<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:alsat="https://alsat.kkerem.com/ns" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>dikkat &#8211; Karabük Postası</title>
	<atom:link href="https://karabukpostasi.com/etiket/dikkat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<description>Karabük, Safranbolu, Yenice, Eskipazar ve ilçelerinden son dakika haberleri, yerel gündem, spor, ekonomi ve tüm gelişmeler Karabük Postası’nda.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 May 2026 09:22:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/10/67107f97768fa.webp</url>
	<title>dikkat &#8211; Karabük Postası</title>
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yeni yüzyılın yeni hastalığı: &#8220;Parlayan nesneler sendromu&#8221; uyarısı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yeni-yuzyilin-yeni-hastaligi-parlayan-nesneler-sendromu-uyarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 09:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Ekran]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Özkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Parlayan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=280927</guid>

					<description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, akıllı telefon, tablet, sosyal medya ve parlak ekranların insan beyninde dikkat dağınıklığına yol açtığını belirterek, ’parlayan nesneler sendromu’nun özellikle gençler arasında hızla yayıldığını ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, akıllı telefon, tablet, sosyal medya ve parlak ekranların insan beyninde dikkat dağınıklığına yol açtığını belirterek, ’parlayan nesneler sendromu’nun özellikle gençler arasında hızla yayıldığını söyledi.<br />
<br />Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte insanların &#8220;Parlayan Nesneler Sendromu (PNS)&#8221; ya da İngilizce adıyla &#8220;Shiny Object Syndrome (SOS)&#8221; tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Özkaya, özellikle çocuklar ve gençlerin akıllı telefon, tablet, televizyon ve bilgisayar oyunlarından uzaklaşamadığına dikkat çekerek, bu durumun zamanla ciddi dikkat dağınıklığı ve odaklanma problemlerine neden olduğunu belirtti.</p>
<p>&#8220;Beynimizi esir alıyor&#8221;<br />
<br />Sürekli yeniliklere, parlak ekranlara ve moda akımlara yönelme isteğinin &#8220;Parlayan Nesneler Sendromu&#8221; olarak tanımlandığını kaydeden Özkaya, &#8220;İnsanlar artık nihayetinde ne kadar faydalı olduğuna bakmaksızın yeni ve dikkat çekici olana yöneliyor. Parlayan ekranlar önce gözümüzü, sonra dikkatimizi, en sonunda ise beynimizi esir alıyor&#8221; dedi.<br />
<br />Teknolojinin günlük hayatın merkezine yerleştiğini vurgulayan Özkaya, insanların ders çalışırken, kitap okurken ya da işine odaklanmışken gelen bildirimlerle dikkatlerinin dağıldığını söyledi. Özkaya, &#8220;Bir bildirim sonrası dikkatin yeniden toparlanması kişiden kişiye değişmekle birlikte 15 dakikaya kadar sürebiliyor. İnsanlar internette araştırma yapmak isterken kendilerini bambaşka mecralarda bulabiliyor, reklamlar ve sosyal medya içerikleri tüketim çılgınlığını artırıyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Ailelerin çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutması gerekli&#8221;<br />
<br />Parlayan nesnelerin sadece çocukları değil her yaş grubunu etkilediğini belirten Özkaya, sosyal medya paylaşımlarını merak etme, sürekli yeni ürün satın alma isteği ve kısa sürede değişen düşüncelerin de bu sendromun belirtileri arasında yer aldığını kaydetti. Özkaya, özellikle sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve dijital ekranların yoğun kullanımının insanları gerçek dünyadan uzaklaştırdığını ifade ederek, ailelerin çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutması gerektiğini sözlerine ekledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>PROJELER DEVAM EDECEK Mİ?   </title>
		<link>https://karabukpostasi.com/projeler-devam-edecek-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berkay Doğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 06:30:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[karabük valiliği]]></category>
		<category><![CDATA[memnuniyet]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Vatandaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=274679</guid>

					<description><![CDATA[VALİ YAVUZ’UN BAŞLATTIĞI PROJELERİN GELECEĞİ MERAK KONUSU Karabük’te görev yaptığı süre boyunca hayata geçirdiği projelerle dikkat çeken ve kısa sürede vatandaşların takdirini kazanan Vali Mustafa Yavuz’un Adana’ya atanmasının ardından, başlatılan çalışmaların akıbeti kamuoyunda merak edilmeye başlandı. Görev süresi boyunca yoğun mesai temposuyla öne çıkan Yavuz, günün her saatinde sahada olması ve vatandaşla doğrudan temas kurmasıyla [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VALİ YAVUZ’UN BAŞLATTIĞI PROJELERİN GELECEĞİ MERAK KONUSU</strong></p>
<p>Karabük’te görev yaptığı süre boyunca hayata geçirdiği projelerle dikkat çeken ve kısa sürede vatandaşların takdirini kazanan Vali Mustafa Yavuz’un Adana’ya atanmasının ardından, başlatılan çalışmaların akıbeti kamuoyunda merak edilmeye başlandı.</p>
<p>Görev süresi boyunca yoğun mesai temposuyla öne çıkan Yavuz, günün her saatinde sahada olması ve vatandaşla doğrudan temas kurmasıyla biliniyordu. Bu yaklaşım, Karabük’te kamu hizmetlerinin daha etkin ve hızlı yürütülmesine katkı sağladı.</p>
<p><strong>ÖRNEK PROJELER HAYATA GEÇİRİLDİ</strong></p>
<p>Yavuz döneminde uygulamaya konulan “Tabiat Karabük”, “İşte Birlik Güçte Birlik (Kamu-STK İş Birliği)”, “Eğitim Kenti Karabük” ve özellikle “Vatandaş Memnuniyetini Ölçme ve Artırma Projesi”, kentte önemli dönüşümlere öncülük etti. Bu projeler, hem yerel yönetim anlayışına yeni bir soluk getirdi hem de Türkiye genelinde örnek gösterilen uygulamalar arasında yer aldı.</p>
<p><strong>VATANDAŞ MEMNUNİYETİNDE DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ</strong></p>
<p>Vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla yürütülen memnuniyet projesi kapsamında, kamu hizmetlerinin kalitesi doğrudan ölçüldü. Vatandaşlarla yapılan görüşmelerde hizmetlere ilişkin geri bildirimler titizlikle değerlendirildi.</p>
<p>Valilik verilerine göre 2024 yılında 9 bin 543 kişi telefonla aranırken, 5 bin kişiyle görüşme gerçekleştirildi. Bu görüşmeler sonucunda 663 teşekkür, 404 şikâyet ve 552 talep ile öneri kaydedildi.</p>
<p>2025 yılında ise proje kapsamı genişletildi. 11 bin 560 kişi aranırken, 6 bin 475 kişiyle birebir görüşme yapıldı. Teşekkür sayısı bin 435’e yükselirken, 569 şikayet ve 671 talep ile öneri alındı. Ayrıca kamu kurumlarına yönelik 45 başarı ve teşekkür belgesi verildi.</p>
<p><strong>GÖZLER 2026 YILINDA</strong></p>
<p>Vali Yavuz’un Karabük’ten ayrılmasının ardından, söz konusu projelerin devam edip etmeyeceği şehirde en çok konuşulan konular arasında yer alıyor. Vatandaşlar, mevcut çalışmaların sürdürülmesinin yanı sıra yeni projelerin de hayata geçirilmesini bekliyor.</p>
<p>Yetkililerden henüz resmi bir açıklama yapılmazken, projelerin aynı kararlılıkla devam etmesi halinde 2026 yılı sonunda hem katılım hem de memnuniyet oranlarında artış yaşanabileceği öngörülüyor.</p>
<p>Kamu hizmetlerinin denetlenmesi ve vatandaş memnuniyetinin artırılması açısından büyük önem taşıyan bu çalışmaların yeni dönemde nasıl şekilleneceği ise merakla bekleniyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Doç. Dr. Ayhan Babaroğlu: &#8220;Sürekli ekranla vakit geçiren çocuklarda beyin gelişimi dengesiz ilerleyebilir&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/doc-dr-ayhan-babaroglu-surekli-ekranla-vakit-geciren-cocuklarda-beyin-gelisimi-dengesiz-ilerleyebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Ekran]]></category>
		<category><![CDATA[Etki]]></category>
		<category><![CDATA[Gelişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=274708</guid>

					<description><![CDATA[Çocukların ekran başında geçirdiği sürenin etkileriyle ilgili ailelere önemli uyarılarda bulunan Doç. Dr. Ayhan Babaroğlu, "Sürekli ekranla vakit geçiren çocuklarda sosyal etkileşim azaldığı için beyin gelişimi dengesiz ilerleyebilir" dedi. Hitit ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların ekran başında geçirdiği sürenin etkileriyle ilgili ailelere önemli uyarılarda bulunan Doç. Dr. Ayhan Babaroğlu, &#8220;Sürekli ekranla vakit geçiren çocuklarda sosyal etkileşim azaldığı için beyin gelişimi dengesiz ilerleyebilir&#8221; dedi.<br />
<br />Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayhan Babaroğlu, son dönemde gündeme gelen çocukların teknolojik cihaz kullanımıyla ilgili önemli uyarılarda bulundu. Dijital cihazların çocuklar için hem fırsat hem de risk barındırdığına dikkat ceken Doç. Dr. Babaeoğlu, &#8220;Teknoloji doğru kullanıldığında öğrenmeyi destekler, ancak kontrolsüz kullanım çocukların dikkat, duygu yönetimi ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilir&#8221; dedi.<br />
<br />Çocuk beyninin özellikle ilk 5 yılda çok hızlı geliştiğini belirten Babaroğlu, bu dönemde çevresel etkileşimin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, &#8220;Beyin ’kullan ya da kaybet’ prensibiyle çalışır. Çocuk neyle daha çok vakit geçirirse beyin o yönde gelişir. Sürekli ekranla vakit geçiren çocuklarda sosyal etkileşim azaldığı için beyin gelişimi dengesiz ilerleyebilir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Gelişimi olumsuz etkileyebilir&#8221;<br />
<br />Beynin &#8220;yönetim merkezi&#8221; olarak bilinen prefrontal korteksin gelişimine dikkat çeken Babaroğlu, bu bölgenin dikkat, planlama, sabır, dürtü kontrolü ve doğru karar verme gibi hayati becerilerden sorumlu olduğunu belirtti. Hızlı dijital uyaranların çocuk gelişimine doğrudan etki ettiğini kaydeden Babaroğlu, &#8220;Prefrontal korteks çocukluk ve ergenlik boyunca gelişir. Yani bir çocuğun kendini kontrol etme, sabretme ya da doğru karar verme becerisi zamanla olgunlaşır. Ancak hızlı, sürekli değişen dijital uyaranlar bu gelişimi olumsuz etkileyebilir&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Öğrendiklerini kalıcı hale getirememesine yol açıyor&#8221;<br />
<br />Aşırı ekran kullanımının çocuklarda dikkat süresini kısalttığını, odaklanmayı zorlaştırdığını ve ani tepki verme eğilimini artırdığını belirten Babaroğlu, sürekli hızlı içerik tüketen çocukların gerçek hayattaki daha yavaş süreçlere uyum sağlamakta zorlanabildiğine vurgu yaptı. Babaroğlu, tablet, telefon ve sosyal medya kullanımında beğeniler ve oyun içi ödüller çocukların beyninde dopamin salgısını arttırdığını ve bunun da sabırsızlık, dikkat dağınıklığı ve kontrol kaybına sebep olabileceğini söyledi. Ekranlardan yayılan mavi ışığın çocukların uyku düzenini bozduğuna dikkat çeken Babaroğlu, &#8220;Yatmadan önce kullanılan telefon ve tabletler uyku hormonunu baskılıyor. Bu da çocukların hem daha az uyumasına hem de öğrendiklerini kalıcı hale getirememesine yol açıyor&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Yoğun ekran kullanımının çocukların empati kurma, duygu kontrolü ve sosyal iletişim becerilerini zayıflatabileceğini belirten Babaroğlu, yüz yüze iletişimin yerinin doldurulamayacağını söyledi. Babaroğlu, çocukların sağlıklı gelişimi için ailelere şu önerilerde bulundu:<br />
<br />&#8220;0-2 yaşta ekran kullanımından kaçınılmalı, 2-5 yaşta günde en fazla 1 saatle sınırlandırılmalı, yatmadan en az 1 saat önce ekran kapatılmalı. Çocuklar ekranı tek başına değil, ebeveynle birlikte kullanmalı. Hızlı ve aşırı uyarıcı içerikler sınırlandırılmalı. Açık hava oyunları ve sosyal aktiviteler artırılmalı. Ekran ’susturma aracı’ olarak kullanılmamalı, ev içinde ortak dijital kurallar oluşturulmalı ve aileler çocuklara örnek olmalı.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Karabük&#8217;te ailenin temelleri öğrencilere anlatıldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/soguksuya-yeni-saglik-ocagi-ve-ticaret-merkezi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berkay Doğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:07:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[aile kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[işlev]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[teknik bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[tobb]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=273730</guid>

					<description><![CDATA[Karabük Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Psikolog Sanem Yıldız, Karabük Üniversitesi TOBB Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencileriyle bir araya geldi. “Aile Kurumunun Önemi ve İşlevleri” başlıklı eğitimde Yıldız, ailenin bireyin hayatındaki vazgeçilmez yerine dikkat çekerek, sağlıklı bir kişilik gelişiminin ilk adımlarının aile ortamında atıldığını söyledi. Eğitimde, ailenin yalnızca bir yaşam alanı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karabük Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Psikolog Sanem Yıldız, Karabük Üniversitesi TOBB Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencileriyle bir araya geldi. “Aile Kurumunun Önemi ve İşlevleri” başlıklı eğitimde Yıldız, ailenin bireyin hayatındaki vazgeçilmez yerine dikkat çekerek, sağlıklı bir kişilik gelişiminin ilk adımlarının aile ortamında atıldığını söyledi.</strong></p>
<p>Eğitimde, ailenin yalnızca bir yaşam alanı olmadığını, aynı zamanda bireyi topluma hazırlayan en önemli yapı taşı olduğunun altı çizildi. Psikolog Yıldız, ailenin duygusal destek sağlama, toplumsal uyumu kazandırma ve sağlıklı kimlik gelişimini destekleme konusunda kritik işlevler üstlendiğini belirtti. <strong>“Güçlü aile bağları, güçlü bireyler ve sağlıklı toplumlar oluşturur”</strong> mesajı katılımcılarla paylaşıldı.</p>
<p>Günümüzde aile yapısını tehdit eden sosyal ve bireysel sorunlara da değinilen programda, öğrencilere etkili iletişim kurma, empati geliştirme ve aile içi ilişkileri güçlendirme konularında önemli kazanımlar aktarıldı. Etkinliğin sonunda, gençlerin aile kavramına ilişkin bilinç düzeylerinin artırılması ve sağlıklı ilişkiler kurabilen bireyler olarak topluma katkı sunmalarının hedeflendiği vurgulandı.</p>
<p>Karabük Üniversitesi yetkilileri, bu tür farkındalık eğitimlerinin devam edeceğini belirterek, Psikolog Sanem Yıldız’a ve Karabük Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne katkılarından dolayı teşekkür etti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Dikkat dağıtan ortama rağmen dikkat çekmeyi başardılar</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/dikkat-dagitan-ortama-ragmen-dikkat-cekmeyi-basardilar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 13:52:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[Sessiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=272005</guid>

					<description><![CDATA[Bartın’da kent meydanında gerçekleşen sessiz kitap okuma etkinliğine katılanlar, çevredeki ses ve gürültüye rağmen pür dikkat kitap okuyarak, dikkat çekmeyi başardı. Kültür ve Turizm bakanlığı organizesiyle ve 62. Kütüphane Haftası nedeniyle 81 ilde ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bartın’da kent meydanında gerçekleşen sessiz kitap okuma etkinliğine katılanlar, çevredeki ses ve gürültüye rağmen pür dikkat kitap okuyarak, dikkat çekmeyi başardı.<br />
<br />Kültür ve Turizm bakanlığı organizesiyle ve 62. Kütüphane Haftası nedeniyle 81 ilde eş zamanlı olarak gerçekleşen sessiz kitap okuma etkinliği, Bartın Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. İl Halk Kütüphanesi girişimiyle düzenlenen etkinliğe kütüphaneciler, öğrenciler, izciler, gençlik liderleri ve vatandaşlar katıldı. Katılımcılar meydandaki, oynayan çocukların sesi, lunaparktaki çarpışan araç ve salıncakların gürültülerine rağmen 30 dakika  boyunca kitap okudu. Dikkat dağıtan ortama rağmen pür dikkat, kitaplarını okuyan grup, alandan geçen bazı insanların dikkatini çekmeyi başardı. Kitap okuyanları gören vatandaşlardan kimisi dikkatle kitap okuyanlara bakarken, kimileri ise cep telefonu ile etkinliği görüntüledi. Bazıları ise alanda bulunan gezici kütüphaneden bir kitap alarak, grubun arasına karıştı.<br />
<br />Etkinlik hakkında bilgi veren İl Halk Kütüphanesi Müdürü Tülay Erduran, ’’Tüm Türkiye genelinde 62. Kütüphane Haftası nedeniyle eş güdümlü olarak Sessiz Kitap Okuma etkinliği düzenlendi. Bartın Halk Kütüphanesi olarak kitap okuma etkinliğini,  Bartın Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün destekleriyle Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirdik. Tüm katılımcılara teşekkür ediyoruz’’ dedi.<br />
<br />Meydanda 30 dakika boyunca sessizce kitap okuyan grup, etkinlik sonunda sessizce alandan ayrıldı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Susuz kalan beyinde hücreler arası iletişim yavaşlıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/susuz-kalan-beyinde-hucreler-arasi-iletisim-yavasliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jan 2026 13:30:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Sıvı]]></category>
		<category><![CDATA[susuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=263807</guid>

					<description><![CDATA[Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, yetersiz sıvı tüketiminin beyin fonksiyonları üzerindeki tahribatına dikkat çekti. Beynin yüzde 75’inin sudan oluştuğunu hatırlatan Demirel ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, yetersiz sıvı tüketiminin beyin fonksiyonları üzerindeki tahribatına dikkat çekti. Beynin yüzde 75’inin sudan oluştuğunu hatırlatan Demirel, &#8220;Susuzlukla birlikte beyne giden kan hacmi azalır, bu da kısa süreli unutkanlık ve öğrenme sorunlarına yol açar&#8221; uyarısında bulundu.<br />
<br />BEÜN Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, günlük hayatın koşuşturmacasında ihmal edilen su tüketiminin beyin sağlığı üzerindeki kritik etkilerini anlattı. Hafif düzeydeki sıvı kaybının dahi zihinsel performansı düşürdüğünü belirten Demirel, susuzluğun beyindeki sinir hücreleri arasındaki iletişimi yavaşlattığını, bunun sonucunda konsantrasyon güçlüğü ve kelime bulmakta zorlanma gibi belirtilerin ortaya çıktığını ifade etti.</p>
<p>&#8220;Konuşurken kelime bulamıyorsanız sebebi susuzluk olabilir&#8221;<br />
<br />Susuzluğun beyin hücreleri üzerindeki doğrudan etkisini anlatan Doç. Dr. Demirel, süreci şu sözlerle aktardı:<br />
<br />&#8220;Beynin yaklaşık yüzde 75’i sudan oluşur ve yeterli sıvı alınmadığında beyin hücreleri arasındaki iletişim yavaşlar. Bu durum dikkat azalması, konsantrasyon güçlüğü, özellikle kısa süreli unutkanlık da kendini gösterir. Hafif susuzluk bile zihinsel performansı olumsuz olarak etkiler. Susuzlukla birlikte beyne giden kan hacmi azalır. Bu da beyne giden oksijen miktarını, besin miktarını düşürür. Aynı zamanda elektrolit dengesizlikler olur. Sonuç olarak sinir hücreleri arasındaki iletişim yavaşlar. Bu da kısa süreli unutkanlık, öğrenme ve hafıza sorunlarına sebep olur. Genellikle dikkat ve kısa süreli bellek etkilenir. Yani kişi eşyaları koyduğu yeri hatırlayamaz, konuşurken kelime bulmakta zorlanır. Bazen kişilerin isimlerini unutabilir. Hatta yaptığı işi yarım bırakabilir. Bu tür unutkanlıklar çoğu zaman yeterli sıvı alımıyla birlikte düzelir.&#8221;</p>
<p>Yaşlılar için ‘Sessiz Tehlike’ kronik susuzluk<br />
<br />Yaş ilerledikçe susuzluk hissinin azaldığına dikkat çeken Demirel, yaşlı bireylerin farkında olmadan kronik susuzluk yaşadığını belirterek, &#8220;Yaşla birlikte susuzluk hissi azalır. Bu nedenle de yaşlı bireyler farkında olmadan kronik susuzluk yaşayabilirler. Bu durum konfüzyon dediğimiz dalgınlık, dikkat eksikliği, ani ve kısa süreli bellek bozukluklarına sebep olabilir. O yüzden beyin sağlığı için yaşlıların da yeterli miktarda sıvı alımına dikkat etmek gerekir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Çay ve kahve kesinlikle su yerine geçmez&#8221;<br />
<br />Sıvı alımında doğru bilinen yanlışlara değinen ve demans riskine vurgu yapan Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
<br />&#8220;Susuzluk doğrudan Alzheimer’a neden olmaz. Ancak beyin fonksiyonları geçici olarak bozulabilir. Hatta mevcut bilişsel durumu kötüleştirebilir. Uzun süreli tekrarlayan sıvı eksikliği beyin sağlığı için bir risk olarak kabul edilir ve ilerleyen dönemde unutkanlığa, demansa sebep olabilir. Genel olarak erişkin bir bireyin 2-2,5 litre sıvı alınımını önermekteyiz ama bu yaşına kişinin fiziksel aktivitesine, hava sıcaklığına hatta sağlık durumuna göre değişebilir. Bunun en önemli göstergesi idrar renginin açık sarı olmasıdır. Çay ve kahve kesinlikle su yerine geçmez hatta bunların idrar söktürücü etkisi de bilinmekte. Bu nedenle suyun yerini tutmazlar. Unutkanlığı olan bireyler mutlaka sıvı alımına, yeterli beslenmeye, düzenli uykuya dikkat etmeleri gerekiyor. Ama bunları yerine getirdiği halde kişinin unutkanlıkları devam ediyorsa mutlaka bir doktora başvurmasını öneriyoruz.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Motosikletli kaputa yapıştı, otomobil motosikletlinin üstünden geçti</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/motosikletli-kaputa-yapisti-otomobil-motosikletlinin-ustunden-gecti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 09:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>
		<category><![CDATA[motosiklet]]></category>
		<category><![CDATA[Motosikletli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=263017</guid>

					<description><![CDATA[Amasya’da bir motosikletli kavşakta önüne çıkan otomobile hızla çarparak kaputa yapıştı. Başka bir kazada ise otomobil motosikletlinin üstünden geçti. Emniyet Genel Müdürlüğü o kazaların görüntülerini, ’Biraz daha dikkatli olsalardı bu kazalar ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amasya’da bir motosikletli kavşakta önüne çıkan otomobile hızla çarparak kaputa yapıştı. Başka bir kazada ise otomobil motosikletlinin üstünden geçti. Emniyet Genel Müdürlüğü o kazaların görüntülerini, ’Biraz daha dikkatli olsalardı bu kazalar olmayabilirdi’ notuyla paylaştı.</p>
<p>Kaputa yapışan motosikletlinin kaskı başından fırladı<br />
<br />Amasya merkez Mustafa Kemal Paşa Caddesi eski lise kavşağında bir motosikletli kaygan yolda önüne çıkan otomobile hızla çarptı. Adeta kaputa yapışan motosikletlinin kaskı başından fırladı. Kaza anı kameraya yansıdı.</p>
<p>Hız ve dikkatsizlik<br />
<br />Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Daire Başkanlığı, Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) tarafından kaydedilen kazalara ait görüntüleri paylaştı. Motosikletlerin hız ve dikkatsizlik nedeniyle karıştığı kazalar dikkat çekti. 163 binden fazla motorlu kara taşıtının bulunduğu şehirde bu oranın yüzde 20’sini motosikletler oluşturuyor.</p>
<p>Yaya ve sürücü sürüklendi<br />
<br />Eski otogar mevkiinde yaya geçidinden geçen iki yayadan birine hızla gelen motosiklet çaptı. Yaya ve sürücünün metrelerce sürüklendiği anlar kameralara yansıdı.</p>
<p>Araç kuryenin üstünden geçti<br />
<br />Bahçeleriçi Mahallesi’nde de motosikletli kurye hızla girdiği kavşakta kayarak aracın altında kaldı. Kazada duramayan araç kuryenin üstünden geçti. Korku dolu anlarda motosikletlinin imdadına çevredekilerin yetiştiği görüldü.</p>
<p>&#8220;Hayatımdan motosikleti çıkardım&#8221;<br />
<br />6 ay önce Kirazlıdere Mahallesi’nde motosikletinin bir otomobille çarpışması sonucu yaşadığı kazada sol ayağı 20 yerden kırılan Murat Güneş, &#8220;Motosiklette kaporta yok. Kaporta sizsiniz. Allah’tan başımda kaskım olduğu için beynim hasar almadı. Motosikletim pert oldu. Yenisini de almayacağım. Hayatımdan motosikleti çıkardım&#8221; dedi.</p>
<p>6 ayda 4 ameliyat oldu<br />
<br />Zorlu tedavi sürecinde 4 kez ameliyat geçirdiğini anlatan Güneş, &#8220;Sürücüler motosiklete dikkatli binsinler. Hatta kış aylarında hiç dışarı çıkarmasınlar. Çünkü motosiklet kazası geçirip daha hala ayağa kalkamamış insanlar gördüm. Düzgün kask ve koruyucu malzemeler çok önemli&#8221; diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Kış mevsimi solunum yolu enfeksiyonu riskini artırıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kis-mevsimi-solunum-yolu-enfeksiyonu-riskini-artiriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 09:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Sars]]></category>
		<category><![CDATA[Toplu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=262781</guid>

					<description><![CDATA[Kış mevsimine girilmesiyle birlikte hava sıcaklıklarında yaşanan ani değişimler, vücut dengesini olumsuz etkileyerek enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riskini artırıyor. Uzmanlar, bu dönemde özellikle solunum yolu enfeksiyonlarına karşı dikkatli ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış mevsimine girilmesiyle birlikte hava sıcaklıklarında yaşanan ani değişimler, vücut dengesini olumsuz etkileyerek enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riskini artırıyor. Uzmanlar, bu dönemde özellikle solunum yolu enfeksiyonlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.<br />
<br />Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr..Gürdal Yılmaz, son dönemlerde SARS-CoV denilen Covid-19 enfeksiyonlarının bittiği yönünde  bir algı oluştuğunu ancak tek tük de olsa vakalar ortaya çıktığını hatırlattı. Prof. Dr. Gürdal Yılmaz &#8220;Kış mevsimine girmekle birlikte hava bazen karlı, bazen de güneşli oluyor. Dolayısıyla hava sıcaklıklarında dalgalanmalar yaşanıyor. Bu dalgalanmalarla birlikte vücudumuzun dengesi bozulabiliyor. Bu durum, bizi enfeksiyon hastalıklarına yatkın hâle getiriyor. Özellikle influenza virüsü, norovirüs, RSV virüsü ve SARS ile karşılaşıyoruz. SARS-CoV dediğimiz Covid-19 enfeksiyonlarının bittiği gibi bir algı var ancak tek tük de olsa vakalar ortaya çıkıyor&#8221; dedi.<br />
<br />Dünyanın birçok yerinden koronavirüs vakalarının bildirilmeye devam ettiğine dikkat çeken Yılmaz, &#8220;Kış mevsimine girmekle birlikte hava bazen karlı, bazen de güneşli oluyor. Dolayısıyla hava sıcaklıklarında dalgalanmalar yaşanıyor. Bu dalgalanmalarla birlikte vücudumuzun dengesi bozulabiliyor. Bu durum, bizi enfeksiyon hastalıklarına yatkın hâle getiriyor. Özellikle influenza virüsü, norovirüs, RSV virüsü ve SARS ile karşılaşıyoruz. SARS-CoV dediğimiz Covid-19 enfeksiyonlarının bittiği gibi bir algı var ancak tek tük de olsa vakalar ortaya çıkıyor. Özellikle eşlik eden bir hastalığı olan kişilerde bu enfeksiyonlar daha ağır seyrede biliyor. İnfluenza da ağır seyrede biliyor. Kliniğimize gelen hastalarımızın hemen hemen yarısı solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle başvuruyor. Bunların birkaç tanesi influenza, ara ara da SARS olabiliyor. Bunlara dikkat etmemiz gerekiyor. Bunun için önlemlerimizi almamız şart. Beslenmemize ve uykumuza dikkat etmemiz gerekiyor. Dünyanın hemen hemen her yerinden koronavirüs vakaları bildiriliyor. Koronavirüs ile ilgili yeni aşı çalışmaları hâlen devam ediyor. Riskli hastalığı olan, özellikle kalp ve akciğer hastalığı bulunan kişilerde aşılar hayat kurtarıcıdır. Temkinli bir şekilde aşı çalışmaları sürdürülüyor&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;10 kişiden 3-4’ü öksürüyor&#8221;<br />
<br />Toplu alanlarda öksürüğün oldukça yaygın hâle geldiğini belirten Yılmaz, bir alışveriş merkezinde 10 kişiden en az 3-4’ünün öksürdüğünü kaydederek, &#8220;Bir alışveriş merkezine gittiğinizde, 10 kişiden en az 3-4’ünün öksürdüğünü görebilirsiniz. Öksürük bir savunma mekanizması olmakla birlikte balgamı söküp atarken etrafa yayılmaya da neden olabiliyor. Bu durum mikroorganizmaların başka insanlara bulaşmasını kolaylaştırıyor. O nedenle toplu alanlarda daha dikkatli olmalı, bulaş açısından kendimizi korumalıyız. Öksürük, solunum yollarında herhangi bir durumun göstergesi olabilir. Bu durum alerjik de olabilir, enfeksiyona bağlı da gelişebilir. Ayrıca geniz akıntısına bağlı olarak da öksürük görülebilir&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Toplumda virüse karşı bir bağışıklık gelişti&#8221;<br />
<br />Toplumda virüse karşı bir bağışıklılık geliştiğine dikkat çeken Yılmaz, &#8220;Toplumda virüse karşı bir bağışıklık gelişti. Virüsün önceki dönemlere göre daha az ölümcül seyretmesi söz konusu. Nasıl ki 2010 yılında görülen Domuz Gribi (H1N1) günümüzde tek tük vaka olarak karşımıza çıkıyorsa, SARS-CoV-2’yi de ilerleyen dönemlerde bu şekilde göreceğiz. Burada önemli olan, özellikle KOAH, kalp hastalığı ve diyabet gibi eşlik eden hastalıkları olan kişilerin bu enfeksiyonlardan korunmasıdır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Bu dönemde en sık solunum yolu enfeksiyonları ile karşılaşıyoruz&#8221;<br />
<br />Bu dönemde en çok solunum yolu enfeksiyonlarıyla karşılaştıklarını ifade eden Yılmaz, &#8220;Özellikle beslenmeye ve uyku düzenine çok dikkat edilmelidir. Toplu alanlarda öksüren ve hapşıran kişilerden mümkün olduğunca uzak durulmalı, en az iki metre mesafe bırakılmalıdır. Hasta olan, öksüren ve hapşıran kişilerin maske takmasını öneriyoruz. Bu dönemde en sık solunum yolu enfeksiyonları ile karşılaşıyoruz. Özellikle boğaz ağrısı ve öksürük şikâyetiyle gelen hastalar dikkat çekiyor. Geniz akıntısı olan hastalar da sıklıkla görülüyor. Bunlar mevsimin getirdiği hastalıklardır. Geçen seneye göre belirgin bir artış yok diyebiliriz. Geçen yıl da vardı, bu yıl da var&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Mevsim geçişlerinde solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uzmanlar uyarıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/mevsim-gecislerinde-solunum-yolu-enfeksiyonlarina-karsi-uzmanlar-uyariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 13:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[Önemli]]></category>
		<category><![CDATA[solunum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=255610</guid>

					<description><![CDATA[Mevsim geçişlerinin teneffüs yolu enfeksiyonlarının en sık görüldüğü periyotlar olduğunu belirten Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, hava değişimlerine hazırlıksız yakalanmanın hastalık riskini arttırdığını ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mevsim geçişlerinin teneffüs yolu enfeksiyonlarının en sık görüldüğü periyotlar olduğunu belirten Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, hava değişimlerine hazırlıksız yakalanmanın hastalık riskini arttırdığını söyledi.<br />
<br />Prof. Dr. Tevfik Özlü, bilhassa kronik rahatsızlığı bulunanlar ile akciğer hastalarının daha dikkatli olması gerektiğine dikkat çekerek, soğuk hava, ıslanma ve rüzgâra maruz kalmanın teneffüs yollarındaki bakterilerin yerleşmesini kolaylaştırdığını ve enfeksiyon riskini artırdığını, çeşitli bilimsel çalışmaların da bu durumu desteklediğini kaydetti. Mevsim geçişlerinde kolay tedbirlerle enfeksiyon riskinin değerli ölçüde azaltılabileceğini belirten Özlü, &#8220;Mevsim geçişleri, teneffüs yolu enfeksiyonlarının en sık görüldüğü devirlerdir. Bunun nedeni, insanların hava değişimlerine hazırlıksız yakalanmasıdır. Sabah konuttan çıkarken hava soğuk göründüğü için kat kat giyiniriz; fakat öğlene yanlışsız hava ısınır ve terleriz. Ya da tam zıddı olur: Hava sıcak görünür, ince bir kıyafetle dışarı çıkarız lakin birden soğur, yağmur başlar, üşür ve ıslanırız. Bu nedenle mevsim geçişlerinde çok dikkatli olmak gerekir. Bilhassa kronik hastalığı olanların ve akciğer hastalarının kendilerini muhafazası çok kıymetlidir. Soğuk hava, ıslanma ve rüzgâra maruz kalma durumu, teneffüs yollarındaki bakterilerin yerleşmesini ve enfeksiyon oluşumunu kolaylaştırabilir. Bu hususta yapılmış çalışmalar da bunu desteklemektedir. Bu yüzden bu periyotlarda daha önlemli olmak gerekmektedir. Havaya uygun giyinmek, en azından hazırlıklı olmak kıymetlidir. Hava sıcaksa kalın giyinmeyi önermiyoruz fakat havanın apansız soğuyabileceğini göz önünde bulundurarak yanınıza bir kazak yahut mont almak yararlı olur&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Bol sıvı tüketimi çok önemli&#8221;<br />
<br />Bol sıvı tüketiminin çok kıymetli olduğuna dikkat çeken Özlü, &#8220;Bol sıvı tüketilmesi bilhassa gribal enfeksiyonlar ve teneffüs yolu enfeksiyonlarında çok değerlidir. Bitkisel çaylar, uygun biçimde demlendiğinde boğazı rahatlatıcı ve öksürüğü azaltıcı tesir gösterebilir. Bal da öksürük üzerinde rahatlatıcı tesire sahip olduğundan, doğal bal ile hazırlanan bitkisel çaylar tüketilebilir. Lakin içeceklerin çok sıcak olmamasına dikkat etmek gerekir; çok sıcak içecekler boğazı tahriş edebilir. Ayrıyeten bitkisel çayları da çoka kaçmadan, ölçülü formda tüketmek uygun olur&#8221; diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Demir: &#8220;Kış kuraklığı yaşanırsa su problemi artacak&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/prof-dr-demir-kis-kurakligi-yasanirsa-su-problemi-artacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2025 09:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Bizi]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=255289</guid>

					<description><![CDATA[Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Ziraî Yapılar ve Sulama Kısmı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, "Kış kuraklığı üzere tehlikelerin yaşanması durumunda su sorunun daha fazla olacağına dikkat çekmek istiyorum. Zira ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Ziraî Yapılar ve Sulama Kısmı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, &#8220;Kış kuraklığı üzere tehlikelerin yaşanması durumunda su sorunun daha fazla olacağına dikkat çekmek istiyorum. Zira önümüzdeki yıl emsal kuraklık ya da su kasvetini yaşama riskimiz bu yıl olduğu kadar var. O nedenle bizim bugünden suyu muhafaza ve geleceğe taşıma konusunda dikkatli olmamız lazım&#8221; dedi.<br />
<br />Prof. Dr. Yusuf Demir, Ordu Vilayet Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Altınordu ilçesinde İlçe Ulusal Eğitim Müdürlüğü’nce düzenlenen ‘Suyun Kıymeti ve Global İklim Değişikliği Sürecinde Sürdürülebilir Su Yönetimi’ bahisli konferansa konuşmacı olarak katıldı. Ordu Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen konferansta Prof. Dr. Yusuf Demir, suyun kıymeti, kuraklık tehlikesi, ziraî alanda suyun dikkatli kullanımı üzere başlıklarda açıklamalarda bulundu.</p>
<p>&#8220;Kuraklık bizi ağır bir biçimde etkilemeye devam ediyor&#8221;<br />
<br />Prof. Dr. Yusuf Demir, &#8220;Hepimizin yaşadığı dünyada son yıllarda maalesef global etkiyi maalesef süratli bir formda görüyoruz. Biz yaklaşık 1 yıldır bu bahiste çeşitli ihtarlarda bulunduk ve son birkaç aydır da ülkemizde yaşanan kuraklık üzülerek söz ediyorum ki bizi ağır bir biçimde etkilemeye devam ediyor. Şu anda kasım ayında olmamıza karşın sonbahar yağışlarını ülkemiz yeteri kadar alamadı. Tahminen ekim ayında nispeten yağış aldık lakin bu kâfi olmadı. Datalara nazaran kasım ayının tahminen son günlerinde yağış bekleniyor lakin bu da kâfi olmayacaktır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Kış kuraklığı tehlikesi var&#8221;<br />
<br />Suyun kıymetine değinerek, ilerleyen günlerde suya daha çok muhtaçlık duyulacağını kaydeden Prof. Dr. Yusuf Demir, &#8220;Özellikle kış kuraklığı üzere tehlikelerin yaşanması durumunda bu sorunun daha fazla olacağına dikkat çekmek istiyorum. Zira önümüzdeki yıl misal kuraklık ya da su badiresini yaşama riskimiz bu yıl olduğu kadar var. O nedenle bizim bugünden suyu müdafaa ve geleceğe taşıma konusunda dikkatli olmamız lazım&#8221; sözlerine yer verdi.</p>
<p>&#8220;Kasım ayı düşük yağışlar ile geçti&#8221;<br />
<br />&#8220;Kasım ayı aslında Türkiye’nin yağış ortalamalarını âlâ aldığı periyotlardan bir tanesi fakat maalesef çok düşük yağışlar ile geçirdik&#8221; diyen Demir, &#8220;Bu da kış kuraklığı konusunda bizi telaşa sevk ediyor. Onun için global iklim tesiri, suyun kıymetini manaya noktasında bilhassa gelecek yıllardaki ziraî üretim ve ziraî üretimin kalitesi açısından gerekli normları yakalama noktasında bizim önlemleri almamız, suyu gelecek yıl daha dikkatli kullanmamız hayli önemli&#8221; formunda konuştu.</p>
<p>&#8220;Karadeniz Bölgesi de risk altında&#8221;<br />
<br />Karadeniz Bölgesi’nin öteki bölgelere nazaran fazla yağış alsa da yeniden de su problemi yaşadığını kaydeden Prof. Dr. Demir, &#8220;Bu bölgede yaylalar ve dağlarda pınarlara baktığımızda önemli manada kuruma ve eksiklikler görüyoruz. Bu da Karadeniz Bölgesi’nde de ezalar olduğunu gösteriyor. Bölgenin geneli manasında bu süreci değerlendirdiğimizde bu tehlike Karadeniz Bölgesi’nde az olsa da başka bölgelerin risk altında olduğunu söylememiz gerekiyor&#8221; dedi.<br />
<br />Programa Altınordu Kaymakamı İsmail Hakkı Ertaş, Altınordu İlçe Ulusal Eğitim Müdürü Ahmet Erkuvum, okul idarecileri, öğretmenler, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Gümüşhane’de mevsimi şaşıran elma ağacı Eylül ayında çiçek açtı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/gumushanede-mevsimi-sasiran-elma-agaci-eylul-ayinda-cicek-acti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 13:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[elma ağacı]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=245828</guid>

					<description><![CDATA[Gümüşhane’de sonbaharın ortasında çiçek açan bir elma ağacı görenleri şaşkına çevirdi. Kent merkezindeki Bağlarbaşı Mahallesi’nde bulunan sanayi sitesindeki elma ağacı, Eylül ayında sadece bir kısmında açan çiçekleriyle dikkat çekti. Sonbahar ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane’de sonbaharın ortasında çiçek açan bir elma ağacı görenleri şaşkına çevirdi. Kent merkezindeki Bağlarbaşı Mahallesi’nde bulunan sanayi sitesindeki elma ağacı, Eylül ayında sırf bir kısmında açan çiçekleriyle dikkat çekti.<br />
<br />Sonbahar mevsiminin başladığı Eylül ayının ortalarına yanlışsız Gümüşhane’de sıra dışı bir olay yaşandı. Sonbaharın yaprak dökümünü beklerken elma ağacının sırf bir kısmında açan çiçekler dikkatleri üzerine çekti.<br />
<br />Sonbahar mevsiminde Bağlarbaşı Mahallesi’nde bulunan sanayi sitesindeki bir elma ağacında yaşanan bu durum esnafların dikkati sayesinde ortaya çıktı.<br />
<br />Geniş yaprakların ortasında çok fark edilmeyen çiçekler esnafların dikkati sonucu ortaya çıkarken dükkanının önündeki elma ağacında çiçeği görünce hayli şaşırdığını kaydeden esnaf Bayram Çelik, birinci kere bu türlü bir durumla karşılaştığını söyledi.<br />
<br />Ağacın bakımını daima yaptıklarını, bu yıl meyve vermediğini kaydeden Çelik, &#8220;Bunu biz geçen hafta arkadaşımızla birlikte burada çay içiyorduk. Arkadaşımızın dikkati sonucu biz bunu fark ettik. Burada elma dedi çiçek açmış. Bende olmaz dedim o denli şey bu ayda çiçek açar mı falan. Yani sahiden ayağa kalktık baktık ki Eylül ayında Gümüşhane’de elmalar çiçek açmış. Çok şaşkınız. Bunun sebebi de biz devamlı bunu suluyoruz, bakımını yapıyoruz, budamasını falan yapıyoruz. Ben buna bağlıyorum. Bir de havaların sıcak gitmesinden ötürü bu türlü bir olayla karşılaştık. Yani şaşkınız. Gümüşhane’de 9. ayda elma ağacı çiçek verdi. Ben 2016’dan beri buradayım. 10 yaşında falan var&#8221; dedi.<br />
<br />Bayburt’tan gelen Ahmet Sezek ise &#8220;Haftanın 4-5 günü buradayım ben. Değişik bir mevsim var burada. Ağaçlar bu mevsimde yaprak dökmeye başlaması lazımken Gümüşhanemizde çiçek açıyorlar. Meyve ağaçları çiçek açıyor. Değişik bir mevsim var Gümüşhane’de. Çok hoş de havası var. Kışı da hoş geçiyor buranın. Mevsim değişikliğinden olabilir bu durum. Ağaçta hiç meyve yok. Yalnızca birkaç tane çiçek var. Eylül’ün ortalarında da çiçek açması bu yılın kışının hoş geçeceğini habercisi bence&#8221; tabirlerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Vali Yavuz, Hava Sıcaklıklarına Dikkat Çekip Uyardı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/vali-yavuz-hava-sicakliklarina-dikkat-cekip-uyardi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berkay Doğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jul 2025 07:17:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Alt Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[hava sıcaklıkları]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklık]]></category>
		<category><![CDATA[Vali Mustafa Yavuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=237122</guid>

					<description><![CDATA[Karabük Valisi Mustafa Yavuz, yaz mevsimiyle birlikte artan hava sıcaklıklarına dikkat çekerek, orman yangınlarına karşı vatandaşları uyardı. Vali Yavuz, yangın riskine karşı alınan tedbirler kapsamında, 2 Haziran ile 31 Ekim tarihleri arasında Karabük’teki ormanlık alanlara görevli ve izinli kişiler dışında girişlerin yasaklandığını hatırlatarak, yasağa uymayanlar hakkında yasal işlem uygulandığını ve denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi. Vatandaşları [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading ust-baslik">Karabük Valisi Mustafa Yavuz, yaz mevsimiyle birlikte artan hava sıcaklıklarına dikkat çekerek, orman yangınlarına karşı vatandaşları uyardı. </h2>


<figure class="cikarilmis-gorsel wp-block-post-featured-image"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/07/1234-1.webp" class="attachment-post-thumbnail size-post-thumbnail wp-post-image" alt="1234 1" style="object-fit:cover;" srcset="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/07/1234-1.webp 1920w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/07/1234-1-150x84.webp 150w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/07/1234-1-1536x864.webp 1536w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/07/1234-1-305x171.webp 305w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/07/1234-1-298x167.webp 298w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/07/1234-1-399x224.webp 399w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/07/1234-1-388x218.webp 388w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/07/1234-1-107x60.webp 107w, https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2025/07/1234-1-120x67.webp 120w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" title="Vali Yavuz, Hava Sıcaklıklarına Dikkat Çekip Uyardı 1"></figure>


<p class="wp-block-paragraph">Vali Yavuz, yangın riskine karşı alınan tedbirler kapsamında, 2 Haziran ile 31 Ekim tarihleri arasında Karabük’teki ormanlık alanlara görevli ve izinli kişiler dışında girişlerin yasaklandığını hatırlatarak, yasağa uymayanlar hakkında yasal işlem uygulandığını ve denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vatandaşları daha duyarlı olmaya davet eden Vali yavuz,  Orman yangınlarının önlenmesinde toplumun desteğinin büyük önem taşıdığını ifade ederek,  özellikle piknik yapanlar ve ormanlık alanlara yakın bölgelerde bulunan vatandaşların dikkatli davranmaları gerektiğini belirtti. Karabük Valiliği, alınan önlemler kapsamında ilgili kurum ve ekiplerin sahada aktif olarak görev yaptığını hatırlatarak, vatandaşlardan kurallara uymalarını ve şüpheli durumları vakit kaybetmeden yetkililere bildirmelerini istedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Vali Hacıbektaşoğlu; &#8220;Bir canımızın bile zarar görmesini istemiyoruz, arzu etmiyoruz&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/vali-hacibektasoglu-bir-canimizin-bile-zarar-gormesini-istemiyoruz-arzu-etmiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2025 17:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zonguldak]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>
		<category><![CDATA[sürücü]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=233058</guid>

					<description><![CDATA[Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Kurban Bayramı öncesinde vilayet genelinde alınan güvenlik ve trafik tedbirlerine ait bilgi vererek, vatandaşların huzur ve itimat içinde bayram geçirmesini hedeflediklerini söyledi. Sabah saatlerinden itibaren ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Kurban Bayramı öncesinde vilayet genelinde alınan güvenlik ve trafik tedbirlerine ait bilgi vererek, vatandaşların huzur ve inanç içinde bayram geçirmesini hedeflediklerini söyledi. Sabah saatlerinden itibaren yaşanan trafik kazalarına da değinen Vali Hacıbektaşoğlu; şoförleri bilhassa dikkatli olmaya ve trafik kurallarına uymaya davet etti.<br />
<br />Vali Hacıbektaşoğlu, bayram boyunca Zonguldak genelinde yaşanabilecek yoğunluklara karşı kapsamlı tedbirler alındığını tabir etti. Açıklamasında şu sözlere yer verdi:<br />
<br />&#8220;Kurban Bayramı kapsamında ilimiz genelinde bayram mühletince yoğunluk yaşanacak kurban satış ve kesim alanları, mezarlıklar, alışveriş bölgeleri, otogarlar üzere noktalarda araç ve yaya yoğunluğu göz önünde bulundurularak hem trafik hem de genel güvenlik açısından gerekli tüm önlemler planlanmış ve alınmıştır. Ayrıyeten bayram öncesi ve müddetince artacak trafik hareketlerine karşı da gerekli planlamalar yapılmış. İlimiz genelinde 145 takım ve 1 bin 131 emniyet ile jandarma işçisi görevlendirilmiştir. Takımlarımız kontrollerini aralıksız sürdürecek ve vatandaşlarımızın huzur içinde bayramları geçirmesi için 7 gün 24 saat vazife başında olacaklardır.&#8221;</p>
<p>&#8220;Her giden can bir evlat, bir anne, bir baba, bir aile, bir hayat demektir&#8221;<br />
<br />Vali Hacıbektaşoğlu, sabah saatlerinden itibaren yaşanan trafik kazalarına da değinerek, bu tıp olayların önlenebilir olduğuna dikkat çekti: &#8220;Yani bir canımızın bile ziyan görmesini istemiyoruz, istek etmiyoruz. Yani bunlar sayı değil. Her giden can bir evlat, bir anne, bir baba, bir aile, bir hayat demektir. Bu bizi çok üzüyor.&#8221;<br />
<br />Kurban Bayramı’nın arifesinde yaşanan trafik kazalarının ayrıntılarını da paylaşan Vali Hacıbektaşoğlu, şu bilgileri verdi:<br />
<br />&#8220;Maalesef bugün bu sabah üzücü haberlerle uyandık. Bugün şu ana kadar 4 trafik kazası oldu. Maalesef Çaydeğirmeni’nde İstanbul’dan bayram vesilesiyle çıkıp Bartın’a hareket eden bir araçta, 4 kişinin olduğu araçta bir bayan yolcu maalesef hayatını kaybetmiştir. Yeniden Kilimli Teoman Duralı Tüneli çıkışında Uzunkum çıkışında bir arabayla bir motosikletin tıpkı istikamette seyreden araçların çarpışması sonucu maalesef motosikletteki yolcu olay yerinde, şoför de hastanede hayatını kaybetmiştir. Tekrar kent merkezinde az evvel bir kaza haberi geldi, çok şükür. Bir dolmuş bir konuta çarptı fren arızası sebebiyle fakat yolcularda hafif yaralar var. Önlem emelli hastaneye kaldırıldı yolcular. Yeniden Ereğli yolunda da tek taraflı bir trafik kazası oldu.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ne olur bütün kurallara riayet edelim, çok dikkatli olalım&#8221;<br />
<br />Kazaların büyük çoğunluğunda dikkatsizlik ve tedbirsizlik olduğunu vurgulayan Vali Hacıbektaşoğlu, bilhassa yola çıkacak şoförlere seslendi:<br />
<br />&#8220;Yani kurallara yani riayet etmemiz gerekiyor. Baktığımızda burada kurallara riayet etmemek ve dikkatsizlik, tedbirsizlik maalesef bu kazalarda da bunu görüyoruz. Bu hususta ne olur bütün kurallara riayet edelim, çok dikkatli olalım.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sürücünün uyuduğunu değerlendiriyoruz&#8221;<br />
<br />İstanbul’dan Bartın’a giden aracın karıştığı kazada şoförün uykusuz olabileceğini belirten Vali Hacıbektaşoğlu, şu tabirleri kullandı:<br />
<br />&#8220;Özellikle dinlenmeden bu toplantıda bunu söz edeceğiz, edecektik lakin bugün vilayetimizde meydana gelen bir kazada, bilhassa İstanbul’dan bayram sebebiyle Bartın’a gidenlerde arkadaşlar şoförün uyduğunu kıymetlendiriyor. Bunlar hepsi önlenebilir, dikkatle, önlemle önlenebilir kazalar.&#8221;<br />
<br />Vali Hacıbektaşoğlu, hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar dileyerek kelamlarını tamamladı:<br />
<br />&#8220;Ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralılara acil şifalar diliyorum. Ve bundan sonra bütün bayramın kazasız belasız geçmesini Allah’tan temenni ediyorum.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bayramınızı mateme çevirmeyin&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/bayraminizi-mateme-cevirmeyin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Mar 2025 09:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Kazaları]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=222513</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Trafik Kazalarını Tedbire Derneği Samsun Şube Başkanı Oktay Ergör, Ramazan Bayramı öncesinde şoförlere kıymetli ihtarlarda bulunarak, "Lütfen bayramınızı mateme çevirmeyiniz" dedi. Ramazan Bayramı’nda oluşabilecek trafik yoğunluğundan ötürü ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Trafik Kazalarını Tedbire Derneği Samsun Şube Başkanı Oktay Ergör, Ramazan Bayramı öncesinde şoförlere kıymetli ikazlarda bulunarak, &#8220;Lütfen bayramınızı mateme çevirmeyiniz&#8221; dedi.<br />
<br />Ramazan Bayramı’nda oluşabilecek trafik yoğunluğundan ötürü olumsuz sonuçlar yaşanmaması ismine bir kadro ikazlarda bulunan Oktay Ergör, &#8220;Bayramda tatile gideceklerin ve öbür vilayetlerde aile ziyaretlerinde bulunacak vatandaşlarımızın öncelikle araç bakımlarını kesinlikle yaptırmış olmaları, far ayarlarının denetim etmeleri, uykusuz, yorgun ve alkollü araç kullanmaması, uzun yolda her iki saatte bir mola verilerek el ve yüz yıkamaları ve sürat limitlerine uyulmalı gerekiyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Trafikte sabır ve hürmet şart&#8221;<br />
<br />Trafik kazalarının birçoğu bayram tatillerinde meydana geldiğine dikkat çeken Ergör, &#8220;Bir de Bu Ramazan Bayramımızın ilkbahar ve çok yağmurlara denk gelmesi daha çok kıymet arz etmektedir. Türkiye Trafik Kazalarını Tedbire Derneği Samsun Şubesi olarak şoförlerimizi dikkatli olmaya, kurallara uymaya ve bilhassa aşağıda belirteceğim bahislerde dikkatli davranmaya davet ediyoruz. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum: Trafikte sabır ve hürmet kaidedir. Bu kurallara uyarak hareket etmekte yarar vardır. Unutulmamalıdır ki trafik hürmet işidir, başaran çağdaş kişidir. Bayram ve tatillerden evvel bu sene de olduğu üzere ilgili kurum ve kuruluşlar trafikle ilgili ikazları yapmakta, trafik takımları kontrollerini artırmaktadır. Buna karşın trafik kazaları yaşanmakta beşerler ölmekte, geride öksüz ve yetim çocuklar, dul eşler, acılı anne ve babalar, parçalanan aileler kalmaktadır&#8221; halinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Lütfen bayramınızı mateme çevirmeyiniz&#8221;<br />
<br />Uyulması gereken kurallardan bahseden Ergör, &#8220;Hız limitlerine uyulmalı, çok sürat ve kusurlu sollama asla yapılmamalı, kırmızı ışıkta geçilmemeli, şoför ve yolcular emniyet kemerlerini kesinlikle takmalı, araç kullanırken telefonla görüşülmemeli, yakın takip yapılmamalıdır. Bilindiği üzere zincirleme kazaların birçok yakın takipten meydana gelmektedir. Mevsim değişiklikleri esnasında, karayollarımız yol üretim, bakım ve tamir çalışmaları yapmaktadır. Bu nedenle işaret ve işaretçilerin ikazları dikkate alınmalı, trafik polislerimizin ve Jandarma trafik ünitelerinin ikazları dikkate alınmalı ve onlara yardımcı olmaya çalışılmalı, Emniyet Genel Müdürlüğümüzün cep telefonlarınıza gönderdiği iletiler dikkate alınmalı, gideceğiniz yere bir an evvel gitmeye değil, kurallara uyarak sağlıklı bir formda gitmeye çalışılmalıdır&#8221; tabirlerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Uzmanından buzda kaza yaşamamak için öneriler</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/uzmanindan-buzda-kaza-yasamamak-icin-oneriler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Feb 2025 17:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[buz]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[düşme]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[Hemen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=217567</guid>

					<description><![CDATA[Buzda yaşanabilecek kazalar hakkında ikazlarda bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Metehan Saraçoğlu, "Düşme sırasında ellerinizi ve kollarınızı bedeninizin yanlarına yakın tutun. Başınızı ve omurganızı müdafaaya çalışın. Ani bir düşme ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Buzda yaşanabilecek kazalar hakkında ihtarlarda bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Metehan Saraçoğlu, &#8220;Düşme sırasında ellerinizi ve kollarınızı bedeninizin yanlarına yakın tutun. Başınızı ve omurganızı müdafaaya çalışın. Ani bir düşme sonrası bedeninizde önemli bir yaralanma olabilir. Çabucak hareket etmeye çalışmayın, sakin kalmaya itina gösterin. Şayet baş, sırt, bilek, diz ya da öteki bir bölge önemli biçimde yaralanmışsa, çabucak bir sıhhat profesyonelinden yardım alın&#8221; dedi.<br />
<br />Liv Hospital Samsun Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nden Opr. Dr. Metehan Saraçoğlu, buzda kayıp düşülmemesi için ikazlarda bulundu. Türkiye’de çok sayıda vilayette yaşanan ağır kar yağışı sonrası buzlanmanın günlük işleri zorlaştırdığına dikkat çeken Opr. Dr. Saraçoğlu, &#8220;Buzlanmada işe gidenler, dışarı çıkması gerekenler çok dikkat etmeli. Kayıp düşme durumunda tehlikeli sonuçlarla karşı karşıya kalabiliriz. Kaygan taban, bilhassa buzda kayma riskini artırır ve düşmelere yol açabilir&#8221; diye konuştu. Ani bir düşme durumunda yapılması gerekenlerin hem korunma hem de yanlışsız müdahale açısından kıymetli olduğunu işaret eden Saraçoğlu, buzda kayarak düşme durumunda dikkat edilmesi gereken konular hakkında ise, &#8220;Uygun ayakkabı seçimi değerli. Kaymayan tabanlı, su geçirmez ve sağlam bir ayakkabı tercih edin. Buzlu alanlarda dikkatli yürüyün, adımlarınızı küçük atarak ve suratınızı düşürerek kayma riskini azaltın. Bilhassa dış yerlerde buzlu alanlardan kaçının. Şayet geçmek zorundaysanız, ayaklarınızı paralel tutarak ve bacaklarınızı hafif bükerek adım atın&#8221; halinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Düşme sonrası yapılması gerekenler&#8221;<br />
<br />Düşme sonrasında yapılacaklar hakkında da bilgi veren Opr. Dr. Saraçoğlu, şunları söyledi:<br />
<br />&#8220;Kendinizi koruyun. Düşme sırasında ellerinizi ve kollarınızı bedeninizin yanlarına yakın tutun. Başınızı ve omurganızı müdafaaya çalışın. Sakin olun ve hareketsiz kalın. Ani bir düşme sonrası bedeninizde önemli bir yaralanma olabilir. Çabucak hareket etmeye çalışmayın, sakin kalmaya ihtimam gösterin. Yaralanma durumunda süratle yardım alın. Şayet baş, sırt, bilek, diz ya da öteki bir bölge önemli formda yaralanmışsa, çabucak bir sıhhat profesyonelinden yardım alın. Yaralı bölgeyi soğutmak için buz torbası kullanın. Bu, şişlik ve morarmayı azaltabilir. Şayet ağrı, şişlik ya da hareket kaybı varsa, çabucak bir doktora başvurun. Kimi yaralanmaların fark edilmesi vakit alabilir, bu yüzden profesyonel bir kıymetlendirme gereklidir. Yavaş ve dikkatli hareket etmek, ani düşmeleri önlemeye yardımcı olabilir. Yürürken telefon üzere dikkat dağıtıcı ögelerden kaçının. Bu tekliflere uyarak kayma ve düşme riskini azaltabilir, mümkün yaralanmaların önüne geçebilirsiniz.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Bir hemşirenin hayatını kaybetmesi ile dikkatler yine o virüse yöneldi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/bir-hemsirenin-hayatini-kaybetmesi-ile-dikkatler-yine-o-viruse-yoneldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Feb 2025 09:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Domuz Gribi]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=215784</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de son günlerde sık görülen ve halk ortasında domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsü nedeniyle bir hemşirenin hayatını kaybetmesi, dikkatleri bu hastalığını üzerine çekti. Geçtiğimiz günlerde Amasya’da soğuk algınlığı şikâyetiyle tedavi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de son günlerde sık görülen ve halk ortasında domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsü nedeniyle bir hemşirenin hayatını kaybetmesi,<br />
<br />dikkatleri bu hastalığını üzerine çekti.<br />
<br />Geçtiğimiz günlerde Amasya’da soğuk algınlığı şikâyetiyle tedavi gördüğü ve vazife yaptığı hastanede &#8220;domuz gribi&#8221; nedeniyle 32 yaşındaki hemşire Minecan Tek’in hayatını kaybetmesi, bu virüsün ne kadar tehlikeli olduğunu bir defa daha gözler önüne serdi. Hususla ilgili açıklamalarda bulunan Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, şu anda grip salgınının devam ettiğine, en çok da H1N1 denilen halk ortasında domuz gribi olarak bilinen tipe rastlandığına dikkat çekerek, bilhassa yaşlılarda, kronik hastalığı olanlarda daha ağır seyrettiğini belirtti. Özlü, &#8220;Maalesef şu anda grip salgını devam ediyor. Ve en çok da H1N1 dediğimiz halk ortasında domuz gribi olarak bilinen tipe rastlıyoruz. Sahiden bazen çok ağır seyrediyor. Evvelce sağlıklı bireylerde de ağır seyredenler var. Bilhassa yaşlılarda, kronik hastalığı olanlarda çok daha ağır seyrediyor ve hastaneye yatışlar gerekiyor. Acil müracaatlar çok arttı. Hastalar kalp yetmezliği, KOAH alevlenmeleri, astım atağı ile geliyorlar. Bütün istikrarları bozuyor. Böbrek yetmezliği ya da şeker hastalığı üzere kronik hastalıklarda bir dengesizlik, alevlenme oluyor. Nefes darlığı, hırıltı, öksürük, teneffüs külfeti üzere semptomlarla kendini gösteriyor. Hastalar ’ateş, üşüme, titreme, halsizlik, kırgınlık, yaygın kas eklem ağrıları, kemiklerim ağrıyor, sırt ağrısı oluyor, nefes darlığı oluyor’ biçiminde söz ediyorlar. Bütün bu sorunlarla epey hastamız şu anda var. Hem yatarak tedavi gören hem ayakta, acilde görüp değerlendirdiğimiz hastalarımız var&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Maalesef vefat olayı olması en üzücü tarafı&#8221;<br />
<br />Domuz gribinin vefata neden olmasının en üzücü tarafı olduğunu kaydeden Özlü, &#8220;Çok dikkat etmek lazım. Covid’den kalma olarak artık bulaşma biçimini biliyoruz. O açıdan ağır kalabalık, âlâ havalandırılmayan ortamlarda çok bulunmamak lazım. Hasta olan şahıslara çok yaklaşmamak lazım. El hijyenine, paklığa dikkat etmek gerekiyor. Bilhassa kronik hastalığı olan risk kümesindeki bireylerin, bağışıklığı baskılanmış olanların daha da kendilerini muhafazalarında yarar var. Hasta olan şahısların de topluma karışmaması, şayet karışması gerekiyorsa maske takmalarını tavsiye ediyorum. Şu sıralar ülkede en çok H1N1, başka virüsler de var, onlara bağlı hastalıklarla karşı karşıyayız. Maalesef mevt olması da en üzücü tarafı&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Hastalardan alınan örneklerde domuz gribine çok rastlandığına dikkat çeken Özlü, &#8220;Sağlık Bakanlığı’nın bilgilerini takip ediyoruz. Son haftalarda Türkiye’den alınan örneklerde domuz gribine çok rastlanıyordu. Aşağı üst en sık rastlanan virüs. Yalnızca domuz gribi değil, influenza A, yanında influenza B de var, rhinovirüsler var, RSV var, başka korona virüsleri var. Öteki virüsler daha az ölçüde var lakin şu anda en çok gördüğümüz H1N1, yani halk ortasında domuz gribi olarak bilinen virüs. Olayları daha çok buna bağlı görüyoruz. Bilhassa risk kümelerinde ağır seyredebiliyor, uzun sürebiliyor&#8221; halinde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Havaların soğumasıyla solunum yolu enfeksiyonları arttı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/havalarin-sogumasiyla-solunum-yolu-enfeksiyonlari-artti-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Dec 2024 17:30:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[#kış]]></category>
		<category><![CDATA[Belirti]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=209237</guid>

					<description><![CDATA[DÜZCE(İHA) – Göğüs Hastalıkları Anabilim Kolu Dr. Öğr. Üyesi Özlem Ataoğlu, havaların soğuması ile birlikte teneffüs hastalıklarının da arttığına dikkat çekerek çocuk ve yaşlıların daha dikkatli olması gerektiğini bildirdi. Ataoğlu mikroplara karşı en ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DÜZCE(İHA) – Göğüs Hastalıkları Anabilim Kolu Dr. Öğr. Üyesi Özlem Ataoğlu, havaların soğuması ile birlikte teneffüs hastalıklarının da arttığına dikkat çekerek çocuk ve yaşlıların daha dikkatli olması gerektiğini bildirdi. Ataoğlu mikroplara karşı en tesirli muhafazanın el yıkamak olduğunu söyledi.<br />
<br />Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Kolu Dr. Öğr. Üyesi Özlem Ataoğlu, kış mevsiminde artan teneffüs yolu hastalıklarına dikkat çekerek korunma yolları hakkında bilgi verdi. Havaların soğuması ile birlikte teneffüs hastalıklarının da arttığına dikkat çeken Ataoğlu, “Soğuk hava, kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirme, soğuk havalarda virüslerin daha fazla yayılma eğiliminde olması, kışın olan düşük nem ile birlikte burun mukozasının kuruması ve kişinin üst teneffüs yolu enfeksiyonuna neden olan virüslere karşı daha hassas hale gelmesi, kışın ısınma maksatlı kullanılan fosil yakıtlarla birlikte hava kirliliğinin artması da kışın teneffüs yolu hastalıklarının artma nedenlerindendir” dedi.</p>
<p>“Çocuk ve yaşlılar daha dikkatli olmalı”<br />
<br />Çocuk ve yaşlıların kışın grip ve üst teneffüs yolu enfeksiyonlarına karşı daha hassas olduğuna işaret eden Dr. Ataoğlu, bu kişilerin bilhassa daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı. Çocukların bağışıklık sistemleri şimdi tam olarak gelişmediğinden enfeksiyonlara karşı daha savunmasız olduğunu söz eden Öğr. Üyesi Ataoğlu, “Özellikle 65 yaş üstü yaşlı bireylerin bağışıklık sistemleri zayıflayabilir, bu da grip ve öbür viral enfeksiyonları daha tehlikeli hale getirebilir. Ayrıyeten, astım, kronik bronşit, kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği, diyabet ve akciğer hastalıkları üzere kronik hastalıkları bulunan bireyler, gebeler, kanser tedavisi görenler, HIV/AIDS ve organ nakli hastaları üzere bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler de enfeksiyonlar açısından daha yüksek risk altındadır” diye konuştu.<br />
<br />Solunum yolu virüsleri sürveyans raporunun 48. haftasında en sık yer alan virüslerin influenza, rinovirüs, coronavirüs, SARS-CoV-2 olduğunu lisana getiren Ataoğlu, bu virüslerin de sıklıkla akut bronşit, soğuk algınlığı, grip, sinüzit üzere hastalıklara neden olduğu bilgisini paylaştı.<br />
<br />Kış aylarında yaygın olan teneffüs hastalıklarının erken belirtileri hakkında da bilgi veren Dr. Özlem Ataoğlu, “Özellikle boğaz ağrısı, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı, öksürük, ateş ve titreme, baş ağrısı, yaygın beden ağrısı, bazen nefes darlığı yahut hırıltı, tat ve koku kaybı, halsizlik üzere şikayetler hastaların erken belirtileri arasında” dedi.</p>
<p>“Nefes darlığı ve göğüs ağrısı, değerli akciğer yahut kalp sorunlarına işaret edebilir”<br />
<br />38 derece ve üzeri yüksek ateş, bilhassa 3 gün boyunca düşmüyorsa, iltihaplanma yahut önemli bir enfeksiyonun belirtisi olabildiğini söyleyen Ataoğlu, “Nefes darlığı, göğüs ağrısı kıymetli akciğer yahut kalp sorunlarına işaret edebilir. Koyu renkli balgam, bilhassa yeşil yahut kanlı balgam, bakteriyel bir enfeksiyonun belirtisi olabilir. Önemli viral enfeksiyonlar, bilhassa yaşlılarda şuur bulanıklığına yol açabileceğinden, derhal bir sıhhat kuruluşuna başvurulması önemlidir” halinde konuştu.</p>
<p>“Aşı, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara yakalanma riskini azaltır”<br />
<br />Kış aylarında teneffüs hastalıklarından korunmak için tavsiyelerde bulunan Öğr. Üyesi Dr. Özlem Ataoğlu, “Aşı olmak, bilhassa mevsimsel grip aşısını yaptırmak, hijyen kurallarına uyarak sık sık el yıkamak, kalabalık ortamlarda maske kullanmak, yakın temastan kaçınmak, istikrarlı beslenmek, kâfi dinlenmek, kapalı ve kalabalık alanlardan uzak durmak, belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurmak, alınabilecek tedbirler arasındadır” tabirlerine yer verdi.</p>
<p>Mikroplara karşı en tesirli korunma: El yıkamak<br />
<br />Toplu taşıma araçlarını kullandıktan sonra, yemek yemeden evvel ve tuvaleti kullandıktan sonra bol su ve sabunla en az 20 saniye boyunca elleri yıkamanın mikroplara karşı en tesirli korunma yollarından biri olduğunu vurgulayan Hasret Ataoğlu, “Özellikle havalandırmanın yetersiz olduğu kapalı ortamlarda ve toplu taşıma araçlarında maske kullanmak, hem kendimizi hem de etrafımızdakileri korumak için kıymetlidir. Yeterli beslenmek, nizamlı uyku almak ve gerilimle başa çıkmak üzere sağlıklı ömür alışkanlıkları edinmek, bağışıklık sistemimizi güçlendirerek hastalıklara karşı direncimizi artırır. Bilhassa yaşlılarda ve çocuklarda en ufak bir belirti hissedildiğinde vakit kaybetmeden bir sıhhat profesyoneline danışmak, hastalığın erken teşhis edilmesi ve tedavi edilmesi açısından büyük kıymet taşımaktadır” dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Havaların soğumasıyla solunum yolu enfeksiyonları arttı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/havalarin-sogumasiyla-solunum-yolu-enfeksiyonlari-artti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Dec 2024 09:15:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[#kış]]></category>
		<category><![CDATA[Belirti]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=209133</guid>

					<description><![CDATA[DÜZCE(İHA) – Göğüs Hastalıkları Anabilim Kolu Dr. Öğr. Üyesi Özlem Ataoğlu, havaların soğuması ile birlikte teneffüs hastalıklarının da arttığına dikkat çekerek çocuk ve yaşlıların daha dikkatli olması gerektiğini bildirdi. Ataoğlu mikroplara karşı en ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DÜZCE(İHA) – Göğüs Hastalıkları Anabilim Kısmı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Ataoğlu, havaların soğuması ile birlikte teneffüs hastalıklarının da arttığına dikkat çekerek çocuk ve yaşlıların daha dikkatli olması gerektiğini bildirdi. Ataoğlu mikroplara karşı en tesirli müdafaanın el yıkamak olduğunu söyledi.<br />
<br />Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Kolu Dr. Öğr. Üyesi Özlem Ataoğlu, kış mevsiminde artan teneffüs yolu hastalıklarına dikkat çekerek korunma yolları hakkında bilgi verdi. Havaların soğuması ile birlikte teneffüs hastalıklarının da arttığına dikkat çeken Ataoğlu, “Soğuk hava, kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirme, soğuk havalarda virüslerin daha fazla yayılma eğiliminde olması, kışın olan düşük nem ile birlikte burun mukozasının kuruması ve kişinin üst teneffüs yolu enfeksiyonuna neden olan virüslere karşı daha hassas hale gelmesi, kışın ısınma gayeli kullanılan fosil yakıtlarla birlikte hava kirliliğinin artması da kışın teneffüs yolu hastalıklarının artma nedenlerindendir” dedi.</p>
<p>“Çocuk ve yaşlılar daha dikkatli olmalı”<br />
<br />Çocuk ve yaşlıların kışın grip ve üst teneffüs yolu enfeksiyonlarına karşı daha hassas olduğuna işaret eden Dr. Ataoğlu, bu kişilerin bilhassa daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı. Çocukların bağışıklık sistemleri şimdi tam olarak gelişmediğinden enfeksiyonlara karşı daha savunmasız olduğunu söz eden Öğr. Üyesi Ataoğlu, “Özellikle 65 yaş üstü yaşlı bireylerin bağışıklık sistemleri zayıflayabilir, bu da grip ve başka viral enfeksiyonları daha tehlikeli hale getirebilir. Ayrıyeten, astım, kronik bronşit, kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği, diyabet ve akciğer hastalıkları üzere kronik hastalıkları bulunan bireyler, gebeler, kanser tedavisi görenler, HIV/AIDS ve organ nakli hastaları üzere bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler de enfeksiyonlar açısından daha yüksek risk altındadır” diye konuştu.<br />
<br />Solunum yolu virüsleri sürveyans raporunun 48. haftasında en sık yer alan virüslerin influenza, rinovirüs, coronavirüs, SARS-CoV-2 olduğunu lisana getiren Ataoğlu, bu virüslerin de sıklıkla akut bronşit, soğuk algınlığı, grip, sinüzit üzere hastalıklara neden olduğu bilgisini paylaştı.<br />
<br />Kış aylarında yaygın olan teneffüs hastalıklarının erken belirtileri hakkında da bilgi veren Dr. Özlem Ataoğlu, “Özellikle boğaz ağrısı, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı, öksürük, ateş ve titreme, baş ağrısı, yaygın beden ağrısı, bazen nefes darlığı yahut hırıltı, tat ve koku kaybı, halsizlik üzere şikayetler hastaların erken belirtileri arasında” dedi.</p>
<p>“Nefes darlığı ve göğüs ağrısı, değerli akciğer yahut kalp sorunlarına işaret edebilir”<br />
<br />38 derece ve üzeri yüksek ateş, bilhassa 3 gün boyunca düşmüyorsa, iltihaplanma yahut önemli bir enfeksiyonun belirtisi olabildiğini söyleyen Ataoğlu, “Nefes darlığı, göğüs ağrısı değerli akciğer yahut kalp sorunlarına işaret edebilir. Koyu renkli balgam, bilhassa yeşil yahut kanlı balgam, bakteriyel bir enfeksiyonun belirtisi olabilir. Önemli viral enfeksiyonlar, bilhassa yaşlılarda şuur bulanıklığına yol açabileceğinden, derhal bir sıhhat kuruluşuna başvurulması önemlidir” halinde konuştu.</p>
<p>“Aşı, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara yakalanma riskini azaltır”<br />
<br />Kış aylarında teneffüs hastalıklarından korunmak için tavsiyelerde bulunan Öğr. Üyesi Dr. Özlem Ataoğlu, “Aşı olmak, bilhassa mevsimsel grip aşısını yaptırmak, hijyen kurallarına uyarak sık sık el yıkamak, kalabalık ortamlarda maske kullanmak, yakın temastan kaçınmak, istikrarlı beslenmek, kâfi dinlenmek, kapalı ve kalabalık alanlardan uzak durmak, belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurmak, alınabilecek tedbirler arasındadır” tabirlerine yer verdi.</p>
<p>Mikroplara karşı en tesirli korunma: El yıkamak<br />
<br />Toplu taşıma araçlarını kullandıktan sonra, yemek yemeden evvel ve tuvaleti kullandıktan sonra bol su ve sabunla en az 20 saniye boyunca elleri yıkamanın mikroplara karşı en tesirli korunma yollarından biri olduğunu vurgulayan Hasret Ataoğlu, “Özellikle havalandırmanın yetersiz olduğu kapalı ortamlarda ve toplu taşıma araçlarında maske kullanmak, hem kendimizi hem de etrafımızdakileri korumak için kıymetlidir. Uygun beslenmek, sistemli uyku almak ve gerilimle başa çıkmak üzere sağlıklı ömür alışkanlıkları edinmek, bağışıklık sistemimizi güçlendirerek hastalıklara karşı direncimizi artırır. Bilhassa yaşlılarda ve çocuklarda en ufak bir belirti hissedildiğinde vakit kaybetmeden bir sıhhat profesyoneline danışmak, hastalığın erken teşhis edilmesi ve tedavi edilmesi açısından büyük değer taşımaktadır” dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Ayberk Kaya: “Depremlerin meydana getirdiği titreşimler heyelana neden olmakta”</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/prof-dr-ayberk-kaya-depremlerin-meydana-getirdigi-titresimler-heyelana-neden-olmakta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Nov 2024 13:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[heyelan]]></category>
		<category><![CDATA[Olay]]></category>
		<category><![CDATA[Vatandaşlarımızın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=203597</guid>

					<description><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Heyelan Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ayberk Kaya, “Bilindiği üzere bölgemizdeki heyelanların ana tetikleyici unsuru her ne kadar yağmurlar, yağışlar ve aşırı kar erimeleri olsa da depremlerin meydana ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Heyelan Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ayberk Kaya, “Bilindiği üzere bölgemizdeki heyelanların ana tetikleyici unsuru her ne kadar yağmurlar, yağışlar ve aşırı kar erimeleri olsa da depremlerin meydana getirdiği titreşimler de heyelanlar oluşmasına neden olmaktadır” dedi.<br />
<br />Rize’nin Çayeli ilçesine bağlı Eskipazar Mahallesi’nde 1 vatandaşın hayatını kaybettiği heyelana ilişkin konuşan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Heyelan Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ayberk Kaya, bölgede geçtiğimiz günlerde yaşanan iki depreme dikkat çekerek, sarsıntıların heyelana neden olduğunu kaydetti. Heyelandan önce bölgeye 1 haftada yaklaşık metrekare başına 600 kilogram yağmur düştüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, “Tabii öncesinde bir hafta boyunca sahada toplamda metrekareye 600 kilogramlık düşen bir yağmur olayı meydana gelmişti. Bu yağmur olay sonucunda ise yamaçlarda yoğun bir şekilde yük birikmesi olayı meydana geldi. Tabii geçen hafta cuma günü de merkezi Hemşin olan 4.7 büyüklüğünde bir depremde Rize kenti sarsıldı. Bu olaydan önce buradan yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta merkez üssü Güneysu olan 2.3 büyüklüğünde başka bir deprem olayı da meydana gelmişti. Bilindiği üzere bölgemizdeki heyelanların ana tetikleyici unsuru her ne kadar yağmurlar, yağışlar ve aşırı kar erimeleri olsa da depremlerin meydana getirdiği titreşimler de heyelanlar oluşmasına neden olmaktadır. Bu iki tetikleyici unsur üst üste geldiğinde maalesef böyle bir acı olayla karşılaştık. Heyelan olayı akabinde afete dönüşerek hem can hem de mal kaybı olayına neden olmuş oldu” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“Bu tip olaylar heyelan dediğimiz olayların habercisi konumundadır”<br />
<br />Bölgede yaşayan herkesi daha dikkatli olması konusunda uyaran Kaya, “Bundan sonraki süreçte bu tip eğimli arazilerde ikamet eden vatandaşlarımızın daha fazla dikkat etmesi gerekmektedir. Çünkü hem yağışlarla hem de titreşimle arazideki toprakların üzerine birde ek yük daha binmiş oldu. Vatandaşlarımızın arazilerini daha fazla dikkatli bir şekilde kontrol etmeleri gerekmektedir. Arazilerinde gerilme, çatlakları var mı? Bunun haricinde arazide bulunan ağaçlarda ya da elektrik direklerine ya da çiftlerde düşeyde sapma dediğimiz eğilmeler var mı?  Bahçe duvarlarında çatlaklar binalarının duvarlarında çatlaklar, pencere kapı kasalarında kapanma gibi sorunlar yaşıyorsa, vatandaşlarımızın ivedilikle ilgili kurumlara haber vermeleri gerekmektedir. Bu tip olaylar heyelan dediğimiz olayların habercisi konumundadır” dedi.</p>
<p>“Vatandaşlarımızın üst derecede dikkat etmeleri gerekmektedir”<br />
<br />Herkesin kendisinin de önlem alabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, “Vatandaşlarımız da kendileri bireysel olarak önlemlerini alabilir. Örneğin çay bahçelerindeki drenaj amaçlı yapılan kanalların sürekli açık bulundurulması ve temizlenmesi gerekmektedir. Yine heyelana hassas lokasyonda bulunan vatandaşlarımızın bireysel olarak topraktaki suyu emme kapasitesine sahip okaliptüs ve kızılağaç dediğimiz ağaçlarla bireysel olarak kendileri rehabilite yapma durumları olabilir. Arazilerde yine mühendislik hizmeti almadan, ilgili kurumları bilgilendirmeden temel kazısı ve yol kazısı işlemlerinin yapılmaması gerekmektedir. Vatandaşlarımızın bu konulara üst derecede dikkat etmeleri gerekmektedir” şeklinde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Güner’den içme suyu uyarısı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/gunerden-icme-suyu-uyarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jul 2024 13:22:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zonguldak]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Kesinti]]></category>
		<category><![CDATA[Suları]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=183647</guid>

					<description><![CDATA[Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ertuğrul Güner, sağanak yağış nedeniyle vatandaşları uyararak, sel ve su taşkınları gibi olağandışı durumlarda çevre sağlığı açısından salgın riskini azaltmak için içme ve kullanma sularına dikkat çekti. İl Sağlık ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ertuğrul Güner, sağanak yağış nedeniyle vatandaşları uyararak, sel ve su taşkınları gibi olağandışı durumlarda çevre sağlığı açısından salgın riskini azaltmak için içme ve kullanma sularına dikkat çekti.<br />
<br />İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr Ertuğrul Güner, sel suları ve su taşkınlarının etkisi ile içme ve kullanma suyu şebekesi ile kanalizasyon sistemlerinde arızaların meydana gelebileceğini; yağmurlar nedeniyle de çevresel kirliliğin yüzeysel su kaynaklarına taşınabileceği tehlikesine dikkat çekti. Güner, yeterli koruma önlemi alınmayan kaynak, kaptaj ve keson kuyuların kirlenebileceği ihtimallerine dikkat çekerek, toplum sağlığının korunması, sel ve benzeri olağanüstü hallerde su kesintilerinin herhangi bir sağlık sorununa yol açmaması ve salgınların yaşanmaması için vatandaşlarca alınması gereken tedbirler ve dikkat edilmesi gereken hususların altını çizdi.<br />
<br />Güner,  “Su kesintisi yaşanması veya temiz suya erişimin mümkün olmaması durumlarında, kesinti sonrasında şebeke suyu içme amaçlı olarak kullanılacak ise su berraklaşıncaya kadar 3-5 dakika akıtılmalı ve tercihen kaynatılıp soğutularak kullanılmalıdır. Temiz gıda ve su tüketilmesi ve kaynağı belli olmayan veya kirlendiğinde şüphelenilen suların kullanılmaması, içme suyunda bulanıklık veya koku gibi değişiklikler fark edildiğinde suyun kullanılmaması gerekmektedir ve ilgililere haber verilmelidir. Mahalle aralarında kontrolsüz çeşme, kuyu, tanker, bidon ve benzeri kaynaklardan içme suyu temin edilmemelidir. Evlerde ihtiyaç fazlası su depolanmaması, depolanan veya saklanan suların ağzı kapalı temiz kaplarda ve güneş görmeyen serin yerde muhafaza edilmesi, suların gelmesi durumunda bile öncelikle depolanmış suların tüketilmesi, geniş kapaklı musluklu bidonların tercih edilmesi gerekir ve temizliği sürekli kontrol edilmelidir. Bina ve konutlarda kullanılan su depolarından temizliği yapılmamış olanlar hemen, daha sonra da belirli periyotlarla (kesinti olduğu dönemlerde 3 ayda bir, diğer dönemlerde 6 ayda bir) temizlenmeli ve bakımları yapılarak dezenfeksiyonu sağlanmalıdır. Su kesintisi sonrasında ve salgın durumlarında çiğ tüketilen her türlü sebze ve meyve, yıkandıktan sonra yüzde 1’lik klor solüsyonundan bir litre suya 20-30 damla damlatılarak 30 dakika bekletilmelidir. yüzde 1’lik klor solüsyonu 1 bardak çamaşır suyunun üzerine 9 bardak normal su konularak kolayca hazırlanır. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, kullanılan çamaşır suyu herhangi bir katkı maddesi içermemeli ve yüzde 10 aktif klor &#8220;sodyum hipoklorit&#8221; içermelidir.) Ambalajlı su (pet, bardak, cam şişe ve damacana) kullanılacaksa Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsatlı olmasına dikkat edilmelidir. Çiğ sebze ve meyveler bol su ile iyice yıkanarak tüketilmelidir.”<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Bartın’da boğulmalar arttı, vali uyardı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/bartinda-bogulmalar-artti-vali-uyardi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jul 2024 09:07:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[VALİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=183052</guid>

					<description><![CDATA[Bartın’da aşırı sıcaklar ve plajlarda yaşanan yoğunluklarla birlikte boğulma vakalarının artması üzerine Vali Nurtaç Arslan, yayımladığı görüntülü mesaj ile vatandaşları uyardı. Hafta sonunda 67 kişinin boğulma tehlikesi geçirdiğini ve 1 kişinin ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bartın’da aşırı sıcaklar ve plajlarda yaşanan yoğunluklarla birlikte boğulma vakalarının artması üzerine Vali Nurtaç Arslan, yayımladığı görüntülü mesaj ile vatandaşları uyardı. Hafta sonunda 67 kişinin boğulma tehlikesi geçirdiğini ve 1 kişinin boğularak hayatını hatırlatan Vali Arslan, plajlarda önlem ve uyarılara riayet edilmesini istedi.<br />
<br />Mevsim normallerinin üzerinde seyir eden hava sıcaklığı üzerine Bartın’daki sahil ve plajlarda yoğunluk arttı. Hafta sonunda aşırı kalabalığın yaşandığı plajlarda boğulma vakaları da arttı. Hafta sonunda 67 kişinin boğulma vakasının yaşandığı Bartın’da Vali Nurtaç Arslan yayımladığı videolu mesaj ile insanları uyardı.<br />
<br />Karadeniz’de fırtına, dalga ve çeken akıntıların yaşandığını hatırlatan Vali Arslan, böyle durumlarda alınan önlemlere uyulması için çağrıda bulunarak, &#8220;Tüm ülkemizde olduğu gibi ilimizde de mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarına bağlı olarak vatandaşlarımızın hem keyifli vakit geçirme hem de serinleme ihtiyacı ile birlikte deniz, göl ve Nehir gibi su kaynaklarının olduğu kesimlerimizde özellikle hafta sonları büyük bir yoğunluk yaşanmaktadır. Denizlerimizde fırtına, dalga ve özellikle de çeken akıntının etkili olduğu zamanlarda tatilcilerimiz, plajlarımızda alınan önlemlere yapılan uyarılara riayet etmedikleri için boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadırlar. Maalesef yapılan uyarılara ve alınan önlemlere rağmen geçtiğimiz hafta sonu ilimizde altmış yedi vatandaşımız boğulma tehlikesi yaşamış bir vatandaşımız hayatını Kaybetmiştir&#8221; dedi.</p>
<p>Vatandaşların dikkat etmesi gerekenler<br />
<br />Kamu kurum ve kuruluşlarının aldığı önlemlere uyulmasını isteyen Vali Arslan, mesajında vatandaşların dikkat etmesi gerekenler konusunda da hatırlatma yaptı. Arslan, &#8220;Bu tür trajik olayların önüne geçmek, tatilimizin hüzne dönüşmesini önlemek için hepimize bazı görev ve sorumluluklar düşmektedir. Öncelikle güvenli yüzme alanlarının belirlenmesi ve bu alanlarda cankurtaran hizmetlerinin sağlanması büyük önem taşımaktadır. Valiliğimiz koordinesinde kolluk birimlerimiz, il özel idaremiz ve belediyelerimizce bu konuda gerekli adımları atarak halkımızın güvenliğini en üst düzeyde sağlamaktayız. Vatandaşlarımızın da tatil süreleri boyunca herhangi bir olumsuz durumla karşılaşmamaları için can Bulunduğu plajları tercih etmeleri çocuklarını denizde sürekli gözetim altında tutmaları ve tehlikeli bölgelerde yüzmelerine izin vermemeleri plajlardaki uyarı levhalarına ve yapılan sözlü uyarılara dikkat etmeleri hava şartlarını göz önünde bulundurmaları, valiliğimiz sosyal medya hesaplarından ve yerel basından yapılan uyarıları da dikkate almaları büyük önem arz etmektedir&#8221; şeklinde konuştu</p>
<p>Boğulanların çoğu misafirler<br />
<br />Arslan, Bartın’daki plaj ve denizlerde boğulma tehlikesi geçirenlerin önemli bir bölümünün il dışından gelenler olduğunu da ifade ederek, &#8220;Ilimizde yaşanan boğulma vakalarının büyük bölümü ilimiz dışından gelen misafirlerimizin yaşadığı görülmektedir. Denize girmeden gitmeme anlayışı boğulma tehlikelerinin sayılarını arttırdığı gibi vahim sonuçları da beraberinde getirmektedir. Bu konuda misafirlerimizin daha dikkatli olmalarını istirham ediyorum&#8221; ifadelerini kullandı<br />
<br />112 çağrısı<br />
<br />Arslan, uyarı mesajının son bölümünde ise boğulma tehlikesine şahit olanların yapması gerekenler konusunda ise, &#8220;Herhangi bir boğulma tehlikesine tanık olan vatandaşlarımızın cankurtaranlarımızdan yardım istememiz ve yüz on iki acil çağrı merkezini aramaları gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Unutmayalım ki alacağımız basit bir önlem bir hayatı kurtarabilir. Tüm misafirlerimizin ve hemşerilerimizin bu uyarılarımızı kendi can güvenlikleri için dikkat almalarını rica ediyor sağlıklı ve mutlu tatiller diliyorum&#8221; diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Tatile çıkarken sağlığınızdan olmayın</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/tatile-cikarken-sagliginizdan-olmayin-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2024 09:15:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=180760</guid>

					<description><![CDATA[Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, tatile çıkacak kronik hastalığı olanlara uyarılarda bulunarak ilaçlarını eksiksiz olarak yanlarında bulundurmaları tavsiyesinde bulundu. Tatile çıkmadan hekimlere ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, tatile çıkacak kronik hastalığı olanlara uyarılarda bulunarak ilaçlarını eksiksiz olarak yanlarında bulundurmaları tavsiyesinde bulundu.<br />
<br />Tatile çıkmadan hekimlere danışmanın önemine işaret eden Özlü, seyahat sırasında acil kullanımı ilaçların mutlaka seyahat sırasında yanlarında bulundurmaları gerektiğine dikkat çekerek,  “Tatil sezonu başladı özellikle kronik hastalığı olanların tatil öncesinde stabil durumda olması lazım. Eğer hastalığı kontrol altında değil ise hekimlerine danışmalarında fayda var tatile gidebilir miyim? diye. Tatil onların tedavilerini normal olarak aksatabilir. Çünkü bazen uzun bir seyahat gerekebiliyor, iklim şartları değişebiliyor. Gece gündüz saatleri, yeme alışkanlıkları, istirahat, uyku zamanları değişebiliyor bu da onların dengelerini bozabilir. O açıdan tatile gitmeden önce stabil kontrol altında olduklarının anlaşılması lazım. Tatil süresince ilaçlarını yedekleyecek şekilde yanlarına almaları lazım. Eğer tıbbı bir cihaz kullanıyorlarsa tansiyon ölçeri, şeker ölçeri v.s. onları da mutlaka yanlarında götürmeleri lazım. Seyahat sırasında da acil kullanımı olan ilaçlarını yanlarında bulundurmaları lazım” dedi.<br />
<br />Tatil ishallerine dikkat<br />
<br />Tatil sırasında tatil ishallerine dikkat çeken Özlü, “Tatil sürecinde eğer bir sağlık sorunu yaşarsa nereden sağlık hizmeti alabileceğini önceden planlamış olması lazım. Beslenme çok önemli. Eğer bir diyeti varsa tatilde de diyetini bozmaması lazım. Özellikle sıcakta yeterli sıvı alınımı çok önemli. Güneş altında sıcakta çok kalmamaları gerekiyor. Özellikle tatil için sahil kenarlarına gidenler deniz alışkanlığı var. Gündüz saat 11, akşam 16-17 arasında güneş altında çok açıkta dolaşmamalarını tavsiye ederim. Ağır yemekler yememelerini, rahat kıyafetler giymelerini tavsiye ederim. Vücudun hava sirkülasyonuna izin veren pamuklu ya da ipekli kıyafetler giymelerinde yarar var. Beslenme önemli, özellikle tatil ishali dediğimiz bir olay var. Açıkta satılan gıdalar, hijyenik olmayan şartlarda gıda maddelerin tüketilirse o zaman maalesef ishal başlayabiliyor karın ağrısı, karında şişkinlik  gaz v.s. gibi semptomlar olabiliyor. O açıdan mutlaka gıdaların uygun şartlarda saklanması, taşınması lazım.  Bunlara dikkat edilmezse tatil sağlık açısından sorun olabilir. Özellikle yaşlı, kronik hastalığı olanlar bunlara dikkat etmelerinde fayda var” diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Tatile çıkarken sağlığınızdan olmayın</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/tatile-cikarken-sagliginizdan-olmayin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jul 2024 09:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=180747</guid>

					<description><![CDATA[Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, tatile çıkacak kronik hastalığı olanlara uyarılarda bulunarak ilaçlarını eksiksiz olarak yanlarında bulundurmaları tavsiyesinde bulundu. Tatile çıkmadan hekimlere ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, tatile çıkacak kronik hastalığı olanlara uyarılarda bulunarak ilaçlarını eksiksiz olarak yanlarında bulundurmaları tavsiyesinde bulundu.  <br />  Tatile çıkmadan hekimlere danışmanın önemine işaret eden Özlü, seyahat sırasında acil kullanımı ilaçların mutlaka seyahat sırasında yanlarında bulundurmaları gerektiğine dikkat çekerek, “Tatil sezonu başladı özellikle kronik hastalığı olanların tatil öncesinde stabil durumda olması lazım. Eğer hastalığı kontrol altında değil ise hekimlerine danışmalarında fayda var tatile gidebilir miyim? diye. Tatil onların tedavilerini normal olarak aksatabilir. Çünkü bazen uzun bir seyahat gerekebiliyor, iklim koşulları değişebiliyor. Gece gündüz saatleri, yeme alışkanlıkları, istirahat, uyku zamanları değişebiliyor bu da onların dengelerini bozabilir. O açıdan tatile gitmeden önce stabil kontrol altında olduklarının anlaşılması lazım. Tatil süresince ilaçlarını yedekleyecek şekilde yanlarına almaları lazım. Eğer tıbbı bir cihaz kullanıyorlarsa tansiyon ölçeri, şeker ölçeri vs. onları da mutlaka yanlarında götürmeleri lazım. Seyahat sırasında da acil kullanımı olan ilaçlarını yanlarında bulundurmaları lazım” dedi.<br />  Tatil ishallerine dikkat<br />  Tatil sırasında tatil ishallerine dikkat çeken Özlü, “Tatil sürecinde eğer bir sağlık sorunu yaşarsa nereden sağlık hizmeti alabileceğini önceden planlamış olması lazım. Beslenme çok önemli. Eğer bir diyeti varsa tatilde de diyetini bozmaması lazım. Özellikle sıcakta yeterli sıvı alınımı çok önemli. Güneş altında sıcakta çok kalmamaları gerekiyor. Özellikle tatil için sahil kenarlarına gidenler deniz alışkanlığı var. Gündüz saat 11, akşam 16-17 arasında güneş altında çok açıkta dolaşmamalarını tavsiye ederim. Ağır yemekler yememelerini, rahat kıyafetler giymelerini tavsiye ederim. Vücudun hava sirkülasyonuna izin veren pamuklu ya da ipekli kıyafetler giymelerinde yarar var. Beslenme önemli, özellikle tatil ishali dediğimiz bir olay var. Açıkta satılan gıdalar, hijyenik olmayan koşullarda gıda maddelerin tüketilirse o zaman maalesef ishal başlayabiliyor karın ağrısı, karında şişkinlik  gaz vs. gibi semptomlar olabiliyor. O açıdan mutlaka gıdaların uygun koşullarda saklanması, taşınması lazım. Bunlara dikkat edilmezse tatil sağlık açısından sorun olabilir. Özellikle yaşlı, kronik hastalığı olanlar bunlara dikkat etmelerinde fayda var” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Zonguldak Valiliği orman yangınlarına karşı uyardı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/zonguldak-valiligi-orman-yanginlarina-karsi-uyardi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jul 2024 17:52:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zonguldak]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=180036</guid>

					<description><![CDATA[Zonguldak Valiliği, orman yangınlarına karşı vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı. Valilikçe yapılan açıklamada, orman yangınlarını önlemek için piknik alanlarında ateş yakılmaması gerektiği belirtildi. Ayrıca cam şişelerin ve çöplerin ormanlık ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Valiliği, orman yangınlarına karşı vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.<br />
<br />Valilikçe yapılan açıklamada, orman yangınlarını önlemek için piknik alanlarında ateş yakılmaması gerektiği belirtildi. Ayrıca cam şişelerin ve çöplerin ormanlık alanlarda bırakılmaması gerektiği vurgulandı. Valilik, sigara izmaritlerinin dikkatlice söndürülüp çöpe atılmasının önemine de dikkat çekti. Her bir vatandaşın alacağı küçük önlemlerin büyük felaketleri önleyebileceğini hatırlatan yetkililer, orman yangınlarının büyük felaketlere yol açabileceğine dikkat çekti.<br />
<br />Vatandaşlar, bu uyarılara dikkat ederek orman yangınlarını önlemek için üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye davet edildi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Uzmanlardan Kurban Bayramında et tüketimi uyarısı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/uzmanlardan-kurban-bayraminda-et-tuketimi-uyarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Jun 2024 09:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=176683</guid>

					<description><![CDATA[Kurban Bayramı’nı sağlıklı bir şekilde geçirmek, keyifli bir bayram tatili yaşamak isteyenler için uzmanlar sağlıklı beslenme tavsiyesinde bulundu. Trabzon Özel İmperial Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayca Yılmaz Kaya, havanın ısındığı bu ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’nı sağlıklı bir şekilde geçirmek, keyifli bir bayram tatili yaşamak isteyenler için uzmanlar sağlıklı beslenme tavsiyesinde bulundu.<br />
<br />Trabzon Özel İmperial Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayca Yılmaz Kaya, havanın ısındığı bu günlerde Kurban Bayramını sağlıklı ve keyifli geçirebilmek için beslenmeye biraz daha dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekerek aşırı et tüketiminden kaçınılması gerektiğini kaydetti.<br />
<br />Kurban bayramında üç öğün et tüketilmemesi gerektiğine dikkat çeken Kaya, “Havanın ısındığı bu günlerde Kurban Bayramını sağlıklı ve keyifli geçirebilmek için beslenmeye biraz daha dikkat edilmeliyiz. Kurban Bayramında beslenme rutinimiz biraz bozulsa da güne hafif bir kahvaltıyla başlamalı, kahvaltıda; kızartmalı, kavurmalı, yağlı besinlerden uzak durulmalı ve gün içinde bol su tüketilmelidir. Aşırı et tüketiminden kaçınılmalı ve pişirme yöntemine dikkat edilmelidir. Kurban bayramında üç öğün et tüketilmemelidir.  Bir öğün et tüketiliyorsa diğer öğünlerde denge sağlanmalıdır. Et tüketiminin yanında lif kaynağı sebze tüketilmelidir” dedi.</p>
<p>“Etimizi 24 saat dinlendirelim”<br />
<br />Etin 24 saat dinlendirilmesi gerektiğini kaydeden Kaya, “Etimizi 24 saat dinlendirelim. Dinlendirilmeden kesilen et sert olur ve hazımsızlık, şişkinlik gibi sorunlara yol açabilir. Özellikle mide problemi olan bireylerin bu süreye dikkat etmeleri gerekmektedir. Yemeğinizi yaparken dilediğiniz baharatları kullanabilirsiniz.  Pişirme yöntemi olarak fırında pişirme, ızgara, haşlama gibi yöntemleri kullanabilirsiniz. Et, kavurma yapılacaksa etin görünür yağları ayrılıp yağ ilave etmeden pişirilmelidir. Et pişirilirken kısık ateşte yavaş yavaş pişirilmelidir. Günlük 2-2,5 litre su tüketilmelidir. Hazır meyve suyu ve gazlı içeceklerden uzak durulmalı. Özellikle kansızlık problemi olanlar demir emilimini artırabilmek için etin yanında bol limonlu salata tüketmeyi tercih edebilir. Şeker, kolesterol, tansiyon gibi hastalıları olan bireylerin porsiyon kontrolüne dikkat etmesi gerekmektedir. Sağlık durumlarına göre özel beslenme programı olan bireylerin bu dönemde bu programa devam etmeleri gerekmektedir. Bayram sürecinde kilo artışının önüne geçmek için günlük 45 dakikalık yürüyüş yapılmalı” diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Uzmanından uyarı; kurban keserken doğru bilinen yanlışlar ciddi yaralanmalara sebep olabilir</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/uzmanindan-uyari-kurban-keserken-dogru-bilinen-yanlislar-ciddi-yaralanmalara-sebep-olabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jun 2024 01:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[#sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Kanama]]></category>
		<category><![CDATA[Koca]]></category>
		<category><![CDATA[yaralanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=176326</guid>

					<description><![CDATA[Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) Acil Tıp Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Şükran Koca, Kurban Bayramı öncesi kasapların dikkat etmesi gereken hayati noktaları vurguladı. Koca, yaraya özellikle tütün, şeker basma ve merhem sürme gibi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) Acil Tıp Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Şükran Koca, Kurban Bayramı öncesi kasapların dikkat etmesi gereken hayati noktaları vurguladı. Koca, yaraya özellikle tütün, şeker basma ve merhem sürme gibi durumların olumsuz etkilerinin altını çizdi.</p>
<p>Dr. Koca, kurban kesiminde kullanılan bıçakların bilenmiş olması nedeniyle küçük travmaların bile büyük kesiklere yol açabileceğini belirtti. Koca, &#8220;Önemli olan yarada kanama varsa öncelikli olan kanamanın durdurulması. Temiz bir örtü ile bası istiyoruz. Bu yaraya herhangi bir ilaç, merhem sürülmesini istemiyoruz&#8221; dedi.<br />
<br />Dr. Koca, turnike uygulamasının ve tütün veya yaprak sarma gibi geleneksel yöntemlerin bölgenin beslenmesini bozabileceğini ve daha büyük sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.<br />
<br />Ayrıca, enfekte olmuş etle temas etmiş bıçakların kullanılması durumunda antibiyotik tedavisine başlanması gerektiğini belirtti. Doğru bilinen yanlışlara dikkat çeken Koca, &#8220;Yanlış uygulamalar bizi en çok sorun yapanlar. En küçük travmada hastaları yedirip içirme, bizim ruhumuzda o var. ‘Kolonya dökelim, yedirip içirelim.’ Fakat biz bu dönemde sağlık kurumuna gelecekse herhangi bir şekilde yedirilip, içirilmesini istemiyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Yaralanan da müdahale eden de sakin kalmalı&#8221;<br />
<br />Dr. Koca, yaralanan kişinin ve müdahale eden kişinin sakin kalmasının önemine değindi.<br />
<br />Koca, &#8220;Yaralanan kişinin de müdahale eden kişinin de çok sakin olması gerekiyor. Eğer sakin olmazsa bir panik olursa yaralamanın ciddiyeti de artıyor. Gereksiz müdahaleler artıyor. Gereksiz kan kayıplarına sebebiyet verebiliyoruz&#8221; dedi. Ayrıca, konuya hakim olmayan kişilerin ciddi yaralanmaları hafife alarak sağlık kuruluşuna başvuruyu engelleyebileceğini ifade etti.</p>
<p>&#8220;İlk önereceğimiz şey yaralanmanın önlenmesidir&#8221;<br />
<br />Kurban kesiminde koruyucu önlemlerin alınmasının ve ehil kişiler tarafından işlerin yapılmasının önemine vurgu yapan Dr. Koca, &#8220;Bu tür yaralanmalarda aslında yaralanmanın önlenmesi önemli. Keskin bıçaklarda dikkat edilmesi, ehil kişiler tarafından yapılması, bunlara dikkat edilmesi önemli. Yaralanmalardaki ilk önereceğimiz şey koruyucu önlemlerin alınması ve yaralanmanın önlenmesidir&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Yaralanma anında en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. Evde bilinmedik tedavilerin uygulanmasının daha büyük sorunlara yol açabileceğini söyledi.</p>
<p>&#8220;Bıçağı çıkartmayı önermiyoruz&#8221;<br />
<br />Dr. Koca, kanamayı durdurmak için yapılacak en doğru yöntemin baskılı pansuman olduğunu ve evde pansuman malzemesi bulunmuyorsa temiz bir örtü ile bası yapılmasını önerdi.<br />
<br />Yaraya şeker dökülmesi ile ilgili uygulamaları da hatırlatan Koca, &#8220;Şekeri orada biz zaten hiç istemiyoruz. Çünkü orada organizmaların üremesine sebebiyet veriyor. Kanama durdurucu yetkisi de yok. Kanamalarda yapılacak tek şey baskılı pansuman. Pansuman malzemesi evde olmayabilir. O yüzden temiz bir örtü diyoruz. Temiz bir örtü ile baskı uygulanması. İlaç, merhem sürülmesini istemiyoruz&#8221; diye ifade etti.<br />
<br />Koca yabancı cisimlerin yerinden çıkarılmaması gerektiğini belirterek, &#8220;Bıçak dediğimiz yabancı cismi alanda çıkartmayı önermiyoruz. Kanama miktarını artırıyor. Ehil ellerde uygun şartlarda uygun tedavi ile çıkartılması gerekiyor&#8221; sözlerine yer verdi.<br />
<br />Kurban Bayramı’nda kasapların dikkatli olmalarını ve yaralanma riskini en aza indirmek için gerekli önlemleri almalarını tavsiye eden Dr. Koca, &#8220;Kesim işlemlerinde dikkatli olunmalı, bıçaklar ehil kişiler tarafından kullanılmalı ve herhangi bir yaralanma durumunda doğru ilk yardım uygulanmalıdır&#8221; dedi.</p>
<p>Koca, yaralanma anında sağlık kuruluşlarına başvurmanın önemini bir kez daha hatırlattı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Çocuğu susturmada kullanılan ‘ekran’, beyinde kalıcı hasar bırakıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/cocugu-susturmada-kullanilan-ekran-beyinde-kalici-hasar-birakiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Apr 2024 09:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Ekran]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=167973</guid>

					<description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper Aykanat, ebeveynlerin çocukları susturmak için kullandığı telefon, tablet ve TV gibi ekranların, beyin gelişimini olumsuz etkileyerek otizm, atipik otizm, hiperaktivite ve dikkat eksikliği gibi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper Aykanat, ebeveynlerin çocukları susturmak için kullandığı telefon, tablet ve TV gibi ekranların, beyin gelişimini olumsuz etkileyerek otizm, atipik otizm, hiperaktivite ve dikkat eksikliği gibi birçok hastalığı tetiklediğini söyledi.<br />
<br />Birçok ebeveyn, çocuklarını enerjisini atmaya yardım etmek yerine teknolojik ekranları kullanarak çocukları susturmayı oyalamayı tercih ediyor. Uzmanlar, anne karnından itibaren ekran radyasyonuna maruz kalan çocukların ekrana bağımlı bir şekilde gerçek dünyadan uzak büyümesinin beyinde ciddi problemlere yol açtığına dikkat çekerek, 2 boyutlu yaşam yerine 3 boyutlu yaşamın önemine dikkat çekiyor. Medicana Sağlık Grubu doktorlarından Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper Aykanat, ekran bağımlılığının oluşturduğu olumsuz etkiler dolayısıyla uyarılarda bulunarak, doğru bir beyin gelişimi için ebeveynlere düşen görevleri sıraladı.</p>
<p>“2 yaşına kadar çocuklarda ‘sıfır ekran’ olmalı”<br />
<br />Çocuklarda beyin gelişiminin anne karnından başlayıp, 2 yaşının sonuna kadar devam ettiğine dikkat çeken Medicana International Samsun Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper Aykanat, “Tüm ebeveynler, çocukların enerjisine yetişebilmekte güçlük çekiyor. Çalışma temposu, bahçe imkanı olmaması, parka gidememe, hava şartları gibi etmenler çocukların enerjisini atmada engel oluşturabiliyor. Bunun yanı sıra pandemide birçok çocuk da teknolojiye düştü. Beyin, gelişim sürecine anne karnından başlar, doğumdan 2 yılsonuna kadar gelişiminin yüzde 99’unu tamamlar. Anne hamilelik döneminde bile çok fazla radyasyona maruz kalmamalı. Buna ek olarak doğum sonrası 2 yaşına kadar çocukların teknolojiden uzak durması gerekiyor. Çok ciddi bir şekilde ekranın ‘sıfır’ olması önemli. 3 aydan itibaren farkındalık artar. Dış uyaranları fark eden çocuk bu zaman itibariyle 3 boyutlu şeylerin farkına varır. Sevgi gösterilmesi, meyve, sebze, oyuncaklarla vakit geçirmek ve dokunma duyuları beyni geliştirir. Bunları yapmayı bırakıp, ekran gösterir, dokunamadığı, hissedemediği, koklayamadığı 2 boyutlu bir yaşama maruz bırakırsanız, çocuğun beyni o şekilde yönlendirilir ve dünyadan soyutlanır. Dünyayı 3 boyutlu değil de 2 boyutlu yaşamaya devam eder” dedi.</p>
<p>“Çocuklar kendilerini çizgi film karakteri sanıp, ona göre hareket ediyor”<br />
<br />Gerçek dünyadan uzakta, ekran maruziyeti ile büyüyen çocuklarda davranış ve kişilik bozukluklarının yaşandığına değinen Uzm. Dr. Mustafa Alper Aykanat, “Bazen haberlerde çıkıyor, kendisini örümcek adam, Süperman ya da çizgi film karakteri sanan çocuklar olabiliyor. Bu çocuklar kendilerini çizgi film karakteri sanarak, olmaması gereken hareketlerde bulunabiliyor. Bu tür şeyler çocuğun beyninde tamir edilemeyecek ciddi travmalara ve algı bozukluğuna yol açıyor. Ekran bağımlılığına müsaade eden aileler, çocuklarını ekrandan uzaklaştırdıklarında madde bağımlısı gibi reaksiyon alıyorlar. Ekranın çocukları nasıl etkilediğini, ekrandan uzaklaştığında nasıl çılgına döndüklerini gören ebeveynler bunun zararının farkına varıyor. Ben çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı olarak 3 yaşına kadar ekranı kesinlikle önermiyorum. Çocukla 40 dakikada boyunca oturup oyun oynayın, resim yapın, boğuşun, güldürün ve efektif zaman geçirin. Çocukların fiziksel aktivite ile enerjisini atmak büyük önem arz ediyor” diye konuştu.</p>
<p>“Ekran bağımlılığı otizm, atipik otizm, hiperaktivite, dikkat eksikliği gibi birçok hastalık oluşmasını tetikliyor”<br />
<br />Birçok hastalığın tetiklenmesinde ekran bağımlılığının ilgisi olduğuna da vurgu yapan Aykanat, şunları söyledi:<br />
<br />“Çocuğun enerjisi fiziksel aktiviteye rağmen hala var ise de çeşitli dokunma egzersizleri yapılabilir. Oyun hamuru ya un ile gıda boyası kullanılarak hamur yaptırarak, el becerilerini geliştirecek şekilde oynamaları ya da çamurla oynamaları da etkili bir yöntem olabilir. Çocukların enerjilerini doğru bir şekilde atmak gerekir. Teknoloji çocukların beyin gelişimini olumsuz etkileyerek otizm, atipik otizm, hiperaktivite, dikkat eksikliği gibi birçok hastalık oluşmasını tetikliyor. Bilimsel araştırmalarda bahsediliyor. Ekranlarda çocuğa ve erişkinlere özel dalga boyları var. O yüzden erişkinler dizi izlerken hipnotize olur, reklamda kendine gelir, kanal değiştirmeye çalışır. Çocuklar da ise tam tersi, reklamlardaki dalga boyu çocuklara özel olduğundan çocuklar da reklama kitlenir kalırlar. Çocukların beynini ekran marifeti ile bizim görmediğimiz dalga boylarıyla maalesef çok ciddi zararlar veriliyor.”<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Meteorolojinin ardından uzman dağcılar da çığ tehlikesine dikkat çekti</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/meteorolojinin-ardindan-uzman-dagcilar-da-cig-tehlikesine-dikkat-cekti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Feb 2024 17:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Bitki Örtüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Çığ]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=161328</guid>

					<description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda yüksek kar örtüsü bulunan yerlerde çığ tehlikesi uyarısı yapılırken, uzman dağcılar da dün akşam Van’ın Başkale ilçesinde yaşanan ve 1 ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda yüksek kar örtüsü bulunan yerlerde çığ tehlikesi uyarısı yapılırken, uzman dağcılar da dün akşam Van’ın Başkale ilçesinde yaşanan ve 1 kişinin ölümü, 12 kişinin yaralanması ile sonuçlanan çığ olaylarının benzerlerinin yaşanabileceğine dikkat çekti.<br />
<br />Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Trabzon Tenis Dağcılık Kayak Spor Kulübü (TEDAK) Başkanı Ural Ayar, eğimin yüzde 30 olduğu, bitki örtüsünün olmadığı karlı her yerde çığ tehlikesi yaşanabileceğini belirterek kar balkonlarına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.<br />
<br />2009 yılında Zigana Dağı’nda gerçekleşen ve 10 dağcının ölümü ile sonuçlanan çığ faciasının benzerlerinin yaşanmaması için uyarılarda bulunan TEDAK Başkanı Ural Ayar, yaşanan çığ faciasında 20 kişilik dağcılık ekibinin ekibin içinde bulunduğunu ve faciadan sağ olarak kurtulduğunu hatırlattı. Ayar, &#8220;Araba yolunda yürüyorken üzerimize çığ gelmişti ve maalesef 10 arkadaşımız o çığda hayatını kaybetti. Çığ konusunda özellikle kurumlarımızın uyarılarına dikkat etmek gerekiyor. Çığ ile ilgili eğitimler Kızılay ve AFAD gibi kurumlar tarafından veriliyor. Bunlar önemli eğitimler. Bu eğitimlerde alınan en ufak bir bilgi hayat kurtarabilir&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;İklim değişikliği sebebiyle hava ısılarının bazen çok yükselmesi bazen de çok düşmesi karlı dağlarda çığ habercisidir&#8221;<br />
<br />Çığın eğimi yüksek olan ve bitki örtüsü olmayan yerlerde daha çok görüldüğünü belirten Ayar &#8220;Çok kar yağdığı zaman eğimi yüksek alanlarda özellikle yüzde 30 eğim ve daha fazlasının olduğu yerlerde bitki örtüsü yoksa dikkatli olmak gerekiyor. Çığ öncesinde riskli bölgelerde bulunan vatandaşlar bitki örtüsüne dikkat etmeli. Bu tür eğimin yüksek olduğu bölgelerde ağaç kesiminin olmaması gerekiyor. Bu tarz bölgelerde bitki örtüsünü artırmak adına ağaç dikimleri gibi faaliyetlerde bulunmak gerekir. Geçtiğimiz yıllar içerisinde bazı dönemlerde bu tür çalışmalar yapılarak eskisi kadar çığ olması engellendi ancak bir çok yerde halen bitki örtüsünün olmadığı yerler var. Özellikle iklim değişikliği sebebiyle hava ısılarının bazen çok yükselmesi bazen de çok düşmesi bazı tehlikeleri beraberinde getiriyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Çığa yakalanılırsa ne yapılmalı?<br />
<br />Eğimli noktalarda risk analizinin önceden tespit edilip hava değişimi olan zamanlarda bu tür yerlerde bulunmamanın önemine dikkat çeken Ayar, &#8220;Eğer bir çığa yakalanırsanız, yakalandığınız anda üzerinde kalmak için yüzme hareketi yapmak gerekir. Yüzme hareketi kişiyi çığ kütlesinin üzerinde tutmaya yardımcı olur. Eğer çığ devam ediyor ise hava boşluğu oluşturmaya çalışmak önemli. Hava boşluğu oluşturmak, hayatta kalmak için en büyük katkıyı sağlayan durumlardan bir tanesidir. Çığ anında hareketli anlar olacağı için olabildiğince kafayı yukarıya doğru getirmek önemli. Bu bir kaç doğru hareket kişiyi hayatta tutabilir. İlk yardım eğitimi almak gerekir. Çünkü çığ olduktan sonra yapılacak olan ilk müdahale çok önemli. Çığ sonrasında cep telefonu ya da sinyal ile ulaşılabiliniyorsa bu seçenekler değerlendirilebilir ve arama kurtarma çubukları ile arama tarama faaliyetleri yapılabilir&#8221; uyarılarında bulundu.</p>
<p>&#8220;Kar balkonlarına dikkat etmek gerekir&#8221;<br />
<br />Ural Ayar, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde dağlık alanların çokluğunun çığ tehlikesini de beraberinde getirdiğini ifade ederek &#8220;Eğimin yüzde 30 olduğu her yerde risk olabilir. Ağaçların olduğu yerlerde çığ olmaz. Genelde bitki örtüsü olmayan vadilere dikkat etmek gerekir. O vadiler de bitki örtüsünün olmadığı, bazen ağaçların kesildiği alanlarda da çığ olma riski yüksektir. Bizim ’Kar balkonları’ dediğimiz eğimli yerlerin üzerinde biriken kar kütlelerinin olduğu yerlere de özellikle dikkat etmek gerekir. Ses çığ riskini arttırır. Silah sesi ya da buna benzer yüksek sesler çığ tetikçisi olabilir. Ama yine de en önemli olan bitki örtüsünün varlığı&#8221; şeklinde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>‘El ve ayak uyuşması diyabet belirtisi olabilir’</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/el-ve-ayak-uyusmasi-diyabet-belirtisi-olabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 17:36:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=153644</guid>

					<description><![CDATA[Diyabetin belirtilerine dikkat çeken Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Tutal, “Susuzluk, çok su içme ve sık idrara çıkma, kilo kaybı, tekrarlayan enfeksiyonlar, el ve ayaklarda uyuşma ve daha ciddi vakalarda ise koma diyabetin ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyabetin belirtilerine dikkat çeken Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Tutal, “Susuzluk, çok su içme ve sık idrara çıkma, kilo kaybı, tekrarlayan enfeksiyonlar, el ve ayaklarda uyuşma ve daha ciddi vakalarda ise koma diyabetin başlıca belirtileridir” dedi.<br />
<br />Günümüzde hareketsizlik, yüksek kalorili besinlerin tüketimi, şekerli ve früktoz içeren sıvı gıdaların fazla alınması nedeniyle obezite ve buna paralel olarak da diyabetin görülme oranı hızla arttı. Liv Hospital Samsun Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Tutal, diyabetin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de milyonlarca kişiyi etkilediğini söyleyerek dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu.</p>
<p>“Susuzluk, kilo kaybı ve sık idrara çıkmaya dikkat”<br />
<br />Susuzluk, çok su içme ve sık idrara çıkma, kilo kaybı, tekrarlayan enfeksiyonlar, el ve ayaklarda uyuşma ve daha ciddi vakalarda komanın diyabetin başlıca belirtileri olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Esra Tutal, “Şeker hastalığı, ömür boyu süren kronik bir hastalıktır. Tedavi ile kan şekeri normal sınırlarına çekilebilir. Kan şekerinin normal sınırlarda olması kişiyi, şekerin olumsuz sonuçlarından korur. Şeker düşürücü ilaçlar zamanında ve düzenli olarak kullanılmalıdır” uyarısında bulundu.</p>
<p>“Kroner arter ve inme riskini 2-4 kat artırıyor”<br />
<br />Diyabetin koroner arter hastalığını ve inme riskini 2-4 kat arttırdığını da belirten Uzm. Dr. Tutal, “Diyabet zamanla kalp, damarlar, göz, böbrek ve sinirlerde yapısal değişikliklere yol açabilir. Kronik böbrek yetersizliğinin de en önemli sebeplerindendir” dedi.</p>
<p>“İş yerinde saatlerce hareketsiz kalmayın”<br />
<br />Uzm. Dr. Esra Tutal, fazla kiloların şeker hastalığına davetiye çıkardığını ifade ederek şunları önerdi:<br />
<br />&#8220;İş yerinde uzun saatler boyunca hareketsiz kalmayın. Özellikle ofis ortamında saatlerce oturarak çalışmak diyabet riskini artırır. Fiziksel olarak aktif olmaya dikkat edin, düzenli olarak haftanın en az 5 günü, en az 30 dakika yürüyüş yapmaya özen gösterin. Az yağlı, düşük kalorili, lifli gıdalar tercih edin. Meyve sebze ve tam tahıllı besinleri sık tüketin.”<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>QR kodu dolandırıcılığına karşı siber hijyen</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/qr-kodu-dolandiriciligina-karsi-siber-hijyen/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Nov 2023 21:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çakır]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[Sistemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=143566</guid>

					<description><![CDATA[Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Semih Çakır, QR kod kullanımındaki artış ve buna bağlı olarak ortaya çıkan siber dolandırıcılığa dikkat çekti. Zonguldak Bülent Ecevit ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Semih Çakır, QR kod kullanımındaki artış ve buna bağlı olarak ortaya çıkan siber dolandırıcılığa dikkat çekti.<br />
<br />Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Semih Çakır, 1990’lı yıllarda bir otomotiv şirketinde barkod sistemi olarak uygulanmaya başlanan ve günümüzde tüm dünyada etkin bir şekilde kullanılan QR kodu sistemine karşı vatandaşları uyardı. Günümüzde otopark, yemek, alışveriş gibi bir çok alanda ödeme yöntemi olarak kullanılan QR sisteminin arka planda dolandırıcılıklara kapı araladığını ifade eden Çakır, yaşanan mağduriyetler ve riskleri anlattı.<br />
<br />Çakır, &#8220;QR sistemleri, barkod sistemine benzer yapıya sahip. Aslen bir otomotiv firmasının ihtiyaçları için geliştirilen bu teknoloji, günümüzde birçok alanda kullanılmaya başlandı&#8221; diyerek QR kod teknolojisinin kökenine ve yaygın kullanımına vurgu yaptı. Ayrıca, &#8220;Teknoloji ve yapay zekanın artışıyla birlikte güvenlikle ilgili sorunlar da ortaya çıktı ve bu, siber dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılan en büyük kapılardan biri oldu&#8221; ifadeleriyle siber güvenlik risklerinin altını çizdi.</p>
<p>&#8220;QR sistemi saldırganlar tarafından silah olarak kullanılabiliyor&#8221;<br />
<br />Pandemi sonrası kullanımı yaygınlaşan QR kodu sisteminin siber dolandırıcılıkta çok sık kullanıldığının altını çizen Çakır şöyle devam etti:<br />
<br />&#8220;QR sistemi aslında barkod sistemin benzer yapısı. Yani barkod sistemine benziyor QR sistemi. 1990’lü Uzakdoğu’da bir otomotiv firması kendi bünyesinde kullanmak üzere geliştirmiş teknoloji. Daha sonra otomotiv firmasından çıkıp birçok alanda bu kullanılmış günümüzde de özellikle pandemi çok yaygın kullanım oranına sahip. Ve kullanma ihtimali ile QR sistemlerinin hızlı şekilde erişim sağlanması itibariyle birçok alanda kullanılır hale geldi. Teknolojinin tabii ki avantajlarını görüyoruz. Yapay zekanın artışı çoğu alanda kullanılması ve teknolojinin zenginleştirilmesi ve bu çerçevede güvenlikle ilgili bir takımda tabii sıkıntıların var olması en büyük kapı oldu. Teknolojiye gelişiminin QR sistemde de beraberde QR’larla ilgili son özellikle siber dolandırıcılık faaliyetlerinde çok yaygın kullanılması, gün gün aslında her gün haberlerini duyuyoruz sıkıntılarını. Bu bağlamda ciddi bir risk oluşturuyor. Özellikle siber hijyeni burada vurgulamak gerekiyor. QR sistemleri şu an için saldırganlar anlamında en çok kullanılan silah olarak ifade edilebilir. QR sisteminin çıplak gözle bakıldığında anlaşılması aslında güç bir sistem. Son barkod bir sistemi. Bunu mobil cihazı üzerinde bulunan okuyucularla uygulama yazılımlarıyla okuyup bir web sayfasına yönlendirme aslında işlemi gerçekleştiriliyor. Tabii ki insanların gözle görememesi, bunun cihaz üzerinden başka bir yönlendirilmesi sonucunda birtakım sıkıntılar oluyor.&#8221;</p>
<p>QR kodları ve dolandırıcılık yöntemleri<br />
<br />İstanbul’daki bir otoparkta yaşanan QR kodu dolandırıcılığına dikkat çeken Semih Çakır, &#8220;Son zamanlarda kimlik avı saldırılarında ve ödeme işlemlerinde QR kodları üzerinden ciddi zafiyetler ve mağduriyetler yaşandığını görüyoruz&#8221; dedi. Çakır, ödeme sayfalarının gerçek siteye gitmediğini ve siber saldırganların yönlendirdiği sahte sayfalar üzerinden mağduriyet yaşandığını belirterek vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.<br />
<br />Çakır, &#8220;Özellikle son zamanlarda kimlik hava saldırılarında oltalama saldırılarında ve ödemeyle ilgili kısımlarda ciddi bir zafiyetler olduğunu, kişilerin mağdur olduğunu görmekteyiz. Özellikle İstanbul’da otopark hizmeti içerisinde araç camlarına QR’lar yapıştırıldı. Ve bununla beraber insanlara otopark ücretini ödeyebilirsiniz diye. Şimdi tabii ki hızlı ödeme imkanı sunduğu için de kişiler telefonlarıyla uygulamayı okuttular. Ancak burada yanıldıkları bir şey vardı. Ödeme sayfaları gerçek siteye gitmiyor. Yine bu siber saldırganların veyahut hackerların kullanmış oldukları web sayfa yönlendirilip oradan kimlik bilgileri ya özellikle de finansal anlamda kart bilgileri ödemeleri başta kanallarla gerçekleştirildi. Bu bir örnek. Daha sonra özellikle reklam panolarında veyahut da devlet birimlerinin camlarında, şövalyelerinde bunu görmekteyiz. Özellikle fiziki olarak herhangi afişte bir qr kodu varsa dikkat etmek gerekiyor. Çünkü oradaki qr kodu yerine başka konularak yine insanlar dolandırılabiliyor. Yine restoranlarda kullanılıyor bu QR kodu web sayfasına yönlendirip kişileri herhangi bir servis anlamında hizmet sunmak adına bunlarda da ödemeyle ilgili değiştirilebilir. İnsanlar aslında orada bir menü hizmetinden faydalanmak, ödeme üzerinden faydalanmak isterken gerçek anlamda mağdur olma durumları yine söz konusu olabiliyor. QR ilgili bahsettiğimiz aslında saldırgan yöntemleri çok fazla. Dünyada buna karşı çalışmalar sürüyor. Şimdi çıplak gözle görülmediği için yani insan gözlüğü de biz bu içeriğini göremediğimiz için uygulama bazlı da kullanıcılardan şunu isteyebiliriz. Lütfen kendi telefonlarında olan okuyucuyu kullanmaları, harici bir QR kodu okuyucusu kullanmamalarını önerebiliriz. Çünkü bu okuyucular güvenli olmayabiliyor. Bu noktada bu da risk teşkil etmekte&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Siber dolandırıcılığa karşı önlem, siber hijyen<br />
<br />Pandemi ile birlikte sıkça gündemde yerini tutan hijyen kavramının siber sistemlerde de kullanıldığını ifade eden Çakır, vatandaşların siber hijyen konusunda farkındalık kazanması ve özellikle QR kodları aracılığıyla yapılabilecek dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olmalarının önemini bir kez daha vurguladı. Siber hijyenle ilgili toplumsal bilinç oluşturulması gerektiğini ifade eden Çakır şöyle devam etti:<br />
<br />&#8220;Hijyen kavramı aslında biz pandemiyle hayatımıza girdiler. Daha önce aslında vardı ama pandemiyle beraber hijyen kavramını daha çok duyar olduk. Hijyen demek mikroplardan arındırmak demek siber anlamda siber hijyen ise popüler bir kavram ile siber terim olarak kullanılmakta. Peki bunu nasıl sağlayacağız. Hijyeni normalde su ve diğer ekipmanlarla sağlarken siber hijyenin ise ilk olarak farkındalığı çok önemli. Bunu kamuoyundaki işte kamu spotu şeklinde insanlarımızı bildirmek gerekiyor. Özellikle bu bahsettiğimiz oltalama saldırılarına karşı insanlarımız özellikle işte şu an kullanılması veyahut da diğer link ortamlarında e-postalarla gelen içeriklerin tıklarken çok dikkat etmeleri gerekiyor. Tıkladıkları veyahut da yönlendirdikleri web sayfalarının gerçek web sayfa adresleri mi değil mi? Dikkatli şekilde insanlarımız yani kullanıcılarımız dikkat ederse bu noktada siber hijyen sağlamış oluruz.&#8221;</p>
<p>Zonguldak siber güvenlikte ilk üçte<br />
<br />Zonguldak’ın siber güvenlik çalışmalarında Türkiye sıralamasında ilk üçte yer aldığına dikkat çeken Semih Çakır, başta ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e katkılarından dolayı teşekkür ederek sözlerini şöyle tamamladı:<br />
<br />&#8220;Yani son zamanlarda teknolojinin gelişmesiyle beraber siber güvenliği her an duyduk ve duyuyoruz. Türkiye olarak da milli güvenlik unsuru haline getirdik. Dünyada getirmiş durumda. Öncelikle üniversitem adına Rektörüm Prof. İsmail Hakkı Özölçer hocama bize verdiği imkanlar, sunduğu imkanlardan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bizi her türlü her anda hocamız destekliyor. Öğrencilerimizle beraber çalışmalarımızı yürütüyoruz. Hocalarımızla beraber çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu bağlamda siber güvenlik anlamında Zonguldak; Türkiye’mizde üçüncü sırada yer almakta. Nasıl Türkiye’nin ilk onda yer aldığı gibi bizler de bu anda faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Yine eğitim, öğretim faaliyetleri, kulüp etkinliklerimiz, dış paydaşlarımızla beraber yaptığımız faaliyetlerle bölgemizde ve Türkiye genelinde büyük projelere imza atmak istiyoruz.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Pastacılar israfa ve iklim değişikliğine dikkat çekti</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/pastacilar-israfa-ve-iklim-degisikligine-dikkat-cekti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Oct 2023 17:36:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<category><![CDATA[İsraf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=142860</guid>

					<description><![CDATA[Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde bulunan Zilkale’de israfa ve iklim değişikliğine farkındalık oluşturmak için etkinlik düzenledi. Bu yıl 3.’sü düzenlenen Uluslararası Pastacılar Festivali, israfa ve iklim değişikliğine farkındalık oluşturmak için ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde bulunan Zilkale’de israfa ve iklim değişikliğine farkındalık oluşturmak için etkinlik düzenledi.<br />
<br />Bu yıl 3.’sü düzenlenen Uluslararası Pastacılar Festivali, israfa ve iklim değişikliğine farkındalık oluşturmak için etkinlik düzenledi. Çamlıhemşin ilçesi Zilkale’de yapılan etkinlikte israfa ve iklim değişikliğine dikkat edilmesi amacı ile tablolar bırakıldı. Pastacılar 2 kilo 658 gramlıkta coğrafi işaretli Rize simidi yaptı. Etkinliğin sonrasında katılımcılar Cumhuriyetin 100. Yılına özel yapılan pastanın kesimini gerçekleştirdi. Ardından da tulumla beraber horon oynadılar.<br />
<br />İsrafa ve iklim değişikliğine dikkat çekmek istediklerini belirten festivalin öncülerinden Ali Akgün, “Cumhuriyetimizin 100. Yılında Çamlıhemşin’de ki Zil Kalede pastacılar festivalini yaptık. Pastacılar festivalini yaparken aynı zamanda da iklim değişikliğine dikkat çektik. Gıda israfına dikkat çektik. Afiyet olsun, israf olmasın dedik. Yeni yüzyılda belki de ekmek bile bulamayacağımız bir dönem yaklaşıyor. Bu sebeple de festivalleri yaparken atacağımız her adımda bu tip duyarlıkları göstermemiz lazım. Coğrafi işareti olan bir simit yaptırdık. 2 kilo 658 gramlık bir simitle de sıfır atığa dikkat çektik. Böylelikle gelecek yüzyılda Fırtına Vadisinin güzel kalabilmesi için bir festival yaptık. Duyarlılığımızı da gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Karabük&#8217;e Kuvvetli Yağış Uyarısı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/karabuke-kuvvetli-yagis-uyarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf Korkmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 13:23:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[batı karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[KIRMIZI]]></category>
		<category><![CDATA[sel]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[valilik]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=136841</guid>

					<description><![CDATA[Meteorolojinin son hava durumu raporuna göre Cuma günü (yarın) öğle saatlerinden itibaren sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Valilikten yapılan açıklamada;  &#8220;Yapılan son değerlendirmelere göre; yarın (Cuma) öğle saatlerinden sonra bölgemizde görülecek sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların yerel kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meteorolojinin son hava durumu raporuna göre Cuma günü (yarın) öğle saatlerinden itibaren sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor.</p>
<p>Valilikten yapılan açıklamada;  &#8220;Yapılan son değerlendirmelere göre; yarın (Cuma) öğle saatlerinden sonra bölgemizde görülecek sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların yerel kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir&#8221; denildi. (Yusuf Korkmaz)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Kırmızıda geçti, kazaya neden oldu; arkasına bakmadan kaçtı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kirmizida-gecti-kazaya-neden-oldu-arkasina-bakmadan-bu-turlu-kacti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Sep 2023 05:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>
		<category><![CDATA[Kazalar]]></category>
		<category><![CDATA[otomobil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=136053</guid>

					<description><![CDATA[Samsun’da dikkatsizlik ve ihmal sonucu meydana gelen trafik kazaları güvenlik kameralarına yansıdı. Kırmızıda geçerek kazaya neden olan kamyon şoförü ise olay yerinden kaçtı. Dikkatsizlik ve kural ihlali nedeniyle meydana gelen kazalar Kent ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun’da dikkatsizlik ve ihmal sonucu meydana gelen trafik kazaları güvenlik kameralarına yansıdı. Kırmızıda geçerek kazaya neden olan kamyon şoförü ise olay yerinden kaçtı.<br />
Dikkatsizlik ve kural ihlali nedeniyle meydana gelen kazalar Kent Güvenlik İdare Sistemi (KGYS) kameralarınca kaydedildi. Kaydedilen kazalarda can kaybı yaşanmazken, yayaların ve şoförlerin dikkatsizliği gözler önüne serildi.<br />
Kazaya neden olan kamyon gerisine bakmadan kaçtı<br />
Samsun’da kaydedilen imgelerde kasasında inşaat kepçesi taşıyan bir kamyon öteki araçlara aldırış etmeden kırmızı ışıkta geçti. Akan trafikte kırmızı ışık yanmasına karşın karşı yola geçen kamyona seyir halindeki bir araba çarptı. Kaza sonrası arabada ağır hasar meydana gelirken, otobüs şoförü ise kazaya aldırış etmeden olay yerinden kaçarak uzaklaştı.<br />
Araba geri geldi, yaya da geçidi kullanmayınca kaza kaçınılmaz oldu<br />
Çarşamba ilçesinde kaydedilen kazada bir araba şoförü seyir halindeyken geri geri gelmek istedi. Araba akan trafikte geri gelirken, bir yaya da geçidi kullanmayıp refüjden yolun karşısına geçmek istedi. Geri geri gelen otomobil, yaya geçidini kullanmayan bayana çarptı. Çarpmanın tesiri ile yere yığılan bayan, aracın altında ezilmekten son anda kurtarıldı.<br />
Orta şeritten sola dönünce kaza yaptı<br />
Atakum ilçesinden paylaşılan bir KGYS imajında kusurlu dönüş yapan bir aracın karıştığı kaza dikkat çekti. Manzaralarda 3 şeritli yolun orta şeridinde seyir eden bir araba kavşağa girmek için sola dönünce yolun en sol şeridinden ilerleyen araba ile çarpıştı. Yanlışlı dönüş yapan araba kazanın tesiri ile gittiği istikametin tam bilakis 1 çeşit döndü.<br />
Tekrar Atakum ilçesinde kaydedilen imgelerde ise araba ile motosikletin kaza yapma anı paylaşıldı. Düz giden motora yandan çarpan araba, kurye motosikletinin yan yatmasına, motosiklet şoförünün de yaralanmasına neden oldu.<br />
Emniyet Genel Müdürlüğü imgeleri, &#8220;Biraz daha dikkatli olsalardı bu kazalar olmayabilirdi&#8221; bildirisi ile paylaştı. Kazaların çok sürat, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu meydana geldiği belirtildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Whatsapp’a Dikkat: Dolandırılabilirsiniz</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/whatsappa-dikkat-dolandirilabilirsiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Karabük Postası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Aug 2023 10:36:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcı]]></category>
		<category><![CDATA[mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[WhatsApp]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.karabukpostasi.com/?p=129863</guid>

					<description><![CDATA[WhatsApp üzerinden gelen yurt dışı aramalara ve mesajlara dikkat edilmesi konusunda uzmanlar uyardı. Buradan gelen linklere tıklanmaması gerektiği söylendi. Son zamanlarda birçok kullanıcı WhatsApp üzerinden Senegal, Hindistan ve Bangladeş gibi ülkelerden arama ve mesaj alıyor. Uzmanlar, bu tür aramaların genellikle dolandırıcılık maksatlı olduğunu belirterek vatandaşların dikkatli olmasında uyarılarda bulundu. Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>WhatsApp üzerinden gelen yurt dışı aramalara ve mesajlara dikkat edilmesi konusunda uzmanlar uyardı. Buradan gelen linklere tıklanmaması gerektiği söylendi.</p>
<p>Son zamanlarda birçok kullanıcı WhatsApp üzerinden Senegal, Hindistan ve Bangladeş gibi ülkelerden arama ve mesaj alıyor. Uzmanlar, bu tür aramaların genellikle dolandırıcılık maksatlı olduğunu belirterek vatandaşların dikkatli olmasında uyarılarda bulundu. Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Derneği (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, bilinmeyen numaralardan gelen aramalara karşı dikkatli olunması konusunda açıklamalarda bulundu. Eraslan, yabancı kişilerden gelen linklere tıklanmaması konusunda vatandaşları uyardı.</p>
<p><strong> “Gönderilen linke tıkladığında telefonunuzun bütün ayarları, sistemleri başkalarının eline geçiyor”</strong></p>
<p>SODİMER Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, dijital dünyanın gelişmesiyle birlikte imkanların arttığını ve dolandırıcılık durumlarının ortaya çıktığını belirterek, şunları kaydetti:</p>
<p>“Biz buna SODİMER olarak ‘Kriminal Ar-Ge’ diyoruz. Dijital dünyanın türlü imkanlarını kullanarak insanları dolandıran dijital dolandırıcılar var. WhatsApp üzerinden farklı ülkelerden Senegal’den, Bangladeş’ten, Hindistan’dan hiç bilmediğimiz yerlerden bizi arayan numaralar var. Bunlar çok net bir şekilde size iş teklif ediyor. WhatsApp üzerinden diyorlar ki ‘kısa sürede, çok uğraş vermeden binlerce dolar kazanmak ister misiniz?’ Aslında bu bildiğimiz ‘Nijeryalı Prens’ taktiğinin WhatsApp hali. Ünlü firmaların adı kullanılıyor. Böylelikle gönderilen linke tıkladığında da ‘fishing’ adı verdiğimiz oltalamaya tutulmuş oluyorsunuz. Böylelikle telefonunuzun bütün ayarları, sistemleri, gelen doğrulama onayları başkalarının eline geçiyor.”</p>
<p><strong>“Şifremizi mutlaka çift katmanlı güvenlik sistemine göre ayarlamalı ve güncellemeliyiz”</strong></p>
<p>Türkiye’de vatandaşların ayda 11 saat WhatsApp kullandığının altını çizen Prof. Dr. Eraslan, “WhatsApp’ın kendi ayaları var. Bilinmeyen numaraları engelleme butonu var, yeni geldi. Tanımadığınız, bilmediğiniz kişilerden gelen hiçbir şeye tıklamayınız. Bedava peynir sadece kapanda olur. Hediye çekleri, tatiller, indirimler gibi ya da kendi değerinden çok fazla düşük olan indirimlere kanmamamız gerekir. Şifremizi mutlaka çift katmanlı güvenlik sistemine göre ayarlamalı ve güncellemeliyiz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Suç dünyası, dijital dünyanın tüm imkanlarını kullanıyor”</strong></p>
<p>WhatsApp üzerinden yurt dışından gelen mesajların translate (çeviri) ile Türkçeye çevrilerek gönderildiğini ifade eden Eraslan, “Senegal’den, Hindistan’dan ve Bangladeş’ten arayan mesaj gönderen kendi talepleri Türkçe olarak translate üzerinden gönderiyorlar. Suç dünyası, dijital dünyanın tüm imkanlarını kullanıyor. Böylesi mesajları engellemek adına WhatsApp’ın kendi yeni tedbirini kullanalım. Tanımadığımız, bilmediğimiz kişilerden gelen ucuz ve bizleri böylesine tahrik edici hiçbir şeye kanmayalım” dedi.</p>
<p>WhatsApp, geçtiğimiz günlerde yabancı numaralardan gelen çağrıların engellenebileceğini duyurdu. WhatsApp’a gelen güncellemeyle birlikte vatandaşlar, yabancı numaralardan gelen çağrıları engelleyebilecek. (İHA)</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Ucuz baklavada ‘yer fıstığı&#8217; oyunu</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/ucuz-baklavada-yer-fistigi-oyunu-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Karabük Postası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jun 2023 10:18:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[baklava]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[boya]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[fıstık]]></category>
		<category><![CDATA[yer fıstığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.karabukpostasi.com/?p=124885</guid>

					<description><![CDATA[Kurban Bayramı&#8217;na sayılı günler kala, baklavacıları da tatlı telaş sardı. Bayrama ikramlık baklava düşünenlerin tepsi tepsi siparişleri gelirken, baklava ustaları ise merdiven altı diye tabir edilen ucuz baklavadaki oyunlara dikkat çekti. 3 kilo 300 gramlık bir tepsi fıstıklı baklava bin lirayı bulurken, cevizlisi ise 500-600 lira civarında satılıyor. Şerbetiyle birlikte fokurdayan baklavalar insanın iştahını kabartırken, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı&#8217;na sayılı günler kala, baklavacıları da tatlı telaş sardı. Bayrama ikramlık baklava düşünenlerin tepsi tepsi siparişleri gelirken, baklava ustaları ise merdiven altı diye tabir edilen ucuz baklavadaki oyunlara dikkat çekti. 3 kilo 300 gramlık bir tepsi fıstıklı baklava bin lirayı bulurken, cevizlisi ise 500-600 lira civarında satılıyor. Şerbetiyle birlikte fokurdayan baklavalar insanın iştahını kabartırken, merdiven altı diye tabir edilen ucuz baklavalardaki hileleri ise ustalar anlattı. Fıstıklı baklavadaki oyunların insanın cebine hitap ettiğini ancak ağız tadını ve insan sağlığını da olumsuz etkilediğini belirten ustalar, Antep fıstığı yerine gıda boyası ile boyanmış yer fıstığı konulduğunu söyledi. Ayrıca baklavada kullanılan kalitesiz yağın mide rahatsızlıklarına neden olduğu hatta zehirlenmelere yol açabildiğini ifade etti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/pool_file/2023/25/23503_aw920746-09.jpg" alt="23503 aw920746 09" title="Ucuz baklavada ‘yer fıstığı&#039; oyunu 5"></p>
<p><strong>“Gıda boyalı yer fıstığı kullanıyorlar”</strong></p>
<p>İhlas Haber Ajansı&#8217;na konuşan işletme sahibi Can Delibalta, bayram öncesi onlarca tepsi tatlı siparişi aldıklarını söyledi. Delibalta, “Siparişlerimizi almaya başladık. Çok şükür yoğunluğumuz var. Baklava her yerde satılıyor. Zaten kaliteli mal ücretinden bellidir. Bazı işletmeler yer fıstığını artık makinede öğütüyorlar ve gıda boyası ile boyayıp kullanıyorlar. Vatandaşın bunu anlaması zor. İnsanlar tatlıyı bildikleri, beğendikleri yerden almalılar. Baklava fiyatları da belli. 150 liralık baklavada var, 500 liralık baklava da var” diye konuştu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/pool_file/2023/25/48939_aw920746-11.jpg" alt="48939 aw920746 11" title="Ucuz baklavada ‘yer fıstığı&#039; oyunu 6"></p>
<p><strong>“Kalitesiz yağ mideyi rahatsız ediyor”</strong></p>
<p>‘Bayramda ağzınızın tadı kaçmaması için ucuz baklava almayın&#8217; diye uyaran Delibalta, “Bayramda ağzınızın tadını kaçırmamak için sürekli baklava aldığınız yerlerden alın. Baklavanın birinci maddesi hamuru, diğer maddesi yağıdır. Kalitesiz yağ kullanmak mide rahatsızlıklarına yol açar ve zehirlenmeye neden olur. İyi bir baklava ortaya çıkartmak için kaliteden kaçınılmaması gerekiyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/pool_file/2023/25/79629_aw920746-10.jpg" alt="79629 aw920746 10" title="Ucuz baklavada ‘yer fıstığı&#039; oyunu 7"></p>
<p><strong>“Vatandaş kötü baklavayı tam anlamaz”</strong></p>
<p>Baklava ustası Orhan Çetin de, “İyi bir baklavanın en püf noktası hamurun inceliği, iyi bir yağ kullanmak ve kaliteli Antep fıstığı kullanmaktır. Hileli baklava yoktur. Malzemeden çalınan baklava vardır. Vatandaş kötü baklavayı tam anlamaz. Bunu işin içinde olanlar anlar. Müşteriye 2 günlük baklavayı yeni diye verseniz de size inanıyorsa eğer alır. O nedenle bilindik, kaliteli yerlerden baklava almak gerekir” dedi. (İHA)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Ramazan’da bu besinlere dikkat: Metabolizma hızını düşürüyor, kilo aldırıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/ramazanda-bu-besinlere-dikkat-metabolizma-hizini-dusuruyor-kilo-aldiriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Karabük Postası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2023 08:22:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bölge Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çankırı]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[çankırı]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.karabukpostasi.com/?p=119251</guid>

					<description><![CDATA[Ramazan ayının son haftasında iftar ve sahurda tüketilmesi gerekenlerle ilgili uyarılarda bulunan Diyetisyen Gizem Çalayır, yağlı ve tuzlu besinler, hamur işleri, turşu, sucuk falan, sosis, işlenmiş et ürünleri, şekerli atıştırmalıklar ya da tatlılar, bol baharatlı ve gazlı içeceklerin metabolizma hızını düşürdüğü için tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Ramazan ayının bitmesine günler kala iftar ve sahurda tüketilen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayının son haftasında iftar ve sahurda tüketilmesi gerekenlerle ilgili uyarılarda bulunan Diyetisyen Gizem Çalayır, yağlı ve tuzlu besinler, hamur işleri, turşu, sucuk falan, sosis, işlenmiş et ürünleri, şekerli atıştırmalıklar ya da tatlılar, bol baharatlı ve gazlı içeceklerin metabolizma hızını düşürdüğü için tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Ramazan ayının bitmesine günler kala iftar ve sahurda tüketilen yiyecekler kabızlık ve kilo alımına sebep olabiliyor. Çankırı&#8217;da diyetisyenlik yapan Gizem Çalayır, doğru beslenme ile ilgili önerilerde bulundu. Diyetisyen Çalayır, bazı besinlerin metabolizmanın yavaşlamasına ve aşırı kiloya yol açabileceğine dikkat çekti. Doğru beslenme ile Ramazanda yaşanan kabızlığın da önüne geçilebileceğini belirten Çalayır, şerbetli tatlılar, gazlı içecekler ve bol baharatlı yiyeceklerin tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>
<p><strong>“Ramazan&#8217;daki en sık rastladığımız durum olan kabızlığın önüne geçebiliriz”</strong><br />
Ramazan ayında sahurda doğru beslenmenin çok önemli olduğunu vurgulayan Gizem Çalayır, “Ramazan ayında en sık yapılan hatalardan birisi az su içmek, porsiyon kontrollerinin yapılmaması ve hızlı yemek tüketmektir. Bunun için sahurda doğru beslenmeliyiz, su tüketimiyle bitirmemiz gerekir. Protein içeren gıdalar midenin boşalma süresini uzatarak acıktırmayı geciktirdiği için tokluk hissi verir. Mutlaka sahurda tabaklarımızda yumurta, yoğurt, süt ya da tuzsuz peynirlere yer vermeliyiz. Daha fazla tokluk sağlamak istersek avokado, lor peyniri gibi seçenekleri de kabaklarımıza ekleyebiliriz. Ekmek tüketiminde de mutlaka tahıllı ekmeklerden yana olmalıyız. Lif içeriği yüksek olduğu için tokluk sağlar. Çavdar, tam tahıl, yulaf, bu seçeneklere alternatif olabilir. Bol yeşillikleri tüketimine özen göstermemiz gerekiyor. Bunlardan domates, salatalık, nane ya da marul uzun süre tokluk sağlar. Bunları söğüş haline getirebiliriz. Bunların üzerine bir tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edersek Ramazan&#8217;daki en sık rastladığımız durum olan kabızlığın da önüne geçebiliriz. Ayrıca bu kalıplık için sabun da kuru kayısı, kuru incir ya da yoğurt tüketimlerini önemlidir. Örnek bir tabak oluşturmak istenilirse bir adet haşlanmış yumurta, tuzsuz peynirler, mevsim yeşillikleri, yoğurt, yoğurt alternatiflerinden birisi, kuru kayısı ya da erik ve bir dilim tam buğday ekmeğini önerebilirim. Sonrasında hemen uykuya geçilmemesi gerek. Uykuya en az 30-40 saniye sonra geçilmesi gerekir” dedi.</p>
<p><strong>“Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları haftada 1-2 gün tercih edebiliriz”</strong><br />
İftarda tüketilmesi gerekenlerle ilgili de uyarılarda bulunan “Öncelikle iftar masalarının oldukça sade tutulması gerekiyor. Özellikle tatlılar masalarda yer almamalı. Korucu bir adet hurma ya da iki adet zeytinle açabiliriz. Hurma, karbonhidrat, lif ve zengin mineraller açısından oldukça iyi bir besindir. Bunun dışında daha sonrasında çorbaya geçiş yapmamız gerekiyor ve çorbadan sonra en az on dakikalık bir bekleme var. Bu esnada hem tokluk hormonlarının beyine ulaşmasını sağlıyoruz hem kan şekerini dengeliyoruz hem de ana yemeyi daha şuurlu tüketilmesini sağlıyoruz. Örnek bir menü verilmek istenirse üç gün et, tavuk, balık olabilir. Üç gün sebze yemeği ve yanında yoğurt olabilir. Bir gün de aslında kuru bakla yemeklerini tüketebiliriz. İftarı tamamladıktan sonraki görevimiz aslında gün içerisinde tüketmemiz gereken yaklaşık 2,5 litrelik suyu tamamlamamız olmalı. İki saat sonra ise bir ara öğün yapılabilir. Bitki çaycıları tüketilebilir. Özellikle zencefil, yeşil çay ve rezene ön plana çıkıyor. Zencefil hazımsızlığı ve şişkinliği azaltır, yeşil çay metabolizmayı hızlandırır, rezene mide ve bağırsak hastalıklarını giderir. Bunun dışında yine bir porsiyon meyve tercihimiz olabilir. İftardan iki üç saat sonra ise otuz dakikalık bir hızlı tempolu yürüyüş yapmanız gerekiyor. Bunun dışında tatlılar aslında en ön plana çıkan durum. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları haftada 1-2 gün tercih etmemiz gerekiyor. Diğer günlerde bir porsiyon taze meyve tüketebiliriz. Esmer ve tam buğday ekmekleri tercih etmeliyiz. Ramazan pidesi seçeneğimiz olursa da bir avuç içi kadar pidenin ise bir dilim ekme eşit olduğunu unutmamamız gerekir” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Yağ oluşma hızını arttırdığı için kilo alma riskini de arttırır”</strong><br />
Ramazanda uzun süre tok tutacak besinlerin seçilmesi gerektiğini kaydeden Çalayır, “Bu süreçte bizi uzun süre tok tutacak olan besinler, badem, ceviz, fındık, keten tohumu, yumurta, tarçın, kırmızı et, perde, balık, yoğurt, taze nane, mantar, nohut ve elma öne çıkar. Acıktıracak olan besinlere baktığınız zaman aslında aşırı yağlı ve tuzlu besinler, hamur işleri, turşu, sucuk falan, sosis, işlenmiş et ürünleri, şekerli atıştırmalıklar ya da tatlılar, bol baharatlı ve gazlı içecekler, metabolizma hızını düşürdüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızını çıkartıyor. Aynı zamanda su ihtiyacını da arttırdığı için sahurda özellikle bu besinlerden tamamen kaçınılması gerektiğini öneriyoruz ve buradaki besinlerin aslında yağ oluşma hızını arttırdığı için kilo alma riskini de arttırır” şeklinde konuştu. <strong>(İHA)</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
	</channel>
</rss>
