<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:alsat="https://alsat.kkerem.com/ns" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Akciğer &#8211; Karabük Postası</title>
	<atom:link href="https://karabukpostasi.com/etiket/akciger/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<description>Karabük, Safranbolu, Yenice, Eskipazar ve ilçelerinden son dakika haberleri, yerel gündem, spor, ekonomi ve tüm gelişmeler Karabük Postası’nda.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Mar 2026 13:45:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/10/67107f97768fa.webp</url>
	<title>Akciğer &#8211; Karabük Postası</title>
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nefes darlığı her zaman akciğer kaynaklı olmak zorunda değil</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/nefes-darligi-her-zaman-akciger-kaynakli-olmak-zorunda-degil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 13:45:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes Darlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=271242</guid>

					<description><![CDATA[Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Ulaş Çınar, nefes darlığının her zaman akciğer kaynaklı olmadığını belirterek, nefes darlığına neden olan hastalıklar hakkında uyarılarda bulundu. Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Doç. Dr ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Ulaş Çınar, nefes darlığının her zaman akciğer kaynaklı olmadığını belirterek, nefes darlığına neden olan hastalıklar hakkında uyarılarda bulundu.<br />
<br />Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Doç. Dr. Hüseyin Ulaş Çınar, nefes darlığı hakkında bilgi verdi. Nefes darlığının her zaman akciğer kaynaklı olmadığına değinen Doç. Dr. Çınar, &#8220;Nefes alıp verme güçlüğüne neden olabilecek farklı sistemlerden kaynaklanan birçok durum vardır. Astım, KOAH, akciğer enfeksiyonları (pnömoni), bronşit, akciğer embolisi, plevral efüzyon, akciğer dokusunda fibrozis veya kistik hastalıklar, kalp yetmezliği veya kalp krizi, hipertansiyonla ilişkili durumlar, perikardiyal hastalıklar, akciğerlerdeki kan basıncını etkileyen durumlardır. Ayrıca kas kuvveti zayıflığı (solunum kaslarının zayıflaması), göğüs duvarı travması veya skolyoz gibi mekansal kısıtlar, yatağa bağlı veya uzun süre hareketsiz kalma sonrası solunum güçlüğünde diğer nadir nedenler arasında sayılabilir&#8221; dedi.<br />
<br />Nefes darlığı yaşayan hastaların kendine teşhis koymaması gerektiğinin altını çizen Çınar, &#8220;Nefes darlığına eşlik eden işaretler arasında göğüs ağrısı, ani başlayan nefes darlığıyla beraber yüksek ateş, balgamda kan veya dumanlı görünüm, nabız artışıyla hızlı nefes alma veya morarma, kısa sürede gelişen ağrı, baş dönmesi veya bayılma hissi sayılabilir. Bu durumlarda eğer nefes darlığınız ani olarak başlayan şiddetli bir tabloysa, göğüs ağrısı veya bayılacak gibi hissettiyseniz acil tıbbi yardım isteyin. Kronik veya tekrarlayan nefes darlığında bir sağlık profesyoneline başvurun; gerekirse kan testleri, akciğer grafisi ve kalp değerlendirmesi gibi tetkikler istenir. Kendi kendinize teşhis koymaktan kaçının; özellikle yaşınız ileri, başka hastalıklarınız varsa veya düzenli ilaç kullanıyorsanız profesyonel değerlendirme önemlidir&#8221; diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda nadir görülen diyafram fıtığı Samsun’da ilk kez tedavi edildi</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/cocuklarda-nadir-gorulen-diyafram-fitigi-samsunda-ilk-kez-tedavi-edildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 09:37:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Hastamız]]></category>
		<category><![CDATA[taburcu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=267648</guid>

					<description><![CDATA[Samsun’da, tıpta nadir görülen (50 binde bir) diyafram fıtığı (morgagni hernisi) teşhisi konulan 6 yaşındaki hasta, Samsun Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği’nde ilk kez kapalı yöntemle gerçekleştirilen ameliyatın ardından sağlığına kavuştu. 7 ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun’da, tıpta nadir görülen (50 binde bir) diyafram fıtığı (morgagni hernisi) teşhisi konulan 6 yaşındaki hasta, Samsun Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği’nde ilk kez kapalı yöntemle gerçekleştirilen ameliyatın ardından sağlığına kavuştu.<br />
<br />7 yaşındaki Kadir Acar, sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonu ve solunum sıkıntısı şikayetiyle Vezirköprü Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Çekilen akciğer grafisinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği’nden Uzm. Dr. Büşra Yılmaz, diyaframda olağan dışı bir görünüm fark ederek hastayı ileri tetkik için Samsun Şehir Hastanesi’ne sevk etti. Burada yapılan incelemelerde doğuştan diyafram fıtığı tanısı netleştirildi. Çocuk Cerrahisi Kliniği hekimlerinden Uzm. Dr. Ahmet Saraç ile Dr. Öğr. Üyesi Serap Samut Bülbül tarafından hastanede ilk kez kapalı yöntemle ameliyat edilen Kadir Acar, sağlığına kavuşturularak taburcu edildi.</p>
<p>&#8220;Hastanemizde ilk kez bu ameliyatı gerçekleştirdik&#8221;<br />
<br />Doğuştan diyafram fıtığını kapalı yöntemle ilk kez tedavi ettiklerini dile getiren Uzm. Dr. Ahmet Saraç, &#8220;Hastamızın göğüs boşluğuyla karın boşluğunu ayıran diyafram zarında doğuştan bir delik vardı. Bu deliğin içinden karın içi organları, bağırsaklar göğüs boşluğuna doğru gittiği için hastamızda zaman zaman solunum sıkıntısı ve akciğerlerde enfeksiyonlar olmaktaydı. Biz bunu tespit ettiğimiz anda, Samsun Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği’nde Dr. Serap Samut Bülbül ile birlikte bu operasyonu ilk kez laparoskopik yani kapalı yöntemle gerçekleştirdik. Hastamız 4 gün serviste yattıktan sonra şifa ile taburcu edilmiştir&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Kapalı ameliyat yapmamız sayesinde hastamız hem kısa sürede taburcu oldu&#8221;<br />
<br />Tedavinin kapalı yöntemle yapılmasının hastanın iyileşme sürecine olumlu etkisi olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Serap Samut Bülbül, &#8220;Bu operasyon doğuştan bir anomali şeklinde gelişen bir hastalıktır ve genelde akciğer enfeksiyonları ya da herhangi bir bağırsakla ilgili şikayet olduğunda tesadüfen direkt grafilerde rastlanan bir durumdur. Bu hastamız, Vezirköprü Devlet Hastanesi’nden bir çocuk doktoru arkadaşımız aracılığıyla bize gönderildi. Kendisinin dikkatli gözlemi sonucu bir teşhis konuldu. Bize gönderildiğinde de bu ameliyat ilk defa hastanemizde kapalı olarak gerçekleştirildi. Eskiden bu ameliyatlar açık yöntemlerle yapılıyordu. Kapalı ameliyat yapmamız sayesinde hastamız hem kısa sürede taburcu oldu. Daha az ağrı duydu ve çok daha küçük bir yara yeri ile iyileşerek şifa ile kısa sürede evine taburcu edildi. Doktor Büşra Yılmaz, bunu akciğer enfeksiyonu tanısıyla yatırdığında akciğer grafisine dikkatli baktığında gözlemlemiş. Çok dikkatli bakmasa gözünden kaçabilecek bir durumdu. Ona da buradan teşekkür ediyoruz&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Öte yandan ailesi ile birlikte kontrole gelen Kadir Acar ise tedavisinde emeği geçen sağlık çalışanlarına teşekkür etti.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Sigara ve tütün ürünleri akciğer hastalıklarında hayati önem taşıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/sigara-ve-tutun-urunleri-akciger-hastaliklarinda-hayati-onem-tasiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 21:30:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Belirti]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Sigara]]></category>
		<category><![CDATA[Yalçın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=265711</guid>

					<description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, "Özellikle sigara ve tütün ürünleri gibi risk faktörlerinden uzak durmak, düzenli kontrolleri ihmal etmemek ve belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurmak akciğer ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, &#8220;Özellikle sigara ve tütün ürünleri gibi risk faktörlerinden uzak durmak, düzenli kontrolleri ihmal etmemek ve belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurmak akciğer hastalıklarında hayati önem taşır&#8221; dedi.<br />
<br />Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü kapsamında bilgilendirmelerde bulundu. Toplumda sağlıklı yaşam bilincini geliştirmek ve tütün kullanımının zararlarına dikkat çeken Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, &#8220;Sigara ve tütün ürünleri kullanımı akciğer hastalıkları, KOAH (kronik obstrüktif akciğer) ve kanser gelişme ihtimalini yükseltir. Akciğer kanseri basit bir solunum yolu hastalığı değildir. Risk faktörlerinden uzak durmak, düzenli kontrolleri ihmal etmemek ve belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurmak hayati önem taşır&#8221; diye konuştu.<br />
<br />Sigara ve tütün ürünlerinin yalnızca akciğer kanserine değil, KOAH gibi kronik ve ilerleyici akciğer hastalıklarına da zemin hazırladığını vurgulayan Yalçın, &#8220;Akciğer kanseri ve KOAH, erken dönemde belirti vermeden ilerleyebilen, geç tanı konulduğunda yaşam kalitesini ve süresini ciddi şekilde etkileyen hastalıklardır. Uzun süren öksürük, nefes darlığı, balgamda kan, göğüs ağrısı ve istemsiz kilo kaybı gibi belirtiler ciddiye alınmalı, özellikle sigara kullanan bireyler düzenli kontrollerini ihmal etmemelidir. Sigaranın bırakılması hem kanser riskini azaltmakta hem de KOAH’ın ilerlemesini yavaşlatmaktadır. Erken teşhis, her iki hastalıkta da tedavi başarısını belirleyen en önemli faktördür&#8221; şeklinde konuştu.<br />
<br />&#8220;Akciğer dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan akciğer kanseri, dünyada en sık görülen ve en çok ölüme yol açan kanser türleri arasında yer alıyor. Erken evrede genellikle belirti vermediği için tanı çoğu zaman geç konuluyor&#8221; diyen Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, &#8220;Sigara ve tütün ürünleri kullanımı, hava kirliliği ve asbest gibi zararlı maddelere maruz kalma, genetik yatkınlık, hastalığın risk faktörleri arasındadır. Özellikle sigara içenlerde uzun süren öksürük, balgamda kan, göğüs ağrısı ve nefes darlığı ve hızlı kilo kaybı gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerekmektedir. Unutmamak gerekir ki, erken teşhis tedavi başarısını artırıyor. Hastalığın evresine ve hastanın genel durumuna göre cerrahi müdahale, kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapi uygulanabiliyor. Son yıllarda immünoterapinin umut verici sonuçlar verdiği bilinmektedir&#8221; ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Çöl tozları akciğer hastalarını olumsuz etkiliyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/col-tozlari-akciger-hastalarini-olumsuz-etkiliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2025 09:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Etki]]></category>
		<category><![CDATA[solunum]]></category>
		<category><![CDATA[Tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=222253</guid>

					<description><![CDATA[Afrika üzerinden gelerek Türkiye’yi tesiri altına alacak çöl tozlarıyla ilgili ihtarlarda bulunan Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, bu tozların olumsuz tesirlerinin, genelde nefes darlığı, öksürük ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Afrika üzerinden gelerek Türkiye’yi tesiri altına alacak çöl tozlarıyla ilgili ikazlarda bulunan Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, bu tozların olumsuz tesirlerinin, genelde nefes darlığı, öksürük, hırıltılı teneffüs, balgam çıkarma üzere semptomlarla kendini gösterdiğini söyledi.<br />
<br />Çöl tozlarıyla birlikte pek çok farklı alerjenlerin olabileceğine dikkat çeken Özlü, bu tozlu havalarda hastane müracaatları, doktor müracaatları ve hastane yatışların arttığını tabir ederek &#8220;Özellikle astım KOAH hastalarında ya da akciğer sertleşmesi üzere kronik akciğer hastalığı olanlarda bebeklerde yaşlı şahıslarda problemlere yol açabiliyor&#8221; dedi.</p>
<p>Tozlu havalarda akciğer hastalarının mümkün olduğu kadar dışarı çıkılmaması tavsiyesinde bulunan Özlü, &#8220;Ülkemize vakit zaman Afrika üzerinden bazen de Ortadoğu’dan gelen çöl tozları taşınıyor. Şu anda da Türkiye’de çöl taşınımı mevcut. Bilhassa İç Anadolu, Akdeniz, Ege bölgesi ve Karadeniz bölgesi de bu toz taşınımından etkilenecek bölgeler ortasında yer alıyor. Bu tozlarla birlikte pek çok farklı alerjenlerde gelebiliyor. Bunlar bilhassa astım KOAH hastalarında ya da akciğer sertleşmesi üzere kronik akciğer hastalığı olanlarda bebeklerde yaşlı bireylerde problemlere yol açabiliyor. Bu tozlu havalarda hastane müracaatları, doktor müracaatları artıyor hastane yatışları artıyor. Hastalıklı akut alevlenmeler ortaya çıkabiliyor. Nefes darlığı öksürük hırıltılı teneffüs balgam çıkarma üzere semptomlarla kendini muhakkak ediyor. Onun için bu tozlu havalarda  akciğer hastalarının mümkün olduğu kadar dışarıya çıkmamasını tavsiye ediyoruz. Konutta kalmalılar, kapıyı pencereyi kapalı tutmalılar bu tozlu havaları bu formda geçirmelerini tavsiye ediyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Maske takmalarını tavsiye ediyoruz&#8221;<br />
<br />Çöl tozlarına karşı maske takılması tavsiyesinde bulunan Özlü, &#8220;Eğer kesinlikle dışarı çıkmaları gerekiyorsa maske takmalarını tavsiye ediyoruz. Maske takıldığında tesir daha az oluyor korunmuş oluyorlar. Bu tozların tesiri yalnızca akciğere de değil aslında. Ciltte, beğenilen, ağız ve burun üzere mukozalarda da kurum yahut tahrişlere neden olabilir. O bakımdan kesinlikle tozlu ortamlarda çok kalmamaya hepimizin dikkat etmesinde yarar var. Tozla birlikte yağmur ve lodos ta olabiliyor. Lodos olduğunda bu tozların içerisindeki alerjenler de savrulmasıyla birlikte daha çok etkileşme mümkün daha dikkatli olmamız lazım&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;En çok akciğer ve teneffüs yollarını etkiliyor&#8221;<br />
<br />Çöl tozlarının en fazla akciğer ve teneffüs yollarını etkilediğini kaydeden Özlü, &#8220;En çok akciğer ve teneffüs yollarımıza tesir ediyor. Göze buruna ağız mukozasına da bu tozların ziyanlı tahriş edici ya da alerjiye yol açıcı tesirleri olabilir. Bilhassa alerjik nezle olan hastalarda burunda tıkanma, kaşıntı, geniz akıntısı, boğazda yanma acıma, gözlerde kızarıklık kaşıntı üzere belirtilerle kendini gösterebilir. Astımlı hastalarda, KOAH lı hastalarda daha çok nefes darlığı, öksürük, hırıltı, balgam üzere semptomlara yol açıyor&#8221; biçiminde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Hava değişiklikleri emboliyi tetikliyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/hava-degisiklikleri-emboliyi-tetikliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Jan 2025 09:45:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Basınç]]></category>
		<category><![CDATA[Değişiklikler]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[Pıhtı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=212376</guid>

					<description><![CDATA[Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Kısmı Öğretim Üyesi Dr. Kadir Çoban, yüksek ve düşük basınç değişikliklerinin emboliyi tetiklediğini belirterek “Özellikle hava basıncındaki ve nem ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Kolu Öğretim Üyesi Dr. Kadir Çoban, yüksek ve düşük basınç değişikliklerinin emboliyi tetiklediğini belirterek “Özellikle hava basıncındaki ve nem oranındaki değişikliklere bağlı olarak meydana gelen yüksek basınç ve düşük basınç dalgalanmaları sonucunda pıhtılaşma eğiliminin arttığını görmekteyiz” dedi.<br />
<br />Çoban, uzun aralı uçak seyahatlerinde hareketsiz kalma sonucu emboli atacağına dikkat çekerek “Uçak seyahatlerinde bilhassa uzun aralık seyahatlerde hareketsiz kalmaya bağlı olarak bacaklarda kan akımı yavaşladığı için pıhtı oluşturup akciğere emboli atabiliyor.   Ülkemizde, yurt içi uçuşlarının en uzunu yaklaşık bir buçuk,  iki saat olduğu için bu riski çok fazla görmüyoruz” diye konuştu.<br />
<br />“Emboli, damarlardaki kanın pıhtılaşıp öbür bir organa giderek oradaki kan akımını engellemesi sonucunda organın işlevlerinde süreksiz yahut kalıcı kimi sorunlar, hasarlar meydana getirmesidir&#8221; diyen Dr. Kadir Çoban &#8220;Akciğer embolisi de, akciğere giden akciğer atar damarındaki pıhtıların akciğerin muhakkak bölgesindeki kanlanmasını bozarak sonrasında nefes darlığı, göğüs ağrısı, öksürme, kanlı balgam, bayılma ve hatta ölümcül olabilecek sonuçlara kadar gidebilen bir tıbbi durumdur. Bu hastalıkları muhakkak durumlarda daha sık görüyoruz. Mesela kişinin bir kanser hastalığı varsa, pıhtılaşmaya sebep verecek kimi ilaçlar kullanıyorsa, şayet uzun uzaklıklı otobüs, uçak seyahati yapmışsa, ya da rastgele bir hastalık nedeniyle uzun  mühlet yatması gerekmişse pıhtılaşma artabiliyor” formunda konuştu.</p>
<p>Akciğer embolisi olaylarında artış<br />
<br />Hava durumundaki değişikliklerle alakalı akciğer embolisi olaylarında artış yaşandığını kaydeden Çoban, “Hava durumundaki değişikliklerle alakalı olarak da akciğer embolisi hadiselerinde artışlar görüyoruz. Bilhassa hava basıncındaki ve nem oranındaki değişikliklere bağlı olarak meydana gelen yüksek basınç ve düşük basınç dalgalanmaları sonucunda pıhtılaşma eğiliminin arttığını görmekteyiz. Bilhassa geçiş mevsimlerinde atmosfer basıncı ve nem oranındaki süratli değişiklikler nedeniyle akciğer embolisi hadiselerinde artış mevcut.  Son periyotlarda bölgemizde de hadiselerde artış meydana geldiğini gözlemekteyiz. Yaşadığımız süratli hava durumu değişiklikleri, atmosfer basıncında ve nem oranındaki ani değişiklikler pıhtılaşma eğilimini artırmakta ve bu durum bedenimizdeki kan akımını etkileyerek basınç değişikliklerine neden olup pıhtılaşmaya sebebiyet verebilmektedir. Bu durum da Akciğer pıhtısı olarak karşımıza çıkmaktadır. Akciğer pıhtısı konusunda halkımızın dikkat etmesi gereken, ani başlayan nefes darlığı, göğüste sıkışma, nefes alıp verirken batma, bayılma, kanlı balgam üzere bulguların olması durumunda sıhhat kurumlarına bilhassa göğüs hastalıkları uzmanına başvurmaları konusunda uyarıyoruz. Bilhassa mevsim geçişlerinde, hava durumlarının ani ve süratli değiştiği periyotlarda bu dalgalanmaların sık olduğu periyotlarda akciğer pıhtısı oluşmasının daha çok arttığını yaptığımız çalışmalarda gözlemledik” tabirlerini kullandı.</p>
<p>Uzun uzaklıklı seyahatler kan akışını yavaşlatıyor<br />
<br />Uzun aralı uçak ve otobüs seyahatlerinde hareketsiz kalmaya bağlı olarak bedende kan akımının yavaşladığını belirten Çoban, “Uçak seyahatlerinde bilhassa uzun aralık seyahatlerde hareketsiz kalmaya bağlı olarak bacaklarda kan akımı yavaşladığı için pıhtı oluşturup akciğere emboli atabiliyor. Ülkemizde, yurt içi uçuşlarının en uzunu yaklaşık 1,5-2 saat olduğu için bu riski çok fazla görmüyoruz. Lakin yüksek irtifaya çıkılmasına bağlı olarak basınç değişiklikleri, şayet hastada buna meyil oluşturacak bir durum da varsa pıhtı gelişmesine sebebiyet verebilir. Bilhassa uzun otobüs seyahatlerinde riskin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Uzun mühlet hareketsiz kalan bacaklarımızda kan akımı yavaşlamakta ve pıhtılaşma meydana gelebilmektedir. Bu nedenle otobüs molalarında kan akımı hızlandırmak ve mümkün pıhtı gelişimini engellemek için hareket etmeli birkaç adım dahi olsa otobüsten inip yürümeliyiz” dedi.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>‘Akciğer difüzyon testi ile akciğer hastalıklarının erken teşhisi mümkün’</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/akciger-difuzyon-testi-ile-akciger-hastaliklarinin-erken-teshisi-mumkun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 13:52:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Özkaya]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Testi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=204877</guid>

					<description><![CDATA[Akciğerlerin sağlığının vücuda oksijen taşımada önemli bir rol oynadığını belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, “Bu nedenle, akciğer fonksiyonlarını izlemek, çeşitli hastalıkların erken teşhisinde kritik bir öneme sahiptir ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akciğerlerin sağlığının vücuda oksijen taşımada önemli bir rol oynadığını belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, “Bu nedenle, akciğer fonksiyonlarını izlemek, çeşitli hastalıkların erken teşhisinde kritik bir öneme sahiptir. Akciğer difüzyon kapasitesi testi (DLCO), akciğer fonksiyonlarını değerlendiren ve özellikle interstisyel akciğer hastalıkları için önemli bir testtir” dedi.<br />
<br />VM Medical Park Samsun Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, akciğer difüzyon kapasitesi testi hakkında bilgilendirmelerde bulundu.<br />
<br />DLCO testinin akciğerlerde oksijenin ne kadar iyi bir şekilde kan dolaşımına geçtiğini ölçmek amacıyla yapılan bir tür fonksiyonel test olduğunu söyleyen Prof. Dr. Özkaya, “Test sırasında hastaya karbon monoksit içeren bir gaz solutulur. Bu gaz, oksijenin akciğerlerden kana geçişini simüle eder. Test akciğerlerin oksijeni ne kadar verimli şekilde difüze edebildiğini belirler, bu da sağlık durumu hakkında önemli bilgiler sunar” şeklinde konuştu.</p>
<p>“Hastalar öksürük, nefes darlığı gibi şikâyetlerle karşılaşabilir”<br />
<br />DLCO testinin özellikle interstisyel akciğer hastalıkları (ILD) olan hastaların tanı, tedavi ve takibinde kritik bir rol oynadığına dikkat çeken Prof. Dr. Özkaya, “İnterstisyel akciğer hastalıkları, akciğer dokusunun kalınlaşmasına ve sertleşmesine neden olan bir grup hastalıktır. Bu durum, akciğerlerin oksijenin kan damarlarına geçmesini engeller. Sonuç olarak hastalar öksürük, nefes darlığı gibi şikâyetlerle karşılaşabilir. Bu grup hastalarda, genellikle balgam çıkarma gibi belirtiler gözlemlenmektedir. Hastaların nefes alıp vermelerindeki zorluklar, hastalığın ilerlemesiyle daha belirgin hale gelir. DLCO testi, bu tür hastalıkların seyrini izlemek ve tedavi kararlarını şekillendirmek için önemli bir gösterge sunar” ifadelerine yer verdi.</p>
<p>“DLCO testi, erken teşhis ve tedavi için hayati öneme sahiptir”<br />
<br />Covid-19 pandemisinin dünya sağlık hizmetlerinde büyük bir yük oluşturduğunu ve akciğer sağlığı üzerinde de uzun süreli etkiler bıraktığını belirten Prof. Dr. Özkaya, “Covid-19’un özellikle ağır seyrettiği hastalarda, akciğer dokusunda hasar ve fibrozis gelişebilir. Akciğer difüzyon testi, bu hastaların tedavi sürecinde akciğer fonksiyonlarının izlenmesinde önemli bir araç olmuştur. Ayrıca, çevresel faktörler, mesleki riskler ve bilinmeyen nedenler de interstisyel akciğer hastalıklarına yol açabilir. Bu tür hastalıkların değerlendirilmesinde DLCO testi, erken teşhis ve tedavi için hayati öneme sahiptir” şeklinde konuştu.</p>
<p>“Belirtiler fark edildiğinde uzman hekime danışılmalı”<br />
<br />Akciğer sağlığının yaşam kalitesi ve genel sağlık üzerinde doğrudan etkili bir faktör olduğunu söyleyen Prof. Dr. Özkaya, “İnterstisyel akciğer hastalıklarının tanı ve takibinde, DLCO testi, akciğer fonksiyonlarının doğru şekilde değerlendirilmesine yardımcı olur. Özellikle Covid-19 sonrası akciğer sağlığının izlenmesinde bu testin önemi daha da artmıştır. Pulmoner fibrozis gibi ciddi hastalıkların erken aşamalarda tespiti, tedavi sürecinde daha iyi sonuçlar elde edilmesine imkan tanır.  Hastalar solunum zorluğu, öksürük gibi belirtileri fark ettiklerinde, akciğer fonksiyonlarını test ettirmek için sağlık uzmanlarına başvurmalıdır. DLCO testi, akciğer sağlığını izlemek ve gerektiğinde uygun tedavi planlarını belirlemek için oldukça değerli bir araçtır” ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Balbay: “KOAH en sık görülen 3’üncü ölüm nedeni”</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/prof-dr-balbay-koah-en-sik-gorulen-3uncu-olum-nedeni/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Nov 2024 09:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Balbay]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Koah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=203384</guid>

					<description><![CDATA[DÜZCE(İHA) – Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ege Güleç Balbay, kronik obstrüktif akciğer hastalığının (KOAH) toplumumuzda 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde görüldüğüne dikkat çekerek, solunum sistemi hastalıklarında en sık görülen ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DÜZCE(İHA) – Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ege Güleç Balbay, kronik obstrüktif akciğer hastalığının (KOAH) toplumumuzda 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde görüldüğüne dikkat çekerek, solunum sistemi hastalıklarında en sık görülen 3’üncü ölüm nedeninin bu hastalığa bağlı gerçekleştiği bilgisini verdi. İklim değişikliği ve hava kirliliğinin bu hastalığın alevlenmesine neden olduğuna vurgu yapan Balbay, KOAH’lı hastanın yapması gereken ilk işinin sigarayı bırakmak olduğunu belirtti.<br />
<br />Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ege Güleç Balbay, KOAH hastalığının nedenleri, belirtileri ve korunma yolları hakkında önemli bilgiler paylaştı. İklim değişikliği ve hava kirliliğinin KOAH hastalığının alevlenmesine neden olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Güleç Balbay, hastalığı; kalıcı solunum yakınmalarına neden olabilen, nefes alıp vermede zorlukla kendini gösteren ve kontrol edilebilen bir akciğer hastalığı olarak tanımladı.<br />
<br />Balon gibi genişleyip daralabilen hava keseciklerinin mikrobik olmayan nedenlerle iltihaplanarak bu özelliğini yitirdiğine dikkat çeken Balbay, &#8220;İltihaplanan hava yollarında daralma olur ve soluk verildiğinde hava daha çok akciğerlerde hapis kalır. Bu durum kirli havanın dışarı atılmasını ve temiz havanın içeri alınmasını güçleştirir ve akciğerlerde kalıcı hasar gelişir” dedi.</p>
<p>&#8220;En sık görülen 3’üncü ölüm nedeni&#8221;<br />
<br />40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Balbay, Türkiye’de solunum sistemi hastalıklarında en sık görülen 3’üncü ölüm nedeninin kronik obstrüktif akciğer hastalığına bağlı gerçekleştiği bilgisini verdi. Solunum sistemiyle ilgili başta efor ile gelişen nefes darlığı, öksürük, balgam çıkarma gibi giderek artan veya kalıcı yakınmaların KOAH varlığının habercisi olabileceğine dile getiren Balbay, tedavi edilmediği takdirde belirtilerin artacağını, yaşam kalitesinin azalacağını, iş gücü kaybı yaşatarak alevlenmelerin ortaya çıkabileceğini belirtti.<br />
<br />Hastalığa yol açan etmenler hakkında bilgiler veren Balbay, “Sigara, pipo, puro, nargile gibi tütün ve tütün ürünlerinin kullanılması, metal, çimento, tahıl, maden, inşaat, ulaşım gibi sektörlerde çalışanların mesleki nedenlerle toz, duman ve zararlı gazlara maruz kalınması, kapalı ortamlarda kullanılan odun, kömür, tezek gibi organik yakıtların dumanın solunması, orman yangınlarının dumanına maruz kalınması ve hava kirliliği önemli risk faktörleri arasındadır” açıklamasında bulundu.<br />
<br />Prof. Dr. Güleç Balbay, hekime zamanında başvurulmamasının hastalığa erken tanı konmasını engellediğini vurguladı.</p>
<p>“İlk iş sigarayı bırakmak”<br />
<br />Hastalığa basit ve ağrısız bir test olan nefes ölçüm testi ile kolayca tanı konabildiğini dile getiren Balbay, KOAH’ın ilerleyici bir hastalık olmasına karşı önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizdi. KOAH’lı bir hastanın yapması gereken ilk işin sigarayı bırakmak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ege Güleç Balbay, “KOAH tanısı konulan kişilerin tütün ve tütün ürünlerinin kullanımını bırakmaları, zararlı toz ve gaz içeren ortamlardan, hava kirliliğinden uzak durmaları, sağlıklı beslenmeleri ve günlük egzersiz yapmaları gereklidir. İç ve dış ortam hava kirliliğinin azaltılması KOAH’ın gelişimi ve alevlenmesini önleyen koruyucu bir müdahaledir. KOAH hastaları dış ortam aktivitelerini yerel hava kalitesi indeksini takip ederek ona göre düzenlemelidir. Toplumsal müdahale önlemlerinin dışında KOAH tanılı hastaların hava kirliliği bulunan yerlerde maske kullanması yararlı olabilir” ifadelerini kullandı.<br />
<br />Küresel iklim değişikliğinin KOAH hastalarını da doğrudan etkilediğinin tahmin edildiğini ifade eden Prof. Dr. Güleç Balbay,  hava kirliliği ve iklim değişikliğine yol açabilecek sera gazlarının azaltmasının KOAH’la mücadelede temel hedeflerden biri olması gerektiğinin altını çizdi. İç ve dış hava kirleticilerinin KOAH’ta artan solunum yakınmalarının yükünü arttırdığına vurgu yapan Güleç Balbay, bu durumun akciğer fonksiyon kaybı ve KOAH alevlenmeleri ile erken ölümlere neden olabileceğine dikkat çekti.</p>
<p>“Havamızı koruyalım, KOAH’sız yaşayalım”<br />
<br />Bu yıl Dünya KOAH Günü’nde ‘Havamızı Koruyalım, KOAH’sız Yaşayalım’ teması ile temiz hava ve akciğer sağlığının önemine vurgu yapıldığına dikkat çeken Balbay, “Akciğerlerinizi sağlıklı tutabilmeniz ve sağlıklı nefes alabilmeniz için tütün ve tütün ürünlerini kullanmayın. Soluduğunuz ortam havasını temiz tutun. Düzenli ve dengeli beslenin, egzersiz yapın. Yaş grubunuza uygun aşınızı olun. İklim değişimine duyarsız kalmayın” ifadelerini kullandı.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Sigara, en öldürücü toplumsal zehirlenme sebebi: 7 bin kimyasaldan 85’i kesin kanser yapıyor</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/sigara-en-oldurucu-toplumsal-zehirlenme-sebebi-7-bin-kimyasaldan-85i-kesin-kanser-yapiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 May 2024 09:52:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal]]></category>
		<category><![CDATA[Sigara]]></category>
		<category><![CDATA[Yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=174052</guid>

					<description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür İnce, “Sigara, akciğer kanseri ve KOAH gibi ölümcül akciğer hastalıklarının başta gelen sebebidir. Dumanı içerisindeki 7 bin kimyasal maddenin 85’inin kesin kanser yaptığı ispatlanmıştır. Akciğer haricinde kalp ve ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür İnce, “Sigara, akciğer kanseri ve KOAH gibi ölümcül akciğer hastalıklarının başta gelen sebebidir. Dumanı içerisindeki 7 bin kimyasal maddenin 85’inin kesin kanser yaptığı ispatlanmıştır. Akciğer haricinde kalp ve beyin damar hastalıkları da önde gelen sebeplerindendir” dedi.<br />
<br />’Sigaranın, dünyanın en öldürücü toplumsal zehirlenme sebebi’ olduğunu ifade eden Medicana International Samsun Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. İnce, “Sigara, akciğer kanseri ve KOAH gibi ölümcül akciğer hastalıklarının başta gelen sebebidir. Dumanı içerisindeki 7 bin kimyasal maddenin 85’inin kesin kanser yaptığı ispatlanmıştır. Akciğer haricinde kalp ve beyin damar hastalıkları da önde gelen sebeplerindendir. Sigara bırakmak için çeşitli yöntemler vardır. Nikotin replasmanı tedavileri, iki üç çeşit ilaç, akupunktur, hipnoz ve biorezonans yöntemleri kullanılabilmektedir. Sigara bıraktırma kliniğimizde 10 yılı aşkın bir zamandır tüm bu tedavi yöntemleri kullanılmış ve en başarılı yöntem olan biyorezonans terapi (radyofrekans) yöntemi olmuştur. Sigara bağımlılığı kabaca kimyasal (nikotin) bağımlılık ve sosyal-psikojenik bağımlılık olarak 2 kısımdan oluşur.  Kimyasal bağımlılığı radyo frekans ile rahatlıkla tedavi edebilmekteyiz. Sosyal bağımlılık için de hastalarımızla yaklaşık 30-40 dakika süren bir eğitim ve bilgilendirme konuşması sayesinde yüzde 92 ye varan bir başarı elde etmekteyiz” ifadelerini kullandı.<br />
<br />Uzm. Dr. Özgür İnce, “Biyorezonans terapinin herhangi bir yan etkisi veya kontrendike durumu yoktur. Genellikle tek seans yeterlidir ancak gerekirse pekiştirmeler yapılabilmektedir. Seans süresi 1 saat kadardır. Seans esnasında eller ve ayak tabanları metal levhalara temas eder, herhangi bir ağrı acı söz konusu değildir. Radyasyon, manyetik alan, kimyasal madde içermez. Radyo dalgaları ile çalışır ve otomobilde radyo dinlemek ne kadar zarar verirse o kadar zarar verebilir. Bunun yanında diğer tüm yöntemlerle kıyaslandığında daha başarılı ve daha az yan etkili bir yöntemdir. Dünya Sağlık Örgütü(DSÖ) sigara bağımlılığını ‘hastalık’ olarak kabul ediyor. Kendi kendine bırakmaya çabalamak çok güzel bir şeydir. Ama onunda istatistiklerine baktığımız zaman yüzde 5’ten daha yukarı bir başarı olmuyor. Mutlaka bir profesyonel destek öneriyoruz” diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Kadınlarda akciğer kanseri vakalarında artış</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/kadinlarda-akciger-kanseri-vakalarinda-artis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Mar 2024 17:12:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Sigara]]></category>
		<category><![CDATA[Tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=164008</guid>

					<description><![CDATA[Kadınlarda son dönemde akciğer kanseri vakalarında ciddi artış yaşandığı ve bunun da en büyük nedeninin kadınlarda artan sigara alışkanlığı olduğu belirtildi. Kadınlarda sigara kullanma alışkanlığının arttığına dikkat çeken Karadeniz Teknik ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlarda son dönemde akciğer kanseri vakalarında ciddi artış yaşandığı ve bunun da en büyük nedeninin kadınlarda artan sigara alışkanlığı olduğu belirtildi.<br />
<br />Kadınlarda sigara kullanma alışkanlığının arttığına dikkat çeken Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Başhekimi ve Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Celal Tekinbaş, her bölgede olduğu gibi Karadeniz Bölgesinde de akciğer kanseri vakaları daha çok görüldüğünü söyledi. Tekinbaş, “Dünyada kanserden ölümlerin en büyük nedeni, akciğer kanserlerinden kaynaklanıyor. Belli bölgelerde akciğer kanseri daha fazla görülüyor. Bizim bölge de bu bölgelerden bir tanesi. Kanserin en önemli nedeni sigara. Sigara alışkanlığının artmasıyla beraber kadınlarda da artık daha fazla kanser vakalarını görüyoruz. Kanser sayısı oranlarının artmasından çok artık kanserler daha erken teşhis ediliyor. Daha önceden kanser olduğunu bilmediği halde ölen insanlar vardı ama şimdi artık hastalığının ne olduğunu hastanelerin yaygınlaşması tomografi gibi pet gibi biyopsi işlemleri gibi bir çok gelişmeyle insanlar hastalıklarının ne olduğunu biliyorlar. Akciğer kanseri de tanısı artık konulan bir hastalık grubu içerisinde önemli bir yer tutuyor. Daha fazla ameliyat edebildiğimiz hastayla karşılaşıyoruz çünkü daha erken tanı konulabiliyor” dedi.</p>
<p>&#8220;Elektronik sigara içmek bizi kanserden korumuyor&#8221;<br />
<br />Elektronik sigaranın daha az kanser oluşturduğu söylemlerine katılmadığını kaydeden Tekinbaş, “Akciğer sağlığını olumsuz etkileyen alışkanlıklardan uzak durulmalı. Bunun başında sigara geliyor. Elektronik sigara alışkanlığı birçok insanda daha az kanser oluşturduğu söylentisi çok fazla kullanılmaya başlandı, ama onun da tespit edildiği şekliyle akciğer kanserine neden olan en büyük faktörlerden biri. Elektronik sigara içmek bizi kanserden korumuyor. Akciğer sağlığını korumak için, olabilecek kirliliklerden korunmak radyoaktif maddelerden uzak durmak gerekir. Eğer herhangi bir şekilde çalışma alanımızda akciğer sağlığımızı olumsuz etkileyecek tozlara maruz kalıyorsak uygun maske takarak çalışmalıyız. Akciğerimizin, kalbimizin kapasitesini artırmak için her türlü sporu yapmalıyız. Özellikle yürüyüşler çok önemli. Her yaş grubu içerisinde yapılabilmesi açısından da önemli. Bu da akciğer sağlığımızın korunması için önemli faktörlerden biri” diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Tek akciğerle yaşamını sürdürebilir&#8221;<br />
<br />Kanser ya da faklı hastalıktan dolayı ameliyatla alınan bir akciğerle, hasta yaşantısını tek akciğerle sürdürebileceğini de belirten Tekinbaş, “Bir akciğeri çok rahatlıkla alabiliyoruz, yeter ki diğer akciğer sağlıklı olsun. Sol akciğerin tümünü sağ akciğerin de bir parçasını önceden testlerini yapmak kaydıyla alabiliyoruz. Kalan akciğerin kendisine ne kadar yeteceğini tespit etmek için  yapıyoruz. Elle tutulur gözle görülür kanıt düzeyinde elimizdeki verilerle bunu yapıyoruz. Çok rahatlıkla bir akciğeri alabiliyoruz. KTÜ Farabi Hastanesi bu konuda akciğer kanseri ve akciğer ameliyatları konusunda Türkiye’de önemli bir yere sahip. Zaman zaman haftada birkaç hastanın bir akciğerini ameliyat ederek alıyoruz. Solunum fonksiyonları açısından iki akciğer sahibi ile tek akciğer sahibi arasında fark oluyor ama normal yaşantısını idame ettirecek şekilde olanları zaten ameliyat ediyoruz. Bu hastalarda normal yaşamlarını idame ettirmede, yaşamlarını sürdürmede herhangi bir sorun yaşamıyor” diye konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>KOAH’ta yeni tedavi yöntemi: Balon katater</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/koahta-yeni-tedavi-yontemi-balon-katater/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ihlas Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Nov 2023 17:12:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Koah]]></category>
		<category><![CDATA[Kronik]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Tütün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=144632</guid>

					<description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür İnce, KOAH tedavisinde uygulanan ‘balon katater’ yöntemi ile hastaların akciğerlerinde yüzde 20 ila 80 kapasitesinde artışı görüldüğünü söyledi. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH); akciğerlerdeki hava ...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür İnce, KOAH tedavisinde uygulanan ‘balon katater’ yöntemi ile hastaların akciğerlerinde yüzde 20 ila 80 kapasitesinde artışı görüldüğünü söyledi.<br />
<br />Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH); akciğerlerdeki hava yollarının kimyasal zararlılar, enfeksiyonlar, yaşlanma gibi hasarla giden süreçler nedeniyle kronik iltihaplanmaya bağlı olarak, hava yollarının daralması, tıkaçlar oluşması, lokal bağışıklık sisteminin bozulması ile karakterize, geri döndürülebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olarak uzmanlar tarafından belirtiliyor. Medicana Sağlık Grubu doktorlarından Uzm. Dr. Özgür İnce, genellikle maruziyete göre ilerleme hızı belirlense de genetik ve çevresel faktörlerin KOAH’ta önemli olduğunu vurguladı. Dünyada KOAH’ın en sık görülen sebebinin tütün ve tütün mamulleri kullanımı olduğuna dikkat çeken İnce, her gün dünyada 12 bin kişinin sadece bu sebeple hayatlarını kaybettiğini açıkladı.</p>
<p>“Tütün ve tütün ürünleri kullanımı KOAH’a en fazla neden olan araçlar”<br />
<br />Hastalığın en büyük nedenlerinden birinin tütün ve tütün mamulleri kullanımı olduğunu ifade eden Medicana Intarnational Samsun Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür İnce, “Hastalığın belirtileri öksürük, balgam, nefes darlığı, halsizlik, hırıltılı solunum, göğüste dolgunluk hissi ve ağrı, iş görememe ve giderek belirginleşen solunum sıkıntısıdır. KOAH’ın tedavisinde amaç smeptomları geriletmek, hastalığın ilerlemeye devam etmesini durdurmak ve solunum yetmezliğine bağlı olarak gelişebilecek kalp ve damar hasarları, beyin damar hasarları, karaciğer böbrek gibi hayati organ hasarlarının önüne geçebilmektir. İnsan vücudunun temel çalışma prensibi, enerjisi oksijene bağlıdır. KOAH hücrelere oksijen taşınmasını bozduğundan tüm hücrelerde hasara sebep olabilir, bu da her hastalığın oluşumunda rolü olabileceğini düşündürür. Tütün ve tütün mamulleri kullanımı KOAH’ın en fazla görülen nedenidir. Bazen sadece sigarayı bırakmak tedavide yeterli olabilmektedir. Solunan havadaki kimyasallar KOAH sebebidir. KOAH’ta genetik aktarım söz konusudur. Ayrıca maruz kalınan toksik doz herkeste aynı ölçüde zarar vermemektedir. Bunun sebebi de genetiktir. Madencilik, tarım, inşaat sektörü, kimyasal fabrikalar gibi iş ortamları KOAH’a zemin hazırlayabilirler. Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ve bazı virüs enfeksiyonları KOAH nedeni olarak suçlanmaktadır. Nadiren de olsa astım ile takipli hastalarda özellikle yine sigara kullanımıyla KOAH’ın daha çabuk geliştiği gözlenmiştir. İleri yaş akciğer immün sisteminin etkisinin bozulması ve doku yenileme tamir mekanizmalarının yavaşlaması nedeniyle yaş da KOAH için sebep gösterilir” dedi.</p>
<p>“KOAH’tan kurtulmaya yanıt veren en hızlı yöntem sigarayı bırakmak”<br />
<br />Kronik ilerleyici bir hastalık olduğundan KOAH’ın tedavisinde zahmetli ve uzun süreli olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Özgür İnce, “Egzersiz, protein ve antıoksidan yüksek omega 3 ağırlıklı beslenme, yeterli uyku, dinlenme ve stres ile mücadele, tüm kronik hastalıklarda olduğu gibi KOAH’ta da olmazsa olmazdır. Sigarayı bırakmak, tedavinin en hızlı yanıt veren yöntemidir. Bronkodilatatör ilaçlar; hava yollarının genişlemesini, pasajın açılmasını sağlarlar. Kortikosteroidler; akut ve kronik enflamasyonun tedavisinde endikedirler. Mukolitik ve ekspektoranlar; balgam oluşumunu azaltma ve mevcut olanı çıkarmaya yönelik yardımcı olurlar. Oksijen tedavisi; artık solunum yetmezliği gelişmeye başladığında vücudun oksijen ihtiyacına destek verir. Pulmoner rehabilitasyon; KOAH’ta kas kaybı ve efor kapasitesi düşüklüğünün önüne geçmek, bronşiyal sekresyonların atılmasını destelemek, hastaları daha mobil ve aktif kılabilmek için kullanılır. Girişimsel işlemler ise KOAH’ın amfizem tipinde bronşiyal valfler kullanılabilmektedir. Akciğerlerde fonksiyon dışı boşluğu bertaraf etmekte oldukça etkilidirler. Son zamanlarda yeni gelişen KOAH balon katater tedavisi mevcuttur” diye konuştu.</p>
<p>“Balon katater uygulaması; akciğerler kapasitesinde yüzde 20 ila 80 oranında arttırabiliyor”<br />
<br />Balon katater uygulaması hakkında da bilgi veren Uzm. Dr. İnce, “KOAH’ın girişimsel tedavileri arasında bronkoskopi denilen akciğer endoskopisi yöntemiyle uygulanabilen yeni bir tedavi şekli daha vardır. Bu yöntem ileri KOAH’ta ve kronik bronşitik tipte etkili olabilmektedir. Daralmış bronşların genişletilmesi, kronikleşmiş mukus salgısını gidermek ve solunum kapasitesini yükseltmek için yapılır. Öncelikle işleme uygun olan hasta belirlenir. Uygunluk varsa hasta detaylı tetkik edilir genel anestezi ile entübe edilir. Entübasyon tüpü içerisinden bronkoskopik balon katater ile ulaşılabilen tüm bronşiyal yollara işlem uygulanır. Totalde yaklaşık 2-3 saat süren bir işlemdir. Katater ucundaki balon diye adlandırılan yapı dakikada yüzlerce defa şişip inerek bronş duvarlarında adeta bir zımparalama yapar. Balon katater uygulamasının başarı oranı kişiden kişiye bağlı olmak üzere değişkenlik gösterir. Bu parametrelere bağlı olarak yüzde 20-80 oranında akciğer kapasitesinde artış görülmektedir” şeklinde konuştu.<br /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
	</channel>
</rss>
