<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:alsat="https://alsat.kkerem.com/ns" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>çalıştayı &#8211; Karabük Postası</title>
	<atom:link href="https://karabukpostasi.com/etiket/calistayi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<description>Karabük, Safranbolu, Yenice, Eskipazar ve ilçelerinden son dakika haberleri, yerel gündem, spor, ekonomi ve tüm gelişmeler Karabük Postası’nda.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Nov 2024 21:07:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/10/67107f97768fa.webp</url>
	<title>çalıştayı &#8211; Karabük Postası</title>
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Doğu Karadeniz’de kırsaldan kente göç her yıl artıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/dogu-karadenizde-kirsaldan-kente-goc-her-yil-artiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Nov 2024 21:07:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[köy]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=205208</guid>

					<description><![CDATA[Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kırsaldan kentlere doğru göç hareketliliği her geçen yıl artıyor. Bölgede kırsalda yaşayan nüfusun yüzde 17’lere kadar gerilediği belirtilirken, Ortahisar Belediyesi’nin başlattığı üretim seferberliği kapsamında ‘İnsanları ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kırsaldan kentlere doğru göç hareketliliği her geçen yıl artıyor. Bölgede kırsalda yaşayan nüfusun yüzde 17’lere kadar gerilediği belirtilirken, Ortahisar Belediyesi’nin başlattığı üretim seferberliği kapsamında ‘İnsanları doğduğu şehirde doyurmak’ temasıyla konferans düzenlendi.<br />
<br />Ortahisar Belediyesi’nin başlattığı üretim seferberliği kapsamında ‘İnsanları doğduğu şehirde doyurmak’ temasıyla düzenlenen ‘Kırsalda Üretim ve İstihdam Temelli Kalkınma’ çalıştayı başladı. İki gün sürecek olan çalıştayda, 6 bilim insanı ‘Kırsalda kalkınma, kır-kent ilişkileri, gıdanın geleceği, üretim sistemleri, tarımsal üretim, iklim krizi ve kalkınma’ konularında sunumlar yapacak.<br />
<br />Çalıştayın yapıldığı Ortahisar Belediyesi Çok Amaçlı Salonunun girişinde Trabzon’un yöresel ürünlerinin yer aldığı stantlar kurulurken, ‘Kırsalda Üretim ve İstihdam Temelli Kalkınma’ Çalıştayına Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Tarım Orman-İş Sendikası Kurucu Başkanı Şükrü Durmuş, Belediye Başkan Yardımcıları Alpaslan Özdemir, Cüneyt Zorlu ve Mustafa Özer İskender, ORBEL Genel Müdürü Celal Akaç, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, Ortahisar Ziraat Odası Başkanı Mustafa Bekar, akademisyenler, birim müdürleri ve vatandaşlar katıldı.<br />
<br />Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, üretimi ve üreticiyi her alanda destekleyeceklerini söyledi. İlçede üretimin artırılması yönünde çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Başkan Kaya, “Belediye Başkanı seçildiğim günden bugüne, ‘Trabzon’da insanların hayatına nasıl dokunuruz, özellikle kırsal mahallelerimizde yaşayan insanlarımızı nasıl üretimin bir parçası haline getirebiliriz, ev ekonomilerine katkı yapmalarını nasıl sağlarız?’ diye düşündük. Gün içerisinde belediyecilik faaliyetlerini yapıp akşamları köylere giderek insanlara hayvancılığı, kalkınmayı, üretimi ve üretimin önemini anlatmaya çalıştık” dedi.</p>
<p>“O mis gibi ürünler artık üretilmez hale geldi”<br />
<br />Köyde yaşayan insanların yüzde 90’ının yumurtayı marketten aldığını belirten Başkan Kaya, “Bizim Akoluk’ta bir köy ürünleri ve kadın üreticilerimizin satış yaptığı pazarımız var. Kireçhane mahallemizde de böyle bir pazar vardı ve biz bu pazarın kurulumu öncesinde mahallede 3 olan inek sayısının pazarın kurulmasından sonra 50-60’lara çıktığını öğrendik. Niye? Çünkü insanlar burada bu farkındalığı kazandı, üretimin yapılması gerektiğini hatırlayan insanlar bilinçlendi ve ayağa kalktı. Kırsaldaki insanlarımız aslında bir şeyler yapmak istiyor. Ama onlara önayak olacak, onlara bir perspektif çizecek insanlara ihtiyaç duyuyorlar. Bu anlamda bu çalıştayın çok katkısı olacağına inanıyorum. Trabzon bir turizm kenti, bir kültür kenti, bir sanat kenti, bir tarih kenti olarak tanımlanıyor ama bu çok önemli başlıkların yanında Trabzon aslında geçmişte çok değerli ürünler üreten bir tarım kentiymiş. Yani bizim Akçaabat’ın ürettiği tütünlerin Amerikalara kadar satıldığını biliyoruz. Keza fındık ve çay üretimi şehrimizde yapılıyor ama bunun dışında özellikle sebzeler, köylerde yaşayan insanların ürettiği birbirinden değerli o mis gibi ürünler artık üretilmez hale geldi. Herkes üretimden koptu. Şimdi köylerde yaşayan insanların yüzde doksanı yumurtayı marketten alıyor, içme suyuna kadar, yoğurda kadar, süte kadar bütün hayvansal ve tarımsal ürünleri marketten alıyor. Bu sürdürülebilir bir tablo değil” diye konuştu.</p>
<p>“Köy üretim demektir, üretilen yer demektir”<br />
<br />Köylerin üretiminden koparıldığını kaydeden Başkan Kaya, “Biz Türkiye’nin üreterek ayağa kalkmasını istiyoruz. Ve bütün insanlarımızı da üretimin bir parçası haline getirmek istiyoruz. Hangi noktada, hangi desteğe ihtiyaçları varsa bu desteği sonuna kadar verme kararlılığındayız. İnsanlar üretmek zorunda, her şeyi hazır alan, her şeyi tüketen bir toplum olmaktan uzaklaşıp artık bir üretim toplumu haline gelmek zorundayız. Her şeyi dışarıdan alan bir ülke haline geldik. Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘Köylü milletin efendisidir’ derken boşuna dememiş. Çünkü köy üretim demektir, üretilen yer demektir. Ama biz bütün köylerimizi maalesef üretimden kopardık. Ne oldu? Üretim olmayınca üretilen ürünler değerinin karşılığını bulmayınca insanlar kent merkezlerine akın etmek zorunda kaldı. Kentler içinden çıkılmaz bir karmaşanın yaşandığı yerler haline geldi. Dolayısıyla köylerimizde özellikle kırsal mahallelerimizde, tarım arazilerimizde yeniden tarımsal faaliyetleri, bu tür çalışmaları başlatırsak yerel yönetimler olarak üretenlere gerekli destekleri verirsek, üreten insanlar, ürettiğinin değerini, karşılığını görürse Türkiye yeniden bir ayağa kalkış süreci yaşayabilir. Biz de yerelde bunu başlatma gayesiyle bu çalıştayı düzenledik” ifadelerini kullandı.<br />
<br />Protokol konuşmalarının ardından Kırsalda Üretim ve İstihdam Temelli Kalkınma Çalıştayına geçildi. Çalıştayın ilk gününde Prof. Dr. Ali İsmet Demirsoy ‘iklim krizi ve kalkınma’, Prof. Dr. Bülent Gölçubuk ‘kırsal kalkınma’, Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu ‘tarımsal üretim’, Prof. Dr. Kenan Ok ‘karma üretim sistemleri’, Doç. Dr. Bahar Yenigül ‘kır-kent ilişkileri’ ve Prof. Dr. Mustafa Bayram ise ‘gıdanın geleceği’ konularında akademik sunumlar gerçekleştirdi.<br />
<br />Çalıştayın ikinci gününde de akademisyenler tarafından seminerlere devam edilecek.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>BEUN’da 2. öncelikli ve yenilikçi araştırmalar çalıştayı açılış töreni gerçekleştirildi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/beunda-2-oncelikli-ve-yenilikci-arastirmalar-calistayi-acilis-toreni-gerceklestirildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Oct 2024 13:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zonguldak]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Hakkı Özölçer]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=197627</guid>

					<description><![CDATA[BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in katılımıyla, 2. Öncelikli ve Yenilikçi Araştırmalar Çalıştayı açılış töreni gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı 12. Kalkınma Planı doğrultusunda, TÜBİTAK 2223-B Yurt İçi Bilimsel Etkinlik Düzenleme ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in katılımıyla, 2. Öncelikli ve Yenilikçi Araştırmalar Çalıştayı açılış töreni gerçekleştirildi.<br />
<br />Cumhurbaşkanlığı 12. Kalkınma Planı doğrultusunda, TÜBİTAK 2223-B Yurt İçi Bilimsel Etkinlik Düzenleme Desteği Programı çerçevesinde gerçekleştirilen 2. Öncelikli ve Yenilikçi Araştırmalar Çalıştayı, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreniyle başladı. BEUN Sezai Karakoç Kültür Merkezinde, şehitlerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasının ardından başlayan törene, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, senato üyeleri, çalıştay düzenleme kurulu başkanları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.<br />
<br />Çalıştayın protokol konuşmasını gerçekleştiren Çalıştay Başkanları; Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Soner Çakar ve Kayseri Üniversitesi Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek Yüksekokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Organik Tarım Programı öğretim üyesi Doç. Dr. Uğur Azizoğlu, çalıştayın son derece geniş akademik alanları kapsaması ve farklı üniversitelerden araştırmacıların katılım göstermesi nedeniyle büyük bir öneme sahip olduğunu ifade ederek çalıştayın gerçekleştirilmesindeki katkıları ve ev sahipliğinden dolayı BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerini sundular.<br />
<br />Protokol konuşmasını gerçekleştiren Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, fen bilimlerini kapsayan, geniş konu başlıkları olan ve Türkiye’nin geleceği açısından önem arz eden çalıştayın Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenmesinden ve nazik davetinden dolayı BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer başta olmak üzere tüm düzenleme kurulu üyelerine ve katılımcılara teşekkürlerini sundu.<br />
<br />Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, BEUN olarak akademik tüm çalışma alanlarında çok sayıda nitelikli çalışma gerçekleştirmekle birlikte bunların bazılarına da ev sahipliği yapmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyduklarını ifade etti. Türkiye Yüzyılı çerçevesinde, Türkiye’nin teknolojik ve bilimsel altyapı anlamında kendine yeten bir ülke olması için yoğun bir çalışma içinde bulunduklarını sözlerine ekleyen Rektör Özölçer, akademi olarak bu altyapının inşasında bilimsel çalışmaları gerçekleştirme ve ilgili araştırmacıları bir araya getirerek bilimsel çıktılar sağlama görevi çerçevesinde bugün II. Öncelikli ve Yenilikçi Araştırmalar Çalıştayı’nı BEUN’da gerçekleştirmenin gururunu yaşadıklarını aktardı. Çalıştay tartışma ve çıktılarının Türkiye ve bilim dünyasına hayırlı ve faydalı olmasını temenni ettiğini belirten Rektör Özölçer, sözlerini TÜBİTAK 2223-B Yurt İçi Bilimsel Etkinlik Düzenleme Desteği Programı görevlilerine, çalıştay düzenleme kurulu üyelerine ve tüm araştırmacılar ile katılımcılara teşekkür ederek sonlandırdı.<br />
<br />Protokol konuşmalarının ardından BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ve Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun’un, çalıştay davetli konuşmacılarıyla toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirmesiyle açılış töreni son buldu.<br />
<br />Çalıştayın açılış oturumunda sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Evren Mutlugün, Almanya ve Singapur’da yapmış olduğu çalışmalardan hareketle ekran teknolojisi alanında güncel çalışmaları ve proje deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. İkinci konuşmacı, Erciyes Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İsmail Üçsoy, nanoteknolojinin bilime ve insan hayatına olan etkilerini konu alan sunumunda, nanoteknolojiye dair güncel çalışma ve örnekleri aktardı. Nanoteknolojinin farklı akademik alanlarda ve bilim dallarında merkezi rolüne vurgu yapan Üçsoy, bu alanda gerçekleştirilmesi gereken çalışmaların da güncel literatürü ve çalışmaları yakından takip etmesi gerektiğini ifade etti. İlk oturumun son sunumunu ise Kayseri Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Uğur Azizoğlu gerçekleştirdi. Sürdürülebilir tarım için çevre dostu yenilikçi yaklaşımları odağına alan sunumunda Azizoğlu, mikrobiyal biyoteknoloji kapsamında gıda güvenliğinin geleceği üzerine yapmış olduğu giriş konuşmasından sonra tarımda kimyasal madde kullanımının asgari seviyeye düşürülmesi amacıyla faydalı bakteriler kullanmak suretiyle bitki yetiştiriciliğinde etki oluşturma hedefinde olduklarını ve bu çerçevede başarı elde ettiklerini ifade etti. Ayrıca tuzluluk ve kuraklığa karşı bitkinin direncini artıracak faydalı bakteri keşfettiklerini de katılımcılarla paylaşan Azizoğlu, araştırmalarına dair detaylı aktarımlarda bulunarak sunumunu sonlandırdı.<br />
<br />TÜBİTAK Öncelikli AR-GE ve Yenilik Konuları’nı içeren II. Öncelikli ve Yenilikçi Araştırmalar Çalıştayı; Mikrobiyal Biyoteknoloji, Nanoteknoloji, Nanobiyoteknoloji, Biyomalzemeler, Kontrollü İlaç Taşınım Sistemleri, Yapay Zekâ ve Bilişim Teknolojileri, Hidrojen Enerjisi, Gen Teknolojisi ve DNA-Tamiri, Moleküler Biyoloji, Lityum Batarya Sistemleri, Güneş Pilleri gibi çeşitli ve kritik öneme sahip konu başlıklarında, farklı üniversitelerden 12  davetli konuşmacının sunumu ile BEUN Sezai Karakoç Kültür Merkezindeki oturumlarla devam ediyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin 100 Yıllık Afetleri Değerlendirildi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/turkiyenin-100-yillik-afet-degerlendirme-calistayi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ramazan Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Oct 2023 09:55:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[Karabük Üniversitesi (KBÜ)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=141453</guid>

					<description><![CDATA[Karabük Valiliği öncülüğünde, Karabük İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Yıldız Teknik Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi iş birliği ve Karabük Üniversitesinin (KBÜ) ev sahipliğinde &#8220;Türkiye’nin 100 Yıllık Afet Değerlendirme Çalıştayı&#8221; gerçekleşti. KBÜ 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu&#8217;nda düzenlenen çalıştaya; KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Vali Yardımcısı Muhittin Gürel, KBÜ rektör yardımcıları Prof. Dr. Hasan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabük Valiliği öncülüğünde, Karabük İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Yıldız Teknik Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi iş birliği ve Karabük Üniversitesinin (KBÜ) ev sahipliğinde &#8220;Türkiye’nin 100 Yıllık Afet Değerlendirme Çalıştayı&#8221; gerçekleşti.<br />
KBÜ 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu&#8217;nda düzenlenen çalıştaya; KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Vali Yardımcısı Muhittin Gürel, KBÜ rektör yardımcıları Prof. Dr. Hasan Solmaz, Prof. Dr. Elif Çepni ve Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş ile Genel Sekreter Lütfü Köm, Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kasım Yenigün, Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, AFAD İl Müdürü Gazanfer Erbay, kurum müdürleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p>
<p>Açılış oturumunda konuşan KBÜ Rektörü Kırışık, Türkiye coğrafyasında pek çok afet türünün tarih boyunca sıkça yaşandığını ve bundan sonra da yaşanacağının öngörüldüğünü belirtti. Deprem, toprak kayması, sel felaketi, çığ düşmesi gibi birçok doğa kaynaklı afetlerin yanı sıra stratejik ve jeopolitik konum nedeniyle yakın bölgedeki savaşlar, olağan dışı göçler, insan kaynaklı ihmaller ve terörden kaynaklanan sabotajlar nedeniyle de afetlerin yaşandığını aktaran Kırışık, &#8220;Bu nedenle afet öncesi alınacak tedbirler ve afet sonrasındaki ilk müdahale ve süreç yönetimi giderek daha önemli bir hale geliyor. Son yüzyılda yaşanan afetler, afetlere karşı alınan tedbirlerle bugüne kadar elde ettiğimiz tecrübeler, afet yönetiminin tek bir merkezden yapılmasını elzem kılmıştır. Afet ve afetlere önleyici tedbirlerin alınmasında, yeni toplu konut ve yerleşim bölgelerinin belirlenmesinde, üniversitelerin inşaat mühendisliği, çevre mühendisliği, jeoloji ve jeofizik mühendisliği ve benzeri anabilim dallarının katkıları mutlaka çok önemlidir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Afet riskini azaltmak öncelikli ödev olmalı&#8221;</strong></p>
<p>Türkiye’nin yüksek riskli ülkeler arasında küresel risk endeksinde 191 ülke arasında 45. sırada yer aldığını belirten KBÜ Rektörü Kırışık, &#8220;Afet riskini azaltmak tüm kamu kurum ve kuruluşların yanı sıra vatandaşlarımızın da öncelikli ödevi olmalı. Nasreddin Hocamızın tavsiyesi doğrultusunda henüz afet yaşanmadan önlemleri almak son derece önem arz etmektedir. Deprem, sel felaketi ve benzeri doğal afetler öncesi alınacak tedbirler çerçevesinde yapı stoku envanterinin son ve en güncel halinin alması, kentsel dönüşüm bölgelerinin belirlenmesi, devam eden ve yeni başlayacak olan kentsel dönüşüm projelerinin ülkemizin imkanları doğrultusunda tamamlanması, fay hatları üzerindeki yerleşimlerin yeniden gözden geçirilmesi, belediyelerin ruhsatlandırma görevlerini en titiz şekilde yerine getirmesi, yapı denetimlerinin yasalara uygun şekilde yapılması, ağaçlandırma çalışmalarının hem artırılması hem de gözden geçirilmesi, dere yataklarının ıslah edilmesi, depreme dayanıklı inşaat malzemesi ve bina modellerinin geliştirilmesi, anaokuldan üniversiteye afet anında korunma ve sonrası ilk yardım eğitimlerinin bütün öğrencilere verilmesi ve bu eğitimlerin güncel tutulması sayılabilir. Bu esnada kamu politikaları analizi alanında çalışma yapan bir akademisyen olarak bizim de afetlerle ilgili ortaya koymak istediğimiz belli yaklaşımlar bulunmaktadır&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<figure id="attachment_141455" aria-describedby="caption-attachment-141455" style="width: 1280px" class="wp-caption alignnone"><a href="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2023/10/AW060119_02-jpg.webp"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-141455" src="https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2023/10/AW060119_02-jpg.webp" alt="AW060119 02 jpg" width="1280" height="724" title="Türkiye&#039;nin 100 Yıllık Afetleri Değerlendirildi 1"></a><figcaption id="caption-attachment-141455" class="wp-caption-text"><strong style="font-size: 16px;">Afetler ders niteliğinde</strong></figcaption></figure>
<p>KBÜ Rektörü Kırışık, afetlerin öğretici etkilerinin olduğunu aktararak, sözlerini şu şekilde sürdürdü:<br />
&#8220;Her bir afet afetle ilgili bize nasıl davranmamız gerektiğine yönelik belli sırlar veriyor. Bu anlamda 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin bize gösterdiği önemli bir sır olarak, afetlerin merkez alınarak ulaşım problemleri ortaya çıkabileceği öngörülerek her il ve ilçe merkezinde oluşturulması, önemli bir veri olarak ortaya çıkmıştır. Bunun dışında depreme, yangına ve diğer felaketlere hazırlıklı bir şekilde oluşturulacak binalarla kent merkezlerinde afete hazırlık ve afet sonrası acil müdahale yapılması, bizim için önemli bir öğretici etki olarak ortaya çıkmaktadır. Bunun dışında felaketlerden öğrendiğimiz en önemli konulardan bir tanesi apartman türü yapılaşmaların felaketler kapsamında oldukça yıkıcı, zarar verici etkilerinin olduğunu gözlemliyoruz. Dolayısıyla bu noktada gelişmiş ülkeleri değerlendirdiğimizde Amerika Birleşik Devletleri’nde yapı stokunun yüzde 83’ü tek katlı ya da iki katlı müstakil bahçeli evler şeklinde ortaya çıkmaktadır. İngiltere’de bu oran yüzde 79 olarak ortaya çıkmaktadır. Türkiye coğrafyasına baktığımızda sadece yüzde 1.02’si insan yerleşim alanı olan yüzde 98.98’i yani yüzde 99’u insan yerleşim alanı olmayan bir coğrafyada bulunmaktayız.&#8221;</p>
<p>Türkiye’nin 100 Yıllık Afet Değerlendirme Çalıştayı açılış konuşmalarının ardından, Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy’un &#8220;Türkiye’nin 100 Yıllık Deprem Tarihi&#8221;, Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kasım Yenigün’ün &#8220;Son 100 Yılda Meydana Gelen Hidrometeorolojik Afetler ve Çıkarılacak Dersler&#8221;, KBÜ Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Kasım Yılmaz’ın &#8220;Türkiye’de Afet Yönetimi Açısından Yangınlar Genel Değerlendirme&#8221;, Karabük İl Afet ve Acil Durum Müdürü Gazenfer Erbay’ın &#8220;Karabük’ün Afetsellik Değerlendirmesi&#8221;, Karabük Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hasan Öztürk’ün &#8220;Karabük İlinde Kentsel Dönüşüm Uygulamaları ve Yapı Denetim Faaliyetleri&#8221; başlıkları üzerinde Türkiye’nin 100 Yıllık Afet Değerlendirmesinde bulunmasıyla sona erdi. (Ramazan Öztürk)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
	</channel>
</rss>
