<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:alsat="https://alsat.kkerem.com/ns" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>5 Nisan &#8211; Karabük Postası</title>
	<atom:link href="https://karabukpostasi.com/etiket/5-nisan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<description>Karabük, Safranbolu, Yenice, Eskipazar ve ilçelerinden son dakika haberleri, yerel gündem, spor, ekonomi ve tüm gelişmeler Karabük Postası’nda.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Apr 2026 07:23:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://karabukpostasi.com/wp-content/uploads/2024/10/67107f97768fa.webp</url>
	<title>5 Nisan &#8211; Karabük Postası</title>
	<link>https://karabukpostasi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ÇİLLER’İN KAPATMA KARARI THORNBURG’UN RAPORUNUN TIPKISININ AYNISIYDI (!)</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/yazilar/cillerin-kapatma-karari-thornburgun-raporunun-tipkisinin-aynisiydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fikret Gökçe]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 07:23:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Kardemir]]></category>
		<category><![CDATA[5 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[anap]]></category>
		<category><![CDATA[dyp]]></category>
		<category><![CDATA[fikret gökçe]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs gazisi]]></category>
		<category><![CDATA[tso]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukpostasi.com/?p=272050</guid>

					<description><![CDATA[(Bu hem bir 3 Nisan Kutlama hem de 5 Nisan Kapatma yazısıdır) 02 Nisan 2026 Almanya’nın “çılgın” Hitler liderliğinde Polonya, Hollanda ve Fransa’yı işgal ettiği günlerden kısa bir süre önce ülkemizin ilk yüksek fırını “Fatma” Karabük’te ilk doğumunu yapıyordu. Dünyanın diken üstünde bulunduğu bu süreçten önce Atatürk Türkiyesi büyük önderimizin açtığı yolda devrimlerin öngördüğü atılımları [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>(Bu hem bir 3 Nisan Kutlama hem de 5 Nisan Kapatma yazısıdır) 02 Nisan 2026</strong></p>
<p>Almanya’nın “çılgın” Hitler liderliğinde Polonya, Hollanda ve Fransa’yı işgal ettiği günlerden kısa bir süre önce ülkemizin ilk yüksek fırını “Fatma” Karabük’te ilk doğumunu yapıyordu. Dünyanın diken üstünde bulunduğu bu süreçten önce Atatürk Türkiyesi büyük önderimizin açtığı yolda devrimlerin öngördüğü atılımları yapmış, kapitülasyonları kaldırmış, Montrö Boğazlar Sözleşmesini kabul ettirmiş, demiryollarını, tekeli emperyalistlerden geri almış, dokuma, şeker, kağıt, uçak fabrikalarını kurmuş, başta kömür olmak üzere madenlerimizi devletleştirmiş ve sanayileşmeye yönelmiş, dünya devletlerinin birbirini boğazladığı, İkinci Dünya Savaşı günlerinde hayal edilmesi zor, rüyada bile görülmesi güç demir ve çelik üretimini gerçekleştirmeye başlamıştı. 70 milyon dolayında insanın öldüğü bu büyük paylaşım savaşı sırasında Türkiye tarafsızlığını korumuş, her türlü önlemini alarak bir yurttaşının burnunu bile kanatmadan varlığını ve bağımsızlığını devam ettirmişti.</p>
<p>İkinci Dünya Savaşı’nın enkaza dönüştürdüğü ülkelerde yeniden ayağa kalkmak için yoğun çalışmalar başlarken savaşa girmeyen ama etkilenen ülkemizde Cumhuriyetin ilanıyla başlayan kalkınma girişimleri sürdürülüyor, fabrikalarımızın ürettiği ürünler dünya genelinde rekabet ortamı yaratıyordu. Tabii ki ; bu durumdan, özellikle havacılık alanındaki gelişmelerimizden en çok ABD rahatsız oluyor, Türkiye’yi ABD sermayesi için sadece bir pazar olarak görüyordu.</p>
<p>Yukarıda söz ettiğimiz havacılık alanında 1926-1950 yılları arasında önemli gelişmeler yaşanıyordu. Kayseri, Etimesgut ve Eskişehir’de kurulan fabrikalarımız ile Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ’ın ürettiği çok sayıda uçak, planör ve motorlarla bu alanda rekabete girmiştik.</p>
<p><strong>FATMA’DA PATLAMA ABD’Yİ SEVİNDİRMİŞTİ.,</strong><br />
Bu uçak ve fabrikaların ihtiyacı olan çelik ve saclar Karabük’te üretilmeye başlanmıştı. 3 Kasım 1944’te yüksek fırın gaz borularında kaynak işlemi yapılırken bir patlama olmuş ve üretim durmuştu. Bu duruma sevinen ABD’nin Ankara’daki Büyükelçisi Laurence A. Steinhardt hemen Washington’a çektiği telgrafla “ Yüksek Fırında meydana gelen patlama nedeniyle üretimin durduğunu bildirmekten onur duyuyorum “ müjdesini (!) iletmişti.</p>
<p>Bu sırada Truman Doktrini ile savaştan etkilenen ülkelere yardım amacıyla uygulanmaya başlanan Marshall Planı çerçevesinde hükümetimiz 1947 yılında makine ve teçhizat için ABD’den 615 milyon dolar tutarında bir yardım talebinde bulunmuştu. Ayrıca 110 lokomotif üretecek bir fabrika için de ABD’den 24 milyon dolar kredi istenmişti.</p>
<p>ABD bunu bir fırsat olarak gördü ve Yirminci Yüzyıl Vakfı aracılığıyla araştırma yapması ve bir rapor hazırlaması için Bahreyn’de petrol arama çalışmaları yapmakta olan Max Weston Thornburg’u Ankara’ya gönderdi. Yahudi asıllı milyarder Rockefeller’in Standart Oil petrol şirketinin yöneticilerinden biri olan ve beraberinde Graham Spry ve George Soule ile ülkemize gelen Thornburg, iki ayda bitirdiği çalışmasından sonra 1949 yılında TURKEY: AN ECONOMIC APPRAİSAL” başlıklı 356 sayfalık raporunu hükümete sundu. Bu raporda :</p>
<p>“ Liberal ekonomiye geçilmeli. Hızlı ve planlı sanayileşme anlayışından vaz geçilmelidir. Türkiye’nin ağır sanayi kurması gerekli değildir.<br />
Karabük Demir-Çelik Fabrikaları derhal tasfiye edilmelidir.<br />
Uçak, makine, kimya, motor projeleri iptal edilmelidir. Sanayi bırakılmalı, sadece basit tarım alet ve gereçleri üretilmeli, tarımsal kalkınmaya yönelinmelidir.<br />
Demiryolları yerine karayolları yapılmalıdır deniliyor ayrıca, ihtiyacınız olan traktörleri biz vereceğiz “ ifadesi yer alıyordu.</p>
<p>ABD ülkemizin kalkınma ve sanayileşme çabalarını önlemek için bu raporla yetinmedi. DORR ve BARKER gibi başka raporlar da gündeme getirdi. Dorr isimli Amerikalı bir uzmanın hazırladığı 1800 sayfalık rapor Atatürk’e sunuldu. Atamızın beğenmeyerek çöpe attığı bu raporun sahibi DP iktidarı sırasında tekrar ülkemize davet edildi ve önerileri alındı. Barker raporunda ise Dünya Bankası’nın ekonomik reçete ve tavsiyeleri dikte ediliyordu.</p>
<p><strong>ÇİLLER THURNBURG’UN YAPAMADIĞINI YAPMAYA KALKTI…</strong><br />
50. Koalisyon Hükümetinin Başbakanı Tansu ÇİLLER 5 Nisan 1994 tarihinde yayınlanan kararname ile Karabük Demir-Çelik Fabrikalarının kapatılacağını ilan etmişti.<br />
Aslında o günlerde bir takım radikal kararların alınması bekleniyordu. Ekonomide yaşanan sorunlar, enflasyon baskısı ve döviz sıkıntısı bazı önlemlerin alınmasını zorunlu kılıyordu.</p>
<p>O dönemde Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Teşkilat Sekreteriydim ve iki gün önce Ankara’daki toplantı sonrası Karabük’e dönmüştüm. Sonradan Başbakanlık Müşavirliği de yapan Genel Başkanımız Rahmetli A. Faruk ÖZTİMUR Cumhurbaşkanı Demirel ve Başbakan Tansu ÇİLLER tarafından çok seviliyor ve gerektiğinde onlarla görüşebiliyordu. 1 Nisan sabahı telefon etti. “ – Ağabey, önemli gelişmeler var, hükümet 5 Nisan günü bazı kararlar açıklayacak, bunlar arasında sizin fabrikanın kapatılması kararı da var “ dedi.</p>
<p>Aldığım bu bilgiyi paylaşmam gerekiyordu. Çelik-İş Sendikası’nı aradım. Eğitim Sekreteri rahmetli Niyazi ÜNAL’ın eşiyle eşim teyze çocuklarıydı. Paylaştığım bu bilgiye göre bir şeyler yapmak gerektiğini ve mümkünse görüşmek üzere fabrikaya gelmesini rica ettim. Az sonra Şube Sekreteri Ruhi AYHAN’la birlikte geldiler ve müessese müdürlüğü santralında buluştuk. Haberleşme işlerinin sorumlusu Elektrik Mühendisi arkadaşımız Nurettin ALBAYRAK’ın iznini alarak Ankara’yı aradık bu bilgiyi teyid ettirdik. Karabük’ün ölümü demek olan bu karara karşı harekete geçilmeli ve kamuoyu bilgilendirilmeliydi.<br />
Demek Amerikalıların yıllar önce başaramadıkları kapatmayı bizim başbakanımız gerçekleştirecekti.</p>
<p>Birbirimizden ayrılmadan önce vakit geçirmeden bu bilginin ilgililere iletilmesini ve akşam 17.30’ da bir toplantı düzenlenmesinin yararlı olacağını kararlaştırdık. Uygun bir yer olarak düşündüğümüz Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Kamil GÜLEÇ’i arayarak olurunu aldık. Bu arada siyasi partiler, sendikalar, basın ve diğer kuruluşları da arayarak toplantıya katılmalarını istedik.</p>
<p>Akşam üzerine doğru salon ilan edilen saatten önce dolmuştu. İlk konuşma ve açıklamayı sendikacılar yaptı. Sonra Müessese Müdür Yardımcısı Ersin ÖZTÜRK yaşanan gelişmeleri de tarihsel süreç içinde açıklayıp mevcut durum konusunda bilgi verdi. Toplantıya katılanlar büyük bir tepki içindeydi ve herkes konuşmak, duygularını ifade etmek istiyordu.<br />
Haber hemen yayılmış, iki gün sonra 3 Nisan’da 57. Kuruluş Yılını kutlayacak olan Karabük’te bu haber bomba etkisi yaratmıştı. Gazeteciler, Tuncer ERSÖZLÜ, Ahmet GÖLBEK, TSO Başkanı Kamil GÜLEÇ, Çelik-İş Şube Başkanı Taner CANYURT, DYP adına Celal KAÇMAZ, ANAP adına Kenan KARABACAK ve diğerleri konuşmalarını not alabildiğim kişilerdi. Ortak tavır; bu karara karşı şehir olarak büyük bir tepki gösterilmeli şeklinde belirlendi. Çeşitli düşünceler üretildi. İki gün sonra, yani 3 Nisan’da aynı zamanda Beşiktaş’la maçımız vardı. Bütün spor camiasının ve medyasının odaklanacağı bu maç sırasında çekim yapan TV’lar aracılığıyla bütün ülkeye tepkimiz gösterilmeli ve “ Ey Türkiye Yıllardır Benden Aldığını Geri Ver “ gibi sloganlar üretilmeliydi. Çeşitli konuşma ve tartışmalardan sonra çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcilerinden oluşan bir Teknik ve İdari Kurul oluşturulmasına karar verildi. Bu arada Ahmet GÖLBEK ile birlikte planladığımız ve tarafımdan kaleme alınan Basın Bildirisi katılımcılar tarafından onaylandı ve başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere ilgili her yere TSO faksından gönderdik</p>
<p>Daha sonraki süreçte tüm Karabüklülerin sahip oldukları birlik ve beraberlik ile ortaya koydukları direnç ve mücadele, ülkemiz ekonomisinin belkemiği ve çoğumuzun ekmek kapısı olan fabrikalarımızın hak etmediği kapatılma kararına karşı büyük bir zaferle, KARDEMİR’in doğuşuyla sonuçlandı.</p>
<p>Türkiye Demir-Çelik İşletmelerinin kuruluşunun 89 ncu yılı nedeniyle (E) bir çelik emekçisi olarak bu büyük tesisi kuranlarla bugünlere taşıyanları saygıyla anıyor, tüm Karabüklüleri ve KARDEMİR’i kutluyorum.</p>
<p><strong>Fikret GÖKÇE</strong><br />
<strong>Kıbrıs Gazisi – Mak. Müh.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
		<item>
		<title>Karabük&#8217;te 5 Nisan Avukatlar Günü Kutlandı</title>
		<link>https://karabukpostasi.com/karabukte-5-nisan-avukatlar-gunu-kutlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Karabük Postası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Apr 2023 12:54:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[5 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[Avukatlar Günü Kutlandı]]></category>
		<category><![CDATA[karabük]]></category>
		<category><![CDATA[karabük barosu]]></category>
		<category><![CDATA[karabük haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.karabukpostasi.com/?p=117934</guid>

					<description><![CDATA[5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle Karabük Barosu tarafından tören düzenlendi. Kent Meydanındaki Atatürk Anıtında düzenlenecek olan hava muhalefeti nedeniyle Karabük Barosu Sosyal Tesislerinde yapıldı. Karabük Barosuna kayıtlı Avukatların katıldığı törende konuşan Baro Başkanı Emrah Köklü, meslektaşlarının gününü kutlayarak şu açıklamayı yaptı: &#8220;5 Nisan Avukatlar Günü’nde, deprem felaketinde kaybettiğimiz on binlerce yurttaşımızın ve 121 meslektaşlarımızın acısını [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle Karabük Barosu tarafından tören düzenlendi. Kent Meydanındaki Atatürk Anıtında düzenlenecek olan hava muhalefeti nedeniyle Karabük Barosu Sosyal Tesislerinde yapıldı. Karabük Barosuna kayıtlı Avukatların katıldığı törende konuşan Baro Başkanı Emrah Köklü, meslektaşlarının gününü kutlayarak şu açıklamayı yaptı:</p>
<p>&#8220;5 Nisan Avukatlar Günü’nde, deprem felaketinde kaybettiğimiz on binlerce yurttaşımızın ve 121 meslektaşlarımızın acısını bir kez daha yüreklerimizde hissediyoruz. Hayatlarını ve yakınlarını kaybeden; evleri, ofisleri yıkılan meslektaşlarımızı bir an bile unutmadan; enkaz altından çıkarılan avukatlık cübbelerini yeniden giyebilecekleri, adalet mücadelesini kaldığı yerden sürdürebilecekleri bir ortamın sağlanabilmesi için bizler canla başla çalışmaya devam ediyoruz.</p>
<p>Mesleğimizin, geçtiğimiz yıl <strong>“Avukatlar Günü’nü kutla(ya)mıyoruz” dememize sebep olan sorunlarının çözümü için somut bir tek adım atılmamışken, mevcut sorunların üzerine deprem felaketinin yarattığı çok ağır ve yeni sorunlar eklenmiş durumdadır. Yaşanan afet sonrası depremden ağır şekilde etkilenen illerimizde avukatlık faaliyetini fiilen sürdürmek şimdi çok daha zor bir hale gelmiştir. Deprem bölgesindeki Barolarımıza kayıtlı 17.964 avukat ve 3.762 stajyer avukat meslektaşımız, depremin sonuçlarından doğrudan etkilenmiş; 10 bine yakın meslektaşımızın ev ve/veya ofislerinde ağır hasar meydana gelmiştir. </strong></p>
<p><strong>Bu koşullar altında, başta deprem bölgesi olmak üzere, yurttaşlarımızın adalete erişim haklarının güvencesi, dün olduğu gibi bugün de avukatlardır. Güçlü bir savunma makamının, bağımsız yargının ve adil yargılanma hakkının teminatı olduğunun bilinciyle; depremden etkilenen tüm meslektaşlarımızın avukatlık mesleğinin onuruna uygun olarak mesleklerini tekrar icra edebilmeleri ve mesleğimizin bugüne kadar her mecrada dile getirilen köklü sorunlarının bir savunma reformu ile çözümü için TBB’ nin ve tüm Baroların mücadelesi birlikte ve tam bir kararlılık içerisinde devam edecektir. </strong></p>
<p><strong>Mesleğimizin içerisine sokulduğu ağır sosyo-ekonomik koşulların, avukata dönük şiddet vakalarındaki artışın ve bu mesleği icra ederken önümüze çıkartılan her türlü engelin, özünde vatandaşın en temel hakkı olan savunma hakkına yönelik olduğunu bir sefer daha altını çizerek hatırlatmak isteriz. Savunma makamı, tüm bu olumsuz koşullara rağmen dün olduğu gibi bugün de yurttaşlarımızın yanında yer alarak hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını koruma, yargılamanın adil bir şekilde gerçekleşmesini sağlama görevlerini yerine getirmeye devam edecektir.</strong><br />
<strong>Onlarca kez yıkıma uğramış bu coğrafyada; derinlere kök salmış umudun, dirayetin ve dayanışma ruhunun, ulusumuza her seferinde düştüğü yerden kalkma kudreti verdiğinin bilinciyle; acılarımızı unutarak değil, kaybettiklerimizin hatıralarından güç alarak; her bir meslektaşımızın avukatlık mesleğini layıkıyla, gururla icra edebilmelerini sağlayana kadar kararlılıkla hareket etmeye devam edeceğiz. </strong></p>
<p><strong>Umudu yeniden büyüten tüm meslektaşlarımızın Avukatlar Günü kutlu olsun!&#8221;</strong> (Nurettin Acar)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<alsat:show>0</alsat:show>	</item>
	</channel>
</rss>
