daha çok vakit geçirirse beyin o yönde gelişir. Sürekli ekranla vakit geçiren çocuklarda sosyal etkileşim azaldığı için beyin gelişimi dengesiz ilerleyebilir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Gelişimi olumsuz etkileyebilir&#8221;<br />
<br />Beynin &#8220;yönetim merkezi&#8221; olarak bilinen prefrontal korteksin gelişimine dikkat çeken Babaroğlu, bu bölgenin dikkat, planlama, sabır, dürtü kontrolü ve doğru karar verme gibi hayati becerilerden sorumlu olduğunu belirtti. Hızlı dijital uyaranların çocuk gelişimine doğrudan etki ettiğini kaydeden Babaroğlu, &#8220;Prefrontal korteks çocukluk ve ergenlik boyunca gelişir. Yani bir çocuğun kendini kontrol etme, sabretme ya da doğru karar verme becerisi zamanla olgunlaşır. Ancak hızlı, sürekli değişen dijital uyaranlar bu gelişimi olumsuz etkileyebilir&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Öğrendiklerini kalıcı hale getirememesine yol açıyor&#8221;<br />
<br />Aşırı ekran kullanımının çocuklarda dikkat süresini kısalttığını, odaklanmayı zorlaştırdığını ve ani tepki verme eğilimini artırdığını belirten Babaroğlu, sürekli hızlı içerik tüketen çocukların gerçek hayattaki daha yavaş süreçlere uyum sağlamakta zorlanabildiğine vurgu yaptı. Babaroğlu, tablet, telefon ve sosyal medya kullanımında beğeniler ve oyun içi ödüller çocukların beyninde dopamin salgısını arttırdığını ve bunun da sabırsızlık, dikkat dağınıklığı ve kontrol kaybına sebep olabileceğini söyledi. Ekranlardan yayılan mavi ışığın çocukların uyku düzenini bozduğuna dikkat çeken Babaroğlu, &#8220;Yatmadan önce kullanılan telefon ve tabletler uyku hormonunu baskılıyor. Bu da çocukların hem daha az uyumasına hem de öğrendiklerini kalıcı hale getirememesine yol açıyor&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Yoğun ekran kullanımının çocukların empati kurma, duygu kontrolü ve sosyal iletişim becerilerini zayıflatabileceğini belirten Babaroğlu, yüz yüze iletişimin yerinin doldurulamayacağını söyledi. Babaroğlu, çocukların sağlıklı gelişimi için ailelere şu önerilerde bulundu:<br />
<br />&#8220;0-2 yaşta ekran kullanımından kaçınılmalı, 2-5 yaşta günde en fazla 1 saatle sınırlandırılmalı, yatmadan en az 1 saat önce ekran kapatılmalı. Çocuklar ekranı tek başına değil, ebeveynle birlikte kullanmalı. Hızlı ve aşırı uyarıcı içerikler sınırlandırılmalı. Açık hava oyunları ve sosyal aktiviteler artırılmalı. Ekran ’susturma aracı’ olarak kullanılmamalı, ev içinde ortak dijital kurallar oluşturulmalı ve aileler çocuklara örnek olmalı.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Okul öncesi dönemde dijital detoks uyarısı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/okul-oncesi-donemde-dijital-detoks-uyarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 13:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ekran]]></category>
		<category><![CDATA[Kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[Süre]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Yazıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=243368</guid>

					<description><![CDATA[Okullar açılmadan evvel çocuklarda ekran müddetinin sonlandırılması gerektiğini belirten Psikolog Ozan Yazıcı, "Ekran yerine masal okuma, fotoğraf yapma, bloklarla oynama, bahçede keşif oyunları ya da ailecek masa oyunları üzere aktiviteler çocukların ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Okullar açılmadan evvel çocuklarda ekran müddetinin sonlandırılması gerektiğini belirten Psikolog Ozan Yazıcı, &#8220;Ekran yerine masal okuma, fotoğraf yapma, bloklarla oynama, bahçede keşif oyunları ya da ailecek masa oyunları üzere aktiviteler çocukların hayal gücünü ve odaklanma maharetini güçlendiriyor&#8221; dedi.<br />
<br />Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde ailelere dijital detoks daveti yapan Liv Sağlıklı Hayat Merkezi Psikoloji Kliniği’nnde misyonlu Psikolog Ozan Yazıcı, tablet, telefon ve televizyon üzere ekranlara uzun mühlet maruz kalmanın çocuklarda dikkat mühletinin kısalmasına, uyku nizamının bozulmasına ve toplumsal marifetlerin gelişmesinde gecikmeye yol açabileceğini söyledi. Yazıcı, araştırmaların ekran karşısında fazla vakit geçiren çocukların oyun kurma ve akran bağlantılarında daha fazla zorluk yaşadığını ortaya koyduğunu vurguladı.</p>
<p>&#8220;Günlük rutine hareket ve üretici etkinlikler eklenmeli&#8221;<br />
<br />Çocukların dikkat ve öğrenme maharetlerinin gelişebilmesi için günlük rutinlerinde ekran yerine üretici etkinliklere yer verilmesi gerektiğini tabir eden Yazıcı, &#8220;Masal okuma, fotoğraf yapma, bahçede keşif oyunları ya da aile aktiflikleri çocuğun gelişimine katkı sağlar. Bilhassa okul öncesi yaş kümesinde ekranın sırf sonlu müddetle ve ebeveyn eşliğinde kullanılmasının gelişim açısından daha sağlıklı olduğunu söyleyebiliriz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Ekran yerine aile alışkanlıkları geliştirilmeli&#8221;<br />
<br />Yemek saatlerinde telefon ve tabletlerin kaldırılması, uyumadan evvel ekrana bakılmaması ve ebeveynlerin kendi kullanım müddetlerini azaltarak çocuklara örnek olmaları gerektiğini belirten Yazıcı, &#8220;Bu küçük değişiklikler çocukların dikkatini toplamasına, öğrenme ortamından keyif almasına ve okula ahenk sürecini kolaylaştırır&#8221; dedi.</p>
<p>Yaş kümelerine nazaran ekran mühleti önerileri<br />
<br />Yazıcı, ekran kullanımına ait yaş kümelerine nazaran şu tekliflerde bulundu:<br />
<br />&#8220;2–5 yaş (okul öncesi): Günlük en fazla 1 saat, tercihen 30 dakika ekran müddeti. Haftada en az 2 gün ekransız gün. Yemek ve uyku öncesinde tam ekran yasağı.<br />
<br />6–12 yaş (ilkokul): Eğitim dışı kullanım için günlük en fazla 1 saat. Hafta içi ekranın minimumda tutulması, hafta sonu ekransız aile aktiflikleri.<br />
<br />13–18 yaş (ergenlik): Eğitim dışı kullanım günlük en fazla 2 saat. Günlük 1–2 saatlik ekransız vakit dilimleri, ayda bir ekransız hafta sonu. Toplumsal medya kullanımında ebeveyn denetimi öneriliyor.&#8221;<br />
<br />&#8220;Dijital detoks mühleti yaş küçüldükçe daha uzun olmalı&#8221; diyen Yazıcı, küçük yaşlardaki çocukların ekranın olumsuz tesirlerinden daha süratli etkilendiğini, büyük yaşlarda ise büsbütün yasaklamak yerine süreyi yönetmek ve şuurlu kullanım alışkanlığı kazandırmanın daha tesirli olduğunu vurguladı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>‘Ara tatilde ekran süresi azaltılmalı’</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/ara-tatilde-ekran-suresi-azaltilmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Nov 2024 13:07:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekran]]></category>
		<category><![CDATA[Ekran Kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=202153</guid>

					<description><![CDATA[Ara tatilde ekran kullanımının sınırlandırılması uyarısında bulunan Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, “Günümüzde ekran kullanımı çocuklar arasında hem artmış hem de çok küçük yaşlara kadar inmiştir. Bu nedenle, ara tatilde ailelerin hedefi ekran ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ara tatilde ekran kullanımının sınırlandırılması uyarısında bulunan Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, “Günümüzde ekran kullanımı çocuklar arasında hem artmış hem de çok küçük yaşlara kadar inmiştir. Bu nedenle, ara tatilde ailelerin hedefi ekran kullanımını minimuma indirmek olmalıdır” dedi.<br />
<br />Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, ara tatil için ebeveynlere önerilerde bulundu. 11 Kasım itibariyle başlayan ara tatilde doğru tutum sergilenirse çocuklar için güzel bir anı ve sorumluluk fırsatına dönüşebileceğinin altını çizen Öziç,  hem ebeveynler hem de çocuklar için güçlü ilişkiler ve doğru kazanımlar adına tatlı molalar olan ara tatilde nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı.</p>
<p>“Ekransız günler belirleyin”<br />
<br />Ara tatilde ekran kullanımının sınırlı olmasına dikkat çeken Uzm. Klnk. Psk. Öziç, “Bildiğimiz üzere günümüzde ekran kullanımı hem çok küçük yaşlara inmiş hem de çocuklar geçmişe kıyasla ekrana daha uzun süre maruz kalmaya başlamıştır. Bu nedenle ara tatilde hedefimiz ekran kullanımını minimuma indirmek olmalıdır. Tatiller çoğu zaman çocuklarımız için ekran maruziyetinin çok arttığı dönemlerdir. Bu durum çocuklarımıza çok büyük zararlar veriyor. Tatilde bir ödül gibi hissedilen ekran sürelerini minimuma hatta mümkünse sıfıra indirmeliyiz. Eğer ekran kullandırmak zorunda kalırsanız da televizyon, bilgisayar ve internet sürelerini kontrol altında tutarak, çocuğun sosyal yaşantısının ve zihinsel süreçlerinin olumsuz etkilenmemesini sağlamalısınız. Bu sınırlandırma ise yaş dönemine uygun olacak şekilde planlanmalıdır.  0-2 yaş aralığında ekran kullanımı uygun değildir, 2-5 yaş maksimum molalarla 1 saat, 5-10 yaş maksimum molalarla 2 saat, 10 yaş üzeri ise maksimum molalarla 3 saattir. Tatil haftasının en azından bir ya da iki gününü ’ekransız gün’ olarak belirlemelisiniz. Ekran kullanılmadan da yapılabilecek birçok şey var, lütfen TV, tablet, telefonu bir sıkılmama aracı olarak görmelerine izin vermeyin” diye konuştu.</p>
<p>“Çocuğunuzla doğada vakit geçirin”<br />
<br />Uzm. Klnk. Psk. Öziç, “Çocuğunuzla beraber bolca doğada vakit geçirin. Yürüyüşler, piknik, keşfedilmemiş bölgeleri keşfetmek kendisinde doğaya karşı ilgi uyandıracaktır. Sanatsal faaliyetlerin bol olduğu tatiller, müze ve sanat galerilerini ziyaret etmek için ideal zamandır. Okul döneminde genellikle masa başında oturmak zorunda kalan çocukların fiziksel aktivite yapmaya ihtiyaçları olduğu için mutlaka yüzme, bisiklet sürme, tenis gibi aktivitelerle çocuğunuzun enerjisini atmasını sağlayın. Çoğunuzla birlikte yemekler yapın, yeni tarifler deneyin. Bu, hem eğlenceli vakit geçirmenizi sağlar hem de çocuğunuzun mutfak becerilerini geliştirmesine yardımcı olur” şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Çocuğu susturmada kullanılan ‘ekran’, beyinde kalıcı hasar bırakıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/cocugu-susturmada-kullanilan-ekran-beyinde-kalici-hasar-birakiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Apr 2024 09:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Ekran]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=167973</guid>

					<description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper Aykanat, ebeveynlerin çocukları susturmak için kullandığı telefon, tablet ve TV gibi ekranların, beyin gelişimini olumsuz etkileyerek otizm, atipik otizm, hiperaktivite ve dikkat eksikliği gibi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper Aykanat, ebeveynlerin çocukları susturmak için kullandığı telefon, tablet ve TV gibi ekranların, beyin gelişimini olumsuz etkileyerek otizm, atipik otizm, hiperaktivite ve dikkat eksikliği gibi birçok hastalığı tetiklediğini söyledi.<br />
<br />Birçok ebeveyn, çocuklarını enerjisini atmaya yardım etmek yerine teknolojik ekranları kullanarak çocukları susturmayı oyalamayı tercih ediyor. Uzmanlar, anne karnından itibaren ekran radyasyonuna maruz kalan çocukların ekrana bağımlı bir şekilde gerçek dünyadan uzak büyümesinin beyinde ciddi problemlere yol açtığına dikkat çekerek, 2 boyutlu yaşam yerine 3 boyutlu yaşamın önemine dikkat çekiyor. Medicana Sağlık Grubu doktorlarından Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper Aykanat, ekran bağımlılığının oluşturduğu olumsuz etkiler dolayısıyla uyarılarda bulunarak, doğru bir beyin gelişimi için ebeveynlere düşen görevleri sıraladı.</p>
<p>“2 yaşına kadar çocuklarda ‘sıfır ekran’ olmalı”<br />
<br />Çocuklarda beyin gelişiminin anne karnından başlayıp, 2 yaşının sonuna kadar devam ettiğine dikkat çeken Medicana International Samsun Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper Aykanat, “Tüm ebeveynler, çocukların enerjisine yetişebilmekte güçlük çekiyor. Çalışma temposu, bahçe imkanı olmaması, parka gidememe, hava şartları gibi etmenler çocukların enerjisini atmada engel oluşturabiliyor. Bunun yanı sıra pandemide birçok çocuk da teknolojiye düştü. Beyin, gelişim sürecine anne karnından başlar, doğumdan 2 yılsonuna kadar gelişiminin yüzde 99’unu tamamlar. Anne hamilelik döneminde bile çok fazla radyasyona maruz kalmamalı. Buna ek olarak doğum sonrası 2 yaşına kadar çocukların teknolojiden uzak durması gerekiyor. Çok ciddi bir şekilde ekranın ‘sıfır’ olması önemli. 3 aydan itibaren farkındalık artar. Dış uyaranları fark eden çocuk bu zaman itibariyle 3 boyutlu şeylerin farkına varır. Sevgi gösterilmesi, meyve, sebze, oyuncaklarla vakit geçirmek ve dokunma duyuları beyni geliştirir. Bunları yapmayı bırakıp, ekran gösterir, dokunamadığı, hissedemediği, koklayamadığı 2 boyutlu bir yaşama maruz bırakırsanız, çocuğun beyni o şekilde yönlendirilir ve dünyadan soyutlanır. Dünyayı 3 boyutlu değil de 2 boyutlu yaşamaya devam eder” dedi.</p>
<p>“Çocuklar kendilerini çizgi film karakteri sanıp, ona göre hareket ediyor”<br />
<br />Gerçek dünyadan uzakta, ekran maruziyeti ile büyüyen çocuklarda davranış ve kişilik bozukluklarının yaşandığına değinen Uzm. Dr. Mustafa Alper Aykanat, “Bazen haberlerde çıkıyor, kendisini örümcek adam, Süperman ya da çizgi film karakteri sanan çocuklar olabiliyor. Bu çocuklar kendilerini çizgi film karakteri sanarak, olmaması gereken hareketlerde bulunabiliyor. Bu tür şeyler çocuğun beyninde tamir edilemeyecek ciddi travmalara ve algı bozukluğuna yol açıyor. Ekran bağımlılığına müsaade eden aileler, çocuklarını ekrandan uzaklaştırdıklarında madde bağımlısı gibi reaksiyon alıyorlar. Ekranın çocukları nasıl etkilediğini, ekrandan uzaklaştığında nasıl çılgına döndüklerini gören ebeveynler bunun zararının farkına varıyor. Ben çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı olarak 3 yaşına kadar ekranı kesinlikle önermiyorum. Çocukla 40 dakikada boyunca oturup oyun oynayın, resim yapın, boğuşun, güldürün ve efektif zaman geçirin. Çocukların fiziksel aktivite ile enerjisini atmak büyük önem arz ediyor” diye konuştu.</p>
<p>“Ekran bağımlılığı otizm, atipik otizm, hiperaktivite, dikkat eksikliği gibi birçok hastalık oluşmasını tetikliyor”<br />
<br />Birçok hastalığın tetiklenmesinde ekran bağımlılığının ilgisi olduğuna da vurgu yapan Aykanat, şunları söyledi:<br />
<br />“Çocuğun enerjisi fiziksel aktiviteye rağmen hala var ise de çeşitli dokunma egzersizleri yapılabilir. Oyun hamuru ya un ile gıda boyası kullanılarak hamur yaptırarak, el becerilerini geliştirecek şekilde oynamaları ya da çamurla oynamaları da etkili bir yöntem olabilir. Çocukların enerjilerini doğru bir şekilde atmak gerekir. Teknoloji çocukların beyin gelişimini olumsuz etkileyerek otizm, atipik otizm, hiperaktivite, dikkat eksikliği gibi birçok hastalık oluşmasını tetikliyor. Bilimsel araştırmalarda bahsediliyor. Ekranlarda çocuğa ve erişkinlere özel dalga boyları var. O yüzden erişkinler dizi izlerken hipnotize olur, reklamda kendine gelir, kanal değiştirmeye çalışır. Çocuklar da ise tam tersi, reklamlardaki dalga boyu çocuklara özel olduğundan çocuklar da reklama kitlenir kalırlar. Çocukların beynini ekran marifeti ile bizim görmediğimiz dalga boylarıyla maalesef çok ciddi zararlar veriliyor.”<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>‘Abartılı karne hediyelerinden kaçının’</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/abartili-karne-hediyelerinden-kacinin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Jan 2024 13:48:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Ekran]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=155284</guid>

					<description><![CDATA[Karne günü için çok büyük hediyelerden kaçınılması gerektiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, “Ufak bir aile yemeği, küçük bir hediye ile çocuğumuzu tebrik etmeliyiz. İç motivasyonu önemseyerek davranarak, başarı ya da başarısızlık çok ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karne günü için çok büyük hediyelerden kaçınılması gerektiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, “Ufak bir aile yemeği, küçük bir hediye ile çocuğumuzu tebrik etmeliyiz. İç motivasyonu önemseyerek davranarak, başarı ya da başarısızlık çok fazla abartılmadan doğru mesajı vermeliyiz” dedi.<br />
<br />Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi Psikoloji Kliniği’nden Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, yarıyıl tatili ve karne günü ile ilgili tavsiyelerde bulundu. Öncelikle karne alan çocukları başarılı ya da başarısız çabalarından ötürü takdir edilmesi gerektiğini ifade eden Uzm. Klnk. Psk. Enise Öziç, “Asla kıyas yapmamalı, olumsuz durumla karşı karşıyaysak dahi destekleyici ve tutarlı davranmalıyız. Karne günü için çok büyük hediyelerden kaçınmalı; ufak bir aile yemeği, küçük bir hediye ile çocuğumuzu tebrik etmeliyiz. İç motivasyonu önemseyerek davranarak, başarı ya da başarısızlık çok fazla abartılmadan doğru mesajı vermeliyiz” diye konuştu.</p>
<p>“Çocuğunuzla doğada vakit geçirmeyi ihmal etmeyin”<br />
<br />Yarıyıl tatilinde yapılabilecek aktivitelerden bahseden Enise Öziç, şu önerilerde bulundu:<br />
<br />“Çocuğunuzla beraber bolca doğada vakit geçirin. Yürüyüşler, piknik, keşfedilmemiş bölgeleri keşfetmek kendisinde doğaya karşı ilgi uyandıracaktır. Sanatsal faaliyetlerin bol olduğu tatiller, müze ve sanat galerilerini ziyaret etmek için ideal zamandır. Okul döneminde genellikle masa başında oturmak zorunda kalan çocukların fiziksel aktivite yapmaya ihtiyaçları olduğu için mutlaka yüzme, bisiklet sürme, tenis gibi aktivitelerle çocuğunuzun enerjisini atmasını sağlayın. Çoğunuzla birlikte yemekler yapın, yeni tarifler deneyin. Hem eğlenceli vakit geçirmenizi sağlar hem de çocuğunuzun mutfak becerilerini geliştirmesine yardımcı olur.”</p>
<p>“Tatilde ekran kullanımını minimize edin”<br />
<br />Tatillerde ekran maruziyetinin arttığına dikkat çeken Öziç, “Tatiller çoğu zaman çocuklarımız için ekran maruziyetinin çok arttığı dönemler oluyor. Bu durum çocuklarımıza çok büyük zararlar veriyor. Tatilde bir ödül gibi hissedilen ekran sürelerini minimuma indirerek yaşına uygun süre ile verin. Eğer ekran vermek zorundaysak televizyon, bilgisayar ve internet sürelerini kontrol altında tutarak, çocuğun sosyal yaşantısının ve zihinsel süreçlerinin olumsuz etkilenmemesini sağlamalısınız. Tatil haftasının en azından bir ya da iki gününü ’ekransız gün’ olarak belirlemelisiniz. Ekran vermeden yapılabilecek birçok şey var. Lütfen TV, tablet ve telefonu bir sıkılmama aracı olarak görmeyelim. Tüm çocuklarımıza, anne babalarıyla birlikte sevgi dolu bir tatil diliyorum” şeklinde açıklamasını sonlandırdı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>KBÜ’lü akademisyenlerden savunma sanayisi ve askeri alanlara özel yüksek çözünürlüklü milli ekran hamlesi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kbulu-akademisyenlerden-savunma-sanayisi-ve-askeri-alanlara-ozel-yuksek-cozunurluklu-milli-ekran-hamlesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Nov 2023 17:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Belli]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[Ekran]]></category>
		<category><![CDATA[Prototip]]></category>
		<category><![CDATA[Tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=143395</guid>

					<description><![CDATA[Karabük Üniversitesi ve ASELSAN iş birliğiyle yapılan çalışma ile özellikle savunma sanayisi ve askeri alanlarda, yüksek çözünürlüğe ve yüksek kontrast oranına sahip ekranların ihtiyaca yönelik ve tamamen bağımsız olarak tasarlanıp üretilmesi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabük Üniversitesi ve ASELSAN iş birliğiyle yapılan çalışma ile özellikle savunma sanayisi ve askeri alanlarda, yüksek çözünürlüğe ve yüksek kontrast oranına sahip ekranların ihtiyaca yönelik ve tamamen bağımsız olarak tasarlanıp üretilmesi hedefleniyor.<br />
<br />Yapılan çalışma kapsamında ilk etapta düşük çözünürlükte bir prototip hazırlayan akademisyenler şimdiki aşamada yüksek çözünürlüğe sahip olan, özellikle askeri alanlarda arazi, sıcaklık, toz, su koşulları gibi belli özelliklere sahip yüksek çözünürlüğe sahip olacak şekilde milli ekran çalışmasını sürdürüyor.<br />
<br />“İnce Film Transistor Dizinlerinin Geliştirilmesi” çalışmasıyla OLED teknolojisinin hareketli görüntüler oluşturabilir özellikte ve renkli piksel yapılarını destekleyecek şekilde ASELSAN tarafından kazanılması sonucunda yüksek çözünürlüklü özgün ekranlar askeri amaçlarla istenen ebatlarda özel olarak tasarlanabilecek ve özellikle aviyonik uygulamalarda kullanılabilecek.<br />
<br />ASELSAN ile birlikte yürüttükleri proje ile yerli üretim olacak şekilde yüksek çözünürlüklü ekran yapımı gerçekleştirebileceklerini ifade eden Mühendislik Fakültesi Tıp Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamila Anutgan, “Biz AMOLED ekran için İnce Film Transistörlerimizi cam üzerinden kendi imkanlarımızla Karabük Üniversitesinde üretmekteydik. ASELSAN ile yapılan görüşmeler ve verilen destek neticesinde İnce Film Transistörü Dizin üretiminin sanayide de uygulanması mümkün olacak. Hem yarı iletken hem yalıtkan hem de metal özelliklerini taşıyan çeşitli ince filmleri üretebilmekteyiz. Bunların hepsini kullanarak bir aygıt ortaya çıkarmaktayız. Aygıtı kullanarak bir ekranın devresini oluşturabilirsiniz. Bizim de amacımız İnce Film Transistörü dizini ve organik ışık yayan diyotu kullanarak ve bunların ikisini birleştirerek bir ekran prototipi ortaya koymaktır. Düşük çözünürlükte bir prototipimiz mevcuttur. Şimdiki aşamada biz yüksek çözünürlüğe geçmekteyiz. Bu araştırmalarımızı biz sürdürürken aslında amacımız sadece uluslararası literatüre katkıda bulunmaktaydı. ASELSAN ile birlikte yürüttüğümüz bu proje sayesinde artık bir millileştirme söz konusu ve savunma sanayimizde de İnce Film Transistörü ile dizin üretiminin mümkün olması sağlanacaktır” dedi.</p>
<p>“Aygıt kalitesinde İnce Film Transistör üreten ilk ve tek grup”<br />
<br />Aygıt kalitesinde İnce Film Transistör üreten ilk ve tek grup olduklarını söyleyen Teknoloji Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Prof. Dr. Mustafa Anutgan, “İlk başta basit malzemelerle başladık üretime. O malzemeleri geliştirerek ve farklı malzemeleri bir arada art arda üreterek, daha sonrasında onların desenlenmesi gibi süreçlere tabi tutarak aygıt üretimini başardık. Ürettiğimiz aygıtlar ekran teknolojisinin temelini oluşturan İnce Film Transistörler. Bu transistörler ekranda bulunan piksel dediğimiz ışık veya noktaların hangi zamanda hangi şiddette yanacağına karar veriyor. Bunu biz Türkiye’de ilk defa yapan grubuz. Bu tür çalışmalar yapan gruplar var ancak daha çok onlar araştırma alanında yer alıyor. Biz direkt ürüne yönelik bir çalışma yapmaya çalışıyoruz. Bu alanda da aygıt kalitesinde İnce Film Transistör üreten ilk ve şimdilik tek grubuz. Bunu duyan ve öğrenen ASELSAN bu alanda bir ilerleme misyonları olduğu için bizimle iletişime geçtiler ve bir proje başlattık. Bu projede şu anda ilk başta düşük çözünürlükte bir ekran prototipi ürettik. Şimdi de yüksek çözünürlüğe geçiş yaptık. Yüksek çözünürlükte de matris içinden yani ekranın içerisindeki her bir pikselden ayrı ayrı ölçümler ve sonuçlar almaya başladık” diye konuştu.</p>
<p>“Uzak Doğu’dan Avrupa’ya kadar bu alanda çalışan ve ürün üreten herhangi bir ülke yok”<br />
<br />Ekran teknolojisinin günümüzün temel parçalarından biri olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Mustafa Anutgan, “Cep telefonlarından, televizyonlara birçok alanda kullanılıyor. Ancak bu sivil dediğimiz pazar belli büyük şirketlerin tekelinde gibi düşünebilirsiniz. Bizim ürettiğimiz ekranlar daha çok özel kullanıma ve ASELSAN ile çalıştığımız için daha çok askeri alandaki ekranlara uygulanacak. Bu ekranların sivil ekranlardan farkı, belli koşulları sağlaması. Arazi, sıcaklık, toz, su koşulları, bunları sağlayacak şekilde belli özelliklere sahip olması gerekiyor. Bu alanda geliştirmeleri yapıyoruz” şeklinde sözlerini sürdürdü.<br />
<br />Prof. Dr. Mustafa Anutgan, ekran teknolojisine sahip belli sayıda ülke olduğunu ifade ederek, “Özellikle Uzak Doğu’da belli ülkeleri biliyoruz ve Avrupa’da birkaç ülke bu alanda yetkin. Ancak Uzak Doğu’dan Avrupa’ya kadar bu alanda çalışan ve ürün üreten herhangi bir ülke yok. Biz burada kendi başımıza ve herhangi bir yere bağlı olmadan sıfırdan başlayarak ekran oluşturabilecek yetkinliğe sahip oluyoruz” diye konuştu.</p>
<p>“Kendi ürünümüzü kendi tasarımıyla üretebilir hale geleceğiz”<br />
<br />“Askeri uygulamalarda herhangi bir yerde bir ekran ihtiyacı olduğunda dışarıdan herhangi bir sipariş beklemek zorunda kalmadan kendi ürünümüzü kendi tasarımıyla üretebilir hale geleceğiz” diyen Prof. Dr. Mustafa Anutgan, şu anda prototip üretim aşamasında olduklarını, dile getirdi.<br />
<br />Bu kapsamda testler yaptıklarını da söyleyen Prof. Dr. Anutgan, şunları söyledi:<br />
<br />“Düşük çözünürlükte prototipini ürettik, yüksek çözünürlükte işler daha karmaşıklaşıyor ve daha zorlaşıyor. Burada da belli bir yol katettik, matris içinden belirli pikselleri adresleme yaparak ölçümleri alabiliyoruz. Bunun topyekun olarak bir ekrana dönüşmesi yine birkaç yıl sürecektir. Birkaç yıl içerisinde ekranlarımızı çalışır vaziyette ve prototip şeklinde görmüş olmayı umuyoruz.”<br />
<br />“Minyatür OLED Ekran Birimi Geliştirilmesi Projesi” kapsamında Karabük Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Anutgan ve Mühendislik Fakültesi Tıp Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamila Anutgan, Demir Çelik Enstitüsü Malzeme Araştırma ve Geliştirme Merkezinde (MARGEM) yaptıkları “İnce Film Transistör Dizinlerinin Geliştirilmesi” çalışmasıyla ekran arkapanel geliştirilmesi ve prototip üretimi çalışmalarını yürütüyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
	</channel>
</rss>
