<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:alsat="https://alsat.kkerem.com/ns" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Bana &#8211; Karabük Postası</title>
	<atom:link href="https://karabukpostasi.com/etiket/bana/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<description>Karabük, Safranbolu, Yenice, Eskipazar ve ilçelerinden son dakika haberleri, yerel gündem, spor, ekonomi ve tüm gelişmeler Karabük Postası’nda.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 01:30:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/10/67107f97768fa.webp</url>
	<title>Bana &#8211; Karabük Postası</title>
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tanju Özcan’ın şantaj davasına damga vuran iddia: &#8220;Narven Termal Kasaba’ya şoförü götürdü, Tanju Özcan’la birlikte olurken izledi&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/tanju-ozcanin-santaj-davasina-damga-vuran-iddia-narven-termal-kasabaya-soforu-goturdu-tanju-ozcanla-birlikte-olurken-izledi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 01:30:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bolu]]></category>
		<category><![CDATA[Eren]]></category>
		<category><![CDATA[tanju özcan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=274208</guid>

					<description><![CDATA[Bolu’da ’icbar suretiyle irtikap’ suçundan tutuklu bulunan ve İçişleri Bakanlığı tarafından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan’ın hem ’müşteki’ hem de ’sanık’ sıfatıyla yer aldığı şantaj davasının ilk duruşması görüldü ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bolu’da ’icbar suretiyle irtikap’ suçundan tutuklu bulunan ve İçişleri Bakanlığı tarafından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan’ın hem ’müşteki’ hem de ’sanık’ sıfatıyla yer aldığı şantaj davasının ilk duruşması görüldü. Duruşmada mağdur Öznur Ç., &#8220;Narven Termal Kasaba’ya beni Tanju Özcan’ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan’la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi&#8221; dedi.<br />
<br />Geçtiğimiz şubat ayında, Tanju Özcan’ın Mehmet Eren Akgüney hakkında şantaj iddiasıyla bulunduğu suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada, 13 sayfalık iddianame Bolu 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 28 Şubat’ta Akgüney gözaltına alınıp tutuklanırken, Tanju Özcan da farklı bir dosya olan &#8220;icbar suretiyle irtikap&#8221; kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede, Özcan’ın belediye personeli Öznur Ç.’ye gönderdiği mesajların kadının eski sevgilisi Mehmet Eren Akgüney’in eline geçtiği; Akgüney’in bu mesajlar karşılığında Özcan’dan 20 milyon lira, lüks otomobil ve oto yıkama tesisi talep ettiği belirtildi. Şantaja aracılık ettikleri iddiasıyla Boluspor Kulüp Başkanı Erdal Bayrak ve CHP’li Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin de dosyada yer aldı. Aynı dosyada, Öznur Ç.’ye yönelik eylemleri ve makam odasındaki sözleri nedeniyle Tanju Özcan’ın da &#8220;şantaj&#8221; suçundan 3 yıla kadar hapsi isteniyor.</p>
<p>Tanju Özcan’ın avukatı hakimin üzerine yürüdü<br />
<br />Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına, başka bir suçtan dolayı tutuklu bulunan Tanju Özcan sağlık sorunları sebebiyle katılmazken, dosyada adı geçen Özgür Yıldız da mazeret bildirerek duruşmada yer almadı. Duruşmanın başında Özcan’ın avukatı Uğur Poyraz, mahkeme hakimine yönelik &#8220;Tanju Özcan’a hasım olmuş bir kişisiniz&#8221; diyerek reddi hakim talebinde bulundu. Hakimin üzerine yürüyen avukat Poyraz, CMK 203/2 maddesi gereğince salondan çıkarılmasına karar verilince direndi. Kolluk kuvvetleri ve mübaşirle yaşanan arbedenin ardından duruşmaya ara verildi.</p>
<p>&#8220;Bu konuyu kapatmamız lazım, Tanju Özcan siyasi olarak güçlü&#8221;<br />
<br />Tanju Özcan’ın Özel Kalemi Özgür Yıldız’ın kendisine ‘Konuyu kapatmamız lazım Tanju Özcan siyasi olarak güçlü’ dediğini söyleyen tutuklu sanık Mehmet Eren Akgüney, &#8220;Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Öznur benim kız arkadaşımdı. Ara sıra aramızda sorunlar oluyordu ama görüşmeye devam ediyorduk. Zorla görüşmedik, aramız kötü değildi. Öznur Ç. evimdeyken telefonunun çalması ya da mesaj gelmesi sonrasında durumu fark ettim. Bana Tanju Özcan’la görüştüğünü söyledi. Belediyeye kendisiyle alakalı bir ses kaydı atılmış. Bunu da Tanju Özcan’ın öğrendiğini ve kendisini çağırdığını anlattı. Tanju Özcan, Öznur’a, ’Bu ses kaydını Eren duyarsa sıkıntı olur’ demiş ve Öznur da bundan dolayı görüşmek zorunda kaldığını söyledi. Ben de bu durumdan etkilendim. Benim üzerimden mağdur ediliyor. Ses kaydının içeriğinde Öznur Ç.’nin çocuk aldırdığı söylenmiş. Ben Tanju Özcan’ı milletvekilliği döneminden beri tanırım. Tanju Özcan’ı aradım ve ’Biz insanları belediyeye birileri kız arkadaşımızla, kardeşimizle, kızımızla birlikte olsun diye mi işe aldırdık?’ dedim. Tanju Özcan da bana, ’Sen benimle böyle konuşamazsın, haddini bil, bu konuşmanın hesabını sana sorarım’ dedi. Öznur’un bana karşı olan suçlamalarını kabul etmiyorum. Bu beyanları baskı altında verdiğini düşünüyorum. Tanju Özcan benimle konuştuktan sonra Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin’i aramış. Benim söylemlerimle alakalı konuşup bu konuyu kapatmalarını istemiş. Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin’e durumu izah ettim, araya girmemelerini istedim. Onlar da bir şey demediler. Konu bel altı olduğu için dahil olmak istemediler. Tanju Özcan’ı daha sonra tekrar aradım. Ona, ’Sen beni tanıyorsun, yüzüme bakıyorsun ama böyle bir şeyi de yapabiliyorsun’ dedim. Tanju Özcan bana sinirlenerek telefonu başkasına verdi. Telefonu Özel Kalem Müdürü Özgür Yıldız aldı. Özgür bana ’Yarın görüşelim’ dedi. Ertesi gün beni aradı ve belediyenin tesisine davet etti. Gittiğimde konuyu kendisine de anlattım. Özgür bana, ’Bu konu bizi sıkıntıya sokar, bu konuyu kapatmamız lazım. Kapanmazsa sen de sıkıntı yaşarsın abi. Tanju Özcan siyasi olarak güçlü’ dedi. Ben de ’Yanlışı ben yapmadım, neden sıkıntıyı ben yaşayayım?’ diye karşılık verdim. Kimseden herhangi bir şey istemedim. O da bana bir şey teklif etmedi. Başka kimseyi de aramadım. Öznur’la görüşüyordum ama bu tehdit meselesiyle alakalı olarak kimseyle görüşmedim&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Ben bunun kesinlikle siyasi manevra olduğunu düşünüyorum&#8221;<br />
<br />Mehmet Eren Akgüney’in savunmasından sonra verilen aranın ardından ilk olarak davada tutuksuz olarak yargılanan CHP’li Bolu Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin savunma yaptı. Tanju Özcan ile abi-kardeş ilişkilerinin olduğunu ve soruşturma esnasında sanık olduğunu öğrendiğinde şoke olduğunu dile getiren Hüseyin Ekrem Serin, &#8220;71 yaşındayım, 3 dönemdir belediye meclis üyeliği yapıyorum. CHP’nin grup başkanvekiliyim. 20 yıldır Tanju Özcan’la siyaset yapıyorum. Gece saat 23.00 sıralarında Tanju Bey beni aradı. Mehmet Eren’in kendisini telefonla aradığını söyledi. Ne demek istediğini anlamadım. Bu nedenle Mehmet Eren ile benim görüşmemi istedi. Mehmet Eren’in rahmetli babası benim çocukluk arkadaşımdı. Eren’i de yıllardır tanırım. Tanju Bey’le görüştükten sonra ben Eren’i telefonla aradım. Telefonda Eren’e durumu sordum. Bana söylediği şey çok netti; ’Hüseyin Amca konu çok hassas, telefonda görüşülecek bir konu değil’ dedi ve telefonu kapattık. Benim daha sonra öğrendiğim bilgiye göre, Tanju Özcan Erdal Bayrak’ı aramış. Ne konuştuklarını bilmiyorum. Ben daha sonra Erdal Bayrak ile görüştüm. Eren bu konuyu Erdal Bey’e detaylı olarak anlatmış. Bu konuda Eren konuşmak istememiş ve ’Bana bu konuda herhangi bir şey söylemeyin’ demiş. Tanju Bey, bizimle görüşmek istediğini Özgür Yıldız’a bildirmiş. Belediyede Özgür de bana söyledi. Destek Hizmetleri Müdürlüğü binasında ben, Erdal Bayrak, Tanju Özcan ve Özgür Yıldız görüştük. Bu görüşmede ’konuyu halledelim’ şeklinde bir konuşma geçti. Görüşmemizde Erdal Bayrak, konunun hassas olduğunu belirterek bu konuya kendilerinin dahil edilmemesini istediğini söyledi. Bunun üzerine Tanju Özcan, Erdal Bayrak’a gerekirse hukuki yollardan hakkını arayacağını söyledi. Muhabbet esnasında kesinlikle en ufak bir şekilde para konusu konuşulmadı. Sonrasında benim hiçbir görüşmem olmadı. Daha sonra ise Özgür Yıldız bana birkaç defa bu konuyu çözmemizi istedi. Tanju Özcan’ın siyasi geleceği olduğunu belirtti. Özgür Bey otogarda yapılan görüşmede, ’Aracımı satıp üzerine de 3-5 kuruş ekleyip Eren’e vereyim’ dedi. Biz de ’Verirsen biz karışmayız’ dedik. Tanju Özcan ile abi kardeş gibiydik. Bana böyle ithamlarda bulunması beni çok şaşırttı. Ben Erdal Bayrak’ı da çocukluğundan bilirim. Erdal ile de abi kardeş gibiyiz. Biz bu konuyla alakalı Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na çağrıldığımızda ben tanık olarak çağrıldığımı düşünmüştüm. Fakat başsavcılıktan şüpheli olduğumu öğrenince çok şaşırdım. Tanju Özcan bizden şikayetçi olmuş. Ben bunun kesinlikle siyasi manevra olduğunu düşünüyorum&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Tanju Özcan araya girmem konusunda ısrarcı oldu, hassas konu olduğu için ‘beni bulaştırmayın’ dedim&#8221;<br />
<br />Davada tutuksuz sanık olarak yargılanan Boluspor Başkanı Erdal Bayrak ise, &#8220;Gece saatlerinde Tanju Özcan beni arayarak, ’Senin şoförün bana ileri geri konuştu’ dedi. Ancak Eren’in kendisine tam olarak ne dediğini söylemedi. Bunun üzerine Eren’i aradım ve ’Senin Tanju Özcan’la ne işin var?’ diye sordum. Eren de bana ’Maviş’ lakaplı Öznur Ç. ile olan mesajlarını yakaladığını, konuyu yarın daha detaylı anlatacağını söyledi. Ertesi sabah Eren beni almaya geldiğinde otogara gittik. Orada ne olduğunu sorduğumda Eren bana olayın detaylarını anlattı. Ardından Tanju Özcan’ı aradım, ancak kendisi ’Sonra konuşuruz’ diyerek telefonu kapattı. Daha sonra Hüseyin Ekrem Serin’le yaptığımız görüşmede, o da bana Tanju Özcan’ın kendisini aradığını söyledi. Ben de beni de aradığını belirttim. Hüseyin Amca ile bu durumu konuştuk. Sonrasında Tanju Özcan’ı tekrar aradım ve Hüseyin Amca’yı da yanıma alarak yanına gideceğimizi söyledim. Bolu Belediyesi Ek Hizmet Binasına, Tanju Özcan’ın yanına gittik. İçeri girdiğimizde Özgür Yıldız da oradaydı. Tanju Özcan, Eren konusunu açtı. Ben kendisine, ’Eren konusu biraz bel altı bir mevzu, bizi bu konuya dahil etme’ dedim. Ancak Tanju Özcan bu konuda biraz ısrarcı oldu. Hatta bana, ’Özgür’le senin aranda böyle bir şey olsa ben hallederdim’ şeklinde bir ifade kullandı. Ben de bunun üzerine, verdiği örneğin doğru bir örnek olmadığını belirttim. Ben Boluspor Başkanı olduğum için ve Özgür ile Tanju Bey’in belediyede görev yapmaları sebebiyle, Boluspor ile ilgili konularda kendileriyle ara ara görüşüyorduk. Keza Ali Sarıyıldız’ın da belediyede olması sebebiyle zaman zaman görüşmelerimiz oluyordu. İlerleyen süreçte Hüseyin Amca’yı aramışlar. Özgür ile beraber otogara geldiler. Otogarda Boluspor ile ilgili konuşurken konu yine Eren’in ’Maviş’ (Öznur Ç.) meselesine geldi. Özgür, bu konunun kendileri için çok önemli olduğunu belirtti. Bana, ’Eren’e yıkama tesisi açalım, bir arabam var, 3-5 kuruş da birikmiş param var, onu falan versek’ şeklinde bir teklifte bulundu. Ben de kendisine cevaben, ’Eren ölmedi, telefonu da açık. Kendisini arayın, beni bu konuya bulaştırmayın’ dedim. Daha sonra Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı‘na ifade vermeye geldiğimizde ben Tanju Özcan‘ın benden şikayetçi olmasına çok şaşırdım&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Tanju Özcan’la birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi&#8221;<br />
<br />Duruşmada müşteki sıfatıyla yer alan Öznur Ç., savunması sırasında salondaki kalabalık nedeniyle rahat beyanda bulunamayacağını ifade ederek, partililerin ve gazetecilerin dışarı çıkarılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, bu talebi değerlendirerek gazetecilerin ve izleyicilerin salondan çıkartılmasına karar verdi. Salonun boşaltılmasının ardından kapalı oturumda dinlenen Öznur Ç., ifadesinde şok edici iddialarda bulundu. Öznur Ç. mahkemedeki beyanında, &#8220;Tanju Özcan belediyeye gelen ses kaydından sonra beni yanına çağırdı ve bu ses kaydını ‘Eren duyarsa ne olur?’ dedi. Benim ile arkadaşlık isteğinde bulundu. Ben bunu kabul etmememe rağmen işten çıkarılma korkusu ve zaten kendisiyle sıkıntı yaşadığım Mehmet Eren ile sıkıntılar yaşamamak için istemeyerekte olsa Tanju Özcan ile iletişim kurmak zorunda kaldım. Hatta Tanju Özcan benimle WhatsApp üzerinden arama ve mesajlar ile iletişim kurmaya çalıştığında ben bunlara cevap vermiyordum bunun üzerine şoförü Suat beni arayarak, ‘başkan sana mesaj attı, ona cevap ver’ dedi. Başkanın bu zorlama ilişkileri sırasında şoförü Suat’ta sürekli aktif bir şekilde işin içindeydi. Narven Termal Kasaba’ya beni Tanju Özcan’ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan’la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Eren tarafından mesajların siyasi rakiplere satılacağını söylediler&#8221;<br />
<br />Başka bir suçtan dolayı cezaevinde tutuklu bulunan ve duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan tanık Ali Sarıyıldız ise ifadesinde şunları kaydetti:<br />
<br />&#8220;Ben Eren’i tanımıyorum. Hüseyin Ekrem Serin, Erdal Bayrak ve Özgür Yıldız ile bir kere görüştüm. Bir restoranda dördümüz bir araya geldik. Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin, bize bu olayın çok uzatılmaması ve kapatılması gerektiğini söyledi. Konuşmalar esnasında para mevzusu geçti. 20 milyon TL, bir araba ve oto yıkama yeri istendiği söylendi. Bunları Ekrem Serin ve Erdal Bayrak dile getirdi. Bu talepler karşılanırsa Eren’in konuyu kapatacağını ifade ettiler. Ayrıca Hüseyin Ekrem Serin ve Erdal Bayrak, Eren’in elinde mesajlar olduğunu ve bunların Eren tarafından siyasi rakiplere satılacağını söylediler. Ben o masadan kalkarak bu konuya girmek istemediğimi belirttim. Ben akşam saat 6’da işinden evine giden birisiyim.&#8221;</p>
<p>Şantaj duruşmasında 1 sanık tahliye edildi<br />
<br />Savunmaların ve tanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Mehmet Eren Akgüney’in tahliyesine hükmetti. Dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve diğer tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşma 4 Mayıs tarihine ertelendi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Burak Yılmaz: &#8220;Bahis soruşturması bana karşı yapıldı&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/burak-yilmaz-bahis-sorusturmasi-bana-karsi-yapildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 21:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Bahis]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Fuat Göktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Hakem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=273636</guid>

					<description><![CDATA[Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz, görevinden istifa ettiğini açıklayarak, bahis soruşturması sadece bana karşı yapıldı. Ben temizim çünkü. Temiz olduğum için sonuna kadar gidilsin dedim gitmediler. Beni susturmak için bunu yaptılar. Ondan ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz, görevinden istifa ettiğini açıklayarak, bahis soruşturması sadece bana karşı yapıldı. Ben temizim çünkü. Temiz olduğum için sonuna kadar gidilsin dedim gitmediler. Beni susturmak için bunu yaptılar. Ondan sonra da bugüne kadar beni her maçta doğradılar&#8221; dedi.<br />
<br />Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Çaykur Rizespor’a deplasmanda 2-1 mağlup olan Gaziantep FK’nın Teknik Direktörü Burak Yılmaz, kendisi yüzünden hakemlerin Gaziantep FK’nın aleyhinde kararlar verildiğini öne sürerek görevinden istifa ettiğini açıkladı. Karşılaşmanın ardından gerçekleşen basın toplantısında konuşan Yılmaz, &#8220;Kazanmak için her şeyi yaptık Rizespor’dan daha ziyade hakemi tutamadık hiç. Rizespor’u tebrik ederim galibiyetinden dolayı ama hakemin ikinci golden sonraki yaptığı şey. Yazık günah. Kazanmaya yakın olan bizdik. Bugün oyunu geçip sizinle başka bir şey konuşmak istiyorum. Yürekli olan bir dijital platform varsa Gaziantepspor’a yapılan hakem hatalarını çıkartsın. Bugün yediğimiz ikinci gol bence yüzde yüz fauldü. 1-0 önce geçtikten sonra hakem tatlı tatlı doğramalarını yaptı. Aut olan pozisyonu korner verdi. Bu durum futbolda gelen giden ve bundan sonra da olacak şeyler&#8221; dedi.<br />
<br />MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ve TFF Yöneticisi Fuat Göktaş’ın ilk önce kendisini arayarak bahis oynadığının tespit edildiğini, sonrasında yeniden arayarak ‘Yanlış Burak Yılmaz’mış’ dediğini dile getiren Yılmaz, &#8220;Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu dokunulmaz mı? Neler geldi neler geçti. İstedikleri gibi orada Fuat Göktaş ile istedikleri gibi oynatıyorlar, indiriyorlar. Yaşadığım problemi anlatayım size Devre arasında Fuat Göktaş beni aradı. ’Bir tane Burak Yılmaz bahis oynamış’ dedi. ’Ne diyorsun abi’ dedim. ’Ben 2010-2011’i yaşamışım, ’bahis olayı benim karın ağrım’ dedim telefonu kapattım. 15 dakika sonra tekrar aradı. ’Özür dilerim yanlış Burak Yılmaz’mış. Iğdır’da birisiymiş, çıkarttırdım’ dedi. Benim alnım açık başım dik. Nasıl bahis oynanır, nerden oynanır bilmem öyle şeyleri ve ihtiyacımda yok. Ben Mecnun başkanı aradım ve karıştı ortalık. Sonra 3 gün sonra Kocaeli maçında hakem hiçbir şey yokken beni attı. Atılana kadar hiçbir şey yapmadım. Ama atıldıktan sonra verdiğim tepki hatalıydı. Ondan sonra Fuat Göktaş’ı aradım. Bir tane yalan söylüyorsam Allah’ın, dinin, kitabın üzerine yemin ederim. Fuat Göktaş’ı aradım ve yanlış konuştum. Çünkü bana yoklama çektiler. Ben miyim diye acaba bana yoklama çektiler. Yanlış konuştum kendisine ve ondan sonra da bugüne kadar beni her maçta doğradılar. Federasyon bunu yapıyor. Bahis oynayanları çıkarttırdım dedi. Demediyse Allah şahidim olsun. Ben Kocaeli maçından sonra açtığım telefonda yanlış kelimeler söyledim Fuat Göktaş’a o da benim hatam ama ondan sonra bana ve Gaziantepspor’a gereğini yaptılar ve beni doğradılar. Federasyon bu şekilde ilerliyor. Hakemler kötü. Merkez Hakem Kurulu başkanı kötü. Niye gitmiyor? Nedir bunların dokunulmazlığı? Hakemler çok kötü kardeşim. Galatasaray da şikayetçi, Karagümrük de şikayetçi. Niye, nasıl düzelecek abi. Ahbap-çavuş ilişkisiyle yürüyor ona üzülüyorum&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Bugün istifa ediyorum&#8221;<br />
<br />Gaziantep şehrine de kırgın olduğunu sözlerine ekleyen Yılmaz, &#8220;Ben istifa ediyorum bugün. Bıktım çünkü her gün İbrahim başkanla konuş, Mecnun başkanla konuş. Mecnun başkan bana dedi ki, o Burak Yılmaz açıklanmadı çünkü altyapıları açıklamadık. Hayır, kardeşim burada bir adaletsizlik ve terbiyesizlik var. Burada bir hak yeme var. Bunu bir tek ben söylüyorum çünkü benim anlım açık ve ak. Ama şükürler olsun. Bu böyle gitmez. Dünya Kupası’na getirdiler bizi hepsinin başımızın üstüne yeri var. Ama Türk futbolu nereye gidiyor. Dibe çöktü. Niye herkes hakem konuşuyor. Ben neden bugün Rizespor’un iyi oynamasını konuşmuyorum. Ben teknik direktörlüğe başlayalı iki buçuk sene oldu ve anlım açık başım dik. Gaziantep’e çok kırgınım. Habire konuşmalar oluyor. ’Burak Yılmaz para alıyor’ diye. Oyuncularım için çok fedakarlık yaptım. Primler yatsın diye. Kendi içindeki çatışmalardan dolayı beni çok kırdılar. Bu zamana kadar neden gitmedin derseniz bir söz verdim. Başkanım ağır ameliyat geçirdi ve seni bırakmayacağım dedim. Ama bu hakemlerle olmaz. Şampiyon olanda içime sinmez, küme düşende içime sinmez. Bu federasyon başkanıyla olmaz. Ferhat Gündoğdu denilen adamın, Fuat Göktaş denilen adamın orada kuklası olmuş herkes. Bana ceza verecekler, istediklerini verseler. Birilerinin bunu söylemesi lazımdı. Hiç kimse bana bahis oynamış muamelesi yapmaz. Fuat Göktaş’a sesleniyorum buradan. Bana yoklama çekti. Benim Trabzonspor’da bu konuda karın ağrım var. Bana yapamazsın. Yalanım varsa çıksınlar cevap versinler. Bırakıyorum ben&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Sadece bana karşı yapıldı&#8221;<br />
<br />Bahis noktasında kendisinin temiz olduğunu ve verdiği bir röportaj nedeniyle tüm olumsuzlukları yaşadığını ifade eden Yılmaz, &#8220;Benimle Antalya’da bir röportaj yapılıyordu. Bahisle alakalı sonuna kadar gidilsin dedim.  Sizde bir laf vardır horona girdin mi dik oynarsın. Dik oynayacaksın. Sonuna kadar gideceksin isim ayırt etmeyeceksin. ‘Sen bilmiyor musun kimlerin ne olduğunu?’ Ben biliyorum diye sen bana yoklama çekiyorsun böyle röportaj yaptım diye. Benimle bu konuşmayı yaptıktan iki saat sonra hocalar açıklandı, Burak Yılmaz neden yoktu. Fuat Göktaş, Ferhat Gündoğdu. İkisi almışlar sazı eline bir oraya bir buraya indiriyorlar. Sadece bana karşı yapıldı. Ben temizim çünkü. Temiz olduğum için sonuna kadar gidilsin dedim gitmediler. Beni susturmak için bunu yaptılar, çok net. Ben buradayım bir tane canım var o da benim değil. Beni tehdit edemezsiniz&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Doktorun görüntüleriyle yapay zeka dolandırıcılığı: &#8220;500 kişi mağdur&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/doktorun-goruntuleriyle-yapay-zeka-dolandiriciligi-500-kisi-magdur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 17:30:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Benim]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[hesap]]></category>
		<category><![CDATA[Sahte]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=271477</guid>

					<description><![CDATA[Samsun’da, Psikiyatri Uzmanı Dr. Akif Taşdemir’in adı ve görüntüleri kullanılarak yapay zekâ destekli sahte videolarla dolandırıcılık yapıldığı ortaya çıktı. Bu durumun kendisini de mağdur ettiğini belirten Dr. Taşdemir, "Bana yaklaşık 500 kişinin ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun’da, Psikiyatri Uzmanı Dr. Akif Taşdemir’in adı ve görüntüleri kullanılarak yapay zekâ destekli sahte videolarla dolandırıcılık yapıldığı ortaya çıktı. Bu durumun kendisini de mağdur ettiğini belirten Dr. Taşdemir, &#8220;Bana yaklaşık 500 kişinin dolandırıldığını söylediler. Hatta dolandırıldıklarını belirterek parasını benden talep edenler bile oldu&#8221; dedi.<br />
<br />Samsun Büyük Anadolu Hastanesi’nde görev yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Akif Taşdemir’in adı ve fotoğrafları kullanılarak yurt dışında açılan sahte sosyal medya hesapları üzerinden yapay zekâ ile farklı dillere uyarlanmış videolar üretildiği belirlendi. Bu videolar aracılığıyla kişilerle uzun süre iletişim kurularak güven sağlandığı, ardından para talep edildiği öğrenildi. Bu yöntemle mağdur edilenler arasında bir Alman kadının yaklaşık 181 bin euro gönderdiği ifade edildi.</p>
<p>&#8220;Alman kadından 181 bin euro almışlar&#8221;<br />
<br />Yaşadığı süreci anlatan Dr. Taşdemir, kendi adına her gün çok sayıda sahte hesap açıldığını belirterek, durumu ilk olarak yabancı takipçi sayısındaki ani artışla fark ettiğini söyledi. Taşdemir, &#8220;Benim adıma her gün onlarca sahte hesap açılıyor. Sahte fotoğraflarla, bazen de benim ismim kullanılarak hesaplar oluşturuluyor. Bunu ilk başta yabancı takipçi sayımdaki artışla fark ettim. Bir anda yabancı takipçilerimde garip bir yükseliş oldu. Bu yabancı takipçiler bana kendi dillerinde mesajlar attı. Birilerinin benim fotoğraflarımla hesap açtığını, bir süre konuştuktan sonra bunun sahte bir durum olduğunu anladıklarını söylediler. Ancak daha dramatik olan, bu durumdan mağdur olan çok sayıda insanın bulunması. Bazıları bana sosyal medya üzerinden ulaştı, yüz yüze görüşmek isteyenler de oldu. Özellikle bir Alman hanımefendi, durumu anlatmak için Türkiye’ye geldi. Bu hanımefendi, biriyle 6 ay boyunca iletişim kurmuş. Görüştüğü kişi, benim fotoğraflarımı yapay zekâ ile Almanca konuşturmuş ve sohbeti bu şekilde sürdürmüş. Altı ayın sonunda bu kişi, acil bir durum bahanesiyle para istemiş. Alman hanımefendi de ne yazık ki 181 bin euro göndermiş. Sonrasında ise iletişim tamamen kesilmiş. Benimle tanışmak istedi ve görüştük&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Mağdur oldum, bu işin içinden nasıl çıkacağımı bilmiyorum&#8221;<br />
<br />Yurt dışı hesaplara adli makamların bir şey yapamadığını ifade eden Taşdemir, &#8220;Fark ettiğim bir diğer durum ise şu: Özellikle Batı toplumlarında, Güney Amerika’da ve Amerika’da insanlar böyle bir durumla karşılaştıklarında bunun sahte profil olduğunu anlayıp bana ulaşıyor ve durumu kibar bir dille ifade ediyorlar. Ancak ne yazık ki bazı Doğu toplumlarında, özellikle İran ve Hindistan’dan bazı kişiler, bu işin faili olarak beni görüp hakaret ve küfür içeren mesajlar gönderebiliyor. Bu konuda mağdur oldum ve olmaya da devam ediyorum. Defalarca uyarı yapmama rağmen bu durum sürüyor. Adli birimler, özellikle yurt dışında açılan hesaplarla ilgili çok fazla bir şey yapamayacaklarını belirtti. Bana yaklaşık 500 kişi dolandırıldığını söyledi. Hatta dolandırıldıklarını belirterek parasını benden talep edenler bile oldu. Bu işin içinden nasıl çıkacağımı bilmiyorum. Tüm sosyal medya hesaplarımı kapatsam bile bundan kurtulmak zor görünüyor&#8221; şeklinde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yüksek sesle müzik&#8221; kavgasında 24 yaşındaki Dilara’nın öldüğü cinayetin sanığı hakim karşısında</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yuksek-sesle-muzik-kavgasinda-24-yasindaki-dilaranin-oldugu-cinayetin-sanigi-hakim-karsisinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 09:45:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[bıçak]]></category>
		<category><![CDATA[Dilara]]></category>
		<category><![CDATA[Faruk]]></category>
		<category><![CDATA[Olay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=271305</guid>

					<description><![CDATA[Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde yüksek sesle müzik dinleme ve araç park etme meselesi yüzünden çıkan tartışmada komşusu Dilara Yıldırım’ı bıçaklayarak öldüren, Faruk B.’yi ise yaralayan tutuklu sanık Serdar S. ilk kez hakim karşısına çıktı. Zonguldak ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde yüksek sesle müzik dinleme ve araç park etme meselesi yüzünden çıkan tartışmada komşusu Dilara Yıldırım’ı bıçaklayarak öldüren, Faruk B.’yi ise yaralayan tutuklu sanık Serdar S. ilk kez hakim karşısına çıktı.<br />
<br />Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Serdar Subaşı, müşteki Faruk B., olayda hayatını kaybeden Dilara Yıldırım’ın annesi Yeliz Yıldırım (SEGBİS) yöntemiyle katılırken, taraf avukatları ve tanıklar da hazır bulundu.<br />
<br />Hakkında ’kasten öldürme’, ’mala zarar verme’ ve ’kasten yaralama’ suçlarından dava açılan sanık Serdar S., mahkemedeki savunmasında olayın planlı olmadığını ve cinayet kastıyla hareket etmediğini öne sürdü.</p>
<p>&#8220;Babamı ortalarına almışlardı, amacım korkutmaktı&#8221;<br />
<br />Geçen yıl 28 Eylül günü yaşanan olayda gece saatlerinde 4 aylık bebekleri uyuduğu için eşiyle terasta oturduklarını ve orada uyuyakaldığını anlatan sanık savunmasında olay anını şu sözlerle anlattı:<br />
<br />&#8220;Saat 03.00 sıralarında yüksek sesli müzikle bir araç geldi. Camdan baktığımda sürgülü kapımızın önüne, araçlarımızın çıkışını kapatacak şekilde park ettiğini gördüm. Araçtan inen Faruk’un elinde açılmamış bira şişeleri vardı. Yabancı olduğu için ’Hayırdır kime bakıyorsun?’ diye seslendim. Bana ağır küfürlerle karşılık verdi. Eşim beni tuttu, evden çıkmamı engelledi. Tekrar camdan baktığımda Faruk’un yanında Dilara’yı gördüm. Aşağıdan bana ve eşime yönelik küfürlerine devam ettiler. Alt kata indim, annem çıkış kapısında durup beni engelledi. Daha sonra seslerin çoğaldığını fark edip balkondan baktığımda babamın dışarı çıktığını gördüm. Babamı ortalarına almışlardı. Önde Faruk, arkasında Dilara vardı ve küfür ediyorlardı. Faruk babama yumruk sallıyor, bir yandan da elini sol cebine atıyordu. Bunu görünce alt katta babamın evinden mutfaktan bir bıçak alıp dışarı çıktım. İlk önce kapımızı kapatan Faruk’un arabasının sol ön lastiğini kestim. Faruk lastikleri patlattığımı görünce bana yumruk atmaya başladı ancak sarhoş olduğu için isabet ettiremedi. Elimdeki bıçağı korkutmak amacıyla salladım, bel tarafına geldi. Öldürme niyetim olsa üst kattan bıçağı alıp inerdim, amacım sadece korkutmak ve saldırısını önlemekti.&#8221;</p>
<p>&#8220;Çömelik vaziyetteyken arkamdan saldırıp tırmaladı&#8221;<br />
<br />Faruk B.’nin kaçması üzerine sinirine hakim olamayarak aracın arka lastiklerini de kestiğini belirten sanık Serdar S., Dilara Yıldırım’ın ölümüne neden olan anları ise şöyle aktardı:<br />
<br />&#8220;Lastikleri kesmek için çömelik vaziyetteydim. Arkamdan birisi bana tokat ve yumruk atıp ensemi, boynumu tırmalamaya başladı. ’Seni öldüreceğim’ diyerek hakaret ediyordu. Baktığımda Dilara olduğunu gördüm. Çömelik olduğum için bir anda kalkamadım. Elimde büyük bir bıçak varken sert bir şekilde sola doğru döndüm. Bana doğru hamle yapınca o esnada yaralanmış. Ardından geri çekilip evinin olduğu sokağa doğru yürüdü. Evime girdikten sonra eşimi kontrol etmesi için gönderdim. Eşim Dilara’nın yaralandığını ve karnından kan geldiğini söyleyince hemen 112’yi aradım. Ambulans gecikince ikinci kez aradım, muhtara haber verdim. Hiçbir şekilde Dilara’ya karşı husumetim yoktu. Arkamdan saldırdığı sırada aniden dönünce kazaen yaralandı, o an bıçaklandığını anlamadım bile. Pişmanım, tahliyemi talep ediyorum.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bıçağı görür görmez kaçmak istedim beni sırtımdan bıçakladı&#8221;<br />
<br />Olayda sırtından bıçaklanan ve aracında maddi hasar oluşan müşteki Faruk B. ise sanığın iddialarını reddederek şikayetçi oldu. Faruk B. ifadesinde, &#8220;Hastaneden çıkıp kız arkadaşımı evine bırakmak için sokağa girdim. Yol bozuk olduğu için evin önüne kadar çıkamadım, sanığın evinin karşısına aracı park ettim. İnene kadar sanığı görmedim. Bana laf atıp küfür etti. Arabaya binip uzaklaşmak istedim ancak babası dışarıdaydı ve kız arkadaşımın kafasına vurdu. Arabadan inip aralarına girdim. O esnada Serdar balkondan atlayıp yanımıza geldi. Bıçağı görür görmez kaçmak istedim ama beni sırtımdan bıçakladı. Sonrasında aracımın lastiklerini kesti. Ben olay yerinden ayrılırken Dilara ayaktaydı, hiçbir sıkıntısı yoktu. Bıçaklansa fark ederdim. Aracımda yüksek sesle müzik çalmıyordu. Şikayetçiyim&#8221; dedi.<br />
<br />Duruşmaya SEGBİS bağlantısıyla katılan maktul Dilara Yıldırım’ın annesi Yeliz Yıldırım ise olay günü evde olmadığını ancak evdeki güvenlik kamerası kayıtlarını jandarmaya teslim ettiklerini söyleyerek, &#8220;Katilin en ağır cezayı almasını istiyorum&#8221; şeklinde konuştu.<br />
<br />Duruşmada tanıklar da dinlendi. Bazı tanıklar Dilara Yıldırım’ın vücudunda kan görmediklerini söyledi. Duruşmada güvenlik kamera kayıtları izlendi. Dilara Yıldırım’ın önce eve geldiği sonrasında dışarı çıktığı, bir yakınının &#8220;Kalk Dilara&#8221; diye bağırdığı, arbede sırasında küfürleşmelerin yaşandığı, bir kişinin de Faruk B.’ye yönelik &#8220;Bin arabaya git&#8221; dediği tespit edildi.<br />
<br />Cumhuriyet Savcısı sanığın tutukluluk halinin devamını talep ederken bir sonraki celse de mütalaa açıklanacağı taraflara tebliğ edildi. Mahkeme heyeti, Faruk B.’nin aracındaki maddi zararın giderilmesi için sanık tarafına süre verdi. Sanık Serdar S.’nin tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme, savcılık mütalaasının hazırlanması için duruşmayı ileri tarihe erteledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Chibuike Nwaiwu: &#8220;Taraftarın gönlünde yer edinmiş oyuncu olarak hatırlanmak isterim&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/chibuike-nwaiwu-taraftarin-gonlunde-yer-edinmis-oyuncu-olarak-hatirlanmak-isterim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 09:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Çalış]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[Nijerya]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=268533</guid>

					<description><![CDATA[Trabzonspor’un Nijeryalı oyuncusu Chibuike Nwaiwu, bordo-mavili takımdan ayrıldığında kupalar kazanmış ve taraftarın gönlünde yer edinmiş bir futbolcu olarak hatırlanmak istediğini söyledi. Trabzonspor’un Nijeryalı savunma oyuncusu Chibuike Nwaiwu ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trabzonspor’un Nijeryalı oyuncusu Chibuike Nwaiwu, bordo-mavili takımdan ayrıldığında kupalar kazanmış ve taraftarın gönlünde yer edinmiş bir futbolcu olarak hatırlanmak istediğini söyledi.<br />
<br />Trabzonspor’un Nijeryalı savunma oyuncusu Chibuike Nwaiwu, kariyer yolculuğu, Trabzon’daki futbol atmosferi ve hedefleri hakkında kulüp dergisine açıklamalarda bulundu. Futbola Nijerya’da başladığını belirten Nwaiwu, zorlu şartlara rağmen hayalinin peşinden gittiğini belirterek, &#8220;Her şey için ve bu yolculuk için Tanrı’ya şükrediyorum. Başlangıçtan itibaren hiç kolay değildi çünkü ülkem çok zor bir ülke. Nijerya’da çok fazla yetenek var ama futbol oynamak ve destek bulmak zor olabiliyor. Kimse beni futbola yönlendirmedi. Kendi yeteneğimi gördüm ve başarılı olabileceğime inandım. Çok çalıştım, çok mücadele ettim. Ailem ve dostlarım da her zaman yanımda oldu&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Onuachu, Trabzonspor’a gelmem gerektiğini söyledi&#8221;<br />
<br />Transfer sürecinde Paul Onuachu ile konuştuğunu aktaran Nwaiwu, &#8220;Paul benim ağabeyim gibi. Sosyal medyadan ona yazdım ve fikir almak istediğimi söyledim. Açıkçası bana cevap vereceğini düşünmüyordum ama bana geri döndü. Kulüp hakkında çok güzel şeyler anlattı. Kariyerimde bir sonraki adıma geçmek istiyorsam Trabzonspor’a gelmem gerektiğini söyledi. Şehrin güzelliğinden, taraftarın büyüklüğünden ve kulüpteki aile ortamından bahsetti. Ona her zaman saygı duyacağım&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Trabzon’da kendimi evimde gibi hissediyorum&#8221;<br />
<br />Trabzon’daki futbol atmosferinin kendisini etkilediğini belirten Nwaiwu, &#8220;Ülkemde de futbol çok seviliyor ama burada tutku çok büyük. Taraftarlar bana çok sevgi gösteriyor ve kendimi evimde gibi hissettiriyorlar. Bunun için çok minnettarım. Ben de çok çalışarak onları mutlu etmek istiyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Türkiye Ligi gerçekten çok zor&#8221;<br />
<br />Nijerya, Avusturya ve Türkiye liglerini kıyaslayan Nwaiwu, Süper Lig’in oldukça yüksek tempoya sahip olduğunu belirterek, &#8220;Nijerya Ligi fiziksel olarak çok güçlü ve zorlayıcıdır. Avusturya Ligi daha disiplinli bir yapıya sahip. Ancak Türkiye Ligi gerçekten çok zor. Tempo çok yüksek ve ligde çok kaliteli oyuncular var. Burası bambaşka bir seviye&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>&#8220;Agresif ve korkusuz bir oyuncuyum&#8221;<br />
<br />1.93’lük boyuyla hava toplarında etkili olduğunu dile getiren Nwaiwu, oyun tarzını ise şöyle anlattı:<br />
<br />&#8220;Kendimi agresif ve korkusuz bir oyuncu olarak tanımlarım. Saha içinde risk almayı sevmem. Daha çok garanti ve sağlam oynamayı tercih ederim. Top kazanmayı seviyorum. Hem stoper hem de ön libero pozisyonunda oynayabilmem benim için bir avantaj. Nijerya’daki hocalarım Finidi George ve Koç Yem bana çift pozisyonda oynama özelliğini kazandırdı. Bu da kariyerimde ilerlememe yardımcı oldu.&#8221;</p>
<p>&#8220;Milli takım hayalim için çalışıyorum&#8221;<br />
<br />Nijerya Milli Futbol Takımı’nda oynamanın her futbolcu gibi kendi hayali olduğunu belirten Nwaiwu, &#8220;Kendime ve Tanrı’ya inanıyorum. Milli takımın beni izlediğini biliyorum. Davet edip etmemek onların kararı ama ben zirveye ulaşmak için çalışmaya devam edeceğim, her oyuncunun hayali ülkesiyle kupalar kazanmaktır. Trabzonspor’un bana ülkemi en üst seviyede temsil edeceğim platformu sağlayacağına inanıyorum&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Taraftarın gönlünde yer edinmek en büyük hedefim&#8221;<br />
<br />Trabzonspor’dan ayrıldığında nasıl hatırlanmak istediği sorusuna ise Nwaiwu, &#8220;Takımımla birlikte kupalar kazanmış ve buna katkı sağlamış bir oyuncu olarak hatırlanmak isterim. Taraftarın gönlünde yer edinmek en büyük hedefim&#8221; yanıtını verdi.</p>
<p>&#8220;Gençlere tavsiyem pes etmemeleri&#8221;<br />
<br />Genç futbolculara tavsiyelerde bulunan Nwaiwu, &#8220;Küçükken bana ’asla pes etme, çok çalış ve hedeflerine ulaşacaksın’ diye öğüt verilirdi. Ben de hep bunu yaptım. Eğer bugün buradaysam bunun nedeni çok çalışmak ve pes etmemektir. Gençler de hayallerinden vazgeçmemeli&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Saha içinde en sevmediği davranışın bazı oyuncuların kolay faul almaya çalışması olduğunu belirten Nwaiwu, &#8220;Dokunmasanız bile kendilerini yere bırakabiliyorlar. Bunun dürüst olmadığını düşünüyorum ve buna tahammül edemiyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Futbol dışında vakıf çalışmalarıyla ilgileniyorum&#8221;<br />
<br />Boş zamanlarında Nijerya’daki futbol akademisiyle ilgilendiğini ve ayrıca yardım faaliyetleri yürüttüğünü belirten Nwaiwu, &#8220;Chibuike Charity Foundation adında bir vakfımız var. Yoksul insanlara, eşlerini kaybetmiş kadınlara ve imkanı olmayan çocuklara yardım ediyoruz. Tıbbi destek ve temel ihtiyaç yardımları sağlıyoruz. İnsanlara yardım etmek beni mutlu ediyor&#8221; dedi.<br />
<br />Her maçtan önce annesini arayıp dua aldığını da dile getiren Nwaiwu, &#8220;Kız arkadaşım da bana ’git ve parılda’ der. Bunun bana şans getirdiğine inanıyorum&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Nwaiwu’nun rüya 11’i<br />
<br />Nijeryalı oyuncu rüya kadrosunu ise şu isimlerden oluşturdu:<br />
<br />&#8220;Gianluigi Buffon, Marcelo Vieira, Pepe, Sergio Ramos, Philipp Lahm, Toni Kroos, Kaka, Xavi  Hernandez, Cristiano Ronaldo, Lionel Messi ve Zlatan Ibrahimovic.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Tarlada kavga ettiği husumetlisini öldüren sanık hakim karşısına çıktı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/tarlada-kavga-ettigi-husumetlisini-olduren-sanik-hakim-karsisina-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 09:45:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[İmdat]]></category>
		<category><![CDATA[Olay]]></category>
		<category><![CDATA[sanık]]></category>
		<category><![CDATA[tarla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=267651</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu’da bir kişinin öldüğü, bir kişinin de yaralandığı olayla ilgili yargılanan sanık, hakim karşısına çıktı. Kendini savunan tutuklu sanık, "Beni öldürecekti, korunma amaçlı bıçağı salladım" dedi. Olay, 8 Temmuz 2025 tarihinde Kastamonu’nun ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’da bir kişinin öldüğü, bir kişinin de yaralandığı olayla ilgili yargılanan sanık, hakim karşısına çıktı. Kendini savunan tutuklu sanık, &#8220;Beni öldürecekti, korunma amaçlı bıçağı salladım&#8221; dedi.<br />
<br />Olay, 8 Temmuz 2025 tarihinde Kastamonu’nun merkez ilçesi Esenli köyü Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aralarında daha önceden husumet bulunan S.Ç. (43) ile İmdat Yılmaz (51) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Kavgada İmdat Yılmaz, S.Ç.’ye demir sopayla saldırırken, S.Ç. ise yanında bulundurduğu bıçakla karşılık verdi. Kavgada aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Yılmaz, kaldırıldığı Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Tedavisi tamamlandıktan sonra gözaltına alınan S.Ç. tutuklandı.<br />
<br />S.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten öldürme’ suçundan açılan dava görülmeye başladı. Duruşmada tutuklu sanık S.Ç. ile maktulün yakınları, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu.</p>
<p>&#8220;Bizim, İmdat ile aramızda tarla satışından kaynaklı geçmişte sorunlar oldu&#8221;<br />
<br />Duruşmada kendisini savunan S.Ç., &#8220;Bizim, İmdat ile aramızda geçmişte sorunlar vardı. Bizim ona karşı bir husumetimiz yoktu, ancak o bize karşı husumet besliyordu. İlk olarak 2019 yılında bir tarla almıştı, o tarlaya benim de alıcı olduğumu birisi ona söylemiş. Bunun üzerine bana ’sen benim aldığım tarlaya nasıl alıcı çıkarsın’ diye küsmüştü. 2020 yılında başka bir olay neticesinde babama demir küskü ile saldırmıştı. Bu olaydan 1 hafta sonra da traktörle giderken yolumuzu kesti, sırıkla bize saldırdı. Daha sonra biz uzaklaştık. Bunun için karakolu aradım, ancak o dönem benim evden covid nedeniyle çıkış yasağım olduğu için ceza yazılacaktı, bundan dolayı şikayetçi olmadım. Bir yıl önce de N.A., ’oğlun yüksek sesle müzik dinleyerek İmdat’ın evinin önünden geçiyormuş, İmdat oğlunu öldürüp atacakmış, haberin olsun’ dedi. En son geçen yıl kasım-aralık aylarında ise cami minaresi yapımıyla ilgili emeği geçenlere teşekkür, karşı gelenlere ise sitem mesajı paylaştım. Kimlerin karşı geldiğini bilmiyorum, özel olarak kimseyi kastetmedim, genel bir mesajdı. Aramızdaki anlaşmazlıklar bunlardan kaynaklıdır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;İmdat, saman balyası atmaya giderken önümü kesti&#8221;<br />
<br />Olay anında tarlaya gittiğini söyleyen S.Ç., &#8220;İmdat tarlasının en üst köşesindeydi, eşi ise yaklaşık 500 metre aşağıdaydı. Ben yoluma devam ettim. Bana 5 metre kala tekrar İmdat’ı fark ettim, bana doğru koşup yolumu kesti ve ‘sen niye beni kastederek paylaşım yapıyorsun’ dedi. Onu kastetmediğimi söyledim. ’C.A. da beni kastediyor, benim için yazdığını söylüyor’ dedi. Ben de ‘çağır, gelsin, burada söylesin&#8221; dedim. Bunun üzerine ‘seni öldürmeden olmayacak’ dedi, bana küfürler ederek elindeki kancayla saldırdı. Başıma ve göğsüme vurdu, hala vurmaya devam ediyordu. Elinde iki kanca vardı, her yerim kan oldu, kandan dolayı gözlerimi açamıyordum. Kancanın biri yere düştü, diğeriyle vurmaya devam ediyordu, beni öldürecekti. Bıçağı çıkardım, kendimi korumak için salladım. Sağ bileğimi tuttuğu için kendimi kurtaramadım. Bıçağı kaç defa salladığımı hatırlamıyorum. Sonra elimi ondan kurtardım, bana vurmayı bıraktı, ben de oradan uzaklaşmaya başladım. Yaklaşık 50 metre gittikten sonra arkama dönüp baktım, eşinin yanına geldiğini, İmdat’ın ‘sen ne yaptın’ diye ona kızdığını gördüm. İmdat hala ayaktaydı. Yaralı bir şekilde eve gittim, oğluma beni hastaneye götürmesini söyledim, öleceğimi düşündüm. Jandarma komutanını arayıp merada olanı, aileme zarar vereceklerinden korktuğumu söyledim&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Sanık, eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü&#8221;<br />
<br />İmdat Yılmaz’ın eşi  N.Y. ise, &#8220;Sanık eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü. Eşim geri geri giderken birden bıçağı sapladı. Onlara doğru koşunca düştüm, kendimi toparlayıp kalktığımda her şey bitmişti. Sanık da oradan ayrılmıştı. İlk karşılaştıklarında sadece sanığın sesini duydum, ancak ne dediğini duymadım. Aralarında bir şey konuştularsa duymadım. Sanığın küfür ettiğini duydum, ancak şikayet konusuyla ilgili konuşmasını duymadım. Kulaklarım ağır işitir, Şikayetçiyim. Sanığı hiç oradan geçerken görmedim. Eşimin elinde iki tane kanca vardı. Kancalarla işimiz bitince onları eve götürüyorduk, sonraki gün tekrar yanımızda götürüyorduk&#8221; dedi.<br />
<br />Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Motosiklette uyuşturucu maddeyle yakalanan sanıklar hakim karşısına çıktı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/motosiklette-uyusturucu-maddeyle-yakalanan-saniklar-hakim-karsisina-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 17:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Kesinlikle]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[motosiklet]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=266528</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu’da polis ekiplerinin durdurduğu motosiklette yapılan üst aramalarında uyuşturucu maddeyle yakalanan yakalanan 2 sanığın yargılanmasına başlandı. Edinilen bilgiye göre, 8 Ağustos 2025 tarihinde, Cumhuriyet Caddesi üzerinde Kastamonu İl ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’da polis ekiplerinin durdurduğu motosiklette yapılan üst aramalarında uyuşturucu maddeyle yakalanan yakalanan 2 sanığın  yargılanmasına başlandı.<br />
<br />Edinilen bilgiye göre, 8 Ağustos 2025 tarihinde, Cumhuriyet Caddesi üzerinde Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri plakası okunmayan bir motosikleti kontrol amaçlı durdurdu. Motosikletin plakasının çamurla kapatıldığını gören trafik ekibince motosikletteki şahısların üzerinde arama yapıldı. Aramada satışa hazır vaziyette 11 paket halinde toplam 11,04 gram metamfetamin maddesi, uyuşturucu içiminde kullanılan cam düzenek ve uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 24 bin 215 TL nakit para ele geçirildi. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan O.M. ve C.K. tutuklandı.<br />
<br />Sanıklar O.M. ve C.K. hakkında &#8220;uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama&#8221; suçlarından dava açıldı. Davanın ilk duruşması Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmada sanıklar ve avukatları hazır bulundu.</p>
<p>&#8220;Olay günü üzerimde ele geçirilen parça bana ait, diğerleri bana ait değil, cebime atılmıştır&#8221;<br />
<br />Duruşmada savunma yapan O.M., esnaf olduğunu belirterek, &#8220;Alacaklarımı almak için çarşıya gidecektim. Sonra C.K.’yi gördüm. C.K.’yi çarşıya bırakırken kolluk kuvvetleri durdurdu. Ben durdum, ehliyetim var. Cebimde madde varmış. Ben daha önce bunu kullanıyordum, pişmanım. O motosiklet montunun cebinde olduğunun da farkında değilim. Kolluk kuvvetleri durdurduğunda ‘üzerinde bir şey var mı’ diye sordu, ’kesinlikle yok’ dedim. Daha sonra baktım ki var. Gittim, teslim ettim. Önceden kalmış, unuttum. Çünkü ben o ceketi çok giymiyorum. Motosiklet zaten müşterinindi, plakası kapalıymış. Ehliyetim var ama ruhsatı falan hiçbir şeyi yok. Bu zamana kadar hiçbir suçum yok. Cebimdeki kendi kazandığım helal para&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Şerefim de bitti, itibarım da bitti&#8221;<br />
<br />Çöpe atılan peçetenin içinde ne olduğunu bilmediğini iddia eden O.M., &#8220;Ben, bu peçeteyi sigara içmek için durduğumda çöpe attım, içinde ne olduğunu bilmeden attım. Kamera kayıtlarında görülen eldiveni yere atmadım, ben peçete olarak attım. Telefonumda hassas terazi üzerinde bulunan uyuşturucuyu da müşteri bana getirdi. ’Bunu alır mısın’ dedi Ben kuşkulandım, almadım. Ben onu delil olarak aldım. Kesinlikle satmadım. Sanayide bir şerefim vardı, şerefim de bitti, itibarım da bitti&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Ele geçirilen uyuşturucu maddelerle bir alakam yoktur&#8221;<br />
<br />Sanık C.K. de savunmasında, &#8220;O.M. ile karşılaştık. O.M. ’3 gün önce tanıştık’ diyor ama 7,5 aydan beri tanışıklığımız var. Beni Taşköprü’ye bırakır, Taşköprü’den alır ve bir uyuşturucu ortamımız var, beraber içmişliğimiz var. Beraber o gün beni görüyor ve nereye gideceğimi soruyor. ‘Çarşıya gideceğim’ diyorum. Beni çarşıya bırakırken arkamızdan siren sesi geldi. Ben kaskımız yok diye bizi durdurdular sandım. O.M., motosiklete binerken ’kaskım da yok ama olursa olsun, boş ver, bin götüreyim seni’ dedi. Ben o yüzden kaskımız yok diye bizi durdurdular zannettim. ‘Üzerinizde bir şey var mı’ dediler. ‘Yok, arayabilirsiniz’ dedim. ‘Tamam’ dediler. O.M.’yi kenara çektiler. Polis memurunun gözünün önünde oturdum. Oraya attığını kesinlikle görmedim ya da saklamak amaçlı kesinlikle oturmadım. Kesinlikle eldivenin içindekini görmedim. Peçete de dahil hiçbir şey yere atmadım. Sadece kenarda dikildim. Daha önce arama yaptıklarından biliyorum. Ondan sonra polis memuru O.M. üzerinden çıkanları bana verdi. Daha sonra tekrar bana uyuşturucu madde bulundurup bulundurmadığımı sordu. Ondan sonra bizi karakola götürdüler. Ele geçirilen uyuşturucu maddelerle bir alakam yoktur&#8221; ifadelerine yer verdi.<br />
<br />Sanık avukatlarının da savunmasını dinleyen mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Öğretmen kızını boğarak öldüren anne: &#8220;Ölünce ’intihar süsü’ vermek için bileklerini kestim&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/ogretmen-kizini-bogarak-olduren-anne-olunce-intihar-susu-vermek-icin-bileklerini-kestim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 17:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[intihar]]></category>
		<category><![CDATA[Kızım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=251121</guid>

					<description><![CDATA[Samsun’da rehber öğretmeni kızını boğarak öldürdüğü savıyla yargılanan anne, birinci defa hakim karşısına çıktı. Tutuklu sanık anne, kızının saldırması üzerine kendini kaybettiğini, öldüğünü anlayınca ’intihar süsü vermek için’ bileklerini kestiğini ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun’da rehber öğretmeni kızını boğarak öldürdüğü argümanıyla yargılanan anne, birinci defa hakim karşısına çıktı. Tutuklu sanık anne, kızının saldırması üzerine kendini kaybettiğini, öldüğünü anlayınca ’intihar süsü vermek için’ bileklerini kestiğini söyledi.</p>
<p>Olay, 8 Nisan 2025’te Atakum ilçesi Esenevler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye nazaran, ağabeyi 2021 yılında Hakkari’de şehit olan rehber öğretmen Tuba G. (34), yaşadığı ruhsal problemler nedeniyle 2022’de eşinden boşandı. Şehit yakını kontenjanından Samsun İlkadım Sakarya İlkokulu’na atanan Tuba G., görme ve kısmi felç rahatsızlığı geçirdikten sonra, annesi S.G. (61) ile birlikte yaşamaya başladı.<br />
<br />Olay gecesi S.G., komşularına feryat ederek kızının banyoda bilekleri kesilmiş halde hareketsiz yattığını bildirdi. Birinci incelemede intihar kuşkusu üzerine durulan olayda, otopsi raporunda boğulmaya bağlı boyun kırıkları tespit edilince cinayet ortaya çıktı.</p>
<p>Sorgusunda kabahatini itiraf eden anne, &#8220;Kızım Tuba 2020 yılında bir evlilik yaptı ve 2 yıl sonra eşinden ayrıldı. Eşinden ayrıldıktan sonra ruhsal sorunları artmaya devam etti. Eski eşiyle telefonda görüşmeye devam ediyordu. Zelzeleden sonra Malatya’dan Samsun’a geldik. Bir müddet kaldıktan sonra eşimle ben Malatya’ya döndük. Kızım burada özel kolejde çalışmaya başladı. Daha sonra da özel okuldan devlet okuluna takımlı öğretmenliğe geçiş yaptı. Kardeşi şehit olduğu için tanınan haktan yararlandı. Kızım gözünden bir rahatsızlık geçirdi. Tedavisi esnasında kalp krizi de geçirdi. Geçirdiği rahatsızlıklardan ötürü bedeninin sol tarafında his kaybı oluştu. Sol kolunu kullanabiliyordu. Sol ayağına özel bir ayakkabı giyerek kenarlardan takviye alarak tek başına yürüyebiliyordu. Geçirdiği rahatsızlıklardan ötürü kızımın ruhsal sorunları iyice artmaya başladı. Üniversite hastanesinde tedavi gördüğünde psikolog ona ilaç vermişti. İlaçlarını kullanmadı. Ruhsal rahatsızlığı için rastgele bir tedavi görmedi. Yaklaşık 15 gün evvel bana saldırdı. Bedeninin sol tarafının tutmayışını kabullenemedi. Bana ’Sen sağlıklısın, ben neden böyleyim’ diyerek saldırmıştı.</p>
<p>Olay gecesi saat 02.00 sıralarında dinlendiğim sırada, kızım bana seslendi. Banyonun ışığının açık olduğunu gördüm. Banyoya gittiğimde kızım bana tekrar saldırdı. Kızımın elinden kurtulmak maksadıyla ittiğimde yere düşerek başını banyonun yerine çarptı. Yerdeyken bana saldırmaya devam etti. Omuzlarına çöktüm lakin saldırısına devam etti. O anlık heyecanla kızımın boğazına sarıldım. Tam olarak ne kadar sürdüğünü hatırlamıyorum. Ama 1-2 dakika boğazından tuttum. Kendime geldiğimde kızımın nefes almadığını fark ettim. Öldüğünü anladım. Kızım bana daha evvel intihar edeceğini söylüyordu. Aklıma bu geldi. Mutfağa giderek bıçak aldım ve kızımın bileklerini ’intihar süsü’ vermek maksadıyla kestim. Daha sonra bağırdığımda komşularımız geldi ve polise haber vermişler&#8221; demişti.<br />
<br />Çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilen anne hakkında dava açıldı. Soruşturmayı yürüten savcı tarafından hazırlanan iddianamede S.G. hakkında, Türk Ceza Kanunu (TCK) 82/1-d-f-e.2 unsurları gereği ağırlaştırılmış mahpus cezası talep edildi. S.G. hakkında Samsun 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bugün görülen davanın birinci duruşmasında tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Manzaralı Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan S.G., &#8220;Kızım banyoda bana saldırdı, ben de ittim, düştü. Tekrar saldırmaya devam etti. Ellerim boynundayken kendimi kaybetmişim. Kızım daha evvel intihar edeceğini söylemişti. Ben de ölünce ’intihar süsü’ vermek için bileklerini kestim. Banyoda bana vurunca başımın yanını ve omzumu duvara çarptım. Kendimi korumak için ittim, ondan sonrasını hatırlamıyorum&#8221; diye kendini savundu.<br />
<br />Kanser tedavisi gördüğü öğrenilen S.G.’nin tutukluluk halinin devamına karar verilirken, duruşma şahitlerin dinlenmesi için ileri bir tarihe ertelendi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>12 yaşındaki hayali gerçek oldu: &#8220;Alo Doktorum&#8221; ile dünyaya şifa dağıtıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/12-yasindaki-hayali-gercek-oldu-alo-doktorum-ile-dunyaya-sifa-dagitiyor-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 17:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=238400</guid>

					<description><![CDATA[Küçük yaşta annesiyle yaşadığı sıhhat sistemi travmasını unutmayan Dr. Nilgün Yönten, yıllar sonra kurduğu "Alo Doktorum" sıhhat müşavere çizgisinde kendi telefon numarasını paylaşarak herkese istekli sıhhat danışmanlığı vermeye başladı. Gecenin bir ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küçük yaşta annesiyle yaşadığı sıhhat sistemi travmasını unutmayan Dr. Nilgün Yönten, yıllar sonra kurduğu &#8220;Alo Doktorum&#8221; sıhhat istişare çizgisinde kendi telefon numarasını paylaşarak herkese istekli sıhhat danışmanlığı vermeye başladı. Gecenin bir yarısı bile arayan hastalara dayanak olan Yönten, bu çizginin &#8220;ruhu olan bir hizmet&#8221; olduğunu ve telefon numarasını hiç değiştirmediğini söyledi.<br />
<br />Henüz 12 yaşındayken annesiyle birlikte yaşadığı acı bir hastane tecrübesi, Dr. Nilgün Yönten’in hayatında bir dönüm noktası oldu. &#8220;Bu ülkede doktor olacağım&#8221; diyerek yola çıkan Yönten, üniversite yıllarında 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle okuldan atılmasına karşın amacına olan inancını hiç kaybetmedi. Tüm zorluklara karşın doktor olan Yönten, kurduğu &#8220;Alo Doktorum&#8221; sıhhat müşavere sınırı üzerinden cep telefonu numarasını paylaşarak binlerce insanın kaygısına derman oldu. Bugün yalnızca Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanından hastalar bu numarayı arıyor.</p>
<p>&#8220;Telefonum herkese açıktır ve ben ölene kadar açık olmaya devam edecek&#8221;<br />
<br />Hikayesini anlatan  Dr. Nilgün Yönten, &#8220;Alo Hekimim aslında 12 yaşındaki bir çocuğun hayalinin gerçekleşmesiydi. Biliyorsunuz ülkemizde sıhhat sistemi 80’li, 90’lı yıllarda çok daha zorluydu. Annem ile bir arada bir muayene gitmiştim. Küçük olduğum için annemde muayeneye yanında bizleri de götürüyordu. Çok sıra bekledik. Sabah 05.00’te sıraya giriyorsunuz, muayene sıranız 11.00’e yanlışsız geliyor. Muayeneye girdiğimizde annem biraz çekimser davrandı. Orada sağlıkçılardan bir arkadaş ‘Hanım, muayene olacaksan gel, olmayacaksan çık git’ dedi. Annem o gün ağlayarak dışarı çıkmıştı ve ben de onunla ağlamıştım. O gün muhakkak ’doktor olmalıyım anne, bu ülkeye hizmet etmeyelim’ demiştim. Babamın da her vakit söylediği bir şey vardı; ‘Kız çocukları kesinlikle okumalı’ sıkıntısı. Bu 2 sebep benim için çok değerliydi. Üniversite okuduğum devirlerde baş örtüsü problemleri yaşadık. Okuldan atıldık. Okuldan atıldığımda ettiğim dua şuydu: ‘Allah’ım bana doktor olmayı nasip et. Bu ülkede herkese hizmet etmeyi düstur edineceğim’  diye yemin etmiştim. Bu sebepten ötürü benim bu telefonum herkese açıktır ve ben ölene kadar açık olmaya devam edecek&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Yemen’den, Afrika ülkelerinden, Kanada’dan, Amerika’dan, İngiltere’den bile arıyorlar&#8221;<br />
<br />İnsanların aramasından ötürü hiç yorulmadığını ve bundan beslendiği belirten Dr. Nilgün Yönten, &#8220;1997’de hekimlik hayatıma başladığım vakit telefon numaramı herkese vermeye başladım. Daha sonra internette telefonum yer almaya başladı. Google’da en üst sırada ‘Alo Doktorum’ hizmeti en üst sırada görülüyor ve bu formda yayılmaya başladı. Bu numaramı kapatmadım ve daima hizmet vermeye devam ettim. Dünyanın neresinde olursa olsun bu uygulama görülüyor. Beni yalnızca Türkiye’den değil, Yemen’den, Afrika ülkelerinden, Kanada’dan, Amerika’dan, İngiltere’den bile arıyorlar. Whatsap’tan yazıyorlar.  Bu numara online bir hizmet olarak görülüyor ancak bana ilişkin olan bu numara katiyetle duygusu, ruhu olan bir numaradır. Beni arayan kişi güya benim yanımdaymış üzere, benim muayenemi almış üzeredir. Bazen beni arayan kişinin tek tek tetkiklerini anlattığını bilirim. Bazen yarım saat sürüyor. Bazen gecenin 2’sinde arıyor. 7/24 fark etmeksizin arıyorlar. Unutamadığım çok fazla kıssa var. İnşallah bir gün bunun kitabını yazacağım. Heybemde o kadar çok insanlara dokunuş var ki keyif alıyorum. Diyorlar ki hiç mi yorulmuyorsun. Hayır tam aykırısı buradan besleniyorum&#8221; biçiminde konuştu.</p>
<p>Yaşanılan olaylar<br />
<br />Telefondan yaşadığı ve unutamadığı olayları anlatan Yönten, &#8220;2023 yılında Şubat zelzelesinde beşerler sahra hastanelerine yetişmeye çalışıyorlar. Bir gün bir adam kızı için aradı. Göçük altında kalmış yürüyemiyor. Ben de ona yol gösterdim. Ne yapması gerektiğini söyledim. Hızlı bir şekilde sahra hastanesi ile irtibata geçtim. Emar (MR) çekinmesini sağladık. 4 yaşındaki kızının her gün görüntülerini çekiyordu bana atıyordu. Onunla bir arada süreci yönetiyordum. Bu yalnızca sarsıntı vaktindeki olaylarda bir tanesi. Ortadan 6 ay geçtikten sonra bu baba bana ileti attı. Ağlayarak okudum. Bana kim olduğumu sordu. Ben de Sıhhat Bakanlığına bağlı bir hekimim dedim. Çizginin bir özelliği de ben asla şu özel hastanenin yöneticisiyim, hekimiyim demiyorum. Bu numarayla ülkem için, memleketim için hizmet ediyorum. Kanada evli çift bana yazdı. Kilo vermek istediklerini belirttiler. Beden kitle endekslerini bana attılar. Tetkiklerini istedim. Bana güvenerek geldiler ve beden kitle endeksleri ameliyatı uygun değildi. Onlara daha rahat kilo vermeleri için mide balonu tedavi uyguladık. Gelmişken bir de ikimizde checkup yaptıralım dediler. Bu ülkeye dövizimizi bırakalım dediler. Bunlar hoş şeyler. Birebir vakitte ülkemi temsil ettiğimi düşünüyorum&#8221; sözlerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>12 yaşındaki hayali gerçek oldu: &#8220;Alo Doktorum&#8221; ile dünyaya şifa dağıtıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/12-yasindaki-hayali-gercek-oldu-alo-doktorum-ile-dunyaya-sifa-dagitiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 09:45:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=238323</guid>

					<description><![CDATA[Küçük yaşta annesiyle yaşadığı sıhhat sistemi travmasını unutmayan Dr. Nilgün Yönten, yıllar sonra kurduğu "Alo Doktorum" sıhhat istişare çizgisinde kendi telefon numarasını paylaşarak herkese istekli sıhhat danışmanlığı vermeye başladı. Gecenin bir ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küçük yaşta annesiyle yaşadığı sıhhat sistemi travmasını unutmayan Dr. Nilgün Yönten, yıllar sonra kurduğu &#8220;Alo Doktorum&#8221; sıhhat müracaat sınırında kendi telefon numarasını paylaşarak herkese istekli sıhhat danışmanlığı vermeye başladı. Gecenin bir yarısı bile arayan hastalara dayanak olan Yönten, bu sınırın &#8220;ruhu olan bir hizmet&#8221; olduğunu ve telefon numarasını hiç değiştirmediğini söyledi.<br />
<br />Henüz 12 yaşındayken annesiyle birlikte yaşadığı acı bir hastane tecrübesi, Dr. Nilgün Yönten’in hayatında bir dönüm noktası oldu. &#8220;Bu ülkede doktor olacağım&#8221; diyerek yola çıkan Yönten, üniversite yıllarında 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle okuldan atılmasına karşın maksadına olan inancını hiç kaybetmedi. Tüm zorluklara karşın doktor olan Yönten, kurduğu &#8220;Alo Doktorum&#8221; sıhhat müşavere sınırı üzerinden cep telefonu numarasını paylaşarak binlerce insanın kederine derman oldu. Bugün yalnızca Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanından hastalar bu numarayı arıyor.</p>
<p>&#8220;Telefonum herkese açıktır ve ben ölene kadar açık olmaya devam edecek&#8221;<br />
<br />Hikayesini anlatan  Dr. Nilgün Yönten, &#8220;Alo Hekimim aslında 12 yaşındaki bir çocuğun hayalinin gerçekleşmesiydi. Biliyorsunuz ülkemizde sıhhat sistemi 80’li, 90’lı yıllarda çok daha zorluydu. Annem ile birlikte bir muayene gitmiştim. Küçük olduğum için annemde muayeneye yanında bizleri de götürüyordu. Çok sıra bekledik. Sabah 05.00’te sıraya giriyorsunuz, muayene sıranız 11.00’e yanlışsız geliyor. Muayeneye girdiğimizde annem biraz çekimser davrandı. Orada sağlıkçılardan bir arkadaş ‘Hanım, muayene olacaksan gel, olmayacaksan çık git’ dedi. Annem o gün ağlayarak dışarı çıkmıştı ve ben de onunla ağlamıştım. O gün muhakkak ’doktor olmalıyım anne, bu ülkeye hizmet etmeyelim’ demiştim. Babamın da her vakit söylediği bir şey vardı; ‘Kız çocukları kesinlikle okumalı’ kaygısı. Bu 2 sebep benim için çok değerliydi. Üniversite okuduğum periyotlarda baş örtüsü sıkıntıları yaşadık. Okuldan atıldık. Okuldan atıldığımda ettiğim dua şuydu: ‘Allah’ım bana doktor olmayı nasip et. Bu ülkede herkese hizmet etmeyi düstur edineceğim’  diye yemin etmiştim. Bu sebepten ötürü benim bu telefonum herkese açıktır ve ben ölene kadar açık olmaya devam edecek&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Yemen’den, Afrika ülkelerinden, Kanada’dan, Amerika’dan, İngiltere’den bile arıyorlar&#8221;<br />
<br />İnsanların aramasından ötürü hiç yorulmadığını ve bundan beslendiği belirten Dr. Nilgün Yönten, &#8220;1997’de hekimlik hayatıma başladığım vakit telefon numaramı herkese vermeye başladım. Daha sonra internette telefonum yer almaya başladı. Google’da en üst sırada ‘Alo Doktorum’ hizmeti en üst sırada görülüyor ve bu formda yayılmaya başladı. Bu numaramı kapatmadım ve daima hizmet vermeye devam ettim. Dünyanın neresinde olursa olsun bu uygulama görülüyor. Beni yalnızca Türkiye’den değil, Yemen’den, Afrika ülkelerinden, Kanada’dan, Amerika’dan, İngiltere’den bile arıyorlar. Whatsap’tan yazıyorlar.  Bu numara online bir hizmet olarak görülüyor fakat bana ilişkin olan bu numara muhakkak duygusu, ruhu olan bir numaradır. Beni arayan kişi güya benim yanımdaymış üzere, benim muayenemi almış üzeredir. Bazen beni arayan kişinin tek tek tetkiklerini anlattığını bilirim. Bazen yarım saat sürüyor. Bazen gecenin 2’sinde arıyor. 7/24 fark etmeksizin arıyorlar. Unutamadığım çok fazla kıssa var. İnşallah bir gün bunun kitabını yazacağım. Heybemde o kadar çok insanlara dokunuş var ki keyif alıyorum. Diyorlar ki hiç mi yorulmuyorsun. Hayır tam karşıtı buradan besleniyorum&#8221; biçiminde konuştu.</p>
<p>Yaşanılan olaylar<br />
<br />Telefondan yaşadığı ve unutamadığı olayları anlatan Yönten, &#8220;2023 yılında Şubat sarsıntısında beşerler sahra hastanelerine yetişmeye çalışıyorlar. Bir gün bir adam kızı için aradı. Göçük altında kalmış yürüyemiyor. Ben de ona yol gösterdim. Ne yapması gerektiğini söyledim. Hızlı bir şekilde sahra hastanesi ile irtibata geçtim. Emar (MR) çekinmesini sağladık. 4 yaşındaki kızının her gün görüntülerini çekiyordu bana atıyordu. Onunla birlikte süreci yönetiyordum. Bu yalnızca sarsıntı vaktindeki olaylarda bir tanesi. Ortadan 6 ay geçtikten sonra bu baba bana ileti attı. Ağlayarak okudum. Bana kim olduğumu sordu. Ben de Sıhhat Bakanlığına bağlı bir hekimim dedim. Çizginin bir özelliği de ben asla şu özel hastanenin yöneticisiyim, hekimiyim demiyorum. Bu numarayla ülkem için, memleketim için hizmet ediyorum. Kanada evli çift bana yazdı. Kilo vermek istediklerini belirttiler. Beden kitle endekslerini bana attılar. Tetkiklerini istedim. Bana güvenerek geldiler ve beden kitle endeksleri ameliyatı uygun değildi. Onlara daha rahat kilo vermeleri için mide balonu tedavi uyguladık. Gelmişken bir de ikimizde checkup yaptıralım dediler. Bu ülkeye dövizimizi bırakalım dediler. Bunlar hoş şeyler. Birebir vakitte ülkemi temsil ettiğimi düşünüyorum&#8221; tabirlerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Kartalkaya’daki otel yangını davasında damat konuştu: Salonda gergin anlar yaşandı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kartalkayadaki-otel-yangini-davasinda-damat-konustu-salonda-gergin-anlar-yasandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 21:52:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[otel]]></category>
		<category><![CDATA[Tek]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=237705</guid>

					<description><![CDATA[Bolu Kartalkaya’da Grand Kartal Otel’de çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangına ait davada savunma yapan Halit Ergül’ün damadı sanık Genel Müdürü Emir Aras, "Gazelle Otel’de de, Grand Kartal Otel’de de muhasebecisinden tekniğine kadar ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bolu Kartalkaya’da Grand Kartal Otel’de çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangına ait davada savunma yapan Halit Ergül’ün damadı sanık Genel Müdürü Emir Aras, &#8220;Gazelle Otel’de de, Grand Kartal Otel’de de muhasebecisinden tekniğine kadar herkes benden talimat aldığını söylüyor. Tahminen aşçıya bile sorsanız, ’Yemeği yaparken Buyruk Bey’e söylüyorum’ diyecek. Şunu söylemek istiyorum; ben yarı vakitli geliyorum, benim gelmediğim vakitlerde bu arkadaşlar işlerini nasıl yapıyordu? Kimden talimat alıyorlardı?&#8221; dedi.<br />
<br />Bolu’da meydana gelen ve 78 kişinin ömrünü yitirdiği Grand Kartal Otel yangınına ait davanın ikinci duruşması devam ediyor. Ortalarında otel sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 19’u tutuklu, toplam 32 sanık yargılanıyor. Saat 18.00 sıralarında Halit Ergül’ün damadı ve birebir vakitte Grand Kartal Otel’in Genel Müdürü tutuklu sanık Emir Aras dinlendi.</p>
<p>Salonda gergin anlar<br />
<br />Emir Aras, yaşanan facia münasebetiyle duyduğu üzüntüyü lisana getirdiği sırada salonda gergin anlar yaşandı. Müştekilere ve avukatlara, hakim tarafından gerekli ikazlar yapıldı. Yaklaşık 3 dakika süren gerginliğin akabinde Aras’ın tekrar savunmasına başlandı.</p>
<p>&#8220;Tek başıma karar alma yetkim yoktu&#8221;<br />
<br />Üzgün olduğunu belirten Aras, &#8220;Lisansımı bilgisayar yazılımı üzerine yaptım. Evlendikten sonra 2012’de şirkette çalışmaya başladım. Şirket 3 tanedir. Otellerin bilgi süreciyle uğraşıyordum. İstanbul’da ikamet ettiğim için yarı vakitli İstanbul, yarı vakitli Bolu’daydım. Bu nedenle uzaktan yapabileceğim süreçlere odaklandım. Benim resmiyetteki ’genel müdürlük’ vasfım 2015’de silah ruhsatı almak için verilmiştir. Verildikten bir ay sonra müracaatım olmuştur. Fiilen genel müdürlüğüm, yetkilerim yoktur. Benim misyonum network, bilgisayar güvenliği, kamera sistemi, küme satış, otelin satış fiyatlarını belirleme, satış yapılan eserlerin menüye ekleme çıkarma, kampanyalar, acentalarla görüşme üzere süreçler. Tek başıma karar alma yetkim yoktu. Vazifeli bulunan hususlarda da genel müdür onayı alırdım&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Otelde yarı vakitli duruyorum&#8221;<br />
<br />Emir Aras, savunmasına şöyle devam etti:<br />
<br />&#8220;Otelde bulunduğum vakitlerde damat olduğumdan ötürü bana daima bu şeyler danışılır, herkes bir şey sorar. Kendi alanım dışında yahut farklı mevzularda. Benim alanımsa karşılık veririm, bilmediğim bir şeyse, yapmadığım ya da sormadığım bir şeyse ilgililere sorarım. HTS kayıtlarında da mevcuttur. Ben otelde yarı vakitli duruyorum. Bazen haftanın 4 günü, bazen de 3 gün. Tatil periyotlarında uzun mühlet durduğum oluyordu.&#8221;</p>
<p>&#8220;Hayatımda birinci kere itfaiye raporu ile karşılaştım&#8221;<br />
<br />16 Aralık’ta kayınpederi Halit Ergül’ün kendisine Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan kontrole gelineceğini söylediğini anlatan Aras, şu tabirleri kullandı:<br />
<br />&#8220;Bana ’Senin de bulunman âlâ olur’ dedi. Ben de bunun üzerine, ’Denetimciler geldiğinde bana da haber verin’ dedim. O günün sabahına turizm denetçileri geldi. Olağanda bu bahislere ben eşlik etmiyorum. Daha evvel de etmişliğim olmuştur, yeniden kayınpederimin isteği üzerine, otelde olduğum için bana, ’Sen de ol’ dedi. Zeki Bey ve Mehmet Salun ile birinci evvel oturduk, evrak istediklerini söylediler, kimi evraklar verdiler. Bunların bir kısmını Mehmet Salun muhasebeden getirdi. Kimi evrakları beklerken kontrole başlandı. 12. kattan aşağı katlara kadar dolaşmak istediklerini söylediler. 12. kattan teker teker tüm odalara, duman dedektörü ve yangın merdiveni de dahil hepsine baktılar. Aşağı teker teker 7. kata kadar birlikte indik. Çok uzun bir kontrol oldu. Kapalı hiçbir kapı bırakmadılar. Her nerede kapı varsa hepsinin açılmasını istediler. Katlardaki yangın tüplerine de baktılar. 7. kattan sonra ben yanlarından ayrıldım. Mehmet, o sırada zannedersem yoktu. O, 9. katta sanırım evrakları tamamlayamaya gitmişti. Ben de kendilerine ’Denetim bitince daima bir arada otururuz’ dedim. Ondan sonra onlar yaklaşık sabah 10.00’dan 15.00’e kadar tüm her yeri dolaştılar. En son yemek yiyip, ayrılacaklardı. Bize yapılması gereken işleri söylediler. Çok ayrıntılı baktılar. Bize kolay eksikleri söylediler. Bunlar kayınpederim ile de paylaşıldı. Ben de arkadaşlara ilettim. Vedalaştım ve ayrıldım. Saat 16.00 üzere ofise geçtim. Yanıma geldiler ve itfaiyenin denetlemesi olduğunu, eksikler bulunduğunu söylediler. Bana kağıt verdiler. Bende hayatımda birinci kez itfaiye raporu ile karşılaştım. Hiçbir kontrol daha evvel bulunmadım, bilmiyorum. Hiç vakıf olmadığım mevzu. Listeye baktım, okudum. Arkadaşlar o sırada mevzuyu anlattı. Ben de süratlice yapılabilir olanları yapalım yazdım. Ondan sonra öbür mevzuyu bilmediğim için fotoğrafını çekip Kadir Bey’e gönderdim. Kadir Bey’i aradım. Ben hiçbir formda bu raporun iptal edilip edilmeyeceğiyle ilgili. Zira ben bunun nasıl bir kontrol olduğunu bilmiyordum. Yalnızca en altında 15 gün içinde yapılması gerektiği yazıyordu. Bunun üzerine Kadir Özdemir’e, ’Biz bunları 15 gün içinde nasıl tamamlayacağız?’ dedim. Zira bu husus benim bildiğim bir husus değil. O bana, bu kontrolün yanlış yapıldığını, bizim zati itfaiye raporumuzun olduğunu söyledi. Ona, ’Ben sana döneceğim’ dedim ve bunun üzerine kayınpederimi aradım. ’İtfaiye raporunda eksiklikler varmış. Ben kolay yapılacak olanlara yapılsın dedim lakin geri kalanı için ne yapacağız?’ derken kayınpederim, itfaiye raporunun olduğunu söyledi. İtfaiye raporu olmasa hiçbir yere açılış verilmeyeceğini söyledi. Ben de o sırada Kadir Bey’i aradım, var olduğunu söyledim. O da ’var’ dedi. ’Çekilsin’ o vakit dedim, o da ’Tamam’ dedi. Bundan sonraki süreci bilmiyorum.&#8221;</p>
<p>&#8220;Eşim bir çocuğu kurtardı&#8221;<br />
<br />Olay gününü de anlatan Aras, &#8220;7. katta 727 numaralı odada kalmaktaydım, eşim ve kızım da vardı. Biz uyuyorduk. Saat 03.32’de eşim ’Dışarıdan sesler geliyor’ dedi. O sırada telefonum titredi. Koridora giderken telefonu açmadım, kimin aradığını gördüm. Dışarıyı merak ettiğim için kapıyı açtım ve karşıdan dumanlar geliyordu. Sonra telefon bir daha çaldı. O sırada eşime, ’Koş kızı al, yangın var galiba’ dedim. Ondan sonra telefonu açtım. Telefondaki kişi, ’Emir Bey yangın var’ dedi. ’Nerede?’ diye sordum, 4. katta olduğunu söyledi. ’Tamam’ dedim ve telefonu kapattım. Ondan sonra kapıdan koşup çıkabilir miyiz diye baktım. O sırada telefonum bir daha çaldı. Oteldeki konuklardan Nedim Türkmen aradı. ’Abi yangın var, çıkın çabuk’ dedim. Kendisini tanıyordum. 1 dakika içinde eşim geldi. Ağzımızı, burnumuzu kapatarak, ’Yangın var’ diye bağırıp, koşarak merdivenlere hakikat gittik. Bu sırada olayın vahametini bilmiyorduk. Koşarak aşağı indik. Evvel 7. kattan 6. kata, o sırada sendeliyorduk, ağır bir duman ve koku vardı. Orada bir çocuk gördük, o çocuğu da eşim kaparak daima birlikte dışarıya çıktık. Onları dışarı bıraktığım an tekrardan koşarak içeri girmeye çalıştım. İçeri giremedim, resepsiyonun oradan gidemedim. 4 kata gitmek istedim fakat ağır duman geliyordu. Sonra dışarı çıktım, Zeki Bey’i gördüm ve ’Alarm neden çalışmıyor?’ diye bağırdım. O da bana, ’Bilmiyorum Buyruk Bey’ dedi.</p>
<p>&#8220;Kayınvalidemin yanına yardım için gitmedim&#8221;<br />
<br />Otelin her yerinde güvenlik kamerası olduğunu, anlattıklarının da bu manzaralar incelendiğinde doğrulanabileceğini kaydeden Aras, saat 03.38’de jandarmaya ihbar bulunduğunu da söyledi. Uzun merdiven aradığını, bir merdiven bulup çatıya çıktığını ve camda olan kayınvalidesini gördüğünü söyleyen Aras, &#8220;O odanın içerisindeydi hala. Yardım için gitmedim. ’Acil kişi ben değilim’ dedi, refleks olarak gidebilirdim lakin gitmedim. Kamera kayıtları da orayı görmektedir. Orada kimi kurtardığımı da göreceksiniz. Arkadaşlar zati yastık ve çarşafla kurtarmaya başlamıştı. Bende onlara yardım ve eşlik ettim. Üstlere bağırmaya başladım. ’İtfaiye geliyor, atlamaya çalışmayın’ diye uyardım. Çok üzücü bir olay yaşandı, bir kişi atladı. Ben hudut krizi geçirdim&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Müşteki hudut krizi geçirdi<br />
<br />Emir Aras’ın savunma sırasında müştekiler bağırmaya devam etti. Hudut krizi geçiren bir bayan, yakınları tarafından sakinleştirildi. Hakim ise, &#8220;Herkese kelam hakkı vereceğim&#8221; ihtarında bulundu.</p>
<p>&#8220;Ne ben orada kalırım, ne çocuğumu, ne de insanları konaklatırım&#8221;<br />
<br />Olay günü birkaç sefer hudut krizi geçirdiğini lisana getiren Buyruk Aras, &#8220;Üzerime atfedilen, bilerek, isteyerek, mümkün kast ile suçlamayı kabul etmiyorum zira bu türlü bir şeyin olduğunu bilsem, bilebilsem, aklımın ucundan geçse, ne ben orada kalırım, ne çocuğumu, ne de insanları konaklatırım&#8221; biçiminde konuştu.</p>
<p>&#8220;İspat edebilirim&#8221;<br />
<br />Otelde yaptığı tüm vazifeleri ispat edebileceğini lisana getiren sanık Aras, &#8220;Bu otelin bütün fiyatlarını, satış fiyatlarını ben yapıyorum. Otelin menüsündeki fiyatlar, nelerin çıkacağının maliyetine kadar hepsine ben bakarım. Her gün gelen maillerim vardır. Adisyonları denetimi üzere&#8230;Bu maile her gün ben bakarım&#8221; sözlerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Belki aşçıya bile sorsanız, ’Yemeği yaparken Buyruk Bey’e söylüyorum’ diyecek&#8221;<br />
<br />Dinlenen sanıklarının bir birçoklarının kendisinden talimat aldığını söylediğini aktaran Buyruk Aras, &#8220;Bunu sizde duydunuz. Gazelle Otel’de de, Grand Kartal Otel’de de muhasebecisinden tekniğine kadar herkes benden talimat aldığını söylüyor. Tahminen aşçıya bile sorsanız, ’Yemeği yaparken Buyruk Bey’e söylüyorum’ diyecek. Şunu söylemek istiyorum; ben yarı vakitli geliyorum, benim gelmediğim vakitlerde bu arkadaşlar işlerini nasıl yapıyordu? Kimden talimat alıyorlardı? Suçlamak için demiyorum. Bu otelde herkesin misyonu. Bana hayatım boyunca kimse genel müdür demedi. Genel koordinatörümüz ya da damat diye tanıştırıldım. ’Ben yetkisizdim, hiç bir şey değildim’ demiyorum. Bana bir çok şey sorulurdu, bende bunu danışırdım. Zati arkadaşların benden aldıkları talimatlarda bilgi süreç, bilgisayar, network üzere şeylerdir. Kimileri, ’Emir Bey’e sormadan hiçbir şey yapmazdık’ demiş. Her şey bana mı soruluyordu? Ben bunu arkadaşlara sormak istiyorum. Ben geldiğimden beri otelin yürüyen bir sistemi var&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Kendileri de tek başına karar veremez, kayınpederime sorulur&#8221;<br />
<br />Kendisine sorulan soruları cevaplayan Aras, &#8220;Hiçbir kurumda ne talimatım ne de bilgim oldu. Ahmet Bey ve Kadir Bey, ’Emir Bey’den talimat alıyoruz’ dedi, öteki arkadaşlar da birebir biçimde. Yalnızca ben değil; Zeki Bey de, Kadir Bey de, Ahmet Bey de tek başına karar verilemez. Bunu peşinen söylüyorum. Kimseyi töhmet altında bırakmam istemem. Kayınpederime sorulurdu. Sormadan yapamazlardı. Cemal Bey’de yapamazdı&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Halit garson, aklı ermez. Bu hileli nizamı sen mi kurdun?&#8221;<br />
<br />Yangında ailesinden 8 kişiyi kaybeden avukat Yüksel Gültekin söz alarak, Aras’a, &#8220;3 kuruş kazanmak için hileli sistemi kim kurdu? Halit Bey mi kurdu, yoksa sen damat olduktan sonra mı kurdun? Halit garson, bu işlere aklı ermez. Sen damat olduktan sonra mı kurdun bu sistemi?&#8221; diye sordu.<br />
<br />Bunun üzerine Aras, evrak işlerinin takip etmediğini, kendisinin bu işleri bilmediği söyledi.  Aras’ın çapraz sorgusu devam ediyor.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Öğretmen kızını boğarak öldüren anne hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/ogretmen-kizini-bogarak-olduren-anne-hakkinda-agirlastirilmis-muebbet-hapis-istendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 01:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[Kızım]]></category>
		<category><![CDATA[samsun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=236904</guid>

					<description><![CDATA[Samsun’da rehber öğretmeni kızını boğarak öldüren anne hakkında hazırlanan savcılık iddianamesi ağır ceza mahkemesi tarafından kabul edilirken, kızını öldüren anne hakkında ağırlaştırılmış mahpus cezası talep edildi. Olay, Samsun’un Atakum ilçesi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun’da rehber öğretmeni kızını boğarak öldüren anne hakkında hazırlanan savcılık iddianamesi ağır ceza mahkemesi tarafından kabul edilirken, kızını öldüren anne hakkında ağırlaştırılmış mahpus cezası talep edildi.<br />
<br />Olay, Samsun’un Atakum ilçesi Esenevler Mahallesi’nde 08 Nisan 2025 tarihinde meydana geldi. Edinilen bilgiye nazaran, asker olan ağabeyi 2021 yılında Hakkari’de şehit olan Tuba Günaydın (34), yaşadığı ruhsal problemden ötürü bir yıl sonra eşinden boşandı. Rehberlik öğretmeni olan Tuba Günaydın, şehit ve gazi yakını takımından Samsun’daki Sakarya İlkokulu’na atandı. Gözünden sıhhat sıkıntıları yaşayıp sağ ayağı da kısmi felç geçiren Tuba Günaydın, annesi Sultan Günaydın (61) ile yaşamaya başladı. Öğretmen Tuba Günaydın’ın annesi Sultan Günaydın, olay gecesi feryat ederek komşulardan yardım isteyip kızının  banyoda bilekleri kesilmiş halde, hareketsiz yattığını ve son periyotlarda ruhsal problemleri olduğunu söyledi. Olayın olduğu konuta polis ve sıhhat takımları sevk edildi. Tuba Günaydın’ın olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi. Bileğini keserek intihar ettiği bedellendirilen Tuba Günaydın’ın cansız vücudu otopsi için Adli Tıp Kurumu Samsun Küme Başkanlığına gönderildi. Yapılan otopside genç öğretmenin boynunda boğmaya bağlı kırıklar olduğu ortaya çıkınca fecî gerçek ortaya çıktı ve anne Sultan Günaydın savcının talimatı doğrultusunda Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Ofis Amirliği grupları tarafından gözaltına alındı.<br />
<br />Sorgusunda hatasını itiraf eden anne Sultan Günaydın, &#8220;Kızım Tuba 2020 yılında bir evlilik yaptı ve 2 yıl sonra  eşinden ayrıldı. Eşinden ayrıldıktan sonra ruhsal sorunları artmaya devam etti. Eski eşi ile telefonda görüşmeye devam ediyordu. Sarsıntıdan sonra Malatya’dan Samsun’a geldik. Bir müddet kaldıktan sonra eşimle ben Malatya’ya döndük. Kızım burada özel kolejde çalışmaya başladı. Daha sonra da özel okuldan devlet okuluna takımlı öğretmenliğe geçiş yaptı. Kardeşi şehit olduğu için tanınan haktan yararlandı. Kızım gözünden bir rahatsızlık geçirdi. Tedavisi esnasında kalp krizi de geçirdi. Geçirdiği rahatsızlıklardan ötürü bedeninin sol tarafında his kaybı oluştu. Sol kolunu kullanabiliyordu. Sol ayağına özel bir ayakkabı giyerek kenarlardan dayanak alarak tek başına yürüyebiliyordu. Kızım geçirdiği rahatsızlıklardan ötürü ruhsal sorunları iyice artmaya başladı. Üniversite hastanesinde tedavi gördüğünde psikolog ona ilaç vermişti. İlaçlarını kullanmadı. Ruhsal rahatsızlığı için rastgele bir tedavi görmedi. Yaklaşık 15 gün evvel bana saldırdı. Bedeninin sol tarafının tutmayışını kabullenemedi. Bana ’Sen sağlıklısın, ben neden böyleyim’ diyerek saldırmıştı. Olay gecesi saat 02.00 sıralarında ben dinlendiğim sırada kızım bana seslendi. Banyonun ışığının açık olduğunu gördüm. Banyoya gittiğimde kızım bana yeniden saldırdı. Kızımın elinden kurtulmak emeliyle ittiğimde yere düşerek başını banyonun yerine çarptı. Yerdeyken bana saldırmaya devam etti. Omuzlarına çöktüm lakin saldırısına devam etti. O anlık heyecanla kızımın boğazına sarıldım. Tam olarak ne kadar sürdüğünü hatırlamıyorum. Lakin 1-2 dakika boğazından tuttum. Kendime geldiğimde kızımın nefes almadığını fark ettim. Öldüğünü anladım. Kızım bana daha evvel intihar edeceğini söylüyordu. Aklıma bu geldi. Mutfağa giderek bıçak aldım ve kızımın bileklerini intihar süsü vermek hedefi ile kestim. Daha sonra bağırdığımda komşularımız geldi ve polise haber vermişler&#8221; dedi.<br />
<br />Çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilen anne Günaydın hakkında dava açıldı. Soruşturmayı yürüten savcı tarafından hazırlanan iddianamede Sultan Günaydın hakkında, Türk Ceza Kanunu (TCK) 82/1-d-f-e.2 unsurları gereği ağırlaştırılmış mahpus cezası talep edildi. Savcılık iddianamesi Samsun 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve birinci duruşmanın 16 Ekim 2025 tarihinde görüleceği öğrenildi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Yatağının altındaki uyuşturucuyla yakalanan sanığın yargılanmasına başlandı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yataginin-altindaki-uyusturucuyla-yakalanan-sanigin-yargilanmasina-baslandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 21:37:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[H.ç.]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu]]></category>
		<category><![CDATA[Verdi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=233729</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu’da uyuşturucu sattıkları gerekçesiyle narkotik takımlarınca düzenlenen operasyonda yatağın altındaki uyuşturucu unsurla yakalanan tutuklu sanığın yargılanmasına başlandı. Operasyon, 21 Ekim 2024 yılında Kastamonu’nun Kuzeykent Mahallesinde ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’da uyuşturucu sattıkları gerekçesiyle narkotik takımlarınca düzenlenen operasyonda yatağın altındaki uyuşturucu hususla yakalanan tutuklu sanığın yargılanmasına başlandı.<br />
<br />Operasyon, 21 Ekim 2024 yılında Kastamonu’nun Kuzeykent Mahallesinde düzenlendi. Edinilen bilgiye nazaran, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü takımları tarafından tespiti yapılan H.Ç. yönelik operasyon düzenlendi. H.Ç.’ye ilişkin yatağın altında uyuşturucu unsur ele geçirildi. Operasyon çerçevesinde yakalana 6 şüpheliden H.Ç.  tutuklandı.<br />
<br />H.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde &#8220;uyuşturucu yahut uyarıcı unsur ticareti yapma yahut sağlama&#8221; cürümlerinden dava açıldı.<br />
<br />Davanın görülen duruşmasında kendisini svunan H.Ç., &#8220;İddianameyi kabul etmiyorum. 2021-2022 yılında ben muhbirlik yaptım. Bana vaat edilen ölçü ödenmeyince de bıraktım. Ondan sonra benim daima ismim verildi. Hiç tanımadığım şahıslar benim ismimi verdi. Hatta beraat edenler bile oldu benim ismimi vererek. Bana mektup gönderdiler, metamfetamin bulunduğuna dair fakat bana ilişkin değil&#8221; dedi.<br />
<br />Operasyon olduğu sırada kendisinin meskende uyuduğunu söyleyen H.Ç., &#8220;Bu şahısların biri bin lira, biri 5 bin lira para verdiğini söylüyor. Ben uyuşturucu kullanıyorum. Konutumda yapılan aramada bulunan uyuşturucular bana ilişkin değildir. Ben, polis konuta gelirken gördüm zati, bile bile kendim konutta uyuşturucu tutmam. Uyuşturucunun sahibi olan kişi, üç gün bizde kaldı, o sırada konuta koymuş. Benden yarım gram metamfetamin aldıklarını söylüyorlar. Ben onlardan bir lira para almadım. Uyuşturucuyu ben satmadım, cezadan kurtulmak için benden satın aldıklarını söylüyorlar. 1,55 gram uyuşturucu yakalandı. Arkadaşların cezaevinde bana yazdıkları mektup var. Mektupta pişman olduklarını söylüyorlar. Ben uyuşturucu satmadım, cebimden çıkan para bahisten kazandığım paradır. 30 bin lira bahisten para kazandım, bunun 17 bin lirasını kaybettim, 13 bin lirası kaldı. Bu para bahisten kazandığım paradır. Ben katiyen hap ya da metamfetamin satmadım. Ben yalnızca uyuşturucu kullanıyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;2 yıl muhbirlik yaptım, o yüzden benim ismim veriliyor&#8221;<br />
<br />Mahkeme heyeti tarafından telefonda yaptığı görüşmeler ve yazışmaların hatırlatıldığı H.Ç., &#8220;Benim Seda isminde eski bir arkadaşım var. Onunla rastgele bir ticaretimiz olmadı. Yalnızca birlikte alkol aldık, uyuşturucu kullandık. Birlikte bahis oynuyoruz. Uyuşturucu ticaretimiz olmadı. Uyuşturucu içmek için cam istemiştim kendisinden, 3-4 gram kendim için hazırladım. Benim 500 lira üzere bir paraya gereksinimim yok. Paket yapmadım, haplar da ilaç kutusundan bulundu. Bana ilişkin değil. 2022 yılından beri mahkemeye çıkmaktan bıktım. Daima benim ismimi verdiler, ben varlıklı bir beşerim. Paraya gereksinimim yok. Tosya’da uyuşturucu operasyonu oldu, oradakiler bile baskı yapılarak benim ismimi verdirdiler. Ben 2 yıl muhbirlik yaptım lakin para verilmeyince de bıraktım. Artık de benim adım ön plana çıkarılıyor. Ben uyuşturucuyu hiçbir vakit satmadım, oturup birlikte içtiklerim oldu lakin sattığıma yönelik savları mutlaka kabul etmiyorum.<br />
<br />Duruşmada dinlenen E.S. ise, &#8220;Ben sanıktan para vererek uyuşturucu satın almadım. Metamfetimanın gramını bin liraya satıyorlar. Ben sanıktan yalnızca uyuşturucu istedim, o da bana cebinden çıkarıp verdi. Bunun için ben sanığa rastgele bir halde para ödemedim, para karşılığında uyuşturucu almadım. Yanında oturup içtim. 1 gram metamfetamin 2-3 kere kullanılıyor. Verdiği uyuşturucu limon biçimindeydi, bende yanına oturup içtim&#8221; sözlerini kullandı.<br />
<br />Tanık M.B.C. de, &#8220;Benim hesabımı sanık kullanıyor. Ben para karşılığında sanıktan uyuşturucu satın almadım. Ben, kendisine de uyuşturucu vermedim. Kim verdi onu da bilmiyorum. Yatağın altından çıkan 1,55 gram metamfetamin bana aittir. Ben konuttan çıkarken metamfetimini yatağın altına koymuştum. Sonra onu da oradan almayı unuttum. Mektubu kendi irademle yazdım, rastgele bir formda baskı ya da menfaat almadım&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Cumhuriyet savcısı, birinci duruşmada sanık H.Ç.’nin tabirinin alınmasının akabinde mütalaasını verdi. Cumhuriyet savcısı, mütalaasında sanığın uyuşturucu ticareti yaptığına dair güçlü kanıtların olmasından dolayı cezalandırılmasını talep etti.<br />
<br />Sanık avukatı da şahitlerin eksik dinlendiğini ve öteki şahitlerin dinlenmeden Cumhuriyet savcısının verdiği mütalaayı kabul etmediklerini belirterek, öteki şahitlerin dinlenmesini talep etti.<br />
<br />Mahkeme heyeti, sanık avukatının talebi doğrultusunda başka şahitlerin dinlenmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Berber koltuğunda kardeşini vuran ağabeyin ifadesi ortaya çıktı: &#8220;Beni vurabileceği endişesi ile ateş ettim&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/berber-koltugunda-kardesini-vuran-agabeyin-ifadesi-ortaya-cikti-beni-vurabilecegi-endisesi-ile-ates-ettim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 May 2025 01:52:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[Berber]]></category>
		<category><![CDATA[İfade]]></category>
		<category><![CDATA[silah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=231753</guid>

					<description><![CDATA[Samsun’da berber dükkanında kardeşi Barış Kol’u(43) öldüren ağabey Ahmet Kol (46) sözünde, "Berber örtüsünün altından silahı çıkardığını gördüm. Tam bana gerçek döneceğini anlayınca o anlık panikle ateş ettim. Barış silah çekip horozu kaldırmamış ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun’da berber dükkanında kardeşi Barış Kol’u(43) öldüren ağabey Ahmet Kol (46) tabirinde, &#8220;Berber örtüsünün altından silahı çıkardığını gördüm. Tam bana yanlışsız döneceğini anlayınca o anlık panikle ateş ettim. Barış silah çekip horozu kaldırmamış olsaydı katiyetle belimden silahımı çıkarmayacaktım. Bir anlık panikle beni vurabileceği kaygısı ile ateş ettim&#8221; dedi.<br />
<br />Samsun’da berber dükkanında kardeşi Barış Kol’u öldüren ağabey Ahmet Kol, poliste susma hakkını kullanarak söz vermedi. Ahmet Kol’un savcılık sözü ortaya çıktı. Savcılık sözünde kendini savunan Ahmet Kol, &#8220;Kendisi ile daha öncesinde rastgele bir hasımlığım yoktu. Babam kanserdi, hastanede yatıyordu. Hastaneye gitmeden evvel bana ilişkin olan otoparka gidip toplanan parayı almak istedim. İş yerime gittim. Otomobilimi park ettiğimde kardeşim Barış Kol’a ilişkin arabayı gördüm. Oradaki Barış’ın adamları bana Barış’ın berberde olduğunu söyledi. Barış cezaevinden çıktıktan sonra daima olarak tüm aile üyelerine hakaret ve tehdit içerikli ve aile ortasında huzursuzluk oluşturacak iletiler atıyordu. Bunlar, ‘seni vuracağım, öldüreceğim’ halinde mesajlardı. Olay günü berberde olduğunu öğrenince yanına gitmek istedim. Barış oturmuş ardı bana dönüktü. Kendisinin yanına yanlışsız gittim. ’Ne oldu beni mi vuracaksın?’ dedim. ’Seni vuracağım’ dedi. ’Kalk konuşalım’ dedim. Berber örtüsünün altından silahı çıkardığını gördüm. Tam bana yanlışsız döneceğini anlayınca o anlık panikle ateş ettim. Barış silah çekip horozu kaldırmamış olsaydı katiyetle belimden silahımı çıkarmayacaktım. Bir anlık panikle beni vurabileceği tasası ile ateş ettim. Keşke hiç berbere girmemiş olsaydım. Hedefim kardeşimle ortamızda olan durumu tatlıya bağlamaktı. Ben kendisinin Ankara’da olduğunu biliyordum. Tesadüf üzerine berberde olduğunu öğrenince oraya gittim. Otoparkım ile berber yan yanadır. Barış’ın orada olduğunu katiyetle daha evvel öğrenmedim. Maksadım aslında mutlaka kendisini yaralamak dahi değildi&#8221; tabirlerini kullandı.<br />
<br />27 Mayıs Salı günü İlkadım ilçesi Zafer Mahallesi Divitçioğlu Caddesi üzerindeki bir berberde meydana gelen olayda, 1998 yılında Samsun Kapalı Cezaevi Müdürü Zeki Bayrak’ın öldürülmesi olayında Ali Kemal Kol ile birlikte yargılanan ve cezasını tamamlayan Barış Kol, ağabeyi Ahmet Kol’un silahlı saldırısı sonucu kaldırıldığı Gazi Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Gazelle Otel’in tutuklanan genel müdürünün ifadesi ortaya çıktı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/gazelle-otelin-tutuklanan-genel-mudurunun-ifadesi-ortaya-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jan 2025 05:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Grand Kartal]]></category>
		<category><![CDATA[İfade]]></category>
		<category><![CDATA[otel]]></category>
		<category><![CDATA[Sedat Gülener]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=213644</guid>

					<description><![CDATA[Bolu’da Grand Kartal Otel’de çıkan yangına ait tutuklanan Gazelle Resort Oteli’nin Genel Müdürü Ahmet Demir’in ifadesi ortaya çıktı. Demir sözünde, “Sedat Gülener bana Grand Kartal Otel’in birinci denetlemesi ile alakalı rastgele bir şey söylemedi ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bolu’da Grand Kartal Otel’de çıkan yangına ait tutuklanan Gazelle Resort Oteli’nin Genel Müdürü Ahmet Demir’in ifadesi ortaya çıktı. Demir tabirinde, “Sedat Gülener bana Grand Kartal Otel’in birinci denetlemesi ile alakalı rastgele bir şey söylemedi” dedi.<br />
<br />Bolu’da 78 kişinin vefatına neden olan otel yangını faciasında 26 kişi gözaltına alınmıştı. 19 kişi tutuklanırken, 6’sı isimli denetim kuralıyla olmak üzere 7 kişi hür bırakılmıştı. Davaya ait işletme sahibi Halit Ergül’ün sahibi olduğu Gazelle Resort Oteli’nde ise 13 kişi gözaltına alınmıştı. Tıpkı ihmallerin bulunduğu Gazelle Otel süreksiz müddetliğine oteli kapatma kararı alırken, Gazelle Otel’in tutuklanan Genel Müdürü Ahmet Demir’in ifadesi ortaya çıktı.<br />
<br />İfadesinde Grand Kartal Otel’deki evrak sürecinin hızlanmasıyla ilgili Bolu Belediye Lider Yardımcısı Sedat Gülener ile telefonla görüştüğünü tabir eden Gazelle Resort Otel’in Genel Müdürü Ahmet Demir, “2024 yılının Aralık ayı sonlarına yanlışsız muhasebe müdürü Kadir Özdemir bana, belediye evrakına nazaran Grand Kartal Otel’de genel bir eksikliğin olduğunu, yeni bir müracaatta bulunduklarını belirterek, &#8220;Müracaat sürecini hızlandırabilir miyiz?’ dedi. Ben de Sedat Gülener’e bu mevzuyu telefonda ilettim. Telefonda hususun içeriğine vakıf değilim. Fakat, ‘Evrak sürecini hızlandırabilir miyiz?’ dedim. Sedat Gülener bana Grand Kartal Otel’in birinci denetlemesi ile alakalı rastgele bir şey söylemedi. Otelde eksiklik olup olmadığına ait rastgele bir kelamı olmadı. Kendisi ikinci müracaatla ilgili bana ‘Konuyu öğrenelim, yardımcı olurum’ dedi. Bu husus ile ilgili Sedat Gülener’le telefonla görüşmüşlüğüm ya birdir ya da ikidir. Daha fazlasını hatırlamıyorum. Ben ikinci müracaat için görüşme yapmıştım. Sürecin olumlu sonuçlandığını Kadir Özdemir bana söylemiştir. Gazelle Otel’de yangın tatbikatı 2025 yılında yapılmadı. 2023 yahut 2024’te yapıldığını hatırlıyorum. Tatbikat sonucunda ISG defterine kayıt oluşturuluyor. Gazelle Otel’in yangın uygunluk raporu olmadığını biliyorum. Turizm Bakanlığı’nın akredite firmaları var. 2023 yılından beri her yıl bunlar kontrol yapıyorlar. İsimleri hatırlamıyorum. Lakin bunlar kayıtlarda var. Her ikisini de kayıtlardan çıkarıp getirebilirim. Grand Kartal Oteli de, Gazelle Oteli de hizmet alınan şirketlerin denetlediğini biliyorum” sözlerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>19 yıl sonra aydınlatılan faili meçhul cinayette tutuklu sanıklar, ilk duruşmada tahliye edildi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/19-yil-sonra-aydinlatilan-faili-mechul-cinayette-tutuklu-saniklar-ilk-durusmada-tahliye-edildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Nov 2024 21:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Halil]]></category>
		<category><![CDATA[Hamdi]]></category>
		<category><![CDATA[Oğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Öldür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=201758</guid>

					<description><![CDATA[Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin çalışmasıyla 2005 yılında öldürülen şahsın katil zanlıları, 19 yıl sonra yakalanarak tutuklandı. Faili meçhul kalan cinayette ilk kez hakim karşısına çıkan tutuklu sanıklar, ilk duruşmada serbest bırakıldı ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin çalışmasıyla 2005 yılında öldürülen şahsın katil zanlıları, 19 yıl sonra yakalanarak tutuklandı. Faili meçhul kalan cinayette ilk kez hakim karşısına çıkan tutuklu sanıklar, ilk duruşmada serbest bırakıldı.<br />
<br />Olay, 2005 yılında Kastamonu’nun Merkez ilçesi Hacıbey Köyü ile Etyemez köyü yol ayrımında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, evine gitmek amacı ile yolda aracı ile seyir halinde olan Halil Çamyaran, silahla başına 2 el ateş edilerek öldürülmüş halde öldürüldü. Aracında başından vurulmuş halde ölü bulunan Halil Çamyaran’ın katil zanlısı aradan geçen zamana rağmen bulunamadı. 19 yıldır faili meçhul olan cinayetle ilgili Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen talimatlar doğrultusunda, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince çalışma başlatıldı. Olayla ilgili yapılan çalışmalar sonucunda cinayeti işlediği tespit edilen Hamdi K. ve Ninal T. isimli şahısların da aralarında olduğu 5 kişi gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Kastamonu Adliyesine sevk edilen şüphelilerden Hamdi K. ve Nihal T. adli makamlarca tutuklandı. Diğer şüpheliler ise serbest bırakıldı. Tutuklanan Hamdi K.’nin, öldürülen Halil Çamyaran’ın kuzeni olduğu öğrenildi.<br />
<br />Olayın ardından şüpheliler hakkında “kasten öldürme” suçundan Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı.</p>
<p>“Bana çamur atıyorlar, o benim yeğenim, ben öldürmedim, tahliyemi isterim”<br />
<br />Davada 19 yıl sonra ilk kez hakim karşısına çıkan tutuklu sanık Hamdi K., “Olay günü Tevfik beni aradı. Böbreklerinden taş düşürüyormuşsun seni almaya geliyorum dedi. Arabaya bindi, ayağının yanında iki bira vardı. Beni eve bırak, taş döküyorum dedim. Tosya yoluna gittik. Telefonla konuşuyordu araçtan inip. Akşam 21.00 gibiydi. Sonra bana dönüp muhtar emmi ben bu Halil’i ne yapacağım, bilmiyorum dedi. Beni eve bırakmaya giderken Sunta Kavşağından geri döndü. Bir şey alacağım dedi. Aracı kenara çekti. Kenarda silahı gördüm o sırada. Komutan beni aradı, Halil nerede diye sordu. Neyin oluyor dediler. Ben, dayısı oluyorum dedim. Araç içinde şeker fabrikasında vurmuşlar dediler. Olaydan benimde bu şekilde haberim oldu” dedi.<br />
<br />Halil Çamyaran’ın yaptığı ticaretten ötürü husumetlisinin çok olduğunu belirten Hamdi K., “Tevfik, araç ile eve giderken bana bu Halil bize dert oldu dedi. Bende bırak Halil’i deyip aranızı düzelteyim dedim. O da artık Halil dert olamaz dedi. Seni öldürürüm dedi, beni de tehdit etti. Bende korktum. Farklı ifadeler verdim. Sonra silahı attığı yere gidip silaha baktık ve silah temizlenmişti” diye konuştu.<br />
<br />Halil Çamyaran’ın arazi satış işlemlerine karışmadığını söyleyen Hamdi K., “Halil kafe işletiyordu. Halil’in arazi satışına karışmadım. O aile içindeki konu, araç ise zaman zaman alıp satıyordu. Olay tarihinde de gözaltına alındım. Karakolda 45 gün boyunca işkence gördüm. Her gün sopa yedik. Ben böyle bir suç işlemedim. Suçsuzum, cinayetle ilgili bir alakam yoktur. Tahliyemi ve beraatımı isterim. Ölen yeğenim, ıstırap çekende benim. Cezaevinde yatanda benim. Tahliyemi isterim. Bana çamur atıyorlar. O benim yeğenim, ben öldürmedim. Halil ile bir miras davamızda yoktur. Halil, öz oğlumdan bana daha yakındı” şeklinde konuştu.</p>
<p>“Şikayetçiyim, adaletin yerini bulmasını istiyorum”<br />
<br />2005 yılında öldürülen Halil Çamyaran’ın kız kardeşi Bahriye Çamyaran Erol ise, “Halil, öz abim oluyor. Ben hasta ve engelliyim. Halil, beni 20 kere ameliyat ettirdi. Abimin ölümünün üzerinden geçeli 19 yıl 54 gün oldu. Hamdi, benim kardeşimi öldürecekti. Halil’de bana ayakların yere basarsa sende onu öldür dedi. Annem, Hamdi seni niye öldürsün diye sordu. O yeri onlara yar etmeyeceğim, elin oğlu yiyeceğine ben yiyeyim dedi. Halil’e bir şey olsa senden bilirim dedim. Bana neden böyle diyorsun demedi. Mal mülk davası vardı. Parasını ödemesine rağmen Hamdi, sattığı yerin tapusunu kardeşime vermedi. Sürekli kaçtı, işim var dedi. Kardeşim, Hamdi beni vurursa sende onu öldür dedi. Hamdi’nin çok borcu vardı. Şikayetçiyim. Adaletin yerini bulmasını istiyorum. Bahriye sakat, diğer kızlarda evli. Damatlar yiyeceğine ben yiyeyim diyerek kardeşimi öldürdü. Hamdi, borcu var diye Halil’e tarlaları sattı. Halil, 70-80 bin TL para verdi Hamdi’ye ama Hamdi, tapuları Halil’e vermedi. Sürekli kaçtı tapuyu vermemek için” ifadelerini kullandı.<br />
<br />Halil Çamyaran’ın annesi Safiye Çamyaran da, Hamdi K.’nin oğlunun öldürdüğünü iddia ederek, “Oğlumu öldürdü. Ben anayım, şikayetçiyim. Cezalandırılmasını istiyorum” dedi.<br />
<br />Halil Çamyaran’ın kız kardeşi S.A. da, “Kardeşim bende kalıyordu, evlilik hazırlığı yapıyordu. Benim yanıma gelince sürekli Hamdi, beni öldürecek diyordu. Hamdi’nin çok borcu vardı, satacak yer kalmadı. Halil’in de yerlerini yemek gerekiyor diyordu ve kardeşimi öldürüp yerleri de satıp yedi. 9 dönüm yeri sattı Halil öldükten sonra. Vekalet verdikten sonra 5-6 ay gibi bir zaman geçti. Tarlaları işlemeye fırsatı olmadı. Bizler kardeşimize güvenip ona vekalet verdik” diye konuştu.<br />
<br />2013 yılında vefat eden Tevfik A.’nın babası tanık H.A. da, “Ben sadece Halil’in öldüğünü duydum. Tevfik, oğlum oluyor. 2013 yılında öldürmek zorunda kaldım oğlumu. Tevfik ile Hamdi’nin beraber olup Halil’i öldürdüklerini bilmiyorum. Beni de katil yapan oğlumda her türlü ahlaki zayiat mevcuttur. Oğlumu öldürmemle Halil’in öldürülmesi olayıyla bir ilgisi yoktur. Bu olay oğlumun bana attığı mesajla alakalı değildir. Oğlumu öldürmemin sebebi tamamen ailevi meseleler yüzündendir” dedi.<br />
<br />Duruşmada tanık olarak dinlenen M.A. ise, “Ben, olay tarihinde cezaevindeydim. Cezaevinde 28 gün yattım. Cezaevinde 8’inci gün Halil’in öldüğünü duydum. Cezaevinden çıktıktan sonra Halil’in ölümünü araştırdım. Olay günü araçta Hamdi K., Halil ve ismini bilmediğim bir kadının olduğunu öğrendim. Halil, Hamdi’den yer alıp parasını ödemiş fakat yerin tapusunu alamamış. Bunu bizzat Halil bana anlattı. Hamdi, ruhsatsız silah taşıdığımı biliyordu, bizi şikayet etti. Bu yüzden cezaevinde yattım” diye konuştu.<br />
<br />Duruşmada tanık olarak dinlenen İ.Ç. de, “Nihal’de tabanca vardı. Eşini kaybetmişti. Tek başına yaşıyordu. Benden de silahı satmamı istedi. Bende Tevfik’e sordum. Silah ruhsatsızdı. Nihal’den tabancayı alıp Tevfik ile yanında gelen adama verdim. Tabancayı alıp gittiler. Bana da parasını verdiler. Bende parasını Nihal’e verdim. Halil Çamyaran’ı tanımam, sadece takside vurulmuş diye duydum” şeklinde konuştu.<br />
<br />Yaklaşık 10 saat süren yargılamanın ardından mahkeme heyeti, bu yılın Temmuz ayında tutuklanan Hamdi K. ile Nihal T.’nin tahliyesine karar verirken, duruşmayı da dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için ileri bir tarihe erteledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Miras kavgasında kan dökülmüştü: Abisi için &#8220;Bana yanlış yaptı&#8221; dedi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/miras-kavgasinda-kan-dokulmustu-abisi-icin-bana-yanlis-yapti-dedi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jul 2024 17:52:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Annem]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[sanık]]></category>
		<category><![CDATA[Üreten]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=179836</guid>

					<description><![CDATA[Bolu’da miras meselesi sebebiyle çıkan tartışmada kayınbiraderini ve oğlunu ağır yaralayan, bir yeğeninin de ölümüne sebep olan sanığın yargılanmasına devam edildi. Duruşmada dinlenen sanığın eşi, "Abim bana vaat ettiği mirası vermedi. Mahkeme ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bolu’da miras meselesi sebebiyle çıkan tartışmada kayınbiraderini ve oğlunu ağır yaralayan, bir yeğeninin de ölümüne sebep olan sanığın yargılanmasına devam edildi. Duruşmada dinlenen sanığın eşi, &#8220;Abim bana vaat ettiği mirası vermedi. Mahkeme kararıyla değil kendi aramızda anlaşma sağladık. Yerleri bölüştük. Ben, ’abimdir’ dedim, bana yanlış yaptı&#8221; dedi.<br />
<br />Olay, 15 Aralık 2023’te Bolu İzzet Baysal Küçük Sanayi Sitesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, aralarında alacak verecek meselesi yüzünden husumet bulunan Kenan Ünen ile kayınbiraderi Ekrem Üreten arasında tartışma çıktı. Tartışmaya ikilinin oğulları Taner Ünen, Erhan Üreten ile Ersan Üreten de dahil oldu. Araçta bekleyen Kenan Ünen, yanında bulunan pompalı tüfekle baba ve oğullarına ateş etti. Kurşunların isabet ettiği 3 kişi kanlar içinde yere yığıldı. Tüfekten saçılan saçmalardan biri de oto yıkamacıda çalışan M.O.G.’ye isabet etti.</p>
<p>Hayatını kaybetti<br />
<br />Olayda ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Erhan Üreten, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 2 kişinin ağır yaralanmasına ve Erhan Üreten’in ölümüne neden olan Kenan Ünen hakkında, &#8220;Basit yaralama&#8221;, &#8220;Mala zarar verme&#8221;, &#8220;Silahla tehdit&#8221;, &#8220;Tasarlayarak öldürme&#8221; ve &#8220;Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs&#8221; suçlarından dava açıldı. Tutuklu sanık Kenan Ünen’in 90 yıla kadar hapsi istendi.<br />
<br />Sanık Kenan Ünen’in Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmasına devam edildi. Salonda tutuksuz sanıklar Ekrem Üreten, Taner Ünen, Kenan Ünen’in eşi Zülfiye Ünen ile kızı Aslı Ünen ve taraf avukatları hazır bulunurken, sanık ise duruşmaya SEGBİS ile katıldı.</p>
<p>&#8220;Abim bana vaat ettiği mirası vermedi&#8221;<br />
<br />Duruşmada söz hakkı verilen Kenan Ünen’in eşi, Ekrem Üreten’in de kız kardeşi Zülfiye Ünen, &#8220;Abim, bana vaat ettiği mirası vermedi. Mahkeme kararıyla değil kendi aramızda anlaşma sağladık. Yerleri bölüştük. Ben, ’abimdir’ dedim. Bana yanlış yaptı&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Dayım, ’size huzur vermeyeceğim’ diyerek tehdit etti&#8221;<br />
<br />Babası Kenan Ünen ve dayısı Ekrem Üreten arasında miras sebebiyle husumet bulunduğunu dile getiren Aslı Ünen, &#8220;Bu olayların en başında dayım, ’şirkete müdür seçeceğim’ diyerek anneme söyledi. Annem feragatnameyi istemedi. Dayım sonra babamı iş yerinde tehdit etmiş. Ardından annem ve ben evdeyken dayım geldi. ’Size huzur vermeyeceğim’ diyerek tehdit etti. Annem de bu şekilde baş edemeyince mahkemeye başvurdu. Sonra dayımla annem kendi aralarında anlaştı ancak bize vaat edilen verilmedi&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Tanık beyanlarını kabul etmiyorum&#8221;<br />
<br />Tanıkların beyanlarını kabul etmeyen maktul Erhan Üreten’in babası Ekrem Üreten, sanığın tutukluluğunun devamını talep etti.<br />
<br />Sanık Kenan Ünen ise, &#8220;Takdir mahkememizindir&#8221; dedi. Ardından söz alan avukatı, 90 yıla kadar hapis cezası istenen Kenan Ünen’in suçun değişme durumundan dolayı adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını istedi.<br />
<br />Mahkeme heyeti, Kenan Ünen’in tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Miras kavgasında kan dökülmüştü: Ağabeyi için &#8220;Bana yanlış yaptı&#8221; dedi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/miras-kavgasinda-kan-dokulmustu-agabeyi-icin-bana-yanlis-yapti-dedi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jul 2024 17:30:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Annem]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[sanık]]></category>
		<category><![CDATA[Üreten]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=179827</guid>

					<description><![CDATA[Bolu’da miras meselesi sebebiyle çıkan tartışmada kayınbiraderini ve oğlunu ağır yaralayan, bir yeğeninin de ölümüne sebep olan sanığın yargılanmasına devam edildi. Duruşmada dinlenen sanığın eşi, "Ağabeyim bana vaat ettiği mirası vermedi. Mahkeme ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bolu’da miras meselesi sebebiyle çıkan tartışmada kayınbiraderini ve oğlunu ağır yaralayan, bir yeğeninin de ölümüne sebep olan sanığın yargılanmasına devam edildi. Duruşmada dinlenen sanığın eşi, &#8220;Ağabeyim bana vaat ettiği mirası vermedi. Mahkeme kararıyla değil kendi aramızda anlaşma sağladık. Yerleri bölüştük. Ben, ’Ağabeyimdir’ dedim. Bana yanlış yaptı&#8221; dedi.  <br />  Olay, 15 Aralık 2023’de Bolu İzzet Baysal Küçük Sanayi Sitesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, aralarında alacak verecek meselesi yüzünden husumet bulunan Kenan Ünen ile kayınbiraderi Ekrem Üreten arasında tartışma çıktı. Tartışmaya ikilinin oğulları Taner Ünen, Erhan Üreten ile Ersan Üreten de dahil oldu. Araçta bekleyen Kenan Ünen, yanında bulunan pompalı tüfekle baba ve oğullarına ateş etti. Kurşunların isabet ettiği 3 kişi kanlar içinde yere yığıldı. Tüfekten saçılan saçmalardan biri de oto yıkamacıda çalışan M.O.G’ye isabet etti.<br />  Hayatını kaybetti<br />  Olayda ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Erhan Üreten, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 2 kişinin ağır yaralanmasına ve Erhan Üreten’in ölümüne neden olan Kenan Ünen hakkında, &#8220;Basit yaralama&#8221;, &#8220;Mala zarar verme&#8221;, &#8220;Silahla tehdit&#8221;, &#8220;Tasarlayarak öldürme&#8221; ve &#8220;Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs&#8221; suçlarından dava açıldı. Tutuklu sanık Kenan Ünen’in 90 yıla kadar hapsi istendi.<br />  Sanık Kenan Ünen’in Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmasına devam edildi. Salonda tutuksuz sanıklar Ekrem Üreten, Taner Ünen, Kenan Ünen’in eşi Zülfiye Ünen ile kızı Aslı Ünen ve taraf avukatları hazır bulunurken, sanık ise duruşmaya SEGBİS ile katıldı.<br />  &#8220;Ağabeyim bana vaat ettiği mirası vermedi&#8221;<br />  Duruşmada söz hakkı verilen Kenan Ünen’in eşi, Ekrem Üreten’in de kız kardeşi Zülfiye Ünen, &#8220;Ağabeyim , bana vaat ettiği mirası vermedi. Mahkeme kararıyla değil kendi aramızda anlaşma sağladık. Yerleri bölüştük. Ben, ’Ağabeyimdir’ dedim. Bana yanlış yaptı&#8221; dedi.<br />  &#8220;Dayım, ’Size huzur vermeyeceğim’ diyerek tehdit etti&#8221;<br />  Babası Kenan Ünen ve dayısı Ekrem Üreten arasında miras sebebiyle husumet bulunduğunu dile getiren Aslı Ünen, &#8220;Bu olayların en başında dayım, ’Şirkete müdür seçeceğim’ diyerek anneme söyledi. Annem feragatnameyi istemedi. Dayım sonra babamı iş yerinde tehdit etmiş. Ardından annem ve ben evdeyken dayım geldi. ’Size huzur vermeyeceğim’ diyerek tehdit etti. Annem de bu şekilde baş edemeyince mahkemeye başvurdu. Sonra dayımla annem kendi aralarında anlaştı ancak bize vaat edilen verilmedi&#8221; diye konuştu.<br />  &#8220;Tanık beyanlarını kabul etmiyorum&#8221;<br />  Tanıkların beyanlarını kabul etmeyen maktul Erhan Üreten’in babası Ekrem Üreten, sanığın tutukluluğunun devamını talep etti.<br />  Sanık Kenan Ünen ise &#8220;Takdir mahkememizindir&#8221; dedi. Ardından söz alan avukatı, 90 yıla kadar hapis cezası istenen Kenan Ünen’in suçun değişme durumundan dolayı adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını istedi.<br />  Mahkeme heyeti, Kenan Ünen’in tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Kız çocuğuna cinsel istismar iddiasıyla yargılanan kuaföre tahliye</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kiz-cocuguna-cinsel-istismar-iddiasiyla-yargilanan-kuafore-tahliye/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 May 2024 05:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[Sen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=170781</guid>

					<description><![CDATA[Zonguldak’ta 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklanan ve hakkında 48 yıl 3 ay hapis cezası talep edilen kuaför ilk duruşmada tahliye edildi. İddialara göre, kadın kuaföründe stajyer olarak çalışan 14 yaşındaki kız ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak’ta 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklanan ve hakkında 48 yıl 3 ay hapis cezası talep edilen kuaför ilk duruşmada tahliye edildi.<br />
<br />İddialara göre, kadın kuaföründe stajyer olarak çalışan 14 yaşındaki kız çocuğu, işletme sahibi H.E. tarafından cinsel istismara uğradığını ve kendisine mesajlar gönderdiğini öne sürerek durumu ailesine bildirdi. Aile durumu polise anlatarak, işletme sahibi H.E.’den şikayetçi oldu. Pedagog eşliğinde kız çocuğunun ifadesine başvuruldu. H.E., ekiplerce yakalanarak gözaltına alındı. Tutuklanan H.E. hakkında hazırlanan iddianame 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Tutuklu sanık H.E. hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğa karşı cinsel taciz suçlarından 48 yıl 3 ay hapis cezası talep edildi.<br />
<br />Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmada hakim karşısına çıkan H.E., suçlamaları reddederek, kendisine iftira atıldığını öne sürdü. Kız çocuğu Ö.T.’nin iş yerinde stajyer olarak çalıştığını, kendisine fazladan harçlık da verdiğini söyleyen H.E., “Bizde çalışması için onay verdik. Şartları kabul ettiler. Bunlara devlet para ödüyor. Hesabına yatan parayı ailesi elinden alıyormuş. Sonrasında kendi parasız kaldığı için benden harçlık istedi. Bizde diğer stajyerlere harçlık verdiğimiz gibi kendisine de harçlık verdik. Sonrasında ise parasız kaldığında bizden harçlık alamadığında iş yerinde huzursuzluk çıkarmaya başladı. Verilen işleri yapmamaya başladı. Tartışmaya başladı. Kendisiyle konuştuk, ‘Bu şekilde yapmaya devam edersen işini sonlandıracağız’ dedik. Bu konuşmaların üzerine bir ara iyi oldu, yine agresif hareketlerine tekrar başladı” dedi.<br />
<br />Ö.T.’nin bir ara ailesiyle tartıştığını ve işe gelemeyeceği yönünde mesajlar attığını söyleyen H.E., “Bana WhatsApp üzerinden kollarını jiletlediği fotoğraf attı. ‘Ben yarın işe gelemeyeceğim’ dedi. Ailesiyle tartışmış. Sonrasında işe geldi. Bizde dedik ki ‘Böyle şeyler’ yapma. Psikologdan destek alması gerektiğini söyledik. Agresif hareketler yapmaya devam etti. Tekrar konuştuk. ‘Senin stajını yakacağız’ dedik. Ondan sonrasında şahsın psikolojik sorunları olduğu ve ailesine bu durumları anlatamayacağı için ailesinden de şiddet görüyormuş, bu iftiraları bize attı” diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Üzerimize atılan tamamen iftiradır&#8221;<br />
<br />Ö.T.’yi iş yerine kilitlemediğini ve cinsel tacizde bulunmadığını öne süren H.E., “İş yerine kilitleme yoktur. İş yerimin kapısı camdır, içerisi görülür. İş yerimizin anahtarı tektir. Son çıkan anahtarı çıkışta askılığa asar. Kendisinin ‘Göğsümü tuttu, öptü’ gibi bu iddialar doğru değildir. Bu olaylar hiç yaşanmamıştır. Böyle bir olay yaşanmamıştır. Bizim koridorumuzda avukat, hukuk büroları var. Geç saate kadar çalışırlar. 23 yıldır kendi iş yerimi işletiyorum. Çok sayıda stajyer çalıştırdım. Bu zamana kadar böyle bir olay olmamıştır. Üzerimize atılan tamamen iftarıdır” ifadelerini kullandı.<br />
<br />Ö.T. ile aralarındaki mesajlaşmalar ve ses kaydıyla ilgili mahkeme başkanının sorusuna da yanıt veren H.E., “Şahsın bahsettiği konuşmalar tamamen işle alakalıdır. Cinsel içerikli hiçbir konu yoktur. Ses kaydı almış. Orada işle ilgili konuştuk. O ses kaydından da haberim yok. Kendi kafasında hikaye kurgulamış. Kurguladığı şeye inanmış. Hakkımda şikayetçi olmuştur. Şahıs bu stajını yakma olayını anlatamayacağı için bu iftirayı üzerime atmıştır. Çünkü bir sene sınıf tekrarı yapmak durumunda kalacaktı” şeklinde kendini savundu.</p>
<p>Sosyal çalışmacı eşliğinde ifadesi alındı<br />
<br />Sosyal çalışmacı eşliğinde ifadesi alınan Ö.T. ise otele gelin saçı yapmaya gittikleri gün H.E.’nin kendisine “Seninle olmak istiyorum” diye mesaj attığını öne sürdü. Bu mesajları staja başlamasına referans olan ve tanık olarak dinlenilen Z.P.’ye de gösterdiğini söyleyen Ö.T., şöyle devam etti:<br />
<br />“Geçen aralık ayında göğsüme dokundu. Kıyafetlerin üzerinden dokunuyordu. Sürekli ‘Seninle birlikte olmak istiyorum. Sen benimsin’ gibi cümleler kullanıyordu. Onu istemediğimi, ondan uzaklaşmaya çalıştığımı söyledim. Bana daha çok yakınlaşmaya çalışıyordu. Her fırsatta bana dokunmaya çalışıyordu. Okulumla tehdit etti. Diğer elemanları çıkartmıştı, tehdit ettiği için çıkamadım. Kapıyı kilitledi. Kendi soyundu. Ben uzaklaşınca ‘Git o zaman’ dedi. ‘Seni istemiyorum, bana zorla dokunuyorsun’ dedim.”</p>
<p>&#8220;Şahit olsam engellemeye çalışır, müdahale ederdim&#8221;<br />
<br />Duruşmada Ö.T.’nin babası T.T. ile annesi Ş.T. de dinlendi. Baba T.T. olayı öğrenince polis merkezine giderek şikayetçi olduğunu söylerken, anne Ş.T. de “Kızım gergindi, nedenini sorduğumda o da bana taciz olaylarını anlattı. Kızımın karşısında soyunmuş ve kendini dokundurmak istemiş. Kızım kendini savunmak amacıyla bıçak çektiğini söyledi. Kızım bana ses kaydını gösterdi” ifadelerine yer verdi.<br />
<br />H.E.’nin Ö.T.’ye yönelik iddialarıyla ilgili dinlenen tanık Z.P., “Böyle bir şey varsa ailesine anlatması gerektiğini söyledim. Eğer korkuyorsa beraber anlatabileceğimizi söyledim. Birkaç gün sonra ailesine anlattı. Şikayette bulundular. O sıra bende sanık H.E.’ye mağdur Ö.T.’nin anlattıklarını sormuştum. O da bana ‘Böyle bir şey yok’ dedi. Gözümle gördüğüm bir olay yoktur. Şahit olsam engellemeye çalışır ve müdahale ederdim. Sanığın ‘Seni istiyorum, çok güzelsin’ şeklinde mesajlar attığını gördüm” dedi.<br />
<br />Sanık avukatı, söz konusu iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğunu savundu. Cumhuriyet savcısının tahliye talebinin ardından karar veren mahkeme heyeti, suçun niteliğinin değişme ihtimali, tutuklulukta geçirdiği süreyi ve tutuklamanın tedbir niteliğini dikkate alarak yurtdışı çıkış yasağı koyarak, sanık H.E.’nin tahliyesine karar verdi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Meral Akşener’den 6’lı masa itirafı: &#8220;Arıza çıkarmamak için ben herşeyden vazgeçtim&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/meral-aksenerden-6li-masa-itirafi-ariza-cikarmamak-icin-ben-herseyden-vazgectim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Dec 2023 05:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[aday]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Masa]]></category>
		<category><![CDATA[parti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=148926</guid>

					<description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 6’lı masanın detaylarını Trabzon’da anlattı. Bir mahalledeki çay ocağında vatandaşlarla buluşan Akşener, soru üzerine 6’lı masa ile ilgili "Şimdiki aklım olsa geri dönmezdim" diyerek, "Keşke. Şimdi ki aklım ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 6’lı masanın detaylarını Trabzon’da anlattı. Bir mahalledeki çay ocağında vatandaşlarla buluşan Akşener, soru üzerine 6’lı masa ile ilgili &#8220;Şimdiki aklım olsa geri dönmezdim&#8221; diyerek, &#8220;Keşke. Şimdi ki aklım olsam katiyen yapmazdım. Ama oldu işte. Onun için kendi başımıza gidiyoruz&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Sabah saatlerinde geldiği Trabzon’da partililerle buluşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, daha sonra bir otelde düzenlenen Karadeniz Bölgesi İstişare Toplantısı’na katıldı. Basına kapalı olarak gerçekleşen bu toplantının ardından Yomra ilçesindeki İkisu mahallesine gelen Akşener, çay ocağında vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşların sorunlarını dinleyen Akşener, bir vatandaşın sorusu üzerine 6’lı masadan ayrılma ve geri dönme sürecini anlattı. Bir vatandaşın, &#8220;Keşke o masadan kalktığınız zaman geri dönmeseydiniz&#8221; ifadeleri üzerine Akşener, &#8220;Şimdiki aklım olsa dönmezdim&#8221; dedi. Bunun üzerine tekrar söz alan vatandaş, &#8220;Ben Karadenizliyim içinden geçeni kıvırarak konuşmam. Düz bir insanım&#8221; şeklinde konuşması üzerine Akşener, &#8220;Alışkanım&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
<br />Akşener ile karşılıklı oturan vatandaşın tekrar &#8220;O masadan kalktınız takdir ettik sizi ama keşke geri dönmeseydiniz&#8221; ifadeleri üzerine Akşener 6’lı masadan ayrılma sürecinin detaylarını paylaştı.</p>
<p>&#8220;Özür dilerim&#8221;<br />
<br />&#8220;Keşke. Şimdi ki aklım olsam katiyen yapmazdım. Ama oldu işte. Onun için kendi başımıza gidiyoruz. Sizde destek olun&#8221; diyen Akşener, &#8220;Samimi birşey söylüyorum. Bu seçimin kazanılmasını çok arzu ettim. Meral Akşener olarak hiçbir şey talep etmedim. Partimiz var bizim ben niye Cumhurbaşkanı adayı olmuyum ki. Yani arıza çıkarmamak için ben herşeyden vazgeçtim. Ama siz iki insanı istediniz. Ben de bunlara gayret ettim. Mesele ben değilim sizsiniz. Siz bana söylediniz. Dolayısıyla o da kabul görmedi. Ondan sonraki fasıl öyle oldu. Özür dilerim&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;Bana orada siz istemiyorsanız biz 5 kişi olarak imzayalım siz gidebilirsiniz dendi&#8221;<br />
<br />Alengirli bir iş olmadığını dile getiren Akşener, &#8220;6 kişi oturuyoruz. Biz o gün adayın nasıl yöntemle seçileceğini konuşmak üzere oturmuşuz. Bir baktım aday ismi konuşuluyor. Buna itiraz ettim. Dedim ki biz adayın seçilme yöntimini konuşacağız. Kimseyi incitmek istemiyorum. 5 arkadaşımız Kemal beyi söyledi. Bende sizin istediğiniz 2 kişiyi söyledim. Dedim ki tamam Kemal beyde aday olsun. Başkaları varsa onlarda olsun. Bu 2 arkadaşımızın da ismi olsun. Araştırma yaptıralım. Araştırmada ne çıkıyorsa uyalım. Her siyasi parti kendisi yapsın. Ortalaması neyse onun arkasında duralım ve itiraz etmeyelim. En fazla 1 haftalık bir süreç dedim. Bana orada siz istemiyorsanız biz 5 kişi olarak imzayalım siz gidebilirsiniz dendi. O zaman hem Ali Babacan, Davutoğlu yok yok dedi. Sonrasında ben bu konuyu partideki arkadaşlarımla konuşmak için geri döndüm. Benim herşeyim açıktır. Zaten gizli iş yapamıyorum. Arkadaşlarım bana oturma bir daha dedi. 2 ayrı yazı hazırladık. Kalktık o konuşmayı yaptık&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Bana aklın yeni mi başına geldi diyebilirsin&#8221;<br />
<br />Masadan ayrılmasının ardından Ekrem İmamoğlu ve Mahsur Yavaş’ın gece saat  02.15’de evine geldiğini vurgulayan Akşener, &#8221; İkisine de son kere sordum.’ İkisine aday olabilir misiniz?’ dedim.’ Hayır ’dediler. Bunun üzerine bir teklif yapıldı. Normalde genel başkanların hiçbiri olmayacak. Başkan yardımcısı 2’si olacak. Bu çok uygun birşeydi. Bununla kazanma ihtimali yüksekti. Sonra bir kağıt yazdı. Ben sonra arkadaşlarımı tekrar topladım. Ortak hazırladığımız o yazıyı arkadaşlara okudum. O iki belediye başkanı arkadaşa ’Kemal beyin bilgisi var mı?’ dedim. ’Var’ dediler. Ben o yazıyı partideki arkadaşlarıma okuyunca 3 kişi hariç ’Otur, tekrar dön’ dediler. Buradaki halime bak. Bana da yazık. Sonra döndük otele gittik. 2 belediye başkanı, ben ve Kemal bey burada tamam dedik. 2’si şahit. Bunun üzerine ben kağıdı imzalayacağız zannediyorum. Önce bir arkadaş, sonra Ali Babacan ’Bizim bundan haberimiz yok’ dedi. Ben de masanın haberi var zannediyorum. Burada bana ’Aklın yeni mi başına geldi’ diyebilirsin. Sorguladığım yer burası. Dürüstçe durumu anlattım&#8221; dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Alptekin Çaylı: &#8220;Süper Lig’de oynayabilmek için kendimi hazırlıyorum&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/alptekin-cayli-super-ligde-oynayabilmek-icin-kendimi-hazirliyorum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Sep 2023 17:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[Kendimi]]></category>
		<category><![CDATA[Lig]]></category>
		<category><![CDATA[takım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=136301</guid>

					<description><![CDATA[U19 Ulusal Ekibi ve GMG Kastamonuspor’un futbolcusu Mustafa Alptekin Çaylı, gelecek yıl Üstün Lig’de oynamak istediğini tabir ederek, "Hedefim Allah müsaade verirse doğal ki birinci öncelikle Kastamonuspor’da düzgün bir dönem geçirip şampiyonluk yaşamak lakin ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>U19 Ulusal Ekibi ve GMG Kastamonuspor’un futbolcusu Mustafa Alptekin Çaylı, gelecek yıl Harika Lig’de oynamak istediğini tabir ederek, &#8220;Hedefim Allah müsaade verirse alışılmış ki birinci öncelikle Kastamonuspor’da güzel bir dönem geçirip şampiyonluk yaşamak fakat ondan sonra Harika Lig’de oynamak&#8221; dedi.<br />
<br />TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta çaba eden GMG Kastamonuspor, ligde çıktığı dört müsabakadan da galibiyetle ayrıldı. Başkan pozisyonda bulunan GMG Kastamonuspor, bu haftayı BAY geçecek. Grubun aldığı üst üste başarılı sonuçların mimarlarından olan 19 yaşındaki futbolcu Mustafa Alptekin, Çaylı İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, Kastamonuspor’un bu yıl şampiyon olmasına katkı sağlayıp, gelecek dönem bir Harika Lig ekibinde forma giymeyi hedeflediğini söyledi.<br />
<br />Ligde tarihi bir muvaffakiyet sürdürdüklerini söz eden Mustafa Alptekin Çaylı, &#8220;Kastamonuspor’un geçmişinde bu türlü bir başlangıç olduğunu hatırlamıyoruz. Bu türlü bir başlangıç hiç görülmedi, lige çok uygun bir başlangıç yaptık. Ligde de bu yıl şampiyonluğa oynayan bir kadro olduğumuzu göstermiş olduk. Ligde şu ana kadar çıktığımız 4 müsabakayı da kazandık. Bu haftayı da oynamadan geçiyoruz. Bu da güzel oldu, en azından dinlenmek için hocamız 2-3 gün müsaade verdi. Aslında lige daha yeni başlıyoruz. Önümüzde şiddetli maçlar var; Iğdır, Soma ve Menemen üzere güçlü gruplarla oynayacağız. Şayet bu müsabakalardan da kayıpsız ayrılırsak lige adeta damgayı vurmuş oluruz. Elimizden geleni yapacağız&#8221; dedi.<br />
<br />&#8220;Lige hoş bir başlangıç yapmak benim için çok hoş bir his&#8221; diyen Mustafa Alptekin, &#8220;Bu hislerimin ve hislerimin tamamı olağan ki de Kastamonu’ya ilişkin. Öncelikle Onursal Liderimiz Cengiz Aygün’e sonra Levent hocama teşekkür ediyorum. Onların bana verdikleri talih ile bana gösterdikleri inanç ile alanda kendimi gösteriyorum. Daha da yükselmek istiyorum. Natürel ki hedeflerim ve hayallerim var. Burada da bana grup kaptanlığını layık gördüler. Ben de bunun sorumluluğu altında ayağımı yere sağlam basıyorum. Benim de vakit zaman kusurlarım oldu lakin ben kusur yapa yapa büyüyeceğim. 19 yaşındayım. Kastamonuspor’un altyapısından çıkan bir futbolcuyum. Kadromda bana takviye çok büyük&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Hayalim şampiyonluk yaşamak ve ondan sonra Harika Lig’de oynamak&#8221;<br />
<br />Geçen yılki eksikliklerini tamamlamak için çalıştığını kaydeden genç futbolcu, &#8220;Geçen yıl çok fazla idman yapamıyordum, çalışma müddeti bulamıyordum. Ben de kendi eksikliklerimi, yanlışlarımı gördüm. Bu yıl grup idmanlarının yanı sıra özel hocalar tutarak ekstra idmanlar yapmaya başladım. Özel hocalarla birlikte sıkı bir idman çalışmam oluyor. Zira bu yıl benim gayem, Allah müsaade verirse olağan ki birinci öncelikle Kastamonuspor’da düzgün bir dönem geçirip şampiyonluk yaşamak fakat ondan sonra Üstün Lig’de oynamak. Üstün Lig’e gitmem için hem ferdî olarak hem kadro olarak hem de beden olarak düzgün çalışmam lazım. Ben de bu yıl bunlara odaklandım. Dışarıdaki özel hayatımı silip attım. Kendimi büsbütün futbola adadım. Burada hayallerim, hedeflerim var, benden beklentiler büyük, başta ailemin ve sevdiklerimin. Onların ve kendimin hayallerini gerçekleştirebilmek için daha üst liglerde oynamak için elimden geleni yapıyorum&#8221; biçiminde konuştu.<br />
<br />En büyük hayalinin Üstün Lig’de oynamak olduğunu söyleyen Çaylı, &#8220;Benim iki tane özel çalıştığım ağabeyim bulunuyor. Bana onlar son bir yıllık süreçte çok fazla yardımcı oldular. Hem benim özel hayatımla ilgili hem futbol hem de alandaki hayatımla ilgili bana her vakit dayanak oldular. Her gün onlarla konuşuyoruz saatlerce. Bazen eleştiriliyorum, bu tenkitleri gördüğüm vakitte çok üzülüyorum. Daha 19 yaşındayım. Bu tıp tenkitleri kaldıramayabilirim fakat hocalarımın dayanaklarıyla, Levent hocamızın sayesinde bunları aşıyorum. Levent Eriş hocamız, ben makûs futbol oynadığım vakit bile bana gelerek ’Sen makus oynasan bile ben sana bu formayı vereceğim’ dedi. Bu öz inancı bana aşıladı, ben de sırtımı öncelikle Cengiz başkanımı akabinde Levent hocamı daha sonra özel olarak çalıştığım hocalarımı aldıktan sonra bende kendimi inançta, sorumluluk alabileceğimi, ayağımı yere daha sağlam basabileceğimi hissettim. Ondan sonra yavaş yavaş bunları atlattım. Hayalim Muhteşem Lig’e gidip oynamak ancak orada tahminen bu cins tenkitler daha fazla olacak, bende bu tıp tenkitlere kendimi alıştırabilmek için her gün hocalarımla telefonla saatlerce konuşuyorum. bu cins durumlar için kendimi ruhsal olarak hazırlıyorum&#8221; biçiminde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Hayırsever işadamı meskenleri yıkılan aileye mesken satın aldı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/hayirsever-isadami-meskenleri-yikilan-aileye-mesken-satin-aldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Sep 2023 09:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zonguldak]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[Hayırsever]]></category>
		<category><![CDATA[İcra]]></category>
		<category><![CDATA[Lira]]></category>
		<category><![CDATA[Nalbant]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=134185</guid>

					<description><![CDATA[Zonguldak’ta 11 yıl evvel takviyelerle lojmana yerleştirilen 7 çocuklu aile, kira borcu sebebiyle yaşadıkları meskenden çıkartıldı. Üstüne bir de 16 bin liralık icra şoku yaşayan aile, hayırsever bir işadamının yardımıyla yeni meskenlerine taşındı. Kilimli ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak’ta 11 yıl evvel dayanaklarla lojmana yerleştirilen 7 çocuklu aile, kira borcu sebebiyle yaşadıkları konuttan çıkartıldı. Üstüne bir de 16 bin liralık icra şoku yaşayan aile, hayırsever bir işadamının yardımıyla yeni meskenlerine taşındı.</p>
<p>Kilimli ilçesinde 48 yaşındaki ayakkabı boyacısı Metin Nalbant ile eşi Fatma Nalbant ve 7 çocuğu, 11 yıl evvel meskenleri yıkılma tehlikesi geçirince bir lojmana yerleştirildi. Lakin 11 yıl sonra aile, kira borcundan ötürü icraya verildiğini öğrenince şok yaşadı. 7 çocuk ve 11 torun toplam 20 kişilik aile, 16 bin 300 liralık icra borcu nedeniyle zorda kaldı. Geçen Şubat ayında aile tahliye edilerek lojman yıkıldı. Bunun üzerine bir hayırsever, belediye aracılığı ile aileye ulaşarak yardım etmek istediğini söyledi. Yan komşularının 150 bin liraya satışa çıkardığı konutu hayırsevere söyleyen aile, kendilerine gönderilen parayla meskeni satın aldı.</p>
<p>&#8220;Herkese bir oda vermek istedim&#8221;<br />
<br />Daha evvel çocuklarıyla birlikte tıpkı yerde yemek yiyip tıpkı yerde uyuduklarını anlatan Metin Nalbant, hayırseverin takviyesiyle yerleştikleri konutta çocuklarına birer oda verdiğini anlattı. Satın alınan meskeni gezerek memnunluğunu ve heyecanını ailesiyle paylaşan Nalbant, icra borcunun kaldırılması için takviye istedi. Bir çocuğunun üniversiteye hazırlandığını tabir eden Metin Nalbant yaşadıklarını şöyle anlattı:<br />
<br />&#8220;Benim bundan evvelki konutum bir şirket tarafından bana verildi. O mesken yıkılmak üzereydi. Yoldan geçen meskenden korkuyordu. Devrin muhtarı ve belediye lideri bir ortaya gelip bana lojmanı gösterdiler. O periyot bana hekimler ve her yerden yardım ettiler. 3,5 ay iki usta çalıştırıp konutu bana yaptırdılar. 10-11 sene kaldım. Sonra ’bu mesken yıkılacak’ dediler. Kira bedeli falan istememişlerdi.&#8221;<br />
<br />11 sene sonra kendisine ’çık’ denildiğini anlatan Nalbant, &#8220;Şubat ayında çıktım. Konut de yok, kiraya mesken veren yok. Burada bir ağabey bana kredi çekti. Meskeni alıverdi. Hala kredisini ödüyorum. İki odalı o meskene girdim. Bu sefer bana bir anda 16 bin 300 lira icra geldi. Onca sene bana rastgele bir şey söylenmemişti. Aslında ben şu anda 20 ekmek gidiyor. Beş bin liraya yakın ekmek borcum var. İcrayı nasıl ödeyeyim. Ekmek parasını ödeyemiyorum ki. Şu anda bir hayırsever ağabeyim bana mesken alıverdi. Beni bu 16 bin 300 liradan kurtarın da artık diğer bir şey istemiyorum.&#8221;<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Lider Topaloğlu: &#8220;Ne misyon verilirse yapmaya hazırım&#8221;</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/lider-topaloglu-ne-misyon-verilirse-yapmaya-hazirim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Aug 2023 13:36:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[Bana]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Dönem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=133218</guid>

					<description><![CDATA[Samsun’un 19 Mayıs İlçe Belediye Lideri Osman Topaloğlu, belediye başkanlığında üçüncü periyodu olduğunu hatırlatarak, "Bize ne misyon verilirse biz onu yapmaya hazırız. Öbür partiden yahut bağımsız aday olmak bana yakışmaz" dedi. "Nebiyan Tabiat ve ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun’un 19 Mayıs İlçe Belediye Lideri Osman Topaloğlu, belediye başkanlığında üçüncü periyodu olduğunu hatırlatarak, &#8220;Bize ne misyon verilirse biz onu yapmaya hazırız. Öteki partiden yahut bağımsız aday olmak bana yakışmaz&#8221; dedi.<br />
<br />&#8220;Nebiyan Tabiat ve Gençlik Festivali&#8221; basın toplantısında siyasi hususlarla ilgili soruları cevaplayan Lider Topaloğlu, &#8220;Siyasete AK Parti’de başladım. Belediye başkanlığında üçüncü dönemim. Üç devir kuralı bazılarına nazaran uygulanacak bazılarına nazaran uygulanmayacak. Şimdi verilmiş bir karar yok. Şu anda tüm Türkiye’de saha araştırması yapılıyor. Üç periyot kuralı uygulanacaksa, bu periyodu tamamlayan 100’e yakın belediye lideri var. Bir paha bu liderler. Bizim AK Parti ismine bizim diğer bir yerde mi, öteki bir misyonda mi devam edip etmeyeceğimiz belirli değil. Biz doğal ki gücümüze güveniyoruz. Bize ne misyon verilirse biz onu yapmaya hazırız. Şu anda konuşulmuş bir şey yok&#8221; sözlerini kullandı.</p>
<p>&#8220;AK Parti’den kopmam çok zor&#8221;<br />
<br />&#8220;Benim AK Parti’den kopmam çok zor&#8221; diyen Topaloğlu şöyle devam etti:<br />
<br />&#8220;Çünkü ben öncesinde siyaset yapmadım. Benim sülalem toplumsal demokrat. Toplumsal demokrasiyi düzgün bilirim. Ne yapıp yapmayacaklarını da yeterli bilirim. Fakat ben kendimi üniversite çağlarımdan itibaren milliyetçi-muhafazakar bir yere oturttum. Ben Türkiye bir yere gelecekse bu maneviyatın üzerinde yükselmesi gerektiğine inanıyorum.&#8221;</p>
<p>&#8220;Başka partiden aday olmak bana yakışmaz&#8221;<br />
<br />AK Parti Genel Merkezi’nin mahallî seçimle ilgili çalışmalarını sürdürdüğünü tabir eden Topaloğlu,<br />
<br />&#8220;Enerjisini kaybetmeyen, metal yorgunluğu olmayan, -şu anda bununla ilgili anket yapılıyor, anketlere güveniyorum- alanda karşılığı olan belediye liderleri var. Bunlarla devam ederler diye düşünüyorum. Devam etmeleri de gerekiyor. Zira bizim bir oy kaybına tahammülümüz yok. Ben kendi açımdan bana nerede, nasıl misyon verirlerse devam ederim. Öteki partiden aday olmak bana yakışmaz. Bağımsız olmak da bana yakışmaz. Benin karakterime zıt. Zira biz siyasete Cumhurbaşkanımız ile başladık. Cumhurbaşkanımız olduğu sürece de bu davaya hizmet etmeye devam edeceğiz. Bizlerin Cumhurbaşkanımıza omuz vermesi lazım. Burada anket yapıldığında yüksek oranda çıkacağını düşünüyorum. Hasebiyle genel merkez bunları kıymetlendirecek, bir karar verecektir&#8221; formunda konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
	</channel>
</rss>
